Ateşi buldum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ego nedir?

erkek öfke sarışın göz dudak.

Öğrenci ustasına sorar:
Ego nedir?
Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
“Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir.” der.

Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.
Usta gülümser ve şöyle der:
İşte ego budur!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hareket eden bayrak mı? rüzgar mı? zihin mi ?

  • Anemoscopi

İki adam rüzgarda dalgalanan bir bayrak için tartışıyorlardı. Birincisi, “Gerçekte hareket eden rüzgardır,” dedi.

İkincisi, “Hayır rüzgar değil bayrak hareket ediyor!” dedi.

Oradan geçmekte olan bir Zen ustası konuşmayı duydu ve onların yanına geldi: “Ne bayrak ne de rüzgar hareket ediyor; hareket eden, sallanan yalnızca zihindir!”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kapıyı itmeyi dene…

Kral, emri altındakileri önemli bir görev için sınamak istemiş. Bunun için kralı…n etrafında birçok güçlü ve akıllı adam toplanmış. Kral onları, daha önce hiç görmedikleri kocaman bir kapının önüne getirmiş ve onlara şöyle seslenmiş: “Siz çevremdeki akıllı ve güçlü insanlarsınız. Benim çözemediğim çok büyük bir problemim var. Bu problemi çözmenizi istiyorum. Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz. Hanginiz bu kapıyı açabilirsiniz?”

Saray mensuplarından bazıları “Açamayız.” der gibi başlarını sallamışlar. Daha akıllı olan bazıları ise kapıya yanaşmışlar, onu yakından incelemeye başlamışlar. Ancak onlar da bu kapıyı açmaya güçlerinin yetmeyeceğini kabul etmişler. Diğerleri ise “Akıllı insanlar kapıyı açamayacaklarını anladıklarına göre bizim bu kapıyı açma şansımız olamaz!” deyip hiç teşebbüste bulunmamışlar.

Sadece bir vezir kapının yanına giderek onu şöyle bir gözden geçirmiş, elleriyle yoklamış, açmak için çeşitli yolları denemiş ve en sonunda kapıya kuvvetle yüklendiğinde ağır kapı açılmış. Meğer kapı zaten tam kapalı değilmiş ve açmak için deneme isteği ve yüreklilikle davranma cesaretinden başka bir şey gerekmiyormuş. Kral vezire şöyle seslenmiş: “Sadece gördüğün ve işittiğine bağlı kalmadan, kendi gücünü devreye soktuğun ve denemeyi göze aldığın için saraydaki görevi sen alacaksın.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Banane ilk ben dedim…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaprak ciğer…

 

  • İçindekiler:

  •  

    1 kilo dana Ciğer (yıkanmış, süzülmüş, yaprak kesilmiş)

  •  

    120 gr un

  •  

    1 çay kaşığı toz kişniş

  •  

    1 çay kaşığı toz kimyon

  •  

    1 çay kaşığı kakule tohumu (dövülmüş)

  •  

    1 çay kaşığı pul kırmızıbiber

  •  

    1 çay kaşığı muskat 

  • 90 ml zeytinyağı 

  • Tuz, tane karabiber (arzu edilen miktarda, dövülmüş)

  •  

    Un, tuz, karabiber ve diğer bütün baharatları iyice karıştırın.

  •  Süsleme için kurutulmuş kırmızı biber

    Süzülmüş ciğerlere kağıt havlu ile hafifçe bastırarak fazla sularını alın ve bir tepsiye koyun. Üzerlerine baharatlı un serpip, hafifçe sallayarak her taraflarına bulayın.

  •  

    Zeytinyağını iyice kızdırın. Ciğerlerin fazla unlarını silkeleyerek kızgın yağa atıp, hızlıca karıştırarak kahverengi oluncaya kadar kızartın. Delikli kepçe ile kağıt havlu üzerine çıkarıp, fazla yağlarını süzün.

  •  

    Ciğerleri, kurutulmuş kırmızı biberle  birlikte sıcak servis yapın.

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl beceriyoruz evrimi…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Hiçlik…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ben sadece kendimim…

  Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi.

“Haklısın,” dedim.

O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim.

İlk adam biraz endişelendi. Ve araya gird…i: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin.

Bu adama da haklısın diyorsun. …İkimiz birden… haklı olamayız.” Konuşmaya başladım.

“Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları.”

Bunun üzerine adam sordu: “O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?”

“Ben sadece kendimim. Kendim hakkında bir yorumum yok. Buna bir ihtiyaç duymuyorum. Sadece kendim olduğum için, bu ne anlama gelirse gelsin çok mutluyum. Kendim olmak bana yetiyor.”
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

evren akvaryumdan mı ibaret…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşitme cihazını ücretsiz karşılayacağız…

İstanbul Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz karşılayacağız. 

Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim  telefonumu verin.

SEMA ONAY  (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü 
Cep Tel:               0543 291 65 65       0532 504 02 22  0532 504 02 22    0532 504 02 22  0532 504 02 22

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

azıcık gülümsedim…

biri fotoğrafımı çekiyorkenki gibi durdum,
azıcık gülümsedim
ve dünya bana gülümsedi

edip cansever

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Etli patlıcan sarma…

 

Malzemeler
6 adet patlıcan
250 gr. kıyma
3 çorba kaşığı yağ
3 orta boy soğan
3 domates
1 bağ maydanoz
tuz

Yapılışı,
Patlıcanları yıkayıp, alaca soyduktan sonra, uzunlamasına dilimleyin ve kızgın yağda kızartıp çıkarın. İnce kıydığınız soğanı bir tenceredeki yağda 2 – 3 dakika çevirin, ardından kıymayı ilave edipbirlikte 5 – 6 dakika kavurun, domateslerin yarısını doğrayıp pişirin. hazırlanan iç doğranmış 1 bağ maydanozla birlikte patlıcan dilimlerinin arasına konarak, dilimlere sarılır ve tepsiye döşenir. Üzerlerini domates dilimleri yerleştirilir, 180 derece fırında pişirilir.

Afiyet Olsu

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

"Bu geçecek!"

Bir öğrenci meditasyon hocasına gider: “Meditasyonum felaketti. Dikkatimi toplayamadım, ayaklarım ağrıdı, uykum geldi, korkunçtu!”

Hoca sakince yanıtlar: “Bu geçecek!”

Bir hafta sonra öğrenci yeniden hocasına gelir ve şöyle söyler: “Meditasyonum harikaydı! Kendimi çok farkında, çok barış dolu, çok canlı hissediyorum! Gerçekten harika!”

Hoca yine sakince yanıtlar: “Bu geçecek!”

”Önemli olan, çekirge," dedi, "ne söylediğin değil, nasıl söylediğindir…

Usta Koanzen, çırak ile beraber iken bir köylü geldi. “Büyük usta Koanzen,” dedi, “çok mutsuzum, bu yıl tarla hiç mahsul yapmadı, çocuklarım âsi, beni asla dinlemiyor, üstelik karım da beni aldatıyor…”

Koanzen gözlerini kıstı, yanı başındaki ırmakta yüzen alabalığa baktı, sonra başını kaldırıp göklerde süzülen kartala… Ve konuştu: ”Kartallar dâima yükseklerde uçar, sudaki alabalık ise kıvrıla kıvrıla yüzer…” Sonra gözlerini yumdu. Sustu. Köylü sevinçle ”Sağolun usta Koanzen,” dedi, ”bu öğretiniz hayatımı değiştirecek.” Çırak, şaşkın ve anlamsız bakıyordu bir gidene bir kalana.

Ertesi yıl aynı köylü, elinde bir sepet dolusu hamur tatlısı ile geldi büyük usta Koanzen’e… ”Sayende,” dedi, ”hayatım yoluna girdi, mahsul bu sene çok iyiydi , çocuklarım artık sözümden çıkmıyor ve karım sadık bir eş oldu.” Bin bir minnet ile hediyesini sunup büyük ustaya, gözden kayboldu… Çırak gözlerini kocaman açarak; ”Hiçbir şey anlamadım büyük usta Koanzen ,” dedi, “siz, çok basit bir şey söylediniz. Ve ben sonucun böyle olacağını hiç ummamıştım.”

Büyük usta Koanzen gülümsedi; ”Önemli olan, çekirge,” dedi, “ne söylediğin değil, nasıl söylediğindir… Şimdi oradan bir tatlı daha ver bakalım.”