Aslında Deli Doluyumdur…Ama Şimdi ‘Deli’liğimden Eser Yok, SADECE DOLUYUM!..

Hele Önce Şey Olsunda…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Biten bir ilişkide bir kör bir de nankör vardır…

 

Biten bir ilişkide bir kör bir de nankör vardır…

kARINCA yUVASI…

Bir karınca yuvası sulu çimento ile doldurulup yuva içindeki yapılar, bozulmasın diye çimento ile kaplanıp donduruluyor ve sonra tarihi eser kazısına benzer bir çalışmayla karınca mimarisi ortaya çıkarılıyor. 3 günde 10 ton civarında çimento doldurulup 1 ay sonra kazıya başlanıyor.

Aylar süren çalışma sonunda inanılmaz bulgular elde ediliyor. Karıncaların yer altında oluşturduğu megakentin alanı 50 metrekare, derinliği de 8 metre kadar. Kentin oluşturulması için hareket ettirilen toprak 40 ton civarında. Anayollar, tali yollar, havalandırma tünelleri, çöplükler mükemmel ve taşımaların en az emekle yapılmasını sağlayacak mimaride planlanmış. Boyutlarına oranla düşünüldüğ ünde, insanların, dünya harikalarından Çin seddi için yaptığı çalışma ile eşdeğer bir çalışma yapıldığı anlaşılıyor. Yani, bir Dünya Harikası inşa etmişler.

Bundan sonra karıncalara daha bir başka gözle bakacağınızı düşünüyorum.

YUVAYI GÖRMEK İÇİN AŞAGIDAKİ LİNKİ TIKLAYIN..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Mutluluğun 7 Adımı…

beğendim bu maddeleri..zorda değil uygulamak ama nedense olmuyor,olamıyor..:)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Ne kadar sürede gittiğin değil NEREYE gittiğin önemlidir!..

Fotoğraf: Nereye ??

Üç Filtre Testi Bir Hikaye

 

Bir gün bir tanıdığı ünlü filozofa rastladı ve dedi ki;

“Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”

“Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrat.

“Bana bir şey söylemeden önce seni küçük bir testten geçirmek istiyorum.

Buna ÜÇLÜ FİLTRE TESTİ deniyor.

“Üçlü Filtre ?”

“Doğru” diye devam etti Sokrat.”Benim arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.

Birinci filtre ile başlayalım:     GERÇEKLİK FİLTRESİ Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan                          emin misin?”

“Hayır” dedi adam “Aslında bunu sadece duydum ve…”

“Tamam,” dedi Sokrat “Demek sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim. Bu filtresin adı

İYİLİK FİLTRESİ Arkadaşım hakkında bana söylemek istediğin şey   iyi bir şey mi?

“Hayır, tam tersi…”

“Öyleyse,” diye devam etti Sokrat, “Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.

Bu filtrenin adı  İŞE YARARLILIK FİLTRESİ Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey,benim işime yarar mı?

“Doğrusunu söylemek gerekiyorsa hayır, yaramaz”

“İyi” diye yanıt verdi Sokrat, “Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?”

Bu düşünce yapısı, Sokrat’ın iyi bir filozof olmasının                         ve büyük itibar görmesinin esas nedeniydi.

Önyargıdan uzak kalabilmek için filozof olmak gerekmediğini dostlarına sıkça tekrarlayan Sokrat’ın bu Üçlü Filtre testini hayatınıza dahil etmeyi deneyin!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Günaydıınnn sevgili arkadaşlar.

Günaydıınnn sevgili arkadaşlar.

Asla gücünüzden şüphe etmeyiniz. Yoksa şüphelerinize güç verirsiniz ♥

Yağmurda otomobil sürmek! Bu yazı hayatınızı kurtarabilir…

Yağmurda otomobil sürmek! Bu yazı hayatınızı kurtarabilir.. SAĞANAK YAĞIŞTA ETKİN GÖRÜŞ Yoğun bir sağanak altında otomobil kullanırken nasıl iyi bir görüş elde edilir? Neden bu kadar etkin olduğundan emin değiliz; bu metodu yoğun yağmur altında sadece bir deneyin. Bana bu metodu, deneyen ve gerçekten işe yaradığını tespit eden bir polis arkadaşım verdi. …

Çok yararlı, hatta gece sürüşünde dahi.. Bu metod yıllarca Kanada Askeri Sürücüleri tarafından kullanılmış. Birçok sürücü yoğun sağanak sırasında silecekleri yüksek ya da en hızlı konumda çalıştırır ve buna rağmen ön camdaki görüntü netliği yeterli olmaz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen polarize güneş gözlüklerinizi takın (polarize olması çok önemli), ve mucize!!! Aniden görüşünüz, yağmur yağmıyormuşçasına mükemmel bir netlik kazanacak. Aracınızda her zaman bir güneş gözlüğü bulundurduğunuzdan emin olun. Sadece net bir görüşle emniyetli bir sürüş gerçekleştirmekle kalmayın, bu fikri arkadaşınızla paylaşarak onun da hayatını kurtarın.

Deneyin ve arkadaşlarınızla deneyiminizi paylaşın.

İnanılmaz, cam üzerindeki damlaları hâlâ görüyorsunuz ama yağmur suyunun oluşturduğu tabakayı görmüyorsunuz.

Yağmurun yoldaki sıçramasını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda, sollanan ya da takip edilen aracın sıçrattığı sudan kaynaklanan körlüğü de bertaraf edebiliyorsunuz (ya da güneş gözlüğü kullanmayıp şikâyet edeceksiniz).

Sürücü eğitimlerinde bu küçük ipucunu mutlaka öğretmeliler. Gerçekten de işe yarıyor.
Yoğun BEYAZ ışık veren sis farlarının, işe yaramamasının nedeni de benzerdir.
SARI ışık veren sis farları ise gece, tipi ve kar yağışlı havalarda çok işe yarar, kar taneleri hemen hemen görünmez olur.

Ama SARI sis farları daYAĞMUR ve SİS’ te hiç işe yaramaz.

Sıradaki uyarı da çok önemli! Kaç kişi bunu biliyor merak ediyorum.
36 yaşındaki bir kadın sürücü, birkaç hafta önce bir kaza geçirdi ve araç pert oldu.

Kinburn, Ontario’da yaşayan sürücü, Kinburn ile Ottawa arasında seyahat etmekteydi.

Her ne kadar aşırı değilse de, hava yağmurluydu. Araçaniden kızaklama yaptı ve kelimenin tam anlamıyla havada uçtu…Kadın ciddi bir şekilde yaralanmadı ama aniden meydana gelen bu durum karşısında çok şaşkındı.
Durumu otoyol polisine anlattı ve memur, herkesin bilmesi gereken şeyler söyledi:

YAĞMURLU HAVADA ARACINIZI ASLA CRUISE KONTROL KONUMUNDA SÜRMEYİN.

Aslında kadın cruise kontrol konumunda sürerek ihtiyatlı davrandığını ve tutarlı bir hızla sürerek emniyetli bir davranış sergilediğini düşünüyordu.

Ama memur ona yağmurlu havada aracının cruise kontol konumunda olmasının, kızaklama yapmasına ve lastiklerin asfaltla temasının kesilmesi ile aracın yüksek oranda hızlanmasına ve tıpkı bir uçak gibi kalkışa geçmesine neden olabileceğini anlattı.

Kadın başına gelenin aynı memurun anlattığı gibi olduğunu söyledi.
Memur tüm araçların güneşliklerinde hava yastığı uyarısı ile birlikte şu uyarının da yazılı olması gerektiğini söyledi:

YOL ZEMİNİ ISLAK YA DA BUZLU İSE KESİNLİKLE CRUISE KONTROL KONUMUNDA SÜRMEYİNİZ.

Bizler genç çocuklarımıza cruise kontrol konumunda güvenli bir hızda sürmelerini söylüyoruz, ama cruise kontrolünü sadece yol zemini KURU iken kullanın demiyoruz.

NOT: Eğer bu bilgiyi diğerleri ile paylaşırsanız ve paylaştığınız kişilerden sadece bir kişi bile bilmiyor olsa, her şeye değecektir!…
Bir hayat kurtarmış olabilirsiniz!…

Selam ve Sevgiler

Kaynak: Filiz Yumrukçal Chomse Köylü

Esma Ağacı…Yapraklara tıklayın günün esmasını seçin, ve gün içerisinde sürekli okuyun

Yok Böyle Bir Kaynana!

Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu.

Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.

Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar…

Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı.

Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti.

Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.

Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler. Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına:

Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum. Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence ya hastasın ya da bir bildiğin var.” dedi.

Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi:

– Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak…

http://fwmail.net/yasam/yok-boyle-bir-kaynana/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Gülmekten, sevmekten, dua etmekten asla vazgeçme

Gülmekten, sevmekten, dua etmekten asla vazgeçme

Çünkü gülerken çirkinleşen bir dudak,

Severken katılaşan bir yürek,

Dua ederken kötüleşen bir beyin yoktur.

Yaşadığın her şeyi hayatında yaşarsın …

Unutma ki hayat senin içindedir…

Ve yaşama sevinci insanın içinden gelir…

Gözlerinizin içini güldüren,

İçinizi ısıtan, dostlukları güçlendiren;

Sevgi dolu, umut dolu bir gün olsun

Yeni güne neşeli gözlerle bakmanız dileğiyle…

Sağlıklı Olun Mutlu Olun Sevgi İle Kalın. Günaydın, günaydın herkese

kAYNAK: yAŞAMSAL gELİŞİM

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

AKIŞIN İÇİNDE, TESLİMİYEEEEETTTTT …………..ALLAH’A.!!

 

AKIŞIN İÇİNDE, TESLİMİYEEEEETTTTT …………..ALLAH’A.!!

Her şey bir günde değişebilir ve o da belki bugündür!..

Kasımda aşk başkadır?:)

Aşk her zaman başkadır, başkalaşır, başkalaştırır bünyeyi. Ne güzel birşeydir Aşk! Sonuçta kim aşksız kalabilirim diyebilir ki ? Hani yaz ayları sevgili bulma ve aşık olma durumu için potansiyeli daha yüksek aylardır ya. Tatile gidersin bir potansiyel mevcuttur. Dışarı çıkarsın bir potansiyel mevcuttur. Bir cafede oturursun potansiyel mevcuttur. Kısacası havalar güzel olduğundan her daim bir hareketlilik mevcuttur ve hareketin olduğu yerde enerji vardır, aşkta iki kişinin karşılıklı yaşadığı enerji patlaması değilmidir 🙂 …

Sonra yaz biter enerji azalmaya başlar, sonbahar gelir yağmurlar çöker havalar soğur, renkler grileşir, hareketlilik azalır, potansiyeller azalır Aşk! ihtimali uzaklaşır. Tam kışa girmek üzereyken Kasım ayı gelir kapıya dayanır, son bir atımlık barut kalmıştır ve bu da Kasım ayında sonuna kadar değerlendirilir, oldu oldu olmadı soğuk kış günlerini yalnız geçireceğin gün gibi aşikardır. İşte bu sebepten Kasımda Aşk başkadır.

O son atımlık barut kullanıldığında ve Aşk olarak geri dönüşüm sağladığında insan bir başka sarılır Aşk`a, kaçırmak istemez o fırsatı, önümüz kış nede olsa! Şöyle örneklemek isterim; son kibritle yakılan sigaranın değeri, tuttuğunuz takımın son dakikada attığı gol, son otobüsü kaçırmamamış olmanızın mutluluğu, son paranızla oynadığınız kazı kazandan çıkan bir 20 TL, keza son paranızla oynadığınız iddaanın tutması, geç kaldığınız sınava son dakikada yetişmeniz, bakkaldaki son ekmeğe yetişmeniz falanlar filanlar… İşte Kasımda Aşkta böyledir

bÜLENT tURAN