Pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerekir…

Pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerekir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çok sevdiğim bir duadır:Kim hakkımda ne düşünüyor ve konuşuyorsa Allah ona bin katını versin

Kim hakkımda ne düşünüyor ve konuşuyorsa Allah ona bin katını versin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünya insanı olarak adalet ile intikam arasındaki farkı seçebilmelisiniz.

Dünya insanı olarak adalet ile intikam arasındaki farkı seçebilmelisiniz. Bu far…k sizin tekamül noktanızın da bir işaretidir.

Adalet mekanizması siz değilsiniz, Tanrı’nın tüm yasaları saç teli kadar şaşmaz ilkeler üzerine kuruludur.

İntikam yerine o hoşlanmadığınız olayın size neler öğrettiğini anlamaya çalışırsanız idrakiniz daha hızlı gelişir.

(Silver Birch- Hayatın Bilmecesine öte alemden gelen cevap)
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatın anlamı nedir biliyor musun?

Hayatın anlamı nedir biliyor musun? İşte bu sorunun cevabını sana kim vermeye kalkışıyorsa onun yanından uzaklaş ve kendi içine dön. Çünkü hayat yalnızca senin ona kattığın anlam ile şekillenir.

Uğur Koşar

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kadınlar artık terkedilme korkusunu üstünüzden atın…

http://platform.twitter.com/widgets/hub.1326407570.html

Başına Buyruk Beyin / Cordelia Fine“Başka insanların düşüncelerinin sizi farkında olarak ya da olmayarak etkisi altına alıyor olması oldukça ürkütücüdür. Ancak gücü anlaşılmazlığında yatan bir düşmandan kendinizi saklamak için yapabilecekleriniz oldukça azdır. Fakat daha da kötüsü, kendi olumsuz inanışlarınızın da size karşı sinsice çalışıyor olmasıdır.

Bir kadının ilişkisine dair beklentileri sonuçta kendi gerçekliğini yaratabilir. Eğer kadın sevgilisi tarafından reddedilme fikriyle gereğinden fazla meşgul olursa, onun bu hassas yaklaşımı ilişkisinin korktuğu gibi sonlanmasına sebep olabilir mi? Bu hipotezi test etmek için yapılan bir çalışmada çiftler ilişki dinamiklerini mikroskop altına yatırmak için davet edildiler. Çiftlerden her biri ilişkilerine, partnerlerine dair düşüncelerini, tatmin olma derecelerini, taahhütlerini değerlendirdiler. Aynı zamanda çiftlere diğeri tarafından terk edilmekten duydukları anksiyeteye dair bir ölçek uygulandı. Çiftler yeniden bir araya getirildi, bir odaya oturtuldular ve bir kamera onları çekmeye başladı. Ardından aralarında biraz ilginç bir çekişme yaratmak adına ilişkilerinde soğuk bir atmosfer yaratan, onları yıpratıcı bir ruh haline sokan konuyu tartışmaları istendi. Sonrasında bu tartışmaların etkilerini anlayabilmek adına onlara yeniden sevdikleri kişiyle ilgili bir değerlendirme formu verildi. Denekler laboratuvardan sağ salim çıktıktan sonra araştırmanın ne hakkında olduğunu bilmeyen psikologlar bu ateşli tartışmanın küllerinin inceleme altına aldılar. Bandı ileri geri sararak gelişigüzel yorumları, çirkin eleştirileri, düşmanca tavırları ve hoş olmayan ses tonlarını değerlendirdiler.

Videoya çekilen tartışmadan önce, terk edilmeye hassas kadınların eşleri, ilişkileri hakkında, ayrılıklara karşı daha sağlam duran kadınların eşleri kadar pozitif bir tavır içerisindeydi. Ancak daha sonrasında hassas kadınların eşleri tamamen sinirlilerdi. Araştırmacılar bantlara bakarak bunun nedenini keşfettiler. Yapılan istatistiki analizlere göre reddedilme korkusu olan kadınlar, tartışma yaratılacak konular konuşulmaya başladığında çok daha huysuz tavırlar sergilediler, eşlerini öfkeden çıldırtma nedenleri de buydu. İkinci bir deneyde de reddedilmeye hassas kadınların ilişkilerinin her ne kadar sağlıklı ve mutlu olarak başlıyor olsa da diğerlerine oranla bitmeye üç kat daha yakın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu hassas kadınların reddedilme beklentileri korkularını gerçeğe dönüştürmektedir

Kaynak:Benoyum

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir sufi duası: Allah senin kalbini dağınık etmesin. Seni, kendisinden alıkoyan her şeyden kurtarsın…Seni kendisine ulaştıran yola kavuştursun."

Sûfi pirlerden Cüneyd-i Bağdâdî’den (ö. 911) bir kimse duâ istediğinde şöyle duâ ederdi: ”

Allah senin kalbini dağınık etmesin.

Seni, kendisinden alıkoyan her şeyden kurtarsın. ..

Seni kendisine ulaştıran yola kavuştursun.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendimizi tanımladığımız değerlerden daha üstününü edineni kıskanırız…

Ateş odunu yakıp bitirdiği gibi haset ve kin de sevapları yok eder bitirir. Mümin gıpta eder, münafık ise haset eder.” Hz. Muhammed (asm). “Hasetçiye huzur, kötü huyluya da onur yoktur.” Ahnef  Kays.  “Dünyadaki en huzursuz kimse gönlünde haset taşıyan kimsedir.” İmam şafi.  “Sakın kıskanana beddua etme; o zavallı zaten belanın içerisinde yaşıyor.” Sadi. “Kıskançlığı ancak sevgiyle yenebiliriz.”

 

Geothe. “Güveler elbiseleri nasıl kemirirse kıskançlık da insanı öyle kemirir.” St. Chrysostom.  “Kıskanan kimseye, başkanın üzüntüsünden daha hoş ve başkasının sevincinden daha katlanılamaz bir şey yoktur.”  Spinoza. “İyi kalpli insan başkalarına haset ettirmemek için kendisinde birkaç kusur bırakır.” Benjamin Franklin. “Kıskançlık, aşağı işler yaparak veya küçümseyişlere kanarak öz değerimizi düşürmekten doğar.

 

Kendimizi tanımladığımız değerlerden daha üstününü edineni kıskanmaya zorlanırız. Maddi çare, kendimizi yeterince takdir etmek, başkasıyla kıyaslamamak, başkasının takdirini fazla önemsememek, elimizdekiyle yetinmek gibi davranışlardır. Manevi çare ise değerimizi yüce Yaradan’la bağımıza bağlayarak ahıret bilincini beslemek ve maddi değerlerin kalbimizdeki önemini küçültmektir.”

M. Bozdağ

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yapmacık olup beni bin kişi seveceğine kendim olup beni bir kişi sevsin !

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Sorunun Kendinde olduğunu Anlamayan İnsanlar, Çözümü Başkalarının Huzurunu Bozmakta Bulur…!!!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen kimi zaman o karanlık, kimi zaman da o karanlıktaki ışıksın…

  Birbirimize Işık Olmak;
Yaşam yolculuğundaki amacımız kendi ışığımızın farkında olmamız ve olduğumuz yerde parlamaya devam etmemizdir. Elinizdeki meşale korkularınızın, endişelerinizin rüzgarından söner bazen,
… Önünüzü göremediğiniz bir zamanda yolculuk ederken, Ceplerinizi karıştırırsınız size umut verecek, yol gösterecek bir şeyler ararsınız, Kendinizi kaybolmuş hissedersiniz, yalnız ve karanlıktasınızdır. Birden uzaktan cılız bir ışık görür, bir ses duyarsınız. O gördüğünüz veya duyduğunuz size yola devam etmeniz için sebep, önünüzü görebilmeniz için hedef olur. İşte yaşam yolculuğunda fark etmen gereken budur.
 “Sen kimi zaman o karanlık, kimi zaman da o karanlıktaki ışıksın.” Hepimiz Biriz “Hepimiz biriz. Kendi farkındalığımızla birbirimizin ışığıyız, yolunu kaybetmişlerin deniz feneriyiz.” İfadesinin sizdeki yansıması nedir?
Birbirimizle görülmez bir ilişki içindeyiz. Sokaktaki insanın gelişiminden, Afrika’daki bir çiçeğin büyümesinden bile sorumluyuz. Bunun farkında mısınız? Yaşam yolculuğundaki amacımız fark etmek ve fark ettiklerimizle birbirimize ışık olmaktır.
Işığımızın kaç kişiyi aydınlattığının, nerede yandığımızın bir önemi yok. Yolumuza çıkanlar ister bin kişi ister bir kişi olsun fark etmez. Önemli olan kendi ışığımızın farkında olmamız ve olduğumuz yerde parlamaya devam etmemizdir ♥
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Başkalarına verebileceğiniz 8 özel armağan…

1. Dinleme: Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz yanıtı düşünmeden, can kulağıyla dinleyin.

2. Sevgi: Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.

3. Kahkaha: Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız “Seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir.

4. Yazılı bir not: Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir… Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5. İltifat: Basit içtenlikle söylenen bir söz “Bu renk sana ne çok yakışmış”, “Harika bir iş çıkardın”, “yemek nefis olmuş” gibi, karşınızdakinin içini aydınlatır.

6. İyilik: Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.

7. Yalnızlık: Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8. Neşeli bir yapı: Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selam vermek ya da teşekkür etmek o kadar zor mu?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SEVDİKLERİNİZİ İNCİTMEYİN… BİR GÜN ONLARI NE İNCİTMEK İÇİN BULABİLİRSİNİZ, NE DE KENDİNİZİ AFFETTİRMEK İÇİN…

SEVDİKLERİNİZİ İNCİTMEYİN… BİR GÜN ONLARI NE İNCİTMEK İÇİN BULABİLİRSİNİZ, NE DE KENDİNİZİ AFFETTİRMEK İÇİN…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamak sadece nefes almak değildir; çoğu zaman kendimize ve sevdiklerimize duyduğumuz saygıdır, sevgidir, güvendir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İstakozlar Geriye Doğru Yürür!

   Bu garip ama doğal özelliği kırmak ve diğer deniz hayvanları gibi ileriye doğru yürümeyi aklına koyan genç bir ıstakoz, anne ve babasının tüm ısrarlarına rağmen makus talihini yenmek ve diğerleri gibi ‘böyle gelmiş böyle gider’ dememek adına yaşadıkları bir nehir kıyısında gizlice kendi kendine yürümeyi öğrenmeye karar verir ve başarır!

Ailesi neredeyse yıkıl…ır. Zira sisteme başkaldırmıştır ve “doğru” bildiği yolda yalnız ilerlemeye başlamıştır. Anne ıstakoz kahrından ölür, baba ıstakoz ise oğluna, “defol git, seni artık aramızda görmek istemiyoruz. Ya yine bizim gibi olursun, ya da bizi terkedersin” der.    Genç ıstakoz doğru bildiği yolu uygulamaya devam eder ve dünyaya “açılmaya” karar verir, “yola” koyulur.    Bu “başkaldırı” ıstakoz dünyasında büyük bir felâket olarak algılanır. Yolda rastladığı tüm hemcinsleri ona nefretle yaklaşır, yardım etmezler. Kurbağalar, kamplumbağalar, sümüklü böcekler bu asi gence alayla bakarlar, onun ileriye doğru yürüdükçe dünyanın ters döndüğünü düşünürler.

Genç ıstakoz yolun ortasında bir gün, ağzında bir pipo, melankolik ve yapayalnız yaşlı bir ıstakoza rastlar.
“Ben de gençken senin gibi öne doğru yürümeyi öğrendim, başkalarına öğrettim ve sonuçta kazandığıma bak: yapayalnız yaşıyorum, kimse benimle konuşmuyor, hastalıklı gibi herkes benden kaçıyor. Yol yakınken vazgeç bu sevdadan oğlum. Başkaları gibi olmaya çalış. Göreceksin o zaman nasıl da daha mutlu olacak ve bana teşekkür edeceksin”, der yaşlı ıstakoz.    Genç asi, bir an duraksadıktan sonra, “hayır amca ben haklıyım” der ve yoluna devam eder.

Nereye kadar gitmiştir? Ne elde etmiştir?
Bilinmez. Tek bilinen belki de, sayısızca bu tür sessiz kahramanların dünyamızda varlığı.
Ne diyelim? Yolları açık olsun… Ya genç ıstakoz olacağız ya da Pink Floyd ´un davranış bilimi terminolojisine armağan ettigi ünlü nitelemesinde olduğu gibi, “comfortably numb” (rahatlık içinde uyuşmuş) insanlar olacagız.

Seçim durakta bizi bekler…

Ivo Molinas
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tam anlamıyla MUTLU olabilmek için gereken tek şey bu ANI, geçmişteki diğer anlarla KARŞILAŞTIRMAYI bırakmaktır..!

Tam anlamıyla MUTLU olabilmek için gereken tek şey bu ANI,

geçmişteki diğer anlarla KARŞILAŞTIRMAYI bırakmaktır..!

Andre Gid

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »