MUTLU OLMAK İÇİN

mutluluk-resimleri-56b3ce5d14a25[1]
1. Bol su için.
2. Kahvaltıda çok, öğle yemeğinde orta, akşam yemeğinde
az yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok,
fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. Hiç bir şeyi içinize atmayın.
5. İbadet ve dua için zaman ayırın.
6. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.Tefekkür edin.
7. Düzenli uyuyun.
8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken
gülümseyin.
9. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların
seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin, keyfine varın.
11. Sadeliğin güzelliğini keşfedin.
12. Hayatı çok da ciddiye almayın. Fâni olduğunuzu unutmayın.
13. Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak boşa harcamayın.
14. Sû-i zandan kaçının.
15. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
16. Geçmiş meseleleri unutun. Kişilerin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
17. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
18. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
19. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
20. Daha fazla gülümseyin ve pozitif olmaya çalışın.
21. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmasanız da, anlaşın.
22. Ailenizi sık arayın.
23. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. Gülümseme, teşekkür, iltifat, yardım, destek, moral…
24. Herkesi her şey için affedin.
25. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
26. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız birine SELÂM verin.
27. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilenmeyin.
28. Doğru olanı yapın, yanlışlarınız için de pişman olmayın. Ne oluyorsa ya da olmuyorsa, hayrımıza olduğu içindir!
29. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durmaya çalışın.
30. ALLAH her şeyi iyileştirir, şu an fark etmesek de, yaşadığımız her şey iyiliğimiz içindir.
31. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. Durumu kabullenin.
32. Nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. Kendinizi eve kapatmayın.
33. En iyisine henüz sıra gelmedi.
34. Sabah canlı olarak uyandığınız için ALLAH’ a şükredin.
35. Maneviyatınız daima mutluluğunuzdur. Hislerinizi önemseyin. İnanın, dua edin, gerekeni yapın ve gerisini ilahi akışa bırakın…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Burçlar Ne Kadar Kin Tutar ?

18342101_10155415595027845_4781182297598354002_n[1]

Koç: En fazla 24 saat

Boğa: Ölünceye dek. Belki öldükten sonra bile

İkizler: Bir 30 saniye kadar

Yengeç: Yıllarca

Aslan: Evrenin sonuna dek

Başak: Bir kaç ay

Terazi: İki saniye. Eğer büyük haltlar yemediyseniz tabi

Akrep: Sonsuza Dek

Yay: 2 Gün

Oğlak: Özür dilemeyin bile

Kova: 1 yıl

Balık: Belki iki ay

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Derinde diğer sorunlara da sebep olan BİLİNÇALTINDAKİ kök mesele başkadır.

18238052_1363726700374363_410604583880938908_o[1]

 

Çoğu insanların durumu gerçekten böyledir.
Yüzeydeki bir probleme takılıp kalmışlardır. Halbuki derinde diğer sorunlara da sebep olan kök mesele başkadır.
Üstelik herkesin kendi hakkındaki yorumu da hazırdır.
Bu ancak size kaybettirir.
Günlük hayatta karşılaştığınız sıkıntıların çoğu yuzlesilmemis bir travmanın dallanıp budaklanmis halidir.
Bunu temel alırsanız hızlı çözüme ulaşırsınız.
Karikaturdeki mizaha tebessümünüz ve aklınıza gelen baskalari ile ilgili düşünceler bitti ise lütfen kendiniz içinde böyle bir şeyin geçerli olabileceğini aklınızda tutun.

Alıntı dR. zAFER aKINCI

Bilinçaltınızda farketmediğiniz ama sizi geride tutan tüm sorunların çözülebilmesi için Access bar bilinçaltı temizliği semineri de çok etkilidir.

Bilgi ve Rezervasyon Anette 0536 798 68 68

Karikatür, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat size surat asıyorsa siz ona dil çıkarın…

cemşen[1]

 

Doğum ızdıraptır, yaşlanmak ızdıraptır, ölüm ızdıraptır; üzüntü, keder, acı, huzursuzluk ve umutsuzluk ızdıraptır; sevmediğinden kurtulamamak, sevdiğinden ayrılmak ızdıraptır; istediğine ulaşamamak ızdıraptır. Kısacası bedene, hislere, algılara, zihine ve bilince tutunmak ızdıraptır.
– Buda
Öte yandan ızdırap her zaman aranılan kurtuluşun anahtarıdır. Izdırap eğer umutsuzluğa dönerse kişiyi karanlık bir varoluşa sürükler; eğer ağırbaşlı yaşanırsa bilgeliğe ulaştırır.
O halde her şerde bir hayır vardır 🙂 Neşenizi asla yitirmeyin. Kendinizle ve durumla dalga geçin. Kişiyi yaşadığı olaylar değil hissettiği keder ve kasvet yener. Hayat size surat asıyorsa siz ona dil çıkarın ve ardından kahkahalarla gülüp yolunuza devam edin 🙂
Ben inzivama döneyim.
İyi uykular!

Cem Şen

AFFEDEMİYORUM DİYENLER MUTLAKA OKUMALI ( Affetmek ve Özgürleşmek )

 

EuOh0BLM[1]
Genel olarak affetmek, “başkasının size yaptığı kötülükleri hoş görmek” olarak algılanır. Ama bunun gerçek afla bir ilgisi yoktur.
Affetmenin affedeceğimiz kişiyle hiçbir alakası yoktur. Affetmek bizim kendi içimizde tamamlayacağımız bir süreçtir.
Affetmek sanılanın aksine bir güç kaybı değil aksine güçlenmektir.
Geçmişin serbest bırakılmasıdır. Geçmişe olan bağlantıya son vermektir. Geçmişe ait sıkı sıkı tuttuğumuz yoğun duygulardan ve hislerden kurtuluşumuz demektir.
Bu duyguların bizim hayatımızı nasıl kısıtladığını fark etmek ve ancak affetmeyle bu zincirlerden kurtulacağımızı anlamak gerekir.
Suçladığımız kişinin bizim hayatımızı etkilemesine son vermek demektir.
Affederek değişim gücünü kişi tekrar eline alır.
Affetme ancak bir anlayışın oluşması sonucunda ortaya çıkan bir duygudur. Nedir bu anlayış? “Artık o kişi beni eskisi gibi incitemez” anlayışı. Bu bir yoldur. O kişilerin artık onu incitemeyeceği başka bir yola geçmiş olmaktır.
Affetmek geçmişin acılarını akıtmak demektir. İçerdeki çöplüğü temizlemek demektir. Duygular boşalınca BA ve B birlikte çalışmaya başlar ve gerçeği yeniden oluşturur. Ama bu gerçek hipnotik bir gerçek değildir. Aydınlanmamın sağladığı gerçeğe en yakın gerçektir. Mesele artık aşağıda kalmıştır. Meselenin üstündeki perde kalkmış yeni bir ışık meselenin üzerini aydınlatmaya başlamıştır. Gerçeği görmek özgürlüktür. Geçmişin duygusal hapsinden kurtulmaktır. Regresyon bu fırsatı verir.
O olayları yaşadığımız zamanlarda o meseleyi nasıl halledeceğimizi bilememiş olabiliriz. O zamanlarda bilgimiz, anlayışımız, algılarımız, gücümüz buna engeldi. Ama regresyon bize ikinci bir şans veriyor. Olayları şimdiki anlayışımızla yeniden dizayn etmemizi, çerçevelememizi sağlıyor. Duygular boşaldıktan sonra yeni oluşan algılarımız bize gerçeği algılama şansı verecektir.
Affetmek biraz da vazgeçmektir. Kendimizi savunmaktan vazgeçmektir. Onun neden bizi anlamadığını anlamaya çalışmaktan vazgeçmektir. Ona kendimiz ispat etmekten vazgeçmektir. Ona kendimiz sevdirme uğraşından vazgeçmektir.
Başkaları sizi kendi çarpık algı dünyasına çekmek isteyebilir. Affeden kişi bu zorlamayı kibarca ret eder. Sadece kendisi için doğru olanı kabul eder. Affetmek, onu içine almaya ve gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışan duyguların özgür bırakılmasıdır. Bu olayla birlikte gelen duyguları temizleyerek ve salarak ulaşmaya çalıştığımız düzeydir.
Duygu yükü altında inançlarımızı değiştiremeyiz. Duygular bizi ezer. Mantıklı düşünceyi ezer. Bilinçli aklı ezer. Duygular boşaldıkça zihnin o muazzam akıl yürütme ve anlama gücü tekrar devreye girmeye başlar.
Sürece güvenin duyguların boşaltılmasıyla zaten af doğal olarak ortaya çıkmaya başlayacaktır.
Affetmek iyileşmeyi daha derin ve geniş bir düzeye taşır. Af, derin bir bilinçaltı anlayışla yapıldığı zaman, kişinin içindeki ruhsal enerji bütün iyi şeyleri titreştirmeye ve korumaya başlar. Af içeride kalan tüm olumsuzlukları çözer.
Kendinizi affettiğiniz zaman kendinize daha sevgi ve saygıyla davranmaya başlarsınız. İlginç olan, bu davranış diğer insanlar tarafından da bilinçaltı düzeyde algılanır ve etrafımızdan da sevgi ve saygıyı kendimize çekmeye başlarız.
Kendinin affı bilinçaltı düzeyde sizi hapsetmiş engellerden özgürleşmenizi sağlar. Eski, duygular, algılar, self sabotajlar, suçlamalar ortadan kalkar.
İyiyi bulmak
Affında ötesi var mıdır? Evet vardır. Affın ötesi, yaşanan olaydaki iyiyi bulmaktır. Duygular boşaldığı zaman, o duygular orada kalsaydı asla ulaşamayacağınız bir zihinsel berraklığa ulaşırsınız. Affetme tamamlandığı zaman daha üst düzeyde ve geniş açılı bir bakış kazanırsınız. Olayları bambaşka bir açıdan anlamaya başlarsınız.
Olayların iki yüzünü aynı anda görür, iyi veya kötünün sadece bir algı olduğunu anlamaya başlarsınız.
İyiyi bulmak kötüyü yok saymak demek değildir. İyiyi bulmak o yaşanan olayların içinde mevcut iyiyi bulmak demektir. Negatif duygular boşaldıktan ve çarpık algılar düzeldikten sonra olaya bakıldığı zaman kendiliğinden ortay çıkan bir iyiliktir bu.
Kendi içsel duygularını hala içinde taşıyan, boşaltmamış bir kişiye bunu anlatabilmek zordur. Bu, duygular boşaldıkça süreç içinde ortaya çıkan bir durumdur. Duygular boşalır, aflar sağlanır, kendinin affı yapılır. İçsel bütünlük sağlanır. Bu duruma gelmiş bir kişi için iyiyi bulmak kolaylaşır. Ama kendi içindeki birikmiş duyguları yok sayan bir kişi için, bu mümkün olmayan bir durum gibi görünür.
İyileşmenin derin anlamı, affetmek ve iyiyi bulmaktır.
Affetmek ve iyiyi bulmak, sadece sözlerle sağlanacak bir anlayış değildir. Bir çok kişi, “ben herkesi affettim”, “hep olumlu düşünürüm”, “olaylara iyi yönünden bakarım” der. Bu sadece sözdedir. Gerçek duygularla buluşmadan, ifade edilmesi gereken duygular ifade edilmeden, boşaltılmadan, bu anlayışı tam olarak içselleştirmek mümkün değildir. Ancak birikmiş duygular boşaltıldığında kendiliğinden gelen doğal bir süreçtir. Söze dökmeye bile gerek yoktur

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kelimelerin Sihri

magical-words-12701154[1]

Bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “DOĞUŞTAN KÖR” yazılıymış.
Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir REKLAMCI bunu görmüş. Tabelayı almış arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış.
Ne olduysa olmuş… Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya, durmadan para atmaya…

Bir cümle yetmiş, onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına…
“GÜZEL BİR BAHAR GÜNÜ… AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mısırlılar tarafından ölümsüzlük bitkisi ve Kızılderililer tarafından da cennetin sihirli değneği denilen aleo veranın sayısız faydası vardır

Mıaloe-vera-gel-600x399@2x[1]sırlılar tarafından ölümsüzlük bitkisi ve Kızılderililer tarafından da cennetin sihirli değneği denilen aleo veranın sayısız faydası vardır – bunların bir kısmını biliyor olabilirsiniz. Küçük kesiklere, çiziklere, yanıklara iyi geldiği için hemen bir parça kırıp sürmek için evinizde aleo vera da yetişiyor olabilirsiniz. Peki aleo veranın sadece sürülerek değil aynı zamanda takviye olarak alındığında da vücudunuza bir çok fayda sağladığını biliyor muydunuz?

Aloe vera 200’ün üzerinde biyolojik olarak aktif olan ve doğal yollarla oluşan bileşenlerden yani vitaminlerden, minerallerden, enzimlerden, amino asitlerden ve polisakkaritlerden oluşuyor.

Ayrıca bakteri, virüs ve mantar oluşumuna karşı bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı oluyor. Ama aloe vera suyunun/jelinin faydaları bunlarla da bitmiyor.
Mineraller
Aloe vera kalsiyum, magnezyum, çinko, krom, selenyum, sodyum, demir, potasyum, bakır ve manganez gibi bir çok mineral barındırıyor. Bu mineraller bir araya gelerek metabolik yolları destekliyor.

Enzimler
Aloe vera amilaz ve lipaz gibi önemli enzimleri içeriyor. Bu enzimler sindirim sırasında yağların ve şeker moleküllerinin parçalanmasına yardımcı oluyor. Özellikle Bradykinase adı verilen ve enfeksiyonu azaltmaya yarayan molekül üzerinde çok etkili oluyor.
Vitaminler
Yapılan bir çalışma, aloe veranın alyuvar üretimi için gerekli olan B12 vitaminini içerdiğini gösteriyor. Bu da vejetaryenler ve veganlar için güzel bir haber çünkü bu kişiler izledikleri beslenme düzeninde yeterli B12 vitamini alamayabiliyorlar. Tabi unutmamak lazım ki bu sadece bir özelliğidir ve günlük B12 ihtiyacınız için sadece aloe vera yeterli olmayacaktır.
Aleo vera ayrıca A, C, E, B1, B2, B3, B6 vitamini, folik asit ve kolin içerir.
Amino Asitler
Aloe vera vücut için gerekli olan 22 amino asitten 20’sini içerisinde barındırır. Enfeksiyonu ve bakteriyi engelleyen salisilik asit de içerir.

Aloenin diğer kullanım alanları
Mükemmel bir vücut temizleyicisi, mide, böbrekler, dalak, safra kesesi, karaciğer ve kolondan toksin atıcı olmasının yanı sıra hazımsızlık, mide bozukluğu, ülser ve bağırsaklar enfeksiyonuna da iyi gelir. Sindirim sistemini güçlendirir. Eklem iltihaplanmalarını azaltarak artrit sorunu için de iyi bir çözüm olabilir.
Yapılan bir çalışmaya göre, aloe vera suyunun gargara olarak kullanılması plak oluşumunda diğer ağız bakım ürünleri kadar etkili oluyor. Hatta doğal olduğu için para verip aldığımız kimyasal içeren diğer ürünlerden daha iyi bir alternatif olabilir.
Aloe vera jeli ağızda çıkan aftların ve yaraların iyileşmesinde de oldukça etkili oluyor

Aloe nasıl alınmalı?
Aloe direk bitkiden alınabilir ama en kolay ve tadı güzel olan alternatif muhtemelen aloe suyudur. Aloe vera suyunu doğal ve organik ürünler satan dükkanlarda bulabilirsiniz. Aloe vera yaprakları satın alabilir veya bitkiyi kendiniz evde yetiştirip suyunu sıkabilirsiniz.
Aloe vera suyunu tek başına veya diğer meyve suları ve smoothielere karıştırarak içebilirsiniz. Saf aloe vera suyu/jeli aldığınızdan emin olun. Bu da demek oluyor ki tüm bir dal veya o dalın içindeki kısım. Tadı biraz acımsı olabilir o yüzden içine başka şeyler de katmak isteyebilirsiniz. Aldığınız şişenin üzerinden kullanım talimatı ve dozu yazacaktır ama yine de emin olmak için bir sağlık danışmanı veya doktorla görüşmekte fayda vardır.

Kaynak: hayat bilgisi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilinçaltındaki korkularımız bizi hangi davranışları yapmaya itiyor.Neden kıskanır, aşağılar, yalan söyleriz.

bilincalti-evren-gonenc[1]

 

Bilinçaltındaki korkularımız bizi hangi davranışları yapmaya itiyor.Neden kıskanır, aşağılar, yalan söyleriz.

Mükemmelliyetçilik: Mükemmel insanlar onaylanma korkusu yasadıkları için

Kıskançlık: Bilinçaltı aslında yetersizlik korkum var diyor

Küçümseme: Bilinçaltındaki aşağılanma korkusundan dolayı başkalarını  kucumsuyor

Dik başlılık: Bilinçaltında aslında yetersizik, güçsüzlük korkum var diyor

Kibir: Bilinçaltı değersiz hissediyorum böyle bir korkum var diyor

Yalancılık: Suçlama korkuları yoğun olduğu için bunu yaparlar

Şüphecilik: İçlerinde çaresizlik ve güçsüzlük korkusu yasadıklarından bunu yaparlar

Tembellik: Bilinçaltı yetersizlik korkusundan dolayı böyle davranır

Cimrilik: Yokluk korkusu içlerinde çok yoğun olduğu için bunu yaparlar

Kaynak: luna akademi

Ve tüm bunların üstesinden Access bar bilinçaltı temizliği sayesinde kurtulabilirsiniz. Detaylı bilgi ve rez için Anette 0536 798 68 68

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SUS GÖNLÜM…

images[6]

 

Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.
Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.
Sus gönlüm. Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen… Görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı, seni durdurmazdım… İnan bana… Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez, çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…
Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar. Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar. Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…
Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar. Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar, ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadığını anlayana kadar sus…
Sus gönlüm. Onun geleceğini görünceye kadar. Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar. Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.
Sus gönlüm. Sebepler var edilinceye kadar. Bahaneler oluşuncaya, birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.
Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun, sabrın olsun. Her susuşun, duan olsun. İçten yakarışının adı olsun, susuşun. Bekleyişinin, umut edişinin, inancının, sevdiğinin vurgusu olsun, susuşun…
TEBRİZLİ ŞEMS

Sağ ve sol beyin testi: Beyninizde hangi lobu daha iyi kullanıyorsunuz?

Sağ ve sol beyin testi: Beyninizde hangi lobu daha iyi kullanıyorsunuz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

4000 yıllık hitit duvar yazısı

hitit-duası[1]

 

Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele..
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .
Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,
belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;
bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı,
güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı,
güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı,
balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi ögret…
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini ,
yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler oldugunu bileyim…
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır…
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver…
(HiTiTLERiN M.Ö.2000 YILINDAKİ DUVAR YAZISINDAN ALINMIŞTIR.)

Karaciğerinizi 20 Yaş Gençleştiren Tarif

18342335_10155305268351170_8424395033550913261_n[1]
Karaciğer kendi kendini yenileyebilen bir organdır, ancak eğer bir şekilde hasar görmüşse, tüm vücuda zarar verebilir.Bir doktor sizin karaciğeriniz yağlı dediyse, birçok sağlık probleminin kaynağı olacağından bunu çabuk çözmelisiniz. Popüler, yağlı karaciğer hastalıklarınında %80i kilolu olma ile ilgilidir ve erkenden belirti göstermez.
Bir başka ciddi karaciğer hastalığı, sirozdur. Bu hastalık karaciğer kanseri ile sonuçlanabilir ve ölümcül olduğu bilinmektedir, bu yüzden bunu nasıl çözeceğinizi öğrenmelisiniz. Genellikle fazla kilolu veya hızlı kilo kaybı, sağlıksız diyet, bağırsak hastalıkları bunlara neden olur. Neyseki karaciğer sorunlarının çoğuna doğal çözümler bulunmaktadır.
Genellikle sağlık faydalarını bilmeden farklı meyveler yiyoruz. Örneğin, demirhindi meyvesi karaciğerinizdeki yağları gidermek açısından harika ve hemen hemen tüm karaciğer sorunlarını tedavi edebiliyor. Bu meyve vücudunuzu korur, sindiriminizi geliştirir, karaciğeri korur, kolestrolü düşürür, safra ile ilgili problemleri tedavi eder ve genel sağlığınızı iyileştirir. Yağlı karaciğer hastalığını ve hepatiti iyileştirmek için onu nasıl kullanacağınız:
Demirhindi Çayı Nasıl Demlenir?
Demirhindi ağacının meyvelerinden yapılan demirhindi çayını demlemek oldukça kolaydır. Çayı hazırlamak için ilk olarak yaklaşık 1 litre su kaynatılmaya başlanılır ve su kaynamadan hemen önce 20 gram kadar demirhindi meyvesini suya eklenir. Su iyice kaynadıktan sonra çay soğumaya bırakılır. Çay soğuduktan sonra sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere tüketilebilir. Önerilen miktarlarda kullanıldığı takdirde çayın etkilerinden en etkili şekilde faydalabilir.
Kullanımı nasıl olmalı?
Günde iki kez (sabah ve akşam) 1 su bardağı içmek karaciğerinizle ilgili herhangi bir problemi tedavi eder ve sağlığınızı geliştirir.Biraz bal koyarak tatlandırabilirsiniz. Ama şekersiz içmeyi öneriyoruz.
Sağlıklı mutlu günler dileriz. Lütfen paylaşalım

kaynak: karbonat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Diliniz Sağlığınız Hakkında Ne Söylüyor…

18301582_1616095451737152_5589154961802282270_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dikkat Testi…

18342273_214274705742568_393903589219839299_n[1]
Resimde kahve taneleri içinde adam var. Adamın kafasını ne kadar süre içerisinde bulduğunuzu hesaplayarak yorumları okuyun.
1…Eğer adamın kafasını 1 dakikada bulursanız beyninizin sağ tarafı normal bir insanınki gibi çalışıyor demektir.
2…Eğer 1 ile 3 dakika arasında bulursan beyninizin sağ tarafı normalden yavaş çalışıyor demektir. Bu durumda daha çok protein almanız gerekir.
3…Eğer 3 dakikadan daha fazla bir sürede bulursanız konuyu hemen kapatalım ve başka şeylerden bahsedelim.
Alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Acilen Potasyuma İhtiyacınız Olduğunun 6 Belirtisi

muz[2]

Sağlıklı yaşayabilmemiz için vücudumuza yeterince potasyum giriyor olması gerekir. Özellikle de kalp kaslarımızı oluşturan hücrelerin potasyuma ihtiyacı var.
Yeterince potasyum almadığınızda siz farkına olmasanız bile vücudunuz işlevlerini tam olarak yerine getiremez. Bunun en bariz belirtisi yorgunluk ve kramplardır.
Vücudumuzdaki potasyumların %98’i hücrelerimizde yer alır. Potasyum eksikliği sonucunda bu nedenle sinirlerimiz, kaslarımız ve kalbimizde aksaklıklar meydana gelir.
Bu yüzden insanların potasyum konusunda olabildiğince bilinçlenmesi ve bilgilendirilmesi gerekiyor.
İşte potasyum eksikliğinde meydana gelenler:

1- Kabızlık
Potasyum eksikliği, sindirim sistemi dahil bütün sistemimizi olumsuz etkiler. Eksikliğinde midede şişkinlik oluşur.
Bağırsak hastalıklarının tek nedeni potasyum kaynaklı değildir. Bu nedenle yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor.
2- Kasların zayıflaması
Women’s Health dergisi kas ağrısı, kaslarda zayıflık ve krampın asıl nedeninin potasyum eksikliği olduğunu ifade ediyor.
3- Kalp çarpıntısı
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi potasyum eksikliğinin kalp üzerinde olumsuz etkileri oluyor. Kalp çarpıntısı ve kalp ritm bozukluğu potasyum eksikliğinin bir sonucu.
Vücudunuzda potasyum dengesi bozulunca, kalp kan pompalayabilmek için aşırı çaba sarfeder ve bu nedenle kalp çarpıntısı oluşur.
Bu nedenle eğer kalp rahatsızlığı geçirmek istemiyorsanız yeterince potasyum içeren yiyecekler tükettiğinizden emin olun.

4- Yorgunluk
Mayo Clinic’te belirtilenlere göre eğer yeterince uyuduğunuz halde hala yorgun hissediyorsanız vücudunuzda yeterince potasyum yok demekmiş.
Vücudunuzdaki her hücre potasyuma ihtiyaç duyar. Beslenme uzmanı Jill Brill, potasyum seviyesi düştüğünde hem fiziksel hem de mental gücünüzün düştüğünü belirtiyor.
5- Uyuşukluk ve karıncalanma
Sinir sisteminin düzgün işlemesi için de potasyuma ihtiyacınız var. Women’s Health dergisindeki bir makalede uyuşukluğun ve karıncalanmanın nedeninin potasyum eksikliği olduğu yazılmış.
6- Yüksek tansiyon
Potasyum, damarların ölçülü olarak genişlemesini sağlar. Eksikliği halinde damarlar genişleyemez ve tansiyonunuz çıkar.
Çoğu insan tansiyonlarının çıktığını farketmezler. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır.
Potasyum eksikliğinden nasıl kurtulmalı
Yiyeceklerin birçoğu potasyum açısından zengin. Potasyum eksikliğinde ilaç kullanmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken yediğiniz sebze ve meyve miktarını arttırmak.
Potasyum eksikliği aşırı fast food tüketmek ve dengesiz beslenmekten kaynaklanır. Çok tuzlu yemek, sebze ve meyve tüketmemek de potasyum eksikliğine neden olur.
Potasyum içeren yiyecekler:
Muz
Süt ürünleri (özellikle yoğurt ve süt)
Kök sebzeler ve kuruyemiş
Balık
Mantar
Fasulye
Avokado

kaynak: newsletter
Arkadaşlarınızı da potasyum eksikliğinin yol açtığı hastalıklar konusunda uyarmak ve bilgilendirmek için yazıyı paylaşmayı ihmal etmeyin.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »