Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş;

imagesDJ4TZH6U

Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol; telaşsız, kısa ve açık-seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, Dünya’da herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başkalarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen: hayattaki dayanağın o’dur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki; başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış ol

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi, ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabildiklerini engellemesine izin verme. Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın doğduğun zamanları; sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyorlardı. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlaka gülümse. Sabırlı, şevkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin senin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.

Xsentius, M.Ö. IX.yy

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bir kapı kapandıysa, vardır bir sebebi

Bir kapı kapandıysa, vardır bir sebebi

Ya başka bir kapı açılmıştır ya da bir süre sonra açılacaktır o kapı

Ya da açılması için senin bir şeyler yapman, biraz çaba göstermen, biraz değişmen gerekiyordur; çünkü bu halinle geçemezsin o kapıdan.

O halde ya başka kapıya bakacaksın ya sabredeceksin ya da kendine biraz çeki düzen vereceksin demektir.

Kapıyı yumruklamayla ya da pes edip kapının önünde çiz çökmekle, yığılıp kalmakla, yerinde durup isteklerde bulunmakla hiçbir kapı açılmaz…

Hatta belki de kapı kapalı veya kilitli değildir, kapalı gören senin hep aldanmalara maruz kalan dünyasal gözlerin… Görünüşe aldanma, hele bir it, bir yokla kapıyı, bir açma hamlesinde bulun bakalım ne olacak?

O halde üstteki her olasılığı göz önünde bulundurarak gözlemle ve harekete geç!

Korkma, iyiniyetli, cesur olan ve çaba sarfeden için kaybedecek hiçbir şey yoktur, ama daima kazanacak çok şey vardır!…

Alpaslan Salt

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zihnini endişelerden arındır

 

92 yasında, ufak tefek, kendinden emin ve gururlu, her sabah sekizde giyinip kuşanan ve her ne kadar kör bile olsa saçlarını kıvırıp makyajını mükemmelce yapan yaslı hanım bugün bir huzur evine tasındı. 70 yasındaki kocası ise geçenlerde gereken hamleyi yapıp Allah’ın rahmetine kavuşmuştu. Huzur evinin kapısında sabırla beklenen bir kaç saatin ardından, odasının hazır olduğu söylendiğinde tatlı tatlı gülümsedi. Yürütecini asansöre yönlendirdiği sırada, kendisine odasını anlatmaya başladım penceresinde asılı perdelerden de söz ettim. Ben anlatırken, az önce kendisine köpek yavrusu verilmiş 8 yaşındaki küçük bir kızın heyecanıyla o perdeleri pek severim, dedi. Mrs. Jones henüz odayı görmediniz, biraz bekleyin demiştim ki; Bunun onunla bir ilgisi yok, dedi. Mutluluk zamandan önce karar verdiğiniz bir şeydir. Benim odadan hoşlanıp hoşlanmamam mobilyaların nasıl düzenlenmiş olduğuyla değil, benim onları zihnimde nasıl düzenlediğimle ilgilidir. Ben onları sevmeye karar vermiştim zaten Bu benim her sabah uyandığımda verdiğim bir karardır. Bir seçme hakkim var: Ya bütün günümü artık çalışmayan vücut parçalarımın bana verdiği sıkıntıyı düşünerek geçiririm ya da yataktan çıkıp hala çalışanlar için şükrederim. Gözlerim açık olduğu sürece her yeni gün bir hediyedir. Yeni güne ve hayatimin sadece bu döneminde, biriktirdiğim mutlu anılara konsantre olacağım. Yaşlılık banka hesabi gibidir. Ne yatırdıysan onu çekersin hesabından. Bu nedenle benim tavsiyem, hatıraların banka hesabına dolu dolu mutluluk yatırman olacaktır. Anı bankamı doldurmaktaki katkın için sana teşekkür ederim. Hala oradan mutluluk çekiyorum. Mutlu olmak için su beş basit kuralı hatırla:

1. Kalbini nefretten arındır
2. Zihnini endişelerden arındır
3. Basit yasa
4. Çok ver
5. Daha az bekle

Bilmem farkında mısın, eğer yarın ölecek olsak çalıştığımız şirket daha birkaç gün bile olmadan yerimizi dolduruverir. Oysaki ardımızda bıraktığımız ailemiz bizim kaybımızı ömürlerinin sonuna dek hissedecektir. Gel gelelim ki, ailemizden daha çok isimize veririz kendimizi, pek de akıllıca bir yatırım değil, ne dersin?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

OKUMALISIN —-

Bu akşam eve geldiğimde Eşim Akşam yemeğini servis ediyordu. Elini tuttum ve ona söyleyeceğim şeyler olduğunu söyledim. Masaya oturdu ve sessizce yemeği yemeye başladı. Ve yine Gözlerinde o korkuyu gördüm.

Bir an da
kasıldım ağzımı açamıyordum ama düşüncelerimi söylemem lazımdı. Ben boşanmak istiyorum. Sinirlenmedi Sözlerime karşılık vermedi, sadece sebebini sordu.

Bir cevap veremedim ve buna çok sinirlendi elinde ki Çatal Bıçakları fırlattı. Bana bağırdı ve Adam olmadığımı söyledi. Bu akşam tek kelime konuşmadık. Eşim bütün Gece ağladı. Farkındaydım Evliliğimiz ne olacağını merak ediyordu, ama onu tatmin edecek bir şey söyleyemeyecektim. Ben Jane’e aşık oldum, eşimi sevmiyorum artık.

Bu vicdan azabıyla bir Evlilik sözleşmesi hazırladım, Evi, Arabayı ve Şirkettin 30% ona verecektim. Sözleşmeye kısa bir süre baktı ve yırttı. 10 yıl hayatımı paylaştığım bu Kadın bana yabancı olmuştu. Onun harcadığı zamana ve enerjiye üzülüyordum, ama geri dönemezdim, Jane’e çok aşık olmuştum. Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bu benim beklediğim bir tepkiydi. Onun ağlaması benim hafiflememe sebep olmuştu. Bir süredir aklımdan geçiriyordum boşanmayı, bu fikir bende saplantı haline gelmişti ve şimdi bu duyguyu daha da güçlü hissediyordum ve doğru karardı.

Bir sonra ki akşam eve geç gelmiştim ve Eşimi Masada yazı yazarken gördüm. Çok uykum vardı ve Akşam yemeğini yemeden uyumaya gittim. Jane ile geçirdiğim o kadar saat beni yormuştu. Bir ara uyandım ve onu hala yazı yazarken gördüm Masa da. Ama bu benim Umurumda değildi ve başımı çevirip uyumaya devam ettim. .

Ertesi sabah bana Şartlarını yazı halinde sundu. Benden hiç bir şey istemiyordu, sadece boşanmamızı ilan etmek için 1 ay müsaade istedi ve bu zamanda normal bir Aile gibi davranmamızı istedi. Bunun sebebi Oğlumuzun 1 ay sonra Sınavların olması ve bu dönemde ona bu yükü bindirmemekti. Bu kabul edilebilinir. Bir şey daha vardı, benden onu Evlilik Gecesinde onu kapıdan içeriye nasıl taşıdığımı hatırlamaktı, ve 1 ay boyunca her sabah onu Yatak odasında Kapıya kadar taşımamı istedi. Kafayı yediğini düşündüm, ama son günlerimizin iyi geçmesi acısından, kabul ettim.

Sonra bu şartlardan Jane bahsettim, yüksek ses ile gülüp bunun çok saçma olduğunu ve eninde sonunda Boşanmayı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.

Eşimle boşanma konusunu açtığımdan beri Fiziksel temasta bulunmadık. Bu sebepten ilk gün onu kucağıma alıp kapıya götürdüğümde tuhaf bir duygu yaşadım. Oğlumuz arkamızda duruyordu ve alkış yapmaya başladı ‘Babam Annemi kucağında taşıyor’ bu onu çok sevindirmişti, Sözleri canımı acıtmıştı… Yatak odasından Evin Kapısına kadar 10 metre taşıdım. Eşim gözlerini kapattı ve kulağıma’ Oğlumuza boşanmamızdan bahsetme’ diye fısıldadı. Bende başımı öne eğerek tamam dedim, ve içime bir üzüntü çöktü. Kapı önünde onu bıraktım Eşim Otobüs durağına gitti ve onu İşe götürecek olan Otobüsü bekledi. Bende tek başıma Ofise gittim.

2. Gün bu oyunu oynamak bize daha kolay gelmişti. Eşim başını Göğsüme yasladı, ve onun kokusunu duydum. Birden Eşime uzun süredir bakmadığımı anladım. Ve onun Evlendiğim zaman ki kadar Genç olmadığını fark ettim. Yüzünde hafif çizgiler oluşmuş saclarına ak düşmüştü. Gecen yıllar öylesine yanından geçmemişti, O an kendime ona bununla neler yaptığımı sordum.

4. Gün onu kucağıma aldığımda bir güven duygusu yaşadım. Bu bana Hayatının 10 yılını Hediye eden Kadın.

5. Gün bu güven duygusu daha da büyümüştü. Bundan Jane bahsetmedim. Günler geçtikçe onu taşımak daha da kolaylaşmıştı, belki de bu sayede yaptığım antrenman dan dolayıdır bu.

Bir Sabah onu ne giyeceğini düşünürken izledim. İsyan ederek her gün kıyafetlerin biraz daha bol geldiğini söyledi. Birden onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini fark ettim. Demek ki onu her sabah daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu. Birden yüzüme yumruk gibi vurdu. Bu kadar Acıyı ve Üzüntüyü Kalbinde taşıyordu. Farkında olmadan başını okşadım. O an Oğlumuz da geldi ve ‘ Baba Annemi taşıman lazım ‘ dedi. Bu hayatımızın bir parçası olmuştu, Babasının Annesini odadan Kapıya taşıması. Eşim Oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Ben başımı cevirdim, son anda kararımdan vazgeçmek istemiyordum. Onu kucağıma aldım ve Yatak odasından Kapıya kadar taşıdım. Elini enseme koymuştu ve ben onu sıkı sıkı tutmuştum. Tıpkı Evlendiğimiz gün gibi.

Artık Huzursuzlaşmıştım bu kadar kilo vermesinden. Son Gün onu kucağım da taşıdığımda hareket etmedim. Oğlumuz okuldaydı ve Eşime Hayatımızda ki yakınlığın ne kadar eksildiğini söyledim. Ofise gittim arabadan fırladım kapıyı kilitlemeden bunun için zaman yoktu. Her anın kararımı değiştirmesinden korkuyordum ve Merdiven den yukarı koştum, yukarı varınca Jane kapıyı actı. Ona Karımdan boşanmayacağımı söyledim.

Şaşkın bir ifadeyle elini anlıma koydu ve ‘ Senin ateşin mi var’ diye sordu. Üzgünüm Jane ama ben artık boşanmak istemiyorum dedim. Evliliğimizin renksiz kalması sevgi eksikliğinden değil, birbirimizin değerini unuttuğumuzdan dı. Şimdi aklıma geldi ki, ona Evlendiğimiz Gün kapıdan içeri taşıyınca ömrümün sonuna kadar Sadakat yemini verdiğimi…….. Jane olayı anlayınca yüzüme bir tokat attı ve kapıyı kapatarak ağlamaya başladı. Hemen aşağı koşup ilk Çiçekçiye gidip Eşime bir Buket çiçek aldım, üzerinde ki Karta da”’seni her Sabah hayatımın sonuna kadar taşıyacağım”” .

Eve vardığımda yüzümü bir gülümseme kapladı, elimde Çiçeklerle yatak odasına gittim ve Eşimi yatağın üstünde Ölü buldum. Eşim aylardır Kanser ile savaşıyordu ve ben Jane ile ilgilenmekten bunu fark etmemiştim. Fazla yaşamayacağını bildiği için, beni Oğlumun bana negatif tutumundan korumaya çalışmıştı . En azından Oğlumun gözünde iyi bir Eş olarak kalmamı istemişti.

İlişkide ki küçük şeylerdir önemli olan. Villalar, arabalar çok paralar değil . Bunlar hayatı kolaylaştırır ama asla Mutluluğun temeli olamazlar.

İlişkine zaman ayır ve ilişkinin güven ve huzur anlamına gelecek şeylere meşgul ol.

Mutlu bir beraberlik yaşa.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Allah’ım bizi içine düştüğümüz kabustan kurtar.

Allah’ım bizi içine düştüğümüz kabustan kurtar.
Allah’ım bu kabus bizim hatamızdan ise bize hatamızı farketme ve telafi etme gücü ve imkanı ver.
Allah’ım bızi bağışla.
Allah’ım bize acı
Allah’ım bize gücümüzün yetmediği yükü yükleme.
Bizim farkettiğimiz bu kabustan samimi olan insanları da haberdar eyle.
Şayet nefsimize ait bir yanlışlığımız varsa bize bunu giderme fırsatı ver Allah’ım .
Bize tevdi ettiğin bu ağır görevi hiç bir engel ve dünyevi gaile taşımadan rızana uygun olarak ifa etmeyi nasibeyle.
Bizim ferasetimizi, fehmimizi basiretimizi, cesaretimizi tevazumuzu arttır.
Korkaklığı pısırıklığı uyuşukluğu savsaklamayı bizden uzak eyle.
Haksızlığa uğrayanların haklarını iade etme erdemini nasibet. Mütegallibenin saltanat ve ve haksızlığına son vermeye bizi vesile eyle yarabbim. Allah’ım gayret ve çabamızı bereketlendir. Gücümüzün yetmediği yerde güç, çaremizin yetmediği yerde çareler nasibet. Butün bu gayretlerimizi nefislerimizle karıştırmadan yalnız rızan için yapmaya bizi muvaffak eyle… Allah’ım hak ve hakikat çizgisinde kalarak gazabına neden olacak her türlü davranıştan sana sığınır yalnız senden yardım isteriz. Bizi hidayetinden ve doğru çizgiden ayırma. (Amin Amin Amin.)

ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çakralarınızı dengeleyebılmek için Reiki bilmıyorsanız yapabıleceklerınız

KÖK ÇAKRA
1. Çekmecelerini düzenle .
2. Evini temizle.
3. Sıcak su torbasıyla uyu.
4. Rengarenk , neşeli cıvıl cıvıl çoraplar giy.
5. Yumuşak ayakkabılar giy.
6. Eve girmeden ayakkabılarını çıkar……

SAKRAL ÇAKRA
1.Romantik bir film izle.
2.Duygusal müzikler dinle.
3.Yemekte yanlız isen kendin için en güzel sofrayı kur.
4.Çok güzel bir fotoğraf çektir.
5.Günde bir parça Çikolata ye!! …..

SOLAR PLEKSUS
1. Kendine bir görev çizelgesi yap .
2. En sevdiğin kalemle kendini anlatan bir yazı yaz.
3. Yatak odana kilit koy ve kendi alanını oluştur.
4. “Hayır” demeyi öğren.
5. Ajanda edin ve onu kullanmayı öğren .
6. Sabahtan günlük hedeflerini yaz ve akşam eve döndüğünda o hedeflerden yaptıklarını ve onun dışında yaptıklarını yaz ……

KALP ÇAKRASI
1) Şiir oku .
2) Sevdiğin birinin elini tut .
3) Herhangir arkadaşını / kişiyi kucakla.
4) Aşk filmleri seyret.
5) Salata ve taze yeşil sebzeler ye.
6) Üzerinde yeşil rengi taşı
7) Senin hayatında sana veya hayatına pozitif etki yapan birine mektup yaz…..

BOĞAZ ÇAKRASI
1. Teşekkür mektupları yaz.
2. Konuşmadan önce nefesini dinle.
3. Konuşmadan önce nefes al.
4. Boynunu saracak şekilde Gök Mavisi renginde şal , kolye, kravat… kullan.
5. Sıcak bitkisel çaylar iç.
6. Söylemek istediklerini konusmadan önce planla .

ÜÇÜNCÜ GÖZ
1. Aynaya seni iyi hissetirecek bir not yaz
2. Kendine çiçek al
3. Hafıza ve akıl oyunları oyna
4. Gün içinde gördüğün 3 güzel şeyi not al ….

TEPE ÇAKRASI
1. Mozart veya Gregorian dinle
2. Yataktan kalkmadan meditasyon yap
3. Hergün Şükret
4. Geçmiş hayatınla ilgili bir hikaye yaz

gül bayraktan alınmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim.

Gectigimiz sene vefat eden Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez,
yakın dostlarına bir veda mektubu göndermisti, iste usta yazar Marquez’in duygu yüklü veda mektubu:

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve
düşünürdüm.
Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim.
Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır.
Baskaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.
Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.
Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki,
karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve
erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım.
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır.
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak
sağlardım.
Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini
öğretirdim.
Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların
zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.
Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.
Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde…
Artık ölebilir miyim?

Tiyoyu aldigimiza gore yasamaya bakalim derim ben!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

LEYDİ GODİVA’NIN HİKAYESİ …..

10835075_631718010288866_1887704578302991861_o[1]

11. Yüzyıl’da İngiltere’nin Coventry Şehri’nin lordu, Leofrei halkı ağır vergilere bağlamış, halk yoksulluk içinde yaşamaktadır. Lord Leofrei’nin eşi, güzelliğiyle ünlü Leydi Godiva, halkın bu durumuna çok üzüldüğünden, sürekli kocasına vergileri hafifletmesi için yalvarır. Godiva’nın bu baskılarından bıkan lord en son kızıp Godiva’ya, çırılçıplak soyunup bir atın üzerinde bütün şehri dolaşması koşuluyla vergileri kaldıracağını söyler. 11. Yüzyıl İngilteresinde çırılçıplak dolaşmanın bir Leydi için nasıl imkansız bir şey olduğunu her kes tahmin edebilir sanırım. Zaten kocası da vergileri kaldırmasının o derece imkansız olduğunu vurgulamak için böyle bir şey söylemiştir. Ertesi gün Godiva çırılçıplak soyunarak bir atın sırtında şehri dolaşmaya başlar. Durumdan haberdar olan halk Godiva’ya bakmaz, evlere kapanır, dükkanları kapatır, sokakta kalanlar Godiva geçerken eğilir. Tek istisna röntgenci Tom (Dikizci Tom) olue. O ise bunun cezasını gözlerini kaybederek görür.
İşte değişik dönemlerde sanatın konusu olmuş Godiva budur. Tarihte “ekmek yoksa pasta yesinler” diyen Fransa Kraliçesi “Marie Antoinette”nin yanında Godiva gibi Leydiler de olmuşlardır.

Nice efsaneler ve mitler arasında beni en çok etkileyendir Lady Godiva’ nın hikâyesi.
Bu efsaneyi okuyan herkes belki Godiva’ nın fedakârlığından etkileniyordur ama ben hep dikizci Tom’un kör gözünden baktım olaya.
Ne büyük şanstır bu Tom’daki. Uğruna kör olunacak bir güzel görmek.
Hayatta en son gördüğünüz suret uğruna kör olunmaya değmeli ve “onun” görüntüsünden sonra insan başka hiçbir şey görmemeli. Düşünsenize, ölene kadar aklınızdan çıkmayacak artık hiçbir yüz hiçbir beden “onun” görüntüsünü kirletemeyecek. Aklınıza gelen tüm güzel sıfatlarda onun görüntüsü tekrar parlayacak zihninizde. Masumluk diyeceksiniz “O” gelecek, Saflıkta “O” nu bulacaksınız karşınızda, Güzellik anlayışınız her zaman “O” olacak, İyi Niyet “O” nun kalbinden geçenler olacak, Mutluluk “O” nunla anlam katacak ruhunuza ve siz en büyük Fedakârlıklarınızı sadece “O” nun için yapacaksınız. “O” sizin için bir beden değil her sıfatın en güzelini en temizini yakıştıracağınız bir ruh olacak.
Ne büyük bir şanstır bu Tom’daki. Güzelliğin gerçek anlamının farkına varmak.
Bu efsanenin okuyanlara ne kadarda yanlış aksettirildiğini görüyorsunuz değilmi. İngiltere halkı kraliçelerine saygıdan evlerine girip perdeleri çekmediler. Onların hepsi aslında birer korkaktı. Dikizci Tom gibi sahip olamayacakları bir güzelliğin peşinden koşmayacak kadar korkaklardı. Onların zihniyetleri güzelliği sahiplenme, esir alma ve yasaklar koyma mantığını aşamayacak kadar sıkışmıştı aciz beyinlerine. En cesurları Dikizci Tom oldu ve elde edemeyeceği bir güzel için gözlerini feda etti.
Ne büyük bir şanstır bu Tom’daki. Ruhunun güzelliğinden emin olduğu birinin yolunu beklemek.
Bir Katolik (tutucu, katı kurallara sahip Hıristiyan) olduğu halde masum halkı için böylesine fedakârlık yapan Lady Godiva’ nın ruhunun ne kadar güzel olduğunu zaten bilen Dikizci Tom neden mi birde sahip olamayacağı bedeni görmek istedi? Kim bilir belki de Tom’un içinde sadece bir ümit vardır. Belki de Tom o sırada Godiva ile göz göze gelmeyi ve bir aşkın ilk adımını atmayı hayal etmiştir. Aklınca Godiva’ nın da Tom’ u görünce kraldan boşanıp bir terzi yamağına koşabileceğini düşünmüştür. Efsane bu ya, bir soylu ile bir terzi yamağı evlenebileceğini düşünmüştür. Ya bu güzellik karşısında kör olacak ve ömür boyu bu güzelliği yaşayacaktır, ya da onunla mutlu olup gerçek aşkı yakalama ihtimalinin peşinden koşacaktır. Veyahut Godiva tarafından reddedilecektir. Ne olursa olsun Tom’un cesur bir adım atıp karşısına çıkan fırsatı değerlendirmek istediğini düşünüyorum.
Tom kör olmayı da istemiş olabilir, âşık olmayı da istemiş olabilir veya hepsinin ötesinde Tom dünya tarihinin ilk ve en meşhur sapıklarından da olabilir. Ne olursa olsun adamın hakkını yememek lazım, çoğu kimsenin cesaret edemeyeceği bir şeyi yaparak ihtimallerin peşinden koşabilme azmini göstermiş bir insandır Tom.
Belki İsmet Özel haklıdır. “Ne Godiva geçecek yoldan, ne de bir kimse kör olacaktır.”
Belki de biz bu korkaklıkla zaten güzellikleri göremeyecek kadar kör olmuşuzdur…

Kaybettiğini bile bile
neden mücadele ediyorsun dedi
Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an
Bozmadım…
ÖZDEMİR ASAF

ALINTI : ŞAZİYE DABAK

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2015 Ağaç Keçi Yılı- 4 Şubatta Başlayacak…

goat1[1]

2015 Ağaç Keçi Yılı

2015 keçi yılı neler getirecek
Şanslı sayılar—2,7
Şanlı çiçek—karanfil,çuha çiçeği
Renkler—mor,yeşil,kırmızı
Olumlama—zorluklardan korkmuyorum.ben her şeyin üstesinsen gelirim.kendime güveniyorum.hayatla barış içindeyim.
4 şubatta başlayacak keçi yılı geçen sene o ağır ve zorlu etkisini hemen de geçiştirmeyecek gibi görümekte.açıkçası iyi ve kötü enerjinin çarpıştığı bu çetin sene insanlığın test edildiği keçi yılı kötünün yandığı bir etkileşim içinde olacak.kötülük çok çabuk cezalandırılacak ve adalet yerini kesinlikle bulacaktır.denetleyen kendine has bir mekanızması olacak yargılama en üst seviyede yaşanacaktır.
Yeşil ahşap koyun yılı kırmızı rengin favori olduğu bir etki altında.kırmızı yastıklar kırmızı objeler,kırmızı ortüler.güney yönüne kırmızı bir pano,çanlar.zoru başarmak için mücadele veren kazanacak, tembel ve üşengeç olan kaybedecektir,anlıyacağınız hareket zamanı.
Oksijen ve akjiğerler ön plana çıkıyor sigaradan uzaklaşmak bu yılın en faydalı hareketi olacak.doğada vakit geçirmek ağaca ve doğaya saygı size geri dönecek güzellikler

Çiftçi takvimi, ya da diğer adıyla Hsia takvimi, sadece geçen zamanı kaydeden bir araç değil, aynı zamanda oldukça güçlü bir öngörü sistemidir. “Kaderin Dört Sütunu” diye bilinen Çin astroloji yönteminde kişinin kaderi ve geleceği, doğum gününün Çin takvim formatına dönüştürülmesi ile okunur. Bu takvimin özelliği, zamanı belirten tüm birimlerin (yıl, ay, gün ve saat) beş element ile temsil edilmesidir. Evrende, herşey beş temel elementten oluşur: metal, su, ağaç, ateş ve toprak. Elementler arasındaki ilişkiler kişinin yaşamında karşılaşacağı şansı da belirler. Bu bilgiler doğrultusunda kişiler iyi şanslarını arttırabilir, kötü şanslarını ise en aza indirgeyebilirler.

Beş elementi ve aralarındaki ilişkiyi gözden geçirmek için

2015
ağaç
keçi
toprak

Çin Takviminde 2015 Keçi Yılı iki element tarafından sembolize edilir. Toprak ve üzerinde yin ağaç. Elementler arasındaki yapıcı ve yıkıcı döngüye göre ağaç toprağa hakim olur. Bu durumda birbirleri ile çatışan, yıkıcı bir ilişkiye sahiptirler. Genelde çatışan elementler huzursuzluklara işaret eder. Demek ki uluslararası çatışmalar ve gerginlikler bu sene de yakamızı bırakmayacak. Yine de geçen seneye oranla bu çatışmalar çok daha kolay çözümlenebilecek, çünkü yin ağaç elementi esnek ve uyumludur. 2014’ü temsil eden yang ağaç ise hiç eğilip bükülmeyen, kendinden ödün vermeyen, prensiplerine sıkı sıkıya bağlı, inatçı bir elementti. Yin ağaç elementi bir ağacın dallarını temsil eder. Bir çiçek gibi narin ve uyumludur. İnatçı değildir, her ortama uyum sağlar. Bu yaklaşım ile anlaşmak ve çözümlere ulaşmak çok daha kolay olur.

Politik açıdan keçi yılı

Keçi, Batı takvimine göre Temmuz ayıdır. Sıcak yaz mevsimi halen devam etmektedir. Keçinin içinde yin ateş, yin toprak ve yin ağaç elementleri saklıdır. Hiç su yoktur. Toprak kuru bir çöl toprağı gibidir. Ne kadar ilginçtir ki, Ortadoğu’nun çöllerinde vuku bulan son iki Körfez Savaşı da Keçi yıllarına denk gelmektedir. 1991’de binlerce Amerikan askeri Kuveyt’in özgürlüğü için savaşmıştı. 2003’te ise Irak’taki rejimi düşürmek için. 2015’te bir Körfez Savaşı daha çıkarsa hiç şaşırmamalı.

Gök ve yer hanelerinden oluşan Çin takvimi 60 yıllık döngülerle tekrar eder.  Yani aynı yin ağaç Keçi senesini 60 sene once 1955’te ve 120 sene once 1895’te yaşamıştık.

1955 yılı uluslararası çatışmaların son bulduğu barış, birlik ve dayanışma anlaşmalarıyla hatırlanır. 1955 Şubat’ında Türkiye, İngiltere, İran, Irak ve Pakistan arasında Bağdat Paktı kurulmuştu. Mayıs 1955’te Batı Almanya Nato’ya girdi. Aynı sene Sovyetler Birliği ile birlikte 7 komünist ülke Varşova Paktı’nı imzaladılar. Burma ve Japonya arasında barış anlaşması yapıldı. Ayrıca 1955 Şubat’ında Güneydoğu Asya Birliği kuruldu. Yine bir yin ağaç Keçi yılı olan 1895’te Çin ve Japonya arasındaki savaşa son veren Shimonoseki Barış Anlaşması imzalandı.

Tabii bu yılları sadece huzur içinde anamayız. 1955’te Güney ve Kuzey Vietnam arasında savaş başladı ve 1975’te Amerikalılar Güney Vietnam’dan çekilene kadar sürdü. 1895 Çin için karışık bir yıldı. Qing İmparatorluğu’nun Japonlar tarafından yenilmesiyle Kore ve Tayvan’ın kontrolü Japonlara geçti. Bunun için imzalanan Shimonoseki Anlaşması Çin’de çok büyük tepkilere yol açtı ve büyük protestolara neden oldu.

Çin metafiziğinde ağaç, büyüme ve hareketi temsil eder.

Önceki yin ağaç keçi yıllarında yaşam tarzında yenilikler de oldu. Temmuz 1955’te ilk Disneyland Kaliforniya’da açıldı. Nisan ayında İllinois’te ilk Mc Donald’s dükkanı açıldı. Kasım ayında Alfred Nobel, her sene düzenlenen Nobel ödüllerini başlattı. 120 sene once 1895’te Amerika’da tarihteki ilk araba yarışı yapıldı.

Araba yarışı demişken 2015’in toprak elementinin çok kuru olduğuna değinmiştik. Kuru toprak yolları temsil eder. Böyle yıllarda ciddi trafik kazaları olur. Bu nedenle 2015’te tehlikeli araba kullanmaktan kaçınmak gerekir. James Dean’in öldüğü meşhur kazayı hatırlayın. 30 Eylül 1955’teydi. O da bir yin ağaç keçi yılıydı. Lady Diana 1997’de bir araba kazasında ölmüştü. Lady Diana bir yin ağaç keçi yılında doğmuştu. 11 Haziran 1955’te Le Mans araba yarışlarında 83 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmıştı.

Çevre faktörü

Bu sene keçinin yarattığı kuvvetli toprak enerjisi deprem, toprak kayması, çığ, binaların çökmesi gibi toprak felaketlerine sebep olabilr. Japonya’daki korkunç 311 depremi 2011’de bir öküz günü ve keçi saatinde olmuştu. Bu sene hiç su elementi olmadığı için toprak çok kurudur. Bu da orman yangınlarına, tayfun, hortum ve ani iklim değişikliklerine neden olabilir. Keçi burcu hiç su barındırmadığından “ağacın mezarıdır”, bu da bitki ve ağaçlara iyi gelmez. Bu nedenle küresel ısınmaya bağlı olarak gelişen iklim değişiklikleri artacak ve derinleşecektir. 2015’te yeni çevre felaketlerine şahit olabiliriz. Tabii ki nükleer felaketleri, hava ve su kirlenmesi ile birlikte ciddi bir çevre tahribatını da gözardı edemeyiz.

Çin takvminin 60 yıllık döngülere tekrarlandığını söylemiştik. Slovenya ve Amerika’da 1895’te çok büyük depremler oldu. Ayrıca 1955’te Kaliforniya’da, Mısır’da, Çin’de de ciddi depremler yaşandı. 1955 Ağustos’unda Diane Kasırgası Amerika’nın kuzeydoğusunda 200’den fazla kişinin yaşamına maloldu. Eylül’deki Hilda Kasırgası ise Meksika’da 200 kadar kişinin ölümüne sebep oldu.

Sağlıkla ilgili

Yin ağaç elementi insan vücudunda boyun, sırt, omuriliği ve  karaciğeri temsil eder. Yin ağaç bir çiçeğe ya da ağaç dalına benzetilir. Hassastır, kolay bükülür ve kırılır. Yin ağaç insanları kolayca yaralanırlar. Özellikle de boyun, sırt ve küçük kemikleri hassastır. Örneğin kemik erimesinden şikayetçi olan Nicole Kidman bir yin ağaç insanıdır ve göğüs kafesini kırmıştır. Madonna ise 2005’te tam da yaşgününde attan düşerek omurgasını kırmıştır. Bu sene suyun olmaması ağaç için sağlıklı değildir. Bu yüzden kemiklerimizde sorunlar yaşayabiliriz. Kalsiyum, magnezyum ve Omega 3 ile kendimizi güçlendirmeliyiz.

Çin tıbbında toprak elementi mide, pankreası, kas ve dokuları temsil eder. Kanser hastalığı toprak elementinin dengeden çıkmasıyla oluşur. Bu sene keçi burcu, öküz ve köpek burcu ile birleştiğinde kuvvetli bir “toprak cezası” oluşturur ve bu da kanser,  obezite, şeker gibi hastalıkların artmasına sebep olur.  Mide ve pankreas hastalıklarına da sıkça rastlayabiliriz. 2015 yılında hiç su elementi olmadığından böbreklerimiz ve bağışıklık sistemimiz zayıflar. Bol anti oksidan ve Omega 3 alarak hücrelerimizi korumalı ve vücudumuzdaki su oranını arttırmalıyız.

Fazla karbonhidrat ve şekerli yiyecekleri tercih etmemeliyiz. Bunu söylemişken ilginç bir nokta gözümüze çarpıyor. Fast food devi Mc Donald’s ilk dükkanını 1955’te bir yin ağaç keçi yılında açmıştır. Bunun sonucunda 60 yıldır halk sağlığı üzerinde ciddi bir gerileme olmuştur. Bir başka ilginç nokta da Mc. Donald’s burgerlerinde çoğunlukla öküz eti kullanması. Öküz ve bu senenin ve 1955’in  sembolü keçi ise  tam zıt pozisyondalar.

Steve Jobs örneğini verecek olursak… Steve Jobs bir zayıf ateş insanı. Tablosunda çok miktarda toprak elementi var. 2004’te pankreas kanseri teşhisi kondu. Ancak kanser muhtemelen 2003’te keçi senesinde başlamıştı.

Yin ağaç insanları uyumlu, çok yönlü ve becerikli

Ağaç elementi nezaketi temsil eder. Ağaç insanları dürüst ve prensiplerine bağlı kişilerdir. Yang ağaç insanları daha inatçıdır. Yin ağaç ise yumuşak ve esnektir. Çevrelerine ve şartlara kolayca uyum sağlarlar ve hedeflerine ulaşmak için değişik yollar seçebilirler. Güvenilir dostlardır. Ancak uzun vadede başarılı olmak için prensiplerini arka plana atabilirler.

Yin ağaç insanlarının el becerileri gelişmiştir. Müzik aletleri çalmada, dikiş dikme gibi el becerilerinde üstlerine yoktur. Bu nedenle aralarından çok sanatçı ve modacı çıkar. Örneğin Nicole Kidman, Madonna,  Coco Chanel, Yves Saint Laurent yin ağaç gününde doğan sanatçılardan bazılarıdır. Yin ağaç ünlüleri arasında Prenses Diana’yı, Julia Roberts’ı, Sheryl Sandberg’I, Prens Williams’ı, John Travolta’yı, Mick Jagger’ı, John Lennon’ı, Hugh Jackman’ı, Malaia’yı sayabiliriz.

Yin ağaç insanına iyi bir örnek Mick Jagger’dır. Son 50 yılın en başarılı rock sanatçılarındandır. 1967’de uyuştucu bulundurmaktan hapse girmişti. Şimdi 70’ine yaklaşmasına rağmen sağlıklı, enerjik bir vücuda sahip. Bunu da disiplinli yoga, bale ve fiziksel egzersizlere ve vejeterjan beslenmeye borçlu. 1960’larda büyük bir rock yıldızı olmasına rağmen London School of Economics’de okulunu bitirdi. İşte bu çok yönlülük, esneklik ve uyum ruhu, onu bu yaşta genç ve başarılı kılıyor. Yin ağaç insanları agresif değildirler. Uzlaşmacı ve fedakar bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle de 2015 agresif hareketlerden kaçınılan ve uzlaşmak için en iyi çözümlerin arandığı bir yıl olacaktır. Uluslararası zıtlıkları, politik çatışmaları çözmek için çok daha iyi bir sene olacaktır.

Ağaç, bahar mevsimidir ve büyümeyi, gelişmeyi temsil eder. Ayrıca nezaketi, prensipleri ve bütünlüğü de. Bütün bu iyi özelliklerin yanısıra ağaç insanlarının toprak elementine hakim olma ayrıcalığı vardır. Toprak onlar için para elementidir. Çin astrolojisinin 12 burcundan sadece toprak 4 kez tekrarlanmaktadır. Diğer 4 element sadece ikişer kez tekrarlanır. Böylece ağaç insanlarının para ile karşılaşma, zengin olma şansı diğer insanlara göre iki kat daha fazladır.  Toprak elementi gayrımenkul ve evleri temsil ettiğinden gayrımenkul devlerinin ve toprak zenginlerinin çoğu ağaç insanlarıdır. Örneğin Hong Kong’daki Li Ka Shing yang ağaç günü doğmuştur ve astroloji tablosunda birçok toprak elementi vardır.

Yin ağaç insanları ise kendilerini daha çok sanat alanında gösterirler. Yin ağaç kadınları çok hoş ve çekicidirler. Erkeklere birer çiçek kadar zarif gelirler. Sanki bir ağaca sarılan sarmaşık misali güçlü erkeklerin tercihlerini oluştururlar. Her alanda olduğu gibi özellikle de sanat alanında çok yönlü ve çok yaratıcı olurlar.

Yin ağaç insanına en iyi örneklerden biri Coco Chanel’dir. 19 Ağustos 1883’te doğmuştur. Astroloji tablosunda birçok metal elementi vardır. Bu elementler onun çevresini saran ve ona yardımcı olan erkekleri temsil eder. Çünkü metal elementi onun için erkek ve koruyucu melek anlamına gelir. Fakir bir aileye doğmuş, annesini 12 yaşında kaybetmiştir. Bir yetimhanede yetişirken dikiş dikmeyi öğrenmiştir.  Terzihanede çalışmasının yanısıra bir kabarede şarkı söyleyip dansetmektedir. Kendisine destek olan erkeklerle birkaç ilişkisi olmuştur. Bunların arasında Kaptan Arthur Edward, “Boy Capel” diye adı geçen sevgilisi ona çok yakın olmuş ve ilk mağazalarını o finanse etmiştir.

Chanel yaratıcılığı, kararlılığı, azmi ve enerjisi ile çok başarılı olmuş. Bu başarıda sadık erkek arkadaşlarının da desteğini almıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerle ilişkisi olduğuna dair söylentiler çıkmış ama daha sonra Winston Churchill’in yardımlarıyla temize çıkmıştır. Başarılı hayatı yin ağaç kadınının pozitif yanlarını gösterir. Sanatçı, yaratıcı, çok yönlü, esnek ve şartlara uyum sağlayan, erkekler için cazip ve çekici.

Çin tarihindeki ünlü yin ağaç kadınlarından biri de Chimg Hanedanlığındaki İmparatoriçe Dowager’dır. 29 Kasım 1834’te fare saatinde doğmuştur. Yin ağaç keçi yılı, yin ağaç öküz günü, ateş fare saatinde doğmuştur. Astrolojisi bir yin ağaç insanı için çok asil kabul edilir, çünkü özellikle doğduğu saat bir yin ağaç insanı için hem zeka, hem de koruyucu melek elementidir.

Hong Kong’da şimdiki Baş sekreter Carrie Lam de yin ağaç gününde doğdu. Hong Kong’daki öğrenci protestoların yarattığı karmaşada büyük cesaret ve güçlü bir duruş sergiledi.

2015’te iyi sektörler

Ekonomiye gelince ateş elementi borsaları hareketlendiren itici güçtür. 5 element insanların ruh halini etkiler. Genel olarak ateş neşe, su korku, toprak meditasyon/düşünce, metal üzüntü, ağaç öfkedir. Ateş genelde insanlara optimist bir ruh hali verir ve piyasaları canlandırır. 2006 ve 2007’de olduğu gibi. 2008’le birlikte gelen su elementi insanlarda korku yarattı. Özellikle Amerika’daki durgunluk ve piyasalardaki olumsuz gelişmeler dengesizliğe yol açtı ve bu durum Amerika ve Avrupa’da 2013 senesine kadar devam etti. Amerikan ekonomisi 2013 yılan yılında olumlu gelişmeler kaydetti. 2014’te de Amerika ve Avrupa’da ekonomik iyileştirmeler kendini gösterdi. 2015’te bu iyiye gidiş devam edecek ve özellikle bahar ve yaz aylarında borsalar ve finans piyasaları çok canlı olacak. Bu sene ateşin gücü ve suyun hiç olmaması ekonomi için iyi. 2015 ve 2016’da ağaç ve ateş elementlerinin varlığı ekonomiyi canlı tutacak.

Ağaç keçi yılı, ağaç elementine ait sektörleri destekliyor. Toprak, ağaç elementi için para demek. Matbaa, kağıt, tekstil, kitap, yayıncılık, medya, yiyecek ve tüketim malları, dekorasyon ve çevre sektörleri ağaç elementine giriyor.

İkinci iyi sektör metal elementine ait. Metal elementi, ağaca hakim olur. Ağaç, metal için para demek. Metal elementine ait endüstriler bankacılık, yüksek teknoloji, bilgisayar, makine sanayileri, otomotiv sanayi, mühendislik, mücevherat.

Ateş elementine ait sektörler için de iyi bir sene sayılır. Çünkü ateş toprak üretir. Yani toprak elementi ateş için verimlilik demektir. Ateş sektörünü temsil eden alanlar hava yolları, eğlence, restaurant, enerji, spor, finans, petrol…İlk yarıda biraz durgunluk olabilir, çünkü ağaç ateş için fren gibidir.

Bu sene toprak elementi o kadar iyi değil. Çünkü toprak senesinde toprak sektöründe sahneye birçok rakip geliyor ve karları düşürüyor. Toprak sektörü için para elementi su ve bu sene hiç yok. Toprak sektörleri inşaat, gayrımenkul, tarım, sigorta, kimya, yiyecek gibi…

En zor aylar Temmuz, Ekim ve Ocak’tır. Sırasıyla keçi, kopek ve öküz aylarına denk geliyor.

Keçi ile keçi ve öküz burcu birbirine zıt

Keçi yılında doğanlar bu sene ile zıtlık içindeler. Astoloji tablolarında bir de köpek ve öküz burcu varsa ve toprak elementi onlara iyi gelen bir element değilse problemlerle karşılaşabilirler. Sağlıklarına ve toprakla ilgili olabilecek problemlere dikkat etmeliler.

Öküz senesinde doğmuş insanlar da bu sene zıtlık içindeler. Onlar için çok hareketli bir sene olacaktır. Çok seyahat edebilirler. Ev, iş değiştiriyor olabilirler. Bu değişiklikleri yapmak iyidir. Kendileri bir değişiklik yapmazsa evren onlara zorla yaptıracaktır. Çok riskli sporlardan kaçınmalılar. Örneğin araba yarışı, paraşütle atlama, uçak kullanma vs. gibi.  Bir at burcu sembolü taşımak onları keçinin etkilerinden koruyacaktır. Ayrıca öküz yılında doğanlar güneybatıya gitmekten kaçınmalılar, çünkü güneybatı bu sene “Grand Duke” yönü.

Öküz, keçi ve köpek birleştiklerinde çok kuvvetli bir toprak cezası oluşturuyorlar. Bu ceza sinsi bir tehlike demektir. Endişe, huzursuzluk ve toprakla ilgili kötü şansa işaret eder. Bu etkiler, sıkıntıları ve engelleri beraberinde getirir, ilişkileri ve sağlığı etkileyebilir. 2015’te toprak cezasından etkilenecek kişiler arasında Arnold Schwarzenegger, Julia Roberts, Madonna, Bill Clinton, Donald Trump, Angela Merkel, Kim Jong Un, David Cameron, Janet Yellen de var. Bu sene ne kadar çok dünya lideri ve ünlü kişi tehdit altında. Bu cezalar ciddi ve tehlikelidir. En azından bir at sembolü takarak keçi yılında koruma sağlayabilirler.

Özet olarak keçi, köpek ve öküz burçlarında olanlar birer at sembolü bulundurmalılar. Bu zıtlıklar sadece doğduğunuz senenin burcu ile sınırlı değil. Doğduğunuz ay, gün ve saatin de burçları var. Onlar da zıt olabilir. Bunun için tüm doğum tarihinizi Çin takvimine çevirmelisiniz. Örneğin öküz yılında doğanlar var. Barak Obama, Sergey Brin ve Google’dan Larry Page, Pricilla Chan, Bernard Arnault gibi… Ya da öküz gününde doğanlar var, Joe Biden, Recep Tayyip Erdogan, Kadir Topbaş gibi. Gün hanesinde zıtlık olduğunda bu insan ilişkilerine ve ailede problemlere işaret eder. Özellikle de eşlerle ya da karşı cinsle ilgili problemlere yöneliktir.

Bu senenin iyi burçları at, domuz ve tavşan. 

Fare burcundakiler bu sene romantik bir sene yaşayacaklar. Çok sosyal ve aşk ilişkilerinde hareketli bir sene onları bekliyor. Yılan burcundakiler için seyahat yılı. Bol bol seyahat edecekler, hareketli bir sene olacak.

Yang ağaç, yang metal ve yang toprak senesinde ya da gününde doğanlar için keçi “koruyucu melek” demektir. Yani doğum yılı 0, 4 ve 8’le biten kişiler için. Örneğin 1950, 1960,  1970, 1980, 1990, 1954, 64,84, ve 1958, 68, 78, 88 gibi…..Koruyucu melek bizim için işleri kolaylaştıran, ihtiyaçlarımızı karşılayan, bize yardımcı olan kişilerdir.

At burcu yin ağaç yılında doğanlar için akademik yıldızdır. Bebek doğumları için at günü, Hazirana denk gelen at ayını, öğle vaktini temsil eden at saatlerini seçmek iyi olur. Ayrıca maymun ayı olan Ağustos ve Fare ayı olan Aralığı seçerseniz yin ağaç bebekleri için koruyucu meleği temsil ederler.

 

8.Periyod çocukları etkiliyor.

Feng Shui’deki Uçan Yıldızlar teorisine göre 2004-2024 yılları arasında 8. Periyoddayız. 8 dağ trigramını, çocukları ve gençleri temsil ediyor. 2004’te 8. Periyoda girdiğimizden beri çocuklara yöenlik birçok felaket yaşandı. En son olay Güney Koe’de bir feribotta bir sürü okul çocuğunun hayatını kaybetmesiydi. Hong Kong’da öğrenciler ayaklandı. Periyod 8’de merkezde çozuklar olduğu için bu devrede onlar maalesef etkileniyorlar. Çocukların iyiliğine ve güvenliğine özellikle dikkat etmeli bu dönem.

2015’te Feng Shui enerjileri

Feng Shui enerjileri de yıldan yıla değişmekte. Onun için sene başlarında iyi ve kötü enerjilerin ev ve ofislerimizin önemli bir yerine gelip gelmediğine dikkat etmeliyiz.  Öncelikle olumsuz etkilere önlem alınması, daha sonra iyi alanlara daha rahat odaklanmamızı sağlar. Bu sene kazaları, belaları temsil eden “5 yıldızı”, batıda.  Olumsuz etkilerini hafifletmek için evinizin batısına mutlaka metal bir rüzgar çanı asmak gerekir. En kötü aylar Nisan, Haziran, Temmuz ve Ocak 2016. Hastalıkları temsil eden “2 yıldızı”, güneydoğuda. Olumsuz etkilerinden kaçınmak için birbirine bağlı 6 metal para asmak güçlü bir sembol oluşturur.

Bu seneyi temsil eden enerji “Grand Duke” güneybatıda. Bu alanda “Grand Duke”u rahatsız edecek faaliyetlerden kaçınmalı. Örneğin giriş kapınız ya da ön cepheniz Grand Duke alanında ise bu sene tadilat işlerine girişmeyin. İşyerinizde otururken yüzünüzü “Grand Duke” yönüne çevirmeniz ona karşı kafa tuttuğunuz anlamına gelir. Ancak sırtınızı verirseniz senenin enerjisini de arkanıza destek almış olursunuz.  Bu sene sırtınızı batıya vererek oturmanızı önermeyiz. Çünkü bu yönde “Üç ölümcül güç” var. Kuzeydoğu ise “Yıkım pozisyonu”, Grand Duke’un tam ters istikameti oluyor. Bu alanda da oturmayınız. Kavga ve hırsızlıkları tetikleyen yıkıcı “3 yıldızı” bu sene evlerin merkezinde. Olumsuz etkilerini hafifletmek için kırmızı bir obje kullanın. Kırmızı bir lamba, örtü, yastık, dosya, kitap olabilir. Skandalları temsil eden “7 yıldızı” ise bu sene güneyde. Geleneksel çözüm şeffaf bir vazo içine 3 bambu dalı koymaktır.

Artık çoktandır 7.periyoddan 8’e geçtiğimiz için 7 olumsuz etkilerini fazlasıyla gösteriyor. MH17’de trajik etkisini hep beraber yaşadık. O yüzden 7 yıldızına çözüm üretmek çok önemli.

2015’te merkezde olan 3 yıldızı deprem/kasırga trigramını temsil ediyor. Bu nedenle de 2015’te depremler olabilir. Etkilenecek alanlar ise orta ve batı alanlar. İçinde orta kelimesi geçen her ülke etkilenebilir. Örneğin Orta Asya, Orta Doğu ve memleketlerin merkezinde bulunan şehriler.

Gelgelelim bereket ve aşk enerjilerine… Bu sene bereket, kuzeyde kapısı olanlardan yana. Kuzey alanınız açık ve aktif yerlere denk geliyorsa, örneğin salonunuz gibi, bereket enerjileriniz canlı olacak demektir. Sınavlara hazırlananlar, akademik çalışmalar yapanlar, müsabakalara katılanlar doğunun enerjisinden faydalanabilirler.  Eğer bu alanda yatak ya da çalışma odaları varsa ilerleme kaydettiklerini görebilirler.Çiftler romantik bir ilişki arayışında olanlar, bebek yapmak isteyenler, bu sene yaratıcı ve aşk dolu enerjiler evin güneybatısı ve kuzeybatısında. Umarız bu alan bir tuvalet ya da depoya denk gelmiyordur.

Hepinize huzur dolu, sağlıklı, bereketli bir sene dileriz.

bu yazının başı kadınlar güzeldir sitesinden geri kalanı  esrakoyuncu.com adresinden alınmıştır

Yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yenin….

imagesDJ4TZH6U

_______________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________

Adamın biri Afrika´da safariye çıkarken, yanına minik köpeğini de almış.
Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.

– Şimdi başım dertte, diye düşünmüş köpekcik . . .
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.

Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş:
– Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış:
– Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım, diye düşünmüş leopar…

Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş, bildiklerini kullanarak bundan sonra kendisini leopardan kurtaracağını düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna, “atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım” demiş.
Az önceki yerde bekleyen minik köpek, bakmış kızgın leopar sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.Ne yapacağını düşünürken, kaçmaya da kalkmamış.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri kemirmeye devam etmiş.

Tam leopar saldıracakken, yine kendi kendine konuşarak leopara duyurmuş:
“Şu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok ! ”
DİPLOMASİ DENEN ŞEY BU…

Yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yenin….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çöp Kamyonu Kanunu

 “Çöp Kamyonu Kanunu” Hepimiz gün içinde ve hayatımız boyunca içi çöp dolu insanlarla karşılaşabiliyoruz. Peki nasıl koruyacağız kendimizi? Nasıl çöplerden uzak durabileceğiz?

 

   “Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Şoförü çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı. Taksi şoförü ise gayet sakin ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. 

   Kadın bütün bu olanları şokunu yaşarken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı. 

   Sordu: “Neden böyle davrandınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastanelik edecekti.” 

  Taksi şoförü gülümsemeye devam ederek: “Çöp Kamyonu Kanunu” dedi. 

   Kadın: “Çöp Kamyonu Kanunu?” diye sordu, anlamamıştı.

   Şoför açıkladı: “Pek çok insan, çöp kamyonu gibidir. Her tarafta içleri çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlığı, öfkeyi ve hayal kırıklığını biriktiriyorlar. Ancak doldukça çöpleri bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben, bazen de siz olabilirsiniz. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için dua edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.”(Alıntı)

Evet bu şoför gerçek bir bilge… İşte başarılı bir insan… Başarılı olan insan her koşulda çöp kamyonlarının ya da hayatta karşılaştığı tüm zorluklara gülümseyebilen insandır.

Yaşadığımız olumsuzluklarla dünyanın bizim gülümsememizi çalmasına izin vermeyelim; biz gülümseyelim ki dünya değişsin.

Hayat çok kısa ve tekrarı yok… Pişmanlıklarla yatağa yatmak veya uyanmak için zamanımız yok; Bize iyi davrananlara iyi davranıp sevmek, kötü davrananlar içinde dua etmek bizim en güzel tutumumuzdur kendimiz ve etrafımız için…

Yılmaz Güneyin çok güzel deyişi ile noktalayalım sohbetimizi; Gülümseyelim, çöp kamyonlarına ve hayata….

 

   “Gülümsüyorum. Çünkü: biliyorum ki gülümsemek; dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram, düşmanlarıma karşı en asil darbedir!” (Yılmaz Güney )

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Asla bilmeyenle tartışma.

Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına ” Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş.

” Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.

Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.

Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.

Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.

Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.

Usta ressam şöyle demiş:

“İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.

İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”

– Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
– Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
– Asla bilmeyenle tartışma.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Parmaklarınızı kıtlatmayın!

Parmak kıtlatmanın yan etkileri üzerine yapılan araştırmadan çıkan sonuçlar bu tür alışkanlığı olanlar için uyarı niteliğinde. Çünkü araştırmaya göre bu alışkanlık, eklemleri zedeleyerek kalıcı hasara yol açabiliyor.

The Journal of Manipulative and Physiological Therapeutics’da yayımlanan parmak kıtlatması araştırmasını değerlendiren Fizyoterapist Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, bu alışkanlığın ciddi olumsuz sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

Araştırmada parmaklarını kıtlatan (çıtlatan) 300 kişinin eklemlerindeki harabiyetin incelendiğini söyleyen Şenbursa, “Eklemi kıtlatmayı alışkanlık haline getirenlerde yumuşak dokuda zedelenme, kavrama kuvvetinde azalma gibi sonuçlar tespit edildi. Harabiyet eklemi çevrelen bağları hızlı ve tekrarlı bir şekilde gerilmesinin sonucudur. Profesyonel beyzbol atıcılarında da benzer yaralanmalar görülmektedir ancak yaralanmalar daha ciddi seviyededir ve atış için kullanılan koldaki daha fazla eklemi etkiler” dedi.

BALONCUKLAR PATLAR VE EKLEMLERİMİZDEN SES GELİR
Şenbursa, parmakları birleştirip dışarıya doğru büküldüğünde eklemlerden sesler gelirken, eklem içinde olup bitenleri şöyle anlattı: “Eklemler iki kemiğin birleşim yerinde bulunur, yumuşak doku ve bağlar tarafından çevrelenir. Vücudumuzdaki bütün eklemlerde sinoviyal sıvı da denilen kalın, berrak eklem sıvısı vardır. Eklemlerinizi kıtlatmak için parmaklarınızı esnettiğinizde, eklemdeki kemikleri birbirinden ayırmış olursunuz. Böylece eklemi çevreleyen yumuşak doku kapsülü de esner. Kapsülün esnemesiyle eklem içindeki hacmi artırırsınız. Bir fizik kuralı olarak ‘hacim artarsa, basınç azalır’. Eklem sıvısının basıncı düştüğünde sıvı içinde çözünmüş halde bulunan gazlar baloncuk haline gelir. Eklem yeterince esnediğinde kapsüldeki basınç düşer ve baloncuklar patlar. Bu patlama eklemlerinizden sesler gelmesine neden olur. Gazların sıvıda tekrar çözünmesi 25-30 dakika sürer ve bu süre içinde eklemlerden ses gelmez. Gazlar çözündüğünde eklemleriniz tekrar kıtlatılabilecek hale gelir.”

KITLATINCA RAHATLIYORUZ AMA…
Fizyoterapist Şenbursa, eklemleri kıtlattıktan sonra insanların rahatlama hissetmelerinin sebebini ise, “Eklemlerden ‘çıt’ sesinin alınmasından sonra eklem hareketinin arttığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Eklem manipüle edildiğinde eklemdeki hareketi algılayan reseptörler uyarılır ve eklemi çevreleyen kaslar gevşer. Eklemleri kıtlattıktan sonra insanların rahatlama hissetmelerinin sebebi budur” diye açıkladı.

alıntı

BİLİNÇALTI HANGİ ÖZELİKLERİ KAYIT EDER ?


1- Doğru – yanlış, ahlaklı – ahlaksız, gerçek – hayal gibi ayrımların farkında değildir. Bilinçaltı bir bilgisayar programı gibidir sadece verilerle ilgilenir Veri hakkında yorum ya da değerlendirme yapmaz.

2- Bilinçaltı genellemeler yapabilir hatta bunu sıklıkla yapar. Örneğin sizinle kavga eden arkadaşınızın adı Ali ise, tüm Ali’lerin kavgacı olduğuna inanabilir.

3- Bilinçaltı anı yaşar, geçmiş yada gelecekten bir şey anlamaz, onun için sadece an vardır.

4- Bilinçaltının duyduğu kelimeyi cümleden bağımsız olarak kayıt edebilme özelliği vardır. Örneğin sigarayı bırakmak istiyorum diyince sadece sigara kelimesini kayıt edebilir, sigara kelimesine tepki verebilir. Bırakmak ve istiyorum kelimeleri ile sigarayı yan yana getirebileceği gibi, eğer sigara ile ilgili güçlü bir bağlantıları varsa sadece bu kelimeyi de duyabilir.

5- Bilinçaltı değişimden nefret eder, hiç bir şeyin değişmesini istemez. Değiştirmek istediğinizde tepki koyabilir ve sizi değişimden vazgeçirmek için tüm silahlarını kullanabilir.

6- Bilinçaltı rüyalarla kendini düzenler ve sıkışmış enerjileri ortaya çıkartarak kendisini rahatlatır. Rüyalar tanrısal yanımızın bize sembol dili ile mesajlarını iletir. Rüyaları asla başkalarına anlatmayıp bir rüya defteri tutmalıyız.

7- Bilinçaltı sembollerle konuşur, kelimelerden fazla resimlere tepki gösterir.
rüyayı bir yabancıya anlatır gibi tüm detayları ile yazmak gerekir.

8- Bilinçaltı tersten duyabilir ve anlayabilir. Cümleleri tersten duyan bilinç için bunları anlamak çok zordur ama bilinçaltı için çok kolaydır.

9- BİLİNÇALTI İLK 5 YAŞA KADAR TEMEL ÖZELLİKLERİNİ, KAYITLARINI TAMAMLAR. Bundan sonra kendi kayıtlarına uygun yeni verileri kabul eder. Diğer verileri girmek için doğru ve ısrarlı çalışmalar yapmak gereklidir.

10- BİLİNÇALTINDA ÇAĞRIŞIM en önemli etkilerden birisidir. Sürekli bir şeyler ona başka bir şeyleri çağrıştırır bir dosya başka bir dosyayı açmasını sağlar.

11- Bilinçaltı aynı anda bir çok işlemi yapabilir, bir çok veriyi işleyebilir, otomatik olarak bir çok işlevi yerine getirebilir. Kapasitesi çok geniştir.

12- BİLİNÇALTI KOLEKTİF BİLİNÇALTI İLE BAĞLANTILIDIR, bu nedenle başka insanların bilinçaltından da etkilenir. Bu yüzden kimseye rüyaları anlatmayalım ve başkalarının rüyalarını dinlemeyelim. rüya analizi bir bilim dalıdır.

13- Bilinçaltının espri anlayışı yoktur, şakadan anlamaz. Söylenen herşeyi gerçek kabul eder.

14- Bilinçaltı duygusal değildir ama duyguların enerjisinden bire bir etkilenir. Kimsenin bilinçaltı merhametli değildir ama merhamet duygusu bilinçaltında bir çok çağrışım yapabilir, bir çok veriyi harekete geçirebilir ve kişinin kararlarını etkiler.

15- Bilinçaltı aynı küçük bir çocuk gibi, ısrarcı ve sabırsızdır. İstediği bir şey hemen olsun ister ve ne olursa olsun ısrara devam eder. Bir davranış kişiye zarar verse bile bunu ısrarla yapabilir çünkü bilinçaltında doğru yanlış, zararlı zararsız gibi kavramlar yoktur, salt istek vardır. Bir çok kişinin kendisine zarar veren ilişkilere, alışkanlıklara ve davranışlara devam etmesinin altında bu dinamik vardır.

EĞER BİLİNÇALTINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORSANIZ SİZ ONDAN DAHA FAZLA ISRARCI OLMALISINIZ. Rüyalarınızı yazmalı ve rüya analizi çalışmalarına katılmalısınız.

16- Bilinçaltı asla dinlenmez, uyumaz ve çalışmayı bırakmaz. Kişi yaşadığı sürece işlem yapmaya devam eder.

17- Bilinçaltının abartıcı bir doğası vardır. Özellikle korkuları abartarak kişinin kaygı düzeyini yükseltebilir. Bir tek rüya analizi seansı panik atağını çözebilir.

18- Bilinçaltı sürekli tekrarlara karşı duyarlıdır. Bir düşünceyi, duyguyu yada cümleyi sürekli tekrar ederseniz bunu en sonunda kayıt eder.

19- Bilinçaltı kişinin hissettiği nefret gibi olumsuz duyguları kayıt eder ve bu duyguları uygun bir ortamda ortaya çıkartır. Bilinçaltı için intikamı sever diyemeyiz ama içindeki nefreti açığa çıkartmak için bir yol bulur diyebiliriz.

20- Bilinçaltı ince ayrımlar yapmakta zorlanabilir. Örneğin bilinçaltı için parasını sokakta düşürmek için iflas etmek aynı anlama gelebilir, çünkü ikisinde de para kaybı vardır.

21- Bilinçaltının dili 5 yaşında bir çocuğun dilidir, sade ve açık anlatımlardan anlar. Eğer bilinçaltına ben zenginim derseniz bunu anlayacaktır ancak evrenden gelen zenginlik tüm enerji kanallarıma akıyor, yüksek benliğim aracılığıyla bana ulaşıyor gibi bir şey söylerseniz 5 yaşında bir çocuk bundan ne anlarsa bilinçaltı da ancak o kadarını anlayacaktır.

22- Bilinçaltı kişinin tutumlarını ve davranışlarını direk etkiler. Sahip olduğu kayıtlara göre kişinin tepkiler vermesini ve kararlar almasını yönlendirir.

Örneğin bilinçaltında BEN BAŞARILI BİR İNSANIM kaydı olan bir insan kendisine başarı getirecek işlere otomatik olarak yönlenir, sonu başarılı olacak kararlar verir ve onu başarıya taşıyacak durumları hayatına çeker.

23- Bilinçaltı bütün bu özelliklerinin dışında kendi kayıtlarına uygun olayları gerçekleştirmek için durmadan çalışır. Kendi inançlarını kişinin hayatına çeker ve inandığı herşeyin gerçek olması için çalışır.

Kolektif bilinçaltına ve dolayısı ile kolektif bilince bağlı olduğu için bunu yapması çok kolaydır. Eğer bilinçaltınız FAKİRLİĞİ HAK ETTİĞİNİZE İNANIYORSA bunu gerçekten deneyimlemeniz için gerekli şeyleri yapacaktır, buna emin olabilirsiniz.

24- Bilinçaltı bilinçli zihinden emir alır. Burada ya siz bilinçli olarak bilinçaltına emirler verirsiniz ya da bunu bilinçsizce yaparsınız ama mutlaka yaparsınız. EĞER BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE EMİR VERMEYİ BAŞARIRSANIZ BİLİNÇALTINDAKİ VERİLERİ DEĞİŞTİREBİLİR, yeni veriler girebilir ve bilinçaltınızın sizin istediğiniz hayatı gerçekleştirmesi için çalışabilirsiniz.

25- Bilinçaltı hiç bir şeyden şüphelenmez ve sorgulamaz. Bu nedenle bilinçaltınıza hangi komutları verdiğinize dikkat etmelisiniz.

26- Bilinçaltınızda bir çok kayıt birbiri ile bağlantılıdır. Bir kayıt diğerini etkiler, tetikler açığa çıkartır. Bir çok korku başka bir korku ile bağlantı halindedir. Bu nedenle bilinçaltına bütünsel olarak bakmak gerekir.grin emoticon

27- Bilinç daha fazla tüme varımlı, bilinçaltı tümden gelimli düşünme eğilimindedir.

28- Bilinçaltının psişik yetenekleri vardır, gelecekteki bir olayı görebilir, önceden tedbir alabilir rüyalar yolu ile kişiyi uyarabilir.

29- Bilinçaltı, bilincin dikkat etmediği şeylere daha fazla dikkat eder ve otomatik olarak kayit eder. Bilincin dikkat ettiği şeyleri ise kayıt etmek için anlamlı bir çaba ve tekrarlar gereklidir. grin emoticon

30- Bilinçaltının sanatsal yetenekleri vardır, üretim yeteneği çok gelişmiştir ve hayal gücüne sahiptir. Ancak tek sorun hayal ile gerçeği ayırt edememesidir. Eğer kişi kendi hayallerini bilinçli olarak kurmazsa bilinçaltı için bunlar katı bir gerçek olacaktır.

Bilinçaltı ile bağ kurabilmek için öncelikle bilinçaltı negatif kayıtlarımızdan arınmak amacı ile rüyalarımızı düzenli olarak her sabah kahvaltı öncesi el yazımızla yazdığımız bir RÜYA DEFTERİ tutma alışkanlığı edinmemiz gerekir. smile emoticon

Çocuklarınıza yapacağınız en muhteşem iyilik onlara rüyalarını yazma alışkanlığı kazandırmamız olacaktır. Serpil Kırık Ankara Rüya Analizi.

DOGUM GUNU AY VE YİLA GORE KADER CİZGİNİZ

e05d1a0423682af76470b86c88d096f6 1273835449

Sevgili  dostlarım    Bu   Bölümde . sizler  için  hazırlanan  Kader    Çizgisinde   Kendiniz ,  Dostunuz ,  Arkadaşınız ,   Hülasa   istediğiniz   ,  Herkesin  , Karakterini  ve  kader   çizgisini  bir  nevi  öğrene  bileceksiniz  .

Doğum    Tarihiniz  Bir  Tesadüf   Değildir  ;

Ocak       =  1    Temmuz   =   7
Şubat      =  2    Ağustos    =    8
Mart       =  3     Eylül        =    9
Nisan      =  4     Ekim        =    1
Mayıs     =  5     Kasım      =     2
Haziran  = 6     Aralık       =    3

Ay  karşılığı  olan  Rakamları   Bu  şekildedir  .
Sizin  Yıl  Ay  ve  Günden   Yararlanarak  bir  kişinin  Karakter  ve  kader  çizgisini   nasıl   bulacasınız  .

Yapacağınız  işlem   şu  şekilde  olacak  .
Doğum   Gününü  Rakam  olarak  yazınız  .
Doğum   Ayını       Rakam  olarak  yazınız  .
Doğum   Yılını       Rakam  olarak  yazınız  .
Hepsini  toplayın   .

Sonra  bulduğunuz   Sayı  içindeki   Rakamları   toplayın    Bu    toplama    işlemini    Tek    basamaklı   bir  Rakam  buluncaya  kadar  toplayın  .   Yani  bulacağınız  Rakam  (  1  )  den  (  9  )  Kadar  Olan  bir  rakam  olmalıdır  .

Şimdi   bir  örnek  verelim  ;

28  Nisan   1988   De   Doğmuş  bir  kişinin  kader  çizgisini  bulalım  .

Nisan              4
Gün              28= 2+8= 1
Yıl            1988= 1+9+8+8=8
+
4+1+8=4

Yani  sevgili  dostlarım   28  Nisan  1988  .  Gününde   doğmuş  bir  kişinin   Kader   çizgisi   (  4 )   Dır  ve  siz   bu  bölümdeki   (  4 )  Rakamını  bulun  ve   Yorumları  okuyunuz  .

Sevgili    dostlarım   bu bölümdeki  Rakamların  yorumları   Doğuştan  gelen  bir  kabiliyet  ve  Kişiliklerini  gösterir  .  Doğum  Günü  Ayı   ve  Yılı   Göre  Rakamlar   Kişiyi  doğumundan   Ölümüne  kadar  etkiler  .  Çünkü  bu  şekilde  bulunan  Rakamlar  İnsanların  doğuştan  gelen  bir  mizacıdır  .

Sebebine  gelince  İnsanlar  her  hangi  bir  yerde  ve  sebepten    dolayı  isimlerini    değiştir   . Lakin  Gerçek   Doğum  tarihlerini  değiştirmek  mümkün  değil  .  Bu   sebepten   dolayı   doğum  tarihlerinin  Rakamı  sabittir  ve  Değiştireme siniz  .

1 . LİDER ’ LİK  VE  ATILGAN  OLDUĞUNU  İFADE  EDER  ;
Güneşin   Gezegeninin  Etkisindesiniz  ;

Çok  olumlu  bir  mizacınız  vardır .

Başkasının  tahakkümü  veya  idaresi  altında ve

Çalışmaktan , yaşamaktan  hoşlanmazsınız .

Lider  olmak  istersiniz .

İdare  edilmekten  ziyade , idare  etmek  istersiniz .

Keşfetme  kabiliyetiniz  vardır .

Aynı  zamanda  kavgacısınız .

Amacınıza  ulaşmak  için  bütün  gücünüzle  çalışırsınız .

Para  kazanma  konusunda  da  çok  orijinal  fikirleriniz  vardır .

İhtiraslarınız , hayatınıza  yön  verir .

Çevreniz  tarafından  sevilir , sayılırsınız .

Olumsuz  ihtiraslarınız  sizi  aceleci , kavgacı , kalp  kırıcı  yapar .

Aklınızı  kullanırsanız , ( 1 ) Rakamının  bu  olumsuz  etkilerinden  çok  çabuk  kurtulur .

Kozmik  mirasınız  olan  yetenekleriniz  sayesinde  hem  kendinizi , hem  de  çevrenizdekileri  mutlu  edersiniz .

NASİHAT

İçinizden  sizi  dürten  şüphelere  kulak  asmaz , ihtiraslarınızı  aklınızın  süzgecinden  geçirmeden , peşinden  koşarsanız  zor  durumlarla  karşılaşabilirsiniz .

2 . ARKADAŞ VE  DOST  CANLILIĞI  İFADE  EDER  ;
Ay ’ ın   Gezegeninin   Etkisindesiniz   ;

Hayatınızın  temeli  işbirliğine  dayanır .

Başkalarının  planlarını  tatbik  eder , başarıya  ulaşabilirsiniz .

Davranışlarınız  çok  önemlidir .

Çünkü , ( 2 ) rakamı  “ karışıklık  ve  değişiklik ” getirir .

Kararsızsınız .

İşbirliğinizi  çok  güvendiğiniz  kişilerle  yapın .

Her  duruma  uyabilirsiniz .

Nazik , ölçülü  ve  saygılı  olduğunuz  için  çok  çabuk  dost  kazanırsınız .

Ancak , bu  dostlarınızın  sizi  su  istimal  etmelerini  önlemek  için , her  zaman  uyanık  bulunmalısınız .

Bir  çok  plan  yaparsınız .

Fakat  onları  tatbik  etmek  için  mutlaka  bir  yardımcıya  ihtiyacınız  vardır .

Yardımcınızı  seçerken  çok  dikkatli  olun .

Çünkü , herkes  sizin  gibi  olmayabilir .

Hislerinize  mağlup  olmayın .

Karakteriniz  değişmeye  uygun  olduğu  için , gününüz  gününe  uymayan  bir  insan  olabilirsiniz .

NASİHAT

Her şeyi  başarmaya  gücünüz  var .

Ancak , başkalarından  ziyade , kendi işlerinizi  düşünmeye  alışın .

3 .  SANATKAR VE  KUDRETLİLİĞİ  İFADE  EDER  ;
Merih  Gezegeninin  Etkisindesiniz  ;

Keskin  bir  zekaya  sahipsiniz .

İradeniz ,sezginiz  kuvvetlidir .

Çok  iyi  bir  sanatkar  olabilirsiniz .

Hayatta  faydalı  bir  şeyler  yapmanın  gerekli  olduğuna  inandığınız  için  mizacınızda  gizli  kabiliyetlerinizi  kullanarak  mutluluğa  erişebilirsiniz .

Her  şeyi  çok  çabuk  öğrenirsiniz .

Aklınıza  eseni  “ enine  boyuna ” düşünmeden  yapmaya  kalkışırsınız .

Her  şeyi  olduğu  gibi  kabul  eder , gününüzü  gün  etmeye  bakarsınız .

Çok  çabuk  arkadaş  olur , çok  çabuk  arkadaş  bulursunuz .

Eğlenceyi  seversiniz .

Daldan  dala  konmaktan , bıktığınız  işleri  hemen  bırakmadan  zevk  duyarsınız .

NASİHAT

Kabiliyetlerinizi  değerlendirmeyi  öğrenirseniz ; iyi  bir  sanatkar , iyi  bir  yazar , iyi  bir  öğretmen  ve  çok  iyi  bir  hatip  olabilirsiniz .

Sık , sık  aşık  olursunuz .

Aşkta  aradığınız  mutluluğu  buluncaya  kadar  gerçek  aşkı  ararsınız .

Hayatı  biraz  ciddiye  alın .

4 .  SESSİZLİK  VE  SÜKÜNATLIĞI  İFADE  EDER  ;
Merkür  Gezegeninin   Etkisindesiniz  ;

( 4 ) rakamının  etkisinde  olanların  hayatına  adalet , eşitlik  ve  sessizlik  hakimdir .

Dört  bir  tarafı  bu  özelliklerle  çevrili  olanlar  bu  özelliklerini  dışına  çıkmak  için  çırpınır  dururlar .

Temkinli  ve  ağır  başlısınız .

Son  derce  dürüst  bir  insansınız .

Metotlu  çalışır , mantıklı  davranırsınız .

Çok  sabırlısınız .

Gelişmenizi  ve  mutluluğunuzu  engelleyen  etkenlerden  korunmasını  öğrenmelisiniz .

Muhafazakar  olmanız , başarılarınızı  engelleyebilir .

Hiç  ummadığınız  zamanlarda  umulmadık  kazançlar  elde  edersiniz .

Fakat , elinizin  açık  olduğu  için  maddi  zararlara  uğrayabilirsiniz .

İyi  bir  “ ilim ” adamı  olabilirsiniz .

Çünkü , bir  ilim  adamında  olması  gereken  bütün  özelliklere  sahipsiniz .

NASİHAT

Yeni  fikirlere  yönelin .

Ufkunuzu  genişletin .

Çekingenliği  bırakın .

Göreceksiniz , her  istediğinizi  elde  edeceksiniz .

5 . YAZAR  VE MACERACI  OLMAYI  İFADE  EDER  ;
Jüpiter  Gezegeninin    Etkisindesiniz  ;

( 5 ) rakamının  etkisi  altında  olanlar  için  hayat  sadece  bir  maceradır .

Kalbiniz  heyecan , aklınız  macera  ile  doludur .

Tabiatınız  değişkendir .

Her şeyle  ilgilenmek  ve  bağımsız  olmak  istersiniz .

Düşündüğünüz  zor  durumlardan  da  çabucak  kurtulmasını  bilirsiniz .

Kolaylıkla  dostluk  kurar  ve  her şeye  ve  her  yere  kolayca  uyum  sağlarsınız .

Metotlu  çalışırsınız . Kendi  dilinizi  ve  yabancı  dilleri  en  iyi  şekilde  öğrenebilirsiniz .

Bundan  ötürüde  iyi  bir  yazar  ve  iyi  bir  hatip  olabilirsiniz .

( 5 ) rakamı  size  yazarlıkta , öğretmenlikte  ve  hatiplikte  başarılar  müjdeliyor .

Bu  rakamı  Jüpiter  gezegeni  etkilediği  için  kararsızlık  ve  macera  aşkı  tutkunuzdur

Gözünüzü  budaktan  sakınmazsınız .

Bu  yönünüzü  frenleyebilirsiniz , hayatta  her  istediğinizi  elde  edebilmeniz  için  hiçbir  engel  yoktur .

NASİHAT

Azimli  olunuz , diliniz  tutmaya  öğreniniz .

6 . ÖĞRETİCİ  VE  GÜVENİ   İFADE  EDER  ;
Venüs   Gezegeninin    Etkisindesiniz   ;

Tabiatı  ve  insanları  seversiniz .

Sevgi  felsefenizi  herkese  kabul  ettirmeye  çalışırsınız .

Amacınız , başkalarına  yardım  etmektir .

Kendinizi  pek  düşünmezsiniz .

Güzellik  ve  uyum  en  büyük  tutkunuzdur .

Güzellik  ve  düzeni  ilk  önce  kendi  hayatınıza  oluşturur , sonra  da  bunları  çevrenize  yaymaya  gayret  edersiniz .

Eliniz  de  açıktır .

Samimi  ve  dürüstsünüz .

Etrafınıza  güven  verirsiniz .

Etrafınıza  güven  verirsiniz .

İhtiraslarınız  yoktur .

Elinizi  attığınız  her  işte  başarıya  ulaşırsınız .

Sanatın  her  dalından , özellikle  müzikten  zevk  alırsınız .

Başarıya  ulaşmak  istediğiniz  işlerde , iyi  bir  dost  sayesinde  istediğinizi  fazlasıyla  kazanacağınıza  inanırsınız .

Halbuki  her  işi  başarabilecek  kabiliyettesiniz .

NASİHAT

Önce  kendinizi  iyice  tanıyın .

7 . MİSTİK  VE  ESRARENGİZLİĞİ  İFADE  EDER  ;
Satürn  Gezegeninin    Etkisindesiniz  ;

Hayal  dünyanız  çok  geniştir .

Düşünmek  ve  her şeyi  sebeplerini  aramak  en  büyük  tutkunuzdur .

Dalgınsınız , ağır  başlısınız .

Yalnızlığı  ve  esrarengiz  konuları  seversiniz .

Başkalarıyla  sıkı  ilişki  kurmaktan  kaçınırsınız .

Başarıya  ulaşmak  istiyorsanız , bu  huyunuzdan  vazgeçip ,  hayattan  zevk  almasını  öğrenmelisiniz .

İnsanları  sever ; herkese  yardım  eder , hastalara  şifa , dertlilere  deva  olursunuz .

İnsanları , sizin  kadar  iyi  anlayan  çok  az  bulunur .

İyi  bir  öğretmen  ve  lider  olabilirsiniz .

Herkesten  saygı  ve  sevgi  görürsünüz .

Her  tuttuğunuz  işi  başarırsınız .

Özellikle , felsefe  sahasında  çok  başarılı  olursunuz .

Çünkü , hayatın  gizlilikleri  size  hava  ve  su  kadar  gereklidir .

Güzel  olan  her  şeyi  seversiniz .

Sevdiklerinizin  kötü  taraflarını  gördüğünüz  zaman  çok  üzülürsünüz .

Melankoliye  kapılır , kabuğunuza  çekilirsiniz .

( 7 ) rakamı  Satürn  gezegeninin  tesiri  altında  olduğu  için  üstün  bir  zekanız  vardır

NASİHAT

Sıkıntılı  günlerinizde  mutlaka  bir  dost  bulun . Üzüntüyü  bırakıp , yaşamaya  bakın .

8 . SABIRLI  VE  BAŞARILI  OLMAYI  İFADE  EDER  ;
Uranüs  Gezegeninin   Etkisindesiniz  ;

Hayatta  daima  en  ön  planda  olmak  istersiniz .

Bu  nedenle  de , iyi  bir  iş  adamı  veya  iyi  bir  komutan  olabilirsiniz .

Üzüntüleriniz  sizi  yıkacak  kadar  güçlü  olur .

Gerçekte  ise , bu  üzüntüleri  siz  büyütürsünüz .

Olayları  tarafsız  olarak  görürsünüz .

Bunun  içinde  herkes  tarafından  sevilirsiniz .

Başkalarının  aklına  uymaz , macera  hevesine  kapılmazsanız , başarılı  olursunuz .

Başarıya  ulaşmak  için  yılmadan  çalışmayı  öğrenmeniz  gerekmektedir .

Gezegeniniz  Uranüs , size  para  ve  başarı  getirir .

Sizi  seven  gerçek  dostlarınızla  el  ele  verin , bütün  güçlükleri  yenin  ve  isteklerinize  sahip  olun .

Başkalarının  enerji  ve  kabiliyetlerinden  faydalanın .

NASİHAT

Mertsiniz , cesursunuz , ama  çok  dikkatli  olun , mantıksız  davranışlarla  başınızı  belaya  sokmayın .

Disiplin  konusunda  biraz  daha  yumuşak  olun , önce  kendinizi  frenlemeyi  öğrenin . Aksi  halde , çok  kalp  kırar , sonunda  kimsesiz  kalırsınız .

9 . METAFİZİK  VE  KUDERTİ   İFADE  EDER  ;
Neptün  Gezegeninin   Etkisindesiniz  ;

Yüksek  emel  ve  asıl  ülküler  peşinde  koşarsınız .

Gizli  olan  her şeye  meraklısınız .

Neptün  gezegeninin  tesiri  altında  olduğunuz  için , sanat  alanında  daha  başarılı  olur , herkesi  daha  çok  etkileyebilirsiniz .

Mucit  olabilirsiniz .

Her  şeyi  denemek  istersiniz .

Aşkta  da  aynı  hataya  düşebilirsiniz .

Cömertsiniz , ailenizi  ve  dostlarınızı  seversiniz .

Sevdiklerinizin  hatalarını  asla  affetmezsiniz .

Çok  bencilsiniz .

Serbestlik , hürriyet  tek  tutkunuzdur .

Hayatın  bütün  zincirlerini  koparıp , dilediğiniz  gibi  yaşamak  istersiniz .

Her  şeyinizi  kaybetmek  pahasına  da  olsa  aklınıza  koyduğunuz  her  şeyi  yaparsınız .

Her  istediğinizi  elde  etmek  için  gözünüzü  budaktan  esirgemezsiniz .

Fakat , kalp  kırmakta  da  üstünüze  hiç  kimse  yoktur .

NASİHAT

Kötü , size  zararlı  huylarınızdan  vazgeçin .

medyum kadirin sayfasından alıntıdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »