Yapabileceğinize İnanın… O Zaman Aklınız O Şeyi Yapmanın Yolunu Bulacaktır…

Kaynak: Beynine Format At

Anne ve Babanızda Eleştirdiğiniz Her şeyi mıknatıs Gibi Kendinize Çekersiniz.

Bazen seminerlerimde katılımcılara anne ve babanızda eleştirdiğiniz durumları yazın derim. Sonra sorarım bu yazdıklarınızın ne kadarı sizde var. Katılımcıların yüz ifadesi değişir ve kendilerine hayret ederler. Eleştirdikleri tarafların birçoğu onlarda da vardır. Örneğin bunun en bariz örneği kız çocukları babalarından yeterince sevgi ve güç alamadıklarını hissediyorlarsa ve bir de üstüne üstük babalarını eleştiriyorlarsa karakter yapısı ya da fiziksel yapı olarak babalarına benzer birini yaşamlarına çekerler.
Bazen insanlara sorarım anne ve babanızın farklı olmasını ister miydiniz diye evet diyenler hayatta hep zorluk çekenler olur. Hayır oldukları haliyle kabul ediyorum diyenler ise hayatları çoğunlukla yolunda ve güzel gider. Babayı reddedenler içindeki gücü reddederler. Bu da demektir ki karar vermede, bir işe başlamada, işleri sürdürmede ve tamamlamada zorluk yaşarlar. Babayı olduğu gibi yüreğine alamayanlar parayı elinde tutmakta zorlanırlar. Baba enerjisinden yoksun birinin duruşu genelde kamburdur ve omuzlar düşüktür.
Yine babayla problemli olan kişiler ruhsal konularda aşırı uçlara giderler. Ya ateist olurlar ya da aşırı dindar. Fanatik dindar insanların yaptığı baba arayışıdır. Ya da gözünde bir insanı sıra dışı gören kişilerde de babayı hiçe sayıp yerine başka baba figürleri koyma arayışı vardır. Erkek çocuklarının en çok yaptığı babayla güç mücadelesidir. Bakalım sen mi daha güçlüsün yoksa ben mi daha güçlüyüm. Sana güçlü olduğumu kanıtlayacağım ve sana kendimi ispat edeceğim inancı vardır bilinçaltlarında. Bu tarz insanlar genelde biraz ukela yapıda her şeyi bilen karakteristik özelliğini sergilerler ve burunlarından kıl aldırmazlar.
Anneyi kabul etmeyenler içindeki sevgiyi reddedenlerdir. Nefes problemleri anneyle ilişkinizde gizli olabilir. Huzursuz bacak sendromu baba desteği olmayanlarda olabilir. Yine baba desteği olmayan çocuklarda hiperaktivitenin sebebi olabileceğini görürsünüz. Hiperaktivitede ölen kardeşler ve annenin kürtajları da etkilidir. Dolayısıyla yaşamımızla ilgili çok kritik bir bilgi ortaya çıkıyor. İlki çocuk yetiştirmek çok önemli ve bilgili olmamız gereken bir konu. İkincisi anne babamız nasıl olursa olsun onları oldukları haliyle kabul edip kendi işimize bakabilmek.Bunun için kendimize güvenmeliyiz. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz.
Abdullah Canıtez

Hayatın 7 Temel Kuralı…

Kaynak: Çekirdek İnanç

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

IŞIK KORUMASI

 
Doreen Virtue’nün “Melek Ilaci Kitabi”ndan Kalabalık yerler gibi düşük enerjili bir yerde/durumda olacağınız zaman veya hasta ya da kızgın insanların etrafında olduğunuz zaman kendinizi korumanız önemlidir. Kendinizi korumak için, kendinizin seçtiğiniz renkte bir ışıkla tamamen çevrelendiğinizi imgeleyin, düşünün veya görün. Ayrıca başkalarını veya araçlar veya evler gibi nesneleri de ışık ile koruyabilirsiniz. Koruyucu kalkanlar yırtılır, bu nedenle bunu yaklaşık her 12 saatte bir yeniden uygulamaya ihtiyacınız olur.
Beyaz Işık : Suç veya fiziksel saldırıya karşı korunma için iyidir. Etrafınıza ilave melekleri davet eder.
Pembe Işık : Pembe ışık kalkanı negatifliğe karşı korur. Negatif – zihinli, şikayetçi veya dedikoducu insanların yanında olduğunuzda yardımcıdır, pembe ışık kalkanından sadece sevgi nüfuz edebilir.
Yeşil Işık : Fiziksel şifa kalkanı. Yaralanmış veya hasta olanlar için yeşil ışık kalkanı kullanın.
Mor Işık : Psişik korunma. Psişik saldırı ve varlıklara karşı koruma sağlar. Ayna (yansıtıcı) küre : Saldırıya açık hissettiğinizde veya çakralarınız açık ve berrak olduğunda ve yabancı kalabalıklar veya yoğun bir iş toplantısı gibi kaba/sert enerjiye gireceğiniz zaman, kendinizi ayna şeklinde bir kürenin içine girerken görün veya hissedin. Tüm negatif enerji küreden geri yansır.
Kurşun kalkan : Bir mücadele/kavga başlayacağı tahmin edildiğinde veya kendinizi ekstra saldırıya açık/hassas hissetiğinizde negatifliğe karşı koruma sağlar. Kendinizin hiçbir şeyin nüfuz edemeyeceği hafif kurşun metalle tamamen çevrelendiğinizi görün veya hissedin. (Çeviri; Saffet)
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Düşünün ki önünüzde bir dolap var. Bu dolapta 4 bölüm var. Her bölümde kutular. Bu kutuların içinde sevginiz ve nefretiniz var..

En üst bölümdeki kutularda ‘en çok sevdiklerinizi’ saklıyorsunuz.

İkinci bölümde “Seviyorum ama fazla da güvenmiyorum” dediklerinizi.

…Üçüncü bölümde “herkes gibi biri benim için” dediklerinizi.

ve En altta da “nefret ediyorum veya kesinlikle güvenmiyorum” diye adlandırdıklarınızı..

Buraya kadar her şey tamam..

Asıl sorgu şimdi başlıyor. Siz hiç en üst bölüme koyduğunuz birisini, bir tek söz yüzünden, en alt bölümdeki kutulara kattınız mı?

Değerinden fazla değer verdiniz mi birine?

Ya nefret ediyorum dediğiniz birini zaman ile sevdiniz mi?

Siz hiç yanıldınız mı? Utandınız mı o bir zamanlar arkasından attığınız kişinin şuanda en yakın dostunuz olduğu için?

Hiç itiraf ettiniz mi “seni hiç sevmezdim” diye?

Ya da hiç kızdınız mı “ne de çok güvenirdim sana” diye. İnsan hiç ‘bir söz’ ile en sevdiğini en nefret ettiği kişilerin arasına katabilirimi?

Doğru mu? Bir zamanlar göklere çıkarttığınızı yerin dibine atmak olur mu? Yakışır mı size?

Hâlbuki bir zamanlar aranızdan su sızmazdı.

Yeri gelir ekmeği bile paylaşırdınız, kaldı ki düşünceleriniz, duygularınız.

Bu kadar çok şeyi paylaştığın birini tanımamazlıktan gelebilir misin? Sizlere bir tavsiye..

Hiç bir zaman ilk gördüğünüz birini ‘sevmedim’ diyerek, dolabınızdaki en alt bölümdeki kutulara atmayın.

Zaman tanıyın ,sabredin.. Gerekirse kutulara kaldırmayın, dolabın önünde bekletin. Zamanı geldiğinde o kişi zaten dolabında bir bölümü kendi seçecektir. Aynı şekilde, ilk gördüğünüz birine ‘sanki 10 yıldır tanıyorum’ diyerek, en üst bölüm’e kaldırıp, yere göğe sığdırmayın. Arkadaşlık, dostluk ve en önemlisi sevgi zaman ister. Senin haberin olmadan o dolabında kendine yer bulacaktır.

Yeter ki siz sabredin ve dolabınızı geniş tutun.. Dolabınızın en üst bölümündeki kutuları ASLA atmayın. Değerli bir hazine gibi saklayın.

En alt kattakileri de her hafta çöpe boşaltın. Göreceksiniz, gün gelecek dolabınız sadece ‘SEVDİKLERİNİZ’ ile dolacaktır. İşte o zaman gerçek mutluluğu bulacaksınızdır…

Bir şey daha. Bu dolap herkeste vardır. O sizin sevginizi barındırdığınız KALBİNİZDİR

Kaynak: Sonsuz Şifa

Bugün Ettiğiniz Bütün Dualar Göklere Yükselip Tek Tek Kabul Olup Üzerinize Sağanak Gibi Yağsın İnşallah…

Hayatınızın para mı, aile-iş-eş mi, eğlence mi, mal-mülk veya inanç mı, arkadaş, ya da düşman mı yoksa ben merkezli mi olduğuna karar verin.

Hayatınızın para mı, aile-iş-eş mi,  eğlence mi, mal-mülk veya inanç mı, arkadaş, ya da düşman mı yoksa  ben merkezli mi olduğuna karar verin.
İdeal olan, sürekli olarak güven, rehberlik, akıl ve güç aldığınız net bir  odak noktası yaratmaktır.

Kaynak: Bireysel Başarı

Hayat Nasıl Birşeydir? Beklediğin Gelmez; Kovduğun Gitmez…

225446_544926612197152_398318716_n[1]

HAYAT BU İŞTE;

Bazen beklediğin gelmez,

Bazen de kovduğun gitmez

Kaynak: Figen Çoban Konak

KENDİNİZE RASTLAMAK

Birisiyle karşılaştığınızda kendinizle karşılaşırsınız aslında.

Benliğiniz, size kendisini takdim eder.

Karsınızda duran kişi sizin bir suretinizdir.

Pek çok formlarda belirirsiniz kendi önünüzde; lakin bunların hepsi sizin kendi yansımalarınızdır.

Bu yansımalar hakkında ne hissederseniz hissedin sizin bir yanınızı ortaya koyar onlar.

Bu size uzak göründüğü denli, ürkünç de gelir.

Korkunç canavarları kendi kendinize davet ettiğinize inanamazsınız.

Güzelliği ve güzel ruhları da kendinizin davet ettiğine inanamazsınız.

Her halükarda sizin bir yönünüz, sizin bazı düşünceleriniz, önünüzde ortaya çıkmaktadır.

Karşılaşan kişi de, bu şekilde ortaya çıkan kişi de bunu bilmeyebilir.

Ancak, burada görünmez bir işbirliği vardır.

Bir gün karsınıza perişan bir dilenci çıkabilir, ya da varlıklı bir işadamı, ağlayan bir çocuk, acelesi olan bir insan, bir adam ya da bir kadın, yaşlı veya genç; bunların hepsi sizsiniz.

Mümkün olan her nevi kombinasyon sizsiniz.

Onların hepsi sizsiniz.

Polisleri ve hırsızları görürsünüz; çünkü siz hem yakalayan, hem de yakalanansınız.

Hem iyi çocuk, hem de kötü çocuksunuz.

Tüm rolleri oynarsınız.

Belki de istemediğiniz bir şey için uzun uzun düşünmüş ve onu kendinize çağırmıştınız.

Bu, bir hak etme meselesi değildir. Suçlama ya da pişman olma meselesi değildir; lakin bu bir mesuliyet halidir.

 Artık sorumluluk sizdedir.

Peronda duran sizsiniz.

Hangi trene bineceğiniz size bağlıdır.

Binebilir ve tekrar inebilirsiniz.

İteklenip sıkıştırılabilirsiniz.

Orada olan sizsiniz.

Oraya nasıl gitmiş olduğunuz, çözümleyeceğiniz bir mesele değildir.

Oraya gitmişsinizdir.

Kâinatın reaktörü ve dinamosusunuz.

Onun ekseni ve merkezisiniz.

Bunun iyi tarafı, istediğiniz her şey olabileceğiniz ve istediğiniz herkesle bir arada olabileceğinizdir.

Mevcut dünya sizin yaratınızdır.

Artemis Ateşcan
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Reiki Enerjisi Nedir? (Reiki Master Olmama Ramak Kaldığını Sevinçle Bildiririm…)

Fotoğraf: İçi sevgi ile aydınlanmış olan kişi, en karanlık an'da bile yolunu bulabilir. Sevgi'nin açamayacağı kapı yoktur (*_*)

REİKİ UYGULAMALARI
Reiki sessiz, huzurlu, havalandırılmış bir ortamda uygulanmalıdır. Katı bir disiplin getirmemekle birlikte ideal olanı budur. Tercihe göre tütsü ve hafif müzik tavsiye edilir. Ayakkabı, mücevher, saat gibi aksesuarlar çıkarılmalı. Telefon, televizyon kapalı olmalıdır. Alıcı ve uygulayıcının giysilerinin rahat olmasında fayda vardır. Uygulama esnasında alıcıdan kolları ve bacaklarını çapraz yapmaması istenir.

Uygulayıcı şifa öncesinde ve sonrasında ellerini yıkamalıdır. Uygulamaya başlamadan önce alıcının aurası taranır. Tarama ellerinizi alıcının başı üzerinden, ayaklarına kadar çok yavaş hareketle inmek şeklindedir. Alıcıya uygulama esnasında hafif veya belirgin algılayışlar, duygusal tepkiler yaşanabileceği hatırlatılır. Düşük frekanstaki enerjiler dağılırken geçici olarak gülme, ağlama, öksürme, veya hıçkırık şeklinde görülebilir.

Terapi esnasında ellerinizin pozisyonu, parmaklar bitişik ve avuç içleri aşağıya dönük olarak tutulmalıdır. Her iki elinizde de aynı olan enerji akışı avuç içi çakralarında ve parmak uçlarınızdan akacaktır. Ellerinizi rahat bir şekilde kasmadan ve bedene bastırmadan uygulama yapmalısınız. Uygulama esnasında, uygulayıcı enerjinin değişen frekansına göre, karıncalanma, ısınma, soğukluk gibi hisler duyabilir. Alıcı da aynı hisleri hissedebilir veya hissetmez. Enerjiyi duyumsama kişisel olup gereksiz beklentilere girmek doğru olmaz. Reiki enerjisine niyetlendiğiniz anda akış başlar. Tam bir terapi 45 dakika veya 1 saat sürebilir. Her pozisyonda 3 veya 5 dakika kalmak gereklidir.

Algılamanız yüksekse akışın dalgalarını izleyerek bazı pozisyonlarda uzun veya kısa kalmak gerekebilir. Enerjinin güçlü ve uzun süre akmaya devam eden bölge varsa burada gereğinden fazla kalmayıp diğer bölgeye geçmelidir. Çok enerji çeken bölgenin iyileşebilmesi için birkaç seans gerekebilir. Reikiyi düzenli olarak kullanır ve ne kadar fazla uygulama yaparsanız, algılamanız ve sezgi gücünüz ve enerji frekansınız bir o kadar artar. Reiki de amaç teşhis koymak değildir. Burada Reiki enerjisine yani Evrensel Yaşam Gücü Enerjisine kanal oluyorsunuz.
TAVSİYELER

Yaşam sana bir armağan, bir hazinedir

Günün her anı paha biçilmez bir değerdir

Yargılanmak istemiyorsan yargılama 

Olayları kendini zedelemeden düşün

Yardıma ihtiyacı olan, Senden bu yardımı isteyen her canlıya Sahip olduğun ışık düşüncesini gönder

Onu tekin et, hoş sözlerle onu rahatlat

Yapmakta olduğun yardımı Tanrı’dan dile Bu şekilde yanlışa düşmez,yaptığın yardımın yerine ulaştığına emin olursun

HAYVANLAR VE BİTKİLERE REİKİ…

Hayvanlara uygulanan Reiki enerjisinin mükemmel ve şaşırtıcı sonuçları vardır.

Hayvanların başından kuyruğuna doğru uygulanır. Aslında uygulamaya başladığınız anda hayvan ellerinizin kalmasını istediği bölgede sakin ve sessizce kalarak arzusunu dile getirir. Eğer kalkıp giderse uygulama kesilir.

Bitkilere havadan veya saksılarından uygulama yapılır. Yiyeceklere, içeceklere uyguladığınız Reiki ile faydalarını güçlendirebilirsiniz. İlaçların etkilerini kuvvetlendirmekte Reiki enerjisinden faydalanabilirsiniz. Doğal taşlarınıza Reiki enerjisi vermek suretiyle taşların pozitif enerji ile dolmasını sağlarsınız. Evinizi, iş yerinizi Reiki enerjisi ile negatif etkilerden arındırabilirsiniz. 2, aşamada öğrenilen sembol çalışmaları ile yapılan uygulamalar etkiyi artırır ve koruma sağlar. Toplantılar öncesi ve sonrasında yapılan mekan temizliğinin sonuçları mükemmeldir. Yaşamınızın tüm alanlarında kullanabileceğiniz Reiki enerjisinin dikkatli kullanılması gereken durumlar vardır. Kırılmış kemikler, derin kesikler gibi vakalarda tıbbi müdahale yapıldıktan sonra iyileşmeyi hızlandırmak için Reiki enerjisini kullanmalısınız. Kalp hastalarında ve kalp pili olan kişilerde eller kalp üzerine koyularak uygulama yapılmaz. Şeker hastalarında ve tansiyon hastalarında 2. aşama Reiki eğitimi aldıktan sonra, ellerle bedene temas etmeden Reiki uygulaması yapmak gereklidir.

REiKİ ve REALİTE Reiki yaşamınızda aradığınız çözümlere pozitif bakış açışı kazandırıp değişim sürecini ateşler. Amacın iyileştirme olduğu unutulmalıdır. İyileştirmek istediğiniz olay, kendi beklentilerinizin gerçekleşmesi anlamına gelmez. Örnek vermek gerekirse bir insanla yaşadığınız ilişkiyi veya ilişkilerinizi iyileştirirken, hiçbir insanı ya da olayı zorlama anlamında değildir. Her kişi için veya her olay için en doğru en iyi olanın gerçek olması dileği anlamındadır. Doğru biçimde gerçekleşen olaylar her zaman istekleriniz doğrultusunda olmayabilir. Reiki ile iyileştirdiğiniz durumlar realitenin ortaya çıkmasına yardım eder.

 

Çalan Telefonuma Cevap Vermeğimde Neler Oluyor…

Bugün kötü dediğin yarın senden iyi olabilir. O yüzden hiçkimse kötü değildir.

Bugün kötü dediğin yarın senden iyi olabilir. O yüzden hiçkimse kötü değildir. Herkes her seçiminde, iyilik ya da kötülük potansiyeline sahiptir. Kötü dediğini affedemediysen kendini de affedemedin demektir. Affettiysen, seninle beraber, sendeki o da artık iyileşmeye başlamıştır.

demişti dostum geçen yaz…ne güzel demişti…

Kaynak: CevatÜnal

Kuleli & Boğaziçi
Photo by Erdal Suat

16 Ağustos 1996 yılında, ABD’nin Chicago kentinde bulunan Brookfield Hayvanat Bahçesi’nde çok ilginç bir olay yaşandı

522546_534017053315368_1472024250_n[1]

16 Ağustos 1996 yılında, ABD’nin Chicago kentinde bulunan Brookfield Hayvanat Bahçesi’nde çok ilginç bir olay yaşandı. Üç yaşındaki bir çocuk gorillerin arasına düştü. Bunu gören 8 yaşındaki dişi bir goril hemen çocuğu kucağına alıp emniyetli bir yere götürdü. Bir kütüğün üstüne oturdu ve baygın haldeki çocuğu kucağında sallayarak kendine getirmeye çalıştı.

Daha sonra çocuğu hayvanat bahçesinin bakıcılarına teslim ederken, hem sevgisini belli etmek hem de iyileşeceğini söyler…cesine bir iki kere sırtına vurdu.. Dişi gorilin adı Binti Jua idi. Kameralara çekilen olay bütün dünyada gösterildi.  Onu doğadan kopartıp hayvanat bahçelerine hapseden insanlığa ders veren Binti, kahraman ilan edildi! Peki, goril Binti’nin bu hareketi niye önemliydi? Çünkü Binti’nin davranışı, “empatinin”, yani “kendini başkasının yerine koyarak onun durumunu anlama; ötekinin acısını hissetme” yeteneğinin, sadece insanlarda değil, hayvanlarda da olduğunu gösteriyordu.

Empati kültürel bir şey de değildir, nörolojik mekanizması olan bir gerçektir! Bu duruma ayna hücreler deniliyor, ve bu hayvanlarda da var, ne eksik ne de fazla. Bunun gibi pek çok olay var ama çok fazla gündeme gelmiyor, çünkü bu gerçekler bilinip tanınırsa hayvanlar üzerinde deney yapmak ve hayvanat bahçelerinin yanlışlığı gibi hayvanlara yapılan tüm zulümler ortaya serilmiş olur.

Tıpkı gorillerin konuşmayı öğrenmesinin gizlenmesi gibi. Yasalar konuşan canlılar üzerinde deney yapılmamasını emreder, oysa genel kitle hala hayvanların zeki olup olmadığının tartışmasını yapar. Onları birer canlı, yaşam formu olarak görmek çok mu zor ?

Hayat Basit…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

AYNA ÇALIŞMASI ÖRNEĞİ

BABANI TARİF ET

Babanızı tarif ederek onun olumsuz bulduğunuz özelliklerini yazın. Neler yazdınız?

“Baskıcı, bencil, sorumsuz, despot, sevgisiz, keyfine düşkün, bağımlı, çocuk gibi, düşüncesiz.”

Yazdığınız her bir özelliği düşünün. Kendinize soracağınız sorularla öncelikle babanızı neden baskıcı olarak nitelendirdiğinizi tespit etmeye çalışın.

1. soru: Babam bana ne yapıyor ki ona baskıcı diyorum?

“Geç yatma, ışıkları kapat, telefonda saatlerce konuşma” diyor.

2. soru: Böyle yaparak bana ne yapmış oluyor?

Baskı kuruyor.

3. soru: Peki, ben nerelerde, kimlere baskı yapıyorum?

Eğer, “Ben şu anda kimseye baskı yapmıyorum” diyorsanız, o halde hemen geçmişinize bakın. Zaten içinizden bir ses, “Evet, erkek/kız arkadaşıma baskı yapmıştım” diye cevap veriyor.

4. soru: Erkek/kız arkadaşıma nasıl baskı yapıyordum?

“Benden habersiz sokağa çıkma, öğlene kadar mutlaka bana telefon et ya da mesaj at, kızlara/erkeklere bakma, zaten dün gözünü o kadından/erkekten ayıramadın.”

O da size, “Hayır, nereden çıkarıyorsun bu saçma fikirleri” diyor. Siz de ona, “Yalan söylüyorsun, beni kandıramazsın” diyorsunuz. Adam/kadın bu durumda, ya bu baskıya pes edip boyun eğiyor ya da çekip gidiyor.

Çalışmanın devamı, sizi korkuları bulmaya götürecek. Yani içinizdeki hangi korku, erkek/kız arkadaşınızın sizi aldattığını söylüyor ya da onun yalancı olduğunu düşündürüyor? Siz de ona, farkında olmadan bu şekilde baskı yapıp duruyorsunuz? İşte bunu görmeniz için babanız size baskı yapıyor.

Aynalardaki mesajı bazen tarif ettiğiniz kişi üzerinden çözemezsiniz. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi. Babanızın size yaptığı baskıyı, siz babanıza yapmıyordunuz ama erkek arkadaşınıza yapıyordunuz. Bunu kırk yıl düşünseniz aklınıza gelmezdi. Ama artık fark ettiğinizde, babanızla aranızdaki aynalardan biri çözülmüş oluyor.

Bu çalışmadan sonra baskıcı kişiliğinizi dönüştürebiliyorsanız ve artık kimseye baskı yapmıyorsanız, evren de size baskı kuran insanları göndermeyecek. Ama hâlâ birileri size baskı yapıyorsa ve siz bundan şikâyetçiyseniz, bilin ki bu huyunuz dönüşmedi. Artık yapmanız gereken, baskı kurduğunuz ve baskı gördüğünüz bütün sahneleri dönüştürmek olacak.

 

www.cananyolac.com.tr

 

Sorularınız İçin: 0 212 260 39 40

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »