2000 Yıllık Mucizevi Tibet Şifası: Kolesterole ve Kan Damarlarındaki Kireçli Tortulara Karşı!

728xauto1

 

 

Bu doğal Tibet ilacı, geleneksel bir Tibet manastırında kil tabletler üzerine yazılı olarak bulundu!
2 bin yıldan önce yazılmış olduğu tahmin edilen bu reçetenin, hem trigliserid, kolesterol ve kan damarlarındaki kireçli tortulara karşı hem de uzun bir ömür için kullanıldığı düşünülüyor.
Kan damarlarını başarılı bir şekilde temizlemenin yanı sıra bu eski Tibet doğal ilacı, kan damarlarının esnekliğini artırıyor (Kan damarlarının çatlamasını önleyerek, böylece sağlıklı kan akışını sağlayarak), kalp krizine ve göğüs ağrısına karşı koruyor. Ayrıca görme yetisini artırıyor ve vücudu gençleştiriyor.
Nasıl Yapılır?
300 gram sarımsak ve 1 kilogram limonun kabuğunu ince olacak şekilde öğütün.
Ardından, 1.5 litre su kaynatın ve sonra ocağın altını kısıp öğütülmüş sarımsak ve limonu ekleyip tencerenin kapağını örtün.
Bu karışımı tam 14-15 dakika kısık ateşte kaynatın (Daha uzun olmasın). Sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın. İşte kapalı cam kaplarda (kavanoz) saklanması gereken doğal Tibet ilacı hazır.
Bu doğal karışımın 50 ml’si (1/4 su bardağı) 25 gün boyunca her sabah aç karnına alınmalıdır. Daha sonra, 10 günlük bir mola verin ve ardından sağlık durumunuzu iyileştirmek için işlemi tekrarlayın. Daha sonra da bu doğal ilacı kullanmayı bırakın.
Not: Günlük doz ölçüsüne ve iki tedavi arasında 10 günlük bir mola yapma kuralına kesinlikle uyun. İyileşikten sonra sağlığınızda bir bozulma olmadığı sürece bu doğal şifa kullanılmamalıdır.
Genel sağlık durumlarını iyileştirmek için bu doğal ilacı kullanmak isteyen sağlıklı insanlar, ancak ve ancak yılda sadece bir ya da iki kez olmak üzere 25 günlük periyodlar halinde ve 25 günlük kullanım periyotları arasında 6 aylık bir süre olacak şekilde kullanmalılar.
Her ne kadar doğal bir şifa kaynağaı olsa da kullanmadan önce doktorunuza danışabilirsiniz. Bilmediğniz bir hastalığınız var ise tetikleyebilir, dikkatli olun. Sağlıcakla 🙂

Kaynak: Yemek.mynet.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

AKŞAM KAYNAT SABAH İÇ SAĞLIK İKSİRİ

haslanmis-limon2

Daha evvelki yazılarımızda sabah aç karnına limon suyu içmenin faydalarından bahsetmiştik fakat bu yol limonun tüm özelliklerinizden yararlanabilmeniz için daha etkili bir yoldur. Çünkü limonun kabuğunda asıl yararlı olan vitaminleri mevcuttur. Önce tarifimizi daha sonra faydalarını anlatalım
Tarif için:
6 adet limon
20 bardak su
ve isteğe bağlı olarak bal

Tencerenize suyu koyup güzelce yıkadığınız limonları ikiye bölerek suya ekleyin  ve 3 dakika boyunca kaynatın daha sonra soğumaya bırakın soğuyunca limonları içinden çıkarın .Cam bir kavanoza koyup sabahları aç karnına 1 bardak tüketin
Bakın faydaları nelermiş:
Kanseri önler: Limon kabukları Salvestrol Q 40 içerir bu nedenle vücuttaki toksinleri ve kansorojen maddeleri ortadan kaldırma yeteneğine sahiptir ayrıca gelişmiş olan kanser hücrelerine karşıda savaşır limon kabukları bu kanser hücrelerinin bölünmesini  bastırma kabiliyetine sahip olan flavonoidler içerir.Limon kabukları,göğüs,kolon ve cilt kanserine karşı mücadelede yardımcıdır
Kemik sağlığının gelişmesi:Limon kabuğunda bulunan C vitamini kemik sağlığının iyileşmesi ve korunması açısından çok önemlidir. Osteoporoz, romatoid artrit gibi daha bir çok durum limon kabuğu tüketimi ile önlenebilir

Kalp sağlığını koror: Limon kabukları sistemimizin kötü kolesterol düzeylerini düşürmesine yardımcı olan polifenol  flavonoidleri içerir.Üstelik hem kan damarlarını temizleyen hem de C vitamini içerir bunun sonucunda da kalp hastalığı , yükek tansiyon gibi rahatsızlıklardan korur

bitkilog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kan Şekerini Kontrol Altında Tutmak İçin Sadece Bir Şeye İhtiyacınız Var!

kan-sekeri-degerlerini-bu-dogal-yumurta-sirke-ilaciyla-duzenleyin1

 

 

Kan şekeri değerlerinizi kontrol altında tutmak için gerekenin sadece bir adet haşlanmış yumurta olduğunu öğrenince şaşırabilirsiniz. Bu kadar kolay olamayacağını düşünebilirsiniz, ama dünyanın birçok yerinden çok sayıdaki uzmana göre aşağıdaki yumurtalı tarif, kan şekeri değerlerinizi düşürmede ve kontrol altında tutmada oldukça etkili.
Gerçekten inanılmaz kolay bir tarif. Sadece bir adet haşlanmış yumurta kullanarak, kan şekerinizi nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmek için okumaya devam edin.
Diyabet, dünya üzerinde çok sayıda kişiyi etkileyen yaygın bir sağlık problemi. Diyabet, pankreas insülin salgılamayı bıraktığında veya vücudun ürettiği insülin düzgün bir şekilde kullanılamadığında, kan şekeri değerlerinin yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Bunun sonuncunda sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilir, devamlı susuzluk hissedebilir, hızlı kilo kaybı yaşayabilir, özel bölgenizde kaşıntı hissedebilir, hatta bulanık görme ve yorgunluk durumları yaşayabilirsiniz.
Bu semptomların hepsi birer diyabet işareti olabilir. Eğer tedavi edilmezse körlüğe, sinirlerde hasara, karaciğer yetmezliğine, kardiyovasküler problemlere ve sertleşme bozukluğuna neden olabilir.
Not: Bu tedaviyi alırken yüksek kan şekeri seviyelerine neden olan yiyecekler yememelisiniz. Doğal ilacın hazırlanması oldukça kolay, ihtiyacınız olan şey sadece bir adet haşlanmış yumurta ve biraz sirke.
Kan Şekeri Değerlerini Bu Doğal Yumurta-Sirke İlacıyla Düzenleyin
Tarif:
İşe bir yumurtayı haşlayarak başlayın. Yumurtanın kabuğunu soyduktan sona bir çatalla yumurtanın çeşitli yerlerinde delikler açın. Ardından yumurtayı bir kaba koyup üzerine sirke dökün.
Bir gece bu şekilde bekletin. Ertesi sabah yumurtayı, içine 1 yemek kaşığı sirke karıştırılmış 1 bardak ılık su ile birlikte yiyin. Bu tedaviyi birkaç gün uygulayın, ardından kan şekeri değerlerinizi tekrar ölçtürün. Bu tedaviyi uygulamadan önceki ve sonraki kan şekeri testi sonuçlarınızı karşılaştırın. Yumurtalı tedaviden sonra kan şekeriniz önemli ölçüde düşmüş olacak!
ALINTI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yatmadan Önce Bunu İçin – Ertesi Gün Olanlara İnanamayacaksınız

Doktora gidecek kadar hasta hissetmediğimizde kendi yöntemlerimizle iyileşmeye çalışırız ya da eczaneden ilaç alırız. Ancak annelerimizin bize öğrettiği öyle şeyler var ki bazen doktorların tavsiyelerinden bile daha etkili olabiliyorlar.

Mesela karnınız ağrıdığında zencefil gazozu içersiniz, boğazınız ağrıdığında ise bal-karabiber-limon karışımını yersiniz.

Bunları destekleyecek bilimsel çalışmalar olmasa da annelerimizin yaptığı şeyler bizler her zaman hastalıktan kurtarmıştır.

 

Genelde yemeğimizi evde pişirmeyi severiz. Dışarıdan alacağımız yemekler ev yemeği gibi görünse bile ne şartlarda hazırlandığı maalesef belli değildir. Evde kendimizin hazırladığı yemekleri rahatça yiyebiliriz. Yine hastalandığımızda da aynı şey geçerli. Bazılarımız bilinçli bir şekilde eczanenin yolunu tutmadan hemen önce kimyasal içermeyen doğal besinlerle dertlerine çare bulurlar.

Fotoğraf: Vikipedi

Zerdeçalın faydalarını duymuşsunuzdur. Son günlerde ünlü bir karışım var. Onda da zerdeçal, hindistancevizi sütü ve karabiber kullanılıyor.

Fotoğraf: Opencage.info

Bu karışıma ‘şifalı süt’ diyorlar. Aslında içinde süt bulunmuyor. Hindistancevizi sütü olarak nitelendirilen şey aslında gerçekten bir süt değil. Bu nedenle laktoza karşı duyarlı kimseler de karışımı rahatlıkla deneyebilir.

İşte karışımın faydaları. Muhtemelen hemen denemek isteyeceksiniz:

1- Sindirime yardımcı olur

Kürkümin, zerdeçalda bulunan bir maddedir. İnsan sağlığına olan katkıları nedeniyle 4.000 yılı aşkın süredir çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.

Yapılan araştırmada, zerdeçalın sindirime yardımcı olduğu ve şişkinliği azalttığı görüldü. Hindistancevizi sütüne zerdeçal ve zencefil eklerseniz, karın ağrınızdan ve mide bulantınızdan kurtulabilirsiniz.

2- Ağrıyan kasları iyileştirir

Yapılan araştırmada zerdeçalın iltihap sökücü olduğu ve kas ağrılarını hafiflettiği görüldü. Spor yaptıktan hemen sonra ‘şifalı süt’ü içebilir veya smoothie yapmak için kullanabilirsiniz.

3- Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir

Karışımda yer alan zencefil sadece mide bulantısına iyi gelmiyor ayrıca ağrıyan boğazınızı da hafifletiyor. Antimikrobiyal olan zencefil virüs ve kötü bakterilerle savaşıyor.

4- Kilo vermenize yardımcı olur

Fareler üzerinde zerdeçal kullanılarak yapılan deneylerde farelerin yağlanmasının azaldığı ve metabolizmanın hızlandığı görüldü. Öte yandan karışımın en güzel tarafı da karabiberde bulunan piperin maddesinin, zerdeçalda bulunan kürkümin maddesinin emilimini %2000’e kadar arttırması.

Karabiber ayrıca vücudunda B ve C vitamini gibi değerli vitaminleri emmesini kolaylaştırıyor. Öte yandan yapılan diğer araştırmalarda karabiberin dişlere, ülsere ve yağ yakmaya iyi geldiği aktarıldı.

Fotoğraf: Pixabay

5- Kolesterolü düşürür

Eskiden hindistancevizi yağının sağlıklı olmadığı söyleniyordu. Ancak yapılan araştırmalarla hindistancevizi yağının kolesterole çok iyi geldiği görüldü.

Aslında ‘şifalı süt’ tarifi değişik malzemelerle farklılaştırılabiliyor. Size en uygununu seçip tüketmeye başlayabilirsiniz.

İşte en çok kullanılan yöntem:

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı çekilmiş zerdeçal
  • 1 yemek kaşığı çekilmiş karabiber
  • 1 su bardağı su

Hazırlanışı:

Önce suyumuzu kaynatalım. Daha sonra üzerine zerdeçal ve karabiber ekleyelim. Birkaç dakika daha bu şekilde kaynatalım. Krema kıvamına gelince ise altını kapatalım.

Eğer güzel bir şekilde muhafaza ederseniz karışım 1-2 hafta bozulmadan durabilir. Böylelikle arada karışımı yudumlayabilirsiniz.

Ayrıca tadının daha da güzelleşmesi için zencefil, bal veya tarçın da ekleyebilirsiniz.

Ayrıca karışım smoothie ile de harika gidiyor. Sabah veya gece yatmadan önce içebilirsiniz.

Fotoğraf: Vikipedi

‘Şifalı süt’ü tanıdığınız herkesle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Kaynak: Newsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KANSER HÜCRELERİNİ 42 GÜNDE ÖLDÜREN REÇETE

15253572_1783235425278657_3790593127059280633_n1

 

 

 

Bu Meyve Suyu Kürü ile 45 000 Avusturyalı Kanser ve Diğer Hastalıklardan Kurtulmuştur. Avusturyalı Rudolf Brojs Kansere doğal çare bulmak için hayatını adamış. Brojs a göre kanser sadece proteinler sayesinde hayatta kalabilir. Bu nedenle 42 gün boyunca sadece çay ve bu Kırmızı pancar ana maddesi olan karışımdan içmek gerekir. 42 gün boyunca kanser hücreleri açlıktan ölür. Tüm vücüt sağlığına kavuşur.
Malzemeler :
———————–
Pancar ( % 55 )
Havuç ( % 20 )
Kereviz ( % 20 )
Patates ( % 3 )
Turp ( % 2 )
Hepsini Blendırda karıştırın. Bu Meyve suyundan vücüdun ihtiyacı kadar için.  Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.

Kaynak: Bitkibkog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sandığa 19 Delik Açtı – 5 Ay Sonra Meydana Gelen Görüntüye İnanamayacaksınız

Kendi kendinize hazırladığınız şeylerin zevki farklı oluyor değil mi?

Henüz yaz gelmese de bu projeyi gördükten sonra hemen yaz gelsin isteyeceksiniz.

Projenin en iyi yanı da bunu yapmak için çok fazla el yatkınlığı gerekmemesi. Adımları dikkatlice izleyin ve harikalar yaratın!

Bahçesi olanlar bu projeye bayılacak!

Öncelikle tıpkı aşağıdaki fotoğraftaki gibi sandık benzeri dikdörtgen bir ahşaba ihtiyacınız var. 5 cm çapında delikler açın. Delikler arasında en az 15 cm olmalı.

Bir sonraki adım ise sandığın içine petunya ekmek.

En alt kısma petunyaları, deliklerden çıkacak şekilde ekin ve üzerine toprak koyun.

Önerimiz ise fotoğraftaki gibi köpük yerleştirmeniz.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Şimdi geldik ikinci kısma. İkinci sıraya da bir önceki adımdaki gibi deliklerden çıkacak şekilde çiçekleri ekin. Daha sonra son sırayı da aynı şekilde tekrarlayın.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Geçtiğimiz yıl 13 nisanda proje işte böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Hemen uyaralım. Delikler nedeniyle çiçeklerin suyu çabuk bitiyor. O nedenle her gün sulamanız gerekiyor. Haftada bir doğal gübre eklemek de işlerinizi kolaylaştıracaktır.

İşte 20 mayısta çiçekler böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Bu da 6 hazirandaki görüntü. Harika, değil mi?

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 temmuzda ise tam olarak böyle görünüyordu.

Projeyi gerçekleştiren kişi, “Bu yaz çok sıcaktı. Bitkilerin yaprakları yemyeşildi ancak çiçek açmadı. Biraz böcek ilacı sıktıktan sonra çiçekler yeniden açtı” dedi.

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 ağustosta çiçekler yeniden açtı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

29 eylülde ise işte çiçekler böyle açtı. Gerçekten göz kamaştırıcı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

Muhtemelen içinde delikler olan bir sandığın böyle bir şeye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi.

Bahçenize şıklık katacak olan projeyi denemeyi ve bahçeyle uğraşan arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: nwsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayaklara Soğan Koyarak Uyumanın 4 Faydası

Daha önce soğuk algınlığını önlemek için yanınıza kesilmiş bir soğan koydunuz mu? Daha önce bunu yapmamış olsanız bile, kesin duymuşsunuzdur.

Herkes bu hileyi ilk duyduğunda şaşırıyor ve hatta gülüyor. Gerçekten işe yaradığını öğrendiklerinde de çok şaşırıyorlar.

Bu çare, soğanın hava üzerinde yarattığı etki ile solunumu kolaylaştırması sayesinde başarılı oluyor. Yani, sürekli öksürüğünüz olduğu zaman, bu sebze mucizevi bir şekilde yardımcı olabilir.

Tek dezavantajı odayı dolduran kokusudur. Bu kötü kokuyu dengelemek için, kullanabileceğiniz çeşit çeşit doğal ve kimyasal hava spreyleri vardır.

Soğan, olağanüstü özellere sahiptir, bu da geleneksel tıpta neden bu kadar çok değer gördüğünü açıklar. Her kültürün soğanı ana malzeme olarak kullandığı tarifleri vardır.

Bugün, ayağınıza soğan koyarak uyumanın faydalarından bahsetmek istiyoruz.

Neden ayaklar?

Ayaklar sağlık açısından büyük ölçüde unutulan organlardır. Genel olarak, sadece dolaşım sorunlarından dolayı ağrıdıklarında ve zarar gördüklerinde onlarla ilgileniriz.

Bu da, ayaklarda hayati organlarla bağlantılı olan muazzam miktarda sinir uçları olduğunu unutmamıza neden oluyor.

Bu bağlantı noktalarına meridyen denir. Akupunktur noktalarıyla uyuşurlar. Meridyenler uyarıldığında, vücudun geri kalanına erişebilmemiz için büyük bir elektrik potansiyeline sahiptirler.

ayak

Dolayısıyla, ayak tabanlarınıza soğan dilimleri koyarak bu olağanüstü sebzenin faydalı özelliklerini (arındırma, antiseptik…) iç organlarımızı korumak için kullanabiliriz.

Ayaklara soğan koyarak uyumanın faydaları

Gelin bu yöntemin avantajlarına bir göz atalım:

1. Enfeksiyona güle güle diyin

Soğan doğal bir antibiyotiktir. Onu ayak tabanlarına koyarak, bu faydayı vücudun enfeksiyondan etkilenmiş olan bir bölgesine taşıyacaksınız.

Bununla birlikte, bu, soğanı doktorunuzdan aldığınız antibiyotiklerin yerine kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Yine de tedavinizin daha etkileyici ve hızlı olmasını sağlayacaktır.

2. Toksinlerin atılımını kolaylaştırın

Toksinler kanda biriktikçe sağlığa zarar veren kalıntılardır. Soğandaki fosforik asit toksik maddeler için mıknatıs görevi görür ve vücudun bunları daha kolay yok etmesine yardımcı olur.

Bu tedaviyi düzenli olarak uygulayarak, uzun vadede sağlığınızı geliştirebilirsiniz.

3. Vücudunuzu nemlendirin

Soğanın %90’ının su olduğunu biliyor musunuz? Akupunktur noktalarına baktığımız zaman, meridyenlerin elektrik enerjisi vücudun ihtiyacı olan suyu en uygun biçimde verir. 

sog%cc%86an

Bu nedenle, gün içinde alışkanlıktan veya iş yüzünden yeterince su içemediğiniz zaman ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanızı öneriyoruz.

4. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Soğan, bolca E ve C vitamini taşır ve bunlar vücudumuzun savunma mekanizmalarını korumak için gereklidir. Buna ek olarak, bu vitaminler mükemmel antioksidanlardır, böylece hücresel yaşlanmayı yavaşlatırlar.

Yani bu yöntem ile ameliyathane odalarına girmeden veya kimyasallar kullanmadan yaşlanma karşıtı bir tedavi uygulayabilirsiniz.

Ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanın yolu

sog%cc%86an-ve-c%cc%a7orap

  • Soğanın pek çok çeşidi vardır ama bunun için kullanabileceğiniz en iyi türler kırmızı ve beyaz soğandır. En kolay bulduğunuz soğanı seçin.
  • Soğanı dilimleyin ve her iki ayağın kemerine yerleştirin, çünkü uyarmak istediğimiz meridyenler burada bulunur.
  • Uyku sırasında onları yerinde tutmak için çorap giyin ve uykuya dalın!

Daha önce de belirttiğimiz gibi, tedavinin en kötü yanı deri üzerinde kalan kokudur. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırmak için, sonrasında ayağınızı paslanmaz çelikten yapılmış şeyler ile fırçalamanızı öneririz.

İnanılmaz görünse de, bu nahoş kokuyu gidermek için en iyi yöntemdir.

Bu kokuyu yatak odasında da fark ederseniz, narenciye ve karanfil ile bir infüzyon hazırlayın. Bir komidinin üstüne veya çekmeceye koyun. Koku yavaş yavaş kaybolacaktır.

Hoş olmayan kokuları gidermek için satılan spreylerden de kullanabilirsiniz. Her iki yöntem de işe yarar ama ilki daha sürdürülebilir bir uygulamadır.

Bu hile kesinlikle başarılı olur. İş yerinde geçen uzun bir haftanın sonrasında enerjinizi geri getirmek için haftada bir kez kullanabilirsiniz. Ancak yine de, her gece yapmanızı öneririz.

Yan etkisi yoktur. Sadece yarar sağlar.

Kynak: Sağlığa  Bir Adım

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Defne Yaprağını Yakıp 10 Dakika Bekleyin – Gerçekleşenlere Siz Bile İnanamayacaksınız |

Bazı evlerde sıradışı türden bir koku duyarsınız.

Duyduğunuz bu koku size rahatlık ve huzur verir. Oraya her gittiğinizde iyi hissedersiniz.

Peki bu kokunun ne olduğunu merak ettiniz mi?

Meğerse o koku defne yaprağından geliyormuş.

Defne yapraklarının insanların ruh halini iyi yönde değiştirdiği biliniyor.

Genelde yemek yapılırken çeşitli yöntemlerle kullanılan defne yaprakları ayrıca çorbalara tat da veriyor.

Antik Roma ve Yunanistan’da da defne yaprağı tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.

Defne yaprakları sadece yemeklerle tat vermiyor aynı zamanda insanları iyileştiriyordu. Kurumaya bırakılan defne yaprakları daha sonra parçalanarak su ile karıştırılıp içilerek çeşitli hastalıklara derman oluyordu.

Defne yaprakları defne ağaçlarından toplanır. Defne ağacı ise günümüzde umut, başarı ve kahramanlığın simgesi haline gelmiştir.

Defne yaprakları sakinleştirici etkilerinin yanında ağrı kesici, iltihap sökücü ve böbrek taşlarını önleyici olarak da kullanılıyor.

Antibakteriyel özelliği olan defne yaprağı içerdiği ökaliptol maddesi ile nezle ve gribin belirtilerini azaltıyor.

Defne yaprakları ile evinizde de mucizeler yaratmak mümkün.

Tek ihtiyacınız olan şey çakmak, kurutulmuş defne yaprağı ve çelik bir kap. Defne yapraklarının çabuk yandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku hissedeceksiniz.

10 dakikanın ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz.

Defne yapraklarının verdiği gevşeme ve huzurun metil öjenol ile alakalı olduğunu tahmin ediliyor.

Evinizin biraz güzel kokması fena olmazdı değil mi?

Kaynak: newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Daha İyi Bir Sindirim İçin Suyunuza Katabileceğiniz 6 Şey

12-850x4681

 

 

 

Su evrensel olarak içebileceğiniz en yararlı içecektir ve muhtemelen sağlık uzmanlarından su tüketmenin sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinin anahtarı olduğunu duymuşsundur. Muhtemelen fitness uzmanlarından, kilo vermek için etkili yöntemlerden birinin çok fazla su içmek olduğunu da öğrenmişsinizdir.
Ancak suya bazı besinler ekleyerek sindirim sisteminize de olumlu etkiler katabileceğinizi biliyor muydunuz? Karşınızda bu 6 yöntem.
1. Limon
Limonda bolca C vitamini olduğunu ve her gün almamız gereken önemli bir vitamin olduğunu biliyoruz. Sadece 4-5 ince dilimi büyük bardak suya atın ve bağışıklığınızı yüksek tutun.
Daha da ilginç birşey duymak ister misiniz? Limon suyundaki asitler midenizdeki asitlerle aynı özellikleri taşır bu da karaciğerinizi kandırarak daha çok safra üretmesini sağlar. Daha çok safra yiyeceklerin sindirim sisteminden daha yumuşak bir şekilde geçmesini sağlayacaktır.
2. Taze nane yaprakları
Mutlaka nane yapraklarının faydalı olduğunu ve su ile birlikte kullanıldığını görmüşsünüzdür. Bunun en büyük nedenlerinden biri midenin sindirim sürecini rahatlatmasıdır. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı enzimler üreten tükürük bezlerini aktif hale getirerek sindirimi kolaylaştırır.
3. Tarçın
Eğer daha iyi bir sindirim sistemi istiyorsanız tarçın tam size göre. Tarçın ilaç özelliği nedeniyle geniş bir kullanıma sahiptir. Doğu ülkelerinde sıcak etkileri nedeniyle tercih edilir. Eğer mide sorununuz varsa bir çubuk tarçını sıcak bir bardak suya ekleyin. Çünkü bu şekilde bağırsak gazlarını kırar ve sindirim sistemini yatıştırır. Ayrıca mide bulantısı ve bağırsak rahatsızlıklarının da önüne geçer.
4. Zencefil Çayı
Tarçın gibi zencefil çayı da bağırsak gazlarını kıran bir besindir. Eğer midenizde şişkinlik ve bağırsaklarınızda kramp oluyorsa zencefile bir şans verin çok faydası olacaktır. Taze zencefil köklerini kesin, suya atıp bir gece bekletin. Bu şekilde zencefilin bütün etkilerinin suya geçmesine zaman vermiş olursunuz.
5. Salatalık
Salatalık vitamin B açısından çok zengindir ve vitamin B de stres ve endişeye iyi gelir, bu da sindirimi olumsuz etkileyecek faktörleri azaltmanızı sağlar. Suya salatalık eklemek genel anlamda salatalık yemek kadar etkili olmasa da salatalığı her türlü tüketmek vücuda lif girmesini sağlar. Lifler de kronik kabızlığa iyi gelir.
6. Elma sirkesi
2-3 yemek kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp içmek vücudumuzdaki hidroklorik asitlerin üretimi arttırır. Hidroklorik asitlerin amacı da vücuttaki proteinleri amino asitlere çevirmektir, aynı zamanda sindirime yardımcı olurlar. Eğer midemizde yeterince asit olmazsa yemekler tam olarak sindirilemez ve yararlı besinler tam olarak emilemez. Bu şekilde elma sirkesi tüketmek sindirimi hızlandırır. Ayrıca iyi bir besin kaynağı olarak da fayda sağlar.

Kaynak: Hayat Bilgisi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bağışıklıktan sindirime, kefirin 8 faydası ve evde kefir yapma tarifi

kefir-ve-kefir-tahili-e14877695522631

 

Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan süt içeceği. Kefir tanelerinin, sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu yapmasıyla oluşur. Zengin içeriğinden ve bağışıklıktan hücre yenilenmesine dek önemli faydalarından dolayı kefire beslenmemizde mutlaka yer vermemiz gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, bir bardağı ortalama 100 kalori olan kefirin, protein başta olmak üzere, kalsiyum, fosfor, magnezyum, selenyum, A, E, B1, B12 vitamini ve bağırsak florasını düzenleyen birçok yararlı mikroorganizma içerdiğini söylüyor. Besleyici özellikleriyle çocukların büyüme döneminde bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve güçlü kemik oluşumuyla boy uzamasına fayda sağlayan kefirin evde hazırlanmasının da oldukça kolay olduğunu söyleyen Özge Güneş, kefirin 8 faydasını anlattı, kefir yapımının ve kefirli lezzetlerin tarifini verdi:

Protein, vitamin ve mineral deposu kefir tam bir şifa kaynağı. Bilinen bir zararı olmamakla birlikte mikroorganizma içeriğinin yüksek olmasından dolayı 2 yaş öncesinde kullanmamakta fayda vardır. Yetişkinler günlük olarak 1-2 su bardağı içebilir. 2 yaş sonrası çocuklarda günlük 1 çay bardağı kefirle başlanıp yavaş yavaş artırılmalıdır.

Bağışıklığı kuvvetlendiriyor
İçeriğinde bulanan betakaroten bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücutta oluşan toksin maddelerin üremesini durdurarak, bağışıklık sistemini zayıflatan mikropları yok ediyor.
Mide ülserini önlemede etkili
Mide ülserine neden olan ‘helicobakter pilori’ isimli bakterinin öldürülmesine yardımcı oluyor. Antibiyotik etkisiyle de mide ülserinin oluşmasının engellenmesinde ve tedavisinde destekleyici role sahip.
Sindirimi kolaylaştırıyor
Yararlı mikroorganizmalar, bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların oluşmasının ve çoğalmasının önüne geçerek bağırsak florasını düzenliyor. Besinlerin sindirilmesine ve emilmesine katkıda bulunuyor. Bağırsaklarda bu mikroorganizma dengesi bozulduğunda ishal, kabızlık, emilim bozuklukları oluşabilirken, kefir içeriğindeki doğal mikropları bu dengeyi sağlıyor.
Kemikleri güçlendiriyor
Yüksek oranda içerdiği kalsiyumla kemiklerin gelişmesini sağlayan kefir, büyüme dönemindeki çocukların ve yaşlıların artan kalsiyum ihtiyacını karşılamakta en etkili kaynaklardan. Vücut,  ihtiyacı olan kalsiyumu besinlerle alamadığında gereksinmeyi kemiklerden sağladığından, kemik yumuşaması ve kırılmaları, diş dökülmeleri oluşabiliyor. Günlük tüketilen 2 su bardağı kefir günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama yüzde 60’nı sağlıyor.
Hücreleri yeniliyor
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş “E vitamini ve selenyumdan zengin olan kefir güçlü bir antioksidandır. Hücre yıkımına sebep olan toksin maddelerin oluşumunu ve çoğalmasını engelleyerek hücre yenilenmesine katkı sağlar” diyor.

Kan şekerini dengeliyor
Kefir gibi probiyotikler protein ve yağların kolay sindirilmesini sağlıyor. Glisemik indeksi düşük olan kefir içerdiği proteinle birlikte midede uzun süre kalarak tokluk hissi veriyor ve kan şekerinin de daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Böylelikle yaşanılan açlık krizlerinin önüne geçilerek fazla besin ve kalori alımı azaltılıyor.
Mide gazını azaltıyor
Laktik asit fermantasyonu sayesinde sindirimi kolaylaştırarak, midede oluşan gazı azaltan kefir, bu özelliğiyle de laktoz intoleransı olan kişilerde kalsiyum ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir.
Depresyondan koruyor
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş “Kefir triptofan aminoasidi ve B vitamini içeriğiyle sinirleri yatıştırıcı ve depresyonu azaltıcı etkisi olan mucizevi bir içecek. Gevşeme ve uyku verici özelliğiyle gece rahat uyumaya yardımcı oluyor” diyor.
Meyvelerle tatlandırabilirsiniz!
Kefir, oluşan fermantasyon nedeni ile ekşi bir tada sahip.  Kendine özgü bu ekşi tadı sevmeyen miniklere mevsim meyveleriyle blender yapılarak içirilebilir. Tadından rahatsız olan yetişkinler de elma, muz, kivi gibi meyvelerle aroma katarak tüketebilir.
Evde kefir tarifi
Kefirin evde hazırlanması oldukça kolay. Güvenilir yerlerden temin edeceğiniz kefir tanelerine ve süte ihtiyaç vardır.
Malzemeler
1 litre süt
30 gr kefir tanesi (1 yemek kaşığı)
Cam kavanoz
Plastik süzgeç
Hazırlanışı:
1 litre sütü kaynatın. Üzerinde oluşan kaymağı alın. Metal olmayan bir kapta oda sıcaklığına getirilen süte (20 derece) kefir tanelerini ilave edin. Tahta kaşıkla iyice karıştırın. Kabın üzerini temiz bir bez ile kapatın. 20-25 derece kalacak şekilde karanlık bir yerde sütü bekletin. Ortalama 48 saat sonra süt pıhtılaşır. Mayalanmış sütü plastik bir süzgeç ya da tülbentten geçirerek kefirinizi elde edin. Süzgeçte kalan kefir tanelerini tekrar maya olarak kullanabilirsiniz. Buzdolabında saklayacağınız kefiri iki gün içerisinde tüketmelisiniz.

Şekersiz kefirli kek tarifi
Malzemeler
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı kefir
2 yumurta
1 su bardağı ceviz
4 adet kuru incir
4 adet hurma
1 buçuk su bardağı tam buğday unu
2 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı karbonat
Hazırlanışı
İncir ve hurmayı bir kaba koyup üzerine sıcak su ekleyin, 10-15 dakika bekletin. Yumurtayı bir kaba kırın, üzerine kefir ve sıvı yağ ilave ederek iyice çırpın. İncir ve hurmanın suyunu süzüp küçük küçük doğradıktan sonra karışıma ilave edin. Tam buğday unu, karbonat ve tarçın ilave ederek un parçaları kaybolana kadar karıştırın. En son cevizleri de küçülterek karışıma ilave edin. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine veya kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış fırında 175 derecede 45-60 dakika pişirin.

Kaynak: medikalakademi.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ekşi Maya Nasıl Yapılır?

eksi-maya-376x2801
Ekşi maya bilinen en eski hamur mayalarından biridir. Bazı uzmanlara göre ise bilinen en sağlıklı ekmek mayasıdır. Maya bir mantar kültürü olup, mayalanma işlemi de mantarların ortam üzerindeki aktiviteleri sonucu oluşan durumdur.
Ekşi maya ile hazırlanan yiyeceklerin hazır mayaya nazaran bir takım üstün özellikleri olduğu savunulmuştur. Bu görüşlere göre; ekşi maya ile hazırlanan ekmeklerin daha lezzetli olduğu, daha geç bayatladığı, sindiriminin daha kolay olduğu gibi sayılabilir. Ayrıca, daha az alerjen olduğu belirtilmiştir.
Ekşi Maya Nasıl Yapılır?
Ekşi Maya Tarifi
Ekşi maya yapımı kolay ancak biraz zaman isteyen bir olaydır. Yaklaşık 1 haftada maya kullanıma hazır hale gelmektedir. Öncelikle bir bardak oda sıcaklığında temiz içme suyu ile bir bardak kepekli un birbirine karıştırılır ve iyice birbirine karıştırılır. ( Zorunluluk olmamakla birlikte kavanozun içerisine bir kaç tane nohut eklemek mayalanma işlemini hızlandırabilir. ) Mutfakta oda sıcaklığında bir köşeye bırakılır. Ertesi gün karışımın yarısı eğer başka bir maya yapmak istenirse temiz bir kaseye boşaltılır  veya atılır. Kavanozun içerisinde kalana kısma ise yine bir çay bardağı un ve bir çay bardağı su eklenir. Karışım iyice çırpılır ve birbirine karıştırılır. Kaseye alınan kısım tekrar karıştırılmaz. Burada amaç mayanın lezzet oranını korumaktır. Buna maya eksiltmesi adı da verilir. Ertesi gün yine aynı işlem yapılır yani kavanozun yaklaşık yarısı boşaltılır ve bir çay bardağı un ile bir çay bardağı su birbirine karıştırılır. Bu işleme 6 gün boyunca aynı şekilde devam edilir. Altıncı günün sonunda ekşi maya hazır hale gelir.

Burada bir kaç püf nokta belirtelim: Bazen yukarıdaki yöntemle maya tutturma işlemi başarısız olabilir. Bunda kullanılan malzeme ve ortam faktörleri etkilidir. Eğer garantiye almak istiyorsanız ilk gün un ile karışacak suyun içerisine bir miktar taze sıkılmış meyve suyu eklenebilir. İkinci bir yöntem ise doğal yoğurt suyudur. Yoğurdun hafif yeşil suyu da hamura eklenebilir. Ev yoğurdu ile ekşi maya yapımı daha kolaydır.

Sağlıcakla Kalınız…

1organik.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pekmezi Tahinle Karıştırınca…

1453281908671111

 

 

İçeriğinde bol miktarda demir, kalsiyum ve potasyum bulunan pekmez, kişinin enerjisini yükseltirken, cinsel gücünü de artırıyor… Tahinle karıştırıldığında ise tam bir afrodizyak etkisi gösteriyor…
Küçük-büyük herkese özellikle kış aylarında tüketilmesi önerilen pekmez, aynı zamanda afrodizyak etki yaratıyor. Sağlığa faydaları saymakla bitmeyen pekmez vücuttaki kanı artırıyor, enerji veriyor, iştah açıyor. Hamilelikte ve bebek gelişiminde fayda sağlıyor. Mideyi, bağırsakları, böbrekleri kuvvetlendiren, damar sertliğine iyi gelen, kan dolaşımını rahatlatan pekmezin sağlığa diğer faydaları ise şöyle:
Soğuğa karşı vücut direncini artırır.
Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır. n Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur.
Kolestrolü düşürür ve tansiyonu dengeler. n Cinsel gücü ve sperm sayısını artırıcı özelliği vardır.
Akciğer rahatsızlıklarında da kullanılır. n Günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılar.
TAHİNSİZ OLMAZ
Pekmez ile birlikte mükemmel bir lezzet oluşturan tahinin de faydaları hayli fazla.
Tahinin hammeddesi olan susam, besin maddelerinin kralıdır. Susamda yüzde 45 protein, yüzde 55 yağ vardır.
Soğuk algınlığına, nezle gribe iyi gelir. Zihinsel yorgunluğu giderir.
Hücreleri yeniler. Gençlik kaynağıdır. Özelliği ise hücreleri yenilemesi ve yaraları kapamasıdır.
Tahinde bol miktarda lesitin (E vitamini) bulunur. C ve B vitaminleri de boldur. n Cinsellik hormonlarının oluşmasına yardımcıdır.
İdrar söktürücüdür. İki çorba kaşığı tahinde yaklaşık yarım kilo biftekteki kadar protein vardır.
MİDE AĞRISINA BİREBİR
Tahin, özellikle ülsere ve gastrite iyi geliyor. Ancak tahini aç karınına sade halde tüketip (2-3 yemek kaşığı) üzerine yarım saat asla su içmemek gerekiyor. Şeker hastalarına önerilmiy

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Tuz, Biber ve Limon İle Çözebileceğiniz 9 Sağlık Problemi

tuz-biber-ve-limon-ile-cozebileceginiz-9-saglik-problemi-300x1661

Grip ve enfeksiyon sezonunda, kendimizi korumak ve hastalıkları önlemek için, ilaçlardan çok doğal yollar bulmak büyük önem taşıyor.
Gribe karşı ilaçlardan daha faydalı olabilir bu yöntem: Limon suyu, antibakteriyel, antiviral ve bağışıklık sistemini koruyan özellikler içerdiği için son derece güçlü bir ajandır. Bir diğer taraftan, hastalık ve enfeksiyonlara karşı p vitamini, pektin, sitrik asit,magnezyum, kalsiyum ve vitaminler bakımından da oldukça zengindir.
Sindirime yardımcı olduğu gibi, kilo kaybı sürecinde de etkilidir.
Size, evde soğuk algınlığı tedavisi için, bu 3 doğal maddeyi kullanarak, 9 farklı problemi nasıl çözeceğinizi anlatmak istiyoruz. Kuşkusuz bu reçeteler, dikkate değer sonuçlar verecektir.
Boğazı tedavi etmek için;bir limonun suyu, bir tutam tuz ve karabibere ihtiyacınız olacak. Bu üçünü karıştırıp, çalkalayın. Ayrıca soğuk sirke ile de boğaz tahrişini ortadan kaldırabilirsiniz.
Burun tıkanıklıgını açmak için;karabiber, tarçın, kimyon ve kakule tohumunu eşit miktarda karıştırıp, toz haline gelinceye kadar ezin. Bu karışımı kokladıgınızda güçlü bir hapşırmaya neden olacak ve burun kanallarınız açılacak.

Safra kesesi taşlarını ortadan kaldımak için ise;limon suyu ve zeytinyağı karışımını içmeniz gerekiyor.

Mide bulantısını gidermek veya hafifletmek için; bir bardak suda karabiberi karıştırıp, biraz taze limon suyu ekleyin ve yavaş yavaş için.
Limon suyunu su ile yumuşatıp gargara yapmak; boğazdaki tahriş ve yaralara da iyi gelecektir. Bademcik iltihabi durumunda, limonlu gargaranın içine tuz da ekleyin.
Kilo vermek için; bir bardak suda 1/4 çay kaşığı karabiberi, 2 yemek kaşığı limon suyu ve 1 yemek kaşığı balı iyice karıştırın ve her gün için.
Astım krizlerini dindirmek için; karabiber en etkili çözümdür. 8-10 adet biber tanesini 2 adet karanfil ve 10-15 adet fesleğen yaprağıyla birlikte kaynatın. 15 dakika kadar demledikten sonra süzün ve 2 kaşık bal ekleyin. Ayrıca biraz süt ekleyip de deneyebilirsiniz.

Diş ağrısını ortadan kaldırmak için; karanfil yağı ve karabiberi karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı ağrılı bölgeye sürün.
Ateşi düşürmek, griple savaşmak, bulantıyı ve sıtmayı azaltmak için; ballı sıcak çayınıza biraz limon suyu ekleyin. Pamuğa limon suyu damlatıp, burun deliklerinize tampon yapın.
Lütfen paylaşalım.

Kaynak: Bayanlar Bilir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kuru Öksürüğe Kara Kürü…

kara-turp

Kara turpu üst kısmından kesip, içerisini alt kısmına kadar oyun. Daha sonra alttan çok minik bir çizik atın ki, içerisine koyduğunuz bal, turp suyuyla özdeşleşip bardağa akabilsin.

İçerisine  bal koyun ve kestiğiniz kapağı üzerine kapatıp en az 3-4 saat bekletin. Turp suyuyla özdeşleşip bardağa akan kürü sabah-akşam olacak şekilde günde 2 defa kullanabilirsiniz…

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Uzakdoğu’nun Bu Güzellik Sırrı Yüzünüzü Kırışıklık ve Lekelerden Koruyor!

728xauto1

 

 

Çinliler’in ifşa olmamış başka kaç tane güzellik sırrı var acaba?
Gerçekten de ifşa olmuyor, kendi kıtalarıyla bile paylaşmıyorlar!

Her ırka, tüm kadınlara büyük sevgi, beğeni besliyoruz elbette; işte bu da kanıtı. Elbette saygısızlık etmek istemeyiz ama şöyle bir durum var; Çinli kadınlar her zaman porselen gibi ciltlerle fotoğraflanırken, neden Hintli kadınların ciltleri Asya bozkırları gibi görünüyor? Neden Endonezyalı kadınların güzel yüzlerinde güneş izlerinden geçilmiyor?
Sağlıklı, doğal, etkili doğal cilt bakımını tüm kadınlar hakeder elbette, ancak anlaşılan Çinliler kendi güzellik sırlarını komşularına dahi açık etmemekte kararlılar…
Neyse ki bir sır daha açık edildi.

Ve sanıyoruz ki 9 milyon 597 bin metre kare’den dışarı yeni bir sır kaçırılıncaya kadar, en iyisi bu! 100 yılı aşkın süredir Çinli kadınların kullandığı bu doğal krem sayesinde cildiniz parıl parıl parlayacak, kırışıklar ve lekelerden uzak duracaksınız. Üstelik bu krem her yerde, oldukça ucuza bulabileceğiniz malzemelerle, çok kısa sürede hazırlanıyor!
İşte ihtiyacınız olanlar;

İki aspirin, bir yemek kaşığı bal ve bir bardak su. Bu kadar 🙂
Suyun içine iki aspirini kırın, iyice eriyinceye kadar karıştırın. Ardından balı ekleyin, kremsi kıvama ulaşıncaya kadar iyice karıştırın. Karışımınız hazırlandıktan sonra yüzünüzü iyice yıkayın, kurulayın ve maskeyi uygulayın. 10 dakika boyunca dairesel hareketlerle yüzünüzü ovun, ılık su ile yüzünüzü durulayarak maskeyi çıkartın.

En iyi sonucu almak için, bu maskeyi haftada 2-3 defa uygulayın. Daha ilk haftanın sonunda cildinizin sağlığına, gençliğine kavuştuğunu göreceksiniz.
Güzel ciltler dileriz!

Kaynak: Mynet

Mutlaka doktorunuza danışınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »