
Kendi yolumuzu bulmak kalbimizi dinlemekten; kendimizin ve butunun en yuksek hayrina cesaretle yola cikabilmekten geçer…

Kendi yolumuzu bulmak kalbimizi dinlemekten; kendimizin ve butunun en yuksek hayrina cesaretle yola cikabilmekten geçer…
Eskisi olmayanın yenisi de olmaz… ( Vakıf çocuklarına öğütlerinden…)
Aziz Nesin
Girdiğimiz her ortama uygun kullandığımız bir maskemiz vardır. Ortama göre birini çıkarır diğerini takarız. Başkaları tarafından kabul edilmek doğuştan gelen bir gereksinimimiz olduğuna göre girdiğimiz her ortamda farkında olarak veya olmayarak bu gereksinimimiz karşılanıyor mu sorusuna cevap ararız. Maskelerimiz de bu yüzden vardır. …Kabul edilmek, alay edilmemek, aşağı görülmemek içindir. Kimliğimizi saklar zayıflıklarımızı göstermek istemeyiz. İçimizde olup biteni başkaları anlamasın isteriz. Hatta sadece başkalarına değil kendimize bile maske taktığımız zamanlar olmuyor mu?
Başkaları tarafından kabul edilmek için maskelere gerek yoktur. Bunu da ancak kendimizi kabul etmekle başarabiliriz. Kendimizi kabul etmek kolay değildir . Ancak kendimizi tanıyarak bunu sağlayabiliriz. Kendimize karşı açık ve dürüst olmalıyız. Kendimizi kabul ettiğimiz vakit başkaları tarafından eleştirilmek acı vermemeye başlar aksine yapılan eleştiriden bile ders çıkarmaya başlarız.
Öncelikle kendimizi kabul ederek maskelerimizi bırakabiliriz. Her şeyden önce hata yapmanın hayatın bize verdiği en iyi öğretmen olduğunu, mükemmel, kusursuz olmadığımızı ve diğerlerinin de mükemmel olmadığını kabul etmemiz gerekir. Ancak bu şekilde gerçek ve doyumlu bir hayata kavuşuruz.
Maskelerimizi çıkarmaya var mısınız?
Alıntı
Yarım kaldığımızda bizi tamamlayacak birini ararız daima. Birkaç yıllık ya da… birkaç aylık bir ilişkiden sonra ihtiyacımızın hala giderilmediğini görünce beraber olduğumuz kişileri suçlar, daha ümit vaadeden biriyle arkadaşlık kurarız. Bu hep böyle sürebilir, ta ki her birimizin kendi tamamlanmamızdan sorumlu olduğumuzu kabullenene dek. Bunu bize başka kimse sunamaz ve aksine inanmak, kendimizi tehlikeli bir şekilde aldatmak, girdiğimiz her ilişkiyi nihai başarısızlığa programlamaktır.ağaçkakan – tom robbin
Bazı yıkılışlar daha parlak kalkışların teşvikçisidir.
Kendinize her hatada kahretmek yerine, bu derin acının sizde neyi değiştirdiğini gözlemleyin. Hangi kararınızı etkiledi? Sonucunda neyi kaybettiniz? Telafisi gerçekten mi yok?Aynı durumun türevlerini düşünün, kendinizi nasıl hissederdiniz? Hakikaten amacınıza ulaşabilmek için tek yol bu muydu? Kainatın bu kadar kısır olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Üzüntü ve acının tam ortasındayken bunun niçin başınıza geldiğini sorgulamak yerine bundan ne öğrendiğinizi kendinize sorun. Aldığınız cevaplar, biriktirdiğiniz deneyimler daha da anlamlı bir bilinçle sizi daha makul sonuçlara taşıyacaklar. Kendinizi azarlamayın, durumu kabullenin.
Başkalarının yorumlarını bir süre duymayın.
Yaşamı sıradanlıktan kurtarıp renk katın.
Sevdiklerinizle zamanınızı paylaşmaktan çekinmeyin.
Paylaşımdan korkmayın.
Varlığınızı içeriden ve dışarıdan bakıma alın.
_____Gülden Kaplan

İsteklerine ulaşmanın ilk ADIMI, isteklerinin olmasını beklemeyi BIRAKMAKTIR. Beklentinin bittiği yerde AKIŞ BAŞLAR..
-Eternal Silence

Önce sen kendinle çatışmayı bitir. Önce sen kendini sev. Önce sen çatışma ve kavgadan beslenmeyi bırak. Önce sen başkalarını incitmekten vazgeç. Önce sen insanları ayrıma tabi tutma. Önce sen iyi ol. Önce sen……Her ne istiyorsan, önce sen ol. Çünkü değişmesi gereken tek şey sensin
Bir gezgin, dağ bayır gezerken bir akarsuyun içinde değerli bir taş bulur. Ertesi gün yolda bir adamla karşılaşır. Adam çok açtır. Gezgin torbasındaki yiyeceği karşılaştığı bu kişiyle paylaştırır. Ama erzak çantasını açarken adamın gözü çantadaki değerli taşa ilişir. Gezginden bu değerli taşı kendisine vermesini ister. Gezgin hiç duraksamadan değerli taşı adama uzatır. Adam başına konan talih kuşundan memnun, aceleyle oradan uzaklaşır. Artık kendisine ömür boyu maddi güvence sağlayacak değerli taşın sahibidir.
Bir kaç gün sonra gezgin, arkasından koşarak kendisine yaklaşan adamı görür. Adam nefes nefese değerli taşı gezgine uzatır.”Senden ayrıldıktan sonra uzun uzun düşündüm. Bu taşın ne kadar değerli olduğunu biliyorum. Ama onu sana geri vermek senden daha değerli bir şey almak istiyorum.
Bu taşı bana rahatlıkla vermeni sağlayan o içindeki şey her ne ise ondan istiyorum” Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir.
Emerson’un dediği gibi: “Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.” Dünyaya sahip olduğunun en iyisini ver, en iyi sana geri gelecektir.
Kendinin en iyisini vermeye bugün başla. Sevdiklerine zamanını ver, dikkatini ver, ilgini ver, bilgini ver, pozitif bakış açını ver, onlara değer ver. Yüreğindeki armağanları ver, sevgini, anlayışını, neşeni, şefkatini ver, affediciliğini ver. Zihnindeki armağanları ver, rüyalarını, fikirlerini, yaratıcılığını, yeteneklerini sun dünyaya. Yüreğini sunduğunda kendini iyi hissedersin, kendine olan güvenin artar, en önemlisi kendine verdiğin sevgi ve değer artar. Ne verirsen kendine veriyorsun. Şunu daima hatırla: Kendine sakladığın, kaybetmekten korktuğun her ne ise onu kaybedersin. Verdiklerin ise senindir. NİLGÜN Mutluluk Kitabı

Birinin sizi reddetmesi: sizin kötü veya yetersiz olduğunuzdan değil, birbirinize uygun olmamanızdan kaynaklanır… örnek vermek gerekirse ,medium giyen birinin dükkanda small yada large tişört istiyorum demesidir….. ama Siz tişörte aşık oldugunuzdan bedeniniz Medium olsa da, Large veya small oluşu farketmeden giymek istiyorsunuz.. kıyafetse: patlarsın yada bol gelir diye sesleniyor ASLINDA… tüm olay Uygun olup olmama.. başka birşey değil.
Adam dediğin kale gibi duracak. Korkmadan dönebileceksin arkanı. Bileceksin ki, o vurursa alnının ortasından vurur..Sırtından değil..Cümle âlem tersini iddia etse de, o öyle diyorsa öyle olduğuna şüphesiz inanacaksın.. Aklın sadece özlediğin için onda olacak. Nerdedir, kiminledir krizlerine girmeyeceksin..Bileceksin ki nerede olursa olsun hep seninledir..!!
α∂αℓєт

“Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens.

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğ…ulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz,ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız,çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu,sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu,uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
Endişelenme… Varman gerekiyorsa yolun açılır…