”Benim İnsülin Direncim Var” Ne Demektir?

15220180_402921210098919_2149926919676966599_n1

Hormonlarımın dengesi bozulmuş ve sağlık sorunları başlamış demektir.

Karaciğerim yağlı demektir

Pankreasım yağlı demektir

Kan yağları alt üst olmuş demektir

Devamlı kilo alıyorum demektir

Ne yersem hemen acıkıyorum demektir.

Sürekli şeker ve tatlılara saldırıyorum demektir

Gizli şeker hastalığım var demektir

Bağışıklık sistemim çok zayıflamış demektir

Unutkanlığım arttı demektir

Rahat uyuyamıyorum demektir

 

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlaka Okuyun… Her Derde Deva Arı Poleni…

pelud1

 

Arı Poleni
Arı poleni, bal arıları tarafından üretilir ve genç arıların besin kaynağıdır. Arı poleni hemen hemen biz insanların beslenmek için ihtiyaç duyduğu tüm besin kaynaklarına sahiptir bu nedenle de dünyadaki “her derdin devası” unvanına sahip olmuştur. Arı poleni protein açısından çok zengindir (yaklaşık %40 protein), amino asitler, vitaminler, B-comlpex ve folik asit arı poleni içinde bulunan faydalı maddelerden sadece bir kaçı.
Arı poleni nasıl yapılır diye sorabilirsiniz ve bence bunu bilerek tüketmeniz çok önemlidir. Arı Poleni Yapımında 1 çay kaşığı polen için bir arının tam tamına 1 ay içerisinde her gün 8 saat çalışması gerekir. Her bir polen kalıbı içerisinde yaklaşık 2 milyon çiçek poleni içerir, yani bu kadar büyük bir emek harcanarak toplanılan Arı Polenlerini doğru kullanmak gerekir.
Poleninin Faydaları?
Aşağıda polenin faydaları hakkında kısa açıklamal görebilirsiniz ancak polenin içeriği hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Polenin Faydaları ve Zararları yazımı okumanızı tavsiye ederm, polen neredeyse her şeye iyi gelir ancak size Arı poleninin en önemli faydalarını yazmak istiyorum:
Polen Enerjinizi Arttırır
Arı Poleni İçerisinde bulunan besin kaynakları sayesinde arı poleni doğal bir enerji kaynağıdır. Arı polenindeki karbonhidratlar, proteinler ve de B vitaminleri dayanıklılığınızı artırarak gün boyunca sizi dinç tutar.
Polenin Cilde Faydaları
Arı poleni genellik ile İltihapları tedavi etmek için kullanılır ayrıca sedef hastalığı ve egzama gibi hastalıklarda ortaya çıkan tahrişleri de gidermekte kullanılmaktadır. İçerisinde bulunan amino asitler ve de vitaminler cildimizi korur ve de yeni hücrelerin oluşmasını sağlar.
Arı Poleninin Solunum Sistemine Faydaları
İçerdiği yüksek miktardaki antioksidan sayesinde akciğer dokularında iltihap önleyici olarak kullanılır ve astım gibi hastalıkları önleyebilir.
NOT: Arı poleni astım gibi hastalıklar için kesin bir çözüm değildir. Kullandığınız ilaçlar yerine asla arı poleni geçemez. Bu polen sadece alerji sezonunda daha az reaksiyon göstermenizi sağlayabilir.
Arı Poleni ve Alerji Tedavisi
Arı poleni histamine miktarını azaltarak birçok alerjiyi tedavi edebilmiştir. Yapılan araştırmalara göre arı poleni tüketiminden sonra çoğu hastanın astım sorunu ve de sinüs ile ilgili alerjik problemlerinin azaldığı sonucuna ulaşmışlardır.
Arı poleni faydaları ve Sindirim sistemi
Sağlığa yararlı vitaminler, mineraller ve de proteinlerin yanı sıra arı poleni içerisinde sindirim sistemimiz için fayda sağlayacak enzimler bulundurur.
Arı poleni faydaları ve Bağışıklık sistemi
Polen bağırsak florası için çok önemlidir dolayısı ile bağışıklık sistemimizi desteklemekte faydalıdır. Araştırmalara göre arı poleni içerisinde antibiyotik özelliği bulunur bu sayede bedenimizi virüslere karşı korumakta bire birdir.
Arı poleni faydaları ve Kardiyovasküler sistemi
Arı poleni içerisinde bulundurduğu antioksidan sayesinde kılcal damarları, kan damarlarını, dolaşım ile ilgili sorunların giderilmesinde yardımcı olur ve de kolesterol seviyesini düzenler. Pıhtılaşmayı önleyerek kalp krizlerinde ve felç gibi durumları önlemekte yardımcı olur.
Arı poleni ve Prostat için Faydaları
Prostat sorununa sahip olan erkekler arı poleninin iltihap önleyici özelliğini kullanarak bu dertlerine bir deva bulabilirler.
Arı Poleninin Kısırlık Tedavisinde kullanımı
Arı poleni yumurtalıkları düzene sokarak ve de uyararak hamile kalma ihtimalini hızlandırır ayrıca arı poleninin kullanıldığı diğer bir alan da cinsel gücü artırmaktır.
Arı Poleni Nasıl Kullanılır?
Arı polenini kullanmaya başlamadan önce polene ve ya arılara alerjiniz olup olmadığını bir doktora başvurarak anlamanız gerekir. Eğer polene veya arıya alerjiniz yoksa ilk adımda arı polenini çok düşük dozlarda tüketmeniz gerek çünkü yukarda belirttiğim gibi arı poleni çok güçlü bir besindir ve üzerinizde nasıl bir etki yaratacağını tahmin etmek zordur. Yetişkinler gün içerisinde ¼ çay kaşığı arı poleni tüketmelilerdir. Çocuklarda, yetişkinlerin miktarından biraz daha az miktarda kullanmaları gerekmektedir. Arı polenini yemek ile birlikte ve ya en iyi yöntem meyve ile birlikte tüketmektir. Arı polenini ilk kez tüketmek istiyorsanız bunu sabah saatlerinde yapın, bu sayede eğer alerjik reaksiyon belirtisi ortaya çıkarsa bir doktora gidecek durumda olursunuz.
Arı Poleni Nerden Alınır?
Arı polenini satın almak için en iyi mekân güvendiğiniz yerli arı yetiştiricilerdir. Satın almak istediğiniz polenin tarım ilaçlarından, kimyasal tarım ürünlerinden uzak olmasını istersiniz. Arı polenini satın alabileceğiniz diğer yerler de güvendiğiniz sağlıklı yiyecekler satan marketlerdir. Arı poleninin rengi onun kalitesinin bir göstergesi değildir. Polenin rengi genellik ile açık sarı olsa da kırmızı, mor, yeşil, kahve, turuncu ve diğer renklerde de buluna bilir, aslında içerisinde değişik renkler bulundurması iyi bir anlama gelir çünkü bu arının farklı çiçeklerden poleni topladığının bir göstergesidir.
Nasıl taze bir arı poleni aldığınızı anlarsınız?
Bunun anlamanın en iyi yöntemi bir miktar arı poleninden tatmaktır. Az bir miktar arı polenini dilinize yerleştirin eğer taze ise hafif bir şekilde ağzınızda ericektir. Poleni çiğnediğinizde dişlerinizin kuvveti altında hemen ezilecektir. Taze bir arı poleni hiçbir şekilde ağzınızda zorla çiğneyerek yenmez. Arı poleninizin taze kalmasını sağlamak için onu saklayacağınız en iyi yer buzdolabıdır. Sıcaklık ve güneş ışığı arı polenindeki tüm besin kaynaklarını yok eder. Arı poleni yaklaşık 1 sene boyunca saklanabilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Akciğer Temizleme Kürü

15171214_585453598318410_331618153901094818_n1

 

Akciğer Temizleme Kürü (İbrahim Saraçoğlu)
TERE KÜRÜ
Malzemeler
Yarım litre içme suyu
15 yaprak taze ve yeşil tere
İçme suyunu kaynatın. İçine taze ve yeşil tereleri atın. Ve üzeri kapatılmış olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatarak haşlayın. 3 dakika sonunda soğuması için bekletmeden hemen süzün.
Ilıkken veya soğuduktan sonra için.
NE ZAMAN İçeceğiz?
Aç karnına veya yemeklerden 2-2,5 saat sonra tamamını için. İçine hiçbir şey ilave etmeyin.
Mutlaka tek başına tüketin, salata veya yemekle birlikte tüketildiğinde etkisini büyük oranda kaybeder.
Bu kürü kimler KULLANMAMALI:
1. Böbrek yetmezliği olanlar
2. Diyaliz hastaları
3. Hamileler
——– Sponsorlu İçerikler ——–
NE KADAR SÜREYLE uygulayacağız?
5 gün boyunca. Hergün.
Kür ayda bir kez tekrar edilebilir, sadece 5 gün olarak.
Kür kendini NASIL GÖSTERECEK?
Kürü uygulamaya başladıktan bir iki gün sonra balgam sökmeye başlayacaksınız.
Kür boyunca bazen idrar yapma sırasında yanma görülebilir, normal, bu terenin içerdiği etken maddelerden kaynaklı.
Bu paylaşım için Sayın Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’nun Tıbbi Bitkiler Rehberi isimli kitabından yararlanılmıştır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bütün kişisel bakım ürünlerimi çöpe attım!

Tüm kişisel bakım ürünlerimi çöpe attım ve büyük bir kısmını kendim yaptım. Bir kısmını ise doğal ürünler satan yerlerden satın aldım. Peki neler mi gitti?

  • Her türlü yüz temizleyiciler (jel, krem, köpük vs)
  • Tonikler
  • Nemlendiriciler
  • Maskeler
  • Akne kurutucular
  • Makyaj Temizleyici
  • Dudak Balmı
  • Duş Jeli
  • Şampuan
  • Saç bakım kremleri ve spreyleri
  • Koltukaltı Deodorantı
  • Ve sıvı sabun!

Bu yazıyı da ürünleri yapar yapmaz yazmadım. Önce kendim kullanmak ve memnun kalırsam paylaşmak istedim. Şimdi gönül rahatlığı ile anlatabilirim. 🙂 Aylardır düzenli kullandığım ve memnun kaldığım ürünleri, nasıl yaptığımı, nasıl kullandığımı ve neden sevdiğimi anlatayım.

İlk attığım şey yüz yıkama jeli ve tonikler oldu. Jel, köpük, krem türlü versiyonlarını kullandım temizlik ürünlerinin. En derinlemesine temizleyenini de, cildi kurutmayanını da. Faydası oldu mu bu ürünlerin bilmiyorum. Zira çoğu zaman problemli bir cildim oldu. Ya aşırı kuruluk yaşıyordum. Veya sürekli sivilcelerle uğraşıyordum. Yeni bir ürüne başlayıp memnun kalmayınca “doğru ürünü kullanamamış” oluyordum. Doğru ürünü bulmak için yaptığım değişiklikler ise “fazla değişiklik sebebiyle cildi yormak” ile sonuçlanıyordu.

Her gün makyaj yapmak zorunda kalmadığım bir iş düzenine geçince, cilt bakımına da bir süre ara verdim. Araştırmaya ve düşünmeye başladıkça sanki yüzümü deterjanla yıkıyormuşum gibi hissetmeye başladım. Tamamen bırakmak ve cildimi, saçlarımı herşeyden arındırmak istedim.

Yüz Temizleme Jeli yerine Ihlamur Sabunu:

Yüz temizliği için kullandığım jeller yerine doğal sabunları denemeye karar verdim. Yoğun kozmetik kullandığım zamanlarda biri “Yüzümü sabunla yıkıyorum” dese şiddetle karşı çıkardım. “Aman ha kurutur, şöyle yapar, böyle yapar” diye. Onca yıl, içinde ne olduğunu bilmediğim ürünleri kullanmışsam, daha doğal olduğuna inandığım sabunu denemekten ne kadar zarar gelebilirdi ki?

Ahmet zaten sabun aşığı. Yazın Ege kıyılarını gezerken türlü türlü doğal sabunlar almıştık birlikte. İlk bir kaç sabun denememden sonra yüzüm için en uygun sabunu buldum! Zeytinyağlı Ihlamur Sabunu. Sadece akşamları yıkıyorum. Bana yetiyor. Nadiren de olsa gün içinde veya sabah da yıkadığım oluyor. Kokusu, dokusu, verdiği temizlik hissi harika! Ilhamur sabunun cilde faydaları diye internette kısa bir araştırma yapın, gerçekten ikna edici.

Tonik yerine Gülsuyu:

Tonik yerine ise gülsuyu kullanıyorum. Buzdolabında muhafaza etmenin daha iyi olduğunu okumuştum. Ufak bir sprey şişede duruyor. Akşamları yüzümü sabunla yıkadıktan sonra gülsuyu sıkıyorum. Ve kurulamadan bir kaç dakika kendi kendine yüzümün emmesini bekliyorum. Sabahları rutin temizliğin ardından yine gülsuyu ile güne başlamak artık vazgeçilmezim olmaya başladı. Zar zor açılan göz kapaklarını da yumuşak yumuşak okşuyor resmen. 🙂

IMG_6711

Ev yapımı nemlendiricim:

Nemlendirici olarak da kendi yaptığım nemlendiriciyi kullanıyorum. İnternette biraz araştırırsanız çeşit çeşit oldukça kolay yapabileceğiniz tarifler bulabilirsiniz. Ben şöyle yaptım:

Malzemeler:

  • Hindistan cevizi yağı (1 ölçü)
  • Balmumu (1 ölçü)
  • Aynısafa uçucu yağı (Bir kaç damla)

IMG_6712

IMG_6715

İki yağı benmari usulü eritip karıştırdım. Üstüne koku vermesi için sevdiğim bir uçucu yağdan (siz istediğiniz her hangi başka bir uçucu yağ ekleyebilirsiniz tabi ki) bir kaç damla ekledim.

IMG_6705

Eridikten hemen sonra ateşten alıp kapaklı cam bir kaba koydum. Soğuyup donana kadar ağzı açık beklettim. Biraz da buzdolabında tuttuktan sonra kullanıma hazır hale geldi.

Bu arada aynı karışımın içine biraz tarçın da ekleyerek dudak balmı olarak ayırdım. Pancar kökü tozu ile pembe bir renk elde ediliyormuş, onu da ruj olarak kullanabiliriz sanırım. Henüz denemedim ama aklımda. 🙂

Processed with VSCO with g3 preset

İkisini de aylardır kullanıyoruz. Evde başka nemlendirici yok. Bir daha almayı da asla düşünmüyorum. Bir kere hindistan cevizi yağının kokusu ve tadına aşığım. Yiyesim geliyor. 🙂

Peeling & Maskeler:

Bunlar her gün yaptığım rutin uygulamalar. Bir de ara ara yaptığım maskeler var. Derin temizlik için de tüm piyasa ürünlerimi attım.

Bir ara yüzüme sadece gece yatmadan önce buz masajı yaptım. Yaşattığı ferahlık ve canlılık hissini hiç bir ürün artık bana sağlayamaz! Geceleri buz ile yüz masajına aklıma geldikçe hala devam ediyorum.

IMG_6710

Peeling için türk kahvesi telvesini kullanıyorum. Bunu aylardır yapıyorum ve çok memnunum. Kahve kokusu da bonusu. 🙂

IMG_6716

IMG_6717

Arkadaşımın Saros Körfezi sahillerinden toplayıp getirdiği doğal kil ile de bir kaç haftada bir maske yapıyorum. Ilık suyla temizleyip ardından yine biraz gülsuyu… (Melis’cim teşekkürler :))

IMG_6698

IMG_6699

Yediğimiz muzların kabukları ise çöpe gitmeden önce göz çevresine masaj olarak epey iş görüyor. 🙂

Güneş lekeleri için de Homemade Aroma Terapiden aldığım bir nemlendiriciyi kullandım uzun bir süre. İçeriğinde saf shea butter, soğuk sıkım susam yağı, % 100 saf biberiye ve lavanta uçucu yağı ve E vitamini var.

IMG_6709

Akne Kurutucu:

Bunun için de türlü türlü kremler kullanırdım. Çoğunun içeriğinde gördüğüm şey “çay ağacı yağı” oluyordu. Ben de tüm ürünlerden vazgeçip çay ağacı yağının kendisini aldım. Sivilcenin üzerine minnacık sürüyorum geceden. (Biraz yakıyor, çok sürmüyorum o yüzden) Çok hızlı şekilde kurutuyor. Kokusuna da bayılıyorum.

IMG_6707

Makyaj Temizleyici:

Makyaj temizleme losyonlarını da bırakalı çok oldu. Göz ki en hassas organlarımızdan biri. İçeriğinde ne olduğunu bilmediğim, çoğu zaman gözümü yakan ürünleri bıraktım. İlk denediğim ürün yine Homemade Aroma Terapi’den aldığım Makyaj Temizleyici oldu. İçeriğinde soğuk sıkım üzüm çekirdeği yağı ve yine soğuk sıkım kayısı çekirdeği yağı var. Çok memnunum. Bittikten sonra bir de saf kayısı veya badem yağını denemek istiyorum. Aktarlarda rahatlıkla bulabileceğim iki yağ. Bir ara acı badem sütü de kullanmıştım, o da gayet iyiydi ama kokusunu çok sevmediğim için daha nadir kullanıyorum.

IMG_6708

Doğal Saç ve Vücut Bakımı:

Gelelim duş jeli ve şampuana!

Duş jelini bırakalı aylar oldu. Ve iyi ki bırakmışım deyip duruyorum hala. Mis kokulu zeytinyağlı defne sabunum en sevdiğim temizleyicim oldu. İlk haftalarda vücudum çok kuruyordu. Pul pul döküldü ve kaşıntılar oldu. Yoğunluğunu azalttım, daha bol suyla duruladım ve duştan sonra nemlendirici kullandım. Bir süre sonra bedenim yeni sabunuma alıştı ve cildimin kuruluğu normale döndü. Sanırım cildimde biriken duş jeli kalıntılarını temizledi, öyle hissediyorum.

Banyo lifi olarak da şu renkli, çok iyi köpüren naylon gibi lifler vardır ya onlardan kullanıyordum. Onlarla da vedalaştım ve ipek banyo kesesi kullanmaya başladım.

Şampuan: 

Şampuanı değiştirmeyi çok uzun süredir düşünüyordum ama bir türlü istediğim gibi olmadı. Bu arada saçlarımı boyatmayı da 1,5 yıl önce bıraktım. Kendi saçımın ne kadar kuvvetli ve canlı olduğunu gördükçe çok doğru bir karar verdiğimi anlıyorum. Hem de her boyamada renk istediğim gibi oldu mu olmadı mı stresine de son. 🙂

Neyse önce sabun denedim, saçlarım keçe gibi oldu ve hemen bıraktım. Hatta bir ara “no poo” akımına mı uysam dedim ama cesaret bile edemedim. 🙂 Sonra marketlerden çıkıp aktarlardaki içerik olarak daha masum bulduğumuz bir markaya geçiş yaptık. Bir süre bunu kullandık. Yakın zamanda www.sadehayatim.com sayfasının sahibi Sevgili Banu’nun yazısı ile sabun kullanmaya yeniden cesaret ettim ve 1 haftadır şampuan yerine Zeytinyağlı Defne Sabunu kullanıyorum. (Tekrar teşekkürler Banu :))

Bu duruma en çok Ahmet sevindi. 🙂 Yıllardır saçlarını sabunla yıkamış biri olarak evlendik evleneli bana uymuş ve şampuana başlamıştı. Şimdi yeniden evdeki şampuanları atınca o da özüne döndü resmen. 🙂

IMG_6694

Marka olarak da Mehmet Aydın’ı kullanıyoruz, çok memnunuz. 

Aylık saç bakımı:

pr_01_108

Bir kaç haftada bir tatlı badem yağı ile saçlarıma masaj yapıyorum. Tatlı badem yağının saça ve cilde faydasını okudukça hayran oldum. Sürdükten sonra tülbentle saçımı sarıp 1-2 saat bekleyip zeytinyağlı defne sabunuyla yıkıyorum.

Ben Aksu Vital marka almıştım ve memnun kaldım. Diğer markaları denemedim ama çok fark edeceğini sanmıyorum.

Not: Bir keresinde gaza gelip hindistan cevizi yağı ile karıştırarak kullandım. Aman diyim, ben ettim siz etmeyin. 🙂

Ev yapımı deodorant:

Çok uzun zamandır bırakmak istediğim ama değiştirme konusunda bir türlü adım atamadığım bir üründü koltukaltı deodorantı ve roll-on’lar. Bir ay evvel son biten ürünün paketini atıp yenisini almadım. İnternetten biraz araştırma yapıp en basit tariflerden birini denedim. Karbonatlı su! Bu kadar. Sprey başlı bir şişeye koydum, biraz da sevdiğim uçucu yağlardan damlattım. Bir kaç hafta kullandım. Memnun kaldım aslında ama karbonat zaman içinde suyun içinde topaklaştığı için sprey borusunu tıkadı ve kullanmakta zorlandım.

Bir hafta kadar önce yeni bir tarif denedim. Hem Ahmet’e hem kendime yaptım. İkimiz de kullanıyoruz ve galiba sonunda aradığımız ürünü bulduk. 🙂

IMG_6696

IMG_6702

Yapmak isterseniz kısaca tarifi de yazıyorum: 1 ölçü mısır nişastası, 1 ölçü hindistan cevizi yağı ve 1/2 ölçü karbonatı karıştırıp benmari usulü erittim. Biraz lavanta yağı damlatıp cam kavanozda soğuyana kadar bekledim. Bu kadar.

Bu ürünler terlemeyi engellemiyor -ki terlemek çok faydalı bir şey zaten vücut için- ancak bakteri ve kötü koku oluşumunu kesinlikle önlüyor.  İnternette biraz araştırırsanız bir çok kolay tarif mevcut. Dediğim gibi 1 haftadır kullanıyorum ama yeniden piyasadaki deodorantlara dönmeyi hiç düşünmüyorum. Yaşasın ev yapımı sağlıklı deodorantlar. 🙂

Sıvı Sabun:

PE379168

Son olarak sıvı sabun kullanmayı da kalıp sabun ile değiştirdik. Zeytinyağlı defne sabunu kullanıyoruz. Kalıp sabunu yeterince konforlu veya hijyenik bulmazsanız sabunu rendeleyip cam bir kavonozda sıcak su ile karıştırın. Bir süre sonra sabun suyun içinde tamamen eriyecek. Pompalı bir cam kavonozda sıvı sabun olarak kullanabilirsiniz. (1 ölçü rende sabun, 2 ölçü su)

Not: Zaman içinde karışım biraz donuyor. Sıcak su ekleyip biraz karıştırırsanız düzelecektir.

Bu tarifi www.zehirsizev.com sayfasının sahibi Sevgili Mercan’ın yaptığı Zehirsiz Ev Atölyesi’nde öğrenmiştim.

Tüm bu değişimin bana neden iyi geldiğini de özetlemek isterim.

  • Bir şeyi cildime sürmekle yemek arasında bir fark görmüyorum. Bu nedenle içeriğinden emin olmadığım, riskli bulduğum ürünleri artık kullanmak istemediğim için bu arayışa başladım. Daha sağlıklı olduğuna inanıyorum.
  • İkincisi onlarca farklı ürün kullanmamın biraz da pazarlamacıların başarısı olduğunu düşünmeye başladım. Halbuki tek bir ürünle bile bir çok ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Mesela hindistan cevizi yağı ile onlarca farklı ürün yapabileceğimi biliyorum artık.

IMG_6713

  • Marketten aldığım neredeyse tüm ürünlerin paketi plastik. Bu şekilde ciddi plastik atığı çıkartmış oluyorum. Doğaya verdiğim zararı minumuma indirme gayretimin bir parçası bu değişim de. Daha az plastik tüketerek üzerime düşen görevi yaptığımı düşünüyorum, daha iyi hissediyorum.
  • Ürünleri evde kendim yapmak benim için tam bir eğlence. 🙂 Üstelik çok daha ekonomik.
  • Çoğu ürünün ambalajı plastik, üzerinde çeşit çeşit yazılar var, yani estetik değil. Kendim yaptığımda minik tatlı cam kavonozlara/şişelere koyuyorum ürünlerimi.  Küçük bir ayrıntı belki ama bu görsel güzellik benim çok hoşuma gidiyor. 🙂
  • Hem saçlarımda hem cildimde gözle görülür iyileşmeler oldu. Artık yüzümü fondötene bulamadan dışarı çıkabiliyorum. 🙂 Şaka bir yana gerçekten cilt ve saçların canlanması için biraz durmak ve arındırmak gerekiyor sanırım. Sürekli boyalar, kremler veya yağlarla kaplıyoruz. Bir çeşit maskeleme gibi geliyor artık. Oysa kendi haline bırakıp sadece ihtiyacı olduğu kadarını versek nasıl yeniden canlanıp hayat buluyorlar.
  • Ve son olarak şunu da ekleyeyim. Değiştirdiğim tüm bu ürünler sayesinde parmaklarımdaki egzamalar neredeyse tamamen iyileşme noktasına geldi. 🙂

Tüm bu doğal ürünler bana iyi geldi diye en doğru çözümler demek değil elbette. Ben sadece kendi tecrübemi yazmak ve içeriğinde ne olduğunu bilmediği ürünlerden vazgeçip daha doğal ürünlere yönelmek isteyenler için bir fikir vermesi vesilesiyle paylaşmak istedim. Doktor değilim. Cilt uzmanı da değilim. Sadece internetten yaptığım araştırmalar ve denemeler ile kendim için bulduğum en uygun ürünler bunlar oldu diyebilirim. Daha doğal ve sade yaşama arzumun bir parçası olarak kendim için bulduğum formüller bunlar. Ve bu sayede kendimi değil bakımsız hissetmek, eskiye göre çok daha bakımlı ve gerçek anlamda kendine özenli hissetmeye başladım.

Ve şunu söylemek isterim. Bir tarifi deneyip memnun kalmadığınızda hemen vazgeçmeyin. Yeni formüller denemeye devam edin. İlla ki size uygun bir ürün ortaya çıkacaktır.

Bir başka öneri de şu olabilir. Örneğin nemlendiricinizi değiştirmek ve doğal bir ürün kullanmak istiyorsunuz. Halihazırda kullandığınız ürünü atmayın. Kendi yapacağınız doğal ürünü kullanırken, alışkın olduğunuz diğer ürünü de saklayın. Kendimizi zorlamaya ve doğal ürünlere geçeceğiz diye mutsuz olmaya gerek yok. Kasarak değil, eğlenerek yapmak en güzeli bence. Benim için diş macunu böyle mesela. Bir kaç tane denedim ama hala beni tam anlamıyla memnun eden bir ürün bulamadığım/yapamadığım için piyasadaki markalardan birini kullanmaya devam ediyorum şimdilik.

Not: Yazıda bir kaç marka ismi de var. Hiç biri reklam değildir. Tamamen kullanıp memnun kaldığım ürünleri yazdım. 

Bu yolda attığım/atabildiğim en küçük adım bile benim için çok kıymetli. Sizin de aklınızdan, kalbinizden bazı şeyleri değiştirmek geçiyorsa hiç durmayın. Denemeye değer bence, ne dersiniz? 🙂

İmza: Doğal bakım sever.

Instagram: @sevalseval veya sevalyılmaz.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

DİZLERİNDE SIVI EKSİKLİĞİ OLANLARA KÜR !!!!

agri_kesiciden_daha_etkili_kusburnunu_boyle_icin_h101979_6769e1

 

Geçmiş olsun öncelikle Allah şifa versin bu kürü deneyin şifa bulursun hiç bir zararı yok hata çok faydası var İbrahim saraç oğlunun sitesinden  bu kür.

Önerdiğim yakınlarım iyileşti kür kuşburnu ve hibiskus mekke gülü (medine gülü)

kürün yapılışı 7.adet kuşburnu 3. mekke gülü yada bir avuç mekke gülü önçe tozdan arındırmak için yıkayın kuşburnu çatlatılacak ki daha verimli olsun havanda hafif ezip çatlata bilirsiniz kuşburnu ve mekke gülünü bir demliğe koyup bir bardak sıvı çıkacak kadar su koyun 6.7.dakika kaynatın su mutlaka klorsuz olacak mümkünse dağ suyu bulabilir seniz en iyisi çeşme suyu kesinlikle kullanmayın çeşme suyunda klor var klorda bitkisel ürünlerin faydasını bozuyormuş.

Bu kürü günde iki kere sabah aç karnına kahvaltıdan yarım saat önce gece yatarken içebilirsiniz 15 beş gün kesintisiz uygularsanız ALLAH HIN İzni ile şifa bulursunuz.

İyileştikten sonra haftada bir gün bir kere içebilirsiniz doğal C. vitamini ve ağrı kesici sonuçta

NOT: sakın bitkisel ürünlere şeker koyup içmeyin faydasını göremezsiniz .

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 23 Comments »

Yorgun Uyanmaya Son Veren Efsane Karışım

3322-yorgun-uyanmaya-son-veren-efsane-karisim-450x01

 

Kalitesiz uyku tüm hayatımızı etkilemekte ve çeşitli hastalıklara davetiye çıkartmakta. Hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları riskini arttırmakta, dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve benzeri birçok yolla da hayatımıza negatif etki etmektedir. Gece uyuyacağınız 8 saatlik uyku bu etkileri yok etmede oldukça önemlidir.
Kürümüz sadece organik bal ve Himalaya tuzundan oluşmakta. Her akşam yatmadan önce bir yemek kaşığı almanız yeterli. Himalaya tuzu doğal ve işlenmemiş haliyle 84 önemli mineral içerir ve bunların hepsi vücudumuza yararlı. Toksin üretmeden emilebilen bu maddeler, melatonin ve seratonin seviyesi ile kan basıncını düzenler.
Hazırlanışı ise oldukça basit:
-1 çay kaşığı pembe Himalaya tuzu
-5 çay kaşığı organik bal
Bu ikisini karıştırıp yatmadan önce bir yemek kaşığı ister doğrudan ister su ile tüketin. Rahat uyuyup enerjiyle dolu uyanmanın keyfini çıkartın.

Kaynak : http://yemek.mynet.com/yorgun-uyanmaya-son-veren-efsane-karisim-1148427

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Böbrek Taşı Dökmenize Yardımcı Olacak 13 Şifa Kaynağı

3847-bobrek-tasi-dokmenize-yardimci-olacak-13-sifa-kaynagi-450x01

 

Böbrekler insan vücudunun sağlıklı çalışabilmesi için çok önemli organlardır.
Böbrekler sayesinde vücutta bulunan vücudun ihtiyaç duymadığı atıkların çıkarılması sağlanır. Bu sebeple böbreklerin doğru şekilde çalışması çok önemlidir. Böbreklerin bir diğer görevi ise, kan basıncını, hormonları ve vücuttaki asit-bazı dengelemesidir. Dolayısıyla böbreklerin işlevini yitirmemesi ve düzenli çalışması büyük önem taşımaktadır.
ediğimiz besinler yoluyla böbreklerin düzgün çalışması bazı koşullarda engellenebilmektedir. Özellikle sodyumun ve potasyumun gereğinden fazla tüketilmesi böbreğin çalışma fonksiyonlarına olumsuz etki edebilmektedir. Böbrek hastalıklarının pek çok farklı belirtisi vardır. Ancak bunlardan en sık görülenleri; mide bulantısı, kusma, kilo değişiklikleri, iştahsızlık, uzun süren kanamalar, kaşıntı ve az idrara çıkmadır.
Ayrıca böbrek hastalıklarının düzenli yapılan testler ile erken teşhis edilmesi oldukça büyük bir önem taşımaktadır. İlave olarak böbrek hastalıklarına yakalanma riskini azaltmak ve böbrekleri korumak için tüketilen besinlere dikkat edilmeli ve beslenme alışkanlıkları bu yönde düzenlenmelidir.
Böbreklere İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?
1. Pirinç
Pirinç düşük içeriğinde düşük potasyum bulunduran bir besindir. Bu yönüyle pirincin böbrek için iyi geldiğini söyleyebiliriz. Aynı şekilde pirinç bir çeşit karbonhidrat olarak vücuda ihtiyacı olan enerjiyi sağlayabilmektedir.
Dolayısıyla içeriğinde yüksek oranda potasyum bulunduran diğer karbonhidrat gıdalara oranla pirinç tüketmek böbrekler için daha faydalı olacaktır. Çünkü aşırı potasyum zaman zaman böbrekleri yorabilmektedir.
2. Soya Proteini
Hemen hemen tüm hayvansal gıdalar içeriğinde fosfor mineralini bulundurur. Fosfor minerali elbette ki insan sağlığı ve vücudu için oldukça faydalıdır. Fakat vücuda fazla miktarda fosfor minerali alındığında çeşit sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Çünkü böbrekler vücutta aşırı miktarda bulunan bu fosforu atmakta zorlanmaktadır.
Böbrekler bu fazla miktarda vücutta bulunan fosfor mineralini atmak için fazla çalışmakta ve kendisine birtakım zararlar verebilmektedir. Bu sebeple soya proteini tüketmek faydalı olacaktır. Çünkü soya proteini içeriğinde süt ürünlerinde bulunan faydalı mineralleri barındırmaktadır. Sağlıklı beslenmek için tüketilecek soya proteini böbrekler için oldukça yararlı olacaktır.
3. Meyveler
Meyveler her daim böbrekler için oldukça faydalı besinlerdir. Çünkü vücutta bulunan üreyi vücuttan atmaya çalışan böbreklerin yorulmasını üre miktarını azaltan meyveler engellemektedir.
4. Sebzeler
Sebzeler de aynı şekilde meyveler gibi böbrekler için oldukça büyük faydalara sahip besinlerdir. Aynı şekilde böbreklerin vücuttan bazen atmakta zorlandığı üre miktarını sebzelerin azaltmasıyla böbrekler daha sağlıklı ve kolay çalışır hale gelmektedir.
Bu sebeple beslenmenizde sebzeleri muhakkak düzenli olarak kullanmalısınız. Bu böbrekleriniz için oldukça iyi olacaktır.
5. Yoğurt
Yoğurt bilindiği üzere probiyotik bir besindir. Probiyotik besinler böbrekler için oldukça iyi gelmektedir. Uzmanlar da düzenli olarak ve yeterli miktarda tüketilen yoğurdun böbrek sağlığı için oldukça faydalı olacağını söylemektedir.
6. Bal Kabağı
Bal kabağı ülkemizde yoğun olarak tüketilmese de aslında böbrekler için çok faydalı bir besindir. Bu sebeple günlük beslenmenizde bal kabağını da tüketmeniz böbrek sağlığınız için iyi olacak ve böbrek hastalıklarına yakalanma riskinizi azaltacaktır.
7. Maydanoz
Maydanoz da özellikle böbrekler için çok faydalı bir bitkidir. Böbreklerin çalışmasını kolaylaştırmak için destek olan maydanoz, aynı şekilde böbrek taşı tedavisinde de sıklıkla kullanılmaktadır.
Bu sebeple beslenmenizde maydanoza yer vermeniz böbrek taşlarını tedavi etmek için de oldukça işe yarayacaktır.
8. Kabak Çekirdeği
Kabak çekirdeğinin böbrekleri serbest radikallerden koruduğu bilinmektedir. Bu sebeple düzenli olarak ancak aşırıya kaçmadan böbrekleriniz için kabak çekirdeği tüketebilirsiniz. Fakat bu noktada kesinlikle aşırıya kaçmamak gerekmektedir.
9. Çavdar
Özellikle herkesin bildiği gibi çavdar ekmeği her daim beyaz ekmeğe oranla daha faydalıdır. Bunun sebebi çavdarın çok daha sağlıklı bir besin olmasıdır. Çavdar içeriğinde bol miktarda lif içeren bir besindir. Bu özelliğiyle çavdar metabolizmayı hızlandırmakta, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlamakta ve dolaylı olarak böbreklere iyi gelmektedir.
10. Su
Herkes bilir ki su böbreklere çok ama çok iyi gelmektedir. Çünkü vücuttaki su eksikliğinde böbreklerin çalışması zorlanmaktadır. Bu sebeple düzenli olarak muhakkak su içilmeli ve vücut susuz bırakılmamalıdır.
Su vücuttaki zararlı maddelerin böbrek yoluyla vücuttan atılabilmesine büyük katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla hiç çekinmeden her gün düzenli olarak belirli bir miktarda su içmek hem böbrekleriniz için hem de vücudunuzun genel sağlığı için oldukça faydalı olacaktır.
11. Zerdeçal
Pek bilinmemekle birlikte zerdeçal aslında antiseptik özelliği taşımaktadır. Hatta bu özelliği sebebiyle pek çok ilacın içerisinde de bulunmaktadır. Zerdeçal böbreklere oldukça iyi gelmektedir.
12. Zencefil
Zencefil tüketmek de böbreklere çok iyi gelmektedir. İster pişmiş olarak, ister çiğ olarak isterseniz de toz halinde zencefil tüketmeniz böbrekleriniz için oldukça faydalı olacaktır. Özellikle diyabetli hastaların böbreklerini koruması da zencefil sayesinde olabilmektedir. Bu yüzden zencefil böbrek sağlığı için oldukça önemli bir yiyecektir.
13. Isırgan Otu
Isırgan otunun böbrekler için oldukça faydalı ve şifalı bir bitki olduğu bilinmektedir. Çünkü böbreklerde fazla toksin birikmesini ısırgan otu önleyebilmektedir. Isırgan otunu dilerseniz böbrekleriniz için çay yaparak içebilirsiniz. Bu sayede böbrekleriniz daha hızlı çalışacaktır.

KAYNAK: http://yemek.mynet.com/bobrek-tasi-dokmenize-yardimci-olacak-13-sifa-kaynagi-1153164

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Şimdi Herkes Bunu Yapıyor. Böyle Şifa Kaynağı Görülmedi…

karabiberi-suda-kaynatin-sifa-kaynagidir1

 

Karabiberi‬ suda kaynatın, buharında 15 dk. durun ve…

Karabiber sağlık yararları anormal kalp hızı, akne, ‪anemi‬, ‪astım‬, ‪‎şişkinlik‬, ‪damar‬ sertliği, tansiyon ‪hastalıkları‬, ‪çıban‬, ‎kanser‬, kalp ve damar hastalıkları, kolik, ‪‎soğuk‬ algınlığı, ‪‎öksürük‬, kabızlık, diş bakımı, ishal için rahatlama dahil kulak ağrısı, göz problemleri, ateş, gaz, kangren, hazımsızlık, enfeksiyonlar, basur, mide ekşimesi, kalp hastalığı, fıtık, ses kısıklığı, iktida…rsızlık, hazımsızlık, böcek ısırıkları, eklem ağrısı, ‪böbrek‬ ‪enfeksiyonları‬, ‪karaciğer‬ sorunları, burun tıkanıklığı, şişmanlık, balgam, irin akması, romatizma, ‪#‎solunum‬ bozuklukları, sinüs tıkanıklığı, sinüzit, kanser, boğaz ağrısı, diş ağrısı, diş çürümesi, boğmaca, su tutma, rüzgar ve solucanlar dahil olmak üzere deri hastalıklarına karşı oldukça etkilidir.

Hemen hemen her hastalığı karşı etkili olan karabiber oldukça değerli bir besin kaynağımızdır.
Faydaları yukarıda belirttiğimiz üzere oldukça fazla ve mutlak tüketilmesi gereken bir besin kaynağımızdır.

Karabiberin ‪Tıbbi‬ Yöntemleri

Karabiber bir çoğu hastalığın ilk meydana gelmesinden sonra büyümesini engelleyen mükemmel bir ilaçtır.
Bal ile karıştırılıp tüketilen toz karabiber karabiber mukoza hastalıklarına ve boğaz ağrılarına oldukça yararlıdır.
Ayrıca bu karışım akut hastalıkları tedavisinde günde 3 4 defa kullanılarak etki edebilmektedir.
Zerdeçal ile birlikte karıştırılan karabiber sigara bıraktırmada güçlü bir anti kanser özelliği göstermektedir.

Evde taze biberlerle yapılan toz biber ve karabiber hazır biberlere oranla daha etkili ve faydalıdır.
Yalnız ev yapımı toz tazeliğini sadece 3 ay koruyabilmektedir. Diğer hazır biber çeşitleri ise yıllarca tazeliğini korumakta ve bekletile bilmektedir.

Böylece her yemekte kullanılan bir tutam karabiber sadece tat vermekle kalmıyor ayrıca sindirimi arttırmaya yardımcı oluyor ve genel sağlık oranımızı güçlendiriyor ve hastalıklardan koruyor.

Bazı kişilerde karabiber yan etki olarak hapşırmaya neden olabilmektedir.

Ayrıca karın bölgesinde ameliyat veya operasyon geçiren kişiler biber ilaveli yemekler tüketmemelidir.
Çünkü biber çeşitleri bu kişiler üzerinde bağırsak yollarını kolayca tahriş edici etki gösterebilmektedir.
Ayrıca karabiber yüksek dozlarda alınmamalıdır. Yemeğin ve hastalığın çeşidini ve miktarına göre ayarlayınız.

kaynak: sağlık olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşte size TEOG sınav başarısını destekleyecek beslenme önerileri…

442351

 

Çocuğumuz her zaman özellikle sınav dönemi sağlıklı, yeterli beslenmeli, bu konuda hemfikiriz. Ancak aynı zamanda keyifli ve tatmin edici de beslenmeli. Yediği yiyecekler ve beslenme düzeni stres yaratmamalı, mutluluk vermeli,
zihin açmalı, öğrenme hızını arttırmalı, sınavda da başarısına destek olmalı…
NASIL BESLENMELİ?
l Uyanınca ilk iş kahvaltı yapmak olsun. Kahvaltının temel içeceği süt olmalı. Protein kaynağı yumurta, peynir, sağlıklı karbonhidrat kaynağı ekmek, kalsiyum kaynağı süt, enzim ve vitamin kaynağı ise çiğ sebze veya meyve mutlaka olmalı. Tatlı sevenler; reçel, bal ve tahinpekmezi bir miktar yiyebilir.
l Öğlen ve akşam yemeklerinde bir avuç kadar çiğ sebze olmalı. Domates, salatalık, havuç, roka, maydanoz, göbek ya da marul. Özellikle çiğ havuç yoğun oksidasyon özelliğinin yanında bol A vitamini içermesiyle hafızayı güçlendirir.
l Her gün öğlen ve akşam yemeğinde et veya etli sebze olsun. Haftada 2-3 kez balık olmalı. Balık, içerdiği omega-3 yağ asitleri sayesinde hafıza işlevlerini güçlendirir. Haftada 2- 3 kez de kırmızı et tüketilmeli. Kırmızı et içerdiği demir sayesinde kanda oksijen taşınmasını sağlar, öğrenmeyi ve hafızayı güçlendirir.
l Öğlen ve akşam yemeğinde ekmek veya ekmek grubu, pilav, makarna çorba ikinci yemek olarak, etin veya etli sebze yemeğinin yanında mutlaka bulunsun.
l Her gün 1 avuç ceviz, fındık, badem karışımı yağlı kuruyemiş yemek de bilişsel performansınızın gelişmesinde ve korunmasında etkili olacaktır.
SINAVDA SAKIN BONİBON YEMEYİN
Halk arasında yaygın inanış;  sınavda şeker, bonibon, şekerleme gibi yüksek şeker içeren besinlerin tüketilmesi gerektiğidir. Ancak bu tür besinler kan şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşmesine sebep olur. Bu da performans ve dikkat eksikliğine neden olabilir. Şeker ve şekerlemeler yerine, kan şekerini yükselttikten sonra çabuk düşmesini önleyen yağ ve protein de içeren çikolata yemek daha doğru bir olur.
l Peynir ekmek gibi protein içeren küçük sandviçler tüketmek hipoglisemi ve insülin direnci olanlar için uygun olur.
l Sınavda acıkacaklarından şüphe duyuyorlarsa, kutu süt, ayran, fındık, fıstık, ceviz, muz ve kuru kayısı gibi meyveler de sağlıklı alternatiflerdir.
l Sınavın başında susuzluk hisseden ve su içmek isteyen öğrenciler, genelde oluşabilecek tuvalet ihtiyacını düşünerek tereddüt ederler. Böyle bir sorun yaşamamak için öğrenciler yanlarında su bulundurarak yudum yudum problem yaratmayacak ölçüde su içmeliler

ALINTI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karaciğeriniz İçin Bal ve Sarımsak Tedavisi

 

Bugün size anlatacağımız basit bal ve sarımsak tedavisi karaciğer sağlığınızı iyileştirmek için güçlü bir yöntemdir. Antioksidan ve vitaminler bakımından zengin doğal bir antibiyotiktir ve bu iki özelliği de sağlıksız veya toksik karaciğeri yenileyebilir.

Balı olabildiğince saf ve organik seçmeniz önemlidir. Eğer evde bulunan balınızdan şüphe duyuyorsanız, en iyisi onu tüketmemektir çünkü fayda sağlayacağına size zarar vermektedir.

Organik sarımsak ve saf balın karışımı basit ve harika bir kombinasyon yaratarak size bütün vücudunuzu temizleyen ve bağışıklık sisteminizi güçlendiren bir iç denge sağlayacaktır.

1 haftadan sonra sonuçları görmeye başlamak için bu 1 kaşık bal ve sarımsak tedavisini denemeye başlayın. Hazır mısınız?

Bal ve Sarımsağın Karaciğeriniz için Faydaları

Unutmamanız gereken en önemli şeylerden birisi, sağlıklı bir karaciğerin günlük hayatınız ve genel sağlığınızın temel taşlarından biri olmasıdır.

Bu da demek oluyor ki, herhangi kötü bir alışkanlık, mesela sigara kullanımı, kötü beslenme ve hareketsiz bir yaşam sürmek gibi şeylerin hepsi negatif sonuçlar doğurmaktadır.

 

Bazı günlerde vücudunuzu daha şişkin hissettiğiniz, düşük enerji seviyelerine sahip olduğunuz, ağzınızda kötü bir tadın olduğu veya sindiriminizin çok ağır olduğu bir dönem mutlaka olmuştur. Peki ya bunun sebebi nedir?

Normalde bu semptomlar karaciğerinizin toksinlerle dolu olduğuna ve onlardan etkili bir biçimde kurtulamadığına işaret etmektedir. Fakat bunun için direkt olarak eczaneye gitmeden önce, ilk olarak doktorunuzla konuşmak ve beslenmenizi iyileştirmek en iyisidir.

  • Sağlıklı bir karaciğer düzgün kan dolaşımını ve kan akışını destekler. Aynı zamanda zamanla vücutta biriken toksinleri de atar.
  • Bu doğal detoksu desteklemek için bol miktarda sıvı tüketmelisiniz.
  • Karaciğeriniz ayrıca yeterli miktarda C vitaminine ve antioksidana ihtiyaç duyar, çünkü bunlar doku yenilenmesine ve karaciğerin fonksiyonlarını optimize edebilmesine yardımcı olur.
  • Doğal olan bir beslenme şeklini tercih edin, işlenmiş yiyeceklerden, un ve şeker gibi gıdalardan uzak durun. Bu şekilde karaciğerinizin sağlığını güçlendirebilirsiniz.

Bu arada, sarımsak ve bal her gün beslenmenize dahil edebileceğiniz, karaciğeriniz için harika iki gıdadır. Nasıl işlediklerini size açıklayacağız.

karaciger

Karaciğer Sağlığı için Saf Bal

Bal, doğal sağlık demektir. Glikoz, mineraller, antioksidanlar ve vitaminler bakımından çok zengindir, bu sebeplerden dolayı da karaciğer için en çok tercih edilen gıdalardan birisidir.

  • Balın en iyi özelliklerinden birisi enflamasyonla savaşan doğal bir antibiyotik olmasıdır. Bunun sebebi de inhibin olarak bilinen içeriğidir ve inhibin antimikrobik özelliklere sahiptir.
  • Karaciğerinize en iyi gelecek bal biberiye çiçeğinden yapılan baldır. Glikoz kolay bir şekilde absorbe edilebilir ve hızla enerjiye çevrilebilir. Bu şekilde karaciğerinizin ne çok çalışmasına ne de dönüşümde çok fazla glikojene ihtiyaç duymasına sebep olur.
  • Bal doğal bir detoks ajanıdır, karaciğerinizdeki dokuları güçlendirir ve yağlı karaciğer hastalığından muzdarip insanlar için yenilemeyi destekler.

Fakat şunu yine de tekrar etmeliyiz, seçtiğiniz bal kesinlikle saf ve organik olmalıdır.

 

Karaciğer Sağlığı için Organik Sarımsak

Sarımsağın içinde allisin olarak bilinen güçlü bir antioksidan, antibiyotik ve mantar öldürücü bir içerik bulunur – bunların hepsi de karaciğer sağlığı için muhteşem faydalara sahiptir.

  • Bir çok insan sarımsağı aç karnına tüketmeye alışmıştır. Eğer siz bunu rahatsız edici buluyorsanız veya bunu yaptığınızda nefesiniz kötü kokuyorsa, bunun yerine basit ve leziz olan bu sarımsak ve bal tedavisini deneyin.
  • Sarımsağın karaciğeri hedef alan herhangi bir patojene karşı savaşmak için harika bir gıda olduğunu unutmayın. Aynı zamanda bazen tehlikeli seviyelere gelebilen toksinleri de giderir.
  • Metabolizmanız burada büyük bir rol oynamaktadır, aminoasitler ve proteinler karaciğeri güçlendirirken, sindirim sisteminizi de iyileştirir ve kötü kolesterol olarak bilinen LDL ile de savaşır.

Bal ve Sarımsak Tedavisini Nasıl Yapacağız?

sarimsak

Neye ihtiyacınız olacak?

  • Balı koyacağınız 1 cam şişe veya kavanoz
  • 1 baş sarımsak
  • Seçtiğiniz cam kabı doldurabilecek kadar bal

Hazırlanışı

  • İlk yapmanız gereken şey sarımsağı soymak. Keskin bir bıçak ile hepsini ikiye kesin. Bu sarımsağın doğal ve tedavi edici faydalarının bal tarafından absorbe edilmesini sağlayacak.
  • Bir sonraki adım ise çok basit. Sarımsak dişlerini cam kavanoza doldurun ve üste de yavaşta balı dökün.
  • Amacınız herhangi bir baloncuğun oluşmadığından ve sarımsağın üzerinin tamamen bal ile kapandığından emin olmak. Herhangi bir hava kabarcığı oluşmuşsa eğer bunu bir kaşık yardımıyla yok edin.
  • Kabı güzelce kapatın ve 1 hafta beklemeye bırakın. Ardından karışımımız tüketime hazır olacak.
  • Günde sadece 1 yemek kaşığı bu bal ve sarımsak tedavisinden yemeyi deneyin, karaciğer ve genel sağlığınızın iyileşmesine yardımcı olun.

Kesinlikle çok etkili olduğunu göreceksiniz!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşte Dünyanın En Pahalı Ağacı – Ağaç 40 Farklı Meyve Veriyor 

 

 

Dünyada o kadar değişik meyveler var ki bazılarını gördüğümüzde tanıyamıyoruz bile.

Her meyve ağacının görüntüsü farklı ve kendilerine özel bakım gerekiyor.

Peki, bütün meyveler sadece bir ağaçta yetişse mükemmel olmaz mıydı?

Sam Van Aken isimli sanatçının aklına 40 farklı meyve yetiştiren ağaç fikri geldi.

Yıllar süren çalışmasının ardından projesi başarıya ulaştı.

Sonucu kendi gözlerinizle görün!

Çocukluğu Pensilvanya’daki bir çiftlikte geçen Van Aken burada ağaçlarla ve bitkilerle yakından ilgilendi ve kendini geliştirdi.

Fotoğraf: National Geographic

Van Aken yıllar boyunca çeşitli kişilerden yardım aldı. Ancak Van Aken’in neden 40 farklı meyve yetiştiren bir ağaç elde etmek istediğine anlam veremediler.

Ağacın, 40 farklı meyvesi olduğu için hasat zamanı çok dengesiz. Bu nedenle Van Aken hasat için sık sık ağacın yanında bulunmak zorunda.

Fotoğraf: National Geographic

Van Aken, projesini kar amacı gütmek olarak değil de bir sanat olarak görüyor.

2014 yılında ABD’nin farklı bölgelerine toplamda 16 ağaç dikti.

Fotoğraf: National Geographic

Van Aken’in sıradışı projesini ve 40 meyve veren ağacı aşağıdan görebilirsiniz:

 

İşte Dünyanın En Pahalı Ağacı – Ağaç 40 Farklı Meyve Veriyor

Harika bir ağaç öyle değil mi? Bahçenizde böyle bir ağaç görmek istiyorsanız paylaşın.

Kaynak: newsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu İki Malzemeyi Birleştirip Sinüziti Rahatlatın

 

 

Sinüzit; kemiklerin içindeki hava dolu alanlardır. Bunlar burnun yanında ve kafatası içinde olurlar.
Mukus üreten hücrelerle biraradadırlar. Böylece nefes alırken bölge nemli tutulmuş olur.
Bakteriyel veya viral enfeksiyon geçirdiğinizde, bu yumuşak doku şişer ve sinüzit adı verilen durum oluşur.
Buna ek olarak, ciddi baş ağrıları ve burun ile yukarısından gelen derin bir baskı hissedilir.
Sonuç olarak, mukusun düzeni değişir ve hacmen artar. Bu durumda sarımsı veya yeşilimsi bir renk görebilirsiniz.
Soğuk algınlığı veya çevreden gelen polenlere verilen reaksiyonla gerçekleştiğinde sinüzit geçicidir. Ama bazı insanlar neredeyse 10 ila 12 hafta arası sürebilen kronik sinüzit çeker.
Her iki durumda da, sinüzitin belirtilerini kontrol altına almak ve rahatlatmak için kullanabileceğiz bazı doğal tedaviler vardır.
Bugünün makalesinde sizlerle sadece bahsettiğimiz iki harika malzeme ile hazırlayabileceğiniz çok ilginç bir çözümden bahsedeceğiz.
Bunu öğrenmeye ve uygulamaya hazır mısınız?
Bu iki malzemeyi karıştırarak sinüziti rahatlatın
Bu sinüzit tedavisi zencefil kökü ve organik elma sirkesini karıştırarak uygulanır.
Her iki ürün de iltihap karşıtı ve antioksidan özellikleriyle bilinir. Bunlar bir çok durumda büyük destekçidir.
Sinüzite gelirsek, bu basit karışımla viral veya bakteriyel enfeksiyonlardan ve iltihaptan kaynaklı aşırı mukus üretimini kontrol altına alabilirsiniz.
Zencefilin faydaları

sinu%cc%88zit02

 

Zencefil içeriğinde aktif gingerol maddesi vardır. Bu kök yüzlerce yıldır sindirim ve solunum yolları hastalıkları tedavisinde kullanılır.
İçeriğindeki yüksek miktarda antioksidanlar, vitaminler ve mineraller vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir ve sinüslerin zayıf dokularında gerçekleşen şişkinliği almaya yardımcı olur.
Zencefil alerjik reaksiyonları azaltır ve mantar oluşmasını, büyümesini önleyerek antifungal özellikler de taşır.
Aromatik özellikleri burnu mukustan temizlemeye ve sinüzit ile gelen ağrıyı azaltmaya yardımcı olur.
Organik elma sirkesinin faydaları

sinu%cc%88zit03

 

Organik elma sirkesi çok miktarda vitamin, mineral, amino asit ve sinüzit tedavisine yardımcı olacak diğer maddeleri içerir.
Vücudun korunma mekanizmasını güçlendirir ve alerji, soğuk algınlığı, grip ve sinüslerle bağlantılı diğer solunum problemlerinin risklerini azaltır.
Bol miktarda potasyum içerir. Bu mineral aşırı mukus üretimini ve baskıyı azaltır.
Organik elma sirkesinin antiseptik özellikleri enfeksiyonla savaşır ve mukusu temizleyerek burundan atılmasına yardımcı olur.
Organik elma sirkesi ve zencefil ile sinüziti nasıl rahatlatabilirsiniz?

sinu%cc%88zit04

Artık bu malzemelerin özelliklerini, içeriklerini ve faydalarını bildiğinize göre, ikinci adım sinüziti gidermek için ev yapımı karışımımızı hazırlamak olacak.

Unutmayın. 100% organik elma sirkesi kullanmanız çok önemlidir, çünkü rafine elma sirkeleri aynı şifalı özellikleri taşımaz.
Malzemeler
1 büyük parça zencefil kökü
1 bardak organik elma sirkesi (250 ml)
Hazırlanışı
Zencefil kökünü rendeleyin ve organik elma sirkesi ile cam bir kavanoza koyup ağzını kapatın.
Bu karışımı serin, karanlık bir yerde 10 gün bekletin.
Bu süre içinde iyice karışmasını sağlamak için düzenli olarak çalkalayın.
Kullanılışı
Sinüziti gidermek için bu uygulamayı günde iki kez, 5 dakika boyunca solumanız gerekli.
Geceleri bir bezi bu karışımla ıslatın ve bir saat boyunca boynunuza koyun.
Bu prosedürü 5 gün boyunca uygulayın. Bu şekilde en iyi sonuçları alabilirsiniz.
Eğer bu 5 gün ardından durumunuz değişmiyor veya iyileşme göstermiyorsa, diğer çözümler için doktorunuza başvurun.

Bir diğer alternatif…

 

sinu%cc%88zit05

Sinüzit tedavisi için zencefilin özelliklerin yararlanabileceğiniz bir diğer yöntem de zencefil çayının buharını solumaktır. İşte şimdi buğunun aynısını zencefille yapacağız.
Malzemeler
5 yemek kaşığı taze rendelenmiş zencefil (50 g)
1 litre su
Hazırlanışı ve Uygulanışı
Taze zencefili rendeleyin ve bir litre suda ısıtın.
3 dakika kaynamasına izin ve ateşten alın.
Başınızı kabın üstüne getirin ve bir havluyla kapatın.
Buharı 5 dakika boyunca soluyun.
Bunu her gece yatağa girmeden önce tekrarlayın.
Buradaki tarifler sinüzitin yol açtığı diğer durumların belirtilerini gidermek için de kullanılabilecek harika takviyelerdir.
Bu uygulamaları deneyin ve sinüziti bir kaç günde azaltın ve rahatlatın.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YAŞAM SÜRESİ BOYUNCA BAĞIRSAKLARIMIZDA BİRİKEN YAKLAŞIK 18 KİLOGRAM ATIK MADDELERDEN 21 GÜNDE NASIL KURTULABİLİRİZ?

ince-bagirsak-iltihabi-56201
Yaşam boyunca, yediğimiz ve içtiğimiz besinlerin yeterince sindirilememesi neticesinde bağırsaklarımızda en fazla 18 Kg. zehirli atıklar ve dışkı toplanır. Bağırsaklarımızın düzenli çalışmaması neticesinde bu atıklar bizim kanımıza karışmak suretiyle vücudumuzda çeşitli hastalıklara neden olurlar. Bu hastalıkların başlıcaları; Kabızlık,Yıkıcı Metabolizma, Aşırı Kilo Alma,Böbrek ve Karaciğer Hastalıkları, Diabet,Saç Dökülmeleri, Deri ve Tırnak Hastalıkları,Kanser ve Eklem İltihapları(Artrit). Eğer bu rahatsızlıklardan biri veya birkaçı sizi uzun süre rahatsız ediyorsa, biliniz ki ince bağırsaklarınız yeterince düzgün çalışmıyordur. İnce bağırsaklarınızın yanlızca 40-50 cm uzunluğundaki bir kısmının Lavman Metodu ile temizlenmesi bnormal olarak pahalı bir işlemdir ve dikkat edilmeden yapılırsa iyi bağırsak florasını da yok edebilir. Aşağıdaki rahatsızlıklar lavman yöntemiyle tedavi edilebilir:
–İltihaplı Üst Solunum Yollarına bağlı Tiroid Bezi Hastalıkları
— Mide-Bağırsak Kanal hastalıkları
— Kolit, Gastrit, Mide Ülseri
— İdrar Yolu İltihabi Hastalıkları, Kist ve Pielonefrit Böbrek Hastalığı
— Aşırı Kilo alımı, Kan lipitlerindeki aşırı değişimler.
REÇETE ve UYGULAMA
– Sabah kahvaltısında kahvaltı yerine bu reçeteyi 3 hafta kullanmaya devam ediniz.
1.HAFTA: 1 yemek kaşığı taze olarak öğütülmüş keten tohumu ununu 100 mL Kefir ile karıştırarak içiniz.
2.HAFTA: 2 yemek kaşığı taze olarak öğütülmüş keten tohumu ununu 100 mL Kefir ile karıştırarak içiniz.
3. HAFTA: 3 yemek kaşığı taze olarak öğütülmüş keten tohumu unu ile 150 mL Kefiri karıştırarak içiniz.
Bu karışımı hergün 3 hafta boyunca içip üzerine en az 2 litre su içmeniz gerekmektedir. Eğer karışımdan sonra 1 yemek kaşığı bal yerseniz, etki daha iyi hissedilecektir.
BU YÖNTEM YILDA YANLIZCA 1 DEFA UYGULANMALIDIR!!!

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öksürük Ve Bronşiti Tarihe Karıştıran Ve Sadece 3 Malzemeyle Hazırlanan Müthiş Tarif…

cough_drink_share1

Öksürük şurupları ve haplar, hasta olduğunuzda işe yarayabiliyor. Ancak evde hazırladığınız karışımla, hasta olmamak mümkün. Hem de tadı acı gelen öksürük şuruplarını içmek zorunda kalmayacaksınız.
Muz ve balın birbirleriyle muhteşem uyumu ve sağlığınıza faydası sayesinde, bronşit ve kuru öksürükten kurtulacaksınız.
En iyisi de karışımın tadının öksürük şurubuna nazaran harika olması. Kış kendini yavaşça hissettirirken, bu karışıma ihtiyacınız olacak. Denemekten zarar gelmez!

Malzemeler:
400 ml ılık su
2 adet muz
2 yemek kaşığı bal

haxblandning1

Fotoğraf: Shutterstock
Hazırlanışı:
1- Muzları soyun ve plastik kaşıkla ezin (Muzları metal kaşıkla ezmeyin. Metal ile meyve temas ettiğinde, meyve çabuk bozulabiliyor ve sağlığınıza da zararlı).
2- Ezilmiş muzları seramik veya cam bir kâseye koyup üzerine ılık su ilave edin. 30 dakika dinlendirin.
3- Karışım soğuduktan sonra üzerine bal ilave edin. Karışımın iyice soğuduğundan emin olun çünkü bal, sıcak su ile temas etmesi halinde besleyiciliğini yitirecektir.
4- Öksürük ve bronşite karşı doğal karışımımız hazır! Günde dört kez en fazla 100 ml olması şartıyla karışımı için. Unutmayın ki karışımı haftada beş gün içmeniz gerekiyor ve verdiğimiz tarif sadece bir gün için.
Kaynak: healtonlinecentral.com
Pahalı ilaçlar almak yerine ev yapımı, doğal ve sağlıklı karışımı deneyin. Arkadaşlarınızla karışımı paylaşmayı ihmal etmeyin.

kaynak: newsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

SARMISAK+SÜT KARIŞIMI MUCİZESİ: Akciğer Zarı İltihaplanması, Tübörküloz, Kardiyak İnsomnia Artrit Öksürük ve Diğer Hastalıklar.

sarimsak-sutu1

 

SARMISAK+SÜT KARIŞIMI MUCİZESİ: Akciğer Zarı İltihaplanması(Pnömokok), Tübörküloz, Kardiyak (kalp hastalığı problemleri), İnsomnia (Uykusuzluk Hastalığı), Artrit (Eklem İltihaplanması), Öksürük ve Diğer Hastalıklar.
REÇETE:
1) 10 adet soyulmuş ve ince doğranmış sarmısak.
2) 500 mL Organik Süt
3) 250 mL Şişe/Damacana Suyu.
4) 2-3 çay kaşığı toz şeker (pancar şekeri).
5) Toz Zerdeçal ( 1 tatlı kaşığı)
HAZIRLANIŞI:
Bir kabın içine suyu,sütü ve sarmısakları birlikte koyup,ısıtın. Kaynama başladığı vakit ısıyı düşürün ve orta ısıda ısıtmaya devam edin. Bu arada sürekli tahta kaşıkla karıştırın. Karışımın yarısı buharlaşıp kalana kadar karıştırmaya devam edin. Yarılanma olunca karışımı alın,süzün ve içine toz şeker ve toz zerdeçal ilave edin. Karışımı sıcak veya ılık iken içmeye dikkat edin!
Bu karışım içilince kötü kollestrol olarak bilinen LDL (low density lipoprotein) kollestrolünü düşürerek, iyi HDL kollestrolünü yükselterek kan dolaşım sorununa olumlu katkıda bulunur. Ağrılı kalp hastalıklarında, yağsız süt kullanmayı tercih edin.Sarmısak yapısındaki sülfürlü bileşenlerden dolayı Karaciğer enzimlerini artırır. Tüberküloz Hastalığına karşı ise 1 gram doğranmış Sarmısak +240 mL organik süt + 1 Litre su ile kaynatılır. Karışımın toplam hacmi 1/4 olana kadar kaynatma devam eder. Bu karışımdan günde 3 defa içilir.
Esas karışım kalçada meydana gelen siyatik sinir sıkışması ağrılarına karşı da etkilidir. Ayrıca kadın-erkek kısırlığına da yardımcı olmaktadır. Son olarak, hazırlanan karışımdaki Sarmısağın Tansiyon düşürme etkisi olduğundan dolayı, düşük tansiyon hastalarının kullanmadan önce Doktorlarına danışması gerekmektedir!!!!!

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »