HER SORUNUZUN CEVABI BİLİNÇALTINIZDA VAR.

bilincalti-evren-gonenc[1]

 

 

1- Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır.Uykuya dalmadan önce bilinçaltına ” Sabah altıda kalkacağım” emrini verirseniz sizi tam saatinde uyandıracaktır.
2- Her gece yatarken kendi kendinize söylediğiniz olumlu ifadeler sağlığınızın ve yaşantınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız Bu ifadeyi buyruk olarak algılayıp buyruğunuzu yerine getirecektir.
3- Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konuşma yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin;o da size istediğiniz karşılığı verecektir.
4- Asla “bunu yapamam” ya da “şunun olması imkânsız” gibi sözler söylemeyin. Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düşüncelerden dolayı yapmak istediğiniz şey için yeteneğiniz olmadığını kabul edecektir.
5- Size zarar verecek ya da canınızı yakacak şeyler düşünmeyin. Çünkü neye inanırsanız onunla karşılaşacaksınız.
6- En doğru şekilde düşünüp hissetmeye başlarsanız huzurlu bir zihne sahip olmanız kaçınılmaz olur. Bilinçaltınız, zihninizden geçirip doğru olduğunu iddia ettiğiniz her şeyi kabul edecek ve size bunu yaşatacaktır.
7- Bilinciniz kapıdaki bekçidir. En önemli işlevi bilinçaltını, yanlış izlenimlerden korumaktır. İyi şeylerin olabileceğini ve şu anda olmakta olduğunu düşünmeyi her zaman tercih edin
* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yediğimiz besinlerin de bir titreşimsel enerji frekansı olduğunu ve bundan dolayı vücudun genel enerji frekans titreşim ahengini bozabildiğini biliyor muydunuz?

high-vibration-food1[1]

 

 

Yediğimiz besinlerin de bir titreşimsel enerji frekansı olduğunu ve bundan dolayı vücudun genel enerji frekans titreşim ahengini bozabildiğini biliyor muydunuz? Frekans dört bir yanımızdadır ve her şeyin içinde bulunabilmektedir. Her ne zaman bir nefes alıyorsak, içimize frekans çekiyoruz. Ne zaman müzik dinlesek, frekans ile etkileşim halinde oluruz. Hatta düşündüğümüz zaman bile, düşüncelerimizi ifade etmesine yardım etmek üzere frekansın kuvvetinden faydalanıyoruz. Frekansın bizi şifalandırma veya bize zarar verme becerisi vardır; bu yüzden, sağlıklı kalmak istiyorsak, bunun genel sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamamız gerekir. Düşük frekans içeren bir yemek yiyor olmamız da, enerji seviyemizin bozulmasına sebep olur. Teorik olarak, bedenimizin frekans oranını 60 MHz’in üzerinde tutabilirsek, hemen hemen hiç hasta olmayız. Bunun için ‘düşük’ titreşimli gıdalardan kaçınmamız ve bunun yerine ‘yüksek’ titreşimli gıdaları tercih etmemiz söylenir.
Yüksek titreşimli gıdalar:
Taze, sertifikalı organik meyveler ve sebzeler
Raw beslenme, filizlenmiş besinler, buğday çimi
Spirulina gibi doğal takviyeler
Bitkisel Çaylar
Otlar ve baharatlar
Saf veya filtrelenmiş su – ters osmoz veya yeni toplanan kaynak suyu en iyi seçenektir
Zeytinyağı ve hindistancevizi yağı gibi sağlıklı yağlar
Fındık ve tohumlar
Fermente gıdalar
Kakao
Saf gerçek bal
Bakliyatlar
Karabuğday, kahverengi pirinç, amaranth gibi tahıllar
Düşük titreşimli gıdalar:
Genetiği değiştirilmiş (GDO) gıda maddeleri ve kimyasallar ve pestisitlerle tedavi edilen konvansiyonel gıda maddeleri
Beyaz pirinç ve unlar
Şekerler, tatlandırıcılar (yapay vb.)
Kahve
Soda
Alkol
Et, balık ve kümes hayvanları
İşlenmiş paketlenmiş konserve ve fast food
Kanola, pamuk tohumu, margarin ve bitkisel yağlar gibi sağlıksız yağlar
Dondurulmuş gıdalar
Pastörize edilmiş inekler süt, yoğurt ve peynir
Pişmiş yemekler, fast food, kızartılmış gıdalar ve mikrodalga fırın yemekleri

Kaynak: İntelligent infinity- Merve Karacaoğlu sayfasından alınmıştır

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

MÜKEMMEL BİR YAŞAM İÇİN TOLERE EDİLMEYECEK 20 ŞEY

IMG_5259

1- SİZİ AŞAĞI ÇEKECEK İNSANLARDAN UZAK DURUN: İlişkiler size yardımcı olmalıdır. Sizi incitmemelidir. Sizi mutlu eden insanlarla vakit geçirin.
2- HOŞLANMADIĞINIZ İŞ ÇEVRESİNDEN VE İŞ YERLERİNDEN UZAK DURUN: Bir veya ikinci denemenizde işiniz sizi mutlu etmeyebilir. Vazgeçmeyin. Aramaya devam edin. Eğer kendinizi her saniye mutlu bir şekilde çalışırken buluyorsanız doğru işi bulmuşsunuz demektir. Devam edin. Başarı çok yakınınızda.
3- KENDİ OLUMSUZ BAKIŞ AÇINIZDAN KURTULUN: Kendi zihinsel konuşmalarınız farkına varın. Birçok kez zihninizin sizinle konuştuğunuzu duyarsınız. Kulaklarınızı dört açın. Zihniniz size ne diyor? Eğer zihniniz sizinle olumlu olmayan şekilde konuşmaya başladıysa, hemen kendinize gelin ve zihninizin sizinle olumlu şeyler konuşması için onu yönlendirin.
4- GEREKSİZ İLETİŞİMSİZLİKTEN UZAK DURUN: Hissettiğiniz şeyleri söyleyin ve söylediğiniz şeyleri hissettiğinizden emin olun. Açık konuşun. Sorular sorun. Tam anlayıncaya kadar, konuyu netleştirmekten çekinmeyin.
5- DAĞINIK YAŞAM VE İŞ ALANINDAN UZAK DURUN: Dağınıklığı temizleyin. Kullanmadığınız gereksiz eşyalardan kurtulun. Bu konuda yazılmış David Allen’in kitabı size rehberlik edebilir.
6- KENDİ GECİKMELERİNİZDEN KURTULUN: 30 dakika erken uyanırsanız, gün içerisinde deliler gibi koşturmaya ihtiyaç duymayacaksınız. Bu 30 dakika, sizi yorgunluktan ve gereksiz baş ağrılarından kurtaracaktır.
7-BAŞKALARINA BENZEME BASKISINDAN KURTULUN: Çoğunluk gibi olma baskısı, sizi çoğunluğun içerisinde fark edilmez bir hale düşürebilir. Kalabalığa karışıp kaybolmayın. Bunu kabul etmeyin. Olabileceğiniz tek kişiyi siz var edebilirsiniz.
8- SAĞLIKSIZ BİR BEDENİ KABUL ETMEYİN: Vücudunuz hayatınızdır. Vücudunuzdan vazgeçmeyin. Doğru beslenin, egzersiz yapın ve düzenli aralıklarla doktorunuza başvurun.
9- DEĞİŞİMDEN KORKMAYIN: Hayat değişimin ta kendisidir. Her gün yeni bir gündür. Her günün farklı bir başlangıcı ve sonu vardır. Bunu kabul edin ve farklılığın keyfini sürün.
10- İŞKOLİKLİKTEN KURTULUN: Zamanınızı sürekli çalışarak geçirmeyin. Fırsat buldukça eğlenceye zaman ayırın. Gülümsüyorsanız, doğru şeyi yapıyorsunuzdur.
11- ÜNLÜ İNSANLARIN VE GÜZELLİK REKLAMLARINA TAKILMAYIN:
Güzel bir görünüm gözleri etkiler. Kişilik ise kalbi etkiler. Kendiniz olmakla gurur duyun. Siz zaten güzelsiniz. Pazarlama malzemeleri sizi yetersizmiş gibi hissettirmemeli.
12- UYKUSUZ KALMAMAYA ÖZEN GÖSTERİN: Yorgun bir zihnin üretken olması nadiren görülen bir şeydir.
13- AYNI ŞEYLERİ TEKRAR TEKRAR YAPMAYIN: Siz yaşam tecrübelerinizin toplamısınız. Ne kadar çok tecrübe yaşarsanız, o kadar güçlü bir bakış açınız olur.
14- KİŞİSEL HIRSLARINIZDAN KURTULUN: Azim ve hırs aynı şey değildir. Azim sizi başarıya doğru yöneltirken, hırs ve açgözlülük sizi siz yapan her şeyi elinizden alır. Ayağınıza gelen şans bile, küçük bir hırsla, ayaklarınızın altında ezilmeye mahkumdur.
15- BORÇ YIĞINLARINDAN KURTULUN: Düşlediğiniz hayata henüz ulaşmamışken bile mutlu ve iyi yaşamaya çalışın. Gerek duymadığınız şeyleri satın almaktan vazgeçin ve pazarlama oyunlarına gelmeyin. Büyük düşünün ve birikim yapın. Bütçenizi planlayın.
16- SAHTEKARLIKLA İŞİNİZ OLMASIN: Dürüst bir yaşam, size huzur verir ve geceleri başınızı yastığa rahat bir şekilde bırakmanın değeri paha biçilmezdir. Sahtekarlıkla aynı cümle içinde bile geçmesin isminiz ve bu tür insanlara tahammül etmek zorunda olmadığınızı farkına varın.
17- SADAKATSİZLİKTEN UZAK DURUN: İlişkilerinizi güven çemberinin içinde tutun. İlişkilerinizi, onların kutsal olduğunu düşünerek yaşayın. %100 güven duymadığınız ilişkiler, %100 mücadele etmeye değmeyen, uğruna savaşmaya gerek olmayan ilişkilerdir.
18- GÜVENSİZ EV ORTAMINDA UZAK DURUN: Evinizde kendinizi mutlu ve güvende hissedemiyorsanız, hiçbir yerde mutlu ve güvende hissedemezsiniz kendinizi. Evinizde bulunmaktan gurur duyacağınız bir sevgi ortamı yaratmaya dikkat edin.
19- HAZIRLIKSIZ OLMAKTAN VAZGEÇİN: Hayat öngörülemez. Korku duymak veya hazır olmak arasında çok büyük fark vardır. Hayatı korkuyla da karşılayabilirsiniz, ona hazırlıklı olarak da. Her zaman hazırlıklı olun.
20-HAREKETSİZLİĞE PAYDOS: Ya harekete geçip yeni fırsatlar yaratmayı seçersiniz, ya da bunu başkalarının nasıl yaptığına şaşırmakla yetinirsiniz. Oturup düşünmekle, bir şeyleri değiştirmek bugüne dek kimseye nasip olmamıştır. Harekete geçin.
Alinti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Evde Doğal Yumuşatıcı Nasıl Yapılır?

evde-doğal-yumuşatıcı-nasıl-yapılır-768x556[1]

 

Yumuşatıcı olmadan çamaşırlarını asla yıkayamayanlardansanız, özellikle kokuya duyarlı büyük çoğunluğun içindesiniz. Hem güzel kokan yumuşacık çarşaflarda uyumayı kim sevmez ki?
Bildiğiniz üzere, içinde katkı maddesi bulunan ürünlerin evde doğal olarak yapımı her geçen gün popülaritesini arttırıyor. Kimyasal maddelerin farklı yollardan vücudunuza verdiği zararın önüne geçmek için uygulayabileceğiniz basit yöntemlerden biri de çamaşırlarınızı kendi hazırladığınız yumuşatıcı ile yıkamaktır.
Günlük olarak kullandığımız şampuan, bulaşık deterjanı ve hatta sabunlar bile alerjiye neden olabiliyor. Alerjen cilt tipine uygun olarak üretilen temel temizlik maddelerinin içinde de çok sayıda koruyucu kimyasal olduğunu düşünürsek en güvenlisi ev yapımı doğal tarifler. Bu arada, markasından dolayı yüksek fiyatlara almanıza rağmen çamaşırlarınızın dokusunu yıpratan yumuşatıcıların, çamaşır makinasında kireçlenmeye neden olduğunu da belirtelim. Cildiniz, çamaşırlarınız, makinanız ve bütçeniz için en akıllı tercih doğal yumuşatıcı. Eğer siz de bebeğiniz gibi hassas bir cilde sahipseniz işte hem pratik hem sağlıklı yumuşatıcı reçetesi:
Malzemeler
500 ml elma sirkesi (pH 4,5 – 5,5 aralığında olmalı)
150 ml (3/4 su bardağı) saf su (kaynatılmış soğumuş)
1 çay bardağından biraz daha az miktarda karbonat (beyaz çamaşırlar için)
Sevdiğiniz koku için doğal yağ aroması (tercihe göre lavanta yağı vb)

Yapılışı
Yumuşatıcınızı hazırlamak için daha önce kullandığınız bitmiş bir yumuşatıcı şişesini yıkadıktan sonra tekrar kullanabilirsiniz. Bu size ölçek kullanma imkanı sunacaktır. Kutuyu çoktan çöpe attıysanız 1,5 litrelik su şişesi de kullanabilirsiniz. Bu durumda ölçeğimiz çay bardağı olacak.
Karışımı hazırlayacağınız şişeye elma sirkesi, su ve karbonatı ekledikten sonra şişeyi iyice çalkalayın. Biliyorsunuz karbonat çamaşırlarınızı çok güzel şekilde beyazlatır. Bu nedenle renkli çamaşırlar için hazırlayacağınız şişeye karbonat eklememenizi tavsiye ederiz. Son olarak harika bir koku için 1 yemek kaşığı doğal yağ ekleyin. Lavanta, limon, portakal ya da nane yağı çamaşırlarınızda çok hoş bir koku bırakacaktır. Yağı da ekledikten sonra şişeyi tekrar çalkalayın. İşte doğal yumuşatıcınız hazır! Elma sirkesi çamaşırlarınızda ve makinanızdaki deterjan kalıntılarını temizlerken, karbonat çamaşırlarınıza parlak bir beyazlık katacaktır.
Hemen küçük bir hatırlatma yapalım. Tüm doğal ürünler gibi ev yapımı yumuşatıcının da kullanım süresi sınırlıdır. Hazırladığınız karışımı 20 gün içinde bitiremeyecekseniz ölçekleri küçülterek hazırlamanız daha uygun olur. Her yıkamada çamaşır ağırlığına göre 1-1,5 çay bardağı doğal yumuşatıcı kullanın. Kimyasal ürünlere göre daha fazla kullanmamızın nedeni etkiyi arttırmaktır. Bu ürünler yoğunlaştırılmış yapıda olduğundan, ev yapımı ürünleri kullanırken ölçek konusunda daha cömert davranmanız sorun olmaz. Bir de her kullanımdan önce şişeyi tekrar çalkamalısınız. Böylece karışım ilk hazırladığınız andaki kadar etkili olacaktır.
Doğal yumuşatıcı tariflerine saç kremi ya da duş jeli ekleyenler de mevcut. Ancak bunun ne kadar sağlıklı olduğu konusunda emin olamadığımız için bu tarifte yer vermiyoruz. Siz de doğal yumuşatıcınızı dakikalar içinde hazırlayarak, cildinize hak ettiği özeni gösterin.

alntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bedenimiz ve Ruhsal Bağlantılar…

17458441_10206841736642548_2418435033313953786_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İKİ KAŞIN ARASINA BİR DAKİKA BASMAK,

17426256_1543632465677626_4532184757030512975_n[1]
Akupunkturun güçlü noktalarından birisi de iki kaş arasındaki bölgedir. Bu noktayı uyarmak için sadece gözlerinizi kapatın, ve parmağınızı bu noktaya koyun uzun ve yavaş nefes alırken bir yandan bu noktaya 1 dakika boyunca basınç uygulayın bu işlemde orta işaret parmağınızı kullanın.
Uykusuzluk, baş ağrısı, göz problemleri, baş dönmesi, burun tıkanıklığı, anksiyete gibi sorunları çözüyor ve sizi rahatlatıyor. Zihninizi rahatlatıyor…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SAFRAN ÇAYIYLA GÖZ HASTALIKLARINI TEDAVİ EDİN…

safran-baharat-sari-nokta-goz-icin-752x320[1]

Sarı Nokta Göz Hastalıklarında Safran Baharatı Faydaları
SAFRAN OTU ile GÖZ HASTALIKLARINI TEDAVİ EDİN Bu Baharat Gözlerinizde %97 Oranında İyileşme Sağlıyor
İtalyan uzmanların söylediğine göre,  yaşla bağlantılı ortaya çıkabilen sarı nokta hastalığını ortadan kaldıracak ve yaşınız kaç olursa olsun görüşünüzü %97 oranında iyileştirecek basit bir baharat var!
SAFRAN SARI NOKTA GÖZ HASTALIĞINA İYİ GELİYOR
Sarı nokta hastalığı, insanlarda körlüğün ana sebebi olarak gösterilebilir. Sarı noktamız, görme alanından sorumlu olup gözümüzün merkezinde bulunur. Bizler yaşlandıkça, sarı noktamız fonksiyonlarını yitirmeye başlar. Bu da görmede kayıplara neden olur. Bu hastalık, buğulu görmeye kadar yavaşça ilerler ve en son noktası olan körlüğe kadar gidebilir. Dünya genelinde milyonlarca insan bu hastalıktan muzdariptir. Burada genetik faktörler de bazen etkili olsa da bu süreç sigara kullanımına bağlı olarak hızlanabilir. Neyse ki, sarı nokta hastalığından bizi koruyacak ve görme bozukluklarını tedavi edecek bir baharatımız var:  Safran!

GÖRME YETİSİNİN ARTIRILMASINDA SAFRAN KULLANIMININ FAYDASI
Bir Hint baharatı olan safranın görme kabiliyetine ciddi faydası var. İtalyanların araştırmaları sonucunda, her gün 20mg safran baharatı alan insanların 3 ayda daha iyi sonuçlara geldiği saptandı. Safran otu, vücuttaki oksijen dolaşımını kuvvetlendirirken, hücre ölümünü de engeller. Ki bu da görmenizle doğrudan bağlantılı olan sinir sisteminizin daha sağlıklı olmasına neden olur. Safran içerdiği güzel kokulu yağımsı madde ile hücrelerinizin yaşlanmasını yavaşlatacak ve böylece gözlerinize ışık getirip, gözlerinizdeki damarların çalışmasını iyileştirecektir.
Sarı nokta hastalığının ilerleyişini her gün safran çayı içerek veya safranı baharat olarak kullanırsanız durdurabilirsiniz.

Zencefilli Safran Çayı
Zencefilli Safran Çayı İçin İhtiyacınız Olan Malzemeler

4 Su bardağı su
Yüksek kaliteli göz miktarı safran
Rendelenmiş taze zencefil
2 Yemek kaşığı bal
Bir tarçın çubuğu
Zencefilli Safran Çayı Yapılışı:
Bir tavaya su dökün ve kaynatın.
Aroma oluşana kadar bal, doğranmış ve rendelenmiş zencefil ve tarçın çubuğu ekleyin. Daha sonra safran ekleyin.
En az 15 dakika boyunca çayın kaynamasına izin verin.
Sıcak olarak tüketin.
Kolay Ballı Safran Çayı
Ballı Safran Çayı İçin İhtiyacınız Olan Malzemeler
Su
Yüksek kaliteli safran
2 Yemek kaşığı bal
Ballı Safran Çayı Yapılışı
Tavaya su dökün ve kaynatın.
Üzerine safranı koyun ve 10 dakika pişirin.
Tadı için biraz bal ekleyin.
Bal isteğe bağlıdır ve pek çok Keşmirliler bal eklemeden içerler.

Kaynak: bilgi doktoru

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yüz Masajıyla Rahatlama…

giphy1 - Kopya

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüz Masajıyla Rahatlama…

giphy[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

10 maddede uzun ilişkilerin sırrı nedir?

uzun-iliskilerin-sirri-nedir-e1490692649616[1]

 

 

Nasıl olur da bazı çiftler birbirlerine olan sevgilerini koruyarak sürdürmeyi başarırken diğerleri bunu yapamaz? Herkesin aklını kurcalayan soru: Uzun ilişkilerin sırrı nedir?

Her ilişkinin kendine has özellikleri vardır. Bu açıdan her biri eşsiz deneyimlerdir. Fakat zaman içinde mutlu giden ilişkiler gözlemlenerek bazı ortak noktalar bulunmuştur. Aşağıda bu gözlemlerden yola çıkarak oluşturulan 10 maddelik bir liste bulacaksınız.
1- Mutlu çiftler yatağa küs girmezler.
Mutlu çiftlerin en önemli yaşam kurallarının başında yatmadan önce aralarındaki problemi çözümlemeleri gelir. Yani eski bir tabirle onlar yatağa küs girmezler.

İlişkilerinde mutlu olan 50-60 yıllık evli çiftler gözlemlendiğinde karşılıklı konuşmaktan asla vazgeçmedikleri ve günün sonunda daima problemlerini çözümleyerek günü kapattıkları görülmüştür.
İlişkinizde partnerinizle her akşam tartışarak günü sonlandırmak, ertesi güne çözümlenmeyen meselelerle başlamak demektir. Bu zamanla kötü bir alışkanlığa dönüşür ve ilişkiniz yıpranmaya başlar.
“Mutlu çiftler nasıl mutlular?” sorusunu yanıtlayan ilk madde bu: Bu nedenle yatmadan önce aranızdaki meseleleri karşılıklı oturup çözümlemek ilişkinizin selameti açısından oldukça önemlidir.
2- Mutlu çiftler birbirlerine sarılır ve öpüşürler.
Birçok çift zamanla, ilişkiyi güzel kılan ve onun özünde olan davranışları unutur. Oysa ilişkinin doğasında bu sıradan sayılabilecek ve güzel anlar vardır. Sarılma ve öpüşme çiftlerin birbirlerine sevgilerini gösterdikleri ve komplike olmayan davranışlardır.
Mutlu çiftlerin birbirlerine karşı bu davranışlar açısından cömert davrandıkları bilinmektedir. Güne öpücükle başlar ve günü öpücükle sonlandırırlar. Bu her gün mükemmel bir ortam yaratmasa da çiftlerdeki stresi ve gerginliği azaltır.
Sarılma ve öpüşmenin bilimsel olarak da faydaları kanıtlanmıştır. Bu esnada açığa çıkan oksitosin hormonu kişide güven ve bağlanma duygusunu perçinler. Bu da elbette daha sağlam ve mutlu bir ilişki demektir.
Partneriniz yorgun argın eve geldiğinde ona sarılın. Bu davranış hem sizin hem de onun gününü aydınlatacaktır. Unutmayın paylaşılan özel anlar ilişkinizi sağlıklı tutar.
3- Birbirleriyle anı paylaşırlar.

Bir ilişkide paylaşım oldukça önemlidir. Bu paylaşımlar çok zaman veya dikkat gerektirmezler. Aslında temelde oldukça basittirler. Partnerinizle güzel bir akşam yemeği yemek veya birlikte film izlemek birbirinize zaman ayırmanın ve anı paylaşmanın en güzel yollarındandır.
Bunun dışında ortak zamanı artıracak aktiviteler bulmak ve bunlara katılmak da ilişkinizi güçlendiren ve güzel anıları artıran durumlar olacaktır. açısından oldukça yararlı olacaktır.
4- Mutlu çiftler birbirlerini takdir ederler.
Mutlu çiftler birbirlerinin olumlu özelliklerine odaklanır. Çünkü olumsuz özelliklere durmadan odaklanmanın ilişkiyi yıpratacağının farkındadırlar. Bu nedenle mutlu çiftler birbirlerinin olumlu özelliklerini dile getirir ve bunu takdir ederler.
Partnerini olumlu ve olumsuz yönleriyle kabul etmek ve daha ziyade olumlu taraflara odaklanmak sağlam bir ilişkinin temelidir; çünkü kimse kusursuz değildir.
5- Mutlu çiftler gün sonunda birbirlerine zaman ayırırlar.
Mutlu çiftlerin uyumadan önce birbirleriyle konuştukları kutsal bir zamanları vardır. Birbirleriyle o gün olanlardan, hissettiklerinden konuşurlar. Bu zaman dilimi her iki tarafın da birbirine içini döktüğü saatlerdir. Bu da çiftleri yakınlaştırır dolayısıyla da ilişkiyi daha güçlü kılar.
6- Mutlu çiftler ufak şeylerin büyüsünü kullanırlar.
Günün birinde ufak gibi görünen şeylerin hiç de ufak olmadığının farkına varacağız. Bunun farkına varan çiftlerse mutlu beraberliklerini sürdürüyorlar. Çoğu zaman ufak şeyler büyük mutlulukları beraberinde getirir.
Sevgilinize veya eşinize öğle yemeği için bir sandviç hazırlamak ve içine güzel bir not yazmak ufak ama mutluluk verici bir şeydir. Ya da eşiniz bütün gün yemek yapıp yorulmuşsa bulaşıkları da siz yıkasanız bu harika bir jest olur. Bu ufak ama anlamlı hareketler ilişkinizdeki zarif davranışlardır.
7- Mutlu çiftler birbirleri ile hislerini paylaşırlar.
Sağlıklı bir ilişkinin başında gelen en önemli şey hislerin bütün açıklığıyla ifade edilebilmesidir. Her şeye katılmak zorunda değilsiniz veya partneriniz tamamen yanlış bir şekilde bunu ifade etmiş olabilir.
Yapmanız gereken yargılamadan, sakince dinlemek ve bir çözüme bağlamaktır. Önemli olan hisleri açıkça ifade edebilme cesaretinin kırılmamasıdır. Çünkü bu açıklığın yok olması ilişkiyi yapaylaştıracak ve çıkmaza sürükleyecektir.
8- Mutlu çiftler birbirlerine güvenirler.
Karşılıklı güven bir ilişkinin olmazsa olmazıdır. Zor zamanlarda partnerinize destek vermeli ve onu bu zor zamanların geçeceği yönünde cesaretlendirmelisiniz. Karşılıklı anlayış ve güven sağlam bir ilişkini temelidir.

9- Mutlu çiftler birbirlerinin başarılarını kutlarlar.
Başarının küçüğü büyüğü olmaz anlayışı hayata dair motivasyonumuzu artırır. Mutlu çiftler de birbirlerinin başarılarını tanır, takdir eder ve birbirleri için en iyisini dilerler. Bu kişiye değer vermenin ve bunu göstermenin en güzel yollarındandır. Partnerinizi başarısı dolayısıyla kutlamak ve cesaretlendirmek ilişkiniz açısından son derece önemlidir.
10- Mutlu çiftler tartışmayı bir haklı çıkma yarışına döndürmezler.
Mutlu çiftlerin en önemli özelliklerinden biri tartışmayı uzatmamalarıdır. Tartışma elbette her ilişkide olacaktır. Bir ilişkide tartışmanın hiç olmaması daha düşündürücüdür. Ancak mutlu çiftler bunu uzatmazlar ve birbirlerini alttan almayı bilirler. Bu da tartışmanın gereksiz bir şekilde uzamasının önüne geçer. Böylece ilişki yıpratıcı süreçleri daha kolay atlatır. Kaynak: Parlovs Partner-indigo

Duş Alma Meditasyonu…

xUPGcBThPN8Dlev184[1]

Her duş aldığınızda suyla birlikte stres ve gerginliğinizin de temizlenip üzerinizden aktığını gözünüzün önüne getirin.

Cildinizin üzerinde suyun nasıl hissettirdiğine konsantre olun. Bu suyun negatif düşüncelerinizi temizlediğine inanın. Korkunun, pişmanlıkların ve kızgınlıkların enerjik alanınızdan temizlendiğini düşünün. Bir süre bu düşüncelerle duşun altında mutlulukla durun.

Suyun iyileştirici gücüyle tam bir rahatlama sağlayın. Bu meditasyonu stresli bir günün sonunda veya aşırı kalabalık ve ağır enerjili bir ortamdan eve döndüğünüzde mutlaka yapın

Kaynak: Mistik Yol

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hey Zekiyim Diyenler… Şifreyi Bulabilir Misin?

17546748_10155207729834357_100464988753328728_o[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 26 Comments »

Pancarla Karaciğerinizi Temizleyin

01[1]

 

Karaciğerin 500’den fazla işlevi olduğu söyleniyor. Çalışmalar bu rakamın daha da fazla olabileceğini dile getiriyor. Yani, karaciğeri düzgün işleyebilmesi için sağlıklı tutmak çok önemlidir.
Karaciğerimize gerekli besinleri sağladığımızda dışarıdan yardıma ihtiyaç duymadan kendi kendini yenileyebilir. Ancak bazen ona fazla yükleme yapabiliriz ve düzenli işlemesine engel olabiliriz. Savurgan bir yaşam, zayıf beslenme, hava kirliliği, kimyasal kullanımı ve diğer bir çok faktör vücutta aşırı toksin birikimine yol açar ve karaciğeri düzenli işlemekten alıkoyar.
Şanslıyız ki karaciğer doğal yollarla, besleyici ögelerin zengin olduğu besinleri yiyerek, antioksidanlarla ve diğer maddelerle temizlenebilir. Sizlere evde hazırlayabileceğiniz ve karaciğeri temizlemek için kullanabileceğiniz mükemmel bir pancar tarifi vereceğiz.

Karaciğeri temizlemek için pancar

İnsanlar uzun zamandır karaciğeri temizlemek ve bir çok hastalıktan korunmak için pancarla tedaviler uyguluyor. Bu sebzeyi diyetinize eklemek çok kolay ve ayrıca bir çok tarifin içinde kullanıldığında çok lezzetli oluyor. Karaciğeri temizler ve detoks yapar çünkü içeriğindeki antioksidanlar uzun vadede hastalıklara yol açan vücuttaki serbest radikallerle savaşır.
Ayrıca betalen, lif, demir, betasiyanin ve folik asit içerir. Bunların hepsi güçlü ve sağlıklı bir karaciğer için gereklidir. Pancar içinde pektin isimli bir lif taşır, bu da toksinlerin karaciğerden atılmasını sağlar. Ayrıca işlevini de güçlendirir.
Bu güzel yararların yanı sıra, pancar yaralı karaciğerin iyileşmesine de yardımcı olur, mide asidi üretimini geliştirir, kötü kolesteroldeki serbest radikallere karşı koruma sağlar ve akciğer, karaciğer, dalak, cilt ve kolon kanserlerini önler.
Karaciğeri temizlemek için pancar tedavisi

Bu güçlü tarif yağlı karaciğer hastalığı yaşayan insanlar için önerilir, ya da sigara ve alkol yüzünden karaciğer problemleri yaşayanlar için. Bu organın işlevini en iyi şekilde yerine getirmesi iyi bir sağlığa ve vücudun zararlı maddeleri atabilmesine bağlıdır. Eğer bunlar gerçekleşmezse uzun vadede ciddi problemler oluşabilir.
Malzemeler
3 litrelik bir kavanoz
700 gr pancar
1 kap organik şeker
1/2 kap kuru üzüm

Hazırlanışı
Pancarları küp küp doğrayın ve diğer malzemelerle kavanozun içine koyun. Kaynattığınız suyun soğumasını bekleyin ve kavanoza ekleyin. Sonra 6-7 gün içinde fermente olmasını bekleyin. Kavanozun üstünü bir bezle kapatın ki nefes alabilsin. Her gün iki kez karıştırın. 7 gün dolduktan sonra, başka bir kaba süzün. İlacınız içmeye hazır!
Öneriler
Günde 3 kez 3 yemek kaşığı almalısınız.
Karışım buzdolabında saklanmalı.
3 ay ara verdikten sonra tedaviyi tekrarlayın.
Yan etkileri
Bu pancar karışımını içtiğiniz süre boyunca idrarınız biraz pembeleşebilir. Panik olmanıza gerek yoktur. Bu yan etki pancarın renginden kaynaklanır ve sağlığa zararlı değildir.
Pancar yemek bazı insanlarda cilt alerjilerine sebep olabilir. Durum buysa, tedaviyi uygulamayın.
Böbrek taşı veya diğer böbrek problemleri yaşayan insanlar bu tedaviyi uygulamamalıdır.
Bu tedavi diyabet sorunu olan insanların kesinlikle uygulamaması gereken bir tedavidir. Çünkü pancar diğer bütün sebzelere göre daha fazla şeker içerir. Ayrıca bu tarifin içerisinde ekstra şeker de bulunmaktadır. Diyabet hastasıysanız asla uygulamayın.
Pancar kabızlığa yardımcı olabilir, çünkü bağırsakları çalıştırır. Ancak, ishal problemleriniz varsa durumu kötüleştirebilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüzünüz Sağlığınızı Nasıl Yansıtır?

yüz

 

 

Bazen yüzümüzde sivilceler ve kızarıklıklarla çeşitli değişiklikler yaşarız, bu bazen iç organlarımızın düzenli işlemediğini gösterir.

Yüzünüzdeki çeşitli değişimler vücudunuzda bir şeylerin doğru gitmediğine işaret ediyor olabilir. Bu değişikliklerin bazıları hormonal değişiklikler, aşırı iklimlere maruz kalmak, farklı ilaçları kullanmak, bazı yiyecekler ve diğer faktörlerden kaynaklanabilir. Bazı çalışmalar bu değişiklerinin bazen belli bir nedenden dolayı oluşmadığını ortaya koyuyor, ama bazı durumlarda da sağlığınız için uyarıcı olabilirler.

Eğer sivilce ve kızarıklıklara neden olabilecek aybaşı döneminde değilsek veya başka faktörlere maruz kalmamışsak, başka nedenlerden dolayı konuya dikkat etmeliyiz. Yüzümüzün bir harita olduğunu düşünürsek, olası problemleri ve nasıl tedavi edeceğimizi bulabiliriz. Aşağıda yüzünüzün vücutta olanları anlatan 14 bölgesinden bahsedeceğiz. Numaralarla işaretlenmiş bu bölgelere bakın ve problemi anlamaya çalışın.

1 ve 2. bölgeler etkilenmişse: Sindirim problemleri
Eğer 1 ve 2 numaralı bölgelerdeki sivilce, akne ve lekeleri fark ettiyseniz, sindirim sisteminiz düzenli işlemiyor olabilir. Bu problemi düzeltmek için abur cubur ve aşırı yağlı yiyecekler yemeyi bırakmalısınız. Ayrıca aşırı tuzdan kaçınmalı ve daha fazla su tüketmelisiniz.
3. bölge etkilenmişse: Karaciğer
Eğer değişimler gösteren bölge 3 numaralı bölge ise, karaciğerinizin düzgün işlememe olasılığı var. Bu sağlığa zararlı toksinlerin ve maddelerin tüketilmesinden kaynaklanır. Yapmanız gereken alkol, abur cubur ve laktoz tüketmemektir. Ve meyve ve sebze tüketiminizi arttırmalısınız, ve onları özellikle çiğ tüketmelisiniz. Ayrıca doğal bir karaciğer temizliği yapmakta da yarar var.

4 ve 5. bölgeler etkilenmişse: Böbrekler
Gözlerinizin kontürlerinde oluşan her şey -göz altı morlukları da dahil olmak üzere- susuzluk ve böbrek işlevsizliğinden kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden en iyisi su tüketimini arttırmak, tuzdan uzak durmak ve idrar söktürücü daha fazla yiyecek tüketmektir.
6. bölge etkilenmişse: Kalp
Bu bölge sivilce ve siyah noktaların en çok görüldüğü yerlerdir. Ancak birden belirdiklerinde ve bunlardan kurtulmak zor olduğunda bir kalp sorununa işaret ediyor olabilir. Bu problemle savaşmak için diyetinizden yağlı ve sodyum içeren zararlı yiyecekleri çıkarmalısınız. Ayrıca baharatlı yiyeceklerden de uzak durmalısınız. Bunlar yerine omega-3 yağ asitleri tüketiminizi arttırın. Özellikle bitki temelli olanları.
7 ve 8. bölgeler etkilenmişse: Böbrekler
Yine önceki gibi böbrekler kötü işliyor olabilir. Bunun nedeni ise vücutta atık birikimi, su tutulumu ve dehidrasyon olabilir. Bu durumu düzeltmek için bol bol su için; kahveden, gazlı yiyeceklerden ve alkolden kaçının.
9 ve 10. bölgeler etkilenmişse: Solunum yolu sistemleri
Bu bölgeler bir şekilde alerji veya astım gibi solunum yolu sistemlerine işaret ediyor olabilir. Bu bölge lekeler için hassastır ve hatta sigara içmek gibi kötü alışkanlıklardan etkilenir. Bunu düzeltmek için sigara içmeyi bırakın, taze yiyecek tüketimini arttırın ve şeker tüketimini azaltın.

11 ve 12. bölgeler etkilenmişse: Hormonlar
Bu bölgedeki değişiklikler genelde adet dönemindeki hormonal değişikliklerden kaynaklanır. Bunlar kaçınılmaz olsa da, sağlıklı bir diyet, egzersiz, yeterli uyku, bol su içmek, yüzünüzü bol bol yıkamak ve rahatsız edici yiyeceklerden uzaklaşmak iyi gelecektir.
13. bölge etkilenmişse: Mide
Yüzün bu bölgesi zayıf sindirime işaret eder, bağırsaklarınız düzenli çalışmıyor ve kabızlık çekiyor olabilirsiniz. Bu problemle savaşmak için bol bol lif tüketin. Bunu meyve, sebze ve tahıllarda bulabilirsiniz.
14. bölge etkilenmişse: Stres
Eğer yüzünüzün bu bölgesinde bir düzensizlik fark ederseniz, vücudunuzun dinlenmeye ve zamana ihtiyacı olabilir. Stres ciddi sağlık problemlerine yol açabilir ve ilgilenmezseniz durum daha da kötüleşebilir. Bu problemle savaşmak için dinlenmenizi, uyumanızı, şekerleme yapmanızı ve daha çok su içmenizi öneriyoruz.
Unutmayın!
Yüzünüzde sivilce ve kızarıklık gibi düzensizliklerin olmasının bir çok nedeni olabilir. Yukarıda bahsedilen nedenler bunlardan bazıları olabilir. Bu yüzden en doğrusu yüzünüzdeki problemin nedenini ortaya çıkarmak ve uygun tedavi yöntemini bulmak için doktorunuza başvurmaktır

Kaynak: Sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aloe Verayı Dondurmanın Etkileyici Faydaları

Aloe veranın bütün inanılmaz faydalarından yararlanın. Daha sonrası için aloe vera jelini dondurarak onu nasıl taze tutacağınızı öğrenin.

Bir şey kesindir: aloe veranın faydaları sayısızdır.

Aloe vera, cildimizin bakımını yapmak için mükemmel bir çözümdür, ve aynı zamanda sindirim sistemimiz için iyi bir temizleyici olabilir.

Fakat bazen, bu bitkiden en iyi şekilde yararlanmak için farklı yöntemler kullanmak zorundayız. Bu yöntemlerden bir tanesi aloe vera jelini dondurmaktır.

Aloe vera, jelatinimsi bir içe sahiptir, bu da düzgün bir şekilde muhafaza edilmesinin zor olabileceği anlamına gelmektedir.

Dondurmanın önemi de burada devreye girmektedir.

Cildinize bakmak ve sağlığınızı korumak için çok sayıda faydası olan, basit bir işlemdir.

Aloe Verayı Dondurmanın Sebepleri

Aloe veranın birçok özelliği vardır. Bunların birçoğu hemen etki etmeye başlar.

Fakat eğer aloe vera jeli soğuk, UV ışınları, rüzgar, toz ve diğer elementlere maruz kalırsa, etkisini kaybedebilir.

Bu nedenle aloe vera jelinin dondurulması önemlidir.

Jelin korunması için başka yöntemler de vardır, örneğin cam kavanozda saklamak gibi.

Aloe Verayı Nasıl Dondururuz?

  • Aloe verayı dondurmak için yapmanız gereken ilk şey, aloe vera yapraklarını toplamaktır.
  • Aloe, yılda iki veya üç defa yetişir. Yaprakları yılın ilk büyümesi sırasında seçmelisiniz.
  • Yaprakları topladıktan sonra deriyi çıkarmanız gerekir. Bunu yapmak için keskin bir bıçak kullanmalısınız. İçindeki jöleye zarar vermemek için çok dikkatli olun.
  • Deriyi çıkardığınızda, jeli plastik bir kaba koymanız gerekir. Kullanılacak en iyi kap, birden fazla bölmeli bir buz kalıbı olacaktır. Bu bir kalıp olduğu için, jel, alana uygun olacak biçimde şekil alacaktır.
  • Bütün yapraklardaki jeli kullanmalısınız. Jel kalıbın hepsini değilse de çoğunu doldurmalıdır. Bunu yaptıktan sonra, bu kalıbı dondurucuya koyun.
  • Bunu yaparak, jeli istediğiniz süre boyunca saklayabilirsiniz.

Aloe Vera Jelini Nasıl Kullanırız?

Aloe verayı dondurmak birçok fayda sağlar. Özelliklerini muhafaza ediyor oluşu, bunu yapmak için bir sebeptir.

Ayrıca jelin kıvamını da korur.

Buzdolabında birkaç gün kaldıktan sonra uygulamak kolay olacaktır. Çıkardıktan birkaç dakika sonra orijinal jelatinimsi dokusuna geri dönecektir.

Aloe Vera Kullanmanın Faydaları

Hafif yanıklar veya güneş yanığı durumunda bu jel tavsiye edilmektedir.

Aloe vera, yaralanmaya karşı bir krem olarak kullanılabilir. Bu hem acıdan kurtulmanıza, hem de yanıktan doğabilecek olumsuz etkileri önlemeye yardımcı olur. Aşağıdaki şekilde kullanmalısınız:

  • Önce etkilenen bölgeyi yıkayın.
  • Sonra, nazikçe aloe vera jelini uygulayın.

Bu tedavi, varis tedavisinde de önerilmektedir.

Varisli damarlar yüksek kan basıncı nedeniyle iltihaplanabilir. Bu kan basıncınızı artıran bir engel oluşturur

  • Aloe vera, analjezik etkileri sayesinde varisli damarlarındaki enflamatuvarı azaltmaya yardımcı olur.

Eğer ayaklarınızın üzerinde su toplamış kabarcıklar, iritasyon veya mantar varsa bir hayli önerilmektedir. Bu gibi durumlarda, bu jel harika bir doğal rahatlatıcıdır.

Bu jeli kabarcıklar veya ayaklarınız için kullanmaya karar verirseniz, bunu yatmadan önce uygulamalısınız. Bunun nedeni, ayaklarınızın diğer yüzeylerle olan temas miktarını azaltmaktır.

Aloe verayı dondurmanın faydaları burada da bitmez. Aynı zamanda cilt problemleri ve akne tedavisinde de çok etkilidir. Şöyle yapın:

  • Bunun için, o gün için porsiyonlarınızın hazır olması önerilir. Bu şekilde, hem sabah hem de gece uygulayabilirsiniz.
  • Jeli uyguladıktan 30 dakika sonra cildinizi ılık suyla yıkamalısınız.

Ayrıca unutmayın ki, mükemmel bir su dengeleyici yüz maskesi görevi görür.

Aloe verayı kullanan sayısız doğal tarif vardır ve bunları yapmak için yeterli miktarda aloe vera jeliniz olduğundan emin olmanın en iyi yollarından biri, jelin dondurulmasıdır.

Bu, birçok yararı olan harika bir çözümdür. Haydi buna bir şans verin!

Kaynak: Sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »