

O sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım. Bu esnada gözüme önümde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı.
En öndeki sanki arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasından gideni bir hayli geride bırakmıştı. Kendi kendime:
“Bu adam hayatta mutlaka başarılı olur.” diye düşündüm.
Onun arkasından giden, sakin adımlarla ilerliyordu.
“Belki bu adam da hayatta bir şeyler başarabilir.” diye mırıldandım.
En arkadan giden ise sanki nereye gideceğini bilmiyormuş gibi sallana sallana ve etrafı seyrederek yürüyordu.
Onun içinse: “İşte!” dedim, “Hayatta hiçbir işe yaramayacak bir serseri!”
Derken aklıma bir şey geldi. Ben bu adamların her üçünün de gerisindeydim!
Evet, başkalarının hâli ile uğraşan kendi hâlini göremez. Başkalarının kusurunu araştırmak, insanı kendi kusurlarını görmekten alıkoyan çok çirkin bir hastalıktır

G Ü Ç : istediğinizde TANRI sizi güçlendirmek için karşınıza zorluklar çıkaracaktır…
B İ L G E L İ K : istediğinizde TANRI size çözmeniz için sorunlar verecektir…
Z E N G İ N L İ K : istediğinizde TANRI karşınıza daha zor ve büyük işler çıkaracaktır…
C E S A R E T : istediğinizde TANRI size üstesinden gelmeniz için tehlike verecektir…
S E V G İ : istediğinizde TANRI size yardım etmeniz için sorunlu insanlar verecektir…
İ Y İ L İ K : istediğinizde TANRI size fırsatlar verecektir…
Ne istemişsek,o alanda bir nevi sınava tabii tutuluruz..
![481246_4847407538169_2092783478_n[1]](https://anetteinselberg.files.wordpress.com/2013/03/481246_4847407538169_2092783478_n1.jpg?w=300&h=198)
Bazen kabul etmesi zor ama hiçbir şey aniden olmaz. Bir gün uyanıp da ön bahçemizde tamamen büyümüş bir ağaç bulmayız çünkü fiziksel dünyada her zaman bir süreç vardır.
Yaptığımız her hareket hayatımızda olumlu veya olumsuz bir şeyi ortaya çıkaracak bir tohum eker.
Bugünkü iyi bir hareket en çok ihtiyacımız olduğunda bir nimet olarak ortaya çıkabilir.
Kaynak: Nancy Azarbard



Budist bir rahibenin yazdığı 5 bölümlük bir şiir ve hayat hikayemiz:

YOL 1. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Benim suçum değildi, İçinden çıkmak çok uzun sürdü.
2. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Yine aynı deliğe düştüğüme inanamıyordum. Benim seçimim değildi. İçinden çıkmak çok uzun sürdü.
3. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm, İçine düştüm. Alışkanlık olmuştu, Benim suçumdu, Hemen çıktım.
4. Bir yoldan yürüyordum, Kaldırımda büyük bir delik gördüm. Etrafından geçtim, İçine düşmedim.
5. Başka yoldan yürüdüm.
Burada
YOL, yaşamımızı simgeliyor.
DELİK ise zaaflarımız, saplantılarımız ve negatif yönlerimizin simgesi.
BAŞKA BİR YOLDAN YÜRÜMEK ise düşe kalka edindiğimiz deneyimler sonucu yarattığımız yeni insan…
Norveç’li yazar Henrik Ibsen’in de dediği gibi;
Tecrübe bir gözlük gibidir; onun sayesinde ikinci defa daha iyi görürüz.
http://fwmail.net/yasam/bes-bolumde-yasam-hikayemiz/

Hayat aslında güzeldir, ancak dikkatsiz, duyarsız ve duygusuz yaşadığımızdan güzellikleri ıskalıyoruz.
* Ne güzelliklere özen gösteriyoruz, ne ayrıntılara dikkat ediyoruz, ne de elimizdeki artıları görmek için çabalıyoruz.
* Düşünün lütfen: Sabah uyandığımızda hangimiz, bize o günü de yaşama şansı vereni hatırlayıp şükrediyoruz?
* Kaçımız, “Bugün çok özel, çok güzel bir gün, çünkü ben bugün de yaşıyorum” deyip neşeyle kendimizi kutluyoruz?
* Hadi bugün bilinçli yaşayalım….
* Herkesin bugünü yaşama şansı olmadı, dün gece binlerce kişi öldü; biz ise yaşıyoruz.
Ayrıca ağrılar içinde kıvranmadığımız için de çok şanslıyız.
* Önce uykudan uyanalım. Rengârenk bir gökkuşağına dönüşmek istiyorsak hemen dönüşelim, aya ulaşmak istiyorsak derhal ulaşalım; bilirsiniz ya, hayallerin sınırı yoktur; gerçekte yapamadığınız her şeyi hayalimizde yapabilirsiniz.
* Bu kadar tembellik yeter, artık yataktan çıkalım. Lavaboda dişlerimizi fırçalarken aynaya bakıp kendimizi sevelim…
* Umudumuz olunca korkmayalım; inanalım ki, imkânlarımız ve fırsatlarımız da olacaktır.
* Pencereyi açıp nemli sabah meltemini, hayatı içimize çeker gibi, soluklanalım. Soframızda pastırma-sucuk yoksa ne gam; soframızdakini bulamayanlar da var, şükredelim.
* Kapıdan çıkarken eşimizi öpmeyi unutmak yok, işten telefon etmeyi de…
* Sorunlarımız elbette olacak. Sorunsuz insan, sorunsuz cihan olmaz, ama hiç bir sorun kıyamete kadar da sürmez. Bir şekilde çözülür.
* Başınızı dik tutun, ufka doğru bakın: Çiçekler, kelebekler, deniz, rüzgâr, güneş ve her şey… Gözlerinizin önünde sergilenen her şey sizin huzur ve mutluluğunuz için yaratıldı. Siz çok özelsiniz. Ve çok da şanslısınız.
* Herkes hayata kendi yürek penceresinden bakar ve sadece görmek istediğini görür.
*Hayata olumlu bakan, olumlu bakıştan üreyen umut ve cesaretle daha atak, daha cesur, daha moralli oluyor. O zaman sorunların üstesinden daha rahat geliyor.
Sorunları bahane ederek mutsuzluğa ve umutsuzluğa kilitleniyor
Kaynak: Yaşamsal Gelişm