“Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,

 

“Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,
Ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini,
Ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz,
İşte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.”

Charles Bukowski

20 YAŞ 35 YAŞ 40 YAŞ VE BUGUNKİ BEN…

 

-Şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim- diye düşündüm.

Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.

Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.

Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.

Geldiler.

20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.

Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.
-Sen karışma moruk- dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine …

CAN YÜCEL

…ve doğa her zaman ki gibi bizi şaşırtmaya devam ediyor. Dünya’nın en ilginç 11 ağacına gelin birlikte bakalım.

1. BAOBAB AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’nın en ilginç şekilli ağaçlarından olan BAOBAB, Asya ve Afrika’da bulunur. Ağacın kalın gövdesi adeta bir su deposu vazifesi gördüğünden yaz aylarının yüksek ve kavurucu sıcaklıklarında yaşamını rahatça sürdürür. Yangınlara karşı da dirençli olan bu ağaç, dışarıdan kurumuş gibi görünse de asla kurumuyor.

Yumurta şeklinde ve portakal büyüklüğünde mevyesi bulunur. Bu meyvenin etli olan ekşi kısmına şeker serpiştirilerek yenilebilir. Ayrıca yapraklarından ve de kabuğundan ADASONİA isminde ateş düşürücü madde, odunundan da kağıt elde edilir.

2. CHANDELİER AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
100 metre boyu, 6 metre çapında olan bu ağaç California – ABD’de bulunuyor. Zamanla yolu kaplayan bu ağacın gövdesi kazınarak ortasından yol geçirmişler. Ayrıca ağacın yaşı 2400.

3. EJDER AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’da sadece 40 tane olan bu ağacın boyu 10m, çapı 1m’dir. Ağacın en belirgin ve turistlerin büyük ilgisine sebep olan özelliği, gövdesinden yaralandığı zaman kan gibi kırmızı bir sıvı salgılamasıdır. İspanya’nın kanarya adasında bu ağaçtan bir tane bulunmakta ve yaşının 1000 olduğu düşünülmektedir.

4. Ta PROHM AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Ta Prohm tapınağının en ürkütücü ağacı olan ve şu an Kamboçya Angkor Arkeolojik parkında bulunan Ta Prohm’un yaşı henüz tespit edilebilmiş değil. Turistlerin en çok uğradıkları yer olmasında yılan şeklindeki ürkütücü görüntüsünün çok etkisi var.

5. SHERMAN AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
General Sherman olarak da bilinen, yaprakları mavimsi yeşil olan bu ağaç türünün 24.32m, boyu 85m, ağırlığı 2030 tondur. 3200 yaşında olduğu düşünülen ve Sequoia Ulusal Parkı’nda (California – ABD) bulunan bu ağaç hâlâ büyümeye devam ediyor. Yapılan araştırmalara göre Dünya’nın en büyük ağacı olarak bilinmektedir.

6. HAYAT AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Bahreyn’de çölün ortasında 400 yıldır yaşamını sürdüren ve her yıl binlerce turist çeken bu ağaç gören herkesi şaşırtıyor.

7. PİRANGİ CEVİZ AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Büyüklüğünden dolayı fotoğraf karelerine sığmayan, Dünya’nın en büyük ceviz ağaçlarından biri olan bu ağaç Brezilya’da bulunuyor. Ağacın kökleri öyle uzun ki 8.500 metrekare alana yayılmakla birlikte, tek başına yılda 8000 meyve veriyor.

8. WOLLEMİ ÇAMI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Sıradan bir çam gibi görünse de 1994 yılında keşfedilen, en eski fosili 200 milyon yıl öncesine dayanan, dinozorlar zamanından kalma bir ağaç türüdür. Doğal ortamda yalnızca 100 tane kalan bu ağaç, dünyanın en geniş koruma kampanyalarının içinde bulunmakta. Bu arada ağaç Avusturya’da bulunmaktadır.

9. OAXACA AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’nın alt kısmı en geniş ağacı olan bu ağaç, Meksika’nın Oaxaca şehrinde bulunuyor.

10. BANYAN AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Tek başına adeta bir orman gibi duran bu ağacın ortalama 300’e yakın kalın, 3000’e yakın ince gövdesi bulunmaktadır. Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yetişmektedir.

11. JABUTİCABA AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Bir diğer adı Brezilya üzümü olarak da bilinen bu meyve ilginç bir şekilde ağacın gövdesinde çıkıyor. Sulu ve serinletici bir etkiye sahip olan bu yaz meyvesi, mor renge dönüştüğünde olgunlaştığı anlaşılmaktadır. Dünya’nın gövdesinden meyve veren tek ağacı olan jabuticabanın anavatanı Brezilya, Paraguay ve Arjantin’dir.

Kaynak: görmen lazım

Atardamarları Arındıran Meyve, Nar

Nar pek çok vitamin barındıran, güçlü antioksidan özellikli, sağlığınız için çok yararlı bir meyvedir.

Meyvenin farklı bölümleri kalp krizi riskini azaltmak, kalbe olan kan akışını arttırmak, ana atardamarlardaki yağ birikimini temizlemek gibi çeşitli hastalıklar için kullanılır.

Yapılan çeşitli çalışmalar, narın en çok özelliğe sahip meyvelerden birisi olduğunu göstermektedir. Yüksek oranda C vitamini, B5 vitamini (pantotenik asit), doğal fenol, potasyum, A vitamini, E vitamini ve folik asit içermektedir. Ek olarak yüksek miktarda, serbest radikallerle savaşıp hücre yaşlanmasını yavaşlatan antioksidanlar içerir.

Narın çekirdekleri, çiçekleri, kabuğunun yanı sıra içerdiği özelliklere daha kolay ulaşmanızı sağlayan suyunu da tüketmeniz önerilir.

nar2

Nar ve Atardamarlar
Nar, kalp krizi nedenli ölümlerin ana sebebi olan, arterioskleroz olarak da bilinen, kalp damarlarında yağ birikimi durumunu önleyebilir hatta tersine bile çevirebilir.

Hipertansiyon, oksidatif stres ve özellikle de kolesterol, arterioskleroza neden olabilir ve nar doğrudan bu üç sorunla mücadele eder.

Nar suyunun, çalışmaya katılan hastalarda arteriosklerozu %25 azalttığı gözlenmiştir.

nar3

Peki ya Başka Ne Özellikleri Var?
Katarakt oluşumunu azaltır
Diyabete iyi gelir
Ateş düşürücü özellikleri vardır
Kemikleri ve kasları güçlendirir
Stresi azaltır
Kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur
Atardamar basıncını hafifletir
Başta prostat kanseri olmak üzere kanser riskini azaltır
Karın bölgesinde yağ birikimini önler
Kıkırdak doku bozulmasını önlemeye yardımcı olur
Nar meyvesinin ve ağacının kabuğu demlendiğinde, astrenjan özelliği sayesinde ishali önlemeye yardımcı olur (kabızlık şikayeti olan kişiler çok nar suyu içmemelidir)
Bağırsak parazitlerini yok eder
Diş plağını yok eder ve antibakteriyel özellikleri vardır. Hindistanda, meyvenin içindeki acı beyaz kabuğu doğal diş macunu yapımında kullanılır
Bölgesel olarak uygulandığında cildi UV ışınlarından korur.
Peki Narı Nasıl Kullanmalıyız?
Tercihen yemeklerden önce normal şekilde yiyebilirsiniz. Ama pek çok insan tanelerini çıkartmak zor olduğu için nar yemiyorlar. Narı ortadan ikiye kesip arkasından vurarak tanelerini daha rahat çıkartabilirsiniz. Veya tanelere daha rahat erişmek için narı dörde bölebilirsiniz.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yoğurt alırken bu rakamlara dikkat !

Yoğurt satın alırken sadece son kullanım tarihlerine bakıyorsanız, size bir uyarımız var
Yoğurt kapları tehlike mi saçıyor ? Aldığınız yoğurtların plastik kaplarındaki rakamlar size mesaj veriyor.

Yoğurt kabınızın altında 5 rakamı varsa içiniz rahat olsun ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede !

Marketlerden aldıkları yoğurtların plastik kaplarının altındaki işaretlerde rakam yazmadığının farkına varan tüketiciler sikayetvar.com’a gönderdikleri şikayetlerle bu rakamların önemine dikkat çektiler.

Gelen şikayetler üzerine uzmanlar da “Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında mesaj veriyor. ‘5’ rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır” diyerek hem firmaları hem de tüketicileri uyardı.

SADECE SON KULLANMA TARİHİNE BAKIYORSANIZ DİKKAT!

Tüketiciler şikayetlerini “Bir sağlık uzmanının uyarısı üzerine aldığım yoğurtun kabının altındaki işaretleri inceledim. Hepsinin bir anlamı varmış. Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde rakam yoktu. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat almamaya dikkat ederim ama bugün aceleyle aldığım bir yoğurtta bu işaret yoktu. Sağlıklı plastik olması açısından bu işaretin içinde 5 rakamı yazmalıymış. Mesajımı okuduğunuzda, tercihiniz olan markanın kabının altına bir bakmanızı öneririm.” şeklinde dile getirerek uyardılar.

NELERE DİKKAT ETMELİ?

“Plastik türünün sağlığa zararlı olup olmadığını anlamak için numarasına bakın” diyen Şikayetvar Yöneticisi Dr. Ömer Deveci, nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında şu uyarılarda bulundu:

“Tüketicilerin ve uzmanların plastik ürünlerin gıdada kullanımı hakkında verdikleri bilgiler gerçekten çok çarpıcı. Plastikler türlerine göre 1’den başlayarak 7’ye kadar numaralandırılıyor. Özellikle Herhangi bir plastik ürün ile sunulan gıdayı alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Bağımsız ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı göreceksiniz. Eğer numara varsa kolay ama yoksa aman dikkat. Yoğurt kaplarında üçgen içinde 5 rakamı vardır. 5 rakamı poliproplendir ve zararsızdır. 5 rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır. 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durulmalı. Bunlar zararlıdır. Yoğurt alırken kullandığı plastiğe göre tercihinizi yapın.”

Nasıl anlıyoruz?

Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan
bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde 5 rakamı vardı. 5 numara “polipropilen”dir, altında da zaten “PP” yazar.

DİKKAT! 3, 6 ve 7 yazanları almayın, “5” yazmalı…

Plastikte kanser tehlikesi… Hangi plastikler zararlı?
Plastikler türlerine göre sınıflandırılıyor. Bu türler 1’den 7’ye kadar numaralandırılıyor.
Özellikle 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durmak şart! O halde hangi plastik türünün zararlı olduğunu anlamak için öncelikle numarasına bakmak gerekiyor. Herhangi bir plastik ürün alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Ya bağımsız, ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı görebilirsiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat! Türkiye’de özellikle semt pazarlarında satılan ürünlerde yok! Numara varsa işiniz daha kolay.
Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için üçgen içindeki numaralar hakkında bilmeniz gerekenler:

1. PET veya PETE Polietilen: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır. Zararsızdır.

2. HDPE Yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve pet süt şişesinde bulunur. Zararsızdır.

3. PVC Polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. Zararlıdır!

4. LDPE Az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. Zararsızdır.

5. PP Poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır.

6. PS Polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerdedir. Zararlıdır.

7. DİĞER: Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur. Zararlıdır.

3, 6 ve 7 numaralı plastik kaplar içinde ambalajlanmış gıdalardan uzak duralım!.

KAYNAK: HARUN KOLÇAK

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yedi Sayısının Gizemi…

yedi

Dünyanın var oluşundan günümüze kadar gelen zaman içinde ve kutsal dinlerin ortak sembolleri arasında 7 rakamının ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Bir inanışa göre, dünyanın görünen ve görünmeyen âlemler arasında ve kozmozdaki rakamı 7 dir.

7 (Yedi), tamamlanmışlığın, bütünlüğün, birliğin, göksel uyumun, mükemmel düzenin sembolü olarak bilinir.

7 rakamı, vahiy yoluyla alınan kutsal ayetlerde de sık sık yer alır; hem uhrevî hem de dünyevî alanı kapsayan bir sayıdır.

Ruh, Madde ve İnsan ile (3 unsur), Hava, Su, Toprak ve Ateş (4 element)

birleşiminin sayısı 7 ’dir ve bunlar Dünya Gelişim Sayısının temelini oluştururlar.

Doğa’da, Güncel ve Sosyal Hayat’ta, İnsanın Varlığında ve Dinî Hayat’ta tesadüf ettiğimiz 7 lere bir göz atalım:

DOĞA’DA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER:

Gökkuşağı 7 renktir.

Büyük Ayı 7 yıldızlıdır.

Dünyada 7 kıta vardır.

Gökyüzü 7 kattır.

En çok tanınan ve bilinen gül çeşidi “ 7 Veren Gülü”dür.

Türkiye’nin  7 coğrafi bölgesi vardır.

Rio, Roma ve İstanbul 7 tepe üzerine kurulmuştur.

Kızılderililerde 7 mevsim vardır.

Avustralya’da Aborijin ve Kulinler’de de 7 mevsim vardır.

GÜNCEL  VE SOSYAL HAYAT’TA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER

Bir Haftada 7 gün vardır.

Dünyanın  harikası nedense 8 değil  7 dir.

Müzikte  7 nota vardır.

7 temel renk vardır.

James Bond 007 dir.

Bizim Hürmüz  bile  7 kocalıdır.

Pamuk Prenses’in 7 cücesi vardır.

ATATÜRK 7 harftir.

Yedi   Âlimler Hikayesi: “Yedi Âlimler Hikâyesi”, kaynağını Sindbadname’den alan Türkçe masallar derlemesidir. Bir cariyenin iftirasına uğrayan  Doğulu bir hükümdarın oğlunun kurtulması için, ülkedeki 7 bilge (âlim) vezirden her birinin 7 gün boyunca kadınların kurnazlıkları üzerine anlattıkları öykülerden oluşur. Derlemenin adı da bu 7 âlimden gelir.

Yedi  Askı: Arapça’da Muallakatü’s- Seba…Arap edebiyatında, İslâm öncesinde yazılmış 7 kasideden oluşan derlemedir. Her biri yazarların en iyi yapıtı sayılan bu kasidelerin, Kâbe duvarlarına asıldıkları için bu adla anıldığı sanılır.

Yedi  Hafta Savaşı: Avusturya- Prusya Savaşı olarak da bilinir. 1866’da, Avusturya, Bavyera, Saksonya, Hannover ve bazı küçük Alman devletleriyle Prusya arasında 1866 yılında yapılan ve 7 hafta süren savaştır. Prusya’nın zaferiyle sonuçlanmış, Avusturya’nın Almanya’dan çekilmesine yol açmıştır.

Yedi  Yıl Savaşı: Fransız devriminden önce Avrupa’nın bütün büyük devletlerinin katıldığı son büyük savaştır. (1756-63) Savaşın bir cephesinde Fransa, Avusturya, Saksonya, İsveç ve Rusya, öbüründe Prusya, Hannover ve İngiltere yer almıştı.

Yedi  Meşaleciler: Yedi Meşale adlı edebiyat akımının kurucuları…

Yedigün: İstanbul’da yayımlanan haftalık magazin dergisi (15 Mart 1933- 17 Ağustos 1950)

Yedi  Gün: Ankara’da yayımlanan haftalık haber ve aktüalite dergisi (1972- 78)

Yedinci Sanat: İstanbul’da 24 sayı yayımlanan aylık sinema dergisi…

Yeditepe: İstanbul’da 1 Nisan 1950- Haziran 1984 arasında, önce 15 günlük, daha sonra da aylık olarak yayımlanan edebiyat ve sanat dergisi.

Yedikır Barajı: Amasya’nın Suluova ilçesinde, Tersekan Çayı üzerinde kurulu toprak dolgu barajı…

7 İLE İLGİLİ DEYİŞLER: (Yedi Belâ, Yedi Canlı, Yedi İklim dört bucak, Yedi kat el, Yedi mahalle duydu, Yediden Yetmişe, Yedi Düvel, Yedi Göbek, Yedi Delikli Tokmak)

İNSANIN VARLIĞINDA 7  SAYININ GEÇTİĞİ YERLER

İnsanın soyu 7 göbek öteye gider.

İnsanın 7 çakrası vardır.

İnsanın yüzünde 7 delik vardır. (Ağız, 2 kulak, 2 göz, 2 burun deliği)

Çocuklar okula 7 yaşında başlar.

7 aylık bebeklerin yaşama şansı, 8 aylık bebeklerden daha fazladır.

DİNİ HAYATTA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER

Yedi Ruh : Eski Mısır’da Güneş Tanrısı’nın  7 ruhlu olduğuna inanılıyordu.

Yedi Bilge: Sümerlerde Ea, “Su Tanrısı” dır. Enkı adıyla da bilinir. İnanışa göre Su Tanrısı Ea’nın 7 Bilge Öğrencisi vardı. Bunlar yeryüzüne çıkıp insanlara bilgelik ve bilim öğretirlerdi.

Yedi Musalar: Müziği yaratan 7 müzik perisi (Anadolu- Helen mitolojisinde yer alan Musa denilen bu periler türkü çığırır, çalgı çalarlardı.)

Yedi Kurban: M.Ö.278 yıllarında Balkanlar üzerinden Anadolu’ya geçerek Ankara yöresine yerleşen Galatlar’ın kurban törenlerinde 7 hayvanı kurban olarak kesmeleri. (Anadolu’da bir işin, bir dileğin yerine gelmesi için 7 koç kurban etme geleneğini de buna bağlayan halkbilimciler var.) (Örneğin bir yakınım, uzun zamandır bir çocuklarının olmasını arzu ediyordu. Bunun için 7 koç kurban edildi. Çocuk, 7 nci ayın 7 nde doğdu ve yedi sene bir koç kurban edildi.)

Yedi Kamış : Sirinks uzunluklarına göre yanyana dizilmiş 7 kamıştan oluşan bir tür panflüttür. Frigya mitolojisine göre, Pan’ın (kırların ve çobanların tanrısı) icat ettiği ve elinden düşürmediği müzik aletidir, bir efsaneye konu olmuştur. Efsaneye göre kırların, çobanların ve sürülerin tanrısı ve koruyucusu olan Pan, Sirinks (Frigce ) isimli güzel bir periye aşık olur. Pan’ dan kaçmak için Sirinks kendisini su kamışı bitkisine çevirir. Bu güzel perinin onuruna, ve ona olan aşkı için Pan bu kamışlardan biraz keser ve bugün “Sirinks” veya “Pan flütü” olarak adlandırdığımız müzik aletini yapar.

Yedi Engel: Şaman inancına göre Tanrı Ülgen’in katına ulaşmak için geçilmesi gereken 7 engel  vardır. Bu engelleri aşmak, insanın inanç bakımından değişik aşamalardan geçmesine, olgunlaşmasına bağlıdır.

Yedi Kişi: (Şaman inancına göre) Tanrı Ülgen’in  yeryüzünde, önce,  kemikleri kamıştan, etleri topraktan 7 kişi yarattığına inanılır..

Yedi Oğul: Ülgen’in 7 oğlu vardır: Karşıt, Bura- Kan, Yaşıl- Kan, Burça- Kan, Karakuş, Baktı- Kan, Er- Kanım.

Yedi Kulaç: Asya’da yaşayan Beltir adlı Türk topluluklarının düzenlediği bir din töreninde 7 kulaç uzunluğunda bir ip kullanılır, buna onların dilinde “ çilipağ “ denir.

Yedi Gün:   Yenisey’de yaşayan şamanist Türk boylarından Beltir’ler, ölüyü Müslümanlar gibi yıkarlardı. Ölü toprağa verildikten sonra, ölünün dul kalan karısının saç örgüleri çözülüp dağıtılır ve yarısından aşağısı kesilirdi. Dul kadın, ancak ölünün toprağa verilişinden  7 gün sonra saçlarını örebilirdi.. Ölünün karısı ve çocukları, ölünün toprağa verişinden sonra 7 gün içinde, ölünün ciğerleri rahatsız olmaması için, ciğer yemezlerdi. Ölü toprağa verildikten 7 gün sonra, köy yahut oba halkı toplanıp mezarlığa giderler ve mezarın başında ateş yakarlardı.

Çin’in Gan-su eyaletinde Nan- şan dağlarının kuzey kollarında yaşayan Sarı Uygurlar, uzun zamandır Budist sayıldıkları halde defin törenlerinde bir çok Şamanlık unsurlarını muhafaza etmişlerdir. Bunlar ölülerini üç veya 7 gün evlerinde saklarlar. Bu müddet içinde lamaları çağırıp dualar okuturlar.

Yedi Kez Tekrar: Çin kaynakları, VI. yüzyılda Göktürkler’in defin törenini şöyle anlatmaktadır: ” Ölü bulunan çadırın etrafında at üzerinde 7 defa dolaşırlar. Kapının önünde bıçakla yüzlerini kesip ağlarlar. Yüzlerinden kan ve yaş karışık olarak akar. Bu töreni 7 defa tekrar ederler.

Yedi Gün Yedi Gece: Gılgamış Destanı’ nda Tanrı Enkidu’ yu alt etmek için 7 gün 7 gece oyalandırılması… Aynı şekilde Budha dininde “Çıtamani” denen mutluluk incisini bulmak ve insanları mutluluğa kavuşturmak için Budha’nın gizli bir ülkede 7 gün, 7 gece yol gitmesi…

Yedi Melek,Yedi Gün: Yezidilerin inancına göre 7 imam (peygamber) ve bunların yaratıldığı 7 gün Melek Taus (Pazar), Derdail (Pazartesi), İsrafail (Salı), Mikail (Çarşamba), Cevrail (Perşembe), Şamnail (Cuma),Turail(Cumartesi)…

Yedi Şans Tanrısı : (Şişi- fuku- cin) Japon mitolojisinde iyi talih ve mutlulukla ilişkilendirilen 7 tanrı vardır. Her biri farklı kökenlerden geldiği halde 16 ncı yüzyıldan sonra aynı kümede toplanan bu tanrılar Bişamon, Daikoku, Ebisu, Fukurokucu, Curocin ve Hotei ile tek tanrıça olan Benten’dir. Halk şarkılarına da konu olan Şişi- fuku, cin resim ve oyunlarda tek tek ya da topluca komik öğelerle betimlenir.

Tevrat’a göre Firavun, rüyasında 7 cılız ineğin, 7 semiz ineği yediğini görmüştü.

Tevrat ve İncil’de, 7 sayısı yaygın olarak  kullanılmıştır. 7 rahip, 7 trompet, 7 kilise, 7 mühür, 7 kâse, 7 yıldız, 7 boynuz, 7 başlı canavar, 7 ruh, 7 kollu şamdan  çok bilinen örneklerdir.

İnanışa göre, Hz. Süleyman’ın tapınağına 7 basamakla çıkılıyordu.

Tufanın hazırlıkları 7  gün sürmüştü.

Nuh’ un, gemiden uçurduğu güvercin 7 gün boyunca uçmuş ancak sekizinci gün gemiye dönebilmişti.

Yedi Tur: Eskiden Yahudiler, Kamış Bayramı’nda tapınaklarında toplanır ve kutsal mihrabın etrafında 7 kez dönerlerdi.

Museviler’ de Hamursuz Bayramı’ndan 7 hafta sonra yapılan Gül Bayramı’ nda günah adağı olarak 7 kuzuyu kurban etme geleneği vardır.

Yedi Çoban: Musa peygamberin, Firavun’dan kaçarak, gittiği Medyan çölünde yardım ettiği söylenen 7 çoban kız.

Yedi Oğul :Tevrat’a göre Yafes’in 7 oğlu vardır.Bunlardan her biri bir ulusun atası sayılır.

Hıristiyanlıkta  manastır hareketinin başlangıcından bu yana 7 büyük günahtan söz edilir. Bu günahlar şöyle sıralanır: 1)Kibir, 2) Açgözlülük, 3) Şehvet, yani aşırı ve yasaklanmış cinsel istek, 4) Kıskançlık, 5) Oburluk ve genellikle ayyaşlık, 6) Öfke ve 7) Tembellik.

Katoliklerde  7 sakrament esastır

Yedi Uyurlar: “Eshab-ı Kehf” olarak bilinir. Ölümden sonra dirilişe ilişkin ünlü efsanenin kahramanlarıdır. Ortaçağ boyunca Hıristiyan ve İslâm dünyasında çok tutulan efsaneye göre, Roma İmparatoru Decius döneminde Hıristiyanlara yapılan baskılar sırasında (İS. 250) 7 Hıristiyan asker doğdukları kent olan Ephesos (Efes) yakınında bir mağarada gizlenirler. Daha sonra mağaranın kapısı kapanır. Böylece İmparator Decius’un çıkardığı ferman uyarınca pagan kurban törenlerine katılmaktan kurtulan 7 Hıristiyan, mucizevi bir uykuya dalarlar. Doğu Roma İmparatoru II. Thedosius döneminde (İS. 408- 450) mağaranın ağzı açılınca uyanırlar. 7 asker, yaşadıkları deneyimin derin anlamını açıkladıktan sonra ölürler. Bunun üzerine onlar adına kutsal bir mezar yapılır.

Batı’da yaygın olan anlatıda Eshab-ı Kehf, Maksimianos, Malkhos, Markianos, Ioannes, Denis, Serapion ve Konstantinos’ tur.

Doğu’ daki anlatılarda ise bu adlar Mekselina, Yemliha, Mernuş, Saznuş, Debernuş, Meslina ve Kefeştatayyuş olarak geçer.

Afşin ve Tarsus’ta Eshab-ı Kehf, Efes’ te ise “Yedi Uyurlar” adıyla anılan ve ziyaret edilen mağaralar vardır.

Yedinci Gün Adventisleri: 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan bin yıl inancına bağlı Protestan akımı Adventizmin günümüzdeki en büyük koludur.

Kur’an’ın ilk suresi Fatiha 7 ayettir.

Kainat 7 günde yaratılmıştır.

Kabe’nin etrafı 7 kere tavaf edilir.

Mevlevilik’te 7 bilgelik rakamıdır.

Mevlevilerde 7 selâm vardır.

İslâm dininde 7 mertebe vardır.

Müslümanlar Hac sırasında Safa ile Merve arasında 7 kez gidip- gelirler.

Müslümanlar Hac sırasında şeytan taşlamada 7 taş atarlar.  Mina’da, bayram günleri üç gün şeytan taşlanır. Bayramın birinci günü Mina’da, Cemre- i Akabe [Büyük Şeytan] denilen yerde iki buçuk metreden veya daha uzaktan Cemre [Büyük Şeytan] yerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Bayramın ikinci günü, öğle namazından sonra üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. Mescid-i Hıf’e yakın olandan başlanır. Önce küçük şeytan, sonra orta şeytan ve büyük şeytana yedi taş atılır, toplam 21 taş eder.  Bayramın üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi 49 taş olur. [Aynen ikinci günkü gibi.] Üçüncü günü güneş batmadan önce, Mina’dan ayrılınır. Dördüncü gün de Mina’da kalıp, sabahtan güneşin batışına kadar dilediği zaman 21 taş daha atmak müstehabdır. [Küçük, orta ve büyük şeytana yedişer taş atılır.]

Kuran’da 7 Gök tabiri, 7 kez geçer. (Bakara Suresi 29), ( 17. İsra Suresi 44), ( 23. Muminun Suresi 86), (41. Fussilet Suresi 12),( 65. Talak Suresi 12), (67. Mülk Suresi 3), (71.Nuh Suresi 15). ayetlerde gerçekleşmektedir.

.

kaynak: Ahmet Akyol

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zevk He Mi?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Tanrı, ruhumuza fısıldar ve kalbimize konuşur.

Zengin bir adam mercedes arabası ile şehirdeki dar bir yoldan geçiyordu. Birden, yoluna aniden fırlayarak elindeki taşı arabasına atan bir çocuk gördü.
Kapısına çarpan taşın sesi ile ani fren yapınca, arabası kaldırım taşına çarparak durabildi.

Adam öfke ile arabadan fırlayıp, taş atan çocuğu kolundan tutarak sarsmaya ve “Sen ne yapıyorsun serseri, bak arabamı ne hale getirdin” diyerek bağırmaya başladı.
Üzgün ve suçlu tavır içindeki çocuk “Amca lütfen kızma, sizden önce geçen arabalara durmaları için işaret ettim, arabaların hiç biri durmayınca, sizin arabaya taş attım” dedi.
Ve, gözyaşları içinde, kenarda devrilmiş duran bir tekerlekli özürlü arabasını ve o arabadan düşerek yerde yatan birisini göstererek “Ağabeyim yürüyemiyor, onu tekerlekli arabası ile gezdirirken, kayıp devrildi. Ağabeyim yere düştü, kaldırmaya gücüm yetmedi, gelen geçen kimse de yok, siz onu yerden kaldırıp tekerlekli arabasına tekrar oturtmama yardım edermisiniz” dedi..
Zengin adam, ne diyeceğini bilemeden, boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalışarak, yerde yatan çocuğun yanına gitti, onu kaldırıp tekerlekli arabasına oturttu ve cebinden temiz bir mendil çıkararak bacağındaki kanları sildi.
Küçük çocuk abisini tekerlekli arabasıyla alıp giderken, hiçbir şey söyleyemeden arkalarından bakakaldı.
Arabasına döndüğünde, çocuğun attığı taşın, arabasının kapısında bıraktığı oyuk şeklindeki DERİN İZİ gördü.
Ve zengin adam, bu derin taş izini hiçbir zaman tamir ettirmedi.
Arabadaki bu taş izini şu mesajı hiç unutmamak için sakladı:
Hiçbir zaman, yaşamın içinden, birilerinin seni durdurmak ve dikkatini çekmek için TAŞ ATMAYA mecbur kalacağı kadar HIZLI geçme.
Tanrı, ruhumuza fısıldar ve kalbimize konuşur.
O sesi dinlemek için vaktimiz olmadığında ise, bize TAŞ FIRLATMAK zorunda kalır.
İster fısıltıyı dinle, ister taşı bekle…
Seçim senin…
Yaşamın içinden son hızla geçerken, bir an durup, kendi hayatımızda da bize bazı şeyleri hatırlatmak için atılan TAŞLAR olup olmadığını bir düşünelim…
* ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İsmin baş harfine göre karakteri ve aşk alfabesi.

A : Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.
B : Ön sezileri kuvvetli kişiliği temsil eder. En olumsuz olaylarda dahi umutlarını yitirmeyen kişiliktir, aynı zamanda.
C : Güzel sanatlara yatkınlığı temsil eden duygusal kişiliği ifade eder.
Ç : Zevk ve sefa düşkünü kişiliği ifade eder. …
D : Üstün gücü temsil eder, hırslı ve zorluklara direnen kişiliği ifade eder.
E : ruhsal karışıklığı temsil eder, yani üzüntü ve sevinci birarada yaşayan ve ruhsal gel-gitleri olan kişiliği ifade eder.
F : Sakinliği temsil eder, uysal ve güvenilir kişiliğin işaretçisidir.
G : İnatçı kişilik, gerginlik ve üstün güçlere sahip olma arzusunu ifade eder.
H : Sakin ve durağan bir kişiliği ifade eder.
I,İ : Hassas, duygusal ve kırılgan bir kişiliği temsil eder.
J : Kaprisli ve kıskanç kişilik belirtisidir.
K : Başarılı, ünvan sahibi ve daima yükselen bir kişiliği ifade eder.
L : Sanatsal yönleri olan kabiliyetli kişilik ifadesidir.
M : Ticarete yatkınlık ve yüksek zeka seviyeli kişiliği ifade eder.
N : Üstün güçlere sahip, sağduyulu kişiliği ifade eder.
O,Ö : Gizemli kişilik sahibidir. Gizliliği sever ve duygularını açığa vurmaktan kaçınan tiplerdir.
P : Kendinden emin kişilik, girdikleri ortamda kendine güvenli tavırlarıyla dikkat çekerler.
R : Tereddütlü kişilik demektir, karar vermede zorlanmalar yaşarlar.
S,Ş : Hayalperestliği sembolize eder. Aşırı hayal kuran kişilik.
T : Oldukça ketum tavırlı ve duygularını karşısındakine açmayı zor başarabilen kişiliği temsil eder.
U,Ü : Durgun görünümlü, çok ağır hareket eden, işlerini ağırdan alan bir profil çizen kişilik.
V : Kendi içine dönük, umursamaz bir kişiliği ifade eder, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesiyle hareket eden kişilik örneği.
Y : Geçmişteki izleri, üzüntü ve diğer olayları sürekli yaşarlar, geçmişlerini asla unutmazlar ve güçlü bir kişilik yapısı gösterirler.
Z : Bilimsel açıdan başarılı, okumayı seven, akademik anlamda başarılı kişilik ifadesidir.
AŞK ALFABESİ
A Bakışların gülüşlerin iyi hoşta, bu süre uzayınca geriliyosun. Dobra bir kızsın ve erkeklerden de açıklık bekliyorsun. Ayrıca fiziksel güzelliğe çok önem veriyorsun.
B Çok duygusalsın. Mum ışında yemekler, süpriz hediyeler sana göre ilişkinin olmazsa olmazları. ” Seni seviyorum ” cümlesini sevgilinden sık sık duymak sana inanılmaz keyif veriyor.
C Bıraz bencilsin. Sana ayak uydurulmasını bekliyorsun.Sosyal olduğun için gezmeyi seven bir erkeğe ihtiyacın var.Güzelliğinle ilgili övgü dolu sözler seni mutlu ediyor.
Ç Çok çekingensin. İlk hareketi hep karşıdan bekliyorsun. Buda aşk hayatında monotonluklara ve beklentilere sebep oluyor. Bıraz daha girişken olursan sonuç senin için daha iyi olacak.
D İstediğini elde etmeye alışmışsın. Kafayı birine takınca onu mutlaka tavlıyorsun! Kıskançlığın dozunu kaçırıyor ve gereksiz gereksiz gerginliklere neden oluyorsun.
E Çıkmaya başladığın andan itibaren sevgilini sahipleniyorsun. Karşındakinden sürekli ilgi bekliyorsun. Vaktini sürekli onunla geçirdiğin için arkadaşların sana bozuluyor.
F ” Seni seviyorum ” cümlesini çok sık kullanmasan da karşındaki bunu hissetmesini iyi beceriyorsun. Dışarıdan bakınca hiç göstermiyorsun, ama aslında çok duygusalsın.
G Aşık olduğunda gözün hiç bir şey görmüyor. Sevdiğin için kim ne derse desin, haklı bile olsalar, umrunda olmuyor. Eleştirileri dikkate almaman, kimi zaman üzülmene neden olabilir.
H Aşka aşık olanlardansın. Hatta bu hayatındaki en önemli odak noktan. Her zaman beğendiğin biri mutlaka oluyor. Allah’tan aşk acılarını çabuk unuyorsunda acı çekmiyor, hemen yeni bir aşka yelken açıyorsun.
I Çok hassas ve kırılgansın. Erkeklere hiç güvenemiyorsun. Erkek arkadaşın yanlış anlaşılmamak için sürekli çaba içinde. Hatta bazen sana ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını şaşırıyor.
İ Sevmekten çok sevilmeyi istiyorsun. Seni seven ve koruyan birisinin varlığı, kendini güvende hissetmeni sağlıyor.Böyle birini kaybetmemek için elinden ne gelirse yapmaya hazırsın.
J Karşı cinsi kolaylıkla etki altına alan bir enerjin var. Çevrende senden hoşlanan çok sayıda kişi var, ama sen gerçek aşkı arıyor ve bu konuda ince eliyor sık dokuyorsun. Doğru kişiyi bulduğunda ise ideal bir sevgili oluyorsun.
K Utangaç görünüyorsun, ama sevgiline karşı son derece açık oluyorsun. Erkek arkadaşınla herşeyini paylaşıyorsun. Onun mutluluğu senin mutluluğundan önde geliyor.
L Beğendiğin kişiyi elde etmek için çok uğraşıyor, ama çıkmaya başlayınca her şeyi karşıdan bekliyorsun. Adeta başta sarf ettiğin çabanın acısını çıkartıyorsun. Entellektüel ve zeki erkeklerden hoşlanıyorsun.
M Sevdiğin çocuğa karşı anaç ruhlusun. Bu yüzden birlikte olduğun kişi bazen kendini çocuğunmuş gibi hissediyor ve bu durumdan çok bunalıyor. Buda ilişkinizin monotonlaşmasına neden oluyor.
N Aşk, hayatının odak noktası. Yaşamındaki her şeyi sevgiline ve ilişkine endeksliyorsun. Ona bu kadar çok bağlandığını belli etmezseniçinde bulunduğun ilişkiyi dahada sağlıklı yaşayabilirsin.
O Çapkınsın. Söylenen güzel sözlerden çok etkileniyorsun. Hayatında birisi varken bile başkasına aşık olabiliyorsun. Çoğunluklada hüsrana uğruyor, elindekinide kaybediyorsun.
Ö Fedakar bir aşıksın. Kendini değil, hep onu düşünüyorsun. Hatta öyle ki; “bitti” kelimesini bir türlü söylemeyemiyorsun. İlişkiniz bitse bile kurtarmaya çırpınıyorsun.
P Ciddi ilişkilerden yanasın. Çıkmaya başlamadan önce karşındakini iyice tanımak ve tartmak istiyorsun. Aceleci erkekler seni kendilerinden uzaklaştırıyorlar!
R Aşk, senin uzmanlık alanın! Çok sık sık aşık oluyorsun. Arkadaşlarında sana “şıksevdi” lakabını boşa takmamışlar! Hatatına heran yeni bir aşk girebilir, buna çok açıksın!
S Filmlerdeki gibi bir aşk bekliyorsun. Rastlantılar, işaretler senin için çok önemli. Tanıdığın birine aşık olma ihtimalin çok düşük, çünkü sen ilk görüşte aşık olanlardansın.
Ş Her konuda olduğu gibi aşkta da şanssız olduğunu düşünüyorsun.Ya sevdiğin seni sevmiyor ya da seni seveni sevmiyorsun. Laf olsun diye kimseyle çıkmak istemiyorsun.
T Tam bir romantiksin. Arkadaşlarının da bir numaralı akıl hocasısın. Aşk konusunda bir kitap yazabilirsin! Ama söylediklerini uygulamada sıkıntı yaşıyor, acı çekiyorsun.
U Her konuda olduğu gibi aşkta da mantığın peşini bırakmıyorsun, kalbinin sesine hiç kulak vermiyorsun. Duygularını bastırıyor, hissettiklerini kendine bile itiraf etmiyorsun.
Ü Kinci değilsin, ama sana yapılan kötülüğüde kolay kolay unutmuyorsun. Bitmiş bir ilişkide asla tekrar başlamazsın. İçinde fırtınalar kopsa bile asla geri dönüp bakmazsın.
V Genelde platonik aşklar peşinde koşuyor ve bol bol üzülüyorsun. Çünkü duygularını ve hissettiklerini karşı tarafa hiç belli etmiyorsun. Hatta bunun için özel bir çaba sarfediyosun, sanki aşk acısı çekmekten özel bir keyif alıyorsun.
Y Özgürlüğüne çok düşkünsün, birine bağlanmak hiç sana göre değil. İlişkilerin genelde kısa süreli. Erkek arkadaşının sana karışmasına aşırı derecede rahatsız oluyorsun.
Z Hayalperestsin.Karşı taraftan beklediğin o kadar şey var ki! Aradığın özelliklerin hepsini bir kişide bulman imkansızlaşınca hayal kırıklığına uğruyor ve bıraz kırıcı olabiliyorsun

Burçlara Göre Hassas organlarımız…

Astrolojinin sagligimizla yakindan iliskisi vardir.Burclar, gezegenler ve evler belli organlari temsil eder. Herkesin ozel yildiz haritasi, kisinin saglik ve hastalik … durumlari hakkinda bilgi verir. Burclarimiz vucudumuzdaki hassas organlarimizi gosterir. Gezegenlerin dustugu evler, burclar ve aralarinda olusan acilar ne tur hastaliklara istidatli oldugumuzu belirler. Her burc zit burcunun temsil ettigi organlar acisindan hassastir. Bu konuda kesin karar vermek kolay degildir. Burclara bakip da; Ben bu hastaliklara yakalanirim!.. demek yanlistir. Burca dusen bir gezegenin durumu cok onemlidir. Burclarla, diger gezegenlerle, 1 ve 6. evlerde yaptigi aclilarcok iyi degerlendiriilmelidir. Sert acilar hastaliklara sebep olurken, yumusak acilar genellikle fazla sorun getirmez. Ayrica dogumdan evvel anne karninda iken alinan Gunes ve Ay tutulum etkileri, hastaliklarin altinda ne gibi sebepler yattiginin aciklanmasi yonunden enteresandir. ..
KOC BURCU Bas bolgesi hassastir. Bas agrisi, ates yukselmesi , migren, yuz nevraljisine sik rastlanir. Bas, kafatasi, sah damari, yuzle ilgili sorunlar, beyin iltihabi, adele rahatsizliklari , ileri yaslarda yuksek tansiyon gorulebilir. Asiri heyecen ve telas beyni zorlar. Aceleci, ani ve atak olus yuzunden kazalara aciktir. Kanamaya istidatlidir. Adrenalin bezi fazla calisir. Terazi burcundan gelen zit etki bobrek ve bel bolgesinde de hassasiyet verir. Koclar genelde sik hastalanmazlar, bunyeleri oldukca saglamdir.  Zaten yataga bagli kalmak hic mi hic hoslarina gitmez. Henuz tam iyilesmeden ayaga kalkarlar. Her konuda oldugu gibi tedavi icinde kendi kafasina gore hareket ederler.
BOGA BURCU Bogaz, boyun ve ense bolgesi hassastir. Troid bezi, yutak, ses telleri, bademcikler, kulaklarla ilgili saglik sorunlari sik gorulur. Kilo almaya istidatlidir. Kilo ile ilgili, diyabetik rahatsizliklar, tansiyon, astim, soguk alginligi, anjin, hassas organlarla ilgili iltihaplanmalar olabilir. Asiri yemek vucudun hastaliklara karsi savunma sistemini bozabilir. Akrep burcundan gelen zit etki ile cinsel organlar, salgi bezleri, bosaltim sistemi de hassas olabilir. Erkeklerde prostat, kadinlarda yumurtalik ve rahim hastaliklari gorulebilir. Bogalar genel olarak kuvvetli bir bunyeye sahiptirler.  Kendilerini daima genc hissderler. Yaslanmayi kabul etmezler. Acik havayi, gezmeyi ve yurumeyi sevdikleri icin sagliklari genellikle iyi olur.
İKİZLER BURCU Sinir sistemleri pek guclu degildir. Ayrica omuzlar, kollar ve eller hassastir. Koprucuk kemigi kiriklari, omuz ve kol agrilari olur, parmaklarla ilgili sorunlar, sinirsel rahatsizliklar gorulebilir. Kekemelik, konusma ile ilgili problemlere rastlanabilir. Sindirim sistemleri cok calisir. Bu yuzden kilo almalari zordur. Fazla merak sinir sistemini yorar. Vucud direnci azalir, yorgunluk, uykusuzluk gorulur. Yay burcundan gelen zit etki ile kalca ve bacakla ilgili siyatik agrilari, romatizma, karaciger hassasiyeti, allerjiler gorulebilir. İkizler insani dinlenmeyi pek bilmedigi icin asiri yorgunluklar yasar.Genelde zayif bunyelidirler. Yerinde durmayi beceremeyen ikizlerin hastaligi kendine sorun olur… Uykuya ve dinlenmeye zaman ayirmalidirlar. ..
YENGEC BURCU Gogus kafesi, memeler ve mide en hassas bolgeleridir. Gastrit, ulser , 12 parmak bagirsagi, pankreas, bagrisak iltihaplari gorulebilir. Hazimsizlik sorunlari olur. İleri yaslarda kilo sorunlari yasanabilir. Duygulardaki ani degisikler, duygusal hassasiyet mideyi etkiler. Usutme gaza neden olur. Hava degisikliklerinden cabuk etkilenirler. Lodos hava, asiri bas agrisi yapar. Sut bezleri iyi calisir. Memelerle ilgili rahatsizliklar, kadin ureme sistemi bozukluklari gorulebilir. Gunes isinlarina karsi hassasiyet vardir. Vucut enerjisini yitirir yorgunluk olur. Oglak burcundan gelen zit etki ile iskelet sistemi, dizler ve deri hassasiyeti olur. Yengeclerin bunyeleri kuvvetli degildir. Aci, agri, rahatsizliklara dayaniksiz olur., hastaligini cok buyutur., endise ve evham yuzunden ufak bir seyi abartabilirler. Bakimi zor bir hasta olurlar.
ASLAN BURCU Kalp ve sirt bolgeleri hassastir. Kalp rahatsizliklari , kalp romatizmasi, carpinti gorulur. Kalp krizi riskleri oldukca fazladir. Dengeli bir yasam, asiri yorulmamak ve uzulmemek saglikli kalmalari icin cok onemlidir. İleri yaslarda kilo sorunlari olur ki bu kalp krizi riskini artirir. Sirt, adele agrilari, omurga ve bel kemigi rahasizliklari olabilir. Moral bozuklugu saglik direncini azaltir. Mikrobik hastaliklara istidat artar, ates yukselir. Kendilerine guvenmeleri ve etrafin begenisini kazanma cabalari yuzunden cesurca davranislari kazaya ugramalarina, kiriklara sebeb olabilir. Kova burcundan zit etki ile dolasim sistemi rahatsizliklari ,  bacak agrilari, bacagin alt kisminda hassasiyet gorulebilir. Aslanlarin bunyeleri genellikle guclu olur. Hastalandiklari zaman asiri ilgi isterler. Rol yaparak durumlarini dramatik hale sokarlar. Guclu bunyeleri sayesinde cabuk ayaga kalkarlar. Hastaliklara karsi cok dayaniklidirlar.
BAŞAK BURCU Sindirim ve merkezi sinir sistemleri hassastir. Psikomatik hastaliklar gorulur. Hastalik hastasi olabilirler. Asiri titizlikten dolayi sinirsel kokenli yaralar, tirnak iltihaplanmasi , cibanlar gibi cesitli rahatsizliklara yakalanmalari mumkundur. Bagirsak sorunlari, kolit, karin zari iltihabi, ayaklari usutunce mide yanmasi, hazimsizlik, gaz rahatsizliklari olur. Evhamli oluslari ulsere neden olabilir, karasevda hastaligina da tutulmalari mumkundur. Balik burcundan aldiklari zit etkiler sonucu ayaklari oldukca hassas olur.. Basaklarin bunyesi kuvvetli degildir fakat saglik kurallarina, temizlik ve beslenmelerine dikkat ettikleri icin saglikli olurlar. Hastalik konusunda asiri titizlenmmeleri kendilerini sik sik hasta sanmalarina neden olur. Tedaviye, ilaclara cok itina ederler. Baskalarina da ogut verebilir.
TERAZİ BURCU Bobrekler ve bel bolgesi en hassas kisimlardir. Sirtin alt tarafinda adale, kemik ve sinir uclari agrilari olur. Yorgunluk, agir yuk tasimak belde agri yapar. Siyatik ve bel fitigina yol acabilir. Nefrit, lumbago, soguk alginligi, bulasici hastaliklara karsi direncleri azdir. Sismanlamamak icin sik sik yapilan rejimler sagliklarini bozar. Zit burc olan koctan gelen sert etkilerle bas bolgesi, gozler hassas olur. Gorme bozukluklari, gozde cesitli rahatsizliklar kizarma, kanlanmma , sisme gibi durumlar olabilir. Terazilerin canlari cok tatlidir. Zor bir hasta olurlar Asiri ilgi ve sevgi gormek , naz yapmak isterler. Aksi halde huysuz olurlar.
AKREP BURCU Ureme ve genital organlari hassas olur. Kasik agrilari , mesane, idrar yollari, genital organlarla ilgili rahatsizliklar gorulmesi mumkundur. Erkekte prostat, kadinda rahim ve yumurtalik rahatsizliklari olabilir. Kalin bagirsak sorunlari, iltihaplanma, polip, fitik, basur, cinsel salgi bezleri, ureme organlari hastaliklarina istidat vardir. Asiri hirsli oluslari sinir gerilimlerine yol acar. Sinir ve asabiyet gorulebilir. Boga burcundan aldiklari zit etki ile bogaz, koku ve tad alma organlari da hassas olur. Burclar icinde en guclu bunyeye sahip olanidir. iradeleri ile hastaliklarla savasirlar. Tedavi icin gerekli her seyi yapmaktan cekinmezler. Cabuk iyilesirler.  Aslinda kan ve igneden cok korkarlar. Ama acimasizca korkularinin uzerine gidebilirler. Zayif ve caresiz gorunmekten nefret ederler.
YAY BURCU Karacigerleri ve bacaklarin ust kisimlari hassastir. Kalcalar ve uyluk bolgesi ile ilgili kilo sorunlari olur. Romatizma, siyatik, gut, kuyruk sokumu agrilari cekebilirler. Dislerle ugrasmalari gerekebilir. Dis eti rahatsizliklari , kemik erimesi gorulebilir. Karaciger hassasiyetinden kaynaklanan allerjiler, kansizlik, zafiyet olabilir. El ve ayaklar soguk olur. İkizler burcundan aldiklari zit etki ile sinir sistemleri zayiftir. Sinirsel kokenli rahatsizliklar gecirebilirler. Cigerler ve bronslar da hassastir. Bunyeleri guclu degildir. Kucuk hastaliklari bile onemli gibi abartabilirler. Ama iyimser oluslari sayesinde kendilerini birakmazlar. Hasta olduklari zaman bile hareketliliklerini Kaybetmezler. Her zaman kullanabilecekleri bir enerjileri vardir.
 OĞLAK BURCU Vucutlarinin hassas kisimlari kemikler ve deridir. İskelet sistemi, disler, eklemler, diz kapagi ve cesitli ortopedik sorunlari olabilir. Romatizma agrilari cekebilirler. Deri hastaliklari, egzama, ciban, sivilce gorulebilir. Asiri sabir mide rahatsizliklari na yol acar. Mide asiti cok salgilanir. Yengec burcundan gelen zit etki mide ve sindirim sistemlerinin hassasiyetine sebeb olur. Agir kanli, sakin oluslari sinir sistemlerinin saglam olmasini saglar. Acilara cok dayaniklidirlar. Baskalarinin hemen sikayet ettikleri agrilara onlar gunlerce dayanirlar. Kimseye belli etmezler. Kendilerine dikkat ederler. Hemen doktor ve ilaca sarilmazlar. Gerektigi zaman da tedaviyi disiplinli bir sekilde uygularlarEtrafini rahatsiz etmeyen bir hasta olurlar.
KOVA BURCU Adeleleri ve dolasim sistemleri hassastir. Kan dolasimi kan serumu ile ilgili sorunlar olur. Zehirlenme, yuksek ates, kramplar, bacak damarlarinda varis gorulebilir. Adele agrilari, baldir, bilek, topuk kisimlari rahatsiz olabilir. Bilek burkulmalari olur. Dislerde sorunlar cikabilir. Aslan burcundan aldiklari zit etki ile kalpleri ve omurgalari hassas olur. Kovalar genellikle kendilerine iyi bakarlar. Saglik konularina akillica yaklasir, tibbi gelismeyi takip ederek saglikli kalmayi basarabilirler. idealleri, umut ve hedefleri dus kirikligina ugrarlarsa sagliklari bozulabilir. Ama akilci yoldan kendilerine yeni bir yon cizerek cabuk toparlanirlar.
BALIK BURCU Ayaklari ve sinir sistemleri oldukca hassastir. Psikomatik rahatsizliklara istidatlari coktur. Karamsar ve agresif olduklari zamanlarda icki, ilac, uyusturucu gibi maddelere meyl ederler. Fazla yemek yuzunden kilo sorunlari olur. Ayaklarini iyi korumali, dar ayakkabilar giymemeli ve usutmemelidirler. Gut, nasir, tirnak iltihaplari, taban, ayak defarmasyonu gibi sorunlari olabilir. Vucutlari su tutmaga cok musaittir. Sulu seylerden zehirlenme gorulebilir. Mikrobik haastaliklara direncleri azdir. Cabuk usutebilir, mikrop kapabilirler. Lenf sistemleri de zayıftir. Basak burcundan gelen zit etki ile bagirsaklari ve sindirim sistemleri de hassas olur. Hasta olunca guvenlerini kaybeder, evhamli olurlar. Bu yuzden gecimsiz davranabilirler. Her seyden bir mâna cikarir, hayal guclerini olumsuz yonde calistirarak kendilerini mutsuz ederler.-alıntı-

Lodos’un Metabolizmamıza Etkileri

Beni bu lodos MAHVETTİ!
AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKANsafe_imageYNHYLDKN

Lodoslu havaların migreni tetiklediği, vücudun biyoritmini bozduğu, ağrıya ve yorgunluğa yol açtığı, bunun da mutsuzluğa neden olduğu belirtildi. Migrene yol açan çöl tozlarının lodosla taşındığı anlaşıldı

Lodoslu havalarda şikayetler artar, migreni olanlar kabus gibi günler geçirir. Lodos, vücudun biyoritmini bozar, ağrı, yorgunluk, mutsuzluk ve uykuya dalmakta güçlüğe neden olur.

Nörolog Prof. Mustafa Ertaş, “Bazı rüzgârlar, migreni tetikler ve lodos bu rüzgârların başında gelir” dedi. Migren ataklarının sıklıkla lodoslu havalarda arttığını belirten Ertaş, yeni bir araştırmayla, Sahra Çölü tozunun içindeki (pozitif) metalik iyonların migreni tetiklediğinin anlaşıldığını belirtti.

-Lodos, migren yapan çöl tozunu getiriyor

Ertaş, bu tozların atmosferde çok yüksek katmanlarda taşındığı için tüm dünyayı etkilediğine dikkat çekti.

İç hastalıkları uzmanı Prof. Koptagel İlgün de hava hareketlerinin, havadaki pozitif ve negatif iyonların, insan vücuduna pek çok etkisi olduğunu söyledi. Hava hareketleriyle birlikte insan vücudunun biyo ritmininin bozulduğunu, bunun da en çok ağrı şikayetiyle kendini gösterdiğini belirten İlgün, “Lodoslu havalarda halsizlik, yorgunluk, mutsuzluk görülebilir. Hastalar bu tip havalarda sıklıkla ‘bitkin ve yorgunum’ der” diye konuştu.

-Uykusu hassas olanlarda sorun yaratıyor

Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Şefi Dr. Sabri Derman, uyku kalitesini etkileyen dış etkilerden en önemli ikisinin ortamın ısısı ve rutubet derecesi olduğunu söyledi. Dr. Derman, “Poyrazdan lodosa dönen rüzgâr yönü ve sonrasında genellikle yağış getiren iklimsel faktörler, basınç alanlarının hareketinden doğar. Uykusu hassas olan insanlar zorluk çekebilir” dedi.

Diyetisyen Dilara Koçak da lodosun etkili olduğu günlerde, vücutlarındaki ödemden şikayet edenlerin olduğunu belirtti.

Hacettepe Üniversitesi’nden Cemal Saydam ile Prof. Hayrunnisa Bolay’ın yürüttüğü bir çalışmayla, migreni tetikleyen Sahra çöl tozlarının lodosla birlikte taşındığı anlaşıldı

kaynak. doğala özdeş sanal alem

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İyiliğe Zaman Ayır, Çünkü İnsan Olmanın Sırrı Budur…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kızdığınız, Sizi Üzen, Olumsuz Etkileyen Olaylar ve Kişileri Affetmek İçin Bir Uygulama…

Sen Ruh Hastasısın…

10443492_10152760617012815_5118895196233963662_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »