Hayat ne kadar güzel…

Bir köylü bilgenin yanına geldi ve şikayete başladı:”N’olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. Tek odalı bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklanm, … karımın akraba- ları. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağınp duruyoruz. Oda sanki bir cehenneme döndü.””Sana söyleyeceğimşeyi yapacağına söz verir misin?” di­ye sordu bilge ciddi bir sesle.

“Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.” “Pekala. Kaç hayvanın var?” “Bir inek, bir keçive altı tavuk.”

“Onlann hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel.”

Bilgenin talebesi çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanlan da odaya aldı.

Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve ke­derle inliyordu. “Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gü­rültü! Hepimizin aklını kaçırmasına ramak kaldı!” Bu defa: “Şimdi git ve hayvanlan evden çıkar” dedi bilge. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün bilgenin yanma geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:

” Hayvanlar dışanda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki. Sanki bir cennet!”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beş Element sırasıyla şu elementlerden oluşur: METAL, SU, AĞAÇ, ATEŞ ve TOPRAK… ve organlardaki etkileri…

 

Beş Element sırasıyla şu elementlerden oluşur: METAL, SU, AĞAÇ, ATEŞ ve TOPRAK.

 

Mevsimler beş elemente göre hareket eder:

 

Sohbahar mevsimi METAL elementine ait bir mevsimdir. Bu mevsimde gene METAL elementine ait yin organ akciğerler ve yang organ kalınbağırsaklar fazla çalışır. Bu elementin özelliği kuruluktur; bu nedenle enerji kalitesi kuru ve serindir. Elementin enerjisi aşırı düzeye yükseldiğinde ya da eksik olduğunda bu elemente bağlı olumsuz duygular olan hüzün, üzüntü ve keder hissedilir. Belki de edebiyatta sohbaharın neden hüzür mevsimi olarak adlandırıldığını şimdi başka bir gözle değerlendirebilirsiniz.

METAL elementine ait organların çalışmalarında bir bozukluk olduğunda da bu olumsuz duygular hissedilir. Bu organlar düzgün çalıştığında ya da elementin enerjisi dengeli olduğunda METAL elementinin olumlu duygusu olan cesaret duygusu hissedilir. Keskin ve baharatlı tatlar METAL enerjisinin artmasını sağlarlar. Bu tatlar METAL elementinin tatlarıdır. Bu element aynı zamanda derimizi, burnumuzu ve koku duyumuzu kontrol eder. Dolayısıyla derimizin durumu bize bedenimizdeki METAL enerjisi hakkında da bilgi verir. METAL elementi SU elementini besler ve yaratır; TOPRAK elementi tarafından beslenir ya da yaratılır; ATEŞ elementi tarafından denetlenir ya da yokedilir; AĞAÇ elementini denetler ya da yokeder.

 

Kış mevsimi SU elementine ait bir mevsimdir. Bu mevsimde gene SU elementine ait yin organ böbrekler ve yang organ mesane fazla çalışır. Bu elementin özelliği soğukluktur; bu nedenle enerji kalitesi nemli ve soğuktur. Elementin enerjisi aşırı düzeye yükseldiğinde ya da eksik olduğunda bu elemente bağlı olumsuz duygu olan korku hissedilir. SU elementine ait organların çalışmalarında bir bozukluk olduğunda da bu olumsuz duygu hissedilir. Bu organlar düzgün çalıştığında ya da elementin enerjisi dengeli olduğunda SU elementinin olumlu duygusu olan dinginlik duygusu hissedilir. Tuzlu tatlar SU enerjisinin artmasını sağlarlar. Bu tatlar SU elementinin tatlarıdır. Bu element aynı zamanda kemiklerimizi, kulaklarımızı ve duyma duyumuzu kontrol eder. Dolayısıyla kemiklerimizin durumu bize bedenimizdeki SU enerjisi hakkında da bilgi verir. SU elementi AĞAÇ elementini besler ve yaratır; METAL elementi tarafından beslenir ya da yaratılır; TOPRAK elementi tarafından denetlenir ya da yokedilir; ATEŞ elementini denetler ya da yokeder.

 

İlkbahar mevsimi AĞAÇ elementine ait bir mevsimdir. Bu mevsimde gene AĞAÇ elementine ait yin organ karaciğer ve yang organ safra kesesi fazla çalışır. Bu elementin özelliği nemliliktir; bu nedenle enerji kalitesi nemli ve ılıktır. Elementin enerjisi aşırı düzeye yükseldiğinde ya da eksik olduğunda bu elemente bağlı olumsuz duygu olan öfke hissedilir. AĞAÇ elementine ait organların çalışmalarında bir bozukluk olduğunda da bu olumsuz duygu hissedilir. Bu organlar düzgün çalıştığında ya da elementin enerjisi dengeli olduğunda AĞAÇ elementinin olumlu duygusu olan sevecenlik duygusu hissedilir. Ekşi tatlar AĞAÇ enerjisinin artmasını sağlarlar. Bu tatlar AĞAÇ elementinin tatlarıdır. Bu element aynı zamanda tendonlarımızı ve gözlerimizi kontrol eder. Dolayısıyla tendonlarımızın durumu bize bedenimizdeki AĞAÇ enerjisi hakkında da bilgi verir. AĞAÇ elementi ATEŞ elementini besler ve yaratır; SU elementi tarafından beslenir ya da yaratılır; METAL elementi tarafından denetlenir ya da yokedilir; TOPRAK elementini denetler ya da yokeder.

 

Yaz mevsimi ATEŞ elementine ait bir mevsimdir. Bu mevsimde gene ATEŞ elementine ait yin organ kalp ve yang organ ince bağırsak fazla çalışır. Bu elementin özelliği sıcaklıktır; bu nedenle enerji kalitesi kuru ve sıcaktır. Elementin enerjisi aşırı düzeye yükseldiğinde ya da eksik olduğunda bu elemente bağlı olumsuz duygular olan kibir ve acımasızlık hissedilir. ATEŞ elementine ait organların çalışmalarında bir bozukluk olduğunda da bu olumsuz duygu hissedilir. Bu organlar düzgün çalıştığında ya da elementin enerjisi dengeli olduğunda ATEŞ elementinin olumlu duygusu olan sevgi duygusu hissedilir. Acı tatlar ATEŞ enerjisinin artmasını sağlarlar. Bu tatlar ATEŞ elementinin tatlarıdır. Bu element aynı zamanda sinir sistemimizi, dilimizi ve tat alma duygumuzu kontrol eder. Dolayısıyla kaslarımızın durumu bize bedenimizdeki ATEŞ enerjisi hakkında da bilgi verir. ATEŞ elementi TOPRAK elementini besler ve yaratır; AĞAÇ elementi tarafından beslenir ya da yaratılır; SU elementi tarafından denetlenir ya da yokedilir; METAL elementini denetler ya da yokeder.

 

Çin, enerji takvimine göre her mevsimin son 15 günü ya da Yazın Son dönemi TOPRAK elementine ait bir mevsimdir. Bu mevsimde gene TOPRAK elementine ait yin organ dalak ve pankreas ve yang organ mide fazla çalışır. Bu elementin özelliği rutubettir; bu nedenle enerji kalitesi rutubetlidir. Elementin enerjisi aşırı düzeye yükseldiğinde ya da eksik olduğunda bu elemente bağlı olumsuz duygu olan endişe hissedilir. TOPRAK elementine ait organların çalışmalarında bir bozukluk olduğunda da bu olumsuz duygu hissedilir. Bu organlar düzgün çalıştığında ya da elementin enerjisi dengeli olduğunda TOPRAK elementinin olumlu duygusu olan dengelilik duygusu hissedilir. Tatlı tatlar TOPRAK enerjisinin artmasını sağlarlar. Bu tatlar TOPRAK elementinin tatlarıdır. Bu element aynı zamanda kaslarımızı ve ağzımızı kontrol eder. Dolayısıyla kaslarımızın durumu bize bedenimizdeki TOPRAK enerjisi hakkında da bilgi verir. TOPRAK elementi METAL elementini besler ve yaratır; ATEŞ elementi tarafından beslenir ya da yaratılır; AĞAÇ elementi tarafından denetlenir ya da yokedilir; SU elementini denetler ya da yokeder.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Katmandu’ya aydınlanmaya mı gidiyorsun abi?..

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

14-16 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan IAF Avrupa Konferansına ilgi duyuyorsanız…

Evrim

Alışılmışın çok dışında “dinamik ve interaktif” bir yapısı olan bu konferansta katılımcılar, bir yandan fasilitasyon konusunda en güncel bilgilerle donanırken diğer yandan da uluslararası iletişim ağlarını geliştirme ve yeni işbirlikleri oluşturma imkanı bulacaktır.

IAF Avrupa Konferansı’nda, ekibinizin;

  • Karar alma,
  • Problem çözme,
  • Strateji oluşturma,
  • Uyuşmazlık giderme,
  • İletişimi geliştirme
  • Değişimi yönetme
  • Ürün/hizmet geliştirme,
  • Yenilik getirme,

ve benzeri süreçlerini başarıyla yönetebilmek için en güncel bilgilerle donanacak, uluslararası  bazda başarılı uygulama örneklerini izleyecek ve eşsiz bir interaktif öğrenme sürecine dahil olacaksınız.

Eğer siz de ekibinizin ortaya koyduğu sonuçları daha “etkili, verimli ve kalıcı” kılmak istiyorsanız ülkemizde ilk kez düzenlenen bu organizasyonu kaçırmamalısınız.

URL:  http://www.iaf-europe-conference.org

E-posta: berna.muderrisoglu@iaf-europe.eu, rengin.akkemik@iaf-europe.eu

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kısasa kısas yapmalı mı? yapmamalı mı?

 

bumerang

Kısasa kısas anlayamadığım ,anlamlandıramadığım şey .

…sana öyle yaptıysa sen de yap,anlasın …. ..

ne gerek var …

enerjimi ve zamanımı harcayayım .

..kimseye bir şey anlatamazsınız o bilinç seviyesinde ve istekde değilse

..Derra..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pişman olmayı, İçimin kor kor yanmasını izledim…

Yaşam  bir yolculuk
Adım adım yürümeyi öğrendim
Ne gereğinden f…azla hızlı
Ne de fazla yavaş gitmeyi öğrendim

Başkalarının anlattıklarını dinlemeyi
Hayatıma uygulamayı öğrendim
Bunların hepsi saçmalık deyip
Alayına isyan etmeyi öğrendim

Hayaller kurdum,
İmkansız yoktur, tanımam dedim
Daha ilk denemede çuvallamayı öğrendim

Sevmeyi
Sevdiğimi içimde tutmayı öğrendim
Yeri geldi
Yağmur gibi açılmayı öğrendim

Sevdiğimin beni sevmesini gördüm
Sevdiğim halde sevilmediğimi gördüm
Sevmediğim halde sevildiğimi de gördüm

Pişman olmayı,
İçimin kor kor yanmasını izledim
Ardından
Bununla da mutlu olunacağını öğrendim

İnanmayı,
Ömrümü bir şeye adamayı seçtim
Ardından her şeyi sorgulamayı
Boşlukta askıda kalmayı öğrendim

Hedefler çizdim
Ömürlük idealler belirledim
Sonra hepsini
Bir kalemde çizmeyi öğrendim

Canım, ciğerim dediğim
Bir insanın da ölebileceğini
Acısının çok acı
Boşluğunun hiç mi hiç
Doldurulamaz olduğunu öğrendim

Sevenleri gördüm bir ömür boyu vefayla
İlk fırsatta ihanet edenleri gördüm
İhanetin acısının
Koskoca bir hayatı tükettiğini öğrendim

Özündeki çiğ sütü gördüm insanın
Ufacık bir çıkara tamah ederken
Güvenmemeyi öğrendim hiçbir zaman
Ama tüm ruhumla güvenebileceğim
Dostların bulunduğunu da öğrendim

Kâr eden insanlar oldu
Hüsrana uğrayanlar oldu etrafımda
Bugün verilen kararların
Yıllar sonraki etkisini gördüm
Bazen kaybetmenin kazanmak
Kazanmanın kaybetmek olduğunu öğrendim

Gerçek nedir, nedendir
Diye araştırdım her yerde
Gerçeğin içimde yaşadığını öğrendim
Üzülünce ağlar, sevinince gülerdim eskiden
Duyguların da yanıltıcı olduğunu öğrendim

Genç olduğumu anlamadan
Gençliğin tükendiğini anladım
Bir alevlik ömürde hiçbir şeyi
Abartmamak gerektiğini öğrendim

Şimdi sana el uzatıyorsam sevgili
Bil ki sana tüm öğrendiklerimle geldim.

<<Yılmaz Değirmenci>>

Şiir kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kazandığımız şeyler…

 

tahtaravelli resimleri

 

 

Hayatta öyle seçimler yapınız ki;
Kazandığınız şeyler,
kaybettiklerinize değsin.
(Che Guevara)

Kedicik halatta kalmış… Günün fotosu 14/09/2011

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın…

Sadece tek bir ihanet vardır, ve bu da kişininin kendi hayatına ihanetidir.

…..

Başka ihanet yoktur. Sürekli dır dır eden, seni sahiplenmeye çalışan karın ya da seni sevmeyen kocanla yaşamaya devam ediyorsan, kendi fırsatlarını yok ediyorsun demektir. Talmud’da Tanrı’nın öldükten sonra şöyle söyleyeceği yazılıdır. “Sana mutlu olman için birçok fırsat sundum. Neden onları yakalayamadın?”

Sana işlediğin günahları değil, mutluluk için kaçırdığın fırsatları soracaktır.

Bunlardan sorumlu olacaksın. Bu gerçekten çok güzel: Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın.

Kendine sadık kal. İhtiyacın olan tek inanç budur ve her şey çok güzel olacaktır.

(OSHO)

Az sağa kay madem…

 

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır.

Eşik, Depresyon Ve Aydınlanma:

“-Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır. İnsanlar genelde bu dönemde kendilerini kaybolmuş hisseder ve o kaybolmuşluğu, bir şeyin yanlış olduğunu gösteren başka bir işaret olarak yorumlar. Oysa bu sadece, tarafsız bölgenin verimli kaosuna girmiş olduklarını gösteren bir işarettir.!”

W. Bridge

bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar…

En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır.
Genellikle bu karşılaşmalar, belli bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda.
Buluşmalar bizi bekler, ama çoğunlukla biz onları engelleriz.
Gene de, eğer umutsuz değilsek, artık kaybedecek hiçbirşeyimiz yoksa ya da hayat bize coşku veriyorsa, o zaman bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar.!”
P. Coelh

Başkalarını ne kadar dinlemeli…

Kurbağalar bir yarışma düzenlemiş.

Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış.Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş.Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!”

Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış:”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!”

Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler.
Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş;”Bu işi nasıl başardın?” diye.Ve o anda farkına varmışlar ki; Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ciğer kavurma…

 750 gram  ciğer
bir adet iri boy soğan
3-4 adet sivri biber
sıvı yağ
… tuz
kırmızı pul biber
kekik
Yapılışı tavada kızdırdığınız yağın içine önce ciğerlerin atın. Seyrek aralıklarla karıştırarak suyu çekilene kadar kavurun. Suyu çekilmek üzere iken çok iri doğradığınız soğan ve sivri biberleri, tuzu, kırmızı pul biberi ve kekiği tavaya atın. Soğan ve biberlerin kavrulduğuna kanaat getirdikten sonra tavanın altını söndürün.soğan piyazıyla servis edin.

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bütün bunlar anlattığın gibi mi?”

 

 

 

Bir arkadaşı Mark Twain’e bir olayı anlatıyordu. Konuşma bitiminde yazar sordu:

“Bütün bunlar anlattığın gibi mi?”

“Evet, birebir aynı değilse bile, doğruya yakın sözcüklerle anlattım.” deyince Mark Twain hafifçe gülümsedi:

“Doğruya yakın sözcükle doğru sözcük arasında büyük fark vardır; ateş böceği ve ateş arasındaki fark kadar…” dedi.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »