GENÇLİĞİME SEVGİLERİMLE ”NİL KARAİBRAHİMGİL”

nil-karaibrahimgil-400_791431994fcc0d14a4c40[1]

 

Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim:
En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir.

Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme.

Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat ‘yap et çalış başar’la geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun.

Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Onları kaybetme. Her şey değiştiğinde, senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.

Kendini onunla bununla karşılaştırma. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Senin yolun başka. Yokuşların başka.
‘Konu komşu ne der’ diye dinleme. Komşu senin hayatın hakkında topu topu 15 dakika konuşacak. Sense ölene dek, onu yaşayacaksın.

Hareket et. Her gün hareket etmeyi alışkanlık haline getir. Bir spora kafayı tak. Dansa kafayı tak. Satranca kafayı tak. Kafayı taktıkların ileride yaldız olup üzerine yağacak.

Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır, Van Gogh olmak nasıldır, İkinci Dünya Savaşı’na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Bir gün hepsi, bir yapboz gibi, birleşip sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.

Kızlar zekadan, çalışıp başarandan ve espriden hoşlanır. Erkekler güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
Hayat alışkanlıklarla yürüyor. Bir şeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir. Alışkanlıksa tekrarla oluyor. Beyin böyle programlanıyor. Bir şeyi sürekli yaparsan, başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor. O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et. Neyi alışkanlık yaparsan, hayatın ondan oluşacak unutma.

Erken kalkmak kulağa berbat geliyor biliyorum ama ‘erken kalkan yol alır’ hayatımda duyduğum en doğru şey. Bazen saat 8:30’da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliğine.

Dedikodu yapma. Dedikodu nasıl bir şey biliyor musun… Böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi. Ağzını, içini, evini kokutuyor. Rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı. Gül geç. Hem dedikodu yapanların başına mutlaka, ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip durdukları şey gelir, unutma. Hayatın mizah anlayışı böyle.

Kızlar! Güzel mi güzel bir kadın olduğunuzda, kendi atınız olsun. Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın. Böylece ayrılıklarla, boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz. Atınızı kimse altınızdan alamaz. Dörtnala başka yere gidebilirsiniz.

Erkekler! Yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda, kadınlara, çocuklara ve hatta birbirinize asla el kaldırmayın. O güç güç değil. Kaba kuvvet o. Korkudan kaynaklanır. Kaybetme korkusundan. Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız. Tam tersi, avucu apaçık tutacaksınız.

Kendinden başka kimseyi suçlama. Suçlamak, nasıl diyeyim, zehirli bir duygu. İnsanı frenler. İnsanı kurban psikolojisine sokar. Atıl bırakır. Hatta şimdiden duvara ‘kendimi suçlu hissetmiyorum’ yaz. Çok faydasını göreceksin.

Ceplerden, bilgisayarlardan, televizyonlardan uzak 1 saat ayır kendine. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Hayatın sana başkaları tarafından yansıtılmayan bir aslı var. Onu dinle, deniz kabuğu dinler gibi. Yalnızlığını kimseye verme.
Yalnızlığın hariç her şeyi paylaş. Çünkü reklamda dediği gibi, ‘hayat paylaşınca güzel’.

Her gün şükret. Teşekkürü dualarından asla eksik etme. Teşekkür kadar insana iyi gelen şey yoktur. Bir şey istemekten, dilemekten bile iyidir. Sıcacık yapar ruhunu. ‘Bendeki bana yeter, hatta artar bile’ dünyanın en güzel felsefesidir.

Birinden bir şey isteme. Onun yerine birine bir şey ver. Bak neler olacak seyret sonra.
Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın.
Sevdiklerine bıkıp usanmadan, seni seviyorum, seni çok seviyorum de. Hatta sen ne yaparsan yap, kim olursan ol çok seveceğim de.

Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri bir taş döşemiştir kim bilir.
Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme.
Abart. Çoğalt. Parlat.
Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin?
İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.
•Nil Karaibrahimgil

Tüm Nesnelere Sevgiyle Yaklaşan Ressam… Nedim Günsür…

Nedim Günsür 1942 de girdiği Güzel Sanatlar Akademesin’de Bedri Rahmi Eyüpoğlunun öğrencisi oldu. 1948 Parise gidene kadar sürdürdüğü izlenimci resim anlayışını Picasso Ve Matise le tanışmasıyla yarı soyut anlayışa yöneltti…

Panayır, Balıkçı Köyü, Lüferciler, Gökyüzü gibi eserleri en popüler olanlardır

 

 

Nedim_Gunsur_balikpazari[1]

4000_122[1]

z_nedim_gunsur_02[1]

Nedimgunsurbalikcikoyu[2]

MUCİZE BEKLEMEYİN, MUCİZE OLUN!

10_d[1]

Hepimizin hayatında zor dönemler oluyor ve hepimiz de bunları bir biçimde atlatıyoruz. Ancak aramzıdan bazıları bu dönemleri çok daha hızlı ve kolay atlatıyor. Peki bunun sırrı ne?

1. Olanı olduğu gibi kabul et.
Buda’nın bize söylediği gibi: “Acı çekmenin sebebi ‘olmakta olan’a direncindir.” Bunun anlamını bir düşünün: Acı çekmemizin sebebi olan bitene direnmemizden başka bir şey değil. İçinde bulunduğunuz durumda sizi rahatsız eden olayla ilgili bir şeyler yapabiliyorsanız hemen harekete geçin ve durumu değiştirin! Ama eğer değiştiremiyorsanız yapabileceğiniz 2 şey var: (1) Ya durumu olduğu gibi kabul edip negatif duygu ve düşünceleri bırakacaksınız (2) ya da obsesif biçimde duruma kafayı takıp sefil olacaksınız.

2. Problem, sadece siz onun problem olduğunu düşünüyorsanız problemdir.
Çoğu zaman en acımasız ve kötü düşmanımız yine kendimiziz. Mutluluk dediğinz şey gerçekten tamamen bakış açımıza bağlı. Eğer bir şeyin problem olduğunu düşünüyorsanız duygu ve düşünceleriniz olumsuz olacaktır. Ama eğer bunun sizin bir şeyler öğrenebileceğiniz, sizi büyütecek bir şey olduğunu görebilirseniz, bu artık problem olmaktan çıkar.

3. Bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, kendinizi değiştirmekle başlamalısınız.
Dışarıda olan biten her şey (HER ŞEY) iç dünyanızın bir yansımasıdır. Stres dolu kaotik yaşamları olan insanlara bakın, bunun en büyük sebebi iç dünyalarında da kaotik ve karmaşık hissetmeleridir. Sıklıkla düşündüğümüz şey içinde bulunduğumuz koşulları değiştirdiğimizde hissettiklerimizin de değişeceği yönündedir. Doğru olan bu düşüncenin tam tersi aslında: Duygu ve düşüncelerimizi değiştirdiğimiz anda, içinde bulunduğumuz koşullar kendiliğinden değişiverir.

4. Başarısızlık diye bir şey yoktur – Sadece kendimize “öğrenme fırsatı” yaratan deneyimler vardır.
“Başarısızlık kelimesini sözlüğünüzden silin. Önemli şeyler başarmış bütün büyük isimlerin tamamı, defalarca “başarısız” olmuşlardır. Thomas Edison ampulü bir türlü yakamadığında şöyle demiş: “Elektirik ampulünü icat etme konusunda başarısız olmadım; sadece onu yakmadan evvel işe yaramayan yüzlerce yol buldum”. Sözüm ona “başarısızlık” denilen şeyleri alın ve onlardan öğrenecek şeyleri bulun. Bir dahaki sefere nasıl daha iyi yapacağınızı öğrenin.

5. İstediğiniz bir şeye sahip olamıyorsanız bunun tek sebebi çok daha iyi bir şeye sahip olmak üzere olmanızdır.
Biliyorum bazen buna inanmak zor olabiliyor ama bu doğru. Hayatınızı şöyle bir gözden geçirin; olmasını istediğiniz iyi bir şeyin gerçekleşmemesinin çok daha iyi sonuçlar getirdiğine dair sayısız örnek göreceksiniz. Belki de o çok istediğiniz ama giremediğiniz iş, sonradan gelen rahat zamanlı işte olduğu gibi ailenizle daha fazla vkit geçirmenize izin vermeyecekti. Şuna derinden inanın: Her şey olması gerektiği zamanda olması gerektiği gibi oluyor.

6. İçinde bulunduğunuz anı kabul edin ve onurlandırın. Bu an bir daha asla gelmeyebilir.
Her anın içinde çok değerli bir şey vardır. Onu kaybetmeyin. O anda kötü gibi görünen bir şey bile hayatınız için son derece kıymetli bir hazine olabilir: her anı “değerlendirin”.

7. Arzularınızı sevgiyle bırakın.
Birçok insan “aklına takılan” şeylerle yaşıyor. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Gerçekten arzuladığınız şeylere bağlanırsanız, o şeyler gerçekleşmediğinde duygularınız olumsuza döner ve bu tüm hayatınızı etkiler. Bir şeyi istemek iyidir, ama bunu kafaya takmak yerine, istediğiniz şey olsa da olmasa da mutlu olduğunuzu bilmek (mutluluğunuzun o çok istediğiniz şeye bağlı olmadığının farkında kalmak) sizi özgürleştirir ve duygu durumunuz mutlu ya da nötr kalır.

8. Korkularınızı anlayın ve onlara minnet duyun.
Korku muhteşem bir öğretmendir. Ve yendiğiniz her korku sizi muzaffer kılar. Korktuğunuz şey ne olursa olsun (Toplum önünde konuşmak, yüksekli, kedi vb) bilin ki; korkunuzu yenmek için yapmanız gereken şey ısrarla korkunuzun üstüne gitmek ve bu konuda pratik yapmak. Korku bir ilüzyondur ve korkup korkmamak bir seçimdir.

9. Keyif almak için kendinize izin verin.
Birçok insan eğlenmek, rahat hissetmek ve keyif almak konusunda kendilerine izin vermeyecek kadar “problem”lerine ve içlerindeki karmaşaya odaklanmış durumda yaşıyor. Öyle ki o sırunlar olmadan kendilerinin kim olduğunu bile tanımlayamaz durumdalar. Siz mutlu olmak için kendinize izin verin! Çok kısa anlar için bile olsa; olan bitenin zorluğuna değil içinde bulunduğunuz anda ki mutluluk verici olaylara odaklanın.

10. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
Hayatın bir yarış olduğu öğretiliyor bize: Başarı, kazandığınız para, güzellik, sahip olduklarınız… İlla kıyaslama yapacaksınız, sizden daha azına sahip olanlarla, sizden daha başarısız olanlarla, sizden daha az güzel görünenlerle kıyaslayın kenidinizi ve sahip olduğunuz her şeyle ilgili şükredin. Yine de en iyisi sadece ve sadece kendinizle “yarış”tığınızı fark edin. İçinde bulunduğunuz durumdan daha iyi bir durumda nasıl olacağınıza odaklanın, sizden daha iyi olanlara değil.

11. Kurban değilsiniz, kurban rolü oynamayı bırakın ve kendi yolunuzdan çekilin.
“Kurban” olduğunuzu düşünüyorsanız, bilin ki; sadece kendi düşünce, söz ve hareketlerinizin kurbanısınız. Hiç kimse “size bir şey yapmıyor”. Kendi tecrübenizi kendiniz yaratıyorsunuz (Bkz Madde 1, 2 ve 3). Sorumluluğunuzu üstlenin ve zor durumlardan çıkabileceğinizi BİLİN. Sadece düşünce biçiminizi değiştirmek ve aksiyon geçmek yeterli. “Kurban” psikolojisini bir kenara bırakın ve zafere oynayın!

12. Her şey değişebilir ve değişir de!
“Bu da geçer” ne harika bir cümle, değil mi? Kötü bir duruma düştüğümüzde, o durumdan çıkamayacağımızdan korkarız. Asla değişmeyecektir, hep böyle üzüntü içinde kalacağızdır. Ama ne olur? “O da geçer”… Hep geçmedi mi? Neler atlattınız bir düşünsenize! Hepimizin bir gün öleceği gerçeğini bir tarafa bırakırsak hiçbir şey kalıcı değildir… HİÇBİR ŞEY! Bu yüzden de eski “her şey aynı kalacak” düşünce alışkanlığınızdan hemen kurtulun. Bunun için tek yapmanız gereken bir şekilde harekete geçmek, çünkü işler kendi kendine istediğiniz yönde değişmez; sizin bir şeyler yapmanız gerekir.

13. Her şey mümkündür… HER ŞEY !
Mucize dediğimiz şey her gün herkese olur. Terminal hastalıklardan kurtulup sağlığına kavuşanlardan, en ümitsiz anda ruh eşini bulup mutlu mesut yaşayanlara, dibe vurmuş işlerini düze çıkarıp muazzam servet elde edenlere kadar sayısız mucizeye şahit oldum… Siz de olmuşsunuzdur. Hayatınızdaki mucizeleri fark etmeye niyet edin… Her sabah! İşte o noktada yenilmez olursunuz.
* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 2 Comments »

Şu Anı Yaşasana…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Master Dediğin Çok Deneyip Çok Düşen Ve Inatla Denemeye Devam Eden Zat-ı Muhteremdir😜👅👅👅

Tersimden Kalktım…Bulaşma…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tersimden Kalktım…Bulaşma…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendi Kayığını Kendin Çekmezsen Hiç Bir Yere Gidemezsin…

Vay Arkadas

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kız Guzel Ama Elektrik Alamadım…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Audrey Hepburn’den sözler:

audrey-hepburn-02[1]

1. “Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da…”

2. “Yalnız olmak istemiyorum, yalnız kalmak istiyorum.”

3. “Bir insan hakkında, başkalarının onun hakkında söylediğinden çok, onun başkaları hakkında söylediklerinden fikir sahibi olabilirsiniz.”

4. “Hayatta tutunabileceğiniz en iyi şey birbirinizsiniz.”

5. “Asla yok olmayan tek güzellik, zarafettir.”

6. “Gerçek arkadaşlar, seçebildiğiniz ailenizdir.”

7. “Şu kedi gibiyim, isimsiz bir serseri. Biz kimseye ait değiliz, kimse bize ait değil. Birbirimize bile ait değiliz.”

8. “Bir kadının güzelliği gözlerinde görülür. Çünkü aşkın ikamet ettiği kalbine açılan kapı, gözlerdir.”

9. “Şıklık, asla eskimeyecek güzelliktir.”

10. “Hayatı hayat yapan en önemli şey ‘mutlu olmak’tır. İşte bu, tüm sorunların en gizli anahtarıdır.”

11. “Yaş aldıkça iki elin olduğunu keşfedersin; bir tanesi kendine yardım eder, diğeri başkalarına…”

12. “İmkansız diye bir şey yoktur! Çünkü ‘imkansız’ kelimesinin içinde bile ‘imkan’ vardır.”

13. “Sık sık yalnız kalmalıyım. Cumartesi gecesinden pazartesi sabahına kadar evimde tek başıma olduğumda gayet mutlu olabilirim. Bu yalnızlık belki de benim uzun yol için en etkili yakıtım.”

14. “Sesini iyi ayarla! Neden değiştiresin ki? Kavga esnasında yükseltince daha mı haklı oluyorsun? Herkesin bir yaratılış sesi var, kendini tanı ve mutlu ol.”

15. Yaşamak, bir müzeyi hızlıca gezmeye benzer. Gördüklerini hazmetmen, onlar üzerinde düşünmen ve müzedekiler hakkında okuman zaman ɑlır. Her şeyi bir anda anlayamazsın. Uzun bir hayat ve güzel bir akşam yemeği arasında sadece bir fark vardır. Akşam yemeğinde en tatlı şeyler en son gelir.”

16. İnanıyorum.
“Pembeye inanıyorum. Gülmenin en iyi kalori yakan şey olduğuna inanıyorum. Öpüşmeye, çok öpüşmeye inanıyorum. Her şey ters gider gibi görünürken güçlü olmaya inanıyorum. Mutlu kadınların en güzel kadınlar olduklarına inanıyorum. Yarının başka bir gün olduğuna inanıyorum ve mucizelere inanıyorum.

Salvador Dali… Sürrealist Deli :)))

guzela_salvador[1] bellec49fin-azmi[1] KELEBEK-VE-GEMİ[1] bellec49fin-azmi[1] tumblr_inline_naepy4AQ4M1sufl2r[1] dali-the-elephants[1]

4471_4579[1]

Hipotiroid için Hindistan Cevizi Suyu

tiroid[1]

Hipotiroid sıkıntısı mı yaşıyorsunuz? Kesinlikle yaygın bir hastalık, tedavisi uzun ve tiroid beziyle ilgili problemin düzeltilmesi için hastaların ilaç alması gerekiyor. Bir tür otoimmün hastalığı ve tamamen bir yaşam tarzı değişikliği ve hayat boyu ilaç almayı gerektiriyor.

Hipotiroidin tedavisi mümkün mü? Bazen hastalar tiroidlerini tiroid hormonu üretmek için kandırabilir, böylece de düzgün işlemesini sağlayabilir. Ama bu çok çaba, motivasyon ve verilen tedavi ile gündelik değişiklikleri kombine edebilmeye dayalı. Örneğin, hindistan cevizi suyunun aktif olmayan tiroidi uyarmak için mükemmel bir madde olduğunu biliyor muydunuz? Bu konuda istediğiniz her şeyi bu makalede bulabilirsiniz.

Hindistan Cevizi Suyunun Tiroide Faydaları

Hipotiroidiniz varsa, muhtemelen aşağıdaki belirtileri yaşıyorsunuz:

Kilo alma
•Baş ağrısı
•Uykusuzluk
•Saç dökülmesi
•Kuru cilt
•Soğuğa hassasiyet, soğuk eller ve ayaklar
•Neredeyse sürekli yorgunluk
•Kas ağrısı
•İdrar yolu enfeksiyonu
•Kabızlık

Bu problemlerin hepsi tiroid bezinde yeterince tiroid hormonu üretilemediği için gerçekleşir. Bu belirtilere karşı tiroidinizin normal işlevini yerine getirmek için muhtemelen doktorunuzun yazmış olduğu sizin için doğru olan ilaçları almalısınız.

Ne olursa olsun sonuçları hemen göremediği için siniri bozulan bir çok insan var; bu kişiler bir süre daha yukarıda saydığımız belirtileri görecektir. Kilo verme ve yorgunluk normal yaşamayı engeller. Ne yapabilirsiniz? Ne kadar egzersiz yapsanız da kilo veremiyorsunuz, aldığınız vitamin takviyeleri işe yaramıyor… Peki? Diyetinize hindistan cevizi suyu ekleyin.

1. Hindistan cevizi suyu tiroidin işlevini düzenler

Hindistan cevizi suyunun ve hatta hindistan cevizi yağının en güzel özelliklerinden biri tiroidin işlevini düzenlemesidir. Doğal enzimleri aktif olmayan tiroidi uyarır ve tiroidiniz aşırı işliyorsa da düzenli işlemesini sağlar. Kilo alımını kontrol ettiği ve bağırsak ile sindirim sistemini düzenlediği için de Hindistan cevizi suyu hipotiroid durumu için birebirdir.

2. Hindistan cevizi suyu bağışıklık sistemini güçlendirir

hindistancevizi

Hindistan cevizi suyu yüksek oranda potasyum, fosfor, demir ve kalsiyum içerir. Bunların hepsi tiroid hormonu eksikliğinden oluşabilecek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, dolayısıyla yorgunlukla savaşabilir ve güçlendirir, aynı zamanda vücudun doğal savunma gücü artar.

3. Hindistan cevizi suyu hücresel oksitlenme ile savaşır

Hipotroid yaşadığınızda hücreleriniz hormonal problemler yüzünden daha çabuk oksitlenir. Bu vücudun yiyecekleri işlemesini zorlaştırır, cildi kurutur, karaciğer problemlerine yol açar ve daha pek çok sorun doğurur. Size verilen ilaç ile Hindistan cevizi suyunu beraber kullandığınızda vücut daha fazla antioksidan alır ve bu da tiroid hormonlarını dengeler. Hatırlamaya değer!

4. Hindistan cevizi suyu vücudu nemli tutar

Kuru cilt, yorgunluk, baş ağrısı… Bu belirtilerin hepsi tiroid bezi işlevini yerine getiremediği için gerçekleşir. Eğer günde 2-3 bardak Hindistan cevizi suyu içiyorsanız vücudunuza istediği sıvıyı almış olacaksınız.

5. Hindistan cevizi suyu saçları, cildi ve tırnakları besler

Hindistan cevizi suyu kaybolan minerallerin vücuda dönmesi için muhteşemdir, bu da saç, cilt ve tırnakların gelişmesini ve genel sağlığını uyarır.

6. Hindistan cevizi suyu sindirimi geliştirir

hindistancevizitazeHipotroid çeken insanların sindirimi daha ağır ve yavaştır. Çoğunlukla aşırı doymuş hissederler ve su çekilimi veya kabızlık yaşarlar. İki kez düşünmeyin – bir kaç bardak Hindistan cevizi suyu için ve içindeki fosfat ve peroksidaz asitlerinin biyoaktif enzimlerinden yararlanın. Bunlar sindirim için muhteşemdir.

7. Kilo vermek için hindistan cevizi suyu

Sindirimi güçlendirdiği ve yavaş metabolizmayı hızlandırdığı için Hindistan cevizi suyu toksinleri vücuttan temizler ve böylece düzgün bir diyet ve kilo verme süreci için harika bir yardımcıdır. Harika sonuçlar göreceksiniz.

Hipotiroid tedavisi için hindistan cevizi suyunu nasıl tüketeceksiniz?

•Hergün her öğünden sonra iki üç bardak Hindistan cevizi suyu içmeye çalışın. Bunu 20 gün boyunca sürdürün. 10 gün ara verin ve tekrarlayın.
•İsterseniz hindistan cevizi yağını da deneyin. Ayrıca faydalıdır. Doğal olarak üretilmiş organik Hindistan cevizi suyu aldığınıza emin olun. Soğuk bir yerde tutun, ve özellikle sabahları olmak üzere günde bir yemek kaşığı tüketin. Hindistan cevizi suyu gibi yağı da metabolizmayı hızlandırır ve tiroid hormonunun üretimini uyarır. Harikadır!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İSTEKLERİNİ TEZAHÜR ETTİRMEK İÇİN 8 ALTIN KURAL

IMG_1810[1]

 

 

Pozitif düşünce, Çekim yasası, Olumlama, Kuantum düşünce tekniği… İsteklerimizi tezahür ettirmek için kullanabileceğimiz birçok başlık var. Ben de tüm bu konularla ilgili 8 ki hepsi aynı konudur kısa bir kullanım kılavuzu hazırlayayım dedim. Sonuç olarak ortaya şu çıktı:

1 ) Öncelikle küçük isteklerle başla. Böylece zihnini isteklerinin gerçekleşeceğine ikna edersin. Hiç bir şey başarının kendisinden daha başarılı bir etki bırakmaz zihninin üzerinde. Başarı ise hayatına yeni başarıları çeker. Böylece başlangıç adımın kolay netice verir ve daha da büyük isteklerinin gerçekleşeceğine inanır.

2 ) İsteklerini doğru formüller halinde evrene sunmalısın. Şimdiki zamanda istemek tek doğru kuraldır. “Ben sağlıklıyım”, “Ben zenginim”, Benim mükemmel bir ilişkim var”, Ben sevdiğim bir ortamda, sevdiğim işi yapıyorum” gibi cümleler olmalı. “…olacak”, “…sevecek” gibi cak/cek ‘le biten cümlelerden uzak dur. Aksi takdirde sadece isteme durumunu istemiş olursun ki, bu da sana sürekli isteme halinden başka bir şey getirmez.
Olmuş gibi davranmalısın. İstediğin her neyse, ona sahipmiş gibi yaşamalısın. İsteğinin gerçekleşeceğine dair olumlu bir ruh hali içinde olman önemli. Böyle davranırsan motivasyonun artar. Hayatına doğru olayları da beraberinde çekmiş olursun.
Olumsuz ekler içeren cümlelerden kendini arındır. Engel olmaya çalıştığın şeyleri andıkça onları da hayatına çekiverirsin. Enerjini sahip olmak istemediklerine değil, sahip olmak istediklerine yönlendir. Unutma korkular, korktuklarını hayatına çeker. “ hasta olmak istemiyorum” dediğin an hastalığı çekersin. Ağzından dökülen kelimelerin bilincinde ol. “Ben sağlıklıyım!” de.
Bir şeyi var etmemeyi değil, bir şeyi var etmeyi becerebiliyorsun. Bu yüzden sadece var etmek istediklerine odaklan, var etmek istemediklerine odaklandıkça içini korkuyla doldurursun.
Sakın ola, bir şeyi önlemek adına kurulmuş cümleler kullanma. Bunu yapamazsın. Tam tersini ise uygulayabiliyorsun. Demek ki yalnızca olumlu cümleler kuracaksın. Hiçbir cümlen yok etmeye yönelik olmayacak.
“Ben sağlıklıyım!” cümlesi kısa ve öz bir emirdir. Böyle bir emirle evrene hastalığına ilgilendiğini değil, sağlığınla ilgilendiğini gösterirsin.

3 ) İsteklerini yaz. Yazdıkça onları beyan etmiş olursun. Yazdığın andan itibaren isteğin maddeye dönüşmüştür. O senin sabit ve kesin isteğin haline gelmiştir. Yazınca isteğin sarsılmaz ve kesim bir forma bürünmüştür.
Yazılmış isteğin gerçekleştiğinde onu kolayca takip de edebilirsin. Gerçekten istediğini mi elde ettin? Yoksa onu tekrar formüle mi etmelisin? Bunu sadece yazdıysan görebilirsin. Yazarak tüm bunları uygulaman daha kolay olacaktır. Bunun için ister bir ajanda, ister bir defter kullanabilirsin.
Formüllerin kısa, öz, net ve kesin olsun. İsteklerini ne kadar doğru iletirsen, karşılığını o kadar doğru alırsın. Kısa ve öz formüller üretirken, isteğin üzerinde düşünmek zorunda kalırsın ve bu sayede onun özüne inebilirsin. İsteğinin özüne inmek onun gerçekleşme süresini hızlandırır.

4 ) Muhakkak teşekkür etmelisin. Teşekkür ederek iyi olan her şeyi çoğaltırsın, hayatına bolluk bereket gelir. Teşekkür ederek hayatını gözden geçirirsin ve hayatındaki güzel gelişmelerin farkına varabilirsin. Bu sayede elde ettiklerine ve sahip olduklarına hak ettikleri dikkati ve değeri vermiş olursun. Dikkatini neye verirsen, enerjin peşinden gider. Hayatındaki tüm iyiliklere ve güzelliklere teşekkür ettikçe dikkatin enerjin o yöne akar. Şükredeceğin, teşekkür edeceğin şeyler artar.
Teşekkür ettikçe isteğini şimdiki zamanda tutarsın. Nasıl ki duanın sonundaki “amin” duayı doğrulayan ve kesinleştiren bir şeyse, isteklerinde de teşekkür ve şükretmek aynı etkiyi yaratır. Dua etmek ya da bir istekte bulunmak birbirinden çok farklı konular değildir. Her iki koşulda da dünya üzerinde beş duyunla tanıdığın “sen”den daha yüce bir mertebeye sesleniyorsun.
Ayrıca unutma teşekkür etmek endişeleri ve korkuları ortadan kaldırır. Kendine güvenin artar. Unutma arkadaşlarından bir istekte bulunduğunda bile, daha isterken yapacağından emin bir şekilde teşekkür ediyorsun. Teşekkür ederek siparişini teyit etmiş olursun. İsteğini mühürlersin, imzalarsın.

5 ) Endişe etmeyi bırak ve yüreğini güven duygusu ile doldur. Endişe her zaman kesin bir istektir. Bir istekte bulunduktan sonra endişe duyarsan, evren o isteğini istemediğini düşünecek. Yani birinci siparişin isteğin iken, ikinci siparişin isteğini iptal etmen olacaktır. Her zaman başarılısın, sadece hangi isteklerinin daha baskın olduğunun farkına var. İstediğin her hangi bir şey mi, yoksa endişen mi daha baskın bir istek?
Başarıya inanmazsan başarılı olamazsın. Başarısızlığa değil, başarıya odaklan. Başarısızlığa odaklandığında da başarılı olacaksın tabii ki. Fakat bu durumda ödülün başarısızlık olacak!

6 ) Sessiz olmayı öğren. Bir istekte bulunduysan bunu kendine sakla, onun enerjisini kimsenin ağzına sakız etme. Sırrını saklayabilirsen onu başkalarının olumsuzluklarından, şüphelerinden, hatta kıskançlıklarında uzak tutmuş olursun. Bırak başkaları gerçekleşene kadar isteğinden haberdar olmasın.

7 ) İsteğini unut! Böyle yaparsan siparişini iptal edebilecek endişelerinden de kurtulmuş olursun. Ayrıca unutursan o yüce mertebeye güvendiğini de göstermiş olursun. Geçenlerde “Var mısın? Yok musun?” programına 50 Cent konuk olmuştu. Acun ona “artık çok paran var, paraya karşı yaklaşımın nasıl?” gibilerinden bir soru sormuştu. 50 Cent ise, fakir olduğu zamanlarda en çok parayı düşündüğünü, fakat insan çok paraya sahip olunca parayı değil, hayatta neler yapmak istediğini düşündüğünü söylemişti. Bu söz sana örnek olsun. Eğer zengin olmak istiyorsan zenginmiş gibi davran, paraya sahip insan (eğer bankacı değilse) zamanını parayı düşünerek geçirmez.

8 ) Tesadüflere gözün açık olsun. Evrenin isteklerini hangi yollarla gerçekleştireceğini bilemezsin. Hatta çoğunlukla senin aklına bile gelmeyen bir yolu kullanacaktır. Gözünü, kulağını dört aç ve uyanık ol. Böyle yaparsan seni isteğine götürecek tüm bilgilere kavuşursun. Sezgilerinin seni yönlendirdiği tarafa doğru git. Sana mantıklı gelmese bile, evren sana senin tanımadığın bir yol ile ulaşmaya çalışıyor olabilir.

9 ) Gerçekten ne istediğini, yani büyük isteğinin ne olduğunu bulmak için çaba sarf et. Sana, senin doğana hiç uymayan bir istekte bulunmanın hiçbir mantığı yoktur. Sadece başkaları sahip diye istekte bulunma! İsteğin sana uygun olsun. Senin GERÇEKTEN istediğin bir şey olsun. Seni daha mutlu, daha sevgi dolu kılacak bir şey olsun. Her gerçekleşmiş istek senin hayatını değiştirecektir. Bu yüzden isteklerinde dikkatli ol! Onlar seni gerçekten gitmek istediğin yolda ilerleten ve yardımcı olan istekler olsun.

10 ) Birlikten kuvvet doğar. Kendine bir arkadaş grubu edin. Bu grupla birlikte her hafta bir gün ve saat tayin et. Bir arada olmasanız bile, isteklerinizi aynı anda evrene yollayın. Bir birinizin isteklerini merak etmeyin. Sadece birlikte istemenin gücünü hissedin. İşe yaradığını göreceksin.

*Alıntı

Ayaklarınızın Dinlenmesi İçin Papatya Ve Nergis Yağıyla Ovalayalım…

13124883_493909000805394_1315293835652133818_n[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »