Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa, orada yaşayın çünkü komşularınız güzel insanlardır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bağımlılık üzerine kısa bir öykü…

 Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, maymun elini yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz.

Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması imkânsızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu, tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır.

Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki, bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür. Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen yeter ki kendine güven ve inan,her yer cennet olur o zaman….

Sen yeter ki kendine güven ve inan,

her yer cennet olur o zaman….
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Elimizde olan şeyleri çok seyrek düşünürüz. Eksik olanları ise daima….

Elimizde olan şeyleri çok seyrek düşünürüz. Eksik olanları ise daima….

A.Schopenhauer

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne iş yaparsın dedi: ”Hamalım ben dedim”.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zor olan yaşayabilmektir… Yalansız, onurlu ve özgürce…

Kolaydır aslında noktalar koymak biten cümlelere; Zor olan başlamaktır söze…

Kolaydır kandırmak kendini; Çünkü alışmışlığın vardır yaşanılan sahteliklere..

Zor olan bakabilmektir gözlerini kırpmadan ta içine…

Kolaydır aslında Seni seviyorum demek; Zor olan taşımaktır o sevgiyi her an yüreğinde..

Kolaydır ölmek çünkü hissizlik vardır ucunda;

Zor olan yaşayabilmektir… Yalansız, onurlu ve özgürce…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zihin seni kullanıyorsa bu köleliktir, şayet sen zihni kullanıyorsan bu bilgeliktir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güzel duygular sevgi yaratır, İyi insanlar kendini aratır…

Kötü duygular ömür yıpratır,

Güzel duygular sevgi yaratır,

Kötü insanlar kapı kapatır,

İyi insanlar kendini aratır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Olgunlaşmak: Kalbin daha hassas, Kanın daha sıcak, Zekanın daha işlek, Ruhun daha huzurlu olması demektir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dün kıran kırana bir mücadelenin bir parçası mı oldun? Kırıldın incindin mi?Olsun, o dündü ve geçmişte kaldı

Dün kıran kırana bir mücadelenin bir parçası mı oldun? Kırıldın incindin mi?Olsun, o dündü ve geçmişte kaldı. Neden incinmişlikleri ve rahatsızlık verici duyguları beraberinde bugüne taşıyasın ki? Bugün, bu dünya için “başka” bir gün. Bugün kesinlikle dün değil. Dün bitti. Bugün yeni başladı. Bugün senin yepyeni bir başlangıç yapman için iyi bir fırsat. Haydi harekete geç!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Rüya kalbin tuttuğu bir dilek, dost bize kanat geren bir melek, hayatsa bir zarftır. zarfınızdan güzellikler çıkması dileği ile!

Rüya kalbin tuttuğu bir dilek, dost bize kanat geren bir melek, hayatsa bir zarftır. zarfınızdan güzellikler çıkması dileği ile!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Yapan kendine yapar…

 

  Bir eski Türk kasabasında, bir yaşlı derviş varmış. Bu yaşlı derviş, kasaba sokaklarında durmadan dolaşır, boyunada;   “Yapan, kendine yapar”! der dururmuş.   Bu sözü dilinden hiç eksik etmezmiş. “Yapan, kendine yapar”.   O kasabadaki kötü yürekli bir kadın, sık sık evinin önünden, “yapan, kendi…ne yapar”, diye bağırarak geçen bu dervişten tedirgin olmuş, bıkmış.   – “Neden yapan, kendine yapsın? Hele şu aptal dervişin aklını başına getireyim de görsün”. Diyerek bir düzen kurmuş. Ev fırınında pişirdiği taze ekmeğin arasına, ağulu peynir doldurmuş. Derviş, her günkü gibi o gün de;   –“Yapan, kendine yapar”!

  Diye söylenerek kasaba sokaklarında dolaşırken, o kadının evinin önüne gelince kadın, dervişi çevirip;   –“Derviş baba, senin için taze yufka ekmeği yaptım. İçine yağlı peynir dürdüm. Al da, bir güzel ye, karnını doyur”! demiş.   Derviş:   –“Sağolasın bacım, acıkınca yerim”!   Diyerek dürümü almış, torbasına koymuş. Yine “yapan, kendine yapar”, diye söylene söylene yoluna gitmiş. Bir zaman yürüyüp yorulunca, öğle sıcağında bir çay kıyısına çöküp, söğüt gölgesinin serinliğine uzanmış. O sırada tozlu yoldan yorgun argın gelen bir delikanlı yanına sokulup:   –“Merhaba! Derviş Baba”, demiş.   –“Merhaba oğul! Nerden gelip nereye gidersin?” diye sormuş.   Dinlenmek için dervişin yanına, gölgeye oturan delikanlı:   — “Askerdim. Terhis oldum, evime dönüyorum. Kasabaya daha epey var. Karnımda öyle acıktı ki”! demiş.   İyi yürekli derviş, torbasındaki peynir dürülü yufkayı ansıyarak, hemen dürümü çıkartıp delikanlıya uzatmış.

   –“Kime niyet, kime kısmet. Al ye oğul”! demiş.   Dürümü yiyen delikanlı, karnı doyup dinlendikten sonra, yola düzülmüş. Kasabanın yolunu tutmuş. Gel gelelim, ağulu dürümü yediğinden, yolda karnı ağrımaya başlamış. Çok kötü sancılanmış. Gittikçe sancısı, ağrısı artmış. Kasabaya dek zor gelebilmiş. Kasabaya giripde, sürünerek evinin kapısına gelince, kapı eşiğine düşüp can vermiş. Evden çıkan kadın, bir de ne görsün; askerden dönen oğlu ölmüş, kapı önüne yığılmamış mı? Zehirlenip ölen delikanlının annesi, ağulu peyniri yufkaya dürüp veren kadınmış.

 Bu olaylardan bilgisiz derviş, akşama doğru kasabaya dönmüş. Yine   –“Yapan, kendine yapar”!   Diye söylenerek kasabanın sokaklarından, kendisine ağulu dürümü veren kadının evi önünden geçmiş, gitmiş.

 Not: Emekli bir Yunanlı öğretmen ki, bu öğretmen, Anadolu’dan göçen bir Rum ailesinin oğludur. Atina’da, esir Mehmet Ali’ye, Türk masal analarınca anlatılan bu masalı, anlatmıştı. Ve bu masal, Aziz Nesin’in Borçlu Olduklarımız adlı çocuk öykü kitabından aktarılmıştır.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendine güven!

Kendine güven! Sen bu dünyaya gelirken, sana güvenen bir mertebe var belli ki, çünkü sana bu yolculuğunda, bir can ve bir ruh emanet edilmiş!

Yurda Hal

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben mutlu anlarımda ses kayıt cihazını alıyorum ve kendimi nasıl hissettiğimi anlatıyorum.

Ben mutlu anlarımda ses kayıt cihazını alıyorum ve kendimi nasıl hissettiğimi anlatıyorum. Modum düşer gibi olduğunda hemen kaydı dinlemeye başlıyorum her zaman keyfimi yerine getiriyor. Dinlediklerim o an saçma bile gelse, beni güldürüyor. Tavsiye ederim bir deneyin:)

 

Yurda Hal

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Başarabilirseniz Siyah Noktaları Sayın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »