Geziciyak’la Sülüklü Göl Yürüyüş Turu…

7

8

9

14

FullSizeRender

Sabah erkenden buluşma noktalarından alındık, yolda dağıtılan poğaçaları ve vişne sularını keyifle höpürdettik ve yürüyüş noktasına gelmeden önce dere kenarı bir kahvede çay molası verdik. Demli çaylarımızı yudumlarken rehberimiz Erdoğan Bey yürüyüşle ilgili tüyoları vermeye başladı, yanımıza tişört, güneş kremi, şapka, yağmurluk almamız gerektiğini hatırlattı. Çaylardan sonra yürüyüş noktamıza kısa bir süre sonra vardık.

Otobüsümüzden inip Sülüklügöl’de sonlanacak yürüyüşümüz için hazırdık artık. Grubumuz 25 kişilik ideal bir büyüklükte ve sohbeti tatlı insanlarla doluydu. Yürüyüşümüz  tırmanmayla başladı ve ben “tırman tırmanabildiğin kadar” diye içimden mırıldanmaya başladım. Çevremdekilerle konuşup gülüştüm, rengarenk çiçeklerin, yamaçların fotoğrafını çektim ve mest oldum. O arada tırmanış bitti ve dar bir patikada yürüyüşümüz başladı. Patika öyle güzeldi ki sağ tarafımız çam ve meşe ağaçlarıyla doluydu. Rehberimiz bize yabani sarmısakları gösterdi ve nasıl toplayacağımızı öğretti. Ayılar kış uykusu sırasında tuvalete gitmedikleri için bütün üre vücutlarında birikirmiş ve uykudan sonra ilk yedikleri şey bu yabani sarmısaklarmış. Vücuttan üre atma özelliğine sahiplermiş. Bu bilgilerden sonra hepimiz yabani sarmısakların avına çıktıkJ.

Dar patikada yürüyüş yaklaşık iki saat sürdü. Kimi zaman devrilmiş ağaçların altından kimi zaman üstünde geçtik. Kah fotoğraf çekmek için durduk, kah ısırgan otu toplamak için (ısırgan otu kan temizlermiş, salataya koymak için dolu dolu topladık).

Orman içi biraz aşağı inince çam ağaçlarının kesik yerlerinden akan çam sakızını gördük. Meğerse ağaç yaralarını sakızıyla tedavi edermiş, çok kuvvetli bir antibiyotikmiş. Torbamıza biraz da sakız toplayıp yola devam ettik ve nefis bir göle vardık. Gölün adı ‘’Turkuaz’’ gölüymüş. Rengi de tam adı gibi olduğundan hepimizin nefesi kesildi. Gölün içine düşen ağaçlar ve gölgeleri tam fotoğraflık olduğundan bol bol fotoğraf çektimJ.

Arkasından sSülüklügöl’e vardık ve yorgunluktan çimenlere yayılarak soluklandık. Ormanın içinde bulunmaktan ve yürüyüş yapıp bedenimizi çalıştırmış olmaktan dolayı mutluluk içindeydik. Ve nasıl sağlıklı beslenilir konuşmaları yapmaya başladık. Geceleri yatmadan önce yemek yemeyi kesmenin önemini birbirimize hatırlattık.

Yarım saat – kırk beş dakika sonra midelerimiz artık zil çalmaya başladığından göl kenarından kalktık ve şoförümüzün bize hazırlamış olduğu mangal ziyafetine doğru son bir yürüyüş yaptık.

Yürüyüşümüz bittiğinde beyaz peynir, salatalık ve içeceklerle hazırlanmış soframıza kurulduk. Rehberimiz sucuk, köfte, domates ve biberden oluşan kocaman sandüviçlerimizi verdi. Afiyetle yedik, son bir çay molası verip İstanbul’a doğru yola çıktık.

Bu güzel yürüyüş için Geziciyak firmasına teşekkür ederim. Bu tip yürüyüş gezilerine katılmanızı da şiddetle tavsiye ederim…

 

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

1 Mayıs 2015

not: Diğer turları geziciyak facebook adresinden veya http://www.geziciyak.com adresinden girerek öğrenebilirsiniz…