Yabanmersininin Faydaları…

Yabanmersini (Vaccinum myrtillus), 30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını döken küçük bir bitkidir. Yabanmersini, yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak kullanılmaktadır.

Meyvelerinin, 1862 yılında Kuzey Avrupa’da basılan bir kitaba göre ( The Useful Plants For Great Britain, C.P. Johnson) yabani, lezzetli bir yiyecek olarak kullanıldığını, reçel, şurup, tart ve pastasının yapıldığını biliyoruz. Yabanmersini meyvelerine karşı modern ilgi ise 2. Dünya Savaşından sonra meydana geldi. Çünkü yabanmersini’ nin gözlere iyi geldiği artık bir sır değildi. 2. Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek gece uçuşlarına çıktıklarını ve yorgun gözlerini dinlendirdiklerini kayıtlardan biliyoruz.

Pilotlar, yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlardı. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara yol gösterdi.

Yabanmersini meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda bu meyvenin göz ve  damar sistemi üzerine olan etkisinin bir bioflavonoid olan antosiyanidinler ( anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan, suda çözülebilir.

Kullanımı :

Göz yorgunluğu, miyopluk, katarakt, karasu (Glokom: Göz tansiyonu), şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati), gece körlüğü, gece görüşünü artırıcı, kamaşma, retinayı güçlendirici, kılcal damar çatlamalarını önleyici ve tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı

-bulantı, mide krampları, ülser önleyici -Kan şekerini düşürücü, iltihaplanma, kolajenin (collagen) stabilize edilmesi -Pıhtılaşmanın azaltılması, damar sertliği oluşumunun engellenmesi ve antioksidan etki -Varis,kabızlık, hemoroid’e karşı iyileştirici

NAR ve NAR EKŞİSİNİN FAYDALARI..

 Her tarafta hakiki nar ekşisi diye satılan fakat % 99’u glikoz ve sitrik asitten oluşan sahte nar ekşilerine dikkat edilmeli.
¨ Şeker Hastalığına iyi gelir, …
¨ Dişeti kanamalarına iyi gelir,
¨ Kellik tedavisinde oldukça etkilidir,
¨ Tansiyonu yüksek olanlar için faydalıdır,
¨ Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler,
¨ Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur, ¨
 Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır,
¨ Enerji verir, yorgunluğu giderir,
¨ İdrar söktürücü etkisiyle toksin atılımını sağlar,
¨ Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur, ¨
 Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller,
¨ Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar,
¨ İshali (diare) önler, tedavide destek sağlar,
¨ Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar,
¨ Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır,
¨ Böbrek yaralarına karşı tatlı narın bol bol yenilmesi;
¨ Göz ağırısına karşı ekşi nar taneleri, mercimek ve gül suyundan oluşan karışımın göz kapakları üzerine yarım saat konması;
¨ Göz kaşıntısında nar usaresinin pişirilerek süzüldükten sonra hazırlanan ılık sıvının sürme şeklinde göze sürülmesi;
¨ Dış basura karşı ekşi nar ile sirkeden, kellik tedavisinde ise ekşi nar ile zeytinyağından oluşan bir terkibin kullanılması;
¨ Kalp çarpıntısına karşı nar tanelerinin dövülerek damıtılmış suyla şurup halinde içilmesi;
¨ Romatizma ağrılarının hissedildiği eklem ve uzuvlara nar şırası sürüldüğünde, ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.
 ¨ Bayılmalara karşı nar şerbeti içilmelidir. Tatlı nar suyu, ses kısıklığı ve zatürreye karşı şifalıdır.
¨ Narın meyvesi ve suyunun yanı sıra çiçekleri ve kabuğu da yararlarıdır.
 Nar çiçeği bağırsak yara ve iltihaplarını iyileştirir. Boyun tutulmasında nar çiçeği lapası boyna konursa şifalı gelir. ¨ Narın kabuğu çay gibi demlenerek içildiğinde, mide ve bağırsak hastalıkları ile ishal ve dizanteriye karşı oldukça faydalı olmaktadır.

Sağlıklı BESİN tABLOSU…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Çileğin Faydaları…

Çileğin faydaları Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi çileğin faydaları saymakla bitmiyor. Rengi kokusu ve tadı ile en sevilen meyvelerden biri olan çileğin faydaları da epeyce çok. Çilekte bol miktarda fosfor ve demir bulunuyor. Bunun yanında B, C ve K vitamini açısından da bir hayli zengin.
Şimdi maddeler halinde çileğin faydalarını sıralıyorum ;
· Vücuda kuvvet verir, damar tıkanıklığını önler ve kolesterolü düşürür.
· Çok iyi bir antioksidan olması sebebiyle bağışıklık sistemini güçlendirir.
· Kansere karşı koruyucu özelliği vardır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
· Bağırsak kurtlarının dökülmesini yardımcı olur, kanız temizler, vücuttan zararlı maddeleri uzaklaştırır.
· Diş etlerini güçlendirir, ağız kokusunu giderir.
· Sakinleştirici etkiye sahiptir, stresi azaltır, tansiyonu düşürür, ateşi düşürür.
· Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.
· Cildi nemlendirip taze bir görünüm kazandırır, güzellik katar cilde.
· Vücutta biriken zehirli maddeleri dışarı atar, damar sertliği ve böbrekteki kum taş gibi rahatsızlıkları önler ve zamanla bunların geçmesini sağlar.

Çileğin 100 gramında 59 mg. C vitamini, 1 mg. Sodyum, 174 mg. Potasyum, 21 mg. Kalsiyum vardır. Çileğin içindeki C vitamini oranı da limondakinden daha yüksektir. Fakat çileğin hazmedilmesinin biraz zor olduğu için midesi hasta ve tembel olan kişiler çilek suyunu tercih etmelidirler. Ayrıca fazla çilek yenmesi alerjiye sebep olabilir.
Sağlıklı günler…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dikkat Bahar Çarpması… Bitkilerden Destek Alalım…

Dikkat Bahar Çarpması :

-Baharın gelmesiyle birlikte mevsimsel sendromlara karşı hazırlıklı olun Baharın gelmesiyle insan metabolizması bu süreçte farklı sendromlarla karşılaşır. Bu yıl geçmiş yıllara göre çetin gecen kışın ardından yavaş yavaş havaların ısınması ile bir çok insanda; … bahar nezlesi, saç dökülmesi, ağız ülseri, eklem ağrıları, romatizma, astım, boğaz ağrıları, kalp, hipertansiyon, denge kaybı, ruhsal sıkıntılar, mide şikayetleri, baş ağrıları, böbrek ve mesane gibi hastalıklar ciddi şekilde etkilenebilir.Bu sendromlar her mevsim geçişinde görülebilir. İlkbahar da ise bu sendromlar, havadaki elektrik ve nem oranın artmasından, günlerin uzamasından gibi nedenlerden kaynaklanır, hormonları olumsuz yönde etkiler ve yukarıda saydığımız hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.

-Bu hastalıkları vücudumuzdan uzak tutmak için, daha sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz.

 -Günlük sıvı tüketimi yani suyun önemini unutmamalıyız.

-Günlük üç ana öğünleri hafif ama besleyici gıdaların yanında ara öğün olarak ek gıda takviyelerini almalıyız.

-Protein, meyve ve vitaminleri ara öğünde almalıyız.

-Ve öğünleri alırken düzenli bir şekilde almalıyız.

-Yani her gün sabah, öğlen ve akşam yemeklerini saatinde yemeli ve ara öğünleri de yemeklerden en az 2 saat sonra yemeliyiz.

süt ürünleri, yoğurt, yumurta sarısı, et, balık, havuç,hurma, buğday, mısır, pirinç, yulaf, patates, bezelye, brokoli gibi önemli besin değeri yüksek gıdalardan mutlaka tüketmeliyiz.

 -Ve bununla beraber bu sendromlardan en az seviyede etkilenmek için doğada bulunan şifalı bitkilerden mutlaka almalıyız.

ekinezya, andız pekmezi, ginseng, ginko, keten tohumu, hibisküs, kuşburnu, kantaron, Afrika sardunyası, propolis, zencefil, siyah üzüm çekirdeği, arı sütü, melisa, reishi mantarıkudret narı, tarçın, ada çayı, ebegümeci, ıhlamur, sırım, hodan ve pancar vs. gibi bitkiler olabilir. “

Ancak bu bitkileri alırken mutlaka bir uzmana danışıp öyle almalıyız. Bilinçsiz şekilde alındığı takdirde daha farklı sorunlara neden olabilir!”
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Reflü İçin Bitkisel Çözümler…

reflu nedir.standard Reflüden Kurtulmanın YollarıReflü her yaştan insanı hatta bebekleri bile aynı şekilde etkileyen bir rahatsızlıktır. Yemek yedikten sonra sindirim için salgılanan mide asitleri olması gerektiği gibi sadece midede kalmaz ve bu asitlere karşı mide duvarı gibi doğal bir koruması olmayan yemek borusuna çıkar. Bu asitler yemek borusu dokusunu yakarak çok rahatsız edici ağrılara neden olur. Zaman içinde reflü tedavi edilmezse yemek borusu iyice aşınarak istenmeyen hücrelerin çoğalmasına bu da yemek borusu kanserine yol açabilmektedir. Reflü kolaylıkla önlenebilen bir rahatsızlıktır ancak hastalar beslenmelerine ve tükettikleri gıdalara mutlaka ama mutlaka özen göstermelidir. Doğru beslenme ve ilaç tedavisi haricinde kullanabileceğiniz bitkisel reflü tedavisi yöntemleri de bulunmaktadır.

Doğal ve Bitkisel Reflü Tedavisi

Bitkisel reflü tedavisi için kullanılan bitki ve gıdaların temel amacı mide asitleri kontrol altında tutmak ve yemek borusunu yumuşatmaktır. Her bitki kullanan hastada aynı sonucu vermez. Siz kendiniz için en doğru bitkisel tedaviyi bu ürünleri deneyerek bulabilirsiniz.

1. Bitkisel reflü tedavisinde en sık kullanılan ürün elma suyu sirkesidir. Gün içinde düzenli aralıklarla yarım çorba kaşığı elma suyu sirkesini bir su bardağı ılık su ile karıştırarak içmek mide asitlerini kontrol altında tutacaktır.

2. Uyku sırasında oluşabilecek yanmaları engellemek için yatağa girmeden önce bir bardak soğuk süt içebilirsiniz. Bu yöntem çocuklarda da kullanılabilir.

3. Karbonat mide asitlerini etkisizleştirdiği için doğal ve bitkisel reflü tedavisi seçenekleri içerisinde yer almaktadır. Yarım çay kaşığı karbonatı bir su bardağı suyla karıştırıp günde 2 defa içerseniz midenizi rahatlatabilirsiniz.

4. Aloe vera suyu mide asitlerini emdiği için doğal bir rahatlatıcı olarak kullanılabilir.

5. Badem gibi kuru yemişler gıdalarda bulunan alkalinite oranını azaltarak mide asitlerinin az salgılanmasını ve dolayısıyla yemek borusunda yanma sorunlarının azalmasını sağlayacaktır.

6. Zencefil çayı sindirim sistemine çok faydalı bir içecektir. Sağlıklı bir sindirim reflü tedavisinde hayati bir önem taşıdığı için düzenli olarak zencefil çayı tüketmek sindirime ve genel sağlığınıza yararlı olacaktır.

7. Bitkisel reflü tedavisinde çemen tohumu, rezene, papatya çayı gibi diğer doğal ürünler de kullanılmaktadır.

8.Her gün bir kaşık çörek otunu bal ile karıştırarark yiyiniz.

Bitkisel reflü tedavisi ancak tükettiğiniz gıdaları kontrol altına aldığınızda etkili olabilecek uygulamalardır. Gün boyu yağlı, sindirimi zor ve hazır gıdalar tüketirseniz bu tedavi yöntemleri etkisini kaybedecektir. Bu yüzden mutlaka beslenmenize özen göstermelisiniz. Ayrıca yazımızın başında da belirttiğimiz gibi reflü zamanında tedavi edilmezse geri dönüşü olmayan sağlık sorunları baş gösterebilir. Böyle bir durumda kalmamak için bir doktora görünmelisiniz.

NOT: MUTLAKA DOKTORUNUZA DANIŞINIZ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eyy Tarçın Sen Neymişsin…

Tarçın dünya çapında bilinene en eski baharatlardan biri.Baharatın elde edildiği ağacın ana vatanı Sri Lanka.Ağacın kabuğundan elde edilen bu baharat kendine has sağlık açısından çok önemli aktif maddeler içerir.Antik çağlardan beri pek çok medeniyet tarafından doğal ilaç olarak kullanılmıştır.Çay olarak içilebileceği gibi çeşitli yiyeceklerin üzerine serpilip ya da direk yenilerek de tüketilebilir.

1-Kolestrolü düşürür.

Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçın tüketilmesinin kolestrolü düşürdüğünü stermiştir.

2-Kan şekerini düşürür Tip 2 Diyabeti tedavi eder. Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçının kan şekerini dengelediğini göstermiştir.Tarçın insülünün daha etkin olmasını sağlar ve bu sayede kilo kontrolü ve kalp krizi riskinin azaltılmasında yardımcı olur.

3. Kalp Hastalıklarına Faydalıdır.

Tarçın kalp damar sistemini güçlendirir.Tarçında bulunana kalsiyum ve lif kalp hastalıklarına karşı bir koruma sağlar.Biraz tarçın koroner damar hastalığında ve yüksek tansiyonda yardımcı olur.

4-Kanserle Savaşır.

Aeerika Maryland’de yapılan bir araştırma tarçının kan kanseri ve lenf kanserinde kanserli hücrelerin bölünmesini azalttığını göstermiştir. Tarçındaki kalsiyum ve lif kombinasyonu safra salgısını artırarak kolon hücrelerinin zarar görmesini dolayısıyla kolon kanserini önler.

5-Diş Ağrısı ve Ağız Kokusu Giderici.

Tarçın geleneksel olarak diş ağrısı tedavisinde ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır.Bir kaç çimdik tarçın ağızda çiğnenebilir ya da çayı yapılıp gargara olarak kullanılabilir.

6- Solunum sorunlarını tedavi eder.

Tarçın grip için çok faydalı bir ev ilacıdır.Bir çay kaşığı bal ve çeyrek çay kaşığı tarçın karıştırılır ve yenir.3 gün boyunca devam edilir.Bu reçete öksürüğe,soğuk algınlığına ve sinüzite iyi gelir.

7- Beyin Toniği

Tarçın beyin aktivitesini artırdığından beyin için iyi bir toniktir.Sinirsel tansiyonu tedavi eder,hafıza kayıplarını önler. Çalışmalar tarçını koklamanın bilişsel  onksiyona,hafızaya,zihinsel performansa iyi geldiğini,uyanıklığı ve konsantrasyonu artırdığını göstermiştir.

8- Enfeksiyonlara iyi gelir.

Anti mantarianti bakteriyel,anti viral anti parazitik ve antiseptik özellikleri nedeniyle dahili ve harici enfeksiyonlarda etkilidir.

9- Adet dönemini kolaylaştırır.

Tarçın kadın sağlığında da faydalıdır.Adet kramplarında ve diğer adet sorunlarında rahatlama sağlar.

10-Doğum Kontrolü

Tarçın aynı zamanda bir doğal doğum kontrol aracıdır.Doğumdan sonra düzenli olarak kullanılması adeti geciktirir ve gebeliği önler.

11- Anne Sütünü Artırır.

Tarçın anne sütünde artış sağlar.

12. Eklem iltihabından kaynaklanan ağrılarda rahatlama sağlar.

Tarçın anti iltihap maddeler içerdiğinden,eklem iltihabı gibi hastalıklarda rahatlama sağlar.

Copenhagen Üniversitesinde yapılan bir çalışma sonucunda  bir hafta boyunca her sabah 1 çay kaşığı balla çeyrek çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyen hastlarda belirgin bir rahatlama görülmüş,bir ay boyunca kullanan hastalar ağrısız yürüyebilmişler.

13- Sindirim Toniği

Tarçın pek çok yiyeceğe baharat olarak eklenmeli,güzel bir tat vermesini dışında ayrıca hazmı kolaylaştırarak sindirime katkı sağlar.Tarçın hazımsızlık,mide  ulantısı,kusma,mide sorunları,ishal ve gazda çok etkilidir.Bağırsak ve mideden gazı atmak konusunda çok yardımcıdır. Asitliliği,ishali ve sabah halsizliğini bitirir.Çok etkili bir sindirim toniğidir.

14-İdrar Yolları Enfeksiyonlarına İyi Gelir.

Düzenli bir şekilde tarçın tüketen insanlarda idrar yoları enfeksiyonları daha az görülmektedir.Tarçın idrar söktürücüdür,İdrarı artırır ve söktürür.

15- Pıhtılaşma Önleyici Etki

Tarçında bulunan Cinnamaldehid adlı maddenin kanın pıhtılaşmasını önleyici etkisi vardır.Acil durumlarda kanamanın durması ve

yaraların kapanması için gerekli olan kanın pıhtılaşması normal şartlarda da olursa damar tıkanıklığına neden olur.Cinnamaldehid kandaki gereksiz pıhtılaşmaları önleyici bir maddedir.

16- Doğal Gıda Koruyucu

Yiyeceklere eklendiği zaman bakteri oluşumunu engeller ve doğal bir koruyucu görevi üstlenir.

17- Baş Ağrısı Ve Migrende Faydalıdır.

Soğuk çarpması nedeniyle oluşan başağrısında tarçın az bir suya eklenir ve macunumsu hale gelince ince bir tabaka halinde şakaklara ve alna sürülür.

18- Sivilce ve Siyah Noktalarda Etkilidir.

Tarçın kanı temizler bu yüzden sivilcelerde faydalıdır.Bir kaç damla limon suyuna bir iki çimdik tarçın karıştırılarak elde edilen macun sivilce ve siyah noktalrın üzerine uygulanırsa faydalı olur.

19- Kanı inceltir ve kan akışını hızlandırır.

Tarçın kan incelticidir ve bu sayede kan dolaşımını hızlandırır.Bu etkisi sayesinde ağrıların azalmasında yardımcı olur.İyi kan dolaşımı hücrelere daha fazla ve daha çabuk oksijen gitmesine yardımcı olur ve böylece metabolizmayı hızlandırır.Düzenli olarak tarçın kullanarak kalp krizi riskini azaltabilirsiniz.

20- Kasları Gevşetir.

21-Kas ve Eklem Ağrılarını Rahatlatır.

Düzenli olarak tarçın tüketenler,tarçın tükettikten sonra kas ve eklem ağrılarında belirgin rahatlama olduğunu söylerler.

22-Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.

Bal ve tarçın karışımı bağışıklık sistemini güçlendirir,halsizliği yok eder,ömrü uzatır.Yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.

23- Kaşınmada Etkilidir.

Bal-Tarçın macunu bözek ısırmalarına ve kaşınmaya karşı da kullanılır.

24-Çok zengin bir manganez,fiber(lif),demir ve kalsiyum kaynağıdır.

25-Tarçın kanamayı durdurucu etkiye sahiptir bu yüzden yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar. Tarçını sağlığınızı düzeltmek veya bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için kullanabilirsiniz.Tarçını çayınıza,kahvenize ekleyebilir yediğiniz meyvelerin,tatlıların üzerine serpebilirsiniz. Tarçını aşırı dozda tüketmek tehlikeli olabilir.Ayrıca tarçın hamileler tarafından kullanılma-malıdır.ŞEker hastaları doktorlarına danışmadan ilaç yerine veya ilaçlarıyla beraber kullanma-malıdırlar.

Not: Doktorunuza danışmadan kullanmayınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vitamini Kabuğunda Olan Besinler!!

  Eminim birçoğumuz “onun vitamini kabuğunda, asıl orasını yiyeceksin” cümlesini aile büyüklerimizden yüzlerce kez duymuşuzdur. hatta belki de bunu diyen aile büyüklerinden birisinizdir. Peki bu gerçek mi? … birçok besinin kabuğu, kendisinden daha fazla fayda gösterir. İşte O Besinler;

Armut kabuğu

 Kendisinden daha fazlavitamin ve besin konsantrasyonu içeren besinler arasındadır. Kanser hücrelerinin büyümesini engellediği gibi güçlü antioksidanlarda içeririr.

Patates Kabuğu

  Patates özellikle Türk yemeklerinde oldukça fazla bulunan bir malzemedir.insanlar için yaratilmış bir besindeposudur. Patates’in sadece kendisi değil çöpe attığımız kabukları bile çok yararlıdır.Cilt için gerçek bir besin gücüdür. Sadece bir yumruk büyüklüğünde patates lif, potasyum, demir, fosfor çinko ve C vitamini içerdiği için günlük ihtiyaçlarımızdandır.

Kivi Kabuğu   Bu doğa harikası kivi meyvesinin kabuğu anti-kanser, anti-enflamatuar ve anti-alerjik özellikler sunan antioksidanlar içerir.Ayrıca, gıda zehirlenmesi gibi tehlikeli sorunlarda da etkilidir.

Muz Kabuğu

  Yapılan bir araştırmaya göre, ruh halini dengeleyen kimyasallar muz kabuğu özünde bulunuyor.
Aynı zamanda katarakt hastaları, ve ultraviyole ışınlarına maruz kalanlar içinde oldukça yararlıdır.
Muz kabuğunu on dakika kaynattıktan sonra suyun soğumasını bekleyerek içebilirsiniz.

Portakal Kabuğu

   Kabuğu, kolestrolü önemli ölçüde azaltabilir. Kabukların içerisinde bulunan güçlü antioksidanlar, suyundan 20 kat daha fazla fayda sağlıyor.   Lezzetli bir kek yaptığınızda içine koyacağınız portakal suyu ve kabukları bu sağlıklı yiyecek için altarnetif olacaktır.

Elma Kabuğu

 Cornell Üniversitesi araştırmacıları elma kabuğunun, içindeki tatlı beyaz bölgeye göre yüzde 87 oranda daha fazla kanser karşıtı fotokimyasal içerdiğini tespit etmiş.

Salatalık Kabuğu

 Kendisinde neredeyse hiç kalori bulunmayan bu yiyeceğin kabuğu, deriyi dolgunlaştıran, kırışıklığı önleyen kolajen olan silisten meydana geliyor. Silis için uzmanların önerdiği minimum bir doz yok ama uzmanlar günde en az beş miligramı uygun buluyor. Bu da tek bir salatalığın kabuğundan alabileceğin miktara denk.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SAĞLIK – DÜNYANIN EN SAĞLIKLI GIDALARI

 

 Forbes dergisi, sağlık sayfalarında, Jonny Bowden’ın kitabından derlenen dünyanın en sağlıklı gıdalarını yayınladı.

Soğan-Sarımsak: Mide, prostat, yemek borusu kanserlerine karşı korur. Kalp hastalığı riskini %20 azaltır.

Fasulye: Kiloyu dengeleyip, kan şekerini düzenler. Kolon kanseri ve kalp hastalığından korur. Lifleri uzun ve sağlıklı hayatın bir parçasıdır.

 Somon Balığı: En iyi anti-aging gıdası. Omega-3 beyni ve kalbi korur. Ruh hâlini dengeler ve kan şekerini düzenler.

Süt: Vitamin, mineral ve yararlı bakteriler bakımından çok zengindir. Kanserle savaşan CLA asidi de ihtiva eder.

Fındık-Fıstık: Haftada 5 defa yemek kalp krizi ve kalp hastalığı riskini %30-50 arasında azaltır. Her gün için; 25 gramlık, badem, ceviz, fıstık, fındık yeterli.

 Kırmızı et: Meralarda yetişen hayvan etleri, yani  işlemden geçirilmemiş kırmızı etler, omega-3 bakımından zengindir.  Normal  tüketildiğinde kanserden korur. Protein ve B12 vitamini kaynağıdır.

Yumurta: En kusursuz yiyecektir. Proteini zengin ama kalorisi düşük. Beyni korur ve göz sağlığını güçlendirir.

Brokoli: Bütün kanser risklerini azaltır. Mineral ve vitamin oranları çok yüksektir. Vücudu toksinlerden arındırır.

Kabak, brüksel lahanası, kara lahana, kanser riskini azaltır.

 Elma: Akciğer kanseri, astım ve diyabete karşı korur. Kemik güçlendiren K vitamini vardır.

Nar: Antiokidanlar bakımından zengindir. Kan basıncını dengeler, damarları korur ve tümörlerin büyümesini engeller.

Yeşil Çay: Mesane, kolon, nefes borusu, pankreas, rektum ve mide kanserlerine yakalanma riskini azaltır. Kilo kontrolünü kolaylaştırır.

Yaban Mersini: Kanserden korur, hafızayı kuvvetlendirir
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇİKOLATA KAPLI ÇİLEK SAĞLIĞA ÇOK YARARLI

Kimileri yağ ve kalori oranı yüksek şekerlemeler ve çikolata yemekten suçluluk duyabilir. Ancak beslenme uzmanları az miktarda çikolata tüketmenin sağlığa son derece yararlı olduğunu söylüyor. Son …araştırmalar, siyah çikolatanın kalbe son derece yararlı olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılara göre siyah çikolata ve aspirin kanda benzer etkiyi gösteriyor. Her iki madde de kanı sulandırıp kısmen tıkalı damarlardan bile daha kolay akmasını sağlıyor. Bu da kalp krizi olasılığını azaltıyor.

 Çikolatanın yararları sadece bununla da sınırlı değil. Siyah çikolatada flavinoid adlı bir madde bulunuyor. Çok sayıda bitkide bulunan bir besin olan flavinoidler, bitkileri hastalık ve böceklere karşı koruyor. Flavinoid, bağışıklık sistemimizi, kanser, kalp hastalığı ve yaşlanmaya bağlı başka hastalıkları önlemeye yarayan bazı enzimler salgılaması için harekete geçiriyor.

TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR Voice of America’nın haberine göre; 2 bin 600 kişinin katıldığı 21 bilimsel araştırma siyah çikolatanın kalp üzerindeki etkilerini inceledi. Araştırmalar siyah çikolata tüketmenin tansiyonu düşürdüğünü, kan şekerinin daha iyi düzenlemesini sağladığını gösterdi.

Beslenme uzmanı Tammy Roberts flavinoidlerin siyah çikolatayla kaplandıklarında daha da lezzetli hale gelen çilekte de bulunduğunu söylüyor: ”Çikolata kaplı çilek sağlığa çok yararlı. İkisinde de antioksidanlar bulunuyor. Antioksidanlar bağışıklık sisteminin işlevini yerine getirmesinde ve enfeksiyonları önlemesinde çok etkili.”
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ağaçlar Hakkında 14 Bilinmeyen Gerçek…

 *Ağaçlar besinlerinin % 90’ını atmosferden, % 10’unu topraktan alır.
*Yaşlanarak ölen ağaç yoktur. Ağaçları mikroplar, böcekler, insanlar, yangınlar ve doğal afetler öldürür. …
*Dünyada 20 bin çeşit ağaç türü vardır.
*Yaprakları hayvanlar ya da böcekler tarafından yenmeye başlanan ağaçlar sinyal göndererek diğer ağaçları tehlikeye karşı uyarır. Uyarılan ağaçlar salgıladıkları kimyasallarla sindirimi çok zor, lezzetsiz yapraklı ağaçlara dönüşür.
*Dünyada yaşayan en büyük canlı California Kızılağaç Ormanı’nda bulunan “sequoia” ağacıdır. 30 katlı bir bina yüksekliğindeki bu ağaç tahminen 2756 ton ağırlığındadır. *Olgunlaşan bir ağaç, bir fidana nazaran havayı temizlemede 70 kez daha etkindir. Yılda 1 tona yakın karbondioksidi absorbe edebilirler.
*Tek bir ağaç yılda 118 kilogram oksijen üretmektedir. Yani iki ağaç 4 kişilik bir ailenin bir yıllık oksijen ihtiyacını karşılamaktadır.
*Tek bir ağaç bir arabanın 4 bin kilometrede oluşturduğu karbon kirliliğini yok edebilme kapasitesindedir.
*Her bir insan yılda sadece kâğıt ihtiyacı için 10-15 yaşlarında yetişkin bir ağacı yok etmektedir.
*Bir ağaç yılda 2 ton suyu çekerek su baskınlarını engellemektedir.
*Ağaçlar insan akciğerini tamamen etkileyecek toz partiküllerini havadan temizler.
*2012’den itibaren her birey 30 ağaç dikse global ısınmanın ortadan kalkacağı tespit edilmiştir.
*Bir ağaçtan yaklaşık 70 bin adet kurşunkalem yapılmaktadır. Bu sebeple yılda 82 bin ağaç kesilmektedir.
*Bir bebek, tuvaletini haber verinceye kadar kullandığı çocuk bezleriyle 25 ağacın ölümüne sebep olmaktadır.

ÖKSÜRÜĞÜ OLANLARIN ,ASTIMI, ALERJİK ASTIMI OLANLARIN DİKKATİNE…

Saf zeytinyağında bir gün bekletilmiş kuru incirden sabahları aç karnına 2 adet yemelerini ve yeniden 2 tane inciri gene zeytinyağına koyarak ertesi günü yiyerek bu kürü en az 6 ay devam etmeliler.(aralık vermeden)

Tazesi de malum tembel mideyi çalıştırıyor,bağırsakları yumuşatıyor,sinirleri kuvvetlendiriyorboğaz ağrılarını kesiyor çıbanları olgunlaştırıyor,bronşları yumuşatıyor.

Ayrıca incir ağacının dallarındaki süt ise siğilleri geçiriyor. Bu bilgileri paylaşmak istedim…

Allah şifa versin

Not: Doktorunuza danışmadan kullanmayınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu uyarı üzerine, ilk defa bir yoğut kabının altındaki işaretlere baktım… Mutlaka siz de bakın…

Bu uyarı üzerine, ilk defa bir yoğut kabının altındaki işaretlere baktım.hepsinin bir anlamı var şüphesiz.Bu uyarı ile,son kullanma tarihi kadar,belki daha önemli bir bilgi sahibi oldum. Benim yoğurt kabımda üçken içinde 5 rakkamı vardı.

 Mesajımı okuduğunuzda,tercihiniz olan markanın kabının altına bir bakmanızı, sevdiklerinize yaymanızı öneririm. Sağlıklı yaşam dileklerimle.

 YOĞURT ALIRKEN DİKKAT… SANIRIM ÖNEMLİ BİR UYARI, ANCAK NEKADAR ÖNEM VERİRİZ BİLEMEM. Yoğurt alırken artık markaya göre değil kullandığı plastiğe göre tercihinizi yapın. Maalesef aynı firma farklı marketlere farklı plastik gönderebiliyor. Daha ucuz marketlere adi plastiklerde, lüks semtlerdeki marketlere daha kaliteli plastikte gönderiyor. Ne acı. Yani ayırım yapıyor.

Şimdi plastik yoğurt kaplarında, bazı firmalar artık polipropilen kullanmaya başladı. Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz; üç oktan oluşan bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar, 5 numara polipropilendir altında da zaten “PP” yazar.

7 yazanları almayın, 5 yazmalı. Hangi plastikler zararlı? Plastikte kanser tehlikesi… Plastikler türlerine göre sınıflandırılıyor.

Bu türler 1’den 7’ye kadar numaralandırılıyor.

Özellikle 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durmak şart! O halde hangi plastik türünün zararlı olduğunu anlamak için öncelikle numarasına bakmak gerekiyor. Herhangi bir plastik ürün alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Ya bağımsız ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı görebilirsiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa -ki Türkiye’de özellikle pazarda satılan ürünlerde yokdaha da kötü! Numara varsa işiniz daha kolay. Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için üçgen içindeki numaralar hakkında bilmeniz gerekenler:

1. PET veya PETE Polietilen içerir: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır. Zararsızdır.

2. HDPE Yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve pet süt şişesinde bulunur. Zararsızdır.

3. PVC Polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. Zararlıdır!

 4. LDPE Az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. Zararsızdır.

5. PP Poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır.

6. PS Polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerdedir. Zararlıdır.

7. DİĞER: Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur. Zararlıdır. 3, 6 ve 7 Bunlardan uzak durun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Migren Ağrıları İçin Biberiye Kürü

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Migren Ağrıları için Biberiye Kürü

Migren için biberiye bitkisini önermekteyim. Ancak, bu bitkinin doğru türünün kullanılması şarttır. Biberiye kürünün uygulanışı:

… Bir su bardağı su kaynatın. Su kaynadıktan sonra 1 tatlı kaşığı biberiye bitkisini kaynayan suya ilave edin. 4 dakika kısık ateşte kaynatın. 4.dakika dolduğunda ocaktan indirip ılınmasını bekleyiniz. Ilınınca, süzerek yudum yudum içiniz.

İlk birinci hafta her gün 3 kez taze hazırlanıp şeker ilave etmeden içilmelidir.

İkinci haftadan sonra günde sadece 2 kez taze hazırlanarak bir ay boyunca içilmelidir.

Daha sonra şikâyetlerin doğrultusunda kür tekrar edilebilir.Lütfen Hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz.

 Not:Sağlıklı sonuç elde etmek için malzeme ,süre ve uygulama bakımında tavsiye edilen miktarları değiştmeden aynen uygulayın
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Gençlik İksiri…

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Gençlik İksiri

15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir.

 Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir.

Bu karışımın özelliği  gençleştirici bir etkisinin olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür.

 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir. 2. günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız.

Yorgunluğu daha az hissedeceksiniz.

Not: Kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız…
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »