Kendinize Her Gün Söylemeniz Gereken 10 Söz

Girl-On-Beach-Web[1]

 

1.”Bunu Yapabilirim.”
Bu cümle olumlu olduğu gibi, aynı zamanda da sizi bir durum karşısında harekete geçirmekte etkili. Kendinizi, karşılaştığınız durum karşısında kısıtlı hissetmemelisiniz, istediğinizi elde etmek için var olan imkanları kullanmalısınız.

 

2.”Ben İyi Bir İnsanım.”
Bu cümle; sizin ne kadar müthiş ve harika bir insan olduğunuzu gösteriyor. Hepimizin içinde iyi özelliklerimizi bize gösteren bağlarımız var. Fakat bazen bunu kendimize hatırlatmamız gerekebilir. Unutmayın ki, hepimiz pozitif bir etki bırakmak için dünyada varız.

3.”İhtiyacım Olduğu Zamanlarda Yardım İsteyebilirim.”
Kendi sınırlarınızı iyi bildiğiniz için; hedefinize ulaşırken zorlanabileceğinizin farkındasınızdır. Bu yüzden zorlandığınız zamanlarda mutlaka yardım isteyin. Yardım istemek sizin güçsüz olduğunuzu değil, hedefinize ulaşmak konusunda ne kadar tutkulu olduğunuzu gösterir.

 

4.”Geleceğimden Ve Başıma Gelecek Güzel Olaylardan Ben Sorumluyum.”
Başınıza gelecek olan güzel şeylerden sadece siz sorumlusunuz. Başkalarının geleceğinizi yönlendirmelerine izin vermeyin. Ne geçmişe bağlı yaşamalısınız ne de başkalarının fikirlerinin sizi şekillendirmesine izin vermelisiniz.

 

5.”Hayat Devam Ediyor.”
Başınıza ne gelmiş olursa olsun, iyi veya kötü, tecrübelerinizden ders çıkarıp hayatınıza devam etmelisiniz. Yaşadıklarınızın sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Bu yüzden önünüze bakın ve kendinizi hep geliştirin.

6.”Kendimi Kabulleniyorum.”
Üstünüze çok gitmeyin. Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin. Herkes gibi sizin de kusurlarınız var ve hata yapıyor olmanız normal. Fakat bu kendinizi geliştirmek için yeterli değil. Değerinizi bilin çünkü bu şekilde dünya da değerinizi biliyor olacak.

7.”Geçmişte Güzel Başarılar Elde Ettim.”
Geçmişteki başarılarınızı hatırlamak sizi, gelecekteki projeleriniz için motive edecektir. Nasıl bir işe giriştiğinizin bir önemi yok, geçmişteki başarılarınız gelecekteki başarılarınızın sadece bir habercisi.

8.”Bugün Kendimi Tebrik Edeceğim.”
Bugün sizin gününüz. Dışarı çıktığınızda kutlamak için mutlaka bir sebebiniz olacaktır fakat her şeyden önce kendinizle ilgili bir kutlama sebebi bulmalısınız.

9.”Bir Şey İçin Mücadele Etmek, Değerli Olduğunu Gösterir.”
Mücadele etmek, sizin için bunaltıcı olmamalı. İyi başarılar, kolayca elde edilmezler. Güçlü olun ve hedefiniz için elinizden geleni yapın. Bu cümleyi kendinize hatırlatın ve karşınıza çıkabilecek engellere rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyin.

10.”Hayat Dolu Ve Mutlu Hissediyorum.”
Bu cümle kendinizi nasıl gördüğünüzü çok güzel anlatıyor. Eğer kendinizi sağlıklı bir insan olarak görüyorsanız, bu yaşamınıza da mutlaka yansıyacaktır. Bu yüzden her zaman için zihninize ve bedeninize iyi bakmalısınız. Ruh ve beden sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok!

Kaynak: Filoji.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu 7 Belirtinin 4’ü Sizde de Varsa Kan Şekeriniz Yüksek Demektir Derhal Önlem Almalısınız

kan-sekeri-768x402[1]

Diyabet tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı hızla artan önemli bir sağlık problemi.Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıralıyor.

Son yapılan araştırmalara göre; ülkemizde diyabetik hastalar tüm nüfusun yüzde 13.5’ini oluşturuyor. Henüz diyabet tanısı almamış, ancak bozulmuş glukoz toleransı olan ve diyabete aday kabul edilen kişilerle birlikte bu oran yüzde 33 gibi yüksek bir rakama çıkıyor. Yani, Türkiye nüfusunun onda birinden fazlası şu anda diyabetik, onda ikisi de birkaç yıl içinde diyabet tanısıyla karşılaşacak. Kontrol altına alınamayan diyabet damarların yapısını bozuyor. Bunun sonucunda; kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, kalıcı görme kaybı başta olmak üzere tüm organlarda komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu kadar ciddi bir sağlık sorunu olan diyabet, sağlıklı beslenme alışkanlığı, medikal tedavi ve düzenli egzersizden oluşan bir yaşam şekliyle takip edildiğinde bu komplikasyonlar önlenebiliyor. Ancak erken tanı ve tedavi için öncelikle diyabetin belirtilerini tanımak ve zamanında hekime başvurmak çok önemli.

 

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıraladı.
1. Ağız kuruluğu
Diyabet öncesi dönem erken fark edilip yeterli önlemler alınmazsa yorulan pankreas kan şekerini kontrol etmeye yetecek kadar insülin salgılayamaz hale geliyor. Bu durumda önce toklukta kan şekerleri yükselmeye başlıyor. Ağız kuruluğu ve çok su içme bu sürecin ilk belirtilerini oluşturuyor.
2. Gece idrara kalkma
Ağız kuruluğuna bağlı çok su içmenin yanı sıra kanda yükselen kan şekerinin böbrek üzerinde yarattığı basınç nedeniyle hastalar gece uykudan idrar ihtiyacıyla uyanmaya başlıyor. Gecede bir kez idrara kalkmak normal sayılıyor. Ancak birden daha fazla sayıda uykunun idrar ihtiyacıyla bölünüyor olması, akla diyabeti getirmeli.

3. Bacaklarda kramplar
İnsülin azlığı nedeniyle kanda şeker yükselirken hücre içine girip yakıt olarak kullanılamadığı için hücrelerde bir enerji açlığı ortaya çıkıyor. Halsizlik, bacaklarda kramplar, aşırı tatlı isteği, sabahları zor uyanma, gün içinde uyku hali, konsantrasyon azalması bu dönemde başlayan ve kandaki şeker yükseldikçe şiddeti artan belirtileri oluşturuyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu tür şikayetleri olan kişilerde açlık kan şekeri normal olsa bile tokluk şekerlerinin takibinin ya da şeker yükleme testinin mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
4. Uyuklama
Kanda şeker yüksek olmasına rağmen yakıt olarak kullanılamadığı için hücreler enerjisiz kalıyor. Bu durum beyin ve sinir sistemi hücrelerinin enerji azlığına yol açınca; uyku hali, konsantrasyon azlığı ve gün içinde uyuklama şikayetleri ortaya çıkıyor.
5. Kaşıntı
Kandaki şeker yükselmeye başlayınca cilt kuruyor ve genel bir vücut kaşıntısı başlıyor. Bu kaşıntı kadınlarda genital bölgede daha yoğun olabiliyor.
6. Genital mantar enfeksiyonları
Vücut sıvılarında artan şekerin mikropların üremesini kolaylaştırmasına bağlı olarak kadınlarda sık idrar yolu enfeksiyonları ve genital bölgede kaşıntıyla birlikte tekrarlayan mantar enfeksiyonları gelişebiliyor.

7. Kilo kaybı
Pankreasın insülin rezervi azaldıkça açlıkta da kan şekeri yükselmeye başlıyor. Şekerin kanda yükselmesine rağmen kullanılamaması nedeniyle hücrelerin enerji açlığı arttıkça hücreler enerjiyi yağ ve kas hücrelerinin parçalanmasıyla elde etmeye çalışıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu dönemde yukarıdaki şikayetlere ek olarak kilo kaybının ortaya çıktığını belirtiyor.
DİYABET NEDEN ARTIYOR?
Diyabet sıklığı pek çok nedene bağlı olarak artıyor. En önemli nedenler arasında ise aşırı karbonhidratlı gıda tüketimi, fast-food ve şekerli içecek tüketiminin artması, kilo alma, hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme yer alıyor.

Kaynak: Bilen kadınlar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Psikolojideki Bu 5 Kuralı Anladığınızda, Hayatınız Çok Daha Kolay Hale Gelecek

girl-865304_640[1]

 

Kendimizin ve çevremizdeki diğer insanların psikolojisini anlamak, mutluluğumuzda büyük bir rol oynayabilir. Hepimiz geçmiş tecrübelerden kazanılan sınırlayıcı inançlardan ve başkalarıyla olan etkileşimlerden dolayı hayatımızın yaşayışımızın engellenmesinden muzdaribiz.
Algılarımızı düzeltecek ve kendimiz hakkında gördüğümüz ve düşündüğümüz olumsuzlukların miktarını sınırlayacak daha iyi bir zihniyet içerisine girmemiz gerekiyor.

Bu 5 psikolojik kuralı kullanma alışkanlığı kazanmak daha kolay bir hayat yaşamak için çok önemlidir ve dünyayı yepyeni bir ışıkla görmenize yardımcı olacaktır:
1. İnsanlar Düşündüğünüz Kadarıyla İlgilenmiyor
Sert gibi gelebilir, ama aslında doğrudur. Başkalarının bizim hakkımızda düşündükleri şeylere o kadar yakalanmış olmak ya da başkalarının beklentilerini karşılayacak bir biçimde davranmak bizim için zararlıdır; çünkü herkes kendi sorunlarına ve güvensizliklerine sarılır. İnsanların düşündüğüne inandığımız şeylerin çoğunun, yalnızca zihnimizin geçmiş deneyimlerine veya yanlış algılamalara ve yorumlara dayalı olarak yarattığı varsayımlar olduğunu akılda tutmaya çalışmak daha iyidir.  Kişisel mutlulukları elde etmek için diğerlerinin ne düşüneceğini düşünmeden kendinize güvenmek; size uzun bir yol kat ettirecektir.

 

2. Sürekli Olarak Kim Olduğumuz Değişir
On yıl önce olduğumuz ile aynı kişi olduğumuzu düşünmek kolay ve başka bir on yılda da aynı düşünüp, aynı hissedeceğimizi sanıyoruz ancak öyle değil. Geçmiş, şimdiki ve gelecekteki benliklerimiz aslında tamamen bağımsızdır çünkü zihniyetler hayatımızın koşulları ve deneyimleri ile değişir. Bu nedenle, karar verirken her zaman mevcut benliklerimize karşı gerçek olmalıyız. Gelecekteki benliğimizin ne düşüneceğini ve ne hissedeceğini önceden asla tahmin edemeyiz ve geçmişte olan her şey geçmiş olaylardan kaynaklanıyordur. Güç şu anda! Bulunduğumuz anda!

3. Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayı Durdurun
Birçoğumuza en iyi anları yüklemek için baskı yapan sosyal medya ile, başkalarının görünüşte ‘mükemmel’ yaşamlarıyla karşılaştırmaya başlamak kolay olabilir. Gerçek hayatta hâlâ, elimizden gelen en iyi tarafı, yargılanma veya reddedilme korkusu duyarlılığı göstermek yerine, insanlara gösterme eğilimindeyiz. Gerçek şu ki hepimiz savunmasız durumdayız. Hepimiz başkaları tarafından kabul edilmek istiyoruz.
Bizler gerçekten kim olduğumuzu görürken, insanların bizden daha iyi olduğuna inanmak büyük bir zaman kaybı. Diğer insanlara kıyaslama, karşılaştırma yaparak; kendinizi kötü hissetmek faydasızdır. Çünkü en güçlü insanlar bile içlerinde endişe, güvensizlik ve belirsizliklere sahiptir.

4. Tavsiyenizin Dinleneceğini Beklemeyin
Bir arkadaşınızın göz kamaştıran problemini gördünüz ve onu çözmek için nelere ihtiyaç duyduklarını biliyor muydunuz? Tavsiye veriyorsunuz, ancak sadece sağır kulaklara düşmüş gibi görünüyor. Sinirli hissediyorsunuz bu sebeble, sonuçta sadece onlara yardım etmek istiyorsunuz. Mesele şu ki, doğru zamanda doğru zihniyette olmadıkça, hiç kimse gerçekten de tavsiye dinlemiyor. Günün sonunda insanlar, yalnızca kendi deneyimlerini kullanarak zihniyet ayarlarını veya bakış açılarını değiştireceklerdir. Kendinizi göz ardı edilmiş veya kayıtsız hissetmeyin – Siz biraz uğraştınız, şimdi onların halletmelerine izin verin.

5. Yalnızca Kendi Cevabınızı Kontrol Edebilirsiniz
Bir soruna, olaya veya duruma nasıl tepki verdiğiniz, durumun kendisinden çok daha önemlidir. Hayattaki tutumunuz, genel olarak ne kadar mutlu olduğunuz konusunda her şeydir. Herhangi bir olumsuz durumda, bu zor olabilir, ancak tepki vermeden önce kendinizi birkaç saniye çekmeyi ve aklınızı sıfırlamayı unutmamak; başkaları ve kendiniz için olabilecek yansımaları anlamanız için kendinizi eğitmenize yardımcı olabilir.

Kaynak: Filoji.com

Kendisi Pırlanta Ruh Daha Da Pırlanta Olan Dostum Özlem Çetinkaya 14 Ağustostan Sonra Bireysel Seans Ve Eğitimlerine Başlıyor… Yuuppiii… Tel 0531 517 84 86

_MG_2371 - Kopya

14 Ağustos Pazartesi itibari ile İstanbul… 🙂
Bu ne demek?
Bireysel uygulama ya da eğitim isteyenlerle buluşabiliriz 🙂….
BİREYSEL UYGULAMA
* Access The Bars Bilinçaltı Temizleme
* Kozmik enerji
* Reiki
* Dengeleyici Nefesler
EĞİTİM
* Access The Bars
* Reiki 1-2-3
Detaylar için;
http://www.ozlemcetinkaya.com
info@ozlemcetinkaya.com
0531 5178486

ÖZLEM ÇETİNKAYA KİMDİR ?
Ben Özlem Çetinkaya; oğlum için bir anne, anne – babam için bir evlat, eşim için bir hayat arkadaşı, hayatıma dokunan kimilerine göre bir dost, kimilerine göre bir tanış, kimilerine göre farkında bile olmadan yanından geçip gittiği herhangi biri, öğretmenlerime göre bir öğrenci, öğrencilerime göre bir öğretmen…
Anlayacağın hem birçok kişiyim, hem de bir hiçim.
İlk aklına gelen bir tek kelimeyle anlat kendini desen; “Meraklı” derim. Hayata karşı, kendime karşı, etrafıma karşı, bir çocuk gibi, sonsuz bir merakla yaşarım ben. Ondan sebep severim ya kelimeleri, kitaplar, filmleri, tiyatro oyunlarını, insanları, hayvanları, doğayı….
En çok da kendimi merak ettim ben; kimim, neredeyim, ne yapıyorum, neden yapıyorum….?
İnsan bir kere kendini keşfe çıkmaya görsün, sonrasında derya deniz bir yolculuğun içinde buluveriyor kendini. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi olduğum yıllarda da, mezun olduğum Bilgi Üniversitesi İşletme bölümüne devam ederken de, her daim insanı ve özellikle de kendimi anlamaya çalıştım.

İnsana olan merakımdan sebep belki de, on seneyi aşkın bir süre profesyonel olarak otel işletmeciliği yaptım. O günlerde iyice fark ettim ki, insanların hayallerine dokunabilmek benim ruhumu, bedenimi, zihnimi güçlendiriyor.
“Yazmaya” aşık olan ben kendimi bildim bileli yazıyorum. Kimi zaman bir peçetenin üzerine yazdığım iki kelam söz, kimi zaman defterlerin saylarını dolduran uzun cümleler… Her ne kadar konuşmayı seven biri gibi algılansam da, içinden geçenleri yazarak ifade edebilenlerdenim ben. Terazi burcuyum ne de olsa, ucundan kıyısından yaratıcı bir şeylere dokunmasam haksızlık yapmış olurum yaratıcı gezegenime. Üstelik yaşam gücümü aldığım renk de ikinci çakranın rengi olan turuncu. Hal böyle olunca hayatta kendimi dengelemek, iç huzuru yakalamak adına “yaratıcı” işlerin içinde bulunmak benim için keyiften de öte, bir yaşam amacı.
Paylaşmaya da aşığım ben… Tek çocuk olduğum için geç öğrendim ama öğrendim paylaşmanın lezzetini. Bir kere öğrendikten sonra da vazgeçemedim kendisinden. Zaten doğduğum gün gökyüzü öyle bir şekil almış ki, gezegenlerin dizilişinden benim payıma düşen bildiklerimi diğer insanlara aktarmak, insanlara elimden geldiğince rehberlik etmek, ilişkiler arasındaki dengelerin sağlanmasına destek olmak, farklı bakış açıları geliştirmek olmuş. Anlayacağın beni yükseltecek ve dengede tutacak her ne varsa, hepsini yolu, paylaşmaktan geçiyor. O yüzden de yazıyorum.
Hayatta her şey denge! Aşk, para, pul, sağlık….
Dedim ya, benim burcum Terazi. Yükselenim de Oğlak laf aramızda. Bu demek ki, sen ne kadar dengeliysen, ben o kadar mutluyum.
Aslına bakarsan hem kendi adımla yazdığım, hem de gölge yazar olarak yazdığım kitaplar; uyguladığım kozmik enerji, reiki ya da bilinçaltı temizleme seansları; verdiğim ya da organize ettiğim eğitimler; bunların hepsi, hem kendime şifa hem başkalarına.
Benimle ilgili merak ettiğin başka şeyler varsa, seve seve elektronik postanı cevaplarım.
Kucak dolusu sevgilerimle
Özlem Çetinkaya
E-mail: info@ozlemcetinkaya.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Günün Zeka Sorusu… Kaç Kare…

AApNR0y[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Unutulmuş 23 Büyülü Kelime

0000000676794-1[1]

 

Lugat 365 projesi, hissikablelvuku, müşkülpesent gibi unutulmuş veya gençlerin duymadığı eski kelimeleri sosyal medya üzerinden paylaşan bir projeydi. Onların paylaştıkları kelimelerden bir seçkiyi Erol Akyavaş’ın resimleri ile birlikte hazırladık.

1. Dilemma: İkilem
“Her gülücük bir fiyasko, her iltifat bir asparagas, her hediye bir skandaldı… Yine de idare ediyordum. Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir, iftiralar senin için bir terapidir. Dilara Dilemma ile aramızdaki aşk karşılıklı bir iftiradan ibaretti.” (Murat Menteş, Dublörün Dilemması)

2. Sergüzeşt: Serüven, macera
“Evet yeri gelmişken itiraf etmeliyim, sadece romantik değil, aynı zamanda iflah olmaz bir sergüzeştim ben. Belki bir romancı için gerekli bir ruh halidir bu sergüzeştlik ama hayat, her zaman hakikatin üzerinde yükselir.” (Ahmet Ümit, Elveda Güzel Vatanım)

3. Şikemperver: Yemeğe düşkün (Günümüzde kullanılan gurme yerine pekala geçebilir)
“Bu yokluk içinde Hacı Nazif Bey kül oldu gitti. Muhalifler galiba fazla ekûl (pisboğaz) fazla şikemperver adamlar, fakat rakıya düşkün adamlar değiller.” (Refik Halit Karay, Guguklu Saat)

4. Nazenin: Cilveli, nazlı
“Artık ona biraz daha dikkat ediyordum. Toplu bir başı, tatlı gözleri, pembe bir burnu vardı. Tamamıyla sarı idi ve ötesinde berisinde sarı tüylerinin daha koyuca, sanki tersine dönmüş de dalgaları vardı. Ve bütün halinde hayata yırtmaktan ziyade sevmek, fakat sevmekten evvel sevilmek için gelmişe benzer nazenin bir edanın baygınlıkları vardı.” (Halit Ziya Uşaklıgil, Zerrin’in Hikayesi (Aşka Dair))

5. Asude: Rahat, sakin
“Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.”
(Yahya Kemal Beyatlı, Rindlerin Ölümü)

6. Letafet: Güzellik, hoşluk
“Birlikte kafaları çekerlerken Mustafa onlara Fuzulî’den beyitler okuyor, Nedim’in içki düşkünlüğünden örnekler veriyordu: Meyhane mukassi görünür taşradan ammâ/Bir başka ferah başka başka letafet var içinde. Rakıdan başka bir de tiyatroya düşkün olmuştu. Hafta sonları arkadaşları mektepte harıl harıl çalışırken Mustafa, Darülbedayi’de Shakespeare’i seyrediyordu.” (Oğuz Atay, Bir Bilim Adamının Romanı)

7. Tahayyül: Hayalde canlandırma, imgeleme
“Hakikaten eskisi gibi miydi ya? Eskisi o kadar uzak, o kadar efsanevi bir alemdi ki; Behçet Bey orada, bu alemin her şeyi değiştiren ve güzelleştiren bü­yülü ışığı altında kendisini istediği gibi tahayyül edebilirdi.” (Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste)

8. Sazende: Sazcı
“Sazendeler bütün maharetleriyle telleri titretirken kadın, erkek bu iki vücut tekmil zarafetleriyle, havada kıvrıla kıvrıla dönen nağmelerle aynı ahenkte kıvrılıyor, doğruluyor. Hafif ve parlak pabuçların, yemenilerin içindeki ayaklar ölçülü bir şiir düzgünlüğünde keçenin üstüne konup kalktıkça göze çimende oynaşan bir çift kelebeğin ahenktar tavırlarını hatırlatıyordu.” (Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Yarayı Kanatan öyküsü (Çağlayanlar))

 

9. Müteşekkir: Teşekkür borcu olan
“Ömrümde ilk defa düşündüğümün aksini söylemedim. Düşündüğümü söyleyecek kadar çirkin olduğuma zaman zaman müteşekkir oluyorum.” (Halide Edip Adıvar, Kalp Ağrısı)

10. Müteessir: Üzülmüş, üzüntülü
“Müteessir olmamak elde değil… Mamafih bendeniz o kadar yufka yürekli bir insan değilim… Bilhassa vazife başında… Yani bendenizi öyle zayıf, iradesiz, aciz, korkak bir insan olarak tanımamanızı rica ederim Müfettiş bey.” (Reşat Nuri Güntekin, İstiklal adlı tiyatro oyunu)

11. Munis: Cana yakın, uysal, uygun
“Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu”
(Murathan Mungan, Yalnız Bir Opera)

12. Tarumar: Dağınık, karışık, perişan
“Yolcu yollarda topraksız insanın
ve insansız toprağın feryadını duyar idi.
Ve yolların sonu kale kapısında kılıç şakırdar
köpüklü atlar kişner iken
çarşıda her lonca kesmiş kendi pirinden ümidi
tarumar idi
Velhasıl hünkar idi, timar idi, rüzgar idi
ahüzar idi.”
(Nazım Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı)

13. Terûtaze: Çok taze, körpe
“Kralına gönderilen çok kıymetli hediyelerle yüklü olan ve İspanya Tersanelerinden terûtaze çıkmış bulunan bir gemiyi Barbaros el çabukluğu marifet diyerek zaptediverirken gene Barbaros Palma Adası’nı basıyordu.” (Halikarnas Balıkçısı, Uluç Reis)

14. Nâmütenâhi: Sonsuz ucu bucağı olmayan
“Bütün bu fikirler arasında bir rakkas gibi kalbini, korku ve bezginlik ile ezen kendi mukayese-i hayatı daima tekerrür ediyor, bazen namütenahi bir kasvet ve melal, sonra acı bir korku ve telaş, her şeyin, bütün emellerin, ümitlerin, gençlik ve saadetin zalim bir inatla mutlaka elden kaçacağını, işte elan kaçmakta olduğunu, bir şey yapmak ihtimali olmaksızın artık hayatının bitmiş olduğuna karar vermek lazım geldiğini görerek zebun kalıyordu.” (Mehmet Rauf, Eylül)

“Aylardır bu saati, bu dakikayı intizâr ettim, size namütenahi hürmetime rağmen susmayacağım Neveser.” (Attila İlhan, Dersaadet’te Sabah Ezanları)

15. Mütenasip: Orantılı, oranlı uygun
“Genç kız ilk bakışta acayip bir tesir bırakıyordu. Beyaz bir yüzü, omuzlarına dökülen uzun saçlan, hafif tatlı esmer bir cildi, ince narin mütenasip bir vücudu vardı. Fakat gözleri çok tuhaftı. Donuk ela idiler. İnsan bunlara bakınca hiç bir şey anlayamıyor, fakat bunların manasız olduklarını da bir türlü kabul edemiyor, daha dikkatle bakıyor ve nihayet garip bir yorgunluk ve ürkeklik hissiyle başını çevirmeye mecbur oluyordu.” (Sabahattin Ali, Bir Hakikatın Hikayesi adlı yayımlanmamış öyküsü)

16. Temenni: Dileme, dilek
“Halbuki ben ne kadar saçma olursa olsun, yan yana bulunduğumuz zamanın durup kalmasını, asla bitmemesini temenni ediyorum.” (Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna)

17. Telakki: Anlayış, görüş, kabul etme
“Bir insanı diğerinden ayıran hususiyet nedir? Dış şartlar mı? Olamaz. Nedir o halde? Kazanç ve kayıp hakkındaki telakkisidir.” (Oğuz Atay, Tutunamayanlar)

18. Ehemmiyet: Önem
“Hiç kimsenin ne dediğine, ne diyeceğine zerre kadar ehemmiyet vermedim ve harekatımı herkesin arzusuna uydurmaya lüzum görmedim. Bütün bunlar birer fazilet değil midir?” (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kiralık Konak)

19. Dilhun: İçi kan ağlayan, büyük üzüntü içinde olan
“Onlar böylesi alçakça, canavarca bir ölüme layık insanlar değillerdi. Ali Safa Bey öyle candan, öyle güzel konuştu ki bu gece herkesi dilhun eyledi.” (Yaşar Kemal, İnce Memed)

20. Meftun: Tutkun, gönül vermiş, vurgun
“Prensesim,
Güzel gözlerinizden damlayan inci, okudukça beni meftun eden mektubunuza değil, adeta içimi yakan cehennem alevine damlayıp söndürdü ve sinemdeki yaralara deva oldu. O gül yaprağındaki şebnem misali inci ki; ay kadar güzel, ay kadar hüzünlü ve ay kadar yalnız.” (İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün)

21. Vuslat: Kavuşma
“Gülmenin sonu ağlamaktır… Vuslatın sonu hicran… Yazın sonu hazan… İkbalin sonu zeval… Hayatın sonu ölüm!” (Ömer Seyfettin, Terakki)

22. Tecessüs: Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
“Nüzhet iki defa salondan çıktı, girdi ve ikisinde de gözleriyle beni dışarı çağırdığı halde yerimden kalkmadım. Tecessüs -hatta yeni başlayan bir sevgi- benim. Doktor Ragıb’ı Nüzhet’e tercih etmemle neticeleniyordu. Galiba, düşmana dosttan fazla bağlandığımız alaka noktası budur.” (Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu)

23. Diğerkam: Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına yararlı olmaya çalışan
“O sözcüğü ne zaman söylesem gözlerim yaşarır. Öylesine özlemişimdir; bir anı, bir vasiyet gibi diğerkam oğlum gibidir, oğlum değildir benbenci, tamahında değildir dünyanın, ne bana benzer, ne ablasına, belki bir meczuptur oğlum, bir ermiş kadar tamahsızdır.” (Leyla Eril, Eski Sevgili)

Kaynak

Lugat 365, Can Yayınları – Lugat 365, Bazı Kelimeler Çok Güzel

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU AĞAÇLARDAN HANGİSİ SİZİN KİŞİLİĞİNİZİ YANSITIYOR

Bu-ağaçlardan-hangisi-sizin-mükemmel-kişiliğinizi-yansıtıyor-test[1]

 

İşte size eğlenceli bir kişilik testi… Bu ağaçlar arasından, altında oturmayı, uyumayı, piknik yapmayı ya da yakınlarında yaşamayı isteyebileceğiniz bir ağacı seçin. Sizi ilk anda kendine çeken ağacı seçin ve bakın size kişiliğinizin en iyi tarafları hakkında neler söylüyor…  Eğer birden fazla ağaç arasında kaldıysanız ikisini de okuyun. Ağaçlardan hangisini seçerseniz seçin kendinizin en mükemmel haliyle karşılaşıyorsunuz. Seçtiğiniz ağaç sizi fazlasıyla takdir ediyor. Hayatınız boyunca yeterince eleştirilmediniz mi? Test sonucunuzu okuduğunuzda belki de “bu ben değilim” diyeceksiniz. Ya şu ana kadar size çevrenizin söylediği kişiden ibaret değilseniz? Bu eğlenceli kişilik testini yaptıktan sonra seçtiğiniz ağaç tarafından takdir edilmek hoşunuza gittiyse bu testi sevdiklerinizle de paylaşın…

 

1. Cömert ve ahlaklı bir insansınız. Kendinizi sürekli geliştirmeye çalışıyorsunuz. Başarma isteğiyle dolusunuz ve oldukça yüksek standartlara sahipsiniz. İnsanlar sizinle iletişim kurmakta zorlanıyor olabilirler fakat sizin için olduğunuz insan olmak kolay değildir. Çok çalışkansınız. Dünyanın daha iyi bir yer olması için çalışıyorsunuz. İnsanları sevme konusunda büyük bir kapasiteniz var; ta ki sizi incitene kadar. Ama onlar bunu yapsalar bile siz sevmeye devam edersiniz. Bütün bunlara rağmen sizi hak ettiğiniz ölçüde takdir eden çok az insan var.

2. Eğlenceli ve dürüst bir insansınız. Sorumluluk sahibisiniz ve çevrenizdekileri önemsiyorsunuz. İş hayatında dürüstlüğe çok önem veriyor ve pek çok sorumluluk alıyorsunuz. Çok iyi bir kişiliğiniz var, bu da insanların size kolaylıkla güvenmesini sağlıyor. Parlak, esprili ve kıvrak bir zekaya sahipsiniz. Her zaman anlatacak bir hikayeniz var.

3. Akıllı ve düşünceli bir insansınız. Büyük bir düşünürsünüz. Düşünceleriniz ve idealleriniz hayattaki en önemli şeylerdir. Teorileriniz hakkında düşünmekten ve tek başınıza onları gözden geçirmekten çok hoşlanıyorsunuz. Ahlak üzerine sık sık düşünüyorsunuz. Toplum sizinle aynı fikirde olmasa bile doğru olan neyse onu yapmaya çalışıyorsunuz. Hayata biraz da eğlenceli tarafından baksanız nasıl olur?

4. Anlama kabiliyeti yüksek, filozof ruhlu bir insansınız.Kendi türünün son örneği denebilecek nadir ruhlardansınız. Etrafınızda size benzer bir insan bulmanız çok zor. Hassas ruhlu ve biraz da acayipsiniz. Sık sık yanlış anlaşılıyorsunuz ve bu sizi incitiyor. Mahremiyete ihtiyacınız var. Yaratıcılığınızın gelişmesi gerekiyor, bu da diğerlerinin saygı duyması gereken bir şey. Hayatın aydınlık ve karanlık yanlarını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Çok duygusalsınız.

5. Özgüvenli ve sorumluluk sahibisiniz. Özgürlüğünüze çok düşkünsünüz. Hayat prensibiniz “Her zaman kendi bildiğim yoldan giderim”dir. Sevdikleriniz ve kendiniz için nasıl güçlü kalmanız gerektiğini iyi biliyorsunuz. Hayatta ne istediğinizi biliyor ve rüyalarınızın peşinden gitmekten çekinmiyorsunuz. İnsanlardan tek beklediğiniz dürüstlük. Çünkü gerçeği kabul edecek kadar güçlüsünüz.

6. Nazik ve duygulu bir insansınız. İnsanlarla ilişkileriniz çok iyi. Pek çok arkadaşınız var ve onlara yardım etmekten büyük keyif alıyorsunuz. İnsanlar yakınınızdayken kendilerini iyi hissetmelerine neden olan parlak ve sıcak bir auranız var. Her gün kendinizi daha fazla nasıl geliştireceğinize odaklanıyorsunuz. İlginç, eşsiz ve sezgisel olmak istiyorsunuz. Dünyada herkesten çok sizin sevgiye ihtiyacınız var. Sizi sevmeyenleri bile sevmeye hazırsınız.

7. Mutlu ve soğukkanlısınız. Çok duyarlı ve anlayışlı bir insansınız. İyi bir dinleyicisiniz ve insanları yargılamadan dinleyebiliyorsunuz. Herkesin kendi hayatını yaşaması gerektiğine inanıyorsunuz. Yeni insanlara ve yeni olaylara açıksınız. Strese oldukça dayanıklısınız ve nadiren üzülüyorsunuz. Normal olarak oldukça sakin bir insansınız. İyi vakit geçirmeyi biliyor ve yoldan çıkmıyorsunuz.

8. Etkileyici ve enerjik bir insansınız. İnsanları nasıl güldüreceğinizi biliyorsunuz. Evrenle uyum içinde bir hayatınız var. Spontan ve coşkulu bir kişiliğiniz var. Maceraya asla hayır demezsiniz. İnsanları sık sık şaşırtıyor hatta şoke ediyorsunuz. Neyseniz osunuz. Kendinize daima dürüstsünüz. Pek çok ilgi alanınız var ve bir şey ilginizi çekerse o alanda uzmanlaşana kadar rahat etmezsiniz.

9. İyimser ve şanslı bir insansınız. Yaşamın bir armağan olduğuna inanıyorsunuz ve mümkün olduğunca o armağanı en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorsunuz. Başarılarınızla gurur duyuyorsunuz. Hayata çok sağlıklı bir yaklaşımınız var. Bardağın yarısı sizin için her zaman dolu. Affetmek, öğrenmek ve büyümek için her fırsatı kullanıyorsunuz. Çünkü hayatın çok kısa olduğuna inanıyorsunuz.

Kaynak: http://www.mordenl.tumblr.com

SENEM YURTTAKALAN

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hayatının Kıymetini Bilen İnsanların Asla Vazgeçmediği 8 Şey

ab-ihayat[1]

 

1.Hayal kurmaktan vazgeçmemek. Hayalleri olmayan bir insan hayatın keyfini çıkaramaz.

2.”Seni seviyorum” demek. Sevdiğin insanlara onları sevdiğini her gün bir şekilde hatırlat. O an bilemezsin ama belki de onun günü seni bir cümlenle çok iyi geçecek.

3.Keşfetmek. Dünyamız kocaman. En güvenli yer evin belki. Dünya da bizim evimiz.

4.Kendinden şikayet etmeyi bir kenara bırakmak. Sen de saygı gösterdiğin insanlar gibi insansın ve senin de saygı görmeye, sevilmeye ihtiyacın var. Bedenine, ruhuna saygısızlık etme. Sen kendini düşünmeyip başkalarının seni düşünmesini bekliyorsan eğer, hiçbir zaman mutlu olamayacaksın.

 

5.Yardım etmek, elinden geldiğince. Karşılığını hiç alamazsın belki, ama geriye dönüp baktığında geçmişinden memnun bir insan olursun. Mesela çorbada senin de tuzun olsun. Evsiz, yersiz, yurtsuz o kadar çok insan var ki senin yardım elini bekleyen. Sokakta yaşayan, evsiz insanlarla birebir tanışabilmek için çorba dağıtımına katılabileceğin, çorba için malzeme gönderebileceğin, zamanın yoksa da bağış yapabileceğin gönüllülerden oluşan bir dernek olan “Çorbada Tuzun Olsun Derneği”nde sen de gönüllülerle bir araya gel, sen de yardım et. O gülümsemeyi gördüğünde yardım etmenin karşılığını aldığını alacağına eminim. Daha fazla bilgi almak isterseniz Facebook sayfası size yardımcı olabilir: Çorbada Tuzun Olsun Derneği

6.İnanmaktan vazgeçmemek. Birkaç insan hayal kırıklığı olacaktır hayatında. Bazen hiçbir mantık aramak istemezsin sadece inanmak iyi gelir. Güzel şeylerin olacağına inan. Nasılsa bir sürü kötü günümüz var yaşanacak. Gerçekten bunlar başına geldiğinde üzülmek için nedenlerin zaten olacak. Anı mutlu yaşamaya bak.

7.Kendine güvenmek. Güçlü bir benlik, güven duygusu nereye gitmek istiyorsan seni taşıyacak olan tek şeydir.

8.Öğrenmek ve daha çok öğrenmek! Okumak, araştırmak ve en önemlisi ne kadar bilgili olursan ol hiç bir zaman “ben oldum” dememek. Gelmiş geçmiş en zeki insanlardan biri olarak kabul gören Einstein durumu şöyle özetliyor, “Öğrenmeyi bıraktığında, ölmeye başlarsın.” Upuzun bir ömür dileğiyle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızın geri kalanında özgür bir ruh ve fit bir bedenle ideal kiloda yaşamaya hazır mısınız? BAHAR PANÇUK DENİZ 0533 743 52 25…

6176ef32-e894-4260-a6ed-7f6cab412c0b[1]

Hayatınızın geri kalanında özgür bir ruh ve fit bir bedenle ideal kiloda yaşamaya hazır mısınız? Belki bu uğurda birçok şeyi denediniz, başarılı olamadınız ve inancınızı kaybettiniz. Evet biliyorum…. Çünkü hepsini bende yaşadım. Ama güzel haber başardım…
Başarının sırrını öğrenmek mi istiyorsun?
Haydi gel,  HAYATIMI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUM  (http://bedenmuhendisi.com.tr/haydi) butonuna tıkla ve kişiye özel zayıflama dönüşüm yolculuğuna bugün başla.

BAHAR PANÇUK  DENİZ  kimdir ?

9322d391-5f90-4329-a9f7-be20c7967963[1]

Bir gün hayatımın hiçte hayal ettiğim bir noktada olmadığını fark ettim. Tüm yaşadığım zorluklara bir de engelli bir çocuk eklenmişti. Ümitsizlik, başarısızlık duyguları, sürekli artan kilolarıma ilave sağlığım da bozulmaya başlamıştı. Tansiyon ilacına başlamıştım, şeker ise bıçak sırtındaydı. Troidim tamamen alınmış, doktorlar safra kesemin de alınması gerektiğine karar vermişlerdi. Çare arayışlarım süresince çalmadığım kapı kalmamıştı. Ama olmuyordu. Sürekli al ver döngüsü içinde, bozulmaya başlayan sağlığım ve her gün düşen enerjim ile baş başaydım. Türkiye başta, Hindistan, İngiltere, ABD bir çok ülkede değişik deneyimler yaşadım, ürünler kullandım, kamplara katıldım ama hep bir yerlerde eksik bir şeyler vardı. Tam bütün sorumluluğu kadere yükleyip durumumu kabullenip kabuğuma çekilmişken, küçük kızımın bir cümlesi kendime gelmemi sağladı. O annesini istiyordu, gurur duyacağı bir anne…

Bir süre yola bir rehberle devam ettim. Bu yolculukta çok şey öğrendim. Öncelikle ideal kiloma geldim ama ideal kiloya gelmek kalıcılık için yeterli olmuyordu ve ideal kiloya gelmek kilolu olmaya neden olan sorunları da çözmüyordu. Bundan sonra kendimi uzun bir süre farkındalık yolunda gelişmeye ve değişmeye adadım, daha önceden denediğim sistemlerde neden bu işin kalıcı olmadığını anlamak için zaman harcadım. Sonra ki iki sene gerek kampta gerekse bireysel çalışarak öğrendiklerimi pekiştirdim.

a6f5432f-1d13-437a-a8ca-782bab00c07a[1]

İdeal kilomu, bu kiloda kalıcı olabilmenin yolunu, sağlığımı, özgürlüğümü ve özgüvenimi yeniden kazandım. Tekrar elime aldığım potansiyelimin kontrolüyle hayata yeniden BEN DE VARIM dedim. 47 kilo verdim ve ilk kez maraton koştum.
Kilolu olma psikolojisini ve bunun altında yatan gerçekliği bizzat yaşayıp çözümü gördüğüm için dünyanın en şanslı insanlarından olduğumun bilinciyle; kişisel tecrübeleri ve bu süreçte sahip olduğum donanım ve profesyonel çalışmalarımla; ŞİMDİ, bu farkındalığı paylaşmanın, yol göstermenin, ihtiyacı olana o eli uzatabilmenin sorumluluk ve varolma nedenim olduğu inancıyla YOLA KOYULDUM…
Uluslararası Sağlık ve Beslenme Koçluğu Sertifikası
Uluslararası Yaşam Koçluğu Sertifikası
Uluslararası EFT uygulayıcısı sertifikası
Uluslararası Profesyonel Eğitim Danışmanlığı Sertifikası
Atletizm Lisanslı Aktif Sporcu
Egedeniz Spor Kulübü kurucusu ve başkanı

BAHAR PANÇUK DENİZ… 0533 743 52 25

http://bedenmuhendisi.com.tr/​

Bahar Pançuk Deniz’in kişisel bloguna baharpancukdeniz.com adresinden ulaşabilirsiniz

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güzel insanlar biriktirin hayatınızda!

20767716_10212178566213701_8083352979128176785_n[1]

Güzel insanlar biriktirin hayatınızda!

Bencil olmayan, kırmayan, özür dilemesini bilen…

Hoşgörülü insanlar alın hayatınıza

Sizi olduğunuz gibi kabul eden…

İyi dostlar biriktirin

Aramızda kalsın demeye gerek olmasın

Ömre ömür katan insanları tutun yanınızda

Çünkü hayat vakit kaybedilmeyecek kadar kısa…

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sormuşlar bir âlime: HAYAT ne diye…

1915[1]

 

Sormuşlar bir âlime: HAYAT ne diye…

Demiş âlim; iki yönlü bir yol devam eder bilinmeze. Sen görmemezlikten gelsen de vardır bir yoldaş her köşesinde Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan bazen de aşarsın dertleri sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.
Peki SEVGİ nedir? Demiş biri

Kalbine sığmayacak kadar geniş Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz kokusunu alamayacağın kadar uzak hayal edemeyeceğin kadar yakın…
Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri Bir yağmur damlasındaki barut kokusu. Belki de saklanılan bir hayal yontusuya bir miniğin haykırışıyla da yüreği yaralı bir kuşun feryadı….
Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı. Bilinmez de değildir bilirim demiş yerini kaygılı ve tasalı. Aradın boşuna her yeri ama unuttun en kolay yeri besbelli bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini…
Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri. Demiş; paylaştın mı sevgini korkunu ümidini ve yenilgini verdin mi desteğini sordun mu halini yolladın mı yüreğini ağladın mı onun gibi.
Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri. Âlim demiş: Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi? Dostluk dediğin; tek bir ruhun iki ayrı bedende dirilmesi…
Mevlana Celaleddin Rumi’nin notlarından…

Sonra çekildim bir kenara…

18157726_1333827790045852_5106628425929716620_n[1]

Sonra çekildim bir kenara

Seyrettim bütün olup biteni

Baktım kimde ben ne kadarım

Kim bende ne kadar kalmış diye

Özdemir Asaf

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister.

mihrimah-sultan-kimdir[1]

 

Mihrimah Sultan

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister.
Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.
Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır!
Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir.
Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.
Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a.
Cami küçücüktür.

Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır.
İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana.
İşte, aşka adanmış iki eser.
Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin.
Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.
Göreceğiniz manzaraysa şudur;
Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar!
Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.
Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır…
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

100 de 1000 Doğru… Fotolardan Birini Seç İlişkilerinde Nasıl Davrandığını Bul…

20668855_697050867155367_1985768228_n[1]

A Resmini ( Solmuş Ayçiçeği) seçtiyseniz: Kendinizi adadığınız, kendinizden vazgeçtiğiniz bir ilişki yaşamışsınız. Ürün veren bir ayçiçeği olduğunuzdan sizi çıtır çıtır yemişler. Size tavsiyem bundan sonra ilişkide kendiniz olarak da kalabilmeniz ortak payda yaratmanız. Bunu başarırsanız çok daha mutlu birliktelikler yaşayacaksınız.
B Resmini (Salıncak) Seçtiyseniz: Dengesini tam kuramadığın bir ilişki yaşamışsın. Biraz ileri, biraz geri. Biraz ileri, biraz geri. İlişki karşılıklı güven ortamına girememiş hep salla pati olmuş. Sana tavsiyem bundan sonra ki ilişkinde kendi merkezinde sağlam bir şekilde durup, iletişime açık olman. Bu istediğin sağlamlıktaki ilişkiyi sana getirecektir.
C Resmini (Tatlı)Seçtiyseniz: Artık dip dipe yaşamaktan, konuşmaktan, görüşmekten içiniz bulandı. Arasın dediniz de günde 10 kez değil, buluşalım dediniz de her an değil, beni sevsin dediniz de her an yapış yapışlık değil… Yok mu bunun ortası kardeşim dediğinizi duyar gibiyim… Size tavsiyem bundan sonraki ilişkilerde biraz mesafenizi belli edin, her kes kendi alanında da yaşasın ilişki buluştuğunuz da daha verimli olacaktır…
D Resmini (Balonlar) Seçtiyseniz: Bulutların mı ustundeyim, balonların mı üstündeyim diyorsunuz…Tam da aradığınız gibi bir ilişki… Bize anca Allah mesut etsin, mutluluğunuzu daim etsin demek düşer… Adamı/ kadını eskide bırakma kadir kıymet bil, otur konuş tekrar bir araya gel deriz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Tarafımca hazırlanan bu test kaynak göstererek kullanılmalıdır…

Ayrıca Selim Sıra teknik destek için teşekkür ederim…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’ndaki AY Tutulması ve DOLUNAY’ın Burçlara Etkisi…

designed-by-hisao-ching-lee[1]

 

 

7 Ağustos 2017 günü, İstanbul’a göre saat 21:11 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alacak. Bu DOLUNAY, aynı zamanda bir AY TUTULMASINA da sahne olacak.
Genel yazıda; Bu AY TUTULMASININ mesajı bence ; ‘’HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR!’’ demiştik… Detaylı olkumak isteyenler için 7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’nda AY Tutulması ve DOLUNAY; Hiç Birşey Göründüğü Gibi Değildir!
Burç ve Yükselen Burca göre yorumlara gelince;
KOÇ veya Yükselen KOÇ: Zamanınızı ve enerjinizi odakladığınız konuları ve insanları seçerken kullandığınız kriterleri gözden geçirmeniz gereken bir zamana giriyorsunuz. Bu süreçte fırsatlar ümit ettiğiniz değil, gözardı ettiğiniz yerlerden karşınıza çıkabilir 🙂 Yüksek beklentilerle yaklaştığınız bir konuda hayal kırıklığına uğrarken, asıl odaklanmanız gereken ama küçümsediğiniz bir projeden daha fazla şans elde edebilirsiniz.  Ya da olumsuz beklentilerle yaklaştığınız, kaygıyla baktığınız bir mesele, kararlı bir yaklaşımla, gayet yaratıcı ve keyifli bir işe dönüşebilir. Aşk hayatınızda da, ille bu olsun diye tutturduğunuz bir kişi varsa, biraz temkinli olun 😉 Verdiğiniz emeğe, ya da atfettiğiniz öneme değip değmediğini iyice gözleyin.
BOĞA veya Yükselen BOĞA: Siz, siz güvende tutanın eviniz, alışkanlıklarınız ve aidiyet duyduğunuz mecralar veya insanlar olduğunu zannediyorsunuz… Oysa, insanı güvende tutan insiyatif kullanma, gerektiğinde radikal değişiklikler yapabilme ve riskleri yönetme becerisidir. Alıştığınız alanların içine saklanmak ve onları savunmak yerine, size meydan okuma gibi gelen alanların içerdiği fırsatlara daha açık fikirli bakmak, içine girdiğiniz güvenlik krizinden çıkmanıza yardımcı olabilir. Önümüzdeki dönemde, yeni bir iş fırsatı nedeniyle yaşadığınız yeri ya da haya rutininizi değiştirmeniz gerekebilir. Bu imkanı özenle inceleyip öyle karar verin. Düzeninizi devam ettirmek adına, boş umutlara tutunup sonra hayal kırıklığına uğramaktansa, hayatınızdaki tıkalı alanları cesaretle tespit edip, cesur adımlar atmaya hazır olun.
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER:  Sizin için yol, eğitim veya hayat planlarınızda değişiklikler yapma zamanı… En doğru yönü seçip ilerlediğinizi düşünürken, yanılgı içinde olduğunuzu ve kontrolün elinizden kaçtığını fark edebilirsiniz. Ya da aslında ne yapmak gerektiğini bilmiyor, fakat bunu kendinize itiraf etmekten kaçındığınız için en bildik ya da genel geçer yaklaşıma göre mantıklı görünen tercihleri yapıyor olabilirsiniz. Hata yaptıysanız kabul etmeye, bakış açınızı değiştirmeye hazır olun. Seçimlerinizi netleştirdikten sonra bunları hayata geçirmek için mücadele etmeniz, etrafınızı ikna etmeniz gerekecek. Cesur, dürüst, aktif ve sorumluluğu taşımaya hazır olun. Önünüze çıkan herekesle boş tartışmalara girmek yerine yanyana yürüyebileceğiniz insanlarla işbirliği içinde davranın.
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Aslında zor günler geride kaldı! Ödemek zorunda kaldığınız bedeller, elinizden çıkanlar, arkada kalanlar için daha fazla ağıt yakmayın. Aslında ne yapmış olsanız bu duruma gelmemiş olacağınız hakkında düşünmek yerine, önünüzdeki işlerle ilgilenin. Şimdi size düşen yeni bir düzen kurmak. Boş hayaller, ya da bir yere varmayan fikir uçuşmaları yerine, somut adımlar atmanız gereken bir zaman. Önceliklerinizi saptayın ve çaba gösterin. Arzu ettiklerinizi, umduğunuz ya da tercih ettiğiniz kadar çok ve rahat bir şekilde elde edemeyebilirsiniz. Küçük kazanımlar için büyük çabalar sarf ettiğinizi düşünüp boşa yorulmaktan endişe edebilirsiniz. Bunlara hiç takılmayın 🙂 Düzenli ve tutarlı bir çaba göstermek kadar insanın kendine olan saygısını pekiştiren bir şey yoktur.
ASLAN veya Yükselen ASLAN: Evet bu bir dönüm noktası! Hayatınıza yeni bir çeki düzen vermek, çalışma ve yaşama biçiminizi elden geçirmek durumundasınız. Düzeninizi birileri ile olan işbirlikleriniz ve yol arkadaşlıklarınız üzerine kurduysanız, bunların size umduğunuz fayda veya karşılıkları sağlayıp sağlamadığını iyice düşünün! Artık atağa kalkmanız, odaklanıp hedefe kilitlenmeniz lazım ve koşarken at değiştirmek istemiyor olabilirsiniz. O zaman atın yolda sizi sırtından atmayacağından emin olun 🙂 İş ve hayat ortaklarınızla aranızdaki anlaşmazlık noktalarını saptayın ve bunlara çözüm bulun. Ne istediğinizin ve ne yapmaya hazır olduğunuzun adını karşılıklı olarak koyun. Ya da çözümsüzlük noktasına gelindiyse, ille zarara girecek kadar beklemeyip, kesilmesi gereken kolu şimdi kesin ve elinizde ne kaldığını bilerek yola devam edin.
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Fiziksel ve zihinsel olarak tükenme hissi, boşa kürek çekiyor olma duygusu, hayatınızda bazı temel değişikliklerin şart olduğunu bilip yapamama hali… Yani işte öyle ortaya karışık mızıl mızıl bir şeyler :))) Varlığınızın anlamını, hayatta ne işe yaradığınızı sorguluyor olabilirsiniz. Bu süreçte kendinize görev edindiğiniz şeylerin gerekli ya da hala geçerli olup olmadığını gözden geçirecek ve yeni bir düzen kurmanız, farklı bir duruş saptamanız gerektiğini anlayacaksınız. İş ve hayat sisteminizde radikal değişiklikler yapmanız mümkün! Bazı sorumlulukların da üzerinizden kalkması ya da sizin bu konudaki tavrınızı değiştirmeniz söz konusu olabilir. Sağlığınızı da ihmal etmeyin… Tükenmişlik hissinin bedelini bedeninizden çıkartmak yerine, size yenilenme imkanı verecek bir yaşam, yeme ve çalışma düzenine geçin.
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Bir aşkın anlamsız, bir projenin umutsuz, bir heyecanın sonuçsuz olduğunu görebilirsiniz… Ve bu sizde bir isteksizlik ve umutsuzluk hissine yol açabilir. Ama hayatın yolları sonsuz ve evrenin işleyişi gizemlidir 🙂 Bir fırsat tükenirken, başka bir fırsatın kapısı açılabilir. Bir çiçek solarken, tohumunu toprağa döküp, bir sonraki baharın umutlarını ekebilir. Dolayısıyla siz hayal kırıklığı ile vakit kaybetmeyin. Sizi tatmin etmeyen işler ve insanlarla vakit kaybettiğinizi düşünüyorsanız, tatminkar olacak fırsatların peşine düşün. Garantili ama sıkıcı olan yerine, emek isteyen fakat size yaşam enerjisi veren olasılıkların peşine düşmekten kaçınmayın. Ya da elde ettiklerinizin kıymetini bilmek yerine, sürekli başka ne olasılıklar vardı diye kendi kafanızı bulandıran sizseniz, eh bunun da farkına varın :)))
AKREP veya Yükselen AKREP:  Hayatınızda bir kapı kapanıyor. Bir ev değişikliği, bir düzen değişikliği, bir iş değişikliği sizi bekliyor… Ya da aileniz içinde meydana gelecek bazı gelişmeler, sizi sorumluluklarınızı gözden geçirmeye sevk edecek ve yeni bir düzene adapte olmanız gerekecek. Bu durumu nasıl göğüslemeniz, nereden başlayıp nasıl ilerlemeniz gerektiği hakkında kafanız karışık olabilir. Mantıklı bir biçimde önceliklerinizi saptamaya ve pratik adımlarla yavaş yavaş ilerlemeye gayret edin. Böyle durumlarda doğru konan her taş, bir sonrakinin yerini hazırlar. Bilmediklerinizi söylemek ve soru sormaktan da çekinmeyin. Etrafınızdakilerin belirsizliği sizi rahatsız ediyorsa, kendinizi onlara bağımlı hale getirmemeye özen gösterin.
YAY veya Yükselen YAY:  Bazı yollar tıkalı, bazı arkadaşlıklar imkansız, bazı iletişimler sonuçsuz olabilir… Demek ki sizin için gerekli olan yeni bir yol haritası 🙂 Eğer harita çıkartırken, sizin için uygun olmayan yöntemler ya da insanlarla ilerlemeye çalıştıysanız, bunu da fark edin! Bir yolculuk planınız da ertelenebilir. Çok fazla şaapmayın 🙂 Siz kontrolü elinizde tutamayınca, her şey sizin istediğiniz gibi gitmeyince, kendinizi güvensiz ve dayanaksız hissediyorsunuz. O zaman da, bahaneler bulmaya, baktığınız yerde çözümsüzlük görmeye yatkın oluyorsunuz. Ama belki de sizi güvenliksiz kılan, kullandığınız yöntemler, yakın olmayı tercih ettiğiniz insanlar, ya da atmaktan kaçındığınız adımlardır…
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK:  Bu aralar para akışınız harcamalarınızı desteklemiyor, ya da kazandıklarınız hep ödemelerinize veya yapmanız gereken yatırımlara gidiyor olabilir. Üzerinizde bir durağanlık, bir isteksizlik varsa, bunu aşmanın yollarını bulun. İnsanlar umduğunuz gibi davranmıyorlarsa, sizi başkalarına bağımlı olmaktan kurtaracak planlar yapın.  Para kazanma, değer üretme, kendinizi var etme şeklinizi değiştirmeniz gerekiyorsa, beklentilerinizde, hayat akışınızda, harcamalarınızda, çalışma biçiminizde de bazı değişiklikler yapmayı göze almanız şart! Eğer hayattan beklediklerinizi alamamak, size kendinizi tatsız ve değersiz hissettiriyorsa, bunu da aşmanın yolu hareketsizliğinizi kırıp, üretken olmanın bir yolunu bulmak!
KOVA veya Yükselen KOVA: Hımmm… Tarzan zor durumda :))) Verdiğiniz sözlerden, içine girdiğiniz kontratlardan dolayı, yapmaktan hoşlanmadığınız bazı işlere bir süre için katlanmak durumunda kalabilirsiniz. Bu süreç size kendinizi işlevsiz, değersiz, baskı altında ya da bunalmış da hissettirebilir. Ama bu devreyi kendiniz için verimli ve yararlı hale getirmenin bie yolunu bulmak da yine sizin elinizde! İnsanı değerli, özgür ve anlamlı kılan, hep stediklerini yapıyor olmak değildir. Bazen beklentilerimizin, kendimize yakıştırdığımız tanımların da esiri olabiliriz. Ve bu bizi içinde bulunduğumuz durumun hakkını vermekten, ya da bu duruma uyum sağlayacak yeteneklerimizi fark edip ortaya çıkartmaktan alıkoyuyor olabilir. Sıkılmak yerine, alışmadığınız gibi davranmayı kabul edin. Ya da, anlaşmalarınızı, bağlantılarınızı, çalışma yerinizi ve koşullarınızı değiştirin. Ama o zaman da yine bir dönemi arkanızda bırakmayı, bazı alanları ve kazanımları terk etmeyi göze almanız gerektiğini cesurca kabul edin!
BALIK veya Yükselen BALIK:  Tatlım bakın bu gördüğünüz şey yolun sonu işareti 🙂 Yani harç bitti yapı paydos! Hayatınızdaki insanlar, işiniz, yaşama şekliniz gibi konular içinde hepsi ya da bazıları error veriyor olabilir. Artık bunu görmezden gelmeye çalışarak, durumu geçiştiremezsiniz. Cesur kararlar alıp, hayatınıza yeni bir yön vermeniz, yeni bir işe, yeni bir yaşam ritmine ayak uydurmanız şart. Eğer sağlığınızla ilgili aksaklıklar varsa, lütfne bunlara da kulak tıkamayın. Kalbinize, sırtınıza, belinize iyi bakın. Sizi işlevsiz hale getirebilecek sağlıksız alışkanlıklarınıza bir son verin. Karar almak gibisi yoktur 🙂 Karar zararın köşesinden döndürür. yeter ki cesur olun ve hayatınıza sahip çıkın.

7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’ndaki AY Tutulması ve DOLUNAY’ın Burçlara Etkisi…

Kaynak: juno astrology.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »