Korkacaksın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne çoğaldım övgüden, ne azaldım yergiden…

NE ÇOĞALDIM ÖVGÜDEN NE AZALDIM YERGİDEN…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamın Fısıltısını Dinle…

Zengin bir adam mercedes arabası ile şehirdeki dar bir yoldan geçiyordu. Birden, yoluna aniden fırlayarak elindeki taşı arabasına atan bir çocuk gördü. Kapısına çarpan taşın sesi ile ani fren yapınca, arabası kaldırım taşına çarparak durabildi. Adam öfke ile arabadan fırlayıp, taş atan çocuğu kolundan tutarak sarsmaya ve “Sen ne yapıyorsun serseri, bak arabamı ne hale getirdin” diyerek bağırmaya başladı.

Üzgün ve suçlu tavır içindeki çocuk “Amca lütfen kızma, sizden önce geçen arabalara durmaları için işaret ettim, arabaların hiç biri durmayınca, sizin arabaya taş attım” dedi. Ve, gözyaşları içinde, kenarda devrilmiş duran bir tekerlekli özürlü arabasını ve o arabadan düşerek yerde yatan birisini göstererek “Ağabeyim yürüyemiyor, onu tekerlekli arabası ile gezdirirken, kayıp devrildi.

Ağabeyim yere düştü, kaldırmaya gücüm yetmedi, gelen geçen kimse de yok, siz onu yerden kaldırıp tekerlekli arabasına tekrar oturtmama yardım edermisiniz” dedi.. Zengin adam, ne diyeceğini bilemeden, boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalışarak, yerde yatan çocuğun yanına gitti, onu kaldırıp tekerlekli arabasına oturttu ve cebinden temiz bir mendil çıkararak bacağındaki kanları sildi.

Küçük çocuk abisini tekerlekli arabasıyla alıp giderken, hiçbir şey söyleyemeden arkalarından bakakaldı. Arabasına döndüğünde, çocuğun attığı taşın, arabasının kapısında bıraktığı oyuk şeklindeki DERİN İZİ gördü. Ve zengin adam, bu derin taş izini hiçbir zaman tamir ettirmedi.

Arabadaki bu taş izini şu mesajı hiç unutmamak için sakladı: Hiçbir zaman, yaşamın içinden, birilerinin seni durdurmak ve dikkatini çekmek için TAŞ ATMAYA mecbur kalacağı kadar HIZLI geçme.

Tanrı, ruhumuza fısıldar ve kalbimize konuşur. O sesi dinlemek için vaktimiz olmadığında ise, bize TAŞ FIRLATMAK zorunda kalır.

İster fısıltıyı dinle, ister taşı bekle… Seçim senin… Yaşamın içinden son hızla geçerken, bir an durup, kendi hayatımızda da bize bazı şeyleri hatırlatmak için atılan TAŞLAR olup olmadığını bir düşünelim…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Allah, kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hadi len

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben buna layık değilim…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanı Kendisi Kadar Kimse Kandıramaz…

Edebim el vermez edepsizlik edene…

Umut verip, güven aşılayıp da yarı yolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin.

İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver.

Umut verip, güven aşılayıp da yarı yolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin.

[ Mevlâna Celâleddin-i Rûmî ]

Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım… … Ama hata insana mahsustur dedim.. Affettim , af diledim..

Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim ,   ya da asla birini severken karşılığını beklemedim…

 Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim…

 Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim…

  Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım… …

 Ama hata insana mahsustur dedim..

 Affettim , af diledim..

 Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim..

Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.

 Belki de içten içe sinsice güldüler…

   Ama asıl unuttukları şuydu…

Ben aldanmadım…

Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar…

   Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için…

 Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için..

 Oysa ben hiç insan kaybetmedim…

Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..

 Can Yücel

Farzet ki, yazdıklarımı anlayabildin…

Farzet ki , yazdıklarımı anlayabildin . .

Ya anlayamadıkların ?

Ya yazıp da sildiklerim ?

Ya yazamadıklarım ?

*Mevlana/Rumi

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın…

Seviyorum seni … Yaşıyoruz çok şükür der gibi…

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi

Geceleyin ateşler içinde uyanarak ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

Ağır posta paketini neyin nesi belirsiz  telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

 Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi

 İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık içimde kımıldayan bir şeyler gibi

 Seviyorum seni

Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

~NAZIM HİKMET~
Şiir kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Cumartesi eğlencemiz… Gizli resimleri bul bakalım…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evlilik ömrü uzatıyormuş…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »