Olduğun gibi gel!

Olduğun gibi gel!

Daha da güzelleşmek için uğraşma!

Saçının örgüleri çözülmüşse,

Ayrımı düzgün değilse,

Korsenin kurdeleleri iyice bağlanmamışsa, aldırma!

Olduğun gibi gel!

Daha da güzelleşmek için uğraşma!

Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel!

Dudağının boyası çiğ taneleriyle silinmişse,

Ayaklarında halhalların gevşemişse,

Kolyenin incileri koparak yere düştüyse, aldırma!

Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel!

Gökyüzünü kara bulutlar kapladı, görmüyor musun?

Irmağın karşı kıyısından turnalar havalandı ve anında,

rüzgar gibi,

arka arkaya

Geniş fundalıklar üzerinden geçip gidiyorlar,

Ürkmüş koyun sürüleri ağıllarına koşuyor,

Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor, görmüyor musun?

Aynanın önündeki feneri yakma boşuna,

Alev yine titreyecek ve rüzgar onu yine söndürecek.

Gözlerin sürmesiz olsun, ne farkeder?

Gözlerin gökyüzündeki bulutlardan daha siyah, bilmiyor musun?

Aynanın önündeki feneri yakma boşuna. Olduğun gibi gel!

Daha da güzelleşmek için uğraşma!

Çiçeklerden tacını örememişsen, ne önemi var?

Bileziğinin kopçası kapanmıyorsa, bırak kalsın.

Gökyüzü bulutlarla kaplandı..

Vakit geç oldu,

Olduğun gibi gel!

Daha da güzelleşmek için uğraşma!

Rabindranath Tagor

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Siz bana taş atıyorsunuz…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Degismeyen Tek Gercek ♥*** DEĞİŞMEK ***

Degismeyen Tek Gercek ♥

*** DEĞİŞMEK ***

 Şunu iyice anlamamız gerekiyor ki her birimizin kendi evreninde kendinden başka değiştirebileceği kimse yok. Her varlık kendinden sorumlu ve burada madde ortamında bulunmasının yegâne amacı kendi gelişimini, kendi dönüşümünü, kendi değişimini gerçekleştirmektir.

Kendini değiştirebildiği oranda nesnel evreni de tamamen kendine bağımlı olarak değişecektir. Ve bunları kendi üzerinde gerçekleştirebilirse kendine, çevresine ve bütüne en yüksek faydayı oluşturmuş olacaktır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilinçaltının Yüklerini Bırakma (Bağ Kesme Çalışması)

Bilinçaltının Yüklerini Bırakma (Bağ Kesme Çalışması)

Geçmişinden, çevrendeki insanlardan, annenden, babandan, sevdiklerinden, çatışma yaşadığın kişılerden yaşadığın alandaki herkesten ve her olay ve durumdan aldığın bilinçaltı kalıpların varlığında ve dış dünyanda çatışmaya sebep oluyor. Varlığının sonsuzluğu bu sınırlı kalıplarınla çatışıyor doğal olarak. Bu çatışma dış dünyanda da çatışma ile problemlerle karşılaşmana neden oluyor. Bu uygulamada bu yüklerin her birini tek tek bırakacak özgürleşeceğiz.

Rahat olacağın bir yerde rahat bir pozisyonda otur. Gözlerini yavaşça kapat. Ağır ağır ve derin nefesler al. Üç derin nefes alışverişinden sonra hayatında en fazla çatışma yaşadığın kişiyi gözünün önüne getir. Bu kişi bir arkadaşın olabilir, tanıdığın olabilir, bir akraban olabilir. Şu an hayatında olabilir, ya da geçmişte hayatında olmuş bir kişi olabilir. Hatta şu anda hayatta olmayan biri de olabilir. En fazla çatışma yaşadığın kişiden başla. Her seferinde bir kişi ile çalışacaksın.

Gözlerin kapalı, derin ve ağır nefesler alıyorsun. İlk önce çalışma yapacağın kişinin karşında olduğunu gör. Şu anda o kişi karşında. İmgesel olarak göremesen de yalnızca karşında olduğunu hisset. Şu anda o karşında duruyor. Ne hissediyorsun. Daha önce yaşadıgınız o çatışmadan dolayı ona kızgın olabilirsin, ya da sen bir şey yaptın, bunun suçluluğunu taşıyor da olabilirsin. O kişiden korkuyor olabilirsin hatta nefret ediyor olabilirsin. Ama bil ki bunu sen hissediyorsun. O sadece içindeki kızgınlığın, korkunun açığa çıkması, dışarıdaki yansıması. O sensin. Kendi içindeki, bilincindeki çatışan yönlerini görüyorsun. O sana onu gösterdi. Seni sana gösteren bir aynan, yüzün o. Senin iç dünyanın ayna görüntüsü. İçindeki bu çatışmayı durdurmazsan, hayatında farklı farklı görünüşlerle ayni sorunu yaşayacaksın. İsimler değişecek belki, sahneler degişecek. Ama aynı şeyleri tekrar tekrar yaşayacaksın eğer içinde o çatışan yönünü bırakmazsan.

Şimdi, ona hissettiğin şeyler ne olursa olsun onun gözlerinin içine bak. Ama yalnızca sevgiyle. Çünkü o sensin, senin yüzün. Sevgiyle gözlerinin içine baktıktan sonra ona söyleyeceğin iki cümle çok önemli. Bu seni onun varlığıyla ve evrenle birleştiren iki cümle. Evrenden, her şeyden kendini ayırdığın, büyük resmi göremediğin için yaşadın bunları. İki cümle.

TEŞEKKÜR EDİYORUM.

SENİ SEVİYORUM.

Bu iki cümle, seninle onu,  çatışma ile çözümü biraraya getirecek. Teşekkür ediyorsun, çünkü o sana senin bir yüzünü gösterdi. Senin olmak istemediğin bir yüz olabilir bu. Ama en mükemmel yüzünü ortaya çıkarman için, önce sen olmayan yüzlerini kendine gösteriyorsun. Kendin olmayan yüzlerini görerek, en mükemmel oluş halini ortaya çıkaracaksın. Kendini hatırlıyor, her an yükseliyor, varlığın muhteşemliğini açığa çıkarıyorsun. Bunun için hayatında mutlaka çatışma yaratman gerekmiyor.Bir şeyleri öğrenmek için hayatında mutlaka zorluk yaşaman, düşmen, kafanı duvara çarpman gerekmiyor. Kafanı duvara çarpmadan da öğrenebilirsin. Acı çekmek burada öğrenmek ya da hatırlamak için kullandığın bir yöntemdi. Ama bu şekilde öğrenmek yerine her şeyi kolaylıkla, acı yaratmadan, sevgiyle, mutlulukla, bollukla hatırlayabilirsin. Acıyı kullanarak öğrenmek senin seçimin. Seçimin ne ise de onu yaşarsın.

Evrene bakarsan her şeyin kolaylıkla olduğunu görürsün. Evrende milyonlarca galaksi trilyonlarca trilyon yıldız var. Devasa boyutları ile doğal halleri ile dönüyorlar. Bir güç sarfetmelerine gerek yok. Bir tohum toprağa düştüğünde doğal hali ile çıkıyor. Bunu içinn ek bir güce, cabaya ihtiyacı yok her şey doğal haliyle ve kolaylıkla oluyor. Işığın müziğiyle birleştiğinde hayatında her şeyin kolaylıkla olduğunu goreceksin.

Gözlerin kapalı, o kişi karşında. Gözlerinin içine sevgiyle baktın. O muhteşem iki sözcüğü söyledin. Seni seviyorum, teşekkür ederim. Sonra ona SARIL. Bunu fizikselleştirebilir kendine sarılıyormuş gibi bir sarılma hareketi yapabilirsin. Bu sıcaklığı hissetmeni sağlayacaktır. Kendine sarılıyormuş gibi sarıl ona. Hisset sıcaklığını. Varlığını içine al. O senin varlığının içinde kabul etmediğin bir yüzün. O yüzünle bir arada olmak durumunda değilsin. Ama o yüzünü de kabul et. O da senin bir yüzün. Bir şeyi bırakman için önce kabul etmen gerekir. Kabul etmediğin, reddettiğin her ne varsa onları çoğaltırsın. Kabul, ruhunun, bedeninin şifasıdır.

Sarıldıktan sonra şunları söyle ona:

“Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”

Valığımızda karşılaştığımız insanların yüklerini taşyoruz. Bu sevdiğimiz insanlar için de geçerli. Sevdiğimiz biri bizimle biraraya geldiğinde yaşadığı bir sorunu anlattığında fark etmeden onun yükünü alıyoruz. Aynı zamanda onun hayata bakışını, kalıparını da bilinçaltımıza ekliyoruz. Çatıştığımız insanlar keza onların yüklerini de hala üzerimizde aşıyoruz. Geçmiş denilen zaman diliminde bir olay yaşanmış. Hala hayatımızda bu olayın yükünü taşıyoruz. Bu cümleyi söyleyin ona. Bu cümle ondan ayrılmanız anlamına gelmiyor. Varlığınızın bir parçasından ayrılamazsınız. Her biri bir çünkü. Yalnızca aldığınız, üzerinize yapıştırdıgınız yükünüzü bırakıyorsunuz. Çünkü artık yürümek, mutlulukla koşmak, ışığın muhteşem müziğini yazmak istiyoruz. Her şey birbiri ile bağlı ve bir olduğundan siz bu çalışmayı yaptıgınızda, karşınızda gördüğünüz kişi de yüklerini bırakabilir eğer arzu ederse tabi.

Ona sarıl ve bunu söyle “ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”. Sonra bir adım kadar geriye çık. Göbekleriniz arasında bir kordon ya da ip olduğunu düşün. Bu kordon, varlığına aldığın bu yükü taşıyan kordon. Kordonu gör, bu kordonla bilinçaltı kalıplarını, varlığını aşağı çekecek kabukları aldın. Şimdi eline altın renkli bir makas al. Bu altın renkli makasla o kordonu kes. Kordonun kesildiğini ve ayrıldıgını mutlaka gör. Ya da hisset. Ayrılmaz, kesilmezse tekrar dene. Daha çok sevgini ver. Bazen ip büyüyebilir, dallanıp budaklanabilir. Bu sefer makası büyüt o ip kesilsin ve ayrılsın. İp ayrıldıktan sonra tekrar gözlerinin içine bak, teşekkür ediyorum de ve uzaklaştığını gör. Yavaş yavaş gözlerini aç.

Bu çalışmayı yaparken çözülmeler yaşayabilirsin. Sarıldığında bazen birden bir duygu boşalması yaşayabilir, ağlayabilirsin. Bırak hislerin olduğu gibi aksın sen süreci yönetmeye çalışma bırak kontrolü. Varlığının çatışmaları çözülsün.

Çalışmanın aşamalarını kısaca tekrarlıyorum.

Gözlerini kapa, birkaç derin nefes al,

Çalışma yapacağın kişiyi karşına al,

Gözlerinin içine sevgiyle bakarak, teşekkür ediyorum ve seni seviyorum de,

Sonra ona sevgiyle sarıl ve şöyle söyle “Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.” Bir adım geriye çık.

Aranızda bir kordon olduğunu gör ya da düşün. Yükü taşıyan bu kordonu altın bir makası eline alarak kes. İpin ayrıldıgını mutlaka gör. Ayrılmazsa makası büyüt. Eğer zorlama ya da direnç hissediyorsan o an o kişiyi bırakıp başka birine geçebilir, başka bir zaman yine aynı kişi için yapabilirsin.

Gözlerinin içine tekrar sevgiyle bakarak, teşekkur ediyorum de, senden uzaklaştığını gör ve gözlerini yavaş yavaş aç.

Bu çalışmayı her seferinde bir kişi için yap. Bir kişi için 2-3 dak. yeterlidir bunun için. Öncelikle en çok çatışma yaşadığın kişilere, daha sonra çevrendeki insanlara, geçmişte yaşamış ya da şu an yaşamayan hayatındaki kişilere, en son sevdiklerine de bu çalışmayı yap. Bir kişi için eğer kordon ayrıldı ise bir kez yapman yeterli. Tekrar tekrar yapman inancının zayıflığını, şüphe duymuş olduğunu gösterir. Bir kez yap ve olduğunu bil. Sevdiklerinle daha güçlü bağlar kurduğunu, daha mutlu ilişkiler deneyimlediğini göreceksin. Çalışma iki taraflı çalıştığından, çatışma yaşadığün bir kişi ile birden daha güzel bir diyalog içine girdiğini görebilirsin. O kişi seni hiç beklemediğin halde hemen ve kısa bir süre sonra arayabilir. Birden çatışmanın çözümlendiğini görebilirsin.

Daha açık, sevgi dolu dostluklar, ilişkiler kuracaksın. Çünkü ilişkilerin yüklerden özgürleşecek. Hayatına artık hizmet etmeyen kişilerin de hayatından birden kendiliğinden çıktığını göreceksin. Çünkü o senin bir yanındı, ve sana yalnızca bir şey anlatmak için yine senin tarafından kendi yüzlerinden birini görmen için geldi. Artık hayatındaki görevi bittiğinden, birden uzaklaştıgını görebilirsin. Hayatına yeni birileri girebilir. Hayatına yeni girenler de senin şu andaki sevgi dolu titreşimine uygun kişiler olacak. Hatırla, içerisi nasılsa dışarısı da öyledir. İç çatışma durduğuda dışarıdaki çatışma da duracak.

Çalışmayı kendinde çatıştığı yanların için de yapabilirsin. Mesela bir konuda endişeleniyorsun, ya da içinde bir yanın seni aşağı çekiyor, korkuya sevkediyor. Bu sefer, kendini karşına al ve bu çalışmayı yap. Karşındaki kendin olsun. Bak gözlerinin içine. Karşındakini tanımla, o sensin, benim …..dan endişe duyan yanım. Teşekkür ediyorum, seni seviyorum. Sarıl, “Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum” dedikten sonra kendi nin o yüzü ile arandaki bağı kes. Bunu aynı şekilde, bağımlı olduğun şeylere yapabilirsin. Herhangi bir hastalığını karşına alıp onunla bağini kesebilirsin. Bu yöntemle birden hastaığın çözülmeye iyileşmeye başladığını görebilir, mucizeler yaşayabilirsin. Hatta calışmayan bir cihazla arandaki baği kestiğinde onun çalışmaya başladığını bile görebilirsin.

Bizim cansız dediğimiz cihazlarımız da enerji ile calıştıklarından bazen bizdeki enerji dalgalanmaları manyetik alan yaratıp onların bozulmasına sebep olabilir. Bazen tuttuğunuz bir şeyin bozulduğunu, ya da elinizde kırıldığını görebilirsin. Uygula bunu, aklına gelen her şeyle yapabilirsin, bitkilerin, hayvanlarınla, bununla oyna ve yaratıcılığınla bu yöntemi kullan. Çok etkili ve hızlı çalışan bu yöntem, ayağındaki taşları, prangaları atmanı, kanatlanmanı sağlayacaktır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mart Cosmopolitan’da "Eşruhunuzu Nasıl Bulursunuz?"u yazmıştım.

Mart Cosmopolitan’da “Eşruhunuzu Nasıl Bulursunuz?”u yazmıştım.

Nisan’da ise “Eşruhunuzu Buldunuz da, İlişkinizi Nasıl Sürdürürsünüz?”ü yazdım.

Mayıs’ta da “Eşruhunuzla Nasıl Vedalaşırsınız?”ı yazıp seriyi tamamlayacağım inşallah. 🙂

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu sizin hayatınız…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gün içi murphy kuralları…

1 – Bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.

2 – Yere düşürdüğün bir bozuk para veya bir küçük vida ulaşılması en zor yere yuvarlanır.

3 – İnsanların seni seyretme olasılığı düştüğün komik durum ile doğru orantılıdır.

4 – Yanlış numara çevirdiğinde çevrilen numara kesinlikle meşgul değildir.

5 – Patronuna lastiğin patladığı için geç kaldığını söylediğinde ertesi gün lastiğin gerçekten patlar.

6 – Gırgır geçmeye başladığın anda patron kapıda görünür.

7 – Sıkışık trafikte şerit değiştirdiğinde, terk ettiğin şerit daha hızlı akmaya başlar.(her zaman)

8 – Duşa girip ıslandığında telefon çalar.

9 – Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.

10 – Bir makinenin çalışmadığını ispat etmen gerektiğinde kesin çalışır.

11 – Kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır.

12 – Sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.

13 – Üzerine yağ-reçel sürülmüş bir ekmek kesinlikle en pahalı halıya ve yüzüstü düşer.

14 – Ayağınıza tam oturan bir ayakkabı kesinlikle mağazadaki ayakkabıların en çirkinidir.

15 – Herhangi bir şeyi beğendiğinizde derhal üretimden kaldırılır
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GÜN; Şafağa bırakılmış umuttur,

GÜN; Şafağa bırakılmış umuttur,

UMUT; Rüzgarla gelen tebessümdür,

TEBESSÜM; Güneşin yüzünde mutluluktur,

MUTLULUK; Bahçende yeşeren sevgidir,

SEVGİ; Yüreğinden dilediğin hayattır,

HAYAT; Sana bağlanan aşktır,

AŞK; Sende çoğalan huzurdur,

HUZUR; Uzaktan gelen

GÜNAYDINDIR !!!
GÜZEL BİR GÜN OLMASINI DİLERİM………………….

DAHA DA ÖNEMLİSİ GÜZEL BİR HAYATINIZ OLMASINI DİLERİM…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Haydi bugün küsleri barıştırma günü olsun…

sağdaki kuş: küstüm sana

soldaki kuş: hahaytt asıl ben küstüm

ortadaki kuş: sizi barıştırmadan uçarsam eğer bana da ruknettin demesinler

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

100 Kadına ”Kaç Yaşındasın ? ” diye sorduk, tek Popüler cevap aldık;

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Asla umudunu kaybetme…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben” im diye etrafınıza gösterdikleriniz yüzde kaçınız sizin? Yüzde kaç mutlusunuz? Yüzde kaç gerçeksiniz siz?

Ben” im diye etrafınıza gösterdikleriniz yüzde kaçınız sizin?

Cesaret edip gösteremediğiniz daha yüzde kaçınız var geride?

Yüzde kaç kendinizsiniz siz? Düşündünüz mü hiç? …

Yüzdeyüz kendiniz olmadığınız için;

Yüzde kaç mutlusunuz?

Yüzde kaç aşıksınız?

Yüzde kaç annesiniz, babasınız, dostsunuz, sevgilisiniz,….?

Yüzde kaç gerçeksiniz siz?

Hayal ettiniz mi hiç, yüzdeyüz kendiniz olabilmeyi?

Tüm çıplaklığınızla ortaya çıkıp, ben buyum işte diyebilmeyi? Hiç rahatsız etmiyor mu sizi, üstünü örtüp, unutmaya çalıştığınız, yok saydığınız o duygular?

Kurtulmak için hiç bir istek duymuyor musunuz, yıllardır ruhunuza yerleştirdiğiniz sizi kısıtlayan o sınırlardan, kurallardan, yargılardan?

Yüzdeyüz kendiniz olarak yaşamak için cesaretiniz mi yok? Yeterince iyi olamamak, red edilmek mi korkutuyor sizi?

Yüzdeyüz kendiniz olarak yaşama riskini mi göze alamıyorsunuz?

! Kişisel arzular yerine hep dışarıdan gelecek motivasyonlara ihtiyaç duymak!

Kendini beyninde oluşturduğun negatif düşüncelerin, koşullanmaların parmaklıkları arasına hapsetmek!

Herşeye önyargı, gelenek yada moda düşüncelerin penceresinden bakmak.

Yüzdeyüz kendin olmak yerine, senden beklenenlere göre kendine sürekli yeni imajlar oluşturmak, olmak istenen kişi olmaya çalışmak!

Ezberci bir makina olmayı, kendi hikayesi olan mutlu ve yaratıcı bir insan olmaya tercih etmek.

Hadi itiraf edin artık kendinize asıl gerçeği! Aslında bunun böyle olması gerekmediğini. Bu yolu kolay olan olduğu için kendinizin seçtiğini.

Bunları bilerek kabullendiğinizi. Keşfedilmemiş yolları denemeye cesaretiniz olmadığı için bilinen, kalabalık ana yolları, ikinci el bir yaşamı tercih ettiğinizi.

Kendi ışığınızın size yeteceğine inanamadığınız için sürekli birilerinin peşinden gittiğinizi. Hadi alın artık üzerinize, yaptığınız seçimlerin, verdiğiniz kararların tüm sorumluluğunu.

Kabul edin artık, parmaklarınızın arasından akıp gidenin kendi hayatınız olduğunu.

Gösterin artık kendinize, mutlu olmak için ne kadar cesur olduğunuzu!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bırak kendini…

İnsanlar ırmaklar gibidir, kendini akışına bırakırsan bir bakarsın ki başka bir ırmak sana karışıvermiş, birlikte akıyorsunuz.

Zamanı geldiğinde de o ırmakla yollarınız ayrılır, bir başka ırmakla karışıverirsiniz…

Yaşamın akışı budur.

Bırak kendini…

O anda kiminle akman gerekiyorsa

Evren sana onu  getirsin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Dışını Beğenmediği birinin İçini Merak Etmez…!

Kime Sorsan “Önemli Olan İnsanın İç Güzelliğidir…”Der,

Ama İnsanoğlu İşte… Dışını Beğenmediği birinin İçini Merak Etmez…!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Benim için ne kadar insan olduğun ya da ne kadar insan olmaya olmaya çalıştığın önemli ve bir o kadar da değerli…♥

Benim yaşam felsefemin özeti bu…

Zengin ya da fakir oluşun, neye inandığın, dilin, rengin, cinsel tercihin, hangi okulu bitirdiğin, mesleğin, inançların, yaşın, doğduğun yer, yaşadığın yer, ideolojin, giyim kuşamın, zevklerin… Hepsine saygım var… Ama asla önceliğim değil.

Seni sevmem, seni anlamam, sana saygı duymam ve seninle iletişim kurup, aynı sokakları, aynı sofrayı paylaşmam için önceliğim değil.

Benim için ne kadar insan olduğun ya da ne kadar insan olmaya olmaya çalıştığın önemli ve bir o kadar da değerli…♥

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »