Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım. [ Oğuz Atay ]

 

 

Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım. [ Oğuz Atay ]
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamdan gelen sinyaller…

‘Arabanızda frenler tutmuyorsa evren size nerde durmasını bilmiyorsun’ diyor..
Silecekleriniz çalışmıyorsa neyi görmek istemiyorsun? diyor..

‘Telefonunuz arızalıysa iletişim kanallarında sorun var, kime söylemek istiyorsun da söyleyemiyorsun?’ diyor..

‘Arabanızda vuruklar, çarpmalar varsa öfkelisin, kendini ve kızgın olduğun herkesi affet’ diyor..
Evinizde su boruları devamlı patlıyorsa, musluklardan su sızıyorsa yaşamındaki kaçakları gösteriyor.. (Para, sağlık, huzur vs.)
Elektrikle ilgili sorun varsa karanlıktasın, aydınlat kendini diyor..

Veee bedenimiz işte harika makinemiz..
Biz hayatımızdaki kullandığımız araçlar arızalanınca insanlarla ilişkilerimiz bozulunca, yaşamın bize verdiği mesajları hala anlamadıkça…
Yaşam, son çare olarak mükemmel bir makinemiz olan bedenimizle hayatımızdaki sorunları göstermeye çalışıyor..
Ancak hastalanınca duruyoruz.. Bana ne oluyor böyle diyoruz..

Neden hasta olunca farkına varıyoruz? Çünkü yaşamla ilişkimiz bir şekilde kesiliyor..
İşimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz hayattan keyif alamıyoruz..
‘Evet yaa, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni’ diyorsunuz..
Yaşamın size söylediklerini dinlemek için illa hasta olmayı mı bekliyorsunuz..
Kanser olduğunuz zaman mı en nefret ettiğiniz kişiyi affedeceksiniz..
Öleceğinizi bilirseniz mi yapmak istediğiniz şeyler için kendinize zaman ayıracaksınız, kızmayı, söylenmeyi bırakacaksınız..
Hastalıklar sizin düşüncelerinizle yaşamınızda yaratmış olduğunuz sıkıntıların sonuçları ve bu düşünceler sahip olduğunuz yaşam alanlarınızı güçlü bir şekilde etkiliyor..

Öncelikle şunu da belirtmek isterim, yaşamımızdaki bu nedenleri görmemek için kendimize bahanelerde uydururuz..
Soğuk bir şeyler içtim bu yüzden boğazım ağrıyor..
Acılı yedim bu yüzden midem ağrıyor vs..
Daha önce neden soğuk içtiğinizde veya acı yediğinizde bu ağrılar yoktu..
Kendinize dürüst olun ve yaşamın size verdiği bu ipuçlarını kullanın..
Sonuçta sadece kazançlı çıkarsınız

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Zorluk Cikartanlara Farkli Bir Yaklasim Sekli …

Zorluk Cikartanlara Farkli Bir Yaklasim Sekli  

Fransa’da G.I.Gurdjieff’in yonettigi spirituel bir toplulukta, zorluk cikartan bir insan ornegi olarak sinirli, huzursuz, daginik, herkesle kavga eden, daginikliklarini temizlemeyen ve hic kimseye yardim etmeyen yasli bir adam vardir. Kimse onunla anlasamaz. Grupla aylarca stres ve sIkinti icinde birarada kalmaya calistiktan sonra, yasli adam sonunda Paris’e gider. 

Gurdjieff onu takip eder ve geri donmesi icin onu ikna etmeye calisir ama ne kadar ugrasirsa ugrassin, adam “hayir” der. Sonunda Gurdjieff adama eger geri donerse cok yuksek bir aylik maas baglamayi teklif eder. Bunu nasil reddedebilir ki? Adam geri dondugunde herkes dehset icinde kalmistir ve bir de maas baglandigini

ogrendiklerinde (ustelik hepsi orada bulunmak icin bir suru para oderken) ortaligi ayaga kaldirirlar. 

Gurdjieff herkesi toplar ve onlarin sIkayetlerini duyduktan sonra guler ve aciklar:
“Bu adam ekmekteki maya gibi” der ve devam eder:

“Onsuz hic biriniz ofke, huzursuzluk, sabir ve sefkat hakkinda hicbir sey ogrenemezdiniz. Bu nedenle bana odeme yapiyorsunuz ve bu nedenle onu ise aldim”.
Uzerine dusunulmesi gereken sorular: 

– Hayatinizda su anda kim bu hikayedeki adam gibi? Eger kendinizi bu olasiliga actiysaniz,  onun size ogrettigi hangi dersleri gorebiliyorsunuz?
– Hayatinizda hic bu yasli adam gibi davrandiniz mi? Yanitiniz “evet”se, yakinlariniz, karsilastiginiz insanlar size nasil davrandilar? Kendinizi sefkat gosterilmis, onemsenmis ve onurlandirilmis hissettiniz mi? Yoksa size aynı öfkeyle davrandığı için  ilişkiniz  çıkmaza mı girdi? Bu davranışınızdan pişman mı oldunuz? Yoksa kendinizi haklı mı hissediyorsunuz?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor bana…Charles Baudelaire…

 

 

Nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor bana…Charles Baudelaire…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir düşünceye sıkı sıkı tutunmalı mı?..

Buda,  yeni öğrencilerine bir oğlu olan dul babayı anlatırdı. Adam bir iş  seyahatindeyken, hırsızlar evine girmiş, evi yakmış ve oğlunu kaçırmış.  Baba eve döndüğünde, evinin kül olduğunu ve oğlunun da yanıp ondan  geriye yalnızca küllerinin kaldığını düşünmüş. Kalbi kırılan baba,  külleri toplamış ve yanından hiç ayırmadığı çok güzel bir kavanoza koymuş.

Biraz  zaman geçmiş, oğlu hırsızların elinden kaçmış ve eve, babasına koşmuş.  Gece geç saatte eve gelen çocuk, kapıyı çalmış. Baba, derin uykusundan  uyanmış ve seslenmiş, ”Kim o?” Oğlu yanıtlamış, ”Benim, baba,  oğlun.” Acıyla öfkelenen baba, kötü kalpli bir çocuğun ona numara  yaptığını düşünerek, oğlunu kapıdan kovmuş. Oğlu kendini anlatmaya  çalışmış, ama baba dinlememiş. Sonunda çocuk bir daha dönmemek üzere  oradan ayrılmış.

Bu öyküden sonra, Buda yeni öğrencilerine şöyle  derdi: ”Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı  tutunursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

çocuğun biri " Ne güzel birgün" dedi diğeri " Yarın dahada güzel olacak" diye cevap verdi

 

İki çocuk keyifle bahçede kimsenin anlamayacağı sadece aralarında konuşabilecekl…eri özel bir dil keşfetme oyunu oynuyorlardı
_Brif braf dedi birincisi
_Braf brof diye yanıtladı diğeri ve gülmekten kırıldılar.
birinci katın balkonunda gazete okuyan halim selim yaşlı bir bey vardı ve tam karşıda yüzünü pencereye dayamış biraz huysuz görünüşlü yaşlı bir kadın;
_Ne budala şeyler şu çocuklar dedi
Yaşlı adam aynı fikirde değildi;
_Ben hiç öyle düşünmüyorum
_Bana konuştuklarını anladığınızı söylemeyeceksiniz herhalde.
_Bilakis hepsini anladım çocuğun biri ” Ne güzel birgün” dedi diğeri ” Yarın dahada güzel olacak” diye cevap verdi
Kadın burnunu kıvırdı ama karşılık vermedi çünkü tam o anda çocuklar oyunlarına başlamışlardı.
_Maraski barabaski pippirimoski” dedi biri
_Buruf diye yanıtladı öteki ve katılırcasına güldüler yeniden.
_Şimdide anladınızmı yoksa konuştuklarını ” dedi kadın öfkeyle
_Evet tabiki anladım diye yanıt verdi adam gülümseyerek.
_Birincisi ” iyiki hayattayız”ikinciside ” evet harika”dedi_
Gerçekten de harikamı ?diye sordu kadın ısrarla
_Brif Bruf Braf oldu adamın yanıtı…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni çözüm yolları dene…Başka bir şey yap… Aynı yere kilitlenip kalma…

 

 

 

 

 

Sorunu çözemiyorsan yeni çözüm yollarını dene… Başka bir şey yap… Aynı yere kilitlenip kalma…Nasreddin Hoca, bir akşam sokakta direğin dibinde bir …şey arıyormuş. Bir arkadaşı, ne aradığını sormuş. O da “anahtarımı kaybettim, onu arıyorum” demiş. Bir saat kadar aramışlar, bulamamışlar. Sonra arkadaşı “Hocam burada düşürdüğünden emin misin” diye sormuş. Hoca da “Aslında anahtarı ahırın kapısında düşürmüştüm, ama orası karanlıktı, onun için burada arıyorum” demiş. Çözümü YANLIŞ yerde ararsan, hiçbir zaman bulamazsın
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Sorunlara değil,çözüme odaklan…

sorunlara değil,çözüme odaklan…HANGİSİNE ODAKLANIRSAN ONU BÜYÜTÜRSÜNN:)

,kin tutmaya değil BAĞIŞLAMAYA ODAKLAN Kİ ALLAH ‘ DA SENİ BAĞIŞLASIN

 ♥♥♥ MERY ♥♥♥

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevmek ne demek?

 

Sevgi Resimleri

 

 

Bir kimseyi sevmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Bir ağacı, bir kuşu ya da bakıp gözettiğiniz bir hayvanı sevebilir misiniz? Size hiçbir karşılık vermese, gölgesinden de yararlanamasanız, arkanızdan da gelmese, size bağımlılık duymasa gene de sevebilir misiniz?

Jiddu Krishnamurti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Üşümüyorum… Anın tadını çıkarıyorum…

Üşümüyorum… Anın tadını çıkarıyorum…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi ,öğrenmesi imkansızdır…

 

Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi ,öğrenmesi imkansızdır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatta en büyük erdem düştükten sonra kalkmasını bilmektir.

Hayatta en büyük erdem düştükten sonra kalkmasını bilmektir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gerçekle yüz yüze geldiğimiz zaman, onu kabul edebilecek kadar cesur, taşıyabilecek kadar güçlü müyüz…

Bir gece Şems, Mevlana’yı ararken onu bir havuzun kenarında, derin düşünceler içinde otururken bulmuş. “Ne yapıyorsun?” diye sormuş. Mevlana: “Suyun üzerine yansıyan yıldızları seyrediyorum,” cevabını vermiş. Şems bir an durmuş, sonra da gülerek söyle dem…iş: “O zaman niye başını kaldırıp, göğe bakmıyorsun?”  

 Gerçekle yüz yüze geldiğimiz zaman, onu kabul edebilecek kadar cesur, taşıyabilecek kadar güçlü müyüz?

 

Aslında bilgi, beraberinde çok büyük bir sorumluluk getiriyor. Yaşamlarına bilerek bilmeyerek dokunduğumuz her insan bizden bir parça taşıyor. Bu da bencilce değil, bilgece yaşamayı gerektiriyor…
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Başkalarının hatalarını söyleyerek, aşağılayarak yücelemezsin…

 

 

Başkalarının hatalarını söyleyerek, aşağılayarak yücelemezsin…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boş oturma… Çalış… Hep iyi şeyler için çalış…

Ben büyüklerimden iki cümle öğrendim ve onlar bana yetti.

Birincisi: Zaman öyle bir kılıçtır ki, sen onu hayırlı meşguliyetlerde kullanmazsan o seni hayırsız işler yaptırarak yaralamaya başlar.

İkincisi:Eğer sen nefsini güzel bir işle meşgul etmezsen nefsin seni kötü bir şeyle meşgul eder. Çünkü boş insan kötü şey düşünür.Hayatın hep olumsuz taraflarını görür. Hayata karamsar bakar.Umutsuzdur, coşkusuzdur.

O yüzden boş oturma çalış… Hep iyi şeyler için çalış…

-Alıntı-

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »