DÜNYA BU ÇOCUĞU KONUŞUYOR… ÖNCEKİ HAYATIMDA KADINDIM!!!

10525958_807403252672071_3482056939123583168_n[1]
ABD’nin Ohio eyaletinde yaşayan 5 yaşındaki Luke Ruehlman adındaki bir çocuğun iddiaları, bitmek bilmeyen reenkarnasyon (ruhun başka bir bedende hayata dönmesi) tartışmalarını alevlendirdi. Luke 2 yaşından beri pek çok şeyden korkuyordu. Özellikle, ateşten ve yüksekten çok korkan çocuğun ailesi, önceleri bu duruma geçici bir sorun gözüyle baktı. Ancak çocuk büyüyüp de konuşmaya başlayınca, durumun o kadar basit olmadığı ortaya çıktı. Luke, aslında Pam adında bir kadın olduğunu iddia ediyor, “Ben bir kadınken, siyah saçlarım vardı ve küpe takıyordum” diyordu. Luke’un annesi Erika Ruehlman çocuğa “Pam kim” diye soru sorduğunda ise aldığı cevap, “Eskinden olan ben… Ama ben öldüm, cennete gittim ve Tanrı’yı gördüm. Tanrı beni geriye yolladı. Uyandığımda bir bebektim ve benim adımı Luke koydunuz” oluyordu.
FOTOĞRAFINI DA HEMEN TANIDI
Luke, önceki hayatında kendisi olduğunu iddia eden Pam’ın Şikago’da yanan bir binadan atladığını ve hayatını kaybettiğini söylüyordu. Luke’un annesi de bu bilgiden hareketle araştırma yapmaya başladı. Ve gerçekten de Pamela Robinson isimli bir kadının Şikago’daki Paxton Hotel’deki 1993 yılının mart ayında çıkan ve 19 kişinin öldüğü, yangında can havliyle binadan atlayıp öldüğünü öğrendi. 5 yaşına basan Luke’un annesi konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için “Çocuğumun içindeki hayalet” isimli bir televizyon programına da katıldı. Programda çocuğa içinde Pamela Robinson’un da fotoğrafının olduğu bir sürü fotoğraf gösterildi ve Luke Anderson’ı hemen teşhis etti. Luke’un Pam Anderson’a benzediği başka yönleri de olduğu belirtiliyor. Tıpkı Pam gibi Stevie Wonder şarkıları dinlemeyi seviyor ve org çalıyor. Çocuğun, ölen kadınla ilgili anlattıkları ise zaman içinde azalmış. Artık konuyu hemen hemen hiç gündeme getirmiyor.

İŞTE O YANGININ GÖRÜNTÜSÜ
Reenkarnasyon ruh göçü olarak da biliniyor. Ruhun, ölümden sonra farklı bedenlerde tekrar dünyaya dönmesi anlamına geliyor. Ancak İslam’da bu inanışın yeri yok. Zira ölümden sonra hayata dönüş olmayacağı ve tek dirilmenin ahiret gününde olacağı Kuran’da belirtiliyor. ABD’deki olayda, çocuğun annesi yaptığı araştırma sonunda, 1993’te Pam Anderson’un ölümüne neden olan yangının görüntülerine de internetten ulaştı.

kaynak: şifacı

Testi Yapın Ve Doğruluğuna Hayran Kalın…

 

muze_kisilik_testi[1]

Müzedesiniz…

Bir resmin önünde, elleriniz arkanızda kenetlenmiş duruyorsunuz.

Hayran hayran resme bakarken yanınıza hiç tanımadığınız biri geliyor ve size bir şey söylüyor. Yabancı, aşağıdakilerden hangisini söylüyor?

A. Çok güzel bir resim değil mi?
B. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz?
C. Özür dilerim, saatiniz kaç?
D. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım!

(Değerlendirme aşağıdadır)

Bir yabancı aniden sizinle konuştuğu zaman, korku ve beklenti karmaşası yaşanır. Bu hayali senaryoda yabancının konuştukları, aslında sizin yabancılarla karşılaştığınızda nasıl tepki verdiğinizi gösterir. Cevabınızsa, birisiyle ilk karşılaştığınızda bıraktığınız etkinin nasıl olduğunu açıklar:

A. Çok güzel bir resim değil mi: Arkadaş canlısı ve olumlu karakteriniz, karşılaştığınız hemen herkeste harika bir ilk izlenim bırakıyor. Tek düşünmeniz gereken insanların sizi ilk başta ciddiye almaması olabilir.

B. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz: Herhangi bir taahhütte bulunmadan önce, karşınızdaki insanın huyunu suyunu iyice bilmek isteyenlerdensiniz. İnsanlar bunu seziyorlar. Bu da size olan davranışlarını etkiliyor. Bu kadar temkinli olmanın tek dezavantajı, başkalarının kurallarına göre yaşamak zorunda kalabilirsiniz.

C. Özür dilerim, saatiniz kaç: Dünyada yaşayanların yarısı için tamamen ‘normal’siniz ama diğer yarısı sizin biraz garip olduğunuzu düşünüyor! İlk yarattığınız izlenim, kendi dünyasında, kendi kurallarına göre yaşayan biri olduğunuz. Başkalarının ne düşündüğüne ya da ne hissettiğine fazla önem vermiyorsunuz.

D. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım: Biriyle ilk kez karşılaştığınızda fazla hevesli davranıyorsunuz. Beğenilmek için gereksiz çaba sarf ediyorsunuz. Bu arada ne kadar çok uğraşırsanız, o kadar batıyorsunuz. Başkalarının hakkınızda neler düşündüğüne bu kadar takmayın. Eğer biraz rahatlar ve doğallaşırsanız sizi daha çok severler.

kaynak: fw mail

Hangi Organımız neyi temsil eder ve Psikolojik Karşılığı nedir?

10956050_1012057502141690_3612149183921020077_n[1]

Ağız: Besinleri içine olan bu organ yeni fikirleri temsil eder.

Akciğer: Hayatı içine almayı temsil eder. Zatürre umutsuzluk ve hayattan yorgunluk halinde ortaya çıkar. Astım insanın kendini bastırılmış ve boğulmuş hissetmedir. Bireysel olarak kendini gösterememe halidir.

Ayak: Kendimiz, başkaları ve hayatla ilgili anlayışımızın yansımasıdır.

Bağırsak: Eskiyi, artık ihtiyaç duyulmayanı bırakmaktan korkmanın yansımasıdır.

HORMONLARIN(ENDOKRİN SİSTEMİMİZİN) ÇALIŞMASI VE GENÇ SAĞLIKLI KALMAMIZ İÇİN HER GÜN YAPALIM.

524246_351933301669632_2570040422858668505_n[1]
TİBETİN 5 HAREKETİ
Hindistanda görev yapan İng.Albay( Colonel Bradfort) ,Himalaya dagındaki Tibet rahiplerinin ilerleyen yaşlarına ragmen genç ve sağlıklı olduklarını görmüş ve incelemiş.Her gün bu hareketleri yaptıklarını tesbit etmiş.
Zihin hareketi (1.hareketde) ,saat yönünde döneceksiniz.Diger tüm hareketlerde de dikkatinizi göbek bölgenize yöneltin.
Bu hareketlerin hepsini günde 5 kere yaparak başlayın.Haftada 2 artırarak hareket sayısını 21 çıkarın.21 den yukarı sakın yapmayın.

EVET ! OKULLARDA “ADABI MUAŞERET” OKUTULMALIDIR !

-Öyle çatal solda bıçak sağda falan değil (!)
-Günaydın demek mesela… Gülümsemek… Selam vermek… Hatır sormak…
-Gürültü yapmamak mesela… Korna çalmamak, bağıra çağıra konuşup, hayâsızca gülmemek…
-Yol vermek, yer vermek mesela… Zeki(!) olduğunu sanarak kırmızı ışıkta geçmemek mesela…
-Tükürmemek, yerlere bir şey atmamak, arabanın küllüğünü yola boşaltmamak mesela…
-Sırada beklemeyi bilmek, ne kadar akıllı olursan ol (!) önlere kaynamaya çalışmamak mesela
-Hayvanlar kötü davranmamak, eziyet etmemek mesela…
-Sokak hayvanlarını besliyorum diye akşamdan kalma nohut tenceresini kaldırıma boşaltmamak mesela…
-Ayakkabıları daire girişinde çıkarıp, karman çorman bırakmamak mesela…
-Bisiklet yolundan yürümemek, donla denize girmemek mesela…
-Mangal kültürünü bir nizama sokmak mesela… İki pirzola için koca ormanları yakmamak mesela…
-Kurban kesmenin adabını bilmek, kurbana baltayla girişmemek mesela
-Adabı muaşeret dersinin adı “insan olma dersi olarak değişmelidir ayrıca!

EMİNİM SİZLERİN DE EKLEYECEĞİ DAHA ÇOK ŞEYLER VARDIR, DEVAM EDEBİLİRSİNİZ…
alıntı

Orta Asya Türklerinin ‘burçları’

images[5]

Orta Asya Türklerinin ‘burçları’ Batılılarınkine benzemiyor: Atalarımızın burç sayısı 12 değil, 36Karaçay Türkü araştırmacı Sofi Tram – Semen’in ‘Türk Astrolojisi’ kitabına göre eski Nart-Karaçayların astrolojisinde 36 burç var. İşte o burçlar ve özellikleri…

 

Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, lider.

Hımmıy (1-10 Nisan): İdealist, romantik.

Huttus (11-20 Nisan): Adaletli, kıskanç.

Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, yaratıcı,

Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezileri güçlü, çocuk ruhlu, sadık.

Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, önder, kahraman, Gondaray nostalji sever

Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, fikir önderi.

Küylü (1-10 Haziran): Gururlu, kaderci, ihaneti kabul etmez.

Kuşmuş (11-21 Haziran): Gösterişçi, eleştirel, mistisizme meraklı.

Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, içine kapanık, intikamcı.

Kuşdüger (1-11 Temmuz): Çocuk ruhlu, dengesiz, kararsız.

Gondaray (12-22 Temmuz): Geçmişe özlem duyan, siyaseti seven. Kıllı iyi yazar

Ötgür (23-31 Temmuz): Zeki, çekici.

Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, önderliği seven.

Künlü (13-23 Ağustos): Hassas, gururlu.

Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Sanat ve edebiyata yetenekli.

Atçak (2-13 Eylül): Depresyona yatkın, iradeli, gururlu, hassas, gelenekçi.

Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, sabit fikirli, zeki, aşkta utangaç, yazarlığa yatkın.Batık’lar gaddar olur

Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk sahibi, kompleksli, gösterişçi.

Ban (4-12 Ekim): Enerjik, hümanist.

Cemiş (13-23 Ekim): Ahlaklı, filozof.

Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, gaddar.

Hırtlı (2-12 Kasım): Savaşçı, spora düşkün.

Tutamış (13-22 Kasım): Çapkın, fedakâr.

Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilme meraklı.

Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, anlaşılmaz.

Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü, şanslı, emir vermeyi seven.

Tutar (22 Aralık-1 Ocak): Arkadaşı az olur.

Beçel (2-12 Ocak): Kızgın, intikamcı.

Pırsıuay (13-20 Ocak): Tartışmayı seven, sadık, özgür düşünceli. Uzun yaşar.

Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli.

Cantay (2-10 Şubat): Estetiğe meraklı, titiz

Ergür (11-17 Şubat): Önder, ufku açık.

Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, aşk hayatı hareketli.

Cannan (1-9 Mart): Zarif, hüzünlü.

Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, sanatçı, depresyona yatkın.

alıntı

Astrolog depresyona girdi, burçları yerden yere vurdu

28261303[1]

Burç yorumlarında daha çok, ‘iş hayatınızda zorluklarla kaşılaşacaksınız’, veya ‘aşk hayatınızda yeni gelişmeler olacak’ gibi şeyler yazar. İnsanlar da bazen bu yorumları okuyup ‘aman bu muymuş’ der. Peki klasik burç yorumlarından çıkıp, olaya biraz da mizahi bir şekilde yaklaşmaya ne dersiniz?

Bakalım depresyona girmiş bir astrolog burçları nasıl yorumlardı. (NOT: Yorumlar sadece mizahi açıdan yazılmış ve karikatürize edilmiştir.)

KOÇ

Ego tatminine en çok ihtiyaç duyan burç işte. Bay ukala, ya da bayan buz. En önde olacağım diye yapmayacağı yoktur. Yatakta, aşkta, işte, güçte en bencil burçtur. Karşısındakini kırdığını da en anlamayan burç. Kolay kolay da beğenmez. Asla af dilemez. Onlara kalsa dünyada bir kendisi akıllıdır. Millete öğütler verir, bilgiçlik taslar. Önüne yemek koysan beğenmez. Allah düşmanların başına vermesin!

BOĞA

Hımbıl şey n’olcak. Kafası her şeye çalışmaz. Ağır kanlıdır. Biraz da anlayışsızdır. Harekete geçmesi için arkasından hep birilerinin itmesi gerekir. Bir söyleneni bir kerede asla anlayamaz, 10 kere tekrarlamak gerekir.

İKİZLER

Uzak durmakta fayda var.  Çünkü yalanı sever. Çenesi de öyle düşüktür ki, esir aldı mı, yanarsın. Ayrıca çoğu delilikle dahiliğin ince çizgisinde dolanıp dururlar.

YENGEÇ

Yengeçler sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan, son derece yapmacık tiplerdir. Ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz. Tembeldir, bir iş yapacağım diye aklı çıkar. Saftır da biraz, kolay kandırılır.

ASLAN

Evet küçük aslancık, sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok! Eleştiriye hiç gelemeyen, zavallı aslan parçası, sen en iyisi kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada saçlarını seyrederek geçir bakalım….

BAŞAK

Ayrıntılar arasında kaybolur. Hayatı ayrıntı. Bir de titizdir ki, yarar insanı. Hastalıktan ödü patlar. Düzenli, tertipli olacak diye rahat batar. Ama onun her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millet cinnet geçirmektedir aynı zamanda. Dili de acayip sivridir. Soğuk, ruhsuz tipin tekidir.

TERAZİ

Çok pis sanatçı ruhludur. O nedenle de apayrı bir boyutta yaşar. Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil yoksa ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezmeye mahkumdur. Güzel olacağım diye kendini yırtar. Aklı bir karış havadadır.

AKREP

Adı üstünde, akrep gibi sokar adamı. İçten pazarlıklı diye bilinir ve kıskanç. Kıskançlık krizlerine girer. Aşkta, yatakta, işte, ilişkilerde hisleriyle davranmaz.

YAY

Her şeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tiptir. Yeteneksizliğini de başka türlü örtemez. İşsiz güçsüz insanlar bu burçtan çıkar. İşi gücü gezmektir.

OĞLAK

En duygusuz burçtur. Duvar gibidir. Tepkisizdir. Aşırı maddiyatçıdır. Cimridir. Tutucudur ve risk almaktan kaçar. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki!

KOVA

Güya çok atak biridir, bir şeyi elde etmek için her türlü yalanı söyler, ama yalanı bile beceremez. Menfaatçilerin menfaatçisidir. Birazcık kendini beğenmiştir. İnsanların arkasından çok konuşur. Ne diye sinirleniyorsun ki? Doğruları söyleyince kabahat oluyor di mi?!

BALIK

Balık işte, adı üstünde, eşittir alık. Vur ensesine, al ekmeğini ağzından. Maşallah hayal gücü pek gelişmiştir. Sürekli FBI’dan ya da CIA’den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne kafayı yeme raddesine gelen balık çoktur. Söyleyecek pek bir şey yok.

kaynak: hürriyet kelebek

Pilates Yapanlar Dikkat: İngiltere’de pilates yapan bir hanımın beyni koruyan sıvısının omurgadan dışarı sızdığı öğrenildi…

İngiltere'de 42 yaşındaki kadın pilates yaparken ölümden döndü

Sağlıklı bir hayat için ve belirgin şekilde incelmeyi sağladığı söylenen ve uzmanlar tarafından önerilen pilates ,İngiltere’de bir kadının ölümüne yol açıyordu.

 KAFASINDA BİR AĞRI HİSSETTİ

Londra’da gerçekleşen olayda; ismi açıklanmayan ve pilates derslerine başlayan genç bir kadın, derste yaptığı bir hareketten sonra kafasında nedenini bilmediği bir ağrı hissetti. Ağrı dersten sonra da devam etti. Dersleri bırakmayan ve ağrıları giderek kötüleşmeye başlayan 42 yaşındaki kadına, doktor tarafından boyun kaslarının fazla zorlandığı söylenerek ilk önce kas gevşetici ve ağrı kesici verildi. Ayrıca, birkaç seans fizyoterapi de gördü.
BEYNİ KORUYAN SIVI SIZDI
Ağrıları dinmeyen kadının London Kings College’a başvurmasının ardından yapılan daha detaylı bir dizi test sonucunda, beyni koruyan sıvısının omurgadan dışarı sızdığı öğrenildi. MR sonuçlarını inceleyen doktorlar, pilates hareketleri sonrasında bazen serebrospinal sıvıda böyle sızıntılar olabileceğini ve bunun çok tehlikeli olduğunu belirtti. Pilates nedeniyle böyle bir sağlık sorunu yaşayan hasta literatüre girdi
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Divine Brasserie & Jazz Club’ünde Arkadaşlarla… Güzel Yemekler Ve Güzel Müzik Eşliğinde Buluşmalar… Tavsiye Ederim…

 

 

Doğanın İçinde Küçük Bir Hafta Sonu Kaçamağı… Tavsiye Ederim… Villafe Çatalca…

Kimi zaman ipleri koparmak “gitmek” istersiniz ya, işte o zaman dostlarınızı da alın ve yönünüzü Çatalca’ya Villa FE’ye doğru çevirin.

Villa Fe, yeşil bir dünyada ev rahatlığını yaşamanız için size, yaban hayatın içinde eşsiz bir ortam sunuyor.
Atatürk Hava Limanı’ndan 45 dakika uzaklıktaki 150 dönümlük fidanlığın içinde, Akdeniz mimarisinde inşa edilmiş yapıda, çoğu antika eşya ile düzenlenmiş, bir süit, bir king süit daireyle 8 kişi, 11 avlu ve 3 deluxe odasıyla toplam 36 kişi ağırlayabilen Villa FE’de kendinizi enerjik, mutlu ve huzurlu hissedeceksiniz.
Doğadaki seslerin korosu eşliğinde, gündoğumu ve günbatımı saatlerini bir şölene dönüştürebilir, bu güzellikler karşısında ruhunuzu yıkayıp, özgürleştirebilirsiniz. Gün boyunca havuzda yüzebilir veya fidanlık içinde yürüyüş yaparak, fidanlar hakkında bilgi alabilirsiniz.
Hezaren Havaalanı’ndan uçarak bölgeye tepeden bakabilir, İstanbul turu atabilir hatta uçuş dersleri alabilirsiniz. Villa Fe’nin en sevdiğiniz köşesine atacağınız minderinizde kitap okuyarak yalnızlığı yaşayabilirsiniz. İlkbahar bülbüllerinin meşhur olduğu Villa Fe’de doğadaki seslerde pastoral senfoniyi dinleyebilirsiniz. Geçirdiğiniz bu tatil bir tutkuya dönüşebilir.
Türk hamamımda, Sauna’da günün yorgunluğunu atabilir, deneyimli sertifikalı personelimiz tarafından sağlanan çeşitli hizmetlerden faydalanabilir kendinizi şımartabilirsiniz.

Ulaşım

İletişim Bilgileri

Adres: Ovayenice Mahallesi Özbay Caddesi No:41

Çatalca / İstanbul

Tel: 0(533) 931 52 14 begin_of_the_skype_highlighting 0(533) 931 52 14 FREE  end_of_the_skype_highlighting

Faks: 0(212) 734 24 38

Yılın En Güzel Gök Olaylarından Biri Yaklaşıyor…Kaçırmayın!


20 Mart 2015 Cuma günü “Güneş Tutulması” var
Yerel hava koşulları uygun olduğu takdirde, Türkiye’nin her yerinden bu tutulma izlenebilecek.
İzmirli okurlarımız Prof. Dr. Serdar Evren’le birlikte gözlem yapma fırsatını kaçırmasın. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda 20 Mart Cuma günü saat 10:00-13:00 arası yapılacak gözlem etkinliğinde, güneş filtreli teleskoplarla gözlem, söyleşiler, bilgi posterleri ve basit deneylerle tutulmayı Prof. Dr. Serdar Evren sizlere canlı olarak aktaracak.
İzmir için tutulma 10:48’de başlayacak ve 12:55’de bitecek. Tutulma ortası, yani Güneş’in en fazla kapanacağı an 11:51. Güneş’in yaklaşık % 40’ı kapanacak. Onun için bir gözlem etkinliğine dahil olup güneş filtreleri takılmış teleskoplarla gözlem yapmayı tercih ediniz. Aksi takdirde tutulmayı fark edemezsiniz.
Eğer bulunduğunuz şehirde bir etkinliğe katılamazsanız ve çıplak gözle, çok çok kısa süreli bakacaksanız, koyu bir röntgen filmi veya koyu bir isli camla görme şansınız var. Ama bu bakış bir-iki saniyeden fazla olmamalı. Yoksa gözünüz büyük hasar görür.
Tutulma aslında Norveç’in açıklarındaki adalarda Tam Tutulma olarak gözlenecek. Avrupa’nın güneyine doğru indikçe tutulma, parçalı tutulmaya dönüşecek. Bu yüzden ülkemizden de ancak % 40’ı kapanacak şekilde gözlenebilecek.
Konuya ilişkin ayrıntılı tutulma haritası ve açıklayıcı bilgi dosyası için: http://astronomy.ege.edu.tr/~sevren/guncel/guncel.htm
www.facebook.com/tutulmaavcilari.eclipsehunters

Benim de yazarlarından biri olduğum Martı Dergisinin Mart Ayı Çıktı… Kaçırmayın. Bu ayki yazımın girişini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Benim de yazarlarından biri olduğum Martı Dergisinin Mart Ayı Çıktı… Kaçırmayın. Bu ayki yazımın girişini sizlerle paylaşmak istiyorum. Devamı için tabi ki dergiye abone olmanız gerekiyor…
Ben de Artık ’’ Çöpsüz Üzüm’’ İstiyorum…
İstanbul’da lapa lapa kar yağma günlerindeyiz. “Bu günleri değerlendirmek lazım” dedim ve dışarı çıktım. Mahallede demli çay satan bir yer var, caddeye bakan tarafı da komple camekan. Hem çayımı içer hem yağan karı seyrederim diyerek oraya gittim. Tabi tek akıllı ben değilim. Allah’ım cafe’nin içi nasıl tıklım tıklım dolu anlatamam.
İki tane orta yaşlı güzel kadının yanına oturdum. Elimde Orhan Pamuk’un son kitabı, kitap sürükleyici ama onların konuşmaları daha sürükleyici. Mecbur anlatacağım.
Elif başından geçenleri Yeliz’e anlatmaktadır. Bir sene kadar önce İsmail’le tanışmışlar. İsmail daha ilk gece çıkışlarında eski sevgilisi Yeşim’i dilinden düşürmemiş: “Yeşim şöyle Yeşim böyle, araştırıyorum evlendi mi diye, ben ona ters davrandım ama naz yapmak içindi, onun için ölüyorum, bitiyorum”…
Elif tabi şok geçirmiş. O ne hayallerle gelmiş, ne bulmuş. Tamam demiş ben en iyisi İsmail’le arkadaş kalayım elimden gelen desteği vereyim. Böyle zaman zaman buluşup görüşmeye başlamışlar, tam araları olacak gibiyken Yeşim sahneye çıkmış ve İsmail Elif ‘i anında bırakıp gitmiş. Sonra o iş yine yürümemiş tekrar Elif’le dostluklarına devam etmişler. Ama adam artık işi bir adım ileriye taşımak ta ısrarlıymış. Elif tabi hep Yeşim’i dinlediğinden çekimsermiş. Sonra yine bir yakınlaşma dalgasında Elif tam bu iş olacak derken adam aynalarda her yerde Yeşim’i gördüğünü onu nasıl aklından çıkaramadığını anlatmaya başlamış. Bizim Elif ikinci şokuyla gene kalakalmış. Ve arayı açmış…

DEVAMI MARTIDA…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

OMUZ ÇEŞİTLERİ İNSANLAR HAKKINDA NE SÖYLER?

Omuzlar, yaşam hakkında sürekli kafamızda taşıdığımız duygu ve inançları yansıtan aynalar gibidir.

KARE biçimli omuzlar, kişinin her durumda kendi yeteneklerine ve kendisine güvendiğini anlatır;
YÜKSEK VE DİK omuzlar, kronik bir korku durumuna işaret eder, bu kişiler sanki her an arkalarından biri gelip de ona vuracakmış gibi dururlar;
AŞIRI DÜŞÜK omuzlar o kişinin, yaşamı taşıyamayacak kadar ağır bir yük olarak gördüğünü gösterir;
İLERİ DOĞRU KAMBURLAŞMIŞ omuzlar paralı dövüşçüler gibi her an saldırmaya hazır bir insan görüntüsünü verirler.
HER ZAMAN GERİYE DOĞRU ÇEKİLMİŞ omuzlar, o kişinin saldırmamak için büyük bir çaba gösterdiğini anlatırlar, ne ilginçtir ki, bu tip insanların çeneleri de ileri çıkıktır, adeta karşısındakilere ilk hamleyi yap da görelim ifadesi verirler

KAYNAK: NERMİN DOĞRUOĞLU

İhtiyacı Olan İnsanlar” – İlginç Bir Kampanya

 

 

Çek Cumhuriyeti’nde başlatılan bu kampanya, oldukça ilginç, biz de paylaşmak istedik. Afrika’daki insanların temel ihtiyaçları için gereken paranın, birçok insanın lüks için harcadığı paraların yanında ne kadar küçük kaldığını, kışkırtıcı bir şekilde gösteriyorlar. Afrika yerlileri, tıpkı “modern” Dünya’nın modelleri gibi pozlar veriyor ve çeşitli nesnelerin (çanta, losyon, güneş gözlüğü gibi) fiyatları yazıyor. Hemen altlarında ise, bu insanların hayatta kalmaları için gereken temel ihtiyaçların kabaca karşılığı yazıyor. Bu ihtiyaçlar arasında, temel ev ihtiyaçları, 50 litre temiz su ve hatta suya erişim imkanı, 1 haftalık yemek gibi gereklilikler yer alıyor. Bunların her birinin fiyatı, modern hayatın lükslerine nazaran çok ama çok daha ucuz…

kaynak: soran adam

Yüzünüzde Hangi Bölge Daha Genişse Ona Göre Kimliğiniz Ortaya Çıkıyor……

Yüzün bölümleri arasındaki orantıya göre 3 ayrılır.
Birinci bölüm saç bitimiyle kaşlar arasındaki bölüm.
İkinci bölüm kaşlardan başlayıp burun bitiminde sona eren bölüm.
Üçüncü bölüm üst dudak dahil ağız ve çene kısmıdır.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »