Peynir Labirentin Kendisi…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ama çok şekerler…

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 saniyede resimdeki her şeyi görenler dahiymiş… Ben diyenlerin yalancısıyım…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İstersem aşık olabilirim…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Isterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün.

Isterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün.

Doris Lessing

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kuğular Keyifte… Günün Fotosu…03/03/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Marteniçka Nedir ?

 images[1]

 Marteniçka

 Kalk, çabuk kalk arkadaşım!  Unuttun mu? Bu gün 1 Mart, Marta Nine geliyor, acele et… Tüm hazırlıkları gece yapmış, örme sepetinde dolmuş taşmış marteniçkaları! Hepimize bereket için. Şimdi ‘’ bu da ne, diyorsun’’, o vakit anlatayım: … Çok eskilerde, Balkanlarda yaşayanlar, doğada ‘’ kötülük ‘’varlığına inanırlarmış. İlk baharda ‘’ kötülük ‘’, derin uykusundan uyanmasın diyerek, tüm marteniçka hazırlıklarında kırmızı ve beyaz ipliklerden belik örerlermiş. Bunun yanında istekte de bulunurlarmış – kendilerini kötü ruhlardan, hastalıklardan, kem gözlerden korusun diye.

Çocuklar için çok heyecanlıdır bu gün. Marta Nine ellerine marteniçkayı taktığı zaman, koşa koşa kırlara çıkarlar, kır menekşelerin, kardelenin, sümbülün, çiğdemin arasında kelebek gibi coşkuyla dans ederler. Göz bakışlarıyla leyleği ararlar. Nasıl coşuyor o kalpler. Marta Nine, çocuklara güzelliklerin hepsini getiriyor. Seçmiyor – çocuk, genç yetişkin, herkese marteniçka takıyor.

Marta hem takıyor hem de büyü yapıyor. Çeşit çeşittir marteniçkalar. Aslında onlar bir el sanatıdır. Muhakkak beyaz ve kırmızıdır. İpleri yünden olur, yün yoksa ipektendir. Bu hüner ne bir kursta ne bir sanat okulunda öğretiliyor. Ruh hallerinin yansımasıdır. Ama o ruh daima pozitiftir. Tek hocası vardır, evdeki Nine. İşte böyle nineden – toruna, anadan- kızına devam edip gider. Aslında kendisi baharın habercisidir. Evet, arkadaşım, Türkiye’de bazı kişilerde, bileği için ise bileğinde, yaka için ise yakada takmış görebilirsin. Balkanlara şu günlerde yolun çıkar ve bahçede, ağaçlarda bağlı kırmızı beyaz ipler görürsen hiç şaşırma. Aralarında bozuk para, takı, sülük kabukları, hatta atkuyruğu da görebilirsin.

 Serçe kuş, oda şarkısını söyler ‘’ benim de boynuma o güzelliklerden bağla ‘’diye. Yavru hayvanlarda – sağlık içindir. Gençleri de gör, onlar da türkü söyleyip bir başka neşe katıyorlar o güne. Dillere destan olur, kız – erkek manileri. Bu gelenek ne zamandan bilinmez, ama şunu izah etmeliyim: Balkanlarda çok güzel hava yaratıyor. Kıymetli arkadaşım, sihirli iplerin açıklamasına da değinmeliyim. Beyaz olan ip; bir nevi beyaz büyü içinde; bereket, bolluk, evlilik, sağlık, kısmet, mutluluk ve uzun ömür diye. Evet, bu gün beyazdan da kırmızıdan da medet umuyorum.

Ama hepimiz için istiyorum. Heyecanımı paylaşabilsem. Ne kadar mutlu olurdum bilemezsin. Bir değişiklik olmadan coşkuyu yazımla paylaşıyorum. Kimsin sen, beyaz ip? İyilik perisi, melek, beyaz gelinlik, beyaz güvercin – barışın simgesidir.

Beyaz meleğim benim, demiyor muyuz zaman zaman. Beyaz, kimsin sen? Ruhumuzu sağırmış bir büyü… Kırmızı sihir! İlkbaharı temsil ediyor, sevinç, mutluluk, aşk ve uzun ömrü. Şans getiriyor. Kırmızı – kandır, kuvvettir. Ömür boyu kırmızı seninle kalsın. Arkadaşım, şimdi marteniçka sağ eline takılıyor.Kolye gibi hazırlandıysa boynuna takılıyor. Rozet olarak hazırlandıysa göğsünün üstünde taşınıyor. Bu marteniçka soğuk günlerde, her nerede olursan ol evine kazasız belasız toplanmak içindir.

 Kıymetli arkadaşım, marteniçka bizim nazar boncuğumuzun kardeşi olabilir mi? Evet, oldu bile. Bak ikisi de bize sesleniyor; yeni yolun açık olsun. Daima güçlü ol diye. Arkadaşım, leyleği ilk gördüğün gibi, sihirli marteniçkanı taş altına ve ya bir ağacın dallarına bağla. Dilek de tutmayı unutma. Amaçların için, hayallerin için…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Deli Diyorlar Bana…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renklerin, psikolojik ve fizyolojik etkileri;

Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri var, Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi geliyor.

Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik ediyor, Fizyolojik olarak kan basıncını artırıyor ve adrenalin salgılıyor.

Mor: İç bilinci teşvik ediyor, Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi geliyor.

Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik ediyor, Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek oluyor.

Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahip, Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletiyor.

Turkuaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmakta, Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği var.

Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösteriyor, Fiziksel olarak kan basıncını düşürüyor, boğaz sorunlarını çözüyor.

çingene pembesi (Magenta): Sevgi ve şefkat dolu bir renktir, Fiziksel olarak migren ve baş ağrılarını hafifletici etkisi bulunmaktadı

Çinli kadınların inancına göre, giydikleri elbiselerin renginin erkekler üzerinde farklı tesirleri olurmuş. Mavi renk onları büyüler, kırmızı heyecanlandırır, siyah dize getirir, beyaz köleleştirir, sarı ise mutlu edermiş… Duyurması bizden, uygulaması sizden 🙂

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen bir şeyi yapmanın hata olduğunu bilirsiniz… Ama yine de yapasınız ya… Neden ?

Bazen bir şeyi yapmanın hata olduğunu bilirsiniz…

Ama yine de yapasınız ya…

Neden ?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Elbise çıkarma şeklinize göre kişiliğinizi öğrenin…

AMERİKALI psikoterapi uzmanı Dr. Jane Greer, soyunma biçimiyle insanın kişiliği arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu belirtti. Dr. Greer, insanların “altı ayrı biçimde” elbise çıkardıklarını belirterek şunları söyledi:
1- DOST CANLISI Elbiseleriniz çıkarıp her yere atıyorsanız “dost canlısı” birisiniz. Başkaları sizin dağınık ve pasaklı olduğunuzu düşünebilir. Ama gerçekte, başkalarına fazla aldırmama yolunu tercih ediyorsunuz.
2- GÜVENİLİR BİRİ Giysilerinizi çıkarıp hemen derli toplu olarak yerlerine koyuyorsunuz. Çıkardığınız her şeyin konacağı bir yer var. Bu tür insanlar, yaşamın sorunlarını çözmenin en iyi yolunun “hiç sorun yaratmamak” olduğunu düşünüyorlar. Güvenilir birisiniz ve çevreye dikkat vermeyi biliyorsunuz.
3-DERİN DÜŞÜNEN Gömleğinizi çıkardınız ve bir süre yarı çıplak evde dolaşıyorsunuz. Pantolon çıkarmanız 10 ya da 15 dakika sonra geliyor. Zaman sizin için çok fazla önemli değil. Boş zamanları ve derin konuları düşünmeyi seviyorsunuz. Ama aceleye gelemiyorsunuz.
4-TUTKULU VE NEŞELİ Giysilerinizi “süper bir hızla” çıkarıyorsunuz. Bu tür insanlar, genelde stresli oluyor. Ancak aynı kişiler tutkulu ve neşeli de olabiliyor.
5- ROMANTİKLER Saatinizi, kolyenizi ve bileziğinizi her şeyden önce çıkarıyorsunuz. Duygu yüklüsünüz, romantiksiniz, düşüncelisiniz ve iyi arkadaşlıklar kurabiliyorsunuz.
6- MACERACILAR Elbise çıkarırken belli bir rutini izlemiyorsunuz. Ya da her gün farklı bir yöntemi denemekten hoşlanıyorsunuz. Bu kişiler “oldukça maceracı” ve risk alabiliyorlar. Sosyal ortamlara iyi uyum sağlıyorlar, farklı aktivitelerden zevk duyuyorlar

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayy kesin evlenme teklif edicek…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar.

İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar.

 Ne üzerinde barınan kuşların, ne gölgesinde yatan insanların, ne de verdikleri yemişlerin hesabını tutarlar
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İNSANIN ÖZÜNÜ İNSAN EDEN MAYASI DA, KALPTE TAŞIDIĞI NİYETİDİR.

HAM MADDEYİ BAŞKA BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜREN, ÖZÜNE KATILAN MAYADIR.

İNSANIN ÖZÜNÜ İNSAN EDEN MAYASI DA, KALPTE TAŞIDIĞI NİYETİDİR.

yüksel köksal

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa, başka bir kapı açılır.

Genç Macar Sanatçı Arpad Sebesy multimilyoner Elmer Kelen in portresini yapmak için görevlendirilmişti.

Görev özellikle zordu, çünkü Kelen sadece üç kısa poz vermeye razı olmuştu. Sonuçta, Sebesy portrenin çoğunu ezberden yapmak zorunda kalmıştı. Kısıtlamalara rağmen, Sebesy portrenin Kelen e yeterince benzediği görüşündeydi. Ancak, Kelen ayni fikirde değildi. Kibirli milyoner resmin kendisine benzemediğini öne sürerek portrenin parasını ödemeyi reddetti. Genç ressam resmini yapabilmek için saatlerce titizlikle çalışmıştı, ve birdenbire bunu gösterecek hiç bir şeyi olmadığını fark etti. Milyoner stüdyodan ayrılırken, sanatçı bir ricada bulundu, “

 

Portreyi size benzemediği için reddettiğiniz belirten bir mektup yazabilir misiniz?” Kelen bu kadar kolay kurtulduğuna sevinerek razı oldu. Aylar sonra, Macar Sanatçıları Derneği, Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisinde sergi açtı. Kelen in telefonu çalmaya başladı.

 

Biraz sonra galeriye geldiğinde Sebesy nin yaptığı portresinin, üzerinde “Bir Hırsızın Portresi” etiketiyle teshir edildiğini gördü. Mağrur milyoner resmin indirilmesini istedi. Müdür reddedince, Kelen resim kendisini topluma alay konusu edeceği için dava açmakla tehdit etti. Bunun üzerine müdür Kelen in resmin kendisine benzemediği için almayı reddettiğini belirten imzalı mektubunu çıkardı.

 

Milyoner artık resmin parasını ödeyip almaktan başka çare kalmadığını anlamıştı. Genç sanatçı sadece son gülen olmakla kalmamış, ayni zamanda güçlüğü karlı bir alışverişe dönüşmüştü.

 

Çünkü milyoner resmi almağa kalktığında fiyatının eskisinden on kat daha fazla olduğunu görmüştü. Gördüğünüz gibi, güçlüklere teslim olmayı kabul etmemişti. Bunun yerine öfke ve acıya teslim olmaktansa yaratıcı ve yararlı bir kapı açacak bir yol düşündü.

 

Kısaca ressam değerli bir prensip keşfetmişti : Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa, başka bir kapı açılır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »