Zerdeçal… En güçlü antioksidan…

zerdecal4Zerdeçal en etkin ve yaygın kullanılan antioksidanlardan biridir

Zerdeçal solunum yollarına iyi gelir : antienflamatuar ve antioksidan etkileri ile üst solunum yolları,astım ,bronşit ve sinüzite çok iyi gelir

Zerdeçal kansere iyi gelir : zerdeçalın aktif maddesi curcumin hem kanserin korunmasını sağlar hem de bazı kanserlerde tedavi edici olarak kullanılır.tümör hücrelerinin üremesini engeller ve toksik yan ürünlerini azaltır.

Zerdeçal Alzheimer hastalığına iyi gelir : antioksidan ve antienflamatuar etkisi ile Alzheimer hastalığına gidişi engeller. Ayrıca beta amiloit plakalarının gelişimini yavaşlattığını göstermiştir

 Zerdeçalın iyi geldiği diğer hastalıklar : Katarak oluşumu,karaciğer hastalıkları, felç gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etkisi vardır

Güvenilir aktardan alınacak toz zerdeçal şu şekildedir:

Zerdeçal Nasıl Kullanılır? Zerdeçal Kullanımı

Zerdeçal eskiden beri bilinen bir baharat türüdür. Kurutulmuş zerdeçal, toz haline getirilir. Balık çorbası, pilav, kuzu, dana, söğüş ve çeşitli sebzelerde baharat olarak kullanılabilir. Yemeklerinize de katabilirsiniz. Bal ile karıştırıp cam bir kavanozda muhafaza edebilir, sabahları bir çay kaşığı yiyebilirsiniz.

İsterseniz çayını da yapabilirsiniz.

Zerdeçal Çayı Nasıl Yapılır?

İnce kıyılmış zerdeçal kökü veya tozundan yarım kahve kaşığı(1,5-3g) demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 8-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. ( Hazır satılan zerdeçal çayı da varmış, haberiniz olsun)

Kapsül halinde ise günde 1-3 adet alınabilinir.

Not: Kullanmadan önce doktorunuza danışınız…

//

 

// 

// 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ebegümeci ve adaçayı… Birebirdir kronik boğaz ve bademcik enfeksiyonuna…

İBRAHİM SARAÇOĞLU EBEGÜMECİ KÜRÜEbegümeci, gerçek bir protein ve C-vitamini deposudur. Kalsiyum ve fosfor bakımından bulunmaz bir tabii kaynaktır. Ağız ve diş temizliği için de ebegümeci gargarası bulunmaz bir nimettir. İçerdiği malvidin ve malvin maddeleri sağlıklı diş eti yapısı  için ideal bir yardımcı olmakla birlikte, plaque (plak) önleyici ve de ağızdaki bakterilere karşı da güçlü bir pro-oxidant özelliğe sahiptir. Bu sayede haftada birkaç defa yapacağınız ağız gargarası, sizi  faranjite, bademcik iltihablanmasına (tonsilit) ve sağlıksız diş etlerinin
oluşumuna karşı koruyacaktır.

Kronikleşmiş bademcik ve boğaz iltihaplarında ebegümeci bitkisinin desteği çok önemlidir. Ebegümecinin karışımlardaki kullanım miktarı çok azdır ancak tedavi için katkısı çok fazladır. adaçayının boğaz ve bademcik iltihaplarındaki koruyucu ve önleyici gücünü, gerçek bir tedaviye çeviren ebegümecidir. Adaçayı ile ebegümeci karıştırıldığı taktirde kronik boğaz ve kronik bademcik iltihablarına karşı gerçek bir silah oluştururlar.

Kronik bademcik enfeksiyonuna karşı kür :

Kaynamakta olan bir bardak klorsuz suya (yaklaşık 150-200 ml) dört-beş gram adaçayını ve iki adet ebegümeci yaprağını ilave ederek  on dakika kısık ateşte kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra süzünüz. Soğuduktan sonra gargaraya hazır demektir. Her gün en az üç defa gargara yapılır. Bademcik enfeksiyonunuz ileri derecede ise hiç çekinmeden günde altı-yedi defa gargara yapabilirsiniz.  Bir ay boyunca her gün gargaraya devam ediniz.

Dikkat:

Farenjit ve bademcik problemi olanların sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Uygulama larda bu kurala mutlaka özen gösterilmelidir.

Dikkat: Ebegümeci Hamile kalmayı zorlaştırır

Ebegümeci Çukurova bölgesinde çokça tüketilen bir bitkidir. Salatası ve turşusu yapılır, çayı içilir. İlkbahar mevsimiyle beraber, kırmızı, mavi ve beyaz çiçekli olarak çıkmaya başlar.  Anne olmak isteyenlerin ebegümeci yemeğinden, salatasından ve çayından  uzak durmaları gerekir. Çünkü, yumurtayı kistik yapıya dönüştürme gücü
vardır. Hamile kalmayı zorlaştırır.

Not: Kullanmdadan önce doktorunuza danışınız…

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sarı Kantaron… İyidir strese, uykusuzluğa, gerginliğe…

Sarı Kantaron (Hypericum perforatum); çok yıllık, üzerinde pek çok sarı çiçeği  olan bir çalı türü olup, Asya’ dan Amerika’ ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde  doğal olarak yetişen ve Ortaçağdan beri güvenle kullanılan bir bitkidir. Binbirdelikotu olarak da bilinir. Bu bitki hakkındaki modern ilgi; 1997 yılında  Newsweek dergisinde ve sonrasında diğer gazete ve dergilerde çıkan makale ve  yazılar ile ABD’de bazı TV programlarında yapılan haberlerden sonra daha da  arttı denilebilir. Aslında bundan yıllarca önce başta Almanya olmak üzere birçok  Avrupa ülkesinde bu bitki “Doğal Antidepresan” olarak kullanılıyordu ve diğer  antidepresan ilaçlardan çok daha az yan etkili olması nedeniyle zaten dikkatleri  üzerine çekmişti.

Yapılan araştımalara göre bitki 50’den fazla etken  madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin),  flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler’ dir. Sarı kantaron hakkında  yapılan araştırmalar bu bitkinin sentetik antidepresan ilaçlarla benzer etkili  olmasına rağmen daha az yan etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hiperisin  beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Teta dalgaları normalde uyku  esnasında meydana gelirler ve derin düşünce veya meditasyon, yüce duygular,
memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması gibi şeylerle ilişkilidirler. Sarı  Kantaron Ekstresi aşağıdaki durumlarda önerilmektedir:

Faydaları ve Kullanım Alanları:

Yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.
Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
Korku, endişe, kaygı, umutsuzluk ve çaresizlik  duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
Siyatik, eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır.
Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini  rahatlatır.
Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkilidir.

Kullanım  Biçimleri :

Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy 1  su bardağı kaynamıs suya eklenir ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür.
Yukarıda belirtilen durumlarda günde 2-3 bardak içilir.

Binbirdelikotu
(Kantaron) Yağı Hazırlamak : Günesli havada toplanmıs çiçekler, gevsek biçimde  bir siseye doldurulur ve üstüne, sızma zeytinyağı eklenir. Zeytinyağı çiçekleri  örtmelidir. Mayalanma süresi olan 3-5 gün süresince sisenin kapağı açık tutulur  ve arada bir çalkalanarak, günesli bir yerde bekletilir. Daha sonra şişenin  kapağı kapatılır ve 4-5 hafta boyunca, arada bir çalkalanarak güneste  bekletilir. Süre sonunda süzülür, çiçekler de sıkılır ve koyu renkli şişelere  doldurularak saklanır. Yanık yaraları için, zeytinyağı yerine, ketentohumu yağı  kullanılır.

Binbirdelikotu (Kantaron) Tentürü Hazırlamak : 1 lt konyağın  içine, güneste toplanmış ve ince kıyılmıs 2 avuç bitki (sap, yaprak ve çiçek )  eklenir. Sise 14 gün boyunca güneşte bekletilir ve arada bir çalkalanır. Süre  sonunda süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılarak, serin bir ortamda  saklanır.

Sarı Kantaron Ekstresi: (Hypericum perforatum L.) Özellikle Avrupa ve Amerika’da çay yerine, bitkinin çiçek, yaprak ve saplarından elde  edilen ve kapsül şeklinde satılan ekstresi de kullanılmaktadır. Kronik yorgunluk  sendromunda, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde  faydalıdır

Not: Kullanmadan önce doktorunuza danışınız.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karahindiba… Karşıdır egzamaya…

 

Bitki özellikleri: Her tür toprakta yetişebilir. Bahçe çimlerinin arasında bile görülebilir. Uzun yapraklar rozet biçiminde, hemen toprağın üstünde toplanmıştır, kenarları derin loplu ve dişlidir. İçi boş olan uzun sapın ucunda sarı bir çiçeği vardır. Çiçek solduğunda, yerine oluşan tohum başağı, beyaz ve yuvarlak bir tüy topunu andırır. Mart-mayıs aylarında çiçeklenir. Sap ve yaprakların hafif acımsı bir tadı vardır.

Bileşim: Vitaminler, acı maddeler, triterpen, sterol, carotin, flavon, tanen, mineraller(bolca kalsiyum), uçucu yağlar, inulin.

Toplama ve hazırlama: Nisan-mayıs aylarında, köküyle birlikte çıkarılır. Gölgelik ve havadar bir yere asılarak kurutulur. Daha sonra, kök ve yapraklar ince kıyılarak kullanıma hazırlanır. Ama o her mevsimde taze olarak da toplanarak, salatalarda kullanılır.

Kullanım alanları ve biçimleri: Hindiba, genel anlamda böbreklerin ve karaciğerin çalışma kapasitesini fevkalade yükseltir.Safra salgılarını söktürür.
• İdrar söktürücüdür.
• Kabızlığa, gut hastalığına ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır

Katılgandokuyu(bağdoku) çok olumlu etkileyerek, yeterli oranda kanın tüm hücrelere ulaşmasına yardımcı olur. İçerdiği etkin maddelerin birlikte oluşturduğu etki sayesinde, güçsüz kişilerin güçlenmesini sağlar. Romatizma ve gut hastaları, ilkbahar ve sonbaharda mutlaka 2-4 haftalık bir hindiba kürü yapmalıdırlar. Şikayetleri kesinlikle azalacaktır. Ayrıca, şeker hastaları için de bazı rahatlıklar sağlayabilir. Hindiba ayrıca, safrakesesi taşlarının oluşumunu ve irileşmesini önler. Oluşmuş olan taşları eritemez, ama ağrıları ve öteki rahatsızlıkları azaltabilir. Safra azlığı, mide ve bağırsaklarda oluşan şişkinlik ve sindirim bozukluklarında çok başarılıdır. Hindiba değişik biçimlerde kullanılabilir.

Hindiba salatası: Bitki ayıklanıp yıkandıktan sonra, bir süre de sirkeli suda bekletilerek iyice temizlenmelidir. Bütün veya kıyılmış yapraklar, üstüne zeytinyağı ve limon eklenerek, yemeklerden önce yenir. Hafif acımsı bir tadı vardır, ama kesinlikle rahatsız edici değildir.

Hindiba özsuyu: Taze bitki iyice yıkandıktan sonra, henüz ıslakken mutfak robotuna atılarak suyu sıkılır. Yemeklerden önce 1-3 kahve fincanı dolusu içilebilir. Özsu uzun süre saklanamaz.

Hindiba çayı: Kök ve yaprak karışımı ince kıyılmış olarak, 1-2 tatlı kaşığı dolusu 1 bardak suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine geldikten sonra, 1 dakika kadar kaynatılır ve ocaktan çekilir. 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, tatlandırılmadan, yemeklerden önce içilir

Karahindiba egzama ve aknelere karşı yararlı olur.
Bunun için, bitkinin yaprakları kaynar suya atılıp 10-15 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyon, şikayet edilen yerlere dıştan uygulanır.
Bitkinin yeşil bölümleri ezilerek yüz maskelerine katıldığında cildi temizler ve nemlendirir.

Bedene zindelik ve güç verir.
Karahindibanın bu tonik etkisinden yararlanmak üzere, bir bez torbaya konulan bitki demeti, banyonun sıcak su musluğu altına asılır. Sıcak su akıtılarak doldurulan küvete daha sonra biraz soğuk su eklenip içine girilerek banyo yapılır

Not: Doktora danışmadan kullanmayınız…

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tarçın… tarçın…Sensin benim en büyük aşkım…

  • İştah açar.
  • İshali keser.
  • Öksürüğü keser.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Gaz söktürücüdür.
  • Cinsel isteği arttırır.
  • Tarçın ferahlık verir.
  • Ruhi sıkıntıları giderir.
  • Mide tembelliğini giderir.
  • Vücudun direncini artırır.
  • Kansere karşı direnci artırır.
  • Bağışık sistemini kuvvetlendirir.
  • Adet öncesi gerginliklere iyi gelir.
  • Yorgunluğun giderilmesinde faydalıdır.
  • Soğuk algınlığı ve nezleye karşı yararlıdır.
  • Tarçın, şeker hastaları için çok faydalıdır.
  • Bağırsak solucanlarının dökülmesine yardımcı olur.
  • Kan dolaşımını geliştirip hızlandırır.
  • El ve ayaklardaki titremeleri ve damar tıkanıklığını önler.
  • LDL kolestrolü düşürür, (günde yarım çay kaşığı alınması halinde)
  • Hafif doku ve damar büzücü özelliği nedeniyle diyareyi kesici ve peklik vericidir.
  • Mide rahatsızlıklarına iyi gelir, hazmı kolaylaştırır, kusmayı önleyici bir etkiye sahiptir.
  • Yiyeceklere eklendiği zaman, yiyeceklerin bozulmasını ve bakterilerinin büyümesini önleyen doğal bir gıda koruyucusudur.

Tarçın Nasıl Kullanılır? Yemeklerde ve tatlılarda lezzet ve koku vermesi için kullanılır. Tarçın özellikle sütlü tatlılarda kullanılırsa sütteki zararlı bakterileri yok eder. Bal ve limonla karıştırılıp yenirse boğaz yanmasına iyi gelir. Tarçın esansı gıda ve parfümeri sektöründe koku verici olarak kullanılır.

Tarçın tozundan 1 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir

Yada çayınızı demlerken çeyrek çubuk tarçın ilave edebilirsiniz…

Not: Kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız… Haftada dört günden fazla kullanmayınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her derde deva ”lavanta”…

 

Bilimsel adı Latince “yıkanmak” dan gelen lavanta, Eski Yunan ve Romalılar döneminde sıklıkla  kullanılırdı. Özellikle banyo sularına kattıkları lavanta, saflık olarak kabul  ediliyordu.  Güzel ve kalıcı kokusunun yanı sıra, lavanta uzun yıllardır iyileştirici etkisiyle de bilinir.  Lavantanın çiçek , yaprak ve gövdesinden damıtılarak alınan lavanta yağı tıpta  halen kullanılır.

 Lavanta  yatıştırıcı etkiye sahiptir ve uykusuzluğa iyi gelir. Çamaşırlarınızın arasına  koyacağınız lavanta kesecekleri güzel ve saf kokusunun yanı sıra, rahatlamanıza  da yardımcı olur. Mide ve bağırsak  rahatsızlıklarında etkili olmasının yanı sıra, baş ağrılarına da iyi gelir. İştah açar, sindirim sistemini olumlu etkiler. 

Kültürü  Bulgaristan, İngiltere, AB Devletleri ve Kuzey Afrika ülkelerinde yapılan  lavanta, bugün Batı Akdeniz Bölgesi’ne yayılmıştır. Yabani olarak Güney  Fransa’da, Orta İtalya’da, Yugoslavya’da, İspanya’da ve Yunanistan’da yaygın  durumdadır. 

Kare kesitli ve  yeşil renkli gövdesi ikinci yılında odunsu yapıya kavuşur. Kü.ük, çok kokulu,  lavanta mavisi çiçekleri 5-15 cm uzunlukta başaklar üzerinde yaz mevsiminde açar.Drog olarak  kullanılan çiçekler, Temmuz ve Ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken  toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp,  gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan  ufalanarak ayrılır.

Nelere faydası vardır?

– Uykusuzluğa iyi gelir
– Sinirleri yatıştırır
– Merkezi sinir sistemi ve üst solunum sinir sistemini olumlu etkiler
– İshale iyi gelir
– Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında tedavi edici etkisi vardır
– Migren ve baş ağrılarında etkilidir
– İştah açar
– Sindirim sistemini uyarır ve yatıştırır
– Kan basıncı düşük olan kişilerin basıncını dengeler
– Siniri zayıf olan kişilerin sinirlerini yatıştırır

-Saç dökülmesine iyi gelir

-Karaciğeri destekler

Nasıl kullanılır?

Lavanta çayı:1-2 çay kaşığı çiçek, 1 bardak kaynar suda haşlanır ve 10 dakika demlenmesi  beklenir. Biraz balla tatlandırılabilir. Baş ağrısına iyi gelir, sinirleri  yatıştırır. 

Lavanta banyosu:  100 gram lavanta çiçeği 2-3 litre suya eklenir ve kaynatılır. Süzülerek banyo  suyuna eklenir. Çeyrek saat yapılan bu banyo oldukça rahatlatıcı ve gevşeticidir.

Lavanta keseleri:  Kurutulmuş lavanta çiçekleri kumaş bir kesenin içine konulup giysi dolabı ve  yastıkların altına konulabilir. Bu şekilde kokusu hem güzel bir hava verecek,  hem de rahatlatacaktır. 

Lavanta toniği:  Kaynatıp süzdükten sonra soğutacağınız lavanta toniği, hücrelerinizin hızlı değişimine yardımcı olacaktır. Ayrıca akne tedavisinde de etkilidir.

not:Tabiki kullanmadan önce doktorunuza danışınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Adaçayı…Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye…

 Tarihçe 

Adaçayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. Asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor: 

Adaçayının eski çağlarda da ne büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabı şöyle anlatıyor: “Kutsal Meryemana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryemana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu yapraklarının arasına girerek Herodes’un askerlerinden saklanmış ve askerler onu görmeden geçip gitmişler. Tehlike geçiştirildikten sonra, saklandığı yerden çıkan Meryemana, tatlı sesiyle adaçayına şöyle demiş: Bu andan sonra sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da ölümden kurtar!” İşte o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor.

Toplama/Kurutma 

Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır

Faydaları ve kullanım şekilleri

 

 

 Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. 

 Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.

Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır.

Ada çayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir.

Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır.

 Adaçayı, aynı zamanda şişkinlik, ishal ve bağırsak iltihabı rahatsızlıklarında alınır. Çalkalama/gargara yaparak dişeti kanamaları için kullanılır.  

    Not: Tabiki bir rahatsızlığınız olduğunda öncelikle doktora gidiniz… Bitkilerin alternatif tedavi olduğunu bilmekte fayda var… Ayrıca kullanmadan önce doktorunuza danışınız…

 

Sağlıcakla,

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Maydanoz ve kullanım şekilleri…

Hem lezzetli, hem de son derece yararlı bir bitki maydanoz. Üstelik de çok bol. Her mevsim, pazar ve manav tezgahlarında bulmak mümkün.  Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Maydanozda ayrıca, kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin ile A ve K vitamini bulunuyor.

FAYDALARI

  • . Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor.
  • . Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak oksijeni metabolize ediyor ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ediyor. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindiriyor. Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım ediyor. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
  • Kanı temizliyor,kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkili. Kan şekerini normal seviyede tutuyor.
  • Tohumlarının idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri var. Adet sancılarına iyi geliyor.
  • Grip ve nezleye iyi geliyor. Kansere karşı koruyucu.
  • Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlıyor, ağız kokusunu alıyor. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatabiliyor.
  • Yara, kesik ve morartıları iyileştiriyor.
  •  Maydanoz folik asit içerdiği için de önemli bir bitki. Folik asit merkezi sinir sisteminin işlemesinde hayati bir rol oynuyor. Folik asit incebağırsağın ilk kesiminde emiliyor, sonra karaciğere giderek orada metabolize oluyor.

    KULLANIM ŞEKİLLERİ

  • Maydonozu çiğ yemek son derece faydalı. Kaynatarak elde edilen maydanoz suyu da çeşitli biçimlerde kullanılır.
  • Karaciğer yorgunluğunda, hafif ateşte, adet düzensizliğinde, hazım zorluklarında;20 gram maydanoz, 1 litre suda haşlanır ve bu çay ara sıra içilir. 
  • Bulantılarda ve nefes darlıklarında;bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
  • Kaynatılan maydanozun suyu gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor.
    Kaynatılıp suyu sirke ile karıştırarak saçlar yıkandığında saçların uzaması ve kuvvetlenmesini sağlıyor.

Not: Tabiki bir rahatsızlığınız olduğunda öncelik doktora görünmüktir. Bitkileri yardımcı olarak düşünmek ve bünyenize uygun olup olmadığı konusunda doktora danışmanızda fayda var.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »