YAŞAMINDA ZENGİNLİK İSTİYORSAN RUHSAL ENERJİNİ YÜKSELT; PARA ENERJİ DEĞİŞ-TOKUŞ SİMGESİDİR…

yoga
Bugüne dek tanıştığım/çalıştığım/danışmanlık yaptığım zengin insanlarda gözlemlediğim en önemli olgu, onların -tüm olumsuzluklara rağmen- neşelerini bozmamaları, günlük rutinlerini sürdürmeleri, gülümsemeye devam etmeleri oldu.
Bu da bana bolluğun aslında sahip olduğumuz enerjinin bir yansıması olduğunu gösterdi.
Çok zengin bir iş insanı ile çalışmadaydık bir gün.. Oldukça neşeliydik her ikimiz de.. Danışanıma ansızın bir telefon geldi.. Kapatırken son sözü “Tamam yarın teslim oluyorum!” oldu. Çok geçmeden seansımızı bitirdik ve giderken bana “Uzunca bir süre görüşemeyeceğimizi zira uzunca bir mahkeme sürecinin sonuda aleyhinde verilen kararla hapse gireceğini ve tüm mal varlığına el konulduğunu özetledi.
Danışanımın buna rağmen son derece keyifli şekilde bir şekilde yanımdan ayrılması, ayrılırken de “Üzülecek bir şey yok. Hayat devam ediyor.” demesi dikkatimi çekti.. Bir kişisel gelişimci ve her şeyi tevekkülle kabul eden biri olarak bu üslup beni çok etkiledi.
Aradan geçen zaman içinde danışanım, cezasını çektikten sonra yaşama sıfırdan başladı ve internet üzerinden yürüttüğü mütevazı işlerle uğraşmaya başladı. Yavaş yavaş işlerini ilerletti. Zamanla iyi paralar kazanmaya başladı.. Önce borçlarını kapattı, ardından artıya geçti, işlerini büyüttü. Kısaca özetlediğim bu bir kaç yıllık süreçte danışanım neşesinden hiç eksiltmedi. Yaşamına her zamanki tevazu ve vakarla devam etti. Sonuç; eskisinden daha fazla zengin oldu ve Türkiye’nin sayılı iş insanları arasına girmeyi başardı.
Buradan çıkarılacak en büyük dersler şunlardır:
1-İnsan -büyüklüğü ne olursa olsun- karşılaştığı olumsuzlukları tevekkülle karşılamalı. Unutmamalı ki yaşamda her sorun bir ders verir ve hediyesiyle birlikte gelir. Bilgece sorunlarınızla yüzleşmediğiniz sürece sorunlarınızın (korkularınızın) içine girip ilahi hediyeyi alamazsınız.
2-Her sorun insana bir ders vermek için gelir. Unutmamalı ki yaşam okulunda önce sınava girer ardından derslerinizi çıkarırsınız. Sınavlarsa acı ve mutsuzluk veren her şeydir. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığınızda bunun bir sınav olduğunu hatırlayın ve kendinize şu soruyu sorun ve cevabını almaya niyet edin “Bu sınavdan almam gereken ders nedir?” Cevap mutlaka gelecektir. Dersinizi aldığınız an yaşadığınız sorun size bir hediye verecektir.
3-Her zaman bolluk bilinciyle yaşayın. Bir kitapta okumuştum ’10 koyun otlatabilecek bir çobana 100 koyun verirseniz koyunların sayısı 10’a düşecektir. 100 koyun otlatabilecek çobana 10 koyun verirseniz koyunların sayısı kısa sürede 100’e çıkacaktır.’
4-Her şey yeri ve zamanı geldiğinde gerçekleşir. Niyet, evrenin enerjisini harekete geçiren yaşamdaki en büyük güçtür. Dolayısıyla beklenti, insanın en büyük düşmanıdır. Israrla beklediğiniz telefonun, beklediğiniz an çaldığını duydunuz mu , ne zaman telefon beklediğinizi unutursunuz, telefonunuz o ‘an’ çalar.a)İsteğimizin olmasına niyet edelim b)”Bundan daha iyi ne olabilir “diyelim.c) “Hayırlısı ne ise o olsun ” u da eklemeyi unutmayalım ,çünkü bazı isteklerimizin olduktan sonra bizi mutlu etmediğini deneyimlemişizdir .
5-Çok sevdiğim bir sözdür: “İnsan, çoğu zaman öndeki ağaca öylesine odaklanır ki arkadaki ormanı gözden kaçırır!” Evet, egosuyla hareket eden insan bunu yapar. Siz niyet ettiniz, evrenin dinamiklerini harekete geçirdiniz. Siz sadece sorununuzun NE olduğunu beyan edin, NASIL kısmına takılmayın. Tek bir olasılığa odaklanmayın.Ruhsal yolculuğunuza tevekkülle teslim olun
6-Şu çok önemli: Para enerji değiş tokuş simgesidir ve maddi durumunuz sizin ruhsal enerjinizi yansıtır. Yaşamınızda bolluk istiyorsanız -her şeye rağmen- sevinç içinde olun. Sonuca odaklanmayın, neden olun. “Geçmiş geçmişte kaldı.” diyerek suçluluklarınızı bir kenara bırakın ve ‘şimdi’ye odaklanın. Unutmayın ki gelecek şimdi şu an başlar. Şimdiye kadar sevinç içinde yaşarsanız kendinize mükemmel bir gelecek yaratır, dolayısıyla mükemmel bir geçmiş bırakırsınız. İşe önce kendinizden başlayın. Ne olursa olsun kendinizi sevin, değer verin. Kendinizi sevmek ruhsal enerjinizi yükseltir, auranızı bolluk-berekete uyumlu hale getirir, her zaman kendinize, size sevinç veren kişileri, durumları ve olayları çekersiniz.
Sevinç içinde olmak bir yüksek frekanslı bir haldir. Ruh neşedir. Bu hal içinde olduğunuz takdirde , sezgi kanallarınızı temizler, ilhama açık bir varlık haline gelirsiniz.
Kendini çok seven değer veren bir insan -düşmanı dahil- herkesi sever. Bu, bir bilgeliktir, erdemdir. Kendini seven bir insan kendini asla yargılamaz, suçluluk hissetmez, sadece OLUR.. Siz de sadece OLUN. İyi ya da kötü değil, doğru ya da yanlış değil sadece OLUN. Neyseniz o OLUN.
Herkes gerçeği bulmak için yaşam okulunda kendince dersler, yöntemler ve üslup belirler. Bunlar sosyal kimliğimizi ve karakterimizioluşturur. Kendi olmayı başarabilen bir insan bunu farkındadır ve herkesi olduğu gibi kabul etmeye başlar. Bu, kişide yüksek bir ÖZGÜVEN oluşturur.
7-Kendinizi ve insanları sevdiğiniz gibi işinizi de sevin. Sevmediğiniz bir işte çalışmak bir esarettir ve ruhsal enerjinizi düşürür. İşinizi sevmiyorsanız, seveceğiniz bir iş bulun kendinize. İşiniz sizin aynanızdır. Onu ne kadar severseniz o kadar kendinizi ortaya koyar ve yaratıcı olur.
8-Risk alın! Herkes GERÇEĞİ aramak için yaşam serüvenine katılır. Gerçeğe ulaşmak için ruhumuz bizi, daha önce deneyimlemediğimiz gizemlere, serüvenlere sürükler. Ego, bilinmeyenden korkar ve sizi yaşamınızla ilgili önemli vizyonlar belirlemenizden alıkoyar. Oysa ki insan üniversitede bir hocamın da dediği gibi risk almadan büyük vizyonlar geliştiremez. Ekonomiyle içli dışlı olanlar bunu çok iyi bilir. Belki şu sözü duymuşsunuzdur: “Kendini boşluğa bırakmadan kanatlarının genişliğini bilemezsin.”
9-Son olarak… Tüm bu saydığımız meziyetleri geliştirmek istiyorsanız bir çocuğu örnek alın, yaşamı onların gözlerinden görün.. Çocuklar, dünyanın en erdemli ve bilge varlıklarıdır. Kollektif bilinç onların kafasını henüz karıştırmamıştır. Yükselmiş bir üstadın da söylediği gibi “Belki de insanlığın temellerindeki tek hata çocukların büyümesidir.”
Çocuklar, yaşam okulunun en büyük öğretmenleridir. Ben oğluma birey olması konusunda rehberlik yaparken o bana ebeveyn olmayı öğretir.. Onlara saygı duyduğumuz sürece onlar bize çok şey öğretir. Çocukların bize öğrettiği en önemli şey belki de bolluk-bereket bilincidir. Dikkat edin onlar istedikleri her şeye bir şekilde sahip olur. Onlar her zaman şimdidedir, buradadır. Onlar büyük bilgeler ve liderlerdir. Lider olmak istiyorsanız çocuklara iyi bakın ve ömrünüz boyunca her gün biraz daha karanlığa ittiğiniz çocuğu artık gün yüzüne çıkarın ve onu çok sevin!
Uzun lafın kısası… ZENGİNLİK ASLINDA MANEVİ BİR YOLCULUKTUR. Benliğinizi oluşturan parçalardan birinden yoksunsanız YOKSULSUNUZ demektir. Bir bütün olun ve ZENGİN olun.
Doyum içinde yaşayın. ZENGİN HER ŞEYE SAHİP OLAN DEĞİL EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYANDIR.
İşte bir zenginin hikayesinin bana düşündürdükleri…
Yaşamınız huzur ve mutlulukla BOLLUK-BEREKET içinde geçsin.. Sevgi ve ışıkla
Alıntı …

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

NİYET VE TESLİMİYET HUZURUN ANAHTARIDIR *

20294194_10211364016950152_5893929623018383361_n[1]
1.Her şeye açık olun. Her ne oluyorsa ona açık olun.
2. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın.
Bırakın giden gitsin , gelen gelsin.
3. Kalbinizde kalın.
Her ne olursa olsun gerçek hislerinize sadık kalın.
4. Hayatımızdaki insanlar değişecek.
Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin. Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.
5. Evinizi , yaşadığınız yeri değiştirmekten korkmayın .
Eğer hislerimize karşı gerçekten açıksak ,
doğru yerlere yönlendirileceğiz.
6. Yapmakta olduğunuz ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın.
Kendinize gerçekten ne yapmak istediğinizi sorun. Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi ?
7. Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun. Sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın.
8. Hislerinizi dinleyin , sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin , sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.
9. SEVMEYE cüret edin! Her nerede bulunuyorsanız bulunun , kiminle birlikte bulunuyorsanız bulunun , her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun.
Kalbinizi açın ve onu açık tutun.
Bu sahip olduğumuz en büyük korumadır.
10. Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi yükümlülükler , ailevi yükümlülükler , mali yükümlülükler , spiritüel yükümlülükler dahildir. Bitirdiğimiz her yükümlülük bizi özgürleştirir.
11. Kişisel olarak artık gereksinim duymadığınız her şeyi bırakın ya da başkasına verin. Dolaplarınızı , kitaplarınızı , malınızı – mülkünüzü , ilişkilerinizi , taahhütlerinizi , sorumluluklarınızı gözden geçirin ve Öz Benliğiniz ile uyum içinde olmayan her şeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da , bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi , yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika bir duygu verir ve Yeninin yaşamınıza girebilmesi için boşluk yaratır.
12. Dürüst olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.
13. Birbirinize saygı gösterin. Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Her birimiz. Sadece , bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdili – kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük , saygı ve sevgi ile davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren şeylerden biridir.
14. Kendimizi tümüyle sevip kabullenmemizin zamanı gelmiştir. Gelin , tüm kendimizden kuşkularımızı , öz saygısından yoksunluğumuzu , kendimizi aşağılayıp yargılamalarımızı bir kerede ve tümüyle bırakalım. İyi , cesur , sevecen nazik ve akıllı varlıklar oluşumuza saygı gösterelim.
15. Güçlü olmaktan korkmayın : Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik hazineleri var. Artık gücümüzden korkmamız gerekmiyor.Açık , berrak olmamız gerekiyor. Ve kendimize ve yeteneklerimize güvenmemiz gerekiyor.
16. Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır.
Biraz zaman ayırıp , hayatınızdan geçmiş herkesi bağışlayın. Tüm geçmiş deneyimlerinizi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun , size tam da gelişmek , dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.
17. Her şey için şükran duyun. Kimseniz o olduğunuz için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz , ilişkileriniz , çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış , yaşadığınız her sevgi anı , her türlü beslenişiniz için , doğanın verdiği ilham için şükran duyun. Her an , en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.
18. Her nerede yapabiliyorsanız , orada güzellik yaratın. Her Sevgi ifadesi gibi , güzel olan her şey tüm gezegenin rezonansını yükseltir.

Sen soğanları doğra salatayı ben yaparım…

20292930_1272144099578511_36284697417269133_n[1]

 

Sen soğanları doğra salatayı ben yaparım…
Hastalıkta sağlıkta yanında olacağına söz veriyorsun ama bir gün o hastalanıyor ve sen toplantıda olduğun için yanına gidemiyorsun. Akşam televizyonda bir filme denk gelip kanepede yanına kıvrılmak geliyor içinden ama sabah yedide kalkman lazım. Sabah mırıl mırıl sarılıp biraz daha uyumak istiyorsun ama dokuzda işte olmalısın. Öyle birkaç kez gecikirsen atılırsın. O zaman ev kirasını, kredi taksitini ödeyemezsin, buzdolabına mama koyamazsın ve artık birbirinizi sevmemeye başlarsınız.
Bir insanı sevip birlikte bir hayat kuruyorsun ama onu günde sadece üç saat görebiliyorsun. Çocuğun oluyor, hasta oluyor, elini alnına koyup “geçti bak yok bir şey” diyemiyorsun. Ona mutlulukla hatırlayacağı çocukluk anıları bırakamıyorsun. Onun nasıl güzel güldüğünü, nasıl güzel oynadığını, senin adını ilk nasıl söylediğini göremiyorsun. Fırtınalı bir okul çıkışında sürpriz yapıp elinden tutamıyorsun.Bütün günün hastalıkta sağlıkta yanlarında olacağına yemin ettiğin ailenle değil, başkalarının yanında geçiyor.
Hayatımızı sevdiğimiz insanlarla geçiremeyeceksek niye yaşıyoruz? Onlara sarılmak için akşam olmasını bekleyeceksek, akşam sarılmaya çalışırken sadece hayatımızın çözülmesi gereken sorunlarını konuşacaksak, ortak hayatımız sadece problem çözmek haline gelecekse ve biz bu yüzden birbirimizden bıkacaksak niye aile kuruyoruz?
Birlikte yemek yapamadığımız, misler gibi sofralar hazırlayamadığımız, “Sen soğanları doğra, salatayı ben yaparım” demediğimiz insana karı, koca ya da sevgili diyebilir miyiz? Bunu yapamıyorsak, yaşadığımız hayata hayat diyebilir miyiz?
İnsanın bir ailesi yoksa hiçbir şeyi yoktur. Ailenin tanımı da kadın-erkek-çocuk-kardeşler değildir. Dostlar da ailedir. “Haberleşelim” diye kapatılan telefonun ucundaki sesler, bir kahve bile içemediğimiz, alelacele bir araya gelip dağıldığımız, başımıza bir hal gelince aklımızdan, karnımızdan konuştuğumuz insanlar da ailemizdir.
Geçip giden her an bir anı ve mutlu anılar biriktirerek yaşamaktan daha önemli bir şey yok. Her şeyi, herkesi yitirdikten sonra o anlar kalıyor. Geçip giden koca bir hayatın tek tesellisi parmaklarınla toplayabildiğin hatıralar, hepsi o kadar. Güzel anıların yoksa dünyanın tapusu üzerine olsa ne olur ki?
Ne bütün gün ısıtıp içinde oturamadığımız evlere, ne üzerinde oturup eskitemediğimiz koltuklara sahip olmanın bir anlamı var. Özleyecek bir kokun, kolun kanadın kırıldığında bütün yükünü bırakacağın bir kucağın olmadıktan sonra parayla aldıklarını ne yapacaksın?
Bir gün her şeyini bir anda yitirebilirsin ve geriye sığınacağın anların kalır. Biriktirebildiysen şanslısındır.

Nejat iŞLER SAYFASINDAN ALINMIŞTIR

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HİÇBİR ŞEY OLDUĞU GİBİ KALMAZ ”BU DA GEÇER YA HU..!”

1e9f9a2d07ed8a89c3ce2ff181b63438_1262805602[1]

 

Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz.
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.
Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir’in bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir. Derviş, Şakir’in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır… Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir’e teşekkür ederken, Böyle zengin olduğun için hep şükret der. Şakir ise şöyle cevap verir: Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer…
Derviş, Şakir’in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra, Derviş’in yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakir’i hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakir’den söz eder. Haa o Şakir mi? der köylüler, O iyice fakirledi, şimdi Haddad’ın yanında çalışıyor. Derviş hemen Haddad’ın çiftliğine gider, Şakir’i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad’ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad’ın hizmetkarıdır. Şakir, bu kez Derviş son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır… Derviş, vedalaşırken Şakir’e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir’den şu cevabı alır: Üzülme… Unutma, bu da geçer…
Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkarı ve eski dostu Şakir’e bırakmıştır. Şakir, Haddad’ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır:Bu da geçer…
Bir zaman sonra Derviş yine Şakir’i arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakir’in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: “Bu da geçer” Derviş, “Ölümün nesi geçecek? “diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir’in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir’den geriye bir iz dahi kalmamıştır…
O aralar ülkenin sultanı Mahmut, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın… Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş’i bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: “BU DA GEÇER YA HU” yazmaktadır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Göz Kontrolü… Hangi Sayıyı Görüyorsun…

20265034_1894197417463563_8518059079773767322_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 9 Comments »

Gördüğün İlk Üç Kelime Ağustosta Senin Olsun…

15036228_1876395139245957_3160324865032936865_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Limonu Bu Şekilde Kullanın Tümörlere, Obeziteye ve Şeker Hastalığına Veda Edin!

limonun-farklı-kullanımı-ve-sağlık-faydaları[1]

 

insanoğluna lütfedilmiş bir meyvedir, sayısız derde deva olarak bilinir. Hemen her yiyecek ve içeceğin içine girecek kadar de opsiyonu yüksektir.
Limon, sindirimi iyileştirir, pH seviyelerini dengeler, vücut kokusu ile savaşır, bağışıklık sisteminizi güçlendirir, insan vücudundaki enfeksiyonları savaşır.

Ayrıca limon yüksek miktarda C vitamini, kalsiyum, magnezyum ve potasyum içerir. Genellikle atılan limon kabuklarında kullanılan kısmından 5 kat daha fazla vitamin ve antioksidan içerdiğini biliyor muydunuz? Dolayısıyla artık çaylarınızın içine limon sıkmak yerine kabuğu ile kullanmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Ayrıca :
Bakteri enfeksiyonlarına ve mantarlara karşı güçlü anti-mikrobik etkisi vardır;
İç parazitlere ve solucanlara karşı çok etkilidir;
Kan basıncınızı düzenlemenize yardımcı olur;
Limon güçlü bir anti-depresan olarak çalışır;
Stres ve sinirsel bozukluklara karşı da faydalıdır.
Kullanımı :
Birkaç tane limon alın ve ister suyunu sıkıp dondurun, isterseniz de limonu dört eşit parçaya bölerek dondurun. Ardından içeceklere, salatalara ve aklınıza gelen her şeyin içine katarak tüketin. Eğer sıkmadan donduracaksanız, Derin dondurucudan çıkarır çıkarmaz tamamını rendeleyin bu kadar basit.

Kaynak: kadınlar sitesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Küçük Prens” Kitabından Büyük Anlamlar Taşıyan 8 Alıntı

kucuk-prens-sozleri[1]

 

1. “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.”

2. “En zoru budur. Kendini yargılamak , başkalarını yargılamaktan çok daha zordur. Kendini gerektiği gibi yargılayabilirsen, gerçek bir bilgesin demektir.”

3. “Bazen sevdiklerinizin özgürce uçmasına izin vermeniz gerekir.”

4.”Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım.”

5. “İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkanlardan her İstediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkan olmadığı için dostları yok.”

6. “Örneğin öğlenden sonra saat dörtte gelsen, ben üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım.”

7. “Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman: ”Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?” diye sormazlar. “Kaç yaşındadır? Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?” diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere: “Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı” derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara: “Yüz bin liralık bir ev gördüm” demeniz gerek. O zaman: “Aman ne güzel!” diye bağırırlar.”

8. “Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Mademki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir.”

Frida Kahlo’nun Çok Sevdiği Diego’dan Vazgeçme Eşiğini Anlattığı Nefis Mektubu

frida[1]

 

47 yıllık yaşamı boyunca resimlerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel hayatıyla da sık sık gündeme gelen Frida, bu inişli çıkışlı özel hayatının önemli mihenk taşlarından biri olan kocası Diego’dan vazgeçişini bu mektupta öylesine güzel, öylesine şairane bir dille ifade etmiş ki, gerçekten de o büyük aşkın kopma anlarına şahitlik eden bu gizli ve hüzünlü hazineden etkilenmemek elde değil;

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini ve benim bunu anlamadığımı sandığın zaman vazgeçtim.

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun icin vazgeçtim.
Bencil oldugun icin vazgectim.

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim…

alıntı

Bu Resimde İlk Gördüğünüz Şey Kişiliğiniz Hakkında Bakın Ne Söylüyor?

resimden-kisilik-testi[1]

Her bir bireyin dünyayı algılama şeklinin kendine özgü olduğu bilinen bir gerçek. Buna gündelik hayatlarımızda da oldukça sık rastlıyoruz. Örneğin bazen sizin birine benzettiğiniz kişiyi arkadaşınız o kişiye asla benzetmez. Bunun sebebi insanların dünya algısındaki bireyselliktir. Yediklerimiz, içtiklerimiz, yetiştiriliş biçimimiz, ilgi alanlarımız bize bu algısal bireyselliği kazandırıyor. İşte yine aynı sebepten aşağıdaki resim gibi algımızı zorlayan görsellerde her bir birey farklı bir görseli ilk olarak görüyor. Peki ama bu resimde gördüğümüz ilk görsel bizim hakkımızda ne söylüyor?

Yukardaki resme 4-5 saniye baktıktan sonra ilk olarak algıladığınız şeyi aklınızda tutunuz.

 

 

1. İlk olarak bıyıklı bir adam gördüyseniz;
Sakin, dürüst ve inançlı bir bireysiniz. Çevrenizdeki çoğu kişi sizi güvenilebilir biri olarak göstermekte. İnsanlar üzerinde böylesi bir etki bıraktığınızdan ötürü insanlar çevrenizdeki insanların çoğu konuda sizin görüşünüze başvurmaları gayet olası. Karşılaştığınız problemler karşısında sakinliğinizi koruyabilirseniz en iyi çözümü bulma konusunda hiç zorlanmıyorsunuz.

Ancak bazen gereğinden fazla kendinize yüklenebiliyor ve fazla düşünerek kendinizi ruhsal olarak bunaltıyor olabilirsiniz. Kendinizi diğer insanlara açma konusunda çekinceli davranmanız ve kendi iç dünyanıza daha fazla çekilmeniz yer yer sizi yoruyor olabilir. O yüzden ara sıra da olsa toplum içinde biraz daha rahat olmaya çalışmalı ve ara sıra üzerinize yapışan bu ciddiyetten sıyrılmalısınız.

2. İlk olarak bir kadın gördüyseniz;
Kendine güvenen ya da en azından bu doğrultuda çabalayan birisiniz. Belki geçmişte yaşadığınız şeylerden ötürü belki ise sadece öyle olmayı sevdiğinizden hayata olumlu taraflarından bakmaya çabalıyorsunuz. Yeni şeyleri hep merak ediyor, farklı olan her şeye büyük ilgi duyuyorsunuz.

Diğer insanlara yardım etmek konusunda da çevreniz tarafından oldukça iyi biliniyorsunuz ve oldukça cömertsiniz. Ancak dikkat etmelisiniz çünkü bu iyi yürekli tavrınız bazı durumlarda sömürülebilir ve kendinizi gereksiz yere fedakarlık yaptığınız bir pozisyona sokabilirsiniz

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Magnezyum Deposu Yiyecekle, Kalp Krizine Karşı Önlem Alın

magnezyum-iceren-besinler-foto[1]

 

Vücudumuzun işlevlerini yerine getirebilmesi için magnezyuma ihtiyacı vardır. Buna rağmen insanlar günlük ihtiyaçları olan magnezyum konusunda o kadar hassas değiller.
Magnezyum eksikliği halinde vücudumuz bizi uyarıyor ve hastalıklar meydana gelmeye başlıyor.
Magnezyum eksikliği kalp krizi, depresyon ve diyabete de neden olabiliyor.
Profesör ve doktor Rune Eliasson, “Kanınızdaki magnezyum seviyesi düşmeye başladığında, hayatınızı kaybetme riskiniz artıyor demektir” diyor.
Magnezyum eksikliğinin işaretleri
Bilinçsiz yapılan diyetler magnezyum eksikliğine neden olabiliyor.
Magnezyum eksikliğinin ilk belirtileri arasında baş ağrısı, bulantı, kusma, iştahsızlık, kas krampları, migren ve yorgunluk var.
Kronik magnezyum eksikliği halsizliğe, değişken ruh haline, anksiyeteye ve kalp ritminde değişikliklere neden olur.
Magnezyum içerek yiyecekler:
Lahana
Pazı
Buğday tohumu
Brüksel lahanası
Brokoli
Marul
Ispanak
Magnezyum deposu olan diğer yiyecekler:
Avokado
Çiğ kakao/tatlandırılmamış kakao tozu
Kabak
Meyveler
Balık yağı
Kimyon
Maydanoz
Hardal tohumu
Rezene
Reklam

Kabak çekirdeği, ay çekirdeği, kaju
Ne kadar magnezyuma ihtiyacınız var?
ABD Sağlık Bakanlığı, yaşınıza göre ihtiyacınız olan magnezyum miktarını belirlemiş.
Kadınların günde 310 mg, erkeklerinse 400 mg magnezyum alması gerekiyor.
Profesör Robert Tigerstedt, 20. yüzyılda insanların günlük ortalama 1.250 mg magnezyum aldığını ifade ediyor. Günümüzde ise bu oran 250 miligrama düşmüş. Günde 300-400 mg arası magnezyum almanız öneriliyor.
Magnezyum eksikliğinin suçlularından biri de üreticiler. Günümüzde, beyaz ekmekte %75 daha az magnezyum bulunuyor.
Magnezyum takviyeleri eczanelerden satın alınabiliyor.
Farklı tür takviyeler var. Magnezyum klorür (tadı ekşi olsa da önerilir), magnezyum sitrat (mide ekşimesinden şikayetçiyseniz önerilir) ve magnezyum sülfat (küvette keyif yapmayı sevenlere önerilir) bunlardan bazıları.
Ayrıca kalsiyum ve magnezyum alımını dengede tutmanız gerekiyor. D vitamini, magnezyum alımını engellediğinden aynı anda alınmamalı.
Magnezyum vücuda nasıl yararlı oluyor?
Mineral, 300’den fazla enzim sistemini etkiliyor. Ayrıca kasları ve sinirleri yeniliyor.
Magnezyum son olarak atrium kasılması, yüksek tansiyon, kalp krizi, adet öncesi sendromu, astım, diyabet, kemik erimesi, ayak krampı, hafıza ve böbreklere de iyi geliyor.
Magnezyum eksikliği olan arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin.
*Kaynak: newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALBERT EINSTEIN DAN 10 HAYAT DERS…

s-338842233d9b55b1ffcdbd694d710ad8b0debaa7[1]

 

1 Merakınızın peşinden gidin
“Benim özel bir yeteneğim yok Yalnızca tutkulu bir meraklıyım”
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız
2 Azim paha biçilmezdir
“Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum”
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin
3 Bugüne odaklanın
İki atı aynı anda süremezsiniz Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin
4 Hayal gücü güç verir
“Hayal gücü her şeydir Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir Hayal gücü bilgiden daha önemlidir”
Hayal gücünüz geleceğinizi belirler Einstein şöyle der: ?Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil? Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin
5 Hata yapın
“Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir”
Hata yapmaktan korkmayın Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın
6 Anı yaşayın
“Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir”
Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz Önemli olan tek an şimdidir
7 Değer yaratın
“Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın”
Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir
8 Farklı sonuçlar beklemeyin

“Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek”
Her gün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz
9 Bilgi deneyimden gelir
“Bilgi malumat değildir Bilmenin tek yolu deneyimlemektir”
Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimleşmelisiniz
10 Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın
“Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz”
Yapmanız gereken iki şey var Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!

Sizi Daha Mutlu Kılacak 12 Özellik…

kadinlarin_hafizasi_daha_guclu13722410550_h1042888[1]

 

1. Dinleyebilme becerisi.

Dinleyerek ancak başkalarının hayatları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Üstelik dinlemek birçok arkadaş edinmenizi sağlar. Çünkü insanlar kendilerini anlatmayı ve hayatlarından bahsetmeyi severler. İyi bir dinleyiciyseniz, sizi kendilerine yakın göreceklerdir.

2. Çok yönlü bakış açısına sahip olmak.

Bu okullarda öğretilen bir özellik değildir. Yaklaşımlarınız ve bir konuya bakış açınızın politik olması doğru kararları ve tavsiyeleri verebilmenizi sağlar.
3. Kendine güvenmek.

 

Doğanızda olmayan bir özellik olmayabilir fakat kendine güveniyormuş gibi davranmak ve örneğin işe bile öyle gitmek, bir süre sonra gerçekten öyle hissetmenize yardımcı olacaktır.
4. İyi odaklanabilmek.

Bugünün teknolojisiyle artık yaptığımız bir işe odaklanmak çok zor hal gelebiliyor. Telefonumuza gelen bildirimler bizi çok önemli bir işimiz olsa da mutlaka telefona bakmamıza zorluyor. Hatta öyle ki, bazı ülkelerde partilerde veya iş yemeklerinde telefonlar bir yığın halinde masanın ortasına bırakılıyor. Kim dayanamaz ve telefona bakarsa btün hesabı o ödüyor. İnsanlar böyleçözümler üreterek bulundukları anda kalmaya çalışıyorlar. İyi odaklanabilmek mutlu insanların sahip olduğu önemli bir özellik.

5. Sorunları pratik bir şekilde çözebilmek.

Pratik çözümler her sorunu kolayca atlamanıza yardımcı olur. İş başvurularında dahi bu özelliğin karşı tarafta bulunmasına önem verirler. Eğer böyle bir özelliğe sahipseniz çevreniz tarafında aranan ve güvenilen bir kimse olmanız çok olasıdır. Bu size mutlu hissettirecektir.
6. Doğal ve samimi olmak.

Bazı insanlar öz güvenli görünmek için ciddi ve soğuk davranırlar. Fakat böyle insanlar diğer insanlar üzerinde sevimsiz bir intiba bırakır. İçinden geldiği gibi davranan samimi ve sıcak insanlar daha kolay arkadaş edinirler ve iş görüşmelerinde karşı tarafta iyi bir intiba oluştururlar. Kendinizi rahat bırakın ve hayatın tadına varın.
7. Zor durumların üstesinden kolayca gelebilmek ve stresle başa çıkabilmek.

10 yılınızı verdiğiniz işinizi kaybettiğinizi düşünün. Dünyanın başınıza yıkılışını mı seyredersiniz yoksa yeni fırsatlar yakalamak için uğraşır mısınız? Herkes böyle zor zamanlar yaşar. Hayat her zaman istediğimiz yönde akmaz. Bunlarla barışmalı ve kendinizi toparlamalısınız. Hayat böyle bir şey ve her zaman zor durumlar olacak. Mutlaka pozitif olmaya kendinizi şartlayın. Negatif düşüncelerle moralinizi bozmayın.
8. Hızlı karar vermek.

Kişisel gelişim üzerinde yazılan makalelerde sürekli vurgulanan şeyler vardır. Bunlardan biri de hızlı karar verenlerin kazanan olduğu, yavaş karar verenlerin ise kaybettiğidir. Eğer karar vermeniz günler hatta haftalar alıyorsa, hızlı karar verenlerin gerisinde olmanıza şaşırmayın.
9. Öğrenmeye istekli olmak.

Hiçbir şey öğrenmeseydiniz bu günlere gelebilir miydiniz? Sadece okumak veya izlemek değil, yaşadığımız tecrübeler ve olaylar dahi bize birçok şey öğretir. Ama eğer yaşadığınız olaylardan ders çıkarmayı bilmiyorsanız kendinize bir şeyler katamazsınız. Genç ve mutlu kalmak için öğrenmekten vazgeçmeyin. Okuyun, araştırın. Her gün yeni bir bilgi öğrenmeye kendinizi alıştırın.
10. Verimli iletişimler kurmak.

İletişim kurma becerisi size iş hayatında, arkadaş ilişkilerinizde hatta aile ilişkilerinizde bile yardımcı olur. Ne kadar etkileyici konuştuğunuz ve ne kadar etkili bir kaleme sahip olduğunuz kendinizi temsil ettiğiniz alanlarda büyük bir öneme sahiptir. Tabii ki konuşmak kadar iyi bir dinleyici olmak da büyük bir artıdır.
11. İkna etme kabiliyetine sahip olmak.

Bu özelliğe sahip olmak için doğuştan gelen yeteneklere sahip olmanıza gerek yok. Aksine bu herkesin geliştirebileceği bir özellik. Politikacıları düşünün. Bu kişiler konuşma sanatı ve ikna etme becerisi kazanmak için eğitim almış insanlardan oluşurlar. Hayattaki rolünüz ne olursa olsun, eğer ikna etme konusunda uzmansanız iletişim kurarak halledebileceğiniz işleri başarmak sizin için daha kolay olacaktır.
12. Yenilikçi ve yaratıcı olmak.

Bill Gates, Elon Musk gibi dünyanın en başarılı insanları ve daha niceleri genç yaşlardan itibaren kendi alanlarında en iyileriydiler. Çünkü hayal güçleri sınırsızdı ve yenilikçilerdi. Bu özellikler onlara rakiplerinden üstün olma önceliğini verdi. Siz de aynını yapabilirsiniz. İhtiyacınız olan tek şey sınırlarınızı kaldırmak ve daha farklı düşünebilmek.

kaynak: filoji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Geleneksel Afrika tıbbında yüzlerce yıldır yaygın olarak kullanılan aloe vera her haliyle şifa kaynağı.

aloe-vera-suyu-ile-saglikli-yasam[1]

Geleneksel Afrika tıbbında yüzlerce yıldır yaygın olarak kullanılan aloe vera her haliyle şifa kaynağı. Mucize bitkinin suyu da boyundan büyük işler başararak, neredeyse her derde deva oluyor.
1)Vücudun alkali dengesini sağlıyor

pH değeri bozulmuş bir vücut, hastalıklara sebep olan pek çok bakterinin ve virüsün yaşam alanı haline döner. Alkali bakımından yüksek gıdalar tüketmek, vücudun kaybettiği dengeyi bulmasına yardımcı olur. Aloe vera yüzlerce yıldır kullanılan en etkili dengeleyicilerden birisidir.
2)Kaybedilen suyun telafisinde önemli bir kaynak

Aloe vera, su yoğunluğu yüksek bir bitki olmasından dolayı vücudun kaybettiği sıvıyı kısa sürede telafi eder. Su dengesi, gün içinde kendi kendine arınma yapan vücudun bu işlevi yerine getirebilmesi için son derece önemlidir. Yoğun su kaybedilen dönemlerden sonra aloe vera suyu tüketmek, bedeninizi arıtan karaciğer ve böbrek gibi organların daha kolay çalışmasını sağlar. pH dengesini sağlayan aloe vera, spor ve egzersizlerden sonra kaslarda birikerek kramplara neden olan laktik asidin vücutta birikmesini önler. Bu yüzden spordan sonra enerji içeceklerini yerine aloe veraya yönelmek sizi rahatlatacaktır.
3)Detoks dönemlerinde imdada yetişiyor

Biriken zararlı kimyasalların ve serbest ajanların vücuttan atılması için detoks şart! Detoks dönemlerinde çok yoğun mesai yapan karaciğere yardımcı olmak için tüketebileceğiniz başlıca gıda aloe vera suyu.
4)Kabızlığın çaresi aloe vera suyu

Aloe vera suyu içmek bağırsaklarınızdaki su miktarının artmasına yardım eder. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bağırsak ortamındaki su miktarı yüksek olan kişiler, diğerlerine oranla daha kolay boşaltım yapıyor. Düzenli kabızlık yaşayanların günlük olarak aloe vera suyu tüketmesi önerilirken, bağırsak florasını dengelemek isteyenler de mutlaka bu mucizevi içeceğe başvurmalı.
5)Aloe vera suyu akne oluşumunu önlüyor

Vücudun her köşesini nemlendiren aloe vera tabii ki cildinizi de es geçmiyor. Aloe vera suyu, cildi nemlendirerek akne ve sivilce oluşumunu en aza indiriyor. Zengin bir vitamin ve antioksidan kaynağı olan aloe vera güneşin cildinizde meydana getirdiği tahribatı önlemek için de birebir. Aloe vera, ultraviyole ışınlarının ciltte bıraktığı olumsuz etkileri bertaraf eder. Tam da mevsiminde, yerine ulaşan bir öneri.
6)Vitamin bombası

Aloe vera suyu, beslenmenizi ihmal ettiğiniz yoğun dönemlerde hem vücudunuzu hem de günü kurtaracak. İçerdiği B, C, E vitaminleri ve folik asit oranıyla aloe vera suyu sizi zinde ve sağlıklı tutacak. Aloe vera, aynı zamanda B-12 vitamini içeren tek bitkidir. Hayvansal gıdalarla arası iyi olmayan veganların bir yere not etmesi gereken önemli bir bilgi!
7)Gastrit ve ülser gibi mide şikayetlerini azaltıyor

Midedeki asit seviyesini kontrol altına alan aloe vera bu etkisiyle gastrit ve ülser hastalarının da imdadına yetişiyor. Gastrit ve ülserin büyümesini engelleyen Asya mucizesi aynı zamanda mide ekşimesini de ortadan kaldırıyor.
8)Ve tabii ki güzellik!

Neticede aloe verayı yıllarca bu işlerde kullandık. Aloe vera suyu, etkili bir makyaj temizleyici olarak her daim kadınların hizmetinde. Yaz gelmiş, plajlar dolup taşarken, fazla bronzlaşanlar için de aloe vera suyu yardıma koşuyor. Yanık bölgelere uygulanacak aloe vera suyu, acıyı ve yanma hissini alırken, yanığı hafifletir.

Kaynak: mynet

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kadınların bilmesi gereken 25 şey,

Women-holding-hands[1]
1. Unutma, sen değerlisin.
Çalışsan da çalışmasan da…
Ünlü olsan da olmasan da…
O erkek seni istese de istemese de…
Sen sen olduğun için bi’tanesin.
2. Kadın olmanın tadını çıkartmalısın.
Biraz şefkat, biraz anaçlık, biraz dişilik,
biraz seksilik, bolca zeka ve altıncı his…
Sen şahanesin..
3. Göbeğin çıktı diye, 36 bedenden çok uzaksın diye,
saçların o reklamlardaki kız gibi dalgalanmıyor diye eksik değilsin.
4. Kendine güvenin en büyük silahındır
ve o en derinlerinden gelen ışıl ışıl gülümsemen tabii ki.
5. Biliyorum adettendir ama sonuca varamadığın,
sadece bünyeni hırpaladığın o konuyu 50 kere konuşmana,
tartışmana gerek yok.
Olmuyorsa, üstünü çizip devam etmelisin.
6. Yaptıklarından suçluluk duyarak vakit kaybetmemelisin.
Yapamadıklarını listeleyip isteklerini gözden geçirmek suretiyle
adımlar atarsan daha mutlu olabilirsin.
7. Evlilik hiçbir şeyin kesin çözümü değildir
sana öğretilmiş hiçbir mecburiyet alın yazın değildir.
Kocan tek çıkışın, hayat zaferin değildir.
8. Uzaklarda arama sakın; en büyük mutluluk sendedir.
9. Aşkından gebersen de sınırlarını bilmelisin.
Sınır neresidir? Sana saygısızlık yaptığı yerdir.
Buna asla izin verme.
10. Sen kendine ne değer biçersen, sen kendine nasıl davranırsan;
herkes sana öyle davranır.
Asla ama asla kendini küçümseme.
11. Evde oturup derdine yanma.
Kaderini birine, bir kuruma, bir konuma bağlama.
Kaderin senin ellerinde, bunu sakın atlama!
12. Eski sevgili adı üstünde ‘eski’dir…
Senin yeni dünyanı bulandırmasına izin verme.
13. Yeniden seveceksin, çok da sevileceksin.
Kimse son değil, bunu bileceksin.
14. Dünyanın kanunu bu; düşündüğünü çekersin.
Allah rızası için kurup durma, senaryolar yazma!
15. Sevgilini çok sevmelisin.
Öyle herkese ‘sevgili’ dememelisin.
Fakat çok sevmen demek,
kendini ayaklar altına alman demek değildir.
Bir kadın gerekirse, severken de gidebilir değil mi?
16. Her şeyin şık olsun.
Ruhun, bedenin, kıyafetin, sevişin, terk edişin, dostluğun, sevgililiğin… Kadınlık şıklık demektir.
17. Başka kadınları kafana takmaktan vazgeç!
Onlar sen olamaz, sen de onlar…
Her kadın kendine özeldir, her kadın dibine kadar özeldir.
18. Kız arkadaşların önemlidir,
en kıymetlilerindir ama onları seçmeyi bileceksin.
Kadın kadının kurdudur, bir kenara not edeceksin.
Sadece kötü gününde değil, başarında,
mutluluğunda da yanında olan,
yüreğini ortaya koyan arkadaşlarından asla vazgeçmeyeceksin.
19. Erkekler çocuktur. Nokta!
Çocuğunu hem sevecek hem kızacak,
icap ederse küsecek, cezasını vereceksin.!
20. Seni bırakıp gidebilenin arkasından gözyaşı dökmeyeceksin.
Aramazsa aramasın be!
21. Sevginin, aşkın ne demek olduğunu anlamayan bir adamın
vizesini keseceksin.
22. Sen renklisin, sen beceriklisin,
sen erkeğin mutlu olma sebebisin, sen başlangıçsın,
sen sonsun…
Mecbursun, bunu fark edeceksin!
23. Her şey bir karar vermene bakar.
Sabır bazen gerekli, bazen gereksizdir. Ayrımı yapabilmelisin.
24. Yapamayacağın şey yok.
Gidemeyeceğin yer yok. Sana kapalı olabilecek kapı yok!
Şu an silkelenip kendine geleceksin!
25. Tekrar söylüyorum, kafana kazı istiyorum,
SEN ÖZELSİN,
SEN BİR TANESİN,
ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN…
*alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »