Bir Dilek Tut…Sonrada Bırak…Sana KOŞA KOŞA Gelsin!..

Sevgilinin İstediği Gibi Ol, Annenin İstediği Gibi Ol, Babanın, Arkadaşlarının, Komşularının İstediği Gibi Ol; Herkes Mutlu Olsun, Sen Olma!

Önemli bir haber bekleyişinde isek, ya da ileride bizce çok önemli bir günü hedefleşmişsek genellikle yaptığımız şudur: Olacak mı, olmayacak mı? Gerçekleşecek mi, gerçekleşmeyecek mi? Tanrım ne olur olsun, olsun mutlaka olsun, lütfen… Ya olmazsa? Ben ne yaparım… Offf ne oolur yaaaa!!!

222572_486597038038399_230690754_n[1]

Önemli bir haber bekleyişinde isek, ya da ileride bizce çok önemli bir günü hedefleşmişsek genellikle yaptığımız şudur: Olacak mı, olmayacak mı? Gerçekleşecek mi, gerçekleşmeyecek mi? Tanrım ne olur olsun, olsun mutlaka olsun, lütfen… Ya olmazsa? Ben ne yaparım… Offf ne oolur yaaaa!!! Olsun olsun olsun. Lütfen olsun yaaa… O güne kadar kendimizi yer bitiririz. Veya “bıraktım akışına, olsun ha…yrına” deriz de sürekli nedense bunu tekrarlama gereğinde bulunuruz. Çünkü aslında zihnimiz bastırıyordur ve onu rahatlamaya çalışırız…
Yapmamız gereken ise o güne kadar kasılı halde bekleyip, kendimizi yemek değildir. Çünkü defalarca yaşamışsınızdır ki evet, böyle bir durumda o beklediğiniz gerçekleşse bile hayatınız “kurtulmamıştır” Belki belirgin ölçüde rahatlamışsınızdır, oley be! demişsinizdir de bir süre sonra yeni hedefler ve gerilimler başlayacaktır. Bu gerginlik bir ömür boyu sürer… Bu durum, oruç tutup da akşam iftarına kadar saatleri sayan ve bunun gerilimini yaşayan bir adamın halinden farksızdır. O gününü heba eder, orucun da anlamını unutmuştur.
Halbuki yapılması gereken ŞİMDİ’nin doldurulması ve doyurulmasıdır. Sürekli olarak dikkatimiz şu an’a ve çevremize ve yaptığımıza dönük olmalıdır ki ŞİMDİ’miz ne dolu ve doygun olursa, o beklediğimiz zaman da o kadar dolu ve doygun olur. İstediğiniz gibi gerçekleşirse kendinizden geçmezsiniz; gerçekleşmezse de o kadar sizi etkilemez. Almanız gereken mesajı alır ve ilerlersiniz. Hani o adamın iftar topu atılınca yemeklere saldırmasını benzer bu. Ne yediğinden bir şey anlar, ne de sonrasından çünkü mide fesadı geçirmektedir ve yediğine yiyeceğine de pişman olur. Halbuki kendini o gün yaptığı şeylere vermiş oruçlu, vakti gelince sakin sakin iftar sofrasına oturur ve sıcak pide içine çektiği tulum peynirinin tadını çıkartır, aromasını ağzında gezdire gezdire. Saldıran bir adamın yapmadığı şekilde. Hatta öyle bir durumdadır ki o kişi çok fazla birşey yemesine bile ihtiyacı kalmamıştır. Yeteri kadar yer ve sonrasının tadını çıkartır…
Aç olan ŞİMDİ’miz… Onu doyurmayı öğrenelim… 🙂
Hasan Sonsuz Çeliktaş

Yargılar üzerine güzel bir hikaye

O sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım. Bu esnada gözüme önümde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı.
En öndeki sanki arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasından gideni bir hayli geride bırakmıştı. Kendi kendime:
“Bu adam hayatta mutlaka başarılı olur.” diye düşündüm.
Onun arkasından giden, sakin adımlarla ilerliyordu.
“Belki bu adam da hayatta bir şeyler başarabilir.” diye mırıldandım.
En arkadan giden ise sanki nereye gideceğini bilmiyormuş gibi sallana sallana ve etrafı seyrederek yürüyordu.
Onun içinse: “İşte!” dedim, “Hayatta hiçbir işe yaramayacak bir serseri!”
Derken aklıma bir şey geldi. Ben bu adamların her üçünün de gerisindeydim!
Evet, başkalarının hâli ile uğraşan kendi hâlini göremez. Başkalarının kusurunu araştırmak, insanı kendi kusurlarını görmekten alıkoyan çok çirkin bir hastalıktır

http://fwmail.net/hikaye/en-gerideki-adam/

Seçmek Ve Seçilmek ÜZERİNE…

Zor Günlerini Tek Başına Atlatmış Olan Kadını, Güzel Şeyler Vaad Edip Kandıramazsın…

G Ü Ç : istediğinizde TANRI sizi güçlendirmek için karşınıza zorluklar çıkaracaktır…

224012_606649679365013_340386791_n[1]

G Ü Ç : istediğinizde TANRI sizi güçlendirmek için karşınıza zorluklar çıkaracaktır…
B İ L G E L İ K : istediğinizde TANRI size çözmeniz için sorunlar verecektir…
Z E N G İ N L İ K : istediğinizde TANRI karşınıza daha zor ve büyük işler çıkaracaktır…
C E S A R E T : istediğinizde TANRI size üstesinden gelmeniz için tehlike verecektir…
S E V G İ : istediğinizde TANRI size yardım etmeniz için sorunlu insanlar verecektir…
İ Y İ L İ K : istediğinizde TANRI size fırsatlar verecektir…
Ne istemişsek,o alanda bir nevi sınava tabii tutuluruz..

Hiçbir Şey Aniden Olmaz…

481246_4847407538169_2092783478_n[1]
Bazen kabul etmesi zor ama hiçbir şey aniden olmaz. Bir gün uyanıp da ön bahçemizde tamamen büyümüş bir ağaç bulmayız çünkü fiziksel dünyada her zaman bir süreç vardır.

Yaptığımız her hareket hayatımızda olumlu veya olumsuz bir şeyi ortaya çıkaracak bir tohum eker.

Bugünkü iyi bir hareket en çok ihtiyacımız olduğunda bir nimet olarak ortaya çıkabilir.

Kaynak: Nancy Azarbard

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 2 Comments »

Başkalarının gösterdiği tepkilere bakarak bir insanın mutlu mu, mutsuz mu olduğunu anlayabiliriz…

MUDRALAR

 

1- Gyan Mudra (Bilgi Mudrası) Yöntem: Başparmak ucu ile işaret parmak ucuna dokunulur. Diğer üç parmak uzatılır. Özellik: Bilgi mudrası olarak bilinir, bilgiyi geliştirir. … Başparmak ucunda hipofiz ve endokrin bezlerinin merkezleri vardır. Parmaklarınızı bastırdığınız zaman, bu iki bezin bulunduğu merkezleri aktifleştirirsiniz. Süre: Bu mudra için belirli bir zaman süresi yok. Her yerde ve her zaman; otururken, ayakta veya yatakta yatarken uygulayabilirsiniz. Faydaları: Hafıza gücünü arttırır, beyni keskinleştirir, konsantrasyonu artırır ve uykusuzluğu önler. Eğer düzenli olarak uygulanırsa, tüm ruhsal zihinsel bozukluklar tedavi olur. (Histeri, öfke ve depresyon gibi.)

2- Vayu Mudra (Hava Mudrası) Yöntem: İşaret parmağınızı aşağıya kıvırıp üzerine başparmağınız ile basın. Diğer parmaklarınızı düz tutun. Özellik: Hava dengesizliği nedeniyle gerçekleşen tüm hastalıkları önler. Süre: 12-24 saat içinde bu mudra 45 dakika uygulandığında hastalığın şiddetini azaltır. Daha iyi sonuç için düzenli 2 ay uygulanmalıdır. Faydaları: Romatizma, Artrit, Gut, Parkinson hastalığı ve felç Servikal omur ve omurga iltihabı, yüz felci için yararlıdır. Ayrıca midedeki şişkinliği düzeltir.

3- Shoonya Mudra (Hava Mudrası) Yöntem: Orta parmağı aşağıya doğru kıvırın ve başparmak ile kıvrım yerinin ortasına bastırın. Özellik: Vücudumuzdaki donukluğu azaltır. Süre: Günlük tedavi için 40-60 dakika süre yeterlidir. Faydaları: Kulak ağrısını 4-5 dakikalık uygulama bile giderebilir. Doğuştan olmayan sağır ve zihinsel özürlüler içinde kullanılır.

4- Prithvi Mudra (Toprak, Dünya mudrası) Yöntem: Başparmağın ucu ile yüzük parmağının ucuna dokunulur, diğer üç parmak uzatılır. Özellik: Tüm fiziksel zayıflıkları azaltır. Süre: Belirli bir zaman süresi yoktur. İstediğiniz zaman uygulama yapılabilir. Faydaları: Zayıf insanlar için kilo artışına yardımcı olur. Cilt sağlığını güçlendirir ve cilde parlaklık kazandırır. Vücudu aktive ederek sağlığı koruyup güçlendirir. Varuna Mudra (Su Mudrası) Yöntem: Başparmak ucu ile küçük parmak ucuna dokunulur, diğer üç parmak uzatılır. Özellik: Su içeriğini dengeler ve tüm hastalıkları önler. Hastalıklar su eksikliğinden dolayı oluşur. Süre: Belirli bir zaman süresi yoktur. Uygulamaya göre belirlenebilir. Faydaları: Vücutta su içeriğini dengeleyerek kanı temizler ve sağlığı korur. Mide, bağırsak iltihabını iyileştirir ve kas erimesini önler.

5- Prana Mudra (Yaşam Mudrası) Yöntem: Yüzük parmağı ve küçük parmak ile başparmak ucu birleştirilir. Diğer iki parmak uzatılır. Özellik: Yaşam mudrası olarak tanımlanır, yaşam gücünü artırır. Uygulama ile zayıf insanlar güçlü hale gelir. Kan damarlarında daralmaları azaltır. Eğer düzenli olarak uygulanırsa, kişi aktif hale gelecektir. Süre: Belirli bir zaman süresi yok. Her zaman uygulanabilir. Faydaları: Bağışıklığı güçlendirir. Gözlerin gücünü artırır ve göz hastalıklarını azaltır. Vitamin eksikliğini ve yorgunluğu ve halsizliği giderir.

6- Apan Mudra (Sindirim Mudrası) Yöntem: Orta parmak ve yüzük parmağınızı kıvırın başparmak ucu ile dokunun, diğer iki parmağınızı uzatın. Özellik: Boşaltım sistemini düzenleyerek sağlığımızda önemli rol oynar. Süre: Günlük 45 dakika uygulama önerilir. Ancak daha uzun süreli uygulamalar daha yararlı sonuçlar sağlar. Faydaları: Şeker hastalığını kontrol eder. Kabızlık ve basuru iyileştirir. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

7- Apan Va yu Mudra Kalp krizi için ilk yardım. Yöntem : İşaretparmağını başparmağınızın dibine değecek şekilde bükün. Aynı zamanda orta ve yüzükparmaklarınızın uçları başparmağınızın ucuna değmelidir. Serçe parmağınızı açın ve diğer elle de aynı mudrayı yapın. Özellik: Apan vayu mudra birçok kalp komplikasyonuna iyi gelir. Acil durumlarda dilin altına konan nitrogliserin kadar etkili olduğu söylenmektedir. Süre: İhtiyaç duyduğunuz süre boyunca yapın veya bir tedavi yolu olarak günde 3 defa 15 dakikalık seanslar halinde uygulayın. Faydaları: Bu parmak duruşları kalp krizinin ilk işaretini aldığınız anda bir ilk yardım işlevi görebilir. Kalp krizleri ve kronik kalp sorunları nedensiz yere ortaya çıkmazlar. Bu sorunlar kişinin hayat tarzının yeniden düşünülüp planlanması gerektiğini işaret ederler. Bu mudra genel iyileşmeye yardımcı olup kalbi güçlendirir. Kalp hastaları dışarıdan artık mantıklı görünmeye ‘mecburiyetleri’ yerine getirmek zorunda olan insanlardır. Gevşemeye vakitleri yoktur. Ayrıca sakin sakin oturmakta güçlük çekerler. Hayatlarında sürekli bir şey olmalıdır, işte veya boş vakitlerinde başka birileri veya bir şeylere destek vermek için enerjilerini öyle tüketirler ki kendi ihtiyaçlarına yer kalmaz. Oysa ruhun gıdası olan vakitler de tam da bu vakitlerdir.

8- Surya Mudra (Güneş Mudrası) Yöntem: Yüzük parmağını kıvırıp başparmak ile bastırın. Özellik: Tiroid bezinde merkezi güçlendirir. Süre: Günde iki kez 5-15 dakika uygulanır. Faydaları: Kolesterolü azaltır ve kilo azaltmada yardımcı olur. Anksiyeteyi azaltır, hazımsızlığı düzeltir.

9- Varun Mudra Yöntem: Sağ el serçe parmak ucunu bas parmağın etli kısmına değecek şekilde bükünüz. Sag elin bas parmağını üstüne yerleştiriniz. Sol bas parmağınız ile, bu iki parmağınızın üstüne hafif baskı uygulayınız. Sol eliniz sağ elinizi yumuşakça alttan sarsın. Süre: Günde 3 kere 15 er dakika uygulayabilirsiniz. Özellik: Mide ve akciğerler üzerinde etkilidir. Faydaları: Varuna mudra midede ya da akciğerde fazla balgam biriktiğinde muhakkak uygulanmalıdır. Balgamlaşmaların kısmı sinüzitlerinde akciğerde ve mideden bağırsağa kadar tüm sindirim bölgelerinde yer edinebilir. Balgamlar bedenin her neresinde olursa olsun, zorlanmış sinirlerle, iç kasılmalarla ve huzursuzlukla ilgilidir.Kaldırabileceğinden fazla yüklenmek, acelecilik, kızgınlık ya da korku tarafından tetiklenmektedirler.Varuna mudra ile birlikte aynı zamanda yeni bir yasam planı da ele alınmalı ve görevler sorumluluklar es ve ebeveyn ya da çocuklar arasında tekrar pay edilmelidir.Balgamlaşma olan kişiler genelde çok sorumluluk hisseden kişilerdir.Her şeyin kendilerine bağlı olduğunu ve her şeyi kendilerinin yapması gerektiğini düşünürler. Başlangıçta tüm sorumluluklarınızın akması için akıcı ılık bir su düşünün. Yük olan her ne varsa tümünü akarsuya dökmeniz muhteşem bir başlangıç olabilir. Simdi küçük bir şelalenin altındasınız.ister dışınızda ister içinizde olsun üzerinize yapışmış her şeyin bu su tarafından temizlendiğini imgeleyin.Sonra yeni temiz ve saflığınızın keyfine varın. Simdi bir süreliğine görevlerinizi düşünün neleri bırakabilirsiniz ve değiştirebilirsiniz.

10- Linga Mudra (Isı Mudrası) Yöntem: İki elin parmakları iç içe geçirilir, sol elin başparmağı yukarıya doğru uzatılarak sağ elin işaret parmağı ile sarılır. Özellik: Vücut ısı üretir. Bu mudradan daha çok faydalanmak için beslenmede süt, tereyağına önem vermeliyiz daha fazla su ve fresh meyve suları tüketmeliyiz. Süre: İstenildiği zaman uygulanabilir. Isı ürettiği için çok uygulamada terlemeye neden olabilir. Kış dönemi daha rahat uygulanır. Faydaları: Bu balgam üretimini durdurur ve akciğerlere güç verir Şiddetli soğuk algınlığı ve bronş enfeksiyonunu tedavi eder. Vücudu canlandırır. Mudraları istediğiniz zaman, her yerde yapabilirsiniz. (Otobüs, tren, araba, ofis veya evde) İşe yarayıp yaramadığını anlamak için denemek gerekir. Uygulama ile kazanacağınız çok şey olmasına rağmen, kaybedecek bir şeyiniz yoktur.

Kaynak: Kristal Lotus
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KADINLAR CADI MIDIR?

Yapılan bir savaşta ünlü kral Arthur maalesef esir düşer. Karşı tarafın kralı bu büyük şahsı affedebileceğini ancak bir şartı olduğunu söyler. Kendisine bir soru soracaktır. Eğer Arthur soruya doğru cevap verebilirse ha…yatı kurtulacak aksi takdirde ölecektir. Soruya cevap verebilmesi için 1 sene süresi vardır.

Soru aynen şöyledir:KADINLAR NE İSTERLER?

Bu soru tabi ki dünyanın en zor sorusu. Ancak kralın fazla bir tercih şansı yoktur. Ülkesine geri döner. Türlü alimlere, bilir kişilere danışır ama soruya tam bir doğru yanıt bulamaz. Bu sorunun cevabını sadece yaşlı bir cadı bilmektedir. Artık en son gün gelmiştir ve Arthur mecburen cadıya gider. Cadı soruya cevap verecektir ancak bir şartı vardır. Cadı cevap karşılığında Arthur’un yakın arkadaşı ve en iyi ve yakışıklı şövalyesi ile evlenmek istemektedir. Arthur yıkılır ve bunu kabul edemeyeceğini söyler ve cadının yanından ayrılır. Şovalye olanları duyar ve krala koşup hiçbir şeyin Arthur’un hayatından daha önemli olamayacağını söyler.

Ve cadıdan cevabı alırlar. HER ZAMAN KENDİ ÖZGÜR İRADELERİYLE KARAR ALMAK İSTERLER. Evet kesinlikle doğru olan bu cevap sayesine kralın hayatı kurtulur, ancak şövalyenin hayatı sönmüştür. Cadı dünyanın en çirkin görünüşlü mahlukatıdır. Yemek yerken kuşar, tükürür ve her olumsuz davranışı gösterir. Şövalye ile evlenme gününde bile iğrenç davranışlar göstermiştir. Nihayet şövalye için en kötü an yani gerdek gecesi gelir. Ancaaaakk odaya girdiğinde karşısında cadı yerine dünyanın en güzel kadınını görür. Acayip şaşırır ve sorar. “Sen kimsin?”.

Kadın cevap verir. “Ben evlendiğin cadıyım. Ancak gündüzleri son derece çirkin ve geceleri son derece güzel olurum. Ya da gündüzleri son derece güzel veya geceleri son derece çirkin olurum. Nasıl gözükeceğime sen karar vereceksin”. Şövalye çok kısa bir süre düşünür. Geceleri mükemmel bir sevgili mi yoksa gündüzleri eşiyle beraber kazanacağı saygınlık mı? Ve şöyle cevap verir. “Nasıl olmak istediğine sen karar ver lütfen. Ben senin her haline karşı saygılıyım.” Cadı bu karar karşısında çok sevinir. “Sen bana seçme özgürlüğünü verdin ve beni kısıtlamadın şovalyem.

Bu yüzden ömür boyu yanında güzel ve saygılı biri olarak gözükeceğim
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

YAŞAMIN YAŞAMAYA DEĞER OLDUĞUNU VE İSTERSEM MUTLU OLACAĞIMI ÖĞRENDİM

Hayatımda ilk önce SEVMEYİ öğrendim çünkü sevdikçe kendimi hisssettiğimi öğrendim.
AFFETMENİN ne olduğunu anladım ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandırdığını gördüm.
Bir gün geçmişime baktığımda PİŞMANLIĞIMDAN üzülmediğimi gördüm…, bunları ben yaşadım çünkü.
Birisini HATIRLAMANIN aslında ufak bir telefon görüşmesi kadar basit olduğunu biliyorum artık.
Aslında BANA DEĞER VEREN İNSANLARIN çok yakınımda olduğunu fakat gözlerimin hep uzaklarda olduğunu anladım.
Birisini kırdıktan sonra ÖZÜR DİLEMENİN aslında beni ben yaptığını anladım.
SEN BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN kelimesinin verebilecek en büyük hediye olduğunu buldum.
Bir yerden sonra KELİMELERİN mana ifade etmediğini biliyorum.
Sahilde yürür ve düşünürken birinin de beni DÜŞÜNDÜĞÜ duygusu beni sevindiriyor.
MUTLU OLMANIN aslında bir kedinin güzel bir anını yakalamak kadar basit olduğunu anladım.
KAÇIRDIĞIM FIRSATLARIN aslında bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm.
Yıldızların benim için parladığını görmeyen gözlerim, gün geldi HAYATIMDAN KAYAN YILDIZLARIN gömüldüğü maziyi unutması gerektiğini anladım.
GÖZLERİN kelimelerden daha önemli olduğunu ve yalan söyleyemediklerini biliyorum.
Hayatımda YANIMDA GÖRMEK istediklerimi yanımda göreceğim, çünkü onların bana değer verdiklerini biliyorum.
TELEFONUN 160 karakterine üzüntünün, mutluluğun, yıkıntının sığdığını gördüm.
YAŞAMIN YAŞAMAYA DEĞER OLDUĞUNU VE İSTERSEM MUTLU OLACAĞIMI ÖĞRENDİM

KAYNAK: yAŞAMSAL gELİŞİMMM

Süreç ( Ritim ) Yasası …

563601_350004091786636_994432028_n[1]

Yaşamın spiral şeklinde ritimleri vardır.

Her şey doğar, gelişir ve ölür.

İstenilen şeyin elde edilmesi sınırlandırmamıza göre zaman alır. … Önerileri ; “ Sabırlı ol ” “ Sürece saygı duy ! ” “ Değişimi takip et ! ”

Yardımcısı   :   Güvenmek ve Doğa

Dikkati         :   Elde Edilenler

Bedeli           :   Emek ve Sabır

Hediyesi : Hedefin Ötesine Geçmek ve İsteğinden fazlasını alma

Beş Bölümde Yaşam Hikayemiz

Budist bir rahibenin yazdığı 5 bölümlük bir şiir ve hayat hikayemiz:

YOL 1. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Benim suçum değildi, İçinden çıkmak çok uzun sürdü.
2. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Yine aynı deliğe düştüğüme inanamıyordum. Benim seçimim değildi. İçinden çıkmak çok uzun sürdü.
3. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Alışkanlık olmuştu, Benim suçumdu, Hemen çıktım.
4. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm. Etrafından geçtim, İçine düşmedim.
5. Başka yoldan yürüdüm.

Burada
YOL, yaşamımızı simgeliyor.
DELİK ise zaaflarımız, saplantılarımız ve negatif yönlerimizin simgesi.
BAŞKA BİR YOLDAN YÜRÜMEK ise düşe kalka edindiğimiz deneyimler sonucu yarattığımız yeni insan…
Norveç’li yazar Henrik Ibsen’in de dediği gibi;
Tecrübe bir gözlük gibidir; onun sayesinde ikinci defa daha iyi görürüz.

http://fwmail.net/yasam/bes-bolumde-yasam-hikayemiz/

 

* Düşünün lütfen: Sabah uyandığımızda hangimiz, bize o günü de yaşama şansı vereni hatırlayıp şükrediyoruz?

Hayat aslında güzeldir, ancak dikkatsiz, duyarsız ve duygusuz yaşadığımızdan güzellikleri ıskalıyoruz.

* Ne güzelliklere özen gösteriyoruz, ne ayrıntılara dikkat ediyoruz, ne de elimizdeki artıları görmek için çabalıyoruz.

* Düşünün lütfen: Sabah uyandığımızda hangimiz, bize o günü de yaşama şansı vereni hatırlayıp şükrediyoruz?

* Kaçımız, “Bugün çok özel, çok güzel bir gün, çünkü ben bugün de yaşıyorum” deyip neşeyle kendimizi kutluyoruz?

* Hadi bugün bilinçli yaşayalım….

* Herkesin bugünü yaşama şansı olmadı, dün gece binlerce kişi öldü; biz ise yaşıyoruz.
Ayrıca ağrılar içinde kıvranmadığımız için de çok şanslıyız.

* Önce uykudan uyanalım. Rengârenk bir gökkuşağına dönüşmek istiyorsak hemen dönüşelim, aya ulaşmak istiyorsak derhal ulaşalım; bilirsiniz ya, hayallerin sınırı yoktur; gerçekte yapamadığınız her şeyi hayalimizde yapabilirsiniz.

* Bu kadar tembellik yeter, artık yataktan çıkalım. Lavaboda dişlerimizi fırçalarken aynaya bakıp kendimizi sevelim…

* Umudumuz olunca korkmayalım; inanalım ki, imkânlarımız ve fırsatlarımız da olacaktır.

* Pencereyi açıp nemli sabah meltemini, hayatı içimize çeker gibi, soluklanalım. Soframızda pastırma-sucuk yoksa ne gam; soframızdakini bulamayanlar da var, şükredelim.

* Kapıdan çıkarken eşimizi öpmeyi unutmak yok, işten telefon etmeyi de…

* Sorunlarımız elbette olacak. Sorunsuz insan, sorunsuz cihan olmaz, ama hiç bir sorun kıyamete kadar da sürmez. Bir şekilde çözülür.

* Başınızı dik tutun, ufka doğru bakın: Çiçekler, kelebekler, deniz, rüzgâr, güneş ve her şey… Gözlerinizin önünde sergilenen her şey sizin huzur ve mutluluğunuz için yaratıldı. Siz çok özelsiniz. Ve çok da şanslısınız.

* Herkes hayata kendi yürek penceresinden bakar ve sadece görmek istediğini görür.

*Hayata olumlu bakan, olumlu bakıştan üreyen umut ve cesaretle daha atak, daha cesur, daha moralli oluyor. O zaman sorunların üstesinden daha rahat geliyor.
Sorunları bahane ederek mutsuzluğa ve umutsuzluğa kilitleniyor

Kaynak: Yaşamsal Gelişm