Halk Arasında Perili Köşk Olarak Bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün İlginç Hikayesi

20915470_10213868939854881_4726848871985019642_n[1]
Yapımına 1900’lerin başında başlanan inşaata ilk çivi 1910 yılında çakılsa da köşkün istenildiği gibi bitirilmesi mümkün olmamış bir türlü. Köşkün sahibi zamanın zengin tüccarı ve Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşanın başyaveri olan Yusuf Ziya Paşaymış.
Rivayete göre; Yusuf Ziya Paşa, kendinden hayli genç ve çok güzel bir kıza âşık olur. Kızla evlenmek için yanıp tutuşan paşa tüm servetini onun ayaklarına sermeye hazırdır, ama kız bir türlü yanaşmaz bu evliliğe. Yaptıracağı görkemli köşkle kızın gönlünü kazanacağına inanan paşa sonunda amacına ulaşır.
Söylentilere göre çok kıskanç bir kişiliğe sahip olan Yusuf Ziya Paşa, güzel eşini kimselerin uzaktan bile görmesine katlanamamaktadır. Bu yüzden Paşa’nın en büyük isteği hem eşinin güzelliğine yakışan, hem de onu yabancı gözlerden uzak tutacak bir köşk yaptırmaktır.
Köşkün yapılmasındaki ilk aksilik Padişah II. Abdülhamit’in “Boğaz’da cami minarelerinden daha yüksek bina yapılamaz” fermanı nedeniyle başlar. Karısının güzelliğine yakışacak çok görkemli ve yüksek bir köşk yaptırmak isteyen paşa bu nedenle köşkün bazı katlarını yaptırmaktan vazgeçer.
Nihayet köşkün bir kısmı biter ve paşa kızla evlenir. Ancak paşanın işi hiç de kolay değildir; çünkü güzelliği dillere destan olan kızın büyüsüne kapılan pek çok genç, hâlâ onun peşinde koşturmaya, köşkün önünden geçerek iç geçirmeye devam ederler. Bu yüzden köşkün adı da içinde “peri kadar güzel bir kız” yaşadığı için kısa süre içinde Perili Köşk’e çıkar.
Genç ve güzel eşini çok kıskanan ve kaybetmekten korkan Yusuf Ziya, sonunda genç eşini, kimse görmesin diye Rumelihisarı’nda yaptırdığı bu köşkün, üst katındaki kuleye kapatır ve onun başkalarıyla görüşmesini engellemek için de inşaatı tamamlatmaz, merdivenlerini bile yaptırmaz kuleli köşkün.
1914’te Birinci Dünya Savaşının çıkması ve Osmanlı İmparatorluğunun da savaşa girmesi nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere alınır. Yusuf Ziya Paşa’nın iki gemisinin batmasıyla ekonomik zorluklar da başlar. Hem kalifiye işçi bulunamaması hem de işlerinin bozulması nedeniyle binanın yapımı bir türlü tamamlanamaz.
Uzun yıllar yarım haliyle zamana meydan okuyan ve neredeyse yüz yıl sonra yapımı tamamlanan Perili Köşkün yenileme çalışmaları esnasında da ilginç gelişmeler yaşanır. Köşkün gerçek hikayesi zamanla unutulur ve buraya peri kadar güzel bir kız yüzünden Perili Köşk dendiği belleklerden silinir. Bunun yerine Yusuf Ziya’nın ruhunun, bazı geceler köşkü ziyaret ettiği ve odalarda dolaştığı ya da Rapunzel misali köşkün kulesine kapatılan genç ve güzel kızın hayaletinin hâlâ köşkte, özellikle kulede gezindiği yönündeki söylentiler kulaktan kulağa yayılır.
Perili Köşk 1990’lı yıllarda yıkılıp yeniden yapılırken de söylentiler bitmez. İnşaatta çalışmak için getirilen işçiler, köşkte bulunan paşanın karısına ait aynaya baktıklarında, eski elbiseler içinde genç bir kadın hayaleti gördüklerini iddia ederler.
Mısır ve Türkiye’de bulunan 40’ı aşkın varisten satın alınan Perili Köşk’ün yeniden yapımı, 1995-2000 yıllarında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirilir. Perili Köşk, Anıtlar Kurulu’nun kararıyla aslına uygun şekilde yeniden yapılmak üzere yıkılır. Bu sırada kaya zeminin altında sonradan toprakla doldurulmuş 3 kata rastlanır. O zaman dışarıdan 6 kat olarak görülen bina yine kurulun onayıyla, ilk hali esas alınıp dokuz kat olarak yeniden planlanır.
Beş yıl süren yenileme çalışmaları sonunda 2002 yılında Perili Köşkü 25 yıllığına kiralayan Borusan Holding binayı bugünkü görünümüne kavuşturur. Borusan koleksiyonunda bulunan sanat eserleri Perili Köşk’e taşınır. Hafta içi holdingin ofis binası olan köşk, hafta sonları ise müze olarak hizmet veriyor. Eğer sizin de yolunuz Rumelihisarı ya da Emirgan taraflarına düşerse bu görkemli ve gizemli binayı mutlaka ziyaret ediniz. Şimdilerde köşkte periler yok, ama birbirinden güzel çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir müze var.
ALINTI

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Dilek Hakkın VAR Ne İstiyorsun…

25446096_1538399412908477_4195093316022115377_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

2018’e Dolunayda Gireceğiz… Fazlalıklardan, Yüklerden, Seni Üzenlerden Kurtulma Zamanı…

25395795_1292535177518915_4425657902497407263_n[1]

İstediği olmadığında karakter değiştirenden,

Aramadığın sürece aramayandan,

İşi düşmedikçe tanımayandan,

İşi bittiğinde yanında durmayandan,

Devamlı kendini anlatandan,

Kişiliğiyle değil, etiketiyle konuşandan,

Anasını babasını tanımayandan,

Kendisini vazgeçilmez sanandan,

Değer görmek için yalakalık yapandan,

Menfaati için susandan,

Kul hakkı yiyip adalet diye bağıranlardan,

Seni seviyorum deyip, kaşı gözü oynayandan,

Ruha değil, bedene değer verenlerden,

Şahsiyete değil, cinsiyete değer verenlerden

Güçlülerin gölgesine girip, zayıflıklarını örtenlerden,

İlgi toplamak için kendini küçük düşürenlerden

Yalnız kalma pahasına olsa da,

TEK TEK KURTULUN…

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni Yılda Bolluk ve Bereketi Hayatınıza Çekmenin 15 Yolu

304233810_tn30_0[1]
Yılbaşı yaklaşıyor, en büyük dileklerden biri maddi ve manevi bolluğu, bereketi hayatımıza çekmek. Peki ama nasıl? Bunun için yıllardır süregelen inanışları bir araya topladık. Deneyin ve zengin bir yıl geçirin!

1- Yılbaşı gecesi evde mutlaka ekmek bulundurun. Ekmek bulunan evde yıl bereketli geçer.

2-Kapınızın önünde nar kırın. Narın saçılarak eve bolluk getireceğine inanılır.

3-Yılbaşı gecesi mutlaka yeni bir nevresimde yatın.

4 -31 Aralık günü 2 günlük tüm ihtiyaçlar alınır. 1 Ocakta evden para çıkmazsa tüm yılın bereketli olacağına inanılır.

5-Yeni yılda evdeki aynalarınızı pırıl pırıl yapın.

6-Evinizi önce Adaçayı ile tütsüleyin. Evdeki kötü enerjiyi atar, bitmeyen borçlar yetmeyen maaş… Evde konuşulan tüm parasal sıkıntıları temizleyin.

7-Daha sonra evinizi tarçın kabuğu ile tütsüleyin, tarçın zenginlik ve bereket getir.

8-Kapınıza kırmızı bir obje asın. Kırmızı renk bolluk bereketin rengidir.

9-Yılbaşı gecesi milli piyango bileti girmeyen eve umut girmez. Bir bilet alın.

10-Bir bitki dikin, görebileceğiniz bir yere , bir zeytin ağacı veya bir maydanoz farketmez. Yeni bir şey ekin.

11-Para parayı çeker! 2018 birikimim diye bir zarf ya da kavanoz hazırlayın ve elinizdeki en küçük para bile olsa, yeni yıla geçmeden bu zarfa mutlaka para koyun.

12-Eskileri ihtiyacı olanlara verin ve yeni almak istediklerinize yer açın.

13-Yeni yıla girmeden evdeki tüm bozuk eşyalarınızı tamir ettirin, kırık çalışmaz durumda olanları atın. Özellikle çalışmayan bozuk pusula varsa mutlaka evden uzaklaştırın veya tamir ettirin.

14-Gece yarısı tam saat 24:00’te kırmızı çamaşır giymeyi unutmayın.Yeni yılda kırmızı giymenin bolluk bereket getirdiğine inanılır.

15-Ve tabii ki bereketle büyüyen paranızla yapacağınız şeyler için dilek listenizi hazırlamayı unutmayın!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendime Söz Veriyorum…

18619934_10156199381608012_5183145584363495135_n[1]

Aklımın dinginliğini hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyecek kadar güçlü olmaya,

Karşılaştığım herkesle sağlık, mutluluk ve başarıdan söz etmeye

Tüm arkadaşlarımın kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaya,

Her şeyin aydınlık yüzüne bakmaya ve iyimserliğimin gerçeğe dönüşmesine çabalamaya,

Yalnız en iyiyi düşünmeye, yalnız en iyi için çalışmaya ve en iyiyi beklemeye,

Başkalarının başarısından kendiminki kadar coşku duymaya,

Geçmişin yanlışlarını unutmaya ve gelecekte daha büyük başarılara ulaşmak için var gücümle çalışmaya,

Her zaman neşeli bir yüz ifadesine sahip olup, selamladığım her canlı varlığa gülümsemeye,

Kendimi geliştirmeye, başkalarını eleştirmeye zaman bırakmayacak kadar çok zaman vermeye,

Kaygılanmayacak kadar yüreğim geniş, kızgınlığa kapılmayacak kadar yüce, bozguna uğramayacak kadar güçlü ve üzüntüye kapılmayacak kadar mutlu olmaya
KENDİME SÖZ VERİYORUM!!!

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…

14670871_319358741753029_1862646857593505892_n[1]

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…
Bildiklerini unut.
Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et…
Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer
Hiçbir konuda emin olma Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden.
Şemsi Tebrizi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz…Eve bolluk bereket, ışık gelir…

NAR[1]

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz. Bugün nar kırarsanız (kapınızın önünde poşete sarıp kırın) yıl boyunca nar gibi bereketiniz olur…
Bugün nar evinize girerse, yıl boyunca tam da bugünkü gibi, eve aydınlık girmeye başlar, aydınlık büyür büyür ve tüm hayatınız ışıldamaya başlar…
Bugün Aralık’ın 22. günü .. Bugün gündüz uzamaya başlıyor, gece kısalıyor, bugün bizim de karanlığımızın azaldığı artık ışığımızın arttığı bir gün. Umutlarımızın, dileklerimizin yeşerdiği ve olmaya başladığı gün…

Yemek sofranızdaki bir tabağa iki üç adet nar koyarsanız sofranızın bereketi  bütün sene artarak  devam eder…
Bugün, size nar alan, ayıklayan, bu bilgiyi paylaşan kişi var olsun. Ömrü sağlıkla uzasın…Siz de onun varlığına şükredin ve kendi varlığınıza da şükredin…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bu gece  (21 aralık gecesi) nar yerseniz, yıl boyu hiçbir hastalık size yanaşamazmış.

Bu gece  (21 aralık gecesi) nar yerseniz, yıl boyu hiçbir hastalık size yanaşamazmış. Bu gece nar kırarsanız, yıl boyunca nar gibi bereketiniz olurmuş…

Bu gece nar evinize girerse, yıl boyunca tam da bu geceki gibi, karanlık kısalır, kısalır, biter, artık aydınlıklarınız olurmuş…

Bu gece, Aralık’ın 2. gecesi.. Bu gece karanlık kısalıyor, bu gece bizim de karanlığımız azalır…

Bu gece, size nar ayıklayanınız varolsun, size nar sunanın da kadrini kıymetini biliniz…

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüksek Empati Yetisine Sahip Olan İnsanların Zor Aşık Olmasının 13 Nedeni

kız-1[1]

 

1. Etkileyici insanlardır.
Empat olmak bir gökdelenden kendini atıp asla yere çarpmamaktır. Bazı insanlar bu duyguya bayılırlar fakat bazıları ise bu duruma katlanamazlar. Empatlar bulundukları ortamla ve insanlarla derin bağlar kurarlar. Bu durum herkes için kolay değildir.

 

2. Çoğu zaman yanlış anlaşılırlar.
Çoğu insanlar empatları anlayamazlar. Kolay anlaşılır insanlar olmadıkları için birçok insan güvenmekte çok zorlanır. Onları çok iyi anladığınızı düşünseniz bile asla tam olarak anlayamazsınız.

3. Ne istediklerini bilirler.
Empatlar kafalarına göre davranmazlar. Onlar istedikleri şey için uğraşırken onlara destek olacak birilerini isterler etraflarında. Eğer siz bunu yapamayacaksınız sizinle muhtemelen görüşmeyeceklerdir.

4. Çok soru sorarlar.
Empatlar net olmak isterler. Bu yüzden her an soru sorabilirler. Çoğu zaman sorgudaymışsınız gibi hissedebilirsiniz. Şunu unutmayın ki, onlar böyle hissetmeniz için soru sormuyorlar.

5. Fazlasıyla dürüst davranırlar.
Empatlar göz boyamazlar. Asla duymak istediğiniz şeyleri söylemezler. Fakat bazı insanlar gerçekle yüzleşmek istemezler. Bu yüzden etraflarındaki insanlarla ters düşebilme olasılıkları yüksektir.

6. Duygusal olarak tatmin olmak isterler.
Empatlar fiziksel ve duygusal olarak tatmin olmak isterler. Sadece bir tanesinden tatmin olmak onlara yetmeyecektir. Bu yöntem onlar için işe yaramayacaktır.

7. Özgürlüklerine düşkünler.
Bir empatı kısıtlayamazsınız. Eğer onları kısıtlamaya çalışırsanız hemen sizden uzaklaşacaklardır. Onları asla belirli bir düzenin içine sokamazsınız.

8. Bazı şeyleri çok kişisel algılarlar.
Empatlar birçok şeyi bizden daha derin yaşarlar. Ufak meseleleri büyütebilirler. Özür dilenmesi gereken bir durum olarak görmediğiniz bazı olaylar onların hassas noktalarından biri olabilir.

 

9. Kısa süreli ilişkilerden hoşlanmazlar.
Uzun sürmeyen ilişkilerden hiç hoşlanmazlar. Empatlar yanlarında iyi ve kötü günlerinden yanlarında olacak birisini isterler. Ya uzun olsun ya da olmasın diyorlar.

10. Her şeyden çok güvene önem verirler.
Eğer karaktersizseniz onlarla muhattap olmayı bile denemeyin. Onlar sabitlikten hoşlanırlar. Empatlar asla buluşmalara geç kalan veya aramalara cevap vermeyen birisiyle olmak istemezler.

11. İnsanların iyi veya kötü yönlerini görebilirler.
İnsanların iyi veya kötü yönlerini iyi bildikleri için empatları anlamak zordur. Bazı şeyleri sırf gerçekleri ortaya çıkarmak için yaparlar. Onları asla kontrol edemezsiniz. Bu kişinin kötü bir ünvanı olsa bile empatlar içinde iyi gördükleri bir insanı harcamazlar.

12. Çok derinden severler.
Onlar diğer insanlara göre çok daha zor aşık olurlar. Ellerinde ne varsa vermeye hazırlardır ve karşılarındaki insandan da aynısını beklerler. Eğer bir empatı seviyorsanız sizi harika şeyler bekliyor demektir. Çoğu insan kaybetmeden bazı şeylerin değerini anlayamıyor. Fakat onlar karşısındaki insanın değerini kaybettikten sonra anlayan insanlardan değildir.

13. İnsanların sorunlarını içselleştirirler.

Çoğu zaman empatların yardımseverliği onlarla insanların arasında bir bariyerin oluşmasına sebebiyet verir. Partner olmak ebeveyn olmak değildir. Bir insanın koruyucusu değil o insanla eşit olmak isterler.

http://filoji.com/yuksek-empati-yetisine-sahip-olan-insanlarin-zor-asik-olmasinin-13-nedeni/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanların Sadece %1’i Resimdeki Hayvanı İlk Bakışta Fark Edebiliyor Peki Ya Siz?

Only-1-Of-People-Can-Spot-The-Animal-In-The-Image.-Can-You-1024x536[1]

Yukarıda gözleri kapalı bir şekilde resmedilmiş olan yaşlı adam figürü birçok internet sitesinde ve sosyal medyada viral haline geldi. İlk bakışta yaşlı bir adamın sıradan bir çizimi gibi gözüküyor ancak sonra bu adamın kulakları olmadığını fark ediyorsunuz.

 

Bu çizimi paylaşan kişi, buna bakan insanların sadece %1’lik bir kısmının iki dakikadan az bir sürede resimdeki hayvanı fark edebildiğini iddia ediyor.

 

Bu resimde gizlenen tatlı hayvanı bulabildiniz mi?

 

Bu resimde saklanan hayvanın ne olduğunu size söylemeden önce bir ipucu vermek istiyoruz.

 

Yaşlı adamın kafasının sağ tarafında bir şeyin büyüdüğünü fark ettiniz mi? Bu ipucu, fotoğrafa nasıl yaklaşmanız gerektiği konusunda size yardım edecek, ki belki siz de bu zeka oyununu çözen %1’lik grubun bir parçası olacaksınız.

 

Fark ettiniz mi yoksa hala bulmaya mı çalışıyorsunuz? İşte size gizlenen hayvanımız!

 

Only 1% Of People Can Spot The Animal In The Image. Can You

 

Gizlenen hayvan tatlı bir köpek! Bu bilmeceyi çözmek için tüm yapmanız gereken resmi ters çevirmekti.

 

Şimdi yukarıdaki resme baktığınızda yaşlı adamı yine görebiliyor musunuz?

 

Köpeği iki dakikadan az bir sürede bulabildiniz mi? Eğer öyleyse mutlaka yorum atın!

Only-1-Of-People-Can-Spot-The-Animal-In-The-Image.-Can-You-1024x536[1]

http://filoji.com/insanlarin-sadece-1i-resimdeki-hayvani-ilk-bakista-fark-edebiliyor-peki-ya-siz/

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 10 Comments »

Bu Resimde İlk Ne Gördünüz? Yanıtınız Başkalarının Sizi Nasıl Gördüğünü Açığa Çıkarıyor

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz-kadın-ve-adam[1]

 

Zaman ve çaba harcamadan birinin aklına bir göz atabilip; sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilseydiniz hoş olmaz mıydı? Bu resim testi aslında bunu bilmenize yardımcı olabilir.
Bu resme bir göz atın ve ilk gördüğünüz şey arkadaşlarınızın sizin hakkında nasıl düşündüğüne dair ipucu verecektir. O halde hazırsanız teste başlayalım.

Bu resme ilk baktığınızda bir kadın vücudu mu yoksa bir adamın yüzünü mü gördünüz ?
Eğer bir kadın vücudu gördüyseniz:

Karakter eğiliminizin daha çok cömertliğe yakın olduğunu ima eder. Çevrenizdeki insanlar hayat hakkındaki olumlu görüşlerinizi takdir ediyor. Bir grup çalışmasında, yüksek motivasyonunuz ve verimliliğiniz hemen farkediliyor. Kendinize bir hedef belirleyin ve bunu takip edin.
Kişilik becerilerinizle de bilinen birisiniz. Çevrenizdeki ince sinyalleri ve başkalarının duygularını sezebiliyorsunuz. Beden dili analizi konusunda da iyisiniz. Empati yapabiliyorsunuz. Sözlerinizle kimseye zarar vermemeye dikkat ediyorsunuz. Bununla birlikte çevrenizdeki enerjiden kolayca etkilenebildiğinizden; çevrenizde hangi insanların olabileceği konusunda çok seçicisiniz.
Kendi duygusal durumunuzla denge kurmaya önem verir ve başkalarına gelince kolayca sağlıklı sınırlar koyabilirsiniz.
Eğer bir adamın yüzünü gördüyseniz:

Duygularınızı ve hislerinizi iyi yönde kontrol etmek konusunda başarılısınız. Fakat bir şeyden çok rahatsız olsanız bile bunu karşı tarafa çok rahat söyleyemezsiniz.
Bir grup içinde, liderliğiniz ve yüksek enerji seviyeniz ile tanınıyorsunuz. Analitik, kararlı ve meraklı bir yapınız var. Genellikle sağlam ve tutarlı kararlar alırsınız.

Çok güçlü bir pozitif auranız olduğundan dolayı insanlar çevrenizde olmaktan hoşlanıyorlar. Hayatınızdaki insanlara bir değer biçtiğiniz için, onları her zaman kendinizden önce düşünüyorsunuz. Bununla birlikte, bazen de sevildiğinizden emin olmanız gerektiğini hissediyorsunuz.

http://filoji.com/bu-resimde-ilk-ne-gordunuz-yanitiniz-baskalarinin-sizi-nasil-gordugunu-aciga-cikariyor/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Telefon Numaranızın Son ‘3’ Hanesi 2018’in Nasıl Geçeceğini Özetliyor. Sizin Özetiniz Nedir?

594f1947-b9da-483a-89f7-e174a480bfba[1]

1: Bol Parayla

2: Dostlarla

3: Aşık Olacaksınız

4:Bol Eğlenerek

5: Bol Yemek Yiyerek

6: Bol Gezerek

7: Bol Uyuyarak

8: Bol Sevişerek

9: Arkadaş Sohbetlerinde

0:Alışveriş Yaparak

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Doğu Ekspresi Yolculuğu Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

doğu-ekspresi[2]

3 gün önceYazar: Orçun Dalarslan

1000 kilometrelik bu eşsiz tren yolculuğuna çıkmayı sen de kafana koyduysan, işte sana rehber!
Son dönemde birçok seyahat tutkunu Doğu Ekspresi biletini alıp, bu keyifli ve dinlendirici maceraya atılıyor. Bu deneyimi yaşamak isteyenler için, 1000 km’nin üzerindeki bu tren yolculuğu hakkında bilinmesi gereken her şeyi listeledik!

Doğu Ekspresi

Ankara’dan Kars’a kadar kesintisiz gidebilirsiniz
Doğu Ekspresi seferleri her gün saat 18:00’de Ankara’dan hareket ediyor ve ertesi gün saat 18:56’da Kars’a varıyor. Trene isterseniz başka şehirlerden de binebilirsiniz. Mesela Doğu Ekspresi sefer saati başlangıcında Ankara’da değilseniz treni kaçırmış sayılmazsınız. Doğu Ekspresi durakları güzergah boyunca sizi bekliyor, herhangi birinde maceraya dahil olabilirsiniz. Mesela Kayseri’den trenin kalkış saati 01:26, yani eğer İstanbul ya da İzmir gibi şehirlerde yaşıyorsanız bir Cuma iş çıkışı uçağa atlayıp Kayseri’ye gidebilir ve oradan da Erzurum, Kars ya da diğer şehirlere gitmek üzere trene atlayabilirsiniz.

Maksimum keyif için yataklı vagonu tercih edin
Trende yolculuk seçenekleri geniş. İsterseniz pulman olarak adlandırılan normal koltuklarda, isterseniz örtülü kuşetli denilen koltukların ranza şeklinde yatağa dönüştüğü dört kişilik odalarda ya da yataklı vagonda seyahat edebilirsiniz. Seçin, beğenin, alın demek yerine trenin keyfini çıkarmak için kesinlikle yataklı vagonu tercih edin diyoruz. Doğu Ekspresi bilet fiyatları hakkında da hemen bilgi verelim. En uzak mesafe olan Ankara-Kars arasında iki kişilik odada kişi başı fiyatı yalnızca 97 TL.

Odalar tertemiz, otel konforunda
Peki neden yataklı vagon? Malum yol uzun, 24 saatin üzerinde. Dolayısıyla konfor önemli. Yataklı vagonlarda yatakların yanı sıra lavabo ve içinde küçük ikramların bulunduğu bir buzdolabı da mevcut. Odalar sıcacık, tişörtle rahatlıkla seyahat edebilirsiniz. Hijyen konusunu da hiç dert etmeyin. Yanınıza yedek çarşaf almanıza gerek yok, zira çarşaflar tertemiz. Tuvalet ortak kullanılıyor ama bu vagonda yolcu az olduğu için tuvaletler de gayet temiz kalıyor. Ha bir de yataklı vagonun son vagon olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu da trenin en arkasından çok güzel yol fotoğrafları ve videoları çekmenizi sağlıyor.
Gıda takviyesi şart!
Doğu Ekspresi’nde menüsünde atıştırmalıklar, çorba, mezeler, ızgaralar ve alkolsüz içeceklerin olduğu bir restoranın yer aldığı yemekli bir vagon da mevcut ama siz yine de yanınıza abur cubur yiyecekler, meyve, içecekler almayı ihmal etmeyin. Eğer son durağınız Kars ise, Erzurum’a varmadan önce meşhur kebapçılardan birini arayıp, trene cağ kebabı siparişi vermeyi de unutmayın.

En güzel manzaralar İliç ile Erzurum arasında
Doğu Ekspresi güzergahı şu şekilde; tren Ankara Garı’ndan yola çıktıktan sonra Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum şehirlerini geçtikten sonra Kars’ta son buluyor. Trende yol boyunca göz alıcı manzaralar görünüyorsunuz ama en efsane manzaraları Erzincan’ın İliç ilçesi ile Erzurum arasında görebilirsiniz. Ankara’dan Kars yönüne giden Doğu Ekspresi buralardan sabahın ilk saatlerinde geçiyor. O yüzden gece uyumadan önce alarmınızı güneşin doğacağı saate göre kurun. Uyandığınızda büyüleneceksiniz.

Yanınıza bunları mutlaka alın
Yataklı vagondaki odalarda priz mevcut ancak uzanması zor yerlerde. Ancak artık teknoloji çağındayız. Seyahate giden herkes yanında bilgisayarını, cep telefonunu ve fotoğraf makinesini taşıyor. İki kişi olduğunuzu ve odada yalnızca iki priz olduğunu düşünürsek, kesinlikle yetersiz kalıyor. O yüzden yanınıza bir üçlü priz almanızda fayda var.
Kış aylarında trenin geçtiği yerlerde hava sıcaklığı sıfırın altına düşebildiği için zaman zaman trende geçici bir süre suların donduğu da oluyor. O yüzden yanınızda ıslak mendil bulundurmanız da hayat kurtarıcı olabilir. Odalardaki çöp kutusu biraz küçük, dolayısıyla çöpleriniz için yanınıza ekstra bir poşet almak da iyi bir fikir.

Kaynak: redbull.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşağıdaki resme bakın ve size göre daha mutlu olan suratı seçin… Sol beyniniz mi baskın yoksa sağ beyniniz mi?

Aşağıdaki resme bakın ve size göre daha mutlu olan suratı seçin. Daha sonra resmin altında olan açıklamayı okuyun ve böylece hangi tarafa daha yatkın olduğunuzu öğrenin.

hangi-yuz-daha-mutlu[1]
Eğer A’yı seçtiyseniz sol-beyinsiniz
Beynin sol tarafının daha çok mantık, dil ve analitik düşünme gibi görevleri üstlendiği düşünülmektedir. Sol beynin şu alanlarda daha başarılı olduğu söylenir:
Dil
Mantık
Eleştirel düşünme
Sayılar
Muhakeme
Eğer B’yi seçtiyseniz sağ beyinsiniz
Sol beyin- sağ beyin baskınlığı teorisine göre beynin sağ tarafı ifade etmekte ve yaratıcılıkta başarılıdır. Sağ beyinle ilişkisi olduğu düşünülen bazı popüler yetenekler ise şunlardır:
Yüz tanıma
Duyguları gösterme
Müzik
Duyguları anlama
Renk
Hayalgücü
Sezgi
Yaratıcılık

http://filoji.com/size-gore-hangi-surat-daha-mutlu-verdiginiz-cevabin-anlamini-iyi-okuyun/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Karakteri Oturmuş Gerçek Bir Adamla Hala Büyüyememiş Toy Bir Erkeği Ayırmanızı Sağlayacak 9 Fark

gercek-bir-erkek-david-gandy[1]

 

Daha önce hiç bir erkeğin ya da büyüsüne kendinizi kaptırıp aslında karşınızdaki kişinin tam bir “ezik” olduğunu fark edemediğiniz oldu mu? Onun ne kadar “tatlı” biri olduğunu söylediğinizde arkadaşlarınızın gözleri fal taşı gibi açıldı mı?
Söylediği ve yaptığı tatlı şeylerden ötürü size ne kadar çekici gözükürse gözüksün aslında çocuksu yönü gereğinden fazla olan biriyle ilişkide olabilirsiniz. İşte size sevdiğiniz kişinin gerçek bir adam mı yoksa hala ergenliğin dibinde mi olduğunu gösteren işaretler:

1. Konuşmalarınız

Toy bir erkekse: Bu kişi, basitçe yaşına göre fazla büyümüş bir ergendir ve her zaman zevk aldığı şeylere yönelerek sorumluluktan kaçınır. Siz konuşurken ne söylediğinize dikkat ediyor mu? Dürüstçe konuşmak gerekirse sadece sizi dinliyormuş gibi yapıyor. En sonunda araya girme fırsatını yakalar yakalamaz konuşmayı kendisine döndürmeye çalışır. Sonuçta çekici bir partner gibi gözükmek için kendisini şişirmek ve size bunu empoze etmek için uğraşır. Eğer konuşmaların hepsi tek taraflıysa ve sürekli onunla, onun ilgi alanlarıyla ilgiliyse ya da konu bir şekilde cinselliğe geliyorsa karşınızdaki kişinin tam bir erkek çocuğu olduğunu söylemek kolaydır.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizin hayatınızla, tecrübelerinizle, ilgi alanlarınızla ve kafedeki garsonun bu sabah adınızı bilerek yanlış söylemesinin sizi kızdırıp üzmesiyle ilgilenir. Yani belki de sonuncusuyla o kadar ilgilenmeyebilir ama kesinlikle sizin gün içinde yaşadığınız endişeleri ve hayallerinizi önemsediğini göstermek için bir efor sarf eder. Onunla olan konuşmalarınız heyecanlıdır, karşılıklı ilham vericidir ve onunla her şeyi konuşabilirsiniz.
2. Dinamiğiniz

Toy bir erkekse: Olgunlaşmamış bir erkeğin en belirleyici özelliklerinden bir tanesi sizinle kurduğu iletişim şeklidir. Sizi manipüle etmeye çalışarak sürekli hatalı olduğunuzu hissettirir ve ilişkinizi ondan daha fazla önemsediğinizde tam bir “ezik” gibi hissedersiniz. Sürekli bir şeyleri tahmin etmeye çalıştığınız bir ilişki dinamiği yaratır. İlişkinin nereye gittiğiyle alakalı hiçbir zaman emin olamazsınız ve her zaman ilişkiyi tanımlamaktan sinsice kaçınır. Sadece arkadaş bile olsanız sanki daha fazlasını istiyormuş gibi davranır ancak buna karşılık verdiğinizde sanki hiç öyle bir şey yapmamış gibi devam eder. Toy biriyse her zaman kontrolde olmak ister ve sizi karanlıkta bırakır. Ne istediğinden hiçbir zaman emin olamaz ancak bir şekilde sizi bağlamayı başarırlar.
Örnek davranış vermek gerekirse: Birkaç gün boyunca sizinle AŞŞŞIRIII bir şekilde ilgilenip sanki dünyadaki tek kız sizmişsiniz gibi hissettirir ancak sonra birkaç haftalığına hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolur.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam her şeyi olduğu gibi söyler. Eğer bir şeyi istiyorsa bunu açıkça belirtir. Randevu randevudur, ilişki içerisinde bir çift gibi olmasını bilir ve arkadaşları da sadece arkadaşlarıdır. Çılgınca kaçan kovalanır taktikleri uygulamaz. Onunla dürüstçe ve açıkça konuşabilirsiniz çünkü bu ilişkiye karşı takındığınız tavra ve duygularınıza saygı duyacağını bilirsiniz. Sadece arkadaşınızsa ya da daha fazlasıysa kesinlikle ne olduğunuza eminsinidir ve onun etrafında hep güvende hissedersiniz çünkü niyetiyle alakalı tahmin oyunu oynamaya gerek yoktur.
3. Olgunluk Seviyesi
Toy bir erkekse: Tek bir kelimeyle, öz güvensizdir. Çocuk gibi olan bir adam kendisini geliştirmekle ve toplumun faydalı bir bireyi olmakla alakadar olmaz. Koltuğunda yayılarak oturup takıldığı dizileri izlerken bir yandan da bir şeyler yemek ister. Salakça şakalara hala güler, saçma programlar izler, beynini ya da vücudunu geliştirecek bir şey yapmayı denemez. Bir şeyin parçası olduğunu hissetmek için etrafını da aynı bu model erkek arkadaşlarıyla kuşatır çünkü tek başına ayakta duracak kadar öz güveni yoktur (Not: öz güveni ukalalıkla karıştırmayın).
Gerçek bir Adamsa: Kendine güvenir. Bir grup arkadaşın onayını almaya ihtiyacı yoktur ve iltifatlarından peşinden koşmaz ya da egosunu tatmin etmek için arayışta olmaz. Çok alçak gönüllüdür ve kendisini pohpohlamak için böbürlenmeyi sevmez. İlgi alanları yaşıyla doğru orantılıdır, hatta belki de yaşının da üzerindedir. Kendisini daha iyi hissetmek için sizi koltuk değneği gibi kullanmaz; sizinle ilgilenir çünkü sizi kendisiyle eşit konumda düşünerek bir şeyler paylaşacağı ve bir şeyler öğreneceği biri olarak görür.
4. Arkadaşları

Toy bir erkekse: Çocuk gibi bir adamla birlikteyseniz, koca bir grup erkek arkadaşla tanıştırılırsınız. Kadınları aşağılayacak şakalar yaparlar ve kadınların yanında küfür etmekten çekinmezler. Onlarla tanışırsanız aklınızda tutacağınız şey şu olmalıdır ki siz oradan ayrılır ayrılmaz sizin hakkınızda konuşmaya başlayacaklardır. Değeriniz onlara göre fiziksel çekicilik oranınıza göre belirlenir, nokta. Toy erkekler sizin zekanız ya da kişiliğinizle ilgilenmez, sadece arkadaşlarına sizin gibi güzel bir kızla birlikte olduğu için hava atmaya çalışır. Bu insanlar 7/24 erkek erkeğe takılmaktan sıkılmazlar.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adamla ilgili en güzel şeylerden biri etrafını onunla gerçekten ilgilenen insanlarla çevirmesidir. Arkadaşlarından daha üstün olduğunu kanıtlamak için bir ego patlamasına ihtiyacı yoktur ve hobi ve ilgi alanlarının arkadaşlarıyla aynı olmasına gerek yoktur. Gerçek bir adam kendinden emindir ve özgüvenlidir. Bu yüzden doğal olarak aynı kendisi gibi davranan arkadaşlar seçer. Hangi ortamda nasıl davranacağını bilir, kadınlara karşı doğası gereği kibar ve sevecendir.
5. Arkadaşlarınızla İletişim Kurma Şekli

Toy bir erkekse: Çocuk gibi davranan bu kişiyi arkadaşlarınızla konuşurken iyi inceleyin. Konuşmaya gerçekten giriyor mu? Onları tanımak için bir çaba sarf ediyor mu? Eğer toy bir erkekse muhtemelen arkadaşlarınızla tanışmaktan kaçınacaktır çünkü ilişkiyi derinleştirecek özgüveni yoktur. Arkadaşlarınızla iletişim kurarken havalı görünmeye çalışarak bu özgüven eksikliğini belli etmemeye çalışacaktır. Çoğu zaman telefonuyla ilgilenecek, soru sormaktan kaçınacak, sorulan sorulara kısa yanıtlar verecek ve bir türlü iletişim kuramayacaktır.

Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizi önemsediğini o kadar belli eder ki sizin etrafınızdaki insanlara da aynı size gösterdiği ilgiyi gösterir. Kendisiyle alakalı dürüstçe ve açıkça konuşur. Aynı zamanda arkadaşlarınız hakkında bir şeyler öğrenmek için samimi bir ilgi gösterir. Gösteriş yapmaya çalışmaz ya da kendisiyle alakalı çok fazla konuşmaz çünkü arkadaşlarınızı tanımaya değer verir ve bunu kendisini iyi biri gibi göstererek sizi etkilemek amacıyla yapmaz. Eğer gerçek bir erkekle birlikteyseniz, tüm arkadaşlarınızın ona bayıldığını ve ondan övgüyle söz ettiğini göreceksiniz.
6. Boş Zamanlarını Geçirme Şekli

Toy bir erkekse: Bu adam hafta sonları ne yapar? İlgi alanlarına uyumak, bira içmek, sipariş ettiği yemekleri yemek (çünkü nasıl yemek yapacağını bilmiyordur), partilemek ve soruları olan kızlarla konuşmak girer. Birçok konsere gider, bir sürü yere seyahat eder, bunları tüm sosyal medya hesaplarında paylaşır ve oyuncaklarına pervasızca para harcar. Belki de üniversite öğrencisi olmamasına rağmen hala sık sık üniversite barlarına gitmeyi tercih eder. Sorumluluk bilinci oluşmamıştır ve gerçeklerden kopuktur.
Gerçek bir adamsa: Bu adam zamanını tutku duyduğu bir şeye yatırmayı tercih eder. Zihnini açan ve onu iyi hissettiren hobilerle ilgilenir. Boş zamanlarını kendini geliştirmek için sunulmuş fırsatlar olarak görür. Belki de fotoğraf çekme becerisini geliştirmeye, egzersiz yapmaya, doğayı keşfetmeye, ya da işini daha fazla öğrenmek için kendi kendine çalışmakla uğraşır. Ayda yılda bir içmek için dışarı çıkar belki de, ancak cumartesi gecesini zil zurna sarhoş olmuş bir şekilde geçirmeye çok uzaktır.
7. Hedefleri

Toy bir erkekse: Asla acelesi yoktur. İster 20 yaşında olsun isterse 30 hala hayali fantezilerine inanmaya devam eder. Hedefleri çok saçmadır ve geleceğini bir türlü kafasında hayal edemez. Tüm bunlar içinse bahanesi anı yaşamaktır.
Gerçek bir adamsa: Çok güçlü bir aciliyet duygusu vardır. Maddi olarak bir ortalaması oluşmuştur ve uzun zamanda gerçekleştirebileceği hedefleri vardır. Hayattan ne istediğini bilir ve bunu nasıl elde edeceğini daha da iyi bilir. Tutkuludur ve ayakları yere sağlam basar. Gerçeklerle hayalleri nasıl dengede tutacağını iyi bilir ve hedeflerini gerçekleştirmek için çok çalışır.
8. Yemek ve Alkol

Toy bir erkekse: Yeme alışkanlıkları da çok büyük ipuçları verir. Günün hangi saatinde ne tükettiğine dikkat edin. Öğle yemeğinde barda içki içiyor mu? Gündüz içmek onun için normal bir hadise mi? Doğru düzgün bir yemek pişirebiliyor mu? Çocuksu bir erkek içmeyi sever ve içmek için her türlü bahaneyi kullanır. Sürekli olarak “sen yapınca tadı daha güzel oluyor” mottosunu kullanarak yaşar.
Gerçek bir adamsa: Bu adam iyi gözükmek ve iyi hissetmek ister. İçki içmenin büyük bir hayranı değildir ancak içtiğinde asla fazla kaçırmaz ya da sadece akşam yemeği sırasında içer. Gün içinde içmek için çok meşguldür ve bunu gereksiz görür. Çok becerikli olmasa dahi kahvaltı hazırlamayı ve yemek yapmayı bilir, hatta bazen sizi kendi hazırladığı kahvaltılar ve yemeklerle şımartabilir bile!

9. Telefon

Toy bir erkekse: Gizliden telefonuna bakmaya çalışmayın ya da göz gezdirmeyin (bu çok şüphe çeker ve klişedir) ancak telefonunu nasıl kullandığına dikkat edin. Ne sıklıkla mesaj yazıyor? Göz gezdirdiğinde ekranda rastgele çıkan isimlere rastlıyor musunuz? Birçok kıza “sadece arkadaşız” diyerek mesaj atıyor mu? Onunla birlikteyken ilgisini nereye verdiğine dikkat edin ve deneme amacıyla telefonunu elinize alın. Telefonunu elinize aldığınızda panikle ve sinirle geri almaya çalışabilir. Ayrıca telefon modelinin en yeni ve pahalı modellerden biri olması onun için önemlidir. Bu tür erkekler her zaman bir sürü kızla konuşma ihtiyacı içinde olurlar ve hep bir sonrakinin peşindedirler.
Gerçek bir Adamsa: Telefonunu hiç umursamaz. Uzun yıllar boyu eski model bir telefon kullanabilir ve bundan asla gocunmaz. Telefon modeliyle hava atmayı saçma bulur. Ona göre bu sadece insanlarla iletişim halinde kalmak, randevuları ayarlamak, genellikle size tatlı mesajlar yollamak ya da gündemi takip etmek için kullandığı bir plastik parçasıdır. Teknoloji ve sosyal medyanın esiri değildir ve telefonunu sadece insanlarla bağlantı kurmak için kullanılan basit bir alet olarak görür. En son görüşülenler listesinin başında, tanınmamış numaralar ya da kişiler değil hep kendinizi görürsünüz.
Yukarıdaki maddelerin çoğunu karşınızdaki erkekte gözlemliyorsanız gerçekten şansılısınız. Çünkü karakteri oturmuş gerçek bir adamla karşı karşıyasınız.

http://filoji.com/karakteri-oturmus-gercek-bir-adamla-hala-buyuyememis-toy-bir-erkegi-ayirmanizi-saglayacak-9-fark/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »