ÇEKİM YASASINDA 9 ALTIN KURAL

Çekim-Yasasında-9-Altın-Kural[2]

 

Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size Başarılı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabii ısrarlı ve arzuluysanız…

Kendinize güveniyor musunuz? İnancınız tam mı?Arzularınızın yakıcılığından emin misiniz? Cesaretiniz var mı, ısrar mı ediyorsunuz? Yaşadınız ! Hayat sizi çok sevindirecek…Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! Ne kadar çok çalışacağınızı ne kadar sağlıklı ve güçlü olduğunuz belirlemez; ne kadar istekli olduğunuz belirler! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür” diyor Araştırmacı Adem Altay. Altay’a göre yaşamı tam 12 vurmanın 9 altın kuralı var. Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size You are not allowed to view links. Register or Loginlı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabii ısrarlı ve arzuluysanız…

KENDİNİZE GÜVENİN

Kendine You are not allowed to view links. Register or Login, aklın kesinYou are not allowed to view links. Register or Loginve güvenle büyük ve gurur verici işlerde kullanımıdır! Kendinize güvenmedikçe ve gücünüze inanmadıkça asla You are not allowed to view links. Register or Loginlı ve mutlu olamazsınız! Sürekli olumlu şeyler düşünmek, kendinize You are not allowed to view links. Register or Login duygunuzu geliştirir ve ne kadar zor olursa olsun bütün güçlükleri yenmenizi, onları aşamanızı sağlar!Kendine You are not allowed to view links. Register or Login duygusu kazanıp inancınızı kuvvetlendirirseniz, korkularınızın yok olduğunu, güvensizlik duygusunun ortadan kalktığını görürsünüz! Beyninizi inançla, kendinizi You are not allowed to view links. Register or Login duygusuyla doldurun!

BÜYÜK HEDEF BELİRLEYİN

Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür! Bugün yaptığınız her küçük tercihiniz, en büyük hedefinizle ilişkili olmalıdır! Hedefinizi büyütmeli ve tüm hedeflerinizi en büyük hedefinizi altında uygun yerlere yerleştirmelisiniz! Herkes en üstte olmayacak! Ama kim daha büyük istiyorsa o daha yüksekte olacaktır! Ne kadar yüksek isterseniz, yükseğe o kadar yakın olacaksınız! Küçük hedefler için harcayacağınız çaba büyük hedefler için harcayacağınız çabadan az değildir!

KESİN İNANCA SAHİP OLUN

İnanmadığınız bir şeyi asla ve asla başaramazsınız! İnançlıysanız hiç bir şey olanaksız değildir! Başarabileceğinize ne kadar inanıyorsanız başarma ihtimaliniz o kadar fazladır! İnancınız ne kadar güçlüyse ruhunuza o kadar güç verilecek, o kadar az emekle aynı işi yapabilecek, çevresel faktörler yardımınıza koşacaktır.

YAKICI ARZU GELİŞTİRİN

Hiç kimse bir şeyi elde edebileceğine inanmadığı sürece onu elde etmeye hazır değildir! Ne kadar hazır olduğunuzu ne kadar arzuladığınız belirler! Başarı büyükse ona yol açan arzu da büyüktür! Ne kadar You are not allowed to view links. Register or Loginlıysanız o kadar arzulusunuz! Kainattaki tüm güç ilişkileri arzu kanununa dayanır! Arzularınız ruhunuzdan doğar! Ne kadar güçlü arzuya sahip olursanız o kadar güçlü olursunuz!

PLAN YAPIN

Tam olarak neyi, tam olarak nasıl, tam olarak nerede, tam olarak ne zaman ve tam olarak ne kadar yapmak istiyorsunuz. Hedeflerinizi yazın. Zihne çelik harflerle kazımanın en kolay yolu kağıda yazmaktır. Bir defa yazmak on defa okumak veya düşünmek gibidir. Eğer hedefinizi yazarsanız on kat daha etkin düşünecek, bilgiyi kendinize mal edecek, kendinizi hedefe daha daha kolay şartlandıracaksınız.

CESARETLE EYLEME GEÇİN

Bir insan kendisine güveniyorsa, tüm tutumu bunu size söyleyecektir. Kendinize güvenmiyorsanız bunu asla gizleyemezsiniz. Cesaretsizlik yeteneklerin en büyük düşmanıdır. Eğer eylemlerinizin seyrinden emin değilseniz girişimde bulunmayın. Şüpheleriniz ve tereddüdünüz uygulamalarınızı bozacaktır. Çekingenlik tehlikelidir. Sizi insanların dünyasına sadece cesaretiniz taşır.

KARARLI VE ISRARCI OLUN

Vazgeçmenin kaçınılmaz bedeli You are not allowed to view links. Register or Loginsızlıktır; You are not allowed to view links. Register or Loginsızlığın tek nedeni vazgeçmektir. Israr sayesinde on saat konuşmanın etkisini bir saat konuşmuş gibi arttırabilirsiniz. Israrın bir yönü uyanık bilincinize bağlıdır; düşünmeye ve davranmaya devam ederek ısrar etmiş olursunuz. Öncelikli ısrar, You are not allowed to view links. Register or Login ısrardır; ısrar içinizden ayrılmadığı sürece tutum ve davranışlarınız yönetmeye devam eder. Israr sabra You are not allowed to view links. Register or Login zamana ihtiyaç duyar. Ne kadar kararlı olursanız, You are not allowed to view links. Register or Loginyı o kadar kolay yakalar, hedefinizi de ıskalamamış olursunuz.

EN İYİYİ BEKLEYİN

En iyisini ümit ederseniz, mutlaka en iyiye ulaşmayı You are not allowed to view links. Register or Loginrsınız. Bir şeyin en iyisini beklerseniz zihninizde büyük bir güç oluşur ve çekim kanununa göre en iyiyi size doğru çekmeye başlar. Böylece içinizdeki yaratıcı güç açığa çıkar ve bu gücü ulaşmak istediğiniz hedefe yoğunlaştırırsınız. Kendinizi tamamen elde etmek istediğiniz şeye verebilirsiniz. En iyi şeyin olmasını beklemenin anlamı beklediğiniz şeyin elde edilmesine bütün kalbiniz ve içtenliğinizle kendinize adamanızdır.

HEDEFE ULAŞIN

Saati son çark çalıştırır. Bitirmemek yapmamaktan farksızdır. You are not allowed to view links. Register or Loginnın olmazsa olmaz kuralı “yapmak” tır. Yapmayı anlamlı kılan bir kural vardır: Bitirmek. Bitmeyen iş yapılmamış iş gibidir. Ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, tamamlanmayan iş, can damarı kesilmiş You are not allowed to view links. Register or Login gibidir. En son çarkı takılmamış olan saat yok olan bir saatten farksızdır. Tam olarak bitmemiş iş, hiç bitmeyecekse, hiç yapılmayandan daha kötüdür. Çünkü zamanınızı emeğinizi, sağlığınızı alıp götürür.

* Alıntıdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Vücut Şeklini Koruyan En İyi 9 Esneme Hareketi

esneme-hareketleri[1]

 

Fiziksel aktivitenin; sizin fiziksel ve zihinsel sağlığınız için çok fazla sayıda faydası olduğu su götürmez bir gerçektir. Genellikle farklı kardiyo veya dayanıklılık egzersizleri yaparız fakat güzel bir spor seansı aynı zamanda en iyi esneme hareketlerini de içermelidir.

Düzenli aralıklarla, yeterli ve sağlıklı seviyede esneme hareketleri yapmanız, vücudunuzun şeklini korumasını sağlar ve aşağıda bahsediyor olacağımız önemli faydaları size kazandırır.

Eklem Sağlığınızı İyileştirir

Her gün esneme hareketleri yapmak kas kütlenizin kaybını azaltmayı kontrol eder ve tendonlarınızın gücünü ve esnekliğini arttırır. Ayrıca zamanla yaş sebebiyle ve durağanlıkla kaybedebileceğiniz eklem esnekliğini iyileştirir.

Kas Spazmlarını Azaltır

Kas spazmları herhangi bir yaşta başınıza geliyor olabilir. Bu problem kötü duruştan veya artrit, bel fıtığı veya protruzyon gibi hastalıklar yüzünden oluşuyor olabilir. Esneme bu spazmları engellemek için harika bir yöntemdir ve çok sağlıklıdır.

Eklem Acılarını Azaltır

Eğer ayakta çok fazla vakit geçiriyorsanız, bazı kaslar daha kuvvetli ve dayanıklı hale gelir. Fakat, başka kas grupları da zayıflar, gücünü ve dayanıklılığını kaybeder. Bu yüzden, esneme hareketlerini düzenli olarak yapmak çok önemlidir, özellikle de aynı pozisyonda saatler boyunca kalmak zorunda kalıyorsanız.

Atletik Performansınızı Arttırır

Esneme hareketleri yarışan sporcular için yaşamsal bir noktadır. Bazı sporlarda, daha fazla esnekliğe sahip olmak daha iyi bir performans göstermenizi sağlar. Genellikle, esneklik atletik performansınızı arttırır, çünkü esnemek eklem hareketliliğini destekler ve olası yaralanmaları önler.

Yaşlanmayı Geciktirir

Esnemek, yaşlı insanlarda kuvveti ve esnekliği arttırır. Seneler geçtikçe, güç ve esnekliğimizi kaybederiz, bu da yaşam kalitemizin düşmesine yol açar. Düzenli olarak esneme hareketleri yapmak eklemlerimizi sağlıklı tutarken, yaşla ilgili problemleri önlemeye de yardımcı olur.

En İyi Esneme Hareketleri Nelerdir?
•Ön esneme: Yere oturun, bacaklarınızı uzatın ve kaslarınızı rahat bırakın, öne doğru birazcık eğilin, bu esnada sırtınızı düz tutun ve oturma kemiklerinizi yerde tutmaya özen gösterin. Bu egzersiz ile sırtınızda ve bacaklarınızın arka kaslarında olan esnemeyi hissediyor olacaksınız.
•Dizardı kirişi (Hamstring) esnemesi: Bir matın üzerine oturun, bir bacağınızı uzatırken diğer bacağınızı bükün ve büktüğünüz bacağınızın ayak kısmını diğer bacağınıza değecek şekle sokun. Kalçanızı düzeltin, vücudunuzu öne doğru eğmeye çalışın ve esneyen bacağın ayak kısmına dokunmaya çalışın. Bir kaç saniye için bu pozisyonda kalın.
•Kalça esnemesi: Oturun, bir bacağınızı ayağınız kalçanıza değecek şekilde yere doğru bükün, diğerini de bunun üzerinden geçirerek ayağınızı diğer bacağın kalça ve baldır hizası arasına gelecek şekilde yanına koyun. Kalça kemiğiniz yerde kalmalı ve vücudunuz bükülmüş dize yakın bir şekilde dik durmalı. Bu esneme hareketinde üstteki bacakta esnemeyi hissetmelisiniz.
•Yan esneme: Bağdaş kurup oturun, bir kolunuzu vücudunuzun diğer taraf hizasına doğru kaldırın, bu esnada üst vücudunuzu kolunuzun yönünde çevirin. Diğer elinizi destek almak için belinize koyun. Başınız da bu omzunuz hizasında eğiliyor olmalıdır ve ayrıca omuzlarınızı da aşağıda tutmaya özen göstermelisiniz.
•Sırt esnemesi: Matı önünüzde açın, topuklarınıza oturun ve kollarınızı mat hizasında esnetip başınızı da kollarınız arasında tutun. Bu hareketi bir kaç saniye süreyle tutun, bu şekilde sırtınızdaki esnemeyi hissediyor olacaksınız.
•Dorsal uzama: Matın üzerine sırt üstü uzanın. Ellerinizi başınızın üstüne doğru koyun ve kendinizi kaldırın, sırtınız kemer şeklini alsın. Buna aynı zamanda köprü hareketi de diyoruz. Bunu yaparken başınızla yüzeyden destek alın.
•Boyun esnetme: Bağdaş kurup oturun, parmaklarınızı başınızın üzerine koyun, çenenizi ve göğsünüzü ayrı tutmaya gayret edin, başınızı ileri doğru uzatın, boynunuzun arkasını esnetin.
•Kuadriseps esnetme: Oturun, bir bacağınızı ileri doğru uzatarak, bu şekilde yer ile bir açı oluşturun. Diğer bacağınızı da geriye doğru koyun ve mat veya yastık üzerinde bükün. Arkadaki ayağınızı yakalamaya çalışın ve kalçanıza doğru nazikçe yaklaştırmaya gayret edin. Bu şekilde herhangi bir gerginlik hissetmeden esnemeyi hissedeceksiniz.
•Yan boyun esnemesi: Bağdaş kurmuş bir biçimde kalça kemiklerinizin üzerine oturun. Bir elinizi uzaktaki kulağınızın üzerine koyarak boynunuzu bu elin omzu yönünde uzatın. Bu pozisyonu boynunuzu yeterince esnettiğinizi hissedinceye kadar tutmaya devam edin ve daha sonra aynı hareketi diğer taraf için aynı şekilde uygulayın.

kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.

 

Feminine-lily-flower-tattoo-Art[1]

Onlar sizin en iyi öğretmenlerinizdir.

Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.

Emir vermesini yönetmesini seven biriyseniz, etrafınızda sürekli şunu yap bunu yap diyenler olur..Emir vermek zorunda olmadığınızı öğrenmeniz gerekiyordur.

Çok konuşmasını seven bir insan değilseniz, etrafınızda sürekli konuşan insanlar olur… Kendinizi en iyi anlatma yolu konuşmanızdır ve konuşmanız gerektiğini öğrenmeniz gerekiyordur.

Dağınık bir insansanız etrafınızda sürekli dağınık insanlar olur. Düzenli olmasını, disiplini öğrenmeniz gerekiyordu.

Sürekli bir yerlere geç kalan bir insansanız etrafınızda dakik insanlar olur ve bir şekilde geç kalmanız için ortamlar oluşur. Zaman kavramının sadece hayatınızda kolaylık sağlayan bir araç olduğunu öğrenmeniz gerekiyordur.

Sürekli değişik insanlarla aynı tarz ilişkiler yaşıyorsanız; gerçek sevgiyi ki bu şartların bağlılığın olmadığı, koşulsuz sevgidir, öğrenmeniz gerekiyordur ve bu KENDİNİZİ SEVMEK le başlar.

Etrafınızda sizi rahatsız eden annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, komşunuzu, patronunuzu, işçilerinizi, sevgilinizi, SEVİN.

Çünkü her biri size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyor.

O dersin ne olduğunu bulun ve sizlere bu fırsatı sizi rahatsız ederek veren kişilere teşekkür edin.

İnatla aynı taraftan bakmaya devam edenler, Bir şeyi anlamak için belki de tersini görebilmek daha kestirme bir yol.

* Alıntı

Kaynak: Sonsuz Şifa

Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir…”

white-lotus[1]

 

Bir zamanlar bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi…
-”Bana öğrenci olmak zordur…” dedi bilge…
“Korkarım sen bunu başaramazsın…”
Fakat genç kararlıydı…
Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi…
Bilge de ona manevi yoldaki ilk görevini verdi:
-”Bir yıl boyunca, seni kim kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin…”
Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara para verdi…

Bir yılın sonunda genç bilgeye geldi ve bundan sonra kendisine verilecek vazifeye hazır olduğunu bildirdi…

-”Önce şehre git ve bana biraz yiyecek al…” dedi bilge…
Genç yanından ayrılır ayrılmaz, bilge dilenci kıyafetine bürünüp, sadece kendisinin bildiği kısa bir yoldan gençten önce şehre ulaştı…

Gencin geçeceği yola oturdu, onu beklemeye başladı…
Bir süre sonra genç göründü…
Tam yanından geçerken, dilenci görünümündeki bilge ona hakaret etmeye başladı…
Başkalarının duyacağı kadar yüksek sesle, onun ne kadar aptal göründüğünü söyledi…
Fakat gençte hiçbir öfke işareti yoktu…
Tam aksine,
-”Ne kadar harika…” diye karşılık verdi genç sakin bir şekilde…
-”Tam bir yıl bana hakaret eden herkese para ödemek zorunda kaldım…

Şimdi tek kuruş ödemek zorunda değilim…”
Bunun üzerine bilge üzerindeki dilenci kıyafetini çıkardı ve gence dönerek şöyle dedi.
-”Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir…”

____________________________________________________________________________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…

12494762_10204380758959069_4153844475280475395_n[1]

 

 

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin.

Kedi gibi gerin, ”ohh ne güzel yine uyandım” diye sevin…

Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin…

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin…

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,

Bak güzelim kahvaltının keyfine.

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin…

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,

Ohhh şöyle bir hafifle

Bir güzel kahve ısmarla kendine,

seni mutlu eden sesi duymak için “alo “de

Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak

Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa,

Çocuk görürsen yanağından makas al.

Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,

Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,

Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?…

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?…

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor…

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,

Yüzünde güller açtıracak.

Günün güzeldi değil mi?…Akşamın da güzel olsun…

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun…

Saklama tabakları, bardakları misafire

Sizden ala misafir mi var bu dünyada

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,

Vazife yapar gibi hiç değil,

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,

Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının…

Gece evinde, dostların olsun

Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun…

Arkadaşım
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!…

Can Yücel

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 NİSAN 2016 KOÇ BURCUNDA YENİAY : HEDEFİN VARSA HAREKETE GEÇ !

kova[1]
Astrolojik olarak yeniay zamanları yepyeni enerjilerin hayatımıza girmesi, değişim ve süprizleri beraberinde getirmesi ve arzu ettiğimiz değişimleri başlatmak için gerekli motivasyonları sağlaması açısından olumlu olarak karşılanır.
7 Nisan saat 13.23 de öncü bir burç olan KOÇ da yaşayacağımız Yeniay, Uranus gezegeninin de eşlik etmesi ile cesaretimizi,kendimize olan güvenimizi,coşku ve hevesimizi arttıracak oldukça etkili bir Yeniay.Kişisel olarak olayları ele alış şeklimize göre de hem pozitif hem de negatif değişimleri hayatımıza hiç beklemediğimiz bir anda ,birden bire getirecek kadar da güçlü.
Yeniay haritasında büyük ateş üçgeni oluşmakta.Ateş üçgenleri astrolojik olarak insanları geleceğe doğru,ilerideki hedeflerine yönelik harekete geçiricidir.Ancak hava elementinde hiçbir gezegenin olmayışı kendimize hak gördüğümüz cesaret ve ataklığı başkalarına hak görmekte zorlanacağımıza,iletişim kurarken ukala olabileceğimize,küstah ve hatta bencilliğe varan bir özgüvenle saldırgan davranışlar sergileyebileceğimize dikkat çekiyor.
Ay ın Pluton ile yaptığı kare açı bizlerin atmosferdeki olumsuz duyguları adeta bir sünger gibi kendimize çekeceğimizi,adeta gömdüğümüz,yüzleşmekten korktuğumuz, bizi yaralayan duygularımızı bir anda yüzeye çıkartacak gibi görünüyor.Yaşanan terör olayları,çocuklara yönelik tecavüz haberleri,kadınların yaşadığı taciz ve istismarlar aynı toplum içinde yaşayan her birimizi derinden etkiledi ve kolektif bilinçaltından tüm bu olumsuz duygular bizleri etkisi altına aldı.Tutulma anında Uranus gezegeni ile kavuşan ay işte tüm bu olumsuz duygulardan özgürleşme isteğimizi , yaralarımızı iyileştirmek için çare bulma güdümüzü doruğa ulaştıracak.Her birimiz kendimize yeni bir çıkış yolu için cesaret ve özgüven arayışında olacağız.Yeniaya olumlu açı yapan SATURN gezegeni ise bu isteklerimizi gerçekleştirmekte bize destek olacak.Ancak retro oluşu bize davranışlarımızda , sözlerimizde ve eylemlerimizde tedbiri elden bırakmamızı söylüyor.
Retro Satürn “ eğer tedbirli eylem içerisindeysen ve gerçekten karalıysan,bir amacın varsa seni desteklerim” diyor ama bize asıl cesareti ve harekete geçme güdüsünü verecek olan Mars gezegeninin enerjisi. Mars ise şu aralar Yay burcunda ve davranışlarda cesur,fanatik,açıktan eylemlerini ifade eden ,atılgan ,devamlı kazanma isteği içinde olmak gibi enerjileri barındırıyor.Yay burcundaki Marsın dispozitörü Jüpiter hem retro hem de güçlü ifade bulamadığı bir burçta.
Bu durumda gökyüzü bize şu mesajı veriyor;
”hedefin,amacın,yapmak istediğin somut bir planın yoksa harekete geçsen bile ,enerjini boşuna harcamış olursun.Hedefine odaklanırken enerjini farklı ve önemsiz bir sürü farklı şeylere harcayarak ,ana hedefinden sapabilirsin,gerçekten bir planın varsa kararlı ol ve durma harekete geç ! ”
Yeniayın hepimize ihtiyacımız olan değişimi gerçekleştirmeye yetecek kadar cesaret, son zamanlarda yaşadığımız tüm olumsuzluklardan sıyrılıp bir nebze nefes almamıza yardım edecek kadar mutluluk ve evrenin her gün yeni mucizelere gebe olduğunu anlamamıza yardımcı olacak farkındalıklı bir bakış açısı getirmesini diliyorum.
Sevgi ve mutlulukla,
HÜLYA DEĞER dip.ASA 2016

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kilo Vermek İstiyorsak Bu Noktalara Basalım…

18250_479495602246734_4722897613852229655_n[2]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsan bedeninin doğal titreşim düzeyi saniyede ortalama 300 titreşimdir…

12472729_770515499747907_3642775528135831777_n[1]

İnsan bedeninin doğal titreşim düzeyi saniyede ortalama 300 titreşimdir. Dünya işleriyle fazlaca ilgili olan insanlar bu titreşimin altındadırlar.

frekans yani titreşim düzeyi arttıkça kişilerin doğaüstü güçleri de artmaktadır. Şifa verme gücüne sahip olan kişilerin titreşim düzeyleri saniye de ortalama 500 titreşimdir.

800 titreşim seviyesine gelindiğindeyse medyumik güçler ortaya çıkar.

1000 titreşimin üzerinde telepati kanalaı gayet akıcı şekilde açıktır.

Saniyede 10 bin titreşim seviyesindeki insan astral seyahat yapabilir konuma gelir…

kaynak: kampa workshop

Titreşimi arttırabilmek için reiki ve Access bar bilinçaltı temizliğini tavsiye ederim. Rez tel: 0536 798 68 68 Anette

 

Vibration levels:
Normal human : 300 hz /sec
Healer : 500 hz /sec
Medium : 800 hz /sec
Telepathy :1000 hz + /sec
Astral travel : 10000 hz /sec

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Fiziksel ve ruhsal arınma…

12920308_920428034736846_6020676525385741955_n[1]

 

SEVGİ:Bedenimizin en cok neye ihtiyaci vardir, bilir misiniz? Sadece ve sadece SEVGI’ye. kENDİNİZİ SEVİN AYNAYA BAKIN VE KENDİZİ SEVDİĞİNİZİ SÖYLEYİNNN

MORAL
Her sabah kaktiginizda saglikli bir bedenle ve zihinle gune baslayabildiginiz icin tesekkur edin. Organlariniza ara ara da olsa, tek tek tesekkur edin. Ayaklariniz sizi butun guntasiyor, kalbiniz duzenli atiyor, organlariniz duzgun calisiyor, eh artik bir tesekkuru hak ediyorlar degil mi..:)

Caninizin istemedigi ve gereklilik uzerine yapmak zorunda oldugunuz isler varsa, yapmayin. Evet..dogru okuyorsunuz, yapmayin! Cunku mutsuz insan, disaridan gelen etkenlere karsi zayiftir. Cabuk hastalanabilir. Cunku ruh yapmak istemiyor, mantik ise yapmasi gerektigini soyluyor. Boylece bedende otomatik olarak kaos basliyor. Beden kendi icinde uyum ve denge icinde olmadigindan zayif dusuyor. Dikkat edin, kendinizi fazlasi ile yordugunuzda ve dinlenmeye ihtiyaciniz oldugu halde kendinize ayiracak zamaniniz yok ise, beden devreye girer, minicik bir nezle ile sizi evde mecburi istirahate alir.

Bir de lutfen Sizi olumsuz yonde etkileyen, ruhunuza iyi gelmeyen televizyon progamlarini, haberleri ve filimleri izlemeyin, gazete okumayin. Sizi neselendiren filimler ve programlar izleyin, muzik dinleyin. Olumlu dusunen arkadaslarinizla birlikte zaman gecirin. Kisacasi frekansinizi yukseltmek icin biraz olsun kendinize destek verin.

ADACAYI

kendinizi yorgun, bitkin hatta biraz da negatif hissettiginizde ‘adacayi tutsusu’ yapmaniz. Aktarlarda satilan ‘adacayi’ ni atese dayanikli bir kaba (buyuk kahve fincani olabilir) koyun ve yakin (koydugunuz kabin alti cok isinabilir, dikkat edin).Yavasca tutmeye ve duman cikarmaya baslar. Onu, bedeninizin etrafinda gezdirin. Kendinizi sanki kocaman bir yumurtanin icindeymissiniz gibi dusunun ve yan taraftan ayaginizin disindan yukari dogru, kolunuzun disindan, basinizin ustunden omuzunuzdan asagi diger ayaginiza kadar indirin.
Hatta bacaklarinizi acin ve aralarindan da gecirin. Bu size inanilmaz bir rahatlik verecektir.

TUZ BANYOSU
En azindan haftada bir kez dusumuzu aldiktan sonra, sofra tuzu ile saclarimiz dahil tum bedenimizi tuz ile ovalamak, hani peeling yapar gibi. Birkac dakika cildimizin tuzu emmesini bekledikten sonra son dusumuzu almak. Bu yontem, gun boyu auramiza yapisan olumsuz enerjilerin temizlenmesi icin uygulanir. Tuz, basta da belirttigim gibi sofra tuzu olabilir. Banyonuzda bir cam kavanoz icinde bu tuzu hep bulundurun ki, erismek ve kullanmak kolay olsun. Vaktiniz ve olanaginiz var ise, kuvetinizi doldurup icine yarim kilo tuz atip 10 dakika icinde yatin.

HAMAM

Bir hamama gidin. Iyi bir keseciye, kese yaptirin. Tum bedeninizi keselettirin. Ne kadar cok kir cikacak, sasiracaksiniz. Ve cikan kirle birlikte cok rahatlayacaksiniz. Fizyolojik, bedensel yani bir yana, kese ile cikan kir ayni anda nedir, biliyor musunuz? Sizin sinirlarinizi olusturan ve dunyayi deneyimlemenizi, algilamanizi saglayan deri uzerindeki gozenekleri kapayan ve kese ile akacak olan ‘kir’, sizin duygusal bedeninizdeki yaralarin olusturdugu duygusal zehirlerin fiziki ifadeleridir ayni anda. Bu nedenle uc ayda bir yaptirilacak iyi bir kese ile, duygusal olarak da rahatladiginizi goreceksiniz. Ayrica hamamin isisi ile sadece fiziksel bedeniniz degil, duygusal bedeniniz de yumusayacak.

MASAJ

Kesenin ardindan, uc gun icinde tum bedeninize, uygun bir Masaj yaptirin. Butun kaslarinizi, eklem yerlerinizi bir elden gecirtin. Tercihen bitki yaglarinin da suruldugu ve sonrasinda cesitli aromalar ve kokularla bezeneceginiz bir Masaj, enerji yollarini ve dugumlerini acacagi icin, enerji akisinin dengelenmesi ile birlikte, sadece fiziksel bedeniniz degil, mental bedeniniz de rahatlayacak. Iyi bir masajla birlikte, zihninizin de rahatladigini goreceksiniz.

REİKİ

Kendinize her gun reiki vermek…

ACCESS BAR

Baskasından satın aldığınız düşünceleri temizlemek, bilinçaltınızdaki tüm öfkeyi, kırgınlıkları, pişmanlıkları temizlemek…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gerçek Sen/ Sahte SEN…

12717599_10207687874732104_5577127921268481656_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl Bir Aşıksınız…

aslan-burcu-özellikleri[1]

Koç Burcu : Sahiplenen aşık .🐮🐰🐭
Boğa Burcu : Sadakatli aşık..🐮🐰🐭
İkizler Burcu : Piskopat aşık.🐮🐰🐭
Yengeç Burcu : Neşeli aşık..🐮🐰🐭
Aslan Burcu : Dertli aşık..🐮🐰🐭
Başak Burcu : Masum aşık..🐮🐰🐭
Terazi Burcu : Büyüleyici aşık..🐮🐰🐭
Akrep Burcu : Tutkulu aşık..🐮🐰🐭
Yay Burcu : Fedakar aşık..🐮🐰🐭
Oğlak Burcu : Dürüst aşık..🐮🐰🐭
Kova Burcu : Zevkli aşık..🐮🐰🐭
Balık Burcu : Hayalperest aşık..🐮🐰🐭
😜😜😜😜
Katılın ; ↓↓↓↓ 🐮🐰🐭

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

13 Maddede Mutluluğun Formülü: Paranızı Eşyalara Değil Deneyimlere Harcayın

travelling[1]

Parayla saadet olur mu diye aklınızda soru işaretleri varsa cevabımız çok net; evet olur. Ama çoğumuz milyoner değiliz maalesef, sonsuz paramız yok. Bilim insanları da kısıtlı olan paramızı bizi mutlu edecek şeylere harcamamızı söylüyor.

Sağlıklı bir toplumun en önemli göstergelerinden biri insanların mutluluk oranıdır. Bilimsel araştırmalara göre, para temel ihtiyaçlarımızı giderene kadar bizi mutlu ediyor, ancak sonraki aşamalarda o kadar da fazla mutlu etmiyor. Bilim insanları, sınırlı olan paramızı daha çok eşya satın almak yerine daha anlamlı şeylere harcayarak gerçek mutluluğa erişebileceğimizi söylüyor.

1. Satın aldığımız eşya uzun süre bizimle kaldığı için, 2 saatlik konserin vereceği mutluluktan daha fazlasını verdiğini düşünürüz. Ama bu teori tamamen yanlış

2. Doktor Thomas Gilovich, mutluluğun en büyük düşmanı adaptasyondur diyor

3. Yeni eşyalar almak bizi sadece kısa bir süreliğine tatmin ediyor. Yeni şeyler başlangıçta heyecanlı olsa da sonunda ona adapte oluyoruz

4. Yeni bir cep telefonu veya BMW araba satın almak yerine, müze gezmek, outdoor aktiviteler yapmak, yeni beceriler edinmek bize aslında daha çok mutluluk veriyor

5. Eşya veya deneyim satın almak ilk etapta aynı derecede mutluluk verse de, uzun vadede deneyimin verdiği tatmin daha yüksek oluyor

6. Bir kere alıp uzun süre kullanabileceğimiz bir eşya, kısa süreli bir deneyim kadar bizi mutlu etmiyor

7. Adapte olduğumuz eşya kısa süre içinde sıradanlaşırken, edindiğimiz deneyim kimliğimize artı değer katan bir anı olarak kalıyor

8. Yani sanılanın aksine, karakterimizi oluşturan sahip olduğumuz eşyalar değil, yaşadığımız deneyimlerin toplamı

9. Kötü deneyimlerimiz ise zamanla anlatabileceğimiz komik bir hikayeye dönüştüğü veya karakterimizin şekillenmesine yardımcı olduğu için hep değerli kalıyor

10. Beraber tatile gittiğimiz bir insana, aynı model cep telefonuna sahip olduğumuz bir insandan daha yakın hissediyoruz

11. Hatta beraber yapmamışsak bile aynı yerleri görmüş ve deneyimlemiş olmak birbirimizle daha fazla bağ kurmamızı sağlıyor

12. Başkalarıyla deneyimlerimizi kıyaslamak, pırlanta yüzüklerimizin karatını veya arabamızı kıyaslamak kadar kolay olmadığı için bizi mutsuz edemiyor

13. Ayrıca eşyalarımızın kalitesini etrafa gösterme kaygımız, satın aldığımız deneyimleri gösterme kaygımızdan çok daha fazla ve bu bizi mutsuz ediyor

kaynak: liste liste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünyayı Tek Başımıza Değiştirebileceğimizi Kanıtlayan Bir Deney: 100. Maymun Fenomeni…

100maymun-600x361[1]

Belki de sadece sizin düşünce yapınızı ve davranışlarınızı değiştirmeniz, bir kelebeğin kanat çırpması gibi dünya çapında pozitif bir fırtınaya sebep olabilir.

Değişim zordur. Bir toplumun düşünce yapısını ve davranış biçimlerini değiştirmesi ve geliştirmesi çok daha zordur. Özellikle son zamanlarda dünya çapında başımıza gelen kötü olaylar, pozitif yönde değişimler gerektiğinin en büyük göstergesi olmuştur.

Yaşanan terör olaylarından, küresel ısınmaya kadar değişmesini umduğumuz birçok olumsuzluk var. Fakat böyle bir zamanda bile olumsuzluklara karşı bir şeyler yapmaya çalışan insanların sayısı çok az. Özellikle de hiçbir şey yapmayan insanlarla kıyasladığımızda.

Peki insanlar neden bir şey yapmıyor ve neden sadece iyi şeyler olmasını umarak bekliyor? Çünkü birçok kişi “Benim çabalarım mı küresel ısınmayı durduracak?”, “Benim oyum mu bir şeyleri değiştirecek?” düşüncesiyle yaşıyor.

Bu yazımızda, “Böyle düşünen insanlar bir araya gelse bakın kaç kişi eder, bir şeyler değiştirilebilir” konusuna girmeyeceğiz.

Bu yazımızda, sadece bir kişinin davranışlarında gerçekleştireceği değişimin, dünyadaki ortak bilinci nasıl geliştirebileceğine değineceğiz.

İşte Doktor Lawrence Blair ve Lyall Watson’ın 30 yıl boyunca maymunları gözlemleyerek gerçekleştirdikleri deney: 100. Maymun Fenomeni

1. Pasifik Okyanusu’ndaki adalarda, türü Macaca Fuscata olan maymunlar yaşıyor. Pasifik Okyanusu’nda bulunan birçok ada, bu maymunlara ev sahipliği yapıyor.

2. Bilim insanları Koshima Adası’ndaki maymunlar için tatlı patatesler bıraktı.1952 yılında Koshima Adası’na gelen bilim insanları, maymunlar beslensin diye adadaki kumların üstüne tatlı patatesler bıraktı.

3. Maymunlar kumlu olmasından rahatsız olsa da patatesleri yemeye başladı.Tatlı patatesleri yemekten hoşlanan maymunların tek derdi kumlardı. Üzerindeki kumlardan hiç haz etmeseler de maymunlar bu tatlı patatesleri yemeye devam etti.

4. Bir gün İmo adlı genç bir maymun patatesleri yıkamayı akıl etti.18 aylık dişi bir maymun İmo, kumlara karşı bir çözüm yolu buldu. Kuma bulanmış tatlı patatesleri yakında bulunan su birikintisinde yıkamaya başladı.

5. İmo’nun önce annesine öğrettiği bu yöntemi, diğer maymunlar da kullanmaya başladı.İmo patatesleri yıkayarak kumlardan kurtulabileceklerini önce annesine öğretti. Daha sonra İmo’nun arkadaşları da bu yöntemi öğrenip kendi annelerine öğretti. Maymunlar arasında giderek yaygınlaşmaya başlayan bu eyleme, gözlemci bilim adamları da şahit oldu.

6. Fakat bazı maymunlar patatesleri kumlu yemeye devam etti.6 yıl sonra (1952 ve 1958) genç maymunların hemen hepsi patateslerini yıkayarak yemeye başladı. Bu davranış biçimini, çocuklarını taklit eden ve yeni şeyler öğrenmeye açık maymunlar da öğrendi. Fakat bazı yetişkin maymunlar, kendinden küçük ve sosyal statüsü aşağıda olan maymunların onlara bir şey öğretemeyeceğini düşündüğü için patatesleri kumlu şekilde yemeye devam etti.

7. 1958 yılında sadece bir maymunun daha patatesini yıkaması bir anda her şeyi değiştirdi.6 yılın sonunda, 1958 yılında çok garip bir şey oldu. Adada bulunan maymunların bir kısmı patateslerini yıkayarak yerken (mesela 99 tanesi), bir maymun daha patatesini yıkamaya başladı. Yüzüncü maymun da bunu yaptığı an her şey değişti.

8. 100. maymundan sonra, o akşam adadaki her maymun patatesleri yıkamaya başladı.Sadece bir maymunun daha aynı davranış biçimini benimsemesi, bir anda adadaki hemen hemen her maymunun patatesleri yıkamasına sebep oldu. 100. maymunun bu davranışı tetik görevi gördü ve yaşlı maymunlar dahil hepsi kumları temizlemek için patatesleri yıkamaya başladı.

9. Asıl şaşırtıcı olay ise diğer adalarda yaşanmaya başladı.Bilim insanları deney yaptıkları Koshima Adası’yla doğrudan bir bağlantısı olmayan diğer adalarda da garip bir durum fark etti. Diğer adalardaki maymun kolonileri, aynı anda patateslerini yıkamaya başladı.

10. Ve Yüzüncü Maymun Fenomeni doğdu

Yeni bir davranış tarzı ve düşünce, toplumdaki bireylerin belirli bir oranı tarafından kabul edildiği anda, mesafenin önemi olmaksızın bu yenilik zihinden zihne aktarılabildiği görüldü.

11. Toplum bilincinin yükselmesinde en önemli nokta Kritik Sayı’ya ulaşmaktı.Yeni bir düşünce toplumda sadece belirli kişiler tarafından biliniyorsa, bu yenilik sadece onları ilgilendirir ve büyük bir değişime yol açmaz. Fakat bilen kişiler kritik sayıya ulaşırlarsa, toplumdaki ortak bilinç biranda değişime uğrar. Bu davranış biçimi ya da düşünce şekli, herkes tarafından uygulanır ve düşünülür

12. Farklı deneyler hep aynı sonuca çıktı: Niceliğin niteliğe dönüşmesi

Doktor Lawrence Blair ve Lyall Watson’ın ortaya çıkarılan bu fenomenle ilgili farklı deneyler de yapıldı. Bu deneylerin hepsi yine aynı kapıya, yani kritik sayıya çıktı. Kritik sayıya ulaştıktan sonra nicelik niteliğe dönüştü ve ortak bilinç biranda değişti.

13. Yüzüncü maymun belki de sizsiniz

Son zamanlarda dünyada çok kötü olaylar yaşanmasına karşın, bunlara dur demeye çalışan insanların sayısı yeterli olmuyor. Toplumun çoğu “Bir kişiyle mi değişecek?” yanılgısı yüzünden bir şey yapmamaya devam ediyor.

Belki de sadece sizin düşünce yapınızı ve davranışlarınızı değiştirmeniz, bir kelebeğin kanat çırpması gibi dünya çapında pozitif bir fırtınaya sebep olabilir.

Kaynak: liste liste

NAZARA KARŞI TUZ

Heart shaped cake of salt

İnanç, insanoğlunun yarattığı kültürün bir parçası olup, kişilerin günlük yaşamını, davranışlarını etkileyen ve başkalarından öğrenme yoluyla kazandıkları düşüncelerdir. İnancın edinilmesinde, kişinin deneme yoluna sapması, geçerliğini kendi yaşamında geçen bir olayla tanıması gerekli değildir. Tamamıyla toplumsal ve kültürel bir ürün olan nazar inancı da kültürümüzde yaygın olup, nazarla ilgili nazar değmeden önce korunma amaçlı ve nazar değdikten sonra kötü durumları ya da hastalığı iyileştirme amaçlı pek çok pratik bulunmaktadır.

Hiçbir insan, içinde bulunduğu kültürden bağımsız davranamaz.

Nazar Nedir?

Arapça ‘nazar’ kelimesi , ‘bakış’anlamına gelir. Türkçe’de de ‘nazar’ kimi insanların bakışlarındaki zararlı güç ve bu nitelikleriyle, bir kişiye, bir hayvana ya da bir nesneye bakmakla, canlı üzerinde hastalık, sakatlık, ölüm, nesne üzerinde kırılma gibi olumsuz etkinin meydana gelmesidir. Nazar sadece insanlara özgü bir olay olmayıp, mal mülk, hayvan, toprak, ağaç, çiçek, eşya ve evler de nazara uğrayabilir. Herhangi zararlı bir olay, böyle bir sebebe yüklendiği zaman ‘nazar değdi’, ‘nazara uğradı’, ‘göz değdi’, ‘nazara geldi’, ‘göze geldi’, ‘göz aldı’vb. deyimler kullanılır. Nazar toplumsal ve kültürel bir üründür. Bugün olduğu gibi tarihi devirlerde de mevcuttur. Nazar inancını Neolitik çağlara kadar götürmek mümkündür. Balta şeklinde yapılmış olan nazarlıklar, (amuletler) Girit’te , Aşağı Mısır’da, Malta’da , Kuzey Fransa’da ve Britanya’da Bronz çağında bulunmuştur. Eski çağlardan itibaren Batı’da ve Doğu’da büyünün ve nazarın kötü etkilerine inanış ve tedbir alma bilgisi kökleşmiştir. Uğursuz gözden çıkan fenalığı defetmek için kullanılan el şeklinde muskalar, Mısırlılar, Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar tarafından kullanılmıştır. Nazar inancı tarihi devirlerde olduğu gibi, bugün de mevcuttur.

Nazar değdikten sonra kötü durumları ya da hastalıkları sağaltmak amacıyla;

1) Kurşun Dökme

2) Üzerlik Otu Yakma

3) Tuz Patlatma- Tuz Kavurma

4) Tuz Gömdürme

5) Tuz ve Üzerlik Otunu Birlikte Yakma

6) Üzerlik Otu ile Çitlenbik Ağacından Alınan Parçaları Birlikte Yakma

7) Üzerlik Otu ile Üç Yol Ağzından Alınan Çöp ve Eşikten Koparılmış Tahta Parçasını Birlikte Yakma

8) Nazarı Değdiği Bilinen Kişinin Evinden Bir Tahta Parçası Alıp Yakma

9) Nazar Duası Okuma

10) Nazar Duası Okutma

11) Bıçak Basma- Bıçak Atma

12) Çekiye (uzunca eşarp, tülbent) İğne Bastırma

13) Çekiyi Bakma

14) Köz Söndürme

15) Yumurta Kırma

gibi pratikler yapılmaktadır. Sağlık yönünden inanmalar daha çok nazar kırma işlevini yerine getirir. Nazar kırma olayını da daha çok ocak tabir edilen kişiler gerçekleştirir. Bir ocak ölmeden ya da bu işleri bırakmadan önce ‘ El Verme’ denilen olayı gerçekleştirir. Nazar kırma ağırlıklı olarak kadınlar tarafından yapılır, özellikle kadınların büyü, sihir esrarını iyi bildiği düşünülür. “Türkiye Kültür Haritası Projesi” çerçevesinde, gidilen illerin köylerinde yapılan çalışmalar nazar inancının günümüzde geçerliliğini yaygın şekilde koruduğuna işaret etmektedir.

Tuz Kavurma 1:

Önce tavaya bir avuç tuz konulur, tuz genellikle iri taneli tuzdur, ancak sofra tuzu da kullanılır. Tava, içindeki tuzla birlikte ateşe konulur. Ateşe konulun tuz patlamaya başlar. Bu arada nazar değen kişinin başına bir tülbent örtülür. Daha sonra nazar değen kişinin başının üzerine içi su dolu bir çanak tutulur. Patlatılan tuz bu suyun içine dökülür. Bu işlemlerden sonra nazar değen kişiye bu sudan bir yudum içirilir, ya da biraz yalatılır. El ve ayak tırnaklarına ve alnına bu sudan sürülür. Daha sonra, avlunun bir kenarına, ayak basmayacak bir yere tuzlu su dökülür.

Tuz Kavurma 2:

İri tuz, bakır bir kapta kavrulur. Ateşte kaynamakta olan suya dökülür. İçine ayrıca 7 buğday tanesi, birkaç tane metal para, soğan kabuğu ve iğne atılır. Bunlar bir süre birlikte kaynatıldıktan sonra, su soğuyunca nazar değen kişinin; 3 kere başına, 3 kere karın kursağına, 3 kere bacaklarına dökülür. Bu işlemler 9-10 kez tekrarlanır. Bu işlemden önce nazar değen kişi, damağını kaldırır. Suyun kalanı nazar değen kişinin koltuk altına, ayaklarının altına ve kucağına dökülür. Böylece nazar değen kişinin nazarı üstünden atılmış olur.

Tuz Öveteleme:

Gerekli malzeme sadece tuzdur . Nazar değdiğine inanılan kişi tuz öveteleme işini yapacak kişinin karşısına oturur. Tuz övetelecek kişi avucuna bir miktar tuz alır. Avuca alınan tuz, nazar değen kişinin başının üzerinde dairesel hareketlerle dolaştırılır. Bu işlem yapılırken 3 kez İhlas, 1 kez de Fatiha suresi, tuz öveteleme işini yapan kişi tarafından okunur. Bu işlemler bittikten sonra üzerine okunulan tuz, üzerine basılmayacak bir yere atılır.

Tuz Gömdürme:

Bu işi sadece bir kadın yapmaktadır. Rahatsızlığı olan kişi, tuz gömdürmek için bu kadını evini çağırır. Tuz gömecek olan kadın, hastayı karşısına alır ve diri tuz tanelerini eline alıp ‘Fatiai’ suresini okur. Okunan tuz kor halindeki ateşe gömülür. Gömülen tuz patlamaya başlar. Tuzun patlamasıyla kişiye değen nazar dağılmış olur. Tuz gömdüren kişi erkekse takkesini, kadınsa yazmasını üzerindeki nazar dağılsın diye ateşe silkeler. Tuz patladıktan sonra ateşten biraz kül alınarak suya konur ve nazar değen kişi bu sudan üç yudum içer ve abdest alır. Geriye kalan su evin dört köşesine serpilir.

Kaynak: Tuz perisi

Özlem soylu Çetinkaya-hayalhanesi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren aydınlığa benzer

IMG_0418

Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren aydınlığa benzer

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »