Kendinizi Tekrar Eden Durumdan Kurtarın.

402244_247747311958111_1030937033_n[1]
Bazen hayat bir bilgisayar oyunu gibi geliyor.
Bir seviyeyi atlamadan öbür seviyeye geçemiyorsunuz.
O seviyeyi geçene kadar da hep aynı tipte karakterler karşınıza çıkıyor.
Gelenin tipi değişse de sizi hep aynı yerinizden vuruyor, sizi hep aynı şekilde incitiyor.
Sizi inciten şey her ne ise, onu bir de genellediniz mi, o zaman işler iyice karışıyor:
“Bütün erkekler, kadınlar, patronlar birbirinin aynıdır” gibi.
Halbuki onu birçokları içinden siz çektiniz ve seçtiniz.
Onunla yola devam etmeye siz karar verdiniz.
İşin püf noktasını keşfedip bulunduğunuz seviyeyi atlayana kadar hep aynı tiplerle oynamaya devam ediyorsunuz.
Gözden kaçırdığınız şeyi bulup düzeltene kadar…
Bütün bu aynıların içinde artık yeniye merhaba demek istiyorsanız, yapabileceğiniz birkaç şeyi hemen burada sıralayayım:
Tepkilerinizi değiştirin.
Karşınızdaki kişiye kızmaya başladığınızı fark ettiğinizde genelde ne yapıyorsanız, gidin hiç yapmadığınız bir şey yapın.
Mesela gidip dişlerinizi fırçalayın.
Böylece kendini tekrar eden döngüyü kıracak, otomatik tepki vermeyi bırakacaksınız.
Tepkileriniz sizi yönetmeyecek, siz tepkilerinizi yönetmeye başlayacaksınız.
İletişimle ilgili neyi farklı yapabileceğinize bakın.
Her olumsuz duygu, karşılanmamış bir ihtiyaçtan doğar.
Diyelim ki çok sinirlendiniz, kendinize sorun:
Benim aslında neye ihtiyacım var?
Hangi ihtiyacım karşılanmadığı için sinirlendim?
Bulduğunuz cevabı karşınızdaki kişiyle de paylaşın.
“Şuna ihtiyacım vardı ve bu ihtiyacım karşılanmadığı için şu davranışın karşısında sinirlendim” gibi.
Ve sonra ihtiyacınızı giderin.
Önceki ilişkilerinizden getirdiğiniz birikmiş üzüntü ya da öfkeyi temizleyin.
Bunu yapmadığınız sürece, yaşadığınız her olayı sizi yaralayan olaya benzetip otomatik tepki vermeye devam edeceksiniz.
Geçmişle ilgili depoladığınız yükü temizlemeden hayatınızın değişmesini beklemeyin.
Olaylara büyük pencereden bakın.
Kişiselleştirmeyin.
Büyük resimde olan bitenin o an hiç bilmediğiniz bir anlamı olduğunu hatırlayın.
O anki çatışmanın 10 sene sonra hiçbir anlamı kalmayacağını düşünün.
“Yaşadığım bu durum bana ne öğretiyor, bundan ne ders çıkarabilirim?” diye kendinize sorun.
Varsayımda bulunmayın.
“Bana çiçek getirmedi, demek ki beni sevmiyor.”
Neden çiçek getirmediğini öğrenmeye, anlamaya çalışın.
Beklediğiniz şeyi önce siz verin.
İlgi bekliyorsanız, ilgi; anlayış bekliyorsanız anlayış…
Yani bulmak istediğiniz şeyi önce kendinizde yaratın.
Bu yazıyı okuduktan sonra, “söylemesi kolay ama” diyerek söze başlamayın.
Yazıyı tekrar okuyup gerçekten küçük küçük de olsa neleri değiştirebileceğinize bir daha bakın.
Yazan: Hakan Arabacıoğlu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

‘Bugün bir hediyedir, bu yüzden ona Allahın lütfü denir….

26112136_1872908073021894_3979458366742894172_n[1]

İki hasta adam aynı hastane odasında kalıyordu.
Hastalardan birine akciğerlerindeki sıvının akması için öğleden sonraları bir saatliğine dik durmasına izin verilmişti.
Onun yatağı odadaki tek pencerenin yanındaydı.
Diğer hasta ise tüm gününü yatağında uzanarak geçirmek zorundaydı.
Birbirleriyle saatlerce konuşurlardı; eşlerinden, ailelerinden, askerlik anılarından, gittikleri tatil yerlerinden…
Pencerenin yanındaki hasta her öğleden sonra yatağında doğrulduğunda zamanını pencerenin dışındaki gördüğü her şeyi oda arkadaşına anlatarak geçiriyordu.
Diğer yataktaki adam ise bir saatlik bu dilimde dış dünyadaki tüm yaşantılarla ve renklerle kendi hayatını genişletiyor ve canlandırıyordu.
Pencere güzel bir gölün yanındaki parka bakıyordu. Gölde çocuklar oyuncak gemilerini yüzdürürken ördekler ve kuğular da suyun üzerinde oynuyordu. Genç âşıklar her renkten çiçeklerin arasında kol kola yürüyorlardı ve şehrin silueti uzakta görülebiliyordu.
Pencerenin yanındaki adam bunları en ince ayrıntısıyla anlatırken, diğer taraftaki adam gözlerini kapatıp bu hoş manzarayı hayal ediyordu.
Sıcak bir öğle sonrası, pencerenin yanındaki adam ilerleyen bir bando takımından bahsetti.
Diğeri bandoyu duymamasına rağmen pencerenin yanındakinin açıklayıcı kelimelerinin yardımıyla sesleri zihninde canlandırdı.
Günler, haftalar, aylar geçti. Bir sabah hemşire hastaların odasına banyo suyu getirdiğinde pencerenin yanındaki hastanın ölü bedenini buldu – sessizce ölmüştü.
Hemşire üzüldü ve ölü bedeni alması için hastane görevlilerini çağırdı.
Makul gördüğü en kısa zamanda diğer hasta pencerenin yanına taşınmak istediğini belirtti. Hemşire bu bu isteği mutlulukla yerine getirdi ve hastanın rahat ettiğinden emin olduktan sonra odadan ayrıldı.
Hasta, yavaşça ve acı çekerek dışarıdaki gerçek dünyaya bakmak için kendini dirseğiyle destekleyerek doğruldu. Yatağın yanından pencereye dönmeye çabaladı.
Onu boş bir duvar karşıladı.
Hemşireyi çağırıp ona pencerenin dışındaki öylesine harika şeylerden bahseden merhum oda arkadaşın neden böyle bir şeye gerek duyduğunu sordu.
Hemşire merhumun kör olduğunu, duvarı bile göremediğini söyledi,
ve “Belki de sadece seni cesaretlendirmek istemiştir” dedi.
***
Son söz:
Başkalarını mutlu etmenin muazzam bir mutluluğu vardır, kendi halimize rağmen.
Kederi paylaşmak yükünü hafifletir, ama paylaşılan mutluluk ikiye katlanır.
Eğer zengin hissetmek istiyorsan paranın satın alamadığı, senin sahip olduğun her şeyi gözünün önüne getir.
‘Bugün bir hediyedir, bu yüzden ona Allahın lütfü denir….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sadece Bir Ağaç Seçin Ve Anlamını Okuyun! Bu Testle 2018’de Sizi Nelerin Beklediğini Öğreneceksiniz

ağaçlar-secin-test[1]

 

Birçok insan psikoloji testlerini sever. Bazıları kendini doğrulamak için böyle testler yapar, kimileri ise sadece eğlence için ya da yapmaları gereken herhangi bir şeye ilham bulmak için bu basit testlerin sonuçlarından faydalanırlar.
Filoji sizin için renk psikolojisine dayalı bir test hazırladı. Bu test kendi adınıza yeni şeyler keşfetmenizi sağlayacak. Ayrıca, bu testin sonucu sizin yeni yıl hakkındaki gizli isteklerinizi ya da yeni yıla dair beklentilerinizi yansıtacak.

Resime bakın ve bahçeniz için kendi iç sesinizi dinleyerek bir ağaç seçin. Özenli olun!

Eğer seçtiyseniz, şimdi sonuçları okumaya başlayabilirsiniz!
1- Meşe

Yüksek ihtimalle, bardağın her zaman dolu kısmından baka bilen insanlardansınız. Sizin için hayat, beklenmedik şeylerle dolu kocaman bir macera.
Yeni yılda, hoş ve önemli olaylar olacak çünkü yeni izlenimlere ve değişikliklere açık olacaksınız. Zincirlenmiş ya da kısıtlanmış hissetmek zorunda kalmayacaksınız. Yeni başarılar, yeni yolculuklar için tutku dolu olacaksınız. Bu sene seyaha konularında şanslı olacaksınız. Her yeni gün size başka güzel bir sürpriz olay getirecek.
2- Karaçam

Belki de bağımsız olmak sizi asıl tanımlayan yegane şey! Kendi yolunuzu seçerken sizi kısıtlayabilecek sınırlardan hoşlanmıyorsunuz.
Sanatsal yöndeki yeteneklerinizle, yeni yılda yükselişte olacak ve gelir seviyenizi yükseltecek sonuçlar elde edeceksiniz. Kafanıza koyduğunuz işi başarmak için çok zor şeyler yapmanız gerekmeyecek. Yapmanız gereken tek şey prensiplerinizden ve fikirlerinizden ödün vermemek. İstediğiniz şeylere, gerçekleştirmeyi düşündüğünüz planlara bu sene ulaşma ihtimaliniz bir hayli yüksek. Cesaretli olun!
3- Akağaç

Hassas bir insan olabilirsiniz. Başka insanların, sizin hakkınızda ne düşündüğüyle ilgili çok zaman harcıyorsunuz!
Yeni yılda, hayatınıza uyum dolu romantik bir ilişki yaşayacağınız biri girecek. Kendi kendine idare eden bir insan olsanız bile ve nadiren sıkılsanız bile, yaşamınız daha parlak ve macera dolu olacak. Özellikle aşk hayatınızda olan değişmelerle, kendinizle ilgili daha önce keşfetmediğiniz yönlerinizi öğreneceksiniz.
4-Akçaağaç

Muhtelemen çok pratik ve dengeli yapıya sahip bir insansın. Seninleyken insanlar çok rahat ediyor olmalı çünkü güvenilir birisin.
Özünde güçlü bir kişiliğe sahip olmana rağmen bazen insanlar senin hassas olduğun konularda konuşmalarından ve yorum yapmalarından hoşlanmıyorsun. Bunun nedeni, insani ilişkiler konusunda yaşadığın güven problemleri olabilir. Kısaca insanlar size kolay kolay güvenmemeyi öğretmiş gibi. Ancak yeni yılda, seni güzel şeyler bekliyor, Nezaketinden hoşlanan ve bunu suistimal etmeyen biri ile bu yıl içerisinde tanışacaksın. Dikkat etmen gereken nokta onun diğerlerinden farklı olduğunu anlamak!
5- Mersin ağacı

Genelde kendinden emin bir insansın, Hayatındaki her şey kontrolün altında bu yüzden asla işini şansa bırakmıyorsun ve sadece kendi yeteneklerine güvenerek hareket ediyorsun.
Asla hiçbir şeyi ertelemezsin ve yalnızca bir şeyi bitirdikten sonra tatmin olmuş hissedersin. Etrafındaki insanlar güçlü biri olduğunun farkındalar ve seni çok seviyorlar. Sorumluluk sahibi ve istikrarlı bir yapıda olman sayesinde, yeni yılda bulunduğun konumdan yükseleceksin ve tüm çabalarının mantıklı bir sonucu olacak. Bu senenin sizin için özeti yükseliş olacak!

6. Erik

Yüksek ihtimalle, huzurlu ve akla uygun hareket eden bir insansın. Arkadaşlarına zaman geçirmeyi sevmenin yanı sıra yalnızken de eğlenebiliyorsun.
Bazen sadece hayatın anlamını düşünmek adına yalnız kalmaya ihtiyacın oluyor. Kendine özel bir alana ihtiyacın var. Bu sene çok önemli bir olay sonucu bir raslantı yoluyla ruhunu açacak biriyle tanışacaksın. İlk başta size saçma gelen bu kişi zamanla sizi çok etkileyecek ve bu rastlantı bir hata olmayacak! Özetle bu sene saçma olaylar sonucu tanıştığınız kişilere dikkat edin!
7-Ihlamur

Yüksek ihtimalle, insanların bel bağlayabildiği, güvenilir ve analitik bir kişiliğe sahipsin. Duyarlı olmanız gerçekten neyin önemli olduğunu anlamanıza yardımcı oluyor. Algılarınız oldukça kuvvetli. Bu sene diğer insanların değerini anlamadığı yüce gönüllü biri ile yollarınız kesişecek. Evren bu kişiyi size itiyor daha doğrusu diğer insanların “kötü” olması bu kişiyi onlardan ayırmanızı sağlıyor. Bu kişi ile kafa olarak çok uyuşacak ve kendinizi çok farklı hissedeceksiniz.
8- Kestane

Diğer insanlar tarafından romantik ve hayalperest bir insan olarak tanımlanıyor olabilirsin. Çünkü gerçektende hayal etmenin gücüne inanıyorsun. Rasyonel şeyleri sıkıcı bulabilirsin.
Duyularının sana söylediği en önemli şey şudur: Duyguların önemli olduğunu düşünmeyen ve sadece akla bel bağlayan İnsanlarla iletişimini kestiğinde, gerçekten özel biriyle tanışacağın zamana çok yakın olacaksın. Büyük hayallere sahip olan bu kişi, duygularınızı ve hislerinizi ifade biçiminizi kısıtlamayacak ve sizi adeta ruhani bir yolculuğa çıkaracak. Kısacası bu sene gönül gözünüz açık olmalı!
9- Söğüt

Sen dışa dönük bir insansın. İlgini çeken işler karşılığında risk ve sorumluluk almayı seviyorsun ve bunu yapabilecek cesaretin var.

Rutin olmaktan bıkmış ve bazı olaylarda büyük bir rol oynamak için şans bekliyorsun. Gerçekten de bu cesur ifadelerin altını doldurabilcek potansiyelin var. Bu sene harekete geçmeniz için iyi bir sene! Nasıl aktif olacağınıza bağlı olarak, lider olmanıza yardımcı olacak değişiklikler yaşayacaksınız. Uzun zamandır beklediğiniz başarı anı neredeyse geldi. Tek yapmanız gereken odaklanmak, harekete geçmek ve çalışmak!

http://filoji.com/sadece-bir-agac-secin-ve-anlamini-okuyun-bu-testle-2018de-sizi-nelerin-bekledigini-ogreneceksiniz/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bolluk Bereket ve Zenginliği hayatına çekmek için kendini değiştir

bolluk-bereket-dosyasi-herkese-yetecek-kadar-para-var-yeter-ki-almayi-secin-1[1]

Bolluk seviyen, kendini ifade etmenin temel yollarından biridir. Bolluk içinde olmak, özündeki doğal özgürlükle olan bağlantını ifade etmektir. Paranın kendisi özgürlük değildir. Bolluk enerjinin bolca alkışıdır. Bu akış kendisini para, destek, eşzamanlılık ve sevgi olarak ifade eder. Bolluk akışı içinde olduğunda istediğin şeyi yapmakta, olmak istediğin kişi olmakta özgür olursun. Tüm bunlar aynı zamanda büyük değişim potansiyelini ifade eder.

İster para, ister özgürlük ister sevgi yoksunluğu olsun, yoksunluk inancıyla kendi hikayemizi tanımlarız. ”Eğer bolluk içinde olsaydım, şunları şunları yapardım” diye sıklıkla konuşuruz. Rüyalarımızı neden yaşayamadığımızın, niye bize doyum vermeyen durumlar içinde hala kaldığımızın ya da neden mutlu olmadığımızın mantıksal açıklamalarını yapmak için yoksunluk mazeretini kullanırız.

Yoksunluğa odaklanmak kişinin kendisini tanımlamasında çabucak çok güçlü hale gelebilir. Yoksunluk içinde ne kadar mutsuz ve sefil olursak,aynı zamanda hayatımız statik ve rahat hale gelir. Yoksunluk, bilinmeyen korkusunu ( kontrol edilemeyen değişimi ) bizden uzakta tutar. Mutsuzluk ve sefalet inanılmaz derecede rahat olabilir.

Bu alışıldık güvenli mutsuzluk ortamında, bolluk akışını açmak,hikayemiz için büyük boyutlarda tehdit edici olabilir. Yoksunlukt an dolayı birçok şeyi yapmamızın mümkün olmadığına dair inancımızla direndiğimiz tüm değişimler için ayağımızı frenden çekmek,çok tehdit edici olabilir. Yoksunluk inancı,bolluğun getireceği tüm değişikliklere karşı gösterilen direncin inancıdır. Açılım ve bolluk birbirinden ayrılamaz ; ikisi de akışın ve değişimin sembolleridir. Onlar akışını kontrol edemeyeceğiniz nehirlerdir. Hayatında akışa ve değişime izin vermek,onları kontrol edemesen bile güvenli olduğunu kabul etmektir.

Bolluğun özgürlüğüyle, hikayemizi tümüyle yok etme yeteneğimizi acilen kullanabiliriz. Bu nedenle hayatımızda bolluğun olmaması bir hata değildir ; bir anlamı vardır.

Bolluk seviyen sana bir mesajdır. Eğer mesajı işitirsen, temsil ettiği değişime de izin verirsin. Bolluk, direnç gösterdiğin değişimin taşıyıcısıdır. Mesajı işitmek, bolluktan mahrum olmanın sana nasıl hizmet ettiğinin farkında olmaktır. Bunu görebilmek için yoksunluğu reddetmekten vazgeçmen gerekir.

Yoksulluk da bir hata değildir ; yoksulluğu seçtik çünkü hikayemize bir şekilde hizmet ediyor. Yoksulluk bizi,kendimizi yok edici eğilimlerden koruyor olabilir, işi bırakıp inzivaya gömülmekten koruyor olabilir. Yoksunluk bizi korkularımızla yüzleşmekten koruyan bir mazeret olabilir,rüyaları mızı gerçekleştirmenin sorumluluğundan bizi koruyabilir. Terk etmekten korktuğumuz bir kişiye bizi suni olarak bağlayabilir. Evdeki hayatla yüzleşmek istemediğimiz için, bizi uzun saatler çalışmak zorunda bırakıyor olabilir. Kendi değersizlik duygumuzun direkt yansıması olabilir. Yoksulluğun doğal durum olduğuna inanıyor olabiliriz. Nedeni her ne olursa olsun, yoksulluk inançlarımızın bir yansımasıdır.

Yoksunluk durumunun mesajını işit. Realiteni dönüşüme açtığında bolluk gelir. Bolluğun realiteni kontrol edemeyeceğin biçimde değiştireceğini bil.

 

Genellikle insanlar realitelerinin fazla değişmeden aynı kalmasını ama daha çok paraya sahip olarak daha konforlu yaşamayı isterler.Bolluk akışı böyle kontrol edilebilen bir şey değildir. Kontrol bolluk akışını kapar.Bolluk hayatınıza kontrollü biçimde gelmez.Bolluk özgürlüktür ; kontrol,ö zgürlüğü bastırmak ister. Değiştirmek isteyeceğiniz şeyler listesi ve aynı kalmasını istediğiniz şeyler listesi işe yaramaz. Para hayatınızı hiç beklemediğimiz biçimde değiştirir.Bu öngörülebilen ve belirlenebilen bir enerji değildir. Para hayatınıza yeni şeyler getirir,hayatı mızdan bazı şeyler götürür. Bolluk kontrol edilemeyen değişimdir. Bu kadar basit.

Değişimi istemek ile değişime ihtiyaç duymak arasındaki farkın farkında ol. Eğer bolluğu arzu ediyorsan,nası l geleceğine ve seni nasıl etkileyeceğine dair bir tanımlama yapmadan kendini değişime aç. Bolluğu değişim , güçlenme ve özgürlük enerjisi olarak hisset. Bu duyguyu kontrol ihtiyacından özgürleşerek tüm varlığınla hisset. ve doğanda zaten var olan bolluğun akmasına izin ver.

Tıpkı açılım gibi,bolluk bilinci, kendimizi ve realitemizi tanımlamalardan özgürleştirme bilincidir. Bolluk bilinci varlığımızın bol enerjisini hissetmektir. Bolluk bilinci dışsal zenginlik değildir; kendi sınırsızlığımızın içsel bilincidir.

Bolluk bilincini hissetmek, bolluğu dış realitemize de yansıtmaktır. Realitem iz bolluk bilincinin akışında ise, zavallı, fakir, silik, ezik, değersiz, kibirli, kendini beğenmiş, despot olamayız. Bolluk bilinci, kendi harikuladeliğinin varlığından akmasıdır. Olmak istediğin her şey,içindeki bu akışla olur. Realite seni mutlu edemez. Realite ancak kendi içindeki mutluluğu sana yansıtabilir. Kendi değerini içinde hissettiğinde,dış dünyada da değerli bulunacaksın. Kendi değerini biçen sensin.

Bolluğu hayatına sokmak için, yoklukla özdeşleşmeyi bırak.Yoksunluğa tepki duyduğun ölçüde,kendini yoksunluğa mahkum edersin.Bolluk, yoksunluğun yadsınması değildir. Yoksunluk, doğal halimiz olan bolluğun yadsınmasıdır. Kontrolü elden bırakmadan yoksunluktan çıkamazsın.

Kontrolle inşa edilen zenginliğin temelleri yoktur. Bu tür zenginlik,onu korumak için sürekli çaba gerektirir. Daima onu kaybetme korkusu ile kuşatılmıştır. Gerçek bolluk,öylesine kolaylıkla akar ki,asla kaybetme korkusu hissedilmez. bolluğun zorluğu sadece ne kadar bolluğa sahip olma konusunda kendimize izin vereceğimizdedir. Hayatı ndaki değişimlerin akışı karşısında ne kadar güçlüsün ? Ne kadar dönüşüme, özgürlüğe ve sevgiye izin verebilirsin ? Hikayenden ne kadar vazgeçebilirsin ?

Hayatında bolluğa izin vermek için, şu andaki bolluk seviyenin anlamlı olduğunun farkında ol. Anlamını bildiğinde, neden mükemmel olduğunu da netlikle görebileceksin. Anlam bize bolluğa niçin ve nasıl direndiğimizi de gösterir. Eğer direncimizin temsil ettiği korkuyla yüzleşmeye hazırsak, realitemizi değişime açmaya da hazır oluruz. Yokluk ve sınırlılıkla özdeşleşmek sona erer.

Bolluğun akışının içinden akmasına izin ver. Kendi gücünü ve harikuladeliliğini hisset. Enerjinin bolluğunu hisset. Bu gücün ve harikuladeliğin hiçbir beklenti ve kontrol olmadan realitene yansımasına izin ver. Varlığının açılımında kendine özgürce yaratma iznini ver. Dünyayı etkilemek,iz bırakmak senin hakkın. Dünyayı değiştirmek hakkın. Kendi özgünlüğünün ifadesine izin ver.Bolluk, sahip olduğun dış zenginlik tarafından belirlenemez. Bolluğun kaynağı sensin. Bolluk, özgürlüğünün ifadesidir.

Sen TANRI sın / Story Waters

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2018’e Dolunayda Gireceğiz… Fazlalıklardan, Yüklerden, Seni Üzenlerden Kurtulma Zamanı…

25395795_1292535177518915_4425657902497407263_n[1]

İstediği olmadığında karakter değiştirenden,

Aramadığın sürece aramayandan,

İşi düşmedikçe tanımayandan,

İşi bittiğinde yanında durmayandan,

Devamlı kendini anlatandan,

Kişiliğiyle değil, etiketiyle konuşandan,

Anasını babasını tanımayandan,

Kendisini vazgeçilmez sanandan,

Değer görmek için yalakalık yapandan,

Menfaati için susandan,

Kul hakkı yiyip adalet diye bağıranlardan,

Seni seviyorum deyip, kaşı gözü oynayandan,

Ruha değil, bedene değer verenlerden,

Şahsiyete değil, cinsiyete değer verenlerden

Güçlülerin gölgesine girip, zayıflıklarını örtenlerden,

İlgi toplamak için kendini küçük düşürenlerden

Yalnız kalma pahasına olsa da,

TEK TEK KURTULUN…

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni Yılda Bolluk ve Bereketi Hayatınıza Çekmenin 15 Yolu

304233810_tn30_0[1]
Yılbaşı yaklaşıyor, en büyük dileklerden biri maddi ve manevi bolluğu, bereketi hayatımıza çekmek. Peki ama nasıl? Bunun için yıllardır süregelen inanışları bir araya topladık. Deneyin ve zengin bir yıl geçirin!

1- Yılbaşı gecesi evde mutlaka ekmek bulundurun. Ekmek bulunan evde yıl bereketli geçer.

2-Kapınızın önünde nar kırın. Narın saçılarak eve bolluk getireceğine inanılır.

3-Yılbaşı gecesi mutlaka yeni bir nevresimde yatın.

4 -31 Aralık günü 2 günlük tüm ihtiyaçlar alınır. 1 Ocakta evden para çıkmazsa tüm yılın bereketli olacağına inanılır.

5-Yeni yılda evdeki aynalarınızı pırıl pırıl yapın.

6-Evinizi önce Adaçayı ile tütsüleyin. Evdeki kötü enerjiyi atar, bitmeyen borçlar yetmeyen maaş… Evde konuşulan tüm parasal sıkıntıları temizleyin.

7-Daha sonra evinizi tarçın kabuğu ile tütsüleyin, tarçın zenginlik ve bereket getir.

8-Kapınıza kırmızı bir obje asın. Kırmızı renk bolluk bereketin rengidir.

9-Yılbaşı gecesi milli piyango bileti girmeyen eve umut girmez. Bir bilet alın.

10-Bir bitki dikin, görebileceğiniz bir yere , bir zeytin ağacı veya bir maydanoz farketmez. Yeni bir şey ekin.

11-Para parayı çeker! 2018 birikimim diye bir zarf ya da kavanoz hazırlayın ve elinizdeki en küçük para bile olsa, yeni yıla geçmeden bu zarfa mutlaka para koyun.

12-Eskileri ihtiyacı olanlara verin ve yeni almak istediklerinize yer açın.

13-Yeni yıla girmeden evdeki tüm bozuk eşyalarınızı tamir ettirin, kırık çalışmaz durumda olanları atın. Özellikle çalışmayan bozuk pusula varsa mutlaka evden uzaklaştırın veya tamir ettirin.

14-Gece yarısı tam saat 24:00’te kırmızı çamaşır giymeyi unutmayın.Yeni yılda kırmızı giymenin bolluk bereket getirdiğine inanılır.

15-Ve tabii ki bereketle büyüyen paranızla yapacağınız şeyler için dilek listenizi hazırlamayı unutmayın!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendime Söz Veriyorum…

18619934_10156199381608012_5183145584363495135_n[1]

Aklımın dinginliğini hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyecek kadar güçlü olmaya,

Karşılaştığım herkesle sağlık, mutluluk ve başarıdan söz etmeye

Tüm arkadaşlarımın kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaya,

Her şeyin aydınlık yüzüne bakmaya ve iyimserliğimin gerçeğe dönüşmesine çabalamaya,

Yalnız en iyiyi düşünmeye, yalnız en iyi için çalışmaya ve en iyiyi beklemeye,

Başkalarının başarısından kendiminki kadar coşku duymaya,

Geçmişin yanlışlarını unutmaya ve gelecekte daha büyük başarılara ulaşmak için var gücümle çalışmaya,

Her zaman neşeli bir yüz ifadesine sahip olup, selamladığım her canlı varlığa gülümsemeye,

Kendimi geliştirmeye, başkalarını eleştirmeye zaman bırakmayacak kadar çok zaman vermeye,

Kaygılanmayacak kadar yüreğim geniş, kızgınlığa kapılmayacak kadar yüce, bozguna uğramayacak kadar güçlü ve üzüntüye kapılmayacak kadar mutlu olmaya
KENDİME SÖZ VERİYORUM!!!

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…

14670871_319358741753029_1862646857593505892_n[1]

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…
Bildiklerini unut.
Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et…
Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer
Hiçbir konuda emin olma Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden.
Şemsi Tebrizi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüksek Empati Yetisine Sahip Olan İnsanların Zor Aşık Olmasının 13 Nedeni

kız-1[1]

 

1. Etkileyici insanlardır.
Empat olmak bir gökdelenden kendini atıp asla yere çarpmamaktır. Bazı insanlar bu duyguya bayılırlar fakat bazıları ise bu duruma katlanamazlar. Empatlar bulundukları ortamla ve insanlarla derin bağlar kurarlar. Bu durum herkes için kolay değildir.

 

2. Çoğu zaman yanlış anlaşılırlar.
Çoğu insanlar empatları anlayamazlar. Kolay anlaşılır insanlar olmadıkları için birçok insan güvenmekte çok zorlanır. Onları çok iyi anladığınızı düşünseniz bile asla tam olarak anlayamazsınız.

3. Ne istediklerini bilirler.
Empatlar kafalarına göre davranmazlar. Onlar istedikleri şey için uğraşırken onlara destek olacak birilerini isterler etraflarında. Eğer siz bunu yapamayacaksınız sizinle muhtemelen görüşmeyeceklerdir.

4. Çok soru sorarlar.
Empatlar net olmak isterler. Bu yüzden her an soru sorabilirler. Çoğu zaman sorgudaymışsınız gibi hissedebilirsiniz. Şunu unutmayın ki, onlar böyle hissetmeniz için soru sormuyorlar.

5. Fazlasıyla dürüst davranırlar.
Empatlar göz boyamazlar. Asla duymak istediğiniz şeyleri söylemezler. Fakat bazı insanlar gerçekle yüzleşmek istemezler. Bu yüzden etraflarındaki insanlarla ters düşebilme olasılıkları yüksektir.

6. Duygusal olarak tatmin olmak isterler.
Empatlar fiziksel ve duygusal olarak tatmin olmak isterler. Sadece bir tanesinden tatmin olmak onlara yetmeyecektir. Bu yöntem onlar için işe yaramayacaktır.

7. Özgürlüklerine düşkünler.
Bir empatı kısıtlayamazsınız. Eğer onları kısıtlamaya çalışırsanız hemen sizden uzaklaşacaklardır. Onları asla belirli bir düzenin içine sokamazsınız.

8. Bazı şeyleri çok kişisel algılarlar.
Empatlar birçok şeyi bizden daha derin yaşarlar. Ufak meseleleri büyütebilirler. Özür dilenmesi gereken bir durum olarak görmediğiniz bazı olaylar onların hassas noktalarından biri olabilir.

 

9. Kısa süreli ilişkilerden hoşlanmazlar.
Uzun sürmeyen ilişkilerden hiç hoşlanmazlar. Empatlar yanlarında iyi ve kötü günlerinden yanlarında olacak birisini isterler. Ya uzun olsun ya da olmasın diyorlar.

10. Her şeyden çok güvene önem verirler.
Eğer karaktersizseniz onlarla muhattap olmayı bile denemeyin. Onlar sabitlikten hoşlanırlar. Empatlar asla buluşmalara geç kalan veya aramalara cevap vermeyen birisiyle olmak istemezler.

11. İnsanların iyi veya kötü yönlerini görebilirler.
İnsanların iyi veya kötü yönlerini iyi bildikleri için empatları anlamak zordur. Bazı şeyleri sırf gerçekleri ortaya çıkarmak için yaparlar. Onları asla kontrol edemezsiniz. Bu kişinin kötü bir ünvanı olsa bile empatlar içinde iyi gördükleri bir insanı harcamazlar.

12. Çok derinden severler.
Onlar diğer insanlara göre çok daha zor aşık olurlar. Ellerinde ne varsa vermeye hazırlardır ve karşılarındaki insandan da aynısını beklerler. Eğer bir empatı seviyorsanız sizi harika şeyler bekliyor demektir. Çoğu insan kaybetmeden bazı şeylerin değerini anlayamıyor. Fakat onlar karşısındaki insanın değerini kaybettikten sonra anlayan insanlardan değildir.

13. İnsanların sorunlarını içselleştirirler.

Çoğu zaman empatların yardımseverliği onlarla insanların arasında bir bariyerin oluşmasına sebebiyet verir. Partner olmak ebeveyn olmak değildir. Bir insanın koruyucusu değil o insanla eşit olmak isterler.

http://filoji.com/yuksek-empati-yetisine-sahip-olan-insanlarin-zor-asik-olmasinin-13-nedeni/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Resimde İlk Ne Gördünüz? Yanıtınız Başkalarının Sizi Nasıl Gördüğünü Açığa Çıkarıyor

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz-kadın-ve-adam[1]

 

Zaman ve çaba harcamadan birinin aklına bir göz atabilip; sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilseydiniz hoş olmaz mıydı? Bu resim testi aslında bunu bilmenize yardımcı olabilir.
Bu resme bir göz atın ve ilk gördüğünüz şey arkadaşlarınızın sizin hakkında nasıl düşündüğüne dair ipucu verecektir. O halde hazırsanız teste başlayalım.

Bu resme ilk baktığınızda bir kadın vücudu mu yoksa bir adamın yüzünü mü gördünüz ?
Eğer bir kadın vücudu gördüyseniz:

Karakter eğiliminizin daha çok cömertliğe yakın olduğunu ima eder. Çevrenizdeki insanlar hayat hakkındaki olumlu görüşlerinizi takdir ediyor. Bir grup çalışmasında, yüksek motivasyonunuz ve verimliliğiniz hemen farkediliyor. Kendinize bir hedef belirleyin ve bunu takip edin.
Kişilik becerilerinizle de bilinen birisiniz. Çevrenizdeki ince sinyalleri ve başkalarının duygularını sezebiliyorsunuz. Beden dili analizi konusunda da iyisiniz. Empati yapabiliyorsunuz. Sözlerinizle kimseye zarar vermemeye dikkat ediyorsunuz. Bununla birlikte çevrenizdeki enerjiden kolayca etkilenebildiğinizden; çevrenizde hangi insanların olabileceği konusunda çok seçicisiniz.
Kendi duygusal durumunuzla denge kurmaya önem verir ve başkalarına gelince kolayca sağlıklı sınırlar koyabilirsiniz.
Eğer bir adamın yüzünü gördüyseniz:

Duygularınızı ve hislerinizi iyi yönde kontrol etmek konusunda başarılısınız. Fakat bir şeyden çok rahatsız olsanız bile bunu karşı tarafa çok rahat söyleyemezsiniz.
Bir grup içinde, liderliğiniz ve yüksek enerji seviyeniz ile tanınıyorsunuz. Analitik, kararlı ve meraklı bir yapınız var. Genellikle sağlam ve tutarlı kararlar alırsınız.

Çok güçlü bir pozitif auranız olduğundan dolayı insanlar çevrenizde olmaktan hoşlanıyorlar. Hayatınızdaki insanlara bir değer biçtiğiniz için, onları her zaman kendinizden önce düşünüyorsunuz. Bununla birlikte, bazen de sevildiğinizden emin olmanız gerektiğini hissediyorsunuz.

http://filoji.com/bu-resimde-ilk-ne-gordunuz-yanitiniz-baskalarinin-sizi-nasil-gordugunu-aciga-cikariyor/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karakteri Oturmuş Gerçek Bir Adamla Hala Büyüyememiş Toy Bir Erkeği Ayırmanızı Sağlayacak 9 Fark

gercek-bir-erkek-david-gandy[1]

 

Daha önce hiç bir erkeğin ya da büyüsüne kendinizi kaptırıp aslında karşınızdaki kişinin tam bir “ezik” olduğunu fark edemediğiniz oldu mu? Onun ne kadar “tatlı” biri olduğunu söylediğinizde arkadaşlarınızın gözleri fal taşı gibi açıldı mı?
Söylediği ve yaptığı tatlı şeylerden ötürü size ne kadar çekici gözükürse gözüksün aslında çocuksu yönü gereğinden fazla olan biriyle ilişkide olabilirsiniz. İşte size sevdiğiniz kişinin gerçek bir adam mı yoksa hala ergenliğin dibinde mi olduğunu gösteren işaretler:

1. Konuşmalarınız

Toy bir erkekse: Bu kişi, basitçe yaşına göre fazla büyümüş bir ergendir ve her zaman zevk aldığı şeylere yönelerek sorumluluktan kaçınır. Siz konuşurken ne söylediğinize dikkat ediyor mu? Dürüstçe konuşmak gerekirse sadece sizi dinliyormuş gibi yapıyor. En sonunda araya girme fırsatını yakalar yakalamaz konuşmayı kendisine döndürmeye çalışır. Sonuçta çekici bir partner gibi gözükmek için kendisini şişirmek ve size bunu empoze etmek için uğraşır. Eğer konuşmaların hepsi tek taraflıysa ve sürekli onunla, onun ilgi alanlarıyla ilgiliyse ya da konu bir şekilde cinselliğe geliyorsa karşınızdaki kişinin tam bir erkek çocuğu olduğunu söylemek kolaydır.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizin hayatınızla, tecrübelerinizle, ilgi alanlarınızla ve kafedeki garsonun bu sabah adınızı bilerek yanlış söylemesinin sizi kızdırıp üzmesiyle ilgilenir. Yani belki de sonuncusuyla o kadar ilgilenmeyebilir ama kesinlikle sizin gün içinde yaşadığınız endişeleri ve hayallerinizi önemsediğini göstermek için bir efor sarf eder. Onunla olan konuşmalarınız heyecanlıdır, karşılıklı ilham vericidir ve onunla her şeyi konuşabilirsiniz.
2. Dinamiğiniz

Toy bir erkekse: Olgunlaşmamış bir erkeğin en belirleyici özelliklerinden bir tanesi sizinle kurduğu iletişim şeklidir. Sizi manipüle etmeye çalışarak sürekli hatalı olduğunuzu hissettirir ve ilişkinizi ondan daha fazla önemsediğinizde tam bir “ezik” gibi hissedersiniz. Sürekli bir şeyleri tahmin etmeye çalıştığınız bir ilişki dinamiği yaratır. İlişkinin nereye gittiğiyle alakalı hiçbir zaman emin olamazsınız ve her zaman ilişkiyi tanımlamaktan sinsice kaçınır. Sadece arkadaş bile olsanız sanki daha fazlasını istiyormuş gibi davranır ancak buna karşılık verdiğinizde sanki hiç öyle bir şey yapmamış gibi devam eder. Toy biriyse her zaman kontrolde olmak ister ve sizi karanlıkta bırakır. Ne istediğinden hiçbir zaman emin olamaz ancak bir şekilde sizi bağlamayı başarırlar.
Örnek davranış vermek gerekirse: Birkaç gün boyunca sizinle AŞŞŞIRIII bir şekilde ilgilenip sanki dünyadaki tek kız sizmişsiniz gibi hissettirir ancak sonra birkaç haftalığına hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolur.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam her şeyi olduğu gibi söyler. Eğer bir şeyi istiyorsa bunu açıkça belirtir. Randevu randevudur, ilişki içerisinde bir çift gibi olmasını bilir ve arkadaşları da sadece arkadaşlarıdır. Çılgınca kaçan kovalanır taktikleri uygulamaz. Onunla dürüstçe ve açıkça konuşabilirsiniz çünkü bu ilişkiye karşı takındığınız tavra ve duygularınıza saygı duyacağını bilirsiniz. Sadece arkadaşınızsa ya da daha fazlasıysa kesinlikle ne olduğunuza eminsinidir ve onun etrafında hep güvende hissedersiniz çünkü niyetiyle alakalı tahmin oyunu oynamaya gerek yoktur.
3. Olgunluk Seviyesi
Toy bir erkekse: Tek bir kelimeyle, öz güvensizdir. Çocuk gibi olan bir adam kendisini geliştirmekle ve toplumun faydalı bir bireyi olmakla alakadar olmaz. Koltuğunda yayılarak oturup takıldığı dizileri izlerken bir yandan da bir şeyler yemek ister. Salakça şakalara hala güler, saçma programlar izler, beynini ya da vücudunu geliştirecek bir şey yapmayı denemez. Bir şeyin parçası olduğunu hissetmek için etrafını da aynı bu model erkek arkadaşlarıyla kuşatır çünkü tek başına ayakta duracak kadar öz güveni yoktur (Not: öz güveni ukalalıkla karıştırmayın).
Gerçek bir Adamsa: Kendine güvenir. Bir grup arkadaşın onayını almaya ihtiyacı yoktur ve iltifatlarından peşinden koşmaz ya da egosunu tatmin etmek için arayışta olmaz. Çok alçak gönüllüdür ve kendisini pohpohlamak için böbürlenmeyi sevmez. İlgi alanları yaşıyla doğru orantılıdır, hatta belki de yaşının da üzerindedir. Kendisini daha iyi hissetmek için sizi koltuk değneği gibi kullanmaz; sizinle ilgilenir çünkü sizi kendisiyle eşit konumda düşünerek bir şeyler paylaşacağı ve bir şeyler öğreneceği biri olarak görür.
4. Arkadaşları

Toy bir erkekse: Çocuk gibi bir adamla birlikteyseniz, koca bir grup erkek arkadaşla tanıştırılırsınız. Kadınları aşağılayacak şakalar yaparlar ve kadınların yanında küfür etmekten çekinmezler. Onlarla tanışırsanız aklınızda tutacağınız şey şu olmalıdır ki siz oradan ayrılır ayrılmaz sizin hakkınızda konuşmaya başlayacaklardır. Değeriniz onlara göre fiziksel çekicilik oranınıza göre belirlenir, nokta. Toy erkekler sizin zekanız ya da kişiliğinizle ilgilenmez, sadece arkadaşlarına sizin gibi güzel bir kızla birlikte olduğu için hava atmaya çalışır. Bu insanlar 7/24 erkek erkeğe takılmaktan sıkılmazlar.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adamla ilgili en güzel şeylerden biri etrafını onunla gerçekten ilgilenen insanlarla çevirmesidir. Arkadaşlarından daha üstün olduğunu kanıtlamak için bir ego patlamasına ihtiyacı yoktur ve hobi ve ilgi alanlarının arkadaşlarıyla aynı olmasına gerek yoktur. Gerçek bir adam kendinden emindir ve özgüvenlidir. Bu yüzden doğal olarak aynı kendisi gibi davranan arkadaşlar seçer. Hangi ortamda nasıl davranacağını bilir, kadınlara karşı doğası gereği kibar ve sevecendir.
5. Arkadaşlarınızla İletişim Kurma Şekli

Toy bir erkekse: Çocuk gibi davranan bu kişiyi arkadaşlarınızla konuşurken iyi inceleyin. Konuşmaya gerçekten giriyor mu? Onları tanımak için bir çaba sarf ediyor mu? Eğer toy bir erkekse muhtemelen arkadaşlarınızla tanışmaktan kaçınacaktır çünkü ilişkiyi derinleştirecek özgüveni yoktur. Arkadaşlarınızla iletişim kurarken havalı görünmeye çalışarak bu özgüven eksikliğini belli etmemeye çalışacaktır. Çoğu zaman telefonuyla ilgilenecek, soru sormaktan kaçınacak, sorulan sorulara kısa yanıtlar verecek ve bir türlü iletişim kuramayacaktır.

Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizi önemsediğini o kadar belli eder ki sizin etrafınızdaki insanlara da aynı size gösterdiği ilgiyi gösterir. Kendisiyle alakalı dürüstçe ve açıkça konuşur. Aynı zamanda arkadaşlarınız hakkında bir şeyler öğrenmek için samimi bir ilgi gösterir. Gösteriş yapmaya çalışmaz ya da kendisiyle alakalı çok fazla konuşmaz çünkü arkadaşlarınızı tanımaya değer verir ve bunu kendisini iyi biri gibi göstererek sizi etkilemek amacıyla yapmaz. Eğer gerçek bir erkekle birlikteyseniz, tüm arkadaşlarınızın ona bayıldığını ve ondan övgüyle söz ettiğini göreceksiniz.
6. Boş Zamanlarını Geçirme Şekli

Toy bir erkekse: Bu adam hafta sonları ne yapar? İlgi alanlarına uyumak, bira içmek, sipariş ettiği yemekleri yemek (çünkü nasıl yemek yapacağını bilmiyordur), partilemek ve soruları olan kızlarla konuşmak girer. Birçok konsere gider, bir sürü yere seyahat eder, bunları tüm sosyal medya hesaplarında paylaşır ve oyuncaklarına pervasızca para harcar. Belki de üniversite öğrencisi olmamasına rağmen hala sık sık üniversite barlarına gitmeyi tercih eder. Sorumluluk bilinci oluşmamıştır ve gerçeklerden kopuktur.
Gerçek bir adamsa: Bu adam zamanını tutku duyduğu bir şeye yatırmayı tercih eder. Zihnini açan ve onu iyi hissettiren hobilerle ilgilenir. Boş zamanlarını kendini geliştirmek için sunulmuş fırsatlar olarak görür. Belki de fotoğraf çekme becerisini geliştirmeye, egzersiz yapmaya, doğayı keşfetmeye, ya da işini daha fazla öğrenmek için kendi kendine çalışmakla uğraşır. Ayda yılda bir içmek için dışarı çıkar belki de, ancak cumartesi gecesini zil zurna sarhoş olmuş bir şekilde geçirmeye çok uzaktır.
7. Hedefleri

Toy bir erkekse: Asla acelesi yoktur. İster 20 yaşında olsun isterse 30 hala hayali fantezilerine inanmaya devam eder. Hedefleri çok saçmadır ve geleceğini bir türlü kafasında hayal edemez. Tüm bunlar içinse bahanesi anı yaşamaktır.
Gerçek bir adamsa: Çok güçlü bir aciliyet duygusu vardır. Maddi olarak bir ortalaması oluşmuştur ve uzun zamanda gerçekleştirebileceği hedefleri vardır. Hayattan ne istediğini bilir ve bunu nasıl elde edeceğini daha da iyi bilir. Tutkuludur ve ayakları yere sağlam basar. Gerçeklerle hayalleri nasıl dengede tutacağını iyi bilir ve hedeflerini gerçekleştirmek için çok çalışır.
8. Yemek ve Alkol

Toy bir erkekse: Yeme alışkanlıkları da çok büyük ipuçları verir. Günün hangi saatinde ne tükettiğine dikkat edin. Öğle yemeğinde barda içki içiyor mu? Gündüz içmek onun için normal bir hadise mi? Doğru düzgün bir yemek pişirebiliyor mu? Çocuksu bir erkek içmeyi sever ve içmek için her türlü bahaneyi kullanır. Sürekli olarak “sen yapınca tadı daha güzel oluyor” mottosunu kullanarak yaşar.
Gerçek bir adamsa: Bu adam iyi gözükmek ve iyi hissetmek ister. İçki içmenin büyük bir hayranı değildir ancak içtiğinde asla fazla kaçırmaz ya da sadece akşam yemeği sırasında içer. Gün içinde içmek için çok meşguldür ve bunu gereksiz görür. Çok becerikli olmasa dahi kahvaltı hazırlamayı ve yemek yapmayı bilir, hatta bazen sizi kendi hazırladığı kahvaltılar ve yemeklerle şımartabilir bile!

9. Telefon

Toy bir erkekse: Gizliden telefonuna bakmaya çalışmayın ya da göz gezdirmeyin (bu çok şüphe çeker ve klişedir) ancak telefonunu nasıl kullandığına dikkat edin. Ne sıklıkla mesaj yazıyor? Göz gezdirdiğinde ekranda rastgele çıkan isimlere rastlıyor musunuz? Birçok kıza “sadece arkadaşız” diyerek mesaj atıyor mu? Onunla birlikteyken ilgisini nereye verdiğine dikkat edin ve deneme amacıyla telefonunu elinize alın. Telefonunu elinize aldığınızda panikle ve sinirle geri almaya çalışabilir. Ayrıca telefon modelinin en yeni ve pahalı modellerden biri olması onun için önemlidir. Bu tür erkekler her zaman bir sürü kızla konuşma ihtiyacı içinde olurlar ve hep bir sonrakinin peşindedirler.
Gerçek bir Adamsa: Telefonunu hiç umursamaz. Uzun yıllar boyu eski model bir telefon kullanabilir ve bundan asla gocunmaz. Telefon modeliyle hava atmayı saçma bulur. Ona göre bu sadece insanlarla iletişim halinde kalmak, randevuları ayarlamak, genellikle size tatlı mesajlar yollamak ya da gündemi takip etmek için kullandığı bir plastik parçasıdır. Teknoloji ve sosyal medyanın esiri değildir ve telefonunu sadece insanlarla bağlantı kurmak için kullanılan basit bir alet olarak görür. En son görüşülenler listesinin başında, tanınmamış numaralar ya da kişiler değil hep kendinizi görürsünüz.
Yukarıdaki maddelerin çoğunu karşınızdaki erkekte gözlemliyorsanız gerçekten şansılısınız. Çünkü karakteri oturmuş gerçek bir adamla karşı karşıyasınız.

http://filoji.com/karakteri-oturmus-gercek-bir-adamla-hala-buyuyememis-toy-bir-erkegi-ayirmanizi-saglayacak-9-fark/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dunyanin en populer oyunlarindan biridir.

red-color-home-decorating-ideas-15[1]

HAYAT NEDİR?
Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu yaninda bir mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gondermistir.
Mektubunda oyunla ilgili hic bir aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir;
*’Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur…’*
Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint
Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas hareketini
ve oyunu cozer, daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dunyanin en populer oyunlarindan biridir.
Zaman kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine direnmesi son derece etkileyici.
– Senenin birligi olarak tavla bir tanedir;
– 4 kosesi 4 mevsimi,
– tavlanin icindeki karsilikli 6’sar hane 12 ayi,
– pullarin toplami ayin 30 gununu,
– siyah-beyaz pullar gece ve gunduzu,
– karsilikli 12’ser hane gunun 24 saatini simgeler…
Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir :
*’Evet, Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. AMA BIRAZ DA SANS GEREKİR. Iste hayat budur…’*
BOL ŞANS………………………….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Basit Yöntem Beyninizi Öylesine Geliştirecek Ki Çevrenizdeki Herkes Şaşakalacak

beyin-gelistirme-yontemleri[1]

 

Yeni bir dil öğrenmenin, zihinsel yetiyi geliştirdiği iyi bilinen bir gerçek, peki ya anadilimizdeki kelime dağarcığımızı genişletmenin de beyin gücümüzü arttırdığını söylesek ne derdiniz? Birçoğumuz yeni kelime öğrenme alışkanlığımızı ilkokul yıllarından sonra terk ederiz. Ancak yapılan yeni bir araştırma kelime öğrenmenin kelime dağarcığımızı geliştirmenin yanında bizi daha zeki yaptığını ortaya koydu.

 

Sürekli çalışan hafızamız sandığımızdan çok daha fazla bilgi tutabilir, bu nedenle yeni kelimeler öğrenmek aslında beynimizin bilgi saklama yeteneğini arttırmak için daha fazla yol yaratmasına yardımcı olur. Öğrendiğimiz her yeni kelime uzun süreli belleğimize yerleşir. Bu, bazı açılardan verimsiz gibi gözükse de, aslında durum tam tersi. Beynimiz öğrendiğimiz her yeni kelimeyle çok daha fazla bilgi ilişkilendirmemize izin verir; yani öğrendiğimiz her kelime beynimizin nöral ağını arttırarak kapasite olarak bizi gelişmeye sevk eder. Başka bir deyişle, öğrendiğimiz her kelime bizi gerçek anlamda daha zeki yapmakta.

Zihninizde canlanması açısından öğrenilen her kelimeyi telefon sinyallerini daha geniş alana yaymaya yarayan baz istasyonları olarak düşünebilirsiniz. Bir bölgedeki baz istasyonu sayısı ne kadar fazla ise sinyal çekim gücü o kadar yüksek olacaktır. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi hafızamızda kayıtlı kelime sayısı ne kadar fazla olursa beyin kapasitemiz de o oranda daha fazla olacaktır.

Kendinizi ve özellikle beyninizi geliştirmeye önem veren bir bireyseniz, zihin kapasitenizi arttırmak için yeni kelime öğrenme yöntemleri sizin için altın değere sahip olmalıdır. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi kelime dağarcığınızı geliştirmek sizi gözle görülebillir bir şekilde daha zeki yapacak ve bu durum çevreniz tarafından kesinlikle farkedilecektir. Peki bu bahsi edilen yeni kelime öğrenme yolları neler?
Yeni Kelime Öğrenme Yöntemleri – Beyin Geliştirme Jimnastiği
Kelime dağarcığınızın oldukça geniş olduğunu düşünebilirsiniz, ancak bunu her zaman daha da genişletilebilmek sizin elinizde. Yeni kelimeler bulma ve bunların anlamlarını öğrenmeyi alışkanlık haline getirebilirseniz kişisel ve profesyonel yaşamınızda bunun faydalarını çok kısa sürede görmeye başlayacaksınız. Beyin kapasitenizi arttırmak ve zihninizi genişletmek için vücut geliştimecilerin ağır kaldırmasına benzer bir şekilde düzenli olarak kelime ezberleme alıştırmaları yapmak size faydalı olacaktır. Peki ama nasıl?

1. Gördüğünüz yeni kelimelere “gerçekten” dikkat edin
TV izlerken, şarkı dinlerken veya başkalarıyla konuşurken, hemen her gün yeni sözcüklerle karşılaşırız. Yeni bir kelimeyle karşı karşıya kaldığınızda hemen hepimiz kelimenin anlamını bahsi geçen konu ile ilişkilendirerek kendi çıkarımlarımız sonucu bulmaya çalışırız. Oysa ki beyin kapasitemizi geliştirmek istiyorsak bu yanlış bir tutumdur. Yapmamız gereken şey anlamını bilmediğimiz o kelimeyi zihnimize, telefonumuza ya da herhangi bir kağıt parçasına not ederek anlamını araştırmak olmalıdır.

Kendinizi sadece 1-2 hafta bu alıştırmaya zorlarsanız, anlamını bilmediğiniz ve yeni öğrendiniz kelimelerin çokluğu karşısında şoka uğrayabilirsiniz. Çünkü biz insanlar gündelik hayatlarımızda bir çok kelimenin anlamını bilmediğimiz halde “biliyormuş gibi yapma” eğilimdeyiz ve işin kötü tarafı bunun farkına varamamaktayız.
2. Okuyun
Okuma, kelimelere önem verilerek doğru bir şekilde yapılırsa, kelime dağarcığını arttırmak için mükemmel bir yoldur. Hergün bir kaç satır dahi olsa, size ilgi çekici gelmese bile, tam olarak anlamadığınız kelimeleri sorgulamak amacıyla ilginç bir şeyler okumaya çalışın. Bu esnada anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerinde durarak onların anlamlarını öğrenmek için efor sarfedin. Düzenli olarak okumak kelime dağarcığını geliştirme yöntemleri arasında daima kendine zirvelerde yer bulan bir seçenektir.

3. Sözlük Oyunu Oynayın
Sözlük oyunu kelime dağarcığını geliştirmenin en başarılı ve en zevkli yollarından biridir. Bu oyunda ilk olarak her sabah kalktığımızda evde bulunan sözlüğümüzü açıyoruz. Rastgele sayfaları çevirerek anlamını bilmediğiniz 5 farklı kelime buluyoruz ve anlamlarını öğreniyoruz. Sonrasında ki hedefimiz ise yeni öğrendiğimiz bu kelimeleri gün içerisinde ailemizle, arkadaşlarımızla olan diyaloglarımızda bir şekilde kullanmaya çalışmak olacak. Kulağa basit gelsede bu oyun sizi ilk günlerde çok zorlayacaktır. Zaman geçtikçe günlük ezberlediğiniz kelime sayısını arttırabilirsiniz. Bu oyun size çok fazla yeni kelime öğrenmenizi sağlayacağı gibi, sizi öğrendiğiniz kelimeleri günlük konuşmalarınızda da kullanmaya zorlayacağı için hitabet yeteneğinizide farkedilir bir biçimde geliştirecektir.

Sonuç;

Hemen hepsi gayet basit olan yukarıdaki basamakların hepsini düzenli olarak uyguladığınızda sadece 1 ay içerisinde, çevreniz sizdeki değişimi mutlaka fark etmeye başlayacaktır. Çünkü tüm bu yeni kelime öğrenme yöntemleri sonucunda kaçınılmaz olarak geniş bir sözcük dağarcığına sahip olacaksınız ve dolayısıyla konuşma, hitabet yeteneğiniz gelişecek, daha da önemlisi geniş bir zihinsel kapasiteye sahip olmaya başlayarak kendinizi adeta baştan yaratacaksınız.

http://filoji.com/bu-basit-yontem-beyninizi-oylesine-gelistirecek-ki-cevrenizdeki-herkes-sasakalacak/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çağımızın Sorunu Unutkanlığa Karşı Neler Yemeli? Neler Yapmalı?

Unutkanlık-Nedenleri-ve-Tedavisi1[1]
Gerek yoğun çalışma, gerek, stres, gerekse, yanlış beslenmeden dolayı artık, herkes unutma sorunu yaşar hale geldi.
Unutkanlıktan kurtulmak için, Beslenme ve Diyet Uzmanı Aslı İçingür’ün önerilerini sizlerle paylaşmak istedim.
Unutkanlıktan kurtulmak için :

* Günde 2-3 yemek kaşığı yaban mersini tüketin. Her gün, 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Güçlü bir hafıza için, porsiyonlardan biri, mutlaka orman meyvesi, özellikle de yaban mersini olmalı. Çünkü yabanmersini, bol miktarda içerdiği ‘polifenol’ sayesinde beyin hücrelerine saldıran serbest radikallerle savaşabiliyor.
Ayrıca elma, böğürtlen, kiraz, kırmızı erik, ahududu, çilek en iyi antioksidan kaynaklarını oluşturuyor. Kayısı, kırmızı ya da yeşil üzüm, portakal, kırmızı greyfurt, şeftali, armut ve mandalina da çok güçlü antioksidanlardan. Muz, kivi, mango ve nektari de bol antioksidan içeriyor.
* Haftada 2 öğün balık tüketin . Omega 3 yağ asidinden zengin, trans yağ asitlerinden fakir bir beslenme düzeni beyin sağlığı açısından oldukça önemli. Balık da, Omega 3 yağ asidi bakımından zengin bir besindir. Eğer balık tüketemiyorsanız günde, 1 gram omega 3 takviyesi almanızda fayda var.
* Günde 3 adet ceviz tüketin . Ceviz de, omega 3 yağ asidi açısından en zengin kaynaklardandır. Güçlü bir hafızaya ve yaşlık dönemine yönelik yönelik bir yatırım için, günde 3 adet ceviz tüketin.
* Haftada 3 kez kırmızı et tüketin . Yoğun iş temposu, ağır çalışma koşulları ve doğal yetiştirilmeytn besinler nedenleriyle özellikle B 12 vitamini eksikliği ortaya çıkıyor. Haftada 3 kez kırmızı et, günlük süt, yoğurt, peynir ve yumurta tüketimi vücuda yeterli B12 vitamini alınmasını sağlıyor.
* Günde 1 kase tahıl tüketin . E vitamini beyin sağlığı açısından en temel antioksidanlardan biridir. Bu vitamin özellikle tahıllarda bolca bulunmaktadır. Bu nedenle bulgur, esmer pirinç, buğday, karabuğday, çavdar, yulaf gibi besinlere günlük diyetinizde mutlaka yer verin. E vitamini aynı zamanda, ıspanak, kabak, semizotu ve lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler; zeytinyağı, fındık, ton balığı, sardalya, yumurta sarısı, domates ve patateste de bol miktarda bulunur.

* Kırmızı şarap, çay ve bitter çikolatayı sınırlı tüketin . Bunlar beyni genç tutan besinlerdir. Ancak kalorileri yüksek olduğu için sınırlı miktarda tüketmeyi de unutmayın.
Arıca; Unutkanlıktan kurtulmak için :
Fiziksel aktivite şart . Haftada en az 3 defa 45 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin.
Beyin egzersizi yaptıracak aktiviteler ile uğraşın . Satranç, bulmaca ve kitap okumak beyin için en ideal etkinlikler arasında yer alıyor.
Günde 15 dakika güneşe çıkın. D vitamini de beynin genç kalmasını sağlayan vitaminlerdendir. Bu vitamin için en etkili kaynak ise güneş ışığıdır. Her gün 15 dakika güneşlenmek vücuttaki D vitamini sentezini arttırarak eksikliğini önleyebilir. .
Trans yağlardan kaçının . Hazır paketlenmiş yağlı bisküviler, cipsler, rafine gıdalar, fast food ve kızartmalardan uzak durmak unutkanlığa karşı dikkat etmeniz gereken en önemli kuralları oluşturuyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Olumsuz Huylar Altında Yatan Korkular

10155892_757921917648102_5176829838968182060_n[1]

1-Kıskançlık: Yetersizlik Korkusu

2- Dik Başlılık: Güçsüzlük Korkusu

3-Kibir: Değersizlik Korkusu

4- Küçümseme: Aşağılanma Korkusu

5- Mükemmeliyetçilik: Onaylanmama Korkusu

6- Şüphecilik: Çaresizlik ve Güçsüzlük Korkusu

7-Yalancılık: Suçlanma Korkusu

8-Cimrilik: Yokluk Korkusu

9- Tembellik: Yetersizlik Korkusu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »