Noel Babayı 15 Saniyede Bulanlar Paylaşsın…

15781455_374817852870336_8146718603966425113_n1

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göz Testi…

eye-test-share-if-you-can-see-the-number1

Kırmızı yuvarlağa iki kere bas beliren rakamı görüyorsan yaz ve paylaş…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 12 Comments »

Yılbaşında Sevdiklerinize Işıl İpekçi’nin (0536 508 19 73)Tasarımı Olan Melek Kolyeleri Hediye Edebilirsiniz…

 

 

Işıl İpekçi dünya tatlısı şeker mi şeker bir insan.  Kendisini meleklere adamış ve bu muhteşem tasarımlar ortaya çıkmış. Bu muhteşem tasarımlardan  ben kendime Baş Melek Rafael ve Baş Melek Mikael’in olduğu kolye ve ayraçlardan aldım.
Peki sizin ihtiyacınız ne?
Hangi melek sizin şansınızı, yaratıcılığınız, güveninizi, bolluk ve bereketinizi arttıracak.
İşte tüm bunları öğrenmek için Işıl İpekçi’yi 0536 508 19 73’ten arayabilir ve sizi koruyup kollayacak meleklerinizi  sipariş edebilirsiniz. Ayrıca şimdi kaşkollara da takacak şekilde yeni melek tasarımları da geldi. Kaçırmayın…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İzmir’de ırk ve dil ayrımına karşı kurulan ekolojik bir köy:

İzmir’de 2010 yılında ortak bir emekle kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı ekolojik bir yaşam inşa ediliyor.

İzmir’in Bayındır ilçesinde Sarıyurt köyünde bulunan Karlık dağının batı yakasında 850 metre rakımda 2010 yılında ortaklaşılarak 50 dönümlük bir arazide kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı bir yaşam inşa ediliyor.

900 yıllık anıt özelliğe sahip kestane, ceviz, armut, elma, erik ve meşe ağaçları ile çevrili Gağgı Çiftliği’nde, az teknoloji, az para ile doğal bir yaşam sürdürülmeye çalışılıyor.

Gağgı Çiftliği’ndeki yapılar ise yurtlardan oluşuyor. Mutfak, banyo, atölye, sera gibi yurtların inşa edildiği Gağgı’da bulunan 8 yurt odun sobası ile ısıtılıyor.

Kışın kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor

Doğal yaşamı sürdürmeye çalışan Veysi Özdemir, Türkan Varisli ve gönüllülerin kaldığı Gağgı Çiftliği’nin misafirleri ise hiç eksik olmuyor.

Gağgı’nın su ihtiyacı ise bin 340 metre yüksekliğinde Karlık dağının zirvelerinden gelen doğal su kaynakları ile sağlanıyor.

Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise yoğun kar yağışından dolayı Gağgı’ya gelen su kaynakların donması ile kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor.

Gağgı’nın elektrik ihtiyacı ise güneş panelleri sayesinde gideriliyor.

Yurtların kapılarında kilit yok

Telefon ve elektrikli müzik aleti kirlilik yaptığı için istenilmediği Gağgı’da, müzik ihtiyacı ise doğal şekilde üretilen müzik aletleriyle sağlanıyor.

Gağgı’da kullanılan temizlik ürünleri içerisinde ise kimyasal madde bulunmuyor. Meşe külü ve zeytin yağ sabunu temizlik ürünü olarak kullanılıyor.

Doğanın insanı koruduğuna inanan doğa gönüllüleri, güvenlik önlemlerini almayarak yurtlarının kapılarına kilit vurmuyor. Sadece bostanların yaban domuzlarından korunması için çitlerle etrafı sarılıyor.

Gağgı’da gönüllüler, bahçe işlerinden yurt yapımına, temizlikten yeni yaşam alanlarının açılmasına kadar kolektif şekilde çalışıyor.

Yerli tohumla üretim yapılıyor

Gağgı Çifliği’nde 4 mevsim ekim yapılıyor. Gağgı’da inşa edilen serada ise kışlık ürünler yetiştiriliyor.

Bostanların da yerli tohumları kullandıklarını aktaran Türkan Varisli, şunları söylüyor:

Ürünler güneş yoluyla kurutuluyor

Çiftlikte yetiştirilen sebze ve meyvelerin bir çoğu çiftliğe gelen ziyaretçilerle paylaşılıyor. Elde edilen ürünlerin fazlası ise güneş yolu ile kurutularak kış için saklanıyor.

Gağgı’dan elde edilen ihtiyaç fazlası meyve, pekmez, reçel, bal, ceviz gibi ürünleri ekolojik topluluk pazarlarına götürerek sattıklarını ifade eden Varisli, ekolojik pazarlara gitmelerindeki amacın sadece ürün satmak olmadığını, pazara gelen herkese tek tek ilaç kullanılmadan sürdürülebilir bir yaşamın nasıl olduğunu anlatmak olduğunu da aktarıyor.

‘Ürünlerdeki kurtları ellerimizle ayıklıyoruz’

Gağgı’da yetiştirilen meyve ve sebzelerde kimyasal ilaç ve gübre kullanılmıyor. Meyveler yerli ve aşılanmamış ağaçlardan toplanıyor.

Ağaçların dokusunu bozmak istemediklerini vurgulayan Varisli, Gağgı’da yüzde yüz verim elde etme gibi bir kaygılarının olmadığına dikkat çekiyor.

Ürün yetiştirmek için sürekli alternatif yollar aradıklarını aktaran Varisli, şunları anlatıyor:

Gübre olarak ormandan meşe ve ceviz yapraklarının yıllarca üst üstte durduğu çürümüş, kutlanmış katmanı getirip bahçemize atıyoruz. Bahçemizin sulamasını ise dağlardan akan doğal sularla damlama yöntemiyle suluyoruz. Ürünlerindeki hastalıkları arap sabunu, zeytin yağı, sirke, acı biber, sarımsaklı su gibi ürünlerle gideriyoruz. Ürünlerindeki kurtları ise daha doğal olması için, sadece ellerimizle ayıklıyoruz.

Komün beklenti ile inşa edildi

Gağgı’nın kolektif, komün yaşama açık olduğunu fakat bunun gelen gönüllülere bağlı olduğu ifade eden Özdemir de şunları söylüyor:

Komün bir beklentili bir enerji ile inşa edildi burası. Hayalim komün enerjinin Gağgı’da gerçekleşmesidir. Burada yaşam kolektif bir zihinle başlıyor. Gağgı’da doğanın takvimine göre hareket ediyoruz. Gağgı’nın felsefesi insanın kendi iç enerjisini doğanın enerjisi ile birleştirmek. Doğa iyi bir öğretmen, o iyi öğretiyor ama devamsızlık yapmamak, kaçmamak gerekiyor. Doğa ile beraber yaşamak gerekiyor.

Irk ve dil ayrımına karşı bir köy

Gağgı’da havanın, suyun ve toprağın şehirlere göre çok temiz olduğunu kaydeden Özdemir, şöyle devam ediyor:

Burada şehirdeki insanların yaşadığı bulaşıcı hastalıkları yaşamıyorum. 6 yıldır buradayım grip ya da farklı bir hastalığa daha yakalanmadım. Burada yaşım ilerliyor ama daha da dinçleşiyorum

Yeryüzündeki insanların ülke, ırk ve dil olarak ayrışmasını istemiyorum. İnsanları birleştirecek küçük faaliyetlerin olması gerektiğini düşünüyorum. Benim için de insanları birleştirecek o küçük faaliyet Gağgı. Buranın insanlar için bir yeryüzü evi olmasını istiyorum.

Kaynak: dihaber

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bahar Aylarında Sevdiklerinize Yaşam Çiçekleri, Hayat Ağacı, Reiki Sembollerini Kolye, Yüzük ve Küpe Formlarında Hediye Edin… İletişim Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00

Reiki masterlığımı aldığım, meditasyon ve birlik bilinci gibi seminerlerine katıldığım Tuba Küçükaksu’ya sevgim de saygım da çok büyük…

Hocam yeni yılda çok güzel fırsatlar sunuyor eee bana da bunu duyurmak düşüyor.

Yaşam çiçeği figürünü çeşitli boy ve formlarda kolye, küpe ve yüzük seçenekleriyle bulabilirsiniz.

Reiki sembollerini, hayat ağacını, çakraları, melek kanatlarını ve daha neler neleri takı olarak bulabilirsiniz.

Üstelik 10 ocak tarihine kadar kargo ücretsiz ve ikinci ürüne %15 indirim yapıyor.

Ürünleri ” http://www.birlikbilinci.com/aktuel/mystic-shop”  linkinden daha detaylı inceleyebilirsiniz. Ürünler el yapımı, 925 ayar has gümüş ve sınırlı sayıdadır…

İletişim için Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00’yi arayabilirsiniz…

Ben her seminerimde yaşam çiçeği yüzüğümü takıyorum ve çok sevdiğim bir arkadaşıma da yaşam çiçeği kolye ucu hediye ettim. Gerçekten çok güzeller tam yılbaşı hediyelik. Bu fırsatı kaçırmayın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

2017 için adınızın 3. Harfiyle başlayan olumlu bir sözcük yazın. Yalnızca bir sözcük.

my_rain_by_dolcecaramella-d6x7w2r1

 

Hoşuma gitti, ben de yapıyorum.
2017 için adınızın 3. Harfiyle başlayan olumlu bir sözcük yazın. Yalnızca bir sözcük.
Benimki : Empat
Kelimelerinizi seçin!
Kelimelerimiz dünyamızı yaratır.

Ortaya Karışık, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 8 Comments »

BAŞ PARMAĞA GÖRE KARAKTER ANALİZİ NASIL YAPILIR?

bas-parmaga-gore-karakter-analizi1

 

Tabi ki bunların gerçeklik payı hiçbir zaman % 100 olmasa da bir nebze de olsa doğruyu yansıttığını düşünüyorum.
Yapılan araştırmalar 3 farklı parmak tipinin olduğunu ve bu parmak tiplerinin kişiliğimizle doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.
Yuarıda resimde görünen ve harflendirilen parmak tiplerine göre karakterlerden bahsediliyor. Peki ya sizin parmağınız hangisi ?
A Tipi: Eğer ki sizin baş parmağınız da A’da göründüğü gibiyse saplantılı bir kişiliğe sahip olabilirsiniz. Örneğin; aşık olduğunuz bir kişiye tutkuyla bağlanıp, başka hiçbir şeyi görmezsiniz. Aşık olduğunuz kişi de size ilgi göstermezse çılgına dönmeniz an meselesidir.
B Tipi: B’de gösterildiği gibi bir baş parmağa sahipseniz güvenilir bir karaktere sahipsiniz demektir. Duygusal olmanızın yanı sıra kendinizi dengede tutabilen bir yapınız vardır. Sakin bir yapının yanında önderlik özellikleriniz ile karşınızdaki kişiyi de mutlu edebilirsiniz. Fakat bu tavırlarınız bazı zamanlarda soğuk birisi olduğunuzu da gösterebilir.
C Tipi: C’deki gibi bir baş parmağınız var ise karşınızdaki insan için tam bir baş belasınızdır. Şıpsevdi ve gözü dışarda bir karaktere sahipsinizdir. Her ne kadar tutkuyla bir aşk yaşasanız da duygularınız saman alevi gibidir. Anlık tepkileriniz dışarıdan bakanlar için güvensizlik belirtisidir. Böyle parmak tipi mi olur demeyin..

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2017 yılı, kişisel yıl sayısına göre nasıl bir yıl olacak?

Numeroloji: 2017 için isim ve doğum tarihine göre yorumunuz nedir

Numeroloji’ye göre “Kişisel Yıl Sayısı” nasıl hesaplanır? Adımız ve doğum tarihimizin kişiliğimize etkileri neler? 2017 yılı, kişisel yıl sayısına göre nasıl bir yıl olacak?

2017 yılının isim ve doğum tarihine göre numerolojik etkileri

Dr. Şenay Yangel

Evrende her sayı her harf bir gezegen ile ilişkilendirilmiştir. Türk İslam kültüründe Ebced, Avrupa’da ise numeroloji olarak adlandırılır. Her birimizin doğum tarihlerimize isimlerimize göre yaşamımızın kadersel etkileri ile betimlenen numeroloji sayıları vardır. Bu sayılar temsil ettikleri ile hayatlarımız da hangi gezegenle ilişkili ise o gezegenin temsil ettikleri ile ilgili konularda kendi şifrelerimizi çözmemize yardımcı olur.

Numeroloji sayınızı öğrenmek için kişisel yıl numarası nasıl hesaplanır?

Kişisel yıl sayısı adımlarını izlerseniz Kişisel Yıl Sayınızı hesaplamak kolaydır ve 2017’de karşınıza çıkacak temalar ve konularda sizlere ışık tutacaktır.

Bunu bir örnekle açıklayalım:

Adımızın her harfinin karşılığı bulunan bir sayı vardır. Bu sayıların toplamı sahip olduğumuz kişilik özelliklerini gösterir. Doğum tarihimizden derlenen sayı kümesi de yeni yılda hangi alanlarda başarılı ve dikkatli olmamız gerektiği ile ilgili konularda bize ışık tutar.

Sayılardan türetilen Numeroloji’de en çok kullanılan yöntem “Pythagoran” sistemidir. Aşağıdaki tabloda isim ve soyadımızı oluşturan harflerin hangi sayıya denk geldiği gösterilmiştir.

1 2 3 4 5 6 7 8 9
A, J, S B, K, T C, L, U D,M, V E, N, W F, O, X G, P, Y H, Q, Z, I, R

Yukarıdaki tablolardan isminizin numeroloji sayısını çıkartabilirsiniz. Doğum tarihinize göre numeroloji sayınızı bulmak için ise doğum tarihinizi gün ay yıl yer olarak yazıyorsunuz.

13-11-1981 (13 Kasım 1981)

Aşağıdaki gibi tek haneli bir sayıya ay ve günü azaltın.

13 + 11 = 24

2 + 4 = 6

Sonraki bir tek haneye yılı azaltın:

1981

1 + 9 + 8 + 1 = 19

1 + 9 = 10

1 + 0 = 1

Yani 6 + 1 = 7 sizin doğum sayınızdır.

2017’nin numeroloji değeri nedir?

2 + 0 + 1 + 7 = 10

1 + 0 = 1

2017 yılının numeroloji sayısı olarak 1’i buluyoruz.

2017 evrensel 1 yıl olacak!

2017 için size Kişisel Yıl sayınızı bulmak için doğum sayınızı hesapladıktan sonra 2017’nin numarasını ekleyin.

Yukarıdaki örnekte doğum sayımız 7 idi. (Kendi doğum sayınıza 2017’nin numeroloji sayısı olan 1’i ekleyeceksiniz.)

7 + 1 = 8 (örneğe göre kişisel yıl sayımız)

***

Kadim öğretilerde insanın her yedi yılda bir hücrelerini yenilendiği söylenir ve her yedi yılda bir devre geçirir. Bunlar 7, 14, 21, 28, 35, 42, 49, 56, 63, 70 yaşlarında olduğu kabul edilir. Bu yedi senelik devreler sadece şahısların bedensel yenilenme, değişme ve olgunlaşma dönüm noktaları değil, aynı zamanda insan yaşantısında köklü değişiklikler yaratan önemli “geçiş” dönemleridir.

Eski çağlarda bu dönemler Kabalistik bir sıraya göre (feleklere göre) dizilerek; doğumdan 7 yaşına dek dönme dört elementin hakim olduğu arza addediliyor. Burada bedenin gelişmesi ve kişinin fiziksel ortama uyum sağlaması söz konusudur.

Numeroloji sayınızı öğrenmek için kişisel yıl numarası nasıl hesaplanır?

Yaşlara göre geçiş dönemleri

  • 7 ile 14 yaşına dek olan dönem annenin verdiği şefkat ile aya addediliyor.
  • 14 ile 21 yaş arasında ise Merkür’ün verdiği öğrenme ve zihinsel gelişme ön plandadır.
  • 21 ile 28 yaş arası ise Venüs altında aşk ve cinselliğin keşfi önem kazanıyor
  • 28 ile 35 yaş arası ile güneş altında kişiliğin gelişmesi ve sosyal çevreye özen göstermesi ağırlıktadır.
  • 35 ile 42 yaş arası Mars ile kişinin kendisini ortaya koyması için mücadele vermesi hakim durumundadır.
  • 42 ve 49 yaş arası ile Jüpiter’in etkisi ile kişinin yumuşaması, erdeme erişmesi ve çevresine hakim duruma gelmesi söz konusudur.
  • 49 ve 56 yaş arasında Satürn’ün simgelediği olgunluğa ermesi gösterilir.

2017 yılı: Yeni başlangıçlar ve çok aktivite

2017 yılı, yani 1 Numeroloji yılı yeni başlangıçlar ve çok aktivite getirecek enerjileri temsil etmekte. Öncü ruhlar ön planda olacak yeni buluşlar, yeni keşifler, gök biliminden sağlığa teknolojiden hukuka pek çok alanda dönüşüm ve yenilenmeler ile düzenlemeler söz konusu olacak. 2017 özgünlükler yılı, yeni fikirler yeni liderler (Komiteler, Başkanlar) geniş etkiler ile dolu yansımalara neden olacak olaylar; fırsatlar gibi başlangıçlar, değişim ve ilerleme yeni fikirlerin geliştirilmesine yardımcı olacak.

Bir sayısının önemi ne? sayıların önemi

Bir sayısının önemi ne?

Bir sayısı sembolik olarak herkesin ilk defada söyleyebileceği gibi TEK olanı, MUTLAK olanı sembolize etmektedir. İslam’da bir olan, tek olan Allah’tır. Allah sözcüğünün ilk harfi olan elif 1 şeklindedir ve ebcet hesabındaki değeri 1’dir.

Bir sayısının bir başka özelliği de kendinden önce başka sayı gelmemesidir. Kendinden önce gelen sıfır hiçliği sembolize eder. Bir ise hiçliği takip eder ve diğer sayılar ondan türer. Burada Bir’in yaratıcılık işlevi de ortaya çıkar. Bu bağlamda Yunan alfabesindeki alfa (A) da başlangıcı temsil eder. İbrani alfabesindeki alef ise başlangıç olduğu gibi, bir inanışa göre diğer bütün harfler ondan türer.

Bir sembolizmi üretkenlikte de ortaya çıkmaktadır. Ataerkil toplumlarda üreme sembolü olan fallus da 1 şeklinde sembolize edilir.

Astrolojik olarak 1 Güneş’in sayısıdır. Güneş bir tanedir ve bu yüzden Mutlak Bir’in sembolü olarak Güneş’te kullanılmıştır.

Sayıların nitelikleri ve önemi hesaplama

Numeroloji’de sayıların nitelikleri

Kadimlere göre sayıların nicelik (Sayısal) değerleri dışında, bir de nitelikleri (Kalite) vardır. Adeta nesnel varlıkları vardır ve çeşitli soyut kavramları içeren ideal yönleri vardır. Platon’a göre bizim her gün temasta olduğumuz duyu aleminden başka birde bir idea’lar (Mânâ) alemi vardır.

İdea’lar aleminde de, duyu aleminde temas ettiğimiz her şeyin bir modeli olduğu farz edilir. Bu modellere arşetipler de denilir. O halde, kaba bir örnekle bir masayı ele alsak idea’lar aleminde bütün masaların ideal bir maketi olan bir masa arketipi bulunduğu farz edilir.

Aynı şey sayılar için de geçerlidir. Platon‘un sayılara verdiği önemi Pythagoras öğretilerine dayanır. Atina’da kurduğu “Akademi”nin girişinde “Bu kapıdan içeri geometri bilmeyen girmesin” asılıydı. Sayılar konusundaki doktrinler sır olarak saklanırdı. Epinomis adlı eserinde bu konuda bazı ip uçları vermişti:

“İlk ve en önemli inceleme sayıların kendileri üzerinedir. Somut olanlar değil de, tek ve çift sayıların hepsinin kaynakları ve realite üzerindeki tesirlerinin büyüklüğü üzerinedir. Ondan sonra sıra, o son derece saçma sözcük ‘geometri’ altında toplananlar gelir. Ve o zaman görülür ki, birbirinden farklı sayılar, bulundukları düzeylerde ilişkide bulunurlar. Anlayan için açıkça görülür ki, bunlar beşeri kaynaktan değil, ilahi kaynaktandır. Ondan sonra sıra üç kez çoğaltılmış, üç boyutlu özelliğe sahip şekillere gelir. Sonra da birbirine benzemeyen şeyler, başka bir sanatla birbirine benzetilir. Bu sanata üstatlar Stereometri derler. Her şema ve sayı sistemi, her ahengin terkibi ve gezegen yörüngelerin uyuşmaları doğru bilen için Tek’in ifadesi olarak idrak edilmelidir. Ve dikkatini birlik üzerine çeken için, bu bilgi kendiliğinden ortaya çıkar. Çünkü tefekkür ettiğimiz zaman anlıyoruz ki, bütün şeyleri birleştiren tek bir bağ vardır.”

kişisel yıl sayısı nasıl hesaplanır

1 sayısı

Bir sayısı sembolik olarak herkesin ilk defada söyleyebileceği gibi TEK olanı, MUTLAK olanı sembolize etmektedir. İslam’da bir olan, tek olan Allah’tır. Allah sözcüğünün ilk harfi olan elif 1 şeklindedir ve ebcet hesabındaki değeri 1’dir. Bir sayısının bir başka özelliği de kendinden önce başka sayı gelmemesidir. Kendinden önce gelen sıfır hiçliği sembolize eder. Bir ise hiçliği takip eder ve diğer sayılar ondan türer. Burada Bir’in yaratıcılık işlevi de ortaya çıkar. Bu bağlamda Yunan alfabesindeki alfa (a) da başlangıcı temsil eder. İbrani alfabesindeki alef ise başlangıç olduğu gibi, bir inanışa göre diğer bütün harfler ondan türer. Bir sembolizmi üretkenlikte de ortaya çıkmaktadır. Ataerkil toplumlarda üreme sembolü olan fallus da 1 şeklinde sembolize edilir. Bazı yazarlar göre 1 ayakta duran insanı da sembolize etmektedir. Bir için başka sembol açıklamaları da vardır. Güneş de bir tanedir ve bu yüzden Mutlak Bir’in sembolü olarak Güneş de kullanılmıştır.

2 sayısı

İki sayısının sembolizminde akla gelen kuşkusuz evrendeki düaliteyi sembolize ettiğidir. İlk toplumlarda etraftaki en ulu kavramlar tekti ; Dünya, Güneş, Toprak Ana..gibi. Ancak erkeğin üremedeki rolünün ataerkil toplumlar tarafından ön plana çıkartılması evrendeki düailitenin de ön plana çıkmasına neden olmuştur. Dünya/öteki dünya , Güneş/Ay, Toprak Ana/Erkek Tanrı (Kybele/Attis gibi) düalite, hatta kadın/erkek, dişil/eril, sıcak/soğuk, gündüz/gece gibi ikilikler vurgulanmaya başlanmıştır.

3 sayısı

“Allah’ın hakkı üçtür”. Küçüklüğümüzden beri duyduğumuz bu söz üç sayısının kutsallığı hakkında gereken bilgiyi vermektedir. Hıristiyan toplumda yetişen biri ise kutsal üçlemeden bu sayının kutsallığına aşinadır. Üç sayısı eski toplumlarda gök-yer-yeraltı üçlemesi ile kutsaldı. Üçleme Mısır mitolojisinde İsis-Osiris-Horus şeklindedir. Yunan mitolojisinde ise bu Zeus-Poseidon-Hades (Gök ve yer-Deniz-Yer altı) şeklinde var olmuştur. Hristiyan inancında ise Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesine dönüşmüştür. (Bazı yerlerde Baba-Oğul-Meryem şeklinde). Bu üçleme İslam’da bazı mezheplerde Allah-Muhammet-Ali şeklinde görülmektedir. Üçlemenin bir sembolik yanı da kutsal birleşme ve doğan çocuktur , bir başka deyişle baba-anne ve çocuk da bir üçlemedir. Bir başka üçleme de Beden-can-ruh üçlemesi olarak gösterilebilir. Sayı olarak üç kendisinden önce gelen iki sayının toplamı olarak da (1+2=3) önemlidir. Üç sayısı sembolik anlamlarının bir bölümünü üçgen şekline de devretmiştir. Üçgen sembolizmi ile üç sayısının sembolizmi arasında benzerlikler vardır.

4 sayısı

Dört sayısının sembolizmi çok ilginçtir. Dört bir çok farklı şeyi ifade edebilir. Bir masayı gözümüzün önüne getirebileceğimiz gibi en sağlam denge dört ayak üzerinde olur. Bir çok hayvan da dört ayağı üzerinde durmaktadır. İnsan da emeklerken dört uzvu üzerinde emekler. Böylece dört sağlamlığı düşündürtmüştür. Dilimizde varolan “dört elle sarılmak”, “gözünü dört açmak” gibi deyimler de yapılan işin sağlamlığını belirtmektedir. Dört ayrıca dört temel yön ile de alakalıdır. Böylece etrafımızın dört parçaya ayrıldığını kabul edebiliriz. Aynen “Dünyanın dört bucağı” deyiminde olduğu gibi. Dört sayısı aynı zamanda dört elementi de (Ateş-Hava-Toprak_su) sembolize eder. Böylece dört, dünyanın yapı taşı olarak da yer alır. Hıristiyanlıktaki haç, dört İncil, İslam’daki dört büyük melek, dört halife bu sembolizmle alakalıdır.

5 sayısı

Beş genelde yaşadığımız dünyayı ve insanı sembolize eder. Teozoflara göre günümüzdeki insanlık beşinci kök ırktır. Beş, elimizdeki beş parmaktan dolayı da önemlidir. Eski mağara yerleşimlerine bakarsak insanların erleştikleri bölgelerde beş parmak izlerini de görürüz. Beş sayısı dört elementle de ilgilidir. Eski çağlarda dört elementi bir arada tutan bir beşinci elementin varlığı düşünülmüştür. Sembolizmde beş köşeli yıldız yaşamın sembolü olarak da kullanılmıştır. Beş vakit namaz, İslam’ın beş şartı, beş ile ilgili sembolizme örnek olarak verilebilir.

6 sayısı

Altı sayısının sembolizmi üzerinde düşününce kuşkusuz akla ilk gelen Süleyman’ın mührü olacaktır. İç içe geçmiş iki eşkenar üçgenden oluşan bu şekil altı köşelidir. Çok eski çağlardan beri kullanıldığı düşünülmektedir.Yukarı bakan üçgenin tekamül ederek tanrıya ulaşan ruhu, aşağıya bakan üçgenin ise toprağa dönüşü temsil ettiği düşünülmektedir. Bir başka açıklamaya göre ise yukarı çıkan ateşi ve aşağıya akan suyu sembolize etmektedir. Altı sayısı 3+3 ‘tür. Bir özelliği de 1x2x3 olmasıdır. 6 sayısının ayrıca bölenlerinin {1,2,3} toplamı da kendisine eşittir. Böylece altı mükemmel bir sayı olarak düşünülmüştür. Rabbin dünyayı altı günde yaratması da altının mükemmel olma özelliği ile alakalı olabilir.

7 sayısı

Yedi ile ilgili sembolizm her ana karşımıza çıkmaktadır. Yedi sayısı ile ilgili sembolizmin kökeninde eskiden yedi gezegen olduğuna inanılması vardır. Dünya sabit, bütün gezegenlerin onun etrafında döndüğüne inanıldığı için bu gezegenler Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Ay ve Güneş’tir. Eskiden her gezegenin bir gök katında olduğu düşünülmekte olduğundan “Göğün yedi katı” deyimi o günlerden kalmadır. Aynı şekilde “yukarıda olan aşağıda olanla aynı olduğu” için yerin de “yedi katı” vardı. Bazı ezoterik öğretilerdeki yedi basamaklı inisiyasyon da sembolik olarak göğün yedi katına ulaşmayı ifade etmektedir. Eskiden her gezegene bir kutsal gün olduğu için bir haftada yedi gün vardır. Haftanın günlerinden Pazartesi Ay, Salı Mars, Çarşamba Merkür, Perşembe Jüpiter, Cuma Venüs, Cumartesi Satürn , Pazar ise Güneş ile alakalıdır.

8 sayısı

Sekiz, yedi kat gökyüzü inancının bir uzantısı olsa gerek tanrı katını temsil etmektedir. İslam’da sekizin Cennet’i temsil ettiği de düşünülmüştür. Ayrıca sekiz cennet ve yedi cehennem olduğu inancı da bu sembolizmle alakalıdır. Hıristiyanlıkta ise gökyüzü tahtını sekiz melek taşır. Aynı inancın benzeri İslam’da da vardır. Sekiz aynı zamanda tutulan yolda sonuna gelmeyi de, mükemmelleşmeyi de ifade eder. Budizm’deki sekiz yapraklı lotus çiçeği de sekiz aşamalı bir sistemin sembolüdür.

9 sayısı

Dokuz eski sembolizm de bir bitişi göstermektedir. Zaten tek haneli sayıların sonuncusudur. Dokuz üçün karesi olduğundan da bir erişilen noktayı , tamam olmayı göstermektedir. Ancak dokuz sonun olduğu yerde başlangıcın da olması gibi başlangıcı da haber verir. Eskiden göğün dokuz katı olduğu inancı da yaygındı. Buna göre dünya + 7 yıldız katı + sabit yıldızların olduğu kat , dokuz kat etmekteydi. İlginç olan bir başka husus da eski Türk inançlarında da göğün dokuz katı olduğuna inanılmasıdır. Aynı inanç Meksika’da da vardır. Aztekler yerin dokuz kat altı olduğuna da inanmaktaydı.

10 sayısı

On en eski zamanlardan beri belki de ilk dört sayının toplamı olmasından ötürü mükemmelliği temsil ediyordu. (1+2+3+4=10) İki elin parmaklarının sayısı olması da tamlığı ve mükemmelliği gösteriyordu. Musa’ya gelen on emrin de bu sembolizmle alakası vardır. Ayrıca Zohar’da ifade olunduğu gibi evren on sözcükle yaratılmıştır. Mayalarda on sayısı bir destenin sonu olduğu için sonu da sembolize etmekteydi. Ancak her kültürde olduğu gibi bu bitiş aynı zamanda bir başlangıcı da göstermektedir.

Doğum sayısına göre kişilik testi

Numeroloji’de doğum sayısına göre kişilikler

Doğum sayısı 1

Özelikler: Yaratıcılık, bağımsızlık, özgünlük, ego, kendine düşkünlük. Bu insan doğal bir liderdir. Kendine yeterlidir ve hırslıdır. İş hayatında aşırılıklardan, hükmedici davranmaktan ve acelecilikten kaçınmalıdır.

Meslekler: Elektrik mühendisi, cerrah, büyükelçi, iş adamı, bilim adamı, araştırmacı, lider, kaptan.

Doğum sayısı 2

Özelikler: Sezgisel, iş birlik anlayışı, tasarım ve kavrama, aşırı duyarlılık, bağımlılık. Bu insan sevgi dolu, barış yanlısı, eleştirici ve ideal ortaktır. Detaylara gömülmekten ve yalnız kalmaktan kaçınmalıdır.

Meslekler: Turizmci, gazeteci, şarkıcı, dansçı, yazar.

Doğum sayısı 3

Özelikler: Sanatsal yetenek, sosyal kişilik, dostluk meyli, yüzeysellik, ziyankarlık. Bu insan dışa dönüktür. Hayatı ve eğlenceyi sever. Yaratıcı ve duyarlıdır. Rutinden hoşlanmaz. Kendine disiplin uygulamayı öğrenmelidir.

Meslekler: Öğretim üyesi, avukat, yargıç, büyükelçi, asistan, polis, felsefeci, bankacı, reklamcı.

Doğum sayısı 4

Özelikler: Pratiklik, yeniliğe açık kişilik, güvenilirlik. Sıkı bir çalışandır. Her şeyin başarılacağına inanır. İyi bir arkadaş ve candan olmayı öğrenmelidir. Güvenlik duygusunun aşırılığından sakınmalıdır.

Meslekler: Pilot, madenci, tekniker, modacı, mühendis, astrolog, öğretim görevlisi.

Doğum sayısı 5

Özelikler: Özgürlük, uyum kabiliyeti, gezginlik, değişkenlik, erotizm meyli. Cesur, yürekli ve ikna edici bir kişiliktir. Güzel şeylerden ve bunlara sahip olmaktan hoşlanır. Can sıkıntısından fazla etkilenir. Bunun aşırılığından sakınmalıdır. Kolayca amacından sapması olasıdır.

Meslekler: Mühendis, satış & pazarlamacı, muhasebeci, gazeteci, radyocu, televizyoncu, broker, emlak komisyonculuğu.

Doğum sayısı 6

Özelikler: Aşk, sorumluluk, anlayış, her işe karışmak, kıskançlık. Sıcakkanlı , koruyucu ve mutlu kişiliktir. Güvenilir ve sağlam yapıdır. Sevdiği insan için her türlü fedakarlığı yapar. Kendini aşırı kötümser hissetmekten ve başkaları tarafından istismar edilmiş duygusundan arınmalıdır.

Meslekler: Kuyumcu, mühendis, mimarlık, gıda müfettişi, roman yazarı, bürokrat, sanatçı.

Doğum sayısı 7

Özelikler: Ruhsallık, analitiklik, zeki, eleştiricilik, sır saklama ve gizlilik. Derin bir düşünürdür. Ruhsal algısı yüksektir. Eksantrik ve değişkendir. Soğuk ve mesafeli durmaktan kaçınmalıdır. Yalnızlıktan ve iyi şeylere sahip olamama duygusundan arınmalıdır.

Meslekler: Film sinema sektörü, seyahat acentesi, hostes, doktor, kimyager.

Doğum sayısı 8

Özelikler: Yöneticilik liderlik organizasyon yeteneği, Bilginin peşinden giden güçlü, maddi ve adil. Güçlü, kararlı ve sonuca giden kişiliktir. Para ve maddi konularda başarılıdır. Amacının karşısında gördüğü insanlar için duygusuz davranma meylinden arınmalıdır.

Meslekler: Oyuncu, mühendis, polis, belediye başkanı, siyasetçi müzisyen astrolog astronom.

Doğum sayısı 9

Özelikler: Sanatkar, hümanist, romantik, duygusallık, konfor, sezgili, duyarlı ve yaratıcı kişiliktir. Dünyaya kendini kanıtlamak için savaşır. Kötü alışkanlıklarından kurtulmak ve hayatın küçük detaylarından fazla etkilenmemek için çalışmalıdır.

Meslekler: Ceo, lider, polis, komutan, itfaiyeci, çocuk doktoru, bankacı, uçak mühendisi.

Doğum sayısı 11

Sezgi gücü, vatanperverlik, keşif yeteneği, duyarlılık, fanatik. Hayalci ve öngörülü kişiliktir. Sanatkardır. Bilinç üstü gelişmiştir. Çok gergin ve aşırı duyarlı olmaktan korunmalıdır.

Doğum sayısı 22

Pratik bir idealist, maddi alanda üstünlük, çabuk, zengin olabilen, saldırgan. Amacına bağlı ve pratik kişiliktir. Global düşünce tarzına sahiptir. Çok erken dünyaya gelmiş olmak duygusundan ve geleceğe fazla düşkün olmaktan sakınmalıdır.

NOT: Numeroloji sisteminde 1’den 9’a kadar sayılar ve bunlara ilave olarak sadece 11 ve 22 sayıları yer alır. Her sayının açıkladığı bir kişilik oluşumu vardır. 11 ve 22 sayılarına “Değişmez sayı” denir.

Kynak: indigo dergisi Dr. Şenay Yangel

Yılbaşıda Sevdiklerinize Işıl İpekçi’nin (0536 508 19 73)Tasarımı Olan Melek Kolyeleri Hediye Edebilirsiniz…

 

Işıl İpekçi dünya tatlısı şeker mi şeker bir insan.  Kendisini meleklere adamış ve bu muhteşem tasarımlar ortaya çıkmış. Bu muhteşem tasarımlardan  ben kendime Baş Melek Rafael ve Baş Melek Mikael’in olduğu kolye ve ayraçlardan aldım.
Peki sizin ihtiyacınız ne?
Hangi melek sizin şansınızı, yaratıcılığınız, güveninizi, bolluk ve bereketinizi arttıracak.
İşte tüm bunları öğrenmek için Işıl İpekçi’yi 0536 508 19 73’ten arayabilir ve sizi koruyup kollayacak meleklerinizi  sipariş edebilirsiniz. Ayrıca şimdi kaşkollara da takacak şekilde yeni melek tasarımları da geldi. Kaçırmayın…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Radyasyon Ne Kadar Kalıcı?

15591059_357226934644385_7304600169442331475_o1

Maruz kalınan radyasyon;

Diş röntgeninde 1 gün

Çene dahil, diş röntgeninde 7 gün

Çlft taraflı göğüs röntgeninde 12 gün

Mammogramda 7 hafta

Omurga röntgeninde 6 ay

Kafa tomografisinde 8 ay

Omurga CT Scande 2 yıl

Kolon CT Scanda 3 yıl

Tekrarlanan karın-batın CT Scan de 7 yıl

PET VE CT Scan bir arada yapıldığında 8 yıl boyunca vücudu terk etmiyor

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Otostop çektiği araçta, adını ‘Canım kızım’ koyduğu fotoğraf makinesini unutan 60 yaşındaki Ayşe Kurucu,

5850eecd0f254436106f56951

 

 

Otostop çektiği araçta, adını ‘Canım kızım’ koyduğu fotoğraf makinesini unutan 60 yaşındaki Ayşe Kurucu, sosyal medya kullanıcılarının seferberliğiyle makinesine ve onlarca ülkede çektiği fotoğraflarına kavuştu. Kendisine ‘Hür kız’ diyen Kurucu, gezdiği 25 ülkeyi anlattı.

Otostop çektiği araçta unuttuğu fotoğraf makinesini ulaştırmak için 5 ay boyunca aranan 60 yaşındaki Ayşe Teyze bulundu. Ayağı burkulduğu için Ayder Yaylası’nda Tülin Tezel Öztemel ve Emre Öztemel çiftinin aracına otostop çeken Kurucu, fotoğraf makinesini araçta unuttu. Makinenin içindeki fotoğraflara bakan çift, arabalarına aldıkları kadının tek başına dünya turunda çekildiği fotoğrafları görünce fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. Çift, uzun uğraşların sonucunda Ayşe Teyzeyi buldu ve İstanbul’dan İzmir’e gelerek fotoğraf makinesini teslim etti. Babasından kalan şehitlik maaşı ile kıt kanaat geçinen Ayşe Kurucu’nun maddi durumu, dünyayı gezmesine engel olmadı. Çevresinde yurt dışına gitmek isteyen çok sayıda kişiyi, tanıdığı tur şirketlerine yönlendiren, bu sayede indirimli olarak geziye çıkan Kurucu, geri kalan ödemeyi de kredi kartıyla yaparak bugüne kadar tam 25 ülke gezdi. Fotoğraf makinesine ‘Canım kızım’ kendisine de ‘Hür kız’ ismini takan 3 çocuk ve 6 torun sahibi Ayşe Teyze, karyolasının altında valizinin hazır olduğunu, İspanya, Japonya ve Çin’e de gitmek istediğini söyledi.

‘FENOMEN OLMUŞUM’

5850eec30f254436106f56931
Onu sosyal medya fenomeni haline getiren olayı anlatan Kurucu, “Temmuz ayında Ayder Yaylalarına geziye gitmiştim. Bir yere tırmana tırmana çıkınca ayağım burkuldu. Tur otobüsü de merkezdeydi. Biraz oturup dinlendim ancak ayağım acıdığı için bir çiftin aracına otostop çektim. Çok tatlı, genç bir çiftti. Sohbet ettik. İnerken fotoğraf makinemi unutmuşum. Otele gelince fark ettim ve içim acıdı. Makineye acımadım ama 15 yılda gittiğim onlarca ülkenin fotoğrafları vardı. Bir daha oralara gitme imkanım yoktu. O fotoğrafların manevi değeri yüksekti. Şimdiye dek fotoğrafları hiçbir yere de aktarmamıştım. Arabalarına bindiğim çift fotoğrafları internete vermiş ama benim bir hafta önce haberim oldu. Meşhur olmuşum. Fenomen olmuşum. Turdan tanıştığım bir arkadaşım internette görünce benim numaramı Tülin Hanımlara vermiş. Beni o şekilde buldular ve makinemi getirdiler. Onlar benim ikinci çocuklarım oldu. Onları çok sevdim. Makinemi getirdikleri için çok mutlu oldum, çok şaşırdım. O makine benim arkadaşım gibi. Bir sürü hatıramız var” dedi.
İLK ÖNCE HAC, SONRA ONLARCA ÜLKE
Gezmeyi çok sevdiğini ve bugüne dek 25 ülke gezdiğini belirten Kurucu, gezgin olma hikayesini ise şu sözlerle anlattı:
“Hacca gitmeyi çok istiyordum ama maddi durumum iyi değildi. Bir tanıdığımın damadının tur şirketi varmış. Beni onunla tanıştırdı ve Hacca gittim. Tur şirketi sahibi Ahmet Bey ile irtibatımı hiç kesmedim ve onun sayesinde bir sürü şirketle tanıştım. Çevremde yurt dışına gitmek isteyenleri o şirketlere yönlendiriyorum ve bana indirim yapıyorlar. Geri kalanı da kredi kartına taksitle gidiyorum. Çevrem de beni destekliyor. Gezerken bir sürü arkadaş edindim, yeni yerler gördüm, kültürleri tanıdım.”
Suriye’den Singapur’a, İtalya’dan Rusya’ya, Tibet’ten Hindistan’a kadar pek çok ülkeye giden Ayşe Kurucu, tur şirketleri ile gezdiği için dil problemi yaşamadığını, gezi sırasında tanıştığı kişilerle birlikte gezdiğini söyledi. Gittiği ülkelerden en çok Singapur ve Dubai’yi beğendiğini kaydeden Ayşe Kurucu, “Bir kere Singapur’da kayboldum ama giderken yürüdüğüm yoldaki tabelalara, binalara bakarım. Otelin adresini taksiciye verdim ve otele geri dönebildim” diyerek gezileri sırasında pek çok macera yaşadığını belirtti.
Gençlere ve yaşıtlarına seslenen Ayşe Kurucu, “Gençler evde oturmasın. Hayat bir kere verilmiş bir sermaye. Hayat dondurulmaya gelmez. Hayat akıp gidiyor. Elim ayağım tuttuğu sürede niçin yaşamayayım? Çocuklarım küçükken fırsatım olmuyordu ama şimdi hür kızım. Sırtıma çantamı atıp geziyorum. Valizim karyolanın altında hazır bekliyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Hürriyet

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mandalina Kabuğunun İçine Zeytin Yağı Damlattı – Sonucu Görünce Gözlerinize İnanamayacaksınız |

 

Gündüzler kısalıp geceler uzarken yakacağınız bir mum içinizdeki karamsarlığı söküp alacaktır.

Yılbaşında bundan güzel ev yapımı bir süs bulamazsınız.

İlk gördüğümde çok şaşırdım. Çünkü mandalina kabuğuyla mum yapılabileceğini bilmiyordum. Kulağa tuhaf gelse de yapımı çok kolay ve çok estetik görünüyorlar.

Yılbaşı gecesine şimdiden hazırım!

1- Mandalinanın kabuğunu yarı yarıya kesin.

2- Şimdi de kabuğu koparmadan dikkatlice çıkarın.

3- Şimdi de mandalinanın liflerini fitil olarak kullanacağız. Lifleri ortaya doğru çıkartın ve mandalina kabuğunun içini zeytin yağı ile doldurun.

4- Şimdi de mandalina kabuğunun diğer yarısını kullanacağız. Bu kabuğu, mum olarak kullanacağımız kısmın üstüne koyacağız. Bizim yaptığımız gibi yıldız şekli yapabilir veya istediğiniz bir şekil yapabilirsiniz.

5- Mandalina kabuğu zeytinyağını emdiyse doğal mumunuz hazır demektir. Hemen doğal fitilimizi yakabilirsiniz.

6- Şimdi de şekil çizdiğiniz diğer mandalina kabuğunu, mum olarak kullanacağınız mandalina kabuğunun üstüne koyun. Bakın ne kadar tatlı gözüküyor!

Mumları kullanırken dikkatli olun. Güvenli bir yerde yakın ve gözünüz doğal mumlarınızda olsun.

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim…

 

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

Siirt’e yolumun ikinci defa düşmesi bu. İlki leopar araştırması içindi, bu kez ise fotoğraf editörümüz Sebati Karakurt ile birlikte bir kelebek ve bir insan hikâyesi için düştük yollara.

Kentin girişinde bizi batıdaki illerin aksine ‘Hoş geldiniz’ tabelaları yerine ağır silahlı zırhlı araçlar eşliğinde güvenlik görevlileri, caddelerinde sadece erkeklerden oluşan kalabalık, meydanında ise Nihat Kaymaz karşıladı. İriyarı ve sert görünümlü insanların içten gülümsemesi ekstra mutluluk yarattığından olsa gerek, Kaymaz’ın bizi görünce gülümsemesi ve sıcak karşılamasıyla keyfimiz yerine geldi.

Kısa bir hoşbeşten sonra “Bu sabah belediyeye kayyım atandı. Şehir biraz gergin. Kelebeklere gidelim” diyor ‘Nihat Abimiz’. Onun ön camı çatlak, sarı, eski model taksisiyle çıkıyoruz yola. Görkemli dağlara ve derin vadilere doğru kıvrıla kıvrıla giden yolda ilerlerken, bir yandan da sohbet ediyoruz.

 

‘BANA BÖCEKÇİ DİYORLAR’

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

Kelebek fotoğrafları Nihat Kaymaz’a ait. Kaymaz, bunları Siirt’te çekti.

Nihat Kaymaz, taksicilik yaparak günde ortalama 30 ile 50 lira arasında para kazanıyor. Bu parayla biri üniversitede, biri lisede, biri sekizinci sınıfta, diğeri henüz okula başlamamış olan dört çocuğuna bakıp, ev geçindiriyor. O anlatırken aklımdan plazalar, alışveriş merkezleri geçiyor… “İşimi çok seviyorum” diyor. Ve ekliyor:  “Çünkü beni doğaya götürüyor. İlçelere ya da köylere yolcu götürmek benim için kelebek fotoğrafı çekmek, doğada olmak demek. Taksi olmasa kelebek çekemem, kelebek çekemezsem de mutlu olamam” diye ekliyor içten bir gülümsemeyle.

 

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

 

Resim çizermiş önceleri makinesi yokken. “Senden başka buralarda bu işlerle uğraşan var mı?” diye soruyor fotoğrafçı arkadaşım Sebati Karakurt. “Buralarda pek kimse sanatla uğraşmaz. Makinem sürekli yanımda ama yine de şehirde dalga geçtikleri için çıkarıp onunla fotoğraf çekmiyorum. Bana böcekçi diyorlar” şeklinde  cevap veriyor.

Tek zorluk bu da değil onun için. Ama yılacak, pes edecek bir insan olmadığı belli. Kelebek peşinde kâh girilmesi tehlikeli ve yasak yerlere girdiğini, kâh bir kelebeği kurtarmak için kendini yolun ortasına attığını söylüyor. “Bilsem ki mayınlı bölgede daha önce görmediğim bir kelebek var, giderim valla” diyor yüzünde emin bir ifadeyle. O konuşurken Botan Çayı’nın dağları ayırdığı vadiye iniyoruz. O anlatıyor, biz dinliyoruz:

 

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

 

“Burada 17 tane baraj yapıyorlar. Kelebeklerin yaşadığı yerlerin hepsi su altında kalacak. 17 baraj nedir be abi!” derken gövdesini ön cama doğru eğerek dirseklerini arabanın direksiyonuna dayıyor ve uzaklara dalıyor. Kısa bir sessizlikten sonra yeniden doğrularak ekliyor: “Vallahi çok uğraştım bu kadar çok olmasın diye.”

Nihat Kaymaz şimdiye kadar Siirt’te 70 farklı türden 3000 kelebeğin fotoğrafını çekmiş. Hedefinin 100 tür olduğunu söylüyor. Bunların bazıları ise yaşadığı bilinen ama bugüne kadar kimse tarafından görüntülenemeyenler. “‘Dicle Güzelikelebeğinin peşindeyim. Ne zaman nerede göreceğimi biliyorum ama henüz tanışmadık. ‘Pakistan Zıpzıpı’ da öyle. Onu bu yıl çok aradım. Önümüzdeki yıl bulacağım. Ah bir de şu güvenlik sıkıntısı olmasa. 40 yıldır süren gerginlikten bıktım, yıldım. Güzellikler doğada. Ben de onların peşinden gidiyorum. Barış zamanı her yere gidebiliyordum.
Ne güzeldi…”
diye içleniyor.

 

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

 

Botan Çayı’nın kenarına iniyoruz arabayla. “İşte burası benim kelebek bankam” dediği yere park ediyoruz. Beyaz öncü kelebeğini iki gün önce burada çektim” diyor bagajdan fotoğraf makinesini alırken. Daha ilk adımlarda ‘Mezopotamya Kolotisi’ kelebeğine denk geliyoruz. Koca adam birden çocuk gibi neşeleniyor. O, kelebeğin; Sebati Karakurt, onun fotoğrafını çekiyor. Bir yandan da anlatıyor:

“Kelebek peşinde çektiğim fotoğrafları gören arkadaşlar ‘Burası neresi?’ diye soruyorlar. Fotoğraftaki yerin her gün geçtiği yolun üst tarafı olduğunu söylediğimde ise çok şaşırıyorlar. Kelebekler sayesinde buraları en iyi bilenlerden biri benim. Beni kelebekler gezdiriyor…”

 

FOTOĞRAF MAKİNESİNİ ÖĞRETMEN ARKADAŞI HEDİYE ETTİ

Nihat Kaymaz: Taksici olmasaydım kelebek çekemezdim

 

Nihat Kaymaz, “Çocuğumdan çok seviyorum” dediği can dostu öğretmen Hakim Çelik’in hediye ettiği fotoğraf makinesini yanından hiç ayırmıyor. Zaten fotoğrafçılığa da o sayede başlamış. Kelebeklere ve fotoğrafa olan tutkusunu, “Fotoğraf, hele de kelebek  çekmediğim gün strese giriyorum, gergin oluyorum. Ama kelebek çekmişsem de o gün dünyanın en mutlu adamıyım” diye anlatıyor.

Kaynak: kelebek…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2017 yılında burcunuza göre öğretiniz, şifreniz, renk ve kristaliniz ne?

2017 yılında burcunuza göre renk ve kristaliniz ne?

2017 yılında burcunuza göre renk ve kristaliniz ne? Yıl boyunca her burca özel enerjinizi doğru kullanmanız için şifreleriniz ne?

Dr. Astrolog Şenay Yangel analizi

Yeni bir yılı karşılarken her birimizin yönetici gezegenine göre o anın gezegensel enerjilerinin yansımasıyla ruhsal ve bedensel enerjimizi yükseltecek renk ve kristalleri tercih etmeliyiz. Uygun renkleri kıyafetlerimizde yoğun olarak kullanmalı doğal kristallerimizle de enerjimizi güçlendirmeliyiz.

Ruhsal bedenimizdeki 7 çakra

Renkleri insanoğlu çok eski çağlardan beri kullanmaktadır. İnsan bedeninde 7 enerji merkezi vardır. Bedenimizde 7 chakra vardır. Sanskritçe çakra sözcüğü “Tekerlek”, “Çark” veya “Halka” demektir. Enerjetik açıdan ise çakra “girdap” anlamına gelmektedir. Enerji merkezi olan Çakra enerjetik bedende halka şeklindedir ve enerji çakra halkasının üzerinde bir girdap gibi dönmektedir.

Ruhsal bedenimizdeki 7 çakra

Bunun yanı sıra çakra, iç yaşam enerjisinin döner merkezi, iç enerji kanallarının buluştuğu, enerjinin bedene girip çıktığı ve farklı enerji düzeylerine dönüştürüldüğü bir kesişme noktasıdır. Her chakra negatif ya da pozitif titreşimleri çeken özel bir renge bağlıdır. Astrolojik olarak ta gezegen ve burçlarımıza ithaf edilmiş renkleri kullandığımızda, Kişi daha dengeli mutlu ve huzurlu olacaktır. Renklerle birlikte kristallerimizi kullanmamız da bu etkiyi kuvvetlendirecektir. Renkler ve kristallerin insanlar üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri bir çok bilim insanı tarafından araştırılmıştır ve insan üzerinde etkili oldukları bilimsel olarak ta ispatlanmıştır.

koç burcu astroloji

Koç burcu

Renk: Kırmızı

Kırmızı; Sizleri harekete geçirerek değişim enerjisine zorlanmadan ayak uydurabilmeniz için sizleri destekleyecek. Duygusal anlamda ise mutluluğu, azim ve kararlılığınızı arttırır.

Yılın Şifresi: Zümrüdü anka kuşu gibi küllerimden yeniden doğuyor sabrımın emeğimin sevgimin mükafanı yaşamdan alıyorum.

Kristaliniz: Zultanit

Zultanit astroloji burçlar kristal taş

Öğretiniz: Uyan fark et şükret et inan.

boğa burcu astroloji

Boğa burcu

Renk: Yeşil

Yeşil; Umudu, yeniliği, gençleşmeyi ve yeniden canlanmayı tüm ruhunuza yansıtacaktır. Paylaşım ve uyumun rengidir.

Yılın Şifresi: Beni ben yapan değerlerimi seviyor ve sahip çıkıyorum. Sağlık bilgelik şans en yüce hali ile benimle birlikte.

Kristaliniz: Altın Topaz

Altın Topaz astroloji burçlar

Öğretiniz: Her bir zerrenle yenilen şifalan güven başarı seninle.

ikizler burcu astroloji

İkizler burcu

Renk: Gold / Altın

Altın sarısı ‘’GOLD’’, Ruhsal aydınlanmanızı sağlayacağı gibi üretim ve verimliliğinizi artırır. Yaşama sevincinizi yükselterek hedeflerinize kararlılıkla gitmenize yardımcı olur. Bilgi ve bilgeliği ifade eder. İş hayatında başarılı olmanıza katkıda bulunur.

Yılın Şifresi: Sorumluluk alıyor hayat yolunda cesur adımlarla ilerleyerek hakkım olanı alıyorum.

Kristaliniz: Kalsedon

Kalsedon astroloji burçlar

Öğretiniz: Özünde ki güzellikleri yenilerek yaşamına yansıt.

yengeç burcu astroloji

Yengeç burcu

Renk: Mor

Mor; Zenginliği, asalet, lüks ve ihtişamını yansıtır sizlere. Ruhsal enerjinizi arttırarak yeteneklerinizi hayallerinizi hayata geçirmenize yardımcı olur.

Yılın Şifresi: Ruhumu bilgi ile eğitiyor geçmişi affediyor yenileniyor sevgiyi aşkı yaşamıma davet ediyor inanç ile kabul ediyorum…

Kristaliniz: Ay taşı

Ay taşı astroloji burçlar

Öğretiniz: Şifa seninle ruhuna bedenine iyi bak.

aslan burcu astroloji

Aslan burcu

Renk: Turkuaz

Turkuaz; Ruhunuzun özgürleşmesine yardımcı olur. Kendinizi güçlü huzurlu hisseder yükselen enerjinizle mücadele gücünüzü kazanırsınız.

Yılın Şifresi: Zayıf yönlerimi geliştiriyor hatalarımı kabullenip yaşadıklarımın olgunluğu ile aşka emeğe dostluğa değerlerime sahip çıkabilmenin mucizelerini yaşıyorum.

Kristaliniz: Zultanit

Zultanit kristali astroloji burçlar

Öğretiniz: Dünle yarışma anda kal yeteneklerine güven.

başak burcu astroloji

Başak burcu

Renk: Fuşya

Fuşya; Ruhsal anlamda sizlere canlılık vereceği gibi aşk hayatınızda oluşturduğunuz blokajlarınızı aşmanıza yardımcı olur.

Yılın Şifresi: Her doğan günle yenileniyor ruhumu bedenimi şifalandırıyor doğru kararlar alıyor ve uyguluyorum.

Kristaliniz: Yeşil Peridot

Yeşil Peridot astroloji burçlar

Öğretiniz: Özgürleş akışta kal ve anın getirdiklerini fark et.

terazi burcu astroloji

Terazi burcu

Renk: Siyah

Siyah hakimiyeti, kararlılığı dönüşüm ve irade gücünüzü ortaya koymanıza yardımcıdır.

Yılın Şifresi: Korkularımı hatalarımı pişmanlıklarımı dünde bırakıp anı tüm zenginliği ile yaşamayı seçiyorum.

Kristaliniz: Akuamarin

Akuamarin astroloji burçlar

Öğretiniz: Sev hayatı işini sahip olduklarını sev ve vazgeçme.

akrep burcu astroloji

Akrep burcu

Renk: Turuncu

TURUNCU, Dışa dönük olmanızı ikili ilişkilerinizde iletişim ve uyumu sağlamanıza yardımcı olur ve sosyal ilişkilerinizi kuvvetlendirir. Maddi konularda şans getirir. Ruhunuzun özgürleşmesine yardımcı olur.

Yılın Şifresi: Kendimi seviyor sürekli gelişmeyi seçiyorum sevgi ile emek veriyor maddi manevi zenginliklere erişiyorum.

Kristaliniz: Obsidyen

Obsidyen astroloji burçlar

Öğretiniz: Affet kendinide geçmişide.

yay burcu astroloji

Yay burcu

Renk: Pembe

Pembe ve Pudra rengi iletişiminizi kuvvetlendirmenize ve kendinizi doğru sözlerle ifade etmenize yardımcı olur. İş hayatınızda maddi konularda rahatlamaları getirirken aradığınız huzuru bulmanıza ruhsal olarak içinde çıkamadığınız konuların’ da farkına varmanızı sağlar.

Yılın Şifresi: Şikayet etmiyor mücadele ediyorum. Şükrediyor paylaşıyor her ana sevgi emek yüklüyor karşılığını aşk ile alıyorum.

Kristaliniz: Aragonit

Aragonit

Öğretiniz: Aşka ve kalbinin verdiği mesajlara inan.

oğlak burcu astroloji

Oğlak burcu

Renk: Saks Mavisi

Duygusal anlamda mutluğu aşkınız ve ilişkinizde sorunları aşmanız için gerekli olan azim ve kararlılığınızı arttırır. Ruhunuzun tüm saflığını özel hayatınıza yansıtmanıza ve aşkta saflığı duruluğu bulmanıza yardımcıdır. Düşünce gücünüzü kuvvetlendirir.

Yılın Şifresi: Tüm hastalıklı düşüncelerimden ruhsal ve bedensel hastalıklarımdan arınıyorum. Şifa enerjisi benimle birlikte hayatımda yeni bir sayfa açıyor başarı ile aşk ile büyüyor gelişiyorum.

Kristaliniz: Mavi Topaz

Öğretiniz: Her doğan günle yenilen sevgini sahiplen.

kova burcu astroloji

Kova burcu

Renk: Çivit Mavisi

Soğukkanlılığınızı, asaletinizi, masumiyetinizi istikrarınızı ve bunun devamlı olmasına yardımcı olur. Huzur ve güven duygunuzu harekete geçirir. Düşünce gücünüzü kuvvetlendirir. Mavi aradığınız huzuru bulmanıza ruhsal olarak içinde çıkamadığınız konuların farkına varmanızı sağlar.

Yılın Şifresi: Kendime güveniyorum güvensizliklerin yorgunluğundan arınıyor seviyor seviliyor yarım kalan her şeyi aşk ile tamamlamayı seçiyorum.

Kristaliniz: Topaz

topaz kristal astroloji

Öğretiniz: Yenilen ve geçmişle savaşmayı bırak.

balık burcu astroloji

Balık burcu

Renk: Mor

Mor; Bilinçaltında yatan problemlerinizin çözülmesine katkıda bulunur. Söylemek isteyipte söyleyemediklerinizi ifade edebilme gücünü özel hayatınıza yansıtmanıza ve aşkta saflığı duruluğu bulmanıza yardımcıdır.

Yılın Şifresi: Hayattan korkmuyor akışa ayak uydurmayı seçiyorum. Tekrarlardan uzaklaşıp yenilikleri deneyimliyorum..

Kristaliniz: Zirkon

zirkon kristali burçlar

Öğretiniz: Sahip oldukların için şükret.

Tüm insanlık için dünyamız ve ülkemiz için dürüstlüğün kardeşliğin iyiliğin paylaşmanın öneminin arttığı yalanların savaşların zulmün son bulduğu insani değerlerimize sahip çıktığımız hastalıkları acıları korku ve kaygıları ardımızda bırakabildiğimiz uyanış, barış ve sevgi yılı olsun 2017 hepimiz için mutlu yıllar.

Kaynak: indigo dergisi Astroloji: 2017 yılında burcunuza göre renk ve kristaliniz ne

Dr. Astrolog Şenay Yangel

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Westworld yayınlandığı ilk günden beri tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Hatta sosyal medyayı salladı desek yeridir!

Gizemin doruğa ulaştığı, bilimkurgunun gerçeğe aşırı yakın hissettirdiği, her bölümüyle ayrı ayrı beynimizi yakan dizi, geçtiğimiz günlerde muhteşem bir sezon finali yaptı. Bize de ikinci sezonu heyecanla beklemek kaldı.
2016’nın tartışmasız en iyi dizisi olan ve içinden çıkılmaz bir hikayeyi son derece tutarlı ve anlaşılır şekilde sunan Westworld, yayınlandığı günden beri dillerden düşmedi.
Hal böyle olunca diziyle ilgili pek çok teori ortaya atıldı. Fakat bir tanesi vardı ki işte o akıl almaz teori doğru çıktı! 🤓

Reddit’te ortaya atılan bu teorinin adı: Çoklu Zaman Teorisi!

 

Hal böyle olunca diziyle ilgili pek çok teori ortaya atıldı. Fakat bir tanesi vardı ki işte o akıl almaz teori doğru çıktı! 🤓

Teoriyi açıklayan bir de video yapılmıştı. Bu teoriyi birazdan sizlere açıklayacağım ama videoyu (İngilizce dilinde) izlemek isterseniz bu linke tıklayabilirsiniz.

Eğer ilk sezonun tamamını hala izlemediyseniz, izleyip devamını öyle okumanızı öneriyorum.
Peki nedir bu çoklu zaman teorisi?

Kafa karıştıran bir kurgu ile farklı zamanlarda geçen sahneleri peş peşe koyarak aynı zamanda geçiyormuş havası yaratmak.
Yani bu ne demek?
Aslında dizide gördüğümüz sahnelerin bir kısmı şimdiki zamanda geçerken bir kısmı da bundan çok daha önceki bir zamanda yani geçmişte geçiyor. Fakat dizide peş peşe verildiği için farklı zamanlarda olduğu anlaşılmıyor.
Gelelim bu akıl almaz teorinin iddialarına…

Hazırsanız başlıyoruz.
1. Dizideki iki ayrı zaman çizgisi arasında en az 30 yıl kadar uzun bir süre olduğu iddia ediliyor!

Buradan sonrası için gösterilen sahnelerin hangi zamanda geçtiğini anlamak için çerçeve renklerine dikkat etmelisiniz: Mavi çerçeveyle gösterilen görüntüler şimdiki zamanı temsil ederken, pembe çerçeveyle gösterilenler ise geçmiş zamanı temsil ediyor.
2. Parkın misafirlerinden olan ve birlikte gezen William ve Logan geçmiş zamandalar.

O zamanlar ikili hakkında bildiğimiz tek şey, William’ın Logan’ın kız kardeşi Juliet ile evlenmek üzere olduğuydu.
3. Maeve, Ted, Siyah Şapkalı Adam ve tanıdığımız Westworld çalışanlarının hepsi şimdiki zamandalar.

Çünkü bu karakterlerin birbirleriyle karşılaştıklarını hiç görmedik!
4. Tüm karakterlerin karşılaştığı sadece iki kişi var: Dolores ve Clementine

Çünkü Dolores ve Clementine parkın en eskilerden. Bu nedenle, hem geçmiş hem de şimdiki zamanda onları görüyoruz.
5. Geçmişteki Westworld logosu ile şimdiki zamanda görünen logo birbirinden farklı.

Hatta şimdiki zamanda çalışanların, tesisin -83. katındaki soğuk hava deposuna girdiği sahnelerde eski logoyu görmek mümkün.
Bu da teoriyi oldukça güçlendiriyor.
6. Geçmiş zamanda ordu görevlileri orduya alım yapmak için çalışırken şimdiki zamanda şerif ve yardımcıları ödül oyunu için kelle avcılarını topluyorlar.

7. Clementine, geçmişte Mariposa Salonu’nun tek ev sahibiyken şimdiki zamanda yanında bir de Maeve var.

8. Dolores’in düşürdüğü konserve kutuları birbirinden farklı.

Geçmiş zamanda konserve markasının adında boşluk varken, şimdiki zamandakinde yok. Ayrıca geçmişte düşen kutuyu William alırken, şimdiki zamanda bunu yapanın Teddy olduğunu görüyoruz.
9. Aynı sahneler, farklı kişiler ve detaylarla iki zaman diliminde de gerçekleşiyor.

Bu omuz atma sahnesi gibi… Geçmiş zamanda William’ın başına geldiğini gördüğümüz bu sahne, şimdiki zamanda Ted’in başına geliyor. Bu durum aynı kurgunun farklı iki zamandaki yansıması gibi…
10. İki ayrışık zaman çizgisi olduğu için Lawrence karakterinin iki farklı atanmış hikayesi ve rolü var.

Soldaki sahnede Lawrence’ın William ve Dolores ile ilk karşılaşmasını görürken, sağdaki sahnede ise onu Siyah Şapkalı Adam’ın tutsağı olarak görmüştük.
11. Ve gelelim teorinin en akıl almaz iddiasına: Siyah Şapkalı Adam, William’ın ta kendisi!

30 yıldır bu parka geldiğini biliyoruz ve Dolores ile takıntılı olduğunu da gördük.
İşte bu çılgın teori her şeyiyle doğru çıktı!

Teoriyi bilen biri olarak son 4-5 bölümü bu umutlarla izledim. Siz yine iyisiniz. 🙃

Kaynak: liste liste

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »