STRES VÜCUDUNUZU NASIL ETKİLİYOR?

1913936_792618307549640_700677505173595219_n[1]

 

MİGREN

Stres tek başına migrenin bir nedeni olmasa da, migrene sebep olan diğer faktörlerin etkisini artırıyor. Öte yandan stresli dönemlerde yaşam tarzının değişmesi, daha yağlı ve şekerli beslenilmesi ile uyku düzeninin bozulması migrene sebep olabiliyor.

ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI

Ani bir olaydansa daha uzun süreli olaylar nedeniyle ortaya çıkan kronik stres üst solunum yolu hastalıklarına karşı hassasiyeti artırıyor.

KALP HASTALIKLARI

Stresin kalp hastalıklarına etkisi konusunda henüz fikir birliğine varılmış değil; tek başına kalp hastalıklarına neden oluyor mu, yoksa diğer risk faktörlerinin etkisini mi artırıyor sorularına halen
yanıt aranıyor. Ancak yine de hayatınızdaki stres faktörlerini azaltmanın kalp hastalıkları riskini de azalttığını inkar etmek imkansız. Çünkü kronik stresin etkisi altındayken kalp atışlarınız hızlanıyor,

SOĞUK ALGINLIĞI

Sık sık hastalanmanızın sebebi strese bağlı bağışıklık sistemi zayıflığı olabilir. Araştırmalar işsizlik, ailevi problemler gibi nedenlerle ortaya çıkan ve bir aydan fazla süren kronik stresin soğuk algınlığına yakalanmayı kolaylaştırdığını gösteriyor.

ASTIM

Tek başına birer etken olmasalar da ruhsal sıkıntıların, çaresizlik ve endişe gibi duyguların astımı tetiklediği biliniyor. Stresli dönemlerde astım atağı geçirme riski artıyor.

BEL AĞRISI

Ofiste stres altında olan kadınlar, tıpkı aşırı ağırlık kaldırmışçasına bel ağrısı çekiyor. Çünkü stres hormonları kasların gerilmesine ve normalde hiçbir etkisini hissetmeyeceğiniz bir hareket nedeniyleyaralanmanıza neden oluyor.

KİLO ALMA

Yemek yeme düzeninizde bir değişiklik olmadığı halde kilo almaya başladığınızı fark ediyorsanız bunun sorumlusu kortizol hormonu olabilir. Vücudun strese gösterdiği tepkiyle ilişkili olan bu hormon, hem metabolizmayı yavaşlatıyor hem de vücudu zararlı etkenlere karşı korumak amacıyla organların etrafında koruyucu bir yağ tabakası oluşmasına neden oluyor.

EGZAMA

Bu uyarı egzama hastaları için… Hastalığı tetikleyen gıdalardan ve alerjenlerden uzak duruyor olsanız dahi bazen şikayetlerinizin arttığını fark edebilirsiniz. O zaman bir durup son günlerde stres altında olup olmadığınızı kendinize sorun, çünkü stres egzamanın alevlenmesine sebep oluyor.

KISIRLIK

Stres ile birlikte ortaya çıkan hormonlar, seks hormonlarını etkileyerek kadında yumurtlamayı baskılıyor, erkekte ise sperm sayısını düşürüyor. Yeni bir araştırma ise stresin üreme hormonlarını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Bunun yanı sıra stresin cinsel arzuyu azalttığı da biliniyor.

VAJİNAL ENFEKSİYON

Stres, vajinadaki bakteriyel enfeksiyonların ortaya çıkmasındaki risk faktörleri arasında yer alıyor. Tedavi edilmediği taktirde erken dönem düşüklere neden olması nedeniyle hayati risk taşıyan bazı vajinal enfeksiyonlar stresin etkisiyle daha kolay ortaya çıkıyor.

Sevdikleriniz için mutlaka PAYLAŞIN..!

Kaynak: sağlık haberleri

Stresten kurtulmak için yapacağınız şey belli benim reiki seminerlerime geliyorsunuz :))), ya da doğada uzun yürüyüşler yapıyorsunuz, bol bol ılıık suyla duş alıyorsunuz…

 

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Ederinden Fazla Değer Verdiğin…

12647101_10153866964938718_7625975542311149508_n[1]

Babaannem derdi ki: ” Yarini, yarenini iyi seç kızım. İtle yatan bitle kalkar. Gerekirse yalnızlıktan korkma. Sadece kendine tıngırdat yaşamın telini. Dostun postu eskimez de, Ederinden fazla değer verdiğin, Yüzünün astarını çabuk yırtar…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudunuzun pH Değeri Dengede mi?

pH-değerinizi-keşfedin-1[1]

Vücudunuzun asiditeyle mücadele edip pH seviyesini dengelemesinin en temel yollarından biri yediğiniz yiyeceklerdir.

Eğer her gün yediğiniz yiyeceklerin bir listesine bakarsanız, birçoğunun vücudunuzun pH seviyesini düşüren ya da bedeninizi daha asidik hale getiren etkide olduğunu fark edeceksiniz. Peki bunun anlamı nedir? Bu yiyecekler vücudunuza girdikleri zaman ciddiye almanız gereken olumsuz bir etki oluştururlar, çünkü sizi birçok önemli hastalığa yatkın hale getirebilirler.

Bu süreci daha derinlemesine anlayabilmek için vücudunuzun pH seviyesinin genel sağlık durumunuz üzerinde çok önemli bir etkisinin olduğunu bilmeniz gerekiyor. pH ölçeği 1 ve 14 arasındadır. 1 en asidik değer anlamına gelirken, 14 en bazik değeri temsil eder. Tam anlamıyla sağlıklı bir kişinin 7.35 ile 7.45 aralığında bir pH değerine sahip olması gerekir.

Fakat günümüzün yaşam tarzı ve özellikle yemek için tercih ettiğimiz gıdalar vücudumuzun pH seviyesini düşürerek bazikten ziyade asidik hale gelmesine neden olabilir. Bu nedenle daha iyi bir beslenme alışkanlığı geliştirmek ve dolaylı yoldan da mide yanması problemiyle mücadele eden bazik özelliğe sahip yiyeceklerin tüketimini arttırmak oldukça önemlidir.

Asiditeyle mücadele etmek için 4 anahtar yöntem

1. Beslenme

Yukarıda da söylediğimiz gibi, asiditeyi kontrol etmek ve pH seviyesini dengede tutmak için yediğiniz yemeklerin önemi büyüktür. Vücudunuzu daha asidik hale getiren veya pH seviyesini yükselterek daha bazik hale gelmesini sağlayan yiyeceklerin hangileri olduğunu bilmeniz gerekir.

“Yediğiniz neyse siz de osunuz.” Bunu daha önce söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Bu nedenle günlük beslenme düzeninize potasyum, magnezyum ve kalsiyum yönünden zengin yiyecekler ekleyerek bazik özelliğe sahip gıdaların tüketimini arttırmalısınız.

  • Bazı bazik gıdalar: Meyveler, sebzeler (özellikle yeşil yapraklı olanlar), tahıllar ve bal.
  • Bazı asidik gıdalar: Süt ürünleri, peynir, kırmızı et, işlenmiş tahıllar, beyaz şeker, çay ve kahve.

2. Fiziksel aktivite

karın egzersizleri ph 2

Hareketsiz bir yaşam tarzı benimsediğiniz zaman metabolizma hızınız yavaşlar ve pH seviyesinin dengelemesi daha zor hale gelir. Uzmanlar bireyin yaşına ve fitlik düzeyine uygun bir diyet ve egzersiz rutini takip etmesini tavsiye ediyorlar. Bu şekilde metabolizmanız harekete geçip toksinlerden kurtulma sürecini başlatarak organlarınızın daha etkin çalışmasını sağlayacak.

3. Vücudunuzu arındırın

Düzenli detoks vücudunuzdaki yüksek asidite seviyesini düşürmenin anahtarıdır ve ayrıca birçok hastalığı da önlemeye yardımcı olur. Biriken toksinler pH seviyesini düşürür, bu nedenle sağlıklı bir vücuda sahip olmak istiyorsanız onlardan kurtulmak oldukça önemlidir. Smoothie ve bitki çaylarıyla yapacağınız bir detoks, işleri tekrardan rayına oturtmak için harika bir yoldur.

4. Duygusal denge

Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre sağlıklı bir vücuda sahip olmak, sağlıklı bir sosyal çevrede bulunmanın yanı sıra hem fiziksel hem de zihinsel açıdan iyi durumda olmanıza da bağlıdır. “Sağlam kafa sağla vücutta bulunur.” Stresli olduğumuz dönemlerde hormonlar olması gerektiği gibi çalışmaz ve bu da vücutta toksin birikmesine neden olabilir. Eğer pH seviyenizi yükseltmek istiyorsanız stresle mücadele etmek ve duygusal dengenizi korumak büyük önem taşır.

Asiditeyle mücadele eden ve vücudun pH seviyesini yükselten 2 smoothie

Vücudu sulandıran yeşil smoothie

yeşil meyve suyu 3

Bu lezzetli smoothie vitamin ve mineral açısından zengindir ve gün içerisinde ihtiyacınız olan enerjiyi bolca almanızı sağlar. Ayrıca vücudunuzun pH seviyesinin yükselmesine, toksinlerden kurtulmanıza ve suya doymanıza yardımcı olur.

Malzemeler

  • 10 klementin mandalina
  • Yarım ananas
  • Bir avuç taze fesleğen
  • Bir avuç taze ıspanak, marul ya da maydanoz

Hazırlanışı

Klementinleri küp küp doğrayın, ananası dilimleyin ve ardından her iki meyveyi yeşil sebzelerle birlikte blendere atın. Tüm malzemeleri birkaç dakika karıştırdıktan sonra soğuk şekilde, tercihen de aç karnına için.

Ispanaklı smoothie

Yeşil yapraklı sebzeler sindirimi kolaylaştıran ve vücudu toksinlerden arındıran bolca lif, vitamin ve mineral içerir. Bu ıspanaklı smoothie genel sağlık durumunuzu iyileştirip sizi hastalıklara karşı korurken aynı zamanda da pH seviyenizi dengeleyecektir.

Malzemeler

  • 6 veya 8 ıspanak yaprağı
  • 1 kase kırmızı üzüm
  • 1 orta boy soyulmuş portakal
  • 1 muz
  • 2 bardak su

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri blendere koyup güzel bir içecek elde edene kadar birkaç dakika karıştırın.  Ardından, içeceğinizi aç karnına için.

Kaynak: Sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eğer hala kızıyorsan,kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

4bcc6e58d5566b676af57c8c13e85449[1]

Eğer hala kızıyorsan,
kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

Eğer hala kırılıyorsan,
gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.

Eğer hala kınıyorsan,
düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.

Eğer hala karşılıksız sevmiyor
ve sevginde ayrım yapıyorsan,
hala akıl ve mantığını kullanıyor,
içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir.

Eğer hala ‘ben’ demekten vazgeçmiyorsan,
dizginlerin hala nefsinin elinde
ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.

Eğer hala mûsibetlere yana yana üzülüyorsan,
gerçeği bilmiyorsun demektir.

Ve eğer hala ‘şikayet’ ediyorsan,
hakikati göremiyorsun demektir!..

* Şems-i Tebrizi (k.s)

Veee OSCARRRR ‘DİRİLİŞ’ FİLMİNE GİDER…

Bu yıl DiCaprio’nun yanı sıra en iyi erkek oyuncu dalında Eddie Redmayne, Bryan Cranston, Matt Damon ve Michael Fassbender de Oscar’a aday.

Image copyright Getty
Image caption En iyi erkek oyuncu adayları
Image copyright Getty
Image caption Oscar Ödülleri’nde en iki kadın oyuncu adayları

2016 Oscar Ödüllerinin sahipleri

En iyi film: Spotlight

En iyi yönetmen: Alejandro G. Inarritu (The Revenant)

En iyi kadın oyuncu: Brie Larson (Room)

En iyi erkek oyuncu: Leonardo DiCaprio (The Revenant)

En iyi yardımcı kadın oyuncu: Alicia Vikander (The Danish Girl)

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Mark Rylance (Bridge of Spies)

En iyi yabancı film: Son of Saul (Macaristan)

En iyi belgesel: Amy

En iyi görüntü yönetmeni: Emmanuel Lubezki (The Revenant)

En iyi film kurgusu: Margaret Sixel (Mad Max: Fury Road)

En iyi kısa film: Stutterer

En iyi özgün senaryo: Spotlight

En iyi uyarlama senaryo: The Big Short

En iyi kısa animasyon filmi: Bear Story

En iyi animasyon filmi: Inside Out

En iyi kısa belgesel: A Girld in the River

En iyi görsel efekt: Ex Machina

En iyi kostüm: Jenny Beavan (Mad Max: Fury Road)

En iyi yapım tasarımı: Mad Max: Fury Road

En iyi makyaj ve saç tasarımı: Mad Max: Fury Road

En iyi ses kurgusu: Mad Max Fury Road

En iyi ses miksajı: Mad Max: Fury Road

En iyi film müziği: Ennio Morricone (The Hateful Eight)

En iyi özgün şarkı: Jimmy Napes ve Sam Smith – Writing’s on the Wall (Spectre)

Bu yılın Oscar adaylarının listesi:

En iyi film

Büyük Açık (The Big Short), Casusler Köprüsü (Bridge of Spies), Brooklyn, Mad Max: Öfkeli Yollar (Mad Max: Fury Road), Marslı (The Martian), Diriliş (The Revenant), Gizli Dünya (Room), Spotlight.

En iyi erkek oyuncu

Bryan Cranston (Trumbo), Matt Damon, (The Martian), Leonardo DiCaprio (The Revenant), Michael Fassbender (Steve Jobs’), Eddie Redmayne (The Danish Girl).

En iyi kadın oyuncu

Cate Blanchett (Carol), Brie Larson (Room), Jennifer Lawrence (Joy), Charlotte Rampling (45 Years), Saoirse Ronan (Brooklyn).

Yabancı dilde en iyi film

Kolombiya – Embrace of the Serpent, Fransa – Mustang, Macaristan – Son of Saul, Ürdün – Theeb, Danimarka – A War.

En iyi animasyon

Anomalisa, Boy and the World, Inside Out, Shaun the Sheep Movie, When Marnie Was There.

En iyi belgesel film

Amy, Cartel Land, What Happened, Miss Simone?, The Look of Silence, Winter on Fire: Ukraine’s Fight for Freedom.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir İş Var…

12806184_10153921246867071_6519258270480004675_n[2]

Hangi Besinler NE iÇİN?

12804703_556087761224507_8632851473425099656_n[1]

Beyin: Somon, tuna, sardalya, ceviz, omega 3 asit yağları

Kaslar: Muz, et, yumurta

Akciğer: Brokolo, brüksel lahanası, çin lahanası

Saçlar: Sebzeler, fasulye,somon

Cilt: Bluberri, somon, yeşil çay

Kalp: Domates, patates, erik suyu

Bağırsak: Kuru erik, yoğurt

Kemik: Portakal, kereviz, süt

Gözler: Mısır, yumurta, havuç

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YA SORUNA ODAKLAN VE ÇAMURDA DEBELEN,

IMG_0418

YA SORUNA ODAKLAN VE ÇAMURDA DEBELEN,

YA DA ÇÖZÜME ODAKLAN VE HAYATIN MUCİZELERİNİ DENEYİMLE…

ANETTE İNSELBERG

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ya şefkatime en muhtaç kişinin,kendim olduğunu fark edersem …

jung[1]

 

Açı doyurduğumda,

hakareti affettiğimde,

düşmanımı sevdiğimde,

bunlar güzel erdemler.

Fakat ya dilencilerin en fakirinin,

suçluların en gaddarının da

kendi içimde olduğunu fark edersem.

Ya şefkatime en muhtaç kişinin,

sevilmeye en muhtaç düşmanımın

kendim olduğunu fark edersem

o zaman ne olacak?

C. G. JUNG

Seni Hoşlanıyorum…

10325737_10153442768148404_3717701232404477905_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

==Voltaire’den Dünayay Damgasını Vurmuş 22 Söz

maxresdefault[1]

Yaşam bir rüyadır, ölüm ise bir uyanış.

Kendilerini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnız kölelerdir.

…

Söylediklerini kabul etmeyebilirim ama bunları ifade hakkını ölene kadar desteklerim.

Birçoğu yanlış düşünür, bazıları hiç düşünmez, gerisi düşünenleri kötüler.

Kendi kendini değiştirmenin ne kadar güç olduğunu düşünürsen başkalarını değiştirmeye çalışmada şansının ne kadar az olduğunu anlarsın.

Pek az insan başkalarının deneyimlerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır.

Kendinden daha güçsüz olanlara güç gösterisinde bulunanlar ancak korkaklardır.

İnsan, zeka karşısında eğilmeli, ama şefkat karşısında diz çökmelidir.

Kendini akıllı sanan herkes aptaldır.

Yapabildiğin kadar söz ver, sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.

Hırs bir teknenin yelkenini şişiren rüzgara benzer. Fazlası tekneyi batırır, azı tekneyi olduğu yerde saydırır.

Korku suçu, suç cezayı doğurur.

Kötü insanlar, yeryüzüne serpilmiş bir avuç iyi insanı sınamaya yarar.

Kendimizden güçsüz olanlara öfkelenmek kendi güçsüzlüğümüzün göstergesidir.

Tarih, üzerinde fikir birliğine varılmış masallardır.

Batıl inanç ve cehaletten oluşan fanatizm, bütün asırlar boyunca bir hastalık olmuştur.

Cesur olduğumuzu, ancak tehlike ile karşılaşınca anlarız. Ama tehlikeleri seçemeyen adama hemen kahraman gözü ile bakmak yanlıştır.

Çalışmak bizi şu üç büyük beladan kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.

Ne kadar çok bilirsen, o kadar az emin olabilirsin.

İnsanın karşısına iyilik etme fırsatı kötülük etme fırsatından çok daha az çıkar.

Dil dökenin yüreğinde kötü niyet saklıdır.

Küçük insanların büyük gururları olur.

(Voltaire)

Tiroid Problemlerini Doğal Yollarla Tedavi Edin

tiroid[1]

Tiroid problemleri kemik yoğunluğunda azalmaya sebep olabilir, kalsiyum ve D vitamini içeren bir diyet emilimi kolaylaştırır.

Vücutta çok küçük bir bölüm olmasına rağmen tiroid metabolizmayı düzenler, bu en önemli fonksiyonlarından biridir. Örneğin kalp atışlarınız azalıyor, enerjiniz düşüyor ve egzersiz veya fiziksel aktivite sırasında daha az kalori yakıyorsanız az işleyen bir tiroidiniz olabilir. Gelin doğal yollarla tiroid problemlerini tedavi etmenin yollarına bakalım. 

Tiroid problemleri hakkında bilmeniz gerekenler

Bu durum kadınlar arasında, özellikle de 60 yaş üstü kadınlarda oldukça yaygındır. Ama dikkat etmek gerekir ki – bugünlerde en yaygın tiroid hastalığı olan hipotiroidizm 30 yaşındaki kadınlarda daha sık görülmeye başladı. Bunun genetik bir problem olup olmadığını anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Ama dünya çapında bilinen, hipotiroidizmin bir iyodin yetersizliğinden kaynaklandığıdır. 

Hipotiroidizmin belirtileri

Yorgunluk

  • Açıklanamayan kilo alımı
  • Şişkin ve soluk yüz
  • Kas ağrısı
  • Ses kısıklığı
  • Kuru cilt
  • Yüksek kolesterol
  • Ağır regl dönemleri
  • Eklem sorunları

 

Hasta hiperitoridizm yaşadığında, tiroid normalde olduğundan daha aktif olur ve vücut aşırı T3 and T4 hormon seviyelerine ulaşır. Bu da vücudun normal süreçlerini hızlandırır.

Hipertiroidizmin belirtileri

  • İştahta değişiklikler
  • Baş dönmesi
  • Sinir bozukluğu
  • Kalp sorunları
  • Rahatsızlık
  • Terleme
  • İshal
  • Saç dökülmesi
  • Doğurganlık problemleri
  • Uyumakta sıkıntı

Tiroidin daha iyi işlemesi için yiyecekler ve besleyici ögeler

Selenyum

Tiroid hormonlarını aktive ederek bu organın daha iyi işlemesine yardımcı olmak gerekir. Buna yardımcı olabilecek bir seçenek selenyum alımını arttırmaktır. Bunu Brezilya fındığı yiyerek yapabilirsiniz. Günde bir avuç ve haftada beş gün. Bu ögeyi barındıran diğer yiyecekler sakatat, örneğin karaciğer ve deniz mahsulleridir. Ama dikkatli olmalısınız: aşırı selenyum alımı tiroid problemlerini arttırır.

İyodin

deniz yosunu
İyodin tiroid hormonları üzerinde büyük etkiye sahiptir. Günde 150 mikrogramdan fazla tüketmek faydalı değildir (1 miligram 1000 mikrogram ediyor). Eğer çok fazla tüketirseniz vücudunuzda dengesizlik oluşabilir. Alg ve iyotlu tuz iyodinin ana kaynaklarıdır.

Çinko

Bilim adamlarının Massachusetts Üniversitesi’nde yaptığı çalışma bazı kadınların çinko seviyelerindeki bozukluklar yüzünden tiroid problemleri yaşadığını ortaya koyuyor. Günlük alım 10 mg olmalıdır ve bu öge lenf reseptörlerine hücre düzeyinde etki ederek DNA’yı güçlendirir.

Kalsiyum ve D vitamini

ispanak
Tiroid problemlerinin bir diğer etkisi ise kemik yoğunluğunda azalmadır. Bu yüzden daha fazla D vitamini ve kalsiyum tüketmeniz önemli. Kalsiyumu sadece süt ürünlerinde değil, aynı zamanda kıvırcık lahana, ıspanak gibi sebzelerde de bulabilirsiniz.

Soya fasülyesi

Tempeh ve miso tiroid hormonlarını bastırabilir. (Eğer mümkünse) organik soya fasulyesi tüketildiğinde hipotiroidizm tedavisinde oldukça etkili olacaktır. Özellikle soya fasulyesi fitik asit ve diğer bileşenler içerir ve bunlar vücuda alınan diğer besleyici ögelerin emilmesini sağlar, bu yüzden soya ürünleri tüketirken dikkatli olmalısınız.

Turpgiller

Bunlar eğer mümkünse çiğ yenmelidir. En iyi seçenekler Brüksel lahanası, karnıbahar ve brokolidir. Bu sebzeler iyodinin emilimini ve kullanımı bloke eder ve böylece aşırı işleyen tiroidi düzenler.

Tiroid problemlerini doğal yollarla tedavi edin

Öncelikle en iyi fikir doktorunuza başvurmak ve bir kan testi talep etmek. İlaç temelli bir tedaviyi seçmeyebilirsiniz, bunun yerine bir homepati veya naturopati uzmanına başvurabilirsiniz ve onlar size antik çağlardan gelen tedavi yöntemlerine dayalı bir tedavi sunacaktır. Ama kan testi her zaman vücudunuzdaki TSH, T3, ve T4 seviyelerini belirlemek için gereklidir.

Ayrıca tiroid problemleri sonucu hipotiroidizm yaşıyorsanız belli başlı yiyecekleri daha fazla tüketmelisiniz:

  • Deniz yosunlarını (arame, kombu, nori) deneyin. Yüksek oranda iyodin içerirler.
  • Vitamin A alımını arttırmak için havuç ve elma.
  • Daha fazla çinko için ton, ıspanak, fındık fıstık, dana eti ve tavuk.

Diğer yandan, hipotiroidizm yaşıyorsanız aşağıdaki yiyecekleri tüketmeyin:

  • Şeker
  • İşlenmiş yiyecekler
  • Trans yağlar
  • Rafine un
  • Kayısı
  • Armut
  • Brokoli
  • Kabak

Bu sorunu yaşıyorsanız ilk listedeki yararlı yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin.

Bazı bitki çayları tiroksin oranınızı arttırabilir. Ceviz ağacı yaprakları tiroidi uyaracak oranda iyodin içerir, ve alg ile yapılan çaylar vücut metabolizmasını düzenler, tiroid hormonu üretimini uyarır ve kan akışını hızlandırır.

Kan dolaşımını arttırmak için düzenli egzersiz yapmak da önemlidir. Vücutta özgürce dolaşıp toksinleri temizleyecek besleyici ögeler tüketmelisiniz. Koşmak, zıplamak, ipe tırmanmak veya bisiklete binmek harika seçenekler. En iyi çözüm aerobik ve kardiyo egzersizleridir. Bunlardan sevdiğiniz bir tanesini seçin.

Rahatlama terapileri uygulayın, yoga, meditasyon veya tai chi tiroid fonksiyonlarına ve özellikle travma, depresyon ve kötü haberlerle gelen sorunlardan etkilenen hastalıklara iyi gelir. Bu sadece tiroidinize değil, bütün gündelik hayatınıza iyi gelecek.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Salata ile Şişkinliği Önleyin ve Arının

salata1[1]

Gece hazımsızlık yaşamak istemiyorsanız bu salatayı öğleden sonra yemenizi öneririz.

Hepimizin karnı zaman zaman şişer ve ağırlaşır. Kotumuzun düğmesini iliklemek zorlaşır ve kendimizi yorgun, enerjisiz ve rahatsız hissederiz.

Bu tip semptomlara normalde toksin birikimi, yetersiz beslenme, hareketsiz bir yaşam tarzı ya da stres ve anksiyete dolu bir gün sebep olur. Ancak merak etmeyin, bütün bu sorunların üstesinden hayat tarzı alışkanlıklarınızı gözden geçirerek gelebilirsiniz.

Biraz daha egzersiz yapmak, daha çok su içmek, kendinize zaman ayırmak ve en önemlisi dengeli beslenip kendinize daha iyi bakmak gibi birkaç basit değişiklik yaparak büyük bir ilerleme kaydedeceğinizi göreceksiniz. Bunu başarmanın bir yolu da beslenmenize bu leziz salatayı eklemektir.

Şişkinliği önleyen ve vücudu toksinlerden arındıran salata

Peki aynı anda nasıl hem şişkinliği önleyip hem de vücudu toksinlerden arındırabiliriz? Aslında bütün bunlar aynı sorunun bir parçasıdır: ödem ve toksin birikmesi. Neler yapabiliriz?

  • Arındırıcı özellikleriyle bilinen gıdalar tüketin.
  • Vücutta sıvıları dengeleyen ve ödeme sebep olan sodyum alımımızı da kontrol eden yiyecekler yemelisiniz.
  • Kanı arındırmaya, toksinleri uzaklaştırmaya ve iltihabı azaltmaya yardımcı olan elektrolitler ve potasyum yönünden zengin yiyecekler yiyin.

Hangi yiyecekler şişkinliği önler ve toksinlerden arınmamıza yardımcı olur?

salatalık

  • Soğan: Soğan detoks diyetlerinin vazgeçilmezidir. Neden mi? Soğan hem idrar söktürücüdür hem de arındırıcıdır, bu sayede ödem atmaya yardımcı olur ve karaciğer ile safra kesesinin en iyi şekilde çalışmasını sağlar. Ayrıca soğanda bulunan sülfür bileşenlerinin (aynı zamanda soğanın güçlü kokusunun da sebebidir) antibiyotik etkisi yarattığını unutmayın.
  • Salatalık: Salatalık her türlü detoks ve kilo verme amaçlı diyetin kralıdır. Vücuda su verir ve tok tutar.
  • Karpuz: Karpuz genelde salatanın yanına eşlik eder. Vücudu arındırmada ve ödem atmada etkili olan C, B vitaminleri, potasyum ve likopen yönünden zengindir.
  • Avokado: Avokado kalp sağlığı ve iyi bir dolaşım için gerekli olan tekli doymuş yağ asitleri yönünden zengindir. Tadı da salatalara lezzet katar. Avokadoyu kim sevmez?
  • Maydanoz: Maydanoz böbrekleri arındırması ve güçlendirmesiyle bilinen bir gıdadır. Kandan toksinlerin temizlenmesine yardımcı olur. Güçlü ve sert tadı sizi yanıltmasın. Sağlığınız için bir hediyedir.
  • Feta Peyniri: Salatanıza sağlıklı ve besleyici yapan vitaminleri, mineralleri ve proteini için mutlaka birkaç küp feta peyniri ekleyin. Bu güçlü tada sahip peynirin içinde fosfor, B kompleks vitaminleri, folik asit, A vitamini, K vitamini, selenyum, çinko, magnezyum ve demir bulunur. Harikadır!
  • Domates: Domatesi kim sevmez? Arındırıcıdır ve tüm kilo verme diyetlerinin baş tacıdır. Şişkinliği önlemek ve vücudu toksinlerden arındırmak için salatanıza domates eklemeyi unutmayın.

Şişkinliği önleyen ve vücudu toksinlerden arındıran leziz salata tarifi

salata

İki porsiyon için malzemeler

  • 12 çeri domates
  • 1 salatalık
  • 10 küp feta peyniri
  • ½ doğranmış kırmızı soğan
  • 1 avuç doğranmış maydanoz
  • 1 avokado
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı kırmızı şarap sirkesi
  • Karabiber

Hazırlanışı

  • Önce tüm malzemeleri yıkayın.
  • Salatalığı soyun ve dilimler halinde kesin, ardından soğanı ve maydanozu doğrayın.
  • Domatesleri ortadan bölün; bu sayede sos daha fazla içine girer ve daha da tatlanır.
  • Çekirdeğini çıkarttıktan sonra avokadoyu da doğrayın
  • Önce domatesleri, soğanı, salatalığı ve maydanozu bir kaseye ekleyin ve iyice karıştırın. Ardından salata sosunu ekleyin (zeytinyağı ve sirke).
  • Daha hassas kıvamları sebebiyle, feta peyniri ve avokadoyu en son ekleyin. Lezzet için karabiber ekleyin. Bu harika salatayı beğeneceğinize eminiz!

Bu salatayı günün hangi saatinde yemek en uygundur?  Genelde gün ortası veya öğle yemeği bu salata için ideal zamanlardır. Salatalar özellikle içlerinde soğan varsa kolay hazmedilmezler. Ancak vücudunuz nasıl hissediyorsa ona kulak verin.

Haftada iki üç defa bu salatayı yer ve düşük yağlı beslenir, bol sıvı tüketirseniz karnınızın şişliği inecek .

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DÖRT ANLAŞMA…

12744095_10154002568487990_6215572511064169036_n[1]

Sözcüklerin Gücü Vardır: Samimiyetle konuş, Dedikodu yapma, Sevgiyle konuş

Hiçbir Şeyi Şahsi Algılama: Başkalarının yaptıkları senden çok kendileri ile ilgilidir

En iyi olasılıkla etkilersin ki o bile sınırlıdır

”Senin Yüzünden” dediklerinde bu bir yansımadır

Varsayımlarda Bulunma: Soru sor, Açıklığa kavuştur, İsteklerini açıkça dile getir, başkalarının bildiğini varsayma

Elinden Gelenin En İyisini Yap: Elinden gelenin en iyisi; sağlık, olaylar ve zamana göre değişir

Elinden gelenin en iyisi; mükemmeliyetçilik değildir

Elinden gelenin en iyisi mükemmel olmadığında kendini affet

 

Kaltaktaki Numaralara Bak…

10366021_10204097328031987_1823630453967667931_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »