Bazen fırtınalar iyi gelri insana…

Ruzgar ve Gunes

Ruzgar gunesle iddiaya girer, yasli adamin pelerinini uzerinden ucurabilecegine dair…
Sonra da butun kuvvetiyle eser… yel olur…
Firtina olur, gitgide siddetini arttirir da…
Yine de birakmaz adam…
Hatta daha da sIki sarilir…bir turlu birakmaz..
Sonunda ruzgar mahcup bir sekilde pes edince…
“Bir de beni seyret” der gunes
“Hadi canim sen de” der ruzgar, benim yapamadigimi sen nasil yapacaksin ki”…
Gunes kemiklerine kadar isitinca, adam pelerine ihtiyac duymaz olur..cikarir once… sonra da bu sicakta tasimak istemeyip birakir bir agacin altina… ihtiyaci olan alsin diye…
Cogu zaman sicak bir gulumseme, icten, samimi bir yaklasimla kolayca cozebilecegimiz sorunlari, yanlis yonde cok buyuk caba sarfetsek bile cozemeyiz…
Hersey ve herkes sahip oldugu realitesine sIki sIkiya yapismak ister var olabilmek icin!…
Her zaman gunes gibi olmak lazimdir oysa…Yaradanin yarattigi dogamizda bu vardir cunku.