

“İnsan, sözünü yağmur gibi yumuşakça indirmeli kulaklara;
Kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeli..”.
– Hz. Mevlana

Sükûtun da bir sesi vardır.. Onu duyacak yürek lazım.
~Şems-i Tebrizi~

Yürüdüğüm her adım için şükürler olsun.
Harika bir yaşam sürdüğüm için şükürler olsun.
Her gün hayallerimi gerçekleştirebildiğim için şükürler olsun.
Ağlayabildiğim ve gülebildiğim için şükürler olsun.
İç huzurumu arttıran insanlarla tanıştığım için şükürler olsun.
Sağlıklı bir bedene sahip olduğum için şükürler olsun.
Tüm nimetleri için doğaya şükürler olsun.
Şükredebilmeme vesile olan her şey için şükürler olsun.
Sevinçleri birlikte çoğaltabildiğim dostlara sahip olduğum için şükürler olsun.
Yüce evrende tek olmamı sağlayan, fark ettiğim ve etmediğim tüm yeteneklerim için şükürler olsun.
Başkalarına verecek şeylerim olduğu için şükran duyuyorum.
Değerimi bilen ve takdir eden insanların arasında olduğum için şükürler olsun.
Artan şansım için şükürler olsun.
Rüzgâra, yağmura, güneşe, bana yaşadığımı hatırlatan her şeye şükürler olsun.
Birlikte keyifle zaman geçirdiğim bir aileye ve dostlara sahip olduğum için şükürler olsun…
Beni onurlandıran ilişkiler yaşadığım için şükürler olsun.
Hayatın tadına varabildiğim, yaşamın keyfini de sürebildiğim için şükürler olsun.
Sevinçleri birlikte çoğaltabildiğim dostlara sahip olduğum için şükürler olsun..
Beni sevgiyle büyüten bir aileye sahip olduğum için şükran duyuyorum.
Özgür ve yaratıcı bir şekilde kendimi ifade edebildiğim için şükürler olsun.
Adım atmaya hazırım.
Anlıyorum.
Aldığım her nefes ve attığım her adımla zenginleşiyorum.
Benimle dost, beni destekleyen bir evrende yaşıyorum.
Ben evrenin sonsuz bolluk ve bereketiyle doluyum, sonsuz bolluk ve bereketimi tüm çevreme ve ihtiyacı olanlara kolaylıkla yayıyorum.
Ben yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Bolluk bilincim her gün gelişiyor.
Ben çekici ve cazibeliyim.
Bende trilyoner aklı var ve bu aklı her gün kendi gelirimi arttırmak için de kullanıyorum.
Bedenim, zihnim ve ruhum dengede.
Ben kendimi her halimle çok beğeniyorum ve seviyorum.
Ben sevmeye ve sevilmeye layığım.
Ben her halimle mükemmelim.
Ben sadece var olduğum için bile her durumda sevilmeyi hak ediyorum.
Ben zaten harikayım ve bunu bütün kalbimle biliyorum.
Başarılarımı önceden kutluyorum.
Ben daima korunuyorum.
Ben daima şanslıyım.
Bana verilen hediyeleri sevgiyle kabul ediyorum.
Ben her gün huzurla uyuyor, coşkuyla uyanıyorum.
Ben şimdi paramı akıllıca kazanıyor, biriktiriyor, harcıyor ve yatırıma dönüştürüyorum.
Bütün hücrelerime aşk, sevgi, neşe ve coşku pompalıyorum.
Ben daima emin ellerdeyim.
Ben yeterliyim. Hayatımın her alanında her gün harikalar yaratıyorum
Cömert olmama ve büyük şeyler yapmama yetecek kadar param var.
Cinselliğimi tüm kalbimle seviyor ve yaşıyorum.
Çekim alanımı genişletiyorum ve cazibemi arttırıyorum.
Dünyanın ve toprağın enerjisi beni besliyor ve bana şifa veriyor.
Duygularımı ifade etmek bana mutluluk veriyor.
Deneyimlerimi fırsata dönüştürüyorum.
Evrenin sonsuz kaynakları ben dahil herkese bollukla akıyor
Ferahlıklar içindeyim
Güzel bir hayat yaratıyorum.
Gücümün, ışığımın ve güzelliğimin farkındayım
Geleceğe güvenle bakıyorum, ben daima güvendeyim.
Hem para kazanıp hem de kendimi eğlendirmeyi hak ediyorum.
Her şey yolunda!
Hayatımı yönetebilme becerisine sahibim
Hayatımda neşe, mutluluk ve zevke daima yer var.
Her şey yolunda, zaman bana bollukla yetiyor.
Hayatın tüm ihtiyaçlarımı kolayca ve rahatça sağlamasına izin veriyorum.
Hayatıma neşe, sevgi ve samimiyeti davet ederim.
Hayalimi yaratmak ve hayalimi korumak benim sorumluluğumda.
Her geçen gün, kendime olan inancım ve güvenim artıyor.
Her geçen gün kendimi daha ferah ve huzur dolu hissediyorum.
Hem para kazanıp hem de kendimi eğlendirmeyi hak ediyorum.
Her dakika gerçekleşen mucizeleri görüyor ve onlardan mutluluk kazanıyorum.
Her gün yeni bir neşe fırsatıdır.
Hayatım her haliyle zenginliklerle dolu.
Hayal ettiğimden daha fazla sevgi, mutluluk ve paranın hayatıma girmesine izin veriyorum.
Hayatta her şeyin mümkün olduğunu düşünmeyi seçiyorum.
Hayatımda gerçek sevgiyi yaratmaya hazırım.
Hayatımı kendim şekillendirecek güce sahibim.
İçsel zenginliğimi her geçen gün arttırıyorum.
İçimdeki sevgiyi sürekli genişletiyor ve büyütüyorum.
İlişkide olduğum insanlardan saygı ve anlayış görmeyi hak ediyorum.
İçimdeki ışık tüm hücrelerimden akarak bedenimi şifalandırıyor
İçimdeki bilgeliğe güveniyorum.
İhtiyacım olan bilgiye ve bilgeliğe sahibim.
Kendi ihtiyaçlarımı ön planda tutacak kadar değerliyim
Karşı cinse güveniyorum. Onunla sağlıklı ve güven dolu ilişkiler kurmaya hazırım.
Karşıma altın fırsatlar çıkıyor ve ben bu fırsatları görüp değerlendiriyorum.
Kalbim sevgiye açık.
Kendimi çok seviyorum.
Kendim ve yaşantım hakkında iyimserim.
Kendimle barış içindeyim.
Kim olduğum ve burada neden bulunduğum hakkında daha çok şey bilmeye niyet ediyorum.
Kendi değerimi bilmeyi seçiyorum.
Kendi hayatımın efendisiyim.
Karşı cinse güveniyorum. Onunla sağlıklı ve güven dolu ilişkiler kurmaya hazırım.
Mutlu olmayı hak ediyorum, mutlu olmayı seçiyorum.
Önce kendimi hep ve daima, sevilmek istediğim gibi seviyorum.
Olabileceğimin en iyisi olmaya ve yeteneklerimi kullanmaya kararlıyım.
Özümden gelen mesajları almaya hazır ve açığım.
Para yaşamımda özgürce ve sürekli dolaşıyor.
Parayı bollukla kazanmayı hak ediyorum.
Parayı hayallerimi gerçekleştirmek için kullanıyorum.
Para bana her gün bildiğim ve bilmediğim kaynaklardan artarak bollukla geliyor.
Sevdiğimi hissettirmeyi ve sevildiğimi hissetmeyi seçiyorum.
Sevgiye yüreğimi açıyorum.
Sevgiyle dolu bir hayata layığım
Söylediğim, düşündüğüm, yaptığım her şey içimdeki aşk enerjisini arttırıyor.
Sevgi, eğlence ve özgürlük için çalışıyor ve yaşıyorum.
Sağlıklıyım, mutluyum, huzurluyum, başarılıyım, zenginim, özgürüm.
Sevgi dolu, doyum verici, mutlu kılıcı ilişkileri hayatıma çekiyorum.
Tüm dünyanın parasını ve kendi paramı onurlandırıyorum
Vücudumu seviyorum ve onun ihtiyaçlarını yerine getirmek bana zevk veriyor.
Yapabilirim.
Yaptığım işi, verdiğim hizmeti talep eden birçok insan var.
Yaşam beni her halimle destekliyor.
Yaradana ve kendime güveniyorum
Yaşamın sunduğu tüm mutlulukları kucaklamayı seçiyorum
Yaşam amacımı gerçekleştiriyorum.
Yaşamım, evrenin tüm bereketine açık.
Yüreğimi sevgiyle dolduruyor ve sevgiyi etrafıma ışıyarak saçıyorum.
Zengin olmayı hak ediyorum.
Zenginlik, nehirler gibi bana akıyor.
Zenginlik, nehirler gibi bana akıyor.
alıntı
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… “Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, …dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı… En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz… Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “hak ettim” diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi… Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş… Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş…
* * *
Böyle bir dostum var benim. Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız dertleşebildiğim. Kuşağımın en iyisiydi hilafsız… Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu…Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu… Ekmeğimizi ve acılarımızı bölüştük. Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük. Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk. Buluştuk geçenlerde… Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun: “- N’apıyorsun” diye sordum. “- Seyrediyorum” dedi; “çaresizce, öfkeyle, şaşkınlıkla ama sadece seyrediyorum”. Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin, pespayelik yarışında ipi ilk göğüsleyenlerin zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti. İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü, kötülüğün ve yeteneksizliğin bunca ödüllendirildiği bir başka coğrafya var mıydı acaba? Okuldaki ideallerimizden, gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre; tozlu raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi… Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını boğmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi… Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç fark etmiştik. Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik. Krizde geçmişti bütün gençliğimiz; ve şimdi çocuklarımıza tek devredebildiğimiz, çok daha ağırlaşmış bir kriz… “- İşte” diye iç geçirdi kadim dostum, “…bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce…”
* * *
İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın… Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri… “Parkurun bütün zorluğuna rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız” diyebilmeli… Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa, ama ümitvar bir yazıyı, yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz: “Bunu da aşacağız!
http://www.youtube.com/watch?v=bmCirwN7_8I
Can Dündar


Eğer düşüncelerini düzene sokarsan, hayatında geri kalan her şey yerini bulur.”
– Lao Tzu –

—