Bu yıl 16 Şubat’ta Çin astrolojisine göre “köpek” yılına giriyoruz. Bu ne anlama geliyor? Binlerce yıllık mazisi bulunan Çin astrolojisine göre yeni yıl hayatımıza neler getirecek?

Doc-P-93912-636244916439201783[1]

2018 yılı bizlere neler getirecek hepimiz merak ediyoruz. Bu yıl 16 Şubat’ta Çin astrolojisine göre “köpek” yılına giriyoruz. Bu ne anlama geliyor? Binlerce yıllık mazisi bulunan Çin astrolojisine göre yeni yıl hayatımıza neler getirecek?

Uyumlu ve keyifli bir yıl bizi bekliyor ama…
Türk Çin Kültür Derneği’nin Feng Shui ve Çin Astrolojisi Uzmanı Ceren Sakin, 2018 yılı ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.

2016 ve 2017 gibi zorlayıcı iki yıldan sonra bu sene birbirleriyle uyumlu olan iki elementin etkisi içine gireceğimiz için biraz nefes alacak gibi duruyoruz. Bu yılın elementleri arasında yıkıcı değil yapıcı döngü olmasından dolayı insanların daha uyumlu ve keyifli bir yıl geçireceklerini söyleyebiliriz. Ayrıca toprak elementinin çok güçlü olduğu bir seneye girmek üzereyiz.

Köpek yılının bu yılki elementi “yang toprak”
Kişilik özelliği olarak Yang toprağın yaptırım gücü çok yüksektir. Bir dağa benzetilir ve aşılması güçtür. Sabittir, dünyevidir, sert mizaçlıdır ve kaslarımızı temsil ettiği için gücü de temsil eder. “Yang toprak köpek” bir de Çin Astrolojisinde başka bir tasvire daha sahiptir ki; ben buna kısaca hacı yatmaz diyorum. Kişi ne kadar büyük bir darbe alırsa alsın sırtı yere gelmez hemen tekrar ayağa kalkacak kadar güçlü ve azimli yapar.

Kazalara dikkat!
Köpek burcunun tek sıkıntısı koruyucu meleği olmayan burçlardan biridir! Toprak elementini de temsil ettiği için bu sene köpek burcu ile çatışması olan kişiler dağa çıkmamalı, ekstrem sporlar yapmamalı ve olabildiğince sağlığına dikkat etmelidir çünkü bu sene çıkan sorunlarda korunma özelliği olmayacağından dolayı yaralanmaların çok ağır olması muhtemeldir. Bunlardan korunmak için çatışması olan kişilerin tavşan sembolünü üzerlerinde taşımalarını tavsiye ederim.
Bu sene doğal afetlerin topraktan gelmesi beklenir. Her sene geldiği bir yön vardır, örneğin geçen sene yangın felaketleri ve bıçaklanmalar beklediğimiz gibi bu sene de toprağın felaketlerine maruz kalabiliriz.

Aşk enerjisi güneyden geliyor!

Çiftler veya romantik bir ilişki arayışında olanlar, çocuk sahibi olmak isteyenler, bu sene aşk enerjisi güneyden geliyor. Evinizin bu yönündeki bölümlere aksesuar olarak kırmızı renkte çift objeler koymak ya da Mandarin ördekleri koymak burayı aktive edecektir. Aynı zamanda senenin gök elementi olan Yang Toprak (Yin Su) günlerinde doğanlar için müjde! Bu sene evlilik ihtimaliniz oldukça güçlü. Çiftler için ise keyifli ve uyumlu bir sene olacağını söyleyebiliriz.

 

Ekonomi ve politikada bizi neler bekliyor?
Çin takvimi 60 yıllık döngüler yaptığı için 60 yıl önce o yıl neler olmuş diye bakmakta fayda var. 1958 yılında ne yazık ki Türkiye’nin ekonomisi çok iyi durumda değildi ve doların 3 liralardan 9 liralara kadar çıktığına tanıklık edilmişti. Dış ticarette açık vardı ve borçlanmalar artmıştı. Dünya’da ise Vietnam savaşı sürmekteydi.

Dolayısıyla bu sene başlayan doların yükselişinin devam etme olasılığını göz önünde bulundurmakta fayda var çünkü ateş elementi ekonomiyi destekler ve 2017’de iyice güçsüzleşen ateş elementi birkaç sene yanımıza uğramayacak. Bu sebeple ekonomide çekimserlik ve korkular baş gösterebilir.
Kimler para kazanacak?

Element döngüsüne göre ağaç elementi toprak elementini yönetir buna ağaç elementinin parası diyebiliriz. Bu sebeple, ağaç elementine ait sektördekiler geçen senenin aksine para kazanacak gibi gözüküyorlar. Kimdir bunlar? Tekstil, yayın kuruluşları, medya, iç mimari, peyzaj ve yiyecek sektörüdür.
Metal elementine ait sektörler ise Toprak tarafından çok destekleniyor ama ne yazık ki bu destek iş ve performans anlamında olup, sonuç için biraz beklemeleri gerekecek. Evet, çok yoğun çalışacaklar ve desteklenecekler ama paraya dönmesi için biraz vadeye ihtiyaç duyacaklar. Bu sektörler; mühendislik, bilgisayar, otomotiv ve bankacılık.

Ateş elementine ait sektörler için de aynısını söyleyebiliriz çünkü ateş elementi de toprak elementini destekler. Dolayısıyla toprakla pozitif bir etkileşimleri vardır. Çok çalışacaklarını ve aktif olacaklarını söyleyebiliriz ama aynı metal elementi gibi nakde çevirmeleri bir süreç alacaktır. Bu sektörler, borsa, finans, kimya, eğlence ve enerji sektörleridir.
Toprak elementi için toprak rakip anlamına geleceğinden toprak elementinin sektöründekiler çok rakip ortamına maruz kalacaklardır. Bu sebeple kar bölünecek diyebiliriz. İnşaat, madencilik, otelcilik, gayrimenkul gibi…

Diğer sektörler bu sene ne yazık ki çok desteklenemiyor. Bu sene bazı kayıplar ve zorlanmalar yaşayabilirler.

Bu sene bereket, kapısı güneydoğu yönüne bakanlardan yana. Örneğin salonunuz gibi evinizin sık kullanılan bölümleri güneydoğu yönündeyse ve önü de açık ise bereket sizinle olacak demektir.
Köpek Yılınız Kutlu Olsun!

Kaynak: indigodergisi.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Erkeklerin Derin Ruha Sahip Kadınlarla Başa Çıkamamasının 10 Nedeni

ac302050922fa77932f3691d92d78a76[1]
Ne kadar derin olursanız, biriyle ilişki yaşamaya başlamanız da o kadar zor olabilir. Bundan yakınan birçok kadın dostunuz vardır. Hatta belki siz de bu durumdan rahatsızlık duyuyorsunuzdur.
Çünkü insanlar anlaşılmak, hayata dair düşüncelerini paylaşmak isterler. Kadınlar çoğu zaman erkeklere göre daha ayrıntıcı ve daha duygusal oldukları için derinliklerine doğru yola çıkıldığında, erkekler bazen bu yolda yorulup pes etmeyi tercih ediyor.
Neden erkekler bu tarz kadınlarla anlaşmakta zorlanıyorlar?
1. Derin bir kadın zor sorular sorar.
Kadın karşısındaki erkeğe henüz cevap vermeye hazır olmadığı sorular sorar. Hatta ilk buluşmada erkeğin çok derine gömdüğü bazı anılarını ona hatırlatabilir. Havada kalan, rutin konuşmalarla yetinmeyecektir.
2. Derin bir kadın her zaman dürüsttür.
O kadar dürüsttür ki, bazen onu patavatsız olmakla suçlayabilirsiniz. Fakat o bunu kabul etmeyecektir. Her zaman her koşulda doğruyu söyleme huyu, herkesi zor durumlarla karşı karşıya bırakabilir. Belli bir derinliğe sahip olan kadın, kafasındaki tüm gerçekliği bir anda erkeğin yüzüne çarpıp onu sarsabilir.
3. Derin bir kadın ne istediğini bilir.
Eğer bir erkeğe karşı olan hislerinden emin değilse, onu bir kaybetmemek için bir köşede tutmaya çalışmaz. Doğru kişinin “o” olmadığını düşünüyorsa mutlaka bunu belirtip kendine başka bir yol çizecektir. Yalnız kalmamak için yanlış kişilerin elinden tutmaz.
4. Derin bir kadın kendisi gibi derin bir ilişki yaşamak ister.
Bu kadınlar beraber olduğu erkekle onun hayatı hakkında uzun konuşmalar yapmak isterler. Anılarınızı dinlemek, acınızı anlamak ve hayatınıza değer katmak isterler. Konuşabildiği ve aynı zamanda beraber eğlenmeyi de bildiği gerçek bir ilişki ister.
5. Derin bir kadın samimi ilişkiler kurmaktan kaçınmaz.
Derin kadınlar değer görmeyi beklemeden değer verirler. Karşısındakiyle yakınlaşırken kendi özgürlüklerini kısıtlamaktan korkmazlar. Zaten asıl istedikleri şey sevdiği erkekle güçlü bağlar kurmak ve birbirini her zaman hissetmektir.
6. Derin bir kadın içinizde sakladığınız benliğinizi görür.
Gerçek kişiliğinizi hemen okur ve sizi değerli kılan şeyleri hemen anlar. Bunu anladığında da sizden saklamayı tercih etmez. Sizinle sizin hakkınızda sanki tanıyormuşçasına konuşmaya başlar. Karşısındaki erkek belki bunu kaldıramayabilir veya kadının içgüdülerinin gücünden korkabilir.
7. Derin bir kadın tutarsızlığı anında fark eder.
Bir dediği bir dediğini tutmayan kişileri hemen fark ederler. İnsanların unutacağınızı düşündüğü hareketleri, konuşmaları unutmazlar ve bu yüzden partnerlerinin de açıklarını hemen yakalarlar. O, tutkulu ve güçlü bir bağ kurmak ister. Tutarlılık onun için kemiği saran bir et gibidir. Arzuladığı erkeği tamamlayan şey budur.
8. Derin bir kadının duyguları yoğundur.
Bu duygu yoğunlukları kadının karşısındaki erkek de güçsüzse, ilişki başlamadan birçok problem yaratabilir. Fakat bu kadınlar aslında hissederek yaşadıkları için algıları her şeye karşı açıktır. Düşünceleri de duyguları kadar yoğundur.
9. Derin bir kadının aşkı da derindir.
Eğer bir erkek duygularını yoğun yaşayan bir kadına derin bir aşk sunmazsa, kadın bu ilişki için çaba harcamak istemeyecektir. Çünkü o bir erkeği tutkularıyla, kalbiyle, tüm bedeniyle sevmesini bilir. Bir aşk yaşamak istiyorsa bunu gerçekten kendini kaptırarak yapar. Erkekten de aynı şeyleri bekler.
10. Derin bir kadın karşısındaki erkeği beklemez.
Bir şeyler yaşaması ihtimal dahilinde olan erkeğin kafası karışıksa, zihnini toparlaması için beklemez. İstenmeyi, seçilmeyi beklemez ve bunun uğruna savaşmaz. Gerçekten birinden hoşlandığında düşünmek için zaman istenmeyeceğini bilir. O bulunduğu “an”a inanır. Karşısına oturan erkeğin ondan etkilenmesi için uğraşmaz ve ona zaman tanımaz.
Yazar Ecem Bayır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ‘ size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.’

26169912_2026357914302300_8788088367809274197_n[1]

 

Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu. Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.
Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı. Sordum: “Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.”
Taksi şoförü bana, şimdi “Çöp Kamyonu Kanunu” dediğim şeyi öğretti. Şoför pek çok insanin çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın. İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler.
Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ‘ size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.’
Aydın Boysa

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Can taşıyor!”

26219381_1874306199547259_1634989901163045288_n[1]

 

 

BÜYÜK BÜYÜKANNEMİN ANILARINDAN 40’lı senelerin sonları, İstanbul Bakırköy’de eski bir köşk… Şayan Hanım bir kış günü bahçedeki odunluktan odun alırken, içlerinden bir tanesini elinden düşürür. Düşen odunu almak için uzandığında ne görsün, yerde yaralı bir fare yatmakta! Odun farenin üzerine düşmüş ve bacağını kırmıştır. Hayvanı can acısıyla kıvranarak yatıyor görünce o kadar üzülür ki, masmavi gözleri yaşlarla dolu olarak eve koşar.
Kızına; “Nevzat, ben böyle böyle bir iş yaptım” diye anlatır. Kızı Nevzat Hanım, çoğumuz gibi, “İyi anne, atarız gider” der. Şayan Hanım asla kabul etmez. Hemen odasına koşar, bez parçaları alır. Kibrit çöplerini ve bir tasa koyduğu zeytinyağını da alıp tekrar odunluğa koşar. Damadı Nuri Bey, eşine “Valide Hanıma söyle lütfen, çocuklar veba olursa ne yaparız” diye endişesini dile getirir ama nafile! Şayan Hanım odunluğa gittiğinde fare olduğu yerde kımıldamadan yatıyordur.
Bu arada unutmadan yazayım; kış olduğu için fare üşümesin diye zeytinyağını ocakta biraz ısıtır. Farenin kırık bacağına on gün süreyle, her sabah ve her akşam zeytinyağı sürerek masaj yapar. Sonra her gün yeniden kibrit çöplerini bez parçasıyla farenin bacağına destek yaparak bağlar ve kırığın kaynamasını bekler. Tabii, peynir, süt ve su ikramları da yapılmaktadır fareye…
Sonunda bir akşam Şayan Hanım, hadisenin başından beri kendisine yardım
etmekte olan torunu İnci’ye; “Bu gece bacağını bağlamayalım. İyileştiyse gitsin” der. Son kez zeytinyağlı masajını yapar ve odunluktan çıkarlar. Sabah geldiklerinde farenin gitmiş olduğunu görürler. Şayan Hanım yaptığı bu işe hayret edenlere çok basit bir cevap verirmiş: “Can taşıyor!”
Zeynep İnan – Dünya Bizim dergisi 2012

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“‘Her şey yeterli olsun’ dediğimizde…

26219810_1875337349444144_417401277671534247_n[1]

 

 

Her Şey Yeterli Olsun
Geçtiğimiz günlerde, havaalanında bir baba ile kızının son dakikalarda aralarında geçen konuşmaya kulak misafiri oldum. Kızın bineceği uçağın kalkmak üzere olduğu anons edilmişti. Güvenlik kapısının yanında duruyorlardı. Birbirlerine sarıldılar ve baba “Seni seviyorum. Her şey yeterli olsun,” dedi. Kız, “Baba, birlikte geçirdiğimiz günler çok güzeldi. Sevgin,ihtiyacım olan tek şey. Ben de senin için her şeyin yeterli olmasını diliyorum, baba,” diye karşılık verdi. Birbirlerini öptüler ve kız ayrıldı.
Baba, yanında oturduğum pencereye doğru yürüdü. Ayakta dururken ağlamak istediğini ve buna ihtiyacı olduğunu görebiliyordum. Özel konulara girmemeye çalıştım; ama “Birine sonsuza kadar ayrı kalacağınızı bile bile hoşça kal dediniz mi hiç?” diye sorarak adeta beni sohbete davet etti. “Evet, ” Diye yanıtladım. Bunu söylemek, beni anılara, benim için yaptıklarından ötürü babama duyduğum sevgiyi ve minneti ifade etmeye çalıştığım anlara götürdü. Zamanının sınırlı olduğunu bildiğimden, benim için ne kadar önemli olduğunu yüzüne söylemek için özel zaman ayırmıştım. Dolayısıyla, bu adamın neler hissettiğini anlıyordum.
“Sorduğum için bağışlayın; ama neden bu sonsuza kadar sürecek bir veda?”diye sordum. “Ben yaşlıyım; o da çok uzakta yaşıyor. Önümde bazı ciddi mücadeleler var. Gerçek şu ki, onun buraya bir sonraki gelişi geç olabilir.” dedi. “Veda ederken ‘Her şey yeterli olsun’ dediğinizi duydum. Bunun ne anlama geldiğini sorabilir miyim?” Gülümsemeye başladı. “Eski nesillerden kalma bir dilek. Annem ve babam, bunu herkese söylerlerdi.” Bir an duraksadı; sanki daha detaylı olarak hatırlamak istermiş gibi baktı;kocaman gülümsedi. “‘Her şey yeterli olsun’ dediğimizde, karşımızdaki kişinin onu ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmesini dileriz,” diye devam etti ve bana dönerek şu dizeleri ezbere okudu:
“Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum. Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum. Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum. Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum. İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum. Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum. Son ‘Elveda’yı atlatmana yetecek kadar ‘Merhaba’ diliyorum. Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı ve yürüdü gitti.
(Yazarı bilinmiyor)
Bende size ‘yaşamınızda her şey yeterli olsun’ diliyorum.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Keyifle sürdürülebilir bir yaşam için …

mutlulugun-formulu_189812941656c1ea40cfe01[1]
Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. 🐴
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür
ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir.
Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar.
Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz.
Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta,
toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!
Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü yük ile kuyudan çıkmanın sırrı, bu yükü silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
Mutluluğun *5*basit kuralını unutmayınız:
🔹1. Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın, çoğu zaten hiç gerçekleşmez.
🔹2. Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.
🔹3. Kalbinizi nefretten arındırın, affedin.
🔹4. Daha az bekleyin.
🔹5. Daha çok verin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nerede Sevgi var ise, orada Başarı ve Zenginlik de vardır…!!!”

26731114_868695119977187_7402412429896152261_n[1]

 

Bir kadın, evinden dışarı çıkar ve uzun beyaz sakallı 3 tane yaşlı adamın evinin önünde oturduklarını görür. Onları tanımaz.
“Ben sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız” der.
“Lütfen içeriye gelin ve birşeyler yiyin.”
“Evin erkeği içerde mi?” diye sorarlar adamlar.
“Hayır” der kadın. “O dışarıda.”
“Öyleyse içeri gelemeyiz” diye cevap verirler.
Akşam olup kadının kocası eve geldiğinde, kadın başından geçenleri kocasına anlatır.
“Git onlara söyle ben evdeyim içeri gelebilirler” der.
Kadın dışarı çıkar ve onları içeri davet eder.
“Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz.” der yaşlı adamlar.
Kadın ögrenmek ister;
“Niye giremezsiniz?”
Yaşlı adamlardan bir tanesi açıklar:
“Onun adı ZENGİN” der bir arkadaşını gösterir, ve bir diğerini işaret eder ” O BAŞARI, ben ise SEVGİ.” Sonra ekler;
“Şimdi, içeri gir ve kocanla konuş hangimizi evinizde istersiniz”
Kadın içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyunca neşelenir.
“Ne güzel!!” der, “Madem öyle, Zengini içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun.”
Karısı itiraz eder;
“Canım, niçin Başarıyı çağırmıyoruz?”
Bu sırada konuştuklarını evin diğer köşesinde bulunan gelinleri duyar. Zıplayarak gelir ve kendi fikrini söyler.
“Sevgiyi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!”
“Gelinimizin önerisini dikkate alalım” der adam karısına.
“Dışarı çık ve Sevgiyi bizim misafirimiz olması için davet et.”
Kadın dışarı çıkar ve 3 yaşlı adama sorar;
“Hanginiz Sevgi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol”
Sevgi ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar. Diğer iki yaşlı adamda onu takip ederler. Kadın şaşırmış bir şekilde Zengin ve Başarıya sorar;
“Ben sadece Sevgiyi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?”
Zengin ve Başarı bir ağızdan cevap verirler;
“Eğer Zengin’i yada Başarıyı davet etmiş olsaydın diğer ikisi dışarıda kalırdı, ama sen Sevgiyi davet ettin, O nereye giderse bizde oraya gideriz. Nerede Sevgi var ise, orada Başarı ve Zenginlik de vardır…!!!” Alıntı❤

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Negatif Duyguları Dönüştürmek için Etkili Bir Yöntem…

endiselerden-kurtulmak[1]

 

Negatif duygulardan mı kurtulmak istiyorsunuz. O halde bu yöntemi hayatınıza dahil edin. Bu yöntem sadece bir dakikanızı alacak ve tüm negatif düşüncelerinizden bu yöntem ile kurtulabileceksiniz. Yöntemin kolaylığı çok hızlı öğrenebilmeniz de yatıyor ve uygulamakta çok kolay.

Kaygı nedir? Kaygı gerçekleşmesi düşük ihtimal olan bir negatif düşüncenin yoğun şekilde yaşanması ve kişiyi şimdi (an) içinde tedirgin etmesi olarak görülebilir. *Sürekli kaygı yaşıyorsanız uzman bir doktora görünmeniz gerekmektedir. Negatif duygular sadece kaygı ve tedirginlik getirmez. Negatif duygular hayat standartlarımızı düşürür ve bir süre sonra iç huzurumuzu kaybederiz.
Negatif duygulardan bu basit yöntem ile kurtulabiliriz.
Bu yöntem 4 aşamadan oluşur ve her adımı gayet kolay ve etkilidir.
1 Negatif duygu geldiğinde Farkındalık yapın. Bunun negatif bir duygu olduğunu fark edin.
2 Negatif duygu zihnimizin bir ilizyonudur ve siz ne yaparsanız yapın ondan kurtulamayacaksınız. O yoğun şekilde size zorlamaya başlayacaktır. Onun için onu durdurmaya uğraşmayın. Bırakın tüm zihninizde dolaşsın.
3 Zihninize o takıldığı düşünceden kurtulmak için başka bir iş verin. Mesela nefesimi say diyebilirsiniz. Nefesinizi saymaya başlayın. Nefesinizi izlemeye devam edin. Sadece bir süre sakince nefesinizi izleyin. Zihniniz buna odaklanana kadar devam edin. Bir süre sonra negatif düşünce kaybolacaktır. Bu yöntem basit ama etkili bir yöntemdir.
Nefes sayma yerine belli sayıları toplama veya çıkarma işlemleri verebilirsiniz. Burada amaç ateşlenmiş negatif nöronların sakinleşerek sizdeki negatif durumun bitmesini sağlamaktır.
4 Pozitif cümle kurun. Mesela beni işten çıkartacaklar kaygısı geldiğinde. Patronum ve amirlerim beni seviyor ve işimde çok iyiyim diyerek pozitif düşünce uygulamalısınız. Evime hırsız girecek gibi bir düşüncede Evim güvenli ve her şey yolunda şeklinde düşünceyi uygulamalısınız.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zor Zamanları Aşmak İçin 7 Tavsiye

kiz-kus[1]

 

Yararlı bir tavsiye, değerli bir hediyedir. Özellikle güç zamanlarda. Çıkışı yok gibi bir durumla karşılaşmamış olanımız var mıdır? Bu tür durumlarda kendimizle ilgilenmeyi bırakıp kötümserliğe kapılmak kaçınılmazdır. Bu zor zamanlarda iyi bir tavsiye, çok büyük fark yaratabilir.
“Geçiştirilen her güçlük, daha sonra huzurunuzu bozacak bir hayalete dönüşecektir.” – Frédéric Chopin
Ne kadar zeki ve akıllı olursanız olun, hangi yöne gideceğinizi bilmediğiniz bir zaman illa ki olacaktır. Bu karanlık anları biraz aydınlatabilmek için size yardımcı olacak 7 tavsiyeyi sunuyoruz:
Zor zamanları kabul edin, onlara direnmeyin
İşler istediğimiz gibi gitmediğinde, her şey kötü gidiyor gibi düşünme eğiliminde oluruz. Gerçekliği olduğu gibi kabul etmek ve beklentilerimizle uzlaştırmak zordur. Ama bu sadece acı çekmemize neden olur.
Zor zamanlar yaşarız çünkü böyle olması gerekmektedir. Çıkış yolu, onlardan kaçmaya çalışmak değil, onları kabul etmektir. Kötü zamanlar vasıtasıyla hem kendi içinizden hem de dışarıdan yeni şeyler öğrenebilirsiniz. Güçlüklerinizi kabul etmekte direndikçe, o sorunları çözmekten uzaklaşmış olursunuz.
Bir mağdur gibi hissetmeyin ya da öyle davranmayın
Kendinizi mağdurlaştırmanın cazibesi büyüktür ve hep var olan bir tehlikedir. Bu çok insani bir davranıştır ama aynı zamanda da çok yıkıcıdır. Nihayetinde tek yaptığını şey, yaşamınız üzerinde sorumluluk almaktan kaçınmaksa, kendinize acımanın size ne faydası olacak ki?
Başlarına gelen her şey konusunda herkes aynı oranda sorumludur. Hiçbir sorun öylesine gökten başımıza düşüvermez. Bir şey yapmışsınızdır ya da yapmamışsınızdır ve bu yüzden bu duruma gelmişsinizdir. Kendinizi mağdurlaştırmak, çaresizlik duygunuzu artırmanın, kötü bir şeyin gerçekleşmesini engellemek için hiçbir şey yapamayacağınız fikrini vurgulamanın bir yoludur.
Kendi içinize bakın
Hayatınız sorunlarla doluysa, bakışınızı dışa çevirmeniz normaldir. Çevreniz konusunda harekete geçmeye çalışır ve böylece onu değiştirebileceğinizi ve güçlüklerinizden kurtulabileceğinizi umarsınız. Ama bu tavır, verimli değildir çünkü gerçek, kontrolünüz dışındaki pek çok farklı güçten oluşur.
Güç zamanlar sırasında genelde kendi içinize bakmanız gerekir. Değişmesi gereken kişi, sizsinizdir. Çünkü er ya da geç bu değişim, dış koşullarınıza yansıyacaktır.
Evrene ve hayata minnettar olun
Bu, her üzüntü ve depresyon dolu anı aşmak için muhteşem bir ipucudur. Sadece gözlerinizi kapayın, derin derin nefes alın ve “teşekkür ederim” deyin. Hayatın derin bilgeliğine güvenin. Zor bir durumdan geçiyorsanız, bunun sebebi bunu yaşamaya ihtiyacınızın olmasıdır.
Bu küçük ritüel neredeyse sihirli bir etkiye sahiptir. Sadece yüksek sesle “teşekkür ederim” demek bile farkı bir duygusal duruma girmenizi sağlayacaktır. İlk başta bu minnettarlığın kalpten gelmesine gerek yok. Zamanla anlamlandığını göreceksiniz.
Her şeyin değiştiğini unutmayın
Her duruma uygulanabilecek bu bilgece sözleri unutmayın: “Bu da geçer.” Evrendeki her şey dinamiktir, sürekli değişmektedir. Zor bir durum ya da aşırı mutlu bir an yaşadığınızda sonsuza dek süreceğini düşünürsünüz. Ama böyle olmaz.
Bazen tek yapmanız gereken, biraz bekleyip her şeyin düzene girmesine izin vermektir. Başka bir şey düşünüp kendinizi başka etkinliklere adarsanız, cevaplar ortaya çıkacaktır. Başka zamanlarda ise eyleme geçmeli ve sonra eylemlerinizin ürününü toplamalısınız. Sadece güvenin bu eylemlere.
Yeni bir bakış açısı bulun
Güçlükler karşısında çeşitli bakış açıları edinebilirsiniz. İçinde bulunduğunuz durumu bir felaket olarak görebilir, bir tsunamiye benzetebilirsiniz. Bunu, kaçınmanız gereken bir engel şeklinde, yıkmanız gereken bir duvar ya da hayatın zorluğuna kanıt olarak görebilirsiniz.
Fakat bu güçlüklerde büyümek için bir fırsat da görebilirsiniz. Kendiniz hakkında daha çok şey öğrenmek ve sabrınızı geliştirmek için bir olanak olarak algılayabilirsiniz bunu. Sizler kendi düşüncelerinizin ve dünya görüşünüzün yaratıcısısınız. Bir ya da çok sayıda problemle nasıl yüzleştiğinize bağlıdır bu durum.
Her şeyin mümkün olduğunu kabul edin

Zor zamanlarda kötümserlik, sıcak bir kabul görür. Hatta umudunuzu canlı tutmanın sadece daha fazla hayal kırıklığına yol açacağını düşünmeye başlarsınız. En iyisini ummak ve bir yanılsama yaratmak arasındaki fark üzerinde düşünmek önemlidir. Bunlardan biri sizi her şeyin sizin yararınıza gelişebileceği şeklindeki olasılığa açık tutar. Diğeri ise temelsiz, obsesif bir fanteziyi besler.
Her gün mucizeler yaşandığını unutmayın ya da her türden güçlüğü aşabileceğinizi. Beklenmeyeni yaratma olasılığı, içinizde saklı. Bazen hayattaki bu büyük güçlükler, kendinizi aşmanızı ve her yaşta büyüyebileceğinizi göstermenizi sağlayan olaylardır.
Kaynak: Aklınızı Keşfedin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İbretlik Bir Hikaye…

mustafabaygin_146656365950[1]

 

Komşumuz Hanife teyze var. 8 aydır konuya komşuya “bayat ekmeğiniz varmı? Varsa verin kuşlar cama geliyor ıslayıp veriyorum” diyordu.. Çok da zayıflamıştı. Kiracıydı. “Rutubetini çok ucuza oturuyorum diye çekiyorum” diyordu.. Eşinden dul maaşı alıyordu. Gülen, şaka yapan Hanife teyze gitmiş, yerine suskun düşünceli Hanife teyze gelmişti.. Annem dolma yapmıştı. Bir tabak dolma uzatarak; “Hadi götür Hanife teyzene de sıcak sıcak yesin” dedi..
Hanife teyzenin zilini çaldım..75 yaşındaydı.. Yavaş yavaş gelerek; “Kim o?” dedi.. “Ben Zeynep Hanife teyze” dedim.. “Tamam açıyorum kızım” dedi.. “Annem dolma yolladı” dedim.. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu .. “Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim.. Şimdi yerim” dedi. “Hanife teyze annem tabağı istedi” Hanife teyze kapıyı kapatmayı bıraktı mutfağa yöneldi.. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım. Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı.. Hemen kapının önüne çıktım.. Hanife teyze tabağı uzattı. “İki cihanda aziz olun evladım” dedi. “Sağ ol” dedim…
Eve geldiğimde annem “Ne o ne oldu? Suratından düşen bin parça” dedi. “Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmekleri doğranmıştı yiyordu” dedim. “Olur mu kızım? Baban da emekli, O da eşinden emekli maaşı baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki 3 kişiyiz, O tek başına hayli hayli geçinir.”
Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasülye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu.. Akşam yemeğine oturmadan “Anne Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi? Annem; “Kuru fasülye birtanem. Götür de, güzel bir şey değil” “Olsun hadi ver götüreyim” Sıcak tabağı elime aldım. Hanife teyzenin sesi: “Kim o?” “Ben Zeynep” Kapıyı açtı gülümseyerek, yüzüme baktı. “Annem kuru fasülye yolladı bilmem sever misiniz?” “Nimeti ayırt etmem tabii ki severim. Allah razı olsun” “Ha unutmadan annem tabağı istiyor” Hanife teyze mutfak yoluna yönelir yönelmez, ben doğru içeri.. Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan 4 tane.. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu..
Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeriye yanıma geldi.. Sanki “Sor” der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum. “Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?” Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Üzmüş müydüm anlayamadım daha 15 yaşındaydım.. ama ağlatmıştım.. “Evet ben yiyorum canım kızım.. Benim bir oğlum birde kızım var. Burada değiller. Başka il’deler. İkisi de çalışıyor.. Araba alacaklarmış.. Bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya elektrik ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyor elimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Böyle biliriz. 3 yıl böyle idare edeceğim. kimseye söyleme e mi” dedi.. Bu sefer benim gözlerim yaşardı ..
Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamdan “Kimseye söyleme güzel kız” diye bagrıyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmış, “Ne oldu kızım biri bir şey mi söyledi?” dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü.
Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim” dedim. 3 yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye kimimiz sabah kahvaltılıkları götürüyor, kimimiz öğlen yemekleri kimimizse akşam yemekleri..
2 ay önce kaybettik.. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; ” İyi kalpli meleğim sen mi geldin? Şükür borç bitti” dedi. “Artık rahat edersin hanife teyzem” dedim. “Evet senin sayende sıkıntısız ekmek düşünmeden 3 yıl geçti. Rabbim seni korusun” dedi. 2 gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

2018 Çin Astrolojisi: Bu sene felaketler topraktan gelecek!

 

2018 Çin Astrolojisi: Bu sene felaketler topraktan gelecek!
YazarEditor –
8 Ocak 2018

2018 yılı bizlere neler getirecek hepimiz merak ediyoruz. Bu yıl 16 Şubat’ta Çin astrolojisine göre “köpek” yılına giriyoruz. Bu ne anlama geliyor? Binlerce yıllık mazisi bulunan Çin astrolojisine göre yeni yıl hayatımıza neler getirecek?

Uyumlu ve keyifli bir yıl bizi bekliyor ama…
Türk Çin Kültür Derneği’nin Feng Shui ve Çin Astrolojisi Uzmanı Ceren Sakin, 2018 yılı ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.

2016 ve 2017 gibi zorlayıcı iki yıldan sonra bu sene birbirleriyle uyumlu olan iki elementin etkisi içine gireceğimiz için biraz nefes alacak gibi duruyoruz. Bu yılın elementleri arasında yıkıcı değil yapıcı döngü olmasından dolayı insanların daha uyumlu ve keyifli bir yıl geçireceklerini söyleyebiliriz. Ayrıca toprak elementinin çok güçlü olduğu bir seneye girmek üzereyiz.
Köpek yılının bu yılki elementi “yang toprak”
Kişilik özelliği olarak Yang toprağın yaptırım gücü çok yüksektir. Bir dağa benzetilir ve aşılması güçtür. Sabittir, dünyevidir, sert mizaçlıdır ve kaslarımızı temsil ettiği için gücü de temsil eder. “Yang toprak köpek” bir de Çin Astrolojisinde başka bir tasvire daha sahiptir ki; ben buna kısaca hacı yatmaz diyorum. Kişi ne kadar büyük bir darbe alırsa alsın sırtı yere gelmez hemen tekrar ayağa kalkacak kadar güçlü ve azimli yapar.

Kazalara dikkat!
Köpek burcunun tek sıkıntısı koruyucu meleği olmayan burçlardan biridir! Toprak elementini de temsil ettiği için bu sene köpek burcu ile çatışması olan kişiler dağa çıkmamalı, ekstrem sporlar yapmamalı ve olabildiğince sağlığına dikkat etmelidir çünkü bu sene çıkan sorunlarda korunma özelliği olmayacağından dolayı yaralanmaların çok ağır olması muhtemeldir. Bunlardan korunmak için çatışması olan kişilerin tavşan sembolünü üzerlerinde taşımalarını tavsiye ederim.
Bu sene doğal afetlerin topraktan gelmesi beklenir. Her sene geldiği bir yön vardır, örneğin geçen sene yangın felaketleri ve bıçaklanmalar beklediğimiz gibi bu sene de toprağın felaketlerine maruz kalabiliriz.
Aşk enerjisi güneyden geliyor!

Çiftler veya romantik bir ilişki arayışında olanlar, çocuk sahibi olmak isteyenler, bu sene aşk enerjisi güneyden geliyor. Evinizin bu yönündeki bölümlere aksesuar olarak kırmızı renkte çift objeler koymak ya da Mandarin ördekleri koymak burayı aktive edecektir. Aynı zamanda senenin gök elementi olan Yang Toprak (Yin Su) günlerinde doğanlar için müjde! Bu sene evlilik ihtimaliniz oldukça güçlü. Çiftler için ise keyifli ve uyumlu bir sene olacağını söyleyebiliriz.

Ekonomi ve politikada bizi neler bekliyor?
Çin takvimi 60 yıllık döngüler yaptığı için 60 yıl önce o yıl neler olmuş diye bakmakta fayda var. 1958 yılında ne yazık ki Türkiye’nin ekonomisi çok iyi durumda değildi ve doların 3 liralardan 9 liralara kadar çıktığına tanıklık edilmişti. Dış ticarette açık vardı ve borçlanmalar artmıştı. Dünya’da ise Vietnam savaşı sürmekteydi.

Dolayısıyla bu sene başlayan doların yükselişinin devam etme olasılığını göz önünde bulundurmakta fayda var çünkü ateş elementi ekonomiyi destekler ve 2017’de iyice güçsüzleşen ateş elementi birkaç sene yanımıza uğramayacak. Bu sebeple ekonomide çekimserlik ve korkular baş gösterebilir.
Kimler para kazanacak?

Element döngüsüne göre ağaç elementi toprak elementini yönetir buna ağaç elementinin parası diyebiliriz. Bu sebeple, ağaç elementine ait sektördekiler geçen senenin aksine para kazanacak gibi gözüküyorlar. Kimdir bunlar? Tekstil, yayın kuruluşları, medya, iç mimari, peyzaj ve yiyecek sektörüdür.
Metal elementine ait sektörler ise Toprak tarafından çok destekleniyor ama ne yazık ki bu destek iş ve performans anlamında olup, sonuç için biraz beklemeleri gerekecek. Evet, çok yoğun çalışacaklar ve desteklenecekler ama paraya dönmesi için biraz vadeye ihtiyaç duyacaklar. Bu sektörler; mühendislik, bilgisayar, otomotiv ve bankacılık.

Ateş elementine ait sektörler için de aynısını söyleyebiliriz çünkü ateş elementi de toprak elementini destekler. Dolayısıyla toprakla pozitif bir etkileşimleri vardır. Çok çalışacaklarını ve aktif olacaklarını söyleyebiliriz ama aynı metal elementi gibi nakde çevirmeleri bir süreç alacaktır. Bu sektörler, borsa, finans, kimya, eğlence ve enerji sektörleridir.
Toprak elementi için toprak rakip anlamına geleceğinden toprak elementinin sektöründekiler çok rakip ortamına maruz kalacaklardır. Bu sebeple kar bölünecek diyebiliriz. İnşaat, madencilik, otelcilik, gayrimenkul gibi…

Diğer sektörler bu sene ne yazık ki çok desteklenemiyor. Bu sene bazı kayıplar ve zorlanmalar yaşayabilirler.

Bu sene bereket, kapısı güneydoğu yönüne bakanlardan yana. Örneğin salonunuz gibi evinizin sık kullanılan bölümleri güneydoğu yönündeyse ve önü de açık ise bereket sizinle olacak demektir.
Köpek Yılınız Kutlu Olsun!

2018 Çin Astrolojisi: Bu sene felaketler topraktan gelecek!

Yüksek Bir Zekâ Ve Temiz Bir Kalp: Osho’nun Kulak Vermeniz Gereken 10 Sözü

osho-filoji-1[1]

 

“ Asi Ruh” olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan’ta dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimleyerek öğrenmekte ısrarcı oldu. 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemler ve bakış açılarıyla hâlâ güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi, saygı ve de tepki toplamıştır. İşte Osho’nun sizler için derlediğimiz 10 deyişi;
1. Güçlü rüzgârlar seni oraya buraya sürüklüyorsa, onlara direnme: Onlar, sen direndiğin için güçlü görünüyorlar. Rahatla ve bırak seni götürsünler. Onlarla git, bütün olarak git.

 

2. Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır.

3. Varlığına bütünüyle sahip çıkmalısın. İyisiyle, kötüsüyle her yönünü kabullenmelisin kendini. Herhangi bir şeyden kurtulmak söz konusu değil. Kimse asla hiç bir şeyden kurtulmuyor, sadece yavaş yavaş her şeyi kabullenmeyi öğren ve hayatının nasıl değiştiğini kendin gör.

4. Bu içsel simyadır: bir sorunu kabul edersen kaybolur ve eğer o sorunla bir çatışma yaratırsan, sorun giderek büyür. Hayat, küçük şeylerden ibarettir, ama eğer küçük şeylere mutluluk katabilirsen, toplamı muazzamdır. O yüzden her şeyi neşeyle yap ve her şey bir duaya dönüşsün. Coşkuyla yap. Olumsuzluklar seni rahatsız etmesin. Karanlığı aydınlatmak için güneş olman gerekmez, bir mum yakman yeterli…

5. Bazen gökyüzünde siyah bulutlar olur; gökyüzü bu siyah bulutlar yüzünden değişmez. Ve bazen beyaz bulutlarda olur ve gökyüzü bu beyaz bulutlar yüzünden de değişmez. Bulutlar gelirler ve giderler gökyüzü baki kalır. Sen gökyüzüsün ve düşüncelerde bulutlardır. Eğer düşüncelerini titizlikle izlersen, eğer onları kaçırmazsan, eğer onlara doğrudan bakarsan ilk şey bunu anlamak olacaktır ve bu çok büyük bir anlayıştır. Bu senin aydınlanmanın başlangıcıdır. Artık sen uykuda değilsin, artık gelip giden bulutlarla özdeş değilsin, artık sen sonsuza dek baki kalacak şeyin bulutlar değil, mavi gök olduğunu biliyorsun…

6. Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir. O ne dediğini bilmiyordur, o ne saçmaladığını bilmiyordur. Eğer sende bilgelik yolunda ilerliyorsan anlayacağın ilk şey şu olmalı: “hayat anlaşılamaz.”

 

7. İlk özür dileyen en cesurdur, ilk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu…

8. Sen cevapları ezberleyip duruyorsun. Ancak bir şeyi unutmuşa benziyorsun; Hayat asla aynı soruyu ikinci kez sormaz.

9. Her zaman ne varsa onu gör, acele etme. Bir şeyi yanlış anlamaktansa, anlamamak daha iyidir.

10. Bir çiçeği çok sevdiysen, bırak yaşasın. Çünkü sevmek sahip olmak ile değil, değer vermek ile ilgilidir…

http://filoji.com/yuksek-bir-zeka-ve-temiz-bir-kalp-oshonun-kulak-vermeniz-gereken-10-sozu/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

NİYET ÖRNEKLERİ…Niyet etmek, bir şeye kesin karar verdiğinizi ve bunu yapmak istediğinizi deklare etmektir.

112[1]

 

 

Niyet etmek, bir şeye kesin karar verdiğinizi ve bunu yapmak istediğinizi deklare etmektir.
Niyet ederken bazı kurallara dikkat etmelisiniz. Doğru şekilde edilmiş niyet çok güçlü sonuçlar verir.

NİYET ÖRNEKLERİ👼😘💛

SEVGİ İÇİN
“Hayatımı şu andan itibaren sevgi ve güzellik enerjisi ile dolduruyorum.
Kendimi sevmeye, başkalarını sevmeye ve evreni sevmeye karar veriyorum.
Evrenden bana gelen sevgi enerjisini mutlulukla kabul ediyorum ve sevgi içinde bir hayat sürmeye niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

( Ben sonuna bunun için teşekkür ediyorum ve Allah’a şükrediyorum diye ekliyorum. İsteyenler her niyetin sonuna bunu ekleyebilirler. Bu kişisel inançla ilgili olduğu için kalıba yazmadım.)

REFAH İÇİN👼
“Refah, bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum.
Paramı huzurla edinmeyi ve huzurla harcamayı kabul ediyorum.
Zengin bir yaşam sürerek, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

*Not: Dikkat edin, burada zenginleşip, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum cümlesinde kabul ettiğim şeyi açıkca yazdım. Zenginleştikçe kabul ettiğim bu kuralı da uygulamak zorundayım. Aksi halde niyetim geçerliliğini kaybeder. Bu benim kişisel niyetim olduğu için yazdım ama sizin için uygulamak zor olacaksa, aşağıda parayla ilgili verdiğim diğer niyeti yapın. Niyetinizde söz verdiğiniz kurallara uymak zorundasınız bunu unutmayın.

“Bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum.
Evrenden bana gelen zenginliği sevgiyle kabul ediyorum.
kabul ettiğim bu zenginlik için evrene sevgilerimi gönderiyorum.
Refah içinde yaşamaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

*Not: Bu niyette de evrene sevgi göndermeyi kabul ediyorum. Alma ve verme dengesi gereği, sizde ne vereceğinizi belirtmelisiniz. Bu niyeti yapanlar sevgi meditasyonu yapmak, başka canlıları sevmek, sevgi enerjisini daha fazla üretmek zorundadırlar. Bunu yapamazsanız yapabileceğiniz bir şeyi siz koyun ama bu fakirlere yardım edeceğim gibi bir şey olmasın Yapabileceğiniz bu benim yukarıda verdiğim niyeti yapın daha iyi. Aşağıdaki tüm niyetlerin hepsinde kabuller vardır, lütfen bunlara dikkat edin, tek tek yazmayacağım ama neyi kabul ettiğinizi bilin, eğer kabul etmiyorsanız, siz kendinize göre yeni bir niyet hazırlayın, bunları kullanmayın.

EVLİLİK İÇİN
“Mutlu bir evlilik yapmayı, eşimle uyum ve denge içinde yaşamayı seçiyorum.
Eşimi mutlu ettiğim gibi, kendimi ve sevdiklerimi de mutlu etmeyi kabul ediyorum. Bütün kalbimle ve beynimle evet diyeceğim, evleneceğim kişinin hayatıma girmesi için şimdi güçlü bir şekilde niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

” Eşimle evliliğimizin mutlu ve uyumlu olmasını seçiyorum.
Eşimi sevmeyi ve onu desteklemeyi kabul ediyorum.
Eşimin bana sevgi, saygı ve anlayış göstermesini tüm kalbimle istiyorum ve bu isteğimi elde etmeye kesin olarak niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

SAĞLIK İÇİN
“Her geçen gün daha da iyi olmayı ve sağlığımın mükemmel olmasını seçiyorum. Sağlığımı korumayı ve sağlıklı olmanın tadını çıkartmayı kabul ediyorum.
Tam olarak sağlığıma kavuşmaya bütün benliğimle ve yüreğimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum”

ZİHİNSEL HUZURSUZLUK VE KARMAŞA İÇİN
” Zihinsel olarak sağlıklı, huzurlu ve dengede olmayı seçiyorum.
Güzel şeyler düşünmeyi ve hissetmeyi kabul ediyorum.
Zihnimin olumlu düşünceler üretmesine, huzur içinde dengede olmasına ve kendimle barışık olmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

BAŞARI🌀
” İşlerimi başarılı bir şekilde yapmayı ve başarımın başkaları tarafından da takdir edilmesini seçiyorum.
İnsanlara başarmaları için destek vermeyi ve katkı sağlamayı kabul ediyorum.
İşlerimi yaparken başarılı olmaya ve her zaman en iyisini yapabilmeye tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

İŞE GİRME💚
” Yeteneklerime en uygun, başarılı olacağım ve parasal kazancımdan memnun olacağım bir işe girmeyi seçiyorum.
İşimde en verimli şekilde çalışmayı ve iş yerime faydalı olmayı kabul ediyorum.
En kısa zamanda başarılı olacağım ve refahımı yükseltecek bir işe girmeye tüm kalbimle niyet ediyorum.
İşim şu an hazırlanıyor ve niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başlıyor.
Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum”

DEPRESYON🔙
” Mutlu olmayı, kendimi sevmeyi ve hayattan tat almayı seçiyorum.
Mutluluğumu çevremdeki insanlarla paylaşmayı ve sevgimle onları desteklemeyi kabul ediyorum.
Kendimi canlı, yaşam dolu, keyifli ve istekli hissetmeye hemen şimdi burada bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetimin gerçekleşmeye başladığını biliyorum ve içimde hissediyorum.
Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum”

NEGATİF ENERJİLERDEN KURTULMA🔚
” Tamamen pozitif enerjilerle çevrelenmeyi ve bana zarar veren bütün negatif enerjileri hayatımdan uzaklaştırmayı seçiyorum.
Kendimi olumlu enerjilere açmayı ve güzel enerjiler üretmeyi kabul ediyorum.
Bana zarar veren tüm olumsuz enerjileri şimdi kendimden uzaklaştırmaya ve bu enerjilerden korunabileceğim çok güçlü bir enerji kalkanına sahip olmaya hemen şimdi bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

OLUMLU DEĞİŞİM İÇİN
” Hayatımın tamamen olumlu bir şekilde değişmesini ve bu değişime kolaylıkla uyum sağlayabilmeyi seçiyorum.
Bu değişimin benim, ailemin ve bütünün hayrına olmasını kabul ediyorum.
Hayatımın iyi ve güzel bir şekilde hızlı olarak değişmesine bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

KİLO VERME💛
“Sağlıklı beslenmeyi ve en ideal kilomda olmayı seçiyorum.
Bedenim için en iyi kiloya ulaşınca, doğru beslenerek ve bedenime iyi bakarak kilomu korumayı kabul ediyorum.
Hemen şimdi hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başlamaya ve en kısa zamanda ideal kiloma ulaşmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

ŞANSLI OLMA😘
” Şansımın çok artmasını ve evrenden bana şans enerjisinin bol bol gelmesini seçiyorum.
Şanslı bir insan olarak kendim için ve başkaları için olumlu düşünceler üretmeyi ve şansımı herkesin iyiliği için kullanmayı kabul ediyorum.
Her gün daha da şanslı olmaya ve şansımı daha fazla fark etmeye hemen şimdi niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

CHAKRA TEMİZLİĞİ💝
” Chakralarımın tamamen dengeli ve pozitif enerjiyle çalışmalarını seçiyorum.
Sahip olduğum yüksek pozitif enerjiyi en güzel şekilde ve faydalı alanlara yönelterek kullanmayı kabul ediyorum.
Chakralarımın hemen şimdi nazikçe ve etkili olarak temizlenmesine, dengelenmesine ve pozitif enerjilerle dolmasına niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

KAVGALARI SONLANDIRMA
” Sakin, huzurlu ve dengeli ilişkiler içinde olmayı seçiyorum.
Çevremdeki insanlara ve sevdiklerime dengeli bir şekilde yaklaşmayı ve onlara huzur vermeyi kabul ediyorum.
Tüm ilişkilerimde ( buraya falanca ile ilişkimde diye de yazabilirsiniz) uyum, iyilik ve olumlu duygular olmasına ve dostça bağlantılar kurmaya niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

İLETİŞİM YETENEĞİNİ ARTTIRMA🌻
” Kendimi çok iyi ifade etmeyi, duygularımı ve düşüncelerimi en iyi şekilde anlatabilmeyi seçiyorum.
Kendi düşüncelerime ve insanların düşüncelerine değer vermeyi kabul ediyorum. İletişim yeteneğimin artmasına, en güzel cümleleri kurarak konuşabilmeme ve ses tonumu çok iyi kullanabilmeme bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

ÇOCUKLARLA OLUMLU İLİŞKİ💛
” Çocuğumla ( çocuklarımla, kızımla, oğlumla gibi kelimelerde kullanabilirsiniz) tamamen sağlıklı, sevgi dolu ve açık bir ilişki geliştirmeyi seçiyorum.
Çocuğumu anlamayı ve ona hak ettiği değeri vermeyi kabul ediyorum.
Çocuğumla ilişkimde karşılıklı sevgi, saygı, güven ve içtenlik olmasına niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

AŞK ACISINI UNUTMAK
” Falanca ile ilgili yaşadığım olumsuz duyguları hayatımdan tamamen uzaklaştırmaya niyet ediyorum.
Bundan sonra benim için en doğru insanı hayatıma çekmeyi ve bu insanla sevgi dolu bir ilişki kurmayı kabul ediyorum.
Şu anda falancayla ilgili hissettiğim tüm olumsuz duygulardan, acılardan yada beni rahatsız eden her şeyden tamamen kurtulmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Ondan tamamen arındım, temizlendim ,uzaklaştım…. Ve bunu teyit ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

İŞ YERİNDE HUZUR İÇİN
” İş yerimde tamamen dengeli ilişkiler kurmayı , iş arkadaşlarımla, ( ve patronumla kelimesini de ekleyebilirsiniz) en doğru şekilde iletişim geliştirmeyi seçiyorum.
İş arkadaşlarıma değer vermeyi ve onların iyiliğini düşünmeyi kabul ediyorum.
İş yerimde hepimizin iyiliğine olacak şekilde huzurlu, pozitif ve anlayışlı bir ortamın olmasına niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

Tüm niyetlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle sevgiler… 🌺😘
Alıntı

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

ETERİK KORDONLARI (BAĞLARI) KESMEK/ÖZGÜRLEŞMEK

26196090_1987141538221905_8279746459390431118_n[1]
Başka insanlarla ilişkilerimizde geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler ya da bazen onlarla ilgili beklentilerimiz, onları kaybetme korkumuz, bağımlılığımız gibi durumlar bizimle o kişi arasında görünmez bağlar oluşturur.
Fakat bu bağlar tıpkı bir insanı sararak öldüren sarmaşıklar gibidir; kimse kendisi olamaz, gelişemez, aradaki o bağlar; sevdiğimiz insanı da bizi kısıtlayan, gelişmekten-mutlu olmaktan alıkoyan, nedenini anlayamadığımız bizi aşağıda tutan bir “hal” içine sokar:
Zaman zaman şunu söyleriz: “Herşey yolunda, bir sorun yok, ama içim sıkılıyor.” yada “şunu yapmak istiyorum, içimde birşey sanki mani oluyor..” “evimi satmak istiyorum, satışa da çıkardım ama satılmıyor” Bunların hepsi gerçektir, yaşayanlar vardır ve durugörürler etrafımızdaki bu bağları görürler; bu bağ ister evimizle, ister sevgilimizle, ister çocuğumuzla olsun…
Hatta bazen kendi korkularımız, kendi yargılamalarımız, beklentilerimiz… Sebebiyle
Kendi kendimizi bile bağlarız. Yani en sevdiklerimizi yahut kendimizi İLERLEMEKTEN ALIKOYARIZ bilmeden…
Bu şuna benzer: Çocuk üniversite sınavında en sevdiği bölümü, ülkenin en iyi üniversitesini kazanmıştır, fakat o üniversite başka şehirde ya da ülkede olduğu için anne-baba
“ben seni çok seviyorum, dizimin dibinde kal, gitme…” demektedir… Belki “o mesleğin” en parlak kişilerinden biri olabilecekken, onu çok sevdiğimiz için! Onu yanımızdan ayırmadık diye, onu dünyanın en bahtsız insanı yapmak! İşte bağımlılıklar, korkular, olumsuz deneyimler… Gibi etkenlerle, biri ile aramızda bağların olması da aynı böyle bir şeydir…
Mademki ruh olarak büyümeye geldik… Büyüyelim ve sevdiklerimizin büyümesine “izin” verelim…
Evet, bu çalışma “o bağları” kesmek içindir; ilişkiyi bitirmek için değil. Fakat bitmesi gereken ilişkilere de izin vermeliyiz… Gitmesi gereken’e izin vermeliyiz.
Gözlerinizi kapatıp bir kaç tane yavaş ve derin nefes alın, bedeninize gevşediğini söyleyin.
Sonra deyin ki:
“Sevgili …………
Seninle yaşadığımız ilişki süresince bilerek yada bilmeyerek yaşattığım tüm zorluk ve sıkıntılar için senden özür dilerim. Lütfen beni bağışla.
Ben seni içtenlikle bağışlıyorum. Ve sevgiyle ya da zorlayarak bana öğrettiğin her şey için sana teşekkür ediyorum. Öğrenmem gerekenler için bana “rol arkadaşı” olduğun için teşekkür ediyorum. Aramızdaki bağları kesiyorum ve seni benden, beni senden özgür bırakıyorum.
Hayat Yolun ışık ve sevgi olsun her zaman…”
Bunu yapmak her geçen gün enerjinizi(auranızı) size ait olmayan ama sizi bağlayan, kapatan her türlü enerjiden temizleyecektir.
Bu da şu anlama gelir:
Yepyeni bir kader yaratma şansına sahip olacaksınız.
Öncelikle aile bireyleri, eş, çocuk gibi en yakın ilişkilerimizden başlayarak ilişki içinde bulunduğumuz herkes için tek tek yapılması tavsiye ediliyor. Ölmüş yakınlarımız için de…
Ve özellikle zor deneyim yaşadığımız kişiler için de…
Ta ki affettiğimizi hissedene kadar…
Şu hep hatırımızda olsun lütfen; biz bu çalışmayı öncelikle kendimiz için yapıyoruz; kendi ruhumuzu, hayatımızı, kaderimizi iyileştirmek için…
OLABİLECEĞİMİZ EN YÜKSEK POTANSİYELDEKİ KENDİMİZ OLMAK İÇİN…
Ve hayatımıza girmiş olan herkes rol arkadaşımız…
Oyun bittiğinde bunları konuşuyor ve tüm rol arkadaşlarımıza teşekkür ediyor olacağız.
*ALINTI *

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Tek bir yapacağın şey var bu yaşam sürecinde, her neysen; her kimsen o olmak… Kendini reddetmemek… Mış gibi yapmamak…

vacip_orger_karikaturleri[1]

 

İyi olmak zorunda değilsin; pozitif olmak zorunda da… Hatta herkese iyilik yapmak zorunda da değilsin, hayatın boyunca tek bir iyilik yapmak zorunda bile değilsin daha ötesinde…. Meditasyon yapmak, vejeteryan olmak, her türlü yoga asanasını bilmek, derinden ommm sesi çıkarabilmek, beyazlar içinde tiril tiril gezinmek zorunda da değilsin… Öfkeni bastırmak, küfür etmemek, karşıdaki sana vururken illa ki diğer yanağını dönmek zorunda hele hiç değilsin…
Tek bir yapacağın şey var bu yaşam sürecinde, her neysen; her kimsen o olmak… Kendini reddetmemek… Mış gibi yapmamak… Kendini olduğun gibi kabullenmek ve kendini yaşam içinde olduğun gibi ifade etmek…
Aslında öfkeli bir Şirin misin? Niye değilmişsin gibi davranmaya çalışıyorsun ki? Seni o şekilde daha fazla seveceklerini ve kabulleneceklerini düşündüğün için mi? Belki de çok mızmız bir Şirinsin’dir ya da bilgiç ya da tüccar ya da sakar ya da gerçekten de kötü bir Şirinsin… Hiç bir Şirin’in olduğundan farklı davrandığını gördük mü biz? Hepsini bir bütün olarak sevip kucaklamadık mı çocukken? Onların hangi birisi olduğundan farklı davranmaya çalıştı ki? Hatta olduğundan farklı davranmaya çalıştıkları bölümlerde nasıl komik durumlara düştüklerini görüp eğlenmedik mi çocukken? Peki bu noktada soru şu? Sen nasıl bir Şirin’sin…
“Kendini Tanıma Yolculuğu”, bir sahte-kimlik edinip de onun arkasına kendini saklama çabası değildir. Böyle yüzünden huzur akan, mutluluk dolu, sakin ve dingin ses tonlamasıyla meleksi davranmaya çalışmak hele hiç değildir. Kısa bir süreliğine belki yedirebilirsiniz bunu karşınızdakine, ama eninde sonunda insanlar sizinle birlikte oldukça açıklar vereceksiniz ve hatta belki de o kadar saklanmaya çalışıyorsunuz ki bu kimliğin arkasına, kendinizi o kadar inkar ediyorsunuz ki… bunun yansıyan titreşiminden kimse yanınıza bile yaklaşmıyordur, ne demek uzun süre sizinle birlikte olmak… Siz kendinizle birlikte olabiliyor musunuz ki başkasının sizinle birlikte olmasını umuyorsunuz?
Elbette ki dünyada attığınız her bir adımın bir getirisi de olacaktır; yani siz öfkeli bir Şirinseniz ve yoldan çevirip adam dövüyorsanız, o da size karşılık verecektir veya kanunlar devreye girebilecektir. Veya sakarsanız, çeşitli kazalara ve maddi kayıplara sebep olabileceksinizdir veya her ne iseniz ve ne yapıyorsanız, tabii ki bunun karşılığı olabilecektir. Dünya üzerinde bedelini ödemeye hazır olduğunuz her şeyi yapmakta özgürsünüz. Bununla birlikte evet ben böyleyim deyip kendinizi kucakladığınızdaki huzurun getirisi paha biçilemez… Artık içsel olarak sizden yansıyan enerji, uyum enerjisi olacaktır. Bu noktada da başkalarının da sizi olduğu gibi kabul etmeye başladığını görmeye başlarsınız. Aslında içinizde siz kendinizi yargıladığınız için başkalarını yargılıyordunuz ve onlar da sizi yargılıyordu… Ne zaman olanınızı kucakladınız, içsel uyumunuz sağlandı ve işte o zaman çevrenize huzur yaymaya başladınız… Huzuru, olduğunuzdan başka bir şeymiş gibi davranmaya çalışarak yaşayamazsınız. Her neyseniz O’sunuz… Başka hiçbir şey değil…
Bunu kabullendiğiniz anda illüzyon çözülür; tıpkı açılan bir kasanın şifresi gibi. Evet, şifre iyilikte, güzellikte, doğrulukta vs. değildi; şifre kendini olduğun gibi kabullenmek ve kendini her neysen o şekilde kucaklamakta gizliydi. İçinden “iyilik” yapmak geçmiyorken, “iyiymiş gibi” davrandıkça o an yaptığın tek şey aslında kendini inkar etmekten ibaretti ve bu da seni senden uzaklaştırıyor ve illüzyonunu besliyordu. Ayrıca hazır iyilik, güzellik, doğruluk demişken… kime göre, neye göre? Barış içinde yaşamayı arzulamak, insani değerler açısından “doğru”dur, “iyi”dir, “güzel”dir belki de, siz bunu istediğinizi ifade ediyorsunuz diye bu sizin “doğru”, “iyi”, “güzel” olduğunuz anlamına mı gelir? O zaman neden “barış içinde yaşamayı arzulamayanları” eleştiriyorsunuz ki, cık cık’lıyorsunuz ki? Acaba eleştirdiğiniz kendi içinizdeki savaşmayı seven tarafınızı görmeyi reddedişiniz olabilir mi? Bir insanı eylemlerinden ötürü eleştirdiğinizde, böyle de yapılır mı canım dediğinizde; acaba benzer bir durumda aslında özde sizin de eleştirdiğinizden farklı bir davranış göstermeyeceğinizi bilmenizden kaynaklanan kendinize yönelik bir tepki olabilir mi? Başkasına despot derken, aslında o size içinizde sakladığınız despotu yansıtıyor da kendinizi eleştiriyor olabilir misiniz? “Hayır,canım olur mu öyle saçma şey!” diyebilirsiniz belki de bu sözlere. O kadar eminsiniz ki “başkasının” öyle olduğundan… Size bir sır vereyim mi? Ne kadar çok kızıyorsanız o “başkalarına” o kadar güçlü reddediyorsunuzdur kendinizi…
Ne zaman her neyseniz o olduğunuz gerçeğini kucaklarsınız, ona sarılırsınız, onu yaşamaya başlarsınız… İşte o zaman illüzyon çözülür ve farkındalık başlar… Bu noktada öfkeli Şirin, Şirinler’in aslında kim olduğunu keşfetmeye başlayabilir… Çizgi roman karakterleridir onlar… Yaratıcıları da Peyo adında bir adamdır. Peyo’ya da böyle karakterleri yaratmak için evrenden bir şekilde ilham gelmiştir vs. Süreç her zaman bir şekilde işler. Her yaratılanın bir yaratıcısı vardır, her yaratıcının da daha özde bir yaradanı… Taa ki en özsel benliğimize kadar gider bu silsile… Ve eğer içinizde gerçekten tanımak istiyorsanız o özü, bunun yolu elbet açılacaktır ve bu da önce kendini her neysen o şekilde kucaklamaktan geçer…
Diyeceksiniz benim umurumda değil, kendimi tanımak, etmek, özmüş falan; eyvallah. Bu evrende kimse size çıkıp da niye diye sormayacaktır. Kimisi yolculuk için gelir, kimisi de köyünde kendisiyle mutlu mesut yaşamak için… Hiç kimse de bir diğerinden daha önemli, değerli değildir bu bağlamda. Zaten kendini kucaklayan insan da başkasından daha önemli, değerli olacağım diye çabalamaz da… Bu yaşamda her neyse, onu gerçekleştirir… Kendisini kucaklamanın verdiği tatmin, zaten “daha değerli” olmalıyım hissini eritecektir…
Hadi bakalım her neyseniz onu kabullenme ve onu yaşama zamanı sevgili Şirinler… Hep birlikte şirinlemeye… 🙂
Hasan Sonsuz Çeliktaş

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »