21 Madde ile Nikola Tesla’nın Zamanının Çok Ötesinde Bir İnsan Olduğunun Kanıtı

s-a8bc2824b1e635f807443559f784c11057b81c84[1]

Nikola Tesla Sırp asıllı Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanıdır. 1856’da Hırvatistan’daki Smijlan’da doğar. Sıradışı bir hafızası vardır ve 6 dil öğrenir. Gratz’taki Politeknik Enstitüsünde matematik, fizik ve mekanik çalışarak 4 yıl geçirir.
Bugün de -10 Temmuz 1856- Tesla’nın doğum yıldönümü. Onun hakkında bilmediklerimizi öğrenmek için ne de güzel bir gün.
1. Dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek birçok ‘kullanılan ve kullanılmayan’ deneye/buluşa imza atmasına rağmen ders kitaplarında adı nadiren geçer.

 

Özellikle ‘elektriğin kablosuz taşınabilmesi’ gibi bir buluşu ve bunu kanıtlaması O’nun ne kadar benzersiz bir mucit olduğunu açıklar.

2. Radyoyu Marconi icat etti sanılır, X ışınlarını Röntgen’in keşfettiği, vakum tüp amplifikatörünü de Forest’in. Ayrıca Floresan lambayı, neon ışıklarını, hızölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını da Nikola Tesla’nın icat ettiğini bilen sayısı sınırlıdır.

 

AC Akım Jenaratörleri ve Motorları, MRI , lazer teknolojisi, robot teknolojisi, deprem makinesi de Nikola Tesla’nın teorileri kaynaklık edinilerek yaratılmış projelerdir.

3. Tesla, 1884’te Birleşik devletlere ilk defa geldiğinde, Thomas Edison için çalışır. Edison henüz ampulün patentini almıştır ve elektriğin dağıtımı için bir sisteme ihtiyaç duymaktadır.

 

Edison akkor telli ampulü yeni icat etmişti ve elektriğin aktarılması konusunda bir sistem geliştirmeye çalışıyordu ve Tesla’ dan bu konuda yardım istemiş, eğer sistemdeki sorunu çözebilirse büyük miktarda para vereceğini söylemiştir. Tesla sistemdeki sorunları çözerek Edison’u belki de milyon dolarlık bir masraftan kurtarmış ancak vaat edilen parayı hiçbir zaman alamamıştır.
4. Edison ölüm döşeğindeyken Tesla’yı af dilemek için yanına çağırtmış fakat Tesla vaktimi boş laflar dinleyerek geçireceğime, insanlık adına gerekli icatları bularak geçiririm diyerek Edison‘un son arzusunu yerine getirmemiş ve yanına gitmemiştir.

 

 

5. Nikola Tesla, ilk defa elektriğin bir kaynaktan çevreye yayılarak kablosuz ve çok yüksek miktarlarda iletilebileceğini söylemiştir. Daha sonra yaptığı deneylerle de bunu göstermiştir.

Kendisinin elinde kablosuz yanan bir ampul tutan fotoğrafı bulunmaktadır.

6. Tesla’nın rüyası, dünyaya bedava enerji sağlamak idi. 1900 yılında, yatırımcı J.P. Morgan’ın sağladığı 150 bin dolarla Tesla Telsiz Yayın Sistemi/Wardenclyffe adındaki kulenin yapımına Long Island, New York’ta başladı.

Bu yayın kulesi, dünyanın telefon ve telgraf servislerini bağlayacaktı. Aynı zamanda resimleri, borsa verilerini, ve hava durumu bilgisini dünya çapında aktaracaktı. Maalesef, Morgan bunun dünyaya bedava enerji anlamına geldiğini farkettiğinde bu işe para yatırmayı kesti.
Dünya, henüz duyulmamış olan sesin ve resmin iletiminden sonra onun bir kaçık olduğunu düşündü.
Eğer destek o gün kesilmeseydi, günümüzde insanlar elektriği ücretsiz bir şekilde kablosuz olarak kullanabilecekti.
7. Tesla’nın en önemli projesi Kablosuz Enerji İletimi idi. 20 adet ampulü kablo olmadan 25 mil uzaktan yakabildiği kayıtlara geçmiştir.

 

8. Tesla alternatif akım ile ilgili olarak şu sözleri söylemiştir:

“…Kendi alternatif akım ve yüksek frekans ile ilgili “frekans yüksek olduğu müddetçe yüksek voltajlardaki alternatif akımlar derinin yüzeyinde, herhangi bir yaralanmaya neden olmadan salınırlar. Ama bu amatörlerin becerebileceği bir şey değildir. Sinir dokularına nüfuz edebilecek miliamperler öldürücü bir etki yaratabilir ama derinin üzerindeki amperler kısa süreler için zarar vermez. Derinin altına sızabilecek düşük akımlarsa, ister alternatif ister doğru akım olsunlar, ölüme yol açabilir.”
9. Endüstrinin floresan lambayı “icat etmesi”nden 40 yıl kadar önce kendi laboratuvarında floresan lamba kullanıyordu.

Fuarlarda ve sergilerde cam tüplere ünlü bilim adamlarının isimlerinin şeklini veriyordu; bugün her yerde gördüğümüz neon ışıkların ilk örnekleri.
10. Ford ilk motorlu aracı ile gösteriş yaparken yanına giden Tesla bu kadar büyük bir motora gerek olmadığını anlatmış fakat Ford kendini fazla üstün gördüğü için Tesla’yı dinlememiş; bunun üzerine Tesla, ateşleme sistemini icat etmiş ve Ford’a bunu göstermek zorunda kalmıştır.

Fakat her zaman olduğu gibi şanssızlığı burada da kendini göstermiş ve Ford, ateşleme sistemini kullanmak için patentini kendine almıştır.

11. 1898’de, Madison Square Garden’da dünyaya ilk uzaktan kumandalı model botunu gösterir. Yani Tesla’ya uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar ve botlar (ve hatta televizyonlar) için de teşekkür edebiliriz.

Geleneksel Elektrik Fuarının geliştiği yer ve genellikle Barnum-Bailey sirkinin çalıştığı büyük alanın ortasına büyük bir tank koydu ve suyla doldurdu. Bu küçük gölün üzerine, yüzmesi için, 1 metre uzunluğunda anten direği olan bir tekne koydu. Teknenin içinde bir radyo alıcısı vardı. Nikola Tesla, seyircilerin isteği doğrultusunda ileri gitme, sağa veya sola dönme, durma, geri gitme, ışıkları yakıp söndürme gibi çeşitli şeyleri uzaktan radyo kontrol sayesinde yaptı. Unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran bıraktığı gibi günlük gazetelerin ön sayfalarında yer aldı.
Nikola Tesla’yı izleyen herkes Nikola Tesla’nın bunu beyin gücüyle yaptığına inanmıştı.
Nikola Tesla’nın uzaktan kumandası temel alınarak günümüzde uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen uzay mekikleri, uydular, cihazlar geliştirilmiştir.

12. Amerikalılar savaş zamanında Alman denizaltılarını bulabilmek için Edison’dan yardım istemiş ve Tesla’nın önerisi olan “enerji dalgalarını kullanalım” fikrine Edison’un şiddetle karşı çıkması sebebiyle bugün “radar” dediğimiz aygıt 25 yıl geç keşfedilmiştir.

13. Nikola Tesla uzaydaki hayatın varlığı ile de yakından ilgilenmiş. Dünya’da ilk defa 1899 yılının Mart ayında kendi laboratuvarından uzaya ses dalgaları göndermiştir.

Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır. Bunun duyurusunu yaptığında bilim çevresinden ilgi ve destek görememesinin sebebi o yıllarda kozmik radyo dalgalarının bilim camiasında yeri olmamasıdır.
Tesla, Mars’tan ve Venüs’ten radyo sinyalleri aldığını belirtmişti. Bugün onun aslında sinyalleri uzaklardaki yıldızlardan aldığını biliyoruz, fakat o zamanlar evren hakkında çok az şey biliniyordu. Basın ise onun “rezil” iddialarıyla eğlendi.
14. Tesla, Marconi’nin kabul edilen radyonun icadından 10 yıl önce radyo ilkelerini zaten göstermişti.

Aslında (Tesla’nın öldüğü yıl olan) 1943’te yüksek mahkeme Tesla’nın daha önceki açıklamalarından dolayı Marconi’nin patentlerinin geçersiz olduğuna hükmetmişti. Hala pek çok referans kaynak radyonun icadıyla ilgili olarak Tesla’nın ismini zikretmiyor. (Ayrıca Marconi’nin radyosu sesi iletmiyordu, sadece sinyal iletiyordu, halbuki Tesla yıllar öncesinde ses iletimini göstermişti.)
15. Tesla’nın tabiatın işleyişini bizim göremediğimiz bir yetenekle görebildiği ortadaydı. Kilometrelerce öteden elektrik ampullerini yakabilmesi, depremler, şimşekler gibi doğayı kökten yok edebilecek güçleri kontrol edebilmesi bunu açıkça gösteriyor.

Tesla’nın bulduğu şeyleri silaha dönüştürecek olan bir ülkenin diğer ülkelere üstün olacağı bariz ortadadır. Bu gün ABD, Tesla’nın fikirleriyle deprem jeneratörü yapmıştır. HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program/Yüksek Frekenslı Aktif Auroral Araştırma Programı) olarak nitelendirilen projenin kapsamında yapılan denemelerin, 17 Ağustos depremi gibi dünya üzerindeki yıkıcı depremlerin tetiklenmesine sebep olduğu dedikoduları ortalarda dolaşmıştı. Depreme şahit olanların ışık kümeleri-parlamaları görmeleri de ilginç gelmişti.
16. Tesla, dünyanın ilk hidroelektrik santralini Niagara şelalerinde gerçekleştirmiştir.

17. Tesla’nın başarıları karşısında elde ettiği ödül neydi dersiniz? Edison Madalyası!.. Edison tarafından sürekli eleştirilen birine bundan daha kötü bir ödül olamazdı.

18. Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler ve buluşlar vardır. 7 Ocak 1943 yılında kendisine ait patent aldığı 700 buluşla en çok patent sahibi kişi olarak dünya tarihine geçmiştir.

19. Modern dünyayı icat eden insan, milyarder olabilecekken neredeyse meteliksiz bir şekilde 86 yaşında 7 Ocak 1943’te New Yorker otelinde ölü bulundu.

Tesla’nın bütün dokümanlarına ABD hükumeti tarafından el konuldu. Tesla’dan geride kalanlar üzerinde çalışmalara devam edildiği ve geliştirilen teknolojiler olduğu söylentileri bulunmaktadır.
Yaşamını kaybettiği New Yorker Oteli O odaya Nikola Tesla ismi verildi.

20. Bilim adamları bugün onun notlarını satır satır taramaya devam ediyor. Uçuk teorilerinin çoğu bugünün ünlü bilim adamları tarafından ispatlanıyor.

Örneğin, Tesla pervanesiz disk türbin motoru, bugünün modern malzemeleriyle birleştirildiğinde, tasarlanmış en verimli motorlardan biri oluyor. 1901’de patentini aldığı kriyojenik(mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda) sıvılarla ve elektrikle olan deneyleri süper iletkenlerin kaynağını sağlıyor.
21. Elektron altı yükleri olan parçacıkların varlığını ortaya koyan deneylerden bahsetmişti, 1977’de bilim adamları nihayet keşfetti: Kuarklar.

Belki de tarih bir gün gerçek bir dahiyi gördüğü an tanıyabilecektir.
Ayrıca Nobel ödülünü reddetmiş tek bilim(fizik) adamıdır.

 

 

e Tesla’dan sözler: “Paranın başkaları için taşıdığı anlam, benim için bir şey ifade etmiyor.”

‘’Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun yaşamını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum.’’

“Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi, bütün dünyayı aydınlatırdı.”

“Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir.”

 

Teşekkürler Tesla…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Burun tıkanıklığını 25 saniyede geçiren yöntem

29694630_10156421665818866_6187010319575941120_n[1]

Burun tıkanıklığını 25 saniyede geçiren yöntem

Bahar nezlesinin en sıkıntılı tarafı burun akıntısı ve burun tıkanıklığı… Kişiye oldukça sıkıntı veren bu durumu yapacağınız 25 saniyelik bir yöntemle geçirebileceğinizi biliyor muydunuz?
İşte burun tıkanıklığını 25 saniye içerisinde hiçbir ilaç kullanmadan geçiren yöntem…
1. Adım

Dilinizin ucunu, ağzınızın iç kısmının en yüksek noktasına kadar değdirin.
2. Adım

Orta parmağınızı ve işaret parmağınızı birleştirip kaşınızın tam ortasından olacak şekilde ileriye ve geriye hareketler yapın.
1.ve 2. adımı sırayla 20 saniye boyunca uygulayın.
Son olarak da nefesinizi tutun. Nefesinizi tutmak beyin yaşama iç güdüsünü dikkate alarak burun deliğinizi temizliyor.

Burnunuzu tıkayın ve kafasını çok fazla olmayacak şekilde geriye doğru yaslayın. Rahatsız olacak duruma geldiğinizde parmaklarınızı çekin ve burun tıkanıklığına elveda deyin.

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BİLİNÇALTINIZI ANINDA ETKİLEYECEK 10 OLUMLAMA CÜMLESİ

Bilinçaltı-1-768x516
Bilinçaltı ve bilinç birbirinden ayrı iki kavram gibi dururlar ama aslında birdirler. Bilinçaltı aldığımız kararların büyük bölümünde etki sahibidir. Etkisi bilimsel olarak pek çok kez test edilmiştir. Peki bilinçaltımıza ne söylemeliyiz ki zihnimiz pozitif yönde etki alsın. Bu 10 cümleyi bilinçaltınıza mutlaka söyleyin.
1- Kendimi Seviyorum ve Kendimi Kabul ediyorum.
Bilinçaltımızın en çok duymaya ihtiyacı olan sözcüklerden biridir. Bu cümle size olumlu bir hissiyat verecektir.
2- Ben bilinçaltımda kayıtlı tüm arşivi affediyorum.
Bilinçaltınız sizin veri depolama merkeziniz gibi çalışır. Bu cümle ile yüklerinizi hafifletebilirsiniz.
3- Ben aklımla ve tüm vücudumla bir bütünüm.
Bilinçaltınızı kabul ettiğinizde olumlu ve iyi hissedeceksiniz. Olumlu düşünmenizi sağlayacaktır.
4- Her şeyi başarabilirim.
Bilinçaltının en büyük korkularından biri başarısızlıktır. Çünkü başarısızlık büyük yıkımları beraberinde getirebilir.
5- Ben hayatımın tasarımcısıyım. Kararlarımı verir ve doğru adımlar atarım.
Bilinçaltınızın karar vermenizi etkilemesinde en büyük etken sizin iyiliğinizdir. Fakat kararlarınıza güvenmeniz olumlu bir dönüş yapacaktır.
6- Bugün eski alışkanlıklarımı bırakıp yerlerine yeni ve iyi olanları alıyorum.
Bilinçaltınız alışkanlıklarınıza sahip çıkan merkezdir. Bir şeyi bırakamıyorsanız bu kesinlikle bilinçaltı ile ilgilidir. Bu cümle ile bilinçaltınıza daha olumlu yüklemelerde bulunabilirsiniz.
7- Kendime güveniyorum. Zorluklar benim için kolaya dönüşüyor.
Bilinçaltınızın temelde sizin için istediği bu ama genellikle kendimize güvenimiz hep düşük oluyor…
8- Geçmiş ile barışıyor ve sevgiyle serbest bırakıyorum.
Geçmişimiz bilinçaltımızın gölgesinde yaşar. Eğer bilinçaltımızı olumluya çekmek istiyorsak bu cümle ile olumlama yapmalıyız.
9- Bilinçaltımı tüm olumlu düşüncelere açıyorum.
Bu sayede bilinçaltınız olumlu olaylara daha dikkat edecektir.
10- Kendimi özgür kılıyorum. Beni bağlayan tüm ipler çözülüyor.
Bilinçaltınız büyük bir yönetim içindedir ve sizi egonuz ile kontrol altında tutar. Bu olumlama ile bilinçaltınızın olumlu bir şekilde çözülmesine yardımcı olabilirsiniz.
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bir adam çölün tam ortasında ıssız bir yolda arabası ile güneşin altında yolculuk yapmakta imiş

hayat-bir-yolculuk-indigodergisi[1]

 

Bir adam çölün tam ortasında ıssız bir yolda arabası ile güneşin altında yolculuk yapmakta imiş. Arabanın kliması bozukmuş ve adamın yanındaki su da tükenmiş. Bunaltıcı sıcakta, dili damağına yapışmış ter içerisinde göz alabildiğine uzanan düzlükte bir şişe soğuk su için ömründen yıllar vermeye hazır bir ruh hali ile saatleri ve kilometreleri saymakta imiş ki yolun kenarında küçücük bir dükkan görmüş. Heyecan ve sevinç içerisinde çölün ortasında bir dükkanın olması garipliğini hiç düşünmeden arabasını park etmiş, koşarak fırlamış ve dükkanın içerisine girer girmez tezgaha dayanıp; ; “Allah rızası için bir litre soğuk su ver” demiş.
Tezgahın arkasında duran takım elbiseli, sinekkaydı traşlı, özenle arkaya taranmış jöleli saçlı adam soğuk bir tavırla “Hoş geldiniz efendim” demiş bir an durduktan sonra da son derece kibirli bir tavırla “Korkarım biz market değiliz, su satmıyoruz” diye ilave etmiş. Bizimki satıcıya “Su satmıyor musunuz? Peki ne dükkanı bu?” diye sorunca da aynı tavırla “Biz kravat satıyoruz, gördüğünüz gibi dünyanın en iyi markalarından ipekli kravat ve fularlarımızla hizmetinizdeyiz” diye cevap vermiş. Adam sıcaktan ve susuzluktan deli gibi; “Kravat mı? Kafayı mı uçurdun be adam? Çölün ortasında kim kravat alır? Peki su nerede bulacağım ben? ” diye sorularını sıralamış. Satıcı “kafayı uçurma” sözcüklerinden alınmış olduğu belli bir şekilde ” Beyefendi hiç de dediğiniz gibi değil, satışlarımız oldukça iyi, size de kravat almanızı tavsiye ederim inanın memnun kalacaksınız.” Bir an durmuş ve; ” Suya gelince 7 kilometre ileride 5 yıldızlı bir otel var” diye cevap vermiş. Adam da ileride otel olduğunu duyunca yıldırım gibi dükkandan çıkmış kapıyı çarpmış arabaya atlamış ve patinaj sesleri arasında otele doğru yola çıkmış.
Yaklaşık yarım saat sonra aynı araba dükkanın önünde tekrar durmuş. Öfkeden kıpkırmızı adamımız perişan bir şekilde dükkana tekrar girmiş ve gülümsemekte olan satıcıya “Uzatma ve bana çabuk bir kravat ver, renk, marka önemli değil” demiş ve sonra da çıkışmış “Otele kravatsız olarak müşteri kabul etmediklerini niye ilk gelişimde söylemedin?”
———————

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kartal kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır.70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.

30697593_1238190329651716_4675986970248216576_n[1]

 

Kartal kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır.70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40’a vardığında pençeleri sertleşir esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır:
– Ya ölümü seçecektir
– Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.
Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.
Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız. Zafer uçuşunu sürdürmek için bize acı veren eski
alışkanlıklarımızdan geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz.
Sevgiyle
Önce insan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eski öğretilerden günümüze kadar gelen günlere göre şans sözler ve renkleri

30572343_10156435460658866_9056074565230264320_n[1]

Eski öğretilerden günümüze kadar gelen günlere göre şans sözler ve renkleri
1)Pazartesi gününe göre şanslı renk ve söz
Pazartesi günü kadınlar için kırmızı bir ayakkabıbüyük şans getirir.
Erkeklerin pazartesi günü şans getiren rengi ise yeşildir. Yeşil renkli bir tişört yardımcı olur.
Pazartesi gününün şanslı sayısı 3’tür.
Sabah kalktığınızda üç kez TOOT RAMİ TOOT derseniz o gün size şans kapıları daha açık olur.
2)Salı gününe göre şanslı renk ve söz
Salı günü, haftanın en şanssız günlerinden biridir ve genellikle herkesin talihi ters gider.Bugün olabildiğince az risk alın ve şans ile ilgili işlere fazla bulaşmayın.
Ama ille de yapacaksanız, salı günün şans getiren rengi SİYAH’tır ve küçük parmağınızın tırnağına küçük bir parça siyah oje sürmek sizi rahatlatır.
Salı günü sabah uyandığınızda yedi kez aynaya karşı yüksek sesle DEMİON diye seslenmeniz sizi şans çarklarına biraz daha yaklaştırır.
3)Çarşamba gününe göre şanslı renk ve söz
Şans kapılarının en yüksek olduğu zamandır ve çarkı felek çarşamba günleri çok açık olur. Şans ile ilgili her ne yapacaksanız çarşamba gününü tercih etmeniz iyi olur.
Çarşamba günü Turkuaz renkler size yardımcı olur. Mümkünse üzerinizdeki bütün elbise ve takıların rengi Turkuaz olsun.
Çarşamba gününün uğurlu sihirli kelimesi LİNKELİ’dir. Ve dua okur gibi bu kelimeyi tekrar etmeniz bahtınızı açık tutar.
4)Perşembe gününe göre şanslı renk ve söz
Dikkat edin, Perşembe günleri özellikle kadınlar için çok büyük ödüller vardır. Sanki kadınlara ait bir özel büyü günü imiş gibi bütün her şey onlar için çalışır. O gün, şans ve hayırlı kısmet günüdür.
Perşembe günü, gün boyunca toprak rengi kıyafetler giyin. Ayakkabılarınız da aynı renk olsun ya da büyünün daha etkili olmasını istiyorsanız, meşe rengi olan deri ayakkabı giyin.
Karartılmış, gümüş rengi takılar da şansınızı arttırır. Özellikle antik desenli takılar takın.
Perşembe gününün tılsımlı kelimesi AHMAR’dır ve gün boyunca bu kelimeyi içinizden tekrar edin durun. Şans kapıları size açık kalacaktır.
5)Cuma gününe göre şanslı renk ve söz
Cuma, su günüdür ve şans kapıları su ile alakalı yerlere akar. Bu gün suyla fazla haşır neşir olun. Özellikle, deniz, göl, dere gibi yerlerin yakınlarında bulunun. Çok su için, elinizi çok yıkayın.
Gün boyu su ile temasınızı kesmeyin. Kıyafetlerinizin rengi de açık olsun.
Su rengi, beyaz, beyaza açık sarıya, çok açık maviye yakın renkli elbiseler giyin. Günün şanslı sözü ABBİR’dir ve gün boyu bu kelimeyi içinizden tekrar edin. Şans kapıları size açık olacaktır.
6)Cumartesi gününe göre şanslı renk ve söz
İşte ateşin gücünü gösterdiği gün. Bu gün her şey ateş ile alakalıdır. Sizin de ateşe yakın olmanız şansınızı arttıracaktır.
Ateş renkli kıyafetler giyin. Kırmızı, sarı tonlarını iç içe kullanın. Pırıl pırıl, dikkat çekici elbiseler ve ateş rengi ayakkabılar giyin.
Takılarınızda da aynı renkler olsun. Sabah uyandığınızda üç kibrit çöpünü yakın ve sönene kadar ateşe bakın. Bakarken FEİRİ kelimesini söyleyin. Gün boyu aynı kelimeyi içinizden tekrar edin.
Cumartesi günü size özellikle ateşli aşık bulma yolunda büyük şans kapıları açacaktır.
7)Pazar gününe göre şanslı renk ve söz
Pazar günü, havanın günüdür ve o gün çarkı felek sadece kendine çok yakın olanlara şans kapılarını açar. Ona yakın olmak için, gülkurusu renkleri olan elbiseler giyin. Çok açık yeşil renler de iş görür.
Ama ayakkabılarınız mutlaka beyaz renkli olmalıdır. Ya da ayakkabınızda beyaz renk de olmalıdır. Pazar günü havaya yakın olmak için, açık alanlarda, parklarda, bahçelerde olmaya dikkat edin.
Hava ile ne kadar yoğun temas içinde olursanız, şansa o kadar yakın olursunuz. Günün tılsımlı kelimesi ARREO’dur ve gün boyunca bu kelimeyi içinizden tekrar edin.
#uğurlurenk #günleregöreruhhalimiz #sihir #abrakadabra #

kaynak: serpil uygun

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ANA BABALARIN MUTLAKA OKUMASI ve DİKKAT ETMESİ GEREKEN ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER.

Family of four
Prof. Dr. Bengi Semerci… Psikopatlar niçin çoğalıyor?
Kısaca şöyle derler; domuzuna ve çocuğuna her istediğini verirsen, ilerde, besili bir domuzun ve domuz gibi bir çocuğun olur.
Şimdi makaleyi okuyabilirsiniz.
Genç çocuğu olanların dikkate alması gereken çok önemli bilgi.
Psikopatlar niçin çoğalıyor?
32 yaşındaki oğlu için gelen anne şikâyet ediyor: “Doğru dürüst okumadı ama okul bitti. Şimdi de iş beğenmiyor. Bulduğumuz işlere ‘yorucu, bana yakışmaz, bu paraya çalışılır mı’ gibi gerekçelerle gitmiyor. Bütün gün evde. ‘Onu getir, bunu al’ şeklinde emirler veriyor. Yapmak istemediğimizde ‘Beni doğurdunuz, yapmak zorundasınız, çocuğunuz değil miyim?’ diyor. Direnirsek üstümüze yürümeye başlıyor. Artık korkuyoruz. Ne yapabiliriz?”
Bir başka anne benzer şeyleri henüz 16 yaşındaki oğlu için anlatıyor. Her sabah özel şoförün okula götürdüğü, haftalık harcaması asgari ücretten fazla olan, kredi kartı ile istediğini alabilen ve bunların az olduğunu, okulu nasılsa bitireceğini, babasının işinin onu beklediğini ve bu nedenle gençliğini çalışarak geçirmesinin anlamsız olduğunu söyleyen, sabahlara kadar barlarda gezen, kızdığı zaman kendisine küfür eden, el kaldıran bir çocuk.
Bir baba, 14 yaşındaki çocuğunun kendisini yaraladığını ağlayarak anlatıyor ve benzer bir öyküyü aktarıyor.
Hepsinin son cümlesi benzer: “Doğduğundan beri bir dediğini iki etmedik, koruduk, sevdik. Hiçbir şeyini eksik bırakmadık. Niçin böyle oldu?”
Öğrencinin Jaguar marka arabası olur mu?’ tartışmaları bu konuyu ele almamı zorunlu hale getirdi. Yazmadan önce tartışmaları bir kez daha gözden geçirdim. Tartışılan konu: O öğrencinin Cumhurbaşkanı’na gitmesiymiş. Oysa tartışılması gereken konu: Çocukların kaç yaşında, nelere sahip olmalarının daha doğru olduğu olmalıydı. Çünkü özel üniversitelerin park yerlerine girdiğiniz zaman göreceğiniz araba markaları, tartışılan Jaguar’dan ucuz olmayacaktır.
Aslında üniversitelere gitmeye ve arabalara bakmaya bile gerek yok. Sokaklardaki, kaffelerdeki gençlere, hatta genç bile sayılamayacak küçük çocuklara bakın. Sadece kıyafetlerine değil, ellerindeki cep telefonlarına, taşıdıkları çantalara ve en önemlisi konuşmalarına bir bakın. Ailesi varlıklı olan çocuk ve gencin bunlara hakkı var mı? Herhalde vardır. Zaten tartışılması gereken de bu değil. Tartışılması gereken; çocuklara ve gençlere zamanı gelmeden alınanların ve izin verilen davranışların, onların gelişimine ve topluma nasıl zarar vereceği olmalıdır.
Çevreye ve kendine zarar verici davranışların olması, herkesin kendisine borçlu olduğunu düşünen ve bu nedenle isteklerinin hemen ve eksiksiz yerine getirilmesini isteyen, yapılmadığı zaman saldırganlaşan, emek sarf etmeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen kişileri 18 yaşın altın dalarsa ‘davranım bozukluğuyla, üstünde ise ‘antisosyal kişilik bozukluğuyla tanımlıyoruz. Yaygın olarak bilinen adı ile bu kişilere ‘psikopat’ diyoruz. Son yıllarda bu sorunla ilgili başvurular giderek artıyor. Bu artışın en büyük nedeni; çocuk yetiştirme biçimimizdir.
SORUMSUZ VE DOYUMSUZ ÇOCUK
Doğduğundan beri bir dediği iki edilmeyen, her istediğine kavuşan, isteğinin yaşı ile uyumlu olup olmadığına bakılmayan, emek sarf etmeden, değerini bilmeden alınanları, yapılanları hak görerek yetişen bir çocuğun; sorumluluk sahibi, doyumlu, çalışarak kazanmanın erdemine inanan, bir şeyleri elde etmek için emek sarf etmesi gerektiğini bilerek çalışan bir birey olmasını beklemek mümkün mü?
Avrupalı ve Amerikalı aileleri ‘çocuklarına bakmıyorlar, yazları çalışmalarını istiyorlar’ diye kötüleyenlerin düşüncelerini gözden geçirmelerinde yarar var. Çocuklarımızı sevmekle onları doğru yetiştirmek arasındaki farkı anlamamıza yardımcı olur, diye daha önce de yayımladığım, ‘Geleceğin Psikopatlarını Yetiştirme Yolları’nı tekrar yayımlıyorum:
– Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başlayın! Bu şekilde o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.
– Kötü sözler söylediği zaman gülün! Böylece o kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.
– Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretmeyin! 21 yaşına gelince kendi kararlarını, kendisi versin diye bekleyin!
– Yerde bıraktığı her şeyi kaldırın; kitaplarını, ayakkabılarını, kıyafetlerini… Onun için her şeyi siz yapın ki o, bütün sorumluluklarını başkalarına yüklemeye alışsın!
– Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.
– Ona istediği kadar harçlık verin ki hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin.
– Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getirin ki, istediklerine ulaşmak için çalışmak gerektiğini öğrenmesin.
– Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı daima onun tarafını tutun ki, onların hepsine karşı peşin hükümleri oluşsun.
– Bütün bunları ve benzerlerini yaparak yetiştirdiğiniz çocuğunuz bir gün suç islerse, kendisinden özür dileyin! Ama onu felaket dolu bir hayata hazırladığınız için kendinize teşekkür etmeyi ihmal etmeyin!!
(Bu belge, ABD Houston Polis Müdürlüğü tarafından hazırlandı ve kentteki tüm evlere ve okullara dağıtıldı.)
Prof. Dr. Bengi Semerci

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hangi Gün Doğduğunuz Kişiliğinizi Nasıl Etkiler?

timthumb[1]
Küçükken rahmetli ananem, haftanın her günü kendine has işlerin yapıldığından bahsederdi. Örneğin, Salı gününe Salı sallanır der, çamaşır yıkanması ve temizlik işlerinin o güne denk gelmesinden hiç hoşlanmazdı. O zamanlar bu durumu batıl inançla bağdaştırır ve bu sözlerini katiyen dikkate almazdık. Yıllar geçip yetişkinliğe adım attığımda, aslında eskilerin bu tip latifelerinin tamamen mesnetsiz hurafelerle ilgili olmadığını hayretler içinde fark ettim. Hint Astrolojisi ile tanıştığım dönemde ise gerçekte haftanın her günün bir yöneticisi olduğunu ve günlerin enerjilerinin hangi gün doğduğumuzun bize olan özel yansımalarının olduğu ve bu nedenle o günün genel etkilerini yönlendirerek hareket etmek açısından önemli olduğunu şaşkınlıkla fark ettim ve sıklıkla ananemi sevgiyle yâd ettim J
Evet, Hint Astrolojisine göre haftanın her gününün kendine has bir enerjisi yani gezegeni vardır. Bu enerjilerin ne olduğunu bilirsek, en genel hali ile bu günlerde yapacağımız işleri de buna göre yönlendirme şansımız olur.
Pazartesi gününün İngilizce karşılığı bildiğiniz gibi “Monday” olarak geçer, Monday aslında Moon day den türetilmiş ve zaman içinde Monday olarak söylenmeye başlanmış bir kelimedir. “Moon” İngilizce AY demektir. “Day” ise gün. Dolayısı ile pazartesi günü aslında binlerce yıldır Ay günü, yani Moon day olarak adlandırılır.
PAZARTESİ, Ay günüdür. Meşhur Pazartesi sendromunun bugüne denk gelmesi sadece haftanın ilk iş günü olmasıyla ilgili değildir. Zira Ay, astroloji anlamında gelgitli, iniş çıkışlı duygusal etkilere açık olduğumuz enerjilere sahip bir gezegendir. Bu nedenle pazartesi günü duygusal iniş çıkışlara daha yatkın oluruz. Diğer yandan Hint astrolojisinde Ay enerjisi iştah ve beslenme ile de bağlantılıdır. Bu nedenle Pazartesi günü bilinenin aksine diyete başlamak adına çok uygun bir gün değildir. Ayrıca bugünü yorucu fiziksel aktivitelerle de geçirmemek doğru olur. Temizlenmek, arınmak, dinlenmek, yemek yapmak için ise uygun bir gündür.
Pazartesi Günü Doğduysanız
Eğer Pazartesi günü doğduysanız, duygusal hassasiyetlere yatkın, ruhsal olarak bir durumdan diğerine çabuk geçebilen birisi olabilirsiniz. Aileniz ve muhtemelen anneniz sizin için önemli olacaktır. Su ile aranız iyi olabilir. Ya da suya yakın yerlerde yaşamak istersiniz. İnsanlarla, işlerinizle yani uğraşı alanlarınızla duygusal bağlantılar veya bağlanmalara eğiliminiz olacaktır. Beslenmek ve beslemek sevdiğiniz bir uğraşı olabilir. Depresif olmaya daha yatkın olacağınız için stres ve hassasiyetlere eğilimli olacağınızı bilin. Eviniz sizin için önemli olacaktır. Kendinizi evinizde rahat hissedersiniz. Duygusal olarak hassas birisinizdir.
SALI günü, Mars tarafından yönetilir. Mars, fiziksel olarak hareket ve enerji veren bir gezegendir. Bizim savaşçı ve mücadeleci tarafımızı temsil eder. Bu nedenle Salı günü fiziksel güç isteyen işlere yönelmek, spora başlamak, aktivasyon içinde olmak, hareket gerektiren işleri düzenlemek, teknik konulara eğilmek, tadilat ve tamirat yapmak, rekabet gerektiren işlerimiz varsa bu alanlarda adım atmak adına uygundur. Temizlenmek, arınmak enerjilerini desteklemez. Temizlik gününü Salı’ya denk getirmek pek uygun değildir anlayacağınız. Salı günü kırmızı ile temsil olur. Bugün özellikle fiziksel aktiflik gerektiren uğraşmanız gereken bir iş varsa, üzerinizde kırmızı bir giysi bulundurmak, aksesuar takmak iyi gelecektir. Salı günü ayrıca telaş ve adrenalin açısından enerjilerin yüksek olduğu bir gündür. Bu nedenle kazalara, dalgınlıklar veya fark etmemek kaynaklı sakarlıklara dikkat edin.
Salı Günü Doğduysanız
Aktif, mücadeleci, sportif bir yapınız vardır. Enerjisi yüksek birisiniz. Spor ile fazla enerjinizi dengelemek sizi rahatlatır. Siz monoton ve durağan işlerden, koşullardan çabuk sıkılan bir yapıda olabilirsiniz. Liderlik özellikleriniz yüksektir. Önde olmak, öne geçmek, ele aldığınız işlerde başkalarıyla rekabet etmeye içgüdüsel olarak yönelebilirsiniz. Fiziksel ve teknik işlerde, koşturma ve adrenalin isteyen alanlarda kendinizi daha rahat ifade edebilirsiniz. Hırslı ve savaşçı bir yapınız vardır, kolay pes etmezsiniz.
ÇARŞAMBA günü Merkür günüdür. İletişim, ticari bağlantılar, gençlerle ilgili konuları ele almak, görüşmeler yapmak adına bugün uygundur. İletişim açısından çözmeniz gereken bir işi, ticari bir bağlantıyı veya konuyu, gençlerle ilgili halletmeniz gerekenleri Çarşamba gününe alabilirsiniz. Eğer önemli telefon görüşmeleriniz varsa, haftalık planlarınız içinde haberleşme ve iletişim gerektiren konular bulunuyorsa, Çarşamba gününe almak doğru olur. Çarşamba günü Merkür günü olması nedeniyle, yazarlık, eğitmenlik, seminer ve konferans, basın ve reklam işleri adına da destekli bir gündür. Bugün yeşil giyinmek, üzerinizde yeşil bir takı, taş bulundurmak veya aksesuar takmak iletişim etkileriniz adına daha rahatlatıcı olacaktır.
Çarşamba günü doğduysanız
İletişime açık birisiniz. Kendinizi ifade etmek, yazılı veya sözlü yolla ortaya koymak sizin için önemli olacaktır. Gazetecilik, yazarlık, basın ve medya gibi alanlara doğal eğiliminiz olabilir. Satış ve pazarlama yönünüz kuvvetli olabilir. İfade alanlarına önem veren, konuşmayı, iletişim kurmayı seven birisi olabilirsiniz. Hızlı düşünen pratik çözümler bulan taraflarınız vardır veya bu yönlerinizi zamanla daha iyi kullanmayı öğrenirsiniz. Entelektüel bilgi veya bilgi sizin için önemlidir. Ticari alanlarda çalışmak, ticari konularla uğraşmak doğal yetenekleriniz arasında olabilir.
PERŞEMBE günü Jüpiter günüdür. Dini veya ruhsal çalışma yapmak adına bugün çok uygundur. Yoga, meditasyon, astroloji çalışmaları, ruhsal konular, dini toplantılar ve araştırmalar, eğitim konuları, seyahat ve benzeri planlamalar veya başlangıçlar adına Perşembe günü uygun etkiler barındırır. Ayrıca çocuklarla ilgili çözmeniz gereken işleri Perşembe günü ele alabilirsiniz. Eğer eğitim benzeri bir işe bağlayacaksınız, kişisel gelişim, astroloji ve benzeri konularda bir başlangıç yapacaksanız, Perşembe uygun bir gündür. Bugünü aşırı aktif ve agresyon içinde geçirmemeye bakın. Ruhsal konular veya daha zarif sakin işleri bugüne denk getirmeye, araştırma yapmaya ayırmaya gayret edin. Bugünün rengi sarıdır. Perşembe günü sarı aksesuarlar, takılar veya giysiler günün Jüpiter enerjisini daha da vurgulu yapacaktır.
Perşembe Günü Doğanlar
Ruhsal gelişime, dini konulara, spritüal alanlara doğal meraklarınız olabilir. Eğitim ve öğrenim sizin için önemlidir. Güler yüzlü, mutlu veya çevrenize dönük biri olarak bilinirsiniz. Paylaşmayı seversiniz, canlılara merhametlisinizdir. Bilgi ve öğrenmek, hayatı paylaşmak sizin için önemlidir. Çevrenize yardım eden, yol gösteren bir misyonunuz olabilir. Ruhsal alanlara doğuştan eğilimini vardır.
CUMA günü ise Venüs günüdür. Bugün eğlence, arkadaş toplantıları, aşk ve ilişkiler adına uygun enerjiler bulunur. Evlilik adına adım atmak en çok Cuma günü desteklenir. Diğer yandan Cuma günü alışveriş yapmak, takı ve benzeri alımlar, estetik ve kişisel bakımlar için yine çok uygundur. Bugün iş dışında sosyal alanlara dönebileceğiniz, kendinize zaman ayırabileceğiniz, keyifli işlere yönelmeniz gereken bir gündür. Aslında Cuma tam bir dinlenme günüdür ama günümüz koşullarında bunu uygulamak pek mümkün olmuyor. Yine de eğer imkânınız ve zamanınız varsa, Cuma gününü dinlenerek, kendinize vakti ayırarak geçirmeye gayret edin veya sosyal ilişkilerinize zaman ayırın.
Cuma Günü Doğanlar
Sosyal, keyfine düşkün, rahat yaşamayı seven, duygusal hayatına önem veren insanlardır. Geniş bir arkadaş çevreleri olabilir. Güzel arabalar, evler, çevrelerinde güzellikler görmek ilgilerini çeker veya onları mutlu eder. Kendileri ile barışıktırlar. Stresi, kavgayı, sorunları sevmezler. Gergin ortamlardan hiç hoşlanmaz, hemen o alandan çıkmak isterler. Her şeyin güzel olmasını isterler. Lükse veya iyi yaşama dönük olabilirler. Sosyal aktiviteler ve arkadaşları onlar için önemlidir. Çevreleri tarafından sevilen, karşı cinsin ilgisini çeken, flört veya ilişkilerini önemseyen bireylerdir.
CUMARTESİ günü, İngilizce de “Saturday” olarak geçer. Eskiden bugün Saturnday olarak adlandırılmış, yani Satürn günü. Dolayısı ile Cumartesi günü Satürn enerjisine sahiptir. Satürn kısıtlayan, öğreten etkilere sahiptir. Sabır ve metaneti temsil eder. Bugün sabır gerektiren işler, üretim alanları, büyük işletmeler, estetik ve duygusal konular yerine daha sağlam ve uzun vadeli konulara yönelmek daha doğrudur. Her durumda Cumartesi günü sonuçları uzun vadeye yayınlanacak işler ele alınabilir. Örneğin, nikâh ve düğünler sıklıkla Cumartesi planlanır. Normalde Satürn enerjisine ters gibi duran evlilikle ilgili her türlü adım, sonuçları uzun vadeye yayılacak önemli bir durum olduğu için Cumartesi başlangıcı yapılabilir. Cumartesi gününe kalıcı işleri denk getirmeye gayret edin. Diğer yandan bu konular hemen gelişme göstermeye bilir, sonucunu beklerken sabırlı olmanız gerekebilir.
Cumartesi Günü Doğanlar
Dayanıklı insanlardır. Dışarıdan ciddi, mesafeli görülebilirler. Ancak sağlam bir kişilikleri ve hayata karşı metanetli bir duruşları vardır. Birçok badire atlatabilir ama bir şekilde ayakta kalırlar. Olgundurlar. Etik ve doğrucu olurlar. Yaptıkları işi en iyi biçimde ele almak isterler. Bir anda birçok işi yapamayabilirler veya çok analitik bir bakışları olmaya bilir ama yaptıkları düzgün yapan, sonuç odaklı ruhsal olarak olgun bireylerdir. Prensipleri vardır ve oradan pek kolay ayrılmazlar. Çok esnek değillerdir.
PAZAR günü ise yine İngilizce de Sunday olarak aktarılır. Yani “Güneş” günü. Gerçekte Pazar günü tatil için uygun değildir. Yaşam enerjisini ve kariyeri temsil eden gezegen, bugün batı geleneklerinde tatil günü ilan edilmiş olsa da, aslında oldukça verimli bir gündür. Enerji isteyen konular, şifa çalışmaları, yönetsel işler, idari işler açısından uygun bir gündür.
Pazar Günü Doğanlar

Doğal liderdirler. İnisiyatif almayı seven, idari yetenekleri yüksek, insan kaynakları, yönetsel konular, üst düzey yönetim alanlarına uygun enerjileri bulunur. Önde olmayı severler. Kontrolcü bir yapıları vardır. Güneş enerjisi Marstan farklı olarak koruyan, bir anlamda baba figürünü de temsil ettiği için bu kişiler çevrelerine karşı korumacı olurlar. Otoriterdirler. Zayıflığa tahammülleri olmaz. Geride kalmayı herhangi biri gibi görünmeyi sevmezler. Yönetsel konulara doğal yatkınları vardır ve yönetmeyi, idare etmeyi severler. Bulundukları alanda tek yetkili olmaya dönüktürler. Yani tek kral onlar olmalıdır. Öte yandan genellikle işe ve kariyere dönük olurlar. Özellikle erkeklerde Pazar yani Güneşi temsil eden günde doğanlar iş ve çalışma ile mutlu olan bireyler olabilirler.
Haftanın her gününü mutluluk ve ışıkla geçirmeniz dileklerimle. Başka bir konuda tekrar görüşmek üzere.
Sevgilerimle.
Şebnem Ekşib

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BEDENİMİZİN DUYGUSAL DİLİ VE OLUMLAMALARI…

20151110172740[1]

Vücudumuz deneyimlemekte olduğu duygusal ve bilinçaltı mesajları bize ağrılar ve hastalıklar şeklinde ifade ederek iletişim kurmaya çalışır. Genel olarak hayatımızla ilgili doğru yolda olup olmadığımızı bu mesajlar sayesinde anlarız. Karmaşık hayatlarımız, bazen vücudumuzdan bize gelen mesajlar farketmemizi engeller. Kendi iyiliğimiz için dönüşüm ve berraklık, bu mesajları anlayarak gereğini yapmaya niyet ettiğimizde başlayacaktır. Aşağıdaki listede yer alan bilgiler sezgisel olup, bu listeye bir çok ek yapmak ve onu geliştirmek mümkündür.
Ergenlik sivilcesi: Kabul edememek, kendini beğenmemek
Olumlama: Kendime duyduğum sevgi ve anlayış vücuduma ve yüzüme yansıyor.
Bağımlılıklar: Kendinle yüzleşmekten kaçmak. Korkuyla yüzleşmemek. Kendini sevmenin nasıl olacağını bilememek
Olumlama: Aradığım cevapları bulabilmek için içime dönmek ve içime bakmak güvenlidir.
Alkolizm ve Suistimal: Faydasızlık hissi, suçluluk, yetersizlik ve kendini reddetme hisleri.
Olumlama: Şu an şimdi de yaşıyorum. Her an benim için yeni. Kendi değerimi görüp farketmeyi seçiyorum. Kendimi şu an seviyorum ve onaylıyorum.
Alerji: Kendinizin veya başkasının sizin gücünüzü inkar etmesi
Olumlama: Dünya güvenli ve dostça. Ben güvendeyim. Hayatla barışığım.
Ayak Bileği: Esnek olamamak, suçluluk duygusu. Bilekler keyif alabilme yeteneğini temsil eder.
Olumlama: Hayattan keyif almayı ve neşeli olmayı hakkediyorum. Hayatın bana sunacağı tüm keyifleri şu andan itibaren kabul etmeyi seçiyorum.
Kaygı ve Sinir: Hayatın doğal akışına güvenmemek.
Olumlama: Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hayatın akışını ve aşamalarına güveniyorum. Güvendeyim. Sevdiklerim güvende.
Kol problemleri: Hayatın getirdiği deneyimlere tutunamamak.
Olumlama: Bana gelen tüm deneyimlere sevgiyle sarılıyorum ve bu tecrübeleri keyifle kucaklıyorum.
Sırt Ağrısı (üst): Duygusal destek eksikliği. Kimse tarafından sevilmeme hissi, aşık olmaktan korkmak.
Olumlama: Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hayat beni her zaman sever ve destekler.
Sırt Ağrısı (orta): Suçluluk duymak, geçmişe takılı kalmak. Sırtında yük olarak taşıdığı insanlardan kurtulma ihtiyacı.
Olumlama: Geçmişi evrene serbest bırakıyorum. Kalbimdeki sevgiyle birlikte hayatımda ilerlemekte özgürüm.
Sırt Ağrısı (Alt) : Parasal endişeler, finansal kaygılar.
Olumlama: Hayatın tüm aşamalarına güveniyorum. Tüm ihtiyaçlarım hallediliyor. Güvendeyim. Sevdiklerim güvende.
Yüksek Tansiyon: uzun süreli ve çözümlenememiş duygusal problemler.
Olumlama: Geçmişi sevgiyle evrene serbest bırakıyorum. Kendimle barışıyorum. Huzura ulaşmayı seçiyorum.
Alçak Tansiyon: Çocukken az sevgi görmek. Yenilgiyi kabullenme, “neye faydası olacak, nasılsa işe yaramayacak “ duygusu
Olumlama: Şu andan itibaren hiç bitmeyecek keyifli bir hayat yaşamayı seçiyorum. Hayatım çok keyifli.
Kemik Kırılması: Bir otoriteye karşı isyan etmek
Olumlama: Hayatım için tek otorite benim. Kendim için en iyi olanı en hayırlı olanı seçecek olan kişi de benim.
Göğüs Ağrısı (sol): Sevilmeme, sevgiden beslenememe hissi. Fazla fedakar olmak, hep başkasını düşünüp hiç kendini düşünmemek.
Olumlama: Ben etrafımdaki herkes tarafından sevilirim. Çevremden gelen sevgi enerjisi beni besler.
Göğüs Ağrısı (sağ): Aşırı korumacı olmak, aşırı çocuk sahibi olma isteği, sevgiyi göstermekte güçlük.
Olumlama: Güvende olduğumu ve sevildiğimi bilerek hayatı kucaklıyorum ve ona güveniyorum. Sevmeyi seçiyorum. Sevilmeyi seçiyorum.
Nefes Almada Güçlük: Hayatta iyi bir rol almaktan duyulan endişe veya red edilme korkusu. Layık olamama korkusu.
Olumlama: Özgür ve tam bir şekilde yaşamak benim doğuş hakkım. Sevmeyi hakkediyorum. Hayatı bana sunduğu hayrıma olan herşey ile tam olarak yaşamayı seçiyorum.
Kanser: Affedeemek, derin yaralar, sırlar, derin üzüntüler ve kırgınlıklar.
Olumlama: Geçmişi ve geçmişteki yaşadığım tüm üzüntüleri ve bu üzüntülere sebep olan herşeyi affediyorum. Sevgi enerjimle hayrıma olmayan tüm bu enerjileri evrene serbest bırakıyorum. Hayatımın içini keyifle ve mutlulukla doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
Öksürük: Dünyaya ve çeyreye haykırma isteği. “ beni dinleyin mesajı “
Olumlama: Farkediliyor ve en pozitif yollarla takdir ediliyorum. Seviliyorum.
Kulak Problemleri: Duymak istememek. Öfke yada etrafta çok fazla karmaşa

Olumlama: Sevgiyi duymaya niyet ediyorum
Dirsek Problemleri: Yön değiştirmeyi ve yeni deneyimleri yaşamayı kabul etmemek
Olumlama: Hayatımda meydana gelen yeni yönlerin, yeni değişikliklerin akışına kolaylıkla adapte oluyorum.
Baygınlık, Fenalaşma: korkular, başedememek. Gerçekten olup biteni anlamak istememek.
Olumlama: Ben tam bütünüm ve en önemlisi güçlüyüm. Hayatımda karşıma çıkacak herşeyle başedebilecek güce ve bilgiye sahibim. Kendimi olduğum gibi kabul ediyor ve onaylıyorum.
Bayansal Problemler: Kendini kabul edememek içindeki kadınsal yönleri reddetmek.
Olumlama: Kadınlığımdan keyif alıyorum ve gurur duyuyorum. Kadın olmayı seviyorum. Vücudumu seviyorum.
Gaz Sancısı: Hazmedilememiş fikirler yada endişeler
Olumlama: şu an artık rahatım. Hayat rahatlıkla ve kolaylıkla benim içimden akar.
Başağrısı: Kendini çok eleştirme. Aslında olanbiteni kabullenmek istememek
Olumlama: Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendimi görüyorum ve etrafımdaki olayları sevgi enerjisiyle kabule geçiyorum. Güvendeyim.
Sinuzit: Bir kişiye karşı irite olmak. Özellikle yakınınızda olan birinin sizi irite etmesi
Olumlama: Etrafımdaki herkesle huzur ve barış içinde yaşamayı seçiyorum. Çevremi iyi niyet ve sevgi enerjisi ile sarıyorum. Güvendeyim. Mutlu ve huzurluyum
Sevgiyle
Not: bu yazı Louise Hay ve Caroline Myss’in kitabından özetlenmiş

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

16 Nisan 2018, KOÇ Burcu’ndaki YENİAY’ın Burçlara Etkisi…

78b376d34f870be7f6004a451848dcdc[1]

16 Nisan 2018 günü, İstanbul’a göre saat 04:58’de YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halini alıyor.

kAYNAK: JUNOASTROLGY.COM https://junoastrology.com/2018/04/13/16-nisan-2018-koc-burcundaki-yeniayin-burclara-etkisi/
Genel yorumda: ”Bu YENİAY bizi ”Hayatta Kalma Güdümüzü” anlamlı ve gerekli olduğu durumlarda devreye sokmak, savunma ve saldırı becerimizi, uygun şekilde ve uygun dozda kullanabilmek konusunda sınavdan geçirecektir.” demiştik. 16 Nisan 2018, KOÇ Burcu’nda YENİAY; Seferberlik Ruhu!
BURÇ ve Yükselen BURÇ için yorumlara gelince;
KOÇ veya Yükselen KOÇ : Bu YENİAY, sizi duruşunuzu elden geçirmek zorunda bırakacaktır. Otorite odakları tarafından engellenmekten veya baskıya maruz kalmaktan dolayı bunalabilir, emeklerinizin karşılığını alamamaktan korkabilir, yaptığınız fedakarlıkların görülmediğini ve hep daha fazlasının beklendiğini düşünerek kızgınlık duyabilirsiniz. Bu sizde beklenmedik bir patlamaya yol açabilir. Özellikle iş yerinizde veya ebeveynlerinizle ilişkilerinizde, çatışma ortamlarında kalırsanız, kontrolsüz ve sonradan pişman olacağınız şekilde davranmayın. Haklıyken haksız duruma düşmemeye özen gösterin. Öte yandan, uzun bir süredir kararlılıkla çaba göstermiş ve sabırla beklemişseniz, YENİAY size bir sürpriz hazırlıyor olabilir! Bir kapı kapanırken, bir başka kapının açıldığına şahit olmanız, umutsuz bir haldeyken sevindirici bir haber almanız mümkün. Karamsar duygulara teslim olmayın ve gücünüzü yıkıcı yönde kullanmayın 🙂 Nisan ayı biterken yaşanacak DOLUNAY’da, şimdi yaşanmakta olan belirsizlik çemberinden, hak ettiğiniz sonucu almış olarak çıkacaksınız.
BOĞA veya Yükselen BOĞA : Bu YENİAY’la birlikte, enerjinizi tüketen bir süreç bitecek. Yaptığınız planların ne kadarının gerçeğe döndüğünü, hangi hesapların çarşıya uymadığını net olarak göreceksiniz. Ya nihayet sabrınızın karşılığını alacaksınız, ya da sabrınız tükendiği için patlayacak ve başka bir çıkışa yöneleceksiniz. Hayat sizi sürüncemede olan konularla ilgili karar almak ya da hakkınızda alınan bir karara boyun eğmek zorunda bırakacak. Hukuki meseleleri olanlar için, bu YENİAY sonuç getirebilir. İstemediğiniz bir gelişme yaşansa dahi, umutsuzluğa düşmeyin! Kısa bir süre içinde, adeta bir tünelden çıkmış gibi olduğunuzu ve önünüzde yepyeni imkanların uzandığını fark edeceksiniz. Ya da böyle bir imkanın farkına varmak, size uzun bir süredir devam bir bekleyiş, durgunluk, verimsizlik sürecinden çıkma cesaretini verecek. Ama bu süreci iyi yönetmek için, kendinizi küçümsemekten vazgeçin 🙂 Nisan biterken yaşanacak DOLUNAY, size uzun süredir istediğiniz çözüm veya dengeyi getirecek.
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER : Bu YENİAY’da, neyin tehdit neyin fırsat olduğuna karar vermekte güçlük çekebilirsiniz. Ödül beklediğiniz yerden gol yiyebilir, ya da battım bittim dediğiniz bir konuda, ummadığınız bir çıkış noktası yakalayabilirsiniz. Sosyal ortamlarda prestij kaybetmekten, haksızlığa uğramaktan çekinebilirsiniz. Bir sosyal çevre hakkındaki görüşünüzü aniden değiştiren olaylar yaşama ihtimaliniz de olabilir. Kendinizi ve değerli bulduğunuz sahiplendiğiniz şeyleri koruma arzunuz yüksek, onları kaybetme kaygınız da bu oranda fazla olabilir. Eğer sakinleşmeyi başarırsanız, durumu abartanın ya da başkaları tarafından abartılmış bir duruma kendini kaptıranın SİZ olduğunu da fark edeceksiniz 😉 Sizi asıl rahatsız eden, hayat üzerindeki kontrolünüzü yitirme ihtimaliniz! Kontrol diye bir şey olmadığını, sadece gelişmeleri takip edip gerekeni yapmak diye bir şey olduğunu kabul edin. Siz sadece nabzınızı, nefesinizi, kaygınızı ya da aşırı beklentilerinizi kontrol edin 🙂
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ : Bu YENİAY size, sorumluluk veya iktidar sahibi olduğunuz ya da bir türlü iktidarınızı kuramadığınız, sorumluluğunu tam olarak alamadığınız konularla ilgili, beklenmedik bir gelişmeler getirebilir. Eğer çalışmıyorsanız önünüze iyi bir fırsat çıkabilir, ama siz hayatınızdaki dengeleri ya da alıştığınız ortamı değiştirmeniz gerekeceği için çekimser kalabilirsiniz… Çalışıyorsanız, sürpriz bir fırsatı değerlendirip, iş yeri ya da pozisyon değişikliği yapmanız da mümkündür. İş yerinizde veya evde, kendinizi bir iktidar çatışmasının ya da görüş ayrılıklarına bağlı tartışmaların içinde bulabilirsiniz. Eğer yeterli çabayı göstermediğiniz konular varsa biraz gözden düşmeniz mümkündür. Kendinizi ispat etmekte güçlük çekiyorsanız, önce üzerinize düşeni yaptığınızdan emin olun, sonra da hakkınızı savunun! İçinden geçtiğiniz süreç sizi inisiyatif almaya, ya da istediklerinize sahip olma şeklinizi değiştirmeye teşvik edecektir 😉
ASLAN veya Yükselen ASLAN : Bu YENİAY, uzun yollar ve yolculuklarla ilgili sürpriz gelişmeleri tetikleyebilir. Beklenmedik haberlere bağlı olarak, seyahat veya eğitim planlarınızı değiştirebilirsiniz. Sizin dışınızda meydana gelen – sevinçli veya üzücü bazı olaylar – hayat ve iş planlarınızı etkileyebilir. Aldığınız bir kararı değiştirmenize neden olacak bir haber duyabilir, ya da sizi yeniden düşünmeye sevk edecek bir gelişme yaşayabilirsiniz. Hukuki işleriniz varsa, bu konularda beklenmedik bir gelişme olabilir. Bir insanı haksız yere yargıladığınızı fark edebilir, ya da bir haksızlığa maruz kalabilirsiniz. Hayat yolumuzda kayıp veya kazanç olarak gördüğümüz durumlarla karşılaşırız… Bazen kayıp, engel, haksızlık ya da zorluk olarak gördüğümüz gelişmeler, bizi bir yöne gitmekten alıkoyar ve biz buna kızarız. Ya da istediğimiz bir yol açılır ve biz buna seviniriz. Oysa hayat bizim ne yaptığımızla değil, NASIL yaptığımızla ve NE öğrendiğimizle ilgilidir! Bu YENİAY’da karşınıza çıkan olumsuz veya olumlu bütün gelişmeleri, DAHA SAĞLAM BASMAYI ÖĞRENMEK için bir vesile olarak görün.
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK : Bu YENİAY size, beklenmedik bir kazanç veya kayıp ihtimali ve buna bağlı yoğun duygular getirecektir. Kaybetme korkunuz ve kazanma tutkunuz konusunda, bir sınavdan geçebilirsiniz. Hırsınızı kontrol altında tutmaya, kaza veya çatışmaya neden olabilecek şekilde davranmamaya, sağlığınızla ilgili konularda özenli olmaya çalışın. Sevdiğiniz biri ya da umut bağladığınız bir konuda, hayal kırıklığı ya da beklenmedik bir son yaşamanız da mümkündür. Elinizden ani bir para çıkışı olması kadar, ummadığınız bir yerden fayda elde etmeniz de söz konusu olabilir. Hiç hesapta olmayan bir yatırıma niyetlenmek ve bu amaçla kredi almak ya da biriyle işbirliği yapmak, birinin teşviki ve maddi desteği ile işe kalkışmak gibi konular gündeme gelebilir. Çok akıl çelici bir kazanç teklifi ya da baştan çıkartıcı bir ilişki ihtimali de gündeme gelebilir. Ancak bu tür imkanların göründüğü kadar cazip olup olmadığını iyice incelemeniz, teklifin arka planını ya da size sonradan ne getirip ne götüreceğini iyi düşünmeniz yerinde olur.
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ : Bu YENİAY size alıştığınız ev ve hayat düzeninden uzaklaştıracak, sürprizler getirebilir. Eşiniz, hayat ortağınız, iş ortağınız, maddi, hukuki veya duygusal bir kontrat ile bağlı olduğunuz kişilerle ilgili, olumlu veya olumsuz yönde ani gelişmeler olabilir. Evlilik veya ayrılık kararları, ev taşıma, satma, kiralama konuları, belirli bir süre için yapılacak yer değişiklikleri, gündeme gelebilir. Bir konuda uzlaştığınızı, aynı fikirde olduğunuzu düşündüğünüz veya güvendiğiniz kişilerle, fikir ayrılıklarınız olduğunu, farklı uçlara savrulduğunuzu, bu kişilerin söyledikleri ve yaptıkları arasında tutarsızlıklar olduğunu, ya da koşulların anlaşma zeminini zora soktuğunu görebilirsiniz. Ummadığınız bir teklif, sizi konfor alanınızdan çıkmaya, yerleşik sisteminizi bozmaya sevk edebilir. İş birliklerinizi, yol arkadaşlıklarınızı, kontratlarınızı, başka bir gözle ele almaya, değişime açık olmaya, aidiyetlerinize BAĞIMLI değil ortaya çıkan durumla uyumlu davranmaya çalışın.
AKREP veya Yükselen AKREP : Bu YENİAY size, iş ve hayat düzeninize ilişkin beklenmedik gelişmeler getirebilir… Cevap beklediğiniz yerlerden alacağınız bildirimler, umduğunuz gibi olmayabilir. Kimseye sesinizi duyuramadığınızı ya da doğru anlaşılmadığınızı, hareket ve erişim alanınızın kısıtlandığını, bazı şeyleri yapmaya alıştığınız gibi yapamadığınızı, ya da üzerinize fazla gelindiğini düşünüp tedirgin olabilir, hatta baya patlayabilirsiniz 😉 Hayat ve iş ortaklarınızla, ya da bir kontrat ile bağlı olduğunuz kişilerle uyumlu olmak adına kabul ettiğiniz koşullar, sizi huzursuz edebilir. Hayatınızın akışını hem sizi, hem başkalarını mutlu eden bir hale dönüştürmek için, biraz zaman ve ekstra emek gerektiğini ve yine de her şeyin tam istediğiniz gibi gitmeyebileceğini görebilirsiniz. Öte yandan, hiç düşünmediğiniz bir çalışma veya yaşama düzenine geçmeye aniden karar veren siz de olabilirsiniz. Sağlığınıza özen göstermeniz, sizi aşırı derecede yıpratan bir tempo ile yaşıyorsanız, hayat sizi durdurmadan ara vermeyi öğrenmeniz yerinde olacaktır.
YAY veya Yükselen YAY : Bu YENİAY’da yüreğiniz ağzınızda 🙂 Sizi sevinçten veya kızgınlıktan çıldırtan şeyler yaşayabilirsiniz… Ya da her şey size olduğundan biraz daha fazla heyecanlı ya da tehditkar görünebilir. Rekabetçi ve hırslı hissettiğiniz, arzu ettiğiniz şeyler için, tüm kaynaklarınızı seferber ettiğiniz bir süreç olabilir. Paranızı riske atan girişimlerden biraz uzak durmanız, fazla tamahkar davranmamanız yerinde olur. Bekleneni vermeyen bir şey yapmış olmak, bir nedenden para veya prestij kaybetmek gibi konuları, gerilim meselesi haline getirebilirsiniz. Eğer bir proje üzerinde çalışıyorsanız, ne istendiğini iyi anlayın, hakkınız olan karşılığı alabileceğinizden emin olun, ama üretim sürecinde her şeyi kişilik çatışması haline getirmeyin. Sevilmeme, istenmeme, önemsenmeme korkularınızı tetikleyecek şeyler de yaşamanız mümkündür. Bunları size yaşatacak şeyler yapan birileri olsa da, temelde böyle hissetme yatkınlığının sizinle ilgili olduğunu HATIRLAYIN! Seveni sevememek, sevmeyene meftun olmak ikilemlerinden de olabildiğince uzak durun 😉
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK : Bu YENİAY, eviniz, kişisel hayatınızın düzeni, aidiyetleriniz konusunda, sizi telaşa ya da beklenmedik bir değişime mecbur bırakan gelişmeler getirebilir. Hesabınızda olmayan bir duruma maruz kalabilir ve buna uyum sağlamakta güçlük çekebilirsiniz. Ya da siz epeydir hoşnut olmadığınız konularla ilgili, yaşadığınız düzeni, evinizi, ailenizle ilişkinizi, değiştirecek ani adımlar atabilirsiniz. Mutluluk ve güvence, sevgi ve alışkanlık, coşku ve düzen, her zaman birbiri ile uyum içinde olan kavramlar değildir 🙂 Bazen birini korumak için diğerinden fedakarlık etmek gerekebilir. Siz bu YENİAY’da yaptığınız tercihleri sorgulamak ve yeni dengeler kurmak durumunda kalacaksınız. Size zevk veren birşeyi yapmak ya da almak, birden fazla riskli ya da ulaşılması güç gelebilir. Beklenti ve heveslerinizi kısıtlamayı tercih edebilirsiniz. Çocuklarınız veya sevdiklerinizin ihtiyaçları ile ilgili konular da, sizi bazı fedakarlıklarda bulunmaya zorlayabilir. Onların iyiliği için, kendi sınırlarınızı aşmak, özveride bulunmak durumunda kalabilirsiniz.
KOVA veya Yükselen KOVA : Bu YENİAY’da sizi şaşırtan haberler alabilirsiniz. Aldığınız haberleri, duyduğunuz sözleri, yaptığınız görüşmeleri, karşılaştığınız insanları, KAYGI ve BEKLENTİ’leriniz ile değil, olabildiğince tarafsız şekilde yorumlamaya özen gösterin. Evinizin ve ailenizin düzeni, maddi güvenliğinizin devamı, bu aralar sizin için çok önemli. Bu yüzden, her türlü beklenmedik gelişmeyi, bir tehdit olarak almaya ve aşırı yükselmeye ya da sert tepki vermeye yatkın olabilirsiniz. Ne anlama geldiği tam belli olmayan bir duruma ani tepki vererek, kendi huzurunuzu ve düzeninizi kendiniz de kaçırıyor olabilirsiniz… Öyle yapmayın 🙂 Akrabalarınız, yakın dostlarınız hakkında beklenmedik haberler alabilirsiniz. Onların atacakları adımlar da, sizin düzeninizi etkileyebilir. Öte yandan alacağınız bir haber, yaşayacağınız bir karşılaşma ile, siz beklenmedik bir adım atmaya kalkabilir ve alıştığınız düzeni, önceliklerinizi değiştirip değiştirmemek konusunda kararsız kalabilirsiniz. Sonuç itibariyle; ACELE ETMEYİN 🙂 Nisan sonunda, her şey kendiliğinden olması gereken yere oturacaktır.
BALIK veya Yükselen BALIK : Bu YENİAY size para kazanma şekliniz, kazanç miktarınız, yeteneklerinizi kullanma biçiminiz, ya da öncelikleriniz ve değerleriniz konusunda, ani bir değişiklik getirebilir. Yakın çevrenizde olan kişilerin yaşadıkları veya toplumsal bazı olaylar, sizin plan ve tercihlerinizi etkileyebilir. Ya da etrafınızdaki kişilerin sizinle ilgili değerlendirmelerine ”olumlu veya olumsuz yönde” şaşırabilir, siz de kendi durumunuzu bir daha gözden geçirmek isteyebilirsiniz. Beklenmedik bir fırsat yakalayabilir, ya da umut bağladığınız bir konuda ummadığınız bir terslik yaşayabilirsiniz. Bir kapı kapanırken, başka bir kapı da açılıyor olabilir 😉 Mesela şimdiye kadar ortaya çıkartamadığınız bir yeteneği ya da niteliği, ön plana almanız için, bir fırsat elde edebilir ya da buna mecbur kalabilirsiniz.

kAYNAK: JUNOASTROLOJİ.COMhttps://junoastrology.com/2018/04/13/16-nisan-2018-koc-burcundaki-yeniayin-burclara-etkisi/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücuttaki Tüm Zehirleri Ayaklardan 30 Dakikada Çıkarın!

Ayaklarınızı Bu Suda Bekleterek Vücudunuzu Birçok Zararlıdan Arındırabileceğinizi Biliyor Muydunuz?

ayak-ve-su-1[1]

 

 

 

Ayak detoksu ile vücuttan zehirli toksinleri atmak: Ayak detoksu ile belli bir süre uzmanlar tarafından verilen yiyecek ve içecekleri kullanmak zorunda kalmadan vücudunuzda biriken zararlı sıvıları atma yoluna denir. Ayrıca ayak detoksu yapan kişiler tarafından en güvenilir ve hızlı çözüm olarak da tercih sebebidir.

Yapılan araştırmalar neticesinde uzmanlar, ayaklarımızın doğrudan vücudun önemli sistemlerine ve organlarına bağlanan doğal enerji bölgelerine sahip olduğunu söylüyor. Bu, vücudumuzun, ayaklar veya benzeri bölgeler yoluyla toksinlerden de temizlenebileceği anlamına geliyor.

Detoks banyoları size kendinizi daha iyi ve sağlıklı hissettiren bakımlardır. Yorgun ayaklarınızın daha iyi görünmesi ve iyi hissetmeniz için şaşırtıcı derecede etkili olduğunu göreceksiniz. Sıcak bir banyo kadar size kendinizi iyi hissettiren bir şey yoktur.
Gündelik hayatın gereksinimleri sizi yorgun düşürebilir. Yatmadan önce ılık bir banyo gibisi yoktur. Tarifler basit doğal ve sağlıklı bir şekilde vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Gelelim yöntemlerimize;

 

1- İyonik Ayak Banyosu :
Bu yöntem, güçlü bir kimyasal reaksiyon oluşturmak için elektrik akımı kullanılmasına benzer. Tuz iltihap önleyici görevi görürken, ılık su gözeneklerini açar.
Banyo esnasında iyonlar ayağa emilir ve tüm vücudun zehrinin giderilmesini sağlar. Tuz koyu hale gelirse, bu yöntemin çalıştığı anlamına gelir.
MALZEMELER
– 1 su bardağı deniz tuzu
– 1 bardak banyo tuzu (epsom tuzu)
– 2 bardak kabartma tozu
HAZIRLIK
Bir tencerede biraz su kaynatın, sonra tüm malzemeleri ekleyin ve biraz kaynatın. Şimdi, ayaklarınızı koyacağınız kabı ılık suyla doldurun ve biraz elma sirkesi ekleyin, sonra önceden kaynatılmış karışımı buraya dökün. İyi bir sonuç almak için 30 dakika boyunca ayaklarınızı bekletin. Bu magnezyum seviyenizi arttıracak, derinizi rahatlatıp, vücudunuzu arındıracaktır. Dahi ilk seansta kendinizi rahatlamış hissedeceksiniz.

Bu banyo toksinlerin ayaktan atılması içindir. Sıcak ve tuzlu suda pozitif ve negatif iyonları yapan elektrigi kullanırlar. Kimyasal reaksiyon başlatmak için elektrik akımı kullanma metodudur, buna elektroliz denir. Tuzlu suda su moleküllerini enerji iyonuna indirgediği görülür.
Sıcak su ayaklardaki gözenekleri açar ve tuz iltihaplanmayı önleyici ve sıkılaştırıcı görevi görür. Böylece iyonlar emilir ve ayaklardan detoks işlemi başlatılır. Su rengi çamurlu hatta koyu bi renk halini alabilir. En az yarım saat boyunca uzan ardından sıcak bir suda ayaklarını beklet. Suyun içine yaklaşık bir çorba kaşığı tuz kat. Bu tuzlu sıcak suda da ayakların yarım saat kalsın.

2- Kil Detoksu :
MALZEMELER :
– Yarım su bardağı banyo tuzu
– Yarım bardak kil
HAZIRLIK :

 

Ayağınızı koyacağınız kabı sıcak su ile doldurun ve Epsom tuzunu ekleyin. Daha sonra, bentonit kilini tahta bir kaşıkla biraz su ile karıştırın, sonra kaba ekleyin. Vücudunuzu toksinlerden arındırmak için 20-30 dakika kadar ayaklarınızı içinde bekletin.
3- Oksijen Detoksu :
MALZEMELER :
– 1 çorba kaşığı kuru zencefil tozu
– 2 bardak oksijenli su
HAZIRLIK :
Ayaklarınızı koyacağınız kabı ılık suyla doldurun ve zencefil ve oksijenli suyu ekleyin, ardından vücudunuzdan toksinleri çıkarmak için 30 dakika süreyle ayaklarınızın suyu emmesini bekleyin.

Tüm bu ayak detokslarından size en uygun olanı seçerek uygulamaya başlayın. En geç bir hafta içerisinde genel sağlık durumunuzda iyileşme ve rahatlama göreceksiniz. Sağlıkla kalın!
4 – Elma Sirkesi Detoksu :
MALZEMELER :
– Çeyrek fincan sirke
HAZIRLIK :
Çeyrek fincan kadar sirkeyi küçük bir leğenin içinde biraz suyla birlikte karıştırın. Ayaklarınızı bu çözeltinin içine koyun. Ayak bu çözeltinin içinde 10 dk kadar bekletilir. Dinlendirmenin yanı sıra ayak mantarlarına çok iyi gelen bir yöntemdir.
Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…
Kaynak:hayatmutfakta

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüzünüzde Meydana Gelen Bu 11 Cilt Problemi Size Diğer Organlarınızla İlgili Sinyaller Veriyor

cilt-sorunlar-ve-organlar[1]

 

1. Göz altındaki halkalar veya torbalar

Göz altında oluşan torba veya halkalar çoğu zaman genetiktir ve kozmetik müdaheleler dışında yapılabilecek pek fazla bir şey yoktur. Ancak bu halka veya torbaların sizde sonradan oluştuğunu düşünüyorsanız, bunun kaynağını bulmanız sağlığınız açısından faydalı olacaktır. Sigara ve alkol tüketimi baş şüpheli olsa da, masum gibi gözüken çay ve kahve tüketimi de, eğer abartılıyorsa, bu tip bir soruna sebep oluyor olabilir. Eğer yorgunluk gibi belirtilerde gözlemliyorsanız, hormonal değişikler yaşıyor olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda doktora danışmakta fayda vardır.

2. Kırmızı burun

Burnumuzda birçoğu kılcal olmak sayıca bir hayli fazla miktarda ince damar bulunmaktadır. Burun ucundaki kılcal damarların fazla genişlemesi, damarlı ve kırmızı bir buruna sebep olur. Bunun sebebi hava değişimi ya da stress gibi gündelik kaynaklar olabilir. Ancak son zamanlarda gelişen ve uzun süredir geçmeyen bir kırmızı burna sahipseniz bu durum damar sağlığınız ile ilgili endişeleride beraberinde getirmektedir. Değerleriniz ölçümü için bir hastaneye başvurmanız en kötü ihtimalle önlem almanız açısından faydalı olabilir.

3. Sarımsı yüz veya gözler

Sonradan gelişen sarı yüz veya sarı gözler vücutta gereğinden fazla toksin birikmesinin en belirgin dışa vurumlarından biridir. Yeni doğmuş bebeklerde karaciğerin fonksiyonunu tamamlayamamış olmasından sebeble gözükmesi normal kabul edilebilir ancak yetişkin bireyler için oldukça sağlıksız bir durumdur. Alkol ve aşırı şeker tüketimi bu durumun başlıca sebeplerindendir. Eğer yüzünüzde veya gözünüzün beyaz kısımlarında sararma olduğunu düşünüyorsanız, karaciğer, safra kesesi ve pankreasınızı kontrol ettirmelisiniz.

4. Sonradan gelişen leke veya benler

Bu durum aslında en çok korkulan hallerin başında gelir ancak bilinenin aksine çoğu durumda sanıldığı kadar ciddi bir problem değildir. Güneş altında çok vakit geçiren kişilerde yaygındır.

Ancak yüzünde yeni gelişen bir ben veya leke tespit eden kişi kendini kontrol altında tutarak gelişen ben veya lekenin düzenli olarak büyüyüp büyümediğini gözetim altında tutmalıdır. Eğer ben veya leke düzenli olarak büyüyorsa, bu durumda tedbirli olma amacıyla doktora danışmak faydalı olacaktır. Ayrıca duruma göre yüz için güneşten koruyucu kremler kullanılmasında fayda vardır.

5. Kelebek döküntüsü

Bu tarz döküntüler eğer genetik faktörlere bağlı değilse, çok büyük oranlarda kozmetik ürünler, ani hava değişimleri ve fazla şeker tüketiminde görülmektedir. Elinizde olan bu değişikliklere dikkat ettiğinizde bu döküntünün büyük oranda azaldığını görebilirsiniz. Ancak bu döküntü elmacık kemikleri ve yanakları kaplayacak şekilde çoğalıyorsa doktora danışılması şarttır. Lupus adı verilen deri hastalığının belirtilerindendir. Ayrıca eklem ağrısı ve ateşte bu kızarıklığa eşlik ediyorsa, bir an önce doktora başvurunuz.

6. Burun kenarı ve ağız etrafında soyulan deri

Bunun birçok sebebi olabilir ve yaygın bir durumdur. Ancak çoğunlukla vitamin eksikliği kaynaklı olduğu düşünülmektedir. A, C, E ve B vitaminlerinin eksikliğinde görülebilir. Zaten bu tarz deri soyulması yaşayan kimselerin çoğu yorgunluk, konsantre eksikliği veya saç dökülmesi gibi şikayetlere de sahip olurlar. Sağlığınız için bir an önce kan ve vitamin değerlerinizi ölçtürmelisiniz.

7. Dudak, burun veya ağız içinde çıkan uçuklar

Bu tarz ağızda, dudakta ve burun etrafında çıkan uçuk ve kızarıklıklar çoğunlukla herpes adı verilen bir virüs sebebiyle meydana gelmektedir. Virüs sisteminizden çıktıktan sonra bu tip uçuklarda geçer. Bu gibi durumlar bağışıklık sisteminizin görevini tam olarak yerine getiremediğinin işaretleridir. Probiyotik içeren yoğurt ve kefir benzeri gıdalar tüketmeye özen göstermeli, gerekli vitamin ve minarelleri düzenli olarak alıp sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

8. Çatlamış dudaklar

Bu durum sıklıkla karşılaşılan ve çoğunlukla ciddi bir sebebi olmayan doğal bir cilt problemidir. Özellikle kış mevsimlerinde sıklıkla görülür. Dudak koruyucu kremler ile kolayca önüne geçilebilir ancak bir diğer etkili ve az bilinen korunma yöntemi su tüketimidir. Kışın su tüketimini azaltmamaya özen göstermeli, günde en az 2.5 litre su tüketmelisiniz.

9. Yüzde kıllanma

Eğer genetik olarak böyle bir yatkınlığınız yoksa, yüzde gelişen aşırı tüylenme kadınlarda, yumurtalıkların düzgün çalışmadığına işaret etmektedir. Bu durum polikistik over sendromu olarak bilinen ve kadınların hamile kalmasını zorlaştıran bir tıbbi durumun baş habercilerindendir. Ancak günümüzde gelişen modern tıp sayesinde bu gibi durumlar tedavi edilebilmektedir. Aşırı tüylenme sorunu yaşıyorsanız mutlaka doktora başvurmalısınız.

10. Ciltte pigmentleşmenin artması

Özellikle yanaklar üzerinde simetrik bir biçimde karartı benzeri lekelenmeler görülüyorsa bu durum melasma adı verilen bir cilt probleminin bariz habercisidir. Genellikle hamile kadınlarda görülür ve bir süre sonra kendiliğinden geçer. Şüphe edilecek bir rahatsızlık tipi değildir. Ancak kaynağı belli olmayan kozmetik ürünler bu rahatsızlığı tetikleyerek harekete geçirebileceğinden dikkatli olmak gerekir.

11. İncelen kaşlar veya kirpikler

Eğer kaşlarınız veya kirpiklerinizin kullandığınız kozmetik ürünlerden değilde, başka bir belirsiz bir sebeple inceldiğini düşünüyorsanız, bu durum tiroid beziyle alakalı problemleriniz olduğunun sinyalini veriyor olabilir. Az çalışan tiroid bezinin belirtilerinden biri incelen kaşlar ve kirpiklerdir. Belli bir süre sonra incelme hali kendiliğinden düzelmiyorsa, doktorunuza başvurmak faydalı olacaktır.

 

Kaynak:filoji.com/yuzunuzde-meydana-gelen-bu-11-cilt-problemi-size-diger-organlarinizla-ilgili-sinyaller-veriyor/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızı Günden Güne Daha Huzurlu Yapacak 13 Alışkanlık

muthis_psikoloji_huzur15[1]

1. İhtiyacınız olmayan her şeyi atın, satın ya da bağışlayın

Eğer kaygı düzeyinizi anında düşürecek ve sizi rahatlatacak bir şey varsa, o da sadece bir kullanım amacı veya pozitif bir anlamı olan eşyaları tutmaktır.
2. Organize olun

Her işinizde. Evrak işleriniz dosyalanmalı, faturalarınız kapınıza geldiği gibi düzenlenmeli. Kıyafetleriniz kolayca bulunacak şekilde organize edilmeli, günlük ihtiyaçlarınız her zaman elinizin altında olmalı. Her şeyiniz düzenli olursa, çok sık kullanmadığınız eşyaların yerini tahmin etmekte bile zorlanmazsınız.
3. İhtiyacınız olmayanı tüketmeyin

Bu da ihtiyacınız olmayan şeylerden kurtulmanın diğer ve zor yarısı. Attığınızın yerine işinize yaramayacak bir başka çöp koymayın. Yiyeceğiniz kadar gıda alın, giyecek ve diğer ihtiyaçlarınızda ise dikkatli ve seçici olun. Gerçekten kullanacak mısınız? Gerçekten almak istiyor musunuz yoksa o an onu almak size daha iyi mi hissettirecek? İnanın, güvenilir bir banka hesabı ve öz denetim becerisine sahip olduğunuzu bilmek size çok daha iyi hissettirecek.
4. Kendinizi mümkün olduğunca işinizin önüne koyun

Elbette bazı istisnalar olacak – sorumluluklarınızı yerine getirmek için uykudan önce önemli bir maile vakit ayıracaksınız. Ancak bunu yaparken bile işinizden ve kazandığınızdan ibaret olmadığınızın farkında olmalısınız.
5. Sizi rahatlatan bir şey yapın

Bağdaş kurup oturmak veya nefes egzersizi yapmak size göre değilse, size göre olanı bulun. Elektriğinizi alacak, size anı yaşatacak bir şey yapın. Gerekiyorsa camlar açık müzik son seste uzun bir yolculuğa çıkın. Dans etmekse, odanızda her gün dans edin. Resim yapmaksa, resim yapmaya vakit ayırın.
6. Günlük işleri terapi haline getirin

Örneğin, banyo yapmak… Uzun bir günün sonunda sıcak bir duş ya da uzun bir banyo sizi stresten arındıracaktır. Bunu terapi haline getirmek için birkaç mum yakın, sevdiğiniz bir müzik açın ve rahatlamaya odaklanın.
7. Ajanda tutun

Alıntıları, fikirleri ve sevdiğiniz pasajları kısacası sizi düşündüren ve size ilham veren şeyleri not alacağınız bir defter tutun. İlham, iş, ilişki gibi bölümlere ayırarak aklınıza gelen bütün o küçük şeyleri kayıt altına alabilirsiniz.
8. Günlük tutun

Hayatınızın hikayesini yazmaktan çekinmeyin. Kişisel deftere benzer olsa da günlüğünüze fikirlerinizi, gözlemlerinizi ve sizi etkileyen şeyleri yazabilirsiniz. Geri dönüp baktığınızda sizi en çok etkileyen ve hayatınızda değiştirmek yahut daha çok yapmak istediğiniz şeyleri göreceksiniz.
9. Gece mum yakın

Alevin bizzat kendisi büyüleyici ve rahatlatıcı; evinizin yahut odanızın daha güzel kokmasını sağlayacak ve güzel bir ambiyans katacak.
10. Günlük kahve/çay tüketiminizi ballı limonlu su ile değiştirin

Hem rahatlatıcı hem de çok sağlıklı. Ayrıca daha ucuz ve latteden daha doğal.
11. Nakit ödeyin

Alışkanlık haline gelinceye kadar uygulaması çok zor, ancak bir kez alışınca başka türlü ödemek aklınıza bile gelmeyecek. Ne kadar harcadığınızın bilincinde olmanızı ve bütçenizi aşmamanızı sağlayacak.
12. Negatif insanlarla iletişimi kesin

Ve bunun için özür dilemeyin. Size kaba veya nezaketsiz olduğunuzu söyleyebilirler, o zaman öyle olun. Kendi huzurunuz pahasına başkalarına iyi hissettirmek zorunda değilsiniz.
13. Yemeğinizi kendiniz yapın

Malzemeleri bir araya getirerek bir tarifi uygulamak ve kendi yemeğinizi yapmak sizi sorumlu, güçlü ve insani hissettirecek.

Kaynak: Müthiş psikoloji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Elon Musk’tan Başarı Üzerine Herkesin Aklında Bulundurması Gereken 11 Söz

elon-musk-rocket[1]

 
“Bir şey yeterince önemliyse, oranlar sizin lehinize olmasa bile yaparsınız.”
“Bence en iyi tavsiye şudur; İşleri nasıl daha iyi hale getiririm diye kendinizi sorgula!”

 

“Bazı insanlar değişimden hoşlanmaz, ancak alternatif felaketse değişimin kucaklanması şarttır.”
“Hayat uzun sürece kin beslemek için çok ama çok kısa.”
” İnsanlar tutku duydukları şeyi takip etmeliler. Bu onları diğer her şeyden çok daha mutlu edecektir.”

“Sabah kalktığınızda geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorsanız, daha parlak bir güne uyanırsınız. Aksi mümkün olamaz.”
“Sadece şirket kurmak adına şirket kurmam, yalnızca büyük işleri halledebilmek için kurarım.”

” Gerçekten, daha büyük bir aydınlanma için gereken tek şey “çaba” göstermektir.”
“Utanç verici bir şey itiraf etmek gerekirse video oyunlarını sevdiğimi söyleyebilirim. Çocukluğumda beni yazılım mühendisliğine iten şey bu oldu, daha iyi bilgisayar oyunları oynamak ve daha iyi bir bilgisayar için para kazanmak istedim, o zamanlar dünyayı kurtarmak gibi bir niyetim yoktu.”

 

“Başarısızlığın NASA’da bir seçenek olmadığına dair aptalca bir düşünce var. Başarısızlık burada da bir seçenek. İşler başarısız olduysa, yeterince yenilik yapmamışsınız demektir ve tekrar deneriz!”

“Sabır bir erdemdir, ben de öğreniyorum ve bu olukça zor bir ders…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Galata Köprüsü’nü Satan Adam Türkiye’nin En Büyük Dolandırıcısı Sülün Osman’ın Sözlerini İyi Dinleyin!

sulun-osman[1]

 

Bugünlerde tüm sosyal medya, Çiftlikbank isimli oyunla yüzbinlerce kişiyi 500 milyon lira civarında dolandırarak Uruguay’a kaçan Mehmet Aydın isimli genci tartışıyor. Ancak ondan çok daha önce Türkiye tarihinde eşine rastlanmamış bir başka dolandırıcının ismi adeta bir efsane gibi dilden dile dolaşıyordu. Bu kişi 1923-1984 yılları arasında yaşamış olan Sülün Osman’ ya da gerçek adıyla Osman Ziya Sülün’dü.

 

Onun dolandırıcılar kralı olarak bilinmesinin altında yatan birçok akılalmaz vukuat var. Şimdi duyunca kulağa inanması zor gelen işler yapmış. Bunlardan en çarpıcı olanları ise 1950 ve 1960’lı yıllarda Galata Kulesi’ni satmak, Eminönü meydanındaki saati ve şehir hatları vapurlarını devretmek(!) , Boğaziçi Köprüsü 1 yıllığına kiralamak ve Taksim meydanına paspas atarak gelen geçenden ayakbastı parası almak gibi bu kadarına da pes dedirtecek cinsten şeyler.

Dolandırıcılığın inceliklerini Kumkapılı bir Rum’dan öğrendiğini söyleyen sonrasında ise işe kendi yorumunu da katan Sülün Osman olayı öyle uçuk boyutlara taşımış ki, dolandırıcılıktan girdiği hapishane’de, yönetimi kandırarak “Alınteriyle yaşamak” adlı bir konferans bile vermiş…

Sülün Osman’ın yaptıklarının hepsi temelde kötü şeyler. Ancak bugün veya geçmişte kolay yoldan para kazanıp zengin olma hayali kuran ve sonunda dolandırılan kişiler kendilerine dönüp baktıklarında en az onları dolandıranlar kadar haksız olduklarını görmelilier. Sülün Osman’ın şu sözlerini dikkatlice okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız;
“Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. ve dükkan kapalı. Karımın hastalığını olduğunu söylüyorum, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini, o an nöbetçi eczaneye gidip hastaneden istedikleri ilaçları almamın şart olduğunu söylüyorum. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. Diyorum ki 300 liraya ihtiyacım var. Paranın gerisi umurumda değil, yeter ki karım ameliyat masasında kalmasın…

 

Adam sabah kuyumcuya gidip bilezikleri bin liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını düşünüyor. O arada benim ayakçım da mevzuya ortak çıkıyor ve bilezikleri ucuzdan o almak istiyormuş gibi ayak yapıyor. Telaşlanıyor adam fahiş kazanç imkanı kaybolacak diye. Hemen 300 lirayı verip alıyor bilezikleri, ben de kayboluyorum ortalıktan. Adam ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince, dolandırıldım, diye karakola gidiyor. Ben aranıyorum… Demiyorlar ki ona, be adam 1000 liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı, diye. Gayet açık ki, beni dolandırmayı planlamıştı.Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım…”

Sözün özü bazı “istisnalar” hariç dolandırılan kimse, o kadar da masum değil…

http://filoji.com/galata-koprusunu-satan-adam-turkiyenin-en-buyuk-dolandiricisi-sulun-osmanin-sozlerini-iyi-dinleyin/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »