Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem,
Boşuna yaşamış olmayacağım.
Bir yaşamdan acıyı alabilirsem,
Ya da bir acıyı hafifletebilirsem,
Ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem, …
Boşuna yaşamış olmayacağım…
EMILY DICKINSON
Uzak durun bizden, sabrımızı zorlamayın yeter
1. Şapırdatarak yiyip höpürdeterek içenler.


3. Bilgisi olmasa da her şey hakkında fikri olup boş konuşanlar.

4. Satıcılar ile emir kipiyle konuşup rica etme becerisinden yoksun olanlar.


6. Konu her ne olursa olsun karşısındaki ile kavga ediyormuş gibi yüksek sesle konuşanlar.

7. Bir kez reddetmene rağmen hala ısrar etmeye devam edenler.

8. Trafikte gerekli gereksiz her şeye korna çalanlar.

9. Parası, kariyeri ve popülerliği olunca adam oldum sanan ne oldum delileri.

10. Sürekli birileri tarafından beğenilme ve pohpohlanma ihtiyacı duyan kişiler.

11. Her muhabbette konuyu siyasete bağlayanlar.

12. Direksiyon başındayken arabada bulunanların sürekli müdahale etmesi.

13. Karşısındakinin lafını bölmeden konuşmayı/tartışmayı beceremeyenler.

14. Kendi hayatından çok başkalarının hayatıyla ilgilenip yorum yapanlar.

15. Haksız olduğunu bildiği halde özür dilemeyip kendini haklı çıkarma uğraşında olanlar.



Kara Mürver hanımeligiller familyasından gelen ve ender olarak otsu karakterde olan bir bitki cinsidir. Diğer isimleri Kara mürver, Şifalı mürver, terleme çayı, Patlangıç, Sambucus, Elder Sureau olarak bilinir. Bu bitkinin şifalı olarak adlandırılmasında, hastalıklarda iyileştirici ve vücut direncinin arttırması gibi bir çok nedenden kaynaklandığı belirtiliyor.
Bu şifalı bitkinin yararları saymakla bitmez. Ancak sizlere belli başlı olanları saymak isteriz:
Tırnaklarınız belki de size bazı sorunları ve hastalıkları göstermektedir. Tırnaklarınıza bakın ve iyice kontrol edin. Tırnaklarınızın rengi, şekli ve bir değişiklik size sağlığınızla ilgili bazı ipuçları verebilmektedir.
İşte, tırnaklardaki hastalık habercisi 7 işaret;
1- Tırnakların zayıf, kırılgan veya ikiye ayrılması:
Eğer tırnaklarınız sürekli ve kolay bir biçimde kırılıyorsa tiroitlerinizin çalışmasında bir problem olabilir. Tiroitler metabolizmayı, büyümeyi ve enerjiyi düzenler. Düzgün çalışmaması ya da az hormon üretmesi tırnaklarınızın yavaş uzamasına, kolay kırılmasına ve saç dökülmesine neden olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılıyorsa bu sorunu basit bir kan testi ile belirleyebilir, tiroitle ilgili sorunlarınızın tedavisine başlayabilirsiniz.
2- Tırnakların üzerindeki beyaz çizgiler:
Bu çok karşılaşılan bir durumdur ve genellikle protein ya da diğer gıdaların eksikliğinden kaynaklanabilir. Yatay beyaz çizgiler böbrek hastalığı ve karaciğer ile ilgili problemlere de işaret edebilir.
3- Morarmış tırnaklar:
Parmak uçlarının yeterli miktarda oksijen almaması tırnakların morarmasıyla anlaşılabilir. Doktorlara göre bu durum solunum veya damarlarla ilgili bir problemin işaretçisidir. Bazı kişilerde soğuk hava nedeniyle kan dolaşımı yavaşlar ve tırnaklarda morarma olur. Tırnaklardaki morarma sürekliyse ve geçmiyorsa kan dolaşımında bir sorun olabilir ve doktora başvurmakta fayda vardır.
4- Tırnaklarda renk solması:
Tırnak etlerinizin çok beyaz olması soluk tırnaklar demektir. Bu, kan hastalığı olan aneminin olmasına işaret edebilmektedir. Anemi hastalığı, düşük demir nedeniyle oluşmakta ve kanda oksijen yetersizliğine sebep olmaktadır. Bundan dolayı da ciltte ve dokularda özellikle tırnak altı dokularının soluk olmasına sebep olur.
Tırnak rengi ile ilgili böyle bir solukluk sezdiğinizde bunu gidermek için yeşil sebzeler, kırmızı et ve fasulye gibi demir yönünden zengin besinler tüketilmelidir. Tırnakların soluk olması diyabet ve karaciğer problemlerini de işaret edebileceği için, bir hekime görünmekte fayda vardır.
5- Tırnakların sararması ve kalınlaşması:
Mantar enfeksiyonunun karakteristik özelliği kalınlaşmış ve sararmış tırnaklardır. Bunlar daha çok tırnak yatağına yayılmaktadır. Tırnak altındaki enfeksiyonun harici ilaç tedavisi ile iyileşmesi zordur. Bu nedenle de oral alınan ilaçlarla tedaviye başlanması gerekmektedir.
6- Tırnaklarda siyah çizgiler:
Koyu kahverengi veya siyah dikey çizgiler cilt kanserinin habercisi olabilmektedir. Her kanser türünde olduğu gibi bu kanserde de erken teşhis önemlidir ve tırn aklardaki siyah çizgileri dikkate alarak doktora görünmek önemlidir.
7- Tırnakların çukurlaşması:
Tırnaklarda olan çukurlaşmalar ve minik delikler sedef hastalığının habercisi olabilir. Sedef hastası olan kişilerin tırnak yatağında hücre kümelenmesi meydana gelir. Bu durum tırnak yüzeyinin de pürüzlenmesine sebep olur.
Çoğunlukla ilgilenmediğimiz ama ortamlarda “ya bu burç mevzuları bence çok şey… ama bazıları tutuyor, evet” diyerek konuya dahil olduğumuz astroloji kültürü, öyle ya da böyle hayatımızın bir parçası. “Burçlara inanmıyorum ama bir Susan Miller var.” diyen de, “bana böyle saçma şeylerle gelmeyin” şeklinde söylenen adam da, “abicim şimdi sen iki aydır maaş alamıyorsun ya, hani sevgilin seni aldatıyormuş ya, üstüne bir de ev sahibin seni kapıya koymaya kalkmış ya…heh işte bunlar hep Merkür Retrosu yüzünden…” dediğinizde “ha tamam o zaman” diyerek sakinleşebiliyor. Hal böyle olunca; öğrenilen astroloji kaynaklı bir takım benzerlikler de insanı oldukça şaşırtıyor. O benzerliklerden biri de aynı burç insanlarından duyabileceğiniz ayrılık demeçleri. İşte sizin için her burç insanının terkedilirken verdiği şahsına münhasır 12 tepkiyi derledik:

Bir Koç burcunu terk etmeye mi kalktınız? Challenge accepted! Ne yapıp edip, sizi barışmaya, ilişkiye yeniden başlamaya ikna edecektir. Yeni başlangıcınızda bir ay kadar pamuk gibi bir insana dönüşecek olan Koç, en ummadığınız anda ayrılmak istediğini söyleyecek, kendi kendiyle girdiği iddiayı kazanarak rahatlamak isteyecektir. Bu bir ay içinde de kendine B planı yapmayı ihmal etmeyen Koçlar, asla yalnız kalmazlar.

Boğalar ve aşık oldukları insanlar arasındaki bağ, koalalar ve okaliptüs bitkisi arasındaki bağ ile aynıdır. Sizi sevmekle kalmaz, tüm hayatını sizin üzerinize kurar. Dolayısıyla terk etmeye kalktığınızda dünyası alt üst olur. Sizinle birlikte yaptığı ileri tarihlerdeki planları ise bozmaz. Çünkü 10 yıl da geçse bir gün ona döneceğinizi düşüp, içten içe hep sizi bekler. Hatta döneceğiniz gün size söyleyeceği tirat bile hazırdır. Normal şartlarda da boğazlarına düşkün olan Boğalar, ayrılık acısının hırsını da yine yemekten çıkarırlar. Her ayrılık , Boğalar için en az 7 kilo fazlalık demektir.

Kendi kendini en hızlı teselli ve tedavi edebilen burç İkizlerdir. Sizi ve o ayrılık anını beyninden kazımak için elinden geleni yapacaktır. Bunu da bardağın dolu tarafını görmeye odaklanarak halledecektir. Beraber yaşanılan güzel anılar, romantik geceler yerine beyninde sadece sizin kötü taraflarınız, aslında onu tiksindiren huylarınız dönmeye başlayacaktır. Zaten çok dışa dönük insanlar olan İkizler burçları, hayatın sizsiz daha güzel olduğuna sizi bile ikna edebilir.

Kadını da erkeği de son derece anaç olan Yengeç burçları, sizi sevgililiğinizin 3. günü kardeşiyle, 7. günü annesiyle tanıştıracağı için terk edilme acısını da aile boyu çeker. Sizinle sevgili olmadan önce, içinden “hımmm bundan iyi eş olabilir” onayı verdiği için terk edişiniz onun için bir şok, hiç olmadık bir durumdur. Önemli nokta ise şudur; yengeçler mağduru oynamayı iyi bilir. Bu sebeple gelip size barışalım demeyecek, sizin gelip barışmak için yalvarmanızı sağlayacaktır.

Aslan burçları için terk edilmek hiçbir şeydir, imaj ise her şey! Ayrılığın onun için şiddeti ne olursa olsun hem sizin yanınızda hem de başkalarının yanında durumu önemsemez görünecektir. Zira korumak zorunda olduğu bir imajı vardır ve onu sarsmaya kimsenin gücü yetmez. Ama hırs yapmaktan da kendini alıkoyamaz. Gezer, tozar, gecelere akar ve çok kısa bir süre içinde yeni birini bulur ve bu yeni birine sizi nasıl terk ettiğini uzun uzun anlatır. He sizi hiç mi düşünmez? Düşünür. Kendisinin zaten size birkaç beden büyük olduğunu, onu taşıyamadığınız için ayrılmak istediğinizi sık sık düşünür.

Terk edilen Başak ilişkide neyin yanlış gittiğini enine boyuna analiz edecektir. Bu analiz sırasında önce evi silip süpürecek, dağlar gibi birikmiş ütüleri sıfırlayacak, banyo fayanslarını parlatacak, perdeleri yıkayacak, camları silecek, gerekirse evi yıkıp baştan inşa edecek; bu sırada ona sizi hatırlatan ne kadar eşya, hediye vs varsa dinamitle patlatacaktır. Terkedilmenin ardından hayatında yeterli hijyene kavuşan Başak, aslında bu ilişkide de diğerlerinde olduğu gibi yine yıpranan, hakkı yenen, emeğinin karşılığını alamayan, bütün kavgalarda mutlak haklı kişinin kendisi olduğuna karar vererek, bünyesini soğumaya bırakır.

“Kendine duygusal” diye tanımlayabileceğimiz teraziler, aşkını da kavgasını da ayrılığını da dibine kadar yaşamayı severler. Asla “ağamıyorum gözüme bir şey kaçtı” tribine girmez, yanınızda da kalabalıkta da rahat rahat göz yaşı dökerler. Bir teraziyi kolay kolay terk edemezsiniz. Muhakkak kendini size bir yerlerden hatırlatır. Ummadık yerden karşınıza çıkar, ummadık anda -ama işle ilgili- maili gelir, “rüyamda gördüm iyi misin?” mesajı atmaz ama “ahahahah ilahi ya ne tatlısın…ay pardon sana atmışım mesajı yanlışlıkla” tuzağına bile bile düşer. Zaten bir teraziyle en az 4 kere ayrılır 8 kere barışırsınız. Sonunda o sizden bıktığında ilişkiye noktayı koyar.

Sanılanın aksine akrepler delirmiş gibi hayata sadece intikam duygusuyla yaklaşmazlar. Evet intikam onların ilgi alanıdır ama aslında Akrepler sadece “önemsemedikleri” insanlardan intikam alırlar. Zira yaratılışları gereği yüksek egolu varlıklardır ve o kadar da sallamadıkları biri tarafından terkedilmeyi hazmetmekte zorlanırlar. Akrebin en büyük intikam silahı ise hafızasıdır. Asla ama asla hiçbir şeyi unutmaz. Gerçekten sevgi beslediği biri tarafından terk edilen Akrep ise önce içine kapanır, sonra aşırı dışa dönük davranır, en sonunda da bu olay hiç yaşanmamış gibi yoluna devam eder.

Hayatta çok az şeyi ciddiye alan Yay burçları, terk edilme mevzusunu da çok fazla önemsemeyecektir. Hatta sizin onu terk ettiğiniz o dramatik an esnasında, çok alakasız bir şeyi düşünüyor olma ihtimali bile yüksek. Onu terk edişinizin 2. haftasında tüm kaygısızlığı ile “ya benim yeşil beremi gördün mü?” , “şimdi kesin ayrıldık değil mi?”, “hayır netleştirelim de ona göre eve birileriyle gideceğim” şeklinde mesaj atmasının sebebi budur. Yaylar için net olmak çok önemlidir. Terk ediyorsanız adam gibi terk etmelisiniz; “bir süre yalnız kalıp düşünmek istiyorum” diye gidip, bir ay sonra “hadi ben döndüm” dediğinizde kendinizi aldatılmış olarak bulursunuz.

Bir Oğlak burcunu terk etmeye niyetliyseniz, elinizde ciddi doneler olmalı. Gerekirse ayrılık kararınızı Powerpoint sunumu ile açıklamalısınız. Ayrılık kararınızı başta büyük bir olgunlukla karşılayacak olan Oğlaklar, daha sonra uzun süreli sessizliğe bürünecektir. Başkalarının onlar hakkında ne düşündüğünü fazlaca önemseyen Oğlaklar için, “yalnız kalmaya ihtiyacım var”, “artık sevmiyorum” gibi soyut bahaneler içinden çıkılmaz depresyon gecelerine yol açar. Kan kusar, kızılcık şerbeti içtim derler, asla etraflarına bu travmayı belli etmezler. Dünyanın en inat varlıkları olan Oğlaklar bir daha asla sizinle barışmayacaktır, bunu da dikkate almayı unutmayın.

Terkedilmiş gibi değil de, kendisi terk etmiş gibi tepkiler verir. Arkadaş ortamında ayrılığını “oh çok iyi oldu kurtulduğum, zararın neresinden dönersem kardır…” şeklinde anlatır. Oysa eve gidince Baby Tv izlerken bile ağlar. Bütün fotoğrafları, telefon numaranızı, yazışmalarınızı, size ait olan her şeyi siler. Sonra açtığı sahte hesaplarla çaktırmadan takip etmeye çalışır. Onun için sevgiliyken kör, terk ettiğinizde ise badem gözlü olursunuz. Terk edilen Kovalar, başka kollarda moral bulmakta zorlanmazlar. Zaten pek yedeksiz gezmezler.

Aşk hayatını, bebesini kartal kapan Fatma Girik dramıyla yaşamayı seven Balıkların, ayrılık şokunu yaşamaları da ayrı bir sinema filmidir. Onu terk etmek için sebebiniz ne olursa olsun, Balıklar mevzuyu “zaten başından beri sen beni hiç sevmedin” seviyesine kadar indirgerler. Hazırlıklı olun, bir süre Facebook’ta Özdemir Asaf şiirleri paylaşacak, süzülen gözyaşlarını fotoğraflayıp size gönderecek, gecenin körü, sabahın düdüğü demeden mesajlar atacak, size ulaşamadığı yerde arkadaşlarınıza, komşularınıza, Almanya’daki halanıza dadanacaktır.
kaynak: listelist.com Ayşe Göynük
Ben mutlu olmayı seçiyorum
Ben huzurlu olmayı seçiyorum
Ben sağlıklı olmayı seçiyorum
Ben başarılı olmayı seçiyorum
Ben kendimi ifade etmeyi seçiyorum
Ben kendimi sevmeyi seçiyorum
Ben kendime değer vermeyi seçiyorum
Ben affetmeyi seçiyorum
Ben bolluk ve bereketi seçiyorum
Ben ilahi aşkı seçiyorum
Ben ilahi akışa güvenmeyi seçiyorum
Ben sağlıklı olmayı seçiyorum
Ben kalbimin rehberliğini seçiyorum
kaynak: akademika psikolojik danışmanlık

Dolapları, kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan giysilerle doludur. Özgüvenlerini ve o gün nasıl hissettiklerini yansıtan kıyafetler giymeyi severler.
2. Tutku doludurlar.

Her şeyi tutku ile yaparlar. Erkekler, bu kadınların yanında kendilerini ‘rahat’ değil, ‘canlı’ hissederler.
Birlikte oldukları erkeğe heyecan ve sürprizlerle dolu bir ilişki yaşatırlar. Eğer ‘vasat’tan yanaysanız, bu kadından uzak durun. Macera peşindeyseniz, onu takip edin!
3. Kurtarılmaya ihtiyaç duyan küçük bir kız gibi davranmazlar.

Erkekler, “kahraman” olmayı severler; bu yüzden de çoğu erkek korunmaya muhtaçmış gibi duran kadınlarla birlikte olmayı tercih eder. ‘Göz korkutucu’ kadınlar ise kendilerinin kahramanı olmayı yeğlerler, çünkü kendilerini gerçekten koruyabilecek tek kişinin yine kendileri olduğunun farkındadırlar. Hesabı bir erkeğin ödemesine ihtiyaç duymaz veya onay isteğiyle hareket etmezler. Özgürlükleri onlar için en önemli şeydir ve bunu kabul etmeyecek biriyle birlikte olamazlar.
4. Dikkat çekerler.

Özgüveni yüksek bir kadın, doğal olarak pek çok kişinin dikkatini çeker. Kim olduklarını bilen bu kadınlar, etrafa adeta ışık yayarlar. Kimse izlemiyormuş gibi dans eder ve şaka yapmaktan çekinmezler. Diğer kadınların aksine insanların onlar hakkında ne düşündükleri ile ilgilenmezler.
Eğer egosunun okşanmasını seven ve güvensizlikleri ile mücadele eden bir erkekseniz, böyle bir kadınla mutlu olamamanız yüksek ihtimal.
5. Açık ve nettirler.

Kendilerini ifade etmek konusunda sıkıntı çekmez ve kim olduklarını gizlemezler. Onları oldukları gibi kabul etmediğiniz sürece, hayatlarına dahil olamazsınız. Çoğu insan oyun oynamaktan hoşlanmadığını söyler; ancak gerçekten açık sözlü insanlarla karşılaştıklarında da kaçmayı tercih eder.
6. Mücadelecidir.

Eğer yaraları olmayan birini istiyorsanız, bu kadın size göre değil. Bu tip kadınlar geçmişlerinin kendilerini güçlendirdiğini düşünür. Kaybettikleri şeyler, hayattaki her şeyin değerini bilmeyi öğretmiştir onlara. Onları üzmüş olan insanlar, aynı zamanda onlara affetmeyi öğretmiştir.
Yaraları onlar için bir yol haritası çizer. Bilge bir adamın bir zamanlar dediği gibi: “Zevkten öğrenebileceğimin çok daha fazlasını acıdan öğrendim.”
7. Sevgileri çok güçlü olur.

Gerçek aşka inanırlar. Kendilerini güçlü bir sevgiye açık olan insanlara adamayı tercih ederler. Sevdikleri için her şeyi yapar ve kendilerini ona teslim ederler. Karşısındakini olduğu gibi kabul eder ve olayları bir de onun bakış açısından görmeye çalışırlar. Ve en önemlisi, sevdikleri için savaşmayı asla bırakmazlar. Basit bir aşk arayan insanlar bu kadının aslında oldukça saf olan tutkusunu korkutucu bulabilirler.
8. Bencilliğe değil, fedakarlığa inanırlar.

Zaman zaman, sevdikleri insanlar için hayata dair planlarını değiştirmeyi tercih ederler. Başka insanları güçlendirmek onlar için önemlidir. Karşılaştıkları her insan onlara bir sey katmıştır ve her zaman her durumda onlara yardım etmeye hazırdırlar. Bu kadına ‘sahip’ olmayı beklemeyin; çünkü sevdikleri herkese aittirler.
9. Size bir şeyler öğretebilirler.

Eğer egonuz büyükse ve bir kadının size bir şeyler öğretmesi ihtimalini erkekliğinize bir darbe olarak algılıyorsanız bu kadın size göre değil.
Bu gezegendeki kısa hayatı boyunca edindiği deneyim ve derslerle size pek çok şey öğretebilir.
10. ‘Göz korkutucu’ olsalar da onlar da insandır.

<a href=”http://img-0.onedio.com/img/2r0/5688420a90b2984033d907a4.jpg” target=”_blank”><img src=”http://img-0.onedio.com/img/bound/2r0/5688420a90b2984033d907a4.jpg”/></a>
Rahat bir hayattansa, tutku dolu bir hayatı tercih edin. Cesur ve farklı olun, kendinizi başkaları için değiştirmeyin. Sizi olduğunuz gibi kucaklamaya hazır insanları bulun. Toplumun yüzyıllar önce belirlediği kurallara uygun değil, kendi uygun gördüğünüz şekilde yaşayın. Çünkü siz… değerlisiniz.
Soğanın mucize etkisi…!
Soğanın bu etkisini biliyor musunuz?
Mor soğanın faydaları. Yıllarca mutfaklarımızın kilerinde yer alan Mor soğanın faydaları saymakla bitmiyor. Belki içinizden şöyle diye bilirsiniz” ne soğanmış arkadaşım” ama tam olarak öyle. İşte sizler için hazırladığımız Mor soğanın faydaları…
…
Bir ailenin yaşadıkları soğanın önemini gözler önüne seriyor. “1919 yılında, dünyada 40 milyon kişi ‘grip’ten öldüğünde, bir doktor birçok çiftçiyi griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder. Birçok çiftçi ve ailesi grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır. Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farklı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya, bir tabak içine ‘soyulmamış’ bir ‘soğan’ koyduklarını söyler.Doktor buna inanamaz ve bu ‘soğan’lardan birini alarak laboratuvarda mikroskop altına koyarak inceler ve ‘soğan’ın içinde ‘grip’ virüsünü görür. Soğan’ açıkça ‘grip’ bakterisini absorbe etmiş (içine çekmiş) ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.Bu öyküden alınacak ders, bir miktar ‘soğan’ almanız ve evinizin çevresinde bir yerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.”
Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler.
-Boğaz iltihabı tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Bu maksatla hazırlanan macundan günde üç çorba kaşığı tüketilmeli.
-Kan yapımına yardımcı olur. Kalp çarpıntısını giderir. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir.
-Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler.
-Şeker hastalığına karşı bol miktarda mor soğan yenir. El ve ayak tırnaklarının çabuk kırılmasında, tırnakları sık sık mor soğan suyu ile ovmak gerekir.
-Kesik ve yanık yaralarının mikrop almaması için mor soğan suyu sürülür.
-Ayak bacak karın göğüs ve ellerdeki şişmelere karşı günde üç defa yemeklerden önce birer çorba kaşığı soğan suyu içilir.
-Burun kanamalarını durdurmak amacıyla soğan yumrusu ikiye kesilir yarısı burnun önüne bağlanır.
-Çıbanları olgunlaştırmak için soğan yumrusunu oluşturan yapraklar haşlanarak çıban üzene konur.
-Nasırları yok etmek için sirke içerisinde kaynatılan mor soğan nasır üzerine konarak bağlanır ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.
Dizanteri veya bağırsak iltihaplarına karşı çiğ yumurta sarısı taze tereyağı iyice ezilmiş kimyon tohumu ve fazla miktarda soğan suyu karıştırılıp günde üç defa birer çorba kaşığı yenir.
İdrar yolları ağrılarında taze kesilmiş ve ısıtılmış soğan sıcak sıcak ağrıyan yerin üzerine konur ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.
-Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir.
![sal[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/01/sal1.jpg?w=780)
Şalgam suyunun tadından ve acılığından şikayet edenler aslında ön yargılı davranıyorlar, şalgam suyunu içtikten birkaç dakika sonra o …acılık nefis bir lezzete dönecektir. Doğal vitemin ve minerallerle yüklü bu mucizevi içecek bir çok açıdan sağlık için faydalıdır.
Yabancılar şalgam suyunuTürklerin milli içeceği olarak görürler. Şalgam suyu tek başına tüketilmez, çok acı olur bu yüzden farklı sebzelerle karuştırılmkatadoır.
Şalgam suyunun hazırlandıktan hemen sonra taze olarak tüketilmesinde büyük fayda vardır. Başka sebzelerle birlikte karıştırıldığında mükemmel bir potasyum deposuna dönüşür. Bunun yanında şalgam suyu A ve K vitaminleri açısından da zengindir.
Günlük olarak tüketilen şalgam suyunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz.
Şalgam suyu karaciğer ve mesane sorunlarını giderecek çok zengin besinler içermektedir, günde bir bardak tüketilmesi bu tür sorunları ortadan kaldırabilir.
Şalgam suyunun içerdiği bileşenler bünyede bulunan toksinlerin kolayca dışarı atılmasını sağlar bu işlem de kanserle mücadele gücünü arttırır.
Düzenli olarak şalgam suyu tüketimi obezite sorununu giderir.
Şalgam suyunun anemi hastalığına iyi geldiği söylenmektedir.
Yüksek miktarda C vitamini içermesi solunum yolu hastalıklarına iyi gelir, bronşları açar,astım ataklarının şiddetini azaltır.
Şalgam suyu vücutta terle ile meydana gelen kötü kokuları giderebilir.
Şalgam suyu kalp sağlığını korur, kan pıhtılaşmasına engel olabiliri damar sağlığı için önemli bir besin kaynağıdır.
Felç ve inme hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Şalgam suyunun içerdiği zengin maddeler böbrek taşının düşürlmesine katkı sağlayabilir.
Şalgam suyu sinir sitemi üzerinde de önemli etkileri vardır, sinir sistemini güçlendirir, stresle mücadelede bünyeye yardımcı olur.
Bol miktarda potasyum ve kalsiyum içeren şalgam suyu kemik sağlığını da korumaktadır.
Flavonoid açısından da zengin olan şalgam suyu, kılcal damarların sağlığını korur, kanamalara karşı güçlendirir.
Kolon kanseri ve kolon tümörlerine alternatif tevai olarak kullanılabilir.
Şalgam suyu çeşitli cilt sorunlarını giderebilir.
Akneler karşı şalgam suyu etkili olabilir.
Kış aylarında soğuk aldınlığından kaynaklanan grip, nezle gibi sorunların önlenmesine veya bunların tedavisinin edilmesine ciddi katkılar sağlayabilir.
Şalgam suyunun faydalarından maksimum derecede faydalanmak için evde doğal yollarla hazırlamanızı öneririz. Marketlerde satılan şalgam suyunun ne kadar sağlıklı olduğu herkesin malumu, marketlerdeki şalgam suları belki çok sağlıklı ortamlarda üretilmiş olabilir ama uzun süre beklemesi özelliğinin bir kırmını yitirmesine neden olur. Bu yüzden en mantıklı, ucuz ve sağlıklı yöntem, şalgam suyunun evde hazırlanması.
Şalgamın Zararları: Şalgamın bazı durumlarda yan etkileri olabilir. Genelde aşırı tüketime bağlı olarak bazı sağlık sorunlarına neden olmasına rağmen genelde güvenle tüketebileceğimiz bir besin kaynağıdır.
————————————————-
Olası bazı zararları şunlardır.
Troid bezi sorunları olan kişiler kısıtlı olarak tüketmelidirler. Şalgamın içerdiği goitrogens adlı maddeler hasta olan troid bezlerine daha fazla zarar verebilir. Böyle sorunları olanlar şalgam tüketiminden kaçınmalıdırlar.
Kükürt bleşenleri içerdiği için şişkinlik ve hazımsızlık sorunlarına neden olabilir.
Mide sorunları olanlar, ülser gibi, tüketimine dikkat etmelidirler.
Tavsiyeler
Şalgam yılın her mevsiminde tüketilmesi mümkün besin kaynaklarındandır. Özellikle kış aylarında daha fazla tüketilmektedir. Bunu sebebi yüksek miktarda içerdiği C vitaminin soğuk algınlıklarına iyi gelmesi ve koryucu özelliğinin olmasındandır.
Şalgam suyu yorgun bir iş gününden donra bünyeyi dinlendiri, kasları ve sinir sitemini rahatlatır. Bu yüzden düzenli olarak tüketilmesinde fayda var.
Mutlu yıllar! Yeni yılda yenilik kararları almak adettendir. Bu kararların genelde yerine getirilemediği biliniyor. Ancak yaşam stilinizi değiştirmek ve sağlığı…nızı korumak üzere aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz.
1- Gazlı içecekleri bırakın.
Obezite, diyabet, kalp hastalığı, karaciğer hasarı, osteoporoz ve reflü gibi hastalıkların gazlı içecek tüketimiyle bağlantılı olduğu biliniyor. Bu içecekler yerine su, maden suyu, çay veya kahve gibi daha sağlıklı içecekleri tercih edin.
2- Günde 8 saat aralıklı 2 öğün beslenin.
Bu şekilde beslenmenin sağlık için pek çok yararı var. Kilo vermek, hastalıkların önlenmesi, insülin direncinin kırılması, mitokondriyal işlevlerin iyileştirilmesi ve hücrelerin hasar görmesinin önlenmesi bunlardan bazıları.
3- Her gece 8 saat uyuyun.
Uykusuzluk sağlığınızı birçok açıdan bozuyor. Öncelikle bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkisi var ve bu nedenle kronik hastalık riski artıyor. Günde 6 saatten az uyumak yüksek tansiyon ve kalp krizinden ölüm riskini yükseltiyor, iştah kontrolünü zorlaştırarak ve leptin hormonunun üretimini azaltarak kilo alımına neden oluyor. Uykusuzluk melatonin hormonu üretimini azaltıyor. Melatoninin çeşitli görevlerinden biri de kanser hücrelerinin kendi kendilerini öldürmesi sürecini tetiklemek.
4- Sağlıklı yağ ve lif tüketimini arttırın.
Sağlıklı yağların içinde doymuş yağlardan olan tereyağı ve diğer hayvansal yağlar da var. Serbest dolaşan hayvanların sütünden yapılan yereyağı ve süt ürünleri sağlıklıdır. Kuruyemişler hem içerdikleri sağlıklı yağlar hem de lifli olmaları açısından tüketilmelidir. Ayrıca daha fazla lifli sebze tüketimi sağlığımız için önemli olan bakterilerimizi de besler.
5- Fermente sebze yiyin.
Fermente sebzeler doğal detoks maddeleridir. Probiyotik desteklerinden daha fazla sağlıklı bakteri içerdiklerinden bağırsak florasını iyileştirmek için çok yararlıdır. Ağır metalleri ve diğer toksinleri uzaklaştırmaya yardımcı olan bağırsak bakterileri B vitaminleri ve K2 vitamini üretimi ve emilimini de sağlarlar.
6- Daha az oturun daha fazla yürüyün, vücudunuzun esnekliğini arttırın.
Oturarak çalışıyor olsanız bile sık sık yerinizden kalkın. Esnekliği arttırmak için pilates, yoga gibi egzersizler yararlı olacaktır.
7- D Vitamininizi ölçtürün.
D vitamini eksikliği veya yetersizliği diyabet, insülin direnci başta olmak üzere pek çok sayıda önemli hastalığa nden olmaktadır. D vitamininizi ölçtürün ve yükseltmek için takviye edin.
8- Besin açısından yoğun olan protein tüketin.
Protein sağlığınız için esastır, enzimler, hücre reseptörleri gibi maddelerin ana bileşeni, kas ve kemiklerin yapı taşıdır. Protein tüketiminde kalite miktardan önemlidir. Serbest dolaşan, doğal biçimde yetişen hayvansal kaynaklardan olduğu gibi bitkisel kaynaklardan da kaliteli protein alınabilir.
9- Günde 5-10 dakika meditasyon yapın.
Stresle başa çıkmanın en iyi yollarından biri de meditasyondur. Stresin, pek çok hastalığın oluşumundaki rolü göz önüne alınırsa meditasyon, EFT (Emotional Freedom Technique) gibi stresle başa çıkma teknikleri sağlığımıza yardımcıdır.
10- Başkalarına yardım edin ve toplumda aktif olun.
Gönüllülük başkalarına yardım etmenin olduğu kadar kendinize yardım etmenin de bir yolu. Araştırmalar gönüllü çalışmaların çeşitli hastalıkları önleyerek yaşam süresini uzattığını gösteriyor. Bu aynı zamanda hayatınıza anlam ve amaç katmanın en iyi yolu.
Unutmayın, çoğu yeni yıl kararı şu veya bu nedenle uygulamaya geçmez. Bu sene daha sağlıklı yaşamak doğrultusunda hayatınızda değişiklikler yapın, bu size mutluluk getirecektir.
Temizlik yaptım bugün…
Hem de tüm benliğimde.
Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.…
Görmenizi isterdim…
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye…
Geçmişimden de bir parça kalsın istemiyordum.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu.
Sevindim…
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum…
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,
İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini, toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
Eee… ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı , ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an. Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim, almadan verip, beklemeden sevseydim…
Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım.
Bir bebek şefkatiyle , öperek, severek, okşayarak…
Ve onları yaşamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan,
pişmanlık duymadan çıkardım…
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım.
Yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.
Güzel kokular geliyor içimden…
Saçlarım hep parlak gibi dururdu ama parlak değilmiş.
Ellerim her zamankinden daha yumuşak,
Tenim hiç olmadığı kadar duru,
Bir su gibi sesim…
Temizlik yaptım bugün.
Bahar temizliği…
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim…
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim.
Sağlık ektim, bol sıhhat.
Korkusuzlukları ektim alabildiğine.
Saatlerce ektim korkusuzluğu
Çılgınlık ektim, doğallık.
Sonsuzluk…
Bağışlama ektim.
Aşk ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana.
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil.
Olduğu gibi kabullenme…
EDWARD MORRISON
Kaynak: Charlotte Gabay Facebook sayfası