Tiroid Fonksiyonunu Doğal Yoldan İyileştirmek için 6 Yol –

 

Tiroid beziniz, boğaz bölgesinde bulunan nispeten küçük, kelebek şeklinde bir bezdir. Boynun tam olarak önünde bulunur.

Her şeyden önce bu küçük bez hormonal, metabolik ve büyüme süreçlerini düzenlemek gibi işlerden sorumludur.

Tiroglobülin adı verilen bir protein içerir. Bu, organlarınızın, dokularınızın ve hücrelerin optimum çalışmasını sağlamak için hormon salgısını destekleyerek iyot ile birlikte çalışır.

Buna ek olarak, protein sentezine, hücresel oksijenasyona ve sizi sağlıklı tutan diğer önemli işlere de katılmaktadır.

Fakat, diğer organlarda olduğu gibi, dengesizliğine neden olabilecek birçok faktöre maruz kalmaktadır. Doğal olarak, bu yüzden çalışması ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu sadece vücudunuzda bir dizi değişikliğe yol açmakla kalmaz, zamanla ciddi hastalıklara da neden olabilir.

Bu nedenle, tiroidinizi korumak için her zaman çaba göstermelisiniz, özellikle de sağlıklı olması için gerekli besin maddelerini sağlayarak.

Bugün, sizinle tiroid işlevinizi doğal yoldan iyileştirmek 6 iyi alışkanlığı paylaşacağız.

1. Beslenmenize iyotu dahil edin

İyot eksikliği, hipotiroid veya tiroid hormonlarının eksikliğinin en yaygın nedenidir.

Vücudunuz bu besini tek başına yaratamaz. Bu, yediğiniz gıdalardan yeterli besini aldığınızdan emin olmanızı gerektirir.

İşte bu besini içeren birkaç gıda:

  • Yumurta
  • Kabuklu deniz ürünleri
  • Yağlı balık
  • Peynir
  • Sofra tuzu

Ancak, sofra tuzu söz konusu olduğunda, bunu ılımlı miktarda tüketin. Sonuçta bundan aşırı miktarda tüketmek sorunlara neden olabilir.

2. Daha fazla selenyum tüketin

Selenyum, tiroid hastalıklarının tedavisinde pozitif etkileyebilecek minerallerden biridir.

Bu element stres yönetimi ve detoksifikasyona yardımcı olur. Buna ek olarak, hormonal aktiviteyi de düzenlemeye yardımcı olur.

Ayrıca, selenyumu oluşturan proteinler, metabolik fonksiyonların kontrol altına alınmasına ve besin maddesinin enerjiye dönüştürülmesinden sorumlu mekanizmalara yardımcı olabilir.

Bazı doğal selenyum kaynakları şunlardır:

  • Kuruyemişler
  • Keten tohumu ve ayçekirdeği
  • Yumurta
  • Yoğurt
  • Mantar

3. Çinko tüketiminizi artırın

Düşük çinko seviyeleri, iki ana tiroid meselesinin durumu ile ilişkilidir: hipotiroidizm ve hipertiroidizm.

Çok yüksek ya da çok düşük seviyelerde hormon üretmek olarak görülen tiroid dengesizlikleri, tüm vücudunuza etki eden bir dizi olumsuz reaksiyona yol açmaktadır.

Bu önemli mineral birçok gıdada doğal olarak bulunmaktadır. Bununla birlikte, bunu ek takviye olarak da alabilirsiniz.

Başlıca kaynakları şunlardır:

  • Yağsız dana
  • İstiridye
  • Domuz
  • Tavuk
  • Ispanak
  • Çekirdekler ve kuruyemişler
  • Çikolata
  • Ceviz

4. Magnezyumu unutmayın

Buna ek olarak, uygun tiroid işlevleri için bir başka hayati unsur ise magnezyumdur; emilmesi güç olan ve bedensel birçok sistemde rol oynayan bir mineraldir.

Vücudunuzun iyotu tiroid hormonlarına dönüştürmesi gerekir. Bu nedenle, magnezyum tüketimi her türlü komplikasyondan kaçınmanın anahtarıdır.

Losyon uygulayarak magnezyumu absorbe edebilirsiniz. Bununla birlikte, aynı zamanda şu gıdalarda da bulunur:

  • Tatlı mısır
  • Avokado
  • Muz
  • Ispanak
  • Kuru üzüm

5. Hindistan cevizi yağı tüketin

Günde bir veya iki yemek kaşığı hindistan cevizi yağı tüketmek, tiroid işlevini geliştirmeye yardımcı olabilir. Sonuçta, orta zincirli yağ asitleri metabolizmanızı desteklemektedir.

Vitamin, mineral ve antioksidan açısından zengin olan hindistan cevizi, dengesiz bir tiroid etkisini azaltmak için tamamlayıcı bir besindir.

Hindistan cevizi yağının vücudunuz üzerindeki etkilerini ispatlamak için daha fazla çalışma yapmak gerekse de, bazı uzmanlar bunu diyetinize tedavinin tamamlayıcısı olarak eklemenizi önermektedir.

 

6. Stresten uzak durun

Son olarak, sürekli stresli durumlara maruz kalmak, tiroid işlevindeki dengesizliklere sebep olan önemli bir faktördür.

Önce, sadece ruh haliniz değişiyor gibi görünebilir. Fakat stres zamanla sağlığınızı etkileyebilecek bir dizi kimyasal tepkimenin olmasına neden olur.

Çünkü kortizol üretimini arttırır. Bu, tiroid hormonlarının hücrelerinize girmesini önleyen bir maddedir.

Tiroid sağlığınızdan endişe mi ediyorsunuz? Bu alışkanlıkları hayatınızın bir parçası haline getirin. Buna ek olarak, daha kesin testler için düzenli tıbbi kontrolleri yaptırmak gerekmektedir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Omurga ve Organlar Birbirine Nasıl Bağlıdır?

Omurga vücuttaki ana sinir merkezlerinden biri olduğu için, farklı bölgelerinde tüm organların temsilinin bulunması şaşırtıcı değildir. Bunun, sağlığınızı nasıl etkileyebileceği ise daha şaşırtıcıdır.

Vücut dünyadaki en gizemli olgulardan biridir. Kusursuz biçimde oluşturulmuş sistem ve yapılarıyla bizleri sürekli hayrete düşüyor.

Doğa hiçbir şeyi şansa bırakmaz ve biz de ne kadar bilirsek, o kadar güvendeyiz; çünkü her geçen gün vücudumuzun farklı bölümleri arasında yeni bağlantılar keşfediliyor.

Bunun en önemli örneği omurganın vücuttaki organlara bağlanma şeklidir.

Bunun ilginç yanı ise, omurganın kemikten yapılmış olmasına rağmen yine de akciğerler ve kalp gibi organların ve kasların işleyişini etkilemesidir.

Bu bağlantının rastgele olduğunu düşünmeyin. Bilim insanları anatomimizin belli başlı bölümleriyle bağlantılı olan noktalar keşfettiler.

Gördüğünüz gibi, insan vücudunun mükemmel bir makine oluşu bir efsane değil. Eminiz ki hala bizi çok şaşırtacak bir sürü de sır saklıyor.

Omurga neden organlara bağlıdır?

omurga-1

Bu olgunun nedeni ilk bakışta göründüğünden çok daha basittir. Omurga bizi dik tutan şeydir, yani bize yapı ve destek verir.

Birbirine bağlı kaslar tarafından desteklenen ve birbirini destekleyen küçük kemiklerden oluşur.

Bu nedenle, bu kemiklerden herhangi biri yerinden oynayınca, o noktanın bağlı olduğu organa etki edecektir.

Bu etki daha da kötüleşecektir, çünkü bildiğiniz gibi karaciğer gibi bir organın çökmesi, -bu organ kanın filtrelenmesinden sorumlu olduğu için- genel sağlık durumunuzu etkiler.

Ayrıca duygusal refahınızla ilgilenmeniz için de önemlidir. Omurga stres ya da hüzün gibi olumsuz duygulara tutunduğumuz zaman acı çeker.

Bu, fiziksel durumumuzu kontrol altına alabilmemiz için duygusal zekanın da gerekli olduğu anlamına gelir: bu alanda gerginlikten kaçındığımız zaman, olumsuz etkilerinin hayati organlarımıza ulaşmasını önleriz.

Omurganızın ne zaman muayeneye ihtiyacı vardır?

omurga2

Omurganızda rahatsızlık duyduğunuzda, doktorlar bu rahatsızlığın kaynaklandığı alanlara odaklanan bir tedavi planı tasarlayacaktır.

Bazen bu tedavilerin sonuçları hızlı gelmez ya da umut ettiğimiz gibi işe yaramaz. Bu, omurganızın incelenme zamanının gelmesi demektir. Omurga problemleriyle sıkça ilişkisi olan hastalıklar şunlardır:

Migren

Baş ağrılarının büyük çoğunluğu sırt ile bağlantılıdır.

Kas spazmları kemikleri yerinden oynatır, bu da kafada ve yüzde sorunlara yol açar.

Ayrıca görüşünüzün bozulmasına da sebep olur.

Uyuşan uzuvlar

bilek-ag%cc%86risi

Boyuna dair enflamasyon sinirlerin daralmasına neden olur. Sonuç olarak, bölgede kan dolaşımı zorlaşır.

Bu, yeterince uzun bir süre olduğunda, uzuvlar acı çeker ve hassasiyetlerini kaybetmeye başlarlar.

Yutma problemleri

Bu boyundaki servikal kanalın daralması yüzünden olur. Bu da çiğneme ve yutmadan sorumlu kas ve organların işlevlerini zorlaştırır.

Beyne az kan gitmesi

Bu boyunda uyuşmaya yol açan benzer bir olgudur.

Arterlerdeki kas gerginliği beyne ulaşan kan miktarının azalmasına sebep olur. Hafiften ciddiye doğru değişkenlik gösterir: geçişsel baş dönmelerinden çok daha ciddi olan felce kadar gidebilir.

Sindirimle ilgili problemler

Lumbar omurganın iltihaplanması, sindirim sistemini rahatsız eder. Bu da sindirim performansının farklı şekillerde etkileneceği anlamına gelir. Kabızlık muhtemel bir sonuçtur ve buna ani ishal durumu eşlik eder.

Omurganın hizasızlığı da organların işleyişi ile yakın bir ilişkiye sahiptir.

Bu nedenle, doktorunuza periyodik muayeneler yaptırmanızı öneririz. Fiziksel egzersiz yapmayı da unutmayın. Yüzme ideal bir spordur, çünkü kemiklerin yeniden hizalanmasına yardımcı olur ve tüm kaslarınızı güçlendirir. Bu spor, bu hassas bölgenin kontrolünü ele almanıza yardımcı olacaktır.

Öte yandan, anksiyete veya depresyon çekiyorsanız, yoga yapmaya çalışın. Hem fiziksel hem de zihinsel sağlığınıza sağladığı avantajları fark edeceksiniz.

Bu eski disiplin, zihninizi sakinleştirmek için meditasyonun yanı sıra, vücudunuza oksijen vermek ve yeniden hizalamanıza yardımcı olmak için asanalar, yani pozlar kullanır.

Hangisini tercih edersiniz?

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOĞUM TARİHİNE GÖRE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ;

0x0-20[1]

 

1 Ocak – 10 Ocak
Huzursuzluk ve kavgadan hoşlanmayan. Sevdiklerine düşkün, sabırlı ve çalışkan Kimsenin bir şeyinde gözü olmayan, kendi çalışıp kazanmaktan yana olan. Başarılı olmayı isteyen ve rahat, güvende yaşamayı arzulayan. Gayet kibar ve nazik Doğru ve dürüst davranan. Başarısızlığa tahammülü olmayan, sevgiye önem veren. Takdir edilmekten hoşlanan, yeniliklere açık, bulunduğu alanda parlamak isteyen Kimi zaman coşkulu bazen karamsar olabilen. Fakat asla pes etmeyen, direnen.
11 Ocak – 19 Ocak
Son derece mantıklı, becerikli, akıllı, sözünde duran Eğitim hayatına önem veren. Öğrendiklerini kolay kolay unutmayan. Aklını ve yaratıcı hünerlerini kolaylıkla hayata geçirebilen Neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu iyi ayırt edebilen mantıklı. Gerektiğinde sert konuşabilen. Aynı anda birden fazla konuda bilgi sahibi olabilen Gözlem gücü yüksek, iş hayatında başarıya mutlaka ulaşabilen.
20 Ocak – 29 Ocak
Açık sözlü, yenilikçi, toplum bilinci yüksek, arkadaşlık ilişkileri güçlü Orijinal düşünebilen, tavırlarıyla ilgi uyandırabilen buluşçu. Gerektiğinde duygularını geri planda tutarak, mantıklı hareket edebilen Zihinsel aktivite gücü yüksek, herkesten daha çabuk öğrenebilen. Uygulamaya dönük, analizci, çağın ötesinde düşünebilen Zorluklar karşısında aklıyla kolayca çözüme ulaşan, sınırlamalardan hoşlanmayan.
30 Ocak – 8 Şubat
Hızlı düşünebilen, gayet becerikli, dürüst ve arkadaşlıklara önem veren Tarafsız bir gözlem gücüne sahip, yapmacık insanlardan hoşlanmayan. Yabancı dil konusunda başarılı, konuşmaları sıradışı, yenilikçi Bulunduğu ortamda kolayca ilgi uyandıran, sıradışı espri kabiliyeti olan. Zeki, diğerlerinden çok çabuk öğrenen, kısa yoldan sonuca ulaşabilen Bilime önem veren, tartışmalardan hoşlanan, ikna gücü yüksek.
9 Şubat – 18 Şubat
Sıradışı ilişkiler yaşamaya hevesli, özgürlüğüne düşkün yenilikçi Yeni yerler keşfetmeye meraklı, modayı takip eden tasarımcı. Bulunduğu alana yenilikler getiren, orijinal ve çekici. Kaliteyi seven Başkalarından oldukça farklı, rutinlikten hoşlanmayan. Arkadaş çevresi geniş. Seçici, iyi gözlemci, farklı kişiliği ile ilgi uyandırabilen Çekiciliği ile karşı cins tarafından beğenilen, her giydiğini yakıştırmasını bilen.
19 Şubat – 29 Şubat
Hayal gücü oldukça yüksek. Sevdiklerine karşı duyarlı, çatışmalardan rahatsızlık duyan Şifa gücü yüksek, insanlara sorunlarında yardımcı olabilen. Duyarlı bir kişilik. Acıma ve şefkat duygusu yüksek. Pozitif düşünmeye çalışan Yaratıcı kabiliyetleri olan, yargılayıcı davranmayan, değişime açık. Karmaşa içinde yönelimini kaybetmeden ilerleyebilen, negatif insanlardan etkilenebilen Derin tutkulara sahip, aşk ilişkilerinde verici ve cömert. Oldukça romantik, hassas.
1 Mart – 10 Mart
Duygularının farkında olan, bağımlılıklarına düşkün, kimi zaman değişken Sosyal hayatta çekici kimliğiyle ilgi uyandıran, mütevazi ve çok sevilen. Ailesine düşkün, evini yuvasını önemseyen, aşkta tutkulu, güzel düşünen Kötülük bilmeyen, kendine yapıldığında oldukça etkilenen. Muazzam yeteneklere sahip, sezgileri güçlü, olacakları hissedebilen Karşı cins üzerinde duruşu, tavırları, fiziksel özellikleriyle oldukça beğenilen.
11 Mart – 20 Mart
Vizyon sahibi, her yerde başarılı olabilen. Hayallerini gerçeğe dönüştürebilen Gücünü iyilik ve güzellikler adına yönlendirebilen. Öngörüleri doğru çıkan. Doğaüstü yetenekleri olan, yalnız kaldığında güçlenen Başkalarını kolaylıkla etkileyebilen. Olumlu ve güçlü enerjilere sahip. Kararlılık gösterdiği zamanlarda her işin üstesinden kolayca gelebilen Güçlü bir manyetizmaya sahip,  gizlilikleri kolayca öğrenebilen sırdaş.
21 Mart – 31 Mart
Fiziksel yönden oldukça güçlü. Hedefini bilen ve yılmadan üzerine gidebilen İsteklerine fazlasıyla düşkün. Dediğim dedik asla geri dönmeyen.Emir almaktan hoşlanmayan Kendi bildiği yolda ilerlemeyi seven. Cinselliği yoğun ve etkileyici Ateşli ve istekli.
1 Nisan – 10 Nisan
Çok canlı, bireylik duygusu yüksek Yaratıcı enerjiye sahip, pırıltılı bir kişilik. Yönetme gücü olan, insanları kolayca etkileyebilen İyi bir oyuncu (sanat), kendini ifade etmesini bilen. Hayatın güzel yanlarının tadını çıkarmasını bilen İsteklerini gerçekleştirme gücüne sahip renkli bir kişi.
10 Nisan – 20 Nisan
Keşfetmekten, yeniliklerde bulunmaktan hoşlanan Para harcama meyli yüksek, hoşsohbet, açık fikirli. İyi niyetli, geleceğini şekillendirmeyi seven, yürekli İnançlı, sağduyulu, cömert ve kendine güvenen. Adaletli, yardıma hazır, takdir edilmeyi seven Yabancı dile meyilli, seyahat etmekten hoşlanan.
20 Nisan – 30 Nisan
Güzelliklere aşık, gösterişli ve kaliteli olan herşeyi seven Maddi ve manevi değerlerini önemseyen, koruyan, sahiplenen. Sosyal hayatın içinde yer almaktan zevk alan.  Arkadaşlarının önemseyen Güzel bir çevrede yaşamak isteyen. Duyarlı ve estetik bir kişi. İnce ve Nazik yapısıyla takdir edilen ve sevgi duyulan Uzlaşmazlık, kavga ve çekişmelerden hoşlanmayan.
1 Mayıs – 10 Mayıs
Zihinsel yetenekleri yüksek, aklını önemseyen,  sezgileri kuvvetli İlgi alanları yoğun, dünyayı gözlemlemekten hoşlanan. Konuşma ve yazma yeteneği son derece güçlü. İnsanları kolayca çözebilen Değerlendirme gücü yoğun, organizasyon becerisi muazzam. Başkalarıyla çalışmaya müsait, uyumlu. Fazla detaydan hoşlanmayan Özgürlüğüne önem veren.  Konuşmasıyla karşısındakini etkileyebilen.
11 Mayıs – 20 Mayıs
Gayet güvenilir, dürüst yaklaşımlara sahip. Güçlü ve derin duyguları olan Aşk ilişkilerinde güvenilir, karşısındakine değer veren. Gerçekçi düşünebilen, kendine yeterli.  Başarma tutkusu olan, çalışkan Güzelliklere önem veren, kabalıktan hoşlanmayan. Keskin gözlem gücü olan. Başkalarının haksız sözlerinden etkilenebilen. Arkadaşlığa önem veren Hedefine ulaştığında böbürlenmeyen. İyiliğin, vefanın kıymetini bilen.
21 Mayıs – 31 Mayıs
Çok yönlü ve becerikli. Yargı ve mantık gücüne sahip Yenilikten hoşlanan, yeni insanlar tanımaktan zevk alan. Bilgiyi önemseyen, meraklı ve öğrenmeye aç Mantıklı, eğri ile doğruyu ayır etmesini bilen. Kıvrak zeka, konuşma kabiliyeti, kendini yönlendirebilen Düşmanlarını yenmeye başarabilecek kadar akıllı.
1 Haziran – 10 Haziran
Sosyal ilişkilerini önemseyen, akıllı davranabilen Zeki, uzlaşmacı, hayatın güzel yanlarının tadını çıkarabilen. Nabza göre şerbet vermeyi bilen. Yeniliklerden hoşlanan Değerli olanı bilen, duyarlı ve yapıcı davranabilen. Rahatına düşkün, sıradan şeylerden hoşlanmayan. Kaliteye önem veren İnce, nazik, aşka önem veren. İyi niyetli, arkadaşlıklara önem veren.
11 Haziran – 21 Haziran
Modern düşünebilen, tarafsız ve objektif düşünebilen Manyetizması güçlü, arkadaşlık olgusunu önemseyen. Özgürlüğüne düşkün, mantıklı davranabilen Orijinal herşeyden hoşlanan. Pek çok insanla anlaşabilen. Fikirleri bir çok insan tarafından beğenilen. Kuvvetli iradesi olan Yaratıcı, bireylik duygusu gelişmiş, haksızlığa boyun eğmeyen.
22 Haziran – 30 Haziran
Güvende yaşamak isteyen, empati yönü güçlü, duyarlı kişilik Ailesine, sevdiklerine önem veren. Koruyucu ve kollayıcı. Gerçeklerin peşinden koşabilen. İlişkilerde uzlaşmaktan yana olan Duygusal değerlerine önem veren, etkileme gücü yüksek. Karşısındaki kişiyi kolaylıkla etkileyebilen, ruhunun derinliklerine inebilen Kendini güvende hissetmediğinde tepkisel davranabilen.
1 Temmuz – 11 Temmuz
Düşünce gücü yüksek, sezgileri mükemmel derecede yoğun Bulunduğu alanı kötülüklerden arındırabilen, yenilikçi düşünebilen. Şüphelerini aydınlığa kavuşturabilen, kendini yenileyebilen Yüzeyde olanlarla yetinmeyen, araştırmadan güvenmeyen. Zihnini ve iradesini kendi gelişimi için odaklamasını bilen Güçlü iyileştirme gücü olan, güçlü olmayı, güvende olmayı önemseyen.
12 Temmuz – 22 Temmuz
Artistik kabiliyeti olan, aydınlanmaktan yana. Sanata meyilli Acıma ve şefkat duyguları yüksek. idealist. Kendini inandığı bir şeye adayabilen, vizyonu yüksek Kendini aşmak isteyen, duyarlı yüreğe sahip, özverili. Özlemleri olan, hayal gücü yüksek. Duyu dışı algıları olan. Birçok insanla anlaşabilen, aşkta derin duygulara sahip.
23 Temmuz – 1 Ağustos
Kendinden emin, bağımsız, liderlik gücü yüksek Soylu, gururlu, gösterişli, toplumda hemen farkedilen. Sadakat duygusu yüksek, organizasyon yeteneğine sahip Sevdiklerine düşkün, sanatkar, kolayca yükselebilen. İçi dışı bir, kalbinin sesine kulak verebilen. Sevilmeyi önemseyen Yaratıcılık yeteneği olan, isteklerini direkt olarak açıklayabilen.
2 Ağustos – 12 Ağustos
Hoşsohbetli, neşeli, etrafını rahatlatan, vicdanlı Para harcamayı seven, kaliteye önem veren, gururlu. Kimseyi kırmaktan hoşlanmayan, yüce gönüllü Gezmekten, araştırmaktan hoşlanan, inanç sahibi, maneviyatı güçlü. İyi bir sırdaş, güçlü bir dost Başkalarının emri altına girmekten hoşlanmayan, özgürlüğü seven.,
13 Ağustos – 22 Ağustos
Kendini ortaya koyabilen, savaşçı, enerjik, isteklerini elde edebilen Bilinçli, cesur, haksızlıklara boyun eğmeyen. Yeni fikirleri önemseyen.Girişimci, zeki, nerde ne yapması gerektiğini bilen açık sözlü.Hayatta kalmayı başarabilen. Fiziksel gücü yüksek.Karşısındaki kişiyi çabucak çözebilen, açık sözlüBeklemekten hoşlanmayan, yeni projelere, planlamalara istekli.
23 Ağustos – 1 Eylül
Mantıklı, becerikli, akıllı, başkalarıyla kolaylıkla bağlantı kurabilen Aşkı önemseyen, sorunlardan pek hoşlanmayan.Kaliteli ortamlar, elit yerlerden hoşlanan. Cahil insanlardan uzak duranKeskin gözlem gücüne sahip, bir bakışta eksiklerini görebilen.Olayların ardındaki gerçekleri önemseyen ve öğrenmek isteyenÇabuk kavrayan, net görmek isteyen, iletişimci.
2 Eylül – 12 Eylül
Ciddi bakış açısına sahip, sağlam kararlar vermeye çalışan Beklentileri akla ve mantığa uygun, çalışkan ve planlı.Güven olgusunu önemseyen, yanlış kararlar vermekten hoşlanmayanDisiplinli çaba, görev ve sorumluluk bilinci yüksek olan.Dayanıklı, mesleki konularda yetenekli. Dikkatli konuşanYaşından olgun. Sözleri tutarlı, kabul edilmekten hoşlanan.
13 Eylül – 22 Eylül
Yerinde konuşan, güçlü bir kişilik, sevme duygusu gayet yüksekUyumlu, dengeli, akıllı ve gayet çekici.Aşkta sıcak yürekli, nezaket dolu, güçlü imaj sahibiHuzursuzluktan hoşlanmayan, böyle ortamlarda bulunmak istemeyen.Sosyallikten hoşlanan ama aşırı uçlara kaçmayı sevmeyenÖncü, akıllı, iletişimci bir kişilik. Tarafsız düşünebilen.
23 Eylül – 2 Ekim
Lüks, güzellik, kaliteden hoşlanan. Sevgi dolu bir kişilikErkekleri yakışıklı, kadınları çok güzel olan.Sosyal yönü güçlü, yeni fikirleri seven, hassas yaradılıştaZevkleri için para harcamaktan çekinmeyen, bu yüzden zorlanan.Seyahat etmekten hoşlanan, yeni insanlarla tanışmaktan zevk alanAmaçları bir şekilde gerçekleştirebilecek şansa sahip olan.
3 Ekim – 13 Ekim
Başkaları tarafından her zaman ilginç, sıra dışı bulunan, çok çekici Özgürlüğüne düşkün, kurallarla çevrelenmekten hoşlanmayan. Sosyal ilişkilerini önemseyen, popüler ve girdiği ortamlarda farkedilenToplum içindeki yerini önemseyen, farklı bulunmaktan hoşlanan.Kararlarını kendi vermekten zevk alan ve bunda ısrar edebilenGünün yenilik anlamındaki tüm akımlarını takip eden, uygulayabilen.
14 Ekim – 23 Ekim
Fiziksel ve zihinsel anlamda hızlı ve aktif hareket edebilen Sözleriyle ilgi uyandırabilen, zekasıyla her türlü sorunun üstesinden gelebilen. Aşkta aşırı duygusallık yerine gerektiğinde mantığının sesine kulak verebilen Hislerini kağıda dökebilen. İşbirliğini önemseyen, etrafıyla uyumlu özel bir kişilik. Yenilikleri uygulamaktan hoşlanan, cinselliğine önem veren Cazibeli, aydınlık fikirleri olan, başarmaktan, gelişmekten, büyümekte hoşlanan.
24 Ekim – 1 Kasım
Kadınları oldukça çekici, Erkekleri karizmatik. Karşı cins üzerinde gayet etkililer Mistizm, bilinmeyenler konusunda meraklı ve bu yönde yetenekleri olabilen. Dönüşüm, değişim ve her türlü yenilikten hoşlanan. Bunun için gerekirse savaşabilen Sözleri keskin kendine güvenli. Doğruluktan hoşlanan. Disiplinli ve güçlü bir karakter. Gizliliklerine önem veren, başkalarının sırlarını kolayca öğrenebilen Güç ve kontrol kurmaktan hoşlanan, sözlerinin dinlenmesini isteyen.
2 Kasım – 11 Kasım
Oldukça duyarlı, Romantik ve tutkulu. İdeallerinden ödün vermeyen Hayal gücü yüksek fakat hayal ettiklerini hayatında uygulayabilen sezgileri yüksek. Aşkla büyümekten, gelişmekten hoşlanan. Aşkı için her türlü mücadeleye giren Başkalarının sorunlarına çare bulabilen, empatisi yüksek, yönlendirme gücü yoğun. Başkalarıyla yarışabilen, yüksek noktalara er veya geç gelebilecek güçlü bir karekter Derinlikten hoşlanan, iş olsun diye dost olmayan, dostuna gerçekten yardım edebilen.
12 Kasım – 22 Kasım
Oldukça etkileyici bir kişilik. Haksızlıklar karşısında her türlü mücadeleye girişebilen Dürüst ve doğrucu bir insan. Hakikatlerin ışığı altında ilerlemekten yana olan. Toplumsal vizyonu yüksek, girdiği ortamlarda çekiciliği, duruşuyla kolayca ilgi uyandıran Gayet şanslı. Sezgileri inanılmaz güçlü olacakları hissedebilen. Herhangi bir durum ve olayın ardından kolayca toparlanması bilen. Empati yeteneği güçlü Altıncı duyusu çok yüksek. Önsezileri inanılmaz kuvvetli. Vatanına, ailesine çok düşkün biri.
23 Kasım – 1 Aralık
Ahlaki özellikleri son derece güçlü. İnanışı, özgüven duygusu gelişmiş, dürüst kişilerdir Geniş görüşlü, vicdanlı, değerlerine önem veren, yüksek eğitimden hoşlanan. İyimser, öngörüşleri doğru çıkan. Gezgin bir ruh, yaşamı derinlemesine yaşamaktan hoşlanan Aşkta bağlanma duygusu fazla yüksek olmasa da, sevdiklerine düşkün ve onları koruyan. Başka insanları bilgisiyle, zarafetiyle büyüleyen. Yol gösteren abilik ablalık yapabilen İnsancıl, açık fikirli. Etik değerlere ve kanunlara saygılı. Fazla para harcamayı seven.
2 Aralık – 11 Aralık
Çok cesur. İnanmadığı hiçbir şeyi kabul etmeyen. Savaşma dürtüsü yüksek Haksızlıklara boyun eğmeyen amaca yönelik hareket edebilen. Gayet bağımsız zincirlere tahammül etmeyen. Kimsenin lafıyla hareket etmeyen Sadık ve oldukça fedakar. Söz verdiği zaman mutlaka yerine getiren. Aktif, hızlı ve gözü pek. Cinselliği güçlü, tutkulu, girişimci, istediği kişiye elde edebilen Kimi zaman oldukça sabırsız, aceleci davranabilen. Rekabetçi, oldukça tutkulu.
12 Aralık – 21 Aralık
Kişilik sahibi, bilgisiyle, tecrübeleriyle insanları kolayca etkisi altına alabilen Vizyonu güçlü, sezgi gücü yüksek, anlamaktan, keşfetmekten zevk alabilen. Duygularını kontrol edebilen, sevilmek ve ilgi görmekten fazlasıyla hoşlanan Aşkta kendi isteklerine düşkün. Çekiciliğiyle karşı cins üzerinde fazlasıyla etkili olan. Yanılmaktan hiç hoşlanmayan. Sanata ve yeni gelişmelere açık. Kendini gayet iyi koruyan Yenilgilerden yılmayan, gururlu ve kendini geliştirmesini bilen, hakimiyet kurabilen.
22 Aralık – 31 Aralık
Sorumluluk sahibi, ne istediğini bilen, doğru ve yerinde kararlar alabilen bir kişilik Disiplinli bir çaba ile her türlü güçlüğün üstesinden gelebilen. Sadık ve güvenilir. İç gözlem gücüne sahip, yavaş ve emin adımlarla ilerlemekten yana olan Koşullar ve şartlara göre kendini ayarlayabilen uçarılıktan asla hoşlanmayan. Aşkta güven, saygı ve sevgiye değer veren. Oldukça tutkulu, sevdiğine sahip çıkan Liderlik gücü yüksek, organize, iş hayatında parlayabilen. Bazen karamsar olabilen.
KAYNAK: bURÇ SİTELERİNDEN DERLENMİŞTİR

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Ne Anlama Geliyor Biliyor Musun?

TTÇ

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dört haftaya bölünmüş bir programla hayatınızı güzelleştirmek değiştirmek mümkün

IMG_5896_tonemapped (1024x683)[1]

 

Hayatında her şey yolunda giden insanların sırrı nedir dersiniz? Aslında onlar gibi yaşamak ve hayatınızı daha iyi bir hale getirmek için ihtiyacınız olan tek şey

aylık bir program.

Her şey oldukça basit. Dört haftaya bölünmüş bir programla hayatınızı değiştirmek mümkün! Her hafta verilen üç görevi yerine getirip bunları hayatınızın bir parçası

yapmak her an sizi iyi hissettirecek.

1.Hafta: Zihninizi ve Bedeninizi Arındırın

Güne erken başlamak: Sabahın 6’sında kalkmak, gün içerisinde yeteri kadar boş zaman bulamayanlar için ideal. Herkes hala uyuduğu için asla bulamadığınız o

sessizliği ve huzuru bulabilirsiniz. Dikkatinizi dağıtacak çok az şey olduğu için üzerine yoğunlaşmak istediğiniz işlerin başına bu saatlerde oturabilirsiniz. Gün boyu

zindelik verecek sabah egzersizleri için de en uygun zaman saat altı sularıdır. Tembel hissetmek veya yataktan kalkmak istememek, bir yorgunluk belirtisi değildir.Bu

sadece hayatı yaşamak istemediğinizi gösterir. “Yataktan çıkınca ne olacak ki? Kapkara bir havada metroya bin, akbil doldur, işe git…” diye düşünmektense “bugün

mükemmel olacak” diye düşünmek, sabah kalkmanızı kolaylaştırabilir. Kabul edin ki eğer böyle düşünseydiniz sabah erken kalkmak bir problem haline gelmekten çıkardı.

İşte bu kadar basit! Eğer hayatı dolu dolu yaşamak istiyorsanız, yataktan da hemen çıkacaksınız, o kadar! Bir de diğer tarafından bakalım; eğer yataktan hızlı

çıkarsanız, gün daha hızlı daha dolu geçer!

İyi beslenme: Yaklaşan değişiklikler sizden büyük miktarda enerji çekecektir. Büyük olasılık, şu anda alkol, sigara ve ağır veya sağlıksız yiyeceklerin etkileri

karşısında vücudunuzun işlevselliğini korumak için enerjinizin çoğunu kullanıyorsunuzdur. Hepimizin kendine göre bu tür alışkanlıkları var ama neden onları yenmeyelim

ki? Kendinize uyan bir diyet seçip onu uygulamaya hemen, şu anda başlayabilirsiniz. Alkol, cips, şekerli içecekler, hazır yemekler, abur cubur gibi yiyeceklerin

hiçbiri sağlıklı bir diyette yer almamalı. Bu yüzden bu tür gıdaları tüketmeyi acilen bırakmalısınız. Ayrıca, büyük yemek porsiyonlarından ve yatmadan önce yemek

yemekten kaçınmalısınız. Diyet konuları için bedeninizin sesini dinleyebilir veya bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. Ancak en önemli şey bedeninizi toksinlerle

dolu bir varile çevirmemek. Bunun yerine vücudunuz üzerindeki ağırlığı hafifletip daha sağlıklı ve lezzetli, hafif yemekleri tercih edebilirsiniz. Daha mutlu ve daha

enerjik olacağınızdan hiç şüphem yok.
Spor: Sporu sevin ve sporu kesinlikle zorunlu bir aktivite haline getirin. Şekilli ve sağlıklı bir beden, ruhsal sağlık için de oldukça önemlidir. Yorgun bir

bedeni tekrar işler hale getirmek istiyorsanız, bedenin kendisini işler hale getirmelisiniz! Hangi sporu seviyorsanız ona yönelebilirsiniz. Yoga, koşu ve dans gibi

yüzlerce alternatif arasından seçim yapmak zor olsa da sizi hareketlendirecek. Gün içinde daha çok hareket etmeyi deneyin. Asansör yerine merdivenleri kullanın, spor

salonuna gidip biraz ter atın.

2. Hafta: Özel hayatınızı yoluna sokun

Kişisel alanınızı temizleyin: Her şeyi atın! Her köşeye düzen getirmenin vakti geldi. Uzun zamandır düzenlemediğiniz kitaplığınıza, dolabınıza el atmanın tam

zamanı. Evinizdeki her eşya (çok küçük olanlar bile) oldukça yer kaplamakla birlikte enerjinizi tüketiyor. Eşyalara bu denli bağlı kalmak enerji sarf etmenize değer

mi? Eşyaları çöpe atmaktan veya bağışlamaktan çekinmeyin. Sadece gerçekten ihtiyacınız olan, sizi mutlu eden eşyalarla yaşamayı öğrenin. 1998 yılından kalma oyuncak

ayınıza gerçekten ihtiyacınız var mı? Tereddüt etmeden atın! Eşyalardan kurtulmaya başladığınız anda daha iyi hissedeceksiniz. Hele bir de etrafı süpürüp toz alınca

minimalist yaşamın güzelliklerini göreceksiniz. Bağışlamak, eşyalarınızdan kurtulmanın en güzel yoludur. Yıllardır bir kere bile giymediğiniz kazağınız, bir çocuğun

yüzünde gülümseme yaratabilir.
İşlerinizi rayına sokun: Kaç yıldır İspanyolca öğrenmek istiyordunuz? Konya’daki babaannenizi ne zamandır ziyaret etmiyorsunuz? Peki yeni yıl kararlarınızdan

kaçını gerçekleştirdiniz? Kendinize verdiğiniz sözleri hatırlayın ve onlarla nasıl başa çıkacağınıza karar verin. Daha kendinize verdiğiniz sözleri bile tutamazken,

nasıl başkalarına verdiğiniz sözleri tutabilirsiniz ki?
Sosyal hayatınızdaki gerginliklerden kurtulun: Sizi üzen veya dibe çeken ilişkileri bitirmenin sizce de zamanı gelmedi mi? Sizi olumsuz etkileyen kim varsa

bağlarınızı koparın. Arkaya bakmadan yolunuza devam edebilirsiniz. “Hayır” demeyi öğrenin. Kendinizi nasıl özgür hissediyorsanız öyle davranın. Ailenize karşı her

zaman saygılı ve anlayışlı olun.

3.Hafta: Planlar, amaçlar ve hayaller

Hayallerinizi önce kâğıda sonra gerçeğe dökün: iki haftadır yaptıklarınız sizi nasıl hissettiriyor? Daha mutlu hissediyor musunuz? Cevap hayırsa belki de yapmanız

gereken birkaç şey daha vardır. İşten arta kalan zamanda sorunlarınızı, hayallerinizi düşünmek yerine onları gerçekleştirmek için küçük adımlar atsanız nasıl olur?

Sizi en çok zorlayan, sürekli ertelediğiniz hayaliniz üzerinde çalışmaya başlamanın vakti geldi de geçiyor. Hepsini kâğıda dökün. Hayatınız için bir hikâye yazın ve

başkarakteri siz olun. Ama güzel bir hikâye olsun.
İmkânsız hayallerinizin bir listesini çıkarın: Yapmaktan en çok keyif alacağınız şeylerden biri bu madde olacak. Bunu düzenli bir aktivite haline getirirseniz ne

kadar yaratıcı olduğunuzun farkına varacaksınız. Hep hayalini kurduğunuz, olabildiğince absürt ve asla olmayacak şeylerin bir listesini çıkarın. Mesela dünyayı

yönetmek veya 89 yaşında Everest Dağı’na çıkmak… Kafanızdaki sesi susturun ve hiçbir maddi engeliniz veya zaman kısıtlamanız olmadığını varsayarak hayaller kurun. Ne

yapardınız?
Günlük planlar yapın: Her akşam bir sonraki gün için plan yapın. Kısa veya uzun olmasının hiçbir önemi yok. Yazdığınız sürece herhangi bir plan olabilir ve bunu

akşam yapmanız çok önemli. Yarın hatırlamayacak olsanız bile daha verimli olacağınızdan eminim. Denendi ve onaylandı! Dahası, planınıza şöyle bir bakıp hayatta ne yöne

doğru gittiğinizi sorgulamalısınız. Bir yöne gidiyor musunuz?

4.Hafta:Ufkunuzu genişletin

Daha farklı yaşamayı deneyin: En küçük şeylerin bile büyük bir etkisi olabilir. İşe farklı bir yoldan gitmeyi deneyin. Daha önce hiç gitmediğiniz bir kafeye gidip

bir çay için. Yeni bir spor türü deneyin. Önceden hiç yapmadığınız bir şeyi yapın. Her zaman yaptığınız şeylerle meşgul olurken kendinize “şu an neyi farklı

yapabilirim” diye sorun. Yeni bir şey denemeyi alışkanlık haline getirin. Bu sayede rutininizin dışına çıkar, monotonluktan kurtulursunuz.
Konfor bölgenizin dışına çıkın: Diğer tüm görevleri başarıyla yerine getirdiyseniz, konfor bölgenizin dışına çıkmaya hazırsınız demektir. Ancak bunu bir adım ileri

taşıyıp en büyük korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Sadece yüzleşmeye değil, aynı zamanda savaşmaya hazır mısınız? Yükseklikten mi korkuyorsunuz? Hava dalışı

yapın. Patronunuzdan mı korkuyorsunuz? Tek başınıza onun yanına gidip yeni bir proje veya öneri sunun. Yeni insanlarla tanıştığınızda nutkunuz mu tutuluyor? Kimseyi

tanımadığınız bir partiye gitmeye ne dersiniz? Hem de tek başınıza! Böylece yeni arkadaşlarınızla müthiş bir akşam geçirebilirsiniz. Her an yeni şeyler öğrenip

kendinizi bu tür durumlara sokarsanız hiçbir şeyden korkmayan biri haline gelmeniz mümkün!
Biraz ara verin: Çok zor olacağını düşünmüştünüz ama yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiniz! Hadi biraz ara verin. Dinlenin. Yalnız dinlenmekten kastım telefonunuzu yanına

almayıp evden çıkarak dışarıda yalnız vakit geçirmeniz. Bu şekilde dürüst bir özeleştiri gerçekleştirebilirsiniz. Geçtiğimiz ay nasıldı? Hayatınızda ne gibi

değişiklikler meydana geldi? Bundan sonra böyle devam etmek istiyor musunuz?

Bu yolculuğun ortasına geldiğinizde (evet ortası, yoksa bittiğini mi sandınız? Bu yol sonsuzluğa kadar gider) sizi bekleyen şeyler, beklentilerinizi aşacak. Tüm bu

görevleri (hem de bu kadar basit görevleri) yerine getirerek onları hayatınızın bir parçası yapmalısınız. Böylece hayatınızdaki huzuru ve kadirliği fark edecek,

tünelin sonundaki ışığı görmeye başlayacaksınız. Biraz iddialı olduğunun farkındayım ama inanın ki hepsi doğru.

Kaynak: Spritüeller

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOĞUM TARİHİNİZE GÖRE HANGİ BİTKİSİNİZ?

anubias-barteri-coffeefolia[1]
Ocak 1- 9 : Isırgan Otu
Ocak 10 – 24 : Ebegümeci
Ocak 25 – 31 : Dereotu
Şubat 1 – 5 : Bildiğimiz ot
Şubat 6 – 14 : Çimen
Şubat 15 – 21 : Maydanoz
Şubat 22 – 28 : Kıvırcık
Mart 1 – 12 : Sarmaşık
Mart 13 – 15 : Dereotu
Mart 16 – 23 : Ebegümeci
Mart 24 – 31 : Bildiğimiz ot
Nisan 1 – 3 : Isırgan Otu
Nisan 4 – 14 : Kıvırcık
Nisan 15 – 26 : Ebegümeci
Nisan 27 – 30 : Maydanoz
Mayıs 1 – 13 : Sarmaşık
Mayıs 14 – 21 : Çimen
Mayıs 22 – 31 : Dereotu
Haziran 1 – 3 : Ebegümeci
Haziran 4 – 14 : Maydanoz
Haziran 15 – 20 : Isırgan Otu
Haziran 21 – 24 : Sarmaşık
Haziran 25 – 30 : Bildiğimiz ot
Temmuz 1 – 9 : Ebegümeci
Temmuz 10 – 15 : Isırgan Otu
Temmuz 16 – 26 : Çimen
Temmuz 27 – 31 : Bildiğimiz ot
Ağustos 1 – 15 : Sarmaşık
Ağustos 16 – 25 : Ebegümeci
Ağustos 26 – 31 : Maydanoz
Eylül 1- 14 : Çimen
Eylül 15 – 27 : Bildiğimiz ot
Eylül 28 – 30 : Isırgan Otu
Ekim 1 – 15 : Sarmaşık
Ekim 16 – 27 : Maydanoz
Ekim 28 – 31 : Kıvırcık
Kasım 1- 16 : Dereotu
Kasım 17 – 30 : Bildiğimiz ot
Aralık 1 – 16 : Isırgan Otu
Aralık 17 – 25 : Sarmaşık
Aralık 26 – 31 : Çimen
Isırgan Otu: Çekici ve popülersiniz. Kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz. Kendinden emin tavırlarınızla grup içerisinde liderliğe yakışıyorsunuz. Eğer sizin liderliğinizi kabul etmiyorlarsa uygun bir yöntemle kabul ettiriyorsunuz. Yine de olmazsa simgeniz gibi ısırıyorsunuz 😉
Bildiğimiz Ot: Utangaç ve sevimlisiniz. Tanımadığınız insanlarla konuşmayı sevmez ama arkadaşlarınızla her şeyi paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz. Doğayı çok seversiniz, işte o yüzden öylesine bir otsunuz.
Sarmaşık : Yerinde duramayan birisiniz. Her zaman kıpır kıpırsınız. Çok arkadaşınız var ve sosyal yaşamınız çok renkli. Sizi tanıyanlar sizin gibi biri daha olamayacağını düşünüyor. Dikkat çekmeyi çok seviyorsunuz.
Kıvırcık : Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasıl davranacağınız belli olmuyor. Bazen her şeye salata oluyorsunuz. Çoğu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yüzden çok ilgi görüyorsunuz.
Ebegümeci: Sessiz sakin ama çok zekisiniz. Dost canlısı, sevilmeyi bekleyen tavırlarınız ilgi çekiyor. Her yerde olmayan, insan sağlığına yararlı bir kişiliğe sahipsiniz. Küçük bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla popüler olmasanız da yakınlarının el üstünde tuttuğu birisiniz.
Dereotu : Siz lider olmak için doğmuşsunuz. Ama yapacak bir şey yok, bazı organizasyonlarda sadece değişik bir tat bırakıyorsunuz o kadar. Sözünü dinleten, dediğini yaptıran birisiniz. Kararlı tavırlarınız çevrenizdekileri etkiliyor. İnsanların arkadaş olmak isteyebileceği birisiniz.
Maydanoz : Uyumlu, her şeye maydanoz olmak buradan gelir, sıcakkanlı birisiniz. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız siz de herkese öyle davranıyorsunuz. Sadık ve dürüstsünüz. Yapmacık insanlara ve dedikoduya karşısınız.
Çimen : Çok hassas ve narinsiniz. Kolay aşık oluyorsunuz. Ne çok utangaç ne de çok girişkensiniz. Arkadaşlarınız içerisinde kırılmaması için kollanan birisiniz.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Turşu Suyunun Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz 13 Kullanım Alanı

Kendileri turşu kuranlar turşuları bitirdikten sonra turşu suyunu dökerler. Yazıyı okuduktan ve turşu suyunun kullanım alanlarını öğrendikten sonra turşu suyunu dökmekten vazgeçeceksiniz.

Aşağıdakiler sadece tuz kullanılan turşularda işe yarar. Tatlı turşularda ise işe yaramaz.

1- Mide bulantısını geçirir

Turşu suyunda yer alan sirkedeki asit mide bulantınızı geçirir ve daha iyi hissetmenizi sağlar.

2- Sivrisinek ısırıklarına iyi gelir

Sivrisineklerin ısırdıkları bölgeleri kaşımadan edemiyor musunuz? Turşu suyuna pamuğu bandırın ve bölgeye uygulayın. Kaşıntılarınızın geçtiğini göreceksiniz. Kaşıntınız geçtikten sonra bölgeye nemlendirici sürmeyi unutmayın. Aksi halde bölge kuruyabilir.

3- Solan bitkileri canlandırır

Balkonunuzda, evinizde veya bahçenizde solmaya yüz tutmuş bitkileriniz var mı? Hemen turşu suyu ile sulayın.

Turşu suyunda yer alan potasyum bitkiler için çok kıymetli. Ayrıca turşu suyundaki asit, toprağın PH değerini arttırır ve bitkiniz hayata dönmesini sağlar.

4- Kas tutulmasını geçirir

Turşu suyu kas tutulmasına da iyi geliyor.

Turşu suyunda yüksek oranda sodyum ve potasyum bulunur. Yapılan araştırmalarda insanların neden kramp geçirdiği tam olarak kestirilemese de elektrolitlerin eksikliğinden kaynaklandığından şüpheleniliyor. Bu nedenle spor yapmadan hemen önce bir veya iki bardak turşu suyu içmeniz önerilir.

5- Akşamdan kalmışlığı geçirir

Akşamdan kalmışlık birinin başına gelebilecek en kötü şeylerdendir. Eğer bir önceki gün içkiyi fazla kaçırıp sabah hiç de iyi uyanmadıysanız, hemen turşu suyu için. Mucizeler yarattığı söyleniyor.

6- Bakırları parlatır

Hemen hemen herkesin evinde bakırdan yapılma eşyalar vardır. Bakırdan yapılan eşyalar sık sık ilgilenilmediğinde yeşil renge sahip olurlar. Turşu suyuna pamuk bandırın ve bakır eşyanızı cilalayın. Yeni haline siz bile inanamayacaksınız!

7- Yiyeceklerin ömrünü uzatır

Evinizde belli süre içinde tüketmenizin imkânsız olduğu sebzeler var mı? Turşu suyunda bekletirseniz ömrünü bir hafta uzatmış olursunuz. Bir de tadının daha iyi olduğunu göreceksiniz!

Fotoğraf: Pixabay

8- Kokteyllere tat verir

Misafirlerinize turşu suyu ikram etmek biraz tuhaf kaçacaktır. Bir ‘shot’ bardağı votkayla iki ‘shot’ bardağı turşu suyunu karıştırın ve iyice çalkalayın. Daha sonra karşımı kokteyl bardağına dökün. Kokteylimiz hazır!

9- Mide ekşimesine iyi gelir

Bal ile turşu suyunu karıştırıp için. Mide ekşimesine iyi geldiğini göreceksiniz.

Fotoğraf: Maverick2003

10- Yabani otları öldürür

Turşu suyu, yabani otları öldürmekte bir numaradır. İstenmeyen otların üzerine turşu suyu dökün. Bir süre sonra kaybolduklarını ve bir daha çıkmayacaklarını görürsünüz.

Fotoğraf: Pixabay

11- Salataya tat verir

Sirkenin yanında salataya ekleyeceğiniz turşu suyu ve yoğurt, salatanızın tadını mükemmelleştirecektir. Bazıları turşu suyunu eti terbiye etmekte kullandıklarını ve harikalar yarattığını da ifade ediyorlar.

12- Güneş yanıklarını geçirir

Turşu suyuna pamuk bandırıp güneş yanığının olduğu bölgeye uygulayın. Turşu suyunda yer alan sirke yanıklık hissini azaltır.

Fotoğraf: Kelly Sue

13- Farenjiti geçirir

Farenjiti geçirmenin en hızlı ve etkili yöntemi bir bardak turşu suyu içmektir. Turşu suyunun içinde yer alan sirke en az öksürüp şurupları kadar etkilidir. Üstelik tamamen doğaldır!

Fotoğraf: Pixabay

 

Turşu suyunun yararlarından arkadaşlarınıza bahsetmeyi unutmayın!

Kaynak: newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey yapmamız gereken çabalardır.

kelebek-pupa-koza[1]

 

 

BİR KELEBEK VE ADAM HİKAYESİ
Bir gün adamın biri bir kelebek kozası buldu.
Kozada küçük delikten bir kelebek belirdi…
Adam oturup kelebeğin saatler boyunca bu delikten çıkma çabasını izledi.
Bir ara hareket durdu.
Kelebek delikten çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibiydi..
Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamıştı.
Adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi…
Eline küçük bir makas alıp, kozadaki deliği büyütmeye başladı…
Bu yardım üzerine kelebek kozadan kolayca dışarı çıkıverdi…
Ancak kelebeğin bedeni kuru ve küçücük, kanatları da buruşuktu…
Adam kozadan çıkan kelebeği izlemeye devam etti…
Adam kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.
Ama adamın beklediklerinin hiç biri olmadı!
Kelebek hiçbir zaman uçamadı.
Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi.
Adam kelebeğe iyi niyetle yardım etmek istemişti…
… Ancak, kelebeğe iyilik yapayım derken ona çok büyük bir kötülük yapmıştı.
Adamın anlayamadığı bir şey vardı.
Kozanın kısıtlayıcılığı ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çaba, Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve böylece kozadan çıkabildiği anda uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olmasıydı.
Kelebek kozada kalacağı kadar kalamamıştı.
Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey yapmamız gereken çabalardır.
Eğer hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememiz mümkün olsaydı;
O zaman bu kelebek gibi bir anlamda sakat kalırdık.
Olabileceğimiz kadar güçlü olamaz ve asla uçamazdık

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben Sıkıldım Göçebe Hayattan…

TTC

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Olumsuz Duyguların Bedenimize Etkileri…

18194654_10155094231187367_2022698806602802042_n[2]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SAĞ YANINA YATARAK YATMANIN FAYDALARINI BİLİM KANITLADI

fft17_mf108616[1]
SAĞ YANINA YATARAK YATMANIN FAYDALARINI BİLİM KANITLADI
ABD’de bulunan Stony Brook Üniversitesi’nde uyuma şekli üzerine yapılan araştırmalar “yan yatarak uyumanın” beynin temizlenmesini sağladığı ortaya çıkardı.
Yan yatma pozisyonda sırt üstü veya yüz üstü uyuma şekline göre daha fazla lenf sistemine yardımcı olduğu, bunun da beyinde istenmeyenlerin kimyasalların birikmesine engel olarak Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini azalttığı belirtildi.
Bilim Adamlarının bir çok beyin görüntüsünü incelemeye aldığı ve “Journal of Neuroscience” yayınlanan araştırmada vücudun ikinci dolaşım sistemi olarak tanımlanan lenf sistemi yan yatmak suretiyle rahatladığı ve daha iyi çalıştığı belirtildi. Lenf sistemi vücutta toksinlerin arındırılması, kan dolaşımını kontrol edilmesi ve zararlı bakteri ve virüslerin yok edilmesi gibi görevleri yerine getiriyor

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

CEVİZDEKİ GİZLİ MUCİZE!!!

18198545_1934721910081676_8243012556494312704_n[1]

 

CEVİZ PERDESİNDEKİ GİZLİ MUCİZE..‼️
Cevizin arasında bulunan perdeleri çöpe atmayın! Ceviz perdeleri görünüm itibari ile akciğere benziyor. Bir tutam ceviz perdesini 1 bardak su ile 2 dakika kaynatarak doğal bir öksürük kesici ve balgam söktürücü elde edebilirsiniz.Özellikle de ilaç almasını istemediğimiz çocuklarımız için mükemmel bir şifa kaynağı..
Demlendiğinde rengi tıpkı normal çay gibi olan ve içimi de gayet güzel olan bu bitki çayını yaş sınırı olmadan çocuklarınıza içirirken bal ile tatlandırabilirsiniz.
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN CEVİZ TÜKETİN..‼️
[Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat]
Sofralarımızda sıkça yer verdiğimiz, tatlılarımızın vazgeçilmez malzemesi ceviz, kabuğuyla, içiyle, hatta perde tabir edilen iç bölümünde yer alan odunsu zarlarıyla pek çok hastalığın tedavisine destek oluyor.
Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat, cevizin cilt rahatsızlıklarından saç dökülmesine, tiroit hastalıklarından ağız kokusuna kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini belirtti.
Dr. Polat, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini yüksek düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisinin halk arasında artık daha iyi bilindiğini, bu nedenle damak zevkinin yanı sıra, birçok insanın sağlık nedenleriyle ceviz tüketmeye başladığını söyledi.
“Doğanın mucizelerinden” cevizin farklı kullanımının ise iyi bilinmediğini ifade eden Polat, yaş ve kuru ceviz kabuklarının basit işlemlerle çok etkili sonuçlar vereceğini kaydetti.
-GÜÇLÜ VE CANLI SAÇLAR-
Dr. Polat, saç dökülmesine ve saçlarının yeterince canlı olmadığını düşünenlere cevizin kuru ve yaş kabuğunu öneriyor.
Polat, 20 tane cevizin sert kabuğunu 1 litre suda 10-15 dakika kaynatarak elde edilen suyun saç durulamasında kullanılması durumunda, saçların dökülmesinin son bulacağını belirtiyor.
Taze cevizin yeşil kabuğunun az suyla kaynatılması sonucu macun elde edileceğini anlatan Polat, bu macunun da saç maskesi olarak kullanılabileceğini kaydediyor.
-DİNLENME, TİROİD, AĞIZ KOKUSU-
Sağlıklı yaşamak ve beslenmek isteyenlerin mutfaklarından cevizi eksik etmemeleri gerektiğini ifade eden Dr. Polat, şu bilgileri verdi:
“8 tane cevizi bir bardak suda 2 gün bekletin. Günde iki ceviz olmak üzere tüketin ve cevizleri içinde beklettiğiniz suyu da için, 4 günlük kür sonunda ne kadar dinlenmiş hissettiğinize şaşıracaksınız. Cevizin arasında bulunan perdeleri atmıyoruz. 25-30 kadar ceviz perdesini bir litre suda güneş görmeyen bir yerde bir hafta bekletiyoruz. Sabahları aç karnına her gün bir bardak tüketiyoruz, tiroid hastalarına çok yardımcı olacaktır.
Ceviz yaprağını suda kaynatıp biraz zeytinyağı ekleyin. bu karışımla düzenli gargara yapıldığında ağız kokusu sorunu da ortadan kalkacaktır.”
Günde birkaç ceviz tüketmenin sindirim sistemi hastalıkları, öksürük, göğüs ağrıları gibi birçok şikayeti azaltığına işaret eden Dr. Polat, pürüzsüz bir cilt isteyenlerin de yine ceviz kabuğu suyundan yararlanabileceklerini kaydetti.
Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın

kAYNAK: SAĞLIK HABERLERİ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Yazıyı Okuduktan sonra çok daha İyi anlayacaksınız kanserin asıl sebebinin kendimiz olduğunu

bu-yaziyi-okuduktan-sonra-cok-daha-iyi-anlayacaksiniz-kanserin-asil-sebebinin-kendimiz-oldugunu-b[1]

 

”Hayatında hep şeker oldu.
Çayı, kahveyi şekersiz içmedin.
Kahvaltıya reçelsiz ve çikolatasız oturmadın.
Beyaz pirinç ve ekmeğin şeker olduğunu unuttun.
İçinde yüksek oranda fruktoz bulunan meyve sularını kiloyla içtin.
İçinde glukoz ve aspartam olan ürünler tükettin.
Kolanın ve gazlı içeceklerin şeker ve zehir karışımı olduğunu bile bile içtin.
Önce insülin direncin başladı sonra şeker hastası oldun ama durmadın.
Palm yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın.
tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.
Paketlenmiş hazır sıvı ve katı tüm ürünlerdeki koruyucu kimyasalların seni kanser edeceğini önemsemedin. salçanı, makarnanı, turşunu hatta, limonu sıkıp limon suyunu bile kendin yapmadın.
hazır almak kolayına geldi.
pazardan nohutunu, fasülyeni bile almadın, bunları konserve satın almak yemek basitti.
Sentetik diş fırçasını bile ağzına soktun. oda yetmedi; bildiğimiz çamaşır deterjanının şeker ve naneyle karıştırılmış şekli olan diş macunu ile hayat boyu diş fırçaladın ve bunun bir kısmını yuttuğunu göz ardı ettin.
bal ve karbonatın dişlerini tartarlardan bile temizlediğini bilmedin ve dişleri de o macunlarla çürüttün.
Çamaşır deterjanının ve yumuşatıcının vücud ısısı ile deri tarafından emildiğini ve deri kanserinin en büyük nedeni olduğunu umursamadın.
çamaşırlarını borax ve karbonat karışımı ile yıkayıp yumuşatıcı gözüne elma sirkesi koyarak muhteşem bir temizlik elde edeceğini umursamadın.
Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin.
deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hemde tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.
Gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın.
her gün bu dahada iyi diye pazarlanan o şampuan duş jeli zehirleriyle saçını yıkadın.
Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine,temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin.
o su buharlaştıkça soludun akciğer kanseri oldun.
Karıncaları, böcekleri, sinekleri; limon karbonat fesleğen acı biber vb doğal yollarla evinden uzak tutmadın.
bastın böcek zehrini, o ağır kimyasalları soludun ve eşyaların üzerinden ellerinle ağzına soktun.
(o kadar kandırıldınki, böcek zehrine neden böcek ilacı dendiğini bile sormadın)
Yaşamını mahveden büyük şehirde egzost solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.
Resmen radyoaktif olan cep telefonunu kulağına 2 saat yapıştırdın. radyoaktif olan wifi vericisini evin içine soktun, radyoaktif olan alıcı bilgisayarıda kucağından indirmedin.
Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin.
Kandırıldın ve adına da “doğal beslenme” dedin.
Yiyeceklerini cam ve toprak kaplarda saklamak ve pişirmek yerine çelik ve bilmediğin kaplamalar kaplı kaplarda pişirdin yedin.
en önemlisi mutfağının her yerine plastik, teflon ve alüminyum soktun ve çizildikçe onları yediğini unuttun.
Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin.
Fastfood un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, 3 katlı burgerleri yuvarlıyordun.
Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.
Soba yı attın evine klima soktun. Sürekli üreyen mikropları soludun
Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun.
Ve sonuç açık;
Sene 2017 Sokaktaki her 10 kişiden 3 ü kanser.
E ne yapacağım deme bir yerlerden başla!
Lütfen bu haberi paylaşalım özellikle Facebook’ta..

Kaynak: siyahincimiz

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 8 Comments »

Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı.

18058181_1487372171293736_3128381698653364262_n[2]

 

Aşk, Ne lüks arabalar ne sporlar…
Sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıklarını duyarak ha düştük ha düşeceğiz diye…
Ünlü bir şarkıcı olup, herkesin beni dinlemesini değil,taşlı bir kıyıda, ateşin önünde, fısıldamak istiyorum şarkımı sana makamlı makamsız..
Lüks lokantalar, vitrinde yemek gibi geliyor bana.İnan arabesk değil, yarim ekmek kaşar üstü kola paylaşmak
istiyorum seninle…
Tüm kitapları okuyup, yazarlarıyla tartışmak değil, Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı. Senin fikirlerinle benimkilerle yoğurmak, benimkilerle seninkileri…
Bir sır vereyim sana, insanlar bilmiyorlar ama; ruh sevişir bedenden önce.
Geceler bizim.Ne su yatağı, ne mobilya, yatak odasında aşk …
Yer yatağı sıcak gelir hep bana, ve çiçek, aldırma odayı oksijensiz bırakır çiçek diyenlere.
Onlarca yastık istiyorum aşk, yatak odamıza rengarenk, aldırma zevksiz olur diyenlere, Zevkli, içten duygu anlatımıysa, herhangi bir konuda; zevksiz bir şey yapamayız…
O kadar yoğunki duygularım sana….
Ne lüks villalar istiyorum onlarca odalı, ne dev malikane, ne yalı Duvarı olsun yeter metrekaresi önemli değil…
Bak bir sır daha sana, Eşlerin mutluluklarını, huzursuzluklarını, karakterlerini,geçmişlerini bir evin duvarı anlatır.
Bomboşsa duvarlar, ruh yoktur ikisinde de… Sadece yetmiş seksen yıl yasayacaklardır zaten.
Bizim, fotoğraflarımız olacak en sevgili anlarımızda çekilmiş,mutlaka gülerken.
Senin bana, benim sana hediyelerimiz olacak asılan, çirkinde olsa kendi elimiz değmiş resimler, Belki alçı kalpler, belki bir senin bir benim boyalı ellerimizle kaplayacağız duvarımızı rengarenk..
En güzel aşk şiirleri sana olacak
Duvarlarımız yalan söylemeyecek, buram buram yaşam sevgisi kokacak…
İnsanlar mutsuzlar sevgili, her şeye açlar ve doyumsuzlar…
Bense, bir tek seni istiyorum, bir tek seni aşk …
Çünkü, sen benim her şeyimsin aşk, aşkım ….
__________Cennet Şengül__________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gümüş Suyu; antibiyotiğe ihtiyaç duyulan ve antibiyotiğin yetersiz kaldığı hemen tüm alanlarda aktif olarak kullanılır.

gumussuyu-[1]

 

Kolloidal Gümüş Suyu Nedir ”
Gümüş Suyu; antibiyotiğe ihtiyaç duyulan ve antibiyotiğin yetersiz kaldığı hemen tüm alanlarda aktif olarak kullanılır. Ancak antibiyotikten farkı; tamamen doğal bir karışım olmasıdır. her türlü yan etkiye uzaklığı ve metabolizmada herhangi bir zararlı etkiye sahip olmamasıdır. ” Gümüş Suyu” oral yolla alındığı zaman; 7dakika içinde etkisini göstermeye başlar. Basitçe söylemek gerekirse kolloidal gümüş suyu, gümüş parçacıklarının saf su içerisinde homojen olarak dağılmış halidir. Çözülen gümüş partikülleri aynı elektrik yüküne sahip oldukları için birbirini iterler. Bu sayede çözücü içerisinde tamamen homojen olarak dağılmış olur. Gümüş partiküllerinin aynı elektrik yüküne sahip olup birbirini itmesi ve homojen olarak dağılması, vücutta yığılma yapmamasına olanak sağlar. Belli bir süre dolaşım sisteminde görevlerini tamamladıktan sonra sindirim sistemi yoluyla dışarı atılırlar. Hem homojen olup birbirine temas etmemesi, hem de sindirim sistemi yoluyla kolaylıkla atılabilmesi özelliklerinden dolayı, kolloidal gümüş suyu hiçbir yan etkiye ve kalıcı olumsuz bir etkiye sahip değildir.AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMALAR KOLLOİDAL GÜMÜŞ SUYUNUN LİTERATÜRDEKİ BİLGİLERİ BAZ ALINARAK YAZILMIŞTIR.
Kolloidal gümüş suyu bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir üründür. Laboratuvar ortamında yapılan deneyler sonucu 650 ye yakın bakteri, virüs mikrop ve mantarı yok ettiği kanıtlanmıştır
“Gümüş Suyu”, yan etkiden tamamen uzak; antibiyotik etkiye sahip bir terkiptir. İnsanoğlunun yüzyıllardır bildiği ve terapi maksatlı kullandığı gümüş suyu; 1939’lu yıllarda antibiyotik ilaçları üreten firmaların baskısı yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış; hatta çeşitli ülkelerde birtakım yasaklamalarla hak etmediği bir değerlendirmeye maruz bırakılmıştır. Ama hakettiği değeri 1990 yılında tekrar kazanmış ve insanoğlu birçok hastalıkta gümüş suyunu kullanmaya başlamış.
Hangi Hastalıklara İyi Gelir
Gümüş Suyu;
1-) Sivilceler
2-) Sorunlu Benler 3-)
Açık Yaralar
4-) Ayak Mantarları
5-) Sedef Hastalığı
6-) Uçuklar (herpes)
7-) Bademcik İltihabı Grip
9-) Soğuk Algınlığı
10-) Diş Ağrısı, Diş Kanaması ve Çürükler
11-) Ağız Enfeksiyonları ve Diş İltihapları
12-) Göz Enfeksiyonları
13-) Diğer Enfeksiyonlar
14-) Sistit
15-) Romatizmal Hastalıklar
16-) Eklem Ağrıları
17-) Diabet (Şeker)
18-) Ağız Kokusu
19-) Akciğer İltihabı
20-) Sinüzit
21-) Ağız Pamukçuğu
22-) Her Türlü Yanık
23-) İsilik
24-) İdrar Yolu İltihabı
25-) Rahim İltihabı
26-) Genital Mantarlar
27-) Yumurtalık İltihabı
28-) Prostat
29-) Kesik ve Açık Yaralar
30-) Temre
31-) Cilt Alerjileri
32-) Kulak-Burun-Boğaz İltihapları
33-) Göz Kapağı Enfeksiyonu
34-) Çıbanlar
35-) Güneş Çarpması
36-) Kızamık
37-) Kabakulak
38-) Sivrisinek ve Arı sokmaları
39-) Kene vb. Isırmaları
40-) Saç Dökülmeleri
41-) Kemoterapi Sonrası Bağışıklık Sistemini Desteklemede
42-) Kanser, AİDS terapilerinde Destek Unsuru Olarak
43-) Açık yaralar
44-) Ülser ve Gastrit
45-) Bağırsak Rahatsızlıkları ve Hazımsızlık
46-) İshal
47-) Hepatit
48-) Siroz50-) Parazit ve Asalaklar
51-) Kuş Gribi ve Sars terapisi
52-) Ahır ve Kümes Hayvanlarının Hastalıklarına karşı etkin olarak kullanılmaktadır.
“Gümüş Suyu” bir ilaç değildir. Tamamen doğal bir terkip olup, yan etkisi olmadığı için herkesçe kullanılabilir. “Gümüş Suyu” kullanıldığı sürece; sarımsak ve alkolden uzak durulmalıdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »