Limonun Mucizevi 23 Faydası…

limon1

 

1. Limon Ateş Düşürür
Limon suyu terlemeye yardımcı olarak ateşi düşürebilir.
2. Limon Ruh Halini İyileştir
Limonun ferahlatıcı kokusu depresyon belirtilerini yok edebilir enerji seviyesini yükseltir.
3. Limon Daha İyi Nefes Almaya Yardımcı Olur
Limon mukusu temizleyerek ve hava yollarını açarak astım yüzünden nefes almakta zorlananlara yardımcı olabilir.
4. Limon Kireçlenmeye İyi Gelir
Limon suyu idrar söktürücü özelliği sayesinde vücuttaki toksin ve bakterileri temizler. Toksinlerin azalması eklemlerde oluşacak iltihapları da azaltır.
5. Limon Böbrek Taşı Oluşumunu Önler
Limon idrar sitrat gibi bileşenleri uyararak taş oluşumlarını engeller.
6. Limon Dezenfektan Olarak Kullanılabilir
Limon açık bir yaradaki mikrobu kırabilir.
7. Limon Kıyafetleri Temizleyebilir
Biraz limon suyu ve tuz zoru bir lekenin çıkmasına yardımcı olabilir.
8. Limon Sorunlu Ciltlerde Çok İşe Yarar
Limon antibakteriyal özelliği sayesinde ciltteki akneleri temizleyebilir.
9. Limon Yaşlılık Lekelerini Açar
Limonun içindeki sitrik asit yaşlılık lekelerinin renklerini açabilir.
10. Limon Yağlı Ciltlere İyi Gelir
Limon cildin aşırı yağ üretimini engelleyebilir.
11. Limon Tırnakları Güçlendirir
Zeytin yağı ile limon suyu karışım tırnakları güçlendirmeye yardımcı olur.
12. Limon Doğal Bir Böcek Kovucudur
Limon ile suyu karıştırarak hazırlanan bir karışım karıncaları, sinekleri ve hamam böceklerin uzak tutabilir.
13. Limon Yaşlılık Belirtilerini Geciktirebilir
Limonun kanama önleyici özelliği sayesinde cildin hasar almasını ve yaşlanmasını yavaşlayabilir.
14. Limon Baş Ağrısına İyi Gelir
Yeşil çay ve limon karışımı bir aspirin görevi görebilir.
15. Limon Ağız Sağlığı İçin İyidir
Limon ağızdaki bakterileri ve diş eti kanamalarına iyi gelir.
16. Limon Ağız Kokusuna İyi Gelir
Limondaki sitrik asit vücudun pH dengesini düzenleyerek ağızdaki bakteri oluşumunu engeller.
17. Limon Dişleri Beyazlatır
Limon ile soda karışımı dişleri beyazlatmaya yardımcı olabilir.
18. Limon Kanı Temizler
Limon kandaki toksinleri temizleyen bir detoks aracıdır.
19. Limon Cildi Yeniler
Kurumuş ve soyulmak üzere olan bir cilt limon ile ovalanarak soyar ve hızlıca yenileyebilir.
20. Limon Doğal Saç Açıcıdır
Saç kremine eklenen limon suyu, güneşinde yardımıyla saçların rengini doğal olarak açmaya başlar.
21. Limon Kepek Önler
Şampuanın içine katılan limon suyu saçlardaki kepek oluşumunu engelleyebilir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

56 yaşında Rahim Kanseri olup, hazırladığı doğal reçete ile şifa bulan bir kadının sırrı.

15135836_1319130378151752_5461298885476758458_n1
Rahim Kanserine Alternatif Doğal Tedavi Reçete:
1) 100 gram taze Aleo Vera Özü
2) 500 gram yağlı Ceviz İçi
3) 500 gram Organik Bal
Tüm malzemeleri bir blender yardımıyla karıştırarak hazırlayın.Cam kavanozda serin bir yerde muhafaza edin. Kahvaltıdan yarım saat sonra 1 yemek kaşığı karışımı alıp yiyin. Bu uygulamayı netice alınıncaya kadar devam ettirin.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ensenize düzenli olarak buz küpü koymanın daha genç görünmenizi ve daha enerjik, neşeli olmanızı sağladığı, hastalıkları da iyileştirdiği söyleniyor

11070007_10153189128911052_1236183682663171044_n11

 

Buz küpüyle gelen sağlık
Ensenize düzenli olarak buz küpü koymanın daha genç görünmenizi ve daha enerjik, neşeli olmanızı sağladığı, hastalıkları da iyileştirdiği söyleniyor. Buzu koymanız gereken nokta ise, ensenizdeki tendonların arasında, baş ve boynun birleştiği ense kökünde yer alıyor. Bu noktaya, Çin akupunkturunda Feng Fu deniyor.
Yöntem
Yüz üstü yatın (ya da oturun) ve yukarıda tarif ettiğimiz Feng Fu bölgenize bir adet buz koyup, 20 dakika tutun. Buzu bir bez ya da eşarp yardımıyla sabitleyebilirsiniz.
Bu uygulamayı, 2-3 günlük aralar vererek, sabahları aç karnına ya da akşamları yatmadan önce olacak şekilde, düzenli olarak tekrarlayın. Bu yöntemle soğuk algınlığına yakalanmanız imkansız.
İlk başta biraz soğuk gelse de, 30-40 saniye sonra o bölgenin ısındığını hissedeceksiniz. Kan akışına endorfin salgılandığı için, ilk birkaç gün mutlu ve zinde olacaksınız.
Sonuçları
Peki ensenizdeki Feng Fu noktasına düzenli olarak buz küpü koymanın sonuçları nedir?
Daha iyi uyumanızı sağlar
Ruh haliniz yükselir ve genel olarak kendinizi daha canlı hissedersiniz
Sindirim yolunuz kusursuz çalışır
Soğuk algınlığına elveda diyebilirsiniz
Baş ağrısı, diş ağrısı ve eklemlerdeki acıyı iyileştirir
Feng Fu noktasına uygulanan buz küpleri, özellikle şu hastalık ya da sorunların iyileştirilmesinde etkilidir:
Solunumla ilgili rahatsızlıklar
Kalp damar hastalıkları
Omurgada bozulmalarla görülen sinir hastalıkları
Akut ve mide-bağırsak enfeksiyonları ile cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonlar
Tiroid bezindeki düzensizlikler
Eklem iltihabı, hipertansiyon ve düşük tansiyon
Bronşitastımı
Obezite, kötü beslenme ve mide bağırsak yolundaki sorunlar
Selülit (özellikle erken safhalarındayken önler)
Adet düzensizliği ve endokrin yetmezliği
Psiko-duygusal rahatsızlıklar, stres, kronik yorgunluk, depresyon, uykusuzluk
Doğrusunu söylemek gerekirse, Feng Fu yöntemi, tedavi edici değildir. Fakat psikolojik dengeyi kurar, vücudun yenilenmesini sağlar ve hayatınıza etkili bir itici güç katar. Ama önemli bir uyarı yapmakta fayda var: Eğer hamileyseniz, kalp pili kullanıyorsanız, epilepsiniz varsa ya da şizofreni ile mücadele ediyorsanız, bu yöntemi denemeyin.
Çin tıbbında, beden bir enerji sistemi olarak ele alınır. Bu yüzden de akupunktur ve masaj yoluyla, enerji akışınızı ve organlarınızın işlevsel aktivitelerini etkileyebilirsiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SARMISAK MUCİZESİ: Bu kür 1972 Yılında Tibetli rahiplerin kaldığı manastırda bulunan 5000 yıllık bir doğal tariften alınmıştır

21

 

 

SARMISAK MUCİZESİ: Bu kür 1972 Yılında Tibetli rahiplerin kaldığı manastırda bulunan 5000 yıllık bir doğal tariften alınmıştır. Sarmısak kürü vucutta bulunan birçok viruslere, fungi and parasitlere karşı çok etkilidir.Damarların tıkanması (atherosclerosis),ciğer hastalıkları,sinüzit, yüksek kan basıncı, gastrit,homoroit, kilo kaybı, işitme ve görme bozuklukları ve diğer pek çok hastalıklara karşı şifalıdır. 5 YIL SÜREYLE HER YIL YILDA 1 DEFA YAPILIR!
HAZIRLANIŞI: 350 gram kuru soyulmuş diş sarmısaklar ezilir ve %95 saflıktaki 200 mL saf ETİL ALKOL’içine bir cam kapta konur. Alkol kesinlikle zehirli olan Metil Alkol olmamalı ve benzalkonijum- klorür içermemelidir. 10 Gün Buzdolabında bekletin ve hergün karışımı çalkalayın.Sonra bunu süzün ve süzülen karışımı 2 gün daha Buzdolabında bekletin. Karışım şimdi kullanıma hazırdır.
KULLANILIŞI:
Günler Damla Sayısı ( Su ile karıştırılacak ve yemek öncesi
içilecek)
Kahvaltı Öğle Yemeği Akşam Yemeği
1. 1 2 3
2. 4 5 6
3. 7 8 9
4. 10 11 12
5. 13 14 15
6. 16 17 18
7. 12 11 10
8. 9 8 7
9. 6 5 4
10. 3 2 1
11. 15 25 25
12. 25 25 25

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

MUTLULUĞUN SIRRI BAĞIRSAKLARINIZDA

15032105_326692027696717_8039500854900717640_n2
Bağırsaklarda bulunan vagus siniri direk olarak beyne bağlanıyor. Aslında beyniniz sindirim sisteminizi değil sindirim sisteminiz beyninizi yönetiyor! Peki sağlıklı bir sindirim sistemi için ne yapmalısınız?
1__Mutluluk hormonu serotoninin %95’inin bağırsaklarınızdaki bakteriler tarafından üretildiğini biliyor muydunuz? Bu bakteriler aynı zamanda beyindeki zevk ve ödül merkezini kontrol etmeye yarayan dopaminin de yarısını üretiyorlar!
Düşünceleriniz, duygularınız ve hareketleriniz beyninizdeki nöronlar arasındaki iletişimle meydana geliyor. Bu iletişimi sağlayan da serotonin ve dopamin gibi sinir taşıyıcıları. Örneğin iyi veya üzgün hissetmenizi, keyif almanızı veya acı çekmenizi, kızgınlığınızı, konsantrasyonunuzu bu sinir taşıyıcıları düzenliyor.
Bu yüzden tıp dünyasında milyarlarca bakteriden oluşan bağırsak florasına ‘ikinci beyin’ adı veriliyor.
Sinir taşıyıcılarının büyük oranda bağırsaklardaki bakteriler tarafından üretilmesinin fark edilmesi üzerine sindirim sistemi ve beyin arasındaki bağlantı üzerinde araştırmalar yoğunlaştı ve çok önemli sonuçlar bulundu.
Depresyon, saplantı (obsesif-kompulsif bozukluk), otizm, kaygı bozukluğu (anksiyete) gibi rahatsızlıklar bağırsak florasındaki dengesizliklerle ilişkilendiriliyor.
Konuda uzman Dr. Cole ‘’Depresyon, anksiyete gibi rahatsızlıklar için gelen hastaların bağırsaklarında bakteriyel enfeksiyon gösteren laboratuvar sonuçlarına baktığımda neden ilk aşamada sindirim sistemi kontrolü için gelmediklerine hala şaşırıyorum’’ diyor.
Yapılan araştırmalarda L. Helveticus ve Bifidobacterium içeren probiyotik destek kullananların depresyon ve anksiyetelerinde azalma görülmüş.

2___Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente edilmiş gıdalar tüketin
Fermente edilmiş gıdalar probiyotik olarak adlandırılan iyi bakteriler içerir. Bu gıdalarla beslendiğinizde bağırsak floranızda iyi bakteri sayısı artar. Probiyotiklerin ayrıca bağışıklığı güçlendirdikleri ve yediklerinizden daha iyi besin emilimi yapmanıza yardımcı oldukları bilinmektedir.
3___Yerelması, kuşkonmaz, pırasa, soğan gibi inülin içeren besinler tüketin
Bir çeşit lif olan inülin bağırsaklarınızda sağlıklı bakterilere dönüşür. İyi bakterilerin beslenmesi ve çoğalması için gereklidir.

4___Baklagiller ve patates gibi dirençli nişasta içeren gıdalar tüketin
Eğer bağırsaklarınızdaki bakterilere ne yemek istersiniz diye soracak olsanız ilk tercihleri baklagiller ve patates gibi dirençli nişasta içeren gıdalar olur!
5__Muz yiyin
Muz bağırsak floranızı oluşturan bakteriler arasında uyum oluşmasını sağlar. Ayrıca yüksek potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde enflamasyonu azaltır.
6___Brokoli, karnabahar, lahana, karalahana gibi sebzeler tüketin
Bu sebzelerin içerdiği sülfür bağırsaklarınızdaki iyi bakteriler tarafından parçalanarak enflamasyonu azaltan maddelere dönüştürülür. Yapılan araştırmalarda bu sebze grubunu tüketenlerin bağırsak kanserine yakalanma riskinin %18 daha az olduğu görülmüş.
7___Hareket edin!
İrlanda’da yapılan bir araştırma profesyonel sporcuların bağırsak florasının aynı yapıdaki normal insanlardan çok daha zengin ve sağlıklı olduğunu göstermiş. Fareler üzerinde yapılan başka bir araştırma, hareket sınırı olmayan farelerin bağırsaklarındaki iyi bakterilerin hareket etme sınırı koyulanlardan çok daha fazla olduğunu göstermiş.
8___Uykunuzu alın ve stresinizi azaltın
Bağışıklık sistemini genel olarak etkilediği bilinen yetersiz uyku ve aşırı stres, bağırsak floranızı da olumsuz etkiliyor. Günde 7-8 saat uyuyun ve stresinizi azaltmanın yollarını arayın.
9___Şeker, aspartam ve basit karbonhidrat içeren yiyeceklerden uzak durun
Yüksek oranda şeker ve karbonhidrat içeren beslenme şekilleri bağırsaklardaki kötü bakterileri besleyip, çoğalmalarına sebep olurlar.
Aspartamın bağırsak florasında dramatik olumsuz değişikliklere sebep olduğu tespit edilmiş.
Mecbur olmadıkça antibiyotik kullanmayın.
Şifalar diliyorum. ….

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Soğanı Kesip Elinin Üstüne Koydu. Nedenini Öğrenince Aynısını Siz De Yapacaksınız.

gnuggalok2

 

Soğan her yemeğe koyulan önemli bir sebze. Hangi yemekte kullanırsak kullanalım, soğanın yemeğe harika bir tad verdiği aşikâr. Bu yüzden her mutfağın vazgeçilmezi. Soğanların yemekler haricinde de mucizeler yarattığını biliyor muydunuz? Soğan birçok açıdan sağlığınıza yararlı. Soğan doğal ağrı kesicidir ve antibakteriyel özelliğine sahiptir. Daha önce hiç aklıma gelmezdi ancak soğan sivrisinek ısırıklarının acısını geçirmekten ateş düşürmeye kadar yönlerden vücudumuza katkı sağlıyor. Aşağıdaki listeden soğanın sağlığımıza olan katkısını kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Mutfağınızdan soğanı eksik etmeyin!
1. Sivrisinek Isırıkları
Soğan, sivrisinek ısırıklarının neden olduğunu acıyı geçiriyor. Soğanı kesin ve sivrisineğin ısırdığı yere uygulayın. Kısa bir süre sonra acı sızı kalmayacak.
2. Kulak Ağrısı
Soğanın kulak ağrısını geçirdiğine dair bir söylenti var. Soğanı parçalayın ve çok derine olmayacak şekilde kulağınızın içerisine koyun. Sonucu kendiniz görün!
3. Soğuk Algınlığı
Taze soğanlar bakterileri yok ederek soğuk algınlığına karşı önlem olarak kullanılabilirler. Soğanı bir tabağın içerisine doğrayın ve yatağınızın hemen yanına koyun. Sabah çok daha iyi hissedeceksiniz.

4. Ateş
Kulağa garip geliyor ancak bir diğer ipucu da uyumadan önce çorabınızın içine soğan koymak. Tıpkı soğuk algınlığında olduğu gibi soğan bu kez grip ya da ateşi geçiriyor. Ertesi gün uyandığınızda çok daha iyi hissedeceksiniz.
5. Kan Şekeri
soğanda protein, lif, krom, C vitamini ve flavanoid bulunuyor. Her gün soğan yerseniz, kolesterolünüz düşüyor ve kan şekeri seviyeniz dengeleniyor.
Bonus:
Sağlığımıza olan katkılarının haricinde, soğanlar aynı zaman evimizin ferah kokmasına yardımcı oluyor. Daha önce soğanın bakterileri yok ettiğini belirtmiştik. Evinizin belirli köşelerine soğan koyarak bakterilerin neden olduğu istenmeyen kokulardan kurtulabilirsiniz.
Soğanın bilinmeyen bu faydalarını daha önce hiç bilmiyordum. Bundan sonra soğanı yemek yapmak haricinde de kullanacağım.
Yazıyı arkadaşlarınızla paylaşarak soğanın ne kadar mucizevi bir sebze olduğunu öğrenmelerini sağlayın.

Kaynak: newsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hasta Olmamak İçin; “ÖKSÜRÜK ŞURUBU”

10301544_10152850127931052_3817883409679735078_n1
…..
Hastalandığınızda işin uzmanına danışarak, “nene teknolojiyle” ilaçlara olan bağımlılığınızı azaltma ihtimaliniz var….
Öksürüğe yakalandınız ve doğal yoldan atlatmak istiyorsanız işte size pratik ve kullanılabilirliği fazla olan kadim şifalardan faydalı bilgileri veriyoruz…
….
Aşağıdaki tarif özellikle öksüren çocuklar için denelesilirsiniz…
… – Kuru soğanı soyun,
– soğanın üstünü daire şeklinde kesin ve bir kaç santim oyun,
– üstünü oyduğunuz soğanın çukuruna bir kaşık kestane balı akıtıp 1 gün bekleyin,
– bekledikten sonra soğanın içinin sulandığını göreceksiniz.
– Kaşıkla suyunu için.
Hastalığınızın geçtiğini göreceksiniz. (grip algınlığı ve öksürük)
……..
Başka bir alternatif: 1 soğanı kalın halka seklinde kesin, bir kavanoza doldurun, üzerine 1-2 kaşık hakiki kestane balı gezdirin. 1 Gün bekledikten sonra günde 3 Kez 1 kaşık için.
Buyrulur ki: “Sizin en hayırlınız, insanlara faydalı olanınızdır.”
….
Eğer biri sizle yararlı bir şey paylaşıyorsa, sizin de onu başkalarıyla paylaşmak vebaliniz vardır derler.”

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Metabolizmayı Kuvvetlendirmek için 4 Çay

 

Bildiğiniz gibi herkesin kendine has bir metabolizması vardır. Bu farklılığın nedenlerinden biri genlerimizdir, ama metabolizmanıza yardımcı olabilecek demleme çayları içerek metabolizmanızı güçlendirebilirsiniz.

Bildiğiniz gibi herkesin kendine has bir metabolizması vardır. Bu farklılığın nedenlerinden biri genlerimizdir, ama metabolizmanıza yardımcı olabilecek demleme çayları içerek metabolizmanızı güçlendirebilirsiniz.

Çaylar Metabolizmayı Hızlandırır

Kaslar ve vücut yağları arasındaki dengeyi korumak sağlığımız ve görünüşümüz için önemlidir. Bazı insanların metabolizması öyle hızlıdır ki yağları hemen yakabilirler, böylece kilolarını korurlar ve karın bölgeleri şişmez. Bazen kalıtsal sebeplerden dolayı ciddi anlamda diyet yapsak da kilo veremeyiz, ve sağlığımızı tehlikeye atacak kadar aç kalabiliriz. Ama ne yapmalıyız? İdeal olarak, dengeli beslenmelisiniz, vitamin ve mineraller almalısınız. Kilo verme esnasında kasları güçlü tutmak için protein almalısınız. Bu demleme çaylar dengeli bir beslenmenin yanı sıra metabolizmanızı güçlendirecek ve kilo vermenize yardımcı olacak.

1.  Elma Kabuğu ve Tarçın

Elma kabuğu inceltici özellikleriyle bilinir. Bunun iki sebebi var: ursolik asit ve kolajen. Ursolik asit eklemlerde şişmeyi önler, kolestrolü kontrol eder ve kemikleri güçlü tutar. Aktif kolajen cilde ve saçlara iyi gelir. Kasları güçlendirirken yağları yakmak için kullanılan doğal bir mucizedir.

Peki bunları nasıl demleyeceğiz? Çok kolay. Üç elmanın kabuğunu alın ve bir litre suda kaynatın. Kaynamaya başlayınca bir yemek kaşığı tarçın ekleyin. Gün içinde bu harika içecekten yararlanın.

2.  Yeşil Çay ve Tarçın

Yeşil çayın metabolizmayı güçlendirdiği bilinen bir gerçektir. Hem antioksidanlar içerir hem de kalp ve sindirim sistemi için faydalıdır. Ayrıca kilo vermeye yardımcı olurTarçın ile karıştırıp diyetinize eklemek harika bir fikir olacak. Yeşil çayı her zamanki gibi hazırlarken içine biraz tarçın atın. Kahvaltıda ve öğle yemeğinde olacak şekilde günde iki kez alın. Sonuçları fark edeceksiniz.

3.  Zencefilli Ananas

Lezzetli, sağlıklı, tıbbi ve zayıflatıcı. Nasıl karşı koyabilirsiniz? Koyamazsınız. Kahvaltı ve akşam yemeği sırasında günde iki kez alınmalı. Bildiğiniz gibi ananas hem temizleyici hem de detoks özellikleri olan bir meyvedir, zencefille beraber tüketildiğinde metabolizmayı hızlandırmak için harika kolay bir karışımdır. Zencefil ayrıca iltihaplanmaya karşı özellikler içerir ve sindirim sistemi için çok önemlidir, temizler, iyileştirir ve ananasla beraber metabolizmayı hızlandırır. 

Nasıl hazırlanır? Bir bardak suyu kaynatın ve bir yemek kaşığı zencefil ekleyin. İyice demlendikten sonra süzün. İki dilim ananas alın ve mikserden geçirip zencefilli suyla karıştırın. Denediniz mi? Daha ne bekliyorsunuz?

4.  Kırmızı Biber, Yeşil Çay ve Bal

Kırmızı biber, bal ve yeşil çay metabolizmayı güçlendiren termojenik öğelerdir. Bu karışımı denemeye korkmayın; çok faydalı olduğu bilinmektedir. Öğle yemeğinde alındığı zaman bu demleme iştahı kapatır ve klasik öğlen atıştırmalarını önler. Yapılışı çok kolay. Sadece yeşil çayı her zamanki gibi hazırlayın, içine bir yemek kaşığı bal ve bir tutam kırmızı biber ekleyin (çok olmasın, yoksa içemezsiniz). Sonuç olarak bu içecek metabolizmanızı güçlendirecek ve kilo vermenize yardımcı olacaktır. Bugün denemeye çekinmeyin.

Metabolizmayı Hızlandırmak için Bir Kaç Öneri Daha

kahvalti

1.  Besleyici kahvaltılar yapın.

Her sabah vücudunuza enerji verdiğiniz zaman, hemen vücudu çalıştırırsınız, besleyici öğeleri emer ve günün başında yağ yakarsınız. Biraz yulaf ezmesine ne demeli? Veya yulaflı ekmekle yapılmış ıspanaklı ezineli bir tost? Bu tür yiyecekler sabah ilk iş olarak metabolizmanızı hareketlendirecek.

2.  Omega 3 içeren yiyecekler yiyin.

Ton ve somon gibi yiyecekler sağlıklı yağlar içerir ve metabolizmayı güçlendirir. Hem şişkinliği alırlar hem de yağ depolamaktan sorumlu hormonları kontrol ederler.

3.  Asla öğün atlamayın.

Öğün atlıyor musunuz? Büyük hata. İdeal olarak gün içinde 6 küçük öğün yemelisiniz, kahvaltı bunların içinde en önemlisi. Düzenli olarak yemek vücudunuza yemeklerin düzenli olarak orada olduğunu söyler. Öğün atladığımız zaman vücut yiyecek olmadığını düşünür ve enerjisini korumak için yağ depolarına yönelir. Böylece günde meyve, lif ve biraz protein içeren 6 küçük öğün yemek en faydalısı. Unutmayın, dengeli bir diyet, aktif bir yaşam tarzı ve buradaki çayları içmek sizlere yardımcı olacak ve istediğiniz kiloya daha çabuk ulaşacaksınız.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zayıf Kan Dolaşımı Nasıl Hızlandırılır?

 

 

Zayıf kan dolaşımının; yüksek kolesterol, yeterince lifli yiyecek tüketilmemesi, çok tuzlu yiyecekler tüketmek ve yeterince sıvı almamak gibi birçok nedeni olabilir.

 

Çok fazla doymuş yağ tüketmek yüksek kolesterole yol açabilir, bu da kan damarlarının zarar görmesine ve kanın tüm arterlerden rahatça geçebilmesi için gerekli olan esnekliğini yitirmesine neden olur. Bunun sonucunda da doğal olarak çeşitli dolaşım bozuklukları ortaya çıkar. Bu makalede, zayıf kan dolaşımından doğal yollarla nasıl kurtulabileceğinizi göstereceğiz.

Masaj

İyi bir kremle, ayaklarınızdan başlayıp yukarı doğru çıkarak kaslarınıza nazikçe ve biraz bastırarak masaj yapabilirsiniz. Bu şekilde, kan dolaşımınız hızlanır ve tüm dolaşım bozuklukları gözle görülür derecede azalır.

Kan Basıncını Düşüren Yiyecekler Tüketin

Dolaşım bozukluklarını gideren ve kan basıncını düşüren birçok yiyecek vardır. Bazıları şunlardır:

  • Ispanak
  • Kereviz
  • Ay çekirdeği
  • Muz
  • Soya
  • Patates
  • Çikolata
  • Avokado
  • Yağsız süt
  • Balık
  • Turunçgiller

Sigarayı Bırakın

9-reasons-to-stop-smoking

Sigaranın, insan sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğu yıllar önce kanıtlanmıştır. Sigara, ciddi dolaşım bozukluklarına yol açar ve kan basıncını büyük ölçüde yükseltir.

Hidroterapi Yaptırın

Hidroterapi, sıcak ve soğuk suyun birbirinin ardından kullanılarak yapıldığı bir masaj tekniğidir. Bu şekilde kan dolaşımı anında etkinleşir ve normal kan akışı gerçekleşmeye başlar. Bu terapinin iki günde bir uygulanmasında bir sakınca yoktur.

Kırmızıbiber Yiyin

cayenne-pepper

Kırmızıbiber, kalp-damar sistemini uyarma ve etkinleştirme özelliğine sahip olan kapsaisin maddesi içerir. Bu madde, kan basıncını ve kolesterol değerlerini büyük ölçüde düşürmeye yardımcı olur. Ayrıca, arterlerin sertleşmesi olarak bilinen ve tüm dolaşım sisteminde birçok soruna neden olan ateroskleroz riskini etkili bir şekilde azaltır.

Bacaklarınızı Kaldırın

Eve geldiğinizde, rahatlamak için kendinize birkaç dakika ayırmalısınız. Uzun bir iş gününün ardından, bacaklarınızı biraz kaldırıp dinlenebilirsiniz. Böylece, kan akışının kolaylaşmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına katkıda bulunmuş olacaksınız.

Ayak Banyosu

foot-bath-Intercontinental-Hong-Kong

Kan dolaşımını harekete geçirmenin çok basit bir yolu; ayaklarınızı zencefilli, sıcak su dolu bir kabın içine koymaktır. Buna bayılacaksınız!

Ginkgo Biloba Çayı Hazırlayın

Kan damarlarını genişletme ve damar duvarlarının çok daha esnek olmasını sağlama özelliğine sahip olduğundan, zayıf kan dolaşımını hızlandırmak için en çok tavsiye edilen doğal ilaçlardandır.

Bir Kadeh Kırmızı Şarap İçin

şarap

Her gün ana öğünde bir kadeh kırmızı şarap içmek, kan dolaşımınızın hızlanmasına yardımcı olacaktır, ancak günde yalnızca bir kadeh içilmelidir.

Kahve İçin

Günde bir veya iki fincan kahve içenlerin, zayıf kan dolaşımı ile karşılaşma riski daha düşüktür. Bunun nedeni, kahvenin içindeki flavonoidlerdir.

Fazla Tuz Tüketmeyin

tuz

Tuz; yüksek kan basıncına ve ödem oluşumuna yol açtığı için, tuzlu gıdaları mümkün olduğunca az tüketmelisiniz.

Orta Zorlukta Düzenli Spor Yapın

Kan dolaşımını hızlandırmak ve daha büyük sorunların önüne geçmek için her gün yapabileceğiniz en iyi ve en basit spor, yürüyüştür. Günde en az yarım saat yürüyün. Genel sağlığınız için, yeteri kadar sıvı almanız da çok önemlidir.

– Sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gastrit ve Reflüyle Mücadele Eden İki Gıda

 

Hayatlarının belli bir döneminde bir çok insan yemek borusunun mide ile buluştuğu bölgede rahatsız edici bir yanma hissi yaşar.

Bir çok insan için, bu sadece belirli yiyeceklerden kaynaklı basit reaksiyonlardır, kimisi için de kronik ve tedavi edilmesi zor olan rahatsızlıkların bir belirtisi olabilir.

Bu rahatsızlık gastrit olarak bilinir ve belirtileri mide çeperinde yaşanan yanma hissinden kaynaklanır. Bu bölge vücudu yüksek asitli mide sıvılarına karşı korumakla görevlidir.

Mide çeperinin bu şekilde zayıflaması ülser oluşumuna sebep verebilir ya da ağrı, iltihaplanma ve reflü gibi sindirim problemlerine yol açabilir.

Bu hastalığın teşhis edildiği kişiler yaşam tarzlarını değiştirmeli ve yeme alışkanlıklarını iyileştirmelidir.

Piyasada bu sorunlara karşı üretilmiş bir çok ilaç olduğunun farkındayız, fakat bu ilaçların negatif yan etkilerinin önüne geçebilmek için doğal alternatiflerin her zaman en iyi çözüm olduğunu da biliyoruz.

Neyse ki bu problemlerin önüne geçilmesini sağlayan içeriğe sahip çok sayıda organik besin kaynağı bulunmaktadır.

Uygulanabilecek tedavi yöntemlerinden bir tanesi teskin edici aloe vera ile rahatsızlık hissini hızlıca azaltabilen balı bir araya getirmektir.

Gastrit için aloe vera ve bal tedavisi

Aloe vera ile balı karıştırmak gastrit belirtilerine karşı etkili bir doğal tedavi yöntemi sunar.

Biz de bu iki faydalı malzemenin yaratacağı faydaları aşağıda sizin için derledik.

Gastrit ve Reflüyle Mücadele Eden İki Gıda – Sağlığa bir adım

Aloe veranın faydaları

aloe-vera-2

Aloe vera bitkisi, özellikle de saplarının içinde bulunan sıvı jel, yüzyıllar boyunca yanmaları azalttığı ve sindirim sistemini düzenlediği için sıklıkla kullanılmıştır.

Aloe veranın içeriğinde aloein denilen bir madde bulunmaktadır, bu da bağırsaklardan atık maddelerin atılmasının kolaylaştırılması için güçlü bir yumuşatıcı etkisi yapar.

Aloenin içindeki aktif bir bileşen olan zamk mide sıvısını kavrayarak ülser, yanma ve asitlerden korunmasını sağlar.

Aloe veranın iyileştirici gücü sadece tenimiz için değil, aynı zamanda hasar gören mukozanın yeniden üretilmesi için de teşvik edicidir.

Bazlaştırıcı etkisi sayesinde aloe vera midedeki pH değerini kontrol eder, bu sayede reflü ve beraberinde gelen yanma hissinin önüne geçilmesini sağlar.

Balın faydaları

bal

Bal bir çok tıbbi faydaları bilinen ve uygulanan doğal bir gıdadır.

Fruktoz ve glikoz bakımından bir hayli zengindir ki bu monosakkaritler bağırsak mukozası tarafından kolayca emilerek vücuda enerji dağıtımı yaparlar.

Bal lif, vitamin, sindirimi kolaylaştıran ve şişmeyi azaltan minerallerin doğal bir  kaynağıdır.

Henüz günümüzde balın içerisindeki hangi bileşimin gastriti önlediği bilinmiyor fakat bazı uzmanlar bunun balın hastalıklara sebep olan patojen maddeleri yok etme kabiliyetinden kaynaklandığını düşünüyorlar.

Reflü ve gastritle mücadele etmek için gerekli bu doğal karışım nasıl hazırlanır?

aloe-su

Aloe vera ile balın karışımı olumsuz yan etkileri olmadan gastriti ve yanmaları hafifleten geleneksel ilaçlara karşı doğal bir alternatif olmaktadır.

Bu tedavi karışımı sadece rahatsız edici yanma hissini azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda midenin pH değerini düzenleyecek ve aşırı mide sıvısından kaynaklanan zararların önüne geçecek.

Malzemeler

  • 1½ kap su
  • 3 yemek kaşığı aloe vera jeli
  • 1 yemek kaşığı bal

Hazırlanışı

  • Aloe vera sapını suyla durulayın ve keserek içini açın.
  • İçindeki jeli iyice çıkarabilmek için bir kaşık kullanın.
  • Hazır olduğunda, aloe vera jelini bal ve su ile bir blenderda karıştırın.
  • Karışımı iki ya da üç doz halinde bölebilirsiniz.

Kullanımı

  • Gastritin ilk belirtileri nüksettiğinde, bu karışımdan yarım bardak ve günde maksimum iki kez için.
  • Önleyici ve tedbir olarak kullanmak isterseniz yemek sonlarında yarım bardak için.
  • Yukarıda belirttiğimiz önerilen dozlardan daha fazla içmemeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmayın çünkü bu karışımın yumuşatıcı / kabız giderici etkisi istenmeyen başka sonuçlara sebep verebilir.

Eğer bu tedavi karışımını içer ve dengeli bir diyet programı uygularsanız bir kaç hafta içinde büyük bir gelişim gözleyeceksiniz.

Hastalıkların tekrar tekrar yinelenmesinin önüne geçmek için sağlıklı alışkanlıklarınızı mümkün olduğunca devam ettirmeye çalışın.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

LİMONLU VE KAYA TUZLU SU YAŞAM İKSİRİDİR :❤️

limon_tuzu1
1 – Malum “Su Hayattır!”. Limonlu su, zengin elektrolitleri ile (potasyum, kalsiyum ve magnezyum) bedeni…n her köşesini şahanesiyle sular.
2 – Limonlu su, karaciğerin en sevdiğidir. Tüm yiyeceklerden daha fazla enzim üretmesine yardımcı olur.
3 – Limonlu su, karaciğeri toksinlerden temizler, arındırır. Yani limonlu su, süper bir detoks içeceğidir.
4 – Limonlu su, bağışıklık sistemini güçlendirir.
5 – Limonlu su, bedenin kendini iyileştirme mucizesini destekler.
6 – Limonlu su, serotonini yükseltir. Modu mutluluğa çevirir.
7 – Limonlu su, stres savardır. Tüm endişeleri, negatif kuruntuları ve hatta depresyonu da alt eder.
8 – Limonlu su, beyne iyi gelir. Dikkati canlandırır.
9 – Limonlu su, metabolizma ve sindirimi sorunlarını giderir. Beden besinleri daha iyi özümser. Bu da elbette kilo vermek demektir.
10 – Limonlu su, pektin lifi içeriği ile iştah kontrolü de sağlar.
11 – Limonlu su, kemik erimesini önler.
12 – Limonlu su, böbrek taşı, safra taşı, pankreas taşı ve kalsiyum birikimlerini eritir.
13 – Limonlu su, kanı, damarları, arterleri temizler.
14 – Limonlu su, yüksek tansiyona iyi gelir. Düşük tansiyonluların dikkat etmesi gerekebilir. Düşük tansiyon için limonlu suya Himalaya veya deniz tuzu eklenmesi önerilir.
15 – Limonlu su, enfeksiyonları hafifletir.
16 – Limonlu su, eklemlerde biriken ürik asidi seyreltir. Eklem ağrılarına ve dizlere iyi gelir.
17 – Limonlu su, diş ağrılarına ve diş eti hastalıklarına da iyi gelir.
18 – Limonlu su, bütün bedeni yeniler, gençleştirir.
19 – Limonlu su, müthiş bir antioksidandır. Cildin kolajen üretimini destekler. Çizgiler, sarkmalar yok olur.
20 – Limonlu su, vücudun pH değerini alkali yönünde yükseltir. Bedenin yüksek pH seviyesinde uzun süre kalmasını sağlar. Daha yüksek pH seviyesi, hastalıkların bedende yaşayamamasına sebep olur. Kanser dahi alkali bir ortamda yaşayamaz

kaynak: sağlık olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KARBONAT KULLANIMI VE İNANILMAZ FAYDALARI !!!!

14938323_1850424475202669_4133293580298271525_n1
Karbonat kullanarak şifa bulan bir kanser hastasının kaleminden Karbonat Hakkı’nda ki paylaşımını okumanızı tavsiye ederim…
Ancak şunu da unutmayın; burada okuduklarınızı ve öğrendiklerinizi Doktorunuza danışarak uygulamanızda fayda var…
KARBONAT – SODYUM BİKARBONAT KULLANIM TARİFİ; Karbonat: ( Sodyum Bikarbonat – İngilizce: Sodium bicarbonate – Kimyasal formülü : NaHCO3 )
– Hasta olmamak için her gün 1 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz.
Bunu yarım çay kaşığı sabah, yarım çay kaşığı akşam 1 bardak suya karıştırıp 3 dk bekleyip iyice karışmasını bekleyin sonra tekrar karıştırıp için.
Her beden ve her bedenin göstereceği tepki farklı olacaktır. Çünkü herkesin farklı beslenme biçimi var.
Bundan dolayı herkesin kendi bedenini dinleyip buna bağlı olarak karbonat miktarını ayarlaması gerekir.
Eğer grip, nezle gibi rahatsızlıklar olursa günde 3 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz.
Fazla gelirse o zaman günde 3 kere yarım çay kaşığı içerek buna devam edebilirsiniz.
3 yaşından büyük çocuklarda hastalık olursa yarım çay kaşığı karbonatı 1 bardak suya karıştırıp içirebilirsiniz.
Eğer Tansiyonunuz yüksekse yada hipertansiyonunuz varsa, hazırladığınız karbonatlı suyu tek seferde içmeyin, gün içinde yudum yudum az az içip öyle bitirin yani güne yayarak ve bol alkali su tüketin….
Kanser hastasıysanız!!!:
Eğer Kanser gibi bir hastalığınız varsa, Gidip dijital pH ölçer alıp idararınızı sabah akşam kontrol edip pH ı 8 in üzerine çıkarmanız ve bu seviyede en az 2 hafta tutmanız gerekir.
Buna bağlı olarak karbonat içimi günde 5 – 6 çay kaşığı karbonatlı su içmeniz gerekebilir.
1 çay kaşığı karbonatlı suyu bir miktar içip yatağa yada kanepeye uzanıp 360 derece sağa sola dönerek haraket etmelisiniz . Bu haraketleri yaparken ara ara bardaktaki karbonatlı su tüketilmelidir.
Diabet iyileşmez deniyor ancak geçiyor, bakın demekki geçiyormuş,
Kanserin tedavisi yok deniyor ama bakın tedavisi varmış.
Trombosit leri onkologlar yükseltemeyiz diye konuşurlarken bakın alkali hale gelince trombositler yükseliyormuş ..
Eğer şu zamana kadar çok asidik beslendiyseniz, vücudunuz asit tutmuşsa ishal olup sıvi şeklinde wc’ye çıkarabilirsiniz.
Ben abartarak 5 gün günde 5 defa içerek her gün 5 6 defa wc e gittim sırf asitli su çıktı. O 5 gün devamlı salatalık yedim, bitkisel beslenmeye ağırlık verdim.
6 cı gün normal sağlıklı bir şekilde dışarı çıktım ve vücut biriktirdiği asitleri attı,
10 cu gün laktik asitler eridi kuluçlar kalmadı.
15 ci gün sigara içtiğim için alt ciğerlerime nefes almakta zorluk çekiyordum ama nefes alma sorunum yoktu sadece derin nefes almakta zorluk vardı, o kalktı derin nefes alabilmeye başladım.
Sodyum Bikarbonatın Önemi;
Tükrük bezlerinin yoğun miktarda karbonat iyonları salgılayarak yediklerimizi alkali yapar. Midemizin çevresi kandan alınan sodyum klorür’le çevrilidir.
– Sodyum su ve karbon dioksitle birleşerek alkali TUZ yani SODYUM BİKARBONAT OLUŞTURUR. Biyokimyada bu şu şekilde formüle edilir: H20 + CO2 + NaCl = NaHCO3 + HCL. Bundan dolayı midemiz aslında yediklerimizi ALKALİ yapmaktan sorumludur. BRUNNER BEZLERİ (12 PARMAK BAĞIRSAĞINDA BULUNUYOR) yüksek miktarda karbonat salgılayarak yediklerimizin alkali halde sindirilmesini sağlıyor.
– Pankreasımız Yüksek miktarda Sodyum Bikarbonat salgılayarak mideden gelen asitleri nötralize etmek ve yediklerimizi alkali yapmaktan sorumlu.
– Karaciğerde safra salgısındada yüksek miktarda karbonat içerir. – Bedenimiz çürümemek için (kanser olmamak için) kendisini hep karbonatla alkali hale getiriyor.
– Böbreklerimizin kendisi karbonat ürettir. Böbreklerimiz kanın pH seviyesini alkali tutmakla sorumludur.
Eğer kanser hastasıysanız Önce gidip dijital pH ölçer alıp idararınızı sabah akşam kontrol edip pH ı 8 in üzerine çıkarmanız gerekir.
Buna bağlı olarak karbonat içimi;
günde 5 – 6 çay kaşığı karbonatlı su içmeniz gerekebilir.
1 çay kaşığı karbonatlı suyu bir miktar içip yatağa yada kanepeye uzanıp 360 derece sağa sola dönerek haraket etmelisiniz .
Bu haraketleri yaparken ara ara bardaktaki karbonatlı su tüketilmelidir.
Bol sebze ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz.
Özellikle gün boyu acıktıkça salatalık yemenizi tavsiye ederim.
Bütün hastalıkların temeli asid lenmemizden kaynaklanır.
Eğer asidik olursanız, kanser dahil pek çok hastalığa yakalanırsınız.
Eğer vücudunuzdaki su alkaliyse hasta olmazsınız.
-Asla kola türü içecekleri tüketmemeniz gerekir. Bu içeceklerin hepsi asidik pH değeri 2,5 ‘tur. Sizi kimse bu içeceklere karşı uyarmaz.
-Cipslerin içinde MSG vardır asla tüketmeyin, aşıların hepsi asidik’tir asla çocuklarınıza yaptırmayın.
-Yapay tatlandırıcılardan uzak durun asla kullanmayın.
Eğer karbonatlı su içtiğinizde ishal olursanız bunu bilinki vücudunuz asitlerden kurtulmaya çalışıyordur.
Bu iyi bir göstergedir. asitler atıldığında ishal biter.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Donmuş limon mucizesi!

 

Limon denince aklınıza sadece limon suyu ve vitamin C gelir. Oysa bilinen değerlerin dışında, özellikle dondurularak rendelenmiş limonunuz, limonun sadece suyunda bulunandan 5 veya 10 kat daha fazla vitamin içerir.

Donmuş limon mucizesi!

İşte dondurulmuş limonun şaşırtıcı yararları…

Restoranlardaki çoğu bilinçli tüketiciler limonun tamamını kullanır veya tüketirler, hiç bir kısmını ziyan etmezler. Ziyan etmeden limonun tamamını nasıl kullanırsınız?

Donmuş limon mucizesi!

Çok basit… Limonu (yıkayıp) buz dolabınızın buzluk bölümüne koyuyorsunuz. Donduktan sonra mutfak rendesini alıp limonun tamamını rendeleyebilirsiniz. Soymanız falan gerekmiyor.

Donmuş limon mucizesi!

Rendelenmişini yemeklerinizin üzerine serpebilir, sebze salatasına, dondurmaya, çorbaya, makarnaya, makarna sosuna, suşiye, balık porsiyonlarına katabilirsiniz.

Donmuş limon mucizesi!

Yemeklerin tamamı, daha önce hiç tatmadığınız mükemmel bir lezzet kazanacaktır.

Donmuş limon mucizesi!

Büyük olasılıkla, limon denince sadece limon suyu ve vitamin C aklınıza gelir.

8_d[1]

Limonun tamamını kullanmanın, bir kısmını ziyan etmeyip yemeklerinize yeni bir lezzet katması dışında asıl avantajı nedir?

Donmuş limon mucizesi!

Rendelenmiş limonunuz, limonun sadece suyunda bulunandan 5 veya 10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve evet, şimdiye kadar bunu kaybediyordunuz.

Donmuş limon mucizesi!

Sadece bu kadar olduğunu düşünürsünüz. Artık limonun gizemlerini öğrenince onu kupada içeceğiniz hazır çorbalarınıza bile katabileceksiniz.

Ama bundan sonra, tüm limonu dondurmak gibi basit bir işlem sonrasında, onu rendeleyip yemeklerinizin üzerine serperek tüm besleyici özelliklerini kullanıyor olacak, yani daha sağlıklı besleniyor olacaksınız.

Donmuş limon mucizesi!

Ayrıca rendelenmiş limonun dinçleştirici ve vücuttaki toksinleri giderici etkisinden yararlanacaksınız.

Donmuş limon mucizesi!

İşte bunun için limonunuzu buzluğa koyun, donsun ve her gün yemeklerinizin üzerine rendeleyin.Böylece, yiyecek ve içeceklerinizi daha leziz hale getirip daha sağlıklı ve uzun yaşamın anahtarını kullanıyor olun!

Donmuş limon mucizesi!

İşte limonun gizemi budur! Geç bile olsa başlayın, hic olmamasından iyidir! Limonun sürpriz yararlarından faydalanın!

Limon (Citrus) kanser hücrelerini öldüren mucizevi bir üründür. Kemoterapiden çok daha tesirlidir.Bunu nereden mi biliyoruz? Çünkü kendilerine yüksek kârlar sağlayacağını bildikleri için limon özütünün sentetik versiyonlarını üretmeye uğraşan laboratuvarlar var.

Donmuş limon mucizesi!

İhtiyaç duyacağını düşündüğünüz dostlarınıza, limonun hastalık önleyici etkisi olduğunu duyurarak yardımcı olabilirsiniz

Tadı hoştur ve kemo-terapinin korkunç etkilerini göstermez. Kemo-terapi ilaçları üretiminden fayda sağlayan multi-milyoner büyük şirketlerin çıkarlarını riske atmamak adına bu gizemin özenle saklı tutulduğu sürece ne kadar insanın öleceği bilinmez.

Bilindiği üzere, iki çeşit limon ağacı vardır. Limon ve misket limonu. (konu olan limondur, diğeri değil).Limon meyvesini farklı şekillerde tüketebilirsiniz. Pulpa’sı yenebilir. Sıkılarak suyu çıkarılabilir. Limonlu içecekler yapılabilir, dondurma vs..

Donmuş limon mucizesi!

Limonun birçok vasfı sayılabilir ama en ilginci urlar, yumrular, kistler, tümörler üzerindeki etkisidir.Bu bitkinin her tür kansere iyileştirici etkisi kanıtlanmıştır. Bazıları onun her tür kanserin tedavisinde faydalı olduğunu söyler.Ayrıca geniş spektrumlu anti-bakteriyel olarak iltihaplara, enfeksiyonlara ve mantara karşı kullanılır.Dahili parazit ve bağırsak kurtlarına karşı etkindir. Çok yüksek tansiyona karşı kan basıncını düzene sokar. Anti-depresandır. Strese ve asabi bozukluklara karşı iyi gelir.Bu bilginin kaynağı ise çok etkileyicidir: Dünyanın en büyük ilaç üreticisi firmalarından biridir.

Donmuş limon mucizesi!

Bu firmanın beyanına göre 1970’den beri 20’nin üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde limon ekstrelerinin uygulanmasıyla; içlerinde kolon / kalın bağırsak, meme, prostat, akciğer ve pankreas da olmak üzere 12 kanser tipinde başarılı sonuçlar alınmıştır.Limon ağacından elde edilen bileşiklerin, bütün dünyada kemo-terapide kullanılan Adiamycin ürününden 10 bin kat daha iyi olduğu saptanmış, kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlattığı gözlemlenmiştir.Daha da şaşırtıcı gözlem şudur ki: Limon özü kötü huylu kanser hücrelerini tahrip ederken sağlıklı hücrelere hiç zarar vermemektedir.Dondurulmuş Limon kanser hücrelerini öldüren harika bir meyvedir.Kemoterapiden 10 bin kat daha fazla etkilidir.Mantar Bakteri, enfeksiyon, iç parazitler ve kurtlara karşı etkilidir.

Donmuş limon mucizesi!

Yüksek tansiyonu düzenler. Sinir ve stresi azaltarak depresyonu engeller.Kist ve Timörleri küçülterek yok eder. Dondurulmuş limonu tükettiğinizde vücudunuz size teşekkür edecektir.

 

SABAH

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Böbrek Hastalığının 7 Uyarıcı İşareti

bobrek1

 

Böbrekleriniz karnınızın arkasında, omurganıza paralel bulunan organdır.
Düzgün işlemeleri, genel sağlığınızda büyük bir rol oynar çünkü elektrolit seviyenizi, kan tansiyonunuzu ve sıvınızı kontrolde tutmaktan sorumludur.
Vücuttaki diğer sistemler gibi, böbrekleriniz de sürekli bir enfeksiyon ve böbrek hastalığı riski taşır.

Çok da yaygın olmasalar da, problem şu ki böbrek hastalığı erken aşamalarında belirtiye sahip değildir ve bu da teşhisini zorlaştırır.
Kesin olarak tanımlamanın tek yolu medikal kan ve idrar testleri yapmak.
Bununla birlikte, bir anormalliğin gelişimine karşı sizi uyarabilen bazı fiziksel de belirtiler var.
Aşağıda, böbrek hastalığının en yaygın 7 uyarıcı belirtisini size tarif edeceğiz ki böylece onları yaşadığınızda doktorunuza danışmaktan çekinmeyin.
1. Aşırı yorgunluk

Vücudunuz, oksijeni kan akışı aracılığıyla hücrelerinize taşımakta zorluk yaşadığı zaman, kronik yorgunluk yaşarsınız, bu da böbreklerinizde oluşan bir problem sebebiyle ortaya çıkabilir.
Böbrekleriniz kırmızı kan hücrelerinin üretiminde önemli bir rol oynar ve böbreklerinizin durumu kötüye gittiğinde kırmızı kan hücrelerini yeterince üretemezler.
Bunu da görün: Yorgunluğa Karşı 7 Besin
2. Kaşınan cilt
Böbrekleriniz kan akışında bulunan pek çok toksini idrar yoluyla yok eder.
Onlar kötü çalıştığı zaman atıklar dokularda birikir ve bu sebeple cildinizin altında kaşıntı ya da karıncalanma hissi normaldir.

3. Ödem

Sıvı tutulması ya da ödem, böbrek hastalığının en açık belirtilerinden biridir.
Varlığı her ne kadar çok sayıda farklı faktörden meydana gelebilse de böbrek problemi başlıcasıdır.
Böbrekler vücudunuzdaki su ve sodyum seviyesini kontrol eder ve böbreklerin kötü çalışması, onların dengede kalmasını önler.
Bu belirti aynı zamanda idrarda önemli miktarda protein kaybı yaşandığında da ortaya çıkabilir ki bu hastalık nefrotik sendrom diye bilinir.
İltihaplanma genellikle ayak ve bileklerde yoğunlaşır fakat bazen kollar, yüz ve vücudun diğer taraflarında da oluşabilir.
4. Kansızlık
Hastalarda kansızlığın belirtileri, böbrek hastalığının daha ağır aşamalara girdiğinin göstergesi olabilir.
Böbrekleriniz eritropoitein diye bilinen, kemik iliğinize kan hücreleri üretmesini söyleyen bir hormonun üretiminden sorumludur.
Böbrek problemlerinin ağır aşamalarında, işlevleri tehlikeye girebilir; kırmızı kan hücre sayınız önemli ölçüde düşerek, kronik kansızlığa sebep olur.
5. Sırt ağrısı

Bel kısmınızda ağrı, potansiyel böbrek hastalığının sinyalleri olabilir, özellikle de yaşlı hastalarda.
Çok yaygın bir belirti olmasa da, böbrek taşı ya da idrar yolları enfeksiyonu durumunda görülebilir.

Eğer bu olursa, hastalık genelde oldukça ilerlemiş demektir ve idrar yapmakta zorluk çekmek ya da yanma hissi gibi diğer belirtilerle birlikte görülür.
Bu belirtiyi kas ağrısından ayırmak önemlidir çünkü ciddi bir hastalığın erken teşhisinde diğerlerinden daha fazla anahtar rolü oynar.
6. İdrarda değişim
Sağlıklı böbreklerden gelen idrarı nasıl tanıyacağınızı bilmek, böbrek problemlerinin uyarıcı belirtilerini tanımlamak için kritiktir.
Böbrekleriniz aksamaya başladığında, aşağıdakiler ortaya çıkabilir:
Gecenin ortasında idrara çıkmak için daha güçlü bir dürtü hissedersiniz.
İdrarınız köpüklü ya da kabarcıklı görünür.
İdrarınız daha koyu bir renge ve pis bir kokuya sahip olur.
Daha fazla ve solgun renkli idrar üretirsiniz.
Günde dört kezden daha fazla idrar yapmakta zorluk yaşarsınız.
İdrarınızı tutamazsınız.
İdrarınızda kan görürsünüz.
Bu yazıya da bakın: Sık İdrara Çıkma (Aşırı Aktif Mesane) Nedir?
7. Ağız kokusu

Ağızda amonyağın kötü kokusu ve metalik tadı, böbrekleriniz iyi çalışmadığında kan akışınızda biriken toksinler yüzünden meydana gelebilir.
Bu nahoş belirtiyi, iyi bir ağız temizliği alışkanlığınız olsa bile kontrol etmek güçtür.
Yukarıdaki tüm belirtiler, çok sayıda nedenden dolayı meydana gelebilmelerine rağmen, kaynağı böbrek hastalığı mı değil mi diye kontrol etmeye değer.
Eğer endişeliyseniz doktorunuzla konuşun ve onlar, her şeyin iyi olup olmadığından emin olmak için uygun testleri uygulayacaklardır.

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu iki malzemeden oluşan ev yapımı ilaç bağırsağınızdan kilolarca atığı temizleyecek

intestines-tr1

 

Bağırsak temizliği vücudunuzdaki toksinlerden kurtulup sindirim sisteminize yeni bir başlangıç yaptırmanızı sağlayacaktır.
Bağırsak temizleyen içeceği yapmak çok basit. Pastörize edilmemiş elma sirkesi ile işlenmemiş bal lazım.

Bir bardak dolusu sıcak suyun içerisine;
– 2 kaşık elma sirkesi
– 2 kaşık işlenmemiş bal
Bu karışımı bal tamamen eriyene kadar karıştırın ve günün başında ya da herhangi bir zaman içebilirsiniz.

Bir uyarı: su kaynar olmasın. Bal bozulur.
Önce sirke koyup biraz suyu soğutmalı.
sonra balı ekleyip tahta kaşıkla karıştırmalı

Kaynak: şifacı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »