Her Şey Birbirine Bağlıdır…

 

Her yıl yapılan ‘en iyi buğday’ yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiy…e bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor

Gelişmem, büyümem, zenginleşmem ve en iyi ben olmam için yaşayacağım

Gelişmem, büyümem, zenginleşmem ve en iyi ben olmam için yaşayacağım tüm değişimlerin nazikçe gerçekleşmesine niyet ediyorum. Hayat beni harika bir yere götürüyor ve ben bu yolculuğun tadını çıkarmayı seçiyorum…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir…

Sonra Da Sinemaya Mı Gitsek?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayatında Karışıklık İstemiyorsan Kural Basit: Eşyaları Aldığın Yere, İnsanları Hakettiği Yere Koyacaksın…

Düşündüren Bilgilendiren

Çok Başarılı Bir Gezi Sitesi… Mutlaka Gözden Geçirin…

http://gezimanya.com/

Turlar, bilgiler, önerilen yerler, söyleşiler…Site nefis tam ağzıma layık…

Bakın hak vereceksiniz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alim İnsan Kelam Eder…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Her Anın Keyfini Çıkar…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Çiftler Arasında Kavgaya Sebep Olan 50 Neden…

Geçen gün 3000 çift üzerinde yapılan bir araştırma dikkatimi çekti. Araştırmanın konusu çiftlerin en çok hangi konular üzerine kavga ettiğiyle ilgiliydi. Araştırma sonuçları; ne bana, ne de birçok okuyanıma hitap etti…  Ama bu arada şöyle bir şey oldu; herkes bana özelden kavga konularımız şunlar diye mesaj atmaya başladı. Bende onları derleyip kendi sonuçlarımı oluşturdum…

İlişkimiz ne zaman ciddiye dönecek?

Ne zaman evlenicez?

Nerde oturucaz?

Evi hangi renklerde döşeyeceğiz?

Kaç çocuk istiyorsun?

Çalışmamı mı istiyorsun?

Televizyonun kumandasını versene!

Gene mi bu diziyi seyredeceğiz?

Maça gitmek zorunda mısın?

Benden habersiz arkadaşlarını mı çağırdın?

Benden habersiz aileni mi çağırdın?

Yeter artık facebook’a girme !

Yeter artık bilgisayarda oyun oynama!

Arkadaşlarınla dışarı çıkamazsın!

Çok para harcıyorsun!

O kadar alışveriş yapmak zorunda mıydın?

Bu bayramda da mı evde oturucaz?

Tatile gene senin istediğin yere mi gidilecek?

O eteğin boyu kısa değil !

Tuvalet kapağını indirmeyi artık öğren !

Yatağın sol tarafına ben yatmak istiyorum !

Dişlerini fırçaladıktan sonra lavaboyu temizlemeyi unutma!

Bu akşam da mı başın ağrıyor!

Artık arkadaş gibi olduk valla!

Kalk kendi suyunu kendin al!

Çocukların ödevini de bu akşam sen yaptır!

Telefonda çok konuşuyorsun!

Çok kıskançsın!

O adam kimdi?

O kadın kimdi?

Tuvalete giderken niye telefonunu yanına alıyorsun

Sana anlattıklarımı başkalarına anlatıp durma!

Bu hafta sonu da çocukları kurslara sen götür!

Artık seni görünce heyecanlanmıyorum!

Saçımı boyattım ve farketmedin bile!

Kalk, çocuğu sen sustur!

Çok konuşuyorsun!

Futbol seyretmenden bıktım!

Hiçbir yere gitmiyoruz. Hep evde oturuyoruz!

Harcamalarına biraz dikkat et!

Gene arabayı mı çarptın!

Gene kime mesaj atıyorsun!

Telefonun şarjı niye hep bitik!

Yıldönümümüzü unuttun!

Doğum günümü unuttun!

Senden bıktım!

Dudaklarını şapırdatmadan yemek ye!

Çok pasaklısın!

Git evi topla biraz!

Dekolte giyme!

Her şet çok rutin, boğuluyor gibiyim. Çok sıkıldım!

Evet liste daha uzayıp gidiyor ama top 47 bunlar… Unutmamamız gereken; kavga etmek ilişkinin sonu değildir, hiç kavga etmemekte çok mutlu bir ilişkinin göstergesi değildir. İlişkide önemli olan; canımızı sıkan şeyleri karşı tarafa samimiyetle ve tatlılıkla aktarmak ve arkasından da herkesin kendini biraz törpülemesidir…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Entel Lan Bu…Al Götür, Halıyı Malıyı İrdelemesin…

ne halıları irdeleyin ne de insanları öbürsüleştirin

Kusur Bazen Bizden Kaynaklanır

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
“Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla”
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”
Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”
Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış
“Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Gene cevap alamamış. Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”
“Hayatım beşinci kez söylüyorum, tavuk”

OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !

kaynak: çikolata tadında hikayeler

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Uyandırma Servisi…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ…

 

Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında ..

O evde bir de kedi vardı.

Geceler indiğinde kendi havasında
Mum yanar, kedi de oynardı.
 Mumun yandığı gecelerden birinde
Kedi oyunlarına daldı.
Oyun arayan gözlerinde
Mumun alevi yandı, Baktı,
 Mumun titrek alevinde
 Oyuna çağıran bir hava vardı.
Oyunlarını büyüten kedi büyüdü
Kendi türünde çocukcasına,
Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
Bir baktı, bir daha, bir daha baktı
Mumun alevinin dalgalanmasına
Uzandı bir el attı.
Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı.
Kedi, oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında.
Zaman ikili yürüyordu Aralarında.
Bir ayrışım görünüyordu Birinin yanmalarında
Öbürünün oynamalarında.
Kedi oyunlarında büyüyordu,
Yitirerek gitgide oyunlarını.
Mum küçülüyordu yanmalarında,
Yitirerek gitgide yakmalarını.
Oynarken büyüyen kedi yanacak,
Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
Küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
Büyüyen yana yana anlayacaktı.
Bir mum yanmasından Ve bir kedi oyunundan Kaldı sonunda
Bir gecenin tam ortasında
Bir evin bir odasında
Göz-göze susan İki insan.
 Mum yandı bitti, Kedi büyüdü gitti.
 Oyunlar karıştı gecelerde Suskun uykusuzluklara.
O iki insandan, sonunda
Birinin anılarında kedi,
Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti.
Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi,
Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri..
Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor,
Belleğimi yakıyor kedinin elleri.
ÖZDEMİR ASAF…..
Şiir kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatında Daha Önce ”Özel Birisi” Oldu Mu?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sosyal Medya Görgü Kuralları…

 

1- İnsanları teklifsizce bir gruba eklemeyin!
2- Biriyle yazışmaya başlarken nezaket kurallarını unutmayın!
3- Dürtmek de ne demek?! Bu ne münasebetsizce bir iletişim kurma biçimi?!
4- Mankenlik ya da dizi oyunucusu ajansına başvuru fotoğrafı gibi fotoğraflarınızı yayınlamayın!
5- Deniz ve havuz fotoğrafı diye kendinizi teşhir etmeyin!
6- Değişik ruh hallerine kendinizi kaptırıp mesajlar atmayın. kimse sizi çekmek zorunda değil.
7- Güvenlik cahili olmayın! Her türlü bilginizi paylaşmayın!
8- Yediğinizi, içtiğinizi görgüsüzce fotoğraflamayın. Hakkınızda basit bir yargı oluşturuyorsunuz…
9- Mıç mıç ilişki yaşayanların balayında otel odasının fotoğraflarını görmek zorunda da değil kimse. Ayrıca 2 gün sonra o ilişki bitince siz ne duruma düşeceksiniz?
10- “Facebook nikahı” diye bir nikah türü yok. “İlişkisi var” yazarken ya da yazdırırken geleceğinizi düşünün!
11- “Klavye delikanlılığı” tabiriyle, insanların siyasi, kültürel veya dini fikirlerine saldırıda bulunmayın!
12- Paylaşımlarınızda cinsiyetçi bir dil ayrımına gitmeyin. “Erkkeeekk” ya da “Kadın gibisin” türünde mesela…
13- Komplekslerinizi sergilemeyin. Paylaşımlarınızı en az iki kere düşünerek yapın:)
14- Kültürlü insan portresi çizeyim derken, cehaletinizi ortaya dökmeyin:)
15- “Trafik canavarı” gibi, siz de “facebook canavarı” olmayın!
16- Kopyala / yapıştır şiirlerden bıktık.
17- “Özlü sözler” gittikçe daha fazla kamyon arkası ya da minibüs yazılarına dönüştü.
18- Birlikte otoğraf çektirdiğiniz insanları izinsiz etiketlemeyin! Her anını sizin gibi facebook üzerinden paylaşmaya meraklı değildir belki de!
19- Dini duyguları, hastalık gibi olayları kendi reytinginize alet etmeyin! Utanç verici bir duruma düşüyorsunuz!
20- “Bu yazıyı paylaşırsanız üç gün içinde başınız göğe erecek, ama paylaşmazsanız cin çarpmışa dönersiniz” gibi, batıl inançlarınıza engel olamayıp paylaştığınız şeylerle başkalarını ne derece rahatsız edebileceğinizi biraz düşünün! Paylaşım kirliliği!
21- Hastalık bilgilerinizi, hastane görüntülerinizi paylaşmayın. İnsanlardan bu görüntüleriniz aracılığıyla ilgi dilenmeyin. Aciz ve acınası istekler bunlar. “Yarın ameliyat olacağım, dualarınızı eksik etmeyin”, ya da, “Sayfamda 3000 arkadaşım var, kimse ziyaretime gelmedi” gibi durumunuzu paylaşmak da ne demek? Dostunuz, yakınınız zaten Facebooktan yanınızda olsa ne olacak

kaynak: yediveren yayınları