““Etrafındaki canlara bir bak !
Bazılarının sana ne kadar ihtiyacı var görmüyor musun ?!
Belki de sen O’nlar için varsındır.
Sanma ki sen bu dünyaya sadece kendi mutluluğunu sağlamak için gönderilmedin.
Sen diğer varlıklar için varolursan ancak o zaman yükselirsin”
“Yalnız olmak, etrafında kaç kişi olduğundan bağımsız bir durum…
Elini sobaya vurduğun an, yanında kaç kişi olursa olsun, bi tek senin canın yanar.
O acıyı bi tek sen hissedersin.
Ama bi yandan senin hissettiğin acıya senin kadar üzülen, hissedemese de içi yanan insanların olduğunu bilmek güzeldir.”
Karşılaştığınız herkesin kalbi sevecenliği hak eder.
*Öfke ve pişmanlıklara bağlı kalmak size istediğiniz şeyi vermez.
*Sevecenliği kendine saklamak, acı çekmeye karar vermektir.
*Nazik olmak sizin yararınızadır.
*Kendinizi cezalandırmaktan size bir yarar gelmez.
*Sevecenlik mutluluğa götürür.
SİZ MUTLU OLMAYA LAYIKSINIZ
Mandala, Hindistan kökenli dinlerde metafizik veya sembolik bakımdan meta veya mikro kozmosu gösteren şekillere verilen ad. Genellikle daire veya kare şeklinde olurlar. Belirgin bir şekilde duran merkez noktası etrafına şekiller ve desenler yerleştirilir.Herşeyin mistik merkezini sembolize eden mandalalar meditasyon nesnesi olarak kullanılabilmektedir.
Budist bağlamda mandalanın amacı insanın acısına onu aydınlanmaya ulaştırarak son vermek ve hakikate ilişkin doğru görüşe ulaştırmaktır.
MANDALANIN YARARLARI
Dinlenmek ve konsantre olmayı arttırmak için yapılabilecek çalışmalardan biri de, tam bir sessizlik içinde veya arkaplandaki hafif bir müzik dinlerken birmandala boyamaktır.
• Mandalalar ruh için bir ilaçtır.
• Mandalalar vücut, ruh ve zekânın kaynasmasıdır.
• Kendi yaratıcılığını keşfetmektir.
• Kendinizi ve etrafınızı saran gerçeği farketmektir.
• Günlük yaşantınızla ve streslerinizle daha kolay başetmektir.
• Sakin ve serinkanlı olmayı öğrenmektir.
• Dikkatini toplama süresini uzatmaktır. Mandalalardan özellikle son zamanlarda okullarda da yararlanılmaktadır. Mandala ile öğretmenler öğrencilerin iç dünyalarını daha iyi tanımakta ve çocuğa yaklaşımda çocuğun bu özelliklerinden yararlanmaktadırlar. Ayrıca mandala çalışmasından sonra çocukların, grup çalışmalarında, gruba uyum sağlamalarında ve dinleme becerilerinde olumlu etkilendikleri görülür
Bir Üniversitede, Profesör derse şöyle başlamış:
“İçimizde öfke ya da pişmanlık ne kadar çoksa verebileceğimiz sevgi de o kadar azdır.
Bir çoğumuz kendimizin olabildiğince sevecen olduğumuzu düşünürüz ama kendimize ‘hayatımızda hala affetmediğim birisi kaldı mı?’ diye sorduğumuz zaman cevabımız çoğunlukla evettir. Şimdi henüz affedemediğiniz birisini düşünün.
Şu an onu brıakmaya henüz hazır olmasanız bile, o kişi ya da kişileri düşünüp şöyle söyleyin: ‘Seni affetmeye hazır olmayı seçiyorum. Kendime kırgınlığı, acıyı, hüznü ve öfkeyi bırakmak için izin veriyorum.
Senin benim affedişime ihtiyacın olduğu için değil ama kendimi daha fazla sevmeye ve huzur ve neşeye hazır olduğum için [♥] .’ “
:))) çook sevgi!!!

Bir grup insan bir araya gelip fakirlere maddi yardım götürmeye koyuldu.
Bir gün karşılarına çok muhtaç yaşlı biri çıktı. Ona düzenli olarak 200 TL ödemeye başladılar.
Aradan bir müddet geçmişti ki, yine böyle bir başka fakire rastlayıp ihtiyaçlarını sordular, yardım önerdiler. …
Adam reddetti: “Bana her ay birisi 100 TL ödüyor zaten.” Bunun üzerine yardımsever dostlarımız “bizi bu zatla tanıştır da çabalarımızı birleştirelim” deyince, adam onları götürdü.
Karşılarına çıkan kişi, o her ay 200 TL ödedikleri yaşlı ve çok fakir adamdı.
Dostlarımız şaşırdılar ve oracığa çöküp ağladılar. Evet, iyilik yürek işidir!.. Ve bildiğim bir şey varsa o da iyiliğin artık birçoğumuzun becerebileceği bir iş olmadığıdır.
Yaşanmış bir olaydan
Doğaya yolculuk kendimize yolculuktur…YAPAMAYACAĞIN şeylerin YAPABİLECEKLERİNİ engellemesine izin verme….
Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey ummuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdı. Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hala istediğim, hala korktuğum ya da hala özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman bir kez daha köleleştirebilirlerdi…
Neval El Saddavi “Sıfır Noktasındaki Kadın
Dostlara günaydın,
Sevgiye sevgi katmak için
yola çıkanlara günaydın.
Dünyaya ışık veren renklendiren güneşe günaydın.
Uyuyanlara çalışanlara koşanlara emekleyenlere günaydın.
Gülenlere ağlayanlara somurtanlara günaydın.
Sevgililere düşmanlara kin besleyenlere günaydın.
Gönlü güzellere yüreği kocamanlara günaydın.
Dağa taşa kurda kuşa günaydın.
Emekçiye, alınterini katık yapanlara günaydın.
Şairlere bahçedeki saksıdaki çiçeklere günaydın.
Sevenlere sevilenlere ayrılanlara terkedenlere günaydın.
Günaydın yokolmuşluğum,günaydın sahte varoluşlar.
Günaydın güzel insanlar,günaydın aydınlıktaki karanlıklar.
Günaydın güzellikler,günaydın sahtelikler.
Gönlü sevgi dolu dostlara günaydın.
Dostluğu dost gibi bilenlere günaydın.
Günaydın güzelliği sevgi ile yoğuran insanlar.