FARK EDİLMEZ

Bir zamanlar, komşu iki ülke amansız bir rekabete tutuşmuştu. Ülkelerden birinin halkı, karşı tarafa kendi ülkelerinin zenginliğini kesin bir şekilde göstermek istiyordu.

Kolay, ama etkileyici bir şey yapılmalıy…dı;  bunun için şehrin ortasına büyük bir havuz yapılmasına karar verildi. Gece herkes bir kova süt getirecek ve bu havuza dökecekti. Herkese bu fikir cazip gelmişti. Herkes, kararlaştırılan gece götürdüğünü havuza boşalttı.

 Ne var ki, sabah olduğunda, ortada içi süt ile değil, dupduru su ile dolmuş bir havuz vardı.

 Çünkü herkes, ayni şekilde düşünmüştü: Bu kadar insan içinde yalnız ben, süt yerine bir kova su döksem ne fark eder ki? Kim fark eder ki?

Bilge, kitabında bu olayı anlattığı sayfaya kendi notunu da düşmüştü : Hayatın içinde, “fark etmez” veya “fark edilmez” denilen hiçbir şey yoktur…
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendinize Nasıl Davranıyorsunuz…

Kendinize, başkalarının size davranmalarını istediğiniz gibi davranmadığınız sürece, olayların gidişatını değiştirmeniz mümkün değil.

Davranışlarınız, etkili düşüncelerinizdir, bu yüzden, kendinize sevgi ve saygı göstermezseniz, yeterince önemli, değerli ve iyi şeyleri hak eden bir insan olmadığınız sinyalini yayarsınız.

Bu sinyal yayılmaya devam ettikçe de, insanların size iyi davranmayacağı birçok durumla karşılaşacaksınız. Bu insanların davranışları sadece sonuçtur; sebep ise, düşüncelerinizdir. Kendinize sevgi ve saygıyla yaklaşmaya başlamalı, bu sinyali vermeli ve bu frekansa geçmelisiniz…

 

Rhonda Bryne…

*** KENDİNİ BİLMEK ***

Kim olduğumuzu bilmiyoruz. Kesin olan tek gerçek henüz keşfedilememiş ve biz kuşkulu birçok şeyi keşfetmek için uğraşıp didiniyoruz. İroni de burada yatıyor; gidip varlığı kuşkulu olan diğerlerine kim olduğumuzu soruyoruz.

Ne söylerlerse söylesinler bu onların görüşü olarak kalacaktır. Onlar senin özüne nüfuz edemez; kimse kimsenin özüne nüfuz edemez. Özünün en derininde tamamen tek başınasın. Kimse senin kendi başınalığının mabedine adım atmadı, asla atamaz da. Âşıklar bile birbirlerinin özlerine nüfuz edemez. Öz, her şeyin ötesinde kalır. Sadece ve sadece sen onu bilebilirsin.

Ama insanlar sorup duruyor, “Kimim ben?” İzle kendini- doğrudan veya dolaylı olarak yapmaya çalıştığın şey bu. İltifat duymak için nasıl da yanıp tutuşuyorsun!

 Birisinin çıkıp da sana güzel olduğunu, zeki olduğunu söylemesini, “Hayatımı yaşamaya değer kıldın”, “Senin sayende hayatım anlam kazandı” demesini nasıl da arzuluyorsun. Sadece zihnini izle! Sürekli bunlarla meşgul olduğunu göreceksin. Biri kafandaki imaja ters düşen bir şey söylediğindeyse nasıl da inciniyor, nasıl da hemen savunmaya geçip savaşmaya, tartışmaya başlıyorsun. Bunca korku niye?

Osho…