ANTİK ÇAĞLARDAN BU YANA UYGULANAN USUL …

hauling-ass[1]

EŞEĞİ YOKUŞA SÜRMEK …
EMEKTAR EŞEKLER …..
1950’li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye’ye.
Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda bizde yol güzergahını belirleyecek alet yok, eleman yok.
Nafia mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.
Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:
– Ne yapıyorlar böyle?
– Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
– Nasıl yani, anlayamadım?
– Eşek % 7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergahı belirliyoruz demişler.
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
– Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Yetkili cevap vermiş:
– Amerika’dan mühendis getirtiyoruz ….. 🙂 )))))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Farkında Olmalı İnsan…

24796722_10213439363553077_1039512636852117478_n[1]

Can Yucel ne güzel anlatmış…
Farkında Olmalı İnsan…
Kendisinin, Hayatın, Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
FARK ETMELİ.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre
Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
FARK ETMELİ.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahrete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
FARK ETMELİ.
Henüz Bebekken “Dünya Benim!”Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların “Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!”
Dercesine Apaçık Kaldığını
FARK ETMELİ.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını
FARK ETMELİ.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
FARK ETMELİ
Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
FARK ETMELİ.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
FARK ETMELİ.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
FARK ETMELİ.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
FARK ETMELİ.
Eşine “Seni Çok Seviyorum!” Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
FARK ETMELİ.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki
Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
FARK ETMELİ.
Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını
Yemekte Gizlendiğini
FARK ETMELİ.
63 Yıllık Ömründe Hiç Karnı Doymayan Bir Peygamber’in Ümmeti Olarak
Aşırı Beslenme Yüzünden Sarkan Göbeğini
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.
Can Yücel

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Resimdeki Her Birey Farklı Bir Zihin Yapısını Temsil Ediyor: Siz Hangilerini Seçerdiniz?

test[1]

 

Resimde gördüğünüz birbirinden farklı bireylere bir göz atın. Hepsinin pozisyonu ve modu birbirlerinden farklı. Kendinize en yakın gördüğünüz ve olmak istediğiniz bireyi seçin.
Eğer seçtiğiniz bireyleri zihninizde kesinleştirdiyseniz, seçimleriniz sonuçlarını aşağıdan inceleyin;

– Eğer 1, 3,6 veya 7 numaraları figürleri seçtiyseniz, çok kararlı bir insansınız demektir. Zorluklar gözünüzü korkutmuyor hatta sizi teşvik ediyor. Mücadeleci bir ruha sahipsiniz.

– Eğer kendinizi 2, 11, 12, 18, veya 19 numaraları figürlere yakın hissediyorsanız, yardımsever ve dostlarını yüzüstü bırakmaktan hoşlanmayan bir insansınız demektir. Bu karakterleri seçen bireyler genel olarak mutlu kimselerdir.
– Eğer 4 numaralı figürü seçtiyseniz, istediği hedefe ulaşmaya çalışan azimli bir insansınız demektir. Ancak harekete geçme konusunda sıkıntılar yaşıyorsunuz.

– 5 numaralı figürü seçtiyseniz, hayatla bu ara uğraşacak enerjiniz yok demektir. Yalnız kalmak ve düşüncelerinizle vakit geçirmek istiyorsunuz.

– Eğer 9 numaralı figürü seçtiyseniz, insanlarla vakit geçirmeyi seven neşeli birisiniz demektir. Hayatın asıl amacının sevmek ve mutlu olmak olduğunu düşünüyorsunuz.

– 13 veya 21 numaralı figürleri seçtiyseniz, insanlara karşı mesafeli birisiniz demektir. İnsanlarla bir arada olmak sizi o kadar da mutlu etmiyor. Kendi kendinize vakit geçirmekten daha çok zevk alıyorsunuz.

– Eğer 8 numaralı figürü seçtiyseniz, hayalperest bir insansınız demektir. Dünyaya bakış açınız diğer insanlardan oldukça farklı. Kendi vizyonunuz ve görüşleriniz var.

– 10 veya 15 numaralı figürler, halinden memnun mutlu insanları temsil etmektedirler. Bu insanlar sahip oldukları için şükrederler. Hayatlarında dengeyi tutturmuş insanlar çoğunlukla bu karakterleri seçerler.

 

– Eğer 14 numaralı figürü seçtiyseniz, hayatınızın şuanda pek iyi gitmiyor demektir. Duygusal olarak yorgun bir dönemden geçiyorsunuz. İnsanlara güven problemleriyle alakalı sıkıntılarınız olabilir.

– 20 numaralı figürü seçen kişiler, lider olma potansiyeline sahiplerdir. Kendilerinden fazlasıyla emin insanlardır. Mücadelecidirler ve başarı elde etme güdüsüne sahip kimselerdir.

– Eğer 16 numaralı figürü seçtiyseniz, oldukça yardımsever bir kişiliğe sahipsiniz demektir. Hatta öyle ki, çoğu zaman sevdiğiniz kişi için kendinizden dahi feragat edebilirsiniz.

– Eğer onun yerine 17 numaralı figürü seçtiyseniz, size yardım eden ve destek olan bir insan var demektir. Bu insana oldukça fazla güveniyor ve bu güven duygusuyla mutlu bir yaşam sürüyorsunuz.

http://filoji.com/bu-resimdeki-her-birey-farkli-bir-zihin-yapisini-temsil-ediyor-siz-hangilerini-secerdiniz/

Ortaya Karışık, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bir Sembol Seçin ve Ruhunuzun İhtiyaç Duyduğu Sözlere Erişin

sembolleerrr-[1]

 
Doğru kaynaktan gelen bilge sözler, tüm bakış açınızı değiştirebilir ve karanlığın içindeki ışığı fark etmenizi sağlayabilir.

Peki, şimdi ruhunuzun ne duymaya ihtiyacı var?
Aşağıda yer alan resimdeki 3 farklı sembolden size hitap edeni seçin. Sizde farkındalık yaratacak o mesaj okur okumaz aklınızda parlamayabilir. Önemli olan, mesajınızı okuduktan sonra, bir süre ruhunuzla baş başa kalıp düşünmek için kendinize zaman tanımanızdır böylece, mesajınız netlik kazanacaktır.

Birinci sembolü seçtiyseniz:

Mali durumunuz, harcamalarınız, yeme alışkanlıklarınız veya ilişkileriniz gibi kontrolünüzden çıktığını düşündüğünüz herhangi bir alandaki konunun ve öz disiplininizin dalgalı bir hal aldığı konuların sorumluluğunu üstlenmenin ve her birini ciddiye almanın zamanı gelmiştir. Bu konuda gri renk şıkkı yoktur. Ya kendinizi motive edip işlerinizi yolunda götürürsünüz ya da hiçbir şey yapamazsınız. Odak, motivasyon ve niyetiniz konusunda kendinize karşı dürüst olun. Söz konusu özfarkındalığınız ve sorumluluğunuz olduğunda, gizlenebileceğiniz herhangi bir yer bulamazsınız. Odak ve hedeflerinizi düzenleyip yoluna koyduktan sonra, hayata karşı daha hafiflemiş ve net hissedeceksiniz.

İkinci sembolü seçtiyseniz:

Ruhunuzun bu günlerde sizden beklentisi, grup aktivitelerine katılmanız ve topluluklarda yer alabileceğiniz görüşmelere dahil olmanız yönündedir. Grup bilincini keşfederken, bütünün hayrı ve iyiliği için tüm yeteneklerinizi ve size bahşedilmiş becerilerinizi paylaşma imkanı bulacaksınız. Işığınız işte tam bu anlarda parlayacak ve gücünüz açığa çıkacaktır. Fırsatların ayağınıza gelmesini beklemeyin. Fırsatlara siz gidin, adım atın ve geleceğinizi düşünerek şimdiden bir şeyleri değiştirmeye başlayın. Etrafınızda harekete geçemediğini ve tutukluk yaşadığını düşündüğünüz insanlara da yardım etseniz sizin için faydalı olur.

Üçüncü sembolü seçtiyseniz:

Nihayet bitiş çizgisine varmadan önce son engeli de aşmaya hazır mısınız? Zaten zorlu birçok engelin üstesinden gelip çok iyi iş çıkardınız, ancak başarmanız gereken tek bir göreviniz kaldı. Şöyle bir durup nefes alsanız diyoruz, nasıl olur? Dinlenmeyi çok da uzatıp koy vermeyin kendinizi yoksa her şeye baştan başlamanız gerekebilir, aman dikkat! Mola verin, nefes alın ve kendinize zaman ayırın. Çok hızlı gittiğiniz zaman, olduğunuz yerde az da olsa durun, açın gözlerinizi, hissedin görebildiğiniz onca varlığı, tadabildiğiniz onca tadı ve sonunda şükür ve hamd edin sahip olduklarınız için… faydasını göreceksiniz.

http://filoji.com/bir-sembol-secin-ve-caresizlikten-daralan-ruhunuzun-ihtiyac-duydugu-sozlere-erisin/

KADINLARIN YATMA HİKAYESİ

depositphotos_89865462-stock-photo-portrait-of-diligent-girl-student[1]

Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.

Annem, ‘Geç oldu,’ dedi, ‘zaten yorgunum, ben yatıyorum.’

Annem kalktı, mutfağa gitti.

Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı.

Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.

Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi.

Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.

Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.

Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu.

Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.

Banyodaki çöp sepetini boşalttı.

Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı.

Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti.Çiçekleri suladı.

Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu.

Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.

Kek tarifleri defterini çıkardı,arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.

Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.

Sonra gitti, 3’ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı.

Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü.

Tırnaklarına baktı, törpüledi.

İçeriden ‘sen yatmaya gitmemiş mıydın’ diye seslenen babama ‘şimdi gidiyorum’ deyip köpeğin su kabını doldurdu.

Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.

Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş diyerek, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.

Bana geldi, ‘haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,’ dedi.

Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.

6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.

Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.

İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir ‘ben yatıyorum’ dedi ve gitti yattı.

Sizce bu işte bir gariplik yok mu?

Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?

ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ

(ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)!

Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin – emin olun, hepsi bayılacaktır.

HADİ YATIN BAYANLAR😀

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Test Kişiliğinizle Alakalı Tüm Sırları Ortaya Çıkartacak! Resimde Ne Görüyorsunuz?

samdan[1]

 

Sonuçlar kendi içinde büyük bir oranda doğruyu yansıtmaktadır. Bu çok basit bir test! İçinde birden fazla resim olan bir görüntü var ve siz içinden bir tanesini seçiyorsunuz. Bunun sonucunda da kişiliğiniz hakkında bir teşhis konuluyor ve geleceğiniz hakkında tavsiye veriliyor! Bu testi çözen çoğu kişi test sonuçlarının doğruluğunu onaylıyor!
Kendinizi tanıdığınızı düşünüyor musunuz? O kadar da emin olmayın. Bazen farkında bile olmadığımız belirli kişilik özelliklerimiz vardır ya da kendimizle alakalı bu özellikleri fark etmekte istemiyor olabiliriz. Bu testle kişiliğinizdeki gizli yanları keşfedeceksiniz!

Bir insanın kişiliğiyle alakalı sonsuza kadar konuşabilirsiniz. Bu tür testler, günlük hayatta fark edilmesi zor olan gizli gerçekleri ortaya çıkartmada yardımcı olur. Bu resme baktığınızda ilk olarak ne gördüğünüzü hiç tereddüt etmeden söyleyin.

Eğer gördüğünüz bir…

Şamdansa

Dünyaya çok geniş bir pencereden bakarsınız. Planlarınız her zaman çok gösterişlidir ancak detayları ve nüansları sıklıkla unutursunuz. Koca yürekli ve nazik bir insansınızdır. Genellikle diğer insanlar tarafından kullanılırsınız, bu yüzden gelecekte sorun yaşamamak için tetikte olmalısınız ve arkadaşlarınızı dikkatli bir şekilde seçin.

Kadınsa

Çok zeki ve duygusal birisinizdir. Hayatınızı idealleştirmeye meyillisinizdir ve bazen etrafınızdaki şeylere ya da gerçek dünyaya dikkat etmesiniz. Bulutların üzerinde yaşarsınız. Bu bir yandan iyi bir şeydir çünkü dünyada kalan birkaç romantikten biride sizsinizdir. Diğer yandan, tüm bu romantikliğin ardında kalan gerçek dünyadaki karmaşıklıkları ve hayal kırıklıklarını unutursunuz. En azından arada sırada gerçek dünyaya dönmeyi unutmayın, yoksa hayat sizin için hiç durmadan devam eden ve üzerinden atlamak zorunda kaldığınız engelli bir yarışa dönüşür.

Erkekse

Çok sakin bir insansınızdır. Sizinle birlikte olan herkes samimidir ve sanki taş bir duvarın arkasında gibi güvenli hisseder. Kısa ve öz konuşursunuz, düşünceli ve yaratıcısınızdır. Sinirlenmeniz zordur ancak kendinizi geliştirmeniz gereken bir konu vardır ki bu da size yakın olan insanlara yeter kadar özen göstermediğinizdir. Bu durumu düzeltmek için sevdiğiniz insanlar söz konusu olduğunda en ufak ilgi alakayı bile gösterin ve böylece hem onlar hem de siz mutlu bir hayat yaşayın.

Alevse

Diğer insanlara benzemezsiniz. Düşünce yapınız standartlardan farklıdır. Kendi dünya görüşünüz vardır ve size yakın olan insanlar sizi anlamakta bazen zorluk çeker. Bu önemli değildir. Ana fikir kendinizi değiştirmemektir! Özgüveninizi aynı şekilde korumanız, hatta geliştirmeniz gerekir. Böylece her şey daha iyi bir hal alacaktır.
Testi beğendiniz mi? Sonuçlara katılıyor musunuz? Testi arkadaşlarınızla paylaşın.

http://filoji.com/bu-test-kisiliginizle-alakali-tum-sirlari-ortaya-cikartacak-resimde-ne-goruyorsunuz/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gizli Düşman ‘Şeker Bağımlılığı’ Ve Ondan Kurtulduğunuzda Başınıza Gelecek 5 Şey

ŞEKER[1]

 

Her şeker aynı derecede zararlı değildir. Şeker; meyve ve süt de dahil olmak üzere bol miktarda gıdada doğal olarak bulunur. Şekeri bırakmaya karar verdiğinizde çok sayıda olumlu şey fark edeceksiniz.
Batı dünyasında yaşayan insanlar şekeri ve tatlandırıcıyı zengin miktarda içeren gıdaları tüketmeye meyilli olsalar da; kesinlikle buna gerek yok.

Eğer doğal olarak oluşan şekerlerin dışındaki şekerleri yemeyi bırakırsanız; aşağıda belirteceğimiz 5 değişimizi yaşayacaksınız.
1. Enerjiniz İyileşecektir
İronik bir şekilde, çoğumuz yorgun olduğumuzda, enerji içeceği ve kafeinli içecekler de dahil olmak üzere şekerle doldurulmuş öğelere ulaşmak eğilimindeyiz. Ancak şeker olmadan da, doğal olarak daha yüksek bir enerji seviyesine sahip olabiliriz. Başka bir deyişle, şeker, vücudumuzun enerji depolarını maksimum seviyelerde tutma kabiliyetini engelliyor. Artı olarak, kan şekerinizde düşmeler ya da yükselemeler yaşanmayacak; bu nedenle öğleden sonraki çökmeler geçmişin bir tecrübesine dönüşecek.

2. Kilo Sorunları Yaşamayacaksınız
Şeker sizi daha fazla şekere itiyor, biz sadece şekerden ham şeklinde konuşmuyoruz. Kabul edelim: şekerin çoğu, işlenmiş veya en azından istenmeyen içerikler içeren, yüksek yağ ve / veya yüksek karbonhidratlı gıdalardadır.
Bir şeker detoksuna giderek, vücudunuz bu ek kalorileri taşımak zorunda kalmayacaktır. Sağlık açısından da bu oldukça önemlidir. Aç hissetmeyeceksiniz. Şekere olan alışkanlığınız gittikçe doyma hissi doğru bir şekilde gelecektir ve kilo problemleri ortadan kalkacaktır. Şeker alışkanlığınızı bıraktığınızda, günde 200 kalori kara geçebilir ve 5-6 aylık sürenin sonunda 5 kilodan kurtulabilirsiniz.

3. İç Organlarınız Daha Etkili Çalışacak
İç organlarınız günlük olarak ne istediklerini söyleyebilseydi; yüksek lifli gıdalar isterlerdi. Şekeri bıraktığınızda, midenizin ve bağırsaklarınızın yediğiniz şeyleri işleme yeteneklerini sıfırlamasına izin veriyorsunuz. Tuvalete daha sık gidebilirsiniz ki bu iyi bir şey. Her şeyin normal bir rutine dönüştüğü anlamına gelir.
İlave şekerler kronik olarak insülin seviyesini arttırır; buna bağlı olarak sempatik sinir sistemi uyarılır, tansiyon ve kalp hızı yükselir. Şekeri bıraktıktan sonraki birkaç hafta içerisinde LDL kolesterol seviyesinde %10, trigliserit seviyesinde ise %20-30 düşüş meydana gelir. Tüm bunlar ise, kalp sağlığınızın iyileşmesi anlamına gelir.

İlave şeker, karaciğer yağlanmasını arttırır. Bu yağ depoları ise insülin direnci oluşumuna yol açar ve diyabetin kapılarını aralar. Şekeri bıraktığınızda ise diyabet riskiniz otomatik olarak düşer.
4. Artık Şeker İstemeyeceksiniz
Yavaş yavaş şekerli bir şey yemeye olan isteğinizi kaybedeceksiniz. Meyvelerdeki doğal şekerin tadı bile bile size tatlı gelmeye başlayacak ve pastadan bir lokma tattığınızda; size aşırı tatlı gelecek. Şu ana kadar nasıl tabaklar dolusu pasta yediğiniz konusunda kendinize şaşıracaksınız. Tatlı krizlerini sona erdirmenin yolu aksine tatlı yemeyi bırakmaktır.

5. Cildiniz Daha Sağlıklı Olacak
Sivilceleri unutun: Çünkü sistematik enflamasyon, akne oluşumunu tetikliyor ve bu işin baş sorumlularından birisi şekerdir. Belki de şeker iç cildinizi incitiyor olabilir. Birçok kişi, şekerin tadını çıkarmayı bıraktıktan sonra cildinin daha iyi hissettiğini ve sağlıklı gözüktüğünü bildiriyor.

Şeker dünyada en çok tüketilen ürünlerden bir tanesidir ve ne yazık ki aynı zamanda sağlığımız için de çok büyük bir risk teşkil eder. İnsanlık tarihi boyunca tatlı ihtiyacı var olmuş olsa da, şeker tüketimi uzun vadede hayat kalitenizi düşürür ve birçok sağlık sorununun kökeni haline gelir.

http://filoji.com/gizli-dusman-seker-bagimliligi-ve-ondan-kurtuldugunuzda-basiniza-gelecek-5-sey/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sadece Parmaklarınızı Kullanarak 5 Dakikada Yapacağınız Bu Egzersiz Enerji Seviyenizi Düzenleyecek

parmak-refleksoloji-[1]

 

Jin Shin Jyutsu, vücudumuzda meydana gelen ve zamanla çeşitli hastalıklara sebep olan gerginlikleri salıverme sanatıdır. Vücudumuz hücrelerimizde dolaşan birçok enerji yolu içerir. Bu enerji yolları tıkandığında vücutta rahatsızlık veya ağrı oluşabilir.
Tıkanıklıklar sadece etkili oldukları bölgeyi bozmakla kalmaz, diğer tüm enerji yollarını da bozar. Jin Shin Jyutsu’da farkındalığımız canlanır. Yeni bulunan bu farkındalık vücudumuza hem fiziksel olarak, hem zihinsel olarak hem de ruhsal olarak ahenk ve denge katar.

Jin Shin Jyutsu’nun antik çağlardan iyileştirici bir uygulama olduğu bilinir. Japon iyileştirici ve filozof Master Jiro Murai, bu yöntemi 20.yüzyılın başlarında tekrar keşfetmiştir. Jin Shin Jyutsu’yu uygulayan kişi her iki elini de kullanır. Bu eller bağlantı kablosu olarak adlandırılır. Uygulayıcısı için çok az efor gerektiren basit bir süreçtir.

Parmaklarımızdan geçen birçok enerji yolu vardır. Parmaklarımızdan vücudumuza yeni bir enerji akışı ahengi getirebiliriz. Örneğin yalnızca sağ veya sol elinizle karşıdaki kişinin baş parmağını tutar ve hafifçe basınç uygularsanız, bu, karşınızdaki kişinin hemen rahatlamasını sağlayacaktır.Aşağıdaki talimatlar sayesinde bu uygulama hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz:
• Endişeyi ve depresyonu yok etmek için elinizle baş parmağınızı birkaç dakikalığına tutun. Bunu yapmak ayrıca sindirim ve strese de iyi gelir.

jin-shin-jyutsu-finger-mudras-5l[1]

• Korkuyu ve özeleştiriyi yok etmek için işaret parmağınızı tutun. Bunu yapmak ayrıca çenenize, dişlerinize, diş etlerinize ve sırt ağrılarınıza da iyi gelecektir.

isaret-parmagi-tut[1]

• Öfkeyi ve asabiliği yok etmek için orta parmağınızı tutun. Bu aynı zamanda yorgunluğa, görme kabiliyetinize, baş ağrısına ve kararsızlığa da iyi gelecektir.

orta-parmak-shin[1]

• Mutsuzluk ve kederi yok etmek için yüzük parmağınızı tutun. Orta parmağı tutmak kulaktaki çınlamaya, cilt problemlerine, aşırı balgama ve negatif tutumlara da iyi gelecektir.

yuzuk-parmagi-shin-refleksoloji[1]

 

• Endişeyi yok etmek için serçe parmağınızı tutun. Serçe parmağı tutmak şişkinliğe ve kalbe de iyi gelir.

serce-parmak-refleksoloji-shin[1]

Jin Shin Jyutsu yapmanın genel faydalarından bazıları şunlardır:
– Ağrıları giderir.
– Rahatlatır.
– Uykunuzu düzene sokar.
– Endişeyi azaltır.
– Stresi azaltır.
– Kan dolaşımını hızlandırır.
– Konsantrasyonu arttırır.
– Bağışıklık sistemini güçlendirir.
– Vücudun yenileme görevini arttırır.
– Detoks etkisi yaratır.

parmak-refleksoloji-[1]

 

Daha sağlıklı bir hayat yaşayabilmek için bu basit egzersizleri günlük olarak yapmanızı şiddetle tavsiye ederiz.

filoji.com/sadece-parmaklarinizi-kullanarak-5-dakikada-yapacaginiz-bu-egzersiz-enerji-seviyenizi-duzenleyecek/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ve anladım… İnsan olduğunu anlaman için, birinin gülümsemesine sebep olman gerekiyormuş..

19059812_1995303347354976_4601253026701446874_n[1]

Sabahın altısıydı telefonum çaldı.
Arayan Jim.
Eski bir öğrencim nefes nefese;
– Bunu görmelisiniz Profesör..
Erken kaldırılmayı sevmiyorum..
+ Hey Jim,yaşım 79,ve emin ol çok şey gördüm..
– Hayır Bay Langdon..
Bunu görmelisiniz…
dedi.
Bu ısrarına dayanamayıp evden ayrıldım ve Jim’in Melbourne’deki kliniğine doğru yola koyuldum..
Saat 8 deki hastasını kesinlikle görmem gerektiğini söyledi..
Ben tecrübeme istinaden çok bir beklenti içinde değildim..
Saat 8 oldu,ve bir adam, kucağında,2,5 yaşlarında sarışın bir erkek çocuğuyla çıkageldi..
“tibial hemimelia..”
Yani her iki bacağı da doğuştan kasıklarından itibaren yok..
ismi Ted.
Ted yüzüme baktı,gülümsedi..
Sanki Tanrı yeryüzünde yeni bir Irmak yaratmış gibi bir heyecan sardı içimi..
Sonra gitti..
Birşey yapılmalıydı..
Jim,protez bacak için ölçü ve modeli belirledi ama Ailenin durumu ülke standartlarının altında olduğu için maliyeti asla karşılayamayacaktı..
Umutsuzduk..
Mutsuzduk..
2,5 yaşında bir çocuk,en tatlı adımlarını atacağı yaşlarda ve henüz yürümek nedir bilmiyor..
Arabamı sattım..
Jim’e söyledigimde çok şey demedi,gülümsedi o da küçük Ted gibi..
Zaten bir eşim yok,çocuğumda yok,alt tarafı bir araba..Neler oluyordu bilmiyordum,ama içimde değişik bir heyecan vardı..
Protezler yapıldı,
geldi..
Takıldı..
Ted’e sadece yürümek kalmıştı..
Ted yürüdü..
Yanıma geldi,yüzüme baktı,gülümsedi…
‘büyükbaba’ dedi..
Babası ağlıyordu.
Jim de..
Annesi de..
Sadece ben ve Ted ağlamıyorduk..
Yetiştirme yurdunda büyüyünce ağlamayı unutman gerekiyor..
79 yıl bekledim ağlamak için…
Ve ağladım..
Ve anladım..
İnsan olduğunu anlaman için,birinin gülümsemesine sebep olman gerekiyormuş..
Prof.Dr.Thomas Langdon

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BİR BABİL HİKAYESİ … KARADUTUN SAKLADIĞI SIR … OVİDİUS’TAN BİR ÖLÜMSÜZ AŞK HİKAYESİ …..

24300964_10212131045566372_3474348383115651151_n[1]
Bir zamanlar Babil’de birbirlerine aşık iki genç varmış. Kızın adı Thisbe, delikanlınınki ise Pyramus imiş. Yanyana evlerde otururlarmış. Birlikte büyümüşler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlermiş. Fakat aileleri, birbirlerine uygun olmadıklarını düşünüp, görüşmelerini istemezmiş. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlarmış. İki evin arasında gizli bir çatlak varmış, aileleri bunu bilmezlermiş, onlar da geceleri burada buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur, aşklarını dile getirirlermiş. Bir gece, ormanda, Babil kraliçesi Semiramis’in eşi, Babil kralının anıt mezarındaki ağacın altında buluşmaya ve birlikte kaçmaya karar vermişler. Thisbe ağaca Pyramus dan önce varmış. Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya gelmiş ve korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başlamış. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüş. O sırada Pyramus gelmiş ve gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Thisbe’nin eşarbını parçalıyormuş. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Thisbe’yi öldürüp yediğiymiş.
Thisbe’siz yaşayı düşünemeyen Pyramus’un o anda aklından geçen tek şey, aşkı uğruna canına kıymakmış. Belinden kılıcını çıkarıp göğsüne saplamış ve kanlar içinde cansız bedeni yere düşmüş. Thisbe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar verdiğinde ve ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşmiş. Pyramus’un cansız vücudu yerdeymiş ve elinde Thisbe’nin düşürdüğü eşarbını tutuyormuş. O zamana kadar beyaz olan dut ağacının meyvaları, Pyramus’un kanıyla kırmızıya boyanmış. İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiç bir şeyi anlayamamış. Ama eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce olanları anlamış. Biraz önce mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmiş. Ve onun öldüğünü düşünen sevgilisi Pyramus’un aşkı uğruna canına kıydığını anlamış. Thisbe bir an bile düşünmeden sevgilisinin kılıcını alıp göğsüne götürmüş. Onların aşkı ölesiye bir aşkmış, ölüm bile onları ayıramazmış. Eğer Pyramus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabileceğini düşünüp kılıcı göğsüne saplamış. Birden vücudu Pyramus’un bedeninin üstüne yığılmış. Fakat Thisbe ölmeden önce tanrılardan bir dilekte bulunmuş, ”bundan böyle, dut ağacının meyvelerinin kırmızı olup bu ölümsüz aşkı unutturmamalarını” ….. O andan sonra, tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek için, bu iki çılgın aşığın gölgesinde öldükleri ağacı onların ölümsüz aşkına adamışlar. Pyramus’un kanını bu ağacın meyvelerine, Thisbe’nin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına vermişler. O günden beri karadut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Pyramus’un kan lekesini), dut ağacının yaprakları, (Thisbe’nin gözyaşları) temizlermiş …..
Bilir misiniz karadut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin hemen gittiğini göreceksiniz …..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tek Bir Noktaya Masaj Yapın ve Mucizeyi Yaşayın

tek-nokta-mucizesi-1[1]

 

Bedeni ve ruhu huzurlandırmak uygulanan akupresür noktalarının içinde en güçlüsüdür diyebiliriz. Bu nokta üçüncü göz ile bağlantılıdır. Bedenimizdeki ve ruhumuzdaki enerji dengeleri için çok önemli bir noktadır.

Antik Çin tedavilerinde önemli bir meridyen noktasıdır.
Hindistan kültüründe bu noktaya tilaka (boya veya süs) konur.
İslam dinimizde ise namazda secdeye kapandığımızda bu noktayı secdeye koyarız.
Mısır, Sümer ve antik kültürlerde de bu nokta çok önemlidir.
Bu noktaya masaj yaptığımızda neler değişecektir?

Sezgilerinizi arttıracaktır.
> Tansiyonunuzu dengelemeye yardımcı olur.
> Üçüncü gözünüze yoğunlaşmanıza yardımcı olur.
> Farkındalığınızı arttıracaktır.
> Mutlu ve huzurlu hissetmenize yardımcı olur.

Peki nasıl uygulayacağız?
– İki kaşın ortasına baş parmağınızı koyun.
– 3 cm kadar yukarıya kadar parmağınızı sürükleyin.
– Nokta iki kaşın ortasından 3 cm kadar yukarıdadır.
– Bulduğunuz bu noktaya çok hafif şekilde baş parmağınızı koyun.
– 45 saniye en fazla 1 dakika parmağınızı bu noktada çok hafif bastırarak tutun.
– Parmağınızı 1 dakikadan uzun süre bu noktada tutmayın.
– 10 dakika içinde farkındalığınızın arttığını fark edecek ve daha huzurlu hissedeceksiniz.

Kaynak BAYKUSH

!Uyarı: Bu bir tedavi yöntemi değildir. Bir rahatsızlığınızda uzman doktorunuza başvurunuz.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Feng shuiye göre; Evimizde Aşk, Sağlık ve Para Köşeleri

Feng-Shui-certified-villa[1]

 

Evimizin herhangi bir odasına girdiğimizde oda olarak hiç fark etmiyor yatak odası salon, mutfak veya oturma odası {banyo hariç, çünkü enerjiyi alıp götüren mekanlar, karanlık bölümler olmuyor}, sırtımızı bulunduğumuz odanın kapısına veriyor ve kollarımızı öne doğru uzatıyoruz…Kollarımız bizim pusulamız {dış kapı mı, bulunduğumuz oda mı? diyenler için yukarıda altını tekrar çizdim. Bulunduğumuz odanın kapısına veriyoruz.} Sağ karşı köşe aşk, evlilik ve iletişim köşesi… Sol tarafı gösteren köşe bolluk, bereket ve para köşesi. Tam orta kısım ise sağlık bölümü….

Bu köşelerle neler yapabiliriz?

Sağ karşı köşenin enerjisini nasıl yükseltebilirsiniz.? Köşemiz şayet müsait ise boş bir alansa hemen oraya kırmızı iki kalp koyuyoruz. Müsait değil diyelim, dolap veya kaldıramıyacağımız bir eşya var… O zaman oraya kırmızı iki mum koyabilirsiniz… Akşamları evinizdeyseniz haftanın belli günlerinde örneğin perşembe ve cuma { perşembe jüpiter günüdür, cuma ise venüs günüdür} kırmızı mum yakabilirsiniz… Aşk köşesinin renkleri yeşil, kırmızı, pembe, gümüştür. Ve bolluk köşesi evinizin her odasında da bunu yapabilirsiniz bir odada yapabilirsiniz. Özellikle parasal enerjiye ihtiyacı olanlar, maddi açıdan bolluk ve bereket içerisinde olmak istiyorum bir türlü olamıyorum diyenler ya da maddi açıdan hep zorluklar yaşıyorum nedeni nedir diyenler…

 

Sırtınızı bulunduğunuz odanızın giriş kapısına verin ellerinizi iki yana açın, sol köşe bolluk-bereket köşesidir. Sol köşenin rengi mor… Mor renkli herhangi bir obje koyuyoruz.. Bunu yaparken Yaşamınız içerisinde size daima bolluğu düşündürecek olan mor rengi baktığınızda sürekli para bana geliyor yada ben bolluk içindeyim duygusuna kapılacaksınız.Ya da diyelim ki hayalinizde bir ev almak arzu ettiniz bi eve taşınmak maddi imkanınız yok. Hayalinizdeki evin resmini sol köşeye koymak o enerjiyi yüksek tutacaktır..

Sağlık köşesi odanın orta bölümüdür ve rengi yeşil ve beyazdır. Sağlığımız canlı tutmak istiyorsak sonsuza dek sağlıklı olmayı istiyorum, diliyorum ve çekiyorum duygusunu her daim hatırlamak için orta bölüme örneğin bir sehpanın üzerine yeşil bir obje koyuyoruz. Bu yeşil akik iki taş olabilir, yeşil bir kristal olabilir, iki beyaz kristal, yeşil bir örtü bulundurabilirsiniz- ki sağlık enerjisini her daim hatırlamak için “şükürler olsun ben sağlıklıyım”, sağlık sorunu geçirdiyseniz “sağlıklı oldum artık” enerjisini bu objeler size hatırlatacak… Deneyin bakalım sağlıklı olmaya ne kadar önem vericeksiniz. O enerjiyi evinizde ne kadar hatırlatıyorsunuz ne kadar yaşatıyorsunuz kendinize…

Kaynak: Nur Demir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

AŞKIN DİLİ MENDİL 💞

24231737_10214739048727059_2588172732820148081_n[1]

AŞKIN DİLİ MENDİL 💞
Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama mendiller hep kare şeklinde üretilir. Gerek kağıt olsun gerekse, kumaştan yapılsın mendillerin eni ve boyu hep eşittir. Tabii ki bu bir tesadüf değildir mendilin geçmişi yasalara dayanır. Fransa’da yayınlanan bir kararname ile kare üretildi ve hala kare olarak kullanılır. Mendilin Arapça anlamı, yer değiştirmek olsa da hiç kimse bunun neden olduğunu sorgulamadan kullanır.
Mendil cebinizde taşıyıp bir şeyleri silmek için üretilmedi. O zamanlar mendiller sosyal bir sınıf özelliği taşırdı.
Tabii bunlardan kaynaklı olarak zamanla mendil dili gelişti.
*Vedalaşırken sallanan mendil, sana sadık kalacağım anlamına geliyordu.
*Camdan sarkıtılan mendil, şu an ailemin yanında gözetimdeyim anlamındaydı.
*Kendisine bakıldığını gören kadın veya erkek tesadüfen mendilini kendi önüne düşürünce benim kalbim başkasında demek oluyordu.
*Fakat bazı anlarda ise pencereden savrulan mendil ona aşkını ilan etmek ve savrulan mendili alan kişide aşkına cevap vermek anlamında idi.
*Osmanlıda mendillerin rengi önemli idi. Beyaz olan mendil “seni çok seviyorum” demek, Kenarları mor mendil “çok çapkınsın” demek, eflatun mendil yarın penceremin önünden geçiniz demek, mavi mendil ise bugün çok hüzünlüyüm demek, sarı mendil ise hastayım demekti.
Eski zaman insanlarının statü olarak gördüğü kumaş mendiller günümüzde artık bir nostalji hatırası .
ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

❤BEN SENİN BEDENİNİM, BENİ DUY!❤

unnamed[2]
1. Senin benim hakkımda düşündüğün gibi görünüyorum. Lütfen, benim güzel olduğumu düşün ve ben öyle olacağım.
2. Çeşitli hastalıklarla ilgili düşündüğünde ve bunları bende bulmaya çalıştığında senin düşüncelerine boyun eğiyorum ve hasta oluyorum.
3. Sende olumsuz hisler, duygular yaratan düşüncelere çok fazla zaman ayırdığında, ben de hasta olmaya başlıyorum. Çünkü pahabiçilmez hayat enerjin bu düşüncelerle heba oluyor.
4. Mutluluk verici şeyler düşündüğünde ben de çiçek açıyorum ve gözlerinin önünde gençleşiyorum.
5. Benim kaynaklarım ve olanaklarım çok fazladır. Bana sadece güven. Kendimi yenileyebilirim, bazı organlarımı ve dokularımı kendi kendime yenieyebilirim. Doktorlar bana iyileşemez tanısı koysalar bile iyileşebilirim. Benim bu arzuma yardım et ve benim olanaklarıma inan.
6. Ben yüzyıllarca fonksiyon gösterecek şekilde programlanmışım. Neden daha 35-40 yaşlarında yaşlanmayı düşünmeye başlıyorsun? Sen beni düşüncelerinle yaşlandırıyorsun. Çünkü sizin toplumunuzda 100 yıl yaşamanın bir sınır olduğunu söyleyen bulaşıcı bir program yaygın.
7. Bir şey atıştırmaya karar verdiğinde, en azından bazı seferlerde bana da bir sor. Beni duymayı başarırsan, sana her zaman cevap vereceğim. Ve bu sadece senin yararına olacak. Oysa sen yemeği ya otomatik pilotta ya da okuduğun o bir sürü akıllı kitaba göre yiyiyorsun.
8. Güzellikle ilgili konuya bir daha dönmek istiyorum. Beni bir sürü tablet, silikon, botoks, akril, jel gibi şeylerle doldurma. Ben bunlarsız da güzel olabilirim. Sadece bana biraz yardım et. Büyük bir sevinçle, sana gerekli olan ve beğendiğin forma gireceğim.
9. Temiz havada dolaşmaya bayılıyorum. Yüzmeye. Koşmaya. Dans etmeye. Masaja bayılıyorum. Pek çok başka eğlenceli ve sana sevinç veren uğraş. Oysa ki sen bilgisayar ve televizyon önünde oturup duruyorsun…
10. Ben sana inanıyorum. Bir dilim pasta yediğinde kilo alacağını düşünüyorsun ben ise senin düşünceni gerçekleştiriyorum ve kilo alıyorum.
11. Seni çok seviyorum. Ve senden aşk ve şükretmek ile ilgili kelimeler duymak istiyorum. En azından bazen…. Ama yapmasan da fark etmez – seni koşulsuz seviyorum.
Ben, senin bedenin, senin evrenin. Sen de sonsuz evrenin kutsal bir parçasısın.
Her şey olması gerektiği gibi olduğu için şükrediyorum.
Beni dinlediğin için teşekkürler.
Teşekkür ederim…ben sadece sen arzu ettiğin için varım. Ve senin beni görmek istediğin gibiyim.
Hadi birbirimize yardım edelim sevgili bedenim ❤❤❤ meral karaca

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sana mutluluk hissi veren kapıya tıkla:

kapi-1[1]

MAVİ kapının arkasındakiler…

◎ Mavi kapıyı seçerek, yardımsever, kurtarıcı ve her zaman arkadaşlarının yanında olup onlara detsek olmak için hazır olan bir insan olduğunu kanıtladın. Senin hayata dair başarıdan anladığın şey, sürüsüyle insan yerine, güvenilir, birkaç kişi ile derin ve sağlam ilişkiler kurabilmek.
Sen hiçbir zaman menfaatini düşünerek hareket eden biri değilsin ve kapına gelen kimseyi geri çevirmezsin. İnsanlarla olan ilişkilerine çok önem verdiğin için, sana ihanet eden biri olursa da çok derinden yaralanır, kırılırsın.
◎ Bu kapı aynı zamanda, kendinin bile farkında olamayacağın derecede bir özgüven ve iç huzuruna sahip olduğun anlamına gelir. Güvenilir, dürüst ve sadık birisin. Sevdiklerinle yüzleşmekten hoşlanmıyorsun, onlarla tartışmak yerine alttan almayı, affetmeyi tercih ediyorsun.
Dışarıdan bakıldığında sert biri gibi görünebilsen de bu sadece kendini korumak için kullandığın bir kamuflajdan başka bir şey değil! Böyle yaparak da iyi yapıyorsun, insanların senin iyi niyetinden kötü şekilde faydalanmalarına asla izin vermemelisin! Sen değerlisin, bunu sakın unutma. 🙂

Mor kapının arkasındakiler…
◎ Mor  kapıyı seçerek, zaferin ve gücün senin için önemli olduğunu ortaya koydun. Sen, özgür, dayanıklı, azimli, kararlı ve kontrol sahibi olmaktan hoşlanan biri olmalısın.
Çok hakikatli, samimi bir kişiliğin var ve olaylara toz pembe yaklaşmak yerine daha gerçekçi yaklaşmayı tercih ediyorsun. Aynı zamanda, nazik bir kalbin var ve hayatındaki birkaç insanla çok yakınsın ve muhtemelen çok seviliyorsun.

◎ Güçlü, gizemli ve baştan çıkarıcısın. Sende hepsi bir arada mevcut diyebiliriz! Hayatta kendinden eminsin ve böyle devam ettiğin sürece geleceğinde iyi şeyler var çünkü çok sıkı çalışmayı ve kuralları çiğnememeyi kendine görev edinmişsin.
İyi de yapmışsın! Hayat zorlaştığında, kendini dinlemeyi ve ihtiyaç duyduğun tüm cesaret ve güveni kendi içinde bulmayı denemelisin!

KIRMIZI kapının arkasındakiler…
◎ Kırmızı kapıyı seçerek, çok enerjik, çok cana yakın ve popüler bir insan olduğunu kanıtladın. Rekabetçi olma eğilimindesin ve ödüllendirilmeyi seviyorsun.
Agresif bir yapıya sahip olmana rağmen çok anlayışlı, çok yardımsever birisin. Agresifliğini iyi özelliklerinle kapatmayı başarıyorsun! İnsanlar senin pozitifliğine ve bitmek bilmeyen enerjine hayranlar!
◎ Arkadaşlarına ve ailene karşı çok tutkulusun. Onlara çok değer verdiğini bildikleri için sevdiklerin de sana karşı büyük bir sevgi duyuyorlar. Ayrıca bu özelliğin çok da etkileyici! Kırmızı gücü temsil eder, sen de gerçekten güçlü bir karaktere sahipsin!
Her zaman “büyüklük bende kalsın” demek zor olabilir. Ara sıra kendini dinlendirmeyi ihmal etme.

Baykuş kapının arkasındakiler…
◎ Gerçekten orijinal bir karaktere sahip ve meraklısın. Sıradan renklerde olan kapılar yerine bir canlıyı temsil eden bir dekora sahip olan kapıyı seçerek bunu kanıtladın! Herkes kalbinde senin pozitif enerjin, orijinal fikirlerin ve büyük kalbin için, sana karşı çok güzel hisler barındıyor.
◎ Enerjik, nazik ve karşı cinse karşı çok etkileyici davranışlar sergiliyorsun. İçinin güzelliği dışına vuran insanlardansın! Baykuş sembolü aynı zamanda kahramanlığı temsil eder ve senin de bu kapıyı seçmiş olman, senin kahraman ruhlu bir insan olduğunu ve yardımsever tarafının ağır bastığını gösterir.
Bu iyi özelliklerinden dolayı şans senin yanında! Güzel enerjinle güzel şeyleri etrafına topluyorsun, ne mutlu sana! 🙂 Bu arada aklında bulunsun, her zaman “büyüklük bende kalsın” demek zor olabilir. Ara sıra kendini dinlendirmeyi ihmal etme.

Kaynak: Baykush

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »