BAHARATLARIN DOĞRU BİLEŞENLERLE TÜKETİLMESİ TAM BİR ŞİFA BOMBASI ETKİSİ YAPIYOR..!

12341375_749951835149621_3889177455388874138_n[1]

Baharatların doğru bileşenlerle tüketilmesi halinde tam bir şifa bombası etkisi yapıyor Örneğin; kimyonu yoğurtla yediğinizde hızlı kilo veriyorsunuz…

Yemeklere sadece renk ve tat kattığını düşündüğünüz baharatların gizli kalmış o kadar çok faydaları var ki okuduğunuzda inanamayacaksınız. Hangi baharatın neye yaradığını bilmek elbette ki çok önemli ama esas olan doğru bileşeni bulup, öyle tük…etmek.

Yoğurtla kimyon: Yoğurtla birlikte kimyon yemek metabolizmayı hızlandırıyor.

Havuçla kimyon ; ise vücut direncini arttırdığı bilimsel olarak kanıtlandı.

Elmayı tarçınla tüketmek: İnsülin direncini arttırır, şeker ihtiyacını azaltır.

Zencefilli kurabiye: Kurabiyenin tüm olumsuz etkilerini yok eder. Kişiye enerji verir.

Kekikli su içmek: Kandaki şeker miktarının azalmasını sağlar.

Su ve Semen Lupini (acı bakla): Şeker hastalığına karşı vücut direncini arttırır.

Sarı kantaron çayı: Çay olarak içilen bu bitki, psikolojik sorunları ortadan kaldırıyor.

ETKİSİNİ ARTIRMAK MÜMKÜN

Biberiyeli kekler: Et yemeklerinde olduğu gibi, kek veya tahıllı ekmeklere de katacağınız biberiye, kronik hastalıklardan koruma sağlıyor.

Yumurtalı zerdeçal: İltihap giderici, kansere karşı koruyucu zerdeçal, yumurtalı, tavuklu, ton balıklı salatalarda etkisini artırıyor.

Nane çayı: Kurusu ya da tazesi fark etmez; yemeklere lezzet katar. 5 adet nane yaprağını demleyip, çay olarak içmek boğaz ağrısını hafifletir.

Kişnişli tatlılar: Tohumları tavuk yemeğinde kullanılır. Çekilmiş hali meyveli tatlılarda kullanıldığında uykusuzluğa iyi gelir.

Karabiber macunu: Bal ve soğanla birlikte macun yapılıp başa sürüldüğünde dökülen saçların yeniden çıktığı görülür

kaynak: sağlık haberleri

KALP DAMAR TEMİZLEYEN BESİNLER..!

12301527_750147461796725_7781234079765215347_n[1]

Damarları Temizlemek İçin ve Damar Tıkanıklığını Önlemek İçin Tüketmeniz Gereken Besinler Listesi

Kalp hastalıkları gün geçtikçe sağlığımızı daha çok tehdit etmeye başlıyor. Dengesiz ve yanlış beslenme neticesinde tıkanan damarlar ölüm risklerini maalesef ki artırıyor. Bu yazımızda sevgili Bilgi Doktoru okurlarımıza damarları temizleyen besinler hakkında bilgi vereceğiz…

…

Acai üzümü:
Bilhassa kolesterolü düşüren acai meyvesi kan akışını dengelemesi sebebiyle kalp için çok yararlıdır.

Tarçın:
Tam bir Antioksidan kaynağı olan tarçın, kandaki şekerin düşmesini sağlayarak damarlar için çok yararlı hale gelir. Günlük 1 çay kaşığı tarçının kandaki yağ oranını yüzde 26 oranında azalttığı belirtilmektedir.

Yeşil çay:
Yeşil çay, damarlara zarar veren oksidatif stresi azaltır ve damarların temizlenmesini sağlar. İçerdiği antioksidanlar kolesterolü düşürür ve böylece kalbi korur.

Zeytinyağı:
Akdeniz ülkelerinde kalp rahatsızlıklarının görülme oranının daha az olması zeytinyağı kaynaklıdır. İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde ileride oluşacak bazı raharsızlıkları engeller ve tansiyonu düşürür.

Brokoli:
K vitamini ile lif bakımından zengin olan brokoli, kolesterolü ve tansiyonu düşürür. K vitamini damarlardaki kalsiyum oranını da dengeler.

Badem:
E vitamini, çözünebilen lif ile tekli doymamış yağlar bakımından olabildiğince zengin olan badem, içerdiği antioksidanlar sayesinde damarlardaki hasarı önler.

Yulaf:
Yulaf, kolesterolü düşürerek damarların temizlenmesine yardımcı olur. Öğünlerinize yulafı ilave etmenizi tavsiye ederiz.

Zerdeçal:
Zerdeçal, damarların temizliğinde en faydalı baharatlardan biridir. Bunun yanı sıra damar sertliğini engeller ve yağ depolanmasını önler.

Kuşkonmaz:
Kuşkonmaz, damarlardaki baskıyı azaltarak kan akışını hızlandırır. Ayrıca damar tıkanıklığı ve enflamasyona da iyi gelmektedir.

Nar:
İçerdiği antioksidanlar sayesinde nar, kan akışını arttırır ve damarların tıkanmasını engeller.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

SABAHLARI KİLO VERMENİN 4 YOLU..!

12314698_750558118422326_8572818605036132687_o[1]

Erken uyanıp egzersiz yaptığımızda metabolizmamız güne hızlı başlar. Ayrıca bize kahvaltıda sakinlik sağlar, bu da gün için güç ve enerji anlamına gelir.Sabahları Kilo Vermenin 4 Yolu

Kilo vermenin nelere mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Zor fedakarlıkların yanı sıra kilo vermek yaşam tarzında ve alışkanlıklarda değişiklikleri gerekli kılar; bu da sadece görünümümüzü değil, hayat kalitemizi de güzelleştirecektir.

Bu paylaşımımızda size sabah alışkanlıklarını değiştirerek kilo vermenin yollarından bahsedeceğiz. Denemeden geçmeyin!

1. Güne erken uyanarak başlasak?

Normalden erken uyanmak emek ister ve çok da kolay değildir… Peki bu ekstra saatin gününüze nasıl katkı sağlayacağını bilmek ister misiniz? Çok fazla!

Erken kalkarak daha iyi bir kahvaltı ederiz, egzersiz yapabiliriz ve güne daha rahat başlarız. Herkes arada sırada çılgın sabahlar yaşar ve her şeyi aceleyle yapar, kahvaltı dahi etmeden kapıdan çıkar. Ama bu kesinlikle iyi bir şey değil.

Eğer kafanızda belli bir saat yoksa bile yarından başlayarak yukarıda bahsettiğimizi uygulamaya koyun. Denemeye değer, yavaş yavaş kilo verdiğinizi göreceksiniz!

2. Vücuda verebileceğiniz ilk doğal içecek

Çok iyi. Erken kalkmayı başardık. Peki şimdi kilo vermek için ne yapacağız? Vücudunuza detoks yapacak ve metabolizmayı arttıracak doğal bir içecek hazırlayın. İşte dört seçenek:

Limonlu ılık su. Bir limonun suyuna ve biraz suya ihtiyacınız var. Bundan en iyi şekilde yararlanmak için suyun çok sıcak veya soğuk olmamasına özen gösterin.

Zencefil çayı. Şifalı bitkileri sever misiniz? O zaman zencefil kökü favorileriniz arasında olmalı. Kilo vermek, şişliği azaltmak, detoks ve bazen uyandığınızda gelen baş ağrılarından kurtulmak için birebir.

Ballı, acı biberli yeşil çay. Yeşil çay ve acı biberi karıştırmak kilo vermeye yavaş yavaş ivme kazandırır. Bayılacaksınız.

Mavi oolong çayı. Bu çay kilo vermek için sık kullanılır oldu. Aktarlarda kolayca bulabilirsiniz, yeşil çay kadar ekonomik olmasa da sonuçları için denemeye değer. Haftada 3 kez içebilirsiniz, antioksidanlar açısından çok zengindir ve görünümümüzü düzeltmeye yardımcı olur.

Aloe veralı ananas suyu. Bu güne başlamak için harika bir kombinasyon, çünkü toksinleri attırır ve vücudu temizler. Sabahları size iyi hissettirecek çok güzel bir karışım.

3. Biraz sabah egzersizi

Harika, erken kalktık ve güne başlamak için temizleyici içeceğimizi içtik. Şimdi, sonrasında kahvaltıyla takviye edeceğimiz bir atıştırmalık daha var. Şimdi vücudu hareketlendirelim. Aşağıda bir kaç seçenek sunacağız:

Sabahları sadece 10 dakikaya ihtiyacınız var ve bunu ekmek almaya gitmek, köpeğinizi gezdirmek veya aynı şeyi yapan bir arkadaşla buluşmak için bir bahane olarak kullanabilirsiniz.

20 dakika yürümek. Koşamıyorsanız, aynı etkiyi yaratacak 20 dakikalık bir yürüyüşü tercih edin. Ne kadar iyi hissettiğinizi göreceksiniz.

Evde egzersiz.  20 dakika mekik çekin veya bacaklarınızı ve uzuvlarınızı güçlendirmek için esnetin. Olay sadece kendinizi buna teşvik etmekte. Eğer günlük bir alışkanlığa dönüştürürseniz, zamanla daha kolaylaşacak.

Bu egzersizleri tamamladıktan sonra bir duş alın. Nasıl rahatladığınızı göreceksiniz.

4. Düzgün bir kahvaltı

Kahvaltı zamanı geldi, ve iyi beslenmeliyiz. Kapsamlı, dengeli ve çeşitli bir kahvaltı. Unutmayın kahvaltıyı atlayan insanlar daha yavaş bir metabolizmaya sahip olurlar. Kahvaltıyı atlayarak metabolizmalarını yavaşlatırlar ve sonuç olarak kilo alırlar.

O zaman kahvaltı yapmanın kilo vermek için çok önemli olduğu konusunda karara vardık. Detoks içeceğimizi içtik, biraz egzersiz yaptık ve duş aldık. Şimdi acele etmeden yemenin zamanı geldi. Peki kahvaltı için ne hazırlayacağız?

5 kahvaltı opsiyonumuz aşağıda, içlerinde bolca lif, vitamin ve kasları güçlendirmek için protein var.

Bir kap yeşil elmalı ve cevizli yulaf. Birkaç damla zeytinyağı ile haşlanmış yumurta.
Tam tahıllı ekmeğe avokadolu ve hindi göğüslü sandviç. Bir bardak doğal taze sıkılmış portakal suyu.

Yulaf suyu ile bir bardak kahve. Sarımsaklı omlet ve armut suyu.
Kesilmiş erik ve ceviz ile yoğurt. Tam tahıllı, zeytinyağlı, sarımsaklı tost ekmeği. Kahve, kızılcık suyu veya nar suyu.
Bir bardak doğal meyve suyu: 8 üzüm, 4 çilek, 1 erik. Tam tahıllı ekmeğe haşlanmış yumurtalı ve iki kiraz domatesli sandviç.

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın

kendi-kendine-k-20152805101604899[1]

 

İç-Konuşma Nedir?

Kendimizle her gün (dakikada 150 ila 300 kelime olmak üzere) 50000 kelime konuşuyoruz. Bu kelimeleri okurken, aynı zamanda kendinizle de bir diyalog halindesiniz. Bir yandan bu yazının sizde bıraktığı etkileri kendinizle tartışıyorsunuz, bir yandan da bugün yapmanız gereken şeyler veya gelecekle ilgili kaygılar dikkatinizi dağıtıyor. Bu iç düşünme ya da iç konuşma zihnimizin bilinçli bölgesinde meydana gelir.

Çoğu insanın bilincinde olmadığı şey ise iç konuşmalarımızın bilinçaltımıza verilen komutlar olduğu. Bilinçaltımızın görevi zihnimizin bilinçli bölgesi tarafından verilmiş emirleri taşımak. Bilinçaltımız günde 24 saat haftada 7 gün boyunca bizim kişisel hizmetimize amadedir.

İç-Konuşma Nasıl İşe Yarar?
Denizi geçmekte olan bir gemi hayal edin. Geminin kaptanı yüksek sesle emirlerini söylüyor, tayfa da bunları yerine getiriyor. Tayfaların içeride, geminin nereye gittiğini, neyle karşı karşıya kalacağını bilmeden bu görevleri yaptıklarını düşünün. Kaptan bilinci, tayfa ise bilinçaltını simgeliyor.

Yani kaptan tayfaya şu emirleri verdiğinde:

“Tam gaz ileri, 15 derece kuzeye, vs”,

Tayfa sadece şu şekilde karşılık verir: “Emredersiniz, kaptan” ve emirleri eksiksiz yerine getirmeye çalışır.

Tayfa geminin bir buzdağına doğru mu gittiğini, yoksa başka bir gemiyle mi çarpışacağını, ya da hedefine mi yöneldiğini önemsemez. Emirler hiçbir şekilde yargılanamaz ve kaptan sorgulanamaz. Gemi metaforu bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi iyi bir şekilde gösterir. Bunlar iki farklı akıl değil, aynı aklın iki parçası olarak açıklanabilirler.

O yüzden, kendimize ne söylediğimiz ya da kendimizi nasıl tanımladığımız düşüncenin bilinç düzeyini çıkış noktası olarak alır. Eğer sürekli olarak şunları söylersek;

“İsimleri hiç hatırlayamıyorum”
“Evliliğim dağılıp, gidiyor”
“Yeteri kadar param hiçbir zaman olmayacak” vs…

Bunlar siz farkına varmasanız da bilinçaltına yöneltilen talimatlar oluyor. Bilinçaltımızın görevi de durmak bilmeden talimatları gerçekleştirmeye çalışmak olunca, bu problemler iyice su üstüne çıkıyor. Bilinçaltımız talimatların bizim için iyi veya kötü olup olmadığına karar veremiyor, sadece ondan istediklerimizi yerine getiriyor.

İç Konuşma Neden Önemlidir?
Şunu hemen not alalım: “Hayatta istediğimiz şeylere değil, beklediğimiz (umduğumuz) şeylere sahip oluyoruz”. Şunu fark etmemiz de çok önemli: “kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) iç konuşmamız ile yaratılır ve kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) hayatın her alanındaki performansımız için belirleyici olur.”

Kendimizle ilgili yüzlerce görüşümüz olabilir. Aşçılık yeteneğimizle ilgili iyi bir görüşümüz vardır, örneğin “çok iyi yemek pişiririm”, sosyal yeteneklerimizle alakalı kötü bir görüşümüz olabilir “insanlarla arkadaşlık kurmada zorlanırım. İlk defa karşılaştığım bir insanla iki kelime edemem.” Bunları söyledikten sonra bilinçaltımız kendimizle ile görüşümüzü tutarlı hale getirmeye çalışıyor. İyiye doğru da olabilir bu, kötüye de.

Düşüncelerinizi Değiştirerek Hayatınızı Değiştirin
Biz dünyaya bir inançla, bir tutumla ya da bir fikirle gelmedik. Bizler bomboş bir gemiydik. Sağcı veya solcu değildik. Ne galatasaraylıydık, ne fenerbahçeli, ne de beşiktaşlı. Dünyanın nasıl olması gerektiğine dair inançlarımız yoktu. Ailemizden, çevremizde aldığımız verilerle beraber kendimizle ilgili görüşlerimiz oluşmaya başladı. Zirveye çıkacağımıza inandığımız ya da tam tersine başarılı olamayacağımıza dair fikirlerimiz zihnimizde belirginleşti. 6 yaşımıza geldiğimizde kendimizle ilgili erken dönem görüşlerimizin çoğu oluşmuştu bile. Ama bunlar başkalarından duyduklarımızla değil, iç konuşmamızda bunları nasıl yorumladıysak öyle şekil bulmuştu.

Kendi iç konuşmamız kendimizle ilgili görüşümüzü oluşturuyor ve kendimizle ilgili görüşümüzle performansımız arasında direkt bir ilişki var. Yaşamımızın herhangi bir alanında performansımızı ve etkinliğimizi artırmak istiyorsak, kendimizle ilgili görüşümüzü geliştirmemiz lazım.
Arzuladığımız sonuca ulaşmamızı sağlayacak dili yaratarak kendimizle ilgili görüşümüzü yukarı taşıyabiliriz. Yenilenmiş iç konuşmamızı tekrarlayarak bilinçaltımıza talimatları göndermeye başlayalım. Bilinçaltımız da yeni görevleri yerine getirmek için hemen çalışmaya başlayacaktır.

Bilinçaltımız asla yargılamaz. Doğru mu yanlış mı diye bir tartışmaya girmez, bizim için iyi olup olmayacağını hesaplamaya kalkışmaz. Zihnin bilinçli bölgesi tarafından ona ne söylenmişse onu yapar.

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın

Kaynak: Gülçin Özcandan alınmıştır

IMDb 2015’in En İyilerini Belirledi: İşte Bir An Önce İzlenmesi Gereken Filmler ve Diziler

MDb’nin her yıl belirlediği yılın en iyi filmleri ve dizileri listesi merakla bekleniyordu ve sonunda açıklandı. Çok fazla sürprizin olduğu söylenemeyeceği listede eksikleriniz varsa vakit kaybetmeden izlemeye koyulmak gerek. 👍

#10 Yenilmezler: Ultron Çağı / Avengers: Age of Ultron

#10 Yenilmezler: Ultron Çağı / Avengers: Age of Ultron

IMDb: 7.6

Demir Adam, Thor, Kaptan Amerika, Hulk, Nick Fury, Black Widow ve Hawkeye’ın yeniden bir araya gelmesinin nedeni bu kez Ultron’dur. Bu sıkı düşmana karşı koymaları hiç kolay olmayacaktır. Scarlet Witch, Quicksilver, War Machine ve Vision’dan yardım almaları gerekir.

#9 Karınca Adam / Ant-Man

#9 Karınca Adam / Ant-Man

IMDb: 7.5

Marvel’ın uçarı karakteri Karınca Adam da beyaz perdeye dahil oldu. Özel bir formül ve kostüm sayesinde karınca kadar küçülebilen kahramanımızın seriye dönüşecek ilk filmi En İyi 10’a girmeyi başarıyor.

#8 Ex-Machina

#8 Ex-Machina

IMDb: 7.7

Ex Machina, yapay zeka konulu filmler arasındaki yerini sağlama almayı başaran bir yapım. Şaşırtıcı senaryosuyla yılın en dikkat çeken filmlerinden biri olmayı başardı.

#7 Kingsman: Gizli Servis / Kingsman: The Secret Service

#7 Kingsman: Gizli Servis / Kingsman: The Secret Service

IMDb: 7.7

Stardust, Kick-Ass ve X-Men: First Class filmlerinin yönetmeninden yine beğeni kazanan bir iş daha! Bu yıl ajan filmi bolluğu vardı, bu listeye girerek türevlerine göre ön plana çıkmayı başaran bir yapım oldu.

#6 Me and Earl and the Dying Girl

#6 Me and Earl and the Dying Girl

IMDb: 7.9

Yılın sürpriz yapımlarından biri. Bol görsel efektli gişe filmlerinin arasından sıyrılarak hak ettiği şekilde en iyiler arasına girmeyi başarıyor. Rachel adındaki bir kızın kanser olmasıyla başlayan dokunaklı arkadaşlık öyküsü konu ediliyor.

#5 Sicario

#5 Sicario

IMDb: 8.0

Filmin yönetmeni Denis Villeneuve, son yıllarda yaptığı işlerle ciddi anlamda ses getirmeyi başardı. İçimdeki Yangın, Prisoners ve Enemy gibi filmlere imza atmasının ardından Sicario da övgü dolu eleştiriler aldı.

#4 Straight Outta Compton

#4 Straight Outta Compton

IMDb: 8.1

1987 yılında California’daki Compton sokaklarından NWA (Niggaz Wit Attitudes) adında 5 genç adamdan oluşan bir grup çıkar ve hayat hakkındaki isyankar görüşleri ile kendi müziklerini kullanarak Hip Hop kültüründe bir devrim yaparlar. Biyografi türündeki yapımı Adalet Peşinde, İtalyan İşi filmleriyle tanıdığımız F. Gary Gray yönetiyor.

#3 Marslı / The Martian

#3 Marslı / The Martian

Andy Weir’ın çoksatan romanından uyarlanan film, kitabı kadar iyi olmayı başardı. Ridley Scott’ın son yıllardaki en iyi işlerinden biri.

#2 Çılgın Max: Öfkeli Yollar / Mad Max: Fury Road

#2 Çılgın Max: Öfkeli Yollar / Mad Max: Fury Road

IMDb: 8.2

George Miller efsanesi Mad Max, yıllar sonra eskisini aratmayacak kalitesiyle beyaz perdedeki yerini aldı. Mel Gibson’ın yeri ayrı tabii ki ancak oyuncu kadrosundan kimsenin şikayeti olmadığı da ortada.

#1 Ters Yüz / Inside Out

#1 Ters Yüz / Inside Out

IMDb: 8.4

Pixar imzalı bir yaratıcı hikaye daha tüm zamanların en iyi animasyonları arasındaki yerini aldı. IMDb’ye göre 2015’in en iyi filmi!

#10 “The Flash”

#10 "The Flash"

IMDb: 8.3

The Flash, tüm zamanların en iyi süper kahraman dizileri arasında ilk üçte gösteriliyor. Üstelik daha 2. sezonunun başlarında olmasına rağmen. Akıllara zarar kurgusu sayesinde bölümleri peş peşe izlemeden edemiyorsunuz.
“My name is Barry Allen. And I am the fastest man alive. I am…The Flash!”

#9 “True Detective”

#9 "True Detective"

Her sezon farklı bir kimliğe büründüğünü bildiğimiz True Detective’in 2. sezonu ilk sezonun gölgesinde kalsa da iyi bir sezon geçiren diziler arasındaki yerini korumaya devam ediyor.

#8 “Fear the Walking Dead”

#8 "Fear the Walking Dead"

IMDb: 7.5

The Walking Dead’in kardeş dizisi, orijinal yapımla aynı evrende geçiyor fakat Georgia yerine Los Angeles’ı mesken tutuyor. Sade fakat izlemeye değer bir ilk sezonu geride bıraktı.

#7 “Orange is the New Black”

#7 "Orange is the New Black"

Nişanlı bir kadının 10 yıl önce tanıdığı bir uyuşturucu satıcısı yüzünden tutuklanıp hapse düşmesi ve burada turuncu hapishane kıyafetlerine bürünüp hiç alışık olmadığı bir yaşama başlaması konu ediliyor. 3 sezonu geride bırakan bir dizi.

#6 “American Horror Story”

#6 "American Horror Story"

IMDb: 8.3

Şu anda 5. sezonu yayınlanan dizi, her yıl olduğu gibi bu yıl da ses getirmeyi başardı. Bunda Lady Gaga‘nın da etkisi yadırganamaz.

#5 “Narcos”

#5 "Narcos"

IMDb: 9.0

Hiç kuşkusuz ki NetFlix dizileri bu senenin en çok konuşulan dizilerindendi. Uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın hayatının anlatıldığı Narcos da bunlardan biri.

#4 “Daredevil”

#4 "Daredevil"

Bir diğer NetFlix dizisi Daredevil de başarılı yapımlar arasındaki yerini aldı. Bu süper kahraman dizileri furyasında film versiyonuyla karizması çizilen kahramanımız, diziyle birlikte gerçek kimliğine bürünmeye başladı.

#3 “Arrow”

#3 "Arrow"

IMDb: 8.1

Zengin bir ailenin çocuğu olan Oliver Queen, yatıyla çıktığı geziden sonra denizde kaybolur ve öldüğü düşünülür. Fakat beş yıl sonra tamamen değişmiş biri olarak evine döner. Tek bir amacı vardır; maskesini takıp şehrindeki kötülerin sonunu getirmek.
4. sezonu yayında olan dizi ayrıca The Flash ile aynı evrende geçiyor ve  zaman zaman ortak bölümleri oluyor.

#2 “The Walking Dead”

#2 "The Walking Dead"

IMDb: 8.6

6. sezonundaki TWD, son bölümüyle birlikte sezon arasına girdi ve heyecan dolu bir anda biterek yeni bölümü için ardında sabırsızlanan izleyiciler bıraktı. Bu yıl temposunu kaybettiği eleştirileri artsa da yine en iyiler arasındaki yerini koruyabildi.

#1 “Game of Thrones”

#1 "Game of Thrones"

 

IMDb: 9.5

Jon Snow’un akıbetinin aylarca konuşulduğu bir dizinin ilk sırada olması çok da şaşırtıcı olmasa gerek. Nisan’ı bu kadar çok bekleyen insan olmasının nedeni ilkbahar değil, Game of Thrones‘un yeni sezonudur.

Yaşamdan Gelen Sinyaller

quality-life[1]

Arabanızda frenler tutmuyorsa evren size nerde durmasını bilmiyorsun’ diyor..
Silecekleriniz çalışmıyorsa neyi görmek istemiyorsun? diyor..

‘Telefonunuz arızalıysa iletişim kanallarında sorun var, kime söylemek istiyorsun da söyleyemiyorsun?’ diyor..

‘Arabanızda vuruklar, çarpmalar varsa öfkelisin, kendini ve kızgın olduğun herkesi affet’ diyor..
Evinizde su boruları devamlı patlıyorsa, musluklardan su sızıyorsa yaşamındaki kaçakları gösteriyor.. (Para, sağlık, huzur vs.)
Elektrikle ilgili sorun varsa karanlıktasın, aydınlat kendini diyor..

Veee bedenimiz işte harika makinemiz..
Biz hayatımızdaki kullandığımız araçlar arızalanınca insanlarla ilişkilerimiz bozulunca, yaşamın bize verdiği mesajları hala anlamadıkça…
Yaşam, son çare olarak mükemmel bir makinemiz olan bedenimizle hayatımızdaki sorunları göstermeye çalışıyor..
Ancak hastalanınca duruyoruz.. Bana ne oluyor böyle diyoruz..

Neden hasta olunca farkına varıyoruz? Çünkü yaşamla ilişkimiz bir şekilde kesiliyor..
İşimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz hayattan keyif alamıyoruz..
‘Evet yaa, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni’ diyorsunuz..
Yaşamın size söylediklerini dinlemek için illa hasta olmayı mı bekliyorsunuz..
Kanser olduğunuz zaman mı en nefret ettiğiniz kişiyi affedeceksiniz..
Öleceğinizi bilirseniz mi yapmak istediğiniz şeyler için kendinize zaman ayıracaksınız, kızmayı, söylenmeyi bırakacaksınız..
Hastalıklar sizin düşüncelerinizle yaşamınızda yaratmış olduğunuz sıkıntıların sonuçları ve bu düşünceler sahip olduğunuz yaşam alanlarınızı güçlü bir şekilde etkiliyor..

Öncelikle şunu da belirtmek isterim, yaşamımızdaki bu nedenleri görmemek için kendimize bahanelerde uydururuz..
Soğuk bir şeyler içtim bu yüzden boğazım ağrıyor..
Acılı yedim bu yüzden midem ağrıyor vs..
Daha önce neden soğuk içtiğinizde veya acı yediğinizde bu ağrılar yoktu..
Kendinize dürüst olun ve yaşamın size verdiği bu ipuçlarını kullanın..
Sonuçta sadece kazançlı çıkarsınız

alıntı

Türk Edebiyatı Yazarlarından Çaresizliği En İyi Anlatan 28 Söz

en, içinde bulunduğu çaresizlik çığ gibi büyüyor. Büyüyor da nefes alamıyorsun o çaresizliğin içerisinde. Seni anlayacak birilerine sığınmak istiyorsun, olmuyor… Kelimeler düğüm düğüm oluyor, konuşamıyorsun. Tam o sırada kitaplara sığınıyorsun. Kendini buluyorsun her cümlede, satır satır…

İşte Edebiyatımızın En Ünlü Yazarlarından İliklerimize Kadar Hissettiğimiz Çaresizliği Anlatan 28 Söz:

#1

#1

Sonra çıkıyorsun dışarı,
bakıyorsun güneş hala tepede. 
Yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun:
“Ne yapalım, kısmet değilmiş…” 

Sabahattin Ali

#2

#2

Bekle dedi, gitti.
Ben beklemedim, o da gelmedi…
Ölüm gibi bir şey oldu,
ama kimse ölmedi…

Özdemir Asaf

#3

#3

 

Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni.

İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım;
Kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.

Oğuz Atay

#4

#4

Her insan kendisi olması karşılığında topluma bir bedel öder. 
Az ya da çok ama mutlaka bir bedel…
Kimse bedelsiz kendi olamaz.
Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır…

Murathan Mungan

#5

#5

Kurtulmaya gelmedik dünyaya. Daha da saplanmak için buradayız. Dibine kadar. Onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce.

Hakan Günday

#6

#6

 

Adın üç kez geçti saçma sapan bir filmde
Yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
Otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
“Anne” dedim, hadi çay koy da içelim…

Ali Lidar

#7

#7

Hayatım bir film olsaydı,
izlerken ya uyuyakalır ya da yarısında çıkardım.

Murat Menteş

#8

#8

 

Elinden bir şey gelmemenin acısını iniş takımları olmayan melekler bilir.
Bir arabanın farlarına kilitlenip kalmış sincaplar bilir.
Suyun dibine ağır ağır çöken taşlar bilir.
Matkapla göğsünün ortasına açılmış bir pencere düşün. Perdeyi aralayıp kendi yarandan bakıyorsun dünyaya.
Eskisi gibi acımıyor ve de asıl bu acıtıyor…

Emrah Serbes

#9

#9

İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde; 
“Korkma” desin diye…

Ece Temelkuran

#10

#10

Ömrüm boyunca, ikinci el eşya satan bir dükkanın vitrinine bakar gibi baktım hayatıma.

Yekta Kopan

#11

#11

Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yanım yok.
Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. Hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için.
Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.
Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İşyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz.
Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım…

Tezer Özlü

#12

#12

 

Sustu… Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti.
Biliyordu,
Anlamazlardı…

Yusuf Atılgan

#13

#13

İnsanlar kötüydü, kitaplara sığındım…

Cemil Meriç

#14

#14

Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.

Reşat Nuri Güntekin

#15

#15

Kaybettiğim şey benim için o kadar büyüktü ki ilk önceleri bunu bir türlü anlayamadım. Ne de hayatımdaki neticesini ölçebildim. Sade içimde simsiyah çok ağır bir şeyle dolaştım durdum. Sonra bu haraplığa daha başka bir duygu, bir çeşit kurtuluş duygusu karıştı. Bir baskıdan kurtulmuştum. Emine bir daha ölemezdi. Hatta hastalanamazdı da. Orada zihnimin bir köşesinde olduğu gibi kalacaktı. Hayatımda birçok şeyler daha beni korkutabilir, başıma türlü felaket gelebilirdi. Fakat en müthişi, onu kaybetmek ihtimali ve bunun korkusu artık yoktu. Her an onun hastalığının arasından etrafa bakmayacak, o azapla yaşamayacaktım.”

‘Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. artık hürdüm.’

Ahmet Hamdi Tanpınar

#16

#16

İnsanlar tuhaftır; fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa, mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar.

Halid Ziya Uşaklıgil

#17

#17

Yatağına yatınca yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan, anla ki yalnızsın.
Yanında kim olursa olsun…

Aziz Nesin

#19

#19

Koşarsın koşarsın da varamazsın hani;

İçindeki umut varamadığın kadar büyür.

Hasan Ali Toptaş

#20

#20

 

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın…

Nazım Hikmet

#21

#21

Hayat ne garip değil mi? Birisi “Arabamı hazırlayın” diyebilirken, diğeri “Abi 25 kuruş eksik, binebilir miyim?” diyor.

Can Dündar

#22

#22

vücudunun %70’i su olan bir canlının nasıl olur da içi yanar?

Ece Ayhan

#23

#23

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
Yıkadılar, aldılar, götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.

Cemal Süreya

#24

#24

Ömür dediğimiz nedir ki?
Çay bardakta,
soğuyana dek geçen zaman…

Can Yücel

#25

#25

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır.

Üşüyorum, kapama gözlerini…

Ahmed Arif

#26

#26

Ben incecik bir yazıydım, sana döküldüm,
sana yazıldım. Katlandığında kendine sen, 
ben içinde kaldım,
bir papatya kurusu gibi dilsizim işte.

Birhan Keskin

#27

#27

 

Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.

Didem Madak

KIŞ AYLARININ VAZGEÇİLMEZİ BOZANIN TARİFİ..

12341425_750324905112314_1722219965963849753_n[1]

Kışı kış yapan yiyeceklerin başında gelen boza, soğuk kış günlerinde üzerindeki taze kavrulmuş leblebi ve toz tarçınla içinizi ısıtacak.

İçeriğinde sindirim için yararlı bakteriler ve yoğun miktarda B vitamini bulunduran boza, protein ve karbonhidrat açısından oldukça yoğun bir besin maddesi.

…

MALZEMELER

2 su bardağı kalın bulgur
1/2 su bardağı pirinç
6 su bardağı su

Maya karışımı için:

1 tatlı kaşığı yaş maya
1 yemek kaşığı toz şeker
1 su bardağı ılık süt

Kıvamını ayarlamak için:

1 su bardağı toz şeker
5 su bardağı su

Servisi için:

1 su bardağı leblebi
1 yemek kaşığı tarçın

Püf noktası:

Bozayı; güneş görmeyen, karanlık ve serin bir ortamda mayalanması için bekletmeye dikkat edin. Isı, bekleme esnasında bozanın tadını olumsuz yönde etkileyecektir.

Pişirme önerisi:

Bozayı tatlandırmak ve kıvamını ayarlamak için; sonradan katacağınız toz şeker ve suyu azar azar ekleyin. Kıvam ve tadını aralarda kontrol edin. Kıvamını yeterli buluyorsanız tüm suyu eklemeyebilirsiniz ancak buzdolabında muhafaza edeceğiniz boza, bekledikçe koyulaşmaya devam edecektir.

NASIL YAPILIR?

Bol suda yıkadığınız pilavlık kalın bulgur ve pirinci, derin bir tencereye aktarın. Suyunu katıp, iyice yumuşayana kadar orta ateşte kaynatın.

Püre haline gelen bulgurlu pirinç karışımının suyunu süzdürdükten sonra ince delikli bir süzgeçten geçirin. Posa kısmını kullanmamak üzere atın.

Süzgeçten geçirdiğiniz bulgur lapasını tamamen soğuması için oda ısısında uzun bir süre bekletin.

Bozanın ekşimesini sağlayacak olan maya karışımı için; ılık süt, yaş maya ve toz şekeri ayrı bir kapta karıştırın.
Oda ısısında soğuyan lapa karışımını büyük boy bir tencereye aktarın. Hazırladığınız maya karışımı ile karıştırdıktan sonra kapağını kapattığınız tencerede, güneş görmeyen bir ortamda 24 saat kadar bekletin.
Mayalanması için beklettiğiniz boza karışımının kapağını ara sıra açıp, havalanmasını sağlayın.
Uzun süre bekleyen bozaya toz şekeri ve sonradan ilave edeceğiniz suyu azar azar ekleyip, kıvamını ayarlayın.
Tercihen soğuması ve bir parça daha kıvam alması için; buzdolabında beklettiğiniz bozayı, kavrulmuş leblebi ve tarçın ilavesiyle servis edin. Sevdiklerinizle paylaşın.

kaynak: sağllık habrleri

12 Aralıkta Reiki 1. Seviye Eğitimine Bekliyorum…

12278921_850225028423814_7111373503409477369_n[1]

12 Aralıkta  Reiki 1.Seviye Eğitimine Katılırsanız

Eğitim sonunda evrensel şifa enerjisiyle uyumlanmış  kendinize ve sevdiklerinize şifa verebilir hale geleceksiniz.

Çakralar hakkında temel bilgileri

Reiki ahlak kurallarını hayatımıza nasıl uyumlayacağımızı

Bir başka kişiye şifa verirken ellerimizi nasıl tutmamız gerektiğini öğreneceksiniz

Oda ve iş yerini negatif enerjiden temizleyebilecek

Evden çıkmadan kendinizi nazara (negatif enerjilere) karşı koruma altına alabileceksiniz

Ayrıca eğitim sonunda eğitim dökümanı ve reiki müzik cdsi ve sertifika alacaksınız

Haydi ne duruyorsunuz facebook hesabım olan Anette İnselberg e özelden mesaj atın yerinizi ayırtın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

Seni Eve Bırakim Mi Geç Oldu…

12039340_10153597568324618_7071016007790449931_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sarılmanın Gücü: Sağlığınıza Faydaları

Sarılınan kişiye ilaveten, sarılan kişi için de olumlu etkileri vardır sarılmanın. Ve unutmayın… pozitif etkiler fiziksel kontakttan sonra da devam eder.

Sarılmanın Gücü: Sağlığınıza Faydaları

 

Kim sarılmaktan hoşlanmaz ki? Bizim bakış açımızdan yorumlamak gerekirse, sarılmak harikadır ve eminiz ki birçoğunuz şu an bunları okurken, sarılmanın yaratabileceği mükemmel duygu konusunda bize katılıyorsunuz. Peki ama, sarılmaktan niçin bu kadar hoşlanıyoruz? Bugunkü yazımızda size, sarılmanın güçlerini anlatacağız ve hem sarılan hem de sarılınan kişinin sağlığı için sağladığı pozitif etkileri açıklayacağız.

Sarılma herhangi birinden gelebilir, bu bir arkadaşınız olabilir, bir aile üyesi veya sevdiğiniz bir insan olabilir, partneriniz veya size sadece sempati duyan bir kişi olabilir. Bu kucaklaşma, insan doğası açısından bakıldığında, en temel etkileşim göstergesi olarak kabul edilmektedir. Okumaya devam edin ve sağlığa olan etkileri ile birlikte sarılmanın gücü hakkında önemli bilgileri keşfedin.

Kucaklamanın Duygusal Faydaları

Araştırmalar göstermektedir ki; sarılmak, beynin endorfin isimli hormonu salgılamasına yol açan bir eylemdir ki bu da vücut genelinde daha iyi iyileşmeye olanak veren bir hormondur. Buna ilaveten, kucaklaşmak refah hissi oluşturan ve kan basıncını düşüren ve hatta kadınlarda menstrual ağrıları azaltabilen bir terapi yöntemidir. Bir sarılma, ayrıca baş ağrısını hafifletebilir ve kaygı, stres veya depresyonu azaltabilir. Özsaygıyı inşa edebilir, sinirleri sakinleştirebilir, yalnız olmadığınızı size hatırlatıcıdır, uyuyamama problemini tedavi edebilir, korkuyu yenmede yardımcı olabilir, duyguları teşvik edicidir, size keyif verir, ruhu sakinleştirir ve hatta bazı insanlara göre, yaşlanma sürecini yavaşlatıcıdır ve iştahı kontrolünde etkilidir. Hepsinden sonra, ”Bir kucaklama bize hangi şekillerde yarar sağlar?” diye sormayı düşünecek misiniz?

 

2-sarılmak

Bir diğer insanı kucaklamak, vücuda ayrıca pozitif psikolojik etkileri de olan bir olaydır. Oksitosin hormonunun gizli gücü bunlardan biridir. Oksitosin, ilave veya yapıştırma hormonu olarak da bilinmektedir ve sadece çocuklar için değil, her yaştan insan için yaşam kalitesini arttırıcıdır. Kucaklamanın birçok faydası vardır ve ”kucaklama terapisi” depresyonu veya diğer psikolojik düzensizlikleri tedavi etmede kullanılmaktadır.

Sarılma; ayrıca seratonin ve dopamin gibi başka hormonların da salgılanmasını sağlamaktadır ki bu hormonlar vücuda; huzur, sağlık ve sakinlik vererek yatıştırıcı etki yapmaktadırlar. Fakat daha ilginç kısmı; bu etki sadece kucaklaşma anı esnasında değil fiziksel temastan sonra da devam eder. Araştırmalara göre bir ilginç not olarak: Kucaklaşma ve dokunuşların, kadınlar üzerinde erkeklere nazaran daha büyük etkilerinin olmasıdır, ancak buna rağmen her iki grup da bu durumdan olumlu olarak etkilenirler.

Kathleen Keating tarafından yazılan ”Sarılma Terapisi” isimli kitaba göre; sarılmak size sadece kendinizi iyi hissettirmez, aynı zamanda çocukların zihinsel ve entellektüel gelişimleri ve korkuların üstesinden gelebilmeleri açılarından da çok önemlidir. Sarılmak aynı zamanda, yaşlanmayı geciktirici bir faktördür.

Keating’ in kitabına göre:

”Fiziksel kontakt, sadece memnun edici değildir, aynı zamanda psikolojik, duygusal ve fiziksel sağlığımız açısından da gereklidir. Kişinin, toplum içerisindeki memnuniyetini ve sağlığını arttırıcıdır. Sarılmak, çok özel çeşit bir dokunma yöntemidir ve kendinizi daha iyi kabul edebilmenizi ve diğerleri tarafından daha iyi kabul edilebilir hissetmenizi sağlar.”

Özetlemek gerekirse; sarılmanın faydaları nelerdir?

  • Koruma: İnsanlar olarak, kırılgan varlıklarız ve her zaman korunmak isteriz. Bunu ise, bir sarılmadan daha fazla sağlayabilecek bir şey yoktur.
  • Kendine Güven: Kendinize güvendiğiniz zaman, zorluklarla karşılaşmaktan korkmazsınız. İyi bir kucaklaşmadan sonra, hiçbir şey sizi durduramaz.
  • Güvenlik: Güven hissi, günlük yaşantımız içinde çok önemlidir. Hatta bunu amaçlarınıza ulaşabilmekte, ihtiyacınız olan kendinize güveni sağlayabilmek için yakıtınız olarak bile kabul edebilirsiniz.
  • Güçlülük: Eğer güçlü hissediyorsanız, bu enerjiyi sarıldığınız diğer insanlarla ve çevrenizdekilerle de paylaşabilirsiniz.

Son Olarak;

Kucaklaşmanın ardındaki anlam her ne olursa olsun, herkes ne şekilde sarıldığını ve kendine ne şekilde sarılındığını bilir ve psikolojik yararlar da bu şekilde gelir. Bir arkadaştan gelecek bir kucaklama neşeli olabilir ancak partnerinizden gelecek bir kucaklama, daha oyuncu veya daha canlandırıcı olabilir. Ne olursa olsun, asla bir kucaklamayı geri çevirmeyin!

kaynak: sağlığa bir adım

Ballı Su İçmenin Faydaları

Çoğunuz balın faydalarına ve güzellikte kullanımına alışkınsınızdır. Bal çok sağlıklı bir besindir, içerdiği maddeler hastalıklara karşı savaşmanızı, sağlığınızı daha iyi hale getirmenizi sağlar. Hatta, suyla karıştırıldığında ve düzenli tüketildiğinde etkileri daha güçlü bir hale geliyor.

Çoğu araştırma, balın suyla karıştırılmasının ve düzenli tüketilmesinin faydalarını onaylıyor. Bu yazımızda size, aç karnına ballı su içmenin faydalarını anlatacağız.

Kilo Verin

Bal insanı tok hissettirir ve bu şekilde abur cubur yemeyi kontrol etmenizi sağlar. Bir yemek kaşığı balı suda çözmek sizi tok hissettirerek ve beynimizdeki şeker açlığını yöneten bölgeyi kontrol ederek, kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Kireçlenme ile Savaşın

vücut

Kopenhag Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, ballı su içen katılımcıların dakikalar içerisinde acı ve ağrılarında azalma olduğunu göstermektedir. Bu sebepten dolayı, kireçlenmeye, eklem iltihaplarına bağlı olan ağrılarla savaşma ve bunu engellemede ballı su önerilmektedir.

Kolesterol Seviyesini Düşürün

Başka bir araştırma da yüksek kolesterole sahip olan insanların kolesterol seviyesini 2 saat içerisinde %10’a kadar düşürebildiğini göstermiştir. Su ve bal kalp hastalıkları ve dolaşım problemlerine engel olabilir. Bu karışımın faydalarını görmek için, katılımcılar 2 yemek kaşığı balı yaklaşık yarım litre su ile tüketmişlerdir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirin

Balın içindeki antibakteriyel ve antibiyotik içerikler nezle ve gribe sebep olan bakteri ve virüslerin vücuttan savuşturulmasına yardımcı olur. Aç karnına ballı su içmek, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için harika bir yöntemdir ve bütün hastalıklara karşı faydalıdır.

Yorgunluğa Karşı Savaşın

bal

Suyu bal ile karıştırıp içmek yorgunluk ve halsizlik semptomlarıyla savaşmaya yardımcı olur. Suyun içinde çözülmüş bal, vücuda canlılık ve dirilik verir, beynin çalışmasını arttırır ve bizi hareketli tutar.

Enerjinizi Yükseltin

Ballı su aynı zamanda enerjiyi yükseltme özelliğine de sahiptir ve bu sebepten fiziksel performansını arttırmak isteyenlere yardımcı olacaktır. Piyasada bir çok enerji içeceği olmasına rağmen, bu içecekler vücuda zararlı maddeler içermektedir ve bu da sağlığınızı etkileyebilir. Doğal enerji kaynağı olmasından ötürü ve diğer önemli besin değerlerinden dolayı ballı su çok daha iyi bir seçenektir.

Ekstra Yararları

bal ve kaşıkkaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Nasıl Bir Adamın Peşine Takıldık…

12342431_926676434048162_2487270242832300662_n[1]

MİSAFİRHANE/ Mevlana

mzl.wixzsmmq[1]

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.

Bir sevinc, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak birşeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.

Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.

Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.

Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.

Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.

İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

dans-eden-kadın[1]
Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.
Pasteur kuduz asısını bulduğunda 60 yaşındaydı.
Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.
Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.
Goethe, en büyük eseri Faust’u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.
Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Lepanto Savaşı” adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.
Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83’du.
Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir.
İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.
Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.
Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir. Seneler cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır.
Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.
Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar. Nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler.
“Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece insan genç sayılır.”
William GLADSTONE