Benden bu kadar kızlar. Unutmayın! Dünyada kendinizden daha değerli kimse yok. Hepinizin hak ettiği harikalıkta bir eş bulmasını diliyorum ❤
KAYNAK: ONEDİO
Ağaçlara bakın ve size ilk hangisi en cazip geliyorsa onu seçin. Uzunca düşünmenize gerek yok, sadece seçin ve seçimin kişiliğiniz ile alakalı neler anlattığını… keşfedin. Seçiminizi yorumlarda belirtin. Sonuçlar!
1- Cömert ve prensip sahibisin. Daima kendini geliştirmeye çabalarsın. Hırslısın ve standartların oldukça yüksek. İnsanlar seninle iletişim kurmanın zor olduğunu düşünebilirler ama sana göre kendin olmak kolay bir iş değil. Çalışırken çok çaba sarfedersin ama bencil değilsin. Dünyayı geliştirmek için çabalarsın. İnsanlar seni incitinceye dek onları sevme kapasitesine sahipsin. Seni incitseler bile…sen onları sevmeye devam edersin. Çok az sayıda insan seni hakettiğin ölçüde takdir eder.
2. Oldukça eğlenceli ve dürüst birisin. Sorumluluk sahibisin ve diğerlerinin sorumluluklarını da üstlenirsin. Çaba sarfetmeyi seversin ve işle alakalı sorumlulukları üstlenirsin. Oldukça güzel bir kişiliğin var ve insanlar sana kolayca güvenir. Parlak fikirlere sahipsin, zekisin ve hızlı düşünürsün. Her daim anlatabileceğin ilginç bir hikayen vardır. 3. Zeki ve düşünceli bir insansın. Büyük bir düşünürsün. Fikirlerin ve düşüncelerin en önemli şeylerdir. Teorilerin ve görüşlerin hakkında yalnız başına kafa yormayı seversin. İçine kapanıksın. Dinleyip öğrenmeyi sevenlerle iyi geçinirsin. Ahlak ile alakalı uzunca düşünerek çok vakit geçirirsin. Toplumun büyük bir kısmı seninle aynı fikirde değilse bile doğru olanı yaparsın.
4. Çabuk kavrama kapasitesine sahipsin ve aynı zamanda felsefi bir insansın. Eşsiz birisin, türünün tek örneğisin. Çevrende sana en ufak şekilde benzeyen biri bile yok. Sezgisel ve biraz da kurnazsın. Çoğunlukla yanlış anlaşılırsın ve bu da seni incitir. Kişisel alana ihtiyaç duyarsın. Yaratıcılığını geliştirmek gerekir ve bu da diğerlerinin saygınlığını kazanmanı gerektirir. Hayatın iyi ve kötü tarafını açıkça görebilen bir insansın. Çok duygusalsın.
5. Kendine güvenin tam ve sorumlulukların var. Oldukça bağımsız birisin. Hayatta seni yönlendiren şey “”Bunu kendi bildiğim gibi yapacağım.””dır. Kendine oldukça güvenirsin ve kendin ve etrafındaki insanlar için nasıl güçlü olabileceğini bilirsin. Ne istediğinin farkındasın ve hayallerinin peşinden koşmaktan çekinmezsin. İnsanlardan beklediğin tek şey sana karşı dürüst olmalarıdır. Doğruları kabul edecek kadar güçlüsündür.
6. Kibar ve hassassın. İnsanlar sana çabuk alışır. Birçok arkadaşa sahipsin ve onlara yardım etmeye seversin. İnsanlar çevrendeyken onları mutlu eden, etrafına ısı ve ışık saçan bir enerjin var. Her gün, kendini nasıl geliştirebileceğinle alakalı kafa yorarsın. İlgi çekici, bilgili ve eşsiz olmak istersin. Dünyadaki herkesten çok sevmeye ihtiyacın vardır. Karşılığında seni sevmeyenleri bile sevmeye hazırsındır.
7. Mutlu ve soğukkanlısındır. Oldukça hassas ve anlayışlı bir insansındır. Önyargılara bağlı kalmayan iyi bir dinleyicisindir. Sana göre herkesin bu hayatta bir amacı vardır. Yeni insanlara ve etkinliklere açıksındır. Stres seni etkilemez ve nadiren endişelenirsin. Normalde, oldukça rahatsındır. Daima iyi vakit geçirmeyi becerir ve yolunda ilerlersin.
8. Çekici ve enerjiksindir. İnsanları nasıl güldürebileceğini bilen neşeli birisin. Evrenle uyum içerisinde yaşarsın. Doğal davranırsın ve coşkulusun. Maceralara hayır demezsin. Çoğu zaman insanlara sürpriz yapar ve hatta onları şoka uğratırsın. Ama bu da sensin… Kendine karşı her zaman dürüstsündür. Birçok alana karşı ilgi duyarsın ve eğer bir şey ilgini çekerse, o şey ile ilgili uzmanlaşmadan rahat edemezsin.
9. İyimser ve şanslısın. Hayatın bir lütuf olduğunu ve bu lütfu elinden geldiğince çok şeyi başararak en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğine inanırsın. Başarımlarınla oldukça gurur duyarsın. Değer verdiğin insanlara iyi günde ve kötü günde arka çıkmaya hazırsındır. Hayata karşı yaklaşımın oldukça pozitiftir. Sana göre bardağın yarısı (en kötü) doludur. Affetmek, öğrenmek ve serpilmek için her fırsatı kullanırsın çünkü hayat, aksini yapamayacak kadar kısa.
GENEL BİLGİLER
Şehir hayatı içinde olan herkesin temel sorunu stres… Bu nedenle, çağımızın en büyük sorunlarından biri olan gevşeyebilme..….
Örneğin hepimiz istediğimiz an tüm bedenimizi istediğimiz şekilde gerebiliriz, istediğimiz kasımızı kasabiliriz ama örneğin akşam uyuyalım dediğimizde istediğimiz an uyuyamayız – hele hele çok yorgunsak, hemen uyumamız gerekirken aksine uyumamız gittikçe zorlaşır. Ya da ofisten çıktığımız zaman işteki gerginliğimizi üstümüzden atamayız ve ofisteki gerginliği taşımaya devam ederiz.
İşte bu tip şikayetleri olanlarımız, gevşeme teknikleri ile yeniden istediği zaman gevşemeyebilmeyi öğrenmelidir. Bundan sonraki mesajlarımda size 3 temel gevşeme tekniğini vereceğim. Bu teknikler, sVYASA tarafından günlük yoga programı içinde Yoga Duruşları (Yogasanas) içinde yaptırılmaktadır. Ancak bu teknikleri öğrenen kişi, bedensel gerginlik ve rahatlama arasındaki hali tespit edebildiği için, günlük hayatında da kişiye stres yönetimi ve rahatlama konusunda yardımcı olabilmektedir.
Bu gevşeme tekniklerini Merkezimizde yaptığımız yoga çalışmalarında da kullanmaktayız.
Ani Gevşeme TekniğiAdım 1 : Açıklama
Önce tüm bedeni şavasanada dinlendirelim.
Şimdi kademesel olarak bedeni aşağıdan yukarıya doğru önce gerip daha sonra tamamen geveşeteceğiz Böylece tam gerfinlik ve tam gevşeme arasındaki farkı anlayacağız ve bedene olan hakimiyetimizi fark edeceğiz.
Adım 2 : Germe
Duruş: Ayaklarını birleştir ve kollarını bedenine yaklaştır. Avuç içleri bacaklarına değsin.
Ayak parmaklarını ger
Ayaklarını ger
Ayak bileklerini ger
Baldırlarını kas
Dizlerini kas
Uyluklarını kas
Kasık bölgeni kas
Kaba etlerini kas
Kollarını bedenine iyice yapıştır ve öyle tut
Nefes ver.
Derin bir nefes al ve göğsünü kas.
Sırt kaslarını kas
Boynunu ve yüzünü kas
Tüm bedenini kas – kas – kas !
Adım 3: Gevşeme
Şimdi tamamen bedenini bırak. Tamamen gevşe..
Şavasanaya dön ve rahatla.
Tam gerginlik ve tam gevşeme arasındaki farkı gözlemle.
Hızlı Gevşeme TekniğiDuruş: Şavasasa
Adım 1: Açıklama
Bu tekniği 3 adımda uygulayacağız. Birinci adımda göbeğimize ve karın kaslarımıza konsantre olarak tamamen fizik beden farkındalığı sağlayacağız. Daha sonra bu farkındalığı bozmadan genişleteceğiz ve hem göbeğimizi hem de nefesimizi hissedeceğiz. Daha sonra da hissederek nefes alıp vereceğiz.
Adım 2: Fiziksel beden farkındalığı
Rahat ve derin nefesler alıp veriyoruz. Nefesimizi manipule etmiyoruz, yani normal nefes alış veriş devam ediyor özellikle nefesimizi kontrol etmiyoruz.
Şimdi bu şekilde rahat nefes alıp verirken, dikkatimizi göbeğimize yönlendirelim ve karın kaslarımıza konsantre olalım. Her nefes alışta göbeğimiz genişliyor, karın kasları geriliyor ve karın bölgesi yukarı doğru kalkıyor. Her nefes verişte yine göbeğimiz normal durumuna dönüyor, karın kaslarımız rahatlıyor. Her nefes alış ve verişte bu farkındalığı koruyalım. Nefes al ve ver ve sadece göbeğine konsatre ol. Öyle ki sadece göbeğini hisset, sanki sadece karın bölgesi var ve bedeninin diğer yerleri yokmuş gibi olsun.
Adım 3: Nefes ile beden farkındalığını birleştirme
Şimdi bu tek noktaya odaklı farkındalığı genişletmeye başlıyoruz… Nefesimizi de hissetmeye başlıyoruz. Burun deliklerinden temiz havanın girişini, bu havanın nefes borusundan geçip, ciğerlere ulaşmasını ve daha sonra göbeğini ve karın kaslarını germesini, daha sonra her nefes verişinde aynı şekilde havanın ters yönlü olarak bedenini terk edişini hisset.
Tüm bunları yaparken, nefesini kontrol etme. Normal nefes alış ve veriş devam ediyor, sadece fark ederek nefes alıyoruz.
Adım 4: Hissederek nefes
Şimdi yavaş yavaş nefes alış ve veriş sırasında sadece havayı değil, evrensel yaşam enerjisi Pranayı da çektiğini hisset… Her nefes alışta pırıl pırıl tertemiz evrensel enerjiyi çek, her nefes verişte kullanılmış enerjileri bedenden evrene ver. Her nefes alışta iyilik ve güzelliği çek, her nefes verişte tüm öfke senden uzaklaşsın. Her nefes alışta güven duygusunu çek, her nefes verişte korku ve tedirginlik senden uzaklaşsın. Böylece tüm olumsuzlukları kendinden uzaklaştır ve tüm olumlu “sen” olan özelliklerle kendini doldur.
Bir müddet bu şekilde devam et, hissederek nefes alış ve verişte…
Şimdi normal nefes alış verişine dön, biraz önceki farkındalığı koruyarak.
Hissetiğimiz farkındalığı daha da artırmak için birlikte bir kez Akara. Derin bir nefes al…
Derin Gevşeme TekniğiAdım 1: Açıklama
Bu teknikte tüm bedeni yönlendirmeli olarak gevşeteceğiz ve beden farkındalığını bırakacağız.
Duruş: Şavasana
Adım 2: Bele Kadar Gevşeme
Ayak parmaklarını gevşet.
Tabanlarını gevşet. Ayak bileklerini gevşet. Tüm ayakların tamamen gevşek olsun.
Aşağıdan yukarıya doğru baldırlarını gevşet.
Dizlerini tamamen rahat bırak.
Aşağıdan yukarıya doğru uyluklarını gevşet.
Kasıklarını ve kaba etlerini gevşet ve tamamen rahat bırak.
Bele kadar tüm bedenin gevşesin.
Bacaklarının bedeninin diğer bölgelerine göre olan farkını hisset. Şekil ve ağırlığının ortadan kalktığını, tamamn gevşediğini hisset.
Şimdi bu farkındalığı daha da artırmak için birlikte bir kez Akara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle A sesi çıkar)
Adım 3: Gövdenin gevşemesi
Göbek bölgeni gevşet, diyafram karın, mide tamamen gevşesin.
Aşağıdan yukarıya doğru göğsünü gevşet. Nefesindeki hafifliği hisset. Sanki bir kuş kadar hafif nefesler alıp veriyoruz.
Sırtın alt bölümleri, orta ve üst bölümlerini gevşet.
Omuzlarını gevşet.
Yukarıdan aşağıya doğru üst kollarını gevşet.
Dirseklerini gevşet.
Yukarıdan aşağıya doğru alt kollarını gevşet.
Bileklerini, avuç içlerini ve parmaklarını tamamen yere bırak.
Baş dışında tüm bedendeki hafifliği hisset. Sanki orada yokmuş gibi, sanki havada yüzer gibi olduğunu hisset.
Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Ukara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle U sesi çıkar)
Adım 4: Başın gevşetilmesi
Boynu gevşetmeye başlıyoruz. Boynun ön bölümleri, yan bölümleri ve arka bölümlerini gevşet.
Çene, yanaklar, dudaklar, burun gözler ve göz küreleri, kaşlar, alın bölgesi ve tümüyle baş derisi tamamen gevşet ve rahatlat.
Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Makara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle M sesi çıkar)
Adım 5: Tüm bedenin gözden geçirilmesi
Şimdi bedenimiz tamamen gevşek ve rahat. Gevşememiş birkaç kasın kalma ihtimaline karşı bedeni bir kez daha aşağıdan yukarıya gözden geçireceğiz.
Ayaklar, ayak bilekleri, baldırlar, dizler, uyluklar, kasık bölgesi, kaba etler, karın, mide ve diyafram, aşağıdan yukarıya tümüyle göğüs bölgesi, omuzlar, yukarıdan aşağıya doğru üst kollar, dirsekler, alt kollar, bilekler ve eller. Boyun ;ön, yan ve arka bölümler, çene, yanaklar, dudaklar, burun, gözler, kaşlar, alın ve tümüyle baş derisi. Tamamen gevşet ve rahatlat. Tamamen yere bırak.
Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez tek nefeste AUMakara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle tek nefesi üçe bölerek A-U-M seslerini çıkar)
Adım 6: Beden bilincini terk ediş
Artık tamamen gevşek ve rahatız. Beden sanki orada değilmiş sanki havada asılı gibi. Tamamen gevşek ve rahat.
Şimdi kapalı gözlerimizin ardında pırıl pırıl masmavi bir gökyüzü hayal edelim. Masmavi, bulutsuz ve engin bir gökyüzü…
Şimdi yavaş yavaş bu gökyüzüne doğru yükselelim ta ki bu gökyüzüne ulaşana kadar.
Artık tamamen gökyüzünün içindeyiz. Burada yavaş yavaş acele etmeden genişlemeye başlayalım. Genişleyelim, genleşelim, tamamen bu gökyüzü haline gelelim, tıpkı bir yağmur damlasının okyanus düşmesi ve okyanus içinde kaybolması gibi biz de şuurumuzu kaybetmeden gökyüzünde eriyelim. Böylece onun tüm değerlerini hissedelim, enginliğini, sonsuzluğunu, her yerde oluşunu ama hiçbir şeyden etkilenmeyişini, sessizliğini, huzurunu, büyüklüğünü, değişmezliğini ve her yerde var olan Bir’liği hissedelim… Tüm bu değerlerin kendi öz değerlerimiz olduğunu fark edelim ve bir müddet bu şekilde kalalım…
Adım 7: Geri dönüş adımları
Şimdi yavaş yavaş kendimizi bu gökyüzünden ayırmaya başlıyoruz. Artık kendimizi gökyüzünden ayırdık, gökyüzünü hala gördüğümüz halde artık biz gökyüzü değiliz. Yavaş yavaş buraya, bu odaya geri döndük. Bedenimizi hissetmeye başlıyoruz… Ama biraz önce hissetmiş olduğumuz evrensel birlik ve sonsuzluk duygusu hala bizimle. Her şeyde bulunan birliği ve tüm değerleri hala hissediyoruz. Böylece bedende olduğumuz halde şuurumuz geçmişe göre daha açık. Artık biliyoruz ki biz evrenin biricik çocuğuyuz!
Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez Omkara. Derin bir nefes al…. (yüksek sesle Om sesini çıkar)
Adım 8: Tam ve kesin olarak geri dönüş
Bedenini tam olarak hissetmek için önce ayak parmaklarını ve ellerini hafif hafif hareket ettirmeye başla. Tam olarak bedeni hissettiğinde, bacaklarını birleştir, kollarını bedenine yaklaştır. Sol ayağını yere bas, dizini kır. Sol elini göbeğine koy. Sağ elin başın gerisinde olsun. Şimdi yavaşça sol ayağından güç alarak sağ yanına doğru dön. Bacaklarını üst üste koy, sol kolunu kalçana koy. Tek bir çizgide kal ve dengeni hisset.
Şimdi her iki elini yere bas ve ellerinden güç alarak doğrul ve otur.
kaynak: Recep Can
Her insanın kişiliği farklıdır ama temelde yatan bir kaç özelliği sadece bir resim sayesinde öğrenebilirsiniz. Önce hangi görsel size daha yakın geliyorsa seçin, dokuz ana karakterden hangisi size uyuyor bulun…1
1 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz karşı konulamaz birisiniz. Seksi, güçlü ve cesur bir kişiliğiniz var. Tutku ve enerji dolusunuz. Bu tutkunuzun içinde bir de karanlık bir taraf var. Birilerini cezbetmeye çalışırken kendinizi iyi hissediyorsunuz. Her bulunduğunuz ortamda dikkati üzerinize çekiyorsunuz. Pratik bir zekanız var, ama ayrıca çabuk sinirlenen de birisiniz.
2 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizin bağımsız bir kişiliğiniz var. Mutlu, hareket halinde ve biraz da statü meraklısı bir insansınız. Herkesin sizin başarınızdan haberdar olmasını seviyorsunuz. Mantık odaklı bir insan olduğunuz için hayatı bir strateji oyunu olarak görüyorsunuz. Biraz yalnız bir kişiliğinizin var çünkü kendinizden başka kimseye güvenmiyorsunuz. Her zaman soğukkanlılığınızı korumayı biliyorsunuz. Doğuştan bir lider ve iş insanısınız.
3 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz dürüstsünüz. Masum, ahlaki değerleri olan ve çabuk adapte olabilen bir kişiliğe sahipsiniz. Etrafınıza çabuk uyum sağlıyorsunuz. Dışarıdan utangaç görünseniz de arkadaşlarınız arasında konuşkan bir yapınız var. Erdem sahibi bir insansınız ve hayatınızı buna göre yaşıyorsunuz. İnsanlar hakkında doğru tahminlerde bulunuyorsunuz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlar sizin onayınızı almayı önemsiyorlar.
4 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz güvenilir bir insansınız. İnsanları önemseyen, kibar ve şanslı bir insansınız. Doğuştan sahip olduğunuz içgüdüler sayesinde insanlara yardım etmeyi seviyorsunuz. Sır tutmak konusunda sizden iyisi yok. Uyum meraklısı bir insan olarak harika bir ara bulucusunuz. iyi huyunuzdan dolayı insanlar sizinle arkadaşlık yapmayı seviyor. Kişiliğinizle insanlara kendilerini iyi hissettirmeyi biliyorsunuz.
5 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz zeki bir yapıya sahipsiniz. Asil, zeki ve bilge bir karakteriniz var. Her zaman zor tatmin olan, elinden gelenin en iyisine uğraşan birisiniz. Bilgi açlığınızı doyurmak için sürekli kitap okumanız şaşılmayacak bir gerçek. Bir filozof gibi her zaman hayatta büyük resmin peşindesiniz. Kendiniz, arkadaşlarınız ve dünya için her zaman iç huzurun arayışındasınız. İyi bir arkadaşsınız, fedakarlık yapmayı seviyorsunuz.
6 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Kurnaz bir kişilik yapınız var. Zarif, içine kapalı ve dahi bir karaktere sahipsiniz. Her türlü bulmacayı çözmeye yatkın aklınız sizin en büyük silahınız. Tartışmalarda veya genel yargılarda bir boşluk bulmakta başarılısınız. Sizin için rahat ve huzurlu bir ortam her zaman çok önemli. Kendi kendinizi geliştirmek konusunda tutkulu, duygularınıza gem vurmak konusunda başarılısınız. Duygularınızı kontrol altında tutarak güçlü kalmak konusunda kararlısınız.
7 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizi tanımlayacak kelime duygusal. Güvenilir, popüler ve iyi bir gözlemcisiniz. Derin düşünceli halleriniz sayesinde sık sık dalıp gidiyorsunuz. Yaptığınız bir çok şeyi duygularınız kontrol ediyor. Çok özel bir kişiliğe sahipsiniz, yaratıcı ve etkileyicisiniz. Arada bir kabuğunuzdan çıkıp çılgınlıklar yapmaktan da çekinmiyorsunuz. Şanslısınız ki çoğu insan bu çılgınlıklarınızı çekici buluyor.
8 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizi tanımlayacak kelime duygusal. Güvenilir, popüler ve iyi bir gözlemcisiniz. Derin düşünceli halleriniz sayesinde sık sık dalıp gidiyorsunuz. Yaptığınız bir çok şeyi duygularınız kontrol ediyor. Çok özel bir kişiliğe sahipsiniz, yaratıcı ve etkileyicisiniz. Arada bir kabuğunuzdan çıkıp çılgınlıklar yapmaktan da çekinmiyorsunuz. Şanslısınız ki çoğu insan bu çılgınlıklarınızı çekici buluyor.
8 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz çok orijinalsiniz. Eğlenceli, gezmeyi seven ama gerçekçisiniz. Sorumsuz bir çılgın asla değilsiniz. Ama özgür bir ruha sahipsiniz ve bunu her zaman gösteriyorsunuz. Hareketli bir düşünce yapınız var, her gün sizin için bir macera. Yine de düşünmeden adım atmayı sevmiyorsunuz. Yine de etrafınızdaki insanları şaşırtmayı başarıyorsunuz.
9 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz tam bir neşe kaynağısınız. Hayalperest, barışçıl ve genç bir ruhunuz var. İyimser, şefkatli biri olarak insanların içinde hep en iyi şeyleri görebiliyorsunuz. Her zaman gülümserken etrafınızdakileri de gülümsetiyorsunuz. Utangaç ve zeki birisiniz. Aynı zamanda çalışkansınız. Komik bir kişiliğiniz var ama çoğu insan sizi anlamakta zorlanıyor. İnce espri anlayışınız arkadaşlarınız tarafından yadırganabilir.
kaynak: cnn.turk.com

Her insanın kişiliği farklıdır ama temelde yatan bir kaç özelliği sadece bir resim sayesinde öğrenebilirsiniz. Önce hangi görsel size daha yakın geliyorsa seçin, dokuz ana karakterden hangisi size uyuyor bulun…

1 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz karşı konulamaz birisiniz. Seksi, güçlü ve cesur bir kişiliğiniz var. Tutku ve enerji dolusunuz. Bu tutkunuzun içinde bir de karanlık bir taraf var. Birilerini cezbetmeye çalışırken kendinizi iyi hissediyorsunuz. Her bulunduğunuz ortamda dikkati üzerinize çekiyorsunuz. Pratik bir zekanız var, ama ayrıca çabuk sinirlenen de birisiniz.

2 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizin bağımsız bir kişiliğiniz var. Mutlu, hareket halinde ve biraz da statü meraklısı bir insansınız. Herkesin sizin başarınızdan haberdar olmasını seviyorsunuz. Mantık odaklı bir insan olduğunuz için hayatı bir strateji oyunu olarak görüyorsunuz. Biraz yalnız bir kişiliğinizin var çünkü kendinizden başka kimseye güvenmiyorsunuz. Her zaman soğukkanlılığınızı korumayı biliyorsunuz. Doğuştan bir lider ve iş insanısınız.

3 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz dürüstsünüz. Masum, ahlaki değerleri olan ve çabuk adapte olabilen bir kişiliğe sahipsiniz. Etrafınıza çabuk uyum sağlıyorsunuz. Dışarıdan utangaç görünseniz de arkadaşlarınız arasında konuşkan bir yapınız var. Erdem sahibi bir insansınız ve hayatınızı buna göre yaşıyorsunuz. İnsanlar hakkında doğru tahminlerde bulunuyorsunuz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlar sizin onayınızı almayı önemsiyorlar.

4 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz güvenilir bir insansınız. İnsanları önemseyen, kibar ve şanslı bir insansınız. Doğuştan sahip olduğunuz içgüdüler sayesinde insanlara yardım etmeyi seviyorsunuz. Sır tutmak konusunda sizden iyisi yok. Uyum meraklısı bir insan olarak harika bir ara bulucusunuz. iyi huyunuzdan dolayı insanlar sizinle arkadaşlık yapmayı seviyor. Kişiliğinizle insanlara kendilerini iyi hissettirmeyi biliyorsunuz.

5 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz zeki bir yapıya sahipsiniz. Asil, zeki ve bilge bir karakteriniz var. Her zaman zor tatmin olan, elinden gelenin en iyisine uğraşan birisiniz. Bilgi açlığınızı doyurmak için sürekli kitap okumanız şaşılmayacak bir gerçek. Bir filozof gibi her zaman hayatta büyük resmin peşindesiniz. Kendiniz, arkadaşlarınız ve dünya için her zaman iç huzurun arayışındasınız. İyi bir arkadaşsınız, fedakarlık yapmayı seviyorsunuz.

6 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Kurnaz bir kişilik yapınız var. Zarif, içine kapalı ve dahi bir karaktere sahipsiniz. Her türlü bulmacayı çözmeye yatkın aklınız sizin en büyük silahınız. Tartışmalarda veya genel yargılarda bir boşluk bulmakta başarılısınız. Sizin için rahat ve huzurlu bir ortam her zaman çok önemli. Kendi kendinizi geliştirmek konusunda tutkulu, duygularınıza gem vurmak konusunda başarılısınız. Duygularınızı kontrol altında tutarak güçlü kalmak konusunda kararlısınız.

7 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizi tanımlayacak kelime duygusal. Güvenilir, popüler ve iyi bir gözlemcisiniz. Derin düşünceli halleriniz sayesinde sık sık dalıp gidiyorsunuz. Yaptığınız bir çok şeyi duygularınız kontrol ediyor. Çok özel bir kişiliğe sahipsiniz, yaratıcı ve etkileyicisiniz. Arada bir kabuğunuzdan çıkıp çılgınlıklar yapmaktan da çekinmiyorsunuz. Şanslısınız ki çoğu insan bu çılgınlıklarınızı çekici buluyor.

8 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizi tanımlayacak kelime duygusal. Güvenilir, popüler ve iyi bir gözlemcisiniz. Derin düşünceli halleriniz sayesinde sık sık dalıp gidiyorsunuz. Yaptığınız bir çok şeyi duygularınız kontrol ediyor. Çok özel bir kişiliğe sahipsiniz, yaratıcı ve etkileyicisiniz. Arada bir kabuğunuzdan çıkıp çılgınlıklar yapmaktan da çekinmiyorsunuz. Şanslısınız ki çoğu insan bu çılgınlıklarınızı çekici buluyor.

8 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz çok orijinalsiniz. Eğlenceli, gezmeyi seven ama gerçekçisiniz. Sorumsuz bir çılgın asla değilsiniz. Ama özgür bir ruha sahipsiniz ve bunu her zaman gösteriyorsunuz. Hareketli bir düşünce yapınız var, her gün sizin için bir macera. Yine de düşünmeden adım atmayı sevmiyorsunuz. Yine de etrafınızdaki insanları şaşırtmayı başarıyorsunuz.

9 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz tam bir neşe kaynağısınız. Hayalperest, barışçıl ve genç bir ruhunuz var. İyimser, şefkatli biri olarak insanların içinde hep en iyi şeyleri görebiliyorsunuz. Her zaman gülümserken etrafınızdakileri de gülümsetiyorsunuz. Utangaç ve zeki birisiniz. Aynı zamanda çalışkansınız. Komik bir kişiliğiniz var ama çoğu insan sizi anlamakta zorlanıyor. İnce espri anlayışınız arkadaşlarınız tarafından yadırganabilir.
kaynak: cnn.turk.com
Üç Çinli azizin öyküsünü duymuştum: Kimse gerçek isimlerini bilmez, “Üç Gülen Aziz” olarak tanınırlarmış çünkü bundan başka hiçbir şey yapmaz, yalnızca gülerler…miş. Böyle gülerek bir kasabadan diğerine gezerek, her kasabanın pazar yerinde durup, şöyle göbeklerini tuta tuta bir güzel kahkahalarla gülerlermiş. Tüm pazardakiler onların etrafını sararmış. Herkes gelir, dükkanlar kapanır, insanlar pazara almak için gittikleri şeyleri unuturmuş.
Bu üç insan gerçekten güzellermiş, gülüp dururken göbekleri de sallanırmış. Sonra bu bir hastalık gibi yayılır, diğerleri de gülmeye başlarmış. En sonunda tüm pazar yeri kahkahalara boğulur, ortamın havası bir anda değişiverirmiş.
Birisi onlara, “Bizlere bir şeyler söyleyin” dediğinde, “Bizim söyleyecek bir şeyimiz yok. Biz yalnızca gülerek buraların havasını değiştiriyoruz.” diyorlarmış. Az önce insanların hırsla paradan başka bir şey düşünmediği çirkin bir yerken, bu üç deli adam gelip, gülmeye başlayınca tüm pazar yerinin havası gerçekten değişiverirmiş. Artık herkes satıcı ya da müşteri olmaktan çıkar, oraya alış-veriş yapmaya geldiklerini unuturlarmış. Kimsenin para hırsıyla da ilgisi kalmaz, herkes kahkahalar atıp, dans ederek bu üç delinin etrafında dönmeye başlarmış. Böyle anlarda birkaç saniyeliğine de olsa yeni bir dünyanın kapıları açılırmış.
Bu üç adam Çin’in her tarafını, bir yerden diğerine, bir köyden ötekine dolaşıp insanların gülmesine yardımcı olmuşlar. Üzgün insanlar, kızgın insanlar, paragöz insanlar, kıskanç insanlar, hepsi onlarla birlikte kahkahalar atmış. Ve bir çok insan bu anahtarı, bir dönüşümün mümkün olduğunu hissetmiş.
Sonra köylerden birinde bu üç adamdan birisi ölüvermiş. Köylüler toplanıp, “Şimdi sorun çıkacak. Bakalım şimdi nasıl gülecekler? Bir arkadaşları öldüğüne göre artık ağlamaları gerek.” demişler. Fakat yanlarına vardıklarında görmüşler ki geriye kalan iki kişi dans ediyor, kahkahalarla ölümü kutluyorlarmış. Köylüler, “Artık bu kadarı da fazla. Bu kadarı da ayıp. Biri öldüğü zaman dans edip gülmek saygısızlıktır.” demişler.
Ama onlar şöyle yanıt vermiş, “Siz neler olup bittiğini bilmiyorsunuz. Üçümüz hep önce kimin öleceğini düşünüyorduk. O kazandı, biz kaybettik. Tüm yaşamımız boyunca onunla beraber güldük. Şimdi onu başka bir şekilde nasıl uğurlayabiliriz? Kahkahalar atmalı, neşelenmeli ve kutlamalıyız. Tüm yaşamı boyunca gülmüş birine başka türlü elveda denemez. Biz gülmezsek o bize gülecek ve “Sizi sersemler. Siz de bu tuzağa düştünüz ha?” diye düşünecektir. Biz onun öldüğünü kabul etmiyoruz. Kahkaha nasıl ölür, yaşam nasıl ölür?”
Kahkaha sonsuzdur, yaşam sonsuzdur, kutlama devam eder. Oyuncular değişir ama oyun devam eder. Dalgalar değişir ama okyanus varolmaya devam eder. Siz güler sonra başkasıyla yer değiştirirsiniz ve o güler, kahkaha böylece sürüp gider. Siz bir şeyleri kutlarsınız, sonra başkaları kutlar, kutlama da sürer. Varoluş süreklidir ve her şeyi kapsar. Varoluşun içinde bir anlık bir boşluk bile bulunmaz. Fakat o köyün insanları bunların farkında olmadıkları için o günkü kahkahalara katılamamışlar.
Sonra ölen adamın yakılma zamanı gelmiş ve köylüler toplanıp, “Adetlere göre ölüyü yıkamamız gerekiyor” demişler. Ama diğer iki adam buna karşı çıkıp, “Arkadaşımız herhangi bir adetin uygulanmamasını vasiyet etmişti; ne yıkanacak, ne de üzerindekiler değiştirilecek. Olduğu gibi yakılacak, onun isteklerine uymak zorundayız.” demişler.
Ve o zaman olanlar olmuş! Bedeni ateşe verildiği anda, yaşlı adamın son bir oyun oynadığı ortaya çıkmış. Meğer giysilerinin altında havai fişekler saklıymış ve patlamalarla birlikte bir anda büyük bir ışık festivali başlayıvermiş. Bunun üzerine bütün köy halkı gülmeye başlamış. İki deli arkadaş zaten dans ediyormuş, köylüler de onlara katılmış. Bu bir ölüm değil, yepyeni bir yaşamın başlangıcıymış.
Hiçbir ölüm aslında ölüm değildir çünkü her ölüm yeni bir kapı açar, bir başlangıçtır. Yaşamın sonu yoktur, yalnızca yeni başlangıçlar, yeniden-doğuşlar mevcuttur.
Üzüntünüzü kutlamaya çevirebildiğiniz zaman, ölümünüzü de yeniden-doğuşa çevirebilme yetisine sahip olmuş olacaksınız. Bu yüzden henüz vakit varken bu sanatı öğrenmeye bakın. Adi metali değerli metallere dönüştürmenin, simyacılığın sırrını öğrenemeden ölümün sizi almasına izin vermeyin. Eğer üzüntüyü dönüştürebilirseniz, ölümü de dönüştürebilirsiniz. Koşulsuzca kutlamayı öğrenebilirseniz, ölüm geldiği zaman kahkahalar atabilir, bunu kutlayabilir ve mutlulukla ayrılabilirsiniz. Hatta bu durumda ölüm sizi değil, siz ölümü öldürmüş olursunuz. Bunu mutlaka bir deneyin. Kaybedecek hiçbir şeyiniz yok!
osho(kahkaha)
Bazı insanların gizemini çözmeniz zordur. Neyi nasıl bildiklerini anlayamazsınız. Herkes onlar kadar güçlü sezgilere sahip olamayabilir. Çünkü bu doğuştan gelen bir hediyedir, bazen de bir ceza.
İşte böyle insanların en belirgin 17 özelliğini derledik.

“Bir dakika ya ben bu anı rüyamda görmüştüm ama sen sanki sol tarafında değil de karşımda oturuyordun…. ”
2. Arkadaş gruplarına yeni katılan birini gözleri tutmazsa, o kişi mutlaka gruptan birine kötülük yapacaktır.

“

4. Sürekli Dejavu yaşadıklarını söylerler…

Gün içerisinde pek çok kez yaşadıkları anları daha önce de yaşadıklarını hissederler.
5. Bazen bakışlarıyla her şeyi anlatabilirler ya da hissettirirler.

İletişim yetenekleri kuvvetlidir. Dertlerini konuşmadan da anlatabilirler.
6. Kötü bir şey olacak hissine kapılıp planladıkları bir şeyden son anda vazgeçebilirler.

Evrenden olumsuz bir mesaj almışlardır belki de.
7. Bir insanın yalan söyleyip söylemediğini ufak hareketlerinden bile anlayabilirler.

İnsan sarrafıdırlar.
8. Bir insanla yıldızları barışmazsa onunla iki dünya bir araya gelse arkadaş olamazlar.


10 Ve güvendikleri kişiler için tüm iyi niyetleriyle uğraşırlar.

11. Eğer birini çok severlerse bazen bu sezgileri o kişi için devre dışı kalabilir.

12. Birinin kendilerinden hoşlandığını, o kişi belli etmemeye çalışsa bile hissederler.

13 Ve erken müdahaleyle hayat kurtarırlar; eğer birinden hoşlanmazlarsa ona bilmeden ümit vermezler.

14. Bazen durduk yerde akıllarına gelen, 5 saniye geçmeden başlarına gelir.

Bu belki de en nefret ettikleri durumdur.
“Tüh be bu soruyu bilmiyorum kesin beni kaldıracak hoca”
15. Her zaman en büyük sorumluluğu onlar alır, en büyük taşın altına onlar ellerini koyarlar.

16. Tüm bu sezgilerin temeli diğer insanlardan daha fazla sahip oldukları enerjiye dayanır.

17. Bu enerji de gerçekten içlerinde gerçek iyiliği barındırdıklarından kaynaklanır…

![10577082_1667687376844300_4827378383743981124_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/01/10577082_1667687376844300_4827378383743981124_n11.jpg?w=300&h=300)
MERKÜR 5-25 Ocak ( etkisi 1 ocak-29 ocak ) tarihleri arasında, önce kova burc…unda sonra oğlak burcunda geri gidiyor olacak. İletişim araçları, zihinsel konular, elektrikli aletler, internet, televizyon, telefon, basın, yayın, sözel iletişim, yazılı iletişim vb. konularda aksilikler veya gecikmeler yaşanabilir. Teknolojik cihazların bakımını yapmak , dosyalarınızı yedeklemek aksilikleri önleyecektir. Yeni anlaşmalar imzalamak için, alım satım yapmak için uygun zamanlar değildir. 25 ocağa kadar bu alanlarda adım atmamak yerinde olacaktır. Yapılması zorunlu işlerde ise tekrar tekrar kontrol ettikten sonra girişim yapılmalıdır. Önceden alınmış kararlarda uygulamaya geçmek problem teşkil etmez. Seyahatlerde oluşabilecek olası sorunlar, gecikmelere sebep olabilir. Eskiden kalma kişilerden telefon gelebilir veya karşılaşabilirsiniz. Merkür geri giderken iletişim kurmakta sıkıntılar oluşabilir, bu dönemde duyduğunuz şeyler gerçeği yansıtmayabilir.
Merkür geri gitme sürecininin pozitif etkileri yarım kalan işlerimizi tamamlama fırsatı vardır. Geriye dönüp tekrar bakma süreci olarak değerlendirebilirsiniz, kendinize dönüp bakma, eksik olanı düzeltme fırsatı verir. Merkür gerilemesi, dönüp tekrar değerlendirmek için yararlıdır, yaşadığımız durumları yeniden analiz etme şansı tanır. Uzun süredir atamadığımız adımlar varsa bu süreçte harekete geçmek daha kolay olacaktır.
Merkür gerilemesin hayatınızın hangi alanlarını etkilediğini anlamak için burcunuzu ve yükselen burcunuzu birlikte okuyunuz.
İKİZLER VE YÜKSELEN BURCU İKİZLER
Merkür’ün kova burcunda geri harekete başlaması ile yüksek öğreniminizle alakalı eski bir gündem tekrar ortaya çıkabilir. Çıkacağınız yolculuklarda tüm kontrolleri iki defa yapmak oluşabilecek aksilikleri önleyecektir. Borç alış verişi yaparken dikkatli olun, borç verdiğiniz kişilerde geriye almakta zorluklar olabilir. Geçmişten gelen banka, kredi, miras gibi konularla daha çok ilgilenmek durumunda kalabilirsiniz. Bu süreçte elektronik cihaz alışverişi yapmanız, hatalı bir ürün almanıza sebep olabilir.
YENGEÇ VE YÜKSELEN BURCU YENGEÇ
Merkür’ün kova burcunda geri gitmesiyle birlikte içe dönük düşünceleriniz artabilir. Partnerinizle , iş arkadaşınızla iletişimsel sorunlar olabilir, sağlıklı iletişim kurmakta zorlanabilirsiniz. iş anlaşmaları mecbur olmadığınız sürece yapmamak ta fayda var. Ödemeler konusunda, banka veya internet üzerinden yaptığınız işlerde kontrollü devam ediniz. Bu süreçte imza atmanız gereken durumları ertelemek size kazanç sağlayacaktır. İlişkilerinizle ilgili, rakiplerinizle ilgili, güç mücadeleleri olabilir, bu alanlarda değişime açık olacaksınız. Sorunlu olan ilişkilerinizde cesur ve özgüvenli davranıp bir sona gelebilirsiniz.
ASLAN VE YÜKSELEN BURCU ASLAN
Merkür’ün kova burcunda yapacağı geri hareketiyle, yönetilmeyi sevmeyen siz aslan burçları için sert eleştirilere maruz kalabilirsiniz. İş yerinizde kullandığınız elektronik cihazlarda sorunlar oluşabilir ve iş yazışmalarında aksilikler oluşabilir. Alacağınız yeni elektronik cihazlar için Merkür geri hareketinin bitmesini beklemekte fayda var. Beklemediğiniz ani sorunlarla karşılaşıp çalışma hayatınızda bir değişim yaşayabilirsiniz. Eşinizle veya iş ortağınızla sert konuşmalar yapmaktansa, daha anlayışlı, çözüm odaklı olmaya çalışın. Sağlıksal konulara bu hafta dikkatli olmak gerekiyor, sağlık kontrollerinizi yaptırmayı unutmayın.
BAŞAK VE YÜKSELEN BURCU BAŞAK
Merkür ün kova burcunda geri hareket yapmasıyla günlük işlerinizde eskiden kalan bir problemle uğraşmak durumunda kalabilirsiniz. Geçmişte tanıdığınız bir kişiyle karşılaşma olasılığınız yüksek. İş arkadaşlarınızla oluşabilecek evraksal sorunlar olabilir, daha dikkatli okuyun. Aşk hayatınızda, çocuklarla ilgili konularla ilgili dönüşüm yaşayacağınız süreçlerdesiniz. İlişkiniz için sorumluluklar alma vaktiniz geldiğini partnerinizden duyabilirsiniz. Bu konuşmaları yaparken biraz çekişmeli, gergin konuşmalar ortaya çıkabilir.
TERAZİ VE YÜKSELEN BURCU TERAZİ
Merkür ün kova burcunda geri hareketi ile kendinizi ifade edebilmenin, kendinizi anlatabilmenin yollarını arıyor olacaksınız. Bir arada olduğunuz kişilerle fikir ayrılıkları yaşanabilir. Daha özgüvenli ve cesur olmak adına bu konuşmaların size olan yararını düşünmeniz yerinde olacaktır. Bu gerileme sürecinde acil olmayan alım satımları yapmamanız yerinde olacaktır. Yaşadığınız yerle veya işyerinizle ilgili değişiklik yapma isteğiniz olabilir. Ev içerisinde aile ile ilgili konularda bir sorumluluk almanız ve adım atmanız hayatınıza yeni bir şekil verecektir. Geçmişten kalma eski bir konu gündeme gelebilir. Manevi konularda duygularınız da daha içe dönük süreçlerde olacaksınız.
AKREP VE YÜKSELEN BURCU AKREP
Merkür’ün kova burcundaki geri hareketi ile kabul etmekte zorlandığınız bir konuda, kabul etme yüzleşme sürecine gireceksiniz. İçsel olarak yaşayacağınız huzursuzluğun geçici bir durum olduğunu bilmekte fayda var. Merkür gerileme sürecinde fazla kaygılı düşünmekten baş ağrılarınızda artış olabilir. Gereksiz ani çıkışların ilişkilerinizi zedelemesine müsaade etmeyin. Sizin için daha kararlı, daha cesur bir süreç başladı, motivasyonunuz artıyor. Eskiden kalan bir gündeminiz varsa, tekrar karşınıza çıkabilir. Eğitimsel konularda daha planlı adımlar atmak üzere dönüşümler yaşayabilirsiniz.
YAY VE YÜKSELEN BURCU YAY
Merkür’ün kova burcunda geri hareket yapmasıyla birlikte, etrafınızda gelişen zorlayıcı konular olabilir, yanlış anlamalara maruz kalabilirsiniz. İletişim cihazlarına, bilgisayarınıza, iş araç gereçlerinize, trafikte oluşabilecek sorunlarda daha dikkatli olmanız gerekebilir. Maddi konularda ani gelişebilecek konular olabilir, güç çekişmeleri yaşayabilirsiniz. Gelirinizle ilgili yeni kararlar alabilir, ek kazanç yolları düşünebilirsiniz. Dosyalarınızın bir yedeğini almanız, aksilikleri önleyecektir.
OĞLAK VE YÜKSELEN BURCU OĞLAK
Merkür’ün kova burcunda geri hareket yapmasıyla birlikte daha içe dönük düşünüp, yeni kararlar alabilirsiniz. Uzun süredir düşündüğünüz bir konuysa harekete geçmenizde sorun olmaz, ancak yeni bir gündemse Merkür geri hareketinin bitmesini beklemekte fayda var. Bu hafta özellikle kendinizi değiştirmekle ilgili yeni ani kararlar verebilirsiniz. Parasal bir gündeminiz oluşabilir, sahip olduğunuz maddi manevi değerleri daha çok düşünüyor olacaksınız. Grup çalışmalarınızda , sosyal ortamlarda daha cesur adımlar atacaksınız. Ailesel konularla ilgili bir durum yaşayabilir, taşınma kararı veya bir adres değişikliği söz konusu olabilir.
KOVA VE YÜKSELEN BURCU KOVA
Merkür’ün sizin burcunuzda geri harekete başlaması ile birlikte size etkileri daha fazla olabilir. İletişimle ilgili her türlü konuya çok dikkat etmenizde fayda var. Yönetilmeyi sevmeyen yapınız, otorite figürleriyle sorunlar çıkartabilir. İletişimsel aletlere, telefon, bilgisayar vb aletlerde bozulmalar olabilir, dosyalarınızı yedeklemeniz sizin yararınıza olacaktır. İş planlamalarınız istediğiniz yönde gitmeyebilir, boşa zaman geçirdiğinizi düşünebilirsiniz. Eskiden kalma bilinçaltı negatif kayıtlarınız tekrar gündeme gelebilir, kaygılı bir süreç yaşayabilirsiniz. Manevi konularda, duygusal gelişiminizi, iç dünyanızı gözden geçirebilir, yenilenme , yeni bir bakış açısı oluşturabilirsiniz.
BALIK VE YÜKSELEN BURCU BALIK
Merkür kova burcunda geri hareketi başlamasıyla birlikte ideallerinizi, inançlarınızı daha cesur ortaya koyabileceksiniz. Durumları akışına bırakmak yerine, kararlı hareket etmeniz sizin yararınıza olacaktır. Yeni kararlar alma sürecinde Merkür geri hareketinin bitmesine bekleyin. Çevrenizdeki kişilerle veya iş arkadaşlarınızla sözel sert çıkışlar yaşabilir, ani bitiş ve başlangıçlar olabilir. İşinizi destekleyecek güçlü kişilerle tanışmalar yaşayabilirsiniz. Ani hareketle değil daha dikkatli düşünmelisiniz ve ona göre kararlar almalısınız. Elektronik alet almak için çok uygun zamanlarda değilsiniz. Partnerinize karşı aşırı kıskanç tavırlara dikkat, bu yoğun duygular ilişkinizi sarsabilir.
Kaynak: Nurgül Düzenli Astroloji Danışmanı
![1937420_1702203096702111_4002371516451669337_n[3]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/01/1937420_1702203096702111_4002371516451669337_n3.jpg?w=300&h=252)
1) KARİYERİNİ KIZLIK SOYADINLA YAP
Şimdi toz pembe, biliyorum; öyle oluyor başta. Ortalarda da idare ediyor hatta. Ama gün geliyor; “kocanın soyadı ile” tanındığını fark ediyorsun. Boşanma aşamasına geldiğinde, yeni bir SEN inşa etmek zorunda kalıyorsun. İş hayatında o güne kadar yaptığın her şey – eğer kocan, mahkeme kararıyla onun soyadını taşımana izin vermezse – alt üst oluyor. Hem, ne gerek var ki “izne” vs’ye? Adınla soyadınla, şânınla yürü. Kalıcı olan SENsin.. senin emeklerin.
2) ÇALIŞ. SAKIN DURMA
Kocan sana diyecek ki “Yahu ne gerek var, ben para kazanıyorum zaten. Sen tadını çıkar evdeki hayatın. Çocuğuna bak, günlere git, spor yap, mutfakta oyalan, alışverişe falan çık, devril yat, takıl istediğin gibi.” Tatlı gelecek, kolay gelecek, işine gelecek belki. Yapma. Kendini geliştirmeyi, kendine yatırım yapmayı bırakma. Yeteneklerine yönel, hayallerini unutma. Oku, çalış, üret. Seçimlerinin; bir zaman sonra “bir başına ve ayakta isen”, anlamı olacak.
3) KENDİ ÖLÇÜNÜ KENDİN AL
Sana “o kadar güçlü değilsin” diyecekler. “Sen başaramazsın” yaftasını yapıştıracaklar. “Bu da nereden çıktı”, “ulaşabileceğin hayaller kur” falan diye de yumurtlayacaklar. Yavaşlatacaklar seni. Şaşırtacaklar, yanıltacaklar. İşin kötüsü, bazen potansiyelinin olmadığına “inandıracaklar” da, kimbilir.. Aman ha, sakın durma, kanma. Sen, neyi başarmak istersen O’sun. Bilfiil kendisi hem de. Nereye bakarsan, oraya gidersin. Senin ölçünü senden başka kimse alamaz. Kendi kıyafetini kendin dik. Nasıl istiyorsan, öyle ol. Uzlaş ama değişme, dönüşme.
4) KANTARIN NE KADAR TARTIYOR?
Her topa girme. Her sorumluluğu alma. Her yükü taşıma. Sonradan ruhsal çöküntü yaratacak, sana “keşke” dedirtecek hiçbir şeye soyunma. Rol çalma. Unutma; her kantar, belirli bir ağırlığa kadar tartar. Fazlasını almak, kantarı yorar. Her şeyi başarmak zorunda değilsin; her sorunun çözümü sende değil. Sen de diğerlerinden farklı değilsin. Enerjinle, moralinle, zaten taşıdığın yüklerinle, gidecek epey yolun var. Çünkü ne oluyor biliyor musun; bir süre sonra insanlar seni takdir etse de, kıyamadıklarını söyleseler de, bu naif (!) yaklaşımlar bi’ b…ka yaramıyor. Madalyan ve hastalıklarınla başbaşa, hayatı sorgulamaya başlıyorsun. Nerede mi? Hastane koridorlarında, uykunu aradığın akşamlarda, elin kolun kalkmadığında, hayata dair umutlarını sorguladığında. Yapma. Sakın yapma.
5) KENDİ ŞARKINI SÖYLE
Seninle dalga geçecek kimileri. Giydiğin elbiseye, kahkahana, oturuşuna-kalkışına karışacaklar, sözüm ona “doğru”ya çekecekler seni tüm iyi niyetleriyle (!). “Aman dans etme, beceremiyorsun” diyenler çıkacak. Sesinin kötülüğünden dem vuracaklar.. Susma. Kendi şarkını söyle. Canın nerede, ne zaman, nasıl istiyorsa, öyle söyle. Hayatın, “senin şarkın”. Notalar senin, kulak senin, ses senin. Ne istiyorsan, onu söyle. Kendi şarkını yaz. Bağıra çağıra söylemeye başladığında, altında senin imzan olsun. Kendi şarkısını yazamayanlar lâf atacaktır; gülümse.
6) HAFIZANI DİRİ TUT.
Neydin sen? Neredeydin? Nereye gidiyordun? Nasıl olacaktı? Neler yaşayacaktın? Sorularını sakın bırakma. Her sabah, kahveni içerken listene göz at; neresindesin, n’apıyorsun? “Biz” olup bambaşka bir maratona girmişken; “ben” bir yerlerde tıkanmış, arkadan nefes nefese, önündeki kâfileye umutsuzca bakıyor olabilir mi?
Sakın unutma. Başlangıç noktanı, başlangıç sebebini; yürüdüğün yol ile teyit et.
7) KALBİNİ DİNLE
Ne olursa olsun, neye mâl olursa olsun, kalbini dinle. Seni nereye götürürse götürsün, sana ne yaptırırsa yaptırsın, kalbini dinle. Dibine kadar sev, sonuna kadar git, olmadıysa bambaşka bir yola git.. Hattâ istiyorsan dur ama hep kendini, hep kalbini dinle. İnsanların eğilimlerine, tepkilerine, eleştirilerine aldanıp, “onaylanan” yolu seçme. Kendi yolundan git. Kalbinin yolundan.
8) VAZGEÇMEYİ BİL
Israr etme. Bittiyse, diretme. Serbest bırak kendini de, yolundakileri de. Eğer kader diye bir şey varsa, elbet tecelli edecek. Eğer “farklı” olacaksa bir şeyler; elbet o “yeni” de paşa paşa önüne gelecek. Bırakmayı bil. Vazgeçmek=Özgürlük. Vazgeçmek=Yeni seçimlere ilerlemek. Ve hiçbir seçim, geleceği “özünde” değiştirmeyecek: Özendiğin insanlar kadar özgürsün, sürprizlerle dolusun, rengârenksin sen de.
9) HERKES GİTTİĞİNDE, KALAN MANZARA SENİ MUTLU ETSİN
Kocan gidebilir. Çocuğun Allah’ın emri gidecek. Annen, baban.. Eninde sonunda yalnız kalacaksın. Cebinde ne varsa, kaderin o. Hesapladın mı, neler birikmiş çıkınında? Ne kadar erken, o kadar iyi. Henüz harekete geçmediysen, şimdi başla.
10) HER BAŞLANGIÇ İYİDİR
Seçimlerini yaparken, şartlara takılma. O şartlar, bu ânın şartları ve senin bugüne kadarki tecrübelerinle geliştirdiğin inançların. Hepsi bu. İçindeki o BAMBAŞKA SENle tanışmadın, onu keşfetmedin daha. O SEN, seni hep mutlu edecek, yalnız bırakmayacak; emin ol. Kendine tutun. Başlangıçlar insanı diri tutar. Bitişlere tutunursan, düşersin. İÇİNDEKİ SENe şans ver. Seni utandırmayacağını göreceksin.”
(DİP’in yazarı, Didem Deligönül)
Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor;
Neyi istediğini
Kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum……
Kaş yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor,
Aşk için,
Hayallerin için
Ve yaşıyor olma serüvenin için
Bir aptal gibi görünme riskini göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum
Bana anlattığın hikayenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor
Kendine dürüst olmak için
Bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratamayacağını;
İhanetin suçlamasına dayanıp, kendi ruhuna ihanet edip edemeyeceğini
Bilmek istiyorum..
Güvenebilir ve güvenilebilir olup olmayacağını bilmek istiyorum…
Her gün sevimli olmasa da güzelliği görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum…
Nerede yaşadığın ya da ne kadar paran olduğu beni ilgilendirmiyor…
Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından,
Yorgun ve bitap da olsan,
Çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum
Kim olduğun buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor…
Çekinmeden, benimle ateşin ortasında durup duramayacağını bilmek istiyorum…
Nerede ve kiminle olduğun, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor…
Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum…
Kendinle yalnız kalıp kalamadığını, o boş anlarda
Sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum….
Oriah Mountain Dreamer(Kanadalı Bir Kızılderili)
![10411348_1188571364503950_2999765213515314797_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/01/10411348_1188571364503950_2999765213515314797_n1.jpg?w=300&h=225)
Evrenin Yaratıcısı.
Bugün bizimle sevgiyi paylaşmanı istiyoruz.
Gerçek adının sevgi olduğunu biliyoruz.
Seninle iletişim içinde olmak, aynı vibra…syonu, aynı titreşimi paylaşmak demek.
Çünkü evrende var olan tek şey sensin.
Bugün bize, senin gibi olmamız için, yaşamı sevmemiz için yaşam olmak, sevgi olmak için yardım et.
Bize, senin gibi sevmemiz için yardım et.
Koşulsuz, beklentisiz, yargısız, görevsiz.
Kendimizi yargılamadan sevmemiz ve kabul etmemiz için bize yardım et.
Çünkü kendimizi yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz.
Başkalarını koşulsuz sevmemiz için bize yardım et.
Onları yargılamadan kabul etmemiz için bize yardım et.
Çünkü onları yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz.
Başkalarını reddettiğimizde, seni reddediyoruz.
Yarattığın her şeyi koşulsuz sevmemiz için bize yardım et.
Bugün yüreğimizi ve ruhsal zihnimizi temizle.
Zihnimizi yargılamadan özgürleştir.
Böylece saf huzur ve saf sevgiyle yaşayabilelim.
Bugün çok özel bir gün.
Bugün yüreklerimizi yeniden açıyoruz ve birbirimize ‘seni seviyorum’ diyoruz.
Korkmadan ve sevgiyi hissederek.
Bugün kendimizi sana sunuyoruz.
Bize gel, sesimizi, gözlerimizi, ellerimizi ve yüreklerimizi kullan. Kullan ki sevgiyi herkesle paylaşabilelim.
Yaratıcı bugün tıpkı senin gibi olmamız için bize yardım et.
Bugün bize verilen her şey için şükranlarımızı sunuyoruz.
özellikle kendimiz olabilme özgürlüğümüz için. Amin.
Don Miquel Ruiz
Arjantinli ünlü golf ustası Robert de Vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı. Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken, yanına bir kadın yaklaştı…
Kadın, başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı. Kadının anlattığı öykü, De Vincenzo’yu çok etkilemişti. …Hemen cebinden bir çek defteri ve kalem çıkarttı, turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı. Çeki kadının eline sıkıştırırken de ona…
“Umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın.” dedi.
Ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, Profesyonel Golf Derneği’nin bir görevlisi yanına geldi…
“Otoparktaki görevli çocuklar bana, geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanınıza bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunu söylediler…” dedi.
De Vincenzo başını salladı. “Evet” dedi.
Görevli, “Size bir haberim var o zaman. O kadın bir sahtekardır. Üstelik hasta bir çocuğu da yok! Sizi fena halde kandırmış efendim!” dedi alaycı bir tavırla…
De Vincenzo, “Yani ortada ölümü bekleyen bir bebek yok mu?” dedi. “Hayır, yok…” dedi görevli.
“İşte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber!” dedi De Vincenzo…
Aynı pencereden dışarı bakan iki adamdan biri sokaktaki çamuru, diğeri ise gökteki yıldızları görür!
FREDERICK LANGBRIDGE
Kaynak: Charlotte Gabay Facebook Sayfası
Hayat bitmeyen bir öğrenme sürecidir. Birey olarak gelişiminizi tamamlayabilmek için hatalarınızdan ders çıkarmanız gerekir.
Fırtına sırasında ağacın kökleri daha derine ilerler” sözü, konuyu gayet güzel açıklıyor. Bir bakıma bu demek oluyor ki, birey olarak gelişebilmek için hatalarımızdan ders çıkarıp, yenilgilerimizden bilgelik kazanarak bazen acı çekmek zorundayız. Gelin bugün duyguların büyüklükleri hakkında daha fazla şey öğrenelim ve üzüldüğünüzde beyninizde neler olduğuna bakalım.

Eminiz ki, bununla ilgili bir fikriniz zaten var. Fakat, hayatınız boyunca çektiğiniz acılar sayesinde, beyniniz kişiliğinizi kaçınılmaz şekilde etkileyen derin değişiklikler geçirir. Örneğin, çocukları düşünün. Bazı çocuklar daha küçük yaşlarda kötü muameleye maruz kalırlar. Bunun gibi acı veren çocukluk dönemi olayları kadar yıkıcı başka bir şey yoktur. Doktor ve psikiyatristlerin söylediğine göre, bu durumda çekilen acılar, bir askerin savaşta hissettiklerine benzer şeylerdir.
Bitmeyen korku, devamlı tetikte olmak ve mutsuzluk beyinde kargaşaya neden olur ve bazı reseptörlerin harekete geçmesini sağlar. Acı ve korku hissiyle ilişkilendirilen beyindeki amigdala ve insular korteks gibi bölgeler harekete geçer. Bu hareketlenme, kişilikte uzun vadeli etkilere neden olabilir: güvensizlik, sinir, depresyona yatkınlık ve hatta şiddete yatkınlık.
Tabii ki tepkiler dünyanın her yerinde aynı değildir. Fakat, değişimler öyle güçlü olurlar ki, beyin bir şekilde etkilenir. Mesela, evlilikte partnerlerden birinin kötü muameleye maruz kaldığı durumu düşünün. En sonunda bu aşırı acı, beyni etkileyen bir seviyeye ulaşır. Kişi kendini depresyon, sinir ve hayal kırıklıklarıyla yan yana, çaresiz bir duruma saplanmış olarak bulur… Bunu aklınızdan çıkarmamanız gerekir.

Hayat, mutluluğu garantileyen kolay bir yol ya da üzerinde hiçbir engel olmayan dümdüz bir yol olmamalıdır. Hayatı öğrenmemizi sağlayacak birçok güzel duygu vardır. Fakat, acı çekmek daha iyi bir öğretmendir. En iyi yol bu olabilir; ancak en acımasız yol da budur.
Her kim acı çekmemişse tam anlamıyla yaşamamış demektir, sözündeki gibi. Belki biraz abartılı olabilir, fakat bunu aklımızın bir köşesine yazmaktan zarar gelmez. Hepimiz hatalarımızdan ve yenilgilerimizden bir şeyler öğreniriz. Hatalarından ders çıkarmayı reddeden insan, hayatın ne olduğunu anlamamış demektir: hayat bitmeyen bir öğrenme sürecidir. Eğer hatalarınızı kabul etmezseniz, daha ileriye gitmek, onları aşmak ve sonunda daha güçlü olmak imkansız hale gelir.
Biliyoruz ki acı çekmek hoş bir şey değil. Fakat, hayatınızın geri kalanı için bir bariyer ya da tüm kapıları kapatmak için bir mazeret olmamalıdır. Acılarınızın üstesinden gelmek için size gereken ateşlemeyi sağlayacak motorlar; iç dünyanız, gücünüz ve iradenizdir. Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın.

Üzüntünüzle nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeden, dallanıp budaklanmasına izin vermeyin. Bu acıyla birlikte yaşamaya çalışmak beyinde bir çok problem yaratabilir: yüksek kortizol seviyeleri, stres, yeni şeyler öğrenememe, hafıza kaybı… Gitgide fiziksel olarak güçsüzleşirsiniz ve buna, sağlık ve duygusal dengenizdeki zayıflık eklenir.
Eğer kendinizi serbest bırakabiliyorsanız, bunu yapın! Birisi canınızı yakarsa karşılık verin. Bir şey size baskı yapıyorsa, nefes almak ya da kaçmak için boşluk arayın. Gözlerinizin yaşla dolmasına izin verin ve ağlamanız gerekiyorsa ağlayın. Kendinizi bulun ve hak etmediğiniz, size zarar veren duvarları yıkın. Özellikle sonu olmayan acıları çekmeyi kimse hak etmez.
Eğer bunu yapmak sizin elinizdeyse, her zaman sorunlarınıza çözümler bulmaya çalışın. Göstereceğiniz her bir çaba, size ve sağlığınıza değer. Siz bunu hak ediyorsunuz.
kaynak: sağlığa bir adım
Kişisel arayışlarım doğrultusunda çıktığım yolculukta yolum Tuba Küçükaksu’yla karşılaştı.. Kendisinin insancıl, sevecen, yardım eden, sakinleştiren enerjisine bayıldım ve verdiği tüm eğitimlere katılmaya başladım. Eh bu kadar faydalandığım birini sizlerle paylaşmasam olmaz deyip kendisiyle kısa bir söyleşi yapmaya karar verdim. Buyrun…
Kalbe Hitap Eden Ve Kendini Birlik Bilincine Adayan Sevgili Tuba Küçükaksu’yu Tanıyalım…
Bu işe başlamaya nasıl karar verdin Tuba?
Uzun yıllar Turizm sektöründe çalıştım. Finansal olarak da gayet rahat bir konumdaydım fakat zaman zaman kendimle kaldığımda içimden yükselen ve beni rahatsız eden bir boşluk hissi oluşuyordu. Sanki bir şeyler eksikti. Bunun üzerine “Karşıma bir işaret çıksın” dediğim günlerde “Aydınlanma Fenomeni” adlı bir kitap ile karşılaştım. Bu kitap, Hindistan’daki bir Üniversitedeki 21 günlük ruhsal uyanış yolculuğunu anlatıyordu. Kitabı okuduktan sonra oraya gitmem gerektiğini hissettim fakat bunun için kurulu düzenimden vazgeçmem yani tüm hayatımı etkileyecek önemli bir seçim yapmam gerekiyordu.
O zaman çok radikal bir seçimle yüz yüze mi kaldın?
Evet. İşimden ayrılmam ve aynı anda bu yolculuğun maliyetini karşılayabilecek yüklü bir kredi çekmem gerekiyordu. En başta ebeveynlerim ve yakın çevrem gitmemem yönünde çok ciddi baskı yaptı ve karşı çıktılar. Onları için kurulu düzeninizi bırakıp gitmek, her şeyi çöpe atmak gibiydi. Bu özellikle annem, babam için çok kabul edile bilinir, anlaşılabilir bir şey değildi. Nasıl yaptıysam bir şekilde bu riski aldım ve ilerisini göremediğim bu gizemli yolculuğa başlamaya karar verdim.
Ve uçağa binip gittin yani?
Evet, bu çok çılgınca geliyor olabilir. Sadece bir kitapta okuduğunuz, Hindistan’da bir üniversiteye. Şu an hala böyle bir kararı nasıl verdiğimi kendim bile anlamış değilim. Oluverdi işte J Gittim ve o kitapta okuduğum 21 günlük sürece katıldım.
Ne gibi değişimler yaşadın?
Orada, o yüksek enerjinin içindeyken neler olup bittiğini, nelerin değiştiğini insan pek kavrayamıyor. Değişimi, ülkenize döndüğünüzde, yani bilindik alana geri geldiğinizde yaşamaya başlıyorsunuz. Üstümde çok olumlu etkileri oldu diyebilirim. Artık eskiden sinirlendiğim şeylere sinirlenmiyordum, olaylara bakış açım genişlemişti, bir nevi nötrleşmiştim. Geçmişimle, tüm ilişkilerimle ve kendimle yüzleşmiştim. Anlayacağınız önce her şey darmadağın oldu, gitmesi gerekenler gitti, dönüşmesi gerekenler dönüştü ve yeni bir şeyler geldi ve o boşluklar doldu. Beni tanıyan çok eski dostlarım eski Tuba’nın gittiğini, başka bir Tuba’nın geldiğini sürekli dile getiriyorlardı. Bu sözler yaşadığım sürecin işlediğinin bir göstergesi olarak kabul ettim.
Bu arada krediye ne oldu?
Bu kredi olayı da çok ilginç bir hal aldı. Uçaktan inerken telefonu açtığım an, tanımadığım birileri bana çalışma için teklifler sunmaya başladı. O andan itibaren yoğun bir çalışma temposuna girdim. Sanki ben borçlanmamışım, hiç endişe etme fırsatım oluşmadan ödeme zamanı geldiğinde bir şekilde kredim tıkır tıkır ödeniyordu.
Sonraki süreç nasıl işledi?
Hindistan’a gidip gelmelerim devam ederken aldığım eğitimleri burada paylaşmaya devam ettim. Üniversitenin Türkiye koordinatörlüğüne getirildim ve yıllarca bunu sürdürdüm. Başka alanlarda da eğitimler alarak seyyah misali Türkiye’nin birçok şehrinde seminerler, grup çalışmaları ve bireysel seanslar vermeye başladım. Şu an sevgili kardeşim Tarkan Küçükaksu ile Gümüşsuyu’nda açtığımız atölyemizde bütün bu çalışmaları paylaşmaya devam ediyorum.
Bize biraz “Birliğe Uyanış” eğitiminden bahseder misin?
Hindistan’da Birlik Üniversitesinde verilen 21 günlük eğitimin iki güne dönüştürülmüş hali diyebiliriz. O zaman sene 2005’di şimdi 2015. Hem gezegenin hem de insanların enerjileri değiştiğinden Birliğe Uyanış’ da haliyle değişti. İki tam gün gerçekleştirdiğimiz seminerimizin oldukça yoğun ve derin bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Sekiz adet yaşam dersinden oluşuyor, unuttuklarınızı hatırlatan, hayatta uygulayabileceğiniz basit yöntemler ve formüller ile farkındalığınızı yükseltmeye ve dengeye gelmenizi kolaylaştıran, ‘İlahi Dokunuş’ ile istediğiniz zaman yüksek bilince çapa attığınız eğlenceli bir yolculuk. Ayrılık bilincinden birlik bilincine açılan uyanış kapısı. Süreç herkesin ihtiyacına göre farklı faydalar sağladığı için katılan herkes farklı sonuçlara ulaşıyor. Anlatılması güç, deneyimlenmesi gereken bir şey. Aslında sürece katılmış biri olarak Birliğe Uyanış ‘da neler yaşadığını senden de dinleyebiliriz. J Web sitemizde “Sizden Gelenler” diye bir bölümümüz var, merak edenler oraya eklediğimiz geri bildirimlerini okuyabilirler.
Başka eğitimler veriyor musun?
Evet veriyorum. Turizm’de görev yaparken ve Birlik Üniversitesi ile ilişkim başlamadan evvel ilk olarak herkesin bildiği, Reiki denilen bir şifa tekniğiyle tanıştım. Şifa ile ilgili yüksek frekanslı çeşitli enerji sistemleri, Feng Shui, nefes, koçluk ve meditasyon gibi konulara yoğunlaştım. Bilgi aktarmaktan çok uygulamayı ve uygulatmayı tercih ediyorum. Bizde büyümesi ve gelişmesi gereken alan orası diye düşünüyorum. Bence herkes zaten her türlü bilgiye sahip ve istediği zamanda istediği bilgiye ulaşabiliyor. Önemli olan bu bilgileri yaşama geçirebilmek, iş yerinizde, ilişkilerinizde, hayatın her alanında bunları uygulayarak farkındalıkla yaşamak. Bunu yaparsanız daire tamamlanıyor. Bundan dolayı bolca uygulama ağırlıklı eğitimleri tercih ediyorum.
Bu konulara yeni başlayanlar hangi eğitimlere gitmeli? Tavsiyeniz var mı?
Ruhsal dünyaya açılan birçok kapı var. Öncelikle kendinizi tanımanız ne olduğunuzu veya ne olmadığınızı idrak etmeniz gerekiyor. Sonrasında zaten yol kendiliğinden beliriyor. Başlangıç için Reiki aslında bu alana açılan güzel ve yumuşak bir kapı ve bence yediden yetmişe herkesin bunu deneyimlemesinde fayda görüyorum. Kalbinizin sesini dinleyerek ki bu konuda güvenebileceğiniz tek yer orası, seçiminizi yapın. Duygularınıza, hislerinize kulak verin. Eğitim seçerken benim dikkat ettiğim başka bir nokta ise eğitimi verecek olan kişinin kendisidir. Araştırın, hatta eğitim öncesi o kişiyle bir araya gelin ve birlikteyken hislerinize kulak verin. Eğitimlerime katılanlara önerdiğim tek bir şey var; Bir başkasının kalbine dokunmak istiyorsanız bunu ezberlediğiniz bilgilerle başaramazsınız. Önceden de dediğim gibi, bilgiye artık herkes kolaylıkla ulaşabiliyor. Önemli olan siz neler hissediyorsunuz, neler yaşadınız veya neler yaşıyorsunuz, onları anlatın. Deneyimler, bir başkasının kalbine dokunmanın en etkili yoludur diye düşünüyorum.
Eğitmen yetiştiriyor musunuz?
Öğrencilerime ve bende eğitim alanlara her zaman destek veriyorum. Bana ulaşmak isteyen, soruları olan, rehberlik isteyen herkes rahatlıkla ulaşabiliyor. Elimden geldiğince tüm mesaj ve maillerime en kısa sürede kendim cevaplandırmaya gayret gösteriyorum. Kolay ulaşılabilir olmak istiyorum, bana direk telefon da edebilirler.
Sana nasıl ulaşacaklar?
Web sitemiz www.birlikbilinci.com ‘da tüm çalışmalarım ile ilgili gerekli tüm detay bilgilere ulaşa biliniyor. Ayrıca Facebook ‘ta yıllar önce kurduğumuz ve binlerce üyesi olan Oneness Türkiye adında bir grubumuz var. Bu grubumuz herkese açıktır, tüm duyurularımızı ve 15 günde bir herkesin istediği yerden katılabileceği enerji çalışmaları gerçekleşiyor, ‘İlahi Dokunuş’ tanıtılıyor.
Son Söz: Tuba hocanın düzenlediği Birliğe Uyanış gibi birçok çalışmasına katıldığımı ve ayrıca benim ‘Reiki’ hocam olduğunu buradan gururla söyleyebilir, size de tavsiye ederim. Özellikle 19-20 Aralıkta Gümüşsuyu’nda gerçekleşecek ‘’Birliğe Uyanış’’ atölyesini bence kaçırmayın…
Bu yazı vesilesiyle beni desteklediğin ve her konuda yardımcı olduğun için de ayrıca sana teşekkür etmek isterim. Daha başka konularda tekrar birlikte olmak ve sohbetlerimize devam etmek niyetiyle…
Sevgimle,
Anette İnselberg

Kelimelerim bitti…
Gözyaşlarım içime aktı…
Ölümün bir son olmadığını söyleyip durdum kendime…
Söyledim de dinletebildim mi?
Bugün zordu…
Çok hem de…
Ölüm bir son değil ama…
Ama’sı var işte…

Bugün hayatını kaybedenler umarım aydınlığa kavuştular…
Peki ya kalanlar?
Bizler?
İyice karanlığa gömülmeden içimizdeki nefreti temizlesek…
Temizleyebilir miyiz?
Bak işte buna gönülden inanmak istiyorum…
Hayır! İstemiyorum; inanıyorum….
Gidenlerin ardından gözyaşlarımla içimdeki kiri temizlemeye çalışıyorum….
Teşekkürler gidenler…
Giderken bize bıraktıklarınız için…
Size için dualarımı gönderiyorum…
Korkma hemen…
Benim duamdan zarar gelmez sana…
Benim duamın şekli, şemalı, öylesi, böylesi yok…
Benim duam sadece sevgi…
Özlem Çetinkaya
Enerji Terapisti / Yazar
Hayalhanesi.com adlı harika bir blogtan aldım mutlaka ziyaret edin…
Her kadının hayalidir prensesler gibi göründüğü o beyaz gelinliği giymek. Her şey harika olsun, hiç unutulmayacak güzellikte bir düğün olsun isteriz. Peki evlenmeyi planladığınız kişi sizin için doğru kişi mi?
1. Annesiyle ilişkisi nasıldır?

Bir erkeğin annesine davranış şekli, kadınlara verdiği değerin bir ön izlemesidir. Etrafınızdaki herkes “anne kuzusu erkekten uzak dur” diyebilir. Siz onları dinlemeyin. Kendi annesine saygısız davranan erkek diğer kadınlara kim bilir neler yapar!
2. Ne istediğini biliyor mu?

“Büyüyünce ne olacaksın” sorusunu hepimiz defalarca duymuşuzdur. Bu soru büyüdüğümüz zaman da önemini korumaya devam ediyor. Geleceğe dair hedefleri olmayan, hayatıyla ilgili amaçlarını belirlememiş erkekten uzak durun.
3. Karşılaştığı her sorunda pes edip yıkılıyor mu?

En ufak aksaklıkta bile yüzü düşen, kahrolan karamsar insanlar sizi dibe çeker. Hele bir de bu kişi hayatınızı birleştirmeyi düşündüğünüz insansa ömür boyu kara bulutlarla çevrili bir hayat yaşayacaksınız demektir.
Hayatın iyi yönlerini göremeyen, zorluklarla birlikte göğüs geremeyeceğiniz erkeği hayatınıza sokmayın.
4. Evlilikten korkuyor mu?

İşte bu koca bir yalan. Aslına bakarsanız hiçbir erkek erkek evlilikten korkmaz. Sadece evliliğin getireceği sorumlulukları taşımaya gücü yoktur ya da işine gelmiyordur. Dışarıdaki yüzlerce çiçekten bal almak varken neden tek bir papatyayla yetineyim diye düşünen bir arıdan farkı yoktur. Aman ha sakın “belki ilişkimiz ilerledikçe fikri değişir” diye düşünmeyin. Tüm erkekler niyetini en baştan belli eder aslında. Biz sadece aşkın verdiği at gözlükleri yüzünden gerçekleri görmek istemeyiz.
5. Öfkesini kontrol edebiliyor mu?

“Aslında beni çok seviyor, asla canımı yakmak istemez ama sinirlenince kendine hakim olamıyor işte” cümlesini kurarsınız muhtemelen fakat bu cümlede “ama”dan önceki kısmın hiçbir kıymeti yok. Bu duruma katlanmak zorunda değilsiniz. O adam sizi hak etmiyor.

Hatasını kabul etmeyen erkeği de almayın hayatınıza. Yakmayın kendinizi bu odunlarla.
İlişkide kıskançlık elbette olması gereken ve ilişkiyi besleyen bir faktördür. Fakat bunun dozunu tutturamayan erkek size ciddi sıkıntılar yaratabilir.
“O eteği giyemezsin”, “artık o çocukla görüşmeni istemiyorum” , “en geç dokuzda evde ol”… Yazarken bile sinirleniyorum. Siz kimsenin eşyası ya da evcil hayvanı değilsiniz. Size emirler vermesine, hayatınızı yönetmesine izin vermeyin.
Siz o yokken de var olan, ondan sonra da var olacak olan bir bireysiniz. Kendinize olan saygınızı kaybettirmesine izin vermeyin.
8. Değişime açık mıdır?
“Ben buyum beni böyle kabul et” dediği an çantanızı alın ve o erkekle vedalaşın. İnsan denilen canlı, yeniliğe ve değişime açıktır. Yıllar içinde, sevdiğimiz müzik türü, giyim stilimiz, olaylara bakış açımız ve diğer pek çok şey sürekli bir değişim halindedir.
Değişimi baştan reddeden, olumsuz özelliklerini ömür boyu değiştirmeyeceğini söyleyen erkek gerçekten doğruyu söylüyordur ve değişmeyecektir. Siz onu o şekilde kabul etmek zorunda değilsiniz.
Bir ilişkide karşılıklı fedakarlıklar olmazsa o ilişkinin ömrü zaten son derece kısa olacaktır. Bırakın değişmesin ve kendi sabit dünyasına yalnız başına yaşasın.
9. Eğlenilecek bir erkek midir?
Umarım içinizde erkekleri hala “evlenilecek erkek” “eğlenilecek erkek” diye ayıranlar yoktur. Eğlenemeyeceğiniz adamla bir ömrü nasıl geçireceksiniz yahu? Birlikte eğlenemediğiniz, saçma sapan şeylere gülüp, kimi zaman da ufak çılgınlıklar yapamayacağınız bir erkekle sürdüreceğiniz hayatı bir düşünsenize. Sıkıcı, buhran dolu, daha da sıkıcı, bunaltıcı, daha da daha da sıkıcı!
10. Merhamet ve şefkat sahibi midir?
Kadınların, merhametli, şefkatli, sıcacık bir kalbe sahip olması alıştığımız bir durum. Erkeklerde nadiren görülen bu özellik, dikkat etmemiz gereken önemli şeylerden biri.
Canınız yandığında onun da yüreği parçalanıyorsa, hasta olduğunuz zaman ne yapabilirim diye etrafınızda dört dönüyorsa, bütün mutfağı birbirine katmasına rağmen size sıcak bir ıhlamur yapıyorsa, çok yorulduğunuz zaman çantanızı bile taşıyorsa, sıkı sıkı tutunun adama, sakın elinizden kaçırmayın!
Bir erkeğin sizi el üstünde tutması, prenses gibi davranması asla tek başına yeterli değildir. Diğer insanlara davranış şekline bakarak bir insanı çok kolay tanıyabilirsiniz. Bir mekana gittiğinizde masaya gelen garsonla nasıl konuşuyor? Nazik ve güler yüzlü mü yoksa kaba ve emirler savurarak mı? Yolda yürürken aniden yanınıza gelen peçete satan çocuğa nasıl davranıyor? Sevecen ve merhametli mi yoksa kaba ve saldırgan mı?
Kalbinde iyilik barındırmayan ve nezaket sahibi olmayan erkeğin sizin hayatınızda yeri olmamalı.
12. Sizi dinliyor mu?
İlişkiyi, başka kadınlarla rekabet etmek için yaşamazsınız. Siz, olduğunuz halle zaten harika bir insansınız. Kusurlarınızla, güzelliklerinizle, doğrularınızla ve yanlışlarınızla varsınız bu dünyada. Sizi sürekli başka kadınlarla kıyaslayan ve kendinizi kötü hissetmenize sebep olan erkeğe hemen çıkışın yerini gösterin ve kendinizi özgür bırakın.
14. Küçük sürprizler yapıyor mu?
Elbette evin önüne bir kamyon dolusu kırmızı gülle gelsin demiyorum ama arada sırada sizi şaşırtmalı, mutlu etmeli. Yorgun olduğunuz gün, gizlice mutfağa gidip sizin için atıştırmalık bir şeyler hazırlasın, mutsuz uyandığınız gün sizi keyiflendirmek için ufak sevimlilikler yapsın, senede birkaç kez en sevdiğiniz çiçeklerle kapıyı çalsın yeter.
15. Çocuklarla nasıl bir ilişkisi var?
Bazılarınızın “böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” dediğini duyar gibiyim. Yine de evin içinde minik ayaklarıyla pat pat yürüyen sevimli bir canavara kim hayır diyebilir ki? Tabi çocuk istiyorsak karşı tarafın da bu konuda ne düşündüğünü bilmemiz lazım. Çocuk istiyor mu? Çocuk olduğu zaman bunun getireceği sorumlulukları yerine getirebilir mi? Hepimiz kendimize iyi bir eş istediğimiz kadar çocuğumuza da iyi bir baba olabilecek erkeği arıyoruz çünkü.
Benden bu kadar kızlar. Unutmayın! Dünyada kendinizden daha değerli kimse yok. Hepinizin hak ettiği harikalıkta bir eş bulmasını diliyorum ❤
KAYNAK: ONEDİO