Bu Hile, Bir Dakika İçinde Kas Ağrınızı Hafifletmenize Yardımcı Olacaktır

3-boyun-agrisi[1]
Rahatsız edici kas ağrıları çekiyor musunuz? Bu yazıda kas ağrısını hafifletmenin doğal yollarını öğrenin!

Kas ağrısı birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Gerçek şu ki bu ağrının varlığı çok rahatsızlık vericidir.
Neyse ki, bu acıyı hafifletmek için çok faydalı olabilecek bir hile var. Sadece birkaç tenis topuna ve bir dakikaya ihtiyacınız var.

Not alın, farkı siz de göreceksiniz.
60 saniyede kaslarınızı rahatlatın
Bu hile, tüm kaslarınız için kolay bir masajdan meydana gelir. Bunu yapmak için, 2-4 tenis topuna ihtiyacınız olacak.
Boynunuza masaj yapacakken, daha önce kullanılmış topları seçin. Çünkü onlar daha yumuşaktır.
Bacaklarınız, kalçanız ya da sırtınız gibi diğer alanlarda daha sert toplar kullanabilirsiniz.
Sırtınızın üst kısmına masaj yapın

 

Süre: 2 ila 5 dakika arası

Bu masaj için yere yatın ve kürek kemiğinizin arasına 2 tane top koyun. Daha fazla rahat etmek için başınızın altına bir yastık yerleştirin.
Daha sonra, belirtilen süre boyunca, topların altınızda hareket etmesini sağlamak için yavaşça ileri hareket etmeye başlayın.
Eğer topların kaydığını fark ederseniz, bunu önlemek için topları çorap içine koyabilirsiniz.
Bel bölgeniz
Belinize masaj yapmak için, kuyruk sokumunuzdan doğru gelen bir masaj yapmanız gerekir.

Bunu yapmak için yere oturun ve her iki tarafa da iki top koyun. Yavaşça geriye yaslanın ve sırtınızı yere indirin. Belinizde baskı ve bir eğri hissedeceksiniz.
Oradan, kalçanızı yavaşça aşağıya doğru hareket ettirmeniz gerek. Bu, topların sırtınızın üst tarafına doğru 10-12 cm hareket etmesine izin verir.
Diğer taraf için de egzersizi tekrarlayın.
Kalça
Süre: 2 ya da 3 dakika
Kalça bölgesine masaj yapmak için sol tarafınıza uzanmanız gerekir. Bacaklarınız düz olmalı ve sağ kolunuz dirsekten bükülmüş halde vücudunuzu desteklemelidir.
Bir topu sol kalçanızın altına yerleştirin ve aşağıya doğru indirin.
Vücudunuzun ağırlığını topa geçirmeye çalışın. Bu onu altınızda yuvarlayacaktır. Top, kalçanızdan dizinize ve sonra tekrar yukarıya doğru gitmelidir.
Masajı diğer taraf için de tekrarlayın.
Boyun

Süre: 1 ya da 2 dakika

Boyun ağrısından kurtulmak için sırtınızın üzerine yatmanız ve başınızı sola doğru hareket ettirmeniz gerekir.
Bunu yapmak için, boynunuzun sağ tarafına koymanız gereken bir topla kendinize yardımcı olun.
Ardından bastırın ve topu aşağıya doğru hareket ettirin. Belirtilen süre boyunca başınızı sağa çevirin.
Aynı şeyi boynunuzun sol tarafıyla da tekrarlayın.
Ayaklar
Süre: 30 saniye
Ayaklarınızdaki acıyı gidermek için bir sandalyeye oturmanız gerekir. Daha sonra, ayaklarınızdan birinin altına bir top koyun.
Sonra, hafifçe öne eğilmeniz gerekir. Vücut ağırlığınızı öne geçirin.
Yavaşça, topu ileri ve geriye doğru hareket ettirin. Belirtilen süre boyunca basınç uygulayın.
Ardından, ayağınızın altıyla topa hafif vuruşlar yapmaya başlamalısınız. Bunu da 30 saniye boyunca yapın. Daha sonra diğer ayak ile egzersizi tekrarlayın.
Kollar
Süre: 2 ya da 3 dakika
Kollarınız genellikle kas sorunları olan bölgelerden biridir.
Bu sorunları hafifletmek için, bir masanın önünde duran bir sandalyeye oturun ve elinizi bir topa koyun.
Parmak uçlarından dirseklere kadar topu yuvarlamanız gerekir. Daha sonra, sıcak hissetmeye başlayana kadar geri yuvarlayın.
Kolunuzu döndürün ve bilekten başlamak üzere topu aynı şekilde hareket ettirin.
Pektoral kaslar ve omuzlar
Süre: 1 dakika
Göğüs ve omuzlar için bu masajı yapmak için ayağa kalkmanız gerekir. Bir duvarın önünde durun ve topu köprücük kemiğinizin altına koyun.
Derin derin nefes alın ve bir dakika boyunca bu konumda kalın.
Daha sonra yukarı, aşağı, sola ve sağa hareket eden bir masaj yapın.
Kaslarınızı daha iyi kontrol edebilmek için, başınızı döndürüp aşağı indirmeniz gerekir.
Bacaklar

Bacaklarınız için bir sandalyeye oturup bir bacağınızı eğin. Bükük bacağınızın topuğunu sandalyenin kenarına koyun.
Tenis topunu dizinizin arka tarafına koyun ve basınç uygulamaya ve ardından yavaşça serbest bırakmaya başlayın.
Bir bacağınız ile on kez tekrarlayın, ardından diğer bacakla on kez tekrarlayın.
Unutmayın ki bu bacak masajı için sert tenis topları kullanmak daha iyi bir fikirdir.

Kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KEDİ MIRILTISININ TEDAVİ EDİCİ GÜCÜ 😻

29683233_1777876522303052_3628068522464695663_n[1]
Kedi dostunuzun mırıldadığı esnada hem sizi hem de kendisini iyileştirdiğini biliyormuydunuz ?
Bir kedinin tüylerini okşarken belkide stresinizin azaldığını sakinleştiğinizi hissettiğiniz olmuştur.Bu aslında bir his olmaktan da öte bilimsel bir gerçektir.
Kediler 20- 140 Hz aralığında mırlama titreşimleri yayarlar. Bazı bilim insanları bu sesin gırtlaktaki bir titreşim sayesinde oluştuğunu bazıları da kedilerin göğüs duvarındaki kan damarlarının titreşimiyle bu sesin çıktığını iddia etmektedir. Bu konuda araştırmalar yapan tüm bilim insanlarının ortak görüşü ise ” Kedi mırıltısının tedavi edici gücüdür ”
Kedilerin mırıltısını her zaman mutluluklarıyla özdeşleştirmişizdir. Bu doğru olmakla birlikte aslında biraz eksiktir. Kediler mutsuzken veya canları acırken de mırıldarlar. Örneğin doğum yapan kedilerin doğum anında mırıldadığı gözlemlenmiştir. Bu onlar için bir tür terapidir.
Mırlama titreşimleriyle kendilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileştirirler. İşte minik dostlarımızın kendilerini iyileştirmelerine yarayan bu ses bizleri de daha sağlıklı hale getirmektedir.
Kedi mırıltısı stresi azaltır. Düşük frekansta seyreden ve devamlı bir uğultu halinde olan bu ses işitildiğinde beyindeki temporal lobun derin yapılarında bulunan Hesl Giyrusu denen yerde oksijen ve glikoz tüketimi artar, vücuttaki kan basıncı düşer Bu durum kişide pozitif duyguların oluşmasına sebep olur. Mırıltı esnasında insan vücudunda kendimizi daha mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin, pralaktin ve oksitosin hormonlarının da arttığı belirlenmiştir.
Görülen o ki minik dostlarımız sevimli olmalarının yanı sıra yaşamımızı daha mutlu geçirmemize de yardımcı oluyor. 🐾

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK

o-WOMAN-WRITING-LETTER-facebook-840x420[1]

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK
Harvard Üniversitesi, acılar içinde kıvranan insanlarınyazmak suretiyle ızdırabı azaltabileceğini ve rahatlık hissedileceğini söylüyor. Böylece immunal sistemrahatlayıp güçleniyormuş. Psikolojik rahatlama hissedilirken, genel iyileşme de beraberinde geliyormuş. Aksi taktirde acıyı, ızdırabı içinde tutanların yükselen kan basıncı, kas kasılmaları ve hızlı kalp çarpmaları gibi
sorunlarla karşı karşıya geldiği gözlemlenmiş.
Burada bahsedilen acı, sevilen birisinin kaybedilmesidir. Er ya da geç her insanın başına gelebilecek, istenmeyen olaylara örnek olarak yakın birisinin bir kazada, kalp krizinden, doğum sırasında ölmesi vs. kastediliyor. Araştırmacılara göre, bu tür olaylar ıstırap verse de, yaşamın bir parçası olarak algılanmalı.Katlanılamayacak kadar ağır hissedilen olumsuzluklar zaman içinde bir nebze hafifler. Bu süreci hızlandırmak için yazmak, işe yarayabilir.
Size acı veren, fazlasıyla sarsan, günlük aktiviteleri yapmanızı engelleyecek kadar rahatsızlık hissettiren durumlar olabilir. Örneğin bir arkadaşın şiddet kullanılarak öldürülmesi, sevilen birinin feci bir trafik kazasında ölmesi ya da bir yakının intiharetmesi gibi. Bu tür durumlarda en iyi yöntem profesyonel bir terapiste başvurmaktır. Profesyonel yardım sırasında hisler yazıya geçirilebilir.
Acıyı azaltmak için yazmayı düşünenlere birkaç ipucu Harvard Üniversitesinden geliyor:
• Acıyı yazmak kolay değildir. Eskiyi hatırlatır, dayanılmaz acılar yeniden depreşir. Bu süreçte eskisi kadar, belki daha fazla, gözyaşı dökülebilir. Çok yüklü duygular yaşanır. Fakat yazmaya devam ettikçe iyileşildiği gözlemlenmiştir.
• Yazarken herşey açıklıkla dile getirilmelidir. Nasıl hissedildiği, neden öyle hissedildiği ve tüm çaresizlikler açık bir dille yazıya aktarılmalıdır. Çünkü sonuçta yazılan şey kişiseldir, kimseye göstermek için yazılmamaktadır. O nedenle gramer, dilbilgisi ve imla üzerinde durmaya hiç gerek yoktur. Hissedilen herşey yazıya geçirilmelidir.
• Acıyı hafifletmek için günde 15 ila 30 dakika, haftada 4-5 gün yazmak faydalı olabilir.
• Bu şekilde yazarak acıyı azaltmanın mümkün olduğunu düşünen araştırmacılar, belirli bir sürenin sonunda yazma aktivitesinin seyrekleşeceğini söylüyor. Bu noktadan sonra daha iyi hissetmenin mümkün olacağını ve yazma hissinin azalacağını ekliyorlar.
• Acıyı azalmak için zamana ihtiyaç var. Bu süreçte yazmak, ilave yardımcı olabiliyor.
• “Eğer bir insan sizinle değerli bir bilgiyi paylaşırsa ve siz de bundan faydalanırsanız, sizin de bunu diğer insanlarla paylaşma gibi ahlaki göreviniz vardır.”
Tugan Kütük
tkutuk@hotmail.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Üzerinizdeki Ağırlığın Sebebi Evinizdeki Negatif Enerji Olabilir! Evde Pozitif Enerji Yaratmak İçin 9 Yol

pozitif-enerji-yollari[1]

 

Evinizdeki ve odanızdaki enerji akışı sizin ruh halinizi ve duygu durumunuzu sandığınızdan çok daha fazla etkiliyor. Bulunduğunuz ortamın enerjisini yukarı çekmek ve kendinizi daha pozitif bir aurayla çevrelemek istiyorsanız, bu basit ama basit olduğu kadar da etkili 9 ipucunu dikkate almanız siz ve sevdikleriniz için oldukça faydalı olacaktır;
1) Bulunduğunuz çevrenin kirli veya dağınık olmasının zihninize etkisi oldukça fazladır. Bu yüzden etrafınızı özelliklede akşam saatlarinde derli toplu tutmanız oldukça önemlidir. Stresli olduğunuz akşam saatlerinde dağınık bir ev sizin sinirlerinizi fark etmeseniz bile daha çok bozacaktır.

 

2) Negatif enerjiler evin demirbaşları olarak kabul gören ve uzun süre hiç oynatılmadan etrafınızda bulunan ağır eşyalara tutunurlar, bu yüzden ilgili ağır eşyaların yerini zaman zaman değiştirmelisiniz. Koltuk, yemek masası ve vitrin bu büyük eşyalara iyi örneklerdir.

3) Defne yapraklar negatif enerjiyi temizlemekle bilinirler, bu yüzden evin belli köşelerine defne yaprakları serpiştirin. Negatif enerjinin kontrol altına alındığını hissedeceksiniz.

4) Himalaya tuz lambaları havanın iyonik dengesini sağlayarak temizleme özellikleri ile bilinirler. Bu lambalar aynı zaman da iyi bir uyku çekmeye ve sinüs problemine yardımcı olurlar.

5) Deniz tuzunun da himalaya tuz lambaları gibi temizleme özelliği vardır. Evin köşelerine deniz tuzu serpiştirilebilir fakat diğer gün onu süpürmeyi unutmayın ve deniz tuzunun nemli olmamasına dikkat edin.

6) Haftada en az bir kez soğuk suyla duş alın. Soğuk suyla duşun faydası bilim insanlarınca kanıtlamış ve bilinmektedir. Bu yüzden savunma kuruluşları dahil birçok yerde uyanıklık ve pozitiflik için soğuk suyla duş aldırılır. Soğuk su negatifliklerin akıp gitmesini sağlar, bu sizin daha yenilenmiş ve enerjik hissetmenize sebep olur.

 
7) Negatif enerjiyi temizlemek için tütsü tekniğini kullanabilirsiniz. Ancak seçtiğiniz kokunun size ağır gelmemesine ve sevdiğiniz bir koku olmasına dikkat edin. Çıkan dumanla birlikte odanızı kaplayan hoş koku eşliğinde içeceğiniz bir bitki çayı hem evinizi hemde sizi pozitif yükleyecektir.

8) Bu ilk bakışta kulağa garip gelsede, soğanlar da negatif enerjinin emilmesine yardımcı olur. Aynı zaman da bunu yapmakta oldukça kolaydır. Yapmanız gereken tek şey bir soğanı ortadan iki bölerek evin iki farklı köşesine yerleştirmek ve ertesi gün temizlemek. Bir süre sonra aradaki farkı hissedeceksiniz.

 

9) Temiz havanın evinize girmesine mutlaka izin vermelisiniz! Evinizi her gün, günde en az iki defa sabah ve akşam olmak üzere havalandırmalısınız. Camları açın ve olumsuz enerjinin yerini pozitif enerjinin aldığını hayal ederek evinizi havalandırın.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu 4 Karttan Birini Seçin Ve Yolunuzu Aydınlatacak Büyük Cümleleri İşitin!

bir-kart-secin-filoji[1]

 

Kupa Yedilisi

Tarotun çok anlamlı kartlarından olan Kupa Yedilisi fiziksel alemden kendini uzaklaştırıp duygu ve hayaller aleminde kaybolmaya işaret eder. Bu kartı gören kişi istekler ve hayaller dünyasında kaybolmuş ve ne istediğini neyin peşinde koşacağı konusunda kararsızdır. Kupa yedilisi isteklerin ve hayallarin bizi gerçek hayattan uzaklaştırmasına dikkat çeker ve bize gerçek hayata geri dönme çağrısı yapar. Hayal kurmak ya da isteklerin hiç bitmemesi, gereğinden fazla düşünme gibi eylemler size hiçbir şey kazandırmayacaktır. Bu kart çoğu durunda açık bir uyarıdır. Bu kartı gören kişi hayaller dünyasından çıkıp kendine daha gerçekçi hedefler koymalıdır.

Tılsım İkili

Bu kart sürekli devam eden bir alışkanlık döngüsüne saplandığımızda ve hayatımız tekdüze bir hale geldiği zamanlarda karşımıza çıkar. Bu kartı gören kişi her gün aynı şeyleri yapmakta dolayısıyla aynı sonuçları elde etmektedir. Değişim ancak farklı şeyler denediğimizde, kabuğumuzdan çıkmaya, döngüyü kırmaya cesaret ettiğimizde ve sadece bizim tarafından yapıldığı taktirde hayatımıza girecektir. Bu kartı gören kişinin bu gerçeğin farkına varması gerekmektedir. Karttaki gömülü sonsuzluk işareti (8) bu döngüyü bu şekilde devam ettirdiğimiz sürece sonsuza kadar beklediğimiz değişimin cereyan etmeyeceğini bize hatırlatır. Bu kart bize önem verdiğimiz işlerin hayatta kaçırdığımız şeylerden daha önemsiz olabileceği konusunda uyarı verir. Bu kartı gören kişi çevresine ve kaçırdığı fırsatlara bir kez daha bakmalıdır…
Yıkılan Kule

Ani ve beklenmedik değişimlerin kartıdır. Ancak yıkılan kule kartı güven duygumuzu kaybetmekle de yakından alakalıdır. Tıpkı kulenin bir dış güç tarafından yıkılması gibi bu kart belirdiğinde sahip olduğumuz bir şeyi kaybetmemiz ve kendimize, yaşadığımız çevreye, arkadaşlara veya aileye güvensiz hissetmemiz doğaldır. Yıkılan kule kendimizle yüzleşmediğimiz ve bize acı veren sorunları kendi içimizde halletmediğimiz sürece kaçacak yer olmadığını bize hatırlatır. Bu deşiğim kişinin yaşadığı yerde ya da kendini en güvende hissettiği yerde de yaşanıyor olabilir ve o kadar ani olmuştur ki değişimden kaçma fırsatı bile bulunamayabilir. Ancak amaçta budur zaten, değişen, acı veren, kaçma hissi uyandıran her neyse, onunla yüzleşin. Feraha kavuşmanın tek yolu kendi kendinize düşünmek!

Kılıç Ası

 

Kılıç Ası kaderde çok önemli bir dönüm noktasına varmanın simgesidir. Bu kart ihtiyaç duyulan kararlılığın, kaynağın veya özgüvenin ele geçmesi ve kılıçların kaldırılmasıyla ilgilidir. Kartı görene başarıya ulaşmak için gerekli tüm şartlar sunulmuş ve ihtiyaç duyulan iç cesaret ele geçmiştir. Bu kartı seçen kişiler için önümüzdeki günlerde motivasyon amaca ulaşma arzusu oldukça yüksek olacaktır. Kılıç ası aynı zamanda kişinin kendisinin yanı sıra onu destekleyenlerinde başaracağına olan inancının tam olduğunu gösterir. Bu kartın belirdiği nokta tam anlamıyla kişi için güzel bir başlangıç noktası ve bu süreci tetikleyen olaylar zincirinde ilk olayın cereyan edeceği noktadır. Hazır olun, yakında ok yaydan çıkacaktır ve değişim başlayacaktır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Her Gece Uyumadan Önce Kendinize Söylemeniz Gereken 5 Şey

uyku[1]

 

Kendini Sev!
Kendinizi geliştirmek istiyorsanız, buna kendinizi sevmekle başlayabilirsiniz. Eğer kendinizi sevmezseniz, neye ihtiyacınız olduğunu anlayamazsınız. Unutmayın insanın tek gerçek dostu kendisidir. Kendinize haksızlık yapmayı bırakın. Kendinizi dinlemelisiniz.

 

Kendini Aşağılama!
Kendinizi aşağılamak, size çok büyük zarar verecektir. Bunun yerine kendinize iyi davranın ve olaylara pozitif tarafından bakın. Siz kendinizin düşmanı değilsiniz. Kendinizi aşağılayan kelimelerin yerini, sizi yüceltecek kelimeler alsın. Bu öneri size çok basit görünse de, size çok faydası olacaktır.

Negatif Kelimeler Yerine Pozitif Kelimeler Kullan!
Her şeye negatif yönünden bakmayı bırakmalısınız. Bu şekilde hayata olan bakış açınız değişecektir. İlk başta pozitif düşünmekte zorlanabiliriniz fakat alıştıkça asla bu yaşam tarzını bırakmak istemeyeceksiniz.

Sağlıklı Ve Mutlu Olmak İçin Gerçek Sebeplerin Olduğunu Gör!
Birçok insan sırf sağlıklı olmaları gerektikleri için sağlıklı olurlar. Önemli olan sağlıklı olmaktan mutlu olmaktır ve buna şükretmektir. Kendinize sağlıklı olmak için gerçek bir sebep bulmalısınız. Sevdiğiniz kişileri düşünmek bunun için iyi bir yoldur. Anneniz, kızınız ya da eşiniz için sağlıklı olmayı istemelisiniz. Bu durum sizin için bir zorunluluk olmamalı. Spor yapın, sağlıklı beslenin veya yürüyüşe çıkın.. Kendinize göre bir sebep bulmanız hiç zor olmayacaktır!

Şükret!

Yaşadığımız stresli hayatlar bazen bizim gönül gözümüzü köreltebiliyor. Böylesi anlarda durun ve kendinize şunu hatırlatın; “Benden çok daha zor durumda olan insanlar var” Bizler gündelik hayatlarımızda ufak tefek şeyler için hayata kahrederken, tüm dünyada bir çok insan açlık benzeri bir çok üzücü durumla karşı karşıya. Şükretmek size yaşadığınız hayatın kıymetini hatırlatması açısından, hergün yerine getirmeniz gereken bir eyleme dönüşmeli.

http://filoji.com/mutlu-ve-basarili-insanlarin-diger-insanlardan-farkli-yaptigi-5-sey/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Sezgilerinizi %100 Arttıracak Farkındalık Meditasyonu

meditasyon[1]

 

Bu yöntem sezgilerinizi ve 6. hissinizi de geliştirecektir. Bu yöntemle farkındalığınız ve duyusal hissedişiniz yükselecektir. Daha fazla farkındalık yaşamak için bu meditasyon yöntemini mutlaka hayatınıza dahil edin.

Yöntem 5 adımdan oluşmaktadır.
Öncelikle bir odada yalnız oturun ve 10 dakika boyunca nefes alışverişinizi izleyin. Daha sonra sırasıyla adımları takip edin. Yanınıza bir adet meyve almayı unutmayın.

 

1. Adım (Görme)
Çevrenizi dikkatlice izleyin ve hiç bir yorum yapmayın. Eşyaları detaylıca inceleyin. Zihniniz ilk başta buna izin vermeyebilir ama hergün yapmaya başladığınızda huzurlu hissedeceksiniz.
(5 dakika)

2. Adım (Duyma)
Şimdi çevrenizdeki tüm sesleri dikkatlice dinleyin. Dışarıdan gelen sesleri ve içerideki sesleri tek tek ayırın ve farkında olun. Gözlerinizi kapatmak daha kolaylaştıracaksa kapatabilirsiniz.
(5 dakika)

3. Adım (Koku)
Burnunuzdaki koku reseptörlerine konsantre olun. Çevrenizdeki kokuları dikkatlice ayırın. Bunu yaparken odanızda dolaşabilirsiniz. Tüm kokuları dikkatlice ayırmaya çalışın.
(5 dakika)

4. Adım (Dokunma)
Elinizi çevrenizdeki objelere farkındalık ile gezdirin. Tüm dokuları hissedin ve dokuların size hissettirdiği duyguya yoğunlaşın. Faydalı olacağını düşünüyorsanız gözlerinizi kapatın.
(5 dakika)

5. Adım (Tat)
Yanınızda meyve veya yemek istediğiniz herhangi bir şeyi yavaşça çiğneyin ve tadı tam olarak almaya çalışın. Bir elma diyelim, ağzınızda bıraktığı tadı tam olarak hissedin. Gözlerinizi kapatıp farkındalığınızı arttırabilirsiniz. Unutmayın tat duyusu sadece dilimizdeki reseptörler değildir. Ayrıca burnumuzda bu konuda devrededir. Onun için burnunuzla elmanın kokusuna tam olarak odaklanın.

Bu egzersizler duyusal farkındalığınızı en yüksek noktaya çıkartabilir. Unutmayın 6. his bu diğer 5 duyu organıyla bağlantılıdır. Özellikle koku duyumuzla 6. hissimizin bir bağlantısı olduğu söylenmektedir.bu meditasyon tekniğini uygulamaya başladığınızda hayatınızda güçlü değişiklikler göreceksiniz.

 

Kaynak:bilgierdemdir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sağlıklı bir beyin için yapılması gerekenler nelerdir? Bunları yaptığınızda beyniniz zehir gibi olacak

1843950_6ba7e968090c589737bb099f65202f77_640x640[1]

 

Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin dostu uygulamalar hakkında çok bilgi verdi. Bu bilgiler en önemli organımız olan beynimizi sağlıklı ve zinde tutabilmek için çok önemli. Okuyun, sevdiklerinizin de okuması için okuduktan sonra paylaşmayı unutmayın.

Tüm vücudu kumanda eden beynimizin sağlığının anne karnından itibaren yaşam boyu koruyup geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

 

Tüketilen besinlerden, uyku düzenine; gün içindeki etkinliklerden, spora hatta içten bir gülümsemeye kadar birçok nokta beyin sağlığına etki ediyor. Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin dostu uygulamalar hakkında bilgi verdi.

1. Beyin gelişimi ve sağlığını destekleyen gıdaları tüketin :

Beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adaylarının özellikle folik asit içeriği yüksek olacak şekilde düzenli beslenmesi önem taşımaktadır. Alzheimer ve bunama riskine karşı yetişkinlerde de dikkat edilmesi gereken folik asit desteği için fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

 

Muz ve kuru baklagiller : B vitamini içeren muz, kuru baklagiller, et, balık, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Hafıza ve zeka gelişimi bakımından B vitamini önemli bir yer tutmaktadır. Aynı zamanda B vitamini yeni hücreler üretilmesine ve var olan hücrelerin yapısının korunmasına yardımcı olmaktadır.

Balık : Beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışması, hafızayı güçlendirerek daha hızlı düşünebilmek için omega 3 bakımından zengin balık belirli aralıklarla mutlaka tüketilmelidir.

Kaju ve yer fıstığı : Beyinde yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan gerilemeyi yavaşlatmak için; E vitamini bakımından zengin ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu tüketilmelidir.

Üzüm ve çilek : Dopamin salgılanmasını sağlayan üzüm problem çözme yeteneğini artırırken, yüksek oranda antioksidan içeren çilek, yaban mersini gibi meyveler ile domates, havuç gibi sebzeler belleği geliştirerek beyni korumaktadır.

2. Türk kahvesinden vazgeçmeyin :

Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk kahvesi, beynin çalışmasını motive eden uyarıcıların en önemlilerindendir. Kahvenin içinde bulunan ve beyinde uyarıcı görev yapan kafeinin yorgunluğu azaltıcı etkisinin yanında konsantrasyon ve uyanıklığı yükselten özelliği de bulunmaktadır.

Ara öğün gibi değerlendirilen Türk kahvesi yapılış, sunuş ve tüketimi bakımından fabrikasyon olarak nitelendirilen diğer kahvelerden farklılıklar içermektedir. Bir ritüel eşliğinde tüketilen Türk kahvesi, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra gün içinde hoş bir mola verilmesine olanak sağlayarak beynin dinlenmiş vaziyette tekrar motive olması konusunda da etki göstermektedir.

3. Hayatınızda özel anları artırın :

Türk kahvesinin tüketiminde olduğu gibi kişinin hayatında özel anlara zaman ayırması, vücudun birçok hormon salgılamasına zemin hazırlamaktadır. Dinlenen müzik, sevilen bir arkadaşla zaman geçirilmesi, spor hatta zevkle tüketilen bir yemek bile mutluluk sağlayan birçok hormonun salgılanmasını harekete geçiriyor.

Beyin sağlığı için oldukça önemli olan bu hormonlar insanın duygu sistemini kontrol eden ve hafıza için hayati öneme sahip olan limbik sistemi uyararak harekete geçirmektedir.

4. Beyninize 4 mevsimi yaşatın :

Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle büyük şehirlerde büyük bir elektro manyetik çöplük oluşmaktadır. Algılamayı etkileyen elektromanyetik alan uyaran kirliliğine neden olarak beyinde aşırı yüklenmeye yol açmaktadır. Odaklanma problemi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık gibi birçok soruna neden olan elektromanyetik alanlar beynin dinlenmesine ve kendini yenilemesine izin vermemektedir.

Beynin kendisini en fazla yenilediği zaman dilimi olan uyku anında elektro manyetik etki yapabilecek cep telefonu, televizyon gibi ürünlerin kişinin yakınında olmaması gerekmektedir. Kaliteli bir uyku ile bir ilkbahar havasında güne başlayan beynin mevsimlere benzetilirse gün içinde 4 mevsimi de yaşaması gerekmektedir.

5. Uyku düzeniniz tarlakuşu gibi olsun :

Beynin gün içinde 4 mevsimi yaşamasının yanında gece ve gündüzü de biyoritme uygun saatlerde gerçekleştirmesi önemlidir. Tarlakuşu örneğinde olduğu gibi kişi gibi erken yatıp güne erken başlandığı zaman vücudun salgıladığı steroit, melatonin gibi hormonlardan en üst seviyede faydalanmaktadır.

Erken kalkıp uygun besinlerle yapılan kahvaltının ardından salgılanan hormonlar sayesinde beyin, enerjik, algısı yüksek ne ekilirse verim alınacak bir toprak gibi güne başlamaktadır. Doldur boşalt ritmiyle hareket eden beynin en iyi temizlendiği ve kendini yenilediği uyku saatlerini kaliteli hale getirmek hayati önem taşımaktadır.

6. Beyninizin yükünü kahkaha ile hafifletin :

Dilimize yerleşen “Bir kahkaha bir kalem pirzola” deyimi aslında gerçeği yansıtmaktadır. İçten bir kahkaha beyne oksijen gitmesini kolaylaştırırken tansiyonu dengede tutulmasına ve hormonların düzenlenmesine zemin hazırlamaktadır.

Gülme esnasında, beyindeki alt kranial sinirler koordineline olarak çalışarak, endorfin salgısının yükselmesine ve pozitif uyarıcıların devreye girmesine olanak sağlamaktadır.

Omurga sağlığında olduğu gibi 45 dakika çalışıp 15 dakika dinlenme esasına beyin sağlığı için de uyulması gerekmektedir. Gün içinde gülmek, bir arkadaşla sohbet etmek veya kahve gibi ritüellerle beyindeki yükü azaltarak es verdirilmesi gerekmektedir.

7. Tek başınıza bulmaca çözdüğünüz kadar sosyal aktivitelere de ağırlık verin :

Bulmaca çözmenin beyin sağlığı ve hafıza için önemli olduğu bilinmektedir. Ancak gün içinde gerçekleştirilen sosyal aktiviteler hafızaya bulmaca çözmekten çok daha iyi gelmektedir.

Kişinin tek başına oturup saatlerce bulmaca çözmesi yerine bir bulmaca çözdükten sonra sokağa çıkarak sosyal ortama girmesi, arkadaşlarıyla zaman geçirmesi veya aile ziyaretlerine gitmesi beyin sağlığı bakımından önemlidir.

8. Beyninizi sporla güçlendirin :

Kalp damar, diyabet, tansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulmasında önemli rol oynayan düzenli egzersiz ve spor, beyinde de olumlu etkiler yapmaktadır.

Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin hormonunun salgılanmasını artıran spor, insani ilişkilerde daha yapıcı hareket etmeyi sağlarken mutluluk eşiğinin yükselmesine zemin hazırlamaktadır.

Demans, Alzheimer, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklardan kaçınmak için düzenli egzersizin hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Uygun şekilde tamamlanan bir sportif aktivitenin zemininde becerikli şekilde tamamlanmış bir zihinsel aktivitenin bulunduğu unutulmamalıdır.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU KAPILARIN ÖNÜNDE DURDUĞUNU DÜŞÜN. HANGİ RENGİ VE HANGİ KAPIYI SEÇERSİN?

61f58bb751197121d2c84f1b309d3efe_800x420-1[1]

 

Mavi Kapıyı Seçtiyseniz:

Seçimin çok büyük bir öğrenen olduğunu ve mükemmel becerilere sahip olduğunu gösteriyor. Analitik bir zihin ve hafif mizaç sahibi olduğun belirlendi. Dikkate değer disiplinin ve kendini mükemmel bir şekilde kontrol edebilmen seni sen yapan özelliklerin.

Yeşil Kapıyı Seçtiyseniz:

Seçimin çok özenli olduğunu ve genellikle arabulucu rolü üstlendiğini gösteriyor. Başkaları ile ilgilenmek senin gücündür. Çok canlısın ve pozitif enerjiyle dolusun. Hep 100% verirsin! Başkalarında iyi bir dinleyicisin ve hep mükemmel bir tavsiyede bulunursun. Arkadaşların bundan dolayı ilk sana gelirler.

Mor Kapıyı Seçtiyseniz:

Sen eşsiz sanatsal yeteneklere ve gizemli bir çekiciliğe sahipsin. Son derece samimi ve yardımsever birisin ve gözlem gücün seni her durumda destekliyor. Sakin kişiliğin ve olağanüstü çekiciliğin seni sen yapan özellikler. Sen fikirlerle dolusun ve insanlarla empati kurabiliyorsun.

Pembe Kapıyı Seçtiyseniz:

Sen eşsiz bir tarz duygusu ile doğmuşsun ve inanılmaz iyi bir vizyona sahipsin. Sen kararlarını hızlı verirsin ve çözümlerini net olarak karşında bulursun. Daima kendi fikrini oluşturan bili olarak çok güçlü bir karaktere sahipsin. Son derece makul ve tuttuğunu koparan birisin.

Gri Renkli Kapıyı Seçtiyseniz:

Sen eline aldığın her şeyi dikkatli bir şekilde yaparsın ve bir şeye odaklandığın zaman çok çalışkansın. Kişisel ilişkilerde dengeyi bulmak için gayret gösterirsin. Çok çalışmak senin için ilk sırada gelir. Ancak başarıya ulaştıktan sonra tadını çıkarırsın. Zarif bir zevke sahipsin ve gerçek bir pasifistsin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalınayak Toprakta Yürümek “Grounding” Hayatınızı Değiştirebilir

14719745_1781322278796499_2219785376568967168_n[1]

 

Yalınayak Toprakta Yürümek “Grounding” Hayatınızı Değiştirebilir

Yalın ayak vaziyette herhangi bir toprak parçasına basıp birkaç adım atmanın yani nam-ı diğer “grounding” in hayatınızda büyük değişikliklere yol açabileceğini tahmin eder miydiniz? Son yıllarda toprakta yürümenin faydaları üzerine yapılan bir çok araştırma çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin yaygın vücut ağrısı ve yorgunluğunu azalttığını, vücutta iltihaplanmayı önlediğini hatta uyku düzenine olumlu etki ettiğini ortaya çıkardı.

Gerçektende üzerinde fazla düşünmeden bu duruma göz gezdirdiğimizde sadece çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin sağlığımıza bu denli olumlu etki ettiğine inanabilmek çok güç. Ancak toprakta yürümenin faydaları aslında bilimsel olarakta kanıtlanmış durumda. Toprak yüzeyi negatif yüklü elektronlar yaymakta ve çıplak ayakla yeryüzü ile direkt temas ettiğimizde vücudumuz bu negatif elektronlarla yüklenmekte ve bu negatif elektronlar insan bedeni üzerinde hayal edilmesi dahi güç birçok olumlu etkiye sahip.

Yukarıda gördüğünüz resim, çıplak ayakla toprağa basılarak yapılan 20 dakikalık bir yürüyüşün yüz çevresindeki kan dolaşımını nasıl arttırdığını gösteriyor. Koyu mavi kısımlar kan dolaşımının az olduğu bölgeleri temsil ederken, kırmızı tonlardaki kısımlar kan dolaşımının yüksek olduğu bölgeleri işaret ediyor. Bu araştırmayı yürüten Pittsburgh Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Dr. James Oschman çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin bir çok kronik rahatsızlığa karşı doğrudan iyileştirici ve önleyici etkiye sahip olduğunu dile getiriyor;

Serbest Radikallerin Dolaşımını Azaltır Ve İltihaplanmanın Önüne Geçer

Aslında metabolizmanın düzgün işleyebilmesi için gerekli olan serbest radikaller sigara, x-ray cihazları ve diğer bir çok kimyasal ve elektronik sayesinde vücudumuzda dolaşım miktarını arttırarak vücudumuza zarar vermeye ve kısacası bizi yaşlandırmaya başlarlar. Yapılan bazı araştırmalar antioksidanların vücudun iltihaplanmasına sebep olan bazı serbest radikalleri nötrülize ettiğini ortaya koymuş.

Toprakta yürümenin faydaları arasında vücutta yarattığı antioksidan bir etkiyi göz önünde bulundurursak, çıplak ayakla atacağımız bir kaç adımın iltihaplı hastalıklara yakalanma oranımızı düşüreceğini düşünmek hiçte yanlış bir çıkarım olmaz.

Toprakta Yürümek Psikolojimize İyi Geliyor

Sahilde çıplak ayakla ufakta olsa bir yürüyüş yaptıktan sonra kendinizi bir hayli rahatlamış hissetiğiniz oldu mu? İnanın yalnız değilsiniz. Gaetan Chevalier tarafından yapılan bir araştırmaya göre gün içerisinde en az bir saat boyunca toprak üzerinde çıplak ayakla vakit geçirenler, geçirmeyenlere oranla kendilerini ruhsal açıdan daha rahatlamış hissetiklerini rapor ettiler.

Tabi bu konu üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar daha çok kişisel beyana bağlı. Ancak sonuçlar ortada. Buradan yola çıkarak gün içerinde çıplak ayakla atacağımız bir kaç adım stres, kaygı gibi bir çok psikolojik sorunda yardımcı tedavi olarak görülebilir.

Çıplak Ayakla Toprağa Basmak Uyku Kalitenizi Arttırıyor

Eğer sizde kronik olarak uyku problemleri çeken, yada daha kötüsü insomnia yaşayan şanssız azınlıktansanız çıplak ayakla toprak üstünde yürümek vücuttaki kortizol seviyesini düşürdüğünden dolayı size yardımcı olabilir. The Journal Of Alternative and Complementary Medicine ‘de yayınlanan bir çalışmaya göre uyurken çıplak ayakları özel olarak hazırlanmış yatak içi düzenek sayesinde toprağa deydirilen deneklerin gece salgıladıkları kortizol oranı kayde değer biçimde düşmüş ve gün içerisindeki kortisol oranlarıda yine önceki kayıtlara oranla daha düşük seyretmiş. Kortisol ‘un amiyane tabirle diğer adının “stres hormomu” olduğunu düşünürsek, düşük kortizol seviyesinin iyi bir uyku için neden çok önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Doku Onarımını Hızlandırır ve Yaraların İyileşme Süresini Kısaltır

Daha öncede Tour De France ‘da yarışan bisikletçilerin “Earthing Recovery Bags” olarak adlandırılan uyku tulumu benzeri ancak içi toprak materyalleri ile dolu tulumların içerinde vakit geçirerek toprağın kaslar üzerindeki iyileştirici etkisinden faydalandıkları biliniyor. Ancak siz evinizde böyle bir lükse sahip olmasanızda, yaptığınız egzersizleri çıplak ayakla toprak üzerinde yaparak aynı iyileştirici etkileri kendi bedeniniz üzerinde gözlemleyebilirsiniz.

Kalp Sağlığına İyi Geliyor

Toprak üzerinde çıplak ayakla yürümenin faydaları üzerine yapılan bir araştırma, çıplak ayak gezmenin kanın akışkanlığını arttırdığını ve pıhtılaşmanın önüne geçtiğini ortaya koyarak kalp sağlığının korunmasında önemli faydalar sağlalayabileceğini öne sürüyor. Çıplak ayakla toprağa basmak kırmızı kan hücreleri içerisindeki zeta potansiyelini arttırarak kırmızı kan hücresi sayısında yükselmeye sebep oluyor.

Negatif elektrik yüklü olan kırmızı kan hücrelerinin vücutta artışı kan akışının hızlanmasına sebep oluyor ve böylelikle pıhtılaşmanın önüne geçiyor. Bu noktada zaten hali hazırda kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar, kullananların yalın ayak toprağa basma alıştırmalarını günlük rutinlerine eklemeden önce doktora danışmalarında fayda olduğunu belirtmekte yarar var.

Adet Öncesi Sendromu – PMS ‘in Etkilerini Azaltyor

Adet öncesi sendromu – PMS çoğu kadında kendini baş ağrısı, çabuk sinirlenme, göğüs büyümesi, vücudun genelinde şişme ve ani depresyon olarak belli ediyor. Adet öncesi sendromunu dindirmek için verilen önerilerden çoğu gerçektende birçok kadında işe yaramamakta. Eğer sizde PMS esnasında yaşadığınız sıkıntılara tam olarak çözüm bulamadıysanız ve farklılıklara açıksanız çıplak ayakla toprak üzerinde yürümeyi denemenizde fayda var. Bunun sebebi daha öncede belirttiğimiz gibi toprak üzerinde yalın ayak yürümenin vücuttaki kortizol yani “stres hormonu” nu azalatması. Kim bilir, belkide yıllardır çektiğiniz adet öncesi sendromu – PMS ‘in ilacı çıplak ayakla toprakta yürümektir?

Egzersiz Sonrası Kas Yanmasının Daha Hızlı Geçmesini Sağlıyor

Uzunca bir süre spora ara verdikten sonra yada düzenli spor yapsanız dahi normalden daha zorlayıcı bir antremanın ertesi günü kaslarınızda yoğun bir yanma hissedersiniz. Yabancıların deyimi ile DOMS ( Delayed Onset Muscle Soreness) bizim deyimimizle “et kesiği” dediğimiz bu olay kasta biriken laktik asitin oluşturduğu bir rahatsızlıktır. Bu ağrıyı dindirmenin buz masajı yada esneme hareketleri gibi rahatlatmaya yönelik tedavileri olsada ne yazık ki, ağrıyı anında bitirecek bir çözümü bulumuyor.

Ancak bunlara ek olarak yapılan son araştırmalar yalın ayak toprağa basmanın antreman sonrası oluşan kas ağrısını yoğun biçimde azalttığına dair sonuçlar ortaya koyuyor. The Journal of Alternative and Complementary Medicine ‘de yayınlanan bir pilot çalışma kas kütlesini düzenli olarak çalıştıran vücut geliştirmeciler ve diğer sporcular için umut verici sonuçlar ortaya koymakta.

Toprakta Yürümenin Faydaları – Kilo Vermenize Yardımcı Olabilir

Enerji seviyemiz dengeli olmadığında ve yoğun stres hissettiğimizde genellikle kötü yiyecek seçimleri yaparak, yüksek oranda şeker yada yağ içeren yiyeceklere yönelerek kendimizi rahatlatmaya çalışırız. Stres altında olduğumuz vücudumuz “stres hormonu” dediğimiz kortizol salgılar ve bu durum beynimize bedenimizi rahatlatması emrini verdirtir. Tabi birçoğunuzun aklına geleceği üzere rahatlamak için ilk olarak alkollü içkiler yada çabuk tüketilebilir şekerli gıdalar yöneliriz. Ve tabi kaçınılmaz son olarak kilo alırız. Oysa ki, stres hormonu salgılanmasını dengeleyebilir, yeterli uyku alabilir isek, sağlıklı seçimler yapma ve kendimize uygun bir hayat stili seçme şansımız daha yüksek olacaktır.

Daha önce yukarıda defalarca bahsedildiği gibi toprak üzerinde çıplak ayakla yürümek stres hormonunun düşürülmesinde etkili bir role sahip. Burdan yola çıktığımızda düşük stres hormonu sayesinde genel olarak elde edeceğimiz sağlıkl halinin, yiyecek içecek seçimlerimize de olumlu yönde etki ederek bize ideal kilomuza ulaşmamızda yada en azından varolan kilomuzu korumamızda yardımcı olacağı su götürmez bir gerçek.

Peki Hangi Yüzeylerde Çıplak Ayakla Dolaşırsak Fayda Görürürüz?

Yukarıdaki yazıdanda okuduğunuz üzere ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak yalın ayak toprak zemini üzerinde atacağınız bir kaç adım sağlığınıza tahmin bile edemeyeceğiniz kadar büyük faydalar sağlayabilir. Ancak toprakta yürümenin faydaları ancak belli yüzeyler ve zeminler üzerinde yürürseniz ortaya çıkmakta. Her yüzey size gerekli olan negatif elektron yüklemesini vermeyecektir.

Bu konuda dikkat etmeniz gereken şey;

– kum

– çimen

– nemli toprak

gibi yüzeyler sizin için faydalı olacakken;

– ahşap, tahta

– parke kaplama

– üzeri filmle kaplı mermer

gibi yüzeyler sizin için yararlı olmayacaktır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalınayak Toprakta Yürümek “Grounding” Hayatınızı Değiştirebilir

nocanvas_ciplak-ayakla-yurumenin-sasirtici-faydalari-a9_ut[1]

 

Yalınayak Toprakta Yürümek “Grounding” Hayatınızı Değiştirebilir

Yalın ayak vaziyette herhangi bir toprak parçasına basıp birkaç adım atmanın yani nam-ı diğer “grounding” in hayatınızda büyük değişikliklere yol açabileceğini tahmin eder miydiniz? Son yıllarda toprakta yürümenin faydaları üzerine yapılan bir çok araştırma çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin yaygın vücut ağrısı ve yorgunluğunu azalttığını, vücutta iltihaplanmayı önlediğini hatta uyku düzenine olumlu etki ettiğini ortaya çıkardı.

Gerçektende üzerinde fazla düşünmeden bu duruma göz gezdirdiğimizde sadece çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin sağlığımıza bu denli olumlu etki ettiğine inanabilmek çok güç. Ancak toprakta yürümenin faydaları aslında bilimsel olarakta kanıtlanmış durumda. Toprak yüzeyi negatif yüklü elektronlar yaymakta ve çıplak ayakla yeryüzü ile direkt temas ettiğimizde vücudumuz bu negatif elektronlarla yüklenmekte ve bu negatif elektronlar insan bedeni üzerinde hayal edilmesi dahi güç birçok olumlu etkiye sahip.

Yukarıda gördüğünüz resim, çıplak ayakla toprağa basılarak yapılan 20 dakikalık bir yürüyüşün yüz çevresindeki kan dolaşımını nasıl arttırdığını gösteriyor. Koyu mavi kısımlar kan dolaşımının az olduğu bölgeleri temsil ederken, kırmızı tonlardaki kısımlar kan dolaşımının yüksek olduğu bölgeleri işaret ediyor. Bu araştırmayı yürüten Pittsburgh Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Dr. James Oschman çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin bir çok kronik rahatsızlığa karşı doğrudan iyileştirici ve önleyici etkiye sahip olduğunu dile getiriyor;

Serbest Radikallerin Dolaşımını Azaltır Ve İltihaplanmanın Önüne Geçer

Aslında metabolizmanın düzgün işleyebilmesi için gerekli olan serbest radikaller sigara, x-ray cihazları ve diğer bir çok kimyasal ve elektronik sayesinde vücudumuzda dolaşım miktarını arttırarak vücudumuza zarar vermeye ve kısacası bizi yaşlandırmaya başlarlar. Yapılan bazı araştırmalar antioksidanların vücudun iltihaplanmasına sebep olan bazı serbest radikalleri nötrülize ettiğini ortaya koymuş.

Toprakta yürümenin faydaları arasında vücutta yarattığı antioksidan bir etkiyi göz önünde bulundurursak, çıplak ayakla atacağımız bir kaç adımın iltihaplı hastalıklara yakalanma oranımızı düşüreceğini düşünmek hiçte yanlış bir çıkarım olmaz.

Toprakta Yürümek Psikolojimize İyi Geliyor

Sahilde çıplak ayakla ufakta olsa bir yürüyüş yaptıktan sonra kendinizi bir hayli rahatlamış hissetiğiniz oldu mu? İnanın yalnız değilsiniz. Gaetan Chevalier tarafından yapılan bir araştırmaya göre gün içerisinde en az bir saat boyunca toprak üzerinde çıplak ayakla vakit geçirenler, geçirmeyenlere oranla kendilerini ruhsal açıdan daha rahatlamış hissetiklerini rapor ettiler.

Tabi bu konu üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar daha çok kişisel beyana bağlı. Ancak sonuçlar ortada. Buradan yola çıkarak gün içerinde çıplak ayakla atacağımız bir kaç adım stres, kaygı gibi bir çok psikolojik sorunda yardımcı tedavi olarak görülebilir.

Çıplak Ayakla Toprağa Basmak Uyku Kalitenizi Arttırıyor

Eğer sizde kronik olarak uyku problemleri çeken, yada daha kötüsü insomnia yaşayan şanssız azınlıktansanız çıplak ayakla toprak üstünde yürümek vücuttaki kortizol seviyesini düşürdüğünden dolayı size yardımcı olabilir. The Journal Of Alternative and Complementary Medicine ‘de yayınlanan bir çalışmaya göre uyurken çıplak ayakları özel olarak hazırlanmış yatak içi düzenek sayesinde toprağa deydirilen deneklerin gece salgıladıkları kortizol oranı kayde değer biçimde düşmüş ve gün içerisindeki kortisol oranlarıda yine önceki kayıtlara oranla daha düşük seyretmiş. Kortisol ‘un amiyane tabirle diğer adının “stres hormomu” olduğunu düşünürsek, düşük kortizol seviyesinin iyi bir uyku için neden çok önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

 

Doku Onarımını Hızlandırır ve Yaraların İyileşme Süresini Kısaltır

Daha öncede Tour De France ‘da yarışan bisikletçilerin “Earthing Recovery Bags” olarak adlandırılan uyku tulumu benzeri ancak içi toprak materyalleri ile dolu tulumların içerinde vakit geçirerek toprağın kaslar üzerindeki iyileştirici etkisinden faydalandıkları biliniyor. Ancak siz evinizde böyle bir lükse sahip olmasanızda, yaptığınız egzersizleri çıplak ayakla toprak üzerinde yaparak aynı iyileştirici etkileri kendi bedeniniz üzerinde gözlemleyebilirsiniz.

Kalp Sağlığına İyi Geliyor

Toprak üzerinde çıplak ayakla yürümenin faydaları üzerine yapılan bir araştırma, çıplak ayak gezmenin kanın akışkanlığını arttırdığını ve pıhtılaşmanın önüne geçtiğini ortaya koyarak kalp sağlığının korunmasında önemli faydalar sağlalayabileceğini öne sürüyor. Çıplak ayakla toprağa basmak kırmızı kan hücreleri içerisindeki zeta potansiyelini arttırarak kırmızı kan hücresi sayısında yükselmeye sebep oluyor.

Negatif elektrik yüklü olan kırmızı kan hücrelerinin vücutta artışı kan akışının hızlanmasına sebep oluyor ve böylelikle pıhtılaşmanın önüne geçiyor. Bu noktada zaten hali hazırda kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar, kullananların yalın ayak toprağa basma alıştırmalarını günlük rutinlerine eklemeden önce doktora danışmalarında fayda olduğunu belirtmekte yarar var.

Adet Öncesi Sendromu – PMS ‘in Etkilerini Azaltyor

Adet öncesi sendromu – PMS çoğu kadında kendini baş ağrısı, çabuk sinirlenme, göğüs büyümesi, vücudun genelinde şişme ve ani depresyon olarak belli ediyor. Adet öncesi sendromunu dindirmek için verilen önerilerden çoğu gerçektende birçok kadında işe yaramamakta. Eğer sizde PMS esnasında yaşadığınız sıkıntılara tam olarak çözüm bulamadıysanız ve farklılıklara açıksanız çıplak ayakla toprak üzerinde yürümeyi denemenizde fayda var. Bunun sebebi daha öncede belirttiğimiz gibi toprak üzerinde yalın ayak yürümenin vücuttaki kortizol yani “stres hormonu” nu azalatması. Kim bilir, belkide yıllardır çektiğiniz adet öncesi sendromu – PMS ‘in ilacı çıplak ayakla toprakta yürümektir?

Egzersiz Sonrası Kas Yanmasının Daha Hızlı Geçmesini Sağlıyor

Uzunca bir süre spora ara verdikten sonra yada düzenli spor yapsanız dahi normalden daha zorlayıcı bir antremanın ertesi günü kaslarınızda yoğun bir yanma hissedersiniz. Yabancıların deyimi ile DOMS ( Delayed Onset Muscle Soreness) bizim deyimimizle “et kesiği” dediğimiz bu olay kasta biriken laktik asitin oluşturduğu bir rahatsızlıktır. Bu ağrıyı dindirmenin buz masajı yada esneme hareketleri gibi rahatlatmaya yönelik tedavileri olsada ne yazık ki, ağrıyı anında bitirecek bir çözümü bulumuyor.

Ancak bunlara ek olarak yapılan son araştırmalar yalın ayak toprağa basmanın antreman sonrası oluşan kas ağrısını yoğun biçimde azalttığına dair sonuçlar ortaya koyuyor. The Journal of Alternative and Complementary Medicine ‘de yayınlanan bir pilot çalışma kas kütlesini düzenli olarak çalıştıran vücut geliştirmeciler ve diğer sporcular için umut verici sonuçlar ortaya koymakta.

Toprakta Yürümenin Faydaları – Kilo Vermenize Yardımcı Olabilir

Enerji seviyemiz dengeli olmadığında ve yoğun stres hissettiğimizde genellikle kötü yiyecek seçimleri yaparak, yüksek oranda şeker yada yağ içeren yiyeceklere yönelerek kendimizi rahatlatmaya çalışırız. Stres altında olduğumuz vücudumuz “stres hormonu” dediğimiz kortizol salgılar ve bu durum beynimize bedenimizi rahatlatması emrini verdirtir. Tabi birçoğunuzun aklına geleceği üzere rahatlamak için ilk olarak alkollü içkiler yada çabuk tüketilebilir şekerli gıdalar yöneliriz. Ve tabi kaçınılmaz son olarak kilo alırız. Oysa ki, stres hormonu salgılanmasını dengeleyebilir, yeterli uyku alabilir isek, sağlıklı seçimler yapma ve kendimize uygun bir hayat stili seçme şansımız daha yüksek olacaktır.

Daha önce yukarıda defalarca bahsedildiği gibi toprak üzerinde çıplak ayakla yürümek stres hormonunun düşürülmesinde etkili bir role sahip. Burdan yola çıktığımızda düşük stres hormonu sayesinde genel olarak elde edeceğimiz sağlıkl halinin, yiyecek içecek seçimlerimize de olumlu yönde etki ederek bize ideal kilomuza ulaşmamızda yada en azından varolan kilomuzu korumamızda yardımcı olacağı su götürmez bir gerçek.

Peki Hangi Yüzeylerde Çıplak Ayakla Dolaşırsak Fayda Görürürüz?

Yukarıdaki yazıdanda okuduğunuz üzere ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak yalın ayak toprak zemini üzerinde atacağınız bir kaç adım sağlığınıza tahmin bile edemeyeceğiniz kadar büyük faydalar sağlayabilir. Ancak toprakta yürümenin faydaları ancak belli yüzeyler ve zeminler üzerinde yürürseniz ortaya çıkmakta. Her yüzey size gerekli olan negatif elektron yüklemesini vermeyecektir.

Bu konuda dikkat etmeniz gereken şey;

– kum

– çimen

– nemli toprak

gibi yüzeyler sizin için faydalı olacakken;

– ahşap, tahta

– parke kaplama

– üzeri filmle kaplı mermer

gibi yüzeyler sizin için yararlı olmayacaktır.

 

kaynak: Filoji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Astrojik Olarak 2018 Yılı İçin Kişisel Uğurlu Sayınız

astrojik-olarak-2018-yili-icin-kisisel-ugurlu-sayiniz-1516715050[1]
Her yıl kişisel olarak bir tema üzerinden olaylar yaşarız. Hiç fark ettiniz mi? Mesela bir yıl aşk hayatımız gündemimizdeyken, başka bir yıl kariyer peşinde koşarız. Bu temanın kişisel olarak Astrolojik ve Numerolojik bir kombinden geçtiğine dair bir inanış var.
Genele bakarsak geçtiğimiz yıl 2017 yılı. Numerolojik olarak (2+0+1+7 = 10, 1+0= 1 işlemleri sonucu) geçtiğimiz yılın temsil ettiği rakam 1. Bir rakamı da Astrolojik olarak “benlik ve ego”yu temsil eden Güneş’i işaret eder. Bu da aslında liderlik demek. Geçtiğimiz yıl tüm dünyanın ne kadar çok siyasi liderleri konuştuğunu bir düşünsenize!
Bu yıl ise yukarıdaki hesaplama şekli ile (2+0+1+8=11, 1+1=2) 2018 yılının Numerolojik olarak temsil ettiği rakam 2. Bu da Astrolojik olarak Ay, yani partnerliği temsil eden olaylar demek. Ortaklıkları, iş birliklerini ve aslında sevgiyi daha fazla deneyimleyeceğiz demektir.
Rakamlar ve Astroloji evrensel enerjiyi yönettiği gibi, bireysel enerjiyi de yönetebilir.

 

Hepimiz doğum anımıza uzanan bir yaşam yolu enerjisi taşırız. Bu enerjinin yıldan yıla değişen enerji ile şekillendiğine inanan bu sistemde yeni yıla ait enerjinizi anlamak çok kolaydır.

Doğduğunuz anın gün ve sayısını 2’ye ekleyin. Yani Numerolojik olarak 2018’in temsil ettiği rakama. Örneğin; 12 Şubat’ta doğmuş olsaydınız. 12+2=14, 1+4=5, 5 sizin doğum numaranız olacaktı ve üzerine de 2018’in temsil ettiği 2 numarasını eklediğinizde bu yıl için kişisel rakamınız 7 olacaktı.

Siz de bu hesabı kendi doğum tarihiniz için uyguladıktan sonra aşağıdaki listeden rakamınızın bu yıl sizin için hangi gezegeni temsil ettiğini, ardından da hangi konuda bir enerji taşıyacağını öğrenebilirsiniz.
1-9 Arasındaki Rakamlarla İlişkili Gezegenler

Güneş: Lider
Ay: Ortak, duygular
Jüpiter: Doğruyu ortaya çıkaran, Para
Satürn: Usta, Öğretmen, hayat sınavları
Merkür: Adaptör, iletişim, medya, elçi
Venüs: Sanatçı, Sevgili, Aşk, ilişki
Neptün ve Uranüs: Işık getirenler, Hayaller, Yenilik, Yaratıcılık
Mars: Güç, İrade, Mücadele
Plüton: Transformatör, büyük değişim, yeniden doğma

Yasemin Orman

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Düşünmeden Cevaplayın! İlk Kime Yardım Ederdin?

news-psd-85-1[1]

Yaptığımız seçimler, özellikle anlık kararlar vermemiz gereken stresli durumlar bağlamında kendimiz hakkında çok şey ortaya çıkarabilir.

1 Numarayı Seçtin

Sen sabit ve rasyonel bir insansın. Hedefleri tam olarak tanımlayabilir, gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu ve ne yapmanız gerekmeden kolayca yapabilirsiniz. Önceki deneyimlerden öğrenebilirsiniz.
Hediyeyi hissediyor ve ona değer veriyor ve gelecek hakkında ciddi düşünebiliyorsunuz. Güçlü bir ahlak anlayışı ve geçmişin geleneklerine saygılı bir şekilde iyice büyüdünüz. Her zaman problemlere rasyonel olarak yaklaşıyorsunuz ve asla düşünmeden hareket etmiyorsunuz. Bu dünyanın adaletsizliklerini kabul etmeyi zor buluyorsun.

2 Numarayı Seçtin

Seçiminiz çok hassas olduğunuzu ve bir kereden fazla zarar gördüğünüzü gösteriyor. Arkadaşlarınız sizinle birlikte olduklarında sakin hissederler çünkü biliyorlar ki her zaman orada olacaksınız.
Doğal olarak ruhsal olarak açık ve iyi bir dinleyicisiniz. Ancak, hislerinizi kolayca incitebilirsiniz: Sıklıkla “çok hassas” olduğunuzu söylüyorsunuz ve “sertleşmek” zorundasınız. Ayrıca, diğer insanların ruh hallerine, iyi ve kötüye de büyük ölçüde uyum sağladınız. Her şeyi hissediyorsun, bazen aşırıya kaçıyorsun.

3 Numarayı Seçtin

Doğal bir lidersiniz ve aynı derecede güçlü insanları bir mıknatıs gibi yanınıza çekiyorsunuz. Önceden plan yapmayı seviyorsun ve çok iyi organize edilmişsin. Yaygara sevmiyorsun, ve asla senden istemediğinizden daha fazlasını yapmıyorsun.
Zor kararlar verebilirsiniz ve zor durumlarda kolayca tereddüt etmeyin. Daha yüksek standartlara ulaşmak için güçlü değerlere sahip olmanız, sözleriniz / eylemleriniz için kendiniz sorumlu tutmanız ve asla mazeret yapmamanız gerektiğini anlayan kişi tipisiniz.

 

 

4 Numarayı Seçtin

Hayatı parlak renklerde gören ve dünya sorunlarına nadiren dikkat eden, kolay ve iyimser bir insansınız. Başkaları ile hızlı bir şekilde ortak bir dil bulursunuz ve kendinizi aşırı çalışmaktan hoşlanmazsınız.
Meraklı bir doğanın var ve bu yüzden maceralara bayılıyorsunuz. Aynı dört duvar tarafından kısıtlanmaya dayanamazsın. Yaşamın sorunları karşısında bunalmış ya da bunalmış olmayın. Rahat bir tavrınız var ve çok iyi biliyorsunuz ki en kötü problemler bile geçicidir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evrenin Size Gönderdiği Mistik Mesajlar Ve Göz Ardı Etmemeniz Gereken 7 İşaret

woman-universe-blue-1[1]

 

Evrenin bize gönderdiği mesajlar her yerde olabilir. Bir şekilde, bizler bu evrensel bilginin parçalarıyız. Her şey her şeyle bağlantılıdır ve her şey aynı kaynaktan gelir, siz, Dünya, Galaksi, her şey! Hayatlarımızı yaşama şeklimiz, bizi kalplerimizde tuttuğumuz evrensel amaçtan uzaklaştırabilir. Bu nedenle, bazen, evren, bizi kalbimizin amacına doğru yönlendirecek mesajlar ve güncellemeler gönderebilir. Bazen bu evrensel mesajlar bizi dünyanın henüz görmediği büyük fikir ve buluşlara götürebilir. Her neyse, hepimiz zaman zaman evrensel mesajlar alıyoruz. Bu mesajların hayatımızda ne zaman ortaya çıktığının farkında olmuyoruz ve çoğu zaman gözardı ediyoruz.
Evrensel mesajları ne zaman alacağınızı öğretip, göz ardı edilmesini engelleyecek 7 İşaret:

1. Aniden Gelen İlhamlar
İlham, bir şeyler yapmak, bir şeyler yaratmak için zihinsel bir teşviktir. Genellikle tutkulu bir konuyu tırmalamaya başladığınızda gelir. Ani bir ilham, sizi, amacınıza geri götürecek bir şey yapmaya teşvik edildiğinde, evrenin size mesaj yolladığının kesin bir işaretidir.

2. Rüyalar
Bazı efsanelere göre, rüyalarda ruhun bir kısmı başka bir dünyaya girer. Bu rüya dünyası, şuursuz zihin ve gerçek arasında bir dünya. Rüyada kendi bilinçaltınızdan ve evrenden önemli mesajlar alabilirsiniz. Yeni fikirler, anlayışlar ve yapmak istediğiniz şeylerle ilgili tavsiyeler aldığınız rüyalar görmeniz, evrenden mesaj aldığınızın bir işareti olabilir.

3. Bilinçaltı Sinyaller
Son zamanlarda merak ettiğiniz bir soruyu yanıtlayan bir şeyi aniden duyduğunuz bir film izlemek, bir mesajı dinlemen gerektiğini hissettiğiniz bir şarkıyı duymak, kendine sorduğun bir şeyle çok yankılanan sokakta bir işaret okumak; bütün bu örnekler, evrensel mesajların bilinçaltınızla sizinle iletişim kurmaya yönlendirdiği yollardır.

“Evrenin size ne söylemeye çalıştığını dinle ve ona kulak ver! Yukarıda da yazıldığı gibi her yerden mesaj alabilmek mümkün, yeter ki görmek ve duymak isteyin!”
4. Sizi Kendine Çeken Fikirler
Yeni bir kitap yazıyor veya yeni seriler izliyor olabilirsiniz, arkadaşlarınızla konuşuyor veya kendi düşüncelerinizle dolaşıyor olabilirsiniz, ancak burada ne yaparsanız, kafanızda dönmeye devam eden belli bir düşünce var. Her ne yaparsanız yapın, bir kere bu fikre kapılmışsınız.
Evren de odaklanmanız gereken bu şeye dikkatinizi çekmek istiyor. Bu yüzden bu fikir sizi sürekli kendine çekiyor.

5. Geometrik Şekiller
Geometrinin evrenin dili olduğunu söylerler. Kutsal olarak adlandırılan bazı şekiller vardır ve bu şekiller her insan için güçlü mesajlar taşır. Hayatınızda belirli bir şekil oluştuğunda, kutsal olsun veya olmasın, deşifre etmeniz gereken bir mesajın varlığı kesin bir işarettir. Sayılar, şekiller, harfler bile hepsi geometridir. Bu nedenle ortaya çıkacak herhangi bir şey dikkatli bir şekilde incelenmelidir.

 

6. Duyguların Kabarması
Bilgi sadece akılcı düşünce biçiminde gelmez. Bazen bilgiler soyut ve duygusaldır. Bu tür bilgiler bize en derin cevapları verir. Birçok faktörün sonucu olarak duyguların kabarması yaşanabilir. Ancak ani bir duygu dalgalanması, genellikle açıklık ve motivasyon hissi eşliğinde, evrensel bir amaç alma yönündeki kesin işarettir.

7. Aşk
Herhangi bir şey ya da kişi için değil, etrafınızdaki her şey için değil, bir sevgi duygusu, içinde bulunabileceğiniz en iyi durumlardan biridir. Sadece herkesi ve her şeyi sevdiğinizi hissedersiniz. Aşk güçlü bir duygudur ve evrendeki bütün enerjileri alabilmenizi sağlar.

http://filoji.com/evrenin-size-gonderdigi-mistik-mesajlar-ve-goz-ardi-etmemeniz-gereken-7-isaret/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KİMİ ZAMAN NEFRET SINAVIYLA KARŞILAŞACAKSIN…

321-0-8f9978041db7c6f054a978e07030cb4a[1]

 

Evet, doğru, insan dünyaya bir kere gelmez ve tüm dünya zevklerini tatmak ve maddeye gömülmek için de gelmez …
Gelmez ama, eş ruhunu bulmak veya mutlu olmak için de değildir geliş amacı…
Evet mutlu olmayı herkes ister, ama mutluluk bir sonuçtur, amaç değil. Amaç gelişmen, olgunlaşmandır ve kendini olgunlaştırıcı faaliyetlerinin sonucu olarak bir mutluluk duysan da, bu bir sonuçtur, amaç değil. Bu arada unutma ki, mutluluk maddeyle asla elde edilemez. Zaten maddi olmayan bir şey hiç maddeyle elde edilebilir mi!!!? Mutluluk doğru davranışların sonucunda edinilen içsel bir olgudur ve yeryüzünde tadılanı da bedensizken erişilenin çok cılız bir tezahürüdür sadece…
Peki niçin mi gelir insan dünyaya?
Gelişim ihtiyaçlarını tamamlamak, kusurlu taraflarını kusursuz hale getirmek, geri taraflarını ilerletmek, eksik taraflarını tamamlamak, budanacak taraflarını budamak, kaba taraflarını inceltmek, olgunlaştırılacak taraflarını olgunlaştırmak, geliştirilecek meleke ve kudretlerini geliştirmek, yani kısaca topluluk içinde yaşamayı öğrenmiş bir insan olabilmek için gelir, daha da kısası yetişmek için gelir, kemal (tekamül, gelişme) için gelir…
Peki kemal ya da olgunlaşmak, tatlı deneyimlerden geçildiği kadar acılı, biberli deneyimlerden geçilmeden edinebilir mi? Bu hiç mümkün mü?
O halde mi?
O haldesi şu:
1- Mutluluk; yapacağın insani davranışlarla zaten kendiliğinden gelir sana, onu maddede aramayı bırak!
2- Ruhsal eş filan arama hiç, unut gitsin!
Birilerinle acı tatlı deneyimler geçirmekle birlikte aradığın ideal eşi bir türlü bulamaman, ne senin bir hatan, ne kaderinin bir oyunu, ne de talihin bir cilvesidir…
Zaten aradığın ideal eşi bulmak ve mutlu olmak için gelmedin ki dünyaya…
Dolayısıyla karşına ara sıra seni memnun edici insanlar çıksa da, çoğu zaman seni mutlu edecek insanlar değil, acı veya tatlı sonuçlarla sana dersler verecek, yontulmanı, eksik taraflarını tamamlamanı , olgunlaşmanı, gelişmeni, gözlemlerde bulunmanı, tecrübe edinmeni sağlayacak insanlar çıkacaktır. Bu bir dünya ilkesidir.
Dolayısıyla karşına çıkanlar, çıkacak olanlar seni elbette;
kimi zaman sevecek, kimi zaman sever görünecek
kimi zaman nefret sınavıyla karşılaştıracak
kimi zaman sevindirecek,
kimi zaman incitecek, kıracak,
kimi zaman terk edip üzecek, acılarla baş başa bırakacak
ve ama sonuçta, gerektiği gibi olmanı veya o yolda adımlar atmanı sağlayacaktır.
Bunların hiçbiri haksızlık, şanssızlık, bahtsızlık, tesadüf, plansız programsız olmayıp, senin bizzat elinle imzaladığın planının gerekleridir, yani planındaki deneyim ve sınavların içeriği olan şeylerdir, karşılaşmalardır, davranışlardır, olaylardır.
Yeter artık, işin sırrı ne mi diyorsun?
Peki bir kez daha duy sırrı!…
Sınavları kanat takarak, uçarak, acı çekmeksizin geçmenin en önemli ve hatta tek şartı, tek yolu, tek anahtarı, tek sihirli değneği, tek şifresi, tek sırrı nedir bilir misin?
Maddi arzu ve ihtiraslar yönünde gitmemek, aksine daima vicdan pusulasının gösterdiği üst kutup yönünde gitmek ve o yönden hiç sapmamak… Son bir şey; vicdan kalpte değildir ve idrak ile yükselir…

* AS

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »