Parmaklarınızın Şekli Kişiliğinizi Belirliyor!

parmak-tipi[1]

 

Bir insanın sadece ellerine bakarak o kişi hakkında birçok şey söyleyebilirsiniz. Peki parmaklar? Hakkımızda bizim tahmin ettiğimizden daha fazla şeyi ortaya çıkarabilirler. Biz de şimdi sizlere parmaklarınızın şekline bakarak kim olduğunuzu söyleyeceğiz.
Kendi Parmak Tipinizi Seçin

A) Düz Parmaklar
Eğer ki parmaklarınızın şekli düz ise; siz genellikle güçlü ve dirençli insanlarsınız. Bağımsızlığınıza düşkün ve duygularınızı içinizde yaşamayı, duygularınızı insanlara göstermemeyi tercih eden kişilerdensiniz ama aynı zamanda oldukça duygusal ve hassassınız. Ve tabi ki sevgiyle dolu kocaman bir kalbiniz var.
B) Sivri Parmaklar
Eğer ki parmaklarınızın şekli sivri ise; genellikle siz yaratıcı ve sadık bir kişiliğe sahipsiniz. Bir kere bir insana kalbinizi verirseniz bütün ilginizi o kişilere yönlendirir ve asla onların güvenlerini kırmazsınız. Bir şeye kendinizi gerçekten adarsınız. Öyle ki kendinize bir hedef koyarsınız ve bu hedefe ulaşana kadar hiçbir şey sizi durduramaz. Bazen de kendinizi bu kadar adadığınız insanlar tarafından kırılmak veya incitilmek en büyük korkunuz haline gelir.
C) Büyük Eklemli Parmaklar
Eğer ki parmaklarınızda bulunan eklemler büyük ve daha belirgin ise genellikle keyfinizi kaçıran ne varsa ondan çabucak kurtulmayı biliyorsunuz. Genellikle meydan okumaları kabul etmiyorsunuz. Kendi yaşam alanınızın dışına çıkmaktan pek hoşlanmıyorsunuz. Etrafınızdaki insanların düşündüklerine karşı her zaman saygılısınız. Başkalarını taklit etmekten hiç hoşlanmazsınız. Hassas bir ruhunuz var ve insanları incitecek ya da kıracak şeyler yapmadan iki kere düşünürsünüz.

Kaynak: filoji

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu sorunun yanıtını 1000 kişiden 1’i biliyor!

 

Matematiğinizin ne kadar iyi olduğunu düşünüyorsanız önce bu soruyu yanıtlamanızda fayda var. Sayı dizilerinden oluşan bu zekâ testi, interneti kasıp kavuruyor.

Testi hazırlayan ekip, 1000 kişiden yalnızca 1 kişinin ikinci muhtemel sonucu çıkarabildiğini söylüyor. Peki siz ne yaptınız? 1000’de 1’in içinde misiniz, yoksa siz de herkes gibi misiniz?
Sıra çözümde;

1- Normal kişilerin yanıtı
Çoğu insan ilk dizide 1 ile 4’ü toplayarak 5 sonucuna ulaşıyor.
Akabinde ikinci dizedeki 2 ile 5’i topluyor ve çıkan sonucu ilk dizinin toplamı olan 5’e ekleyerek 12 sayısını buluyor.

Çoğunluk aynı süreci üçüncü diziye de uyguluyor ve 3 ile 6’yı topluyor ve çıkan 9 rakamı yukarıdaki dizinin sonucu olan 12’ye ekliyor. Yani 9 artı 12 eşittir 21.
Son dizide ise 8 ile 11’i toplayıp 19 sonucuna ulaşılıyor ve önceki dizinin sonucu olan 21’e eklenip 40 bulunuyor.

2- Zekilerin yanıtı
Testi hazırlayanların iddiasına göre; bu çözüme 1000’de 1’in içine giren zeki insanlar ulaşıyor.
Elbette 1 ile 4’ü topladığımızda 5 sonucu çıkıyor. Ancak zeki insanlar 5 sonucuna 1 ile 4’ü çarpıp 1 ekleyerek ulaşıyor.

Bu formülü ikinci dizi için de uyguladığımızda, 2 ile 5’i çarpıp 2 eklememiz gerekiyor. Böylece 12 sonucu çıkıyor.
Ve üçüncü dizi için 3 çarpı 6 eşittir 18. Formülü uygulayıp 3 daha eklediğimizde hesap tutuyor ve 21 çıkıyor.

Son ve alternatif cevaba ulaşmak için 8 ile 11’i çarpıyoruz. Zekiler yukarıdaki formülü devreye sokup 88’e 8 daha ekleyip 96 çıkarabiliyor.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İnanılmaz Doğru – Bu Resimde Gördüğünüz İlk Hayvan Kişiliğinizi Ele Veriyor…

hayvan-testi[1]

Yukarıdaki resime baktığınız ilk anda hangi hayvanı görüyorsunuz?
Bu resim aslında katmanlar halinde iç içe geçmiş birden fazla hayvanın resmi ile oluşturulmuş bir kolaj. Bu çok katmanlı resme ilk bakıldığı anda herkes farklı bir hayvan görüyor.

İlk gördüğünüz hayvanı not ettikten sonra resimdeki diğer hayvanlarıda ayırt etmeye çalışın. İlk gördüğünüz hayvan baskın karakteriniz olmak üzere, sırayla gördüğünüz diğer hayvanlar sizin kişiliğinizi oluşturan etmenler hakkında bilgiler vermekte. Peki bu gördüğümüz bu hayvanlar ne anlama geliyor? Yukarıdaki resmi iyice incelediyseniz sonuçlara göz atabilirsiniz;
1. At
Eğer yukarıdaki resime ilk baktığınızda aşağıdaki gibi bir at gördüyseniz, özgür ruhlu ve bağımsızlığına düşkün bir kişiliğe sahipsiniz. Ayrıca atın bir diğer enteresan özelliği ise, güçlü bir karakterin temsilcisi olmasına rağmen aynı zamanda duygusal bir içgörüye de işaret etmesidir. Yani hem güçlü hem duygusal bir karaktere sahipseniz ilk olarak at görme ihtimaliniz oldukça yüksek.

 

2. Kuş
Resimde ilk olarak kuş görüyorsanız, dışa dönük ve kendini iyi ifade edebilen bir yapıya sahipsiniz. Kuş genellikle iyi iletişim ile ilişkilendirilir, resimde öncelikli olarak bir kuş gördüyseniz düşüncelerinizi iletme konusunda yeteneklisiniz.

3. Yunus
Eğer resimde ilk olarak bir yunus gördüyseniz yaratıcı bir zekaya sahipsiniz. Yunus yaratıcılık ve zeka ile ilişkilendirilen bir hayvandır. Sağ beyin odaklı bireyler ilk olarak yunus görme eğilimindedirler. Yunus ayrıca sanatsal yetenekle de ilişkilendirilir. İlk olarak yunus gördüyseniz sanatla ilgili eğilimleriniz olması gayet muhtemel.

 

4. Ördek Yavruları
Bu resimde ilk olarak ördek yavrularını görmek oldukça zor. Genel ortalamanın bu ördek yavrularını resim için görebilmeleri 30 saniyeden uzun sürüyor, kimileri ise hiç göremiyor. Eğer ördek yavrularını gördüyseniz, detaycı, planlı ve düşünerek hareket eden bir yapıya sahipsiniz.

5. Ayı
İlk olarak ayı gördüyseniz ya da ayı ilk gördüğünüz hayvanlardan arasındaysa kararlı ve güçlü bir yapıya sahipsiniz. Ayrıca ayı doğuştan gelen bir liderlik yeteneği ve yırtıcılık ile eşleştirilmiştir.

6. Köpek Yavrusu
İlk gördüğünüz hayvanlardan biri köpek yavrusu ise zarif ve diğer insanları düşünen bir yapıya sahipsiniz. Köpek yavrusu gören insanlar genellikle diğer insanların haklarını savunma konusunda öncüdürler. Bu resimde görülmesi en zor hayvanlardan biri olan köpek yavrusunun temsil ettiği değerlerinde toplumda en zor rastlanılan şeyler olması gerçektende manidar…

Kaynak: Filoji.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Nefis Bir Refloksoloji Haritası…

IMG_6427

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

125 Yıllık Kişilik Testi: Bu Çizimde Gördüğünüz İlk Hayvan Karakterinizi Ele Verecek

ördek-ve-tavşan-1[1]

 

 

1. Ördek

Yukarıdaki resimde kırmızı ile yuvarlak içine alınmış kısmı gaga olarak düşündüğünüzde bu resimde ilk olarak bir ördek göreceksiniz. Araştırmacılar resimde ilk olarak ördek görenlerin problem çözme konusunda daha önce denenmiş ve kesin yollara başvurduğunu ortaya çıkardı. İlk olarak ördek görenler ayrıca daha kurallı ve sorumluluklarına düşkün kişiler olarak tanımlanırken, risk almak yerine teamüllere uygun olarak hareket etme taraftarı oldukları ortaya çıktı. İlk olarak ördek görenlerin daha ciddi ve kuralcı olduklarını söyleyebiliriz.
2. Tavşan

Aynı şekilde kırmızı ile yuvarlak içine alınmış kısmı kulak olarak düşünürsek bu resimde bir tavşan olduğu ortaya çıkıyor. Araştırmada resimde ilk olarak tavşan gördüğünü beyan eden kişilerin daha özgür ruhlu ve problem çözme konusunda kendi yaratıcı yollarına daha çok güvenen kişiler ortaya çıktı. Ayrıca resimde ilk olarak tavşan gören bireyler risk alma konusunda kendilerine daha fazla güvenmekteler. Ancak esas beceri ikisini birlikte görme hızında;
3. İki hayvanı birlikte görmek

Araştırmacıların ortaya koyduğu sonuçlara göre çok küçük bir kesim bu resimde aynı anda iki hayvanı birlikte görebiliyor. Ayrıca iki hayvanı hemen aynı anda görmeseler bile tavşan ve ördeği çok kısa sürede bir arada gören kişiler, yaratıcılık konusunda en önde olan grup olarak öne çıkıyor.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İki Elinizi Birleştirin Ve El Çizgilerinizin Kesiştiği Noktaya Bakın Sonuç Sizi Çok Şaşırtacak

el-cizgilerinin-anlami-1[1]

 

Eller bazı inanışlara göre kişinin kaderi, seçimleri ve başına gelenlerle ilgili birçok ipucu gün yüzüne çıkarıyor. Özellikle el falında, elin içindeki uzun çizgiler büyük önem taşımakta. Filoji olarak, Brightside’dan alıntıladığımız bu yazıda el çizgilerinin birleşim şeklinin kişinin aşk hayatı ile ilgili ipuçları verdiği iddia ediliyor. Öncelikle bu yazının eğlence amaçlı yazılmış olduğunu ve sizinde bildiğiniz üzere hiçbir şekilde bilimsel dayanağı olmadığını unutmayın. Yani uzun lafın kısası eski bir deyişininde söylediği gibi; fala inanmayın ama falsızda kalmayın;
1. Düz bir şekilde birleşiyorlarsa;

 

Eğer yatay el çizginiz düz bir şekilde eşit olarak birleşiyorsa siz hayatında ciddi ilişkiler arayan ve sevdiği kişiye gönülden bağlanmak isteyen birisiniz. Rastgele ilişkiler sizin tarzınız değil ve dürüstlük kesinlikle olmazsa olmazınız. Sizinle ciddi düşünmeyecek ve size sıcak bir sevgiyle bağlanmayacak biriyle olma fikri size oldukça uzak. Ayrıca etrafınızca mantıklı bir insan olarak görülmektesiniz.
2. Sol el çizgisi daha altta ise;

Sol el çizgisi diğerinden daha aşağıda olan kişiler, romantik ve tutkulu aşk arayışındadırlar. Onlar için öylesine sevmek söz konusu olamaz. Bir ilişkide yüreğini ortaya koyup çabalayan taraf daima onlardır. Sevdikleri kişiler söz konusu olduğunda fedakardırlar. Ayrıca altıncı hisleri çok gelişmiştir ve önsezileri sayesinde çoğu insanın gerçek niyetini görebilirler.

3. Sağ el çizgisi daha altta ise;

Sağ yatay el çizgisi daha aşağıda olanlar, ciddi bir ilişki için kendilerini zorlamayı yersiz bulurlar. Onlara göre gerekli şartlar oluşmadan atılan adımlar yersizdir ve insanın mutluluğu bulması için başka bir insana değil sadece kendi içgörüsüne ihtiyacı vardır. Ancak hayatlarına gerçekten sevdikleri biri girdiğinde onları gerçekten önemserler. İlişkilerinde çok içli dışlı olmayı sevmezler ancak karşılarındaki kişiye davranışları ve konuşmalarıyla sevildiğini hissetirmeyi de başarmayı bilirler.

Kaynak: Filoloji

http://filoji.com/iki-elinizi-birlestirin-ve-el-cizgilerinizin-kesistigi-noktaya-bakin-sonuc-sizi-cok-sasirtacak/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Burcunuza Göre Kimsiniz???

2016-Yılı-Burç-Yorumları-1024x576[1]

 

Siz hangi burctansiniz ??
BALIK: düşünce tarzlarıyla ve duruşlarıyla Balık’lar daima arkadaş ortamlarının göz bebeğidir, değeri bilinedir.
KOVA: çok duygusal ve merhametli bir kalbi vardır, zor sever güvenir alışır ama sevdimi işte 1 kere ve mezara kadar ölümüne sever.
OĞLAK: zekanın simgesidir,farklı yapısı yaşantısı, arkadaşlarının kötü günlerinde aniden onların yanında olmasıyla yeri doldurulamaz biridir.
YAY: dışarıdan ne kadar sert görünsede duygu insanıdır Yay, yanlış bile yapsa her zaman kalbinin izindedir. Yay
AKREP: bağlanmaktan korkar bir Akrep çünkü bir kere bağlandımı kolay kolay kopamaz, sırıl sıklam aşık olur.
TERAZİ: tanıdıkça daha da aşık olursunuz Terazi’ye, vakit geçtikçe farklı yönleriyle öne çıkar ve hayran bırakır kendine.
BAŞAK: yasaklar – kısıtlamalar – hesap vermeler Başak’agöre değildir, özgürlüğü sever ve tillahını tanımaz. Net
ASLAN: ancak sevdiği kişiye hesap verir Aslan, dünyanın geri kalanını kaileye almaz.
YENGEÇ: dostluğuna paha biçilemez bir Yengeç tam bir sırdaştır.
İKİZLER: asla yarı yolda bırakmaz kimseyi, yarı yolda kalmışsanız eğer İkizler’in hızına yetişemediğiniz içindir yada adamlığına..
BOĞA: dışardan ne kadar yüzü gülsede mutlu görünsede içinde yüreğinde ne fırtınalar kopuyordur kimseler bilemez.
KOÇ: yerine göre pamuk gibi yerine göre kaya gibidir, Koç’un alacağı şekli karşısındakinin karakteri belirler

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Doğanın frekansında müzik yapmak! 440 Hz mi? 432 Hz mi? Peki Fark Ne?

Here's Why You Should Convert Your Music To 432 hz[1]
Geçenlerde facebookta paylaşılan bu makale bana çok ilginç geldi ve fazla bir Türkçe kaynak olmadığı için çevirdim biraz hatalarım oldu çeviremediğim kısımlar oldu fakat yinede anlaşılır bir hale getirmeye çalıştım kusurlarım varsa affola, umarım bu yazı sayesinde konu hakkında küçük bir ön bilgi sahibi olabilirsiniz bende bir işe yaramış olmaktan dolayı mutlu olurum.
“Eğer evrenin sırrını bulmak istiyorsan, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünmelisin” –Nikola Tesla
“Titreşimleri duyularımızla algılayabileceğimiz şekilde indirgenen enerjiye madde deriz. Madde diye birşey yoktur.” –Albert Einstein
Tesla söyledi. Einstein onayladı. Bilim kanıtladı. O bilinen bir gerçek —kendi bedenimizin enerji titreşim ve farklı frekanslarla oluşturulduğu söyleniyor. Öyleyse ses frekansları bizi etkiler mi? Kesinlikle etkiler!
Frekanslar frekansları etkiler; aynı yemeğin malzemelerinin birbirine karıştırılmasının lezzetini etkilemesi gibi. Frekansların fiziksel dünyayı etkilemesi sematik bilim, suyun hafızası gibi deneylerle kanıtlanmıştır.
Sematik bilim, ses frekanslarının su, hava kum gibi belirli bir ortamda haraket ederken, direk olarak maddenin titreşimini değiştirmesinden bahseder.

Su hafızası bize birde kendi niyetlerimizin maddesel dünyayı nasıl değiştirebildiğini göstermektedir. Bu Dr. Masaru Emoto tarafından kanıtlanmıştır

 

Herkes vucudumuzun %70 inin sudan oluştuğu konusunda bir şeyler duymuştur herhalde. O zaman müzikal frekansların bizim vucudumuzun titreşimini eklileyebileceğini düşünebiliriz değil mi? Bazıları bunu sahte bilim olarak adlandırabilirler ancak yukarıda gösterilen desenler yalan söylemez! Her ifade, ses, duygu yada düşünce yoluyla çevresini etkiler. Tek bir damla su bile büyük bir su kütlesinde dalgalanma etkisi yaratabilir.
Ses frekansı
Bu bağlamda, ilginizi bizim dinlediğimiz müziklerin frekansları üzerine çekmek istiyorum. 1953 yılında International Standards Organization (ISO) ‘ın düzenlemesiyle dünya üzerindeki çoğu müzik A=440 Hz ye göre tonlanmıştır. Ancak, yapılan çalışmalara göre evrenim titreşimli yapısı ile uyumsuz bir rezonans içinde olan bu frekans insan davranışlarını ve bilincini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtiyor. Bazılarına göre nazi rejimi sırasında korkuyu ve saldırganlığı etkileyecek frekansların neler olabileceğine dair araştırmalar yapıldığı iddaları ortaya atmaktadır. Bu komplo teorileri gerçek olsun yada olmasın bu ilginç çalışmalar sayesinde insanlar müziğin 432 Hz e göre tonlanmasının yararlarına ilgi duymaya başladı.
432 Hz ‘in evrenin kalıplarıyla tutarlı olduğu söyleniyor. Çalışmalar 432 Hz de tonlanmış titreşimlerin evrenin altın oranıyla birlikte titreşip ışık, zaman, mekan, madde, yer çekimi, manyetizma, DNA kodu ve bilinç özelliklerini birleştirdiğini ortaya koyuyor.  Atomlarımız ve DNAmız bir uyum içinde doğanın spiral kalıplarıyla rezonansa başladığı zaman, doğayla olan iletişimimiz kuvvetleniyor.  Bu 432 sayısı ayrıca güneşin dünyanın ayın hemde ekinoksların deviniminin oranlarınıda yansıtır.
Dikkate alınacak diğer ilginç bir faktörde, 432 Hz 440 Hz kapali iken ki renk spekturumunda gösterdiği durumdur.

İsterseniz gelin A=440 Hz ve A=432 Hz arasındaki deneyimsel farklılıkları inceleyelim. Müzik severler ve müzisyenler A=432 Hz olarak tonlanmış müzikle ilgili deneyimlerinde sadece kulağa daha güzel ve armonik gelmesinden bahsetmiyorlar, insanın kalbinde ve omurgalarında hissedilen bir duygudan da bahsediyorlar.  A=440 Hz olarak ayarlanmış müzikte oluşan hislerin sadece beyinde gerçekleştiğini söylüyorlar ve  A=432 Hz olarak ayarlanmış müziğin odada daha güzel bir akustik yarattığından odayı daha güzel doldurduğundan bahsediyorlar. Bu durum  A=440 Hz için daha doğrusal bir yayılım gösterdiği yönünde belirtilmiş
“Eskiler enstürmanlarını 440 Hz yerine 432 Hz e göre ayarladılar – ve bu iyi bir sebeptendi. İnternet üzerinde kendinize bir farklılık oluşturmak için dinleyebileceğiniz bol miktarda örnek mevcut. 432 Hz sonuçları daha dinlendirici müziklerden oluşuyor, 440 Hz ler ise vucudunuzu daha sıkılaştırır cinsten. Bunun sebebi 440 Hz ın makrokozmoz ve mikrokozmoz olarak her iki şekilde de ton dışında olmasındandır. 432 Hz ise bunun tam aksine tondadır. Bunun mikrokozmik olarak nasıl tezahür ettiğine dair bir örnek vermek gerekirse bizim nefesimiz 0.3 Hz dir nabzımız ise 1.2 Hz. bu 1:360 ve 1:90 olarak 432 Hz La notasının düşük oktavıdır (108 Hz)” – innergarden.org
“Genel sound farkı belirgindi, 432 Hz versiyon daha sıcak daha temiz ve daha çok dinlenebilirdi ama 440 hz versiyon daha sıkı ve daha agresif bir enerji hissettirdi” – Anonim Gitarist

Aşağıdaki videoda da birisi herhangi bir görüş bildirmeden aynı melodiyi A=432 Hz ve A=440 Hz  tonlarında ayrı ayrı çalmış ve yorumu bize bırakmış sizde fikirlerinizi yandaki yorum bölümüne yazarak paylaşabilirsiniz.

Ayrıca birde bi arkadaşta gördüğüm şu 2 video var bunlarda oldukça ilginç kendinizi test edebilirsiniz:

Benim kişisel fikrime gelirsek, günlerdir bu makaleyi çeviriyor ve 432 Hz frekansında tonlanmış müzikler dinliyorum aralarındaki farkı çözmeye çalışıyorum. Kişisel olarak yıllardır dinlediğimiz 440 Hz müzik beni daha agrasif ve sinirli yapmıyor ama daha çok kulağa ve düşüncelerime karşı bir etkisi var. Ama 432 Hz frekansı duyumdan çok insana  müziği içinde hissettiriyor ve sanki bir parça huzur veriyor gibi belkide makalenin etkisinden ben bu şekilde düşünüyorum. Hafif ve duygusal müzikler için 432 Hz i benimserken daha hareketli ve enerjili müzikler de 440 Hz daha iyi bir duyum sağladı benim için. Lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın.

“Müzik  C=128Hz temeli üzerine kuruludur (C notası A=432Hz’a karşılık gelir) ve ben insanları bu ruhsal özgürlük yolunda destekleyeceğim. İnsanların iç kulağı da C=128 Hz üzerine inşa edilmiştir.” – Rudolph Steiner

Bu makalede yazılı olanların %100 doğruluk payı olmayabilir. Bu konu makalenin orjinal halinin yazarının ve benim uzmanlık alanımız olmadığı ortada. Ama bize bilimi geliştirebilme yeteneğinin yanında çok da iyi gözlem ve yorum yapabilme yeteneği verilmiş. Bu sebeple bu makale size azıcık fikir verdiyse bunu kullanın ve 440 mı 432 mi siz kendi tecrübelerinize göre karar verin.

Çeviri ve Eklemeler: O.Okan YEŞİLYURT
Yazının Orjinal Kaynağı:
Here’s Why You Should Convert Your Music To 432 hz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ateşin İcadı…

19511330_792803550924784_6507287385499195589_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mekanı Mı Beğenmedin? Yemekler Mi Kötü?

19396739_10155425912712766_124251054144779214_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Benimle Evlenmeyi Düşünüyor Musun Kıvanç?

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Serçe Parmağına Göre Karakter Analizi

1[1]

 

 

A Tipi Kişilik
Duygularını kendilerine saklarlar ve yabancılara şüpheyle yaklaştıklarından duygularını onlarla paylaşmazlar. Özgürlüklerine düşkündürler. Kolayca arkadaş edinemeseler de edindikleri arkadaşlara inanılmaz sevgi besler ve güvenirler. Yalandan ve iki yüzlülükten nefret ederler. Bu aslında hayatta en değer verdikleri şeylerdendir.
Kendilerini beğenirler ve onları kandırmak çok zordur.
Kocaman bir kalpleri vardır ve sevdiklerine her daim yardım ederler. Çalışkandırlar. Onlara verilen görevleri asla yarıda bırakmazlar. Mimiklerinden ve gözlerinden ne düşündükleri anlaşılır.
B Tipi Kişilik
Son derece utangaçtırlar. Yeni insanlarla tanışmayı sevmezler. İlk adımı asla atmazlar.
Sevgililerine son derece sadıktırlar. Duygusaldırlar. Sır saklamakta ustadırlar. Kafalarına bir şeyi koyduklarında onları kimse durduramaz.
En korktukları şey canlarının yakılmasıdır. Dışarıdan güçlü ve özgür olarak görünürler. İçten içe sevdikleri kişiyi aramakla meşguldürler.
Ne olursa olsun sakinliklerini korurlar.
C Tipi Kişilik
İleriyi fazla düşünmezler ve onları üzmek zordur.
Kontrol ellerinde olmadığında rahatsız olurlar. Sürprizleri sevmezler. Başkalarına hakkında ön yargılar yapmazlar ve diğerlerinin düşüncelerine saygı gösterirler.
Egoları yüzünden bazen kendilerini beğenmiş olarak görünebilirler. Tartışmalarda haklı çıkmak isterler ancak en sonunda özür dilemeyi ihmal etmezler.
Sorunları hakkında konuşmayı sevmezler. Bu nedenle aile bireyleri veya sevgililerinin neden üzgün olduklarını tahmin etmesi epey zordur. Arkadaşlıklarında ve ilişkilerinde samimiyete çok önem verirler.
Serçe parmağının uzunluğuna göre karakter analizi yapılıp yapılamayacağı daha önce bilimsel olarak araştırıldı. Bazı araştırmalarda yapılabileceği savunulurken bazılarında bunun mümkün olmadığı öne sürüldü.

KAYNAK: Tecnopat.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Resimdeki Fili 3 Saniyede Bulanlar Temmuz Ayının ŞANSLILARI…

nerede-bu-fil-2[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

9 Temmuz Dolunayında Aşk Ve Bereket İçin Ritüeller

mum4[1]

 

Özel bir Dolunay yaklaşırken, ilişkiler ve duygusal alanları da epeyce hareketlendirecek. Hint Astrolojisine göre Koç ve Terazi aksında gerçekleşecek dolunay bizi tutkulu, eleştirel, huzursuz edebilecek bir ruh halinde tutabilir. Öncelikle dolunay döngüsü Pazartesi, Salı ve Çarşamba daha etkili olmakla birlikte tüm hafta kendini gösterecektir. Elementler açısından Vedik Astroloji’ye göre hava ile ateşin birbirine daha yoğun geçeceği bu süreçte, duygularımız bizi öfkeye ve keskin kararlara çabucak itebilir. Bu nedenle ortamlarınızı nötrlemeye, renkler açısından da daha soğuk ve sakin tutacak titreşimleri vereceklere dönük olmaya bakın.

Mum yakmak genel olarak dolunay ritüelleri arasında ilk sırayı alır. Koç burcunda (Hint Astrolojisine göre) gerçekleşecek dolunay kırmızı mumları tercih etmemizi daha iyi kılmakta. Bilhassa pazartesi gecesi evinizde köşeleri tercih ederek kırmızı mum yakmaya özen gösterin.

Bereket ve Bolluk için:

Kuvvetli bir dolunay olacak demiştik. Dolayısı ile dolunay enerjisini bereket için kullanmak istiyorum veya bu alana daha fazla ihtiyacım var diyorsanız;

Evinizin sizin için rahatlatıcı olan bir köşesine, 3 adet kırmızı mum yakın. Mumun yanına bölümleri olan bir kap içine veya ayrı ayrı küçük kaplara bir miktar pirinç ve tuz yerleştirin. Eğer elinizde varsa mumların önüne beyaz kuvars da ekleyin, yoksa ametist, sitrin taşlarını da koyabilirsiniz. Hiç biri yoksa küçük bir çam dalı (çam ağacının küçük bir tutam dalını) veya zeytin dalını yerleştirebilirsiniz. Yine eğer elinizde varsa, pirinç ve tuz için kullanacağınız kabın veya örtünün rengini mümkün olduğu kadar altın tonlarında dore veya parlak altın tonlarında olmasını tercin edin.

Pirinç ve tuza inancınıza göre dua okuyup dolunayın evinizin bereketini, bolluğunu arttırmasını isteyip, paranızın, gelirinizin pirinç gibi bereketle çoğalmasını, tuz gibi saf ve temiz olmasını ve korunmasını talep edin. Bolluk içinde olduğunuzu hayal ederek, endişelerinizden uzaklaşarak dileğinizi dileyin. Bereket duanızı veya dileğinizi bitirdikten sonra şükür etmeyi de unutmayın. Dualarınıza Ya Latif esmasını (129) ekleyebilirsiniz. Mumlar 9 Temmuza pazar gecesi boyunca yansın. Uyuyana kadar mumlarınızı yanık tutun. Mümkünse küçük mumlar tercih edin ki kendiliğinden sönmesi ve bitmesi daha makbuldür. Bu hafta boyunca her gece Ya Latif esmasını okumaya devam edin. Aslında bu esmayı günlük hayatınızda rutinde tekrarlamayı adet edinirseniz çok faydalıdır. Pirinci ve tuzu yeni ay döngüsüne kadar evinizin uygun bir köşesinde tutmaya devam edin. Daha sonra dilerseniz mutfağınızın bir köşesinde örneğin bir kavanoz içinde barındırmaya devam edebilirsiniz.Dol

İlişki ve Aşk İçin:

Kırmızı iki mum yakıp uygun bir köşeye yerleştirin. Mumların ortasına kalp şeklinde kırmızı bir obje veya kırmızı iki tane kurdele fiyongu koyun. Eğer var olan ilişkinizin düzelmesini istiyorsanız mumların yanına bir miktar biberiye, hayatınıza aşk çekmek istiyorsanız gül yaprakları (kuru veya taze), ilişkinizin daha tutkulu olmasını istiyorsanız kök zencefil yerleştirin. Dolunay enerjisinin hayatınıza aşk ve sevgi getirmesini dileyip, inancınıza göre dua okuyup, sevgi içinde olmayı dileyin.

Sevgi ve bereket içinde bir dolunay döngüsü geçirmenizi dilerim…

Sevgilerimle.

Şebnem Ekşib

 

Bereket ve Aşk Ritüelleri

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İçinde bulunduğunuz  burca ait bölgeye yapacağınız bir yolculuk, yaşam yolunuzda daha kuvvetli adımlar atmanıza büyük katkı sağlayacaktır

saglikli-bir-ruhsal-yasam-icin-pratik-spirituel-cozumler[1]

 

Burcunuzun özelliklerinde saklı olan yaşam enerjinizi ve potansiyelinizi harekete geçirmeye hazırsanız, şimdiden bu yolculuğunuza başlayabilirsiniz.

Dünyanın her kıtasında, evrensel etkileri yansıtan yüksek enerji bölgeleri vardır. O bölgede yaşayan yerliler buraları varoluşun merkezi  yada dünyanın kalbi olarak nitelendirirler. Bu bölgeler ezoterik yada dinsel kavramların dışında yer alırlar. Herhangi birisi bu bölgenin enerjilerinin kendi sağlığına olan pozitif etkilerini çok rahat gözlemleyebilir. Bu bölgelere yalnız yada arkadaşlarınız yada ailenizle gidebilirsiniz. Orada yeryüzünü dinlemeyi ve güvenmeyi yaşarsınız. Yaşamı ve yeryüzünü kutsamaya yönelik her hangi bir aktivite sizin için uygun olabilir. Çalılıklarda yürümek, piknik yapmak, yazmak, sessiz bir yerde yapılacak bir meditasyon, dua,dans, şarkı söylemek, arkadaşlarla yapılacak bir sohbet yada herhangi başka bir şey. Enerji yüklendiğinizi fark edeceksiniz. Aşağıda verilen bölgeler burçlarla simgelenen enerjileri taşıyan bölgelerdir. İçinde bulunduğunuz  burca ait bölgeye yapacağınız bir yolculuk, yaşam yolunuzda daha kuvvetli adımlar atmanıza büyük katkı sağlayacaktır. İçsel yolculuklar kadar enerjilerin yoğun ve pozitif olduğu bu bölgelere yapılan dışsal yolculuklar da önemlidir ve enerjilerinizin dengelenmesine neden olur.

 

KOÇ : Bu ateş burcunu yansıtan en önemli bölge,Hawaii’de;Mauideki Haleakala Krateridir.İkinci olarak Midway Adası ve son olarak yine Hawaii’de Mauna Loa ve Mauna Kea volkanlarıdır.Yüksek idealler,istekler ve özgürlük duyumu için eşsiz bölgelerdir.

Türkiye’de : Kapadokya yer altı şehirleri

BOĞA : Kuzey Kaliforniya daki Shasta Dağı birinci çakrayı harekete geçiren etkiler barındırmaktadır.İkinci bölge güney batı Amerika’da,Arizona da kuzey Flagstaff Humphreys uçlarıdır.Üçüncü bölge ise,Strathcona Parktaki Vancouver adasıdır.

Türkiye’de: Eğridir Gölü

İKİZLER : Meksika’da bir eyalet olan Chiapas ta Palenque bölgesi. Dünyanın merkezi olarak bilinen bu yerin yakınlarında bir çok kutsal yer bulunmaktadır. Bunların başında Oaxaca yakınlarındaki El Tule gelmektedir. İkinci bölge, Kostarikanın Pasifik kıyılarındaki Corcovado parkı ‘dır.Üçüncü yer ise Meksika’da Monterrey yakınlarında Horsetail şelalesidir.

Türkiye’de: Manavgat Şelaleri

YENGEÇ :  Bolivya’daki Titicaca gölü ikinci çakrayı harekete geçiren bir bölge olarak ta bilinmektedir. İkinci olarak Peru’nun başkenti Limanın merkezinde yer alan Armas meydanıdır.Üçüncü olarak yine Peru’da Iquitos bölgesidir. Bu nokta Amazon nehrinin doğduğu noktadır.

Türkiye’de: Cennet ve Cehennem Mağarası mersin

ASLAN : Dördüncü çakraya isabet eden ilk bölge İngiltere de Glastonbury bölgesidir. Burası yeryüzünün kalbidir.Yakınındaki Shaftesbury merkezine kadar ulaşır. İkinci bölge, Berlin’in merkezindeki Brandenburg kapısıdır. Üçüncü bölge ise İspanyada Barselona yakınlarındaki Montserrat bölgesidir.

Türkiye’de: Alaçatı

BAŞAK : Güney Afrika’da Cape Town da bulunan Table dağı ilk kutsal alandır. İkinci olarak Johannesburg (Güneş Şehri)yakınlarında The Pilansberg bölgesidir. Üçüncü olarak Lesotho ve Güney Afrika sınırında yer alan Mont-Aux-Sources bölgesidir.

Türkiye’de: Ayder Yaylası

TERAZİ : Beşinci çakraya isabet eden bölgelerin başında Mısır daki Büyük Piramit bölgesi gelmektedir. İkinci olarak Kudüs’ün doğusunda yer alan Zeytin Dağı gelir. Üçüncü olarak İran da Tebriz bölgesinde Süleyman’ın tahtı olarak bilinen bölgedir.

Türkiye’de: Kleopatra adası

AKREP : İlk olarak Tibet’te bulunan Kailash Dağı yedinci çakraya isabet eden yerlerin başında gelmektedir. İkinci olarak Tacikistan da Pamir dağlarında yer alan Gormo zirvesidir. Üçüncü olarak Hindistan da Ganj nehrinin ağzında yer alan Kalküta’dır.

Türkiye’de: Bozcaada

YAY : Bali genel bir saflaşma bölgesidir. İkinci olarak Borobudur Java da dır. Üçüncü olarak Kinabalu dağı gelmektedir.

Türkiye’de: Gökçeada

OĞLAK : Avustralya kıtasının kırmızı toprakları olarak bilinen Uluru ve Katatjuta ilk kutsal bölgelerdir. Üçüncü çakrayı harekete geçiren etkileri vardır. İkinci olarak Kuzey Avustralya da Kakadu ulusal parkının içinde yer alan Nourlangie Kayasıdır. Üçüncü olarak Batı Avustralya’daki köpek balığı körfezi bölgesidir.

Türkiye’de: Kaz Dağları

KOVA : Ölümsüzlük ve güzellik merkezi olarak bilinen Japonya’daki Fuji Dağı kutsal yerlerin başında gelmektedir. Kuzey ve Güney Kore sınırında yer alan Kangwa körfezi ikinci kutsal alandır. Üçüncü olarak ise Güney Japon adası Okinawa’da yer alan Naha bölgesidir.

Türkiye’de: Datça

BALIK : Yeni Zelanda da North Island bölgesindeki Rotopounamu gölüdür. New Caledonia daki Humbolt dağı ikinci kutsal bölgedir. Tasmania ve Antarktika arasında yer alan Macquarie adası ise üçüncü ve son bölgedir.

Türkiye’de: Konya

Kaynak: Spritüeller..

Türkiye’deki bölgeler tarafıma aittir. A.İ.

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »