SORU SORUN, DEĞİŞİMİ BAŞLATIN

 

Değişim-Kelebek-e1441122412297[1]

 

Simone Milasas‘ın* ‘İşin Neşesi’ adlı kitabını okurken bir yerde takılıp kaldım, ilerleyemedim. Kitabı kapatıp düşünmeye başladım. Simone, herbir soruya 6 cevap yazmamızı istiyor bizden. Amaç, kendimizi tahlil etmekten öte zihnimizin yarattığı bilinçaltının derinlerine inmek. Gerçekleşmesi imkansız dediğimiz isteklerimizin, hayallerimizin aslında hiç de öyle olmadığını gösteriyor bize.
Kitapta, var olan işimizin nasıl keyifle yapılabilir olduğunu, işimizdeki başarıyı nasıl artırabileceğimizi ve bunun için neler mümkün olabileceğine dair sormamız gereken soruları içeriyor. Ayrıca iş ararken veya kurarken kendimize hangi soruları sormamız gerektiğini de anlatıyor. Dahası para ile ilgili olumsuz inançları ve değerlerimizi nasıl yok edebileceğimiz de yer alıyor.
Access Consciouness‘ın temeli sorular sormak. Sorular yardımıyla kendimizi, hayatımızı ve çevremizdeki her şeyi değiştirebiliriz. Sorular bizi güçlendirirken, cevaplar gücümüzü azaltır.
Örneğin; işinizde veya bir projenizde başarılı oldunuz. Oraya nokta koymayın. Önce müteşekkür olup şükredin sonra kendinize şu soruları sorun:
– Bundan daha iyisi nasıl olur?
– Daha başka neler mümkün?
Bu gibi sorular daha fazla başarıyı davet eder diyor Simone. Soru sorun ve daha fazla olasılıklara yer açın.
– Bugün işimle hangi sihiri yaratabilirim?
– Bugün ve gelecekte mümkün olduğunu düşündüğümden daha fazla parayı yaratmak için neler gerekir?
İşinize sorular sorun, evren size bilgi verecek ve işinizle ilgili gereken enerjileri yaratmaya başlayacaktır. İşinize veya projenize sorabileceğiniz bir kaç soru:
– Sana bugün hangi katkıda bulunabilirim?
– Bundan sonra neyi yaratmak isterdin?
– Ne yapmak isterdin?
– Bugün nerede olmak isterdin?
– Kimin seninle işe dahil olmasını isterdin?
Ya işinizde başarılı değilseniz? O zaman enerjiyi değiştirerek şu soruyu sormalıyız:
– İşte başarısız olmanın değeri nedir?
Daha fazla para kazanmak için veya herhangi bir faturayı ödediğinizde, kirayı verdiğinizde, kredi borcunu ödediğinizde;
– Bu paranın bana 10 kat daha fazlasıyla geri dönmesi için neler gerekir? diye sorun.
Soru sorduğunuzda yarattığınız enerji evrene ulaşacak ve olasılıklar kapısı açılacaktır. Seçim yapmaksa tamamen size kalmış.
O halde artık sorulara geçelim… Merak ediyorum sizin cevaplarınız ne olacak.
– Siz hiç imkansız şeyler yaratır mıısınız? Neden olmasın? Sizi olmaya, yapmaya, sahip olmaya ve inanmaya eğitildiğinizin dışına çıkmaya davet ediyorum. Kendinize şunu sorun:
‘İşimle yaratamayacağıma karar verdiğim 6 şey nedir?
1————————————————-
2————————————————-
3————————————————-
4————————————————-
5————————————————-

6————————————————-
– Şimdi cevaplarınızın her birine tekrar bakın ve sorun:
‘Bunun imkansız olması gerçekten doğru mu?’
Bunun ortaya çıkması için neyi değiştirmem, seçmem ve kurup sürdürmem gerekir?’
‘Bunu ortaya çıkartmam için işime, hayatıma, yaşantıma ve realiteme neyi eklemem gerekir?’
– Şimdi imkansız olan bir başka 6 şey daha listeleyin.
1————————————————-
2————————————————-
3————————————————-
4————————————————-
5————————————————-
6————————————————-
İşinizle, hayatınızla, realitenizle, mali işlerinizle, paralarınızla ve nakit akımınızla ilgili olarak neyin imkansız olduğuna karar verdiniz? ‘ Bugün işinizle ve sizinle ilgili hangi sihir meydana gelebilir? Eğer işinizin sihirli olmasına izin verecek olsaydınız daha kolay olur muydu?’
Herkesin işini keyifle yapmasını, bolluk ve bereket içinde olmasını temenni ediyorum…. Sevgilermle,
Funda Öztürk
Simone Milasas kimdir?: İşin neşe alanından nasıl yapılacağını tüm dünyayı dolaşarak gösteren dinamik bir liderdir. 20 yılı aşkın bir süredir iş yaratımı ve geliştirme alanlarında önde gelen liderler arasında yer almaktadır. Onun hedefi, insanları işin nasıl bir yaratım kaynağı olabileceğini görmeleri konusunda güçlendirmektir. 170’den daha fazla ülkede bulunan Access Consciousness’in® Global Direktörlüğü’nü yürütmektedir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsan Psikolojisine Meraklıysanız Mutlaka Göz Atmanız Gereken 2 Deney

be-the-best-student-in-your-class[1]

 

Bilim insanları ve büyük markalar insan doğasını gerçekten anlayabilmek için sosyal deneyler yapmayı sever. Bazen, katılımcılar normları yıkarak ve mantık dışı hareketler sergileyerek, psikologların bile onları anlayamamasına yol açıyor.
Filoji, beklenmedik sonuçlar doğuran birkaç sosyal deneyi sizler için seçti.
1- Herhangi bir işte çalışmayan belli bir kesime karşılıksız olarak aylık 560 Euro verilseydi?
Deney: Finlandiya’da 2 bin işsiz bu deney için seçilir ve 1 yıl boyunca bu kişilere aylık 560 Euro para ödenir. Bu para işsizlik parası adı altında ödenir ve insanlar üzerinde bu parayı aldıkları süre boyunca bir iş aramaları konusunda bir baskı oluşturulmaz. Bir iş bulsalar ve ya kursalar dahi bu parayı hala almaya devam edecekleri söylenir. Yani denekler tamamen özgür bırakılır.

Sonuç: Katılımcıların hemen hepsi iş bulma konusunda üzerlerindeki stresin büyük ölçüde azaldığı belirtti. 560 Euro Finlandiya için çok yüksek bir gelir olmamasına rağmen, insanların sevdiği işi seçebilecekleri, kendi işini kurabilecekleri ya da sahip oldukları eğitim düzeyini daha üst seviyeye taşıyabilmeleri için onlara nefes aldıran bir gelir.

Sonuç olarak katılımcıların hemen hepsi, bir yıl boyunca hiç çalışmadan gelir elde edeceklerini bilmelerine rağmen, sadece 6 ay sonra önceki gelirlerinden çok daha yüksek bir gelir elde etmeyi başardı ve girdikleri işlerde daha yüksek performans sergiledi. Bu deney gösteriyor ki, iş bulma konusunda kişiler üzerinde oluşan baskı kalktığında ve karşılıksız olarak gelir elde edeceklerini bilmelerine rağmen, bireyler iş aramayı bırakmıyor tam aksine iş bulma konusundaki motivasyonları artıyor.
2- Yetişkinlerin desteği çocukları nasıl etkiler ?
Deney: Bir öğretmen aynı sınıftaki çocukları onların göz rengine göre 2 gruba böler. Deneyin ilk gününde, mavi gözlü çocuklar diğerlerine göre daha fazla ayrıcalık, övgü ve destek görürler. Kahverengi göz rengine sahip olan çocuklar ise boyunlarına kurdele takmak zorunda olmaları gibi diğer çocuklara nazaran ayrıcalık ve ilgiden mahrum bırakılır. İkinci safhada ise gruplar yer değiştirir.

Sonuç: Ayrıcalıkları olan çocukların grubu ilk etapta beklendiği gibi öğretmenin desteğini hisseder ve çalışmalarında daha verimli sonuçlar alırlar. Ancak bununla beraber aynı zamanda diğer gruba karşı kibirli hale gelirler ve bir süre sonra derslerindeki ilerleme diğer sınıflara oranla geride kalmaya başlar. Diğer grup ise aşağılanmış hissedip en basit ders konularını dahi halledemez hale gelir.

 

Sonuç olarak kısa vadede övgü alıp ayrıcalık gösterilen çocuklar başarı sağlasa da, uzun vadede bu yöntem işe yaramıyor. Bu deney gösteriyor ki, eğitimde başarılı olan çocukları ödüllendirirken, başarısız çocukları gözardı ederek rekabet oluşturmak iyi bir model değil.

Bu 2 basit deney bize gösteriyor ki, ceza, ödül ve baskı gibi kavramlar üzerine bldiğimizi sandığımız birçok şey aslında tamamen yanlış olabilir.

kAYNAK: FİLOJİ

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2 Dakikalık Paydos: Desteğe Ve Farklı Bir Bakışa İhtiyaç Duyduğunuzda Sizi Ayağa Kaldıracak 10 Söz

resized_47228-f0ffdf8ecocukozguven[1]

 

Bazen bir cümlenin üzerinizde yarattığı etkiye inanamazsınız. Kafanızdaki soruları, acabaları birçok kişiyle paylaşır fikir alırsınız. Fakat karşınıza öyle bir cümle çıkar ki, bütün o uzun sohbetlerin, aldığınız akılların hepsini size unutturur. Sizin elinizden tutar, ayağa kaldırır. Öyle ki kelimeler size uzanan bir el, arkanızı kollayan bir dost olur. Düştüğünüzde devam etmeniz için size enerji verir.
İşte belki tamda ihtiyacınız olduğunuz şu anda, size hayatınızda yol gösterecek basit ama etkili cümlelerden birkaçı;

1. “Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin; şimdi başla, şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.” Aldous Huxley.

2. Yokuş aşağı gitmek, yokuş yukarı gitmekten daha kolaydır; ama manzara tepeden her zaman daha iyidir. Henry W. Beecher

3. “Birgün uyandığında yapmayı isteyip, yapmadığın şeyler için artık zamanın kalmadığını farkedeceksin. Bunu kendine yapma… Paulo Coelho

4. “Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık… Rüzgarları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin.” Mark Twain.

5. “Zamanınız kısıtlı. Bu yüzden başka insanların gürültüsünün, kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin.” Steve Jobs.

6. “Dünyanın düşleyenlere de ihtiyacı var, yapanlara da. Ama düşlediğini yapma cesareti olanlara daha çok ihtiyacı var…” Sarah Ban Breathnach

 

7. “İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır, kendisi bile şaşırır. Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklından bile geçmez. Bu güçleri uyandırıp eyleme geçebilirse, o kişinin hayatında büyük bir devrim olurdu.” Swett Marden

8. “Bir mutluluk kapısı kapandığında, diğeri açılır. Ancak biz kapanan kapıya o kadar uzun bakarız ki, bizim için açılmış olan yeni kapıyı görmeyiz.” Helen Keller.

9. “Kariyerim boyunca 9000’den fazla atış kaçırdım. Neredeyse 300’den fazla oyun kaybettim. 26 kez oyun kazandıracak atışı ıskaladım. Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum ve işte bu yüzden başardım.” Michael Jordan

 

10. Evet, olduğu yerde durarak kimse ayağını sakatlamaz. Ancak olduğu yerde duran hiç kimse a noktasından b noktasına da gidemez. Şimdi kendine sorman gereken soru şu ben ilerleyecekmiyim yoksa ayağımın sakatlanmasından korkarak olduğum yerde mi duracağım? Can Eren

kAYNAK: fİLOJİ

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen Bir Kapı Kapanır Ama Koca Bir Evren Açılır

kpiyi-acan-kadin[1]

Bir kapıyı kapadığınızda bunun nedeni genelde gurur ya da korkaklık değildir. Bunu yaparsınız çünkü verdiğinizi geri almamışsınızdır, çünkü artık iradeniz yoktur, çünkü yapbozun parçaları ruh halinize ve hayallerinizle uyuşmamaktadır. İşte o zaman, yeni kapılar açmak için korku eşiğinden geçersiniz.
Ne var ki “bir kapı kapandığında bir başkası açılır” sözünü duymaya alıştığınızda aklınızda tutmanız gereken ufak farklılıklar vardır. Bu yeni kapılar, fırsatlarla dolu yeni evrenler, sihirli bir şekilde ortaya çıkıvermez. Sizin dışarı çıkıp onları bulmanız, onlarla barışmanız ve bunun olması için belli iç mekanizmalardan faydalanmanız gerekmektedir.

“Mutluluğa giden kapı içeri doğru açılır, sadece onu açmak için biraz kenara çekilmelisiniz çünkü kapıyı itmeye kalkarsanız tekrar kapanacaktır.”
– Sören Kierkegaard

Zaman zaman aynı duygusal kanala girme şeklindeki iflah olmaz alışkanlıktan muzdaribiz: acı çekme, kayıp şeylere bağlanma, asla başaramadıklarımızın ve yaşadığımız hayal kırıklıklarının acılığının hatırasına tutunma. Bir şekilde bu karmaşık duygular uçurumunda çoğu zaman “ne olur ne olmaz” diyen bir tabelayla sonsuz sayıda kapıyı açık bırakırız.
Ama bir an durup bu yarı açık kapılardan içeri giren esintiyi hissetmeliyiz. Sanki durmuş zaman, kurumuş göz yaşları ve gerçekleşmemiş hayaller gibi kokan soğuk bir rüzgârdır bu. Bu rüzgâr, bir zamanlar bize zarar vermiş seslerin yankısını taşır.
Kendi duygusal dengeniz ve sağlığınız için bu kapıları kapatmak gereklidir.

 

Kapatmaya cesaret edemediğimiz kapılar
Üzerinde adınız yazılı birçok kapının ardında bekleyen evrenlerden söz etmeden önce kapatmadığınız kapılara bir göz atın. Bir bölümü sonlandırmak, bir işten ayrılmak veya bir ilişkiye son vermek gerçekten neleri içerir?
Her şeyden önce bırakmayı bilmek, kimsenin bizi hazırlamadığı bir şeydir. Toplum ve hatta kendi yetişme şeklimiz tarafından hiçbir şeyden vazgeçmeksizin her şeye sahip olmamız gerektiğine ikna edilmişizdir.
Ne var ki bu hassas esaret eylemi üzerinde bir an düşünecek olursanız; olgunlaşma, büyüme ve belli bir hayat kalitesini elde etme şeklindeki basit eylemin nahoş rüzgârlar getiren her kapıyı kapamayı öğrenmek olduğunu fark edersiniz.

Hayat bizi mutlu olmak için sürekli kararlar almaya mecbur bırakır. Fakat bu eşikleri geçmeye ve canınızı yakıp sizi yoran şeylere kapıyı kapatmaya cesaret etmezseniz, bıraktığınız tek şey, mutluluğunuz olur.

Çünkü unutmayın, mutluluğun bir fiyatı yoktur, kuralları vardır ve bu kurallardan biri de cesur olmaktır. Nihayetinde ilerlemek için kendimizi zorlamalı, bir ayağı diğerinden sonra yere basmalı ve sağlıklı bir güç ve cesaret dozuyla kalbimizi yeni tecrübelere açmalıyız.
Bir bölümün sonuyla yüzleşmenin anahtarları
Şansımız varken korkup söylemediğimiz kelimelere tutunuruz. Kayıp fırsatlar ve asla cevabı olmayacak sonu gelmeyen “nedenler” yüzünden engelleniriz. Geçmişe bakıp şu anın solup gitmesini izlediğimiz bir çok zaman olmuştur ve bu sağlıklı ya da doğal değildir.
“Bir mutluluk kapısı kapandığında bir diğer açılır ama çoğu zaman kapalı kapıya öyle uzun süre bakarız ki bizim için açılmış olan kapıyı göremeyiz.”
– Helen Keller
Hiç kimse aynı anda iki yerde birden yaşayamaz. Ya ilerlersiniz ya da bir kitabın en acılı bölümünde sonsuza dek kalan güzel bir kitap ayracı olursunuz ve hikayenin nasıl sonlandığını öğrenemezsiniz. Bu doğru bir şey değildir. Kapıyı kapatmanız sayfayı çevirmeniz ve gerçekten olduğunuz kişi olmanız gerekmektedir.

Bir aşamayı bitirip yeni bir kişisel evren bulmak için stratejiler
Bir kapıyı kapatmak çok kolay değildir. Çünkü sadece sizi mutsuz eden şeyleri geride bırakmakla kalmazsınız. Bazen de kendinizi özdeşleştirdiğiniz, sizin olan ve sizi mutlu eden belli şeyleri bırakmanız gerekmektedir.
Bazı stratejilere ayrıntılı bir şekilde bakalım.
Kendinizle iç diyalog kurarak kişisel sorumluluğunuzu uygulayın. Neye tutunduğunuzu, kapıyı kapatmaya bir adım daha yaklaşmaktan sizi neyin alıkoyduğunu sorun kendinize. Korkularınızı tanımlayın, adlandırın onları ve rasyonelleştirmeye çalışın. Ve birkaç yıl sonra şu an olduğunuz yerde olmak isteyip istemediğinizi kendinize sorun.
Güçlerinizin farkında olun. Yetenekleriniz var. Bu yüzden erdemlerinizi, değerlerinizi ve başarılarınızı vurgulayın. Ve güçlü yönlerinizin sizi gerçekten destekleyen ve seven insanları da içerdiğini unutmayın.
Yakın geleceğiniz için bir plan tasarlayın. Altı ay sonra nerede ve nasıl olmak istediğinizi gözünüzde canlandırın. Bu görüntülerle gelen pozitif duyguya kendinizi bırakın. İçinize çekin bu pozitif havayı.
Fazla yüklerden kurtulmuş olarak ilerleyin. Her şeyi arkanızda bırakın ve kalbiniz çırılçıplak olarak zihniniz sakinleşmiş ve gözleriniz açık bir şekilde ilerleyin. Nefret, gücenme ve sırtınızda taşıdığınız, duygusal ağırlık nedeniyle sizi hastalandırıp tutsak eden o yükler olmadan ilerleyin.
Kapıyı kapayın ve yenilenmiş bir umutla etrafınıza bakın. Yeni ve muhteşem fırsatları arayan bir başka yıldızsınız bu evrende. Onları hissedebiliyor musunuz?

Kaynak: Aklınızı KEŞFEDİN

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugün yeni bir şey öğrendim arkadaşlar. Bana müthiş iyi geldi, sizlerle de paylaşmalıyım.

26907264_1760217634030724_1842360072852458928_n[1]

 

Bugün yeni bir şey öğrendim arkadaşlar. Bana müthiş iyi geldi, sizlerle de paylaşmalıyım.
Istakozları bilirsiniz değil mi? Aşağıda fotoğrafı da var. Zamanında çok yakalamışlığım vardır.
Istakozlar büyüdükçe, kabuklarının da büyüdüğünü sanırdım. Öyle değilmiş arkadaşlar. Müthiş bir ders aldım.
Istakozun çok sert bir kabuğu var. Bu kabukla kendini koruyabiliyor. Kabuğun içinde ise çok narin bir hayvan var. Peki ıstakoz büyüye bildiği halde, kabuk büyüyemiyorsa ıstakoz ne yapıyor?
Bir süre o kabukla yaşayan ıstakoz, artık kabuğuna sığmamaya başladığında, o kabuk canını acıttığında, kabuktan çıkıyor ve bir kayanın altına sığınıyor. Orada yeni kabuğu çıkana kadar bekliyor. Yeni kabuk çıkıp, güvenli hale geldiğinde, ıstakozumuz da denizlerdeki yerini alıyor. Yeni yaptığı kabuk da onu rahatsız etmeye başladığında, içinde yaşanamaz hal aldığında aynı şeyi tekrarlıyor.
Istakozlar bunu yaşamları boyunca defalarca tekrarlıyor.
Gelelim konunun bizi ilgilendiren bölümüne!.
Istakozun büyümesini sağlayan şey, onun rahatsızlık duymasıdır.
Istakoz rahatsızlık duymasaydı büyüyemezdi. Ya da ıstakoz doktora gitseydi, doktor ona bir anti depresan yazardı. Kendini iyi hisseden ıstakoz yeni kabuk yapma yani büyüme ihtiyacını hissetmezdi.
Diplerimiz, kendimizi yetersiz, sönük, çaresiz hissettiğimiz dönemlerimiz aslında büyüme ve tekamül dönemlerimizdir. Çaresizliğimizi, zorluklarımızı uygun biçimde kullana bilirsek, bu olumsuz dönemlerimizi başarılı bir fırsata çevire biliriz. Ya da anti -depresanlara devam deyip, hep aynı yerde kalmaya da devam ederiz!.
(Ali Denizci)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınız seçtiğiniz kadındır: dengeli bir kadına rastlarsanız mutlu, dengesiz bir kadına rastlarsanız filozof olursunuz

26904306_2025305237714364_2213187976933839923_n[1]

 

 

ÇOK GÜZEL 😍❤
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generaline :
– Hayatını bağışlarım ama bir şartım var, der.
‘Kadınlar hayatta en çok ne ister?’ budur bilmek istediğim… Bu sorunun yanıtını getir kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir… Günlerce gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar:
– Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değil…
– Evlen benimle!!! O zaman öğrenirsin ancak istediğini…
Bu ölümcül isteği kabul eder esir General. Asıl doğru yanıtı alır almaz da koşar Harun Reşit’e :
– Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister! Harun Reşit esir Generalin hayatını bağışlar. Ancak o, cadıya evlenmek için söz vermiştir.
Ne yapsın evlenirler. İlk gece General bir bakar ki, o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada… Konuşur cadı:
– Benim kaderim böyle…. Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim der. Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?…
General öğrenmesini bilen bir adamdır; düşünür ve :
– Sen bilirsin kararı kendin ver der. İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olur ve öyle kalır… Peki, bu masaldan çıkarılacak 3 ders nedir ???
1. Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2. Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3. İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında cadıdır!
Hayatınız seçtiğiniz kadındır: zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, zeki bir kadına rastlarsanız zekânız, şefkatli bir kadına rastlarsanız vicdanınız gelişir. Hayatınız seçtiğiniz kadındır: alıcı bir kadına rastlarsanız vazgeçtikleriniz, verici bir kadına rastlarsanız tembelliğiniz artar. Hayatınız seçtiğiniz kadındır: dengeli bir kadına rastlarsanız mutlu, dengesiz bir kadına rastlarsanız filozof olursunuz. Hayat kat kattır.
Babil’in Asma Bahçeleri gibi katmanlar halinde yükselir, bir kattan bir kata sizi yanınızdaki kadın götürür. Ve bugün durduğunuz katman, seyrettiğiniz manzara , gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının bulunduğu katmanı, manzarası ve hayatıdır…
Hayatınız seçtiğiniz kadındır… 😇

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Daha iyi bir dünya için 10 niyet

1525058_441450545956707_1543808942_n[1]
Birinci Niyet – Yaşamı Destekle!
Birisine karşı çıkmaktan ve zarar vermekten sakınıyorum. Herkesin kendi deneyimini yaşamasına izin veriyorum. Her şeydeki yaşamı sanki benimmişçesine görüyor ve onurlandırıyorum. Yaşamı destekliyorum.
İkinci Niyet – Gerçeğin Peşine Düş!
İçimdeki pusulayı takip ediyor ve artık benim hayrıma olmayan inançlarımı siliyorum. Kaynağa gidiyorum. Gerçeği arıyorum.
Üçüncü Niyet – Yolunu Bul!
Yaratıcı süreci başlatıyorum. Yaşamıma yön veriyorum. Yolumu ben yapıyorum.
Dördüncü Niyet – Sadeleştir!
Daha iyi bir şeylere yer açmak için gereksiz olanları bırakıyorum. Rehberlik almaya, korunmaya ve her zaman en yüksek hayrıma olanla aynı yolda olmaya niyet ediyorum. Bildiğim ve bilmediğim kaynaklardan gelenlere güveniyorum ve kendimi açıyorum. Sadeleşiyorum.
Beşinci Niyet – Olumlu Kal!
İyiyi görüyorum, iyiyi söylüyorum, iyi olanı yapıyorum. Tüm deneyimlerimin bana verdiği hediyeleri kabul ediyorum. Zerafet ve şükürle yaşıyorum. Olumlu halde kalıyorum.

Altıncı Niyet – Eş Zamanlı Ol!
Niyet edip akışa teslim olduktan sonra bana gelen fırsatları görerek hareket ediyorum. Büyük mucizelerin ve gizemlerin olabildiği akıştayım. Arzularımı elde ediyor, buraya yapmaya geldiğim şeyi yapıyorum. Eş zamanlı yaşıyorum.
Yedinci Niyet – Başkalarına Hizmet Et!
Her hareketimde sevgiyi yaşıyorum. Her zaman paylaşacak ve artıracak şeyim var. Yardıma ihtiyacı olanlara her zaman açığım. Başkalarına hizmet ediyorum.
Sekizinci Niyet – Işığını Yay!
Ben, en yüksek potansiyeline uyanan muhteşem bir varlığım. Kendimi neşe ile, kolayca ve sık sık gülerek ifade ediyorum. Işığımla aydınlatıyorum.
Dokuzuncu Niyet – Vizyonunu Paylaş!
İdeal dünyamı hayal ediyor, diğerleri ile paylaşarak onu yaratıyorum. Vizyonumu herkesle paylaşıyorum.
Onuncu Niyet – Sinerji Kur!
İnsanlığı bir olarak görüyorum. Kalbi temiz insanlarla bir arada olmaktan hoşlanıyorum. Bir araya geldiğimizde büyük birliğin kendini göstermesi için de zemin yaratıyoruz. Biz sinerji kuruyoruz.

Kaynak: şifacı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne Kadar Önemli Olduğunuzu Asla Unutmayın…

kalp[1]

 

Bir şarkı yaşanan anı ateşleyebilir…
● Bir agaç bir ormanın başlangıcı olabilir…
● Bir kuş, baharın müjdecisi olabilir…
● Bir gülümseme bir dostluğu başlatabilir…
● Bir tokalaşma moralinizi yükseltebilir…
● Bir yıldız, denizde bir gemiye yön gösterebilir…
● Bir tek kelime, büyük bir ideali anlatabilir…
● Bir hüzme güneş ışığı, bir odayı aydınlatabilir…
● Bir mum, karanlığı yırtabilir…
● Bir gülüş, hüznü fethedebilir…
● Bir adım, uzun bir yolculuğu başlatabilir…
● Bir Dua, bir kelimeyle başlar…
● Bir umut ışığı ruhumuzu besleyebilir…
● Bir dokunuş, ne kadar önemsendiğinizi hissettirebilir…
● Bir ses, bilgelikle konuşabilir…
● Bir yürek gerçek olanı anlayabilir…
● Bir yeni yaşam, çok şeyi değiştirebilir…
Görüyorsun ya…Her şey sana bağlı!
Ne Kadar Önemli Olduğunuzu Asla Unutmayın…
Margo Daniel…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir erkeği burcuna göre nasıl aşık edersiniz?

AŞK[1]

 

Eğer astroloji ve burçlara inanıyorsanız bir erkeği kendinize aşık etmek için farklı yollar deneyebilirsiniz. Bu yollar nelerdir bilmek ister misiniz?
Hoşlandığınız erkeğin sadece burcunu bilmek onun dikkatini nasıl çekeceğiniz konusunda size çok yardımcı olacaktır. Bu yollar sayesinde hoşlandığınız erkeğe daha profesyonelce yaklaşabileceksiniz.
Koç burcu erkekleri
Koç erkekleri meydan okumayı sever, bu yüzden onu seviyorsanız çok belli etmeyin. Koç kovalanmayı sever ve onun dikkatini çektiğiniz sürece sizden hoşlandığını düşünecektir. Bir şeyin zor olması onlar için bir şeyi başarmaktan daha önemlidir. Bu yüzden koç erkeklerinin önce ilgisini çekip daha sonra kendinizi biraz zorlaştırarak onun size daha da bağlanmasını sağlayabilirsiniz.
Boğa burcu erkekleri
Boğa burcu erkekleri sevgi ve ilgi isteyen nazik insanlardır. Ancak korkuları vardır, bir ilişkiyi yaşama ihtimalleri çok düşük. Onlara zaman ayırın, yavaş olun ve adım adım yaklaşın. İlk hamleyi yapmak zorunda kalabilirsiniz, sorun değil böylece onun takdirini kazanacaksınız. Hemen açılmasını beklemeyin.
İkizler burcu erkekleri
İkizlerin kalbini çalmak kolay şey değildir. Sürekli dramatik olaylar yaşatan değil onları eğlendiren kadınlara aşık olurlar. Kendileri de eğlenceli bir kişiliğe sahip oldukları için dramaya girmezler, hayatta basit şeylerden hoşlanır ve kendileri gibi birini isterler. Bir ikizlere yaklaşmanın en iyi yolu dostluğun üzerinden geçmektir, bu şekilde sizi ilk önce tanıyacak ve sonra ilişkinin tadını çıkartacaktır. Eğlendirici olduğunuzu anlarsa geri kalan her şeyin geçmiş olduğunu fark eder.
Yengeç burcu erkekleri
Yengeç erkekleri genelde içe dönüktür ve hemen duygularını göstermezler. Ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar sezgisel yönleri kuvvetlidir. Yengeç burçlu adamla bir araya gelmek isterseniz niyetleriniz ve duygularınız hakkında dürüst olun. Güçlü, bağımsız ve kendini geliştiren çalışkan kadınlar yengeç erkeklerinin dikkatini kolayca çekebilir.
Aslan burcu erkekleri
Aslanlarda büyük bir ego sahibi olma eğilimi olmasına rağmen çok kırılgan bir yapıya da sahiptirler. Çok fazla bakıma ve desteğe gereksinim duyarlar ara sıra kendilerini rahat hissettirmek için o egoyu okşamak zorunda kalabilirsiniz. Temelde sevgi, bakım ve dikkat isterler.
Başak burcu erkekleri
Başak erkekleri ne istediklerini ve nasıl elde edileceklerini bilen kadınlardan hoşlanırlar. Güçlü, düşünceli, zeki bir kadınsanız başak erkeklerini kolayca cezp edebilirsiniz. Ayrıca güçlü ahlak ilkelerine sahip kadınları da severler.
Terazi burcu erkekleri
Terazi burçları hem kendi hem de partnerlerinin duygularıyla temas halindedir. Duyguları ve hislerini sezgisel olarak bilen ve anlayan birine ihtiyaç duyarlar. Güvence altına almak ister ve olumlu takviyeler onları harika hissettirir. Terazi bir adamla birlikte olmak istiyorsanız duygusal zekanız üzerinde daha iyi çalışmalısınız, bu nedenle onların duygusal ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilirsiniz.
Akrep burcu erkekleri
Akrep erkekleri ilişkilerde çok tutkuludur, ancak onları görevlendirmek için oyun oynamak zorundasınız ve oyuna göre sizi kovalamasına izin vermeniz gerekiyor. Açık olmayın ve ilginizi tam olarak gösterin, onu daha fazla istemek için ipuçlarını yerde bırakın. Çok iş gibi gelebilir, ama sonucu gerçekten buna değecektir.
Yay burcu erkekleri
Yay erkekleri yıldızlara ulaşmayı sever, bu yüzden onları aptal yerine koymayın. Zeki, akıllı olan ve her türlü şey hakkında canlandırıcı konuşmalar yapabilen kadınları severler. İstediği şeyi elde etmek için çok çalışmayı severler, bu nedenle kendinizi kolayca elde ettirmeyin.
Oğlak burcu erkekleri
Oğlak burcu çok ileri, iddialı ve zorba gibi görünebilir, ancak bu onların kaba insanlar olduğu anlamına gelmez sadece kalbinden geçenleri doğruca konuşmalarından kaynaklıdır. Temel olarak oğlak burçları için hiçbir filtre yok. Sadakati her şeyin üstünde tutarlar. Eşlerinin her zaman onları destekleyeceğini ve herhangi bir maceraya atılmak zorunda kaldıklarında yanında olduğunuzu bilmeleri gerekir.
Kova burcu erkekleri
Kova erkekleri eşsiz yaratıklardır ve onları sevmek sizin için kolay olmayacak. Statü bakımından umursamaz ve çok sıkıcı bulurlar. Bu nedenle kalabalığın içine karışmaya çalışıyorsanız sizinle ilgilenmeyecektir. Kendini göstermekten korkmayan, kendinden korkmayan insanları sever. Kova burçları zaman zaman birbirlerinden kopmuş gibi görünebilirler, ancak merak etmeyin güven konularında eğilimlidirler. Yani temel olarak kova erkeğinin dikkatini çekmek için otantik ve güvenilir olmalısınız.
Balık burcu erkekleri
Balık erkekleri çok duygusal, spontane yaşayan biri olabilirler. Ancak, sizi sevmesini sağladığınızda sizin lehinize çalışır. Balık erkekleri romantik ruhudur ve büyük jestleri sever, bu yüzden romantik bir şeyler yaparak dikkatlerini çekmeyi seçerseniz onlardan takdir kazanabilirsiniz.
Merve Ağdağlı / PembeNar Özel

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şamanlardan Hayatınızı Değiştirecek 18 Tavsiye

maxresdefault-1[1]

 

1.Sevebilmek dünya üzerindeki en değerli yetenektir. Sevebilmeyi öğrenin, sevin, çok sevin, düşmanlarınızı bile!

2.Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur ve Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev!
3.İletişime kadar sessizliğe de ihtiyacınız var. Günde en az bir saati kendinizle iletişiminize, sessizliğe ayırın.
4.Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın ve onlar yatışıncaya kadar da onları sakın bırakmayın.
5.Ruhunuzda bir sıkıntı, bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa.. Bazen o da konuşabilmek ister.
6.Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik! Kötülük içinse bu kötülüğü yok saymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yok saydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
7.Kalbinizde bir baskı hissetmemek için, rahat nefes alabilmek için ağlamayı öğrenin.
8.Kendinizi bir şey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup, zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.

9.İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!

10.Hayatta herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme. Böylelikle problemler vücuduna da ulaşamayacak.
11.Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlayabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da… Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümsediğinizde göreceksiniz, yabancılar da size gülümseyecek, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
12.Veren eli kısıtlı görme! Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
13.Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt ya da para atabilirsiniz.

14.Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensibinize sıkıca sarılın. Şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
15.Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan, ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
16.Nehirlerden taş topla. Onlarda büyük güç ve enerji vardır.
17.Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getirip, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri fark etmelisiniz.
18.Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile.. Bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

2018 yılında size iyi gelecek 9 harika öneri

2018-icin-size-iyi-gelecek-oneriler-2[1]

 

 

Hedefler, hayaller ve beklentilerin umut yarattığı yeni yıl heyecanla bekleniyor. Yeni bir yıl; bugüne kadar olması beklenen, gerçekleştirilemeyen hedefler için umut içeriyor. İşte 2018 yılında size iyi gelecek 9 harika öneri…

Sıkıntılı, üzüntülü zamanların telafi edileceği yeni bir başlangıç olarak görülüyor. Fakat her yeni yıla girerken alınan kararların bir kısmını uygulamaya geçirilirken, bir kısmı ise gelecek yıllara saklanıyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Nehir Kürklü yeni yılda uygulayabileceğiniz ve size iyi gelecek 9 öneride bulundu.

2018 yılında size iyi gelecek 9 harika öneri:
1- Aldığınız kararları zamana yayın
Yeni yılın yaklaşmasıyla birlikte kişiler geçmiş yaşadıklarını değerlendirir, ihtiyaç duyduğu şeyleri anlamaya çalışır. Deneyimlerden faydalanmak, alınan kararları hayata geçirmek için yeni yıl fırsat olarak görülür ve kişiyi motive eder. Bu olumlu süreçten olduğunca yararlanmak için; uygulanabilir hedefler oluşturmak ve tasarlanan eylemleri birden bire yapmaya çalışmak yerine zamana yaymaya çalışmak faydalıdır.
2- Gerçekçi kararlar alın
Yeni yıl için kararları ve planları tek bir güne bağlamayarak, sağlıklı bir ruh haliyle mantıklı adımlar atılmalıdır. Yaşam kalitesinin artabilmesi için kişinin yeni yıla dair gerçekçi beklentiler içine girmesi önemlidir. İstekleri ve kararları olumlu sonuçla gerçekleştirebilmek için detaylı olarak planlı ve kontrolcü davranmak gerekmektedir. Hedeflerin olumlu cümleler kurarak belirlenmesine dikkat edilmelidir. Hedeflenen kararları gerçekleştirebilmek için amaç doğrultusunda net cümleler kurmaya, çevreyle paylaşılarak fikir almaya özen gösterilmelidir.
3- Alınan kararlarınızı ertelemekten kaçının
Herkes yaşanan olumsuzlukları geçen yılla birlikte bırakmak ister. Çünkü yeni yıl umutlarla ve yeni kararlarla gelir. Birçok kişi yeni yıl için “sigarayı bırakma, spor yapma, derslerine zamanında çalışma, hobi edinme, sosyalleşme” gibi bir sürü kararlar verir. Verilen bu kararların sağlıklı bir psikoloji için yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
4- Kararlarınızı uygulamaya geçirin
Kişinin kendine ve geçirdiği yıla olan inancının kaybetmemesi için kişinin yaşadığı ortama göre uygun olan kararlar hiç vakit kaybetmeden uygulamaya geçirilmelidir. Ayrıca bazı yeni yıl hedeflerinin ve beklentilerin gerçekleşmediği zaman kişi de hayal kırıklığı yaratabilme olasılığı da artabilmektedir. Kişilerin bu süreçten etkilenmemesi ve hayal kırıklığının depresyona ve kaygı bozukluklarına dönüşmemesi için yeni yılda olgun düşünerek ve uygulamaya geçirebilmesi mümkün ve kolay kararlar alabilmeleri gerekmektedir.
5- Sağlıklı beslenin
Mevsimine göre taze sebze ve meyve tüketimine önem verin. Bol bol doğal mineralli su için. Öğünlerinizde sık sık mevsim balıklarına yer verin. Düzenli olarak yeşil çay için.

6- İyi uyuyun
Uyku kalitesi büyük önem taşımaktadır. İyi bir gece uykusunun sağlığa sağlayacağı faydalar saymakla bitmez. Her yetişkinin günde altı ila sekiz saat uyuması gerekir. Yapılan araştırmalar, uykusunu alamayan insanların daha stresli ve sinirli olduklarını ortaya koymaktadır.
7- Yürüyüş yapın
Yürüyüş yapmak hem vücudun hem de mutluluk hormonu olan endorfinin harekete geçmesini sağlamaktadır. Egzersiz sonucu kalori yakan kişiler ayrıca kendilerini de iyi hissederler. Yürüyüşlerinizi mümkün oldukça açık havada yapmaya çalışın.
8- Sosyalleşin
İnsanlar stresli, sorunlu ve dertliyken içlerine kapılabilirler. Kendilerini çevrelerinden soyutlarak, dışarı çıkmak istememektedirler. Fakat tam tersine aile, yakınlar ve dostlarla geçirilen zaman mutlu ve huzurlu hissetmeye yardımcı olmaktadır.

9- Hobi edinin
Yapılan araştırmalar, iş dışında bir meşguliyete sahip olan insanların diğer insanlara göre daha mutlu, huzurlu ve özgüvenli bir yaşam sürdüğünü göstermektedir. Hobi sayesinde beceriler artar ve kendinize olan öz güveniniz yükselir. Hobi ve farklı uğraşlar, stresi azaltmaya yardımcı olur.
Kaynak: indigo dergisi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

AŞÇI KADIN

26230824_10216050171714943_7869822666568795728_n[1]
Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.
Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar. Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı. Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu farkettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.
Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler. Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına:
“Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum. Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence ya hastasın ya da bir sorunun var” dedi.
Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi:
“Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak.”
-Alıntı –

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BÜTÜN YOLLAR ROMAYA ‘MI ÇIKAR ?

26733837_1760342317343278_8175171357099671246_n[1]
…ASLEN ÖYLE DEĞİL … 🙂
İstanbul Milyon Taşı (Sıfır Taşı), antik dönemde Dünyanın merkezi Roma’nın da sıfır noktası olarak kabul edilmekteydi.
“Bütün yollar Roma’ya çıkar”
çok bilinen sözdür. Zannedilir ki. İtalya’nın başkenti Roma için söylenmiştir. Ama kastedilen Roma, Nea Roma yani Yeni Roma, yani Konstantinople, yani İstanbul’dur.
Hikayesi ise şöyledir:
***
🍀
Bizans İmparatoru Büyük Konstantin (272- 337), sadece beş bin kişinin yaşadığı Byzantium’u, Roma İmparatorluğu’nun başkenti yapmak ve yeni bir şehir yaratmak için 324 yılında kolları sıvar ve yedi tepeli şehri 14 bölgeye ayırarak işe koyulur.
Büyük bir saray (İmparatorluk Sarayı), Senato Sarayı, Aya İrini Kilisesi, Kutsal Havariler Kilisesi (bugün yerinde Fatih Camisi vardır), Ayasofya (başlar ama bitiremez), otuz üç bin kişilik bir Hipodrom, su kemeri, kendi adını taşıyan heykellerle süslü bir meydan (Çemberlitaş), annesi Augusteum adına bir meydan inşa edilir ve şehir ülkenin her tarafından getirilen antik sanat eserleri ile süslenir.
Şehrin korunması için eski surlar yıkılır ve yerlerine bugün hiçbir izi kalmayan Konstantin Surları inşa edilir. Ayrıca Ayasofya’nın önünden başlayarak Mese adıyla büyük bir bulvar (bugünkü Divanyolu Caddesi) açılır.
Altı yıl süren faaliyet sonunda ortaya muhteşem ve modern bir şehir çıkar. 11 Mayıs 330 Pazartesi günü geldiğinde yapılan büyük bir törenle Byzantium, Roma İmparatorluğu’nun başkenti olur ve şehre senatonun da kararıyla Nuova Roma- Yeni Roma adı verilir. Büyük törenlerle kutlama yapılır.
İki yıl kadar geriye döndüğümüzde yani inşaatın devam ettiği sırada bir gün baş mimar Leontius, İmparator Konstantin’e bir konuyu açar:
“Majeste, imparatorluk ailesi yakınlarının, senatörlerin ve devlet ileri gelenlerinin oturması için Kutsal Havariler Kilisesi’nin olduğu bölgeyi ayırdık. Halk için ayrılan bölge ise Küçük Limanla büyük Liman arası. Gerek küçük Liman ve gerekse Büyük Liman’ın etrafı ticaret erbabına ve denizcilere ayrılmıştır. Daha sonraki yıllarda yerleşim kendi mecrası içinde devam edecektir. Ancak bir noktaya daha işaret etmem gerekecektir. Bizim kanımıza göre Byzantium dünyanın merkezi haline getirilmelidir. Bunun için önce, halen Kudüs’te muhafaza edilen ve İsa tarafından dokunulduğu için kutsal sayılan bir taş vardır. İsmi Milion. Bu taşın getirilip yıkıntı halinde bulunan tapınağın (O sırada henüz Ayasofya yoktur) karşısına yerleştirilmesi uygun olur. Taşın olduğu yer dünyada (0/ Sıfır) noktası sayılmalı ve bütün mesafeler bu noktadan itibaren ölçülmelidir. Eğer bu gerçekleşirse, taşın hemen yanına bir büro inşa edilecektir. Bu büronun görevi başvuranlara o noktadan itibaren uzaklığı ve yolları gösteren haritalar satmak olacaktır. Bir örnek vermem gerekirse, Byzantium’dan Antakya’ya gidecek yolcular ve kervanlar buradan gelip harita satın alacaklar ve Antakya’ya kadar nasıl, hangi yolu takip ederek ve kaç günde gideceklerini bileceklerdir. Ayrıca yollar üzerinde konaklama yerleri de işaret edilecektir. Böylece Byzantium dünyanın merkezi haline gelecektir.”
Gerçekten aynen öyle olur. Milion Taşı Kudüs’ten getirilir. Ayasofya’nın karşısına yerleştirilir. 1453 yılına kadar o taşın bulunduğu yer artık dünyada (0) noktasıdır. Onun için “Bütün Yollar Roma’ya çıkar”, sözü Nouva Roma- Yeni roma yani Konstantinople yani İstanbul için söylenmiştir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Apartman Yöneticisine Hayatının Dersini Veren Öğrenci

26804675_10215145814695954_6871925209721638183_n[1]
Apartmana giren kedilerden rahatsız olan apartman yöneticisi binanın ilan panosuna astığı kağıda aynen şöyle yazar;
“Kapının kapatılmasına ve kedilerin içeri girmemesine dikkat edilmesi rica olunur“
Yöneticinin hesap etmediği bir şey vardır; aynı apartmanda bir veterinerlik öğrencisinin oturuyor olması!
Bina girişindeki “uyarı” notunu gören öğrenci hemen altına hem ahlaki hem de bilimsel bir manifesto niteliğinde aşağıdaki notu iliştirir;
“Köpek türü günümüzden 15000 yıl önce, kedi türü ise 5000 yıl önce insan tarafından kendi çıkarları için evcilleştirilmiştir. Köpeği avda kendisine yardım etsin, evi ve sürüyü korusun diye; kediyi iyi bir haşere ve fare avcısı olduğu için evcilleştirmişlerdir.
Bu nedenler bu iki hayvan türünün kendi yemeğini bulması ve zor hava şartlarına dayanması çok düşük bir ihtimaldir. Bu artık insanlığın görevidir. Bu nedenle hayvanları korumalı ve beslemeliyiz.
Bir kedinin veya köpeğin tekrar ormana dönüp eski vahşi yaşamındaki gibi avlanmasını bekleyemeyiz. Zaten insanoğlu ne bir orman ne de avlanacak hayvan bırakmıştır.
Bir kedinin günlük mama ihtiyacı 75 gramdır ve hava soğudukça daha da artmaktadır. Çünkü kediler vücutlarını ısıtabilmek için çok fazla kalori harcarlar.
Eğer yeterli besin alamazlarsa kendi vücutlarını ısıtamaz ve donarak ölürler. Bu nedenle üşüyen bir hayvanın apartmana girmesi ve çıkmak istememesi çok normaldir.
Aynı şekilde kediler araba motorlarına da ısınmak için girerler. Lütfen motoru çalıştırmadan önce bunu kontrol edin. Ancak bu durumları hayvana yeterli besin vererek ve kötü havalarda içinde saklanabileceği kutular yaparak çözebiliriz.
Sitemizin bahçesinde çok fazla kedi bulunmaktadır. İnsanoğlunun sebep olduklarını düzeltmek her insanın borcudur. Lütfen bu konularda hassas davranalım.
Lütfen bu konuda yardımcı olmasanız bile hayvan yardımına koşanlara engel olmayınız. Dünya sadece insan için yaratılmamıştır, unutmayınız. Veteriner hekim öğrencisi. Daire 3.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Çok Önemli Mutlaka Okuyun…

670x420Kapak-Foto-hayata-dair[1]

• Sürekli olarak dik dur! Gözlerin daima karşıda olsun.
• Kendinle olan konuşmalarını kontrol et.
• Negatif konuşmalarının farkına var ve düzeltmeye çalış.
• Duygularını izle. Olumsuz duyguları vücudundan hemen at
• Her fırsatta derin nefes alıp ver. Burundan al uzun süre tut, ağızdan nefes ver.
• Hedeflerine odaklan. Hedefe ulaşıncaya kadar pes etme.
• Her zorluğun içindeki fırsatı gör. Daima umudunu koru. En zor durumlarda bile.
• Kararlı ol! En kötü karar bile kararsızlıktan daha iyidir!
• Kendine her durumda inan. Kimse sana inanmasa bile.
• Her zaman ŞİMDİ’ yi yaşa. Geçmişe takılıp kalma!
• Düşünme, sadece YAP!
• Cesur ol.
• Çözüme odaklan, sorunlara değil
• Doğru soruları sor.
• Geçmiş başarılarını hatırla. Ama onlara sığınma. Daha iyisini yap.
• Meraklı ol. Sürekli yenilikleri takip et.
• Kendini geliştirecek ve motive edecek kitaplar oku.
• Kendine inan. Kendine %100 inan.
• Sorunları birer meydan okuma olarak gör.
• İki işi yarım yapacağına, bir işi tam yap.
• Sabretmeyi bil.
• Her zaman farklı alternatiflerin olsun.
• Enerjik ol.
• Sorunu parçalara böl, öyle çöz.
• Çözüm dışındaki tüm alternatifleri sil.
• Sabah kalkarken o gün yapılacak işlere keyifle bak.
• İşleri oyuna çevir.
• Heyecanın diğer insanlara bulaşsın.
• Çalışırken şarkı söyle veya gülümse.
• Algılarını aç.
• Her sonunun bir çözümü vardır.
• Yaptığın işin en iyisini yap.
• Hakkını ara.
• İşleri teker teker yap.
• Daima dürüst ol.
• Sorunlarından kaçma… yüzleş…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »