Çin Tıbbına Göre İç Organlardaki Zehirli Maddeler Nasıl Boşaltılır?

wuzangpaidu100524[1]

 

İnsan vücudundaki iç organlarda zehirli maddeler var mı? Bedensel sorunlara bu zehirli maddeler mi yol açar?

Çin tıbbına göre, insan vücudundaki beş iç organda zehirli maddeler birikir, bu zehirli maddelerin birikmesi, vücutta belirtiler bırakır. Şimdi zehirli maddelerin saklandığı yerleri bulalım ve bu zehirli maddeleri yok etme yöntemleri öğrenelim.

Eğer dalakta zehirli maddeler birikirse, yüzde benekler görülür. Yüzünde benekler olan bir kadının sindirim sistemi nisbeten zayıflar; beyazımtırak akıntısı fazla olur; yağ birikir.

Çin tıbbına göre, dalaktaki sindirim iyi olmadığı takdirde, zehirli maddeler zamanında dışarı boşaltılmaz. Bu nedenle kilo vermek isteyen bir kişi, öncelikle dalağının ve midesinin işlevini normalleştirmeli; dalağında zehirli maddeler bulunan kişide ağız kokusu olur, ağız ülseri görülür.

Şimdi dalaktaki zehirli maddeleri boşaltma yöntemlerine geçelim.

1. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılmasına ekşi yemekler iyi gelir. Ekşi yemekler, bağırsak ve midenin sindirim işlevini pekiştirir, yemeklerdeki zehirli maddelerin en kısa sürede boşaltılmasını sağlar; ayrıca ekşi yemekler dalağı güçlendirir.

2. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılması için Shangqiu adlı akpunktur noktasına basılabilir. Bu akpuntur noktası, iç topuk kemiğinin altındaki çukurun ortasında bulunur. Bir parmakla bu noktaya, azcık acı hissetecek şekilde basabilirsiniz. Bu basma bir defasında üç dakika sürerse, yeterli olur.

3. Yemekten sonra yürüyüş yapmak. Spor, dalağa ve mideye yardımcı olur. Bu yöntem azimle uygulanmalı.

Yemek sonrası, zehirli maddelerin en kolay oluştuğu zaman dilimidir. Yemeklerin zamanında sindirilmemesi veya emilmemesi halinde zehirli maddeler birikir. Bu nedenle yemekten sonra yürüyüş tavsiye edilir. Ayrıca yemekten bir saat sonra bir meyve yenebilir.

******

Karaciğer, insanın diğer önemli iç organlarından biridir. Karaciğerde zehirli maddeler birikirse, tırnak üzerine çıkıntılı çizgi veya tırnak çökmesi görülür. Çin tıbbına göre, kirişler karaciğere bağlıdır, tırnak ise kirişlerden bir bölümüdür. Bu nedenle karaciğerde zehirli maddeler biriktiği takdirde, tırnak üzerinde belirgin işaret olur.

Karaciğerde zehirli maddeler bulunursa, kadında mastit görülür; deprasyon başgösterir. Çünkü karaciğer insan vücudunda duyguları ayarlayan iç organdır. Eğer içindeki zehirli maddeler zamanında boşaltılmazsa, Qi dolaşımı engellenir, bu da depresyon duygusuna neden olur. Ayrıca yarım baş ağrısı ve aybaşı ağrıları gibi belirtiler görülür. Yüzün iki yanağı ve göbek, karaciğer ve safra kesesinin “etki alanı”dır. Eğer karaciğerde zehirli maddeler varsa, yüzde ve göbekte mutlaka belirti gözükür.

Karaciğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için, yeşile çalan mavi renkli yemekler tüketilmeli. Örneğin portakal veya limon suyu, karaciğere iyi gelir; karaciğerle bağlantılı akpunktur noktasına basmak iyi gelir. Basılacak nokta, birinci ve ikinci ayak parmaklarının buluştuğu noktanın önündeki çukurun ortasında yer alır. Ağlama, zehirli maddelerin boşaltılmasına yardımcı olur. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının gözyaşlarına bağlı olduğu, hem Batı tıbbınca, hem de Çin tıbınca doğrulandı. Gözyaşları gerçekten insan vücuduna zararlı maddeler içerir. Bu nedenle istediğiniz zaman ağlayabilirsiniz.

******

İnsan kalbinde zehirli maddeler birikirse, dil ülseri olur, alnında kabarcıklar oluşur, uykusuzluk ve kalp rahatsızlığı meydana gelir.

Çin tıbbına göre, kalple en yakın ilişkili organ dildir. Bu nedenle ülser dilde görülür. Alın, kalbin “nüfuz alanı”dır. Eğer kalpte “ateş” varsa, alın “yanar”, kabarcıklar ortaya çıkar.

Kalpteki zehirli maddelerin boşaltılması için, nilüfer tohumları gibi, acı yemekler tavsiye edilir; kalbi simgeleyen Shaofu adlı akpunktur noktasına basılır. Shaofu, insanın yumruğunu sıktığı zaman, avuçta yüzük parmağı ve küçük parmağının tırnaklarının değdiği yerdir. Bu noktaya güçlü bir şekilde basılır. Yeşil fasülye, zehirli maddelerin idrar yoluyla boşaltılmasına yardımcı olur.

Çin’de yaz mevsiminde hemen hemen her ailede yeşil fasülye suyu içilir. Siz de deneyebilirsiniz.

******

Akciğerde zehirli maddeler birikirse, insanın cildi pas renginde olur, kabızlık çekilir, duygusal durumunda hassasiyet meydana gelir.

Çin tıbbına göre, akciğer, tüm cildi yönetir. Cildin iyi olup olmaması, akciğerin sağlıklı olup olmamasına bağlıdır. Akciğerdeki zehirli maddelerin miktarı fazla olursa, bu zehirli maddeler akciğerin çalışmasıyla cilde yansır; ayrıca akciğer ve kalın bağırsak tek bir sistemdir. Yukarıda akciğerde zehirli maddeler varsa, aşağıdaki bağırsak içinde de anormal birikim olur, kabızlık çekilir; akciğerdeki zehirli maddeler de Qi ve kan dolaşımını engeller.

Turp, akciğere en iyi gelen yiyecektir. Çin tıbbına göre, kalın bağırsak ile akciğer arasında yakın ilişki vardır. Akciğerdeki zehirli maddelerin ne kadar boşaltılacağı, kalın bağırsağın iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Turp kalın bağırsağın dışkıyı boşaltmasına yardım eder. Turp çiğ de yenir.

Ayrıca akciğeri temsil eden akpunktur noktasına basmak da yararlıdır. Hegu adlı nokta, el sırtında, parmakların arasında bulunur.

Terlemek, akciğere iyi gelir; çünkü terle vücuttaki zehirli maddeler atılır; sıcak duş ve derin nefes da benzer sonuç verir.

Akdiğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için en uygun zaman dilimi sabah 7:00 ile 9:00 arasıdır. Bu zaman içinde bol oksijen almayı sağlayan spor yapılırsa, çok iyi olur.

******

Böbrek içinde zehirli maddelerin biriktiği zaman, aybaşı miktarı az, süresi kısa ve rengi koyu olur. Aybaşının oluşması ve kaybolması, böbrek işlevinin güçlü olup olmamasına bağlıdır; böbrekteki zehirli maddeler, hidronkusa neden olur, altçenede kabarcıklar oluşur, yorgunluk çekilir.

Böbreği simgeleyen akpunktur noktası Yongquan’dır. Bu nokta, insan vücudundaki en alçak akpunktur noktasıdır. Yongquan, ayak tabanının üçte birinin ilerisinde bulunur. Bu nokta hassas olduğu için fazla güçlü basılmamalıdır. Beş dakika yeterlidir.

Böbrekteki zehirli maddelerin boşaltılması için en iyi zaman dilimi sabah 5:00 ile 7:00 arasıdır. Bu nedenle sabah kalkınca bir bardak su içilmesi çok iyi olur.

KAYNAK:turkish.cri.cn

Muz Kabuğu Mucizesi İle Bembeyaz Dişler…

11026060_823483527718650_4294025728638554385_n[1]

Olgunlaşmış muzun kabuğunu dişlerinize sürün 2-3 dakika beklettikten sonra macunla fırçalayın. 3 hafta sonra işe yaradığını göreceksiniz..

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünyanın en sağlıklı 10 yiyeceği heart ifade simgesi

images[3]

★ Dünyanın en sağlıklı 10 yiyeceği heart ifade simgesi like ifade simgesi

1- Somon En iyi anti-aging gıdasıdır.
İçerdiği Omega-3 beyni ve kalbi korur.
Ruh halini dengeler ve kan şekerini düzenler.

2 – Fasülye Kiloyu dengeler, kan şekerini düzenler.
Kolon kanseri ve kalp hastalığından korur.
Günlük tavsiye edilen lif miktarı 25-38 gram.
Bir fincan fasulye ise 11-17 gram lif içerir.

3 – Nar Antioksidan bakımından zengindir.
Kan basıncını dengeler, damarları korur ve tümörlerin büyümesini engeller.

4 – Elma Akciğer kanseri, astım ve diyabete karşı korur.
Kemik güçlendiren K vitamini içerir.
Yemeklerden otuz dakika önce tüketildiğinde iştahı bastırmaya yardımcı olur.

5 – Brokoli Tüm kanser risklerini azaltır.
Mineral ve vitamin oranları çok yüksektir.
Ayrıca vücudu toksinlerden arındıran kimyasallara sahiptir.

6 – Fındık-fıstık Haftada 5 kez tüketmek kalp krizi ve kalp hastalığı riskini yüzde 30-50 arasında azaltıyor.
Her gün için 25 gramlık, badem, ceviz, fıstık, fındık yeterli.

7 – Yaban mersini Kanserden koruyan antioksidanlar içerir ve hafızayı güçlü kılar.
Lif bakımından zengindir.

8 – Yumurta Doğanın en kusursuz yiyeceği olarak tanımlanıyor.
Protein bakımından zengin ama kalorisi düşük.
Beyni korur ve göz sağlığını güçlendirir.

9 – Kırmızı et İşlemden geçirilmemiş kırmızı et, omega-3 bakımından zengindir.
Makul miktarda tüketildiğinde kanserden korur.
Protein ve B12 vitamini kaynağı.

10 – Süt Vitamin, mineral ve yararlı bakteriler bakımından zengin olan süt, kanserle savaşan CLA asidini de içerir..

kaynak: sağlık olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Salatanıza ıspanak katın…

1378877_838291689571167_4365157824780960812_n[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

★ KEMİK ERİMESİNİ DURDURAN BİTKİLER

10613055_838246776242325_312812175785652368_n[1]

*Çemen Otu ( Şeker hastalığı kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır)

*Tere Tohumu (Hipotiroid kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır )

*Sahlep Otu (Çocuklarda görülen kemik erimelerinde kullanılır)

*Keçiboynuzu ( Gebelik döneminde anne karnında ki çocuğun gelişimi için kullanılır)

*Kuşburnu ( B ve C vitamini eksikliğinden kaynaklanan kemik erimeleri için kullanılır)

*Civanperçemi bitkisi ( Kansızlık ve Trombosit düşüklüğünden kaynaklanan kemik erimelerinde kullanılır )

*Isırgan otu ( Folik asit eksiğliği kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır )

* Sütü çemen otu ve muz ile karıştırarak içerseniz kemikleriniz güçlenir.

★ SEVDİKLERİNİZDE OKUYABİLSİN DİYE PAYLAŞMAYI UNUTMA like ifade simgesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gece acıkınca bunları yiyebilirsiniz!

AAaAFpz[1]

Gece acıkınca bunları yiyebilirsiniz!

Gece karnınız acıkıyor ama diyetinizi bozmak istemediğiniz için aç aç uyumaya çalışıyorsanız; sizi mutlu edecek bir haberimiz var! Bu yiyecekler hem diyetinizi bozmuyor hem de rahat uyumanıza yardım ediyor.

Gece karnınız acıkıyor ama diyetinizi bozmak istemediğiniz için aç aç uyumaya çalışıyorsanız; sizi mutlu edecek bir haberimiz var!

Tarçınlı muz dilimleri

Hem karnınız acıktı hem de tatlı isteği mi geldi? Bir muzu dilimleyip küçük bir tepsiye dizin üzerine tarçın serpin ve 150 derece fırında 10 dakika pişirin.Hem karnınız acıktı hem de tatlı isteği mi geldi? Bir muzu dilimleyip küçük bir tepsiye dizin üzerine tarçın serpin ve 150 derece fırında 10 dakika pişirin.

Tarçınlı süt

Tarçınlı süt, hem tok tutuyor hem rahat uyumayı sağlıyor hem de ayda 4 kiloya kadar yağ yakmayı sağlıyor.Uyumadan önce karnınız acıkınca bir bardak ılık süte yarım çay kaşığı tarçın ekleyip karıştırın ve için

Haşlama tavuk göğsü

Gece karnınız acıktığında avuç içinizi dolduracak kadar haşlama tavuk göğsü yiyebilirsiniz.Ancak dikkat, yağ oranı en düşük göğüs bölümünden yemelisiniz ki kilo aldırmasın. But ve kanat yağlıdır; o bölgelerden uzak durun.

Zencefilli yoğurt

Zencefilli yoğurt da tarçınlı süt gibi tok tutuyor ama bir başka özelliği daha var: göbek ve basen eritiyor! Bir kase yoğurda bir çay kaşığı zencefil ekleyip karıştırın ve yiyin.Ama zencefil yoksa evde tarçın, zerdeçal, nane gibi baharatlar da ekleyebilirsiniz.

Lor peyniri

Gece uyumadan 3 yemek kaşığı kadar lor peyniri yiyebilir hatta doyuruculuğunu artırmak için maydanoz, dereotu, nane ekleyebilirsiniz.Toplamda 30 kalori alarak hem tok hissederseniz hem de yağ yakarsınız.

Tarçınlı elma

Tarçınlı elma hem tatlı ihtiyacını giderir hem de tok tutar. Elmanın içeriğindeki pektin maddesi kilo vermeyi kolaylaştırır.Tarçın ise gece boyunca kan şekerinizi dengede tutar.

Sütlü yulaf ezmesi

Hem bağırsaklarınızı çalıştıracak hem de rahat uyumanızı sağlayacak sütlü yulaf ezmesinin bir kasesi yaklaşık 200 kaloridir.Ancak dikkat edin: hazır karışımlı yulaf ezmelerinin içinde glukoz şurubu vardır ve bu sizin kilo vermenizi engeller. Tamamen doğal yulaf ezmelerini tercih edin.

Mutlaka su için

Sık sık size ‘su için’  diye öğütlüyoruz. bunun sebebi, çoğu zaman beynimizin açlık ile susuzluğu birbirine karıştırmasıdır.Yemek yerine önce bir büyük bardak su için ve bir süre bekleyin, muhtemelen açlığınız geçmiş olacaktır. Ancak hala aç hissediyorsanız, o zaman gece acıkınca yenebilecek yiyecekleri tüketin.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TROİT İÇİN DEREOTU KÜRÜ

22105_10153237716876052_88594801592532918_n[1]

Tiroid (hipotiroid veya hipertiroid) şikayetlerine karşı önermiş olduğumuz destekleyici bitki kürü yoğurt otunun türüdür. Bu küre ek olarak mutlaka uyulması gereken çok basit bir beslenme şekli önerilmektedir. Uygulamada esas olan “dereotu”dur . Dolmanın içerisine, bakla yemeğinin üzerine veya cacığın içerisine ilave edilen dereotu anlaşılmalıdır. Dereotunun uygulama şekli aşağıda verilmiştir. Kürün uygulama süresi 3 ile 5 ay sürmektedir. Özellikle nodüllere karşı da etkilidir. Ayrıca bitkisel olarak da yardımcı ve destekleyici kür kullanılabilir. Bir kürlük olan bitkisel kür, 3 ay kullanılır ve yaklaşık 100 g dır.

Hipotiroid (Tiroidin yavaş çalışması) veya Hipertiroid (Tiroidin hızlı çalışması) durumunda önermiş olduğumuz kür, dereotu kürüdür. Tiroid glandının her iki durumunda da kürün uygulanış şekli aynıdır.

Dereotu kürünün uygulanışı: Sabah, öğle ve akşam aç karna, öğünlerden 15 dakika önce 1 yemek kaşığı dolusu taze yeşil dereotu birkaç kez çiğnendikten sonra 2-3 yudum su ile yutulur. Bu küre hiç ara vermeden 3 ay devam edilir. Kürün ikinci ayından sonra tiroid hormonlarınızı zaman zaman kontrrol ettiriniz, çünkü kullandığınız ilacın miktarını azaltmanız gerekebilir. İlaç azaltımını hekiminize danışmadan kesinlikle kendi kendinize karar vermeyiniz.

Tiroid nodüllerinin küçülmesinde veya ilerlemesinde de bu kür oldukça etkilidir. Bu kür sayesinde çok sayıda hasta, ilaç alınımından kurtulmuş ve var olan nodülleri de yok olmuştur. Gerekirse küre daha uzun zaman devam edilebilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Geleneksel Çin beslenmesinde yiyecekler enerji ve titreşim olarak görülüyor

imagesZC9SHJVV

 

 

Çigong ile bağlantılı olarak geleneksel Çin beslenmesinde yiyecekler enerji ve titreşim olarak görülüyor. Çigong’a göre belli hastalıklarda kullanılması önerilen yiyecekler ise şöyle tanımlanıyor:

Kanamayı durdurma: Kara mantar, kestane, tavuk yumurtası kabuğu, ıspanak, sirke

Mide asidini azaltma: Tavuk yumurtası kabuğu, mürekkep balığı kemiği

Terlemeyi durdurma: İstiridye kabuğu, şeftali

Zehirleri atma: Muz, kiraz tohumu, hıyar, incir, bal, tuz, susam yağı, sirke

Kan durgunluğunu giderme: Kahverengi şeker, yengeç, safran, sirke

Balgam sökme: Tuzlu su istiridyesi, armut, turp, deniz yosunu

Kızamık yayılmasıyla başa çıkma: Kiraz tohumu, kişniş, ayçiçeği tohumu

İştah arttırma: Yeşil ve kırmızı biber, jambon

Bağırsak devinimlerini teşvik etme: Ketenotu tohumu, susam yağı

Terlemeyi teşvik etme: Kişniş, zencefil, yeşil soğan, biberiye

Kuruluğu giderme: Tavuk yumurtası, bal, anne sütü, armut, susam yağı, ıspanak, şeker kamışı, sarı soya fasülyesi

Bağırsakları nemlendirme: Süt, muz, şeftali, soya yağı, ceviz, karpuz

Kan dolaşımını teşvik etme: Kahverengi şeker, kestane, şeftali, safran, fesleğen, şarap

Sindirimi canlandırma: Elma, kişniş, jinseng, yeşil ve kırmızı biber, şerbetçiotu, ananas, erik, turp ve yaprakları, fesleğen, domates

Süt salgılanmasını teşvik etme: Sazan balığı, marul

Ateş düşürme: Kavun, kestane

Astımı hafifletme: Acı kayısı tohumu

Öksürüğü kesme: Tatlı ve acı kayısı tohumu, portakal, mandalina, kekik

İshali giderme: Ayçiçeği tohumu

Kan yetersizliğini giderme: Sığır eti, anne sütü, istiridye, ıspanak

Sarhoşluğu giderme: elma, jinseng, çilek

HAKAN ONUM

DONDURMA…

1513702_438573839642567_6290877604098637186_n[1]

Dondurma, içine şeker katılmış çeşitli meyve suları ya da sütten dondurulmak suretiyle elde edilen ve özellikle sıcak yaz günlerinde çok aranan soğuk tatlıdır. 100 gr dondurma 100-200 kalori verir. A, B, D vitaminleriyle, kalsiyum, yağ, protein ve fosfor yönünden zengin bir gıdadır.
Dünyanın en sevilen lezzetlerinden biri olan dondurma bugün dünyanın bütün yerinde dört mevsim keyifle tüketilen bir besindir. Bu tadın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında epey efsane ile karşılaşılmaktadır.

Milattan önce 4. yy.’da Büyük İskender buzlu nektarları bulmasıyla da anılmaktadır. Eski Roma kayıtlarından elde edilen bilgilerde ise İmparator Neron’un Apenines dağına kar ve buz getirmeleri için köleler yolladığı ve bu karlara meyve nektarı, bal ve şerbet karıştırttığı da kayıtlıdır.

Bir diğer iddia ise, ilk dondurmanın günümüzden yaklaşık 3 bin yıl önce Çin’de bulunduğudur. Buzlu içeceklerin Asya’da binlerce yıldır kullandıkları bilinir ve bu tarz içeceklere eski Çin litaratüründe sıkça rastlanır. 1296 yılında Marko Polo’nun Çin gezisi sırasında öğrendiği buzlu içecek tariflerini beraberinde Venedik’e getirmesiyle birlikte Avrupa dondurmayla tanışır. İtalyan Catherine de Medici’nin Fransız kralı II. Henry ile evlenmesinin ve tatlıyı saray halkına tanıtmasının ardından dondurma, Fransa’da da bilinen bir lezzet haline gelir.

1600’lü yılların ortalarında buz ve tuz kombinasyonunu kullanarak buz üretiminde pratik bir metodun bulunması dondurmanın gelişimini de hızlandırmıştır. Buz, buz mahzenlerinde ve kar ocaklarında belirli bir formülle suyun içine tuz katılması ile elde ediliyordu.

Günümüzde ise soğutucular ve dondurucular (buz dolabı,derin dondurucu) olmadan dondurma üretimi söz konusu değildir.
Dondurma mevsimi başlıyor.Dikkatli ve dengeli tüketmekte fayda var…

Dondurma, besin değeri yüksek bir tatlıdır. İçeriğinde; protein ve karbonhidratın yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller bulunur. Diğer tatlılarla karşılaştırıldığında daha besleyici bir seçimdir. Dondurmanın kalori değerini, un ve şekerden yapılan diğer hamurlu tatlılara oranla çok daha düşüktür. 100 gram sütlü dondurma yaklaşık 190 kalori içerir. Normal bir külah ise yaklaşık 20 kaloridir. 100 gram sütlü dondurmada ortalama 148 mg kalsiyum, 115 mg fosfor, 63 mg sodyum, 181 mg potasyum, 0.1 mg demir, 440 IU A vitamini, 0.21 mg E vitamini, 0.21 mg B2 vitamini ve 0.1 mg niacin vardır.

Özellikle çocuklar için de önemli bir besin kaynağıdır. Yoğun süt içeriği nedeniyle çocuğun büyüme ve gelişimine de destek olmaktadır. Dondurma, süt ile kıyaslandığında; karbonhidrat, yağ, protein ve enerji bakımından sütten daha zengindir. 100 gramındaki kalsiyum oranı sütten daha yüksektir. Bu nedenle çocukların yaz aylarında kalsiyum gereksinmelerini dondurma ile karşılamak mümkündür.

Dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanıp hazırlamamasıdır. Süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Kolay bozulur ve sağlık için tehlikeli bir duruma gelir. Bu nedenle dondurmaların mutlaka pastörize sütten yapılmış olması gerekmektedir. Hijyenik koşullarda üretilmemiş veya saklanmamış dondurmalarda Salmonella riski doğabilmektedir. Ayrıca güvenilir olmayan yerlerden veya sokak satıcılarından alınan dondurmalara da dikkatli yaklaşılmalıdır. Paketlemiş ve etiketlenmiş dondurmaların bulunduğu soğutucuların, yeterli soğuklukta ve çalışıyor olması da göz ardı edilmemelidir. Üretim sırasında Gıda Kodeksine uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, paketleme ve etiketlemelerin titizlikle yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımda da soğuk zincire uyulması büyük önem taşımaktadır.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hangi Yiyecekler Alerjik Astıma İyi Gelir?

Hangi-Yiyecekler-Astıma-İyi-Gelir[1]

Astım belirtilerini ortadan kaldıracak diyet yoktur. Fakat bazı yiyecekler yardımcı olabilir:

Taze meyve ve sebzeler: Beta karoten, vitamin C ve vitamin E gibi antioksidanların akciğer dokusundaki şişliği ve iltihabı azalttığı gösterilmiştir. Bu maddeleri içeren yiyecekler serbest radikallerin oluşturduğu doku hasarını önleyebilir.

D vitamini: Astımı olan kişilerin birçoğunda serum D vitamini düzeyi düşük bulunmaktadır. Süt, yumurta, somon başta olmak üzere balıklar D vitamini içerir. Dışarıda bir kaç dakika bile durmak D vitamini düzeyini arttırır.

Diyetteki tuzu azaltmanın ve omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenmenin astım bulgularını azalttığı gösterilmiştir.

Hangi yiyecekleri daha çok tüketelim?

1) Portakal, mandalina vitamin C kaynağıdır ve C vitamini içindeki askorbik asit, alerjik iltihabı azaltır.

2) Fındık, ceviz ve badem vitamin E içerir. Antioksidan özelliği ile doku hasarını engeller.

3) Havuç ve sarı, turuncu, kırmızı sebzeler ve meyveler beta karoten içerir ve antioksidan özelliği ile hücre yıkımını önler. Beta karoten vücut tarafından önemli bir yapı taşı olan vitamin A ya çevrilir.

4) Soğan flavonoid denilen kılcal damar duvarını güçlendiren minik kristaller içerir. Ayrıca akciğeri hava kirliliğinin olumsuz etkilerinden korur. Elma, armut ve böğürtlen grubu meyvelerde de aynı madde bulunmaktadır.

5) Ton balığı omega-3 yağ asitleri ve selenium içerir. Omega-3 yağ asitleri alerjik iltihabı azaltır. Astım atağı geçiren kişilerin bazılarında selenium düşük bulunmuştur.

6) Yoğurt probiotik içerir ve alerjik iltihabı yatıştırır.

7) Yeşil yapraklı sebzeler, başta ıspanak olmak üzere folat ve magnezyum içerir. Folatın alerjik reaksiyonu baskıladığı ve hastalık bulgularını hafiflettiği gösterilmiştir. Bazı astım hastalarının belirtileri olduğunda magnezyum seviyesinde düşüklük bulunmuştur bu nedenle yeterli magnezyum alınması önerilmektedir.

8) Elma vitaminler ve akciğer kapasitesine yardımcı olan fitokimyasallar içerir. Elma kabuğu kuersetin, kateşin, epikateşin, prosyanidin gibi flavonoidler bulundurur.

Sülfitlerden kaçının: Sülfitler gıdaların uzun süre dayanmasını sağlayan kimyasallardır ve bazı insanlarda astım bulgularını tetikleyebilir. Şarap, kurutulmuş meyveler, turşu, taze veya dondurulmuş karides ve diğer saklanan yiyeceklerde bulunabilir.

Alerjiyi tetikleyen yiyeceklerden kaçının: Astımlı kişilerde yiyecek alerjisi de bulunabilir. Yiyecek alerjileri de astım belirtileri gösterebilir. Bazı kişilerde alerji yapan yiyecek tüketiminden sonra egzersiz yapmak astım bulgularını açığa çıkarabilir.

Alerjiniz olan yiyecekleri hekiminiz öyküden, muayene bulgularından yiyeceği kesince belirtilerin düzelmesi ile başlayınca artmasından, alerji cilt testinden ve kandan bakılan IgE ilişkili testten saptayabilir. Bu testler dışında bilimsel olarak kabul edilmiş bir yöntem bulunmamaktadır. Kan testleri her zaman çok kuvvetli bir ilişki göstermeyebilir. Maliyeti çok yüksek ve bilim dünyası tarafından yararsız olarak görülen testleri uygulatmamaya dikkat ediniz.

Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun: Vücut ağırlığının fazla olması astım bulgularını arttırabilir. Çok az bile kilo vermek astım bulgularını azaltabilir. Sağlıklı ağırlığınızı ve o ağırlığı korumak için nasıl besleneceğinizi öğrenin.

Yiyecek seçiminiz astımı kökünden kazımayacaktır ancak belirtileri azaltacak ve sağlıklı yaşamanızı sağlayacaktır.

alıntı

Böbrekleriniz için faydalı 8 besin

bobrekleriniz-icin-faydali-8-besin-5398078[1]

Her 7 kişiden birinin böbrek hastası olduğu ülkemizde böbrek sağlığınızı korumak için beslenmenize dikkat edebilirsiniz. İşte böbreklere faydalı besinler…

Soğan

Sarımsak gibi antioksidan deposu olan soğan, antienflamatuvar özellikleri sayesinde özellikle böbrek hastası kişilere faydalıdır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıklarına karşı da koruyucu etkisi vardır

Yumurta beyazı

Yumurta beyazındaki yüksek protein, düşük potasyum, düşük fosfor ve bol miktardaki demir böbrekler için ideal bir besin olmasını sağlar.

Kıvırcık lahana yani Kale

Kale bol miktarda C vitamini, lif ve K vitamini içerir. Bu vitaminler böbreklerin düzgün çalışması için çok önemlidir. Salatalarınıza ve yemeklerinize ekleyebileceğiniz kaleyi meyve suyunuza da karıştırabilirsiniz.

Sarımsak

Sarımsak tam bir süper besindir. Yemeklerde kullanıldığında verdiği tat sayesinde tuz kullanımına gerek kalmaz ve bu sayede böbreklere hasar veren fazla sodyumdan kurtulmuş olursunuz. Ayrıca çok fazla antioksidan içerir. Düzenli tüketildiğinde kansere karşı koruduğu kanıtlanmıştır. İçeriğinde sülfür sayesinde detoks etkisi yaratır, şişkinlik ve gaz sorununa iyi gelir.

Zeytinyağı

Antioksidanlarla dolup taşan zeytinyağının iyi gelmediği sağlık sorunu neredeyse yok. Zeytinyağını margarin gibi yağlara tercih etmenizi ve tüketmenizi öneririz.

Elma

Elma, düşük potasyum içermesi ve yüksek antienflamatuvar özelliği sayesinde böbrekler için oldukça faydalı bir meyvedir.

Kızılcık

Antioksidan deposu kızılcık idrar yolu enfeksiyonlarına karşı çok etkilidir. İdrardaki asit düzeyini arttırarak bakterilerin idrar kesesi duvarına yapışmasını engeller. Ayrıca belirli kanser türleri ve kalp rahatsızlıklarına karşı da çok etkilidir.

Omega 3 deposu balıklar

Somon, sardalya ve alabalık gibi balıklar omega-3 yağ asitleriyle doludur. Bu yağ asitleri vücudumuz tarafından üretilemez, dolayısıyla bu tür balıkları düzenli olarak tüketmek gerekir. Düzenli alınmadığında kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterole neden olur. Bu rahatsızlıklar kronik böbrek hastalıklarını tetiklemektedir.

kaynak: msn

Amerikalı Yerlileri tarafından binlerce yıldır Kanı Durdurmak İçin ilk yardım malzemesi olarak kullanılıyor.

 images[6]

İster inanın ister inanmayın, kırmızı biber mutfağınızda olmasa bile, herkesin ecza dolabında olması gereken bir bitkidir. Kırmızı acı biber ilk yardım kitinizin bir parçası olmalıdır. Araştırmalar ayrıca acı biberin kalp krizi, soğuk algınlığı ve kanamaların önlenmesi gibi tıbbi faydalara sahip olduğunu göstermiştir.

Dış kanamalar için Acı Kırmızı Toz-Kuru Biber veya Arnavut Biberi Nasıl Kullanılır:
Biraz acı biber tozu alın ve kanayan kesilmiş yere doğrudan koyunuz, kanamanın 10-15 saniye içinde durduğunu göreceksiniz. Büyük kesikler için acil doktora gidiniz,

. Kan basıncını ve pıhtılaşmayı çabuklaştıracak için, Ilık bir bardak su içinde 1 çay kaşığı kırmızı biber tozu koyup karıştırıp içiniz. Hem dezenfekte için hemde pıhtılaşmayı hızlandırmak için denenmiştir.

Dr Richard Schulze insan hayati için gerekli olan bitkilerin en başında Acı Biber geldiğini ilan etti. Hiç bir Bitki acı biber kadar güçlü değildir dedi.

Not: bazı hastalıklardan dolayı kan pıhtılaşması olmayabilir siz doktora gitmeyi ihmal etmeyiniz. Tavsiyelerimiz ilaç değildir. Kurumumuzda hastane hizmeti. Verilmez.

Çeviri: Ahmet Maranki ve KOBİK Ekip.

Kaynaklar: Doğal Ve Günlük Beslenme Haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kişniş’in Faydaları…

images[1]

TANIMI:

Maydanozgillerden,yaprakları maydanoza benzeyen kişniş bitkisinin kuru meyveleridir.Taze bibere benzer.Turuncu renkte meyveleri taneyken çok pis kokar,ancak kurutulunca hoş kokar ve insana ferahlık veren bir koku verir.Ülkemizde,Amerika ve Afirka’da çok yetiştirilir.

KULLANILDIĞI YERLER:

Kişniş genellikle,şuruplarda ve şekerlemelerde ayrıca şekere bulanaral eld edilen kişniş şekeri pastacılıkta kullanılır.Kişnişin Türk mutfağında bazı yemeklerde kullanıldığı bilinmektedir.Bitkinin taze filizleri ve yaprakları doğranarak çorba ve salatalara ilave edilir.
Yiyeceklere ve içeceklere tat ve kokunun yanı sıra,pastacılıkta pastaların süslenmesi amacıyla kullanılır..
İçeceklerde tohum halinde,pastacılıkta kişniş şekeri halinde,çorba ve salatalarda filiz ve yaprakları doğranarak kullanılır.

FAYDALARI:

* İştah açar.
* Bağırsak gazlarını giderir.
* Sinirleri yatıştırır.
* Hazmı kolaylaştırır.
* Sinirsel baş ağrılarını keser.
* Karın ağrılarını giderir.
* Cinsel arzuyu güçlendirir.
* Hayz gününü düzenler.
* Doğumu kolaylaştırır.
* Sürmenajda faydalıdır.
* Bayat yiyeceklerin zararını azaltır.
* Kusmayı önler.
* Fazla miktarda yenirse zararı görülür.

“Not:” Mide asidi fazla olanlara kişniş yasaktır. Ayrıca damar sertliğine karşı yemeklere kişniş konulmasında fayda vardır.

KULLANILIŞI:

Tohumu: Domates turşusu, sosis, köriler ve elmalı çöreklerde kullanılır. Ezilmemiş tohumu çorba ve sebze yemeklerine katılır. Suda kaynatılarak çayı yapılır. Tohumu ayrıca güzel kokusu sayesinde potbori tabaklarında kullanılabilir.

Yaprağı: Körpe alt yaprakları güveç, salata ve soslara eklenir.

Gövdesi: Fasulye ve çorbalarla birlikte pişirilir

Kökü: Taze kökü sebze gibi pişirilip yenilir

Tozu: Toz halindeki kişniş bal veya şekerle karıştırılarak kullanılır .

İÇERDİĞİ BESİNLER:

1 çay kaşığı Öğütülmüş Kişniş 1.4 gr gelir.
Bir çay kaşığı öğütülmüş kişnişin içinde; 6 kalori, 172 mg protein, 274 mg yağ, 11.2 mg kalsiyum, 791 mg karbonhidrat, 6.2 mg fosfor, 3.6 meg thiamine, 3.2 meg ribofilavin bulunmaktadır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN RENKLİ DİYET

imagesDUC499JG

 

Rengarenk ve dengeli beslenerek cilt sağlığımızı desteklememiz mümkün. Işıl ışıl, sağlıklı bir cilt için beslenmede olmazsa olmaz besinleri sizler için sıraladım..

 

MOR RENK, GENÇLEŞTİRİP GÜZELLEŞTİRİR

  • ‘Cilt sağlığı ve beslenme’ deyince ilk aklımıza gelen renk, MOR olmalıdır. Mor renkteki besinler, bize gençlik ve güzellik verir. Meyve ve sebzelere bu güzel mor rengi veren pigment, ‘antosiyanin’ dir. Antosiyaninler, hücreleri hasar almaktan korur; yaşlanmayı geciktirir. Antosiyaninlerin, en yüksek miktarda bulunduğu meyve mor üzümdür.
  • Gençlik ve güzellik veren antosiyanin pigmenti, yaban mersini, böğürtlen, mor erik, vişne, kırmızı lahana ve patlıcanın kabuğunda da bulunur.
  • MOR ve KIRMIZI renkteki üzümlerin kabuğunda ve çekirdeğinde çok güçlü bir antioksidan olan resveratrol bulunur. Yaban mersini ve dutta da bulunan resveratrol’ün antioksidan özelliği E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır. Resveratrol, anti-aging yani yaşlanmayı yavaşlatıcı özelliği ile bilinir. Yapılan çalışmalar, düzenli olarak yeterli miktarda yaban mersini tüketen kişilerde yaşlanmanın geciktiğini göstermiştir.
  • Üzüm çekirdeği yağı, tokoferol (E vitamini) içeriğinden dolayı cilt sağlığı üzerinde etkilidir ve kozmetikte sıkça kullanılır. Üzüm, çekirdeği ile birlikte tüketilmelidir.
  • Siyah üzüm, mor üzüm, böğürtlen ve siyah ahudududa, antikanserojen ve yaşlanmayı geciktirici özelliği ile bilinen ellagic asit adlı madde bulunur. Bu maddenin en yüksek miktarına siyah ahududu da rastlanmıştır. Siyah ahududu, mevsiminde iken düzenli tüketilmesi gereken meyvelerden biridir. Ellagic asit aynı zamanda nar ’da da bulunmaktadır.

 

CİLTTE YAŞLANMAYA KARŞI YEŞİL RENK BESİNLER

  • Yaşlanmada büyük rolü olan güneş ışınlarının zararlı etkilerini azaltmaya yardımcı besinler arasında; YEŞİL gruptaki meyve ve sebzeler (yeşil biber, brokoli, kivi, ıspanak, kuşkonmaz, roka, maydanoz, tere, marul vb.) yer alır. Bu besinler, güçlü bir antioksidan olan C vitamini içermesi sebebiyle de cilt sağlığı üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

CİLT LEKELERİNE KARŞI BEYAZ RENK BESİNLER

  • C vitamini, potasyum ve pektinden zengin ve pek çok bağırsak hastalığına karşı koruyucu özellikte olan BEYAZ renk grubunda yer alan ayvanın aynı zamanda cilt dostu bir meyve olduğunu bilinir. Araştırmacılara göre ayva, UV ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerini ve cilt lekelerini azaltmada önemli bir meyvedir.
  • BEYAZ renkli besinlerden sarımsak, soğan gibi beyaz renkteki sebzeler de selenyumdan zengindir. Beyaz renkli bu besinler, güneş ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltmaya yardımcıdır; yemeklerde sıkça kullanılmalıdır.

 

CİLT KANSERİNE KARŞI KIRMIZI RENK BESİNLER

  • Cilt sağlığımız için önemli olan bir diğer renk ise KIRMIZI’ dır. Domates, greyfurt, karpuz, kuşburnu gibi kırmızı besinlerde bulunan likopen, pek çok kanser türüne karşı koruyucu güçlü bir antioksidandır. Likopen kaynağı bu besinlerin, cilt kanser riskini azalttığı yapılan çalışmalarda görülmüştür. Kırmızı renkli besinler günlük beslenmemizde yerini almalıdır.

 

YAĞLI CİLT SORUNU İÇİN TURUNCU RENK BESİNLER

  • TURUNCU renkli besinlerden bal kabağı, havuç, mango, kayısı ve tatlı patateste bulunan beta-karoten, güçlü bir bağışıklık sistemi destekleyicisi ve sağlıklı bir cilt için önemli olan besinlerdendir. Antioksidan özellikteki b-karotenin aynı zamanda yaşlanmayı geciktirmede de etkisi bulunur. Vitamin A’ nın deride yağ bezlerinin aktivitesini baskıladığı kanıtlanmıştır. Bu yüzden havuç, kuru kayısı, tatlı patates gibi turuncu renkli besinler yağlı cilt yapısına sahip kişiler için vazgeçilmez olmalıdır.

 

SELÜLİTE KARŞI ANANAS

  • Turuncu renkli besinlerden biri olan ananas, içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller, bromelin enzimi sayesinde cilt sağlığı üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Ananas, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan, kolajeni yenilemeye yardımcıdır. Aynı zamanda dolaşım sistemini destekleme özelliği olduğundan, selülitlerden korunmada önemli role sahiptir.

 

SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN RENKLİ VE DENGELİ BESLENMEK ŞART

  • Rengarenk meyve ve sebzelerin dengeli şekilde yer aldığı menülerimizde, diğer besin gruplarından (et grubu, ekmek grubu ve süt grubu) besinler de yeterli miktarda bulunmalıdır. Bunlardan cilt sağlığı için en önemlileri aşağıda yer almakta.
  • Omega-3 yağ asitlerinden zengin BALIK, cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktirirken aynı zamanda cilt kalitesinin gelişmesine yardımcı olur. Mevsiminde haftada 3 kez tüketilmelidir. Balık ve balık yağı gibi ceviz de omega-3’ün kaynaklarından biridir. 2 tam ceviz 1 porsiyondur.
  • Selenyum minerali; çok güçlü bir antioksidan mineraldir. Tahıllar, deniz mahsülleri ve et önemli kaynaklarıdır. Selenyum; sedef hastalığının tedavisinde destek olarak ve anti-aging amaçlı kullanılmaktadır.
  • YEŞİL ÇAYın, cilt sağlığı üzerinde etkili olduğu bilinir. Antioksidan özelliği yüksek olan yeşil cay günde 2-3 kupa tüketilmelidir.
  • YUMURTA, en kaliteli protein kaynağıdır. Cilt sağlığı için çok önemli olan çinkodan ve güzellik verici biotin ve B12 vitaminlerininden zengindir.
  • Sağlığımız için çok önemli olan SU’yu da unutmamak gerekir. Gün içerisinde ortalama 2,5-3 lt. kadar su içmeye özen gösterilmelidir. Cildin nemlenmesi ve dolaşım sisteminin sağlıklı çalışması için su içmek çok önemlidir.

Renkli Diyet ile Sağlıklı Günler…

İpek AĞACA ÖZGER
Uzman Diyetisyen

milliyet nar

Kinoanın inanılmaz Faydaları

images[1]

Tam Protein: Kinoa tohumları tam protein kategorisindedir. Yani vücudun ihtiyaç duyduğu tüm amino asitleri içerir. Tam protein içeren bitkiler oldukça nadirdir ve bu özelliği ile vejetaryenler arasında oldukça popülerdir. Kinoa, kolesterolü yüksek ve yağ içeren hayvansal protein kaynaklarına göre daha sağlıklı bir protein kaynağı olarak görülebilir.

Glüten: Kinoa glüten içermez. Bu nedenle Çölyak hastaları ve glütensiz diyet uygulayanlar için önerilir. Kinoa ile glütensiz ekmekler, çörekler hazırlayabilirsiniz. Kinoa gevrekleri yulaf gevreğine alternatif olarak tüketilebilir.

Kilo Kontrolü: Kinoa kalorisi çok düşük bir tahıl değildir ancak yine de son yıllarda düzenlenen diyet listelerinin pek çoğunda adının geçtiğini görebilirsiniz. Bunun başlıca nedeni kinoanın protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesidir. Protein sizi uzun süre tok tutarken besin lifi kan şekeri dalgalanmalarını önleyerek öğünler arasında yaşanabilecek mide kazıntısına engel olur. Ancak fazla kinoa yemek yüksek kalorisi nedeniyle kilo kaybetmenizi zorlaştırabileceği için kontrollü tüketmelisiniz.

Sindirim: Kinoa diğer tahıllardan yaklaşık 2 kat daha fazla besin lifi içerir. Beslenme uzmanları besin lifi bakımından yetersiz beslenmenin yarattığı en büyük sorun olan kabızlığa karşı kinoa öneriyor. Besin lifi aynı zamanda diyabet hastalarında kan şekerinin kontrolüne yardımcı oluyor. Kabızlığın tetiklediği bir diğer sorun olan hemoroide karşı daha fazla kiona tüketerek önlem alabilirsiniz.

Demir: Demir minerali bakımından zengin olan kinoa, demir eksikliği anemisi için uygulanan beslenme programlarına eklenebilir. Hücrelere taşınan oksijen miktarında önemli bir rolü olan demir minerali aynı zamanda beyin sağlığı ve zihin açıklığı içinde kritik role sahiptir. Vücut sıcaklığının korunması ve vücudun enerji üretimi demirin metabolizmada kullanıldığı diğer alanlar arasında yer almaktadır.

Riboflavin: B2 (Ribofilavin) içeren kinoa beyin ve kas hücrelerinde enerji metabolizmasına katkıda bulunarak vücudun enerji üretimini destekler ve halsizliğe iyi gelir.

Migren: Kinoa’da yüksek miktarda bulunan magnezyum mineralinin damarları rahatlatan etkisi vardır ve bu özelliği ile kronik migrene karşı önerilen yiyecekler arasındadır. Magnezyum minerali aynı zamanda tip 2 diyabet hastalarında etkili bir kan şekeri kontrolü sağlar.

Antioksidan: Bir antioksidan olan manganez vücudun enerji üretimi sırasında oluşan hücre hasarına karşı koruma sağlar. Kinoa antioksidan etkisiyle, başta kırmızı kan hücreleri olmak üzere tüm hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı korumaya yardımcı olur.

Kolesterol: Yapılan araştırmalar düzenli olarak kinoa yemenin total kolesterolü düşürürken HDL (iyi kolesterol) oranını koruduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca kinoada bulunan bazı bileşenler damarları iltihaplı hastalıklara karşı korumaktadır.

Kinoa Besin Değerleri

100 gram pişmiş kinoa;

  • 120 kalori
  • 2 gram yağ
  • 7 gram karbonhidrat
  • 11 gram besin lifi
  • 4.4 gram protein
  • 5.0 IU A vitamini
  • 0.6 mg E vitamini
  • 0.1 mg tiamin
  • 0.1 mg riboflavin
  • 0.4 mg niasin
  • 0.1 mg B6 vitamini
  • 42.0 mcg folat
  • 17.0 mg kalsiyum
  • 1.5 mg demir
  • 64.0 mg magnezyum
  • 172 mg potasyum
  • 7.0 mg sodyum
  • 1.1 mg çinko
  • 0.2 mg bakır
  • 0.6 mg manganez
  • 2.8 mcg selenyum
  • 0 kolesterol içerir.

Pişmiş 100 gram kinoada su miktarı 71.6 gramdır. Yani 100 gram kinoa pişirildiğinde içerdiği su miktarı yaklaşık %77’dir. Pişmemiş 100 gram kinoa ise sadece 13.3 gram su içerir. Bu nedenle pişmemiş kinoanın kalori oranı çok daha yüksektir. 100 gram pişmiş kinoa 120 kaloriyken aynı miktarda pişmemiş kinoanın kalorisi 368’e kadar çıkmaktadır. Aynı oranda içerdiği besin lifi, protein, vitamin ve mineral miktarı da artmaktadır ancak kinoayı diyet için tüketiyorsanız pişmiş olarak yemeniz daha faydalı olacaktır.

Öneri: Kionayı pişirmeden önce çekirdeği saran ve acı bir tadı olan kabukları iyice temizleyin. Bunun için kinoayı derin bir süzgece aldıktan sonra musluğun altına koyun ve soğuk suyu açıp avucunuzla çok fazla sıkmadan çekirdekleri ovalayın.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »