Paulo Coelho’nun ‘Veronika Ölmek İstiyor’ Romanından 10 Güzel Alıntı

.”Kendi kendisiyle gurur duyma zamanıydı, şimdi yaptığı şeyi yapabildiği, en sonunda cesaretini toplayıp bu yaşama veda edebildiği için.”

1.

2.”Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği,başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.”

2.

3.”Deli olmak ne demek,bilmiyorum,” diye fısıldadı. “Ama deli olmadığımı biliyorum. Başarısız bir intihar girişimi benimkisi, hepsi bu.” “Kendi dünyasında yaşayan herkes delidir. Şizofrenler, psikopatlar, manyaklar.Yani, başkalarından farklı olanlar.”

3.

4.”Görünüşe bakılırsa kimse kendi iç dünyasını yabancılarla paylaşmaya hevesli değildi.”

4.

5.”İşte bu nedenle, acılaşan insanlar için, ünlü kahramanlar da,deliler de bitmez tükenmez bir merak kaynağıdır; çünkü onlarda yaşam korkusu da yoktur, ölüm korkusu da. Kahramanlar olsun, deliler olsun tehlikelere aldırmaz, kim ne derse desin bildiklerini okurlar.Deli intiharı seçer, kahraman bir dava uğruna kendini feda etmeyi,ama ikisi de ölür. Bu arada acılaşmış kişi her ikisinin de saçmalığını ve görkemini yorumlamaya çalışmakla geçirir gecesini, gündüzünü. Acılaşmış kişinin öz savunması için yükselttiği duvara tırmanıp dış dünyaya bir göz attığı anlarda olur bu. Derken elleri,ayakları yorulur, yeniden geriye, günlük yaşamına döner.”

5.

6.”İnsanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptirler.”

6.

7.”İnsanların mutluluk olasılığı ne kadar yükselirse, mutsuzlukları da o kadar artıyor demek.”

7.

8.”Müzik adamın uzak dünyasına, aydan bile ötelerde sakladığı dünyasına bile ulaşabiliyordu; müzik mucizeler yaratabilirdi.”

8.

9.”Keşke herkes kendi içsel deliliğini bilse ve onunla birlikte yaşamayı öğrense. Dünya daha kötü bir yer mi olurdu? Hayır insanlar daha yürekli, daha mutlu olurlardı.”

9.

10.”Veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce Veronika’yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur, ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.”

Maddiyat ve maneviyat dengesi

945527_449302485161881_1992764131_n[1]

Hareketlere başlamadan avuç içlerini birbirine uzunca sürtün.Sonra aşağıda gösterilen bölgelere ellerinizi koyun. Gözlerinizi kapatın.Sakin nefesler alın,nefes verirken çok uzun sürede verin.Her harekette en az 5 dakika durmaya çalışın.
21 günün sonunda maddi,manevi,alma, verme,ifade ve yaratıcılık duygunuzun geliştigini ,dişi ve erkek enerjinizin dengelendigini göreceksiniz.Hemen sonuç görmezseniz pes etmeyin.Mutlaka işe yarar.

Dengede kalmak bizi sevgiye ve ışığa götürür. Bu sebeple, chakralarımızın da etkiledikleri maddi manevi noktaları dengede tutmak çok önemlidir.
Chakra dengeleme, chakraların birbirine uyumlu olarak çalışabilmesine yardımcı olan bir yöntemdir.
Her gün yapılması uygundur.

Son derece etkili ve rahatlatıcı bir uygulamadır.
Chakralar üzerine 5dk kadar kalmak yeterlidir.
Chakralar toplamları 7 sayısını verecek şekilde dengelenir.1. Çakra ile 6. Çakra
2. Çakra ile 5. Çakra
3. Çakra ile 4. Çakra

Neden chakralar bu düzen içerisinde dengelenir sorusunun cevabını, onların etki alanlarına göre incelersek kolaylıkla açıklayabiliriz.

1. Chakra : maddi dünya bağlantısı, içgüdüler, hayatta kalma güdüsü
6. Chakra : sezgiler, maneviyat, spiritüel, ruhani kimlik
1 – 6 Chakra Dengesi = Maddiyat ve maneviyat dengesi

2. Chakra: yaratıcılık,üretim
5. Chakra: ifade merkezi
2 – 5 Chakra Dengesi = Ürettiklerimizin ifadele edilebilmesi ve sunulabilmesi dengesi

3. Chakra: Toplumsal, duygusal alışveriş merkezi, biz kimliği
4. Chakra: Sevgi ve şifa merkezi, ben kimliği
3 – 4 Chakra dengesi = Ben – Biz dengesi

Evrensel Yaşam Enerjisi hepimizde vardır. İnsanın fiziksel bedenini saran enerji bedeni, elektromanyetik dalga beden yani aurası vardır. Bu enerji bedeninde chakra adını verdiğimiz 7 adet birincil enerji merkezleri bulunmaktadır. Bu chakraların dönüş yönleri, renkleri ve ritimleri vardır.Kadın ve erkek chakralarının dönüşleri farklıdır. Chakraların dönüş ritimleri bozulduğunda ve renklerini yeteri kadar alamadıklarında hastalıklar, olumsuzluklar başlar. Doğduğumuzda temiz ve açık olan bu chakralar hayat akışında, öfke,hırs,kıskançlık ve egolarımızla kirlenip ritimleri bozulur. Enerji merkezlerimiz evrendeki var olan kozmik enerjiyi bedenimize yeteri kadar aktaramaz hale geldiğinde problemler yaşarız.
Reiki ile bu dengesizliği düzeltmek, enerji merkezlerimizi açmak, chakralara renklerini yüklemek ve tekrar dengeli, ritimli çalışmasını sağlamak mümkündür.

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Eliniz Soğuk Mu Peki Ya Karakteriniz… Buyrun Analizimize…

DOĞUM TARİHİNE GÖRE KİŞİLERİN ÖZELLİKLERİ

11150399_10153151663731832_7460114138573321146_n[1]

1 Ocak – 10 Ocak: Huzursuzluk ve kavgadan hoşlanmayan. Sevdiklerine düşkün, sabırlı ve çalışkan Kimsenin bir şeyinde gözü olmayan, kendi çalışıp kazanmaktan yana olan. Başarılı olmayı isteyen ve rahat, güvende yaşamayı arzulayan. Gayet kibar ve nazik Doğru ve dürüst davranan. Başarısızlığa tahammülü olmayan, sevgiye önem veren. Takdir edilmekten hoşlanan, yeniliklere açık, bulunduğu alanda parlamak isteyen Kimi zaman coşkulu bazen karamsar olabilen. Fakat asla pes etmeyen, direnen.

11 Ocak – 19 Ocak: Son derece mantıklı, becerikli, akıllı, sözünde duran Eğitim hayatına önem veren. Öğrendiklerini kolay kolay unutmayan. Aklını ve yaratıcı hünerlerini kolaylıkla hayata geçirebilen Neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu iyi ayırt edebilen mantıklı. Gerektiğinde sert konuşabilen. Aynı anda birden fazla konuda bilgi sahibi olabilen Gözlem gücü yüksek, iş hayatında başarıya mutlaka ulaşabilen.

20 Ocak – 29 Ocak: Açık sözlü, yenilikçi, toplum bilinci yüksek, arkadaşlık ilişkileri güçlü Orijinal düşünebilen, tavırlarıyla ilgi uyandırabilen buluşçu. Gerektiğinde duygularını geri planda tutarak, mantıklı hareket edebilen Zihinsel aktivite gücü yüksek, herkesten daha çabuk öğrenebilen. Uygulamaya dönük, analizci, çağın ötesinde düşünebilen Zorluklar karşısında aklıyla kolayca çözüme ulaşan, sınırlamalardan hoşlanmayan.

30 Ocak – 8 Şubat: Hızlı düşünebilen, gayet becerikli, dürüst ve arkadaşlıklara önem veren Tarafsız bir gözlem gücüne sahip, yapmacık insanlardan hoşlanmayan. Yabancı dil konusunda başarılı, konuşmaları sıra dışı, yenilikçi Bulunduğu ortamda kolayca ilgi uyandıran, sıra dışı espri kabiliyeti olan. Zeki, diğerlerinden çok çabuk öğrenen, kısa yoldan sonuca ulaşabilen Bilime önem veren, tartışmalardan hoşlanan, ikna gücü yüksek.

9 Şubat – 18 Şubat: Sıra dışı ilişkiler yaşamaya hevesli, özgürlüğüne düşkün yenilikçi Yeni yerler keşfetmeye meraklı, modayı takip eden tasarımcı. Bulunduğu alana yenilikler getiren, orijinal ve çekici. Kaliteyi seven Başkalarından oldukça farklı, rutinlikten hoşlanmayan. Arkadaş çevresi geniş. Seçici, iyi gözlemci, farklı kişiliği ile ilgi uyandırabilen Çekiciliği ile karşı cins tarafından beğenilen, her giydiğini yakıştırmasını bilen.

19 Şubat – 29 Şubat: Hayal gücü oldukça yüksek. Sevdiklerine karşı duyarlı, çatışmalardan rahatsızlık duyan Şifa gücü yüksek, insanlara sorunlarında yardımcı olabilen. Duyarlı bir kişilik. Acıma ve şefkat duygusu yüksek. Pozitif düşünmeye çalışan Yaratıcı kabiliyetleri olan, yargılayıcı davranmayan, değişime açık. Karmaşa içinde yönelimini kaybetmeden ilerleyebilen, negatif insanlardan etkilenebilen Derin tutkulara sahip, aşk ilişkilerinde verici ve cömert. Oldukça romantik, hassas.

1 Mart – 10 Mart Duygularının farkında olan, bağımlılıklarına düşkün, kimi zaman değişken Sosyal hayatta çekici kimliğiyle ilgi uyandıran, mütevazı ve çok sevilen. Ailesine düşkün, evini yuvasını önemseyen, aşkta tutkulu, güzel düşünen Kötülük bilmeyen, kendine yapıldığında oldukça etkilenen. Muazzam yeteneklere sahip, sezgileri güçlü, olacakları hissedebilen Karşı cins üzerinde duruşu, tavırları, fiziksel özellikleriyle oldukça beğenilen.

11 Mart – 20 Mart: Vizyon sahibi, her yerde başarılı olabilen. Hayallerini gerçeğe dönüştürebilen Gücünü iyilik ve güzellikler adına yönlendirebilen. Öngörüleri doğru çıkan. Doğaüstü yetenekleri olan, yalnız kaldığında güçlenen Başkalarını kolaylıkla etkileyebilen. Olumlu ve güçlü enerjilere sahip. Kararlılık gösterdiği zamanlarda her işin üstesinden kolayca gelebilen Güçlü bir manyetizmaya sahip, gizlilikleri kolayca öğrenebilen sırdaş.

21 Mart – 31 Mart: Fiziksel yönden oldukça güçlü. Hedefini bilen ve yılmadan üzerine gidebilen İsteklerine fazlasıyla düşkün. Dediğim dedik asla geri dönmeyen. Emir almaktan hoşlanmayan Kendi bildiği yolda ilerlemeyi seven. Cinselliği yoğun ve etkileyici Ateşli ve istekli.

1 Nisan – 10 Nisan: Çok canlı, bireylik duygusu yüksek Yaratıcı enerjiye sahip, pırıltılı bir kişilik. Yönetme gücü olan, insanları kolayca etkileyebilen İyi bir oyuncu (sanat), kendini ifade etmesini bilen. Hayatın güzel yanlarının tadını çıkarmasını bilen İsteklerini gerçekleştirme gücüne sahip renkli bir kişi.

10 Nisan – 20 Nisan: Keşfetmekten, yeniliklerde bulunmaktan hoşlanan Para harcama meyli yüksek, hoşsohbet, açık fikirli. İyi niyetli, geleceğini şekillendirmeyi seven, yürekli İnançlı, sağduyulu, cömert ve kendine güvenen. Adaletli, yardıma hazır, takdir edilmeyi seven Yabancı dile meyilli, seyahat etmekten hoşlanan.

20 Nisan – 30 Nisan: Güzelliklere âşık, gösterişli ve kaliteli olan her şeyi seven Maddi ve manevi değerlerini önemseyen, koruyan, sahiplenen. Sosyal hayatın içinde yer almaktan zevk alan. Arkadaşlarının önemseyen Güzel bir çevrede yaşamak isteyen. Duyarlı ve estetik bir kişi. İnce ve Nazik yapısıyla takdir edilen ve sevgi duyulan Uzlaşmazlık, kavga ve çekişmelerden hoşlanmayan.

1 Mayıs – 10 Mayıs: Zihinsel yetenekleri yüksek, aklını önemseyen, sezgileri kuvvetli İlgi alanları yoğun, dünyayı gözlemlemekten hoşlanan. Konuşma ve yazma yeteneği son derece güçlü. İnsanları kolayca çözebilen Değerlendirme gücü yoğun, organizasyon becerisi muazzam. Başkalarıyla çalışmaya müsait, uyumlu. Fazla detaydan hoşlanmayan Özgürlüğüne önem veren. Konuşmasıyla karşısındakini etkileyebilen.

11 Mayıs – 20 Mayıs: Gayet güvenilir, dürüst yaklaşımlara sahip. Güçlü ve derin duyguları olan Aşk ilişkilerinde güvenilir, karşısındakine değer veren. Gerçekçi düşünebilen, kendine yeterli. Başarma tutkusu olan, çalışkan Güzelliklere önem veren, kabalıktan hoşlanmayan. Keskin gözlem gücü olan. Başkalarının haksız sözlerinden etkilenebilen. Arkadaşlığa önem veren Hedefine ulaştığında böbürlenmeyen. İyiliğin, vefanın kıymetini bilen.

21 Mayıs – 31 Mayıs: Çok yönlü ve becerikli. Yargı ve mantık gücüne sahip Yenilikten hoşlanan, yeni insanlar tanımaktan zevk alan. Bilgiyi önemseyen, meraklı ve öğrenmeye aç Mantıklı, eğri ile doğruyu ayır etmesini bilen. Kıvrak zekâ, konuşma kabiliyeti, kendini yönlendirebilen Düşmanlarını yenmeye başarabilecek kadar akıllı.

1 Haziran – 10 Haziran: Sosyal ilişkilerini önemseyen, akıllı davranabilen Zeki, uzlaşmacı, hayatın güzel yanlarının tadını çıkarabilen. Nabza göre şerbet vermeyi bilen. Yeniliklerden hoşlanan Değerli olanı bilen, duyarlı ve yapıcı davranabilen. Rahatına düşkün, sıradan şeylerden hoşlanmayan. Kaliteye önem veren İnce, nazik, aşka önem veren. İyi niyetli, arkadaşlıklara önem veren.

11 Haziran – 21 Haziran: Modern düşünebilen, tarafsız ve objektif düşünebilen Manyetizması güçlü, arkadaşlık olgusunu önemseyen. Özgürlüğüne düşkün, mantıklı davranabilen Orijinal her şeyden hoşlanan. Pek çok insanla anlaşabilen. Fikirleri birçok insan tarafından beğenilen. Kuvvetli iradesi olan Yaratıcı, bireylik duygusu gelişmiş, haksızlığa boyun eğmeyen.

22 Haziran – 30 Haziran: Güvende yaşamak isteyen, empati yönü güçlü, duyarlı kişilik Ailesine, sevdiklerine önem veren. Koruyucu ve kollayıcı. Gerçeklerin peşinden koşabilen. İlişkilerde uzlaşmaktan yana olan Duygusal değerlerine önem veren, etkileme gücü yüksek. Karşısındaki kişiyi kolaylıkla etkileyebilen, ruhunun derinliklerine inebilen Kendini güvende hissetmediğinde tepkisel davranabilen.

1 Temmuz – 11 Temmuz: Düşünce gücü yüksek, sezgileri mükemmel derecede yoğun Bulunduğu alanı kötülüklerden arındırabilen, yenilikçi düşünebilen. Şüphelerini aydınlığa kavuşturabilen, kendini yenileyebilen Yüzeyde olanlarla yetinmeyen, araştırmadan güvenmeyen. Zihnini ve iradesini kendi gelişimi için odaklamasını bilen Güçlü iyileştirme gücü olan, güçlü olmayı, güvende olmayı önemseyen.

12 Temmuz – 22 Temmuz: Artistik kabiliyeti olan, aydınlanmaktan yana. Sanata meyilli Acıma ve şefkat duyguları yüksek. İdealist. Kendini inandığı bir şeye adayabilen, vizyonu yüksek Kendini aşmak isteyen, duyarlı yüreğe sahip, özverili. Özlemleri olan, hayal gücü yüksek. Duyu dışı algıları olan. Birçok insanla anlaşabilen, aşkta derin duygulara sahip.

23 Temmuz – 1 Ağustos: Kendinden emin, bağımsız, liderlik gücü yüksek Soylu, gururlu, gösterişli, toplumda hemen fark edilen. Sadakat duygusu yüksek, organizasyon yeteneğine sahip Sevdiklerine düşkün, sanatkâr, kolayca yükselebilen. İçi dışı bir, kalbinin sesine kulak verebilen. Sevilmeyi önemseyen Yaratıcılık yeteneği olan, isteklerini direkt olarak açıklayabilen.

2 Ağustos – 12 Ağustos: Hoş sohbetli, neşeli, etrafını rahatlatan, vicdanlı Para harcamayı seven, kaliteye önem veren, gururlu. Kimseyi kırmaktan hoşlanmayan, yüce gönüllü Gezmekten, araştırmaktan hoşlanan, inanç sahibi, maneviyatı güçlü. İyi bir sırdaş, güçlü bir dost Başkalarının emri altına girmekten hoşlanmayan, özgürlüğü seven.,

13 Ağustos – 22 Ağustos: Kendini ortaya koyabilen, savaşçı, enerjik, isteklerini elde edebilen Bilinçli, cesur, haksızlıklara boyun eğmeyen. Yeni fikirleri önemseyen. Girişimci, zeki, nerde ne yapması gerektiğini bilen açık sözlü. Hayatta kalmayı başarabilen. Fiziksel gücü yüksek. Karşısındaki kişiyi çabucak çözebilen, açık sözlü Beklemekten hoşlanmayan, yeni projelere, planlamalara istekli.

23 Ağustos – 1 Eylül: Mantıklı, becerikli, akıllı, başkalarıyla kolaylıkla bağlantı kurabilen Aşkı önemseyen, sorunlardan pek hoşlanmayan. Kaliteli ortamlar, elit yerlerden hoşlanan. Cahil insanlardan uzak duran Keskin gözlem gücüne sahip, bir bakışta eksiklerini görebilen. Olayların ardındaki gerçekleri önemseyen ve öğrenmek isteyen Çabuk kavrayan, net görmek isteyen, iletişimci.

2 Eylül – 12 Eylül: Ciddi bakış açısına sahip, sağlam kararlar vermeye çalışan Beklentileri akla ve mantığa uygun, çalışkan ve planlı. Güven olgusunu önemseyen, yanlış kararlar vermekten hoşlanmayan Disiplinli çaba, görev ve sorumluluk bilinci yüksek olan. Dayanıklı, mesleki konularda yetenekli. Dikkatli konuşan Yaşından olgun. Sözleri tutarlı, kabul edilmekten hoşlanan.

13 Eylül – 22 Eylül: Yerinde konuşan, güçlü bir kişilik, sevme duygusu gayet yüksek Uyumlu, dengeli, akıllı ve gayet çekici. Aşkta sıcak yürekli, nezaket dolu, güçlü imaj sahibi Huzursuzluktan hoşlanmayan, böyle ortamlarda bulunmak istemeyen. Sosyallikten hoşlanan ama aşırı uçlara kaçmayı sevmeyen Öncü, akıllı, iletişimci bir kişilik. Tarafsız düşünebilen.

23 Eylül – 2 Ekim: Lüks, güzellik, kaliteden hoşlanan. Sevgi dolu bir kişilik Erkekleri yakışıklı, kadınları çok güzel olan. Sosyal yönü güçlü, yeni fikirleri seven, hassas yaradılışta Zevkleri için para harcamaktan çekinmeyen, bu yüzden zorlanan. Seyahat etmekten hoşlanan, yeni insanlarla tanışmaktan zevk alan Amaçları bir şekilde gerçekleştirebilecek şansa sahip olan.

3 Ekim – 13 Ekim: Başkaları tarafından her zaman ilginç, sıra dışı bulunan, çok çekici Özgürlüğüne düşkün, kurallarla çevrelenmekten hoşlanmayan. Sosyal ilişkilerini önemseyen, popüler ve girdiği ortamlarda fark edilen Toplum içindeki yerini önemseyen, farklı bulunmaktan hoşlanan. Kararlarını kendi vermekten zevk alan ve bunda ısrar edebilen Günün yenilik anlamındaki tüm akımlarını takip eden, uygulayabilen.

14 Ekim – 23 Ekim: Fiziksel ve zihinsel anlamda hızlı ve aktif hareket edebilen Sözleriyle ilgi uyandırabilen, zekâsıyla her türlü sorunun üstesinden gelebilen. Aşkta aşırı duygusallık yerine gerektiğinde mantığının sesine kulak verebilen Hislerini kâğıda dökebilen. İşbirliğini önemseyen, etrafıyla uyumlu özel bir kişilik. Yenilikleri uygulamaktan hoşlanan, cinselliğine önem veren Cazibeli, aydınlık fikirleri olan, başarmaktan, gelişmekten, büyümekte hoşlanan.

24 Ekim – 1 Kasım: Kadınları oldukça çekici, Erkekleri karizmatik. Karşı cins üzerinde gayet etkililer Mistizm, bilinmeyenler konusunda meraklı ve bu yönde yetenekleri olabilen. Dönüşüm, değişim ve her türlü yenilikten hoşlanan. Bunun için gerekirse savaşabilen Sözleri keskin kendine güvenli. Doğruluktan hoşlanan. Disiplinli ve güçlü bir karakter. Gizliliklerine önem veren, başkalarının sırlarını kolayca öğrenebilen Güç ve kontrol kurmaktan hoşlanan, sözlerinin dinlenmesini isteyen.

2 Kasım – 11 Kasım: Oldukça duyarlı, Romantik ve tutkulu. İdeallerinden ödün vermeyen Hayal gücü yüksek fakat hayal ettiklerini hayatında uygulayabilen sezgileri yüksek. Aşkla büyümekten, gelişmekten hoşlanan. Aşkı için her türlü mücadeleye giren Başkalarının sorunlarına çare bulabilen, empatisi yüksek, yönlendirme gücü yoğun. Başkalarıyla yarışabilen, yüksek noktalara er veya geç gelebilecek güçlü bir karakter Derinlikten hoşlanan, iş olsun diye dost olmayan, dostuna gerçekten yardım edebilen.

12 Kasım – 22 Kasım: Oldukça etkileyici bir kişilik. Haksızlıklar karşısında her türlü mücadeleye girişebilen Dürüst ve doğrucu bir insan. Hakikatlerin ışığı altında ilerlemekten yana olan. Toplumsal vizyonu yüksek, girdiği ortamlarda çekiciliği, duruşuyla kolayca ilgi uyandıran Gayet şanslı. Sezgileri inanılmaz güçlü olacakları hissedebilen. Herhangi bir durum ve olayın ardından kolayca toparlanması bilen. Empati yeteneği güçlü Altıncı duyusu çok yüksek. Önsezileri inanılmaz kuvvetli. Vatanına, ailesine çok düşkün biri.

23 Kasım – 1 Aralık: Ahlaki özellikleri son derece güçlü. İnanışı, özgüven duygusu gelişmiş, dürüst kişilerdir Geniş görüşlü, vicdanlı, değerlerine önem veren, yüksek eğitimden hoşlanan. İyimser, öngörüşleri doğru çıkan. Gezgin bir ruh, yaşamı derinlemesine yaşamaktan hoşlanan Aşkta bağlanma duygusu fazla yüksek olmasa da, sevdiklerine düşkün ve onları koruyan. Başka insanları bilgisiyle, zarafetiyle büyüleyen. Yol gösteren abilik ablalık yapabilen İnsancıl, açık fikirli. Etik değerlere ve kanunlara saygılı. Fazla para harcamayı seven.

2 Aralık – 11 Aralık: Çok cesur. İnanmadığı hiçbir şeyi kabul etmeyen. Savaşma dürtüsü yüksek Haksızlıklara boyun eğmeyen amaca yönelik hareket edebilen. Gayet bağımsız zincirlere tahammül etmeyen. Kimsenin lafıyla hareket etmeyen Sadık ve oldukça fedakâr. Söz verdiği zaman mutlaka yerine getiren. Aktif, hızlı ve gözü pek. Cinselliği güçlü, tutkulu, girişimci, istediği kişiye elde edebilen Kimi zaman oldukça sabırsız, aceleci davranabilen. Rekabetçi, oldukça tutkulu.

12 Aralık – 21 Aralık: Kişilik sahibi, bilgisiyle, tecrübeleriyle insanları kolayca etkisi altına alabilen Vizyonu güçlü, sezgi gücü yüksek, anlamaktan, keşfetmekten zevk alabilen. Duygularını kontrol edebilen, sevilmek ve ilgi görmekten fazlasıyla hoşlanan Aşkta kendi isteklerine düşkün. Çekiciliğiyle karşı cins üzerinde fazlasıyla etkili olan. Yanılmaktan hiç hoşlanmayan. Sanata ve yeni gelişmelere açık. Kendini gayet iyi koruyan Yenilgilerden yılmayan, gururlu ve kendini geliştirmesini bilen, hâkimiyet kurabilen.

22 Aralık – 31 Aralık: Sorumluluk sahibi, ne istediğini bilen, doğru ve yerinde kararlar alabilen bir kişilik Disiplinli bir çaba ile her türlü güçlüğün üstesinden gelebilen. Sadık ve güvenilir. İç gözlem gücüne sahip, yavaş ve emin adımlarla ilerlemekten yana olan Koşullar ve şartlara göre kendini ayarlayabilen uçarılıktan asla hoşlanmayan. Aşkta güven, saygı ve sevgiye değer veren. Oldukça tutkulu, sevdiğine sahip çıkan Liderlik gücü yüksek, organize, iş hayatında parlayabilen. Bazen karamsar olabilen

*Alıntı

İnanılmaz Bir Göz Testi… Buyrun Kaçırmayın…

F-harfi[1]

 

AŞAĞIDAKİ METİNDE BÜTÜN ‘ F ‘ HARFLERİNİ SAYINIZ …

 

FINISHED FILES ARE THE RE

SULT OF YEARS OF SCIENTI

FIC STUDY COMBINED WITH

THE EXPERIENCE OF YEARS…

 

ŞİMDİ AŞAĞIYA BAKINIZ ….

 

KAÇ TANE ‘ F ‘ SAYDINIZ?

 

3’MÜ?

 

HAYIR HATALI…

 

METİNDE 6 TANE ‘ F ‘ VAR…

 

BU ŞAKA veya OYUN DEĞİL. LÜTFEN YENİDEN OKUYUN!

BU OLAYIN ALTINDA YATAN GERÇEK AŞAĞIDADIR:

 

BEYNİMİZ ‘OF’ SÖZCÜĞÜNÜ SÜZEMEZ.

İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN. GERİ DÖNÜP TEKRAR BAKIN!

 

BU  TEST’TE :

 

* İLK SEFERDE   6 ‘F’  BULANLAR ÜSTÜN DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİŞİLERDİR. (veya daha Önce bu testi GÖRMÜŞLERDİR!)

 

* 5 TANE ‘F’ BULANLAR DİKKAT DÜZEYLERİ OLDUKÇA YÜKSEK 6 ‘F’ BULANLARA ÇOK YAKIN KIMSELERDİR.

 

* 4 TANE ‘F’ BULANLAR NADİR KİŞİLERDE GÖRÜLEN BİR DURUMDUR DİKKAT VE KONSANTRASYONU YÜKSEK NADİR KİŞİLERDİR.

 

* 3 TANE ‘F’ BULANLAR SIRADAN NORMAL DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİMSELERDİR .

 

* 3 TANEDEN AZ ‘ F ‘ BULANLAR İÇİN TESTİ DÜZENLEYENLERİN SÖYLEYECEK BIR ŞEYİ YOK !… ZATEN ŞU ANDA NASIL BİLGİSAYAR KULLANDIKLARINA ŞAŞMAK LAZIM !

 

Yeni Dolandırıcılık Şekli…

11150439_846267748773561_8581457199339008630_n[1]

2015’te Hangi Burçlar Evlenecek…

AAbmxB9[1]

KOÇ BURCU

2015 yılı koç burçlarının azimli yapılarını test edecek. Evliliği çok istemelerine rağmen eşleriyle aynı evi paylaşmaları sorunlu olabilir. Buna eş adaylarının işi veya aile durumları engel olabilir. Yine de bir çok koç burcu insanının kolay kolay pes etmeyeceğini ve sevdikleriyle nikah masasına oturacaklarını söyleyebiliriz.

BOĞA BURCU

2015’in mayıs ayına kadar ilişkilerinizdeki pürüzler rahatlıkla ortadan kalkabilecek. Bu olumlu dönemi sevdiğiniz insanla hayatınızı birleştirmek için kullanabilirsiniz. Aynı şanslı dönem 11 Ağustos 2015’ten yıl sonuna kadar devam edecek. Bu yıl ilişkilerinizin yürümesi için kendinizden ödün verebilirsiniz.

İKİZLER BURCU

İkizler burcu bu yıl Satürn’ün etkisiyle ciddi ilişkilerin içine girecek. Evlenme ihtimali oldukça yüksek görünse de, bazı ikizlerin bu yıl uzun zamandır süregelen ilişkilerine son noktayı koyması da gündeme gelebilir. Yıl ortasında sürpriz bir kararla eski aşkınızla evlenmeye karar verebilirsiniz.

YENGEÇ BURCU

11 Ağustos 2015 tarihinden itibaren evlilik kararı alabilmeniz mümkün. Bazı yengeçler ise bütün bir yıl sorunlu aşk ilişkileriyle uğraşmaktan evlilik düşüncesini akıllarına bile getiremeyecekler. Bir taraftan delice aşık olup bir taraftan anlaşmazlıklar yaşasalar da evlilik konusunda ani kararlar veren yengeçler de olacak.

ASLAN BURCU

Aslan burçları 2015 yılında evliliğe en yakın burçlardan biri… Bu yıl dillere destan düğünlerle çok konuşulabilir ve istedikleri kişiyle kolaylıkla dünya evine girebilirler. Geçmiş yıllarda evlilik konusunda zorluklar yaşayan aslanlar, bu yıl herhangi bir engele takılmayacaklar.

BAŞAK BURCU

Başaklar bu yılın en şanslı burçlarından. Bu şanslarını evlilik konusunda da değerlendirecekler. Özellikle 2015 yılının son aylarında hayallerindeki kişi ile tanışabilir yada uzun süredir süren ilişkilerini evlilikle noktalayabilirler. Başakları evlilik konusunda şanslı bir sonbahar bekliyor.

TERAZİ BURCU

Eylül ayında gerçekleşecek Güneş tutulması size evlilik kararı aldırabilir. Çoğu terazi insanı 2015 yılında “hayatımın aşkı” diyebilecekleri kişilerle karşılaşabilirler. Bu yüzden ani evlilikler gündeme gelebilir ve hazırlıksız yakalanmanız telaşlı günlere sebep olabilir.

AKREP BURCU

2014 yılı ilişkilerinizden verim alamadığınız hatta bazı akreplerin gizli ilişkiler yaşadığı bir dönem oldu. Bir çok akrep 2015 yılında eski sevgililerine ya da eşlerine geri dönebilir ve evlilik yolunda yürüyebilirler. Temmuz ve Eylül ayları arasında evliliği düşünmeyin.

YAY BURCU

2015 yılının ortasına kadar günlerinizi yalnız geçirebilirsiniz. 2015’in ortalarından sonra kendinizi günlük ve amaçsız ilişkiler içerisinde bulabilirsiniz. Satürn’ün 2,5 yıl burcunuzda bulunması sizi ilişkiler anlamında daha ciddi düşünmeye itecek. 28-29 yaş aralığındaki yaylar bu yıl evliliğe daha yakın olacaklar.

OĞLAK BURCU

Kendini ve hayatını güvence altına almadan evlenmek istemeyen oğlaklar bu yıl evliliğe yakın görünüyorlar. Bir çok oğlak evleneceği kişilerle yakınlarının aracılığı tanışabilirler. Jüpiter’in Başak burcuna geçmesiyle 2015 yılının ikinci yarısında evlilik konusunda daha şanslı olacaklar.

KOVA BURCU

Kova burcu 2015 yılını beklenmedik gelişmelerle karşılayacaklar. Hiç akıllarında olmayan kişilerle gönül ilişkileri kursalar da evlilik düşünmeyecekler. Bazı kovalar ise sevdiği insanı kaybetmemek için nikah makası oturabilir.

BALIK BURCU

Bekar balıkları keyif alacakları aşk maceraları bekliyor. Kısa ilişkiler gözükse de, bazı balıklar çok sevip bağlandıkları kişilerle evlenebilirler. Evlilik için 2015 Temmuz’dan 2016 yılının başlarına kadar destekleyici etkiler alacaklar.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Seçim Sonrası Senoryaları

atilla_yeAilada[1]

Beni bu fani dünyadan ayrılma noktasına getiren öküz gribi ardından bir de bir hafta Londra ziyareti yaparak yatırım camiasının nabzını yokladım. Londra’da ziyaret ettiğim 40 kadar yatırımcı kuruluş arasında 3 istisna dışında herkes karamsardı. RTE’ın TCMB üzerinde kurduğu amansız ve insafsız baskı, ucuz petrol ve AMB-QE’nin göya sistemimize süpürüceği bedava paranın keyifi almış götürmüştü. Seçim de yaklaşıyor, kimse Türkiye’de pozisyon almak istemiyor. Ben “seçimleri bir kenara koyun, gözünüz HDP’de olsun. Asıl problem seçimden sonra başlayacak” dedim.

Türkiye’ye döndüm, HSBC, RBS, Standart Chartered, JP Morgan, hepsi bana benzer raporlar yazmışlar. Özetle “seçim biter, politik gürültü bitmez” diyorlar. Aksine, seçimden sonra Ankara’da maraza daha da büyüyecek. Üstelik, küresel arka plan da aleyhimize çalışıyor. ABD’den gelen zayıf Mart verileri sizi hiç kandırmasın, dev ekonomi bir ay içinde bahar canlanması yaşayacak ve Fed Haziran’da faiz artıracak. Londra’da toplantılarda “Bu sene piyasalardan umudu kesin” dedim. Nitekim de halen Gelişmekte Olan Piyasalar’da yaşanan sahte bahar rallisine rağmen, TL cinsinden varlıklar tam anlamıyla bir cenaze havasında. İşler daha da kötüye gidecek, bundan emin olabilirsiniz.

Londra’ya şu mesajla gittim:

Ekonomi stagflasyonist bir patikaya girdi, bunun başlıca nedeni ise Ankara’dan yayılan nefret söylemi ve belirsizlik, bu değişmeden ekonomi güven krizinden çıkmaz.

Bu seçimlerin “has oğlanı” AKP değil, HDP, partinin %10 barajını geçip geçmemesi herşeyi değiştirecek, o yüzden seçim üzerine bahse girmek imkansız. Son 10 yılın en tahmini zor seçimine gidiyoruz.

Seçim sonrası politik belirsizlik bitmez. Aksine, anayasa ve güçlü başkanlık, Kürt Meselesi ve uygulanacak ekonomi politikaları başlıkları altında toplanacak çok önemli konularda en az sene sonuna kadar sürecek belirsizlikler var.

Fed’in Haziran veya Eylül’de parasal sıkılaştırmaya geçtiği bir senaryoda mali piyasaların 2015 yılında kalıcı ralliler sergilemesi imkansız.

Ardından, beni dinlemek ahmaklığını gösterenlere her seçimden önce yaşanan rallinin bu kez imkan dahilinde olmadığını, çünkü bu kez Türkiye’nin kaderini belirleyecek partinin AKP değil HDP olduğunu anlattım. AKP’nin değil, HDP’nin alacağı oya bağlı 3 seçim senaryosu var, her biri belirsizliklerle dolu. Bunları anlatayım şimdi size:

Temel senaryom (%50): HDP TBMM’ne giriyor, AKP 300 veya daha az MV çıkartıyor: HDP’nin TBMM’ne girmesi halinde, Barış Süreci’nin gündemin en tepesinde kalacağı %100 kesin. Yeni anayasa da ister istemez artık kaçınılmaz hale gelecek ve bunun odağı da güçlü başkanlık değil, Kürt talepleri olacak. Bu başlıklarda partilerin kısa sürede uzlaşması nerdeyse imkansız. En az bir yıl sürecek ve tam Fed faizleri yükseltirken, bizde para ve bütçe politikasını gevşek tutacak bir döneme gireceğiz ve Türkiye şok üstüne şok yiyecek.
AKP’de ise Erdoğan’ın güçlü başkanlık yetkilerine kavuşamayacağının anlaşılması iç dengeleri kökünden değiştirecek. Daha şimdiden Erdoğan-Davutoğlu ikili yönetiminin kayalara çarptığını bir çok misalle gördük. Davutoğlu, özellikle Erdoğan’ın davranışları yüzünden ekonominin daha da yavaşlaması durumunda yeni müttefikler kazanacak ve parti liderliğini ele geçirmek için karşı hamle yapacak. Belki de Erdoğan nazikçe Ak Saray’da emekliliğe zorlanacak.

“Putin senaryosu” (%30): HDP TBMM’ne girmez, güçlü başkanlık içeren anayasa yazılır: HDP tüm anketlerde güç kazanıyor, ama yine de seçim gecesi ne olacağını kimse bilemez. Yeni Ağrı olayları HDP’nin desteğini azaltabilir. Bu yüzden %30 olasılıkla HDP’nin TBMM’ne giremeyeceği varsayımını da içeren bir senaryo ürettim. Bu durumda AKP en az 350, belki de süper-çoğunluk olan 367 MV ile temsil edilir.
Sonuçlar bu şekilde çıkarsa Erdoğan yeni anayasayı beklemeyip ilk günden güçlü başkanlık yetkilerini kendine ikram edecek, ve Babacan ve Şimşek’i kabineye almamak da ilk icraatlarından biri olacak. Ekonomi politikasını Berat Albayrak, Cemil Ertem ve Yiğit Bulut gibi fikirleri akıllara zarar dostlar belirleyerek piyasada ne kadar yabancı yatırımcı varsa kaçmasına ve sabit sermaye yatırımlarının tamamen durmasına neden olacaklar.

Ardından, diğer partilerle “dostlar alışverişte görsün” misali bir pazarlık sonrası derhal güçlü başkanlık odaklı yeni bir anayasa TBMM’ne sunulacak. Bu durumda Kürt Siyasi Hareketi ile ciddi bir pazarlık da söz konusu olmaz. Erdoğan, Kürt Meselesi’ni kendi başkan olduktan sonra informal yollardan halletmeyi daha uygun bulacaktır. Dolayısı ile sokakların karıştığı aylara da yakın olabiliriz. İkinci bir ihtimalde, PKK ve HDP Kürt Meselesi’ni enternasyonal platformlara taşıyarak, Türkiye’yi uluslararası alanda baskıya tabii tutabilir.

AMA, AKP TBMM’nde yeterli çoğunluğa sahip olsa dahi, anayasada referanduma gidecek ve elimizdeki anketler seçmenin en az yarısının Erdoğan’a daha fazla yetki vermenin çok da akılcı bir düşünce olmadığı kanaatini taşıdığını gösteriyor. Özetle bu iyimser senaryoda dahi 2015 yılı boyunca ekonomik güveni ve piyasa performansını sarsacak bir dizi şoka karşı kırılgan kalacağız.

“Kötü” senaryo (%20): CHP-MHP koalisyonu: Eğer anketlerde gözlenen trendler devam ederse yani MHP ve HDP güç kazanmaya devam ederse, olasılığı %20 de olsa, CHP-MHP koalisyonuna hazır olmalıyız. Bence
HDP TBMM’ne girse
AKP %41 veya altına gerilerse
CHP-MHP %47 veya üstüne çıkarsa
Bir CHP-MHP koalisyonu veya azınlık hükümeti söz konusu olabilir. Açıkçası, siyasi açıdan bu koalisyonun Erdoğan’ın Putin’leşerek hüküm süreceği bir Türkiye’ye nazaran daha kötü sonuçlar vereceği düşüncesinde değilim. Ama CHP-MHP’nin en azından kısa vadede tek ortak noktası yolsuzlukların üstüne gitmek ve ulufe dağıtmak olacak. Fed’in parasal sıkılaştırmaya geçmesinin gerektirebileceği zor bütçesel ve parasal tedbirleri almaya pek de niyetli olmayacaklar. Kemal Deviş ve Durmuş Yılmaz’ın kabinede varlığı bu tutumu değiştirebilir, ama hiç bir koalisyon hükümeti çabuk hareket edemez. Ayrıca AKP’nin beynini yıkadığı bürokrasi ve yargı da onlara ayakabağı olacak, RTE her yasayı veto edecek.

Piyasa artık 7 Haziran ve sornasını düşünmeye başladı. Gördü ki, Türkiye’nin istikrar problemi seçim değil, RTE’nin davranışları. AKP RTE’i içinden atmadan ve parti olarak merkeze dönmeden, Türkiye’ye yatırım gelmez. Eğer AKP seçimden güçlenerek çıkar da “Yeni Türkiye” zırvası ile ekonomide daha da radikal operasyonlara giderse, 2015 kayıp yıl olacak. Bu algılama değişmeden, piyasalar adam olmaz.

FÖŞ, Gerçekbilimci
Twitter: @AtillaYesilada1

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kırmızı Dairede Ne Yazıyor…

11203094_998552863497473_6672944332943101744_n[1]

Erguvan Ağacı Can’dır…

imagesW2CRRZW4

imagesKCPY614Y

imagesXM2OOTOB

16361073[1]

 

Bu kadeh bir bedendir, cana gebe!
Bir yasemindir, erguvana gebe!
Hayır; yanlış; ne odur şarap ne bu:
Bir sudur, bir su ki yangına gebe!

Ömer Hayyam
Bu ağaç baharın gelişiyle kısa bir an için çiçeklenir, çiçeklerinin görüntüsü narin ve utangaçtır. Sanki ağaç yüzünü gizlemek istemektedir. Çiçeklerin dallarda çok kısa bir süre kalması sanki ağacın çiçeklerini insanlardan kıskandığı duygusunu verir gibidir.

Erguvanla ilgili mevcut en eski bilgiler Hz. İsa dönemine aittir. Hristiyan Batı kültüründe sık sık işlenmiş trajik bir hikayesi vardır erguvan ağacının: Havarilerinden biri (Yahudi) Hz. İsa’ya ihanet eder ve sonra da pişman olur. Bu pişmanlık onu ölüm düşüncesine sürükler; kendini erguvan ağacının dalına asar. Bu hain adamın alçaklığını sindiremeyen erguvanın önceleri beyaz olan çiçekleri utancından kırmızı/pembeye dönüşür. Bundandır ki, Latince ismi cercis siliquastrum olan erguvan ağacına Hıristiyanlar Yahuda (Juda) ağacı derler.

Yine Hıristiyan inanışına (İncil’e) göre Hz. İsa çarmıha gerilmeden önce Romalı askerler tarafından üzerine erguvani elbiseler giydirilmiştir. Bunun sebebi, “Roma’da erguvan renginin imparatorluk rengi olmasıdır. Bir Roma imparatorunun babası imparator ise, çocuk erguvan renkli örtüler arasında doğacağından, ona “porfirojenet” yani “erguvanlar içinde doğmuş” denilirdi. Romalı askerler Hz. İsa’nın göğsüne “Yahudilerin Kralı” yaftasını asmadan önce onunla alay etmek için erguvan giydirmişlerdir.

alıntı

Valla bu bilgiler çok hoşuma gitmedi çünkü bana göre ergüvan ağacı neşenin, sıcaklığın, güzelliğin ve baharın müjdecisidir. Nokta:)

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Faydalı Bilgiler

11148699_897802183595720_2042157824313981964_n[1]

Evinizde yaşamı kolaylaştıracak 49 pratik ve çok kolay öneri öğrenmeye ne dersiniz? İşte hayatınızı kolaylaştıracak pratik öneri ve tavsiyeler…

1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın.Vidayı öyle takın.

2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.

3) Makasınızı bilemek istiyorsanız,zımpara kağıdı kesin.

4) Halıdaki sigara yanıklarından,­yanık­ y­er­ler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.

5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesinibekleyin.Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.İzden eser kalmadığını göreceksiniz.

6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin.Açıksa zedelenebilirler.

7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun.Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun.Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.

Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.

9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun.Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.

10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun.Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın.Yeni gibi olacaklardır.

11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.

12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin,aksine kolonya ile ovalayın.Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.

13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise,sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.

14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin,sonra yıkayın,çekmeyeceklerdir.

15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumuşacık olacaklardır.

16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.

17) Cevizle dost olun.İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır.Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.

18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın.Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.

19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz.Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.

20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dağılmayacaktır.

21) Unlarınızın böceklenmemesi için,un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.

22) Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.

23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun.8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.

24) Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın.Kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz.Böylece pasta yaparken elinizin altında hazır bulunur.

25) Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız,bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.

26) Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsaniz kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz.Ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.

27) Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.

28) Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.

29) Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız,elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.

30) Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.

31) Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin.Havuç,salçanızı tatlandıracaktır.

32) Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun,5 dakika bekletin.Daha sonra pişirin.

33) Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün.Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin.Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.

34) 2 Çorba kaşığı yoğurdu,sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın.Fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün.Çok daha lezzetli olacaktır.

35) Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok.Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.

36) Hazirladığınız kekin,fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.

37) Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yada limon suyu koyun.

38) Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için,önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın.Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.

39) Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.

40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin.Kokteyllerin içerisine bunları kullanın.Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.

41) Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.

42) Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda ısıtılan tavuk lezzetinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.

43) Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.

44) Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin.Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.

45) Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun.Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.

46) Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz,istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.

47) Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.

48) Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya sürerseniz,lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.(Fazla sürmeyin.)

49)Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun.Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını sağlarsınız.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Tütüt nene de nazar değmesin…

11169911_10205616492388284_774897422961321929_n[1]

Uyku Pozisyonunuz Kişiliğinizi yansıtıyor…Hangisisiniz…

10422916_872297509500276_1635054307863826174_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilmeniz Gereken 16 Türk Ressam ve Tabloları

Osman Hamdi Bey, Fikret Mualla, Abidin Dino, İbrahim Çallı başta olmak üzere ünlü Türk ressamların en önemli tablolarını sizler için derledik.

1. Hoca Ali Rıza (1858 – 1930) – Göl Kenarı

Hoca Ali Rıza, Türk resminde manzara resmi yapan ilk ressam değildir ama saray bahçelerinden çıkıp bir empresyonist gibi kırlarda ve sahillerde resim yapan ilk Türk ressamıdır. Ayrıntılara gösterdiği özen ve renk bilgisi onun üslubunu farklı kılan noktalardır. Resimde şiirsel bir üslup vardır. Bu resimde olduğu gibi tüm manzara resimlerinde maviler ve yeşiller ağırlıktadır. Resimlerinde figürü boyut belirleyici olarak kullanır.

Hoca Ali Rıza, hiç Avrupa’ya gitmemiş olmasına ve empresyonizmi görmemesine karşın resmine batılı bir tarz katmıştır.

hoca ali riza göl kenarı

2. Şeker Ahmet Paşa (1841 – 1907) – Narlar ve Ayvalar

Geometrik açıdan sepetteki ayva ve narların dizilişi, birbirleriyle oluşturduğu kompozisyon resmin en dikkat çekici özelliğidir. Ayrıca, resmin gerçekçi duruşu, renklerin birbiriyle uyumunda önemlidir. Şeker Ahmet Paşa’nın resimlerindeki renk zenginliği, doğadaki gerçekliği verme kaygısı, onu doğa lirizmi diyebileceğimiz bir üsluba yaklaştırdı.

Paris’te Louvre Müzesi’ne hayatta iken resmi kabul edilen ilk Türk ressamıdır. Resimlerinde değişik bir perspektif anlayışı vardır. Daha çok natürmort resimleri ile bilinir.

seker ahmet pasa narlar ve ayvalar

3. Osman Hamdi Bey (1842 – 1910) – Kaplumbağa Terbiyecisi (1906)

Kaplumbağa Terbiyecisi’nin 1906 ve 1907 olmak üzere iki farklı versiyonu vardır. Bu yazıda gördüğünüz 1906 versiyonudur. İki versiyon arasındaki temel fark, 1906 versiyonunda 5, 1907 versiyonunda 6 kaplumbağa olmasıdır.

Osman Hamdi Bey’in bu tablosu, özellikle ilham kaynağına dair net bilgilerin olmadığı dönemde, geri kalmış bir toplumu çağdaşlaştırmaya çalışan bir aydının yorgun hâlini anlattığı şeklinde yorumlanmıştır. Kaplumbağaların esin kaynağının, Lale Devrindeki Sadabad eğlenceleri sırasında, hava karardıktan sonra sırtlarına mum dikilerek serbest bırakılan kaplumbağalar olduğu öne sürülmüştür. Bu yoruma göre, Sanay-i Nefise, Asar-ı Atika Müzesi, Duyun-u Umumiye gibi birçok kurumu kurmak ve yönetmek görevini üstlenen Osman Hamdi Bey, tabloda kendini terbiyeci, kendi iş yapış biçimine uyum gösteremeyen astlarını ise yemeğe ulaşmaya çalışan kaplumbağalar olarak göstererek, onları hicvetmektedir.

Başka yorumlara göre, düşünceli biçimde dikilen adam, sabır gerektiren zor bir iş olan kaplumbağaları terbiye etme işini, elindeki ney ve sırtındaki nakkareyi çalarak başarmayı ummaktadır. Bu yoruma göre de terbiyeci Osman Hamdi Bey’in kendisidir. Terbiyecinin zorlu işi elindeki müzik aletleriyle halletmeye çalışması, Osman Hamdi Bey’in de değişime direnen bir toplumu sanat yoluyla çağdaş seviyeye getirmeye çalıştığını, bu yüzden sanat okulu ve müze açma girişiminde bulunduğunu vurgular.

osman hamdi bey kaplumbağa terbiyecisi

4. İbrahim Çallı (1882 – 1960) – Üsküdar

Ressam Roben Efendi’den de resim dersleri alan Çallı, Şeker Ahmet Paşa’nın önerisi üzerine 1906 yılında şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan dönemin Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi. Altı yıllık okulu üç yılda bitirdi.

Türk resminde, İbrahim Çallı ve arkadaşları, “1914 Kuşağı Türk Ressamları”, “Türk İzlenimcileri” ve  “Çallı Kuşağı” olarak anılırlar. Çallı, resim alanında batı anlayışına yönelik bir sürece girilmesinde önemli itici güçlerden birisi olmuştur. Çalışmalarının tümünde gözlemlenen izlenimci anlayış, Avrupa’nın resim uygulamalarında görülen izlenimcilik akımının kurallarını sıkı sıkıya uygulamaktan çok, kendine özgü bir karakter sergilemiştir. Bu karakter Çallı’nın kompozisyonu oluşturan unsurların seçiminde ve resimsel dili oluşturmasındaki tavrı ile ortaya çıkmaktadır.

Üsküdar tablosunun önemi, ressamın paletindeki tüm renkleri ustalıkla kullanmasıdır. Resme baktığınızda, kendinizi Çallı ile beraber Üsküdar’da o yıllarda dolaşır gibi hissedersiniz.

ibrahim çallı üsküdar

5. Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911 – 1973) – Tophane

Bedri Rahmi Eyüboğlu, görsel sanatların farklı dallarından pek çok eser bıraktı. Bu tablo, ressamın izlenimcilik etkisini net olarak ortaya koyar.

Avrupa kültürünü takip eden İstanbul’da modernizmin simgesi olmayı amaç edinen kalabalığı, sanat yakınlığı, gece yaşamı, kahve kültürüyle 1900-1950 arasında semt kültürüne sahip olan Tophane, Bedri Rahmi ve arkadaşlarının uğrak yeri. Canlı ve parlak renkleri tercih eden ressam, sağ tarafa yerleşip, oval cephesi ve açık rengiyle eserin kırılma noktasını direkt vererek dikkat çekmek istemiştir.

bedri rahmi eyüboğlu tophane

6. Mahmut Cûda (1904 – 1987) – Sara (1929)

Mahmut Cûda’nın az sayıda nü çalışmasından biri olan resme, pembe elbise giydirmesinin öyküsü ilginçtir. 1929 yılında yaptığı üç nü tablodan birine pembe volanlı elbise, 1931’de evlendiği eşi Nazıma Hanım’ın Akademi Balosu’nda giydiği elbisedir.Cûda, çok sevdiği eşiyle ilk karşılaşmasında üzerinde gördüğü bu elbiseyi nü tablosunun üzerine giydirir. Peki nü tablosunu yaptığı Sara kim? O dönemde, Akademi’de çalışan modellerden biri. Aslında ressamın natürmortları çokça bilinse de, bu tablosu çok etkileyici.

mahmut cuda sara

7. Feyhaman Duran (1886 – 1970) – Celaleddin Arif Bey (1907)

Türk resim sanatında portre sanatının ilk ve en önemli temsilcisidir. İzlenimci bir anlayışı yansıtan eserlerinde renk ve desen uyumu dikkat çekicidir. Aynı zamanda, en güzel Atatürk portrelerini yapan ressamdır.

Portresini yaptığı Celaleddin Arif Bey, son Osmanlı Meclis Başkanı’dır. Feyhaman Duran’ın Avrupa’da aldığı resim eğitiminin baskın özelliklerini ortaya koyduğu yapıtıdır. Elinde kitap okuyan Arif Bey, isminin şöhretine yakışan sert bir poz veriyor.

feyhaman duran

8. Fikret Mualla (1903 – 1967) – Caz Orkestrası

Kendi hayatı her ne kadar acı, hüzün, hastalık, alkol gibi zorluklarla dolu olsa da bütün yapıtlarında yaşama sevinci hakimdir. Resimde, Fikret Mualla coşkulu bir müzikal ortamı yakalamayı başarmıştır. Desen ve gözlem ustası Mualla, Paris’te Henry Matisse’nin renk kullanımından etkilendi, dışavurumcu akımın etkisi altına girdi. Öznelliğe ağırlık verip gerçekliğe bağlı kalmamak. Renkli kağıtlar üzerine guaj ile yaptığı resimler onun imzasıdır adeta. Cazcıları resmettiği çok sayıda resmi vardır. Neticede bir ressamın bir dönemi, bir kenti, bir tarzı nasıl belleklerde iz bırakacak şekilde işleyebileceğini gösteren ilginç temalardandır.

Fikret Mualla Caz Orkestrası

9. Nazmi Ziya Güran (1881 – 1937) – Sokak Manzarası

Empresyonizmi en üst seviyede temsil eden ressamın bu eseri başyapıtları arasında gösteriliyor. Resimde İstanbul insanının bu doğal ve kentsel ortam içinde akıp giden yaşamını ele almıştır. Sanatçı, tipik tarzı olan değişken ışık anlayışını bu resmine de aktarmış.

nazmi ziya güran

10. Nuri İyem (1915 – 2005) – Üç Güzeller

Nuri İyem, mahur, güzel, çekingen, melankolik, utangaç kadınlarla bizi sarmalar. Bu kadın yüzleri, hem çocukken kaybettiği ablasının hayali imgesi hem de zamanı aşan ikonik bir sembol olarak Nuri İyem sanatının önemli bir örneğidir. Üç Güzeller teması, Yunan ve Roma mitolojisinde karşımıza çıkar. Bu üç tanrıça, neşe, görkem, övünç adlarıyla güzellik, doğa, cazibe, yaratıcılık ve doğurganlığı temsil eder. İyem’in de Anadolu kadınına övgü dolu gözlerle baktığı bellidir bu resmiyle.

nuri iyem üç güzeller

11.  Namık İsmail (1890 – 1935) – Sedirde Uzanan Kadın (1917)

Namık İsmail daha ziyade nü tablolarıyla bilinir. Bu resim, Osmanlı’da elit tabakaya ait batıya özgü giysileri olan bir kadın figürünün resmedilmesi ve arka planda kitaplarla dolu kitaplık, batılılaşma dönemi sonrası üst tabakadan kitap okuyan kadını simgeler. Yerdeki hat levhası, vazo, sehpa, yastıklar, kadının yüzündeki hüzün, düşünceli görünümü, resimdeki objeler resmin duygu atmosferine göre seçilmiş. Kullanılan pastel tonlar, duygu atmosferini bütün resme yaymış. Resimdeki ışık kadının yüzüne odaklanmış, bu kadının duygulu, zarif kişiliğini öne çıkarmıştır. Kadının eli aynı ışık içinde kullanılarak narin duruşuna katkı sağlamıştır.

namık ismail

12. Hale Asaf (1905 – 1938) – Otoportre

Hale Asaf, kısacık yaşamında bir taraftan hastalıklarla mücadele etmiş, bir taraftan resim tutkusuyla Avrupa – İstanbul arasında mekik dokumuş önemli bir kadın ressamdı. Asaf, aynı zamanda ilk Türk kadın ressamlardan Mihri Müşvik’in yeğeniydi.

Bu portre, Paris’teki hocası Andre Lhote’nin ona kazandırdıklarıyla kübizm etkisinde yaptığı otoportredir. Tekniğinin güzelliği kadar, kendini bir Türk kadını olarak tasviri de çok önemlidir. Kadınsı yönlerini geride bırakmış, ayağı sağlam basan, kendinden emin genç Türk kadınlarını bu otoportre vesilesiyle yansıtmıştır.

hale asaf otoportre

13. Abidin Dino (1913 – 1993) – Uzun Yürüyüş (1956)

Abidin Dino, sanatın her dalında gösterdiği çalışmalarla çağdaş kültürün gelişmesinde çok çaba harcamış bir sanatçıdır. Dino, aslında hayatı boyunca çizdiği, bir nevi kartvizit işlevi gören el ve parmak çizimleriyle bilinir. Picasso’nun deyimiyle en düzgün el ve parmak çizen iki kişiden biridir.

Bu tablosu için, Nazım Hikmet şiir yazmıştır.

Bu adamlar, Dino,
ellerinde ışık parçaları,
bu karanlıkta, Dino,
bu adamlar nereye gider?
Sen de, ben de, Dino,
onların arasındayız,
biz de, biz de, Dino,
gördük açık maviyi.

abidin dino yürüyüş nazım hikmet

14. İbrahim Balaban (1921 – ) – Harman (1958)

Anadolu insanının yaşamından ve halk efsanelerinden yola çıkarak toplumsal gerçekçi yapıtlar üreten 94 yaşındaki usta ressam Balaban, bugün hâlâ Nâzım’dan Şair Baba” diye bahsediyor ve O bir güneşti, beni ışığıyla aydınlattı.” diyor. Nazım Hikmet, onun Harman tablosu için şu şiiri yazmıştır.

Seçköyü’nden Feyzioğlu Ali’nin kızı,
harman yerinde su döküyor dombaylara.
Dombaylar kızgın tuğladan
dombaylar kırmızı kara.
Ben de dombaylar gibi,
eydim kafamı toprağa.
Su dök!
serinleyeyim!

ibrahim balaban

15. Nurullah Berk (1906 – 1982) – Ütücü Kadın

Resimde konturlar değişmeyen bir unsur olarak yer almış. Bu resimde, biçimler öteki resimlerde olduğu gibi çok parçalı değildir. Parçalanmalar formu bozmayacak şekilde yer yer kontur kullanmadan renkler ve tonlarla yapılmıştır. Önceki resimlerinde merkezi olan konpozisyon burada değişmiş, figür bu sefer resmin ortasında değil sol tarafta yer almıştır. Geleneksel biçimlerin üzerine bu resimde daha önemle durulmuş. Konu olarak yine gündelik hayatlardaki insan motifleri işlenmiştir.

nurullah berk

 16. Avni Arbaş (1919 – 2003) – Atlı (1986)

Dostu Nazım Hikmet’in de gördüğünde “Avni’nin Atları” adlı şiirini yazdığı “Atlar” serisi bir panelde tartışılırken, “Bazen kendimi at gibi hissediyorum” demiş Avni Arbaş. Panel yöneticisi can havliyle araya girmiş “Aman efendim, estağfurullah” diye karşılık vermiş. “Halbuki”, diyor “at olmak güzel bir şeydir”.

avni arbaş kuvayı milliye nazım hikmet

Kaynak

Günde 1 Resim

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Otobüste seçtiğimiz yerler kişiliğimizi ele veriyormuş…

otobus-firmalari[1]

İngiltere’de yapılan bir araştırma, otobüste oturulan yerin, kişilikle ilgili ipuçları verdiğini ortaya çıkardı
Salford Üniversitesi bilim adamlarından Dr. Tom Fawcett’in yaptığı araştırmaya göre, “ileri görüşlü ve açık fikirli” kişiler, iki katlı otobüslerin üst katının ön sıralarına oturmayı tercih ediyor.

… Üst katın ortalarına oturan yolcular, genelde genç ve orta yaşlılardan oluşuyor ve çevreyle fazla ilgilenmeden ya gazete okuyor ya da kulaklıkla müzik dinliyor. Üst katın arka koltuklarına oturanlar ise Dr. Fawcett’e göre “asi ruhlu”. Bu kişilerin genellikle kendi yaşam alanlarına girilmesinden hoşlanmadığı için arkalara oturmayı tercih ettiği belirtiliyor.

“Girişkenler” ise otobüsün alt katının ön koltuklarına oturuyor. Bu kişiler, herkesle selamlaşıp, konuşmayı seviyor ve otobüse binenleri görmek için ön kapıya yakın oturuyor.
Dr. Tom Fawcett’e göre alt katın orta bölümünde oturanlar bulundukları ortamda genel hakimiyet kurmaktan hoşlanıyor. Otobüse biner binmez en arkaya ilerleyen yolcular ise, arka tarafta otobüsün yüksek koltuklarında oturmayı ve kendilerini “önemli hissetmeyi seven” kişiler olarak görülüyor.

Dr. Fawcett, nerede oturduğuna aldırmayan yolcu tipinin de olduğunu belirterek, “Bu tipler, bulundukları kaba göre şekil alabileceklerine inandıkları için otobüste kişiliklerine uygun yer kapmak gibi bir kaygıları yok. Biniyorlar, neresi müsaitse yolculukları boyunca orada duruyor ya da oturuyorlar” dedi.

Milliyet

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »