İNSANLIK ANAYASASI

1- Önce sev. Başta Allah olmak üzere, onun yarattığı her şeyi; evreni, doğayı, bitkileri, hayvanları ve insanları sev.

2- Ve Allahtan aldığın bu sevgiyi çevrene dağıt. Etrafındakileri mutlu et. Onların sevinç ve kederlerine ortak ol. Mutluluğu başkalarını mutlu etmekte ara.

3- İyiliğe iyilikle karşılık ver. Kötülüğe ise iyilikle karşılık ver ki, o kişi yaptığından utansın. Ve bir dost kazan. Eğer kötülüğe kötülükle karşılık verirsen, sende ayni karşılığı görürsün ve bu böylece devam eder. Düşman kazanırsın.Kötülüğün cezalandırılmasını Allaha bırak. Unutma ki o en iyi yargıçtır.

4- Yaşamdaki amacımız; bir hedefe varmaktır. Bu hedefe doğru ilerlerken en
doğruyu Allahın gösterdiği ilkeler çerçevesinde kendi sağduyun ile bul.
İyi ve kötünün değerlendirilmesini başkalarının etkisi altında kalmadan yap.

5- Kimseye kötülük etme. Yıkıcı değil yapıcı ol. Herkese kötü yada iyi olsun, tarafsız davran. Nefret kin gibi insanlığı zedeleyici duygulardan arın. Yardımsever ol. Zor durumda olanlara daima yardım elini uzat. Onlara Allaha giden doğru yolu göster.

6- İnancını hiçbir zaman yitirme. Yaşamın boyunca birçok güçlük haksızlık ve başarısızlıkla karşılaşabilirsin. İşte o vakit asla Allaha isyan edip, inancını yitirme.
Unutma ki Allah kötü günleri, iyi günlerin değeri bilinsin diye verir. Hayatta her şeyi
Kaybedebilirsin ama asla inancını kaybetme.Allah kullarını asla unutmaz.Yeter ki kalbinde ona karşı bir sevgi ve inanç olsun. İnançsız bir insanın bir bitkiden farkı yoktur.

7- Çaresiz kaldığın zamanlar, başarısızlığa uğradığın zamanlar düşün, hatalarını değerlendir. Ve bu hatalardan kendine bir ders edin. Asla onları tekrar etme.

8- İçinde bir sıkıntı, bir boşluk belirdiğinde, Allaha dua et. Dua etmek insanı rahatlatır.

9- Hangi şartlar altında olursa olsun daima Allah’ı hatırla. Onun seni unuttuğunu asla düşünme. Çünkü o nerede olursan ol sana senden daha yakındır. Ve daima Allaha şükür etmesini bil. Unutma ki daima senden daha aciz ve yardım elini uzatacak birini bekleyen zavallılar vardır. Soluk alıp verdiğin her saniye kutsaldır, değerini bil.

10- Seni yarattığı ve dünyanın tüm nimetlerini sana verdiği için daima Allaha şükret.

11- Dürüst ol. Hangi şartlar altında olursa olsun, yalan söyleme. Çünkü Allah her şeyi görür ve bilir. Yalan söylemekle gerçeği yok edemezsin.

12- Kimseye zarar vermeksizin dilediğince yaşa, gez, eğlen, çalış, sev, sevil, seviş yalnız bütün bunları yaparken sana bu nimetleri sağlayan Allah’ı unutma.

13- Dünyaya bir kez geliriz. Onun için kısacık bu yaşamı elinden geldiğince değerlendir.
Hayatta her şeyi öğren ve sonra bu öğrendiklerini iyi ve kötü diye iki sınıfa ayır. Sonra yalnızca iyi olanları kendine mal et.

14- İnsanlık için çalış ki; öldükten sonra arkandan “iyi insandı” densin.

15- Geri kalmış düşüncelerden sıyrıl ve ilerleyen zamana ayak uydur. Allah insanlara düşünme unsuru vermiştir. Bunu kullanarak insanlık için yararlı şeyler yap.

16- Bencil davranma. Unutma ki; olgun ve erdemli kişi kendisine çevresindekilerden daha az değer verebilendir.

17- İnsanlar doğuştan hürdür. Özgürlüğünü hiç bir şeye değişme. Kendin hakkındaki kararları kendin ver. Yabani bir köpek olmak tasmalı bir köpek olmaktan iyidir.

18- Mutluluğu uzaklarda arama. Onu kendi içinde bul. Ufak şeylerden kendine mutluluk payı çıkarmasını bil. Sahip olduklarınla yetin. Aç gözlü olma, sahip olduklarını da kaybedebilirsin.

19- Güzellik bir Allah lütfu, iyilikse fazilettir. Herkes güzel olabilir ama çok az kişi, gerçek anlamı ile iyidir. Hayatın boyunca mutluluğu güzellikte değil, iyilikte ara.

20- Vücut ruhun kılıfıdır. Bir görüntüdür. Kişileri ruh güzelliğine göre değerlendir.

21- Para sadece bir araçtır. Asla para kazanmayı bir amaç haline getirme

22- Bir şeye sahip olmak istiyorsan onu Allahtan iste. Hak etmediğin bir şeyi asla kabul etme. Elde etmek istiyorsan, önce kazanmalısın.

23- Hiç kimse kusursuz değildir. Fakat hatalarımızın telafisi ile daha az kusurlu olabiliriz.

24- Bilerek yada bilmeyerek bir günah işlediğinde, Allahtan af dile. O daima bağışlayandır. Yeter ki hatanın bilincine var ve onu tekrarlama.

25- İnsanları sev. Zengin, fakir, güzel, çirkin, iyi ve kötü insan Allahın yeryüzüne vuran gölgesidir. İnsanları sevmek dolaysı ile Allah’ı sevmektir.

26- Haksızlığa karşı savaş. Boyun eğme.

27- Allahtan başka hiçbir şeyden korkma.

28- Seni sen değil bırak başkaları değerlendirsin. Kendini değerlendirirken asla tarafsız olamazsın.

29- Çalışmak ibadetin yarısıdır. Yaşamak için çalış, çalışmak için yaşama.

30- Allah her yerde var olduğuna göre, ona ihtiyaç duyduğun her an ibadet edebilirsin. Yeter ki içinden gelerek yap.

31- Sahip olamadıklarını unutup, sahip olduklarınla mutlu olmalısın…
Çünkü daima sahip olamadığın bir şeyler vardır.

31- Yanlış çoktur, oysa doğru birdir….

32- Acısız mutluluk, ölümsüz hayat olmaz.Bir anne acı çekmeden anne olmanın mutluluğunu yaşayamaz. Acıyı tanımadan mutluluğun değerini bilemeyiz.

33- Başkalarının da acılarını yüreğinde hissedebilirsen eğer, bu seni olgunlaştırır.

34- Mutluluk yalnızca gözlerinle gördüklerin değildir. Kalbinle gördüklerin sana daimi mutluluğu verir.

35- Kendini başkaları ile kıyaslarken, üstündekilere değil altındakilere bak. Ancak o zaman sana yapılmış olan lütufların değerini anlayabilirsin.

36- Sahip olduğun şeylerin değerini onlara sahipken anlamalısın, kaybettikten sonra değil.

37- Kötülüğü görmeden iyiliğin, Ölümü görmeden hayatın, Hastalanmadan sağlığın,
İhanete uğramadan sevginin değerini bilemezsin.

38- Düşman kazanmak istiyorsan nefret edersin, Düşmanını kazanmak istiyorsan seversin.

39- Kazandıkların için sevinme, kaybettiklerin için de üzülme. Bu dünyada kaybettiklerin,
Öbür dünyada kazandıklarındır.

40- Biz insanlar ruhlarımızın birer gölgesinden ibaretiz. Güneş çıkınca gölgeler kaybolur.

41- Herkes düşündüğünün doğru olduğunu sanır. Oysa doğrunun nerede bitip, yanlışın nerede başladığını yalnızca ALLAH bilir.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Uzak Durulması Gereken Sekiz Katkı Maddesi…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mükemmel kadın olmayın.

Mükemmel kadın olmayın.
İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını,
dost, evlat, sevgili ve
daha birçok şey olan mükemmel kadın,
neden mutsuz olur...
Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar..
Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında,
iyi bir iş yapmış olmaz.
Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan,
düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın,
karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.
İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır
Mükemmel kadın,
her konuda başarılı olduğundan,
karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz.
Armut piş, ağzıma düş..
İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez..
Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar,
dersler ve çaba ile doğru orantılıdır.
Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne,
evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir.
Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir.
Eşinin işlerini üstlenen,
yapması gerekenleri onun yerine yapan,
beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın,
mutsuz olmaya mahkumdur.
İşin garip tarafı,
bu yapıdaki kadınların ilişkileri,
genellikle hayal kırıklığı ile biter.
En çok aldatılan, terk edilen kadınlar,
kusursuz kadınlardır.
Neden aldatıldıklarını anlayamazlar.
Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar,
kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır.
“Benim neyim eksikti”
Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır,
hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.
İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur.
Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. ,
Çaba göstermek uğraşmak için ortada sebep bırakmaz.
Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş,
doğal olarak gidip, kendini göstereceği,
yaratacağı başka ortamlar arar.
Çevrenizdeki insanları bir düşünün.
İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok m…
Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin.
Hazır bir hayat.
İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı,
tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır.
İnsani egonuz zarar görür..
Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir.
Sürekli başkaları için yaşamak,onların ihtiyaçlarını gidermek,
onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak,
hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar.
Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek,
gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek,
karşı taraftan alkış ve takdir almaz.
Düzenli olarak bunlar yapıldığı için,
görevmiş gibi algılanır ve kıymeti bilinmez.
Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir.
Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar.
lişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.
Mükemmel kadın mutlu olamaz.
Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.
İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur.
Mükemmellik, insana ait değildir.
Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın..
Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

Sevgiyle kalın…

Candan Ünal

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 13 Comments »

Bir çok kültürde insanlar saçlarını kesmemiştir.

SAÇ DEYİP GEÇMEYİN
Saç bir görüşe göre anten vazifesi görür, yani beynin alıcı ve verici özelliğini artırır. Beyin bu sayede çevresindeki hatta uzağından gelen bilgi ve dalgaları algılar, ayrıca kendisi de dışarıya daha kolay yayın yapar.
Maneviyatı güçlü bazı mistik kişilerin, hayatlarının belli dönemlerinde uzun saçlı olmalarının bir sebebi de budur. Saçı, sinir sisteminin uzantısı olarak görenler de vardır. bu görüşe göre saç, çevresinden aldığı dalga formundaki bilgileri beyin köküne, limbik sisteme ve neokortekse iletir.
Vietnam savaşı sırasında Amerikan ordusu, kızılderililer arasında iz sürme konusunda olağanüstü yetenekli kabul edilen kişileri izlemesi için özel kuvvetlerden bir ekibi kızılderili bölgesine gönderir. bu kişiler hem iz sürme hem de çevresindeki hareketleri ve yaklaşan tehlikeleri hissetme konusunda çok yeteneklidir. bu kişileri ordu bünyesine alıp çeşitli testler yapan amerikan devleti, bu kişilerin saçlarına asker tıraşı vurulduğunda bu önsezi ve algılamalarının, altıncı hislerinin neredeyse ortadan kaybolduğunu görür. Saçlarını yeniden uzattıklarında ise bu hisleri ve algılamaları geri dönmektedir. Kirlian fotoğrafçılığıyla çekilen resimlerde de uzun saçlı kişilerin çevresinde daha yoğun bir enerji alanı olduğu görülür.
Bir çok kültürde insanlar saçlarını kesmemiştir.Ancak esir edilen insanların saçları kesilirdi. Hem köle olduklarına dair bir işaret olarak hem de onların gücünün azalması için.
Alın kemikleri gözeneklidir ve ışık alarak epifiz bezi çalışmasını sağlar. Aynı zamanda tiroid ve cinsel hormonların da işlevi üzerinde etkilidir. Kahkül kesmek, alnı kapatmak bu süreci olumsuz etkiler.

Mehmet Şen’den alınmıştır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 Çakrayla Ve Nefsin 7 Makamıyla İlişkili 7 Tane Bilinç Düzeyi Vardır.

1- Üreme ve içgüdüsel yaşam. ( Nefs-i Emmare )
2- Korku ve ıstırap… ( Nefs-i Levvame )
3- Güç… ( Nefs-i Mülhime )
4- Hissedilen Sevgi. ( Nefs-i Mutmainne )
5- İfade edilen (verilen) Sevgi. (Nefs-i Raziye )
6- Tanrıyı tüm Yaşamda görebilmek. ( Nefs-i Mardiyye )
7- Tanrı-Ben… Fenafillah.. ( Nefs-i Kamile.. Nefs-i Safiyye )

SEN HANGİ BİLİNÇ DÜZEYİNDESİN..??? smile ifade simgesi heart ifade simgesi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Seni Hoşlanıyorm…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Problemleri, ona sebep olan düşünce yapısıyla çözemezsiniz… Düşüncenizi ve yaptıklarınızı komple değiştirmelisiniz…

Problemleri, ona sebep olan düşünce yapısıyla çözemezsiniz…

Albert Einstain

Düşüncenizi ve yaptıklarınızı komple değiştirmelisiniz…

A.I.

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Size De Olur Mu Hani Böy…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sutopu Nasıl Oynanıyol Acaba?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ASPİRİN YERİNE AHUDUDU…

 

Ahududu asetilsalisilik asit içerir. Bir başka deyişle, herhangi bir yan etkisi olmayan, doğal, organik aspirindir. Aspirin bağırsak mukozasına zarar verir, pek çok hasta bu yüzden aspirin kullanamaz. Ama onun yerine ahududu kullanabilirler. Başka yararlarının yanı sıra midelerini de rahatlatacaktır. Aspirin hapları bir yandan bize hastalıkla mücadele etmekte yardımcı olurken, öte yandan bir başka hastalığa yol açmaktadır.

Doğa ahududu ile bizlere yalnızca aspirin vermekle kalmaz A, B, C, K ve E vitaminleri de içerir.
İçeriğindeki Demir, Kalsiyum ve Potasyum mineral tuzları gibi pek çok yararlı bileşen kan dolaşımını hızlandırır, kanı temizler, şişliklere iyi gelir ve baş ağrılarını hafifletir. Antiseptik, ağrı kesici ve idrar söktürücü özelliği vardır.
Bağışıklık Sistemini güçlendirir.
Kanseri önleyici maddeler içerir.
En önemlisi de hiç bir yan etkisi olmayışıdır.
Bütün bu tedavi edici özellikler ahududunun yalnızca meyvesinde değil, yaprak ve dallarından da bulunur.
Ahududu yemenin yararı büyüktür, her şeyde olduğu gibi bunu da kararında yemek ve içmek çok önemlidir.
Tazesini günde 4-5 yemek kaşığından fazla yemeyin. İyi olan şeylerin bile çok fazlasına ihtiyacımız yok
HAZIRLANIŞI: Bir yemek kaşığı taze veya kurutulmuş ahududu, doğranmış ahududu veya dalları bir bardak kaynar suyu üzerine dökün ve 20 dka beklemeye bırakın. Daha sonra içine bal ekleyin. Günde 1-2 bardak için, daha fazlasının geçirmeyin.
alntı
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

YÜZLERCE YILDIR RUSLAR TARAFINDAN KULLANILAN ,EKLEM AĞRILARINI DOĞAL TEDAVİ İKSİRİ…

Romatizma , Kireçlenme , Eklem ağrıları ( Travma, ağır kaldırma, kırıklar, arthrit, romatizma, ve diğer birçok sağlık problemi sonucu olarak ortaya çıkan )
Malzemeler:
1 yemek kaşığı süzme bal
1 yemek kaşığı öğütülmüş acı hardal tohumu tozu
1 yemek kaşığı kaya tuzu yada Himalaya tuzu ince öğütülmüş
1 yemek kaşığı kabartma tozu (Karbonat )
Cam bir kaseye tüm malzemeyi koyun, güzel ve homojen bir karışım elde edinceye kadar iyice karıştırın içine çok az su yada sızma zeytinyağı katarak krem görüntüsü oluşana kadar karıştırmaya devam edin ve bu karışımı bir krem kabı içine aktarınız.
Kullanım şekli :
Ağrıyan bölgenize , el, bilek , dirsek, diz , ayak …..vd .krema şeklindeki bu karışımdan sürün üzerine streç film yada bir yünlü kumaş, tercihen bir eşarp ile sarın.
Ama, dolaşımı bozmaması için yeterince gevşek bıraktığınızdan emin olunuz ,
1.5 -2 saat kremi üzerinde bırakın. Daha sonra yıkayınız.
Eğer gece uyurken yapabilirseniz daha da etkili olacaktır ancak uygulama yaptığınız alanı fazla sıkmadığınızdan ve dolaşımı bozmadığınızdan emin olunuz .
Uygulama alanını sabah yıkayabilirsiniz.
Ağrılarınız geçinceye kadar aynı tedaviyi hergün tekrarlayın.
İlk uygulamadan sonra bile ağrılarınızın azaldığı ve rahatlamaya başladığınızı fark edeceksiniz .
Bu karışımdaki miktarlar küçük alanlar için örneğin parmaklar , el gibi , bir kaç tedavi için yeterlidir, uyguladıktan sonra kalanını bir kavanoz içinde buzdolabında saklayınız.
Ayrıca bu uygulamanıza destek amaçlı olarak aşağıdaki karışımı da hazırlayıp tüketirseniz eğer çok daha kısa sürede faydasını görmeye başlayacaksınız.
Ağız yolundan doğal destek için karışım formülü :
2 tatlı kaşığı Zerdaçal
Yarım çay kaşığı taneden yeni çekilmiş Karabiber
1 Tatlı kaşığı Zencefil
1 yemek kaşığı Yemeklik Hindistan cevizi yağı yada Sızma zeytinyağı içinde iyice karıştırarak her gün yerseniz inanılmaz faydasını göreceksiniz
Not : Bu karışım sizi aynı zamanda Kansere karşıda koruyacaktır ve tedavinize de yardımcı olacaktır .
Zerdaçallı karışımın yeme şeklinde kullanım süresi hakkında önemli not :
Bu karışımı 2 ay tüketip, 3 hafta ara verecek şekilde
yada
3 ay tüketip 1 ay ara verecek şekilde kullanınız .
Önemli : Bu karışımın içinde Zerdaçal olduğundan , şiddeti Demir eksikliği anemisi,
Reflu ve şiddetli Karaciğer ve Safra kanalı fonksiyon bozukluğu sorunu olanların bunu tüketmemeleri gereklidir.
Keza ;
Sabah kahvaltısı esnasında ve Gece yatmadan önce , % 100 Vişne suyundan ,
1 Bardak içmeyi de mutlaka alışkanlık haline getiriniz .
Vişne suyu içerisinde ki yüksek Anthocyaninler sayesinde doğal anti-enflamatuar etki göstererek kas ve eklem dejenarasyonlarını geriye çevirebildiği , keza gut hastalığında ürik asit seviyesini düşürdüğü , kilo vermeye yardımcı olduğu , stres hormonu olan Kortizol seviyesini düşürdüğü , kalp krizlerini önlediği ,
kolesterolü düşürdüğü , kanser hücrelerinde proğramlı ölümü başlattığı , metastazı engellediği ,
Alzheimer ve Parkinson hastalarında yaşam kalitesini artırdığı , sinir hücrelerini koruduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir .
Yatmadan önce içilen 1 bardak % 100 Vişne suyu aynı zamanda ,Melatonin salınımını artırarak iyi ve kaliteli bir şekilde uyumanıza ve hormonal sisteminizin düzenli çalışmasına da yardımcı olacaktır.
% 100 Vişne suyu bulmanız zor olacaksa eğer , marketlerden dondurulmuş Vişne alarak bunlardan 1 bardak dolusu kadarını , Smothie blender ( yani Yüksek hızlı blender -buz kırma fonskiyonlu ) , Arçelik firmasında mevcut ) dan geçirerek suyunu evde kendiniz hazırlayabilirsiniz . Böylece içine şeker yada tatlandırıcı katılmadığından da emin olabilirsiniz.
ROMATOID ARTHRIT problemi olan kişiler için özel bilgilendirme :
1- Besin Intolerasyon testi yaptırmayı unutmayınız .. besin tahammülsüzlüğü olduğu besinleri mutlaka beslenme rejiminizden çıkartmaya özen gösteriniz.
2- İçinde GLUTEN olan BUĞDAY unundan yapılan TÜM unlu mamülleri hayatınızdan çıkarınız . Sadece Mısır ekmeği kullanmaya özen gösteriniz.
Keza Gluten içeren , arpa, çavdar ve yulaf içeren her türlü ekmek,
simit, poğaça, kek, pasta, börek, çörek, bisküvi, makarna, pizza, ketçap, salça, hazır çorbalar ve salata sosları, hazır yoğurt, rokfor peyniri, jambon, , aromalı kahve, meyan kökü ve soya sosu çikolatalı süt, mayonez, dondurma, alkollü içeceklerden: bira, cin, viski de beslenme rejiminizde bulunmaması gerekenlerden önemli olanlarıdır.
3- Probiyotik içeren besin maddelerinden tüketimine özen gösteriniz ( Ev yapımı , içinde sirke kullanılmamış Turşular ( Salatalık, Pancar, Lahana gb ) ,
keza orijinal %100 Nar ekşisi ve Boza tüketimine de özen gösteriniz.
ve Eczacınızla konuşarak Enterik kaplı Probiyotik takviyesi de alarak kullanabilirsiniz. Tiroid ile ilgili problemi olanlar , Lahana turşusu yerine salatalık yada pancar turşusunu tercih edebilirler.
4- Süt ve taze süt ürünlerinden ( taze peynir, krem peynir , süzme peynir vb ) uzak durunuz .
Süt ürünü tüketmeden yapamam diyenler içinse ; Sadece ev yapımı , %100 keçi sütünden yapılmış keçi lor peyniri , keçi yoğurdu ve eski klasik peynir (en az 6 ay dinlenmiş ) eski kaşar , gravyer peynirinden azar miktarda kullanmaya dikkat ediniz Çünkü ;taze süt ürünleri enflamasyonu artırmaktadır ve süt ürünleri tükettiğiniz sürece Romatizma ağrısı çekmeye devam edeceksiniz, bu sebeple süt ürünlerinden mümkün mertebe uzak durunuz.
5- D vitamini seviyenizi mutlaka ölçtürünüz ( 25(OH) D3 ) , eksikliği durumunda doktorunuzun size önerdiği dozda takviye alınız. Doktorunuza sorarak yanında mutlaka Magnezyum, Mena K2 vitamini ve Boron ( Günde 6-9 mg ‘ a kadar ) takviyesi de almayı da unutmayınız … !!!
Özellikle Boron arthrite bağlı ağrı tedavilerinde çok önemlidir ve başlı başına tedavi etkinliği sağlamaktadır . Bu hususa özellikle dikkat …!!!
6- Haftada 2- 3 kez , Paça çorbası ve Kemik suyuna pişmiş çorbalardan tüketmeyi unutmayınız ( içeriğinde Bağ doku ( Kollajen ) ve kök hücreler , Arthritin tedavisinde destek sağlayacaktır.
7- Deterjanlardan uzak durunuz …Organik temizlik malzemeleri kullanmaya dikkat ediniz.
8- Haftada en az 3 gün ANANAS yemeye dikkat ediniz . Günlük ananas tüketim miktarı ortalama 3 parmağınızın kalınlığı kadardır. Daha fazla tüketmeyiniz.
Ananas bulmanız zor ise , Doktorunuzla konuşarak içeriğinde BROMELAIN ENZIMI olan , gıda takviyesini Eczaneden alıp kullanabilirsiniz.
Bromelain enzimi aynı zamanda sindirime yardımcı olurken Kanserden korunmanıza da takviye olacaktır .
9- Omega-3 desteği için özellikle Balık, Semiz otu ,Badem, Ceviz, Kuru Fasulye, Yeşil yapraklı sebze tüketimine dikkat edilmelidir . Özellikle Omega-3 yağ asidi seviyesi çok yüksek olan , Organik Keten tohumundan günde 1 yemek kaşığı Keten tohumunu döverek yada Siemens marka küçük Kahve çekme makinesinde çekerek ( bilginizin olması açısından bu kahve öğütme makinesinin fiyatı yaklaşık 90. TL’dir , 10 saniye içinde,1 -2 yemek kaşığı keten tohumunu , çörek tohumu vb. tohumları un haline getirmekte ve sindirime ve kolay yemeye uygun hale getirmektedir, dolayısıyla evinizde bulunmasında fayda var , muadili olan başka bir markayı da alabilirsiniz) un haline gelen Keten tohumunu salatanızın üzerine yada %100 keçi yoğurdunun üzerine serperek tüketebilirsiniz.
Keten tohumu her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır çünkü çok kısa bir süre içinde okside olmaktadır dolayısıyla bir kaç günlük hazırlanması ÖNERİLMEZ !!! Keten tohumu unu , her gün taze olarak hazırlanmalı ve hemen tüketilmelidir . Haftada en az 2-3 kez Omega-3 yağ asidi yönünden zengin bu besin maddelerinden yemeye özen gösteriniz. Yukarıdakileri yapamadığınız durumlarda ise ; takviye olarak Kaliteli Balık yağı kapsüllerinden de kullanabilirsiniz. ( 3 gr kadar ) .
Ancak kan inceltici, pıhtılaşma önleyici ilaç kullanıyorsanız Balık yağı kullanımı önerilmemektedir. Bu hususa lütfen dikkat . Dolayısıyla mutlaka doktorunuza danışmayı unutmayınız …
10- Keza BOSWELIA ekstraktı da özellikle Romatoid Arthrit tedavisinde sabah ,ve akşam 1 adet ,dozlarında pek çok bilimsel çalışmada önerilmektedir .
Doktorunuz onayladığı takdirde destek tedaviniz içine eklenebilir.
11- Yemeklerinizde , yağ olarak sadece Sızma zeytinyağı, Organik Hindistan cevizi yağı yada Keçi terayağı kullanınız, diğer tüm yağlardan ise uzak durunuz.
Şifa olsun …

kaynak: Yıldıray Kaya

Saçlarınızda Dökülme, Tırnaklarınızda Kırılma Mı Oluyor? Buyrun Çaresine Bakalım…

Silisyum eksikliğine ne iyi gelir?

İnsan için en önemli vitamin kaynaklarından birisinin silisyum olduğuna dikkat çeken Dr. Coşkun, “Silisyum eksikliğinde saçlarda dökülmeler meydana gelir, tırnak kırılmaları olabilir, kemiklerde zayıflık olur, eklem ağrıları görülebilir ve en çok halsizlik bitkinlik gibi baş edilmez sorunlar yaşanır. Özellikle ağır işte çalışan vatandaşlarımız kırkkilit otunu hayatlarından eksik etmesinler. Çünkü hem kemikler için hem de eklem ağrıları yaşamamak için kırkkilit otunu mutlaka kullansınlar” dedi.

Bir bina için çimento ne kadar önemliyse, insanlar için de silisyumun bir o kadar gerekli olduğunu söyleyen Dr. Coşkun, “Silisyum özelliği ile bilinen kırkkilit otu bu konuda imdadınıza yetişecektir. Kırkkilit otunu eklem ağrıları çekenlere, halsizlik sorunu yaşayanlara, saçları dökülenlere ve önemlisi vücudunuzda ki kırk tane kilidi açmaya yardımcı bu otu sofranızdan eksik etmeyin. Günde 2 defaya mahsus Sabah akşam aç karnına içeceğiniz kırkkilit otu çayı bu ihtiyaçlarınızı ortadan kaldırır. Böylece silisyum ihtiyacı ortadan kalkar ve siz birçok hastalığı geriye atabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

kaynak: milliyet

Ev yapımı öksürük şurubu…

Ev yapımı öksürük şurubu

Malzemeler:

1/4 bardak bal

1/4 bardak taze sıkılmış limon suyu

1 çay kaşığı rendelenmiş zencefil

1/4 bardak eczaneden alınan sebze gliserini

Yapılışı:

Limon suyunu ve zencefili karıştırarak ufak bir tencerede düşük sıcaklıkta 10 dakika kadar kaynatın.

Ardından karışımı orta boy bir kaseye süzerek boşaltın.

Sebze gliserinini ve balı kaseye koyup iyice karıştırın.

Şurubu ufak bir şişeye koyun ve hava geçirmesini önleyecek şekilde kapatın. Bu şurubu 1 yıl kadar buzdolabında saklayabilirsiniz. Gliserinin tarihinin geçmemesine dikkat edin.

Öksürdüğünüz günlerde 3-4 saatte bir 1 çay kaşığı içebilirsiniz.

Brit.co

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Ahhh Sevgililer Günü Başımıza Neler Açtın Neler?…

Bizim kuşağın sevgililer günüyle tanışması sanırım yirmi üstü yaşlarda olmuştur. Ondan önce cahilce geçirdiğimiz seneler boyunca rahatımızla yaşayıp giderdik. Ne sevgilimiz yok diye komplekse girerdik, ne de hediye alma telaşına düşerdik…

Sanırım hayatıma giren ilk sevgililer gününde bankada çalışıyordum. O furyaya kapılmış biri olarak, erkek arkadaşıma daha önceden nasıl bir gül sepeti istediğimi bile bildirmiştim. Yok öyle sürpriz olsun, beni düşünsün, bekleyeyim falan. Baştan çatır çatır listeyi vermiştim kendisine. Ama ne hikmetse o gün çiçekçinin yoğunluğundan mı benim şansızlığımdan mı ne şubeye en son benim çiçeğim gelmişti…

Tabi çiçekçiler şube arkadaşlarıma irili, ufaklı çiçekleri bırakırlarken ben sinir içinde nerde benim çiçeğim diye erkek arkadaşımı defalarca taciz etmiştim… Bir de çiçek akşam geldiği yetmezmiş gibi istediğimden bir boy küçük gelmez mi? Eh ben o akşamı sevgilime zehir eder miyim etmez miyim?

Tabi bir sonraki sene ikimiz de daha temkinliyiz. Ben yine günler öncesinden istediğim çiçek sepetini bildiriyorum, o da çiçekçiye evvelden bin bir tembihle siparişi veriyor… Bu sefer şubeye gelen ilk çiçek benimki oluyor. Hem de istediğimden bir boy büyük… Şube içinde nasıl kurum kurum dolaştığımı hala hatırlarım…

Sonraki seneler bu tip günler benim için yavaş yavaş anlamını yitirmeye başladı. İçleri boşaltılmış, sadece insanları tüketime yönelten günler olarak görmeye başladım. Bu bana bir miktar rahatlık verse de “sevgililer günü tamamen anlamsız” diyecek kıvama da gelemedim ve her sene bir şekilde bu günü kutlamaya devam ettim.

Mesela bundan birkaç sene önce sevgililer gününde bir taksiye bindim, adam bana kırmızı bir gül uzatmasın mı? Yüzünde koca bir gülümsemeyle “buyrun, sevgililer gününüz kutlu olsun” diyerek elime tutuşturuverdi… Sonrada başladı anlatmaya: Karısı gül alsın diye çok dırdır yapmış. Karısına alırken sekiz tane de fazladan almış ve arabasına binen ilk sekiz kadına bu güllerden vermeye karar vermiş. Ben de sekizinciymişim… Bundan sonra binene bir şey yokmuş yani…

Bir başka sene de ;arkadaşlar, sevgilisi olan olmayan davetli olacak şekilde bir ev partisi yapmaya karar vermişler. Akşam iş çıkışı yorgun argın “zaten pek de fazla kalmam” diyerek partiye gittim. Oo bir de ne göreyim. Balıkçıdan eve yemekler söylenmiş. Gelenin haddi hesabı yok. Muhabbet falan süper… Olay sevgililer günü bahane parti şahane kıvamında gece geç saatlere kadar devam etti…

Bir başka sevgililer gününde de hediyem yine beni buldu… Kitap almaya D&R’a girmiştim. Baktım kasanın yanında pembe pembe duran bir sürü kitap ayracı… “Ne kadar bunlar?” dememe kalmadan “bunlar sizlere sevgililer günü hediyemiz, buyrun istediğiniz kadar alın” dedi kasadaki görevli adam… Kitap poşetime zevkle birkaç kitap ayracını koyuverdim…

Bu sene Işıl İpekçinin kırmızı kalp üzerinde kuş olan bir tasarımını aldım akşam da Pınar’la Sema törenine gidiyoruz. Gün bahane kutlama yolları şahane 🙂

Sanırım bu konuda en çok hoşuma giden şey bu ortak heyecan duygusu; din, dil, ırk ayırımı yapmadan tüm dünyaya yayılan sevgililer gününü kutlama telaşı; her sene yeni fikirlerle ortaya çıkan insanları takip etmek, onların yaratıcıklarını gözlemlemek… Kutlasak da kutlamasak da  sanırım bu gün bizi uzun süre çevrelemeye devam edecek… Eee, o zaman ne diyelim “havamız nasıl olursa olsun, sevgililer günümüz kutlu olsun”…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şok! Şok! Şok! Yüzünüz Sizi Ele Veriyor…Okuyun, Paylaşın…

Yüz Okumanın Tarihçesi

Antik çağlardan beri binlerce yıldır bilgeler yüz özelliklemizin kaderimizi veya karakterimizi belirleyip belirlemediğini merak ettiler. Bu anlamda bir insanın yüz özelikleriyle yaşam çizgisi arasında bir korelasyon olup olmadığını anlayabilmek için yapılan çeşitli çalışmaları bir araya getirdiler. Aristo, Antik Yunan’da fizyonomi üzerine bir kitap yazdı ve yüz, beden ve sesin fiziksel özelliklerini inceledi. Homer ve Hipokrat pratik felsefenin antik bir yöntemi olarak yüz okuma hakkında yazılar yazdılar. Ortaçağ’da fizyonomi astrolojiyle birleştirildi ve ilahi sanatların bir parçası haline geldi. Doğu kültüründe de kendine yer bulan yüz okuma, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın, 1756 yılında yazdığı Marifetname’sinde de karşımıza çıkmaktadır. 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da potansiyel suçluları bulabilmek için krimolojiye ait bir çalışma alanı olarak kullanılan fizyonomi, 20. yy’a gelindiğinde halk arasında yaygın olan bir batıl inanç olarak görülmeye başlandı. Bugünse psikanalizde, istihbaratta, yönetimde ve iletişm alanında etkili bir kaynak olarak kullanılıyor.

YÜZ OKUMA ALFABESİ

Yüzün hangi bölümünün büyüklüğü, küçüklüğü ve biçimi neye işaret eder, öğrenmek isteyenler için ayrıntılı bir kaynak
sunuyoruz size. İşte karşınızdakinin sizi nasıl algı-ladığını için anlamak için yüz okuma alfabesi.

ALIN

Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli

Normal: Dengeli, yetenekli

Açık: Sosyal, paylaşımcı, eli açık

Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi

Dörtgen: İyi kalpli, alçak gönüllü, asil

Dik: Bağımsız

Yuvarlak: Hınçlı, çabuk sinirlenen

Aşırı enli:
Kibirli, övünmeyi seven

Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu

Çökük: Zorluklara karşı direnci olmayan, ürkek

Aşırı küçük: Cimri, çabuk sinirlenen

Kırışıksız ve düz: Kibarlığa yatkın, dış görünüşe önem veren, süslü

KAŞLAR

Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen

Düz: Rahatına düşkün, iyimser, dünyayla barışık

Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas

Uzun: Güçlü, dirençli

Aşağıya doğru inen: Ters, hoşgörüsüz, kendisinden başka hiçbir fikri kabullenmeyen

Kısa: Sakin karakterli, duygusal, aktif

İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden

Çalı gibi:
Güçlü yaradılışlı, başarılı

Kalın ve siyah: Dürüst, alçak gönüllü

Burnun üzerinde birleşen: Çabuk sinirlenen, cimri, dengesiz, maceracı

Kalın, aşağı doğru kavisli:
Hayal gücü kuvvetli

Gözlere yakın, hilal şekilli: Ters, başına buyruk

Kavisli ve yüksek: Hayat aşkıyla, enerjiyle dolu

Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan

GÖZLER

Çukur: Ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden

Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı

Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel

Küçük: Odaklanmış, özel, cesareti ve iradesi zayıf

Ne büyük ne küçük: Asil karakterli

Patlak: Hevesli ve meraklı

Parlak: İhtiraslı

Dış uçları aşağı doğru: Empati yeteneğine sahip, problemleri öngörebilen; bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan,
merhametli

Göz rengi:

Koyu kahve veya koyu mavi: Güvenilir, ciddi

Koyu gri: Cimri

Gri: Sadık

Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç

Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk
sinirlenen

Kestane rengine yakın: Dengeli

Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın

Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.

Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz

Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan

Göz Kapakları

Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan

Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen

Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden

Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli

BURUN

Dar: Kontrolcü

Geniş: Kendine güveni tam, iyi bir lider

Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız

Küçük ve kısa: Kibirli, cimri, kötü kalpli

Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu

Düz ve kalkık: Şehvetli, ihtiraslı

Kambur: Barışçı, cömert, eli açık

İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken

Sivri:
Çabuk sinirlenen, meraklı

Uzun, ağza kadar uzanmış: Cesur, kahraman, akıllı, adil

Geniş ve düz:
Sosyal ama kararsız

Burun deliklerinin duvarları kalın: İyi kalpli

Burun deliklerinin duvarları ince: Hırçın

Burun delikleri geniş:
Sinirli

Dairevi burun delikleri: Alçakgönüllü

Burnun alınla birleştiği yer çökük: Şehvetli

DUDAKLAR

Geniş ve düşük: Cömert

Kısa ve kalkık: Gururlu

Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu

Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı

Aşırı büyük alt dudak:
Tembel

İnce, ensiz:
Şan ve şöhret tutkunu

Kalın ve kalkık:
Ağzı kalabalık

Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz

Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün

İnce ve düşük:
Öz konuşan

Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı

ÇENE

Geniş:
Otoriter, dediğim dedik

Aşırı enli, dörtgen:
Acımasız, enerji dolu, kaba

Aşırı yuvarlak: Enerji dolu

Dar:
Yumuşak başlı

İkiye ayrılmış:
Kararsız

İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz

Gamzeli: İnatçı

Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen

Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün

Küçük: Kararsız, tereddütlü

YÜZ ŞEKLİ

Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli

Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş

Çökük: Kötü ahlaklı

Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim

Kemikli ve kare:
Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli

Şişman:
Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün

Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş

Aşırı küçük:
Bayağı

Keskin hatlı:
Alçak hislere yatkın

Küçük:
Cesaretsiz ve iradesiz

Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü

Uzun, dikdörtgen: Asil

Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek

Üçgen: Az duyarlı

Zayıf:
İhtiyatlı, derin düşünceli

Seyrek sakallı: Dengeli

BAŞ

Büyük: Hassas

Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın

Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici

Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

SAÇ RENGİ

Sarı: Cesur

Bal rengi: Soğuk

Kızıl: Kurnaz

Siyah: Korkak

alıntı