Arşivler

İstanbul’un 10 Tarihi Apartmanı ve Etkileyici Hikayeleri

İstanbul sokaklarında dolaşmak, sadece farklı medeniyetlerden günümüze ulaşmış tarihi eserler sayesinde değil; bir yüzyıl öncesine ait onlarca tarihi apartman, han, pasaj ve yapı sayesinde daha bir güzel…
Sokaklarda yürürken bize nostalji yaşatan, mimarileriyle gözlerimizi kamaştıran, kimi zaman “keşke burada yaşasaydım” dedirten 10 tarihi apartman sizler için bu yazıda bir araya geldi, her birinin hikayesi fazlasıyla ilgi çekici!
Ragıp Paşa Apartmanı | Taksim

istanbul-eski-apartmanlar-ragip-pasa[1]

Fotoğraf: @beyogluguzeli, instagom.com
II. Abdülhamit döneminin en zengin devlet adamlarından biri, mabeyin başkâtibi olarak görev yapan Eğribozlu Sarıca Ragıp Paşa’ymış. Bu paşa, Beyoğlu’nda üç büyük pasajı yani Afrika Pasajı, Rumeli Pasajı ve Anadolu Pasajı’nın yanı sıra bir de İstiklal Caddesi üzerindeki bu apartmanı yaptırmış. 1900 yılında inşa edilen beş katlı tarihi apartman, caddenin köşelerinden birini tutuyor ve art-nouveau tarzında. Binanın mimarı Mimar Aram Karakaş, Ragıp Paşa Apartmanı’na hareketlilik katan şöyle bir şey düşünmüş: dikkatli bakın, binanın her katındaki pencereler farklı ve hepsi de büyüleyici geometrik süslemelere sahip.
Mısır Apartmanı | Galatasaray

istanbul-eski-apartmanlar-misir-apartmani-768x514[1]

Fotoğraf: gezitta.com
İstanbul’un birçok noktasında rastlayabileceğiniz Mısır esintileri, Galatasaray’daki bu ünlü apartmanı sadece sanatsal ve mimari açıdan etkilemekle kalmıyor, ona adını da veriyor. 1905-1910 yılları arasında inşa edilen ve mimar Hovsep Aznavuryan’ın tasarladığı Mısır Aparmanı, Osmanlı döneminde Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın yeğeni ve sadrazam Sait Halim Paşa’nın kardeşi olan Abbas Halim Paşa tarafından yaptırılmış. II. Abdülhamit ve Atatürk’ün diş hekimi Sami Günzberg’in muayenehanesinin yer aldığı, Mehmet Akif Ersoy’un kısa bir süre yaşadığı ve vefat ettiği yer olarak da bilinen tarihi apartman, bugün hala Beyoğlu’nun en görkemli binalarından biri. Muhteşem İstanbul manzarasıyla binanın terasındaki 360’da İstanbul’da bir akşam yemeği ya da içki içmek için veya halen Mısır Apartmanı’nda kalmayı sürdüren galerileri ziyaret etmek için buraya bir hafta sonu yeniden uğramak şart.
İlginizi çekebilir: Melisina’dan “Mısır Apartmanı: İstiklal’de Saygı Duruşu”
Doğan Apartmanı | Galata

istanbul-eski-apartmanlar-dogan-apartmani[1]

Fotoğraf: Melike Alpay, theMagger
İstanbul’da en sevdiğimiz sokaklardan olan Serdar-ı Ekrem Sokak’ta yer alan, sapsarı ve görkemli bu apartman yani Doğan Apartmanı, belki de eski İstanbul apartmanları arasında en ünlüsü. 1892-1894 yılları arasında Belçika kökenli tüccar ve banker Albert Helbig tarafından mimar Raymondo d’Aranco’ya yaptırılan apartman, bugün de ünlü isimlerin ikamet ettiği bir bina. 52 dairesi, 330 metrekarelik avlusu ve İstanbul’un ayaklar altında olduğu çatı katıyla etkileyici bir adres olan Doğan Apartmanı, adını 1942 yılından itibaren binanın sahibi olan Kazım Taşkent’in küçük yaşta bir çığ kazasında ölen (ve adını Doğan Kardeş dergisine de veren) oğlundan alıyor. Serdar-ı Ekrem Sokak’tan geçerken ağzınız açık kalırsa yalnız olmadığınızı bilin; apartman “Eşkiya” ve “Muhsin Bey” başta olmak üzere bir sürü filmde de arz-ı endam ediyor.
İlginizi çekebilir: Melike Alptay’dan “Doğan Apartmanı: Serdar-ı Ekrem’in Tarihi Sarı Binası”
Kamondo Apartmanı | Galata

istanbul-eski-apartmanlar-kamondo-768x508[1]

Fotoğraf: tas-istanbul.com
Yalnızca Kamondo Apartmanı değil; İstanbul’daki birçok önemli tarihi yapıyı, görkemli binayı ve hatta Kamondo Merdivenleri gibi şehrin sakinlerine bugün hâlâ hizmet eden eserleri yaptırmış bir Sefarad aile olan Kamondo Ailesi’nin hikâyesi de ne yazık ki biraz trajik. Çok sevdikleri ve çok şey kattıkları İstanbul’u, Osmanlı’nın çöküş yıllarında terk ederek Paris’e yerleşen ailenin tüm fertleri II. Dünya Savaşı sırasında Auschwitz’e yollanarak can vermiş. Ailenin Serdar-ı Ekrem Sokak’taki ikametgahı olan Kamondo Apartmanı’nın tam olarak hangi tarihte ve hangi mimar tarafından yapıldığı bilinmese de hakkında bilinen iki önemli bilgi var. Biri, burada mimar Gabriel Tedeschi, padişahın diş hekimi Hantz Von Der Heyde ve sanatçı Abidin Dino’nun da yaşadığı; ikincisi ise ünlü Kamondo Merdivenleri’nin, Avram Kamondo’nun bu apartmandan çıkıp Voyvoda Caddesi’ndeki banka binasına kolayca gidebilmesi için yapıldığı.
Hidivyal Palas | Tünel

istanbul-eski-apartmanlar-hidivyal[1]

Fotoğraf: diken.com.tr
Beyoğlu’ndaki birçok eski apartman otellere dönüşürken, Hıdivyal Palas’ın değişimi biraz tersine işlemiş. 1841 yılında İstanbul’un en lüks otellerinden biri olarak, Hotel d’Angleterre adıyla kapılarını açan Hıdivyal Palas, 1895 yılında el değiştirerek Mısır Oteli, Hıdiv Oteli gibi isimler almış. İlk açıldığı dönemde iki-üç dil bilen personeli, şarapları ve yemekleriyle tarih kitaplarına geçen Boğaz manzaralı Fransız restoranı ve başta Pierre Loti olmak üzere ünlü konuklarıyla ünlenen bu bina, bugün Lebon Pastanesi’ne ve (Beyoğlu’nda sayısı gittikçe azalan esnaf lokantalarından) Armada Restoran’a ev sahipliği yapıyor. Binanın manzarası hakkında bir fikir sahibi olmak için ziyaret edebileceğiniz ilginç bir adres ise üst katlardaki Işık Ozalit!
Botter Apartmanı | Tünel

istanbul-eski-apartmanlar-botter-768x576[1]

Fotoğraf: gezerbocek.blogspot.com
Uzun süredir bakımsız halde kaldıktan sonra birkaç yıldır restorasyon altında olan Botter Apartmanı, art-nouveau tarzında bir tarihi apartman ve aynı zamanda bu tarzda yapılmış İstanbul’un en önemli binalarından da biri. II. Abdülhamit’in terzisi Mösyö Jan Botter tarafından Raymondo d’Aranco’ya yaptırılan Botter Apartmanı; geometrik motifleri, Medusa başları ve bitkisel süslemeleriyle göz kamaştıran bir cepheye sahip. Hollanda kralının terzisi, stilist olarak ün ve para kazanmış Jan Botter; İstanbul’a padişahın terziliğini yapmak üzere ailesiyle birlikte gelmiş ve zenginliğine zenginlik katarak bu beş katlı apartmanı yaptırmış. Alt katı mağaza, birinci kat terzihane, ikinci kat kendi daireleri, üçüncü kat çocuklarının daireleri ve en üst kat da hizmetlilerin daireleri olarak tasarlanmış. Bugünlerde Botter Apartmanı’nın önünden geçerken ahşap paneller yerine ipek abiyeler ve yüz yıl öncesinin “haute couture” örneklerini giyen mankenleri mutlaka görün.
Frej Apartmanı | Şişhane

istanbul-eski-apartmanlar-frej-768x576[1]

Fotoğraf: kamilpark.blogspot.com
İstanbul’da, özellikle de Galata civarındaki apartman furyasının hızlı yükseldiği yıllarda, 1905-1906’da Selim Hanna Frej tarafından yaptırılan binanın mimarı Khyrikiadis. Art-nouveau’nun Alman versiyonu da denilen Jugendstil özellikleri taşıyan binayı yaptıran Frej ailesi; Lübnan asıllı, zengin ve sosyetenin vazgeçilmezi bir aileymiş. Devlete borç verecek, hatta Doğu Akdeniz’deki tüm Osmanlı limanlarını kiralayabilecek güçteki servetlerini, Galata’nın yarısına sahip olan Glavani ailesi ile çocuklarını evlendirerek katbekat arttırmışlar. Yıllarca burada yaşayıp sonunda Nişantaşı modasına uyarak taşınan Frej ailesinden sonra, bina yeni sahibi Sarkuysan’ın genel müdürlük binası olarak hizmet vermiş, şimdi ise otel olmayı bekliyor.
Deniz Palas | Şişhane

istanbul-eski-apartmanlar-deniz-palas-768x508[1]

Fotoğraf: tas-istanbul.com
Şişhane metrosunun Sadi Konuralp Caddesi çıkışının hemen yanında yer alan Deniz Palas, bugün Nejat Eczacıbaşı Binası adıyla İstanbul’un kültür sanat yaşamındaki en önemli kurum olan İKSV’ye ve vakfın konser mekanı Salon’a ev sahipliği yapıyor. 1920’de Mimar Georges Couloutros tarafından, Kirzade Apartmanı adında bir apartman olarak inşa edilen Deniz Palas; art-nouveau stilinin İstanbul’daki örneklerinden biri. Binanın bir başka önemli özelliği, dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer’in vasiyetini gerçekleştiren müze-eve mekan sağlaması. Gencer’in tek vasiyeti İstanbul’da bir Leyla Gencer Evi açılmasıymış ve bu 6 Mayıs 2010’da İKSV tarafından gerçekleştirilmiş: Leyla Gencer’in Milano’daki evinin eşyalarıyla döşenen Leyla Gencer Evi, Deniz Palas’ın birinci katında yer alıyor.
Arif Paşa Apartmanı | Elmadağ

istanbul-eski-apartmanlar-arif-pasa-768x576[1]

Fotoğraf: twitter.com/seda_ozen
Cumhuriyet Caddesi’nden Elmadağ Caddesi’ne inildiğinde görebileceğiniz Arif Paşa Apartmanı – ya da bugünkü adıyla Sarıcazade Abdullah, Osmanbey Apartmanı – adını İstanbul’da dört büyük apartman ve büyük köşk yaptırmış olan, Osmanlı’nın son saray doktoru Sarıcazade Arif Paşa tarafından yaptırılmış. 800 metrekarelik, Cenova mimari tarzındaki binada 36 daire ve dükkan, büyük bir avlu ve ayrıca ahırlar bulunuyor. Yapılma amacı ise oldukça ilginç: saraydan ayrılmak zorunda kalan kişilerin, aynı hayatı devam etmelerine imkan sağlamak. Bu nedenle, oldukça yüksek tavanlı dairelere açılan kapılardan, çatı katında bulunan hizmetlilerin odaları birbirlerine bağlı.
Sarıca Arif Paşa Köşkü | Moda

istanbul-eski-apartmanlar-sarica-arif-pasa-768x510[1]

Fotoğraf: gozecicek.wordpress.com
İstanbul’un farklı semtlerine tıpkı Elmadağ’daki bina gibi üç bina daha yaptırmış Arif Paşa. Bunlardan biri Karaköy, biri Florya, biri de Moda’da. Elmadağ’daki apartmanla aynı Rum mimarın imzasını taşıyan Moda’daki Sarıca Arif Paşa Köşkü, bir aile apartmanı olarak tasarlanmış. Bina Roma işlemeleri ile süslü ve bugün halen dünyaca ünlü piyanistimiz, Arif Paşa’nın torunu, Ayşegül Sarıca’nın da yaşadığı yer.
Tarihi apartman denince ilk akla gelen 10 binayı sizler için listeledik, keşif başlasın!
İlginizi çekebilir: “İstanbul Müzeleri: Keşfetmeniz Gereken 20 Müze”
İlginizi çekebilir: “İstanbul’da Sizi Turist Gibi Hissettirecek 10 Yer”
Bu yazı hazırlanırken Turgay Tuna’nın “Taksim’den Tünel’e Adım Adım Beyoğlu” kitabından faydalanılmıştır.

Dolunay Zamanı El Vedud Takmanın Faydaları…

Reklam (22.11.2018)

El -Fettah’ı takmayı ne kadar çok sevdiğimi çevrem bilir. Bir süredir El Fettah’ın yanına bir arkadaş arıyordum ve El- Vedüd gönlüme düştü.  El -Vedüd takıp ferahlamak, huzur duymak, sevilip , sayılmak isteyenler için gökyüzü şu an çok uygun. Söylemesi benden kalbine sorup seçim yapmak sizden.

Şifa olsun,

Anette İnselberg

EL-VEDUD; İtaatkar kullarını çok seven,onlardan razı olan ve çok sevilen.Allah’a itaat etmek ve Onun sevgisini,ilgisini kazanmak,bir sınav için yaratılan insanın en büyük gayesi,en önemli meselesi olmalıdır.Allah kullarını sever ama itaatkar kullarını daha çok sever.İman eden ve imanının gereği olarak,ibadet eden,emir ve yasaklarına uyan kulların daha çok sever.

Özellikleri ve bazı faydaları:

EL-VEDUD ismininin tesiri çok fazladır.Bu ismi,usulüne uygun olarak zikreden kimsenin gönlu nurla dolar,kalbi genişler ve ferahlar.
Bir yiyecek üzerine (1000) defa okuyup eşiyle birlikte yiyenlerin eşlerine olan sevgileri artar.
Günde(20) kere okuyan kimse,halk arasında fazlasıyla teveccüh ve ilgi görür. Sevilip sayılır,sözüne önem verilir.

Not: Murat ve Aslı çiftinden almak isteyenler için iletişim adresini paylaşıyorum…
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324
Kolyeler sırasıyla:

Küçük kolyelerin hammaddesi 925Ayar gümüş üzerine rodyum ve altın kaplama olarak hazırlandı bu ürünler.
925Ayar Rodyum Kaplama Gümüş Ya Vedud Kolye Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil
925Ayar Altın Kaplama Gümüş Ya Vedud Kolye Altın Kaplama Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil

Büyük Ya Vedud Kolye pirinç üzerine altın kaplamadır. Fiyatı 80₺ KDV kargo Dahil

Akıllı Karga…

46083211_985604354960091_1976537455628648448_n[1]

Fransa’da sigara izmariti toplamak için 6 karganın eğitimi tamamlandı. Kargalar sokaklarda topladıkları izmaritleri bir makineye atıyor, ödül olarak o makineden yiyecek alıyor ve sonra yine izmarit toplamaya devam ediyor…

Renklerin Psikolojisi

46492730_10156730141988416_203783936063569920_o[1]

Sarı: Mutlu, neşeli, sıcak, iyimser, kahkaha

Mor: Gerçeklik, servet, entelektüellik, egzotik, maneviyat, saygınlık, gizem

Kırmızı: Aşk, enerji, heyecan, tutku, cinsellik

Beyaz: Saflık, Masumiyet, temizlik, boşluk duygusu, tarafsızlık

Mavi: Dinginlik, Huzur, Umut, Sadakat, Dürüstlük

Turuncu: Aşk, enerji, Heyecan, Sıcaklık, Konfor

Yeşil: Doğallık, gelişim, sağlık, huzur, ahenk

Siyah: Otorite, güç, katılık, yetenek, düşman, matem

EN SEVDİĞİNİZ MEYVAYA GÖRE KİŞİLİĞİNİZ

en sevdiğin meyve anette inselberg

Eğer en sevdiğiniz meyve PORTAKAL ise…
Sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor; ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ELMA ise…
Savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve MUZ ise…
Doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor; ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.
Eğer en sevdiğiniz meyve KİRAZ ise…
Hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda… Henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ÜZÜM ise…
Genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan herşeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız herşeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.
Eğer en sevdiğiniz meyve ŞEFTALİ ise…
Oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası… Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açıksözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve AYVA ise…
Mütevazı ve muhafazakar bir kişiliğiniz var. Derinlemesine düşünen ve dikkatli bir yapıya sahip olmanız nedeniyle, hiçbir işi aceleye getirmiyorsunuz. Hırslı bir insansınız; detay ve sayılarla çalışma gerektiren işlerde gayet başarılısınız. İnsanların yanlışlarını anında görebiliyorsunuz. Partnerinizi seçerken, görünüşünden çok zekasına değer veriyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ARMUT ise…
Aklınıza bir şey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkaşadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve İNCİR ise…
Ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı… Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve KAVUN ise…
Korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız

Kaynak: fwmail

Kasım yeni ayında ne takmalıyım diyenlere tabi ki Ya Fettah’ı tavsiye ediyorum.

 

Reklam (06.11.2018)

Aslı ve Murat çiftini çok sevdiğimi ve onların Nişantaşı’ndaki dükkanlarından çıkmadığımı artık öğrenmeyen kalmamıştır.

Tüm ürünlerine bayılıyorum ama Ya Fettah’ın benim için anlamı çok başka. Sevdiklerime sık sık bu kolyeyi hediye ettiğimi beni tanıyanlar bilir. Kasım yeni ayında ne takmalıyım diyenlere tabi ki Ya Fettah’ı tavsiye ediyorum.

Üstelik Ya Fettah’ların artık bilezikleri de çıktı dileyene altın ve radyum kaplama gibi seçenekler de mevcut. Söylemesi benden kalbine sorup karar vermesi senden.

Hepinizi kocaman öpüyorum…

Anette İnselberg

Not: Murat ve Aslı çiftinden almak isteyenler için iletişim adresini paylaşıyorum…
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324

Hepsinin hammaddesi 925Ayar gümüş üzerine rodyum ve altın kaplama olarak hazırlandı bu ürünler.

925Ayar Rodyum Kaplama Gümüş Ya Fettah Kolye Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil

925Ayar Altın Kaplama Gümüş Ya Fettah Kolye Altın Kaplama Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil

925Ayar Rodyum Kaplama Gümüş Ya Fettah Bileklik 75₺ KDV Kargo Dahil

925Ayar Altın Kaplama Gümüş Ya Fettah Bileklik 75₺ KDV Kargo Dahil

Ağrılarınıza Son Verecek Uyuma Teknikleri

anette inselberg uyuma pozisyonları

Ömrümüzün neredeyse yarısını uyuyarak geçiriyoruz.. Hatalı uyku biçimimiz genellikle sağlık sorunlarımızın nedeni olabiliyor ve sağlığımızı son derece olumsuz etkiliyor.
Drsağlık ekibi olarak sağlık sorunlarını belirlemek için nasıl uyumamız gerektiği konusunda uzmanların önerilerini bir araya getirdik.

1)Omuz ağrısı

En iyi uyku duruşu sırt üstü yatmaktır. Başınızın altına ince bir yastık koyun (ortopedik bir yastık sizin için en iyisi olacaktır). Başka bir yastık alın, mideniz üzerine koyun ve sarın. Omuzlarınız şimdi daha doğru ve kararlı durumda olacak.
Sırt üstü uyumayı sevmiyorsanız, yan yatmayı deneyin. Bacaklarınızı hafifçe göğsünüze doğru çekin ve dizlerinizin arasına bir yastık yerleştirin. Omuzun doğal duruşundan uzak olduğu için elinizin başınızın altında kalması önerilmez.

2)Sırt ağrısı

Sırt ağrınız varsa, omurganızın normal şeklini korumak çok önemlidir. Yatağınız aşırı yumuşaksa, şimdi yeni bir yatak almanın zamanı gelmiş olabilir.
Sırt üstü yatmak muhtemelen sizin için en iyi şekil olacaktır. Doğal omurilik eğrilerini düzeltmeye yardımcı olmak ve tendonlarındaki gerginliği azaltmak için dizlerinizin altına bir yastık yerleştirin. Ek destek için sırtınızın altına küçük bir havlu da deneyebilirsiniz.

Eğer yan şekilde uyumak isterseniz fetus (cenin) pozisyonunu almak en iyisidir.
Sırtınızı doğal olarak kemerli tutarak bacaklarınızı hafifçe göğsünüze doğru çekin. Dizlerinizin arasına küçük bir yastık koyun. Bu, belinizi alt sırttan çıkarmanıza yardımcı olabilir.

3)Boyun ağrısı

Sırt ağrısı gibi, uyurken boynunuzun desteklenmesi gerekiyor.
Genelde başınızın altında bir yastıkla sırt üstü yatma ve her kolun altında bir yastık en iyi seçenektir. Boyun sorunları olan insanlar yastıklarını çok dikkatli seçmeli ve ortopedik veya yuvarlak yastıkları tercih etmek en iyisidir.

Yan yatmayı tercih ederseniz yastığınızın fazla yüksek olmadığından emin olun. Çok fazla kalın olmamasına dikkat edin. İdeal olarak, boynunuzun doğru konumda kalmasına yardımcı olmak için yastığınızın yüksekliği bir omzun genişliğiyle eşleşmelidir. Uyurken, bulabileceğiniz en ince yastığı kullanın. Kafanın bir tarafa çevrilmesi boynu zorlayacak şekilde ise hiç uyumamak daha iyi.

4)Uykuya geç dalmak

Telefonları ve bilgisayarları yatmadan önce bırakmak zor olabilir, ancak bırakmalısınız. Uykuya dalmakta sorun yaşıyorsanız bırakmanız gerçekten yardımcı olur. Ekranlardan gelen ışık, uyku-uyanıklık döngülerini etkiler.
Kafein – kahve, enerji içecekleri, soda, siyah çay, çikolata’dan yatmadan en az 6 saat önce bunlardan uzak durun.

Sabah veya öğleden sonra egzersiz yapın. Bu, tüm vücudunuzun hareket içinde olmasını sağlar, kan dolaşımınızı geliştirir ve daha hızlı uykuya dalmanıza yardımcı olur.

5)Deliksiz Bir Uyku İçin

Sık sık gecenin ortasında uyanıyorsanız, uyku moduna geçmeden önce cihazlarınızı kullanmayı bırakmayın, aynı zamanda yatmadan önce alkolden kaçınmalısınız. Alkol, vücudunuzdaki su dengesini bozar ve uyku döngüsünü etkiler.
Ayrıca, odanızın sıcaklığını kontrol edin. İdeal uyku sıcaklığı 20-22 ° С’dir.
Tek Bir Alarm Kurun

Herkes bu sorundan muzdarip gibi görünüyor, ancak çözülmesi çok kolay. Alarmınızı her gün aynı saatte (hatta hafta sonları) ayarlayın. Erken uyanmak isterseniz, akşamın erken saatlerinde uyumanız gerekir. Bu değişmez bir gerçektir.

6)Horlama

Eğer horlamaya meyilli iseniz, sırt üstü yatmadan kaçının. Bu pozisyonda, boğaz dokuları sarkar ve diliniz geriye doğru boğazınıza düşerek hava yolunu daraltır.
Yastığınızı dikkatle seçin. Aşırı yumuşak yastıklar başınızın arkaya eğilmesine ve horlamanın artmasına neden olabilir. Dilinizin nefes borunuza düşmesini önlemek için ekstra bir yastık kullanın veya yatağınızın başını birkaç santim yukarı kaldırın.

Özel egzersizler yapın. Dil ve boğazdaki kasların egzersizleri onları güçlendirmeye ve horlamayı azaltmaya yardımcı olabilir.

7)Bacak ağrısı

Bacak krampları genellikle ayak spazmlarıdır veya sıkışmalardan meydana gelmektedir. Yaşa bakılmaksızın insanların neredeyse % 80’i bu sorundan muzdariptir. Gece bacak krampları, çoğunlukla bazı hastalıklardan, sinir hasarı veya vitamin eksikliği ile ilgilidir. Bu durumu çok sık yaşarsanız, doktorunuzla konuşun.
Bacak kramplarını durdurmanın iyi bir yolu, baldır kasını germek ve güçlendirmektir.
Yatmadan önce yoga yapmayı veya bacaklarınıza masaj yapmayı deneyebilirsiniz. Unutmayın ki iyi sonuçlar elde etmek isterseniz, düzenli egzersiz yapmalısınız.
Diğer sorunlar

Uyku bozukluklarına, yorgunluk ve rahatsızlık verici ayakkabılardan sindirim sistemi veya sinir sistemi sorunlarına kadar pek çok faktör neden olabilir. Sorunun nedenini yalnızca bir doktor belirleyebilir ve tedavi tavsiyelerinde bulunabilir.

Kaynak: drsaglık.net

Dolunayın negatif etkilerini dönüştürmek hayatınıza sevgiyi ve merhameti almak istiyorsanız melek kolyeler tam size göre. TEL: 0541 242 23 24

44675109_939801542886572_6431845084903243776_n[1]

Aslı ve Murat çok sevdiğim bir çift. Nişantaşı’ndaki atölyelerinde çok güzel bilekler ve kolyeler yapıyorlar.

Bu dolunayın negatif etkilerini dönüştürmek hayatınıza sevgiyi ve merhameti almak istiyorsanız melek kolyeler tam size göre…

Melek Damla Asansör Kolye
Sevgi, saflık, merhamet, inanç, korunma ve aydınlanmayı simgeler. Bu sembol ilahi farkındalığı arttırır.

Ulaşabileceğiniz adresler:
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324

OOP (Olmazsa Olmaz Proje) KONUSU 1: OKUMA ALIŞKANLIĞI EDİNME:

anette inselberg sokak kütüphanesi

Giresun Belediyesi de Kolombiya’ daki otobüs duraklarını örnek almış!
OOP (Olmazsa Olmaz Proje) KONUSU1: OKUMA ALIŞKANLIĞI EDİNME: Otobüs beklerken bile, boş zamanlarını kitap okuyarak geçirebiliyor bazı insanlar!
Hepimizin okumak için mutlaka boş zamanı vardır!
Yaşam kalitemizi geliştirebilecek projeler üretebilmek için ve bunun gibi kendi yaşamımız ve çocuklarımızın geleceği açısından çok önemli ve gerekli olan yayınları okumak için mutlaka zaman ayırmalıyız!
Bir yayını sadece zaman geçirmek için okumak yeterli değildir!
Okuduğumuz konuya odaklanarak içerdiği bilgiler (bize vermek istediği yararlı mesajları) anlamamız gerekiyor.
Bunun için size bir önerim var;…devamını okumak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız: http://ymu-necdetkaynak.blogspot.com/…/oop-olmazsa-olmaz-pr…

Yeni ayın ve 10.10 kapısı enerjilerini arttırmak isteyenlere öneriler… Sip. Tel. Aslı 0541 242 23 24

reklam

Yeni ayın ve 10.10 kapısı enerjilerini almaya başladığımız bu günlerde yaşam çiçeği, lotus ve düş kapanı kolyeleri, bilezik yüzükleri takmak bu etkileri arttıracaktır.

DreamCatcher
Lotus
Yaşam çiçeği

1- Düş Kapanı Kolye
Eski bir kızılderili inanışına göre kabus görmeyi engelleyen bir tür muskadır.
Kızılderililer düş kapanlarını daha ziyade bebeklerinin beşiğine asar, bu yolla onların kabuslardan korunmasını sağlarlarmış.
Şimdilerde bu inanışa güzel rüyalar görmek etkisi de eklenerek devam etmektedir.

2- İçten Geçme Asansör Lotus Zincirde Kolye
Taç çakranın sembolü, saflık, bilgelik, ahenk ve evrensel sevginin sembolüdür.

3- Yaşam Çiçeği Kolye
Yaratılışın sırrının, evrenin tüm kodunun kendisinde gizli olduğuna inanılan bu sembol, kutsal geometri ışığın dili olarak adlandırılır.
Ürünler pirinç üzerine altın kaplama.
Fiyatları 80₺ ‘dir.

Daha detaylı bilgi için:

http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324

Yaşınız Kaç?

anette inselberg yaşın kaç

Bu resme bakanın yaşı belli oluyor?

30 yaşın altında olan kişilerin tabloda daha çok genç kadını fark ettikleri,

30 yaş üzerindeki grubunsa ağırlıklı olarak yaşlı kadını algıladıkları anlaşıldı.

Siz ne görüyorsunuz?

Çiçeğinizin dibine tarçın dökerseniz…

anette inselberg çiöçeğe tarçın

 

Tarçının içerisinde güçlü antioksidanlar bulunur aynı zamanda güçlü iltihap kurutucu bir baharattır. Tarçının bu özellikleri bitiklerde de işe yarıyor.

Çiçeklerinizde yer alan böceklenmeden mantara kadar birçok sorunu önlemeye yardımcı oluyor. Saksıda ve bahçesinde bitki yetiştirenler için tarçın kullanmalarını gerektiren 5 neden…
1)Böceksavar

Bitkilerinize karınca veya böcekler musallat oluyorsa onları tarçınla yok edebilmeniz mümkün. Bu durumda tek yapmanız gereken böceklenmiş bitkinizin toprağına çember şeklinde tarçın dökmek. Dökmüş olduğunuz tarçın sayesinde artık hiçbir böcek bitkinize yaklaşamayacak.
2)Mantarı önler

Eğer mantarın topraktan bulaştığını anladıysanız bitkinin toprağına tarçın dökmeniz gerekir. Ancak dış etkenlerden dolayı mantar oluşumu varsa bitkinizin yaprağına tarçın dökmek yeterli olacaktır.
3)Bitkilerin yapraklarını iyileştirir
Bitkinizin yaprakları ve dalları çürümeye başladıysa tedavi etmek amacıyla hasarlı olan bölgeye tarçın dökmeniz yeterli olacaktır.

4)Büyümeyi ve gelişmeyi hızlandırır

Eğer yeni bir bitki dikmeyi düşünüyor ve kısa zamanda büyümesini istiyorsanız kimyasallarla uğraşmanıza gerek kalmayacak.
Dikeceğiniz kökü tarçına batırarak bir süre bekletin. Daha sonra toprağa dikebilirsiniz. Kısa zamanda bitkinizin büyüyüp geliştiğine şahit olacaksınız.

5)Hastalanmış bitkileri eski haline getirir
Bitkileriniz hastalanmışsa belli bir zaman sonra solar ve ölürler. Bitkilerinizi hastalıklardan kurtarmak için tamamen ezilmiş halde iki aspirin, bir yemek kaşığı tarçın ve yarım litre suyu karıştırın ve 12 saat boyunca bekletin.

Karışımı daha sonra sprey şişesine koyun ve bitkinizin üzerine sıkın. Bitkiniz kısa sürede iyileşecektir!

Kaynak: hayat mutfakta